Anayasa Mahkemesinin altı bireysel başvuru kararı 4 Kasım 2026 tarihli ve 33420 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı: medyadaki açıklamaları nedeniyle meslekten alıkonulan hekim (B. No: 2022/92607), geçit hakkı bedeli dava tarihindeki değerle ödenen taşınmaz maliki (B. No: 2020/22340), 20.072 TL’lik trafik cezasına itirazı kesin olarak reddedilen araç sahibi (B. No: 2023/4554), failin yargılanması on üç yıl süren yaralı (B. No: 2021/8412) ve engelli raporu arşivde bulunamadığı için cezalı ÖTV ile karşılaşan engelli (B. No: 2021/42538) ihlal kararı aldı; tutuklu iken davasını takip etmeyen başvurucunun şikâyeti (B. No: 2021/6977) reddedildi. Kararların özetini son dakika haberimizde verdik. Bu yazı ise kararların hukuken ne anlama geldiğini anlatıyor: ihlal kararının kimi bağladığı, yeniden yargılamanın nasıl işlediği, benzer durumdaki hekim, malik, sürücü, engelli ve mağdurların hangi hakları ve sürelerinin bulunduğu, bu kararların derdest ve kesinleşmiş dosyalarda nasıl kullanılabileceği. Başvurucuların adları kullanılmamıştır.
Kısa cevap: Bu altı karar hiçbir kanunu veya yönetmeliği iptal etmez; yalnızca başvurucuların dosyalarında ihlal olup olmadığını tespit eder; ihlal bulunan beş dosyanın dördünde yeniden yargılama, birinde net 200.000 TL manevi tazminat yolunu açar. Benzer durumdakiler için ise güçlü bir emsaldir: Disiplin cezası, hangi fiile hangi yaptırımın uygulanacağını belirli biçimde gösteren bir kanun hükmüne dayanmalıdır; geçit davası uzadığında “tam bedel” hüküm tarihine yakın değerle belirlenmelidir; kesinlik sınırının (bugün 15.000 TL dahil) üzerindeki idari para cezalarında hâkimlik kararı “kesin” yazılsa bile iki hafta içinde itiraz edilmelidir; arşivde bulunamayan engelli raporu aynı teşhisi doğrulayan yeni raporla ispatlanabilir. Kesinleşmiş bir mahkeme kararına karşı bireysel başvuru süresi, başvuru yollarının tüketildiğinin öğrenilmesinden itibaren otuz gündür (6216 s.K. m.47/5).
Dosyanızda Anayasa Mahkemesine gidilecek bir ihlal mi var?
Otuz günlük süreyi, başvuru yollarının tüketilip tüketilmediğini ve bu kararların dosyanıza uygulanıp uygulanamayacağını birlikte inceleyelim: 0554 648 37 15.
Kararların Künyesi ve Yetki Dayanağı
Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasına göre herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir; başvuru için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır ve bireysel başvuruda kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz. Usul ve esaslar 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45–51. maddelerinde düzenlenmiştir. Esas incelemesi bölümlerce yapılır (m.49/1); bölümlerin esas hakkındaki kararlarından hangilerinin Resmî Gazete’de yayımlanacağı İçtüzükte gösterilir (m.50/3). Aşağıdaki tablo, 4 Kasım 2026’da yayımlanan kararların hüküm fıkralarını özetliyor; tüm kararlar oybirliğiyle verilmiştir.
RG 4/11/2026-33420: kararların hüküm fıkraları
| Başvuru | Bölüm / tarih | İhlal tespiti | Giderim | Yargılama gideri |
|---|---|---|---|---|
| B. No: 2022/92607 | Birinci Bölüm, 21/4/2026 | İfade özgürlüğü (m.26) ihlal edildi | Yeniden yargılama için Ankara 14. İdare Mahkemesine (E.2020/562, K.2021/795) gönderme | 40.664,10 TL (664,10 TL harç + 40.000 TL vekâlet ücreti) |
| B. No: 2020/22340 | İkinci Bölüm, 5/5/2026 | Geçit bedelinin düşük belirlenmesi nedeniyle mülkiyet hakkı (m.35) ihlal edildi; enflasyon kaybı iddiasının incelenmesine gerek görülmedi | Yeniden yargılama için Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesine (E.2016/422, K.2016/611) gönderme; tazminat talebi reddedildi | 40.446,90 TL |
| B. No: 2021/6977 | İkinci Bölüm, 5/5/2026 | Mahkemeye erişim hakkı ihlal edilmedi; mülkiyet hakkı şikâyeti başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez | Yok; adli yardımla muaf tutulan 487,60 TL harcın başvurucudan tahsili | — |
| B. No: 2023/4554 | Birinci Bölüm, 17/6/2026 | Mahkemeye erişim hakkı (m.36) ihlal edildi | Yeniden yargılama için Tunceli Sulh Ceza Hâkimliğine (D. İş 2022/1340) gönderme; tazminat talepleri reddedildi | 40.000 TL vekâlet ücreti |
| B. No: 2021/8412 | İkinci Bölüm, 18/6/2026 | Yaşam hakkının usul boyutu (m.17) ihlal edildi | Net 200.000 TL manevi tazminat; diğer talepler reddedildi; karar bilgi için ilgili ağır ceza mahkemesine gönderildi | 40.487,60 TL |
| B. No: 2021/42538 ve 2021/57660 (birleştirildi) | İkinci Bölüm, 18/6/2026 | Hakkaniyete uygun yargılanma hakkı (m.36) ihlal edildi | Yeniden yargılama için Diyarbakır Vergi Mahkemesine (E.2019/1169, K.2020/1102; E.2019/1171, K.2020/1105) gönderme; tazminat talebi reddedildi | 40.975,20 TL |
Ödemeli kararlarda Mahkeme, ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, gecikme hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına hükmetmiştir. Kararların birer örneği Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.
Bireysel Başvuru Kararı Neyi Bağlar, Neyi Bağlamaz?
İhlal kararı ile iptal kararı sık karıştırılır. Norm denetiminde verilen iptal kararı, Anayasa’nın 153. maddesine göre kanun hükmünü herkes bakımından hükümsüz kılar ve Resmî Gazete’de yayımlandığı gün ya da kararda belirtilen ileri tarihte yürürlükten kaldırır. Bireysel başvuru kararı ise somut bir işlem, eylem veya mahkeme kararının başvurucunun hakkını ihlal edip etmediğini tespit eder. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin birinci fıkrasına göre ihlal kararında “ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere” hükmedilir; ancak yerindelik denetimi yapılamaz ve idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemez.
İhlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa dosya yeniden yargılama yapmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir; yeniden yargılamada hukuki yarar yoksa başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açma yolu gösterilebilir (m.50/2). Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. Kararların kendi metinlerinde de belirtildiği gibi, yargı merciinin yapması gereken iş yeniden yargılama işlemlerini başlatıp ihlal kararındaki ilke ve gerekçelere uygun yeni bir karar vermektir.
Peki başvurucu olmayanlar için kararların değeri nedir? Bir bireysel başvuru kararı benzer dosyaya kendiliğinden uygulanmaz; ancak Anayasa Mahkemesi, temel hakların kapsamını ve sınırlarını belirleyen içtihadını bu kararlarla ortaya koyar ve bölümler arasındaki içtihat farklılıkları Genel Kurulca giderilir (m.50/4). Derdest bir davada aynı sorunu yaşayan kişi, ilgili kararı başvuru numarasıyla anarak mahkemeden aynı ölçütleri uygulamasını isteyebilir; dava kesinleşmişse otuz günlük süre içinde kendisi bireysel başvuru yapabilir. Bireysel başvuru yolunun genel çerçevesi ve 2026 kararlarının toplu listesi için Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Kararları sayfamıza, Ekim ayında yayımlanan kararlar için Yeni Yüksek Mahkeme Kararları derlememize bakabilirsiniz.
Karar Karar: Hangi Hak, Hangi Gerekçe, Size Ne Anlatıyor?
Altı kararın kişi bakımından anlamı
| Karar | Mahkemenin kilit tespiti | Benzer durumdaki kişi bakımından anlamı |
|---|---|---|
| 2022/92607 — hekim disiplin cezası | 6023 s.K. m.39 hangi fiile hangi cezanın uygulanacağını belirli biçimde göstermiyordu; müdahale kanunilik şartını taşımıyor | Açıklama veya davranışı nedeniyle disiplin cezası alan meslek mensubu, cezanın belirli ve öngörülebilir bir kanun hükmüne dayanıp dayanmadığını sorgulayabilir |
| 2020/22340 — zorunlu geçit bedeli | Dava ile hüküm arasında yaklaşık 6 yıl 10 ay geçmişken bedelin dava tarihine göre belirlenmesi malike aşırı ve olağan dışı külfet yükledi | Uzayan geçit davasında yüklü taşınmaz maliki, hüküm tarihine yakın yeni değer tespiti talep etmeli ve bunu kanun yolunda da ileri sürmelidir |
| 2023/4554 — kesin verilen trafik cezası kararı | Kesinlik sınırını aşan cezada itiraz yolunu kapatmanın kanuni dayanağı yok; haklı beklentiyle yapılan itiraz bireysel başvuru süresini olumsuz etkilemez | Kararda “kesin” yazsa bile ceza tutarı sınırın üzerindeyse iki hafta içinde itiraz edilmeli; itiraz merciinin “karar verilmesine yer yok” kararı da bireysel başvuruya konu olabilir |
| 2021/8412 — silahla yaralama | Fail cezalandırılmış olsa da dava olaydan on yılı aşkın süre sonra açıldı, süreç neredeyse on üç yıl sürdü; etkili soruşturma yükümlülüğü karşılanmadı | Hayatı tehlikeye sokan yaralanmalarda mağdur, delillerin toplanmasını ve sürecin makul hızda yürütülmesini talep edebilir; aşırı gecikme tek başına ihlal sebebidir |
| 2021/42538 — ÖTV engelli istisnası | Aynı teşhisi ve yakın engellilik oranını gösteren yeni rapor, arşivde bulunamayan eski raporu teyit ediyordu; aksi yorum öngörülemez | Raporu sorgulanan engelli, aynı hastaneden yeni rapor alarak ve diğer davalardaki kararları sunarak engellilik durumunu ispatlayabilir |
| 2021/6977 — takipsiz kalan dava | Duruşmadan ve ihtardan haberdar olan, SEGBİS veya adli yardım talep etmeyen davacı için davanın açılmamış sayılması orantısız değil | Cezaevinde olsanız da davanızı takip etme yükümlülüğü sizdedir; SEGBİS ile katılım veya avukat temini için mahkemeye açıkça başvurun |
Hekim ve Meslek Odası Disiplininde Kanunilik (B. No: 2022/92607)
Olayda kalp ve iç hastalıkları uzmanı ve eski bir üniversite rektörü olan başvurucu, yazılı ve görsel medyada aşı uygulamasıyla ilgili yaptığı açıklamalar nedeniyle İstanbul Tabip Odasınca disiplin soruşturmasına uğramış, Onur Kurulunun 4/12/2018 tarihli işlemiyle 6023 sayılı Kanun’un 39. maddesi uyarınca bir ay geçici meslekten alıkoyma cezası almıştır. Karar Türk Tabipleri Birliği Yüksek Onur Kurulunca uygulama maddesine Disiplin Yönetmeliğinin 5. maddesindeki bir bent eklenerek onanmış; iptal davası idare mahkemesinde reddedilmiş, istinaf başvurusu da reddedilmiş, Danıştay ise temyiz yolunun açık olmadığı gerekçesiyle temyiz talebini incelemeksizin reddetmiştir.
Anayasa Mahkemesi şikâyeti ifade özgürlüğü kapsamında incelemiş ve doğrudan kanunilik ölçütüne odaklanmıştır. Anayasa’nın 13. maddesi temel hakların “ancak kanunla” sınırlanabileceğini söyler; Mahkemeye göre bu, şekli anlamda bir kanunun varlığı yanında kanun metninin ve uygulamasının bireylerin davranışlarının sonucunu öngörebileceği ölçüde belirli olmasını da gerektirir. 6023 sayılı Kanun’un 39. maddesi ise haysiyet divanının yazılı ihtar, para cezası, on beş günden altı aya kadar geçici olarak sanat icrasından men ve bölgede çalışmaktan men cezalarından birini “fiil ve hareketlerin mahiyetine göre” uygulayacağını ve bu cezaların verilmesinde sıra gözetmeksizin geniş takdir yetkisine sahip olduğunu öngörüyordu. Mahkeme, kuralın hangi somut fiile hangi yaptırımın bağlandığının öngörülmesine imkân tanımadığını, eylem ile ceza arasında adil dengeyi sağlayacak mekanizmalar kurulmadığını ve keyfî yorumlara karşı güvence bulunmadığını tespit etmiştir.
Kararda, Mahkemenin norm denetiminde E.2024/177, K.2025/40 sayılı kararıyla 39. maddeyi Anayasa’nın 2. maddesine aykırı bularak iptal ettiği ve bu iptal kararında eczacı odaları haysiyet divanına benzer yetki veren 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu’nun 30. maddesine ilişkin önceki iptal kararına dayanıldığı aktarılmaktadır. Mevzuat.gov.tr’deki güncel 6023 sayılı Kanun metninde de 39. madde bu kararla “İptal” notuyla yer almaktadır. Bireysel başvuru kararı, iptalden önce kesinleşmiş somut bir disiplin cezasının da aynı belirsizlik nedeniyle hak ihlali oluşturduğunu söylemesi bakımından önemlidir.
Değerlendirmemize göre kararın etkisi hekimlerle sınırlı değildir. Meslek kuruluşlarının disiplin kurullarına “fiilin mahiyetine göre” geniş takdir tanıyan ve fiil–ceza eşleşmesi kurmayan düzenlemeler, ifade özgürlüğü, çalışma hürriyeti veya mülkiyet hakkı gibi bir temel hakka dokunduğunda aynı kanunilik sorgulamasına açıktır. Bununla birlikte her meslek kanununun yapısı farklıdır ve yeni düzenlemelerin bu eksikliği giderip gidermediği ayrıca incelenmelidir. Eczacılar için benzer süreç Eczacıya TEB Disiplin Cezası yazımızda, hekimler hakkındaki şikâyet ve disiplin süreçleri Hekim Hakkında Disiplin Şikâyeti ve Hekim Savunma Rehberi sayfalarımızda anlatılmaktadır.
Usul bakımından 6023 sayılı Kanun’un 40. maddesi, haysiyet divanlarınca verilen disiplin cezalarına karşı kararın üyeye tebliğinden itibaren 15 gün içinde yazılı olarak (Yüksek Haysiyet Divanına gönderilmek üzere) oda idare heyeti başkanlığına itiraz edilebileceğini; geçici olarak sanattan veya bölgede çalışmaktan men kararlarının itiraz olmasa dahi Yüksek Haysiyet Divanına gönderileceğini ve onun tasdikiyle tamamlanacağını öngörür. Kesinleşen disiplin cezasına karşı iptal davası idare mahkemesinde, İYUK m.7 uyarınca tebliğden itibaren altmış gün içinde açılır.
Zorunlu Geçitte “Tam Bedel”: Hüküm Tarihine Yakın Değer (B. No: 2020/22340)
Türk Medeni Kanunu’nun 747. maddesine göre taşınmazından genel yola çıkmak için yeterli geçidi bulunmayan malik, “tam bir bedel karşılığında” komşularından geçit hakkı tanınmasını isteyebilir; bu hak önce önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun düşen komşuya, sonra en az zarar görecek olana karşı kullanılır ve geçit iki tarafın menfaati gözetilerek belirlenir. Geçit, yüklü taşınmazın maliki bakımından mülkiyetin kanundan doğan bir sınırlamasıdır; bedel bu fedakârlığın karşılığıdır.
Somut olayda Çeşme’deki dava 12/1/2010’da açılmış, ilk bilirkişi raporunda metrekare değeri 20 TL ve 130,22 m² için 2.604,40 TL bedel belirlenmiş, davacı bu bedeli 2012’de depo etmiştir. 2014 keşfinde başvurucunun taşınmazı yine uygun güzergâh bulunmuş, metrekare değeri keşif tarihi itibarıyla 30 TL hesaplanmış; 129,51 m² arazi bedeli, ağaçların taşınma bedeli ve çit bedeli keşif tarihine göre 5.889,80 TL, dava tarihine göre 4.169,98 TL olarak tespit edilmiştir. Mahkeme dava tarihine göre hesaplanan 4.169,98 TL üzerinden davayı kabul etmiş; doğal sit alanı nedeniyle verilen bozma kararından sonra 16/11/2016’da aynı bedelle tekrar kabul kararı vermiş, karar 17/2/2020’de tescile ilişkin kısımlar yönünden düzeltilerek onanmıştır.
Anayasa Mahkemesi şikâyeti, özel kişiler arasındaki bir uyuşmazlık olduğu için devletin mülkiyet hakkına ilişkin pozitif yükümlülükleri kapsamında incelemiştir. Bu çerçevede mahkemelerin, taraflardan birine bireysel olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklenmesini önleyecek şekilde menfaatler dengesini kurması gerekir. Kararda aktarılan Yargıtay kararlarına göre, bedelin belirlenmesinden sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli değişim yaratabilecek uzun bir süre geçmişse ya da yörede değeri artıracak değişiklikler olmuşsa, malikin mağduriyetini ve hakkın kötüye kullanılmasını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır. Mahkeme, 2014’e göre belirlenen değerin bile dava tarihine göre yaklaşık yüzde kırk iki arttığını, yaklaşık 6 yıl 10 aylık sürede oluşacak artışın dikkate alınmamasının başvurucu aleyhine dengeyi bozduğunu belirterek ihlal kararı vermiştir.
Başvurucu ayrıca bedelin enflasyon karşısında değer kaybına uğratılarak ödendiğini ileri sürmüştü. Mahkeme, ön alım bedelinin vadeli hesaba yatırılmaması veya ihale bedelinin nemalandırılmaması gibi şikâyetlerde daha önce ihlal kararları verdiğini hatırlatmakla birlikte, bedelin düşük belirlenmesi yönünden ihlal bulduğu için bu iddiayı ayrıca incelemeye gerek görmemiştir. Değerlendirmemize göre bu, depo edilen geçit bedelinin uzun yargılama boyunca nemalandırılmaması sorununun ileride ayrı bir başvuruda tartışılabileceğini gösterir.
Uygulamada yapılan ile Anayasa Mahkemesinin aradığı: altı kararda karşılaştırma
| Konu | Derece mahkemesinin yaklaşımı | Anayasa Mahkemesinin aradığı |
|---|---|---|
| Disiplin cezası | Geniş takdir yetkisi veren kanun maddesi yeterli sayıldı | Fiil ile ceza arasında belirli ve öngörülebilir bağ kuran kanun hükmü |
| Geçit bedeli | Dava tarihindeki değer esas alındı; malikin güncelleme itirazı dikkate alınmadı | Uzun yargılamada hüküm tarihine yakın değerle “tam bedel” |
| İdari para cezası itirazı | 20.072 TL’lik ceza “3.000 TL altında” denilerek kesin karar verildi | Kanunda öngörülen kesinlik sınırına sadakat; sınırın üzerindeki cezada açık itiraz yolu |
| Yaralama soruşturması | İlk soruşturmada kamera kayıtlarının incelendiğine dair bilgi yok; dava on yılı aşkın süre sonra açıldı | Delillerin zamanında toplanması ve makul süratle yürütülen süreç |
| Engelli raporu | Arşivde bulunamayan rapor yerine sonraki rapor “geçmişe etkili ikame edilemez” denildi | Somut olayın açıkça belirli koşullarının, çelişkisiz raporların ve aynı rapora dayanan diğer kararın gözetilmesi |
| Takipsiz dava | HMK m.150’ye göre işlemden kaldırma ve açılmamış sayma | Öngörülebilir usul kuralının orantılı uygulanması (ihlal yok) |
Geçit davalarının genel şartları ve bedelin depo edilmesi için Geçit Hakkı (Zorunlu Geçit) rehberimize, dilekçe kurgusu için Zorunlu Geçit Hakkı Dava Dilekçesi Örneği sayfamıza, miras taşınmazlarındaki özel durumlar için Miras Taşınmazının Yolu Yok yazımıza bakabilirsiniz. Taşınmaz uyuşmazlıklarının tamamı Gayrimenkul Hukuku Rehberi sayfamızda toplanmıştır.
Kesin Olmayan Kararın “Kesin” Gösterilmesi (B. No: 2023/4554)
Başvurucuya ait çekici cinsi araç, rutin trafik kontrolünde azami yüklü ağırlığı ve izin verilen azami yüklü ağırlığı 15.350 kg aştığı gerekçesiyle durdurulmuş; 29/1/2022 tarihli tutanakla 2918 sayılı Kanun’un 65. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 20.072 TL idari para cezası verilmiştir. Başvurucunun itirazı yetkisizlikle kabahatin işlendiği yerdeki sulh ceza hâkimliğine gönderilmiş; bu hâkimlik 24/8/2022’de evrak üzerinden başvuruyu reddetmiş ve kararını “idari para cezasının 3.000 TL altında bir meblağ teşkil etmesi dolayısıyla” kesin olarak vermiştir. Başvurucunun itirazı üzerine merci hâkimlik, kesin karara karşı itiraz yolu kapalı olduğu gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir.
Anayasa Mahkemesi önce süre sorununu çözmüştür: Kanunda miktar yönünden açık hüküm varken kararın sehven kesin verildiği, ceza tutarının kesinlik sınırının açıkça üzerinde olduğu durumda başvurucunun itiraz yolunu işletmekte haklı beklentisi vardır; bu beklentiyle tüketilen yol, bireysel başvurunun süresinde yapılmadığı sonucunu doğurmaz. Esasta ise Mahkeme, Kabahatler Kanunu’nun genel kanun niteliğini düzenleyen 3. maddesi uyarınca idari yaptırım kararlarına karşı başvuru ve kanun yollarında aksine hüküm yoksa 5326 sayılı Kanun’un uygulanacağını, 28. maddenin (10) numaralı fıkrasına göre o tarihte üç bin Türk lirası dahil cezalara ilişkin kararların kesin, 29. maddenin (1) numaralı fıkrasına göre ise son karara karşı CMK’ya göre itirazın mümkün olduğunu belirtmiştir. Kesinlik sınırının üzerindeki cezada itiraz yolunu kapatan kararın kanuni dayanağı yoktur; mahkemeye erişim hakkı ihlal edilmiştir.
5326 sayılı Kanun m.28/10: kesinlik sınırının değişimi (mevzuat.gov.tr dipnotları)
| Dönem | Kesinlik sınırı | Değiştiren düzenleme |
|---|---|---|
| İlk metin | İkibin Türk Lirası dahil | 5326 sayılı Kanun (fıkra numarası 5560 s.K. m.35 ile (10) oldu) |
| 6217 sayılı Kanun sonrası | Üçbin Türk Lirası dahil (başvuru konusu olay bu dönemdedir) | 31/3/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun m.27 |
| Güncel metin | Onbeşbin Türk Lirası dahil | 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun m.37 |
Bugün 15.000 TL’yi aşan bir idari para cezasına karşı sulh ceza hâkimliğinin verdiği başvurunun reddi kararına, kararın tebliğinden itibaren en geç iki hafta içinde itiraz edilebilir (m.29/1). İdari para cezasına karşı ilk başvuru süresi ise tebliğ veya tefhimden itibaren en geç on beş gündür; süresinde başvurulmazsa karar kesinleşir (m.27/1). Kararda “kesin” ibaresi yer alsa bile tutar sınırın üzerindeyse süresinde itiraz edilmesi, hem hakkın korunması hem de ileride bireysel başvuru yapılabilmesi için gereklidir. Başvuru ve itiraz dilekçeleri için Sulh Ceza Hâkimliğine İtiraz Dilekçesi ve Trafik Cezasına İtiraz Dilekçesi Örneği sayfalarımıza; ödeme, indirim ve zamanaşımı kuralları için Trafik Cezalarında Ödeme, İndirim ve İtiraz yazımıza, genel çerçeve için İdari Para Cezalarına İtiraz sayfamıza bakabilirsiniz.
Kararınız “kesin” yazıldı ama tutar sınırın üzerinde mi?
İtiraz için iki haftalık süreyi, merci kararından sonra bireysel başvuru için otuz günlük süreyi ve dosyanızdaki tutarları birlikte kontrol edelim: 0554 648 37 15.
Yaşam Hakkı ve Etkili Soruşturma: Gecikme Tek Başına İhlaldir (B. No: 2021/8412)
Başvurucu, 27/10/2013’te müzisyen olarak çalıştığı restoranda bir alacak meselesi yüzünden iki kişi arasında çıkan silahlı çatışmada ağız bölgesinden ateşli silahla yaralanmış; aynı olayda bir kişi hayatını kaybetmiştir. Kararda, yaralanmanın kemik kırıkları nedeniyle hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek, diş ve kemik kayıpları nedeniyle bir organın işlevinin sürekli zayıflamasına yol açacak ve yüzde sabit iz bırakacak nitelikte olduğu belirtilmiştir. Başsavcılık, başvurucunun yaralanmasıyla ilgili olarak merminin ölen kişinin silahından çıktığı ve şüpheli öldüğü için soruşturmaya devam edilemeyeceği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, itiraz reddedilmiştir. Başvurucu ise kendisini vuranın diğer kişi olduğunu ve bunun kamera kayıtlarıyla anlaşılabileceğini ileri sürmüştür.
Ölüm olayına ilişkin davada tanık olarak dinlenen başvurucunun beyanları üzerine mahkeme 31/3/2017’de ihbarda bulunmuş, yaralanma yönünden soruşturma başlamış, ancak iddianame ancak 14/3/2024’te düzenlenebilmiş ve yargılama 20/5/2026’da bölge adliye mahkemesi kararıyla sona ermiştir. Anayasa Mahkemesi, etkili soruşturma yükümlülüğünün bir sonuç değil süreç yükümlülüğü olduğunu, devlete tüm şüpheliler hakkında dava açma veya mahkûmiyet sağlama ödevi yüklemediğini vurgulamış; buna karşılık kovuşturmada yaşanan aşırı gecikmenin tek başına yargılamanın etkisizliğine neden olabileceğini belirtmiştir. Fail tespit edilip cezalandırılmış olsa da davanın olaydan on yılı aşkın süre sonra açılması ve sürecin neredeyse on üç yıl sürmesi nedeniyle yaşam hakkının usul boyutu ihlal edilmiştir.
Giderim bakımından Mahkeme, ihlalin gerekçesi dikkate alındığında yeniden yargılamada hukuki yarar bulunmadığını belirtmiş ve başvurucuya talebiyle bağlı kalarak net 200.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir; 400.000 TL’lik maddi tazminat talebi, iddia edilen zarar ile ihlal arasında illiyet bağı ortaya konulamadığı için reddedilmiştir. Değerlendirmemize göre bu, Anayasa Mahkemesinin usul ihlallerinde verdiği tazminatın yaralanmanın kendisinden doğan zararı karşılamadığını, bu zararın faile karşı açılacak tazminat davasının konusu olduğunu hatırlatır. Yaralanma tazminatının hesabı için Yüzde Sabit İz Tazminatı yazımıza ve Tazminat Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Suçtan zarar gören bakımından en kritik araç, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itirazdır: CMK m.173/1’e göre bu itiraz kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır; dilekçede kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. İtirazda, incelenmeyen kamera kaydı, bilirkişi raporu veya balistik inceleme gibi somut eksiklikleri tek tek göstermek, ileride Anayasa Mahkemesinde etkili soruşturma şikâyetinin temelini oluşturur. Ceza süreçlerinin genel çerçevesi Ceza Hukuku Rehberi sayfamızdadır.
Suçtan zarar gören için pratik not: Soruşturmada delil toplanmasını (kamera kaydı, balistik inceleme, tanık) yazılı dilekçeyle isteyin ve dilekçenin havale tarihini saklayın. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı size tebliğ edildiyse iki haftalık itiraz süresini kaçırmayın. Süreç yıllarca ilerlemiyorsa bu gecikme, kanun yolları tüketildikten sonra Anayasa Mahkemesinde yaşam hakkının usul boyutu yönünden şikâyet konusu olabilir; dosyanızı değerlendirmek için 0554 648 37 15.
Engelli ÖTV İstisnası ve Arşivde Bulunamayan Rapor (B. No: 2021/42538)
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 7. maddesinin ikinci fıkrası, belirli taşıtların engellilik oranı yüzde 90 veya daha fazla olan malul ve engelliler tarafından ilk iktisabını, kanundaki bedel ve silindir hacmi sınırları içinde ve on yılda bir defaya mahsus olmak üzere ÖTV’den istisna eder. Başvurucu, 22/6/2016 tarihli ve yüzde 90 engellilik oranı gösteren sağlık kurulu raporuyla bu istisnadan yararlanarak taşıt almıştır. Vergi dairesinin 2019’daki teyit yazısına hastane, raporun arşiv kaydının bulunmadığını bildirmiş; başvurucu takdir komisyonuna sevk edilmiş, adına bir kat vergi ziyaı cezalı ÖTV ve KDV ile birden çok dönem için cezalı MTV tahakkuk ettirilmiştir.
Başvurucu aynı hastaneden aldığı, aynı teşhisi içeren ve yüzde 91 engellilik oranı gösteren 8/5/2019 tarihli raporu sunmuştur. Vergi mahkemesi ara kararla hastaneye başvurmuş; 2019 raporunun kayıtlarda bulunduğu, 2016 raporunun ise arşivde ve Ulusal Veri Bankasında bulunamadığı, imzalayan doktorlar ayrıldığı için imza teyidinin yapılamadığı bildirilmiştir. Mahkeme, sonradan alınan raporun 2016 raporunun yerine “geçmişe etkili olarak ikame edilemeyeceği” gerekçesiyle ÖTV davasını oyçokluğuyla reddetmiş, KDV davası da buna bağlı olarak reddedilmiş, istinaf başvuruları sonuçsuz kalmıştır. Buna karşılık MTV tarhiyatına karşı açılan davada başka bir vergi mahkemesi, raporların sahteliğine ilişkin bir iddia bulunmadığı gerekçesiyle davayı kabul etmiş ve bu karar kesinleşmiştir.
Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası gereği delillerin değerlendirilmesinin kural olarak bireysel başvuru konusu olamayacağını, ancak açık keyfilik veya usul güvencelerini anlamsız kılan bir uygulama varsa inceleme yapılabileceğini hatırlatmıştır. Somut olayda aynı raporun farklı mahkemelerce farklı değerlendirildiği, farklı tarihli raporlarda aynı teşhis ve birbirine çok yakın engellilik oranı bulunduğu, raporlar arasında çelişki olmadığı tespit edilmiş; mahkemenin yorumu öngörülemez ve yargılamanın hakkaniyetini zedeleyici bulunmuştur, çünkü mahkeme “somut olayın açıkça belirli olan koşullarını” gözetmemiştir.
Değerlendirmemize göre kararın pratik mesajı şudur: İstisnadan yararlanan engellinin, idarenin arşivleme eksikliğinin sonucuna tek başına katlanması beklenemez; engellilik durumunu başka belgelerle ortaya koyabiliyorsa bu belgeler ciddi biçimde değerlendirilmelidir. Bununla birlikte karar, raporun sahte olduğuna ilişkin somut bir iddia ve delil bulunan dosyalar için aynı sonucu garanti etmez. Engellilere tanınan vergi kolaylıkları için Engellilere Tanınan Vergi Kolaylıkları, araç hakları için Engelli Sürücü ve Araç Hakları, rapor süreçleri için Engelli Raporu Nasıl Alınır? yazılarımıza; vergi davası usulü için Vergi Davaları sayfamıza ve Vergi Hukuku Rehberine bakabilirsiniz.
İhlal Bulunmayan Karar: Tutuklu Davacı ve HMK m.150 (B. No: 2021/6977)
Başvurucu tutukluyken SGK’nın düzenlediği ödeme emirlerinin iptali için iş mahkemesinde dava açmış, tensip zaptını ve duruşma gününü bildiren, gelmediği takdirde dosyanın işlemden kaldırılacağını ihtar eden davetiyeyi almış, hatta tensip zaptına karşı beyan dilekçesi vermiştir. Ön inceleme duruşmasına katılmayınca dosya HMK m.150/1 uyarınca işlemden kaldırılmış, üç ay içinde yenilenmediği için dava açılmamış sayılmıştır (bugünkü metinde m.150/4 ve 5). Başvurucu, cezaevinde olduğunu mahkemenin bildiğini ve SEGBİS ile bağlantı sağlanmadığını ileri sürmüştür.
Anayasa Mahkemesi, kuralın yargılamanın sürüncemede kalmasını önleme amacına elverişli ve gerekli olduğunu, asıl meselenin orantılılık olduğunu belirtmiştir. Hukuk davalarında taraflarca hazırlama ilkesi geçerli olduğundan davanın davacı veya vekili tarafından takibi asıldır; başvurucu ihtardan haberdardı, SEGBİS ile katılmak istediğini bildirmemiş ve HMK m.335/1-ç uyarınca adli yardım kapsamında avukat temini talebinde bulunmamıştı. Bu nedenle yüklenen külfet orantısız sayılmamış, mahkemeye erişim hakkı ihlal edilmemiştir. Mülkiyet hakkı şikâyeti ise dava usulüne uygun takip edilmediği için başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur. Bugün HMK m.149/1, mahkemenin taraflardan birinin talebi üzerine talep eden tarafın veya vekilinin ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılmasına karar verebileceğini açıkça düzenlemektedir; talep etmek ise tarafın işidir.
Kimleri Etkiliyor?
Gruplara göre etkiler
| Grup | İlgili karar | Ne yapabilir? |
|---|---|---|
| Hekimler ve diğer meslek odası üyeleri | 2022/92607 | Disiplin cezasının belirli bir kanun hükmüne dayanıp dayanmadığını itiraz ve davada açıkça tartışmak; kesinleşmiş cezada süre içinde bireysel başvuru |
| Kamusal tartışmaya katılan uzmanlar ve akademisyenler | 2022/92607 | Meslek kuruluşunun yaptırımına karşı ifade özgürlüğü güvencesini ileri sürmek |
| Üzerinden geçit kurulan taşınmaz malikleri | 2020/22340 | Dava uzadığında hüküm tarihine yakın yeni keşif ve değer tespiti istemek; reddedilirse kanun yolunda ileri sürmek |
| Geçit isteyen malikler | 2020/22340 | Güncel bedelin depo ettirilebileceğini hesaba katmak; uzun yargılamada ek bedel ihtimaline hazırlıklı olmak |
| İdari para cezası alan sürücü, işleten ve işletmeler | 2023/4554 | 15.000 TL’yi aşan cezada “kesin” yazılsa bile iki hafta içinde itiraz; merci kararından sonra 30 gün içinde bireysel başvuru |
| Ağır yaralanan suç mağdurları ve yakınları | 2021/8412 | Delil toplama taleplerini yazılı yapmak; kovuşturmaya yer olmadığı kararına iki hafta içinde itiraz; aşırı gecikmede bireysel başvuru |
| ÖTV istisnasıyla araç almış engelliler | 2021/42538 | Raporu sorgulanırsa aynı hastaneden güncel rapor ve diğer davalardaki kararları sunmak; tarhiyata 30 gün içinde vergi mahkemesinde dava |
| Tutuklu veya hükümlü davacılar | 2021/6977 | Duruşmaya SEGBİS ile katılım (HMK m.149) veya adli yardımla avukat (HMK m.335) talebini açıkça ve yazılı yapmak; işlemden kaldırılan dosyayı üç ay içinde yenilemek |
Hukuki Nitelik, Tartışmalı ve Belirsiz Noktalar
Emsal etkisinin sınırı. Bireysel başvuru kararları başvurucu dışında kimseyi doğrudan bağlamaz; ancak derece mahkemeleri, Anayasa Mahkemesinin temel haklara ilişkin yorumunu gözetmezse benzer dosyalar yeni ihlal kararlarıyla geri döner. Değerlendirmemize göre bu kararların en güçlü kullanım alanı, henüz kesinleşmemiş dosyalarda dilekçelerde ve kanun yolu başvurularında ilgili ölçütün açıkça ileri sürülmesidir.
İptal edilen 6023 m.39’un yerine ne uygulanacak? Mevzuat.gov.tr’deki metinde madde 39 “İptal” notuyla yer alıyor. Hekimlere hangi kanun hükmüne dayanılarak disiplin cezası verilebileceği, iptal sonrası yapılacak yasal düzenlemeye bağlıdır. Bu yazının tarihi itibarıyla somut dosyada uygulanan hükmün, iptal kararı ve bu bireysel başvuru kararı ışığında belirlilik şartını karşılayıp karşılamadığı her dosyada ayrıca değerlendirilmelidir.
Geçit bedelinde “uzun süre” ne kadardır? Kararda sabit bir süre belirlenmemiştir; somut olayda yaklaşık 6 yıl 10 ay ve yüzde kırk ikiyi aşan değer artışı belirleyici olmuştur. Değerlendirmemize göre değer artışının önemli olup olmadığı, yöredeki imar ve yol gelişmeleri ile enflasyon dikkate alınarak her dosyada ayrı değerlendirilecektir; güncelleme talebinin derece mahkemesinde açıkça yapılmış olması, sonraki aşamalarda belirleyici olabilir.
Kesinlik sınırı hangi tarihe göre? Karardaki olay 3.000 TL sınırının geçerli olduğu döneme aittir. 7499 sayılı Kanunla sınır 15.000 TL’ye çıkmıştır. Yeni sınırın hangi kararlara uygulanacağı geçiş hükümlerine ve kararın tarihine göre belirlenir; şüphede itiraz yolunu kullanmak, hak kaybı riskini azaltır.
Etkili soruşturmada “aşırı gecikme” ölçüsü. Anayasa Mahkemesi, fail cezalandırılmış olsa bile aşırı gecikmenin tek başına ihlal oluşturabileceğini söylemiştir. Hangi sürenin aşırı sayılacağı dosyanın karmaşıklığına, makamların tutumuna ve mağdurun davranışına göre değişir; somut olayda yaralanma yönünden dava açılması için olaydan sonra on yılı aşkın süre geçmesi belirleyici olmuştur.
Engelli raporunda ispat yükü. Karar, idarenin rapor kaydını bulamamasının sonucunun tek başına mükellefe yüklenemeyeceği yönünde güçlü bir işarettir; ancak sahtelik iddiası ve somut delil bulunan dosyalarda aynı sonuç çıkmayabilir. Ayrıca aynı rapora dayanan MTV davasının kabulle sonuçlanması somut olayda önemli bir unsur olmuştur.
Süreler, İtiraz ve Dava Yolları
Başlıca süreler ve varsayımsal hesap örnekleri
| İşlem | Süre ve dayanak | Varsayımsal hesap |
|---|---|---|
| Bireysel başvuru | Başvuru yollarının tüketildiği, yol yoksa ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren 30 gün; haklı mazerette mazeretin kalktığı tarihten itibaren 15 gün (6216 s.K. m.47/5) | Kesin karar 10.11.2026 Salı öğrenildiyse 30. gün 10.12.2026 Perşembe |
| İdari para cezasına başvuru | Tebliğ veya tefhimden itibaren en geç 15 gün (5326 s.K. m.27/1) | Tebliğ 4.11.2026 ise son gün 19.11.2026 Perşembe |
| Hâkimlik kararına itiraz (15.000 TL’yi aşan cezalar) | Kararın tebliğinden itibaren en geç iki hafta (5326 s.K. m.29/1) | Tebliğ 4.11.2026 ise son gün 18.11.2026 Çarşamba |
| Tabip odası disiplin cezasına itiraz | Tebliğden itibaren 15 gün; dilekçe oda idare heyeti başkanlığına verilir (6023 s.K. m.40) | Tebliğ 4.11.2026 ise son gün 19.11.2026 |
| Disiplin cezasına karşı iptal davası | 60 gün; son gün tatile rastlarsa izleyen ilk iş günü (İYUK m.7, 8) | Kesinleşen ceza 4.11.2026’da tebliğ edildiyse 60. gün 3.1.2027 Pazar; dava için son gün 4.1.2027 Pazartesi |
| Cezalı ÖTV, KDV veya MTV tarhiyatına dava | Vergi mahkemesinde 30 gün (İYUK m.7/1) | İhbarname 4.11.2026’da tebliğ edildiyse son gün 4.12.2026 Cuma |
| Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz | Tebliğden itibaren iki hafta (CMK m.173/1) | Tebliğ 4.11.2026 ise son gün 18.11.2026 |
| İşlemden kaldırılan hukuk davasının yenilenmesi | İşlemden kaldırma tarihinden itibaren 3 ay; bir aydan sonra yenilemede yeniden harç (HMK m.150/4–5) | İşlemden kaldırma 4.11.2026 ise yenileme için son gün 4.2.2027 |
Sürelerin başlangıcında kural olarak tebliğ tarihi esastır. Tablodaki tarihler yalnızca hesap yöntemini göstermek için verilmiş varsayımsal örneklerdir; kendi dosyanızda tebliğ belgesine göre hesap yapın. Kanun yollarının genel çerçevesi ve kesinlik sınırları için Mahkeme Kararına İtiraz sayfamıza, bireysel başvuru dilekçesinin kurgusu için AYM Bireysel Başvuru Dilekçesi Örneği ve Elkoymaya İtiraz Reddedildi: Sonraki Adımlar yazılarımıza bakabilirsiniz.
Varsayımsal Örnekler
Varsayımsal örnek 1 — Geçit davası. 2019’da açılan bir geçit davasında bilirkişi metrekare değerini dava tarihine göre belirlemiş, dava 2026’da hâlâ sürüyor. Yüklü taşınmaz maliki, hüküm öncesinde yeni keşif ve hüküm tarihine yakın değer tespiti talep eder, talebinde 2020/22340 sayılı kararı anar. Mahkeme talebi reddederse bu husus temyiz dilekçesinde açıkça ileri sürülür; kesinleşmeden sonra otuz gün içinde bireysel başvuru yapılabilir.
Varsayımsal örnek 2 — Aşırı yük cezası. Bir nakliye firmasına 40.000 TL idari para cezası verilmiş, sulh ceza hâkimliği başvuruyu reddederek kararı “kesin” olarak yazmış. Ceza 15.000 TL kesinlik sınırını aştığı için firma, tebliğden itibaren iki hafta içinde bir sonraki hâkimliğe itiraz eder ve kararın kesin yazılmasının kanuna aykırı olduğunu belirtir. Merci “karar verilmesine yer yok” derse, bu kararın öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde bireysel başvuru değerlendirilir.
Varsayımsal örnek 3 — Engelli raporu. ÖTV istisnasıyla araç alan bir engelliye, raporu hastane sisteminde bulunamadığı için cezalı ÖTV tarh edilmiştir. Mükellef aynı hastaneden yeni rapor alır, eski ve yeni raporun teşhis ve oranlarının uyumunu gösteren bir tablo ile birlikte otuz gün içinde vergi mahkemesinde dava açar; aynı rapora dayanan başka bir tarhiyat davası kazanılmışsa o kararı da sunar.
Varsayımsal örnek 4 — Hekimin açıklaması. Bir hekime televizyondaki bir açıklaması nedeniyle tabip odası tarafından disiplin cezası verilmiştir. Hekim on beş gün içinde itiraz eder, itirazında uygulanan hükmün hangi fiile hangi cezayı bağladığını sorgular, 2022/92607 sayılı karara ve iptal edilen 6023 m.39’a dikkat çeker; ceza kesinleşirse altmış gün içinde iptal davası açar.
Ne yapmalı? Adım adım
1. Elinizdeki son kararın tarihini ve tebliğ tarihini tespit edin; kararın gerçekten kesin olup olmadığını kanundaki parasal sınır ve kanun yolu hükümleriyle karşılaştırın.
2. Kanun yolu açıksa önce onu kullanın: Bireysel başvuru ikincildir ve başvuru yollarının tüketilmesi şarttır (Anayasa m.148/3; 6216 s.K. m.45/2).
3. Derdest davanızda, ilgili Anayasa Mahkemesi kararını başvuru numarası ve Resmî Gazete tarihi/sayısıyla anarak aynı ölçütün uygulanmasını isteyin (ör. hüküm tarihine yakın değer tespiti, kanuni dayanak sorgulaması).
4. Delilleri zamanında ve yazılı talep edin: kamera kaydı, keşif, yeni rapor, hastane yazısı; reddedilen talepleri kayda geçirin.
5. Kesinleşen kararda otuz günlük bireysel başvuru süresini takvime işleyin; başvuru formunda ihlal edilen hakkı, Anayasa maddesini ve tüketilen yolları açıkça gösterin (6216 s.K. m.47/3).
6. İhlal kararı alınırsa yeniden yargılama talebini ilgili mahkemeye iletin ve tazminat ödemesi için Hazine ve Maliye Bakanlığına başvurun; ödeme süresi başvurudan itibaren dört aydır.
Sık Yapılan Hatalar
- “Kesin” yazısına güvenip itiraz etmemek. 2023/4554 sayılı kararda görüldüğü gibi kararın üzerindeki ibare kanundaki sınırı değiştirmez; itiraz edilmezse kanun yolu tüketilmemiş sayılabilir.
- Kanun yolunu atlayıp doğrudan Anayasa Mahkemesine gitmek. Başvuru yollarının tüketilmemesi, 2021/6977 sayılı karardaki mülkiyet şikâyetinde olduğu gibi kabul edilemezlik sonucunu doğurur.
- Geçit davasında bedel güncelleme talebini yalnızca Anayasa Mahkemesinde dile getirmek. Talep derece mahkemesinde ve kanun yolunda açıkça yapılmalıdır; başvurucunun itirazları dosyada yer aldığı için ihlal tespit edilebilmiştir.
- Cezaevindeyken SEGBİS veya avukat talep etmemek. Mahkemenin bunu kendiliğinden sağlayacağı varsayımı, davanın açılmamış sayılmasıyla sonuçlanabilir.
- Usul ihlalinde verilen tazminatı yaralanma tazminatı sanmak. 2021/8412 sayılı karardaki manevi tazminat, sürecin etkisizliğine ilişkindir; failden doğan zarar ayrı davanın konusudur.
- Otuz günlük süreyi kararın tebliğinden değil, “kararı okuduğum gün”den saymak. Süre, başvuru yollarının tüketildiğinin öğrenildiği tarihten işler; elektronik tebligat ve UYAP’ta “okunmuş sayılma” tarihleri dikkatle izlenmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı başka davalara da uygulanır mı?
Doğrudan uygulanmaz; bireysel başvuru kararı yalnızca başvurucunun dosyasındaki ihlali tespit eder. Ancak Mahkemenin temel haklara ilişkin yorumunu gösterdiği için benzer derdest davalarda emsal olarak ileri sürülebilir; kesinleşmiş dosyalarda ise otuz gün içinde ayrıca bireysel başvuru yapılabilir.
İhlal kararından sonra yeniden yargılama nasıl yapılır?
İhlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa dosya yeniden yargılama için ilgili mahkemeye gönderilir. Mahkeme, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir (6216 s.K. m.50/2). Bu kararlarda Ankara 14. İdare Mahkemesi, Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesi, Tunceli Sulh Ceza Hâkimliği ve Diyarbakır Vergi Mahkemesi yeniden yargılama yapacaktır.
Tabip odasının verdiği disiplin cezası artık geçersiz mi?
Bireysel başvuru kararı yalnızca başvurucunun cezası bakımından ihlal tespit eder ve yeniden yargılama yolunu açar. 6023 sayılı Kanun’un 39. maddesi ise ayrı bir norm denetimi kararıyla iptal edilmiştir. Diğer hekimlerin cezaları için kendi dosyalarında itiraz, dava veya süresi içinde bireysel başvuru yolunu kullanmaları gerekir.
Geçit hakkı bedeli hangi tarihe göre hesaplanmalı?
TMK m.747 “tam bir bedel” şartı koyar. Anayasa Mahkemesi, dava ile hüküm arasında uzun süre geçmiş ve değer önemli ölçüde artmışsa bedelin dava tarihine göre belirlenmesini mülkiyet hakkı ihlali saymış, hüküm tarihine yakın yeni değer tespiti yapılması gerektiği yönündeki yaklaşıma dikkat çekmiştir.
Trafik cezasına itirazda kesinlik sınırı bugün ne kadar?
5326 sayılı Kanun’un 28. maddesinin (10) numaralı fıkrasına göre on beş bin Türk lirası dahil idari para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir. Bu tutarı aşan cezalarda hâkimlik kararına tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (m.29/1).
Kararım yanlışlıkla “kesin” yazıldıysa ne olur?
Anayasa Mahkemesine göre tutar kesinlik sınırının açıkça üzerindeyse kişinin itiraz yolunu kullanmakta haklı beklentisi vardır ve bu itiraz bireysel başvuru süresini olumsuz etkilemez. İtiraz merciinin “karar verilmesine yer olmadığı” kararından sonra otuz gün içinde bireysel başvuru yapılabilir.
Engelli raporum hastane arşivinde bulunamadı; ÖTV’yi ödemek zorunda mıyım?
Somut olayda Anayasa Mahkemesi, aynı hastaneden alınan ve aynı teşhisle benzer engellilik oranını gösteren yeni raporun eski raporu teyit ettiğini ve bunun dikkate alınmamasının yargılamanın hakkaniyetini zedelediğini belirtti. Tarhiyata karşı otuz gün içinde vergi mahkemesinde dava açılmalı ve tüm raporlar sunulmalıdır; sonuç dosyanın delillerine göre değişir.
Etkili soruşturma yapılmadığı için tazminat alınabilir mi?
Evet; 2021/8412 sayılı kararda yeniden yargılamada hukuki yarar görülmediği için başvurucuya net 200.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildi. Bu tazminat sürecin etkisizliğine ilişkindir; yaralanmanın kendisinden doğan zarar için faile karşı ayrıca tazminat davası söz konusu olabilir.
Tutukluyken davama katılamazsam davam düşer mi?
Usulüne uygun davet edildiğiniz hâlde duruşmaya katılmazsanız dosya işlemden kaldırılır ve üç ay içinde yenilenmezse dava açılmamış sayılır (HMK m.150). 2021/6977 sayılı kararda, SEGBİS ile katılım veya adli yardımla avukat talep etmeyen başvurucu için bu sonuç hak ihlali sayılmadı.
Bireysel başvuru için süre ne zaman başlar?
Başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde başvurulmalıdır. Haklı mazereti olan kişi mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde, mazeretini belgeleyerek başvurabilir (6216 s.K. m.47/5).
Anayasa Mahkemesinin hükmettiği tazminat ne zaman ödenir?
Kararlara göre ödemeler, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılır; gecikme hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar yasal faiz uygulanır.
Hukukçular Evi Bu Dosyalarda Ne Yapar
Hukukçular Evi Ankara ekibi; Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru dosyalarında süre ve başvuru yollarının tüketilmesi kontrolü, başvuru formu ve ekli belgelerin hazırlanması, ihlal kararından sonra yeniden yargılama ve tazminat ödemesine ilişkin başvurular konusunda hukuki destek sağlar. Disiplin cezalarına karşı itiraz ve iptal davaları, zorunlu geçit ve bedel uyuşmazlıkları, idari para cezalarına karşı başvuru ve itirazlar, cezalı vergi tarhiyatlarına karşı davalar ile suçtan zarar görenlerin soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki talepleri de bu kapsamdadır. Her dosya kendi belgeleri ve süreleri üzerinden değerlendirilir; bilgi için 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.
Süreniz işliyor olabilir
Kesinleşen kararınızı, kanun yolu ve bireysel başvuru sürelerini birlikte kontrol edelim: 0554 648 37 15.
📚 İlgili Rehberler
- 🗂️ Yargılama Usulü Rehberi (Tüm Rehberler)Dava şartları, süreler, tebligat, kanun yolları ve Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru
- AYM’den 6 Bireysel Başvuru Kararı (RG 33420) — Son Dakika
- Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Kararları (2026)
- Yeni Yüksek Mahkeme Kararları (Ekim 2026)
- İçtihatlar: Konu Konu Yüksek Mahkeme Kararları
- Hukuk Gündemi Son Durum
- Lisede Disiplin Cezası ve AYM 2024/68293 Kararı
- AYM: İkale Tazminatında Faizsiz Vergi İadesi Mülkiyet Hakkını İhlal Etti
- İdare Hukuku Rehberi
- Malpraktis Rehberleri
Bu içerik Yargılama Usulü alanındadır.
Yargılama Usulü Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları
Mevzuat ve kaynaklar: 4/11/2026 tarihli ve 33420 sayılı Resmî Gazete Yargı Bölümünde yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararları — Birinci Bölüm 21/4/2026, B. No: 2022/92607; İkinci Bölüm 5/5/2026, B. No: 2020/22340; İkinci Bölüm 5/5/2026, B. No: 2021/6977; Birinci Bölüm 17/6/2026, B. No: 2023/4554; İkinci Bölüm 18/6/2026, B. No: 2021/8412; İkinci Bölüm 18/6/2026, B. No: 2021/42538 ve 2021/57660; Anayasa m.13, 17, 26, 35, 36, 148, 153; 6216 sayılı Kanun m.45–50; 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu m.39 (iptal notu), m.40; 4721 sayılı TMK m.747; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.3, 27, 28/10 (6217 ve 7499 sayılı Kanun değişiklikleri), 29; 2918 sayılı KTK m.65/1-b; 4760 sayılı ÖTV Kanunu m.7/2; 6100 sayılı HMK m.149, 150, 335; 5271 sayılı CMK m.173, 271/4; 2577 sayılı İYUK m.7, 8 (mevzuat.gov.tr güncel metinleri). Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır.


