AİHM Kararından Sonra Yargılamanın Yenilenmesi ve Gözaltı Süresinin Hesabı 2026: AYM Genel Kurulunun 2021/29667 ve 2022/103359 Kararları — “Kanun Yürürlükte” Reddi, 4 Gün 12 Saat ve Dosyanın Hâkimliğe Geçtiği An (CMK m.311/1-f, 91, 141; 6216 m.50)
06 Kasım 2026

AİHM Kararından Sonra Yargılamanın Yenilenmesi ve Gözaltı Süresinin Hesabı 2026: AYM Genel Kurulunun 2021/29667 ve 2022/103359 Kararları — “Kanun Yürürlükte” Reddi, 4 Gün 12 Saat ve Dosyanın Hâkimliğe Geçtiği An (CMK m.311/1-f, 91, 141; 6216 m.50)

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 30/4/2026 tarihli iki kararı 6 Kasım 2026 tarihli ve 33422 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. B. No: 2021/29667 sayılı kararda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) ifade özgürlüğü ihlali tespit ettiği bir mahkûmiyet dosyasında yargılamanın yenilenmesi talebinin “ihlale yol açan kanun maddesi hâlâ yürürlükte” gerekçesiyle reddedilmesi Anayasa m.26’nın ihlali sayıldı ve dosya yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderildi. B. No: 2022/103359 sayılı kararda ise toplu suçta dört gün gözaltında tutulan şüphelinin süre aşımı şikâyeti, gözaltının başlangıç ve bitiş anları tek tek belirlenerek reddedildi. Kararların özetini son dakika haberimizde verdik. Bu yazı ise kararların hukuken ne anlama geldiğini anlatıyor: AİHM veya Anayasa Mahkemesi ihlal kararından sonra yenileme talebinin nasıl incelenmesi gerektiği, ret hâlinde hangi yolların ve sürelerin bulunduğu, gözaltı süresinin hangi andan başlayıp hangi anda bittiği, yol süresinin nasıl hesaplandığı ve süre aşımında tazminatın nasıl isteneceği. Başvurucuların adları kullanılmamıştır.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Kısa cevap: AİHM’in kesinleşmiş ihlal kararı, CMK m.311/1-f uyarınca hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi sebebidir ve AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir. Genel Kurula göre yenileme talebini inceleyen mahkeme, AİHM’in tespit ettiği ihlalin niteliğine bakmak zorundadır; ihlal kanunun uygulamadaki yorumundan kaynaklanıyorsa, “kanun hâlâ yürürlükte” demek yeterli bir ret gerekçesi değildir ve bu ret, ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırmadığı için ayrı bir anayasal ihlal oluşturur. Gözaltı kararında ise Mahkeme, süreyi fiili yakalama saatinden başlatmış, dosyanın sulh ceza hâkimliğinin uhdesine geçtiği anı (tutuklamaya sevk yazısının hâkimlik kâtibince okunduğu saat) bitiş kabul etmiş ve toplu suçta yol süresi dâhil üst sınırı 4 gün 12 saat olarak hesaplamıştır. Nihai karara karşı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru süresi 30 gündür (6216 s.K. m.47/5).

AİHM veya AYM ihlal kararından sonra yenileme talebiniz mi reddedildi?

Bir yıllık yenileme süresi, iki haftalık itiraz süresi ve otuz günlük bireysel başvuru süresi birbirinden bağımsız işler. Dosyanızdaki tarihleri ve ret gerekçesini birlikte inceleyelim: 0554 648 37 15.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Kararların Künyesi ve Yetki Dayanağı

Anayasa’nın 148. maddesine göre herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir; başvuru için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesi, esas inceleme sonunda ihlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedileceğini; ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa dosyanın yeniden yargılama yapmak üzere ilgili mahkemeye gönderileceğini öngörür. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre bölümler arasındaki içtihat farklılıkları Genel Kurul tarafından karara bağlanır. Her iki başvuru da bölümlerin kararıyla Genel Kurula gönderilmiştir; ikinci başvuruda bunun gerekçesi açıkça yazılmıştır: “kanuni gözaltı süresinin hesaplanmasında gözaltının başlangıç ve bitiş zamanının belirlenmesinin ilkesel nitelik taşıması”.

6 Kasım 2026 tarihli ve 33422 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Genel Kurul kararları

KünyeB. No: 2021/29667B. No: 2022/103359
Karar tarihi30/4/202630/4/2026
Başvuru tarihi20/5/202129/11/2022
İncelenen hakİfade özgürlüğü (Anayasa m.26)Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı (Anayasa m.19/5 bağlantılı m.19/9)
Şikâyet edilen işlemAİHM ihlal kararına dayalı yenileme talebinin reddi (8/3/2021) ve itirazın reddi (19/4/2021)Gözaltı süresi aşımı nedeniyle açılan CMK m.141 tazminat davasının reddi ve istinafın kesin reddi (24/10/2022)
Sonuçİhlal; iki karşıoy (oyçokluğu)İhlal yok; beş karşıoy (oyçokluğu)
GiderimYeniden yargılama için Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderme; tazminat talepleri ret; 40.487,60 TL yargılama gideriYargılama giderlerinden tamamen muafiyet (adli yardım)
Resmî Gazete dosyası20261106-5.pdf20261106-6.pdf

Aynı sayıda yayımlanan üçüncü karar (B. No: 2019/18263, 11/6/2026), başvuru yolları tüketilmediği için kabul edilemez bulunmuştur; esasa ilişkin bir değerlendirme içermediğinden bu yazıda ele alınmamıştır.

Birinci Karar: Olaylar ve AİHM’in Tespiti

Başvurucular hakkında 17/3/2008 tarihli kararla, terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan hapis cezasına hükmedilmiş ve karar temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmişti. Başvurucular, mahkûmiyetin gazetecilik faaliyetleri nedeniyle verildiğini ve Sözleşme’nin 10. maddesindeki ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini ileri sürerek AİHM’e başvurdu. AİHM 23/6/2020 tarihli kararında (B. No: 41788/09) şikâyetleri kabul edilebilir buldu; mahkûmiyetin dayanağı olan TCK m.220/7’nin kanunilik şartını sağlamadığını belirterek Sözleşme’nin 10. maddesinin ihlal edildiğine karar verdi ve bu konuda daha önceki Bakır ve diğerleri/Türkiye (B. No: 46713/10, 10/7/2018) kararına atıf yaptı.

TCK m.220/7’nin bugünkü metni şöyledir: “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Örgüt üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir.” AİHM’in atıf yaptığı kararda vurgulanan sorun, hükmün lafzının yanında yargı mercilerinin bu hükmü “gösteriler bağlamında” geniş yorumlaması ve keyfi uygulamaya karşı yeterli koruma sağlanamamasıdır.

B. No: 2021/29667 — dosyanın zaman çizelgesi (kararda yer alan tarihler)

TarihAşamaSonuç
17/3/2008İlk derece mahkemesi hükmüÖrgüte yardım (TCK m.220/7) nedeniyle mahkûmiyet; temyizden geçerek kesinleşti
23/6/2020AİHM kararı (B. No: 41788/09)Sözleşme m.10 ihlali; TCK m.220/7 kanunilik şartını sağlamıyor
8/3/2021Yenileme talebi (ek karar)Ret: “ilgili kanun maddesi hâlen yürürlükte ve uygulanır”
19/4/2021İtirazRet
22/4/2021Nihai kararın öğrenilmesiBireysel başvuru süresi başladı
20/5/2021Bireysel başvuru30 günlük süre içinde
30/4/2026Genel Kurul kararıİfade özgürlüğü ihlali; yeniden yargılama

Anayasa Mahkemesinin Ölçütü: AİHM Kararının İcrası Sınırlı Bir Denetime Tabidir

Genel Kurul, AİHM tarafından verilen ihlal kararlarının iç hukukta gereği gibi yerine getirilmemesinin Sözleşme ile güvence altına alınan hakların uygulamada etkili şekilde korunamadığı anlamına geldiğini hatırlattı. Bu nedenle bir AİHM ihlal kararının gereklerinin yerine getirilip getirilmediği Anayasa Mahkemesince incelenebilir; ancak bu inceleme “olayların baştan itibaren yeniden değerlendirilmesi şeklinde değil”, AİHM kararının gereklerinin yerine getirilip getirilmediğiyle sınırlı bir inceleme olacaktır. Mahkeme ayrıca, yenileme talebini reddeden yargı mercilerinin ihlalin niteliğini gözönünde bulundurarak sonuçlarının ortadan kaldırılmasında özen yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin önem taşıdığını belirtti.

Kararın en önemli cümlelerinden biri, CMK m.311/1-f uyarınca yapılan yenileme talebinin “ihlalin niteliği nazara alınarak” değerlendirilmesi gerektiğidir. Başka bir ifadeyle yenileme mahkemesi, AİHM kararının yalnızca sonuç kısmını değil, ihlalin hangi noktadan kaynaklandığını da okumalıdır. İhlal usule ilişkin bir eksiklikten (örneğin tanık sorgulama imkânı verilmemesinden) mi, kanunun lafzından mı, yoksa kanunun somut olaydaki yorumundan mı doğmuştur? Bu soru, yeniden yargılamada neyin yapılması gerektiğini belirler.

“Kanun Hâlâ Yürürlükte” Gerekçesi Neden Yetmedi?

Ağır ceza mahkemesi yenileme talebini, AİHM’in TCK m.220/7’nin öngörülemez olduğuna karar verdiğini, ancak bu hükmün hâlen yürürlükte ve uygulanır olduğunu, dolayısıyla yenileme şartlarının oluşmadığını belirterek reddetmişti. Genel Kurula göre bu yaklaşım AİHM kararını “salt kanun lafzından kaynaklanan öngörülemezliğe” indirgemektedir. Oysa AİHM, salt lafızdan kaynaklı bir ihlalin ötesinde, kanun hükmünün uygulamadaki yorumunun ortaya çıkardığı belirsizlik nedeniyle kanunun öngörülebilir olmadığı sonucuna ulaşmıştır. Bu durumda mahkemeden beklenen, yorumdan kaynaklanan eksikliğin somut olay özelinde giderilip giderilmediğini değerlendirmesidir ve “bu hâlde değerlendirmenin yapılabilmesi için de yargılamanın yenilenmesine karar verilmesi gerekir.”

Yenileme talebinin değerlendirilmesinde iki yaklaşım

SoruReddedilen yaklaşım (ek karar)Genel Kurulun yaklaşımı
AİHM kararı nasıl okunur?Sonuç kısmı: “kanun öngörülemez”İhlalin kaynağı ve niteliği ile birlikte: “yorumdan kaynaklı öngörülemezlik”
Kanunun yürürlükte olması ne ifade eder?Yenileme şartlarının oluşmadığının kanıtıTek başına ret gerekçesi olamaz; yorum somut olayda düzeltilebilir
Yenileme mahkemesinin göreviTalebin kabule değer olup olmadığına “kanun değişmedi” diyerek karar vermekYenilemeye karar verip somut olayı AİHM’in işaret ettiği eksikliği giderecek şekilde yeniden değerlendirmek
Ret kararının anayasal sonucu—Anayasa m.26’nın gerektirdiği özende inceleme yok; ihlal ve sonuçları ortadan kalkmadı → yeni ihlal
Giderim—6216 s.K. m.50/2 uyarınca yeniden yargılama; tazminat yerine yeniden yargılama yeterli giderim

Değerlendirmemize göre kararın pratik önemi şuradadır: Türk ceza mahkemeleri AİHM’in kanunilik ihlali tespit ettiği dosyalarda zaman zaman “kanun değişmeden yeniden yargılama sonuç doğurmaz” görüşüne dayanmaktaydı. Genel Kurul bu görüşü, en azından ihlalin kanunun yorumundan kaynaklandığı dosyalar bakımından açıkça reddetmiştir. Kanun aynı kalsa bile mahkeme, AİHM’in eleştirdiği geniş yorumu terk ederek fiilin TCK m.220/7 kapsamında kalıp kalmadığını yeniden değerlendirebilir. Bununla birlikte karar, yeniden yargılamanın sonucunu (beraat veya mahkûmiyet) belirlemez; yalnızca yenilemenin yapılması gerektiğini ve hangi ölçütle yapılacağını gösterir. Kararda iki üye ek gerekçeyle, bir üye farklı gerekçeyle sonuca katılmış; iki üye ise hem kabul edilebilirlik hem esas yönünden karşı oy kullanmıştır.

Yenileme Süreci Nasıl İşler? CMK m.311–323 Adım Adım

CMK m.311/1-f, ceza hükmünün Sözleşme’nin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının AİHM’in kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olmasını ya da ceza hükmü aleyhine AİHM’e yapılan başvuru hakkında dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesini hükümlü lehine yenileme sebebi sayar. Bu hâlde yenileme, AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir. Maddenin ikinci fıkrasına göre (f) bendi, 4.2.2003 tarihinde kesinleşmiş AİHM kararları ile bu tarihten sonra AİHM’e yapılan başvurular üzerine verilecek kararlar hakkında uygulanır.

Yargılamanın yenilenmesinde aşamalar ve süreler (5271 sayılı CMK)

AşamaDüzenlemeSüre / not
TalepHükmü veren mahkemeye sunulur; mahkeme talebin kabule değer olup olmadığına duruşmasız karar verir (m.318/1, 318/3)AİHM kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl (m.311/1-f)
Kabule değerlik incelemesiKanunda belirlenen şekilde yapılmamış, yasal neden gösterilmemiş veya delil açıklanmamış talep reddedilir (m.319/1)Aksi hâlde talep Cumhuriyet savcısı ve ilgili tarafa iki hafta içinde diyecekleri bildirilmek üzere tebliğ edilir (m.319/2)
İtirazm.319 uyarınca verilen kararlara itiraz edilebilir (m.319/3)Kararı öğrenmeden itibaren iki hafta (m.268/1)
Delillerin toplanmasıMahkeme kendisi, naip hâkim veya istinabe ile toplar; sonra iki hafta içinde görüş istenir (m.320)—
Esassızlık nedeniyle ret veya kabulİddialar yeterince doğrulanmazsa ret; aksi hâlde yenilemeye ve duruşma açılmasına karar (m.321/1-2)Bu karara da itiraz edilebilir (m.321/3)
Yeniden duruşma ve hükümMahkeme önceki hükmü onaylar veya iptal ederek yeniden hüküm verir; hükümlü lehine yenilemede daha ağır ceza verilemez (m.323/1-2)Beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararında infaz nedeniyle uğranılan zarar m.141–144’e göre tazmin edilir (m.323/3)
İnfazYenileme istemi infazı ertelemez; mahkeme infazın geri bırakılmasına veya durdurulmasına karar verebilir (m.312/1)Hükmün infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölümü yenilemeye engel değildir (m.313/1)

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı üzerine yapılan yeniden yargılama ise 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesine dayanır ve CMK’daki kabule değerlik aşamasından farklıdır: Genel Kurulun ifadesiyle ihlal kararının gönderildiği yargı merciinin yapması gereken iş, “yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir.” Kanun, yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkemenin mümkünse dosya üzerinden karar vereceğini de öngörür (m.50/2). Bu nedenle birinci karardaki ağır ceza mahkemesi, bu kez yenilemenin kabule değer olup olmadığını tartışmadan yeniden yargılamayı başlatmak durumundadır. Benzer bir “yeni delil” yenilemesinin işleyişini bahis mahkûmiyetinde yargılamanın yenilenmesi yazımızda anlattık.

Yeniden yargılama başvurunuzu hazırlayalım

AİHM kararının kesinleşme tarihi, yenileme dilekçesinin içeriği ve ihlalin niteliğinin doğru aktarılması sonucu belirler: 0554 648 37 15.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

İkinci Karar: Gözaltı Süresi Hangi Anda Başlar?

İkinci başvuruda başvurucu, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan yürütülen ve toplu suç niteliği taşıyan bir soruşturmada, aralarında kendisinin de bulunduğu dokuz şüpheliyle birlikte 13/12/2021 tarihinde yakalanmış ve dört gün süreyle gözaltına alınmıştır. Kararda başvurucunun suçlamaya ilişkin dosyasının bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla derdest olduğu belirtilmiştir; bu yazıda başvurucuya yöneltilen suçlamaya ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmamaktadır ve masumiyet karinesi saklıdır.

Yakalama tutanağında yakalama saati 14.00, tutanağın düzenlenme saati ise 15.30 olarak yazılıydı. Tazminat davasını inceleyen ağır ceza mahkemesi, yakalama saatini tutanağın düzenlendiği saat olan 15.30 kabul etmiş ve başvurucunun savcı huzuruna çıkarıldığı anın gözaltıyı fiilen sona erdirdiğini değerlendirmişti. Anayasa Mahkemesi ise değerlendirmesinde başlangıç olarak 14.00’ü esas aldı: “aralarında başvurucunun da olduğu dokuz şüpheli 13/12/2021 tarihinde saat 14.00’te güvenlik güçleri tarafından yakalanarak gözaltına alınmıştır.” Mahkeme bu noktada ilkesini de hatırlattı: gözaltı süresi kişinin fiili olarak ya da yetkili mercinin emri üzerine yakalanmasıyla başlar; gözaltına alınan kişi, belirlenen süreler sonunda serbest bırakılmalı ya da sulh ceza hâkimine sevk edilerek sorguya çekilmelidir.

Gözaltı Hangi Anda Sona Erer? Dosyanın Hâkimliğin Uhdesine Geçmesi

Kararın ilkesel yönü, bitiş anına ilişkindir. Başvurucu 17/12/2021 saat 09.27’de gözaltı çıkış raporu alınarak adliyeye sevk edilmiş; savcılıktaki ifade tutanağı 14.52’de oluşturulmuş; tutuklamaya sevk yazısı 17.40’ta düzenlenmiş ve bu yazı 18.18’de sulh ceza hâkimliği kâtibince okunmuştur. Genel Kurul bu kayıtlardan şu sonucu çıkardı: “Dolayısıyla dosya saat 18.18’de Sulh Ceza Hâkimliğinin uhdesine geçmiştir.” Mahkeme, başvurucunun şikâyet ettiği tutmanın başlangıcını 13/12/2021 saat 14.00, sona erdiği anı ise 17/12/2021 saat 18.18 olarak aldı. Sorgu zaptının ne zaman başladığı anlaşılamamakla birlikte zaptın 18.26’da oluşturulduğu da kararda kaydedilmiştir.

Gözaltının başlangıç ve bitiş anı: derece mahkemesi, çoğunluk ve karşıoy

KonuTazminat davasındaki ağır ceza mahkemesiGenel Kurul çoğunluğuKarşıoy yazıları (5 üye)
BaşlangıçTutanağın düzenlendiği 15.30Fiili yakalama saati 14.0014.00; tutanak saatinin esas alınması maddi hata
BitişSavcı huzurunda ifade için hazır edilme (UYAP’a göre ifade tutanağı 14.52)Dosyanın sulh ceza hâkimliğinin uhdesine geçtiği 18.18Bir yazıda soruşturma evrakının hâkimliğe intikali ve kişinin her an hâkim huzuruna çıkabilecek konumda bulundurulması; diğer yazıda kişinin fiilen hâkim önüne çıkarılması
Yol süresiAyrıca tartışılmadıToplam sınır içinde kalındı; keyfilik şikâyeti olmadığından incelenmedi12 saat otomatik kullanılamaz; dört günün dolmasından sonraki yaklaşık 4,5 saat yol süresi sayılamaz
SonuçSüre aşılmadı, tazminat reddiİhlal yokİhlal var

Kararın ilkesel sonucu: Genel Kurul, gözaltı süresinin hesabında (1) başlangıcı tutanağın yazıldığı saate değil fiili yakalama anına bağlamış; (2) savcılıkta ifade alınmasını gözaltıyı sona erdiren an olarak kabul etmeyip tutmanın sona erdiği anı dosyanın sulh ceza hâkimliğinin uhdesine geçtiği saat olarak tespit etmiş; (3) Anayasa m.19/5’teki “en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç” ibaresinin toplu suçlardaki dört günlük süreyi de bağladığını, bu sürenin CMK m.91/1’e göre en fazla on iki saat olduğunu ve soruşturma birimlerine verilmiş bir “açık çek” olmadığını yinelemiştir (AYM Genel Kurulu, B. No: 2021/25399, 17/4/2025 kararına atıfla).

Azami Süre Nasıl Hesaplanır? 24 Saat, 4 Gün ve 12 Saatlik Yol Süresi

CMK m.91/1’e göre gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez; yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre on iki saatten fazla olamaz. Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir ve uzatma emri gözaltına alınana derhâl tebliğ edilir (m.91/3). Toplu suç, aralarında iştirak iradesi bulunmasa da üç veya daha fazla kişi tarafından işlenen suçtur (m.2/1-k). Gözaltına alınan kişi bırakılmazsa en geç bu süreler sonunda sulh ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir ve sorguda müdafi de hazır bulunur (m.91/7).

Gözaltı sürelerinin üst sınırları (yol süresi ayrıca en fazla 12 saat)

DurumGözaltı süresiDayanak
Genel kuralYakalama anından itibaren 24 saatCMK m.91/1
Toplu suç, savcının yazılı uzatma emriyle24 saat + her defasında bir günü geçmeyen toplam üç gün uzatmaCMK m.91/3
Olay tarihinde terör suçları ve örgüt faaliyeti çerçevesindeki suçlar48 saat; toplu suçlarda dört gün; uzatma kararı hâkimce verilir3713 s.K. geçici m.19/a (dört yıl süreyle öngörülen geçici hüküm)
Anayasal üst sınırEn geç 48 saat; toplu suçlarda en çok dört gün (yol süresi hariç)Anayasa m.19/5
B. No: 2022/103359’daki hesapDört gün + en fazla 12 saat yol süresi = 4 gün 12 saatAnayasa m.19/5, CMK m.91/1, 3713 geçici m.19

Kararın sayısal sonucu bu nedenle somut dosyaya özgüdür: Başvurucuya isnat edilen suç bakımından olay tarihinde uygulanan özel hüküm (3713 s.K. geçici m.19/a) toplu suçlarda dört günlük gözaltına izin veriyordu. 3713 sayılı Kanun’un geçici 19. maddesi “bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle” uygulanmak üzere düzenlenmiştir; değerlendirmemize göre bugün yapılan gözaltılarda hangi sürenin uygulanacağı, olay tarihindeki mevzuat ve suçun niteliğine göre ayrıca kontrol edilmelidir. Genel kuralda (CMK m.91/3) toplu suçlarda savcının yazılı emriyle ulaşılabilecek süre de 24 saatlik ilk sürenin üzerine üç günlük uzatma ile dört güne çıkabilmektedir.

Somut olayda süre hesabı (kararda yer alan saatlere göre)

KalemHesap
Başlangıç13/12/2021 saat 14.00
Dört günün dolduğu an17/12/2021 saat 14.00
Yol süresi dâhil üst sınır (4 gün 12 saat)18/12/2021 saat 02.00
Tutmanın sona erdiği an (dosya hâkimlikte)17/12/2021 saat 18.18
Dört gün sonrasında geçen süre4 saat 18 dakika (karşıoy yazısında “dört buçuk saat” civarı olarak nitelendi)
Çoğunluğun sonucuToplam sınır aşılmadı; yol süresinin keyfiliği şikâyet edilmediğinden incelenmedi → ihlal yok

Çoğunluk ve Karşıoy: Tartışmalı ve Belirsiz Noktalar

İkinci karar beşe karşı on oyla verildi ve karşıoy yazıları, kararın uygulamada nasıl kullanılacağını anlamak için önemlidir. Karşıoy sahiplerinden ikisi, CMK m.91/1’deki azami on iki saatlik yol süresinin “otomatik olarak her olayda maksimum kullanılabilecek bir süre” olmadığını, fiilen hâkim önüne götürmek için gereken süre ne kadarsa yol süresinin o kadar hesaplanması gerektiğini; aksi kabulün yol süresi uygulanan her olayda gözaltıyı her hâlükârda 4 gün 12 saat saymak anlamına geleceğini belirtti. Aynı yazıda, “hâkim önüne çıkarılma” kavramının fiilî temas değil, soruşturma evrakının hâkimliğe intikal ettirilmesi ve kişinin her an hâkim huzuruna çıkabilecek konumda bulundurulması olarak anlaşılması gerektiği; buna rağmen dört günün dolduğu 14.00’ten sonraki yaklaşık dört buçuk saatin yerel şartlarda tamamen yol süresi sayılamayacağı ifade edildi. Diğer karşıoy yazısında ise gözaltı süresinin başlangıç ve bitişinin şekli kayıtlar yerine kişinin fiilen özgürlüğünden yoksun bırakıldığı an esas alınarak belirlenmesi gerektiği vurgulandı.

Değerlendirmemize göre çoğunluk kararı iki soruyu bilinçli olarak açık bırakmıştır. Birincisi, yol süresinin somut olayda gerçekten gerekli olup olmadığıdır: Mahkeme, başvurucunun bu yönde bir şikâyeti olmadığını belirterek “gözaltı süresine ilave edilen yol süresinin keyfiliğiyle ilgili bir değerlendirme yapılmamıştır” demiştir. Dolayısıyla adliyeye sabah getirilen ve akşama kadar hâkimliğe sevk edilmeyen şüpheliler bakımından, yol süresinin keyfi kullanıldığı açıkça ve ayrı bir şikâyet olarak ileri sürülürse sonucun farklı olabileceği ihtimali vardır. İkincisi, hâkimlik kâtibinin evrakı okuduğu saat ile şüphelinin hâkim huzuruna fiilen çıkarıldığı saat arasındaki farkın nasıl değerlendirileceğidir; çoğunluk somut olayda “uhdesine geçme” anını esas almıştır, fakat bu iki an arasındaki sürenin uzaması hâlinde ayrıca tartışma doğabilir.

Birinci kararda tartışmalı nokta ise kabul edilebilirliktir. İki üye, AİHM kararının icrasının denetiminin bireysel başvuru kapsamında incelenmesine karşı çıkmıştır. Çoğunluk ise, AİHM ihlal kararının gereklerinin yerine getirilip getirilmediğinin Anayasa Mahkemesinin görev alanına girdiğini ve aksinin kabulünün Anayasa ile Sözleşme’nin ortak koruma alanındaki hakların bireysel başvuru yoluyla etkili korunmasını öngören amaçla bağdaşmayacağını kabul etmiştir.

Kimleri Etkiliyor?

Kararların gruplara göre anlamı

GrupBirinci karar (yenileme)İkinci karar (gözaltı süresi)
AİHM’den ihlal kararı almış hükümlülerYenileme talebi “kanun değişmedi” gerekçesiyle reddedilemez; ihlalin niteliğine göre somut olay yeniden değerlendirilmelidir—
Yenileme talebi daha önce reddedilmiş hükümlülerNihai ret kararından sonra 30 gün içinde bireysel başvuru; süre geçmişse yeni bir yenileme talebinin koşulları ayrıca incelenmeli—
Gözaltına alınan şüpheliler ve müdafileri—Saat kayıtları belirleyici: fiili yakalama, çıkış raporu, ifade, sevk yazısı, hâkimlik kâtibinin okuma saati
Süre aşımı nedeniyle tazminat isteyenler—CMK m.141/1-b davasında, yol süresinin keyfi kullanıldığı ayrıca ileri sürülmeli; aksi hâlde yalnızca toplam sınır incelenir
Kolluk ve savcılıkAİHM kararlarının icrasında özen yükümlülüğü yargı mercilerine aittirYakalama saatini fiilî ana göre kaydetmek, sevk ve okuma saatlerini belgelemek
Ağır ceza mahkemeleri (yenileme ve tazminat)Ret gerekçesinde AİHM kararının gerekçesiyle yüzleşmekUYAP işlem kütüğünü incelemek; başlangıç ve bitiş anını gerekçelendirmek

Kişi hürriyetine ilişkin yakın tarihli diğer Anayasa Mahkemesi kararları için katalog dışı suçta tutuklama, infazdan sonra iptal edilen hücre cezası ve kırılgan tanık ifade kaydı haberlerimize bakabilirsiniz. Örgüt suçlarında tutuklama ve adli kontrol dengesi için silahlı suç örgütü soruşturmasında tutuklama yazımız yol göstericidir.

Süreler, İtiraz ve Başvuru Yolları

İşleyen süreler ve hesaplama örnekleri

İşlemSüreBaşlangıçDayanak
AİHM kararına dayalı yenileme talebiBir yılAİHM kararının kesinleştiği tarihCMK m.311/1-f
Yenileme talebinin reddine itirazİki haftaKararın öğrenildiği günCMK m.319/3, 321/3, 268/1
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru30 gün (haklı mazerette mazeretin kalkmasından itibaren 15 gün)Başvuru yollarının tüketildiği tarih; başvuru yolu yoksa ihlalin öğrenildiği tarih6216 s.K. m.47/5
Gözaltı işlemine karşı sulh ceza hâkimine başvuruGözaltı devam ederken; hâkim evrak üzerinde derhâl ve en geç 24 saat dolmadan karar verirYakalama/gözaltı/uzatma emriCMK m.91/5
Gözaltı süresi aşımı nedeniyle tazminatÜç ay; her hâlde bir yılKararın kesinleştiğinin tebliği; her hâlde kesinleşme tarihiCMK m.141/1-b, 142/1
Tazminat kararına karşı istinaf—Karar; bölge adliye mahkemesi kararı kesindirCMK m.142/8

Bireysel başvuru süresinin hesabı bakımından birinci karar iyi bir örnektir: Başvurucular itirazın reddine ilişkin nihai kararı 22/4/2021’de öğrenmiş ve 20/5/2021’de, yani otuz günlük süre içinde başvurmuştur. Varsayımsal olarak itirazın reddi kararını 10 Kasım 2026’da öğrenen bir hükümlünün otuz günlük süresi 10 Aralık 2026 Perşembe günü sona erer. Gözaltı süresi aşımı nedeniyle tazminat davası ise, ikinci kararda olduğu gibi, asıl ceza davası sonuçlanmamış olsa da açılabilir: Anayasa Mahkemesi kabul edilebilirlik incelemesinde, asıl dava sonuçlanmamış olsa bile CMK m.141’deki tazminat davasının bu tür şikâyetlerde tüketilmesi gereken etkili bir yol olduğuna ilişkin içtihadını uygulamıştır. Bireysel başvurunun genel koşullarını Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Kararları sayfamızda ve ihlal kararının emsal kullanımı yazımızda; AİHM başvurusunun temel adımlarını AİHM başvurusu yazımızda; idari dosyalarda bireysel başvuru ve AİHM ilişkisini vatandaşlık iptali davası sonrası başvuru yolları yazımızda anlattık.

Varsayımsal Örnekler

Varsayımsal örnek 1 — kanunilik ihlali ve yenileme: A, bir gösteriye katılması nedeniyle örgüte yardımdan mahkûm olmuş ve AİHM, mahkûmiyetin dayanağı hükmün somut olaydaki yorumunun öngörülemez olduğunu tespit etmiştir. AİHM kararının kesinleşmesinden sonraki on birinci ayda yenileme talebinde bulunan A’nın talebi “kanun değişmedi” denilerek reddedilirse, A iki hafta içinde itiraz etmeli; itiraz da reddedilirse nihai kararı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine başvurmalıdır. Genel Kurulun 2021/29667 sayılı kararı, bu ret gerekçesinin yeterli olmadığını gösteren doğrudan emsaldir.

Varsayımsal örnek 2 — tutanak saati ile fiili yakalama: B, sabah 07.00’de evinde yakalanmış, arama tamamlanınca tutanak 09.30’da düzenlenmiştir. Gözaltı süresi 07.00’den hesaplanır. Toplu suçta dört gün uzatılmış bir gözaltıda dördüncü günün 07.00’sinden sonra B hâlâ sulh ceza hâkimliğine sevk edilmemişse, müdafiin hem toplam üst sınırı hem de sonradan geçen sürenin gerçekten “yol süresi” olup olmadığını ayrı ayrı sorgulaması gerekir.

Varsayımsal örnek 3 — adliyede bekleme: C, dört günlük sürenin dolmasına üç saat kala adliyeye getirilmiş, savcılıkta ifadesi alınmış, ancak tutuklamaya sevk yazısı süre dolduktan altı saat sonra hâkimliğe ulaşmıştır. Genel Kurulun ölçütüne göre gözaltı, dosya hâkimliğin uhdesine geçtiğinde sona erer; bu nedenle aradaki sürenin yol süresi kapsamında kalıp kalmadığı ve on iki saatlik üst sınırın keyfi kullanılıp kullanılmadığı belirleyicidir. C’nin tazminat dilekçesinde bu ikinci noktayı açıkça ileri sürmesi önemlidir; ikinci başvuruda Mahkeme böyle bir şikâyet bulunmadığı için bu konuyu incelememiştir.

Ne Yapmalı? Adım Adım

AİHM veya AYM ihlal kararı olan hükümlü için:

1. AİHM kararının kesinleşme tarihini belgeleyin; bir yıllık yenileme süresi bu tarihten işler (CMK m.311/1-f).

2. Yenileme dilekçesinde AİHM kararının yalnızca sonucunu değil, ihlalin kaynağını (lafız, yorum, usul) ve ilgili paragrafları gösterin.

3. Talep reddedilirse iki hafta içinde itiraz edin (CMK m.319/3, 268/1); itiraz dilekçesinde Genel Kurulun B. No: 2021/29667 kararına dayanın.

4. İtirazın da reddi hâlinde, nihai kararı öğrendiğiniz tarihten itibaren 30 gün içinde bireysel başvuru yapın (6216 s.K. m.47/5).

5. Yenileme sürecinde infazın durdurulmasını ayrıca talep edin; istem kendiliğinden infazı ertelemez (CMK m.312/1).

Gözaltı süresinin aşıldığını düşünen şüpheli ve müdafi için:

1. Gözaltı sırasında süre aşımı söz konusuysa sulh ceza hâkimine CMK m.91/5 kapsamında hemen serbest bırakılma başvurusu yapın; müdafiin dilekçesinin saatini kayda geçirtin.

2. Yakalama tutanağının hem yakalama saatini hem düzenlenme saatini not edin; başlangıç fiili yakalama anıdır.

3. UYAP işlem kütüğünden ifade tutanağı, tutuklamaya sevk yazısı, hâkimlik kâtibinin okuma ve sorgu zaptının oluşturulma saatlerini talep edin.

4. Tazminat dilekçesinde toplam üst sınırın aşıldığını ve yol süresinin keyfi kullanıldığını ayrı ayrı ileri sürün.

5. Tazminat istemini kesinleşmenin tebliğinden itibaren üç ay, her hâlde kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde yapın (CMK m.142/1).

Şüpheli ve Yakınlarının Gözaltındaki Hakları

Gözaltı bir koruma tedbiridir ve hiçbir şekilde suçluluk anlamına gelmez; Anayasa m.38/4 uyarınca suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz. Yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı yakalanan kişi, müdafii veya kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir; hâkim incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet yirmi dört saat dolmadan başvuruyu sonuçlandırır (CMK m.91/5). Şüpheli yakalandığında, gözaltına alındığında veya gözaltı süresi uzatıldığında Cumhuriyet savcısının emriyle bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gecikmeksizin haber verilir (CMK m.95/1). Gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve savcı kararı olmadıkça aynı nedenle bir daha yakalama işlemi uygulanamaz (CMK m.91/6).

Kanuni gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan kişi, maddi ve manevi her türlü zararını Devletten isteyebilir (CMK m.141/1-b). İstem zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesine yapılır; dilekçeye açık kimlik ve adres, zarara uğranılan işlem ve zararın nitelik ve niceliği yazılmalı ve belgeler eklenmelidir (CMK m.142/2-3). Mahkeme kararını duruşmalı olarak verir; karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir ve bölge adliye mahkemesinin bu konudaki kararı kesindir (CMK m.142/7-8). Müdafiin soruşturma aşamasındaki rolü için zorunlu müdafi yazımıza, sulh ceza hâkimliği kararlarına itiraz mercileri için Sulh Ceza Hâkimliğinin Görevleri yazımıza, tutuklama ve adli kontrol arasındaki seçim için dolandırıcılık soruşturmasında tutuklama ve adli kontrol yazımıza bakabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

Yenileme ve gözaltı tazminatı dosyalarında sık hatalar

HataSonuçDoğrusu
Yenileme süresini AİHM kararının tebliğinden saymakBir yıllık süre kaçabilirSüre AİHM kararının kesinleştiği tarihten işler (CMK m.311/1-f)
Yenileme dilekçesinde yalnızca “AİHM ihlal verdi” demekMahkeme ihlalin niteliğini tartışmadan reddedebilirİhlalin kaynağını ve AİHM gerekçesinin ilgili paragraflarını gösterin
İtirazı atlayıp doğrudan AYM’ye gitmekBaşvuru yolları tüketilmediği için kabul edilemezlikÖnce m.319/3 itirazı; sonra 30 gün içinde bireysel başvuru
Gözaltı başlangıcını tutanak saatinden hesaplamakSüre aşımı gözden kaçabilirFiili yakalama saatini esas alın
Savcılıktaki ifade saatini gözaltının bitişi saymakHesap hatasıGenel Kurul, dosyanın hâkimliğin uhdesine geçtiği anı esas aldı
Yol süresinin keyfiliğini ayrıca ileri sürmemekAYM bu yönü incelemeyebilir (2022/103359 § 43)Toplam sınır ve yol süresi şikâyetlerini ayrı ayrı yazın
Tazminat davasını asıl davanın sonucuna bırakmakSüre ve delil kaybıCMK m.141 davası bu tür şikâyette asıl dava sürerken de açılabilir

Sıkça Sorulan Sorular

AİHM ihlal kararı verildikten sonra yargılamanın yenilenmesi ne zaman istenebilir?

CMK m.311/1-f’ye göre AİHM’in kesinleşmiş ihlal kararı veya dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı hükümlü lehine yenileme sebebidir; talep AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde hükmü veren mahkemeye yapılır.

İhlale yol açan kanun maddesi yürürlükteyse yenileme reddedilebilir mi?

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu B. No: 2021/29667 kararında, ihlal kanunun uygulamadaki yorumundan kaynaklanıyorsa “kanun hâlâ yürürlükte” gerekçesinin ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmadığını, bu nedenle ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini kabul etti.

Bu karar TCK m.220/7’yi iptal etti mi?

Hayır. Bireysel başvuru kararları kanun iptal etmez; TCK m.220/7 yürürlüktedir. Karar yalnızca AİHM ihlal kararı bulunan dosyalarda yenileme talebinin nasıl değerlendirilmesi gerektiğini gösterir.

Yenileme talebinin reddine karşı ne yapılır?

Kabule değer görülmeme kararına iki hafta içinde itiraz edilebilir (CMK m.319/3, 268/1). İtiraz da reddedilirse nihai kararın öğrenilmesinden itibaren 30 gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir (6216 s.K. m.47/5).

Anayasa Mahkemesi yeniden yargılamaya karar verirse ilk derece mahkemesi ne yapar?

6216 s.K. m.50/2 uyarınca mahkeme, Anayasa Mahkemesinin açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. Genel Kurula göre mahkemenin görevi yeniden yargılama işlemlerini başlatıp ihlal kararındaki ilkelere uygun yeni bir karar vermektir.

Gözaltı süresi hangi andan başlar?

Yakalama anından başlar (CMK m.91/1). Genel Kurul somut olayda tutanağın düzenlendiği 15.30’u değil, fiili yakalama saati 14.00’ü başlangıç olarak esas aldı.

Gözaltı hangi anda sona ermiş sayılır?

Genel Kurul B. No: 2022/103359 kararında, tutuklamaya sevk yazısının sulh ceza hâkimliği kâtibince okunduğu ve dosyanın hâkimliğin uhdesine geçtiği anı tutmanın sona erdiği an olarak kabul etti; savcılıkta ifade alınması gözaltıyı sona erdiren an sayılmadı.

Toplu suçlarda yol süresi dâhil azami gözaltı süresi nedir?

Anayasa m.19/5 toplu suçlarda en çok dört gün öngörür; yol süresi buna ilave edilir ve CMK m.91/1’e göre on iki saati geçemez. Genel Kurul somut olayda yol süresi dâhil azami sürenin 4 gün 12 saat olduğunu belirtti; yol süresinin keyfi kullanılamayacağını da hatırlattı.

Yol süresi her dosyada otomatik olarak 12 saat mi eklenir?

Çoğunluk somut olayda yol süresinin keyfiliğini, şikâyet edilmediği için incelemedi. Beş üyenin karşıoyunda on iki saatin otomatik kullanılamayacağı, fiilen gereken süre kadar hesaplanması gerektiği belirtildi. Bu nedenle tazminat dilekçesinde yol süresinin keyfiliği ayrıca ileri sürülmelidir.

Gözaltı süresi aşıldıysa tazminat nasıl ve ne zaman istenir?

CMK m.141/1-b uyarınca kanuni gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan kişi zararını Devletten isteyebilir. İstem, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde, oturulan yer ağır ceza mahkemesine yapılır (CMK m.142/1-2).

Birinci kararda tazminat verildi mi?

Hayır. Başvurucular ayrı ayrı 1.000.000 TL maddi ve 1.000.000 TL manevi tazminat istemişti; Mahkeme yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağını belirterek tazminat talebini reddetti ve 40.487,60 TL yargılama giderinin ödenmesine hükmetti.

Hukukçular Evi Bu Dosyalarda Ne Yapar

Hukukçular Evi Ankara ekibi; AİHM veya Anayasa Mahkemesi ihlal kararına dayalı yargılamanın yenilenmesi talepleri, kabule değer görülmeme kararlarına itiraz, infazın durdurulması istemleri ve yeniden yargılama duruşmalarının takibi konularında hukuki destek sağlar. Gözaltı ve tutuklama işlemlerine karşı sulh ceza hâkimliği başvuruları, CMK m.141 kapsamındaki tazminat davaları ve süre hesabına ilişkin kayıtların (yakalama tutanağı, UYAP işlem kütüğü) incelenmesi de bu kapsamdadır. Her dosya kendi belgeleri ve süreleri üzerinden değerlendirilir; bilgi için 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Süreniz işliyor olabilir

Yenileme, itiraz, bireysel başvuru ve tazminat sürelerini dosyanızdaki tarihlere göre birlikte hesaplayalım: 0554 648 37 15.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Bu içerik Yargılama Usulü alanındadır.

Yargılama Usulü Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Mevzuat ve kaynaklar: 6/11/2026 tarihli ve 33422 sayılı Resmî Gazete Yargı Bölümünde yayımlanan Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu kararları — 30/4/2026, B. No: 2021/29667 (20261106-5.pdf) ve 30/4/2026, B. No: 2022/103359 (20261106-6.pdf), karşıoy ve farklı/ek gerekçe yazılarıyla; aynı sayıda 11/6/2026, B. No: 2019/18263 (kabul edilemezlik); Anayasa m.19, 26, 38, 148; 6216 sayılı Kanun m.47, 50; 5271 sayılı CMK m.2/1-k, 91, 95, 141, 142, 268, 311–313, 318–323; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu geçici m.19; 5237 sayılı TCK m.220/7 (mevzuat.gov.tr güncel metinleri). Kararlarda atıf yapılan AİHM kararları: B. No: 41788/09 (23/6/2020) ve B. No: 46713/10 (10/7/2018). Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk