CİMER’e yapılan başvuru, 3071 sayılı Kanun kapsamında bir dilekçedir; SPK’ya, BDDK’ya veya ilgili kuruma iletilir ve en geç otuz gün içinde gerekçeli cevap verilmesi gerekir (m.7). CİMER başvurusu SPK’nın tasfiye kararını kendiliğinden değiştiremez; 6362 sayılı Kanunun 117/2 maddesi uyarınca hiçbir organ veya makam Kurulun kararlarını etkilemek amacıyla emir ve talimat veremez. Dava açma süresi bakımından Danıştay, CİMER üzerinden yapılan ve işlemin kaldırılmasını isteyen bir başvuruyu İYUK m.11 kapsamında sayıp süreyi durdurabileceğini kabul etmiş (12. Daire, E.2019/267), ancak yalnızca ilk başvurunun süreyi durduracağını belirtmiştir. Sadece bilgi isteyen CİMER başvurusu ise süreyi durdurmaz (İDDK, E.2024/709). Düzenleyici işlemlere karşı İYUK m.11 başvurusunun süreyi durdurmadığına dair karar da bulunur (5. Daire, E.2011/867). CİMER, adli yargıdaki zamanaşımını durdurmaz ve arabuluculuğun yerini tutmaz. Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru ise süreyi kanun gereği durdurur (6328 m.17/8). En güvenli yol, SPK kararlarına karşı son günleri, yani 16 ve 19 Kasım 2026’yı esas almaktır.
CİMER’e yazdınız, süreniz güvende mi?
Başvurunuzun süreyi durdurup durdurmadığını birlikte kontrol edelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: CİMER bir dilekçe kanalıdır, dava değildir
Sesinizi duyurur, kararı değiştirmez. Başvuru ilgili kuruma iletilir ve cevaplanır. SPK kararları bağımsızdır; CİMER, KDK veya TBMM Dilekçe Komisyonu Kurula talimat veremez.
Süreyi durdurup durdurmadığı içeriğe bağlıdır. Kararın kaldırılmasını açıkça isteyen ilk başvuru süreyi durdurabilir; bilgi isteyen, şikâyet eden veya tekrarlanan başvurular durdurmaz. Kararın düzenleyici işlem sayılması hâlinde bu da tartışmalıdır.
Güvenli takvim değişmez. 57/1707 ve 57/1708 sayılı kararlar için son gün 16 Kasım 2026 Pazartesi, 59/1710 sayılı karar için 19 Kasım 2026 Perşembedir. Başvuru yapsanız da davayı bu tarihlere göre planlayın.
Bu Yazı Kimin İçin?
SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla fonları tasfiyeye alınan veya işleme kapatılan yatırımcıların önemli bir kısmı, ilk tepki olarak CİMER’e başvurdu. Bu çok anlaşılır bir tepkidir: CİMER kolay erişilebilir, ücretsizdir ve devletin en üst makamına ulaşma duygusu verir. Ancak aynı yatırımcıların çoğu, bu başvurunun hukuki sonucunu bilmeden, “CİMER’e yazdım, süreler dondu” veya “Cumhurbaşkanlığı bakacak” düşüncesiyle dava açma süresinin geçmesini bekleme riskine giriyor.
Bu yazı; CİMER’e yapılan başvurunun nereye gittiğini, neyi sağlayıp neyi sağlayamayacağını, SPK kararlarına karşı dava açma süresini hangi şartlarla durdurabileceğini, adli yargıdaki süreler bakımından ne ifade ettiğini ve CİMER’in yanında Kamu Denetçiliği Kurumu, TBMM Dilekçe Komisyonu ve bilgi edinme başvurusunun ne işe yaradığını anlatır. Sonunda, süreyi durdurma amacıyla SPK’ya doğrudan yapılacak bir başvurunun dilekçe örneği yer alıyor.
Kanun hükümleri 3071, 6328, 4982 ve 6362 sayılı Kanunların ve İdari Yargılama Usulü Kanununun 31.07.2026 tarihli güncel konsolide metinlerinden; yargı kararları Danıştay Dergisinde ve karar metinlerinde yer aldığı şekliyle aktarılmıştır.
CİMER Nedir, Başvurunuz Nereye Gider?
Anayasanın 74. maddesi, vatandaşların kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkını güvence altına alır; kendileriyle ilgili başvuruların sonucunun gecikmeksizin yazılı olarak bildirilmesini öngörür ve herkese bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı tanır. Bu hakkın kullanılma biçimi 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunda düzenlenmiştir.
CİMER, bu hakların elektronik ortamda kullanılmasını sağlayan bir başvuru kanalıdır. 04.06.2022 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi Yönetmeliği, CİMER’e dilekçe hakkı kapsamında dilek, şikâyet ve görüş ile bilgi edinme hakkı kapsamında bilgi ve belge taleplerinin iletilebileceğini belirtir (m.5/1). Başvurular ivedilikle cevap verecek kuruma ulaştırılır (m.7/1); cevaplarda 3071 ve 4982 sayılı Kanunların usulleri uygulanır (m.8/1). Anayasa Mahkemesi, 18.01.2024 tarihli, E.2022/93 ve K.2024/9 sayılı kararıyla, CİMER’in çalışma usullerinin Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğine ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmünü, dilekçe ve bilgi edinme haklarının kanunla düzenlenmesi gerektiği gerekçesiyle iptal etmiştir. Her hâlükârda CİMER üzerinden yapılan başvurular, esas itibarıyla 3071 ve 4982 sayılı Kanunlara tabidir.
Fon tasfiyesiyle ilgili CİMER başvurusu nereye gider?
| Başvurunun konusu | Başvurunun gönderileceği kurum | Beklenebilecek sonuç |
|---|---|---|
| Tasfiye veya işleme kapatma kararı | Sermaye Piyasası Kurulu | Gerekçeli cevap; kararın değişmesi Kurulun takdirindedir |
| Portföy yönetim şirketinin faaliyetleri | Sermaye Piyasası Kurulu | Denetim veya inceleme hakkında bilgi |
| Dağıtıcı bankanın satış süreci | SPK veya bankacılık konuları için BDDK | Şikâyetin incelenmesi; tazminat değil |
| Tasfiye ödemelerinin takvimi | SPK veya tasfiye bankası üzerinden SPK | Genel bilgilendirme |
| Paranın bankadan veya şirketten ödenmesi talebi | İşleme alınmayabilir | Özel hukuk talebi olduğu için mahkeme yoluna yönlendirme |
| Suç işlendiği iddiası | İşleme alınmaz; savcılığa başvuru önerilir | Suç duyurusunun doğrudan savcılığa yapılması gerekir |
3071 sayılı Kanunun 5. maddesi, konusuyla ilgili olmayan bir makama verilen dilekçenin yetkili makama gönderileceğini ve dilekçe sahibine bilgi verileceğini; 7. maddesi ise başvuruların sonucu veya yapılmakta olan işlemin safahatı hakkında dilekçe sahiplerine en geç otuz gün içinde gerekçeli cevap verileceğini düzenler. Yani CİMER’e yazılan bir şikâyet kaybolmaz; ancak ulaştığı kurumun yetkisi ve verdiği cevabın niteliği, başvurunun sonucunu belirler.
CİMER’in Yapamayacağı Şeyler
CİMER’in sınırlarını bilmek, yanlış beklentiyle zaman kaybetmemek için gereklidir. Bu sınırların bir kısmı kanundan, bir kısmı SPK’nın özel konumundan, bir kısmı da CİMER’in işleyişine ilişkin kurallardan kaynaklanır.
İlk sınır, SPK’nın bağımsızlığıdır. 6362 sayılı Kanunun 117/1 maddesi Kurulu kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip bir kurum olarak düzenler; 117/2 maddesi ise Kurulun görev ve yetkilerini kendi sorumluluğu altında bağımsız olarak kullanacağını ve hiçbir organ, makam, merci veya kişinin Kurulun kararlarını etkilemek amacıyla emir ve talimat veremeyeceğini açıkça belirtir. Bu nedenle CİMER üzerinden yapılan bir başvuru, SPK’ya kararını değiştirmesi yönünde bir talimat doğurmaz. Kurul başvuruyu değerlendirir ve cevaplar; kararını değiştirip değiştirmemek Kurulun kendi takdirindedir.
İkinci sınır, yargının görev alanıdır. 3071 sayılı Kanunun 6. maddesi, yargı mercilerinin görevine giren konularla ilgili dilekçelerin incelenemeyeceğini düzenler. CİMER Yönetmeliği de yasama ve yargı faaliyeti kapsamındaki başvuruların işleme alınmayacağını belirtir (m.5/2-a). Açılmış bir davanın sonucunu CİMER üzerinden etkilemek mümkün değildir.
Üçüncü sınır, özel hukuk talepleridir. CİMER Yönetmeliği m.5/2-(c), başvuru sahibi ile üçüncü kişiler veya kurum ve kuruluşlar arasındaki özel hukuk ilişkileri kapsamında talep, borç veya yükümlülük içeren başvuruların işleme alınmayacağını düzenler. Portföy yönetim şirketinden, dağıtıcı bankadan veya yöneticilerden tazminat istenmesi bu niteliktedir; bu talepler ancak arabuluculuk, hakem heyeti veya mahkeme yoluyla ileri sürülebilir.
Dördüncü sınır, suç ihbarlarıdır. Yönetmelik m.5/2-(d), yalnızca Cumhuriyet başsavcılıklarının görev alanında değerlendirilmesi gereken suç ihbarı niteliğindeki başvuruların işleme alınmayacağını ve başvuru sahibine ihbarın adli mercilere yapılması gerektiğinin bildirileceğini öngörür. Güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık veya piyasa dolandırıcılığı iddiaları için doğrudan savcılığa suç duyurusunda bulunulmalıdır.
Beşinci sınır, hukuki görüş talepleridir. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 27. maddesi tavsiye ve mütalaa taleplerini kanun kapsamı dışında tutar. “Param ne olacak, dava açmalı mıyım, hangi mahkemeye gideyim” türünden sorular, bilgi edinme başvurusu olarak cevaplanmak zorunda değildir.
En Kritik Soru: CİMER Başvurusu Dava Açma Süresini Durdurur mu?
SPK’nın tasfiye ve işleme kapatma kararlarına karşı idari yargıda dava açma süresi altmış gündür (İYUK m.7/1). İlanı gereken işlemlerde süre ilan tarihini izleyen günden başlar (m.7/4, m.8/1). Bu sürenin durup durmayacağını belirleyen hüküm İYUK’un 11. maddesidir.
İYUK m.11/1’e göre ilgililer, idari dava açmadan önce, idari işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, dava açma süresi içinde isteyebilir; bu başvuru işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. m.11/2 uyarınca otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. m.11/3’e göre isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması hâlinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvuru tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. Otuz günlük zımni ret süresi, 7331 sayılı Kanunla 2021’de altmış günden otuz güne indirilmiştir.
SPK’nın kararlarında üst makam bulunmadığından, İYUK m.11 başvurusunun muhatabı kararı veren Kuruldur. CİMER ise bir üst makam değil, başvuruyu ilgili kuruma ileten bir kanaldır. Bu nedenle CİMER başvurusunun m.11 başvurusu sayılıp sayılmayacağı yargı kararlarıyla şekillenmiştir.
CİMER başvurusu ve dava açma süresi: Danıştay kararları
| Karar | Olay | Sonuç |
|---|---|---|
| Danıştay 12. Daire, E.2019/267, K.2019/2375 | İşlemin tebliğinden sonra Başbakanlık İletişim Merkezine (bugünkü CİMER’in öncülü) çok sayıda başvuru yapılmış | Başvuru İYUK m.11 kapsamında sayılabilir ve ilk başvuru süreyi durdurur; ancak ret veya zımni retten sonra aynı konuda yapılan başvurular süreyi ikinci kez durdurmaz |
| Danıştay İDDK, E.2024/709, K.2024/2992 (27.11.2024) | CİMER’e işlemin gerekçesi ve yasal dayanağı hakkında bilgi istenmiş | Bilgi isteyen başvuru m.11 başvurusu sayılmaz; dava süre aşımından reddedilmelidir |
| Danıştay 5. Daire, E.2011/867, K.2011/1600 | Düzenleyici işlemin değiştirilmesi için m.11 başvurusu yapılmış | Düzenleyici işlemlere karşı yapılan m.11 başvurusu dava açma süresini durdurmaz |
Danıştay 12. Daire, hak arama özgürlüğü ve dilekçe hakkının anayasal niteliği karşısında İYUK m.11’in geniş yorumlanması gerektiğini belirterek Başbakanlık İletişim Merkezine yapılan başvurunun m.11 kapsamında kabulünü mümkün görmüştür. Aynı kararda Kanunun ilgililere yalnızca bir kez başvuru hakkı tanıdığı, ilk başvurudan sonraki başvuruların sürenin işlemesine etkisi olmadığı vurgulanmıştır. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu ise, CİMER başvurusunun içeriğine bakmış ve yalnızca bilgi talebi içeren başvurunun m.11 başvurusu olarak nitelendirilemeyeceğine karar vermiştir. Danıştay Dergisinde yayımlanan bir incelemede aktarılan 5. Daire kararı ise, düzenleyici işlemlerin en üst makamlarca çeşitli aşamalardan geçerek kurulduğunu, bu nedenle m.11’in düzenleyici işlemleri kapsamadığını kabul etmiştir.
Bu üç karar birlikte okunduğunda, bir CİMER başvurusunun dava açma süresini durdurabilmesi için aşağıdaki şartların birlikte bulunması gerektiği sonucuna varılır:
CİMER başvurusunun süreyi durdurabilmesi için aranan şartlar
| Şart | Açıklama | Risk |
|---|---|---|
| Dava açma süresi içinde yapılmış olmak | Süre geçtikten sonraki başvuru süreyi canlandırmaz | Yüksek |
| Belirli bir işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını veya değiştirilmesini açıkça istemek | Kararın tarih ve sayısı belirtilmeli, talep açık olmalı | Bilgi talebi veya genel şikâyet yeterli değil |
| İlk başvuru olmak | Sonraki başvurular süreyi yeniden durdurmaz | Tekrarlanan başvurular yanıltıcı güven yaratır |
| İşlemin bireysel nitelikte sayılması | Düzenleyici işlemlere karşı m.11 başvurusu süreyi durdurmayabilir | Tasfiye usul ve esaslarının niteliği tartışılabilir |
| Başvurunun Kurula ulaşması | Başvuru ve iletim kayıtları saklanmalı | İspat güçlüğü |
SPK kararları bakımından dördüncü şart özellikle önemlidir. 57/1707 sayılı karar belirli fonların tasfiyesine ilişkin olduğundan bireysel nitelik taşır; 57/1708 sayılı karar ise 131 fonun tasfiyesinin usul ve esaslarını belirleyen, genel nitelikte hükümler içerir. Bir mahkemenin 57/1708 sayılı kararı düzenleyici nitelikte bulması hâlinde, bu karara karşı yapılan m.11 başvurusunun süreyi durdurmadığı sonucuna varılabilir. Kararlara karşı dava açma süresinin başlangıcı ve iptal davasının şartları SPK’nın tasfiye kararına karşı iptal davası yazımızda ayrıntılı olarak anlatıldı.
Fon Tasfiye Kararları Bakımından Pratik Sonuç
57/1707 ve 57/1708 sayılı kararlar 17.09.2026 tarihli bültende ilan edilmiştir; dava açma süresi 18.09.2026’da başlar ve altmışıncı gün olan 16 Kasım 2026 Pazartesi günü sona erer. 59/1710 sayılı karar 20.09.2026 tarihli bültende ilan edilmiştir; bu karar için son gün 19 Kasım 2026 Perşembedir.
Bir CİMER başvurusunun bu takvimi nasıl etkileyebileceğini göstermek için aşağıdaki varsayımsal hesap hazırlanmıştır. Hesap, en iyi ihtimali ve en kötü ihtimali yan yana koyar.
Varsayımsal hesap: 5 Ekim 2026’da CİMER üzerinden yapılan başvuru (57/1707 sayılı karar için)
| Senaryo | Hesap | Son gün |
|---|---|---|
| Başvuru m.11 başvurusu sayılmazsa (bilgi talebi, genel şikâyet, tekrar başvuru veya düzenleyici işlem kabulü) | Süre hiç durmaz | 16 Kasım 2026 Pazartesi |
| Başvuru m.11 başvurusu sayılırsa ve Kurul otuz gün içinde cevap vermezse | Başvuruya kadar 17 gün geçmiş; 4 Kasım 2026’da zımni ret; kalan 43 gün 5 Kasım’dan itibaren işler | 17 Aralık 2026 civarı (başvuru gününün hesaba katılıp katılmamasına göre bir gün fark edebilir) |
| Başvuru m.11 başvurusu sayılırsa ve Kurul açıkça reddederse | Ret cevabının tebliğinden itibaren kalan süre işler | Tebliğ tarihine göre değişir |
Tablo, CİMER’e güvenmenin neden riskli olduğunu açıkça gösterir. En iyi ihtimalde yaklaşık bir aylık ek süre kazanılır; en kötü ihtimalde ise 16 Kasım’dan sonra açılan dava süre aşımından reddedilir ve bu sonuç geri alınamaz. Süre hesabında belirsizlik varsa, davayı en erken tarihe göre açmak gerekir. Yürütmenin durdurulması istenecekse zaten beklemenin anlamı yoktur; varlık satışları sürerken tedbir talebinin erken yapılması gerekir. Sürelerin genel hesabı süre hesaplama aracı sayfamızda gösterildi.
CİMER Adli Yargıdaki Süreleri Etkiler mi?
Fon mağdurlarının asıl tazminat talepleri çoğunlukla SPK’ya karşı değil, portföy yönetim şirketine, yöneticilere, dağıtıcı bankaya veya tasfiye bankasına karşıdır. Bu talepler adli yargıda görülür ve idari dava açma süresine değil, zamanaşımı sürelerine tabidir.
CİMER başvurusu bu süreler üzerinde hiçbir etki doğurmaz. Türk Borçlar Kanununun 154. maddesi zamanaşımını kesen hâlleri sınırlı olarak sayar: Borçlunun borcu ikrar etmesi ile alacaklının dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurması, icra takibinde bulunması veya iflas masasına başvurması. Bir kamu kurumuna şikâyet dilekçesi vermek bu hâllerden biri değildir.
Arabuluculuk ise farklıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 16. maddesi, arabulucuya başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımının duracağını ve hak düşürücü sürelerin işlemeyeceğini düzenler. Tüketici ve ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk aynı zamanda dava şartıdır. CİMER başvurusu bu dava şartını karşılamaz. Tüketici mahkemesi ve arabuluculuk yolu fon yatırımcısı tüketici mi yazımızda, zamanaşımı süreleri ise fon zararında zamanaşımı yazımızda anlatıldı.
Hangi başvuru hangi süreyi etkiler?
| Başvuru | İdari dava açma süresi | Adli yargıda zamanaşımı | Dayanak |
|---|---|---|---|
| CİMER’e bilgi veya şikâyet başvurusu | Durdurmaz | Etkilemez | Danıştay İDDK E.2024/709 |
| CİMER üzerinden işlemin kaldırılması talebi (ilk başvuru) | Şartları varsa durdurabilir | Etkilemez | Danıştay 12. D. E.2019/267 |
| SPK’ya doğrudan İYUK m.11 başvurusu | Durdurur; düzenleyici işlemde tartışmalı | Etkilemez | İYUK m.11 |
| Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuru | Durdurur | Etkilemez | 6328 m.17/8, m.21 |
| TBMM Dilekçe Komisyonuna başvuru | Kanunda durdurma hükmü yok | Etkilemez | 3071 m.8 |
| Arabulucuya başvuru | İlgisiz | Durur | 6325 m.16 |
| Dava açılması | Süreye uyulmuş olur | Kesilir | TBK m.154 |
SPK’ya Doğrudan Başvuru ve Bilgi Edinme
SPK’ya CİMER’e gerek kalmadan doğrudan başvurmak mümkündür ve çoğu durumda daha etkilidir. Yatırımcı şikâyetleri için Kurulun e-Devlet üzerinden sunduğu başvuru imkânı ile Kurul adresine posta veya kayıtlı elektronik posta yoluyla dilekçe gönderme imkânı bulunur. Doğrudan başvurunun üç avantajı vardır: başvurunun muhatabı tartışmasızdır, gönderim tarihi kolayca ispat edilir ve başvuru metni hukuki amacına göre, örneğin İYUK m.11 başvurusu olarak açıkça kurgulanabilir. Şikâyet yolunun ayrıntıları SPK’ya şikâyet başvurusu yazımızda anlatıldı.
Bilgi almak için ise 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kullanılabilir. Kanunun 11. maddesi uyarınca kurumlar istenen bilgi veya belgeye erişimi on beş iş günü içinde sağlar; başka birimden veya kurumdan görüş alınması gereken hâllerde bu süre gerekçesi bildirilerek otuz iş gününe uzatılabilir. m.12 uyarınca ret kararında gerekçe ve başvuru yolları belirtilir. m.13 uyarınca bilgi edinme istemi reddedilen başvuru sahibi, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itiraz edebilir; Kurul otuz iş günü içinde karar verir ve bu itiraz, bilgi edinme talebinin reddine karşı idari yargıya başvurma süresini durdurur. Bu durma hükmü yalnızca bilgi edinme uyuşmazlığına ilişkindir; SPK’nın tasfiye kararına karşı açılacak davanın süresini etkilemez.
Bilgi edinme hakkının istisnaları, fon tasfiyesi dosyalarında sık karşılaşılacak türdendir. Kanunda ticari sır olarak nitelenen bilgiler ile kurumlara gizli kalması kaydıyla sağlanan ticari ve mali bilgiler (m.23), açıklanması soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek idari soruşturma bilgileri (m.19), açıklanması suç soruşturmasını veya yargılamayı tehlikeye düşürecek bilgiler (m.20) ve kişilerin özel hayatına haksız müdahale oluşturacak bilgiler (m.21) kapsam dışındadır. Tavsiye ve mütalaa talepleri de kanun kapsamı dışındadır (m.27).
SPK’dan bilgi edinme yoluyla istenebilecek ve istenemeyecek bilgiler
| Talep | Değerlendirme | Dayanak |
|---|---|---|
| Tasfiye kararının ve usul ve esasların tam metni | Kamuya açık bültende yer alır | 4982 m.11 |
| Fonun tasfiye sürecinde KAP’a gönderilen açıklamalar | KAP’ta erişilebilir | 4982 m.11 |
| Kurulun kurucuya ilişkin denetim raporunun ayrıntıları | Soruşturma ve ticari sır istisnalarına takılabilir | 4982 m.19, m.23 |
| Savcılık soruşturmasına ilişkin bilgiler | Kural olarak verilmez | 4982 m.20 |
| Diğer yatırımcıların kimlik ve pay bilgileri | Verilmez | 4982 m.21 |
| “Ne yapmalıyım, dava açmalı mıyım?” | Tavsiye ve mütalaa talebidir; cevaplanmak zorunda değildir | 4982 m.27 |
Kendi hesabınıza ilişkin kayıtlar içinse bilgi edinme değil, kişisel verilere ilişkin başvuru yolu daha uygundur. Bu yol fon yatırımcısının KVKK başvurusu yazımızda anlatıldı.
Kamu Denetçiliği Kurumu: Ne Zaman İşe Yarar?
Kamu Denetçiliği Kurumu, Anayasanın 74. maddesi uyarınca TBMM Başkanlığına bağlı olarak kurulan ve idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceleyen kurumdur. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 5/1 maddesi, Kurumun şikâyet üzerine idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevli olduğunu belirtir. m.3/1-(e) “idare” tanımına kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşları da dahil eder; SPK, SPKn m.117/1 uyarınca kamu tüzel kişiliğini haiz olduğundan bu tanıma girer.
KDK başvurusunun CİMER’den en önemli farkı, dava açma süresi üzerindeki etkisinin kanunda açıkça düzenlenmiş olmasıdır. 6328 m.17/8’e göre dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. m.21 süre yeniden işlemeye başladığı anları sayar: Başvurunun reddedilmesi hâlinde gerekçeli ret kararının tebliğinden itibaren; başvurunun kabul edilmesine rağmen ilgili merci otuz gün içinde işlem tesis etmezse bu sürenin sonunda; Kurum incelemesini başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramazsa bu sürenin sonunda süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.
Ancak KDK başvurusunun ön şartları vardır ve fon dosyalarında bunlar belirleyicidir:
KDK başvurusunun şartları ve sınırları (6328 sayılı Kanun)
| Kural | İçeriği | Fon dosyası bakımından sonucu |
|---|---|---|
| Önce idareye başvuru (m.17/4) | İYUK’taki idari başvuru yolları tüketilmeli; tüketilmeden yapılan başvuru ilgili kuruma gönderilir; telafisi güç zarar ihtimalinde istisna | Önce SPK’ya başvurulması gerekir |
| Başvuru süresi (m.17/7) | İdarenin cevabının tebliğinden veya altmış gün cevap verilmemesinden itibaren altı ay | Dava açma süresinden bağımsız bir başvuru süresidir |
| Yargıdaki uyuşmazlıklar (m.17/3-b) | Yargı organlarında görülmekte olan veya karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin başvurular incelenmez | Dava açıldıktan sonra KDK incelemesi beklenmemelidir |
| Görev dışı işler (m.5/2) | Yargı yetkisine ilişkin kararlar ve bazı işlemler Kurumun görev alanı dışındadır | Mahkeme kararları KDK’nın konusu değildir |
| Bilgi ve belge (m.18) | İdare istenen bilgi ve belgeyi otuz gün içinde verir; ticari sır niteliğindekiler gerekçeyle verilmeyebilir | Kurumun inceleme gücü sınırlıdır |
| İnceleme süresi (m.20/1) | Altı ay | Tasfiye süresiyle örtüşür |
| Önerinin niteliği (m.20/3) | İdare öneriyi uygulamazsa gerekçesini otuz gün içinde bildirir | KDK kararı bağlayıcı değildir, tazminat da hükmedemez |
Tasfiyeyi yürüten bankalar bakımından ayrı bir değerlendirme gerekir. m.3/1-(e), sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait kuruluşları ve kamu hizmeti yürüten özel hukuk tüzel kişilerini de “idare” tanımına dahil eder. Sermayesi kamuya ait olan Ziraat Bankasının tasfiye işlemleri bakımından bu tanıma girip girmediği ve bu işlemlerin “idarenin işleyişi” kapsamında sayılıp sayılmayacağı tartışmaya açıktır. T. İş Bankası ise özel hukuk tüzel kişisidir. Her iki durumda da tasfiye satışlarından doğan tazminat talepleri KDK’nın değil, mahkemelerin konusudur. Tasfiye bankasının sorumluluğu tasfiye bankası fon varlıklarını değerinin altında satarsa yazımızda ele alındı.
KDK’nın asıl değeri, bireysel bir hak talebinden çok idarenin işleyişindeki sorunları görünür kılmasıdır. Yatırımcılara yeterli bilgi verilmemesi, başvurularının cevapsız bırakılması veya tasfiye sürecindeki bilgilendirme eksiklikleri gibi konular KDK’nın inceleme alanına uygundur. Ancak KDK’ya başvurmak, dava açma planını ertelemek için bir gerekçe olmamalıdır; düzenleyici işlem tartışması KDK başvurusu bakımından da mahkemece ayrıca değerlendirilebilir.
TBMM Dilekçe Komisyonu
Anayasanın 74/1 maddesi, vatandaşlara dilek ve şikâyetleri hakkında TBMM’ye de yazı ile başvurma hakkı tanır. 3071 sayılı Kanunun 8. maddesi, TBMM’ye gönderilen dilekçelerin Dilekçe Komisyonunda incelenmesinin ve karara bağlanmasının altmış gün içinde sonuçlandırılacağını, ilgili kamu kurumlarının Komisyonca gönderilen dilekçeleri otuz gün içinde cevaplandıracağını düzenler. Aynı madde Komisyona, kamu kurumları ve özel kuruluşlardan her türlü bilgi ve belgeyi almak, ilgilileri çağırıp bilgi almak, idari denetim yapılmasını istemek, bilirkişi görevlendirmek ve yerinde inceleme yapmak yetkisi verir.
Bu yetkiler, sorunun kamuoyu ve yasama gündemine taşınması bakımından değerlidir. Toplu mağduriyetlerde, mevzuattaki boşlukların ve denetim eksikliklerinin Komisyon aracılığıyla ilgili kurumlardan sorulması, ileride yapılacak düzenlemelere zemin hazırlayabilir. Ancak Komisyonun bireysel bir yatırımcı lehine SPK kararını değiştirme veya tazminata hükmetme yetkisi yoktur; SPKn m.117/2 Kurula talimat verilmesini yasaklar ve 3071 m.6 yargı mercilerinin görevine giren konuların incelenemeyeceğini düzenler. TBMM’ye yapılan başvurunun dava açma süresini durduracağına ilişkin bir kanun hükmü de bulunmamaktadır.
Başvuruların Karşılaştırması
Fon mağdurunun başvurabileceği mercilerin karşılaştırması
| Merci | Ne sağlar? | Bağlayıcı mı? | Cevap süresi |
|---|---|---|---|
| CİMER | Başvurunun ilgili kuruma iletilmesi ve cevap | Hayır | 30 gün (3071 m.7) |
| SPK’ya doğrudan şikâyet | Kurulun inceleme ve denetim yetkisinin harekete geçmesi | Kurulun kendi işlemleri bakımından | 30 gün (3071 m.7) |
| SPK’ya İYUK m.11 başvurusu | Kararın yeniden değerlendirilmesi ve dava süresinin durması | Kurul kararını değiştirirse | 30 gün, sonra zımni ret |
| Bilgi edinme | Belge ve bilgiye erişim | Erişim bakımından | 15 iş günü (4982 m.11) |
| Kamu Denetçiliği Kurumu | İnceleme ve öneri; dava süresinin durması | Hayır | 6 ay (6328 m.20) |
| TBMM Dilekçe Komisyonu | Konunun yasama gündemine taşınması | Hayır | 60 gün (3071 m.8) |
| TSPB Hakem Heyeti | Yatırım kuruluşuna karşı bağlayıcı karar | Parasal sınır içinde | Ayrıntılar |
| İdare mahkemesi | Kararın iptali, yürütmenin durdurulması, tam yargı | Evet | Yargılama süresi |
| Arabuluculuk ve adli yargı | Tazminat | Evet | Yargılama süresi |
Tabloda görüldüğü gibi, zararın tazmini yalnızca yargı yollarıyla ve hakem heyetiyle mümkündür. CİMER, KDK ve TBMM başvuruları bunları tamamlayan, sorunu görünür kılan ve bazen süre bakımından koruma sağlayan araçlardır. Hangi durumda hangi yolun izleneceği durumunuza göre hukuki yol haritası yazımızda anlatıldı.
CİMER’e Yazacaksanız: Başvuruyu Doğru Kurmak
CİMER’e başvurmak hukuken yanlış değildir; yanlış olan, başvurunun hukuki sonucunu bilmeden ona güvenmektir. CİMER’i kullanmak isteyen yatırımcı için aşağıdaki kurallar başvurunun işlevini artırır.
Başvuruda kararın tarihi, sayısı ve yayımlandığı bülten açıkça yazılmalıdır: “17.09.2026 tarihli ve 57/1707 sayılı Kurul kararı” gibi. Talep, bilgi istemek veya sitem etmek değil, kararın ilgili fon bakımından kaldırılması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması şeklinde açıkça ifade edilmelidir. Başvurunun İYUK m.11 kapsamında yapıldığı metinde belirtilmelidir. Danıştay İDDK kararında süre aşımı sonucunu doğuran şey, başvurunun yalnızca bilgi talebi içermesiydi.
Aynı konuda tekrar tekrar başvuru yapılmamalıdır. Danıştay 12. Daire kararına göre yalnızca ilk başvuru süreyi durdurur; sonraki başvurular hem süre bakımından etkisizdir hem de CİMER Yönetmeliği m.5/2-(f) uyarınca aynı kişinin sürekli ve benzer nitelikteki başvuruları işleme alınmayabilir. Başvuru numarası, başvuru tarihi ve gelen cevap saklanmalıdır; Yönetmelik m.9/2 başvuruların ileride doğabilecek uyuşmazlıklar için arşivleneceğini öngörür, ancak yatırımcının kendi kaydı her zaman daha güvenlidir.
Tazminat talebi ve suç duyurusu CİMER başvurusuna konulmamalıdır. Bankadan veya portföy yönetim şirketinden para istenmesi özel hukuk talebidir ve işleme alınmayabilir; suç iddiaları ise doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmelidir. Kurtarma vaadiyle yaklaşan kişilere karşı ise ayrıca dikkatli olunmalıdır; bu konu “fon zararınızı geri alıyoruz” diyenlere dikkat yazımızda anlatıldı.
Son olarak, CİMER başvurusu hiçbir zaman dava takviminin yerine konulmamalıdır. Başvuru yapılsa bile iptal davası 16 Kasım 2026’ya göre hazırlanmalı; başvurunun cevabı beklenmeden gerekli belgeler toplanmalıdır.
Toplu Başvuru Kampanyaları ve Hazır Metinler
Fon mağdurlarının oluşturduğu gruplarda, aynı metnin yüzlerce kişi tarafından CİMER’e gönderilmesi sık görülür. Bu tür toplu başvurular sorunun büyüklüğünü görünür kılar ve kurumların konuya öncelik vermesine katkı sağlayabilir. Ancak hukuki sonuçları bakımından her başvuru, onu yapan kişi yönünden ayrı değerlendirilir.
Hazır metinlerin çoğu, kararın gerekçesini sormak, mağduriyeti anlatmak veya “gereğinin yapılmasını” istemekle yetinir. Danıştay İDDK kararı karşısında bu içerikteki bir başvuru, dava açma süresini durdurmaz. Toplu metne katılan yatırımcı, süre bakımından koruma bekliyorsa, kendi adına ve kararın kaldırılmasını açıkça isteyen ayrı bir başvuru yapmalıdır.
Başka biri adına başvuru da ayrı bir konudur. CİMER Yönetmeliği m.6/4, kişinin yasal temsilcisi tarafından yapılacak başvurularda bu hakkın kullanılabileceğine ilişkin açık ifadeler içeren bilgi ve belgelerin sunulmasını ister. Bir derneğin veya bir grup temsilcisinin kendi adına yaptığı başvurunun, temsil yetkisi bulunmayan diğer yatırımcıların dava açma süreleri üzerinde etki doğuracağı kabul edilmemelidir. Her yatırımcı, kendi süresini kendi başvurusu ve kendi davasıyla korumalıdır.
Toplu hareketin asıl gücü, delil ve bilgi paylaşımında ve uzman incelemesinin maliyetinin bölüşülmesindedir. Davalar ise her yatırımcının kendi payı ve kendi zararı üzerinden açılır. Mağdurların bir araya gelerek hareket etmesinin hukuki çerçevesi ve sosyal medyada paylaşım yaparken dikkat edilecek sınırlar fon mağduru olarak sosyal medyada paylaşım yazımızda ele alındı.
SPK’ya İYUK m.11 Kapsamında Başvuru Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki metin, tasfiye edilen bir fonun katılma payı sahibinin, SPK kararının yeniden değerlendirilmesini doğrudan Kuruldan istemesi için hazırlanmış bir çerçevedir. Başvurunun süreyi durdurması amaçlanıyorsa dava açma süresi içinde, tebliğ tarihini ispat edecek bir yolla (kayıtlı elektronik posta, iadeli taahhütlü posta veya elden teslim karşılığında alındı belgesi) gönderilmesi gerekir. Köşeli parantezli kısımlar doldurulmalı, kararın hukuka aykırılık gerekçeleri somut dosyaya göre yazılmalıdır.
SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANLIĞINA
BAŞVURAN: [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: [ ], Adres: [ ], E-posta: [ ]
KONU: Kurul Karar Organının 17.09.2026 tarihli ve 57/1707 ile 57/1708 sayılı kararlarının [fon unvanı ve kodu] fonu bakımından kaldırılması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması talebidir. Bu başvuru 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında yapılmaktadır.
AÇIKLAMALAR
1. [Fon unvanı] fonunun [adet] adet katılma payının sahibiyim. Kurulun 17.09.2026 tarihli ve 2026/60 sayılı bültende ilan edilen 57/1707 sayılı kararıyla fon Kurulca tayin edilecek yöntemle tasfiyeye alınmış, 2026/61 sayılı bültende ilan edilen 57/1708 sayılı kararla tasfiyenin usul ve esasları belirlenmiştir. Bu kararlar nedeniyle katılma paylarımı iade edememekte, birikimimin ne zaman ve hangi tutarda ödeneceğini bilememekteyim.
Başvurunun niteliği ve süresi — 2577 sayılı Kanun m.11
Kanunun 11. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilgililer, idari dava açmadan önce işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem yapılmasını, üst makam yoksa işlemi yapan makamdan dava açma süresi içinde isteyebilir ve bu başvuru işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Kurulun kararlarına karşı üst makam bulunmadığından bu başvuru doğrudan Kurula yapılmakta olup kararların ilan tarihini izleyen günden itibaren işleyen dava açma süresi içindedir. Başvurumun bu hüküm kapsamında değerlendirilmesini talep ediyorum.
Kararların menfaatime etkisi — 2577 sayılı Kanun m.2/1-(a)
Katılma payı sahibi olarak, fonun tasfiye edilmesi ve tasfiyenin yöntemi, malvarlığımı doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle kararlarla aramda kişisel, güncel ve meşru bir menfaat ilişkisi bulunmaktadır.
Tasfiye yönteminin yatırımcı menfaatine uygun kurgulanması — 6362 sayılı Kanun m.54/1-(a) ve 57/1708 sayılı kararın A/5 maddesi
Kanunun 54/1-(a) maddesi fonların tasfiyesine ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisini Kurula vermiştir. Usul ve esasların A/5 maddesi, varlıkların yatırımcı menfaati, piyasa derinliği ve likidite koşulları gözetilerek satılmasını öngörmektedir. Bu ölçütün uygulanmasının yatırımcılar tarafından izlenebilmesi için [satışlara ilişkin dönemsel açıklama yapılması / fon bazında portföy dağılım raporlarının yayımlanmaya devam edilmesi / kararın diğer somut gerekçeleri] yönünde yeni bir işlem yapılması gerekmektedir. [Kararın hukuka aykırılık gerekçeleri somut dosyaya göre bu bölümde ayrıca açıklanacaktır.]
Gerekçeli cevap ve başvuru yollarının gösterilmesi — Anayasa m.40/2, m.74/2 ve 3071 sayılı Kanun m.7
Anayasanın 40/2 maddesi uyarınca Devlet, işlemlerinde ilgililerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. 74/2 maddesi ve 3071 sayılı Kanunun 7. maddesi başvurunun sonucunun gecikmeksizin ve en geç otuz gün içinde gerekçeli olarak bildirilmesini öngörmektedir.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; (1) 57/1707 ve 57/1708 sayılı kararların [fon unvanı] fonu bakımından kaldırılmasına veya değiştirilmesine; (2) bu mümkün görülmezse tasfiye sürecinde [satışlara ilişkin dönemsel açıklama yapılması ve portföy raporlarının yayımlanması] yönünde yeni bir işlem yapılmasına; (3) başvurumun 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında değerlendirilmesine; (4) cevabın gerekçeli olarak ve başvuru yolları ile süreleri gösterilerek tarafıma bildirilmesine karar verilmesini; idari ve adli yargı yollarına başvurma hakkım saklı kalmak kaydıyla saygılarımla talep ederim.
[Tarih]
Başvuran: [Ad Soyad] — [imza]
Bu dilekçe dava açma süresini durdurma amacıyla gönderilse bile, 57/1708 sayılı kararın düzenleyici işlem sayılması ihtimali ve süre hesabındaki diğer belirsizlikler nedeniyle davanın 16 Kasım 2026’ya göre hazırlanması tavsiye edilir. Dava açma kararı verilmişse bu başvuruya gerek olmadan doğrudan dava açılabilir.
Sık Yapılan Hatalar
- CİMER’e yazıp dava açma süresinin durduğunu varsaymak. Süre ancak şartları varsa durur; bilgi isteyen veya genel şikâyet niteliğindeki başvuru süreyi durdurmaz.
- Aynı konuda defalarca CİMER başvurusu yapmak. Yalnızca ilk başvuru süreyi durdurabilir.
- CİMER başvurusunda “bu karar neden alındı, gerekçesi nedir” diye sormakla yetinmek. Kararın kaldırılması veya değiştirilmesi açıkça istenmelidir.
- CİMER’in Cumhurbaşkanlığı adına SPK’ya talimat vereceğini düşünmek. SPKn m.117/2 Kurula talimat verilmesini yasaklar.
- CİMER üzerinden bankadan veya portföy yönetim şirketinden tazminat istemek. Özel hukuk talepleri işleme alınmayabilir.
- Suç duyurusunu CİMER üzerinden yapmak. Suç ihbarları doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına yapılmalıdır.
- CİMER başvurusunun zamanaşımını durdurduğunu düşünmek. Adli yargıdaki süreler üzerinde etkisi yoktur.
- CİMER’i arabuluculuk yerine koymak. Tüketici ve ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk ayrıca yapılmalıdır.
- KDK’ya dava açtıktan sonra başvurmak. Yargıda görülmekte olan uyuşmazlıklar KDK tarafından incelenmez.
- Başvuru numarasını, tarihini ve gelen cevabı saklamamak.
İç hukuk yolları tükendikten sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılması, mülkiyet hakkı iddialarının hangi aşamada ve nasıl ileri sürülmesi gerektiği ve AİHM süreci fon mağdurları Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapabilir mi yazımızda anlatıldı.
Sıkça Sorulan Sorular
CİMER’e yaptığım başvuru nereye gider?
Cevap verecek ilgili kuruma iletilir; fon tasfiyesiyle ilgili başvurular kural olarak SPK’ya gider. 3071 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca en geç otuz gün içinde gerekçeli cevap verilmesi gerekir.
CİMER başvurusu SPK’nın tasfiye kararını değiştirebilir mi?
Kendiliğinden değiştiremez. SPKn m.117/2 uyarınca hiçbir organ veya makam Kurulun kararlarını etkilemek amacıyla emir ve talimat veremez; kararı değiştirmek Kurulun takdirindedir.
CİMER başvurusu dava açma süresini durdurur mu?
Şartları varsa durdurabilir. Danıştay 12. Daire (E.2019/267) kararın kaldırılmasını isteyen ilk başvurunun İYUK m.11 kapsamında süreyi durdurabileceğini kabul etmiştir; bilgi isteyen başvuru ise durdurmaz (İDDK E.2024/709).
Birden fazla CİMER başvurusu yaparsam süre her seferinde durur mu?
Hayır. Danıştay 12. Daire kararına göre kanun yalnızca bir kez başvuru hakkı tanır; ilk başvurudan sonraki başvuruların süreye etkisi yoktur.
Başvurumda sadece kararın gerekçesini sordum; süre durdu mu?
Hayır. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, yalnızca bilgi isteyen CİMER başvurusunun İYUK m.11 başvurusu sayılamayacağına karar vermiştir.
SPK kararları düzenleyici işlem sayılırsa ne olur?
Danıştay 5. Daire (E.2011/867) düzenleyici işlemlere karşı İYUK m.11 başvurusunun dava açma süresini durdurmayacağına karar vermiştir. 57/1708 sayılı karar genel nitelikte hükümler içerdiğinden bu risk göz önünde tutulmalıdır.
SPK kararlarına karşı dava açmak için son gün nedir?
57/1707 ve 57/1708 sayılı kararlar için 16 Kasım 2026 Pazartesi, 59/1710 sayılı karar için 19 Kasım 2026 Perşembedir.
Süreyi durdurmak için nereye başvurmalıyım?
İYUK m.11 başvurusunun muhatabı kararı veren makamdır; SPK kararlarında üst makam bulunmadığından başvuru doğrudan SPK’ya, kararın tarih ve sayısı belirtilerek ve kaldırılması açıkça istenerek yapılmalıdır.
SPK başvuruma cevap vermezse ne olur?
İYUK m.11/2 uyarınca otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve dava açma süresi, başvuruya kadar geçen süre hesaba katılarak kaldığı yerden işlemeye başlar.
CİMER başvurusu zamanaşımını durdurur mu?
Hayır. TBK m.154 zamanaşımını kesen hâlleri sınırlı sayar; kamu kurumuna şikâyet bunlardan biri değildir. Arabulucuya başvuru ise HUAK m.16 uyarınca zamanaşımını durdurur.
CİMER başvurusu arabuluculuğun yerine geçer mi?
Hayır. Tüketici ve ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk ayrıca yapılmalıdır.
CİMER üzerinden bankadan tazminat isteyebilir miyim?
CİMER Yönetmeliği m.5/2-(c), özel hukuk ilişkileri kapsamında talep, borç veya yükümlülük içeren başvuruların işleme alınmayacağını düzenler; tazminat talebi mahkeme, hakem heyeti veya arabuluculuk yoluyla ileri sürülür.
Suç duyurusunu CİMER’den yapabilir miyim?
Yönetmelik m.5/2-(d) suç ihbarı niteliğindeki başvuruların işleme alınmayacağını ve başvuru sahibinin adli mercilere yönlendirileceğini öngörür; suç duyurusu doğrudan savcılığa yapılmalıdır.
Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurmak dava süresini durdurur mu?
Evet. 6328 m.17/8 uyarınca dava açma süresi içinde yapılan başvuru süreyi durdurur; süre m.21’de sayılan hâllerde kaldığı yerden işlemeye devam eder.
KDK’ya hemen başvurabilir miyim?
6328 m.17/4 uyarınca önce idareye, yani SPK’ya başvurulması gerekir; tüketilmeden yapılan başvuru ilgili kuruma gönderilir. Telafisi güç zarar ihtimalinde Kurum istisnaen başvuruyu kabul edebilir.
KDK SPK’yı karar değiştirmeye zorlayabilir mi?
Hayır. KDK inceleme yapar ve öneride bulunur; idare öneriyi uygulamazsa gerekçesini otuz gün içinde bildirir (m.20/3). KDK tazminata da hükmedemez.
Dava açtıktan sonra KDK’ya başvurabilir miyim?
6328 m.17/3-(b) yargı organlarında görülmekte olan uyuşmazlıklara ilişkin başvuruların incelenmeyeceğini düzenler.
TBMM Dilekçe Komisyonuna başvurmanın faydası nedir?
3071 m.8 uyarınca Komisyon altmış gün içinde karar verir ve kurumlardan bilgi, belge ve idari denetim isteyebilir. Toplu sorunları gündeme taşımak için yararlıdır; ancak SPK kararını değiştiremez ve dava süresini durdurmaz.
SPK’dan hangi bilgileri isteyebilirim?
4982 m.11 uyarınca on beş iş günü içinde bilgi verilir; ancak ticari sır (m.23), idari ve adli soruşturma (m.19, m.20) ve özel hayat (m.21) istisnaları ile tavsiye ve mütalaa talepleri (m.27) kapsam dışındadır.
Bilgi edinme talebim reddedilirse ne yapabilirim?
4982 m.13 uyarınca kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itiraz edilebilir; bu itiraz yalnızca bilgi edinme uyuşmazlığındaki dava süresini durdurur.
CİMER’e hiç başvurmamalı mıyım?
Başvurmak yanlış değildir; sorunu görünür kılar ve bilgi alınmasını sağlar. Ancak başvuru dava takviminin yerine konulmamalı ve süre hesabında en erken son gün esas alınmalıdır.
İlgili Rehberler
- Fon mağdurları Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapabilir mi
- SPK’nın tasfiye kararına karşı iptal davası
- SPK’ya şikâyet başvurusu
- SPK’ya karşı tam yargı davası
- Fon uyuşmazlığı süre hesaplama aracı
- Tasfiye bitmeden dava açılabilir mi
- Fon mağduru olarak sosyal medyada paylaşım
- Fon mağduru avukat tutmak zorunda mı
- Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi
Süreniz dolmadan planlayalım
Yaptığınız başvuruların etkisini kontrol edelim, dava takviminizi birlikte kuralım: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
CİMER, SPK veya KDK başvurularınızı ve sürelerinizi birlikte gözden geçirelim. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik sermaye piyasası hukuku alanındadır.
Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi · Tasfiye edilen fonlar listesi · Tüm hukuk dalları


