Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat (TMK 174): Şartlar, Kusur ve Süre
01 Mart 2026

Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat (TMK 174): Şartlar, Kusur ve Süre

Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat (TMK m.174/1-2): Şartlar, Miktar ve 1 Yıllık Süre

Boşanma davası; evlilik birliğinin sona ermesinin yanında eşlerin yıllar içinde birlikte kurdukları ekonomik düzenin çözülmesini ve boşanmaya yol açan olaylar yüzünden yaşanan manevi sarsıntının hukuki bir sonuca bağlanmasını da içerir. Türk Medeni Kanunu (TMK) m.174, boşanmadan doğan tazminat taleplerini iki fıkra hâlinde birbirinden ayrık biçimde düzenler. Birinci fıkra “mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafa” maddi tazminat isteme hakkı verirken; ikinci fıkra “boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafa” manevi tazminat talep etme imkânı tanır. Boşanmada manevi tazminat TMK 174/2 çerçevesinde değerlendirildiği için hem talep koşulları hem de “uygun miktar” ölçütü doğrudan bu maddenin lafzına ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ile Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik içtihadına dayanır. Bu rehberde maddi ve manevi tazminatın şartları, hesaplama esasları, TMK m.178’de düzenlenen bir yıllık süre ile davanın boşanma davasıyla birlikte veya ayrı olarak açılması usulü güncel mevzuat ışığında ele alınmaktadır.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Maddi Tazminat — TMK m.174/1 (Mevcut ve Beklenen Menfaat Zararı)

TMK m.174/1 hükmüne göre “mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir.” Bu hüküm; boşanmanın eşlerden birinin ekonomik dengesinde yaratacağı olumsuz sonuçların hafifletilmesi ve evlilik süresince kurulan hayat düzeninden doğan meşru beklentilerin korunması amacına hizmet eder. Uygulamada tazminat kalemleri yalnızca boşanma anında somut olarak yitirilen değerlerle sınırlı tutulmaz; evlilik devam etseydi elde edilmesi kuvvetle muhtemel olan menfaatler de bu kapsamda değerlendirilir.

Maddi tazminata hükmedilebilmesi için birbirini tamamlayan üç temel koşulun birlikte gerçekleşmesi aranır:

  • Kusur şartı. Talep eden eşin kusursuz veya karşı eşe göre daha az kusurlu olması gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin istikrarlı içtihadına göre eşit kusurlu eş lehine maddi tazminata hükmedilmez; kusur dengesi bozulmadıkça talep reddedilir. Boşanma hükmünde belirlenen kusur oranı, tazminat davasında da hâkimi bağlar.
  • Mevcut veya beklenen menfaat zararı. Boşanma nedeniyle konut hakkının yitirilmesi, ortak yaşam standardının düşmesi, eşin sağlanan sağlık ve sosyal güvenlik olanaklarından yararlanamayacak olması, evlilik süresince beklenen refah artışından ve eşin gelecekteki kazanç, emeklilik ve miras beklentilerinden mahrum kalınması bu kapsamda değerlendirilir. HGK kararlarında evlilik devam etseydi elde edilecek destek ve dayanışmanın da menfaat kavramı içinde ele alındığı vurgulanır.
  • Uygun nedensellik bağı. Yaşanan zarar ile boşanma arasında doğrudan bir illiyet bulunmalıdır. Boşanmadan bağımsız sebeplerle doğan ekonomik kayıplar TMK m.174/1 kapsamında değil, TBK’nın haksız fiile ilişkin genel hükümleri çerçevesinde ileri sürülür.

Maddi tazminat kural olarak toptan (defaten) ödenir. Ancak TMK m.176/1 uyarınca hâkim, “durumun gereklerine göre” tazminatın irat biçiminde ödenmesine de karar verebilir. İrat şeklinde ödenmesi hâlinde ilerideki gelişmelere bağlı olarak tazminatın artırım veya azaltım davasıyla uyarlanması gündeme gelebilir; bu konuda ayrıntılı çerçeve için nafaka artırım ve azaltım davası (TMK m.176) rehberi incelenebilir.

Hesaplama Esasları — Ekonomik Güç ve Kusur Oranı

TMK m.174/1’de yer alan “uygun bir maddi tazminat” ibaresi, hâkime geniş bir takdir alanı tanımaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu kararlarında istikrar kazanan ölçütler şunlardır:

  • Tarafların yaşı, sağlık durumu, mesleği ve çalışma kapasitesi.
  • Evliliğin süresi ile evlilik boyunca sürdürülen yaşam standardı.
  • Eşlerin gelirleri, malvarlıkları, üstlendikleri borçlar ve olağan yaşam giderleri.
  • Kusur oranı ve boşanmaya yol açan olayların ağırlığı.
  • Talep eden eşin boşanmadan sonra elde edeceği kazanç imkânı ile bakmakla yükümlü olduğu kişiler.
  • Evlilik devam etseydi elde edilmesi muhtemel maddi menfaatler (refah artışı, ortak birikim, miras beklentisi, sosyal güvenlik hakları).

Yargıtay uygulaması; tazminat miktarının talep edeni zenginleştirmemesi, aynı zamanda hakkı yalnızca kâğıt üzerinde bırakan sembolik bir tutar hâline gelmemesi gerektiğini vurgular. Aksi durum bozma sebebi oluşturur. Eşler arasında ciddi bir ekonomik dengesizlik varsa hâkim, daha ağır kusurlu eşin ödeme gücüyle orantılı; ancak talep edenin yoksullaşmasını önleyecek düzeyde bir tutar belirlemekle yükümlüdür.

Maddi tazminat, boşanmanın diğer mali sonuçlarından bağımsız bir hukuki temele oturur. Örneğin edinilmiş mallara katılma rejimindeki tasfiye ile TMK m.174/1 kapsamındaki tazminat farklı dayanaklardan doğar; biri diğerinin yerine geçmez ve birlikte istenebilir. Bu ilişkiye dair ayrıntılar için boşanmada mal rejimi tasfiyesi ve katılma alacağı (TMK m.231-232) rehberi incelenebilir. Aynı şekilde yoksulluk nafakası ile maddi tazminat da birbirinden farklıdır; tazminat bir defalık dengeleme amacına, nafaka ise düzenli geçim desteği amacına hizmet eder. Yoksulluk nafakasının koşulları için yoksulluk nafakası (TMK m.175) rehberi incelenebilir.

Manevi Tazminat — TMK m.174/2 (Kişilik Hakkı İhlali)

TMK m.174/2’ye göre “boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.” Bu hüküm; boşanmaya yol açan davranışlar nedeniyle eşin şeref, itibar, onur, beden bütünlüğü ya da duygu dünyası gibi kişilik değerlerinde meydana gelen tahribatı hukuken telafi etmeyi amaçlar. Boşanmada manevi tazminat TMK 174/2 çerçevesinde yalnızca bu olayların kişilik hakkına sarsıcı bir müdahale niteliği taşıdığı hâllerde gündeme gelir; her boşanma otomatik olarak manevi tazminatı gerektirmez.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi uygulamasında manevi tazminata hükmedilebilmesi için şu koşullar birlikte aranmaktadır:

  • Kişilik hakkına saldırı. Boşanmaya sebep olan olaylar; talep eden eşin şerefine, onuruna, beden bütünlüğüne veya duygusal dünyasına doğrudan zarar veren nitelikte olmalıdır. Fiziksel şiddet, ağır hakaret, güven sarsıcı davranış, sadakatsizlik, alenen aşağılama ve terk gibi eylemler bu kapsamda değerlendirilir.
  • Talep edenin kusursuz veya daha az kusurlu olması. Manevi tazminat kusur sorumluluğuna dayanır; eşit kusurlu eş lehine hükmedilmez. Hâkim, boşanma hükmünde belirlenen kusur dengesini titizlikle inceler.
  • Davalı eşin kusurunun tespiti. TMK m.166 çerçevesinde belirlenmiş kusurlu tarafın varlığı, manevi tazminat için ön koşuldur. Kusursuz eşten manevi tazminat istenemez.
  • Uygun nedensellik. Kişilik hakkı ihlalinin boşanmaya sebep olan olaylardan kaynaklanmış olması gerekir. Evlilikten bağımsız olarak yaşanan başka bir olayın verdiği manevi zarar TMK m.174/2 çerçevesinde değil, TBK m.58 kapsamında ileri sürülür.

Manevi tazminat, TMK m.176/2 hükmü gereği yalnızca defaten (toptan) ödenir; irat şeklinde ödemeye karar verilemez. Bu yönüyle maddi tazminattan ayrılır ve tek seferlik bir tatmin/telafi amacı taşır.

Manevi Tazminat Miktarı — Hâkim Takdiri ve Sarsıcı Olay Ölçütü

TMK m.174/2’de yer alan “uygun miktar” ibaresi, hâkime somut olayın özelliklerine göre karar verme yetkisi tanır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ile Hukuk Genel Kurulu içtihatlarında manevi tazminatın belirlenmesinde şu ölçütlerin bir arada değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir:

  • Boşanmaya sebep olan olayın niteliği, süresi ve tekrarlanma sıklığı.
  • Olayın alenilik derecesi ve tarafların sosyal çevresi üzerindeki etkisi.
  • Kusurun ağırlığı (kast, ihmal veya ağır ihmal).
  • Tarafların ekonomik ve sosyal durumu.
  • Talep eden eşin yaşı, mesleği ve toplumsal konumu.
  • Evliliğin süresi ve tarafların birbirine karşı sarsılan güven düzeyi.
  • Olayın talep edende yarattığı elem, üzüntü ve itibar kaybı.

Yerleşik Yargıtay uygulaması; manevi tazminatın bir ceza olmadığını, malvarlığına ilişkin bir zararı karşılamadığını ve zenginleşmeye yol açmayacak, buna karşın sembolik de kalmayacak bir tutar olarak belirlenmesi gerektiğini vurgular. Aksi hâlde takdir yetkisinin sınırları aşılmış sayılır ve karar bozulur. Hâkim, manevi tazminatın miktarını gerekçesinde açıklamak; hangi olguları, hangi ölçütle değerlendirdiğini denetlenebilir biçimde ortaya koymak zorundadır.

Boşanma davası kesinleştikten sonra ayrıca açılan manevi tazminat davasında da hâkim, boşanma hükmündeki kusur tespitiyle bağlıdır; kusur konusunu yeniden inceleyemez. Bu, hem yargılama ekonomisi hem de kararlar arası tutarlılık açısından önem taşıyan bir bağdır.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre — TMK m.178 (1 Yıl)

TMK m.178 açık bir hükümle “evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar” demektedir. Bu bir yıllık süre; boşanmadan doğan maddi tazminat, manevi tazminat, yoksulluk nafakası ve mal rejimi tasfiyesinden doğan alacak dahil pek çok talebi kapsar. Kanun metni “zamanaşımı” ifadesini kullanmakla birlikte, öğretide ve uygulamada bu sürenin niteliği tartışmalıdır; bir kısım görüş genel zamanaşımı olarak değerlendirmekte, uygulamanın ağırlıklı yönelimi ise sürenin hak kaybına yol açacak biçimde kısa ve titizlikle takip edilmesi gereken bir süre olduğunu vurgulamaktadır. Sürenin niteliği ne olursa olsun kaçırılması hâlinde davanın esasa girilmeksizin reddedileceği kabul edilmektedir.

Sürenin başlangıç tarihi boşanma hükmünün kesinleşmesidir. Kesinleşme; kararın istinaf ve gerektiğinde temyiz aşamalarının tamamlanmasıyla ya da kanun yollarına başvurulmaksızın sürenin geçmesiyle gerçekleşir. Boşanma davası ile birlikte tazminat talep edilmişse; talep zaten dava içinde ileri sürülmüş olduğundan bu bir yıllık süre ayrıca işlemez.

Bir yıllık sürenin kaçırılması hâlinde TMK m.174 kapsamındaki tazminat talebi ileri sürülemez. Uygulamada boşanma sonrası duygusal süreç, kesinleşme tarihinin gözden kaçmasına yol açabildiğinden kararın kesinleşme tarihi ile bir yıllık sürenin dolduğu tarihin takvim üzerinde açıkça işaretlenmesi ve dilekçenin bu süre dolmadan önce mahkemeye verilmesi büyük önem taşır.

Boşanma Davasıyla Birlikte ya da Ayrı Dava Usulü

TMK m.174 kapsamındaki tazminat talepleri iki farklı yolla ileri sürülebilir:

  • Boşanma davası ile birlikte talep. Uygulamada en sık tercih edilen yoldur. Boşanma dilekçesinde ya da karşı davada maddi ve manevi tazminat talepleri açıkça belirtilir; delil ve gerekçe olarak boşanma sebebi ile birlikte açıklanır. Bu yol; hem yargılama ekonomisi sağlar hem de kusur tespiti ile tazminat değerlendirmesinin aynı hâkim tarafından yapılmasına imkân verir. Hâkim, boşanmaya hükmederken tazminat miktarını da hüküm fıkrasında birlikte belirler.
  • Boşanmadan sonra ayrı dava açılması. Boşanma hükmü kesinleşen tarafın, TMK m.178’de düzenlenen bir yıllık süre içinde ayrıca aile mahkemesinde tazminat davası açması mümkündür. Bu yolda hâkim, boşanma hükmünde belirlenen kusur tespitine bağlıdır; kusur konusunu yeniden inceleyemez. Ayrı dava tercih edildiğinde harç, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin yeniden karşılanması gerekeceği unutulmamalıdır.

Görevli mahkeme, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun uyarınca aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde bu görev, aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesince yerine getirilir. Yetkili mahkeme, boşanma davası devam ediyorsa boşanma davasının bakıldığı mahkeme; boşanmadan sonra açılacak ayrı davada ise HMK m.9 uyarınca kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesidir.

Dava dilekçesinde tazminat miktarının açıkça belirtilmesi zorunludur. Yargıtay uygulaması, boşanma nedeniyle tazminat davasında miktarın somut biçimde belirtilmesini tercih etmekle birlikte, HMK m.107 çerçevesinde belirsiz alacak davası olarak açılmasına ilişkin tartışmalar devam etmektedir. Yargılama sırasında miktarın artırılması ise HMK m.176 uyarınca ıslah yoluyla mümkündür.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

İlgili Rehberler

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanmada maddi tazminat için hangi koşulların bulunması gerekir?
TMK m.174/1 uyarınca talep eden eşin kusursuz veya daha az kusurlu olması, mevcut ya da beklenen bir menfaatinin boşanma nedeniyle zedelenmiş bulunması ve zarar ile boşanma arasında uygun nedensellik bağı gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadına göre eşit kusurlu eş maddi tazminat isteyemez.

Boşanmada manevi tazminat her boşanmada verilir mi?
Hayır. TMK m.174/2 uyarınca manevi tazminata hükmedilebilmesi için boşanmaya sebep olan olayların talep eden eşin kişilik hakkına sarsıcı bir saldırı niteliği taşıması ve davalı eşin kusurlu olması gerekir. Sıradan geçimsizlik veya eşit kusur hâllerinde manevi tazminata hükmedilmez.

Maddi ve manevi tazminat miktarı nasıl belirlenir?
Hâkim; tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kusur oranı, evliliğin süresi, olayın ağırlığı ve talep edenin boşanma sonrası koşullarını birlikte değerlendirerek “uygun bir tutar” belirler. Yargıtay içtihadı; miktarın talep edeni zenginleştirmeyecek ancak sembolik de kalmayacak biçimde belirlenmesini şart koşar; aksi hâlde karar bozulur.

Boşanmadan sonra tazminat davası ne zaman açılabilir?
TMK m.178 uyarınca boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde tazminat davası açılmalıdır. Bu süre kaçırılırsa dava hakkı sona erer; süre uygulamada titizlikle uygulanmakta ve kaçırıldığı takdirde davanın esasa girilmeksizin reddine karar verilmektedir.

Maddi tazminat toplu mu yoksa taksitle mi ödenir?
Kural olarak defaten (toptan) ödenir. Ancak TMK m.176/1 uyarınca hâkim, borçlunun ekonomik durumu ile talep edenin menfaatini gözeterek maddi tazminatın irat (aylık taksit) biçiminde ödenmesine karar verebilir. Manevi tazminat ise TMK m.176/2 gereği yalnızca defaten ödenir; irat şeklinde ödemeye karar verilemez.

Tazminat talebini boşanma davası açıldıktan sonra ekleyebilir miyim?
Evet. HMK m.176 uyarınca ıslah yoluyla dava dilekçesinde bulunmayan tazminat talepleri eklenebilir ya da miktar artırılabilir. Boşanma hükmü henüz kesinleşmemişse yeni delillerle birlikte talep genişletilebilir. Kesinleşmeden sonra ise TMK m.178’deki bir yıllık süre içinde ayrı dava açılması gerekir.

{ “@context”: “https://schema.org”, “@type”: “FAQPage”, “mainEntity”: [ { “@type”: “Question”, “name”: “Boşanmada maddi tazminat için hangi koşulların bulunması gerekir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “TMK m.174/1 uyarınca talep eden eşin kusursuz veya daha az kusurlu olması, mevcut ya da beklenen bir menfaatinin boşanma nedeniyle zedelenmiş bulunması ve zarar ile boşanma arasında uygun nedensellik bağı gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadına göre eşit kusurlu eş maddi tazminat isteyemez.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Boşanmada manevi tazminat her boşanmada verilir mi?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Hayır. TMK m.174/2 uyarınca manevi tazminata hükmedilebilmesi için boşanmaya sebep olan olayların talep eden eşin kişilik hakkına sarsıcı bir saldırı niteliği taşıması ve davalı eşin kusurlu olması gerekir. Sıradan geçimsizlik veya eşit kusur hâllerinde manevi tazminata hükmedilmez.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Maddi ve manevi tazminat miktarı nasıl belirlenir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Hâkim; tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kusur oranı, evliliğin süresi, olayın ağırlığı ve talep edenin boşanma sonrası koşullarını birlikte değerlendirerek uygun bir tutar belirler. Yargıtay içtihadı; miktarın talep edeni zenginleştirmeyecek ancak sembolik de kalmayacak biçimde belirlenmesini şart koşar; aksi hâlde karar bozulur.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Boşanmadan sonra tazminat davası ne zaman açılabilir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “TMK m.178 uyarınca boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde tazminat davası açılmalıdır. Bu süre kaçırılırsa dava hakkı sona erer; süre uygulamada titizlikle uygulanmakta ve kaçırıldığı takdirde davanın esasa girilmeksizin reddine karar verilmektedir.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Maddi tazminat toplu mu yoksa taksitle mi ödenir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Kural olarak defaten (toptan) ödenir. Ancak TMK m.176/1 uyarınca hâkim, borçlunun ekonomik durumu ile talep edenin menfaatini gözeterek maddi tazminatın irat (aylık taksit) biçiminde ödenmesine karar verebilir. Manevi tazminat ise TMK m.176/2 gereği yalnızca defaten ödenir; irat şeklinde ödemeye karar verilemez.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Tazminat talebini boşanma davası açıldıktan sonra ekleyebilir miyim?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Evet. HMK m.176 uyarınca ıslah yoluyla dava dilekçesinde bulunmayan tazminat talepleri eklenebilir ya da miktar artırılabilir. Boşanma hükmü henüz kesinleşmemişse yeni delillerle birlikte talep genişletilebilir. Kesinleşmeden sonra ise TMK m.178’deki bir yıllık süre içinde ayrı dava açılması gerekir.” } } ] }
📚 Boşanma ve Aile Hukuku Rehberi
Bu yazı; dava türleri, süreç adımları, nafaka, velayet, mal paylaşımı ve sık sorulan soruları tek sayfada toplayan rehberimizin bir parçasıdır. Rehberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz →
Post by Av. Fatma Öztürk