Gabin (Aşırı Yararlanma): Edimler Arası Açık Oransızlık (TBK m. 28)
22 June 2026

Gabin (Aşırı Yararlanma): Edimler Arası Açık Oransızlık (TBK m. 28)

Bir taşınmazı gerçek değerinin çok altında satmak ya da çok üstünde almak zorunda kalan kişi, sözleşmeyle sonsuza dek bağlı mı kalır? Türk Borçlar Kanunu bu tür durumlar için “aşırı yararlanma” (eski adıyla gabin) kurumunu öngörür. Bu rehberde gabini sade bir dille açıklıyoruz.

Gabin Nedir?

TBK m. 28/1’e göre, bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa ve bu oransızlık; zarar görenin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle oluşturulmuşsa, zarar gören korunur. Kurum, sözleşme adaletini ve dürüstlük kuralını gözeten koruyucu bir düzenlemedir; uygulamada özellikle taşınmaz satışı, hisse devri, devremülk ve eser-hizmet sözleşmelerinde gündeme gelir.

İki Unsur Birlikte Aranır

Gabinin varlığı için iki unsurun bir arada bulunması gerekir: objektif unsur, edimler arasında sözleşmenin kurulduğu andaki rayiçlere göre açık bir oransızlık olması; sübjektif unsur, bu oransızlığın karşı tarafça, zarar görenin zayıf durumundan bilerek yararlanılarak yaratılmış olması. Yalnızca fiyatın düşük/yüksek olması yetmez; karşı tarafın bu zayıflığı sömürmesi de kanıtlanmalıdır.

Zarar Görenin Seçimlik Hakları

Şartlar varsa zarar gören iki yoldan birini seçebilir: ya sözleşmeyle bağlı olmadığını karşı tarafa bildirip verdiğini geri ister (iptal), ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini (uyarlama) ister. Bu hak bozucu yenilik doğuran bir haktır; hâkim kendiliğinden dikkate almaz, ileri sürülmesi gerekir.

Hak Düşürücü Süreler

TBK m. 28/2’ye göre zarar gören bu hakkını; düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği, zor durumda kalmada ise bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanmalıdır. Bu süreler geçtikten sonra dava hakkı düşer.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Hukukçular Evi Ankara