Önalım (Şufa) Hakkı Davası
05 Aralık 2025

Önalım (Şufa) Hakkı Davası

Mevzuat güncellemesi — 7571 sayılı Kanun (25 Aralık 2025, RG 33118): Önalım hukukunda üç köklü değişiklik yapılmıştır.

  • Hak düşürücü süre kısaldı: TMK m.733’teki iki yıllık azami süre bir yıla indirilmiştir. Bu kısalma yalnızca 25.12.2025’ten sonraki satışlara uygulanır; daha önceki satışlarda iki yıllık süre korunur.
  • Cebrî satışlar kapsam dışına çıktı: 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamındaki satışlar ile cebrî artırmayla yapılan satışlarda önalım hakkı kullanılamaz.
  • Bedel artık rayiç bedeldir: TMK m.734/2 yeniden yazılmıştır — “Dava konusu payın rayiç bedeli hâkim tarafından gecikmeksizin belirlenir. Ön alım hakkı sahibi, belirlenen rayiç bedel ile alıcıya düşen tapu giderlerini nemalandırmak üzere hâkim tarafından belirlenen yere verilen kesin süre içinde nakden yatırmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, verilen kesin süre içinde yerine getirilmezse ön alım hakkı sahibi adına payın tesciline karar verilemez.”

Derdest davalar: TMK Geçici m.1/2 uyarınca m.734’teki değişiklikler yürürlükten önce açılmış davalarda da uygulanır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2026 tarihli kararlarında, rayiç değerin belirlenmesinde değişiklikten sonra açılan davalarda dava tarihinin, önceden açılmış ve derdest davalarda ise 25.12.2025 tarihinin esas alınması gerektiği kabul edilmekte; eski satış bedeli esasına göre kurulan hükümler bozulmaktadır.

Önalım (şufa) hakkı, paylı mülkiyette bir paydaşın payını dışarıdan birine satması hâlinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi tanır. Bu rehberde, önalım hakkını, türlerini, sürelerini ve davanın nasıl açılacağını Türk Medeni Kanunu çerçevesinde açıklıyoruz.

Önalım (Şufa) Hakkı Nedir?

Önalım hakkı (halk arasında “şufa hakkı”), Türk Medeni Kanunu’nun 732 ve devamı maddelerinde düzenlenir. Paylı mülkiyete tabi bir taşınmazda, paydaşlardan biri payını üçüncü bir kişiye (paydaş olmayan birine) satarsa, diğer paydaşlar bu payı öncelikle satın alma yetkisine sahip olur. Önalım hakkı, paydaşlar arasına istenmeyen kişilerin girmesini engellemeyi ve mülkiyet bütünlüğünü korumayı amaçlar. Bu hak, yenilik doğuran bir haktır.

Önalım Hakkının Türleri

Yasal önalım hakkı (TMK m.732): Paylı mülkiyette kanundan doğar; paydaş olmanın doğal bir sonucudur. Ayrıca bir sözleşme yapmaya veya tapuya şerh vermeye gerek yoktur. Sözleşmeden doğan önalım hakkı (TMK m.735): Taraflar arasında yapılan bir sözleşmeyle kurulur ve tapuya şerh edilirse üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.

Önalım Hakkı Kime Karşı Kullanılır?

Önemli bir nokta: önalım hakkına dayalı dava, payı satın alan üçüncü kişiye (alıcıya) karşı açılır; payını satan paydaşa karşı değil. Çünkü önalım hakkı, satıcıya değil, payı devralan yeni kişiye karşı kullanılır. Dava kabul edilirse, mahkeme alıcı adına olan tapu kaydını iptal eder ve payı, önalım hakkını kullanan paydaş adına tescil eder.

Süreler: Üç Ay ve Bir Yıl (TMK m.733)

Önalım hakkının kullanılması katı sürelere bağlıdır. TMK m.733’e göre önalım hakkı, satışın noter aracılığıyla hak sahibine bildirildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde satışın üzerinden bir yıl geçmekle düşer. Bu süreler hak düşürücüdür; kaçırılması hâlinde hak tamamen sona erer.

Önemli: Uygulamada satıcı paydaş, satışı noter aracılığıyla bildirmediği için üç aylık süre çoğu zaman işlemeye başlamaz. Bu durumda bir yıllık azami (her hâlde) süre devreye girer. Bu nedenle satıştan haberdar olduğunuzda vakit kaybetmemek önemlidir.

Önalım Bedeli Artık Rayiç Bedeldir

Bu, 2025 sonundaki değişikliğin uygulamada en çok şey değiştiren yanıdır. Eski rejimde önalım hakkını kullanan paydaş, payı tapuda gösterilen satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerini yatırarak devralırdı. Bu, tapuda düşük bedel gösterilen satışlarda önalım hakkını çok ucuz bir yola çeviriyordu.

Yeni rejimde ise TMK m.734/2 şöyledir: dava konusu payın rayiç bedeli hâkim tarafından gecikmeksizin belirlenir. Önalım hakkı sahibi, belirlenen rayiç bedel ile alıcıya düşen tapu giderlerini, nemalandırılmak üzere hâkimin belirlediği yere verilen kesin süre içinde nakden yatırmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük kesin süre içinde yerine getirilmezse, önalım hakkı sahibi adına payın tesciline karar verilemez.

Pratik sonuçları şunlardır:

  • Muvazaalı düşük bedel avantajı bitti. Tapuda 100 bin lira gösterilen bir pay için artık 100 bin lira değil, bilirkişi keşfiyle belirlenecek gerçek değer yatırılır.
  • Bedel keşifle belirlenir. Uygulamada mahallinde keşif yapılır ve taşınmazın vasfına uygun bilirkişi heyetiyle rayiç değer tespit edilir.
  • Kesin süre hak kaybı doğurur. Bedelin yatırılmaması, davanın esastan kaybedilmesi anlamına gelir; hakkın varlığı yetmez, ödeme gücü de gerekir.
  • Daha önce depo edilen bedel mahsup edilir. Derdest davalarda önceden yatırılmış ve nemalandırılmış tutar yeni bedelden düşülür, bakiye aynı hesaba depo ettirilir.

Yani önalım hakkı hukuken korunmaya devam ediyor, ancak ekonomik cazibesi büyük ölçüde azaldı. Pay satın alan üçüncü kişi bakımından ise güvenlik arttı.

Önalım Hakkının Kullanılamadığı Hâller

Önalım hakkı her devirde doğmaz. Örneğin paydaşlar arasındaki satışlarda (bir paydaşın diğer paydaşa satışı), bağışlama gibi karşılıksız (ivazsız) devirlerde ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamındaki satışlar ile cebrî artırmayla yapılan satışlarda önalım hakkı kullanılamaz. Ayrıca paylı mülkiyetin fiilen taksim edildiği (her paydaşın belirli bir bölümü kullandığı) durumlarda da Yargıtay, önalım hakkının dürüstlük kuralına aykırı kullanılamayacağını kabul eder.

Önemli: Önalım hakkının süresinde ve usulüne uygun kullanılması, bedelin yatırılması gibi teknik adımlar büyük önem taşır. Hak kaybı yaşamamak için bir uzmana danışmanız önerilir.

Önalım Süreniz İşliyor Olabilir

Satış tarihini ve bildirim durumunu birlikte tespit edelim; süre kaçarsa hak tamamen sona erer.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Rayiç Bedel Hangi Tarihe Göre Belirlenir? Yargıtay Ne Diyor

Kanun, rayiç bedelin hangi tarih itibarıyla belirleneceğini yazmamıştır. Bu boşluk, değişikliğin hemen ardından uygulamanın en tartışmalı sorusu hâline geldi ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026 kararlarıyla bir ölçüt oluşturdu.

Çoğunluk görüşü şu ikili ayrımı yapar:

Dava ne zaman açıldı?Rayiç bedel hangi tarihe göre belirlenir?
25.12.2025’ten sonra açılan davalarDava tarihi
25.12.2025’ten önce açılmış ve o tarihte derdest olan davalar25.12.2025 (değişikliğin yürürlük tarihi)

Daire bu ölçütü, kanunda düzenleme bulunmamasından hareketle “kanunun amacına ve hukukun genel prensiplerine uygun” olduğu gerekçesiyle benimsemiş; aksi bir uygulamanın taraflar arasındaki hak dengesini zedeleyeceğini belirtmiştir. Bu doğrultudaki kararlar arasında 7. Hukuk Dairesi’nin E.2025/1587 K.2026/616, E.2025/1390 K.2026/615 ve E.2025/3664 K.2026/481 sayılı kararları sayılabilir. Uygulamada mahkemeler, eski satış bedeli esasına göre kurdukları hükümler bakımından bu gerekçeyle bozulmaktadır.

Karşı oy da kayda geçmiştir ve dosyanızda ileri sürülebilir. Karşı oyda özetle; rayiç bedelin yürürlük tarihi itibarıyla belirlenmesinin kanunda yer almadığı, bu belirlemenin kanunun amacını aşacağı ve davacının kullandığı yasal önalım hakkını akamete uğratacağı savunulmuş; görülmekte olan davalarda bedelin, payın satış tarihi itibarıyla belirlenen rayiç değeri ile tapu giderlerinin tahkikatın başından itibaren nemalandırılmasıyla ulaşacağı tutar olması gerektiği belirtilmiştir. Bu görüş E.2025/3019 K.2026/681, E.2025/2986 K.2026/679 ve E.2025/2213 K.2026/690 sayılı kararların karşı oylarında yer almaktadır.

Pratik anlamı şudur: tarih tercihi doğrudan paranızı etkiler. Enflasyonist bir dönemde satış tarihi ile yürürlük tarihi arasındaki fark, önalım bedelinde ciddi bir sapma yaratır. Derdest bir davanız varsa hangi tarihin lehinize olduğunu hesaplayıp buna göre beyanda bulunmak gerekir.

Geçiş Rejimi: Hangi Kural Sizin Dosyanıza Uygulanır?

7571 sayılı Kanun’a eklenen geçici madde, iki değişikliği farklı şekilde yürürlüğe koymuştur ve bu ayrımı bilmeden dosyaya yaklaşmak yanlış sonuç verir.

DeğişiklikGeçmişe etkisiSonuç
TMK m.733 — süre (2 yıl → 1 yıl) ve cebrî satış yasağıYürürlükten önce yapılmış satışlara uygulanmaz25.12.2025 öncesi satışlarda iki yıllık süre korunur
TMK m.734 — rayiç bedelYürürlükten önce açılmış davalara da uygulanırDerdest davada bedel rejimi değişir

Bu tablo bir tuhaflık üretir ve farkında olmak gerekir: 25.12.2025’ten önce yapılmış bir satışa ilişkin, o tarihten önce açılmış bir davada süre eski rejime, bedel yeni rejime tabidir. Yani iki yıllık süreden yararlanırsınız ama satış bedelini değil rayiç bedeli yatırırsınız.

Bu nedenle dosyanızda üç tarihi ayrı ayrı belirlemek şarttır: satış tarihi (hangi süre rejimi), bildirim tarihi (üç aylık sürenin başlangıcı) ve dava tarihi (bedelin hangi tarihe göre belirleneceği).

Kimler Önalım Hakkı Sahibidir, Hangi Devirlerde Doğmaz?

Önalım hakkı yalnızca paylı mülkiyette ve yalnızca paydaşlara tanınır. Elbirliği (iştirak hâlinde) mülkiyette, ortakların belirlenmiş payları bulunmadığından bu anlamda bir pay satışı da söz konusu olmaz. Paylı mülkiyetin işleyişi için hisseli tapu ile müstakil tapu farkı yazımıza bakabilirsiniz.

Hak, her el değiştirmede doğmaz. Doğmadığı başlıca hâller şunlardır:

  • Paydaşlar arası satış. Bir paydaşın diğer bir paydaşa satışında hak doğmaz; çünkü ortaklığa yabancı biri girmemektedir.
  • Karşılıksız (ivazsız) devirler. Bağışlama gibi işlemlerde satış bulunmadığından önalım hakkı kullanılamaz. Uygulamada bağış görüntüsü altında yapılan satışlar muvazaa iddiasıyla tartışılır.
  • Cebrî artırma ve ihale satışları. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamındaki satışlar ile cebrî artırmayla satışlar 7571 sayılı Kanunla kategorik olarak kapsam dışına çıkarılmıştır.
  • Trampa, ölünceye kadar bakma ve benzeri sözleşmeler. Satış niteliği taşımayan devirlerde kural olarak hak doğmaz; ancak işlemin gerçekte satış olup olmadığı somut olayda değerlendirilir.

Ayrıca fiili taksim savunması vardır: paydaşlar taşınmazı fiilen bölüşmüş ve her biri belirli bir bölümü uzun süredir kullanıyorsa, Yargıtay önalım hakkının dürüstlük kuralına aykırı kullanılamayacağını kabul eder. Bu savunma alıcı tarafından ileri sürülür ve ispat yükü ona aittir.

Bildirim Olmadan Süre İşlemez

Sürelerin en çok yanlış hesaplanan yanı budur. Üç aylık süre, satışı duymanızla değil, satışın size noter aracılığıyla bildirilmesiyle başlar. Yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilmesi zorunludur; e-posta, mesaj, sözlü haber ya da tapu kaydını görmek bu süreyi başlatmaz.

Uygulamada satıcılar bu bildirimi çoğu zaman yapmaz. Bu durumda üç aylık süre hiç işlemeye başlamaz ve devreye mutlak süre girer: satışın üzerinden bir yıl (25.12.2025 öncesi satışlarda iki yıl) geçmekle hak düşer. Yani bildirim yapılmaması sizi korumaz, yalnızca saatin farklı çalışmasına yol açar.

Her iki süre de hak düşürücüdür; zamanaşımı gibi kesilmez, durmaz ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınır. Satıştan haberdar olduğunuz anda tapu kaydını çıkarıp satış tarihini tespit etmek, atılacak ilk adımdır. Süre hesabında hata yapmamak için süre hesaplama aracımızdan yararlanabilirsiniz.

Dava Nasıl Açılır? Usul, Mahkeme ve Masraf

  • Kime karşı: Payı satın alan üçüncü kişiye (alıcıya) karşı açılır; satan paydaşa karşı değil. Alıcı payı bir başkasına devretmişse dava son malike yöneltilir.
  • Görevli mahkeme: Asliye hukuk mahkemesi.
  • Yetkili mahkeme: Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi — bu yetki kesindir.
  • Davanın konusu: Alıcı adına olan tapu kaydının iptali ve payın davacı adına tescili.
  • Bedelin depo edilmesi: Hâkim rayiç bedeli belirledikten sonra kesin süre verir; bedel nemalandırılmak üzere belirlenen yere nakden yatırılır. Yatırılmazsa tescile karar verilemez.
  • Davacının paydaşlığı sürmelidir: Dava açan paydaş, yargılama boyunca paydaşlığını korumalıdır; payını devrederse dava konusuz kalır.

Birden fazla paydaş önalım hakkını kullanmak isterse, pay oranlarına göre paylaştırma yapılır. Ortaklığın tümüyle sona erdirilmesi isteniyorsa izlenecek yol farklıdır; bunun için ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) yazımıza bakabilirsiniz.

Alıcı Tarafındaysanız: Nasıl Korunursunuz?

Bu yazının çoğu paydaş perspektifinden yazılır; oysa payı satın alan kişinin de bir stratejisi olmalıdır. 2025 sonrası rejim alıcıyı belirgin biçimde güçlendirmiştir.

  • Satışı siz bildirin. Bildirimi alıcı da yapabilir. Noter aracılığıyla bildirim yaparsanız üç aylık süreyi kendiniz başlatmış ve belirsizliği bir yıldan üç aya indirmiş olursunuz. Bu, alıcının elindeki en etkili araçtır.
  • Rayiç bedel sizin lehinizedir. Artık paydaş, tapudaki düşük bedeli değil gerçek değeri yatırmak zorundadır; bu, önalım davasının cazibesini azaltır.
  • Fiili taksimi belgeleyin. Taşınmaz paydaşlar arasında fiilen bölüşülmüşse bunu ispatlamak, hakkın dürüstlük kuralına aykırı kullanıldığı savunmasını mümkün kılar.
  • Feragat şerhini araştırın. Önalım hakkından feragatin resmî şekilde yapılması ve tapu kütüğüne şerh verilmesi gerekir. Belirli bir satışta hakkı kullanmaktan vazgeçme ise yazılı şekle tabidir ve satıştan önce veya sonra yapılabilir.

Pay alımı öncesinde takyidat dâhil güncel tapu kaydını incelemek ve paydaş yapısını çıkarmak, bu riskleri baştan görmenizi sağlar; kontrol listesi için taşınmaz alımında kontrol edilecekler yazımıza bakabilirsiniz. Sözleşmeden doğan önalım hakkının nasıl kurulacağı için ise tapu satış vaadi sözleşmesi yazımız yol gösterir.

Tarım Arazisinde Ek Katman

Önalım davası bir tarım arazisine ilişkinse, eşya hukuku kurallarının üstüne ikinci bir rejim biner. 5403 sayılı Kanun uyarınca tarım arazilerinde ifraz, hisselendirme, pay temliki, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi, paylı mülkiyet olarak intikal, taksim ve vasıf değişikliği işlemleri ancak Bakanlığın izniyle yapılabilir.

Ayrıca asgari büyüklüğe erişmiş tarımsal araziler bölünemez eşya niteliğindedir. Bu nedenle önalım hakkını kullanıp payı devraldıktan sonra “kendi parselime çeviririm” beklentisi çoğu zaman karşılıksız kalır. Çerçevenin tamamı için 5403 ve amaç dışı kullanım ile kooperatif hisseli tarla riskleri yazılarımıza bakabilirsiniz. Genel çerçeve için gayrimenkul hukuku rehberimiz incelenebilir.

İlgili Konular: Hangi Dosya Nereye Bakar?

Sıkça Sorulan Sorular

Önalım (şufa) hakkı nedir?

Paylı mülkiyette bir paydaşın payını üçüncü bir kişiye satması hâlinde, diğer paydaşların o payı öncelikle satın alma yetkisidir (TMK m.732). Amaç, paydaşlar arasına istenmeyen kişilerin girmesini engellemek ve mülkiyet bütünlüğünü korumaktır. Yenilik doğuran bir haktır ve dava yoluyla kullanılır.

Önalım bedeli satış bedeli mi, rayiç bedel mi?

Artık rayiç bedeldir. 7571 sayılı Kanunla değişen TMK m.734/2’ye göre dava konusu payın rayiç bedeli hâkim tarafından gecikmeksizin belirlenir ve önalım hakkı sahibi, bu bedel ile alıcıya düşen tapu giderlerini kesin süre içinde nakden yatırmakla yükümlüdür. Yatırılmazsa pay adına tescil edilemez.

Rayiç bedel hangi tarihe göre belirlenir?

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2026 kararlarındaki çoğunluk görüşüne göre; 25.12.2025’ten sonra açılan davalarda dava tarihi, bu tarihten önce açılmış ve derdest olan davalarda ise 25.12.2025 esas alınır. Kararlarda, bedelin satış tarihi rayiç değerine göre belirlenmesi gerektiğini savunan karşı oylar da yer almaktadır.

Önalım hakkı ne kadar sürede kullanılır?

Satışın noter aracılığıyla bildirilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde satıştan itibaren bir yıl içinde. Bir yıllık süre 7571 sayılı Kanunla iki yıldan indirilmiştir ve yalnızca 25.12.2025’ten sonraki satışlara uygulanır; önceki satışlarda iki yıllık süre korunur. Bu süreler hak düşürücüdür.

Satış bana bildirilmediyse süre işler mi?

Üç aylık süre işlemez; çünkü bu süre yalnızca noter aracılığıyla yapılan bildirimle başlar. Duymak, öğrenmek veya tapu kaydını görmek yeterli değildir. Ancak mutlak süre bildirimden bağımsız işler; satışın üzerinden bir yıl (eski satışlarda iki yıl) geçmekle hak düşer.

Önalım davası kime karşı açılır?

Payı satın alan üçüncü kişiye (alıcıya) karşı açılır; payını satan paydaşa karşı değil. Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi, yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir ve bu yetki kesindir. Dava kabul edilirse alıcının tapusu iptal edilip pay, davacı adına tescil edilir.

İcradan satılan payda önalım hakkı kullanılabilir mi?

Hayır. 7571 sayılı Kanunla TMK m.733/1 yeniden yazılmış ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamındaki satışlar ile cebrî artırmayla satışlarda önalım hakkının kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmıştır. Bu, önceki dönemdeki tartışmayı sona erdiren kategorik bir düzenlemedir.

Hangi devirlerde önalım hakkı doğmaz?

Paydaşlar arası satışlarda, bağışlama gibi karşılıksız devirlerde, cebrî artırma ve ihale satışlarında hak doğmaz. Ayrıca paydaşlar taşınmazı fiilen bölüşmüş ve her biri belirli bir bölümü uzun süredir kullanıyorsa, Yargıtay önalım hakkının dürüstlük kuralına aykırı kullanılamayacağını kabul eder.

Alıcı olarak kendimi nasıl korurum?

En etkili yol, satışı kendinizin noter aracılığıyla paydaşlara bildirmesidir; böylece üç aylık süreyi başlatır ve belirsizliği bir yıldan üç aya indirirsiniz. Ayrıca fiili taksimi belgelemek ve tapu kütüğünde önalımdan feragat şerhi bulunup bulunmadığını araştırmak gerekir.

Önalım (şufa) hakkı ve hisseli taşınmaz uyuşmazlıkları konusunda uzman desteği alın

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

Post by Av. Fatma Öztürk