Boşanma kararınız 5 yıldan uzun süre önce kesinleştiyse ve mal paylaşımı davası açmadıysanız hakkınız bugünkü hukuka göre hâlâ devam ediyor olabilir. Mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağı, değer artış payı ve 2002 öncesi dönem için katkı payı alacağı, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m.146, 149/1, 153/3; YHGK 05.10.2016, E.2016/8-1061, K.2016/959). Basına yansıyan 13. Yargı Paketi taslağında bu sürenin beş yıla indirilmesi konuşuluyor; 28.10.2026 itibarıyla teklif TBMM’ye sunulmadı, resmî metin ve geçiş hükmü yok. Yeni süre hangi biçimde gelirse gelsin hakkınızı koruyan tek kesin adım, kanun yürürlüğe girmeden davayı açarak zamanaşımını kesmektir (TBK m.154). Bu rehber kesinleşme tarihinize göre sürenizi nasıl hesaplayacağınızı, kanun değişirse hangi senaryoda ne olacağını, hangi talebin hangi süreye bağlı olduğunu ve davayı kısmi dava olarak nasıl açacağınızı madde madde anlatır.
Son kontrol: 28.10.2026. 13. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunulmadı; mal paylaşımında zamanaşımına ilişkin bir madde metni ve geçiş hükmü yayımlanmadı. Yazıdaki taslak bilgiler basın haberlerine dayanır ve kesinleşmiş hukuk değildir. Bugünkü hukuk ise kanun ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarıyla verilmiştir. Teklif Meclis’e sunulduğunda bu sayfa resmî metne göre güncellenecektir.
Kısa cevap
1- Süre boşanma davasının açıldığı tarihten değil, boşanma kararının kesinleştiği tarihten başlar. Evlilik sürerken eşler arasındaki alacaklarda zamanaşımı işlemez (TBK m.153/3).
2- Bugünkü süre on yıldır (TBK m.146). Boşanmadan sonra bir yıllık süre yalnızca boşanmada istenmemiş nafaka ve tazminat talepleri içindir; mal paylaşımına uygulanmaz (TMK m.178; YHGK K.2016/959).
3- 13. Yargı Paketi taslağında sürenin beş yıla indirilmesi konuşuluyor. Kesinleşmiş boşanmalara nasıl uygulanacağı bilinmiyor. Geçiş hükmü mevcut süreleri korumazsa, boşanması beş yıldan önce kesinleşmiş ve dava açmamış olanlar hak kaybıyla karşılaşabilir.
4- Noter ihtarnamesi, WhatsApp mesajı veya e-posta zamanaşımını kesmez. Zamanaşımını dava, def’i, icra takibi, iflas masasına başvuru veya borçlunun borcu ikrar etmesi keser (TBK m.154).
5- Malların değerini bilmeniz gerekmez. Dava kısmi dava olarak açılır; bilirkişi raporundan sonra talep bir defaya mahsus artırılır ve artırılan kısım için de zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır (HMK m.109/4).
6- Eşin boşanmadan önce mal kaçırdığı üçüncü kişiye karşı dava hakkı ayrı ve daha kısa bir süreye bağlıdır: öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde mal rejiminin sona ermesinden, yani boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren beş yıl (TMK m.225/2, 241/2).
7- Zamanaşımı dolmuş olsa bile hâkim bunu kendiliğinden dikkate almaz; davalı ileri sürmezse dava esastan incelenir (TBK m.161). Bu, süreyi kaçırmış biri için son bir imkândır, plan değildir.
Boşanalı 5 yıldan fazla oldu ve mal paylaşımı davası açmadınız mı?
Kesinleşme tarihinizi, kalan sürenizi ve hangi malların hesaba gireceğini birlikte belirleyelim; paket yasalaşmadan önce davanızı kısmi dava olarak açalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.
1. Bugünkü Kural: On Yıllık Zamanaşımı ve Sürenin Başlangıcı
1- TBK m.146 bakımından. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacaklar için Türk Medeni Kanununda özel bir zamanaşımı süresi öngörülmemiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, katılma alacağı ve değer artış payı alacağına bu genel on yıllık sürenin uygulanacağını kabul etmiştir (YHGK 05.10.2016, E.2016/8-1061, K.2016/959). Aynı kural, 1 Ocak 2002’den önceki evlilik dönemi için istenen katkı payı alacağı bakımından da uygulanır.
2- TMK m.178 bakımından. Uygulamada en sık yapılan hata, boşanmadan sonra bir yıllık süreyi mal paylaşımına da uygulamaktır. TMK m.178, evlilik birliğinin boşanma nedeniyle sona ermesinden doğan dava haklarının boşanma hükmünün kesinleşmesinden başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını düzenler. Hukuk Genel Kurulu bu hükmün “boşanmada tazminat ve nafaka” başlığı altında yer aldığını, mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacakları kapsamadığını ve sürenin kıyas yoluyla kısaltılamayacağını açıkça belirtmiştir (YHGK K.2016/959). Bu nedenle boşanmada istenmemiş maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası için bir yıl geçtiyse o talepler zamanaşımına uğramış olabilir; mal paylaşımı hakkınız ise ayrı bir süreye bağlıdır.
3- TBK m.149/1 ve m.153/3 bakımından. Zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar (TBK m.149/1). Evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden olan alacakları için zamanaşımı işlemez (TBK m.153/3). Mal rejiminin tasfiyesi ancak boşanma kararının kesinleşmesiyle istenebilir hâle geldiğinden on yıllık süre kesinleşme tarihinden başlar.
4- TMK m.225/2 bakımından. Mahkemece boşanmaya karar verilmesi hâlinde mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer. Bu tarih zamanaşımının başlangıcı değildir; hangi malların paylaşıma gireceğini belirleyen tarihtir. Boşanma davası açıldıktan sonra edinilen mallar paylaşıma girmez. Davadan önce edinilen malların değeri ise mal rejiminin sona erdiği tarihteki durumlarına göre, tasfiye tarihindeki sürüm değeriyle hesaplanır (TMK m.235/1). Bu, yıllar içinde değeri artan bir evin bugünkü değeri üzerinden hesaba gireceği anlamına gelir.
Mal paylaşımında karıştırılan dört tarih
| Tarih | Neyi belirler? | Dayanak |
|---|---|---|
| Boşanma davasının açıldığı tarih | Mal rejiminin sona erdiği an; bu tarihten sonra edinilen mallar paylaşıma girmez | TMK m.225/2 |
| Boşanma kararının kesinleştiği tarih | On yıllık zamanaşımının başlangıcı | TBK m.146, 149/1, 153/3 |
| Mal paylaşımı davasının açıldığı tarih | Zamanaşımının kesildiği an; artırılan kısım da bu tarihe geri yürür | TBK m.154; HMK m.109/4 |
| Tasfiye (karar) tarihi | Malların değerinin hesaplandığı an ve faizin başlangıcı | TMK m.235/1, 239/3 |
Örnek. Boşanma davası 10.03.2016’da açılmış, karar 2017’de verilmiş ve 15.06.2017’de kesinleşmiş olsun. Mal rejimi 10.03.2016’da sona ermiştir ve bu tarihe kadar edinilen mallar hesaba girer. On yıllık zamanaşımı 15.06.2017’de başlamıştır ve bugünkü hukuka göre 15.06.2027’de dolar. Bu kişi bugün dava açarsa evin değeri, dava sonunda verilecek karar tarihindeki değer üzerinden hesaplanır. Dava açmaz ve beklerse, bugünkü hukukta bile yaklaşık yedi buçuk aylık süresi kalmıştır. Yeni beş yıllık süre geçiş hükmü olmadan uygulanırsa ise süresi 15.06.2022’de dolmuş sayılabilir. Mal rejiminin genel çerçevesi için boşanmada mal paylaşımı, on yıllık sürenin ayrıntıları ve Hukuk Genel Kurulunun gerekçesi için mal paylaşımı davasında zamanaşımı kaç yıldır? yazılarımıza bakabilirsiniz.
2. Kesinleşme Tarihinizi Nasıl Öğrenirsiniz?
Sürenin hesabı tek bir tarihe bağlı olduğundan işe bu tarihi belgeyle tespit ederek başlamak gerekir. Hafızaya veya nüfus kaydındaki bilgiye güvenmek yanlış hesaba yol açabilir.
1- Kesinleşme şerhli karar. Boşanma kararını veren aile mahkemesinden, kesinleşme şerhi düşülmüş karar örneği istenir. Şerhte kararın hangi tarihte kesinleştiği yazar. Dosyanızın esas ve karar numarasını biliyorsanız e-Devlet’teki dava dosyası sorgulama hizmetinden veya UYAP Vatandaş Portalı’ndan dosyaya ulaşabilirsiniz. Ayrıntılı usul için boşanma kararının kesinleşme şerhi nasıl alınır? yazımıza bakabilirsiniz.
2- Kanun yolu süreci. Karar istinaf veya temyiz edildiyse kesinleşme, ilk derece kararının tarihinden yıllar sonra gerçekleşmiş olabilir. Bu durum lehinizedir; süre daha geç başlamış demektir. Bazen yalnızca nafaka, tazminat veya velayet kısmı kanun yoluna götürülür ve boşanma hükmü daha önce kesinleşir. Zamanaşımı bakımından esas alınacak olan, boşanma hükmünün kesinleştiği tarihtir.
3- Yurt dışında verilen boşanma kararı. Boşanma yabancı bir mahkemede gerçekleştiyse süre, Türkiye’deki tanıma veya tenfiz kararının kesinleşmesinden değil, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği tarihten başlar (YHGK 29.11.2023, E.2022/2-1205, K.2023/1188). Bu konuya aşağıda ayrıca değineceğiz.
3. 13. Yargı Paketi Taslağında Mal Paylaşımı İçin Ne Konuşuluyor?
Paket henüz Meclis’e sunulmadığından, aşağıdaki bilgiler resmî metin değil basın haberleridir. Haberlerin ortak noktası, mal paylaşımından kaynaklanan davalarda zamanaşımının on yıldan beş yıla indirilmesidir. Haberler arasındaki fark ise bunun kesin bir öneri mi, yoksa değerlendirilen seçeneklerden biri mi olduğudur.
Mal paylaşımında beş yıllık zamanaşımı: basına yansıyan bilgiler
| Tarih | Kaynak | Aktarılan bilgi | Geçiş hükmü |
|---|---|---|---|
| 05.09.2026 | Milli Gazete | Mal paylaşımından kaynaklanan davalarda on yıllık sürenin beş yıla indirilmesi planlanıyor | Yer almıyor |
| 14.10.2026 | Ekonomi Gazetesi | Beş yıllık zamanaşımı paketin aile hukuku başlıkları arasında öngörülüyor | Yer almıyor |
| 18.10.2026 | Milliyet | Beş yıllık süre değerlendirilen bir seçenek olarak anlatılıyor | Yer almıyor |
| 27.10.2026 | Yeni Şafak | Beş yıllık süre öngörülen düzenlemeler arasında | Yalnızca nafaka için geçiş anlatılıyor |
Bu tablodan çıkan üç sonuç vardır. Birincisi, beş yıllık süre birden fazla kaynakta yer aldığından ciddi bir ihtimaldir. İkincisi, hiçbir kaynakta kesinleşmiş boşanmalar için nasıl bir geçiş öngörüleceği yazmıyor. Üçüncüsü, yeni sürenin yalnızca katılma alacağı ve değer artış payına mı, yoksa ziynet ve eşler arası diğer alacaklara da mı uygulanacağı bilinmiyor. Paketin nafaka, iki aşamalı boşanma, adli tatil ve temyiz başlıklarının tamamını 13. Yargı Paketi aile hukuku rehberimizde ele aldık.
4. Kanun Değişirse Süreniz Ne Olur? Üç Olası Geçiş Modeli
Zamanaşımını kısaltan bir kanunun, yürürlüğe girdiği tarihte işlemekte olan sürelere nasıl uygulanacağı geçiş hükmüne bağlıdır. 13. Yargı Paketi için bu hüküm bilinmediğinden, Türk hukukunda karşılaşılabilecek üç modeli ayrı ayrı göstermek gerekir.
Model A: 6101 sayılı Kanun m.5’teki çözüm. Türk Borçlar Kanununa geçişte kanun koyucu şu kuralı benimsemişti: TBK’nın yürürlüğe girdiği tarihte işlemeye başlamış zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere kural olarak eski kanun uygulanır; ancak eski sürenin henüz dolmamış kısmı yeni kanundaki süreden uzunsa, süre yeni kanunun yürürlüğünden başlayarak yeni kanundaki sürenin geçmesiyle dolar (6101 s.K. m.5/1). Bu model 13. Yargı Paketi için örnek alınırsa kimse yürürlük günü hakkını kaybetmez; kalan süresi beş yıldan kısa olan eski süresini korur, kalan süresi beş yıldan uzun olanın süresi ise yürürlükten itibaren beş yıla iner.
Model B: Geçiş hükmü olmadan kesinleşmeden itibaren beş yıl. Yeni sürenin, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren hesaplanarak bütün işlemekte olan sürelere uygulanması. Bu modelde boşanması yürürlük tarihinden beş yıldan daha önce kesinleşmiş ve dava açmamış olanların süresi yürürlük günü dolmuş sayılabilir. Böyle bir uygulamanın hukuk güvenliği bakımından tartışılacağı açıktır; ancak tartışmanın sonucunu beklemek hakkınızı korumaz.
Model C: Yeni süre yalnızca yürürlükten sonra kesinleşen boşanmalara. Kesinleşmiş boşanmalar için on yıllık sürenin korunması. Bu modelde bugün süresi işleyen kimse etkilenmez.
Kesinleşme yılınıza göre son gün (örnek: kesinleşme her yıl 15 Haziran; yeni kuralın 01.03.2027’de yürürlüğe girdiği varsayımıyla)
| Boşanmanın kesinleştiği tarih | Bugünkü hukuk (10 yıl) | Model A (6101 m.5 benzeri) | Model B (kesinleşmeden 5 yıl) | Model C (eski süre korunur) |
|---|---|---|---|---|
| 15.06.2016 | 15.06.2026 (dolmuş) | Dolmuş | Dolmuş | Dolmuş |
| 15.06.2017 | 15.06.2027 | 15.06.2027 | 15.06.2022; yürürlükte dolmuş sayılır | 15.06.2027 |
| 15.06.2018 | 15.06.2028 | 15.06.2028 | 15.06.2023; yürürlükte dolmuş sayılır | 15.06.2028 |
| 15.06.2019 | 15.06.2029 | 15.06.2029 | 15.06.2024; yürürlükte dolmuş sayılır | 15.06.2029 |
| 15.06.2020 | 15.06.2030 | 15.06.2030 | 15.06.2025; yürürlükte dolmuş sayılır | 15.06.2030 |
| 15.06.2021 | 15.06.2031 | 15.06.2031 | 15.06.2026; yürürlükte dolmuş sayılır | 15.06.2031 |
| 15.06.2022 | 15.06.2032 | 01.03.2032 | 15.06.2027; yürürlükten yaklaşık üç buçuk ay sonra | 15.06.2032 |
| 15.06.2023 | 15.06.2033 | 01.03.2032 | 15.06.2028 | 15.06.2033 |
| 15.06.2024 | 15.06.2034 | 01.03.2032 | 15.06.2029 | 15.06.2034 |
| 15.06.2025 | 15.06.2035 | 01.03.2032 | 15.06.2030 | 15.06.2035 |
Tablodaki 01.03.2027 tarihi yalnızca hesabın nasıl işlediğini göstermek için seçilmiş varsayımsal bir tarihtir; paketin yürürlük tarihi bilinmiyor. Gerçek tarih farklı olursa Model A ve B sütunları da buna göre değişir. Tablo üç şeyi açıkça gösteriyor. Model B’de boşanması 2017-2021 arasında kesinleşmiş kişiler yürürlük günü hakkını kaybedebilir. Model A’da bu kişiler eski sürelerini korur, ancak boşanması 2022 ve sonrasında kesinleşenlerin süresi kısalır. Model C’de kimse etkilenmez. Üç modelin ortak noktası ise şudur: yürürlükten önce açılmış bir dava, hangi model seçilirse seçilsin zamanaşımını kesmiş olur.
Tablonun ilk satırı da önemlidir. Boşanması on yıldan daha önce kesinleşmiş biri için süre bugünkü hukuka göre bile dolmuştur. Ancak hâkim zamanaşımını kendiliğinden göz önüne alamaz (TBK m.161). Davalı zamanaşımı def’ini ileri sürmezse dava esastan incelenir. Def’inin kural olarak cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir; sonraki aşamalarda ileri sürülmesi savunmanın genişletilmesi yasağına takılır (HMK m.141). Bu nedenle süresi dolmuş görünen bir dosyada da somut değerlendirme yapılmadan karar verilmemelidir.
Geçiş hükmünü beklemeden hakkınızı güvenceye alın
Hangi model gelirse gelsin, yürürlükten önce açılan dava zamanaşımını keser. Kesinleşme şerhli kararınızla bize ulaşın; sürenizi ve dava stratejinizi birlikte belirleyelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.
5. Zamanaşımını Ne Keser, Ne Kesmez?
1- TBK m.154 bakımından. Kanun zamanaşımını kesen sebepleri sınırlı olarak sayar. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş, kısmen ifada bulunmuş, rehin vermiş veya kefil göstermişse zamanaşımı kesilir. Alacaklı dava veya def’i yoluyla mahkemeye ya da hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa veya iflas masasına başvurmuşsa da zamanaşımı kesilir. Bu sayım dışındaki işlemler zamanaşımını kesmez. Noter ihtarnamesi, e-posta, mesaj veya karşı tarafa gönderilen bir mektup bu sebepler arasında yer almaz.
2- Eski eşin mesajı ikrar sayılır mı? Eski eşin “evin yarısı senin hakkın, ödeyeceğim” gibi borcu açıkça kabul eden yazılı bir beyanı ikrar niteliğinde olabilir ve zamanaşımını keser (TBK m.154/1). Ancak bir mesajın borcun kabulü mü, yoksa genel bir söz mü olduğu tartışmaya açıktır ve miktar belirtilmediğinde değerlendirme daha da zorlaşır. Bu tür bir beyana güvenip davayı ertelemek doğru değildir; beyan saklanmalı, dava yine de açılmalıdır.
3- İcra takibi bakımından. Kanun icra takibini de kesme sebebi olarak sayar. Ancak katılma alacağının miktarı tasfiye ile, yani mahkemenin yapacağı hesapla belirlendiğinden mal paylaşımı alacağı için ilamsız takip uygulamada sağlıklı bir yol değildir. Doğru yol aile mahkemesinde dava açmaktır.
4- TBK m.156 ve 157 bakımından. Zamanaşımı kesilince yeni bir süre işlemeye başlar. Alacak mahkeme kararıyla belirlenmişse yeni süre her zaman on yıldır. Dava yoluyla kesilen zamanaşımı ise dava sürerken tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar (TBK m.157/1). Bu nedenle davayı açtıktan sonra takipsiz bırakmamak gerekir. Duruşmaya gelinmemesi dosyanın işlemden kaldırılmasına, kanundaki süre içinde yenilenmemesi de davanın açılmamış sayılmasına yol açar (HMK m.150).
5- TBK m.158 bakımından. Dava; mahkemenin yetkili veya görevli olmaması, düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması ya da vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş ve bu arada zamanaşımı dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir. Örneğin dava yanlışlıkla asliye hukuk mahkemesinde açılıp görevsizlik kararı verilirse bu ek süre önem kazanır.
6- TBK m.160 bakımından. Zamanaşımından önceden feragat edilemez. Boşanma sırasında “eşim hiçbir zaman zamanaşımı ileri sürmeyecek” şeklinde verilmiş bir söz bu nedenle sizi korumaz.
Mal paylaşımı alacağında zamanaşımını kesen ve kesmeyen işlemler
| İşlem | Zamanaşımını keser mi? | Dayanak ve not |
|---|---|---|
| Aile mahkemesinde dava açmak | Evet | TBK m.154/2; dava dilekçesinin mahkemeye verildiği tarih |
| Kısmi davada talebi artırmak | Artırılan kısım dava tarihinde kesilmiş sayılır | HMK m.109/4 |
| Eski eşin borcu açıkça kabul etmesi, kısmi ödeme | Evet | TBK m.154/1; ispat sorunu doğabilir |
| Karşı tarafın açtığı davada def’i olarak ileri sürmek | Evet | TBK m.154/2 |
| Noter ihtarnamesi | Hayır | TBK m.154’te sayılmaz; faiz ve temerrüt bakımından ayrıca değerlendirilir |
| Mesaj, e-posta, sözlü talep | Hayır | TBK m.154’te sayılmaz |
| Görevsiz veya yetkisiz mahkemede dava açılması | Ret hâlinde 60 günlük ek süre | TBK m.158 |
| Eski eşle yeniden evlenmek | Kesmez, durdurur; evlilik sürdükçe işlemez | TBK m.153/3 |
6. Davayı Nasıl Açarsınız? Kısmi Dava ve HMK m.109/4
1- 7589 sayılı Kanun bakımından. 31.07.2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanunla belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107 yürürlükten kaldırılmıştır. Bu tarihten sonra açılan mal paylaşımı davalarında belirsiz alacak davası yolu kullanılamaz. Bunun yerine kısmi dava açılır.
2- HMK m.109 bakımından. Talep konusunun niteliği bölünebilir olan para alacağında alacağın bir kısmı dava edilebilir. Katılma alacağı ve değer artış payı para alacağı olduğundan kısmi davaya elverişlidir. 7589 sayılı Kanunla HMK m.109’a eklenen dördüncü fıkraya göre, alacağın yalnız bir kısmının dava edildiği hâllerde talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir; bu durumda zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Bu hüküm, malların değerini bilmeyen kişi için en önemli güvencedir: bugün sembolik bir tutarla dava açıp zamanaşımını kesebilir, bilirkişi raporundan sonra alacağın tamamını isteyebilirsiniz.
3- Dilekçede dikkat edilecek nokta. Dava dilekçesinde davanın kısmi dava olarak açıldığı ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu açıkça yazılmalı, katılma alacağı ve değer artış payı gibi her talep kalemi için ayrı bir kısmi tutar gösterilmelidir. Dilekçede adı geçmeyen bir talep kalemi sonradan artırım yoluyla davaya sokulmaya çalışılırsa yeni talep itirazıyla karşılaşılabilir. Artırımın tahkikat bitmeden ve harcı tamamlanarak yapılması gerekir. Ayrıntılı örnek için katılma alacağı talep artırım dilekçesi örneği yazımıza bakabilirsiniz.
4- Görevli ve yetkili mahkeme. Mal rejiminin tasfiyesinden doğan davalar aile mahkemesinde görülür (4787 s.K. m.4). Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Boşanma hâlinde mal rejiminin tasfiyesinde boşanma davasına bakmaya yetkili mahkeme yetkilidir (TMK m.214). Boşanma davasında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168). Bu nedenle bugün eski eşinizle farklı şehirlerde yaşıyor olsanız da kendi yerleşim yerinizde dava açabilirsiniz. Ankara’daki yargılama süreci için Ankara’da mal paylaşımı davası yazımıza bakabilirsiniz.
5- Harç ve adli yardım. Mal paylaşımı davası para alacağı olduğundan nispi harca tabidir ve dava açılırken harcın dörtte biri peşin alınır (492 s.K. m.28/1-a). Kısmi davada peşin harç dava edilen tutar üzerinden hesaplandığından dava açma maliyeti düşük tutulabilir; artırım yapılırken artırılan kısım için harç tamamlanır. Harç ve yargılama giderlerini ödeme gücü olmayanlar adli yardım isteyebilir (HMK m.334). Ayrıntılar için boşanmada adli yardım nasıl alınır? yazımıza bakabilirsiniz.
6- Faiz bakımından. Aksine anlaşma yoksa katılma alacağına ve değer artış payına tasfiyenin sona ermesinden başlayarak faiz yürütülür (TMK m.239/3). Malların değeri de tasfiye tarihindeki sürüm değeriyle hesaplandığından (TMK m.235/1) davayı geç açmak alacağı enflasyon karşısında eritmez. Gecikmenin asıl riski zamanaşımı ve malın elden çıkarılarak tahsilin zorlaşmasıdır. Faiz başlangıcı için katılma alacağına faiz ne zaman başlar? yazımıza bakabilirsiniz.
7. Hangi Talep Hangi Süreye Bağlı?
“Mal paylaşımı” günlük dilde tek bir dava gibi anlaşılsa da boşanmadan sonra ileri sürülebilecek malvarlığı talepleri farklı hükümlere ve farklı sürelere bağlıdır. Aşağıdaki tablo bugünkü hukuku gösterir; 13. Yargı Paketiyle hangilerinin değişeceği resmî metinle belli olacaktır.
Boşanmadan sonra malvarlığı talepleri ve süreleri (bugünkü hukuk)
| Talep | Dayanak | Süre ve başlangıcı | Not |
|---|---|---|---|
| Katılma alacağı (artık değerin yarısı) | TMK m.231, 236/1 | 10 yıl; boşanmanın kesinleşmesinden | Taslakta 5 yıl konuşuluyor |
| Değer artış payı | TMK m.227 | 10 yıl; boşanmanın kesinleşmesinden | Dilekçede ayrıca istenmelidir |
| 2002 öncesi dönem için katkı payı alacağı | 4722 s.K. m.10; TBK m.146 | 10 yıl; boşanmanın kesinleşmesinden | Mal ayrılığı dönemi; katkının ispatı gerekir |
| Eklenecek değerler (boşanma öncesi mal kaçırma) | TMK m.229 | Katılma alacağı davası içinde, aynı süre | Eşe karşı hesaba katılır |
| Malı alan üçüncü kişiye karşı tamamlayıcı dava | TMK m.241 | Öğrenmeden 1 yıl; her hâlde mal rejiminin sona ermesinden (boşanma dava tarihi) 5 yıl | Hak düşürücü süre, hâkim kendiliğinden gözetir; boşanma davası 5 yıldan önce açıldıysa büyük olasılıkla kapanmıştır |
| Ortak tapulu evin satılması (ortaklığın giderilmesi) | TMK m.698, 699; 6325 s.K. m.18/B | Paydaşlık sürdükçe istenebilir | Sulh hukukta; önce arabulucuya başvuru zorunlu |
| Ziynet eşyası | TMK m.220 | Aynen iade ve bedel talebinde görüşler farklı; güvenli yol 10 yıl içinde dava | Kadının kişisel malıdır, paylaşıma girmez |
| Evlilikte eşe verilen borç para | TBK m.146, 153/3 | 10 yıl; boşanmanın kesinleşmesinden | Genel alacak; paketin kapsamı belirsiz |
| Boşanmada istenmemiş nafaka ve tazminat | TMK m.178 | 1 yıl; boşanmanın kesinleşmesinden | Bu yazının okurları için çoğunlukla dolmuştur |
1- TMK m.236 ve 231 bakımından. Her eş, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir ve alacaklar takas edilir (TMK m.236/1). Artık değer; değer artış payı ve denkleştirmeden sonra kalan edinilmiş malların toplamından bu mallara ilişkin borçlar çıkarılarak bulunur ve eksi değer hesaba katılmaz (TMK m.231). Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki payını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya kaldırabilir (TMK m.236/2). Çalışmayan eşin durumu için ev hanımı boşanınca mal paylaşımından ne alır? yazımıza bakabilirsiniz.
2- TMK m.227 bakımından. Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda meydana gelen değer artışı için katkısı oranında alacak hakkı vardır. Örneğin eşin evlilikten önce aldığı daireye evlilik içinde kendi birikiminizle tadilat yaptıysanız bu talep söz konusu olabilir. Farkları için değer artış payı alacağı nedir? ve katkı payı ile katılma alacağı arasındaki fark yazılarımıza bakabilirsiniz.
3- TMK m.229 ve 241 bakımından. Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmaksızın yaptığı, olağan hediyeler dışındaki karşılıksız kazandırmalar ile mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler edinilmiş mallara değer olarak eklenir (TMK m.229/1). Bu değerler eski eşe karşı açılan davada hesaba katılır ve bu dava on yıllık süreye bağlıdır. Eski eşin malvarlığı alacağı karşılamazsa, eksik kalan kısım kazandırmadan yararlanan üçüncü kişiden istenebilir (TMK m.241/1). Ancak bu tamamlayıcı dava hakkı, alacaklı eşin haklarının zedelendiğini öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinden başlayarak beş yıl geçmekle düşer (TMK m.241/2). Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona erdiğinden (TMK m.225/2), boşanma davası beş yıldan daha önce açılmış kişiler için bu yol büyük olasılıkla kapanmıştır. Bu nedenle eski eşin kendi malvarlığından tahsil imkânını korumak, yani eski eşe karşı davayı süresinde açmak daha da önem kazanır. Konunun ayrıntıları için eşin boşanmadan önce mal kaçırması ve eşim evi annesinin adına aldı yazılarımıza bakabilirsiniz.
4- Ortak tapulu ev bakımından. Ev iki eşin adına paylı olarak kayıtlıysa, paydaşlardan her biri paylaşmayı isteyebilir (TMK m.698). Ortaklığın giderilmesi davası sulh hukuk mahkemesinde görülür ve 01.09.2023’ten bu yana dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (6325 s.K. m.18/B). Ancak bu dava yalnızca tapudaki payları paraya çevirir. Evin ödemesini bir eş daha fazla yaptıysa veya kredi evlilik içindeki gelirle ödendiyse bu farkın istenmesi mal rejimi davasının konusudur ve on yıllık süreye bağlıdır. Ayrıntılar için eşlerin ortak tapulu evi yazımıza bakabilirsiniz.
5- Ziynet eşyası bakımından. Düğünde kadına takılan ziynet eşyası kural olarak kadının kişisel malıdır ve mal rejimi hesabına girmez (TMK m.220). Ziynetin aynen iadesi talebi mülkiyet hakkına dayandığından zamanaşımına tabi olmadığı görüşü bulunsa da, ziynetin artık mevcut olmadığı ve bedelinin istendiği durumlarda on yıllık genel süreye göre hareket edilmesi gerektiği de savunulmaktadır. 13. Yargı Paketinin ziynet taleplerini kapsayıp kapsamayacağı da bilinmiyor. Güvenli yol, ziynet talebini mal paylaşımı davasıyla aynı zamanda ve gecikmeden ileri sürmektir. Dilekçe örneği için ziynet alacağı davası dilekçesi örneği yazımıza bakabilirsiniz.
8. Özel Durumlar
Anlaşmalı boşandım; protokolde “başka talebimiz yoktur” yazıyor
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, anlaşmalı boşanma protokolünde davalının evde oturmaya devam edeceği, evdeki eşyaların ona ait olacağı ve tarafların başkaca maddi ve manevi talebinin bulunmadığı yazılan bir olayda, mal rejiminin tasfiye edildiği sonucuna varılamayacağını kabul etmiştir. Kurula göre boşanmanın mali sonuçları tazminat ve nafakayı kapsar, mal rejiminin tasfiyesini kapsamaz; tasfiye anlaşmalı boşanmada yapılabilir, ancak bunun duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta yazılması gerekir; anlaşmada ayrıca yer verilmemişse sırf anlaşmalı boşanılmış olması tasfiyenin yapıldığı anlamına gelmez (YHGK 07.06.2022, E.2019/8-335, K.2022/850). Hukuk Genel Kurulu daha yakın tarihli bir kararında, duruşmadaki “paylaşacak bir malımız ve eşya talebimiz yoktur” beyanının da tek başına mal rejiminden feragat sayılamayacağını oy çokluğuyla kabul etmiştir; o dosyada boşanma 2005’te kesinleşmiş, mal rejimi davası dokuz yıl sonra açılmıştı (YHGK 10.09.2025, K.2025/498). Protokolünüzde mal rejimine, katılma alacağına veya belirli bir taşınmaza açıkça değinilmişse durum farklı olabilir; protokolün tam metni incelenmeden sonuç söylenemez. Ayrıntılar için anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı ve feragat yazımıza bakabilirsiniz.
Yurt dışında boşandım
Hukuk Genel Kurulu bu konuda iki yıl arayla farklı sonuçlara varmıştır. 07.12.2021 tarihli kararında süreyi Türkiye’deki tenfiz kararının kesinleşmesinden başlatmış (E.2018/8-471, K.2021/1586), 29.11.2023 tarihli kararında ise oy çokluğuyla yabancı mahkeme kararının kesinleştiği tarihi esas almıştır (E.2022/2-1205, K.2023/1188). Son karara konu dosyada yabancı boşanma kararı 16.01.2007’de kesinleşmiş, mal rejimi davası 18.10.2017’de açılmış ve dava zamanaşımı nedeniyle reddedilmiştir. Güncel çoğunluk görüşü karşısında yurt dışında boşanan kişinin tanıma veya tenfiz sürecinin bitmesini beklemeden, yabancı kararın kesinleşmesinden itibaren süreyi hesaplaması gerekir. Beş yıllık süre gündemdeyken bu kişiler için risk daha da büyüktür; çünkü yabancı kararın kesinleşmesi çoğu zaman Türkiye’deki tanıma kararından yıllar öncedir. Uygulanacak hukuk ve tanıma süreci için gurbetçi çiftin Türkiye’deki evi ve Ankara’da yabancı boşanma kararının tanınması yazılarımıza bakabilirsiniz.
Eski eşim boşandıktan sonra öldü
Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona erdiğinden katılma alacağı eski eşin ölümüyle ortadan kalkmaz; borç terekeye geçer ve mirasçılar külli halefiyet ilkesi gereği bu borçtan sorumlu olur (TMK m.599). Dava bu durumda mirasçılara karşı açılır ve süre değişmez; on yıllık süre yine boşanmanın kesinleşmesinden itibaren işler. Mirasçıları tespit etmek için mirasçılık belgesi gerekir. Mirasçılar mirası reddetmişse veya tereke borca batıksa tahsil imkânı ayrıca değerlendirilmelidir.
Eski eşimle yeniden evlendim
Evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden olan alacakları için zamanaşımı işlemez (TBK m.153/3). İlk boşanmadan doğan mal rejimi alacağı için işlemekte olan süre, yeni evlilik süresince durur ve evlilik yeniden sona ererse kaldığı yerden devam eder. Bu durumda iki ayrı evlilik döneminin hesabının birbirine karıştırılmaması gerekir. Ayrıntılar için boşandığım eşle yeniden evlenmek yazımıza bakabilirsiniz.
2002’den önce evlendim
1 Ocak 2002’den önce evlenen eşler başka bir rejim seçmemişse bu tarihten itibaren edinilmiş mallara katılma rejimine tabidir; 2002 öncesi dönemde edinilen mallar ise o dönemin mal ayrılığı rejimine göre değerlendirilir (4722 s.K. m.10). Bu kişilerin davasında iki ayrı hesap yapılır: 2002 sonrası için katılma alacağı, 2002 öncesi için katkı payı alacağı. Her iki talep de on yıllık süreye tabidir ve dava dilekçesinde ayrı ayrı istenmelidir. Uzun evliliklerde bu iki dönem tek bir taşınmazın içinde iç içe geçebilir; örneğin 1998’de alınıp kredisi 2006’ya kadar ödenen bir evde her iki hesap birlikte yapılır.
Boşanma dilekçemde mal paylaşımını da istemiştim
Boşanma dilekçesinde mal rejimi talebinde bulunulduysa uygulamada bu talep boşanmadan ayrılır, ayrı esasa kaydedilir ve boşanma davasının sonucu bekletici mesele yapılır (HMK m.165). Böyle bir ayrılma kararı varsa ayrı bir mal paylaşımı dosyanız zaten açılmış olabilir ve zamanaşımı kesilmiştir. Dosyanın akıbetini kontrol etmek gerekir; dosya takipsiz kalıp işlemden kaldırıldıysa ve yenilenmediyse açılmamış sayılmış olabilir. Bu ayrımı boşanma ve mal rejimi davalarının birleştirilmesi yazımızda anlattık.
9. Dava Açmadan Önce Toplanacak Belgeler
Zamanaşımını kesmek için bütün belgelerin hazır olması gerekmez; dava kısmi olarak açılır ve deliller yargılama sırasında mahkeme aracılığıyla toplanır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal sayılır (TMK m.222/3). Karşı tarafın elindeki belgeler için mahkemeden ibraz kararı, kurumlardaki kayıtlar için yazı yazılması istenebilir (HMK m.219-221). Yine de aşağıdaki belgelerin elinizde olması dilekçenin doğru kurulmasını sağlar.
Mal paylaşımı davası için belge listesi
| Belge | Nereden alınır? | Neyi gösterir? |
|---|---|---|
| Kesinleşme şerhli boşanma kararı | Kararı veren aile mahkemesi | Zamanaşımının başlangıcı ve mal rejiminin sona erdiği dava tarihi |
| Evlenme tarihini gösteren nüfus kaydı | e-Devlet veya nüfus müdürlüğü | Mal rejiminin başlangıcı; 2002 öncesi dönem |
| Tapu kayıtları ve satış akit tabloları | Kendi adınıza olanlar için e-Devlet; eski eşin adına olanlar için mahkeme yazısıyla tapu müdürlüğü | Edinme tarihi, bedel, paylar |
| Konut ve taşıt kredisi sözleşmeleri, ödeme planları | Banka; gerekirse mahkeme yazısıyla | Ödemenin evlilik içindeki gelirle yapıldığı; denkleştirme |
| Araç kayıtları | Mahkeme yazısıyla trafik tescil kayıtları | Edinme tarihi ve satışlar |
| Banka hesap dökümleri | Mahkeme yazısıyla bankalar | Dava tarihindeki birikim, boşanma öncesi para transferleri |
| SGK hizmet dökümü, maaş bordroları | e-Devlet; işveren | Çalışma karşılığı edinimler (TMK m.219) |
| Şirket ortaklığı kayıtları | Ticaret sicili, Ticaret Sicili Gazetesi | Evlilik içinde edinilen paylar |
| Miras ve bağış belgeleri | Mirasçılık belgesi, banka kayıtları | Kişisel mal savunması veya bu savunmanın çürütülmesi (TMK m.220) |
| Anlaşmalı boşanma protokolü ve duruşma tutanağı | Boşanma dosyası | Mal rejimine ilişkin feragat bulunup bulunmadığı |
Katkının nasıl ispatlanacağı için mal paylaşımı davasında katkı nasıl ispatlanır? yazımıza bakabilirsiniz.
10. Malın Satılmasını Önlemek: İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz
1- HMK m.389 bakımından. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından veya tamamen imkânsız hâle geleceğinden endişe ediliyorsa ihtiyati tedbir istenebilir. Eski eş evi satışa çıkarmışsa dava dilekçesiyle birlikte tapuya tedbir talep edilmesi düşünülmelidir. Katılma alacağı bir para alacağı olduğundan, taşınmaz üzerine tedbir konulup konulamayacağı uygulamada tartışmalıdır; bu nedenle tedbir talebiyle birlikte terditli olarak ihtiyati haciz de istenmesi önerilir.
2- İİK m.257/2 bakımından. Vadesi gelmemiş borçlar için borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanırsa ihtiyati haciz istenebilir. Satışın yapılmış olması alacağı ortadan kaldırmaz; boşanma davası açıldıktan sonra satılan mal, sona erme anında mevcut mal olarak hesaba girer. Ancak satış bedeli harcanırsa mahkemenin doğru hesapladığı alacak tahsil edilemeyebilir. Ayrıntılar ve dilekçe örneği için mal rejimi davası sürerken taşınmaz satılırsa ne olur? ve tapuya ihtiyati tedbir talep dilekçesi örneği yazılarımıza bakabilirsiniz.
11. Dava Dilekçesinin İskeleti
Aşağıdaki iskelet, boşanması yıllar önce kesinleşmiş ve zamanaşımını kesmek için kısmi dava açacak kişinin dilekçesinin hangi bölümlerden oluşacağını gösterir. Köşeli parantez içindeki yerler dosyaya göre doldurulmalıdır. İskelet genel bilgi amaçlıdır; protokol, yurt dışı boşanma, 2002 öncesi dönem veya üçüncü kişiye devir varsa dilekçe bunlara göre genişletilmelidir.
DAVACI: [Ad soyad, T.C. kimlik no, adres]
VEKİLİ: [Avukat adı, adres]
DAVALI: [Ad soyad, T.C. kimlik no, adres]
KONU: Mal rejiminin tasfiyesi nedeniyle şimdilik [tutar] TL katılma alacağı ve [tutar] TL değer artış payı alacağının karar tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsili talebidir. Kısmi davadır (HMK m.109).
DAVA DEĞERİ: Şimdilik [toplam tutar] TL
AÇIKLAMALAR
1- TMK m.202 bakımından: Taraflar [evlenme tarihi] tarihinde evlenmiş, aralarında mal rejimi sözleşmesi yapılmamış olduğundan yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olmuşlardır.
2- TMK m.225/2 bakımından: Davalı tarafından/tarafımızdan [boşanma dava tarihi] tarihinde açılan boşanma davası [mahkeme, esas no] dosyasında kabul edilmiş, karar [kesinleşme tarihi] tarihinde kesinleşmiştir. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı [tarih] tarihinde sona ermiştir.
3- TBK m.146, 149/1 ve 153/3 bakımından: Mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacaklar on yıllık zamanaşımına tabidir ve bu süre boşanma kararının kesinleşmesinden başlar (YHGK 05.10.2016, E.2016/8-1061, K.2016/959). Boşanma kararı [kesinleşme tarihi] tarihinde kesinleştiğinden süre dolmamıştır. TMK m.178’deki bir yıllık süre bu alacaklara uygulanmaz.
4- TMK m.219 ve 222 bakımından: Davalı adına kayıtlı [ada, parsel, bağımsız bölüm] taşınmaz ile [plaka] plakalı araç evlilik birliği içinde, davalının çalışma karşılığı edinimleriyle alınmıştır. Bu mallar edinilmiş maldır; aksini ispat yükü davalıdadır.
5- TMK m.227 bakımından: Davalının evlilikten önce edindiği [taşınmaz] üzerinde [tarih] tarihinde yapılan tadilat bedelinin [tutar] TL kısmı davacının kişisel birikimiyle ödenmiştir. Bu katkı oranında değer artış payı talep edilmektedir.
6- TMK m.231 ve 236/1 bakımından: Davalının artık değerinin yarısı oranında katılma alacağı talep edilmektedir. Malların değeri tasfiye tarihindeki sürüm değerine göre bilirkişi incelemesiyle belirlenecektir (TMK m.235/1).
7- HMK m.109/4 bakımından: Alacağın tam miktarı bilirkişi incelemesinden sonra belirlenebileceğinden dava kısmi dava olarak açılmıştır. Fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklıdır. Talep, tahkikatın sonuna kadar bir defaya mahsus artırılacaktır.
8- HMK m.389 bakımından: Davalı dava konusu taşınmazı satışa çıkarmıştır. Devir hâlinde alacağın tahsili önemli ölçüde zorlaşacağından taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, bu talep kabul görmezse alacak tutarı kadar ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ediyoruz.
DELİLLER: Kesinleşme şerhli boşanma kararı ve boşanma dosyası; nüfus kayıtları; tapu ve araç kayıtları; banka ve kredi kayıtları; SGK kayıtları; tanık; bilirkişi incelemesi ve keşif; her türlü yasal delil.
HUKUKİ NEDENLER: TMK m.202, 214, 219, 222, 225, 227, 231, 235, 236, 239; TBK m.146, 149, 153, 154; HMK m.109, 389; 4787 s.K. m.4 ve ilgili mevzuat.
SONUÇ VE İSTEM: Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik [tutar] TL katılma alacağı ile [tutar] TL değer artış payı alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.
[Tarih] — [Davacı vekili, imza]
12. Sık Yapılan Hatalar
1- Bir yıllık süreyi mal paylaşımına uygulamak. TMK m.178’deki süre nafaka ve tazminat içindir. Mal paylaşımı için süre on yıldır. Bu hata yüzünden birçok kişi hakkının bittiğini sanıp hiç başvurmuyor.
2- Süreyi boşanma davasının açıldığı tarihten saymak. Dava tarihi hangi malların hesaba gireceğini belirler; zamanaşımı ise kesinleşmeden başlar. Kanun yolu süreci uzun sürmüşse kalan süreniz düşündüğünüzden fazla olabilir.
3- İhtarnameyle yetinmek. İhtarname zamanaşımını kesmez (TBK m.154). Beş yıllık sürenin gündemde olduğu bir dönemde ihtarname çekip beklemek, hakkı korumak yerine zaman kaybettirir.
4- Değerleri bilmediği için davayı ertelemek. 7589 sayılı Kanundan sonra kısmi dava açılıp talep bir defa artırılabilir ve artırılan kısım dava tarihine geri yürür (HMK m.109/4). Değer bilgisi davayı açmanın şartı değildir.
5- Değer artış payını veya 2002 öncesi katkı payını dilekçede istememek. Mahkeme talep edilmeyen bir kaleme karar veremez. Her talep kalemi dilekçede adıyla ve ayrı bir kısmi tutarla gösterilmelidir.
6- Anlaşmalı boşanmayı hak kaybı sanmak. Protokolde mal rejimine açıkça yer verilmemişse dava açılabilir (YHGK K.2022/850). Protokolün metni mutlaka incelenmelidir.
7- Davayı açıp takip etmemek. Dava sürerken her yargılama işleminden sonra zamanaşımı yeniden işler (TBK m.157/1). Dosyanın işlemden kaldırılıp yenilenmemesi davanın açılmamış sayılmasına yol açar.
13. Adım Adım Yol Haritası
- Kesinleşme tarihini belgeyle tespit edin. Kesinleşme şerhli boşanma kararını alın; yurt dışında boşandıysanız yabancı kararın kesinleşme tarihini öğrenin.
- Kalan sürenizi hesaplayın. Kesinleşme tarihine on yıl ekleyin. Kesinleşme beş yıldan daha önceyse, Model B riskini göz önünde tutarak davayı kanunun yürürlüğünden önce açmayı hedefleyin.
- Protokolü ve boşanma dosyasını inceletin. Mal rejimine ilişkin bir feragat veya tasfiye olup olmadığını, boşanma dosyasından ayrılmış bir mal rejimi dosyası bulunup bulunmadığını kontrol edin.
- Malları listeleyin. Evlenme tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar edinilen taşınmazları, araçları, birikimleri, şirket paylarını ve kredileri yazın; boşanmadan önceki devirleri ayrıca not edin.
- Talep kalemlerini belirleyin. Katılma alacağı, değer artış payı, 2002 öncesi katkı payı, eklenecek değerler ve gerekiyorsa ziynet.
- Davayı kısmi dava olarak açın. Fazlaya ilişkin hakları saklı tutun; her kalem için ayrı tutar gösterin; satış riski varsa tedbir veya ihtiyati haciz isteyin.
- Bilirkişi raporundan sonra talebi artırın. Artırımı tahkikat bitmeden, bir defada ve harcını tamamlayarak yapın.
- Paketin resmî metnini izleyin. Geçiş hükmü yayımlandığında dosyanızın durumunu yeniden değerlendirin; bu sayfa da resmî metne göre güncellenecektir.
Mal paylaşımı davanızı kanun değişmeden açalım
Kesinleşme tarihi, protokol, yurt dışı boşanma, 2002 öncesi evlilik veya boşanmadan önce mal kaçırma; dosyanıza göre talep kalemlerini belirleyip kısmi davayı hazırlayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.
Sıkça Sorulan Sorular
Boşanalı 7 yıl oldu, mal paylaşımı davası açabilir miyim?
Bugünkü hukuka göre evet. Süre boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıldır (TBK m.146; YHGK K.2016/959). Kesinleşmeden bu yana yedi yıl geçtiyse yaklaşık üç yıllık süreniz vardır. 13. Yargı Paketinde süre beş yıla iner ve geçiş hükmü mevcut süreleri korumazsa risk doğabileceğinden davayı ertelememek gerekir.
Süre boşanma davasının açıldığı tarihten mi, kararın kesinleştiği tarihten mi başlar?
Kararın kesinleştiği tarihten başlar. Evlilik sürerken eşler arasındaki alacaklarda zamanaşımı işlemez (TBK m.153/3). Boşanma davasının açıldığı tarih ise mal rejiminin sona erdiği ve hangi malların hesaba gireceğini belirleyen tarihtir (TMK m.225/2).
13. Yargı Paketi yasalaşırsa hakkım hemen düşer mi?
Bu, geçiş hükmüne bağlıdır ve geçiş hükmü bugün bilinmiyor. TBK’ya geçişte uygulanan modelde kimse yürürlük günü hakkını kaybetmemişti (6101 s.K. m.5/1). Geçiş hükmü olmadan kesinleşmeden itibaren beş yıl uygulanırsa ise boşanması beş yıldan önce kesinleşmiş olanların süresi dolmuş sayılabilir. Yürürlükten önce açılan dava her durumda zamanaşımını keser.
Paket Meclis’e gelmeden dava açmam gerekir mi?
Kanunun Meclis’e sunulması, kabulü ve Resmî Gazete’de yayımlanması arasında geçecek süre bilinmiyor. Hakkınızı her senaryoda koruyan adım dava açmaktır. Sunulmayı beklemek size bir avantaj sağlamaz; dava bugün açıldığında bugünkü on yıllık süre içinde açılmış olur.
İhtarname çekersem süre durur mu?
Hayır. Zamanaşımını kesen sebepler kanunda sayılmıştır: borçlunun ikrarı, dava, def’i, hakeme başvuru, icra takibi ve iflas masasına başvuru (TBK m.154). İhtarname bunlar arasında değildir.
Malların değerini bilmiyorum, davayı nasıl açarım?
Dava kısmi dava olarak, sembolik bir tutarla ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılır. Bilirkişi raporundan sonra talep tahkikatın sonuna kadar bir defaya mahsus artırılır ve artırılan kısım için de zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır (HMK m.109/4). 7589 sayılı Kanunla belirsiz alacak davası kaldırıldığından bu yol kullanılmaz.
Anlaşmalı boşandım, protokolde “başka maddi manevi talebimiz yoktur” yazıyor; dava açabilir miyim?
Kural olarak açabilirsiniz. Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göre boşanmanın mali sonuçları tazminat ve nafakayı kapsar; mal rejiminin tasfiyesi protokolde duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta yazılmamışsa sırf anlaşmalı boşanılmış olması tasfiyenin yapıldığı anlamına gelmez (YHGK 07.06.2022, K.2022/850). Protokolde mal rejimine açıkça değinilmişse sonuç farklı olabilir.
Yurt dışında boşandım, süre ne zaman başlar?
Hukuk Genel Kurulunun son kararına göre yabancı mahkeme kararının kesinleştiği tarihten başlar; Türkiye’deki tanıma veya tenfiz kararının tarihi esas alınmaz (YHGK 29.11.2023, E.2022/2-1205, K.2023/1188). Dava tanıma sürecinin bitmesi beklenmeden açılabilir.
Eski eşim öldü, kime dava açarım?
Mirasçılarına. Katılma alacağı eski eşin ölümüyle ortadan kalkmaz; borç terekeye geçer ve mirasçılar bu borçtan sorumlu olur (TMK m.599). On yıllık süre yine boşanmanın kesinleşmesinden itibaren işler.
Eşim boşanmadan önce evi annesine devretti; ne yapabilirim?
Devir, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde karşılıksız yapıldıysa veya katılma alacağını azaltma kastıyla yapıldıysa devredilen değer eski eşe karşı açılan davada hesaba katılır (TMK m.229). Annesine karşı tamamlayıcı dava ise öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde açılmalıdır (TMK m.241/2). Muvazaa iddiası ayrıca değerlendirilir.
On yıl geçti; artık hiçbir şey yapılamaz mı?
Hâkim zamanaşımını kendiliğinden göz önüne alamaz (TBK m.161). Davalı zamanaşımı def’ini süresinde ileri sürmezse dava esastan incelenir. Ayrıca kesinleşme tarihi, kanun yolu süreci veya yeniden evlenme gibi nedenlerle sürenin hesabı ilk bakışta görünenden farklı olabilir. Bu nedenle süresi dolmuş görünen bir dosya da incelenmelidir.
Ziynet eşyalarımı da isteyebilir miyim?
Ziynet eşyası kural olarak kadının kişisel malıdır ve mal rejimi hesabına girmez (TMK m.220). Aynen iade ve bedel talepleri için zamanaşımı konusunda farklı görüşler bulunduğundan, güvenli yol ziynet talebini gecikmeden ve on yıllık süre içinde ileri sürmektir.
Boşanmada istemediğim nafaka ve tazminatı şimdi isteyebilir miyim?
Boşanmadan doğan nafaka ve tazminat talepleri boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.178). Boşanmanızın üzerinden beş yıldan fazla geçtiyse bu talepler için süre çoğunlukla dolmuştur. Mal paylaşımı ise bu süreye tabi değildir.
Ev ikimizin adına yarı yarıya tapulu; ortaklığın giderilmesi mi açmalıyım, mal paylaşımı mı?
İkisi farklı davalardır. Ortaklığın giderilmesi tapudaki payları paraya çevirir; sulh hukuk mahkemesinde görülür ve önce arabulucuya başvuru zorunludur (TMK m.698; 6325 s.K. m.18/B). Evin ödemesini bir eş daha fazla yaptıysa bu farkı mal rejimi davasında, on yıllık süre içinde istemek gerekir.
Davayı hangi mahkemede açarım?
Görevli mahkeme aile mahkemesidir (4787 s.K. m.4). Boşanma hâlinde boşanma davasına bakmaya yetkili mahkeme yetkilidir (TMK m.214); bu da eşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı ay birlikte oturulan yer mahkemesidir (TMK m.168). Ankara’da yaşıyorsanız davayı Ankara aile mahkemesinde açabilirsiniz.
Harcı ödeyemezsem ne olur?
Kısmi davada peşin harç dava edilen tutar üzerinden alındığından başlangıç maliyeti düşük tutulabilir (492 s.K. m.28/1-a). Ödeme gücü olmayanlar harç ve yargılama giderleri için adli yardım isteyebilir (HMK m.334).
Eski eşimle yeniden evlendim; süre işlemeye devam eder mi?
Hayır. Evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden olan alacakları için zamanaşımı işlemez (TBK m.153/3). İlk boşanmadan doğan alacağın süresi yeni evlilik boyunca durur.
Davayı açtıktan sonra kanun değişirse davam etkilenir mi?
Dava açılmakla zamanaşımı kesilir ve dava sürerken her yargılama işleminden sonra yeniden işler (TBK m.154, 157/1). Dava sürerken yeni bir zamanaşımı sorunu ancak yargılamanın uzun süre hiçbir işlem yapılmadan beklemesi hâlinde gündeme gelebilir. Paketin derdest davalara ilişkin bir usul hükmü getirip getirmeyeceği resmî metinle belli olacaktır.
Paketin diğer aile hukuku başlıkları için 13. Yargı Paketi aile hukuku rehberimize, bütün süreler için aile hukukunda süreler ve zamanaşımı tablosuna, karar sonrası tahsil için katılma alacağı kararını icraya koymak yazımıza, nafaka ödeyenler için nafaka ödüyorum, ne zaman biter?, nafaka alanlar için nafaka alıyorum, 13. Yargı Paketiyle kesilecek mi?, boşanma davası sürenler için iki aşamalı boşanma rehberlerimize bakabilirsiniz.
Bu yazının dayanakları. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.168, 178, 202, 214, 219, 220, 222, 225, 227, 229, 231, 235, 236, 239, 241, 599, 698 ve 699; 4722 sayılı Kanun m.10; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.146, 149, 153, 154, 156, 157, 158, 160 ve 161; 6101 sayılı Kanun m.5; 6100 sayılı HMK m.109, 141, 150, 165, 219-221, 334 ve 389; 7589 sayılı Kanun (RG 31.07.2026, sayı 33326); 2004 sayılı İİK m.257; 492 sayılı Harçlar Kanunu m.28; 4787 sayılı Kanun m.4; 6325 sayılı Kanun m.18/B; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.10.2016 tarihli E.2016/8-1061, K.2016/959; 07.12.2021 tarihli E.2018/8-471, K.2021/1586; 07.06.2022 tarihli E.2019/8-335, K.2022/850; 29.11.2023 tarihli E.2022/2-1205, K.2023/1188 ve 10.09.2025 tarihli K.2025/498 sayılı kararları. Taslak için 05.09.2026 tarihli Milli Gazete, 14.10.2026 tarihli Ekonomi Gazetesi, 18.10.2026 tarihli Milliyet ve 27.10.2026 tarihli Yeni Şafak haberleri. Yazı genel bilgi niteliğindedir; dosyanıza özgü değerlendirme için bir avukata danışın.
Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.
Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları
