Bütünleyici Parça (Mütemmim Cüz) ve Eklenti (Teferruat): Neyi Satıyoruz? (TMK m. 684-686)
22 Haziran 2026

Bütünleyici Parça (Mütemmim Cüz) ve Eklenti (Teferruat): Neyi Satıyoruz? (TMK m. 684-686)

Bir daire satılırken kombisi, klima ünitesi ya da mutfak dolapları da satışa dâhil midir? Bir taşınmaz haczedildiğinde içindeki makineler de haczedilmiş sayılır mı? Bu soruların cevabı, ilgili parçanın bütünleyici parça (mütemmim cüz) mi yoksa eklenti (teferruat) mi olduğuna bağlıdır. Türk Medeni Kanunu bu ayrımı m. 684-686’da düzenler ve ayrım; satış, ipotek ve haciz bakımından kritik sonuçlar doğurur. Bu rehberde iki kavramı ve pratik farklarını açıklıyoruz.

Satışta veya hacizde neyin dâhil olduğu mu tartışmalı?

Bütünleyici parça / eklenti uyuşmazlıklarında Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Bütünleyici Parça (Mütemmim Cüz) Nedir?

TMK m. 684’e göre bütünleyici parça, yerel âdetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmayan parçadır. Yani asıl mal ile öylesine iç içe geçmiştir ki, sökülmesi asıl malın veya parçanın kendisinin zarar görmesine yol açar. Kanunun temel kuralı nettir: Bir şeye malik olan kimse, onun bütünleyici parçalarına da malik olur. Ayrıca malik, malının ürünlerinin de malikidir; doğal ürünler asıl şeyden ayrılıncaya kadar onun bütünleyici parçasıdır (TMK m. 685).

Tipik örnek: Bir taşınmaz üzerindeki yapı (bina), arazinin bütünleyici parçasıdır ve arazinin mülkiyetine tabidir (TMK m. 718). Bir fabrikanın, sökülüp götürülemeyecek biçimde binaya monte edilmiş makine ve teçhizatı da bütünleyici parça sayılabilir.

Eklenti (Teferruat) Nedir?

TMK m. 686’ya göre eklenti, asıl şey malikinin anlaşılabilen arzusuna veya yerel âdetlere göre; işletilmesi, korunması veya yarar sağlaması için asıl şeye sürekli olarak özgülenen ve kullanılmasında birleştirme, takma veya başka bir biçimde asıl şeye bağlı kılınan taşınır maldır. Eklenti asıl şeye bağlıdır, ancak bu bağ bütünleyici parçadaki kadar sıkı değildir; eklenti fiziksel olarak bağımsız bir taşınır olmaya devam eder ve asıl şeye zarar vermeden ayrılabilir.

Örnek: Bir petrol istasyonunun akaryakıt pompaları ve tankları, istasyonun teferruatı sayılabilir; işletmenin amacına hizmet ederler ama binaya zarar vermeden sökülebilirler.

Temel Fark: Bağın Gücü

İki kavramı ayıran en önemli ölçüt, asıl şeyle olan bağın gücüdür:

  • Bütünleyici parça: Asıl şeyle birleşmiş, iç içe geçmiştir. Ayrılması asıl şeyin veya parçanın zarar görmesine, yok olmasına ya da yapısının değişmesine yol açar.
  • Eklenti: Asıl şeye daha gevşek bağlıdır; bağımsız bir taşınır olarak kalır ve zarar vermeden ayrılabilir.

Bir parçanın hangisi olduğu, hem “tahribatsız ayrılamama” ölçütüyle hem de yerel âdete göre “temel unsur olma” kriteriyle belirlenir. Uyuşmazlık hâlinde bu tespit, uzman bilirkişi incelemesiyle yapılır. Aynı parça hem eklenti hem bütünleyici parça olamaz.

Satış Bakımından Sonuç: Neyi Satıyoruz?

Bu ayrımın en pratik sonucu satışta ortaya çıkar:

  • Bütünleyici parça asıl maldan ayrı satılamaz, bağışlanamaz, kiralanamaz; üzerinde ayrı bir ayni hak (rehin, intifa) kurulamaz. Asıl mal devredildiğinde bütünleyici parçalar kendiliğinden onunla birlikte geçer. Ayrı işleme konu olması için önce fiilen sökülüp bağımsız eşya niteliği kazanması gerekir.
  • Eklenti, aksi kararlaştırılmadıkça asıl malla birlikte devredilir; ancak taraflar sözleşmede eklentiyi satış dışında bırakabilir. Asıl mal rehinli değilse eklenti, asıl şeyden bağımsız olarak ayrı bir hukuki işleme ve ayni hakka konu olabilir.

Bu nedenle taşınmaz alım-satımında, tereddüt yaratabilecek unsurların (yerleşik mobilya, klima, özel donanım gibi) satışa dâhil olup olmadığının sözleşmede açıkça yazılması, ileride uyuşmazlığı önler. Tapu devri sürecinin geneli için Taşınmaz Satışında Tapu Devri rehberimize bakabilirsiniz.

İpotek ve Haciz Bakımından Sonuç

TMK m. 862 uyarınca rehin (ipotek), taşınmazı bütünleyici parçaları ve eklentileri ile birlikte yükümlü kılar; taşınmazın haczi de bunları kapsar. Buradan doğan önemli sonuçlar:

  • Bütünleyici parça asıl şeyden ayrı haczedilemez; asıl mal haczedildiğinde birlikte haczedilmiş sayılır.
  • Eklenti kural olarak asıl şeyden ayrı haczedilebilir. Ancak asıl taşınmaz ipotekliyse, ipotek kapsamındaki eklenti taşınmazdan ayrı haczedilemez (İİK m. 83/c). Bunun için eklentinin ipotek akit tablosunda yazılı olması tek başına yetmez; niteliğen gerçekten eklenti olması gerekir ve bu, bilirkişiyle tespit edilir.

Örneğin arsa ipotekliyse, üzerindeki fabrika binası bütünleyici parça olarak ipoteğin kapsamındadır; ancak fabrikanın içindeki, sökülüp taşınabilen menkuller arsanın eklentisi sayılmayabilir ve bu durumda ipoteğin kapsamı dışında kalabilir.

Eklenti Sayılmayanlar (TMK m.687)

Kanun yalnızca eklentiyi tanımlamakla kalmaz, neyin eklenti olmadığını da ayrıca düzenler. TMK m.687’ye göre; asıl şey malikinin sadece geçici olarak kullanması veya tüketmesi için özgülenen ya da asıl şeyin özel niteliğiyle herhangi bir ilgisi bulunmadan sadece korunmak, satılmak veya kiraya verilmek üzere onunla geçici olarak birleştirilen şeyler eklenti sayılmaz.

Pratik karşılığı şudur: bir depoya konulmuş satılık ticari mal, deponun eklentisi değildir. Aynı şekilde kiralanmış bir jeneratör ya da geçici olarak monte edilmiş bir cihaz da eklenti sayılmaz. Ölçüt süreklilik ve özgülenme amacıdır; fiziksel temas tek başına yetmez.

Bu hüküm uygulamada haciz uyuşmazlıklarında sık kullanılır: borçlunun işyerinde bulunan her taşınır, otomatik olarak o taşınmazın eklentisi değildir.

İpotek Kapsamı: TMK m.862 ve Tapudaki Beyan

Ayrımın en somut mali sonucu ipotekte ortaya çıkar. TMK m.862 açıktır: rehin, taşınmazı bütünleyici parçaları ve eklentileri ile birlikte yükümlü kılar. Yani ipotek kurulduğunda teminatın kapsamı yalnızca binadan ibaret değildir.

Aynı maddenin ikinci fıkrası bir karine getirir: rehnin kuruluşu sırasında makine ve otel döşeme eşyası gibi açıkça eklenti olarak gösterilen ve tapu kütüğünde beyanlar sütununa yazılan şeyler, kanuna göre bu nitelikte olamayacakları ispat edilmedikçe eklenti sayılır.

Buradaki iki incelik çoğu zaman gözden kaçar:

  • Beyan, karine oluşturur — kesin delil değil. Tapuda eklenti olarak yazılmış bir eşyanın aslında eklenti olmadığı her zaman ispatlanabilir.
  • Beyan edilmemiş olması eklenti olmaktan çıkarmaz. Nitelik olarak eklenti sayılan bir taşınır, tapuda yazılmamış olsa dahi rehnin kapsamına girer. Beyan, ispatı kolaylaştırır; hakkı yaratmaz.

Eklentiler malikin istemiyle sonradan da tapu kütüğüne yazdırılabilir. İpoteğin kuruluşu ve terkini için ipotek ve ipoteğin terkini yazımıza bakabilirsiniz.

Haciz ve Cebri Satışta Ne Olur?

İcra takibinde bu ayrım doğrudan neyin satılacağını belirler ve alacaklı ile borçlu arasındaki dengeyi kurar.

  • Bütünleyici parça ayrı haczedilemez. Asıl şeyden bağımsız bir eşya niteliği taşımadığından, tek başına haczin konusu olamaz; taşınmazla birlikte satılır.
  • İpotekli taşınmazın eklentisi tek başına haczedilemez. İcra ve İflâs Kanunu, bu noktada Medeni Kanun’un rehnin kapsamına ilişkin hükmüne yollama yapar. Uygulamada, ipotek akit tablosunda yazılı olsun olmasın, bilirkişi incelemesiyle eklenti olduğu belirlenen taşınırların ipotekli taşınmazdan ayrı haczedilip satılamayacağı kabul edilmektedir.
  • İhale ile mülkiyet birlikte geçer. Taşınmaz cebrî icra yoluyla satıldığında, ihalenin kesinleşmesiyle bütünleyici parçalar ve eklentiler de alıcıya geçer; aynı eşyaların sonradan ayrıca ihalesi sonuç doğurmaz.
  • Nitelik tespiti bilirkişi işidir. Uyuşmazlıkta, konusunda uzman bir heyetten rapor alınarak mahcuzların bütünleyici parça mı eklenti mi olduğu belirlenir.

Bir uyarı: taşınmazın tapudaki vasfı da sonucu etkiler. Yargıtay uygulamasında, tarla vasıflı bir taşınmaz üzerindeki fabrika makinelerinin bütünleyici parça veya eklenti kapsamına girmediğine karar verilebilmektedir. Takip süreçleri için icra ve iflas hukuku rehberi rehberimize bakınız.

Kat Mülkiyetinde “Eklenti” Bambaşka Bir Şeydir

Bu, terim benzerliğinin en çok yanılttığı yerdir ve sonucu tersine çevirir. Kat Mülkiyeti Kanunu’nda da “eklenti” kavramı vardır, ancak Medeni Kanun’daki eklentiyle aynı şey değildir.

KMK m.6/I’e göre; bir bağımsız bölümün dışında olup doğrudan doğruya o bölüme tahsis edilmiş olan kömürlük, su deposu, garaj, elektrik, havagazı veya su saati yuvaları, tuvalet gibi eklentiler, ait olduğu bağımsız bölümün bütünleyici parçası sayılır ve o bölümün maliki eklentilerin de tek başına maliki olur.

TMK m.686 eklentisiKMK m.6 eklentisi
NiteliğiTaşınır malBağımsız bölüme tahsisli yer (kömürlük, garaj, depo)
Hukuki sonucuAsıl şeye bağlıdır ama ayrı işleme konu olabilirBütünleyici parça sayılır — ayrılamaz
Sözleşmeyle ayrılabilir mi?Evet, aksi kararlaştırılabilirHayır — bağımsız bölümden ayrı devredilemez
KayıtTapu kütüğü beyanlar sütunu (karine)Kat mülkiyeti kütüğünün beyanlar hanesi; zemin dışındakiler ayrıca planda gösterilir

Pratik sonuç: daire satın alırken tapuda beyan edilmiş bir garaj veya kömürlük varsa, bu daireden ayrı bırakılamaz; satıcının “garaj hariç” demesi hukuken sonuç doğurmaz. Buna karşılık dairedeki bir klima ünitesi TMK anlamında eklenti sayılıyorsa sözleşmeyle satış dışında bırakılabilir. Kat mülkiyeti rejimi için kat maliklerinin hak ve borçları, kirada eklenti ve ortak yerlerin kapsamı için eklenti ve ortak yerlerin kira kapsamı yazılarımıza bakabilirsiniz.

Muhdesat: Başkasının Arazisindeki Yapı ve Ağaçlar

Bütünleyici parça kuralının en sert sonucu burada görülür. Arazi üzerindeki yapılar ve dikilen ağaçlar kural olarak arazinin bütünleyici parçasıdır ve arazi malikine ait olur. Yani başkasının arazisine ev yapan ya da ağaç diken kişi, kural olarak o yapının maliki olmaz.

Uygulamada bu yapı, ağaç ve tesislere muhdesat denir ve bedeli ayrıca gündeme gelir:

Bir istisna vardır ve önemlidir: taşınır yapılar. Başkasının arazisi üzerinde kalıcı olması amaçlanmaksızın yapılan kulübe, büfe, çardak, baraka ve benzeri hafif yapılar arazinin bütünleyici parçası sayılmaz; bunların maliki onları yapan kişidir. Tarım arazilerinde yapılaşmanın izin rejimi için tarlaya ev ve bağ evi yapma şartları rehberimize bakınız.

Uygulamada Sık Tartışılanlar

EşyaGenellikleNeden
Kombi, kalorifer tesisatı, doğalgaz borusuBütünleyici parçaYapıya monte; sökülmesi zarar verir veya yapının işlevini bozar
Mutfak dolabı, gömme dolap, banyo dolabıGenellikle bütünleyici parçaÖlçüye göre üretilip sabitlenmiştir; sökülünce hem kendisi hem duvar zarar görür
Duvar tipi klima ünitesiDuruma göreSabitleme biçimi ve tesisatla bağı belirleyicidir; tartışmalıysa sözleşmede yazılmalıdır
Beyaz eşya, mobilya, avizeGenellikle eklenti değilSürekli özgülenme değil, kişisel kullanım eşyasıdır
Fabrikanın sabit üretim hattıBütünleyici parçaBinaya monte, sökülmesi yapıya veya makineye zarar verir
Otel döşeme eşyası, işletme makineleriEklentiİşletmeye sürekli özgülenmiştir ama zarar vermeden ayrılabilir
Depodaki satılık ticari malHiçbiriSadece korunmak veya satılmak üzere geçici olarak bulunmaktadır

Tablodaki nitelendirmeler karine değil eğilimdir; her uyuşmazlıkta yerel âdet, montaj biçimi ve tarafların anlaşılabilen iradesi birlikte değerlendirilir. Bu yüzden en güvenli yol, tartışmalı kalemleri sözleşmede tek tek saymaktır.

Sözleşme ve Teslim: Uyuşmazlığı Baştan Bitirmek

  • Satışta liste yapın. Kombi, klima, dolaplar, avizeler, perdeler — hangisi dâhil hangisi hariç, açıkça yazın. “Görüldüğü gibi” ifadesi uyuşmazlığı çözmez.
  • Fotoğraflı teslim tutanağı düzenleyin. Devir anındaki durum, sonradan “söküp götürdüler” tartışmasını baştan bitirir.
  • Tapuda beyan ettirin. Değerli eklentiler için tapu kütüğü beyanlar sütununa kayıt, ipotek ve haciz aşamasında ispat kolaylığı sağlar.
  • Kirada ayrı düzenleyin. Kiralananla birlikte verilen eşyanın listesi ve durumu sözleşmeye eklenmelidir; depozito kesintisi tartışmaları buradan doğar: “Depozitomu Geri Alamıyorum” – Güvence Bedelinin İadesi ve kira hukuku rehberi.
  • Söküp götürme riski varsa tedbir isteyin. Tahliye veya icra aşamasında bütünleyici parçaların sökülmesi ayrı bir zarar doğurur; İcra Yoluyla Tahliye: Taahhüt ve Kesinleşmiş Karar ve ecrimisil davası yazılarımız ilgilidir.

Alım öncesinde tapu kaydının ve beyanların nasıl okunacağı için taşınmaz satışında tapu devri ve tapu kütüğüne güven ilkesi, komşuluk ilişkisinden doğan yükler için geçit hakkı, pay satışında önalım için önalım (şufa) hakkı davası yazılarımıza bakabilirsiniz. Genel çerçeve için gayrimenkul hukuku rehberi incelenebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Bütünleyici parça (mütemmim cüz) nedir?

Yerel âdetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmayan parçadır (TMK m.684). Bir şeye malik olan kimse, onun bütünleyici parçalarına da malik olur.

Eklenti (teferruat) nedir?

Asıl şey malikinin anlaşılabilen arzusuna veya yerel âdetlere göre; işletilmesi, korunması veya yarar sağlanması için asıl şeye sürekli olarak özgülenen ve birleştirme, takma ya da başka bir biçimde ona bağlı kılınan taşınır maldır (TMK m.686). Asıl şeyden geçici olarak ayrılmakla bu niteliğini kaybetmez.

Aradaki temel fark nedir?

Bağın gücü. Bütünleyici parça asıl şeyle iç içe geçmiştir; ayrılması zarara veya yapı değişikliğine yol açar. Eklenti ise bağımsız bir taşınır olarak kalır ve zarar vermeden ayrılabilir. Aynı parça hem eklenti hem bütünleyici parça olamaz.

Neler eklenti sayılmaz?

Asıl şey malikinin sadece geçici olarak kullanması veya tüketmesi için özgülenen şeyler ile asıl şeyin özel niteliğiyle ilgisi olmadan sadece korunmak, satılmak veya kiraya verilmek üzere onunla geçici olarak birleştirilen şeyler eklenti sayılmaz (TMK m.687). Depodaki satılık ticari mal buna örnektir.

Daire satarken kombi ve dolaplar dâhil mi?

Bütünleyici parça niteliğindeki kalemler asıl malla birlikte kendiliğinden geçer ve ayrı bırakılamaz. Eklenti niteliğindekiler ise aksi kararlaştırılmadıkça birlikte devredilir; taraflar sözleşmeyle satış dışında bırakabilir. Tartışmalı kalemleri sözleşmede tek tek saymak en güvenli yoldur.

İpotek eklentileri de kapsar mı?

Evet. Rehin, taşınmazı bütünleyici parçaları ve eklentileri ile birlikte yükümlü kılar (TMK m.862). Rehnin kuruluşu sırasında açıkça eklenti olarak gösterilen ve tapu kütüğünde beyanlar sütununa yazılan şeyler, aksi ispatlanmadıkça eklenti sayılır. Beyan edilmemiş olması ise eklenti olmaktan çıkarmaz.

İpotekli taşınmazın eklentisi tek başına haczedilebilir mi?

Uygulamada hayır. İcra ve İflâs Kanunu bu noktada rehnin kapsamına ilişkin hükme yollama yapar; ipotek akit tablosunda yazılı olsun olmasın, bilirkişi incelemesiyle eklenti olduğu belirlenen taşınırların ipotekli taşınmazdan ayrı haczedilip satılamayacağı kabul edilmektedir.

Kat mülkiyetindeki ‘eklenti’ aynı şey mi?

Hayır. Kat Mülkiyeti Kanunu m.6’ya göre bağımsız bölüme tahsis edilmiş kömürlük, su deposu, garaj, sayaç yuvası ve tuvalet gibi eklentiler, ait olduğu bağımsız bölümün bütünleyici parçası sayılır ve ondan ayrı devredilemez. Terim aynı, hukuki sonuç farklıdır.

Başkasının arazisine yaptığım yapı kimin olur?

Arazi üzerindeki yapılar ve dikilen ağaçlar kural olarak arazinin bütünleyici parçasıdır ve arazi malikine ait olur; bunlara muhdesat denir ve bedeli ayrıca değerlendirilir. İstisna, kalıcı olması amaçlanmaksızın yapılan kulübe, büfe, çardak ve baraka gibi taşınır yapılardır; bunlar yapanın malı olur.

Sözleşmeye yazılan tek bir cümle, neyin dâhil olduğunu netleştirir.

Gayrimenkul ve icra uyuşmazlıklarında uzman avukatla çalışın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Post by Av. Fatma Öztürk