19 Eylül 2026

Çalıntı Altın Kuyumcudan Geri Alınır mı? TMK 989 Beş Yıllık Taşınır Davası, Bedel İadesi Koşulu, Rızayla Verilen Altın (TMK 988), Kuyumcunun İyiniyeti, TCK 165 ve Dava Dilekçesi

Çalınan, kaybolan veya sahibinin iradesi dışında elinden çıkan altın ve mücevher bir kuyumcuya satılmışsa, Türk Medeni Kanunu sahibine güçlü bir geri alma hakkı tanır. TMK m.989 uyarınca taşınırı çalınan, kaybolan ya da iradesi dışında başka herhangi bir şekilde elinden çıkan zilyet, o şeyi elinde bulunduran herkese karşı beş yıl içinde taşınır davası açabilir; taşınır açık artırmadan, pazardan veya benzeri eşya satanlardan iyiniyetle edinilmişse, iyiniyetli birinci ve sonraki edinenlere karşı dava ancak ödenen bedelin geri verilmesi koşuluyla açılabilir. Kuyumcu altını doğrudan hırsızdan veya sıradan bir kişiden satın almışsa bu koşul kuyumcu yararına işlemez; mal sahibi altını bedel ödemeden geri isteyebilir. Kuyumcu altını başka bir müşteriye satmışsa, o müşteri benzeri eşya satan bir tacirden aldığından, altın ancak ödediği bedel verilerek geri alınabilir. TMK m.990 para ve hamiline yazılı senetleri bu kuraldan ayırır; gram ve işlenmiş altın tedavüldeki para niteliği taşımadığından bu istisnanın dışındadır. Çeyrek ve Cumhuriyet altınları bakımından ise durum tartışmalıdır: TCK m.198 millî ziynet altınlarını sahtecilik suçları bakımından para hükmünde sayar; bu ceza hukuku hükmünün TMK m.990 uygulamasına etkisi yargı kararlarıyla netleşmiş değildir. Sahibinin rızasıyla, örneğin bozdurmak veya saklamak üzere başkasına verilen altın ise TMK m.988 kapsamındadır ve iyiniyetli kuyumcunun kazanımı korunur. İyiniyet TMK m.3 uyarınca karine olarak kabul edilir; ancak durumun gerektirdiği özeni göstermeyen iyiniyet iddia edemez. Kimlik tespiti yapmadan, piyasanın belirgin biçimde altında fiyatla veya olağan dışı miktarda ziynet satın alan kuyumcu bu korumayı kaybedebilir; altının suçtan elde edildiğini bilerek satın alan kuyumcu ise TCK m.165’teki suç eşyasının satın alınması suçunu işler. Bu rehber, çalıntı altının kuyumcudan geri alınmasını, kuyumcunun hak ve yükümlülüklerini, ceza yolunu ve taşınır davasını mevzuat maddeleriyle anlatır.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Çalınan altınınız bir kuyumcuya mı satıldı ya da kuyumcu olarak aldığınız altına çalıntı olduğu gerekçesiyle el mi konuldu?

Hırsızlık şikâyeti ve el koyma, el konulan altının hak sahibine iadesi, kuyumcuya karşı taşınır ve istihkak davası, eritme riskine karşı ihtiyati tedbir, kuyumcunun iyiniyet savunması ve satıcıya rücu süreçlerinde Hukukçular Evi uzman kadrosuyla yanınızdayız. Telefon: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp
Kısa cevap: Çalınan altın kuyumcuya satılmışsa sahibi, 5 yıl içinde kuyumcudan geri isteyebilir (TMK m.989). Kuyumcu altını hırsızdan doğrudan aldıysa bedel ödemeden iade gerekir; altın kuyumcudan başka bir müşteriye satıldıysa o müşteriye ödediği bedel verilerek geri alınır. Rızayla bozdurmaya veya saklamaya verilen altın başkasına satılmışsa iyiniyetli kuyumcu korunur (TMK m.988). Bilerek çalıntı altın alan kuyumcu TCK m.165’ten sorumludur. Ayrıntı için 0554 648 37 15.

Temel Ayrım: Altın Sahibinin Elinden Nasıl Çıktı?

Çalıntı altının geri alınıp alınamayacağı, her şeyden önce altının sahibinin elinden nasıl çıktığına bağlıdır. Türk Medeni Kanunu bu konuda iki farklı rejim öngörür. TMK m.988’e göre bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden, yani kendisine güvenilerek teslim edilmiş kişiden, o şey üzerinde iyiniyetle mülkiyet edinen kimsenin edinimi, zilyedin bu tür tasarruflarda bulunma yetkisi olmasa bile korunur. Sahibi altını bozdurması için bir yakınına, saklaması için bir tanıdığına veya satması için bir aracıya kendi rızasıyla vermişse ve bu kişi altını kuyumcuya satmışsa, iyiniyetli kuyumcu mülkiyeti kazanır; sahibinin talebi altını kendisine verdiği kişiye yönelir. Borç karşılığında rehin verilen altının satılması veya iade edilmemesi, lehine mülkiyet geçirme yasağı ve tefecilik için rehin verilen altın rehberimize bakılabilir. Kuyumcuya sahte dekontla, çalıntı kartla veya üçgen dolandırıcılık yöntemiyle altın alınması ve hesap blokesi için kuyumcu dolandırıldı rehberimize bakılabilir. Kuyum işletmesinde arama ve el koyma yapıldığında firmanın hakları, müşteri emanet altınlarının iadesi ve stokun işletmeye bırakılması için kuyumcuda arama ve el koyma rehberimize bakılabilir.

Buna karşılık TMK m.989, taşınırı çalınan, kaybolan ya da iradesi dışında başka herhangi bir şekilde elinden çıkan zilyede, o şeyi elinde bulunduran herkese karşı beş yıl içinde taşınır davası açma hakkı tanır. Hırsızlık, yağma, kaybetme ve sahibinin haberi olmadan evden alınma bu kapsamdadır. Kanun koyucu, sahibinin kendi rızasıyla yanlış bir hukuki görünüşe yol açmadığı bu durumlarda, iyiniyetli edinen karşısında da sahibini korumayı tercih etmiştir. Yargı kararlarında da vurgulandığı üzere bir kez rıza dışı elden çıkan taşınır, kaç kez el değiştirirse değiştirsin rıza dışı çıkmış sayılır. Kuyumcuya emanet bırakılan altının akıbeti kuyumcu kaçtı rehberimizde anlatılmıştır.

Elden çıkış biçimi ve sonuç

Elden çıkışUygulanan hükümİyiniyetli kuyumcunun durumu
Hırsızlık, yağmaTMK m.989Beş yıl içinde iade yükümlülüğü
KaybetmeTMK m.989Beş yıl içinde iade yükümlülüğü
Evden haber verilmeden alınma (aile içi dahil)TMK m.989Beş yıl içinde iade yükümlülüğü
Bozdurmak için verilen kişinin satmasıTMK m.988Kazanım korunur
Saklamak için verilen kişinin satmasıTMK m.988Kazanım korunur
Kuyumcu kötüniyetliKötüniyetli zilyede karşı davaSüre sınırı yok, bedel iadesi yok

Kuyumcudan Geri Alma: Bedel Ödenecek mi?

TMK m.989’un ikinci cümlesi, iyiniyetli edinenin korunmasına bir sınır koyar: taşınır açık artırmadan veya pazardan ya da benzeri eşya satanlardan iyiniyetle edinilmişse, iyiniyetli birinci ve sonraki edinenlere karşı taşınır davası ancak ödenen bedelin geri verilmesi koşuluyla açılabilir. Bu kuralın kuyumcu dosyalarına uygulanması iki aşamalıdır. Hırsız altını bir kuyumcuya satmışsa, kuyumcu altını benzeri eşya satan bir tacirden değil, hırsızdan veya sıradan bir kişiden edinmiştir; bu nedenle kuyumcu bedel iadesi koşulunu ileri süremez ve iyiniyetli olsa bile altını bedelsiz iade etmekle yükümlüdür. Kuyumcunun hırsıza ödediği bedel, onun hırsıza karşı ileri süreceği bir alacaktır.

Kuyumcu altını vitrinine koyup başka bir müşteriye satmışsa durum değişir. Bu müşteri altını benzeri eşya satan bir tacirden, yani kuyumcudan iyiniyetle edinmiştir ve ancak ödediği bedel kendisine verilerek geri alınabilir. Sahibi bu bedeli öder ve altını geri alır; ödediği bedeli ise sorumlulara, yani hırsıza ve durumun özelliğine göre kuyumcuya karşı talep eder. Kuyumcu altını başka bir kuyumcuya veya toptancıya satmışsa aynı değerlendirme her halka için ayrı ayrı yapılır.

Zincir ve bedel iadesi

KimdeNereden edindiBedel iadesi koşulu
KuyumcuHırsızdan veya sıradan kişidenYok; bedelsiz iade
Kuyumcunun müşterisiKuyumcudan (benzeri eşya satan)Var; ödediği bedel verilerek
Toptancı veya ikinci kuyumcuKuyumcudanVar; ödediği bedel verilerek
Açık artırmadan alanAçık artırmadanVar
Kötüniyetli edinenHerhangi bir yerdenYok; süre sınırı da yok
TMK m.990, para ve hamiline yazılı senetleri iyiniyetle edinen kişiye karşı taşınır davası açılamayacağını düzenler. Gram altın, bilezik ve diğer işlenmiş altınlar tedavüldeki para niteliği taşımadığından bu istisnadan yararlanmaz ve iyiniyetli edinenden de geri istenebilir. Çeyrek ve Cumhuriyet altınlarında ise TCK m.198’in bunları sahtecilik suçları bakımından para hükmünde sayması nedeniyle tartışma bulunduğundan, bu altınlarda hızlı hareket etmek ve delilleri güçlü tutmak özellikle önemlidir.

Dolandırıcılıkla Elden Çıkan Altın: Rıza Var mı?

Altının dolandırıcılık yoluyla, örneğin sahte bir alıcıya teslim edilerek ya da sahte bir kolluk görevlisinin “altınlarınızı koruma altına alacağız” yalanına kanılarak verilmesi hâlinde, TMK m.988 ile m.989 arasındaki ayrım tartışmalı hâle gelir. Sahibi altını fiilen kendi eliyle teslim ettiğinden, kural olarak zilyetliğin rızayla devredildiği ve iyiniyetli üçüncü kişinin m.988 uyarınca korunacağı kabul edilir; iradenin hile ile sakatlanmış olması, zilyetliğin rıza ile devredildiği olgusunu ortadan kaldırmaz. Ancak yargı kararlarında, örneğin sahte kimlik ve sahte belgeler kullanılarak zilyetliği ele geçirilen bir taşınırın, malikin rızası olmaksızın elinden çıkmış sayıldığı ve iyiniyetli üçüncü kişiye karşı geri istenebileceği kabul edilmiştir.

Bu nedenle dolandırıcılıkla elden çıkan altında sonuç, hilenin niteliğine ve teslimin nasıl gerçekleştiğine göre değişir. Özellikle kendini kamu görevlisi olarak tanıtan kişilere yapılan teslimlerde, sahibinin iradesinin tamamen yanıltıldığı ve teslimin gerçek anlamda bir zilyetlik devri iradesine dayanmadığı ileri sürülebilir. Bu tür dosyalarda ceza soruşturması ile altının izinin sürülmesi eş zamanlı yürütülmeli, altının satıldığı kuyumcunun iyiniyeti de TMK m.3 çerçevesinde ayrıca sorgulanmalıdır. Sahte altın satışına ilişkin dolandırıcılık ise farklı bir durumdur ve alıcı açısından değerlendirilir.

Beş Yıllık Süre ve Kötüniyetli Kuyumcu

TMK m.989’daki beş yıllık süre, iyiniyetli edinenlere karşı açılacak davalar için öngörülmüştür ve yargı kararlarında hak düşürücü süre olarak nitelendirilmektedir. Süre geçtikten sonra iyiniyetli edinen, altının mülkiyetini kazanmış olur. Kötüniyetli edinene karşı ise bu süre işlemez; altının çalıntı olduğunu bilen veya bilmesi gereken kişiye karşı taşınır davası her zaman açılabilir ve kötüniyetli edinen, ödediği bedeli de talep edemez. Bu nedenle kuyumcunun iyiniyetli olup olmadığı, hem sürenin hem de bedel meselesinin kaderini belirler.

Kuyumcunun İyiniyeti: Ne Zaman Korunmaz?

TMK m.3’e göre kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda asıl olan iyiniyetin varlığıdır; ancak durumun gerektirdiği özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz. Kuyumcu, altın alım satımını meslek olarak yapan bir tacirdir ve ondan beklenen özen, sıradan bir alıcıdan beklenenden yüksektir. Uygulamada kuyumcunun iyiniyetinin sorgulandığı tipik durumlar şunlardır: satıcının kimliğinin tespit edilmemesi, ikinci el alımlarda gider pusulası düzenlenmemesi, fiyatın piyasa değerinin belirgin biçimde altında kalması, genç veya olağan dışı görünen bir satıcının çok sayıda ziynet getirmesi, düğün takısı niteliğindeki parçaların üzerindeki özel işaretlere rağmen kaynak sorulmaması ve kısa aralıklarla aynı kişiden tekrarlanan alımlar.

Kuyumcunun ikinci el altın alımında düzenlemesi gereken gider pusulası, satıcının kimlik ve adres bilgilerini içerdiğinden, hem kuyumcunun iyiniyetinin hem de altının kimden alındığının belgesidir. Belirli tutarı aşan kıymetli maden alımlarında MASAK mevzuatındaki kimlik tespiti yükümlülüğü de ayrıca devreye girer. Bu yükümlülükleri yerine getiren kuyumcu, hem iyiniyetini ispat eder hem de hırsızın tespitine katkı sağlar. Gider pusulası düzenine ilişkin cezalar kuyumcu özel usulsüzlük cezası, kıymetli maden alımında MASAK yükümlülükleri ise altın ve döviz alımında MASAK rehberlerimizde anlatılmıştır.

Kuyumcunun iyiniyetini zayıflatan durumlar

DurumNeden önemli
Kimlik tespiti yapılmamasıDurumun gerektirdiği özen gösterilmemiş
Gider pusulası düzenlenmemesiAlım kayıt dışı, kaynak belirsiz
Piyasanın belirgin biçimde altında fiyatÇalıntı şüphesi uyandırır
Olağan dışı miktarda ziynetKaynağın sorgulanması gerekir
Özel işaretli, isimli veya hatıra niteliğinde parçaSahibinin bulunabileceği belli
Aynı kişiden sık tekrarlanan alımSürekli bir kaynak şüphesi

Altının Kimliğini İspat Etmek

Taşınır davasında davacı, kuyumcudaki altının kendisine ait olan ve çalınan altın olduğunu ispat etmek zorundadır. Altın, seri üretimle üretilen ve birbirine benzeyen parçalardan oluştuğundan bu ispat, parçayı diğerlerinden ayıran özelliklere dayanır. Üretici veya kuyumcu damgası, ayar damgası, desen, ölçü ve gram, parçadaki çizik, onarım izi veya kişiye özel yazı, bileziğin ağırlığıyla birlikte düşünüldüğünde güçlü bir kimlik oluşturur. Düğün fotoğrafları ve videoları, altının takıldığı anı ve parçaların görünümünü gösterdiğinden özellikle değerlidir. Alış faturaları, gram ve ayar bilgisi yanında model veya ürün kodu içeriyorsa kimlik tespitini kolaylaştırır.

Kuyumcudaki parçaların davacının fotoğraflarındaki parçalarla aynı olup olmadığı, gerekirse bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Bu nedenle çalınma fark edilir edilmez parçaların ayrıntılı bir listesinin hazırlanması, fotoğrafların ve faturaların bir araya getirilmesi ve bu listenin şikâyetle birlikte kolluğa verilmesi gerekir. Liste ne kadar ayrıntılıysa, kolluğun kuyumcularda yapacağı araştırma ve mahkemedeki ispat o kadar kolay olur. Kuyumcu açısından ise ikinci el alımlarda parçaların fotoğraflanması, hem iyiniyetin hem de sonradan çıkacak bir uyuşmazlıkta hangi parçanın kimden alındığının ispatı için yararlıdır.

Altının kimliğini gösteren deliller

DelilGösterdiği
Üretici ve ayar damgasıParçanın üretim kaynağı ve ayarı
Desen, ölçü ve gramParçanın fiziksel kimliği
Çizik, onarım izi, kişiye özel yazıParçayı benzerlerinden ayıran işaret
Düğün fotoğrafı ve videosuParçanın davacıya ait olduğu
Alış faturası ve ürün koduModel, gram ve ayar
Kuyumcunun alım fotoğrafı ve gider pusulasıParçanın kimden ve ne zaman alındığı

Kaybedilen ve Bulunan Altın

Altının çalınmayıp kaybedildiği durumlarda da TMK m.989 uygulanır: kaybolan taşınırın zilyedi, onu elinde bulunduran herkese karşı beş yıl içinde taşınır davası açabilir. Kaybedilmiş bir altını bulan kişi, Medeni Kanundaki bulunmuş eşyaya ilişkin hükümler uyarınca bunu sahibine bildirmek, sahibini bilmiyorsa kolluğa haber vermekle yükümlüdür. Bulduğu altını sahibine iade etmeden veya yetkili makamlara bildirmeden kuyumcuya satan kişi, TCK m.160’taki kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunu işler; bu suç şikâyete bağlıdır. Altını bu kişiden satın alan kuyumcu karşısında sahibinin durumu, çalınan altındakiyle aynıdır: kuyumcu doğrudan bulan kişiden satın almışsa, bedel iadesi koşulu uygulanmaz.

Kaybedilen altında taraflar

TarafYükümlülük veya hakDayanak
SahibiBeş yıl içinde taşınır davasıTMK m.989
Bulan kişiSahibine veya kolluğa bildirimBulunmuş eşya hükümleri
Bulan kişi satarsaŞikâyet üzerine cezaTCK m.160
Bulandan alan kuyumcuBedelsiz iade yükümlülüğüTMK m.989

Ceza Yolu: Hırsızlık, Suç Eşyası ve El Koyma

Altının çalındığı fark edildiğinde ilk iş, derhal şikâyette bulunmak ve çalınan parçaların ayrıntılı listesini, fotoğraflarını ve varsa faturalarını kolluğa vermektir. Hırsızlık suçunun soruşturmasında kolluk, bölgedeki kuyumcularla iletişime geçer ve çalınan parçaların satıldığı yeri tespit etmeye çalışır; kuyumcuların gider pusulaları ve kamera kayıtları bu aşamada belirleyicidir. Tespit edilen altına CMK hükümleri uyarınca el konulur. Altının suçtan elde edildiğini bilerek satın alan kuyumcu, TCK m.165’teki suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu işler; bu suç altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası gerektirir. Kuyumcunun sistematik biçimde çalıntı altın alıp eritmesi ise aklama suçu kapsamında da değerlendirilebilir. Hırsızlığın unsurları hırsızlık suçu, suç eşyasının satın alınması TCK m.165, kuyum sektöründe aklama riski kuyumcu aklama suçu rehberlerimizde anlatılmıştır.

El konulan altın, soruşturma veya kovuşturma bakımından artık gerek kalmadığında CMK m.131 uyarınca ilgilisine iade edilir. Altın üzerinde hem sahibi hem kuyumcu hak iddia ediyorsa, ceza mahkemesi iadeye karar verebileceği gibi uyuşmazlığın hukuk mahkemesinde çözülmesini de isteyebilir. Kuyumcu açısından el koyma kararına karşı itiraz yolu, mal sahibi açısından ise altının kendisine iadesi talebi bu aşamada gündeme gelir; bu süreç altına el koyma ve itiraz rehberimizde anlatılmıştır.

Aile İçinde Alınıp Satılan Altın

Çalıntı altın dosyalarının önemli bir kısmında altını alan kişi bir aile üyesidir: eşinin ziynetlerini habersiz bozduran eş, annesinin bileziklerini satan çocuk veya ailenin kasasındaki altını alan bir yakın. Ceza hukuku bu durumlar için özel bir kural öngörür. TCK m.167 uyarınca hırsızlık gibi bazı malvarlığı suçlarının hakkında ayrılık kararı verilmemiş eşin, üstsoyun veya altsoyun ya da birlikte yaşayan kardeşin zararına işlenmesi hâlinde ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz; diğer bazı akrabalar bakımından ise soruşturma şikâyete bağlıdır ve ceza indirilir. Ancak bu kural yalnızca ceza sorumluluğunu ilgilendirir; altının sahibinin iradesi dışında elinden çıktığı gerçeğini değiştirmez. Bu nedenle sahibi, altını satın alan kuyumcuya karşı TMK m.989’a dayanarak taşınır davası açabilir. Düğün takılarının kime ait olduğu düğün takıları kime kalır, aile içinde mal kaçırmanın ceza boyutu ise terekeden mal kaçırma rehberlerimizde yer almaktadır.

Eşinizin veya bir yakınınızın ziynetlerinizi habersiz bozdurduğunu öğrendiyseniz, kuyumcunun altını eritmesinden önce hızlı hareket edin: kuyumcuya yazılı bildirimde bulunun, gerekirse mahkemeden ihtiyati tedbir isteyin. Altın eritildikten sonra aynen geri alma imkânı ortadan kalkar ve talep tazminata dönüşür.

Altın Eritilmişse veya Satılmışsa

Kuyumcular ikinci el altını çoğu zaman kısa süre içinde eritir veya rafineriye gönderir. Altın eritildiğinde çalınan parçaların kimliği ortadan kalkar ve taşınır davasıyla aynen geri alma imkânı sona erer. Bu durumda mal sahibinin talebi tazminata dönüşür: hırsıza karşı haksız fiil tazminatı, kötüniyetli veya özensiz kuyumcuya karşı ise haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanan talepler gündeme gelir. Eritme riskine karşı en etkili araç, altının kuyumcuda bulunduğu anlaşılır anlaşılmaz HMK m.389 uyarınca ihtiyati tedbir istenmesidir; mahkeme, altının eritilmesini, satılmasını veya başkasına devredilmesini önleyen bir tedbire karar verebilir. Hurda altının rafinaj süreci ve ayar tespiti standart dışı altın ve ayar evi raporu rehberimizde anlatılmıştır.

Evdeki Altın Sigortalıysa: Sigorta Şirketi ve Halefiyet

Konut sigortası poliçesinde ziynet eşyası teminat altına alınmışsa, hırsızlık sonrası sigorta şirketi zararı ödeyebilir. TTK m.1481 uyarınca sigortacı, ödediği tazminat oranında sigortalının zarardan sorumlu üçüncü kişilere karşı haklarına halef olur. Bu durumda çalınan altın sonradan bir kuyumcuda bulunursa, altın üzerindeki talep hakkı ödenen tazminat oranında sigorta şirketine geçmiş olabilir; altının sigortalıya iadesi hâlinde ise aldığı tazminatın sigortacıya iadesi veya mahsubu gündeme gelir. Ziynet eşyasının konut poliçelerinde çoğu zaman sınırlı bir tutarla veya ayrıca beyan edilme koşuluyla teminata alındığı, kasada saklanma gibi özel şartlar içerebildiği unutulmamalıdır; poliçenin bu hükümleri hasardan önce incelenmelidir. Kuyumcu soygunu veya hırsızlığı sonrasında sigorta tazminatının reddi, kasa ve alarm şartları ile zararın stok kayıtlarıyla ispatı için kuyumcu sigorta tazminatı rehberimize bakılabilir.

Hırsızlık ile yağma arasındaki fark da bu aşamada önem kazanır: altın sahibine karşı cebir veya tehdit kullanılarak alınmışsa suç yağmadır ve daha ağır cezayı gerektirir; bazı sigorta poliçeleri de teminatı bu ayrıma göre düzenler. Yağmanın unsurları yağma suçu ve hırsızlıktan farkı rehberimizde anlatılmıştır. Kuyumcudan geri alınan altının ayarı veya niteliği konusunda şüphe varsa, iade sırasında ayar tespiti yaptırılması düşük ayar çıkan altın rehberimizdeki yöntemlerle yapılabilir.

Kuyumcunun Hakları: Satıcıya Rücu

Çalıntı altını iyiniyetle satın alan ve sonradan iade etmek zorunda kalan kuyumcu, altını kendisine satan kişiye karşı zapttan sorumluluk hükümlerine dayanabilir. TBK m.214 ve devamı maddelerine göre satıcı, satılanın bir üçüncü kişi tarafından zaptından doğan zararlardan sorumludur; kuyumcu ödediği bedelin iadesini ve uğradığı diğer zararların tazminini satıcıdan isteyebilir. Satıcının hırsız olması hâlinde bu alacak, ceza davasında katılan sıfatıyla veya ayrı bir hukuk davasıyla ileri sürülebilir. Kuyumcunun gider pusulasında satıcının kimlik bilgilerini doğru kaydetmiş olması, rücu talebinin muhatabını belirlemenin tek yoludur.

Kuyumcu İçin İkinci El Altın Alım Protokolü

Çalıntı altın uyuşmazlıklarında kuyumcunun en güçlü koruması, ikinci el alımlarda baştan uygulanan düzenli bir protokoldür. Bu protokol hem iyiniyetin ispatını sağlar hem de kuyumcunun suç eşyası satın alma şüphesiyle karşılaşmasını önler. Satıcının kimliğinin tespit edilmesi ve kimlik bilgilerinin gider pusulasına işlenmesi, alınan parçaların fotoğraflanması, fiyatın piyasa değerine göre belirlenmesi ve olağan dışı durumlarda, örneğin çok sayıda ziynet, kişiye özel yazılı parçalar veya reşit olmayan satıcılar söz konusu olduğunda alımdan kaçınılması ya da kolluğa bilgi verilmesi, bu protokolün temel unsurlarıdır. Alınan ikinci el parçaların belirli bir süre eritilmeden bekletilmesi de, sahibinin ortaya çıkması hâlinde uyuşmazlığın aynen iade yoluyla kolayca çözülmesini sağlar.

İkinci el altın alım protokolü

AdımUygulamaSağladığı koruma
KimlikKimlik belgesinin görülmesi ve kaydıİyiniyet, rücu muhatabı
BelgeGider pusulasıKayıt ve vergi uyumu
FotoğrafAlınan her parçanın fotoğrafıParçanın kimliği
FiyatPiyasa değerine uygun bedelİyiniyetin göstergesi
Şüpheli durumAlımdan kaçınma veya kolluğa bilgiTCK m.165 riskine karşı
BekletmeEritmeden önce makul süreAynen iade imkânı

Dava Dilekçesi Örneği: Çalınan Bileziklerin Kuyumcudan Geri İstenmesi

Aşağıdaki örnek, evden çalınan ve hırsızlık soruşturmasında bir kuyumcuya satıldığı tespit edilen bileziklerin kuyumcu tarafından “bedelini öderseniz veririm” gerekçesiyle iade edilmemesi üzerine hazırlanmıştır. Olay ve talepler somut dosyaya göre uyarlanmalıdır.

ANKARA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR

DAVACI: Ad Soyad (T.C. …), adres: …

VEKİLİ: Av. Ad Soyad, adres

DAVALI: Ad Soyad (T.C. …), … Kuyumculuk işletmesi sahibi, adres: …

DAVA KONUSU: Davalı nezdinde bulunan dört adet 22 ayar burma bileziğin (toplam 58 gram) davacıya iadesi, iade mümkün olmazsa değerinin tahsili ile yargılama süresince bileziklerin eritilmesinin, satılmasının ve devredilmesinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. Davacının evinden …/…/2026 tarihinde dört adet 22 ayar burma bilezik çalınmış, davacı aynı gün şikâyette bulunmuştur. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/… soruşturma sayılı dosyasında, şüpheli …’ın bilezikleri …/…/2026 tarihinde davalının işyerinde sattığı, davalının gider pusulası ve kamera kayıtlarıyla tespit edilmiştir. Bilezikler, davacının düğün fotoğraflarında görülen ve üzerinde aynı kuyumcu damgası bulunan parçalardır.

2. Davacı bileziklerin iadesini istemiş, davalı ise şüpheliye ödediği bedelin kendisine ödenmesi hâlinde iade edeceğini bildirmiştir.

3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 989 uncu maddesinin birinci cümlesi, taşınırı çalınan zilyede, o şeyi elinde bulunduran herkese karşı beş yıl içinde taşınır davası açma hakkı tanır. Bilezikler davacının iradesi dışında, hırsızlık yoluyla elinden çıkmıştır ve dava beş yıllık süre içinde açılmaktadır.

4. Aynı maddenin ikinci cümlesindeki bedel iadesi koşulu, taşınırın açık artırmadan, pazardan veya benzeri eşya satanlardan edinilmesine bağlıdır. Davalı bilezikleri bir tacirden değil, doğrudan şüpheliden satın almıştır. Bu nedenle davalı, iyiniyetli olsa bile bedel iadesi koşulunu ileri süremez; şüpheliye ödediği bedel, onun şüpheliye karşı ileri süreceği bir alacaktır.

5. Kaldı ki davalının iyiniyeti de 4721 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası karşısında korunamaz. Davalı, yirmi yaşındaki şüpheliden aynı gün dört adet düğün bileziğini piyasa değerinin belirgin biçimde altında bir bedelle satın almış, bileziklerin kaynağını sormamıştır. Mesleği gereği altın alım satımı yapan bir tacirden beklenen özen gösterilmemiştir.

6. Bilezikler davalı nezdinde bulunmakta olup eritilmeleri hâlinde kimlikleri ortadan kalkacak ve aynen iade imkânsız hâle gelecektir. 6100 sayılı HMK’nın 389 uncu maddesindeki koşullar gerçekleştiğinden, bileziklerin eritilmesinin, satılmasının ve devredilmesinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesi gerekmektedir.

HUKUKİ SEBEPLER

4721 sayılı TMK m.3, 989, 991; 6100 sayılı HMK m.389 vd. ve ilgili mevzuat.

DELİLLER

Soruşturma dosyası, gider pusulası, kamera kayıtları, düğün fotoğrafları, bileziklere ait fatura ve damga bilgileri, tanık beyanları, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM

Açıklanan nedenlerle öncelikle bileziklerin eritilmesinin, satılmasının ve devredilmesinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine, yargılama sonunda bileziklerin bedelsiz olarak davacıya iadesine, iade mümkün olmazsa değerinin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.

Tarih, vekil ad soyad, imza

Ekler: Vekâletname, soruşturma belgeleri, gider pusulası örneği, fotoğraflar, fatura

Kontrol Listesi: Mal Sahibi ve Kuyumcu İçin

Kim ne yapmalı?

TarafYapılacakDayanak
Mal sahibiDerhal şikâyet, parça listesi ve fotoğrafSoruşturma, el koyma
Mal sahibiKuyumcuya yazılı bildirim, gerekirse ihtiyati tedbirHMK m.389
Mal sahibiBeş yıl içinde taşınır davasıTMK m.989
KuyumcuKimlik tespiti ve gider pusulasıİyiniyetin ispatı
KuyumcuŞüpheli alımlarda kolluğa bildirimTCK m.165 riskine karşı
Kuyumcuİade hâlinde satıcıya rücuTBK m.214 vd.

Altın ve mücevherin evde yerine kiralık kasada saklanması hırsızlık riskini azaltır; kasadan çalınma hâlinde bankanın sorumluluğu kiralık kasa, gönderi sırasında kaybolan altın ise kargoda kaybolan altın rehberlerimizde anlatılmıştır. Dosyanız için 0554 648 37 15 numaralı hattan bize ulaşabilirsiniz.

🧭 Bu yazı Altın ve Kuyum Hukuku Rehberi’nin parçasıdır

Bloke ve MASAK, kaçakçılık ve elkoyma, ithalat-ihracat, Borsa İstanbul, kuyumcuda vergi, tüketici ve dolandırıcılık rehberlerinin tamamı, eşik ve süre tablosuyla: Altın ve Kuyum Hukuku Rehberi

Sıkça Sorulan Sorular

Çalınan altınım kuyumcuya satıldı, geri alabilir miyim?

Evet. TMK m.989 uyarınca çalınan taşınırı elinde bulunduran herkese karşı beş yıl içinde taşınır davası açılabilir. Kuyumcu altını hırsızdan doğrudan aldıysa, iyiniyetli olsa bile bedel ödemeden iade etmek zorundadır.

Kuyumcu “parasını öderseniz veririm” diyor. Haklı mı?

Kural olarak hayır. Bedel iadesi koşulu yalnızca altının açık artırmadan, pazardan veya benzeri eşya satan bir tacirden edinilmesi hâlinde uygulanır. Hırsızdan doğrudan alan kuyumcu bu koşulu ileri süremez.

Kuyumcu altını başka bir müşteriye sattıysa ne olur?

O müşteri altını benzeri eşya satan bir tacirden, yani kuyumcudan iyiniyetle aldıysa, altın ancak ödediği bedel verilerek geri alınabilir (TMK m.989). Ödenen bedel hırsızdan ve durumun özelliğine göre kuyumcudan talep edilir.

Bozdurması için verdiğim altını arkadaşım satıp parasını vermedi. Kuyumcudan geri alabilir miyim?

Altın rızanızla verildiğinden TMK m.988 uygulanır ve iyiniyetli kuyumcunun kazanımı korunur. Talebiniz altını verdiğiniz kişiye yönelir; eylem güveni kötüye kullanma suçu da oluşturabilir.

Beş yıllık süre ne zaman işlemeye başlar?

Altının çalınması, kaybolması veya iradeniz dışında elinizden çıkmasıyla başlar ve hak düşürücü niteliktedir. Kötüniyetli edinene karşı ise bu süre işlemez.

Çalıntı altını bilerek alan kuyumcu hangi suçu işler?

TCK m.165’teki suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu; ceza altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıdır. Sistematik alım ve eritme aklama kapsamında da değerlendirilebilir.

Altın eritildiyse ne olur?

Parçaların kimliği ortadan kalktığından aynen geri alma imkânı sona erer ve talep tazminata dönüşür. Eritme riskine karşı en etkili araç, altının kuyumcuda olduğu öğrenilir öğrenilmez HMK m.389 uyarınca ihtiyati tedbir istemektir.

Eşim ziynetlerimi habersiz bozdurdu. Kuyumcudan geri alabilir miyim?

Altın iradeniz dışında elinizden çıktığından TMK m.989’a dayanarak kuyumcuya karşı taşınır davası açabilirsiniz. TCK m.167 eşin ceza sorumluluğunu etkiler, ancak kuyumcuya karşı geri alma hakkınızı ortadan kaldırmaz.

Kuyumcu iyiniyetli olduğunu nasıl ispat eder?

TMK m.3 uyarınca iyiniyet karine olarak kabul edilir; ancak durumun gerektirdiği özeni göstermeyen iyiniyet iddia edemez. Kimlik tespiti, gider pusulası, piyasa fiyatına uygun bedel ve olağan bir satış kuyumcunun iyiniyetini destekler.

Altın para sayılır mı?

Gram altın ve işlenmiş altın tedavüldeki para niteliği taşımadığından TMK m.990’daki para istisnasına girmez ve iyiniyetli edinenden de geri istenebilir. Çeyrek ve Cumhuriyet altınları TCK m.198 uyarınca yalnızca sahtecilik suçları bakımından para hükmündedir; bunun TMK m.990 uygulamasına etkisi tartışmalıdır.

Polisin el koyduğu altın bana nasıl iade edilir?

Soruşturma veya kovuşturma için gerek kalmadığında CMK m.131 uyarınca hak sahibine iade edilir. Kuyumcu da hak iddia ediyorsa, uyuşmazlığın hukuk mahkemesinde çözülmesi gerekebilir.

Kuyumcu olarak aldığım altın çalıntı çıktı. Ne yapabilirim?

İade etmek zorunda kalırsanız, TBK m.214 vd. uyarınca size satan kişiden ödediğiniz bedeli ve zararlarınızı isteyebilirsiniz. Gider pusulasındaki kimlik bilgileri bu talebin muhatabını belirler.

Altınımı kaybettim, bulan kişi kuyumcuya satmış. Geri alabilir miyim?

Evet. Kaybedilen taşınır da TMK m.989 kapsamındadır ve beş yıl içinde elinde bulunduran herkesten geri istenebilir. Bulduğu altını bildirmeden satan kişi TCK m.160 uyarınca şikâyet üzerine cezalandırılır.

Çalınan altının benim olduğunu nasıl ispat ederim?

Damga, desen, gram, özel işaretler, düğün fotoğrafları ve videoları ile alış faturaları altının kimliğini gösterir. Parçaların ayrıntılı listesini ve fotoğraflarını şikâyetle birlikte kolluğa verin; gerekirse bilirkişi incelemesi istenir.

Sigorta şirketi çalınan altınımı ödedi, altın bulunursa ne olur?

TTK m.1481 uyarınca sigortacı ödediği tazminat oranında haklarınıza halef olur. Altın size iade edilirse aldığınız tazminatın sigortacıya iadesi veya mahsubu gündeme gelir; poliçe hükümleri ayrıca incelenmelidir.

Kendini polis olarak tanıtan kişiye altınlarımı verdim, kuyumcudan geri alabilir miyim?

Durum tartışmalıdır. Teslim sizin elinizle yapıldığından kural olarak TMK m.988 uygulanır; ancak yargı kararlarında sahte kimlik ve belgelerle ele geçirilen taşınırın rıza dışı elden çıkmış sayıldığı kabul edilmiştir. Kuyumcunun iyiniyeti de ayrıca sorgulanmalıdır.

Hangi mahkemede dava açılır?

Taşınır ve istihkak davası kural olarak asliye hukuk mahkemesinde açılır; ihtiyati tedbir talebi dava ile birlikte veya dava öncesinde istenebilir. Somut dosyanız için 0554 648 37 15 numaralı hattan bize ulaşabilirsiniz.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için 0554 648 37 15 numaralı hattımızdan ulaşabilirsiniz.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim. Telefon: 0554 648 37 15

İletişime Geçin

Bu içerik Vergi Hukuku alanındadır.

Vergi Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk