Vatandaşlık İptali Davasında Danıştay Kararından Sonra: Temyiz, Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru ve AİHM 2026 — Süreler, Yürütmenin Durdurulması, Usmanov Ölçütleri (İYUK m.46-53; 6216 m.45-50; AİHS m.8)
02 Kasım 2026

Vatandaşlık İptali Davasında Danıştay Kararından Sonra: Temyiz, Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru ve AİHM 2026 — Süreler, Yürütmenin Durdurulması, Usmanov Ölçütleri (İYUK m.46-53; 6216 m.45-50; AİHS m.8)

Yatırım yoluyla kazanılan vatandaşlığın iptaline karşı açılan dava Danıştay’da ilk derece olarak görülür; davanın reddi hâlinde yol bitmez. Danıştay dava dairelerinin nihai kararları, tebliğden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir (İYUK m.46/1) ve bu temyizi Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu inceler (2575 sayılı Kanun m.38/1-b). Temyiz kararın yürütülmesini durdurmaz; ancak temyiz merciinden yürütmenin durdurulması istenebilir ve bu konudaki kararlar kesindir (İYUK m.52). Kanun yolları tükendikten sonra otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir (6216 sayılı Kanun m.47/5); başvurunun ağırlık merkezi, vatandaşlık hakkı değil, Anayasa’nın 20. maddesindeki özel hayata saygı hakkıdır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de Usmanov – Rusya kararında, başvuru sırasında kardeşlerine ilişkin bilgiyi vermediği gerekçesiyle yaklaşık on yıl sonra vatandaşlığı iptal edilen bir kişi bakımından Sözleşme’nin 8. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir. Anayasa Mahkemesinden sonra dört ay içinde Strazburg’a başvurulabilir. Bu sayfada; temyiz dilekçesinin usulü ve bozma sebepleri, temyizde yürütmenin durdurulması, bireysel başvurunun şartları, iptal dosyalarında hangi hakka dayanılacağı, yargılamanın yenilenmesi ve bütün sürelerin takvimi anlatılmaktadır.

Danıştay davanız reddedildi mi?

Kararın tebliğ tarihini, temyiz ve yürütmeyi durdurma imkânını ve Anayasa Mahkemesine başvuru stratejisini aynı gün birlikte planlayalım; otuz günlük sürelerin hiçbirini kaçırmayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp
Kapsam notu. Bu yazı Anayasa’nın 20, 66, 148 ve 152. maddelerine; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7, 27, 45, 46, 48, 49, 50, 52, 53, 54 ve 55. maddelerine; 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 24 ve 38. maddelerine; 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45-51. maddelerine; Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 73. maddesine; 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 31 ve 32. maddelerine ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8 ve 35. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin vatandaşlık içtihadına dayanır. Kanun metinleri, 16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler dâhil olmak üzere yayın tarihinde mevzuat.gov.tr üzerinden kontrol edilmiştir.

Kanun Yolu Haritası

Yatırım yoluyla vatandaşlık Cumhurbaşkanı kararıyla kazanılır. Danıştay, Cumhurbaşkanı kararlarına karşı açılan iptal davalarına ilk derece mahkemesi olarak bakar (2575 sayılı Kanun m.24/1-a). Bu nedenle vatandaşlık iptaline karşı dava Danıştay’ın ilgili dava dairesinde görülür ve kararına karşı temyiz yolu açıktır. Tespit belgesinin iptaline karşı idare mahkemesinde açılan dava ise farklı bir yoldan, istinaf ile bölge idare mahkemesine gider; bu yol istinaf ve temyiz rehberimizde anlatılmıştır.

Karar türüne göre kanun yolları ve süreler

KararKanun yoluMerciSüreDayanak
Danıştay dava dairesinin nihai kararı (vatandaşlık iptali davası)TemyizDanıştay İdari Dava Daireleri KuruluTebliğden itibaren 30 günİYUK m.46/1; 2575 m.38/1-b
İdare mahkemesi kararı (tespit belgesi davası)İstinafBölge idare mahkemesiTebliğden itibaren 30 günİYUK m.45/1
Temyiz sırasında yürütmenin durdurulması kararıYok—KesindirİYUK m.52/4
Kanun yolları tükenmiş kararBireysel başvuruAnayasa MahkemesiTüketmeden itibaren 30 gün6216 m.47/5
Anayasa Mahkemesi kararıBireysel başvuruAvrupa İnsan Hakları MahkemesiNihai iç hukuk kararından itibaren 4 ayAİHS m.35/1
Kanunda sayılan özel sebeplerYargılamanın yenilenmesiEsas kararı veren mahkemeKural olarak 60 günİYUK m.53

Tespit belgesi davasında bölge idare mahkemesinin kararı kural olarak kesinleşir. Ancak 16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla İYUK’un 46. maddesine eklenen ikinci fıkraya göre, birinci fıkra kapsamında olmayan davalarda bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesinde ilk derece kararını kaldırması üzerine yeniden verdiği kararlar, tebliğinden itibaren otuz gün içinde Danıştay’da temyiz edilebilir; idare mahkemelerinde tek hâkimle görülen davalar gibi kanunda sayılan istisnalar bu kapsamın dışındadır. Belge davasında hangi kanun yolunun açık olduğu bu nedenle bölge idare mahkemesinin verdiği kararın türüne göre ayrıca kontrol edilmelidir.

Karar düzeltme yolu yoktur. İYUK’un karar düzeltmeyi düzenleyen 54. maddesi 2014 yılında 6545 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır. Temyiz kararına karşı ayrıca bir karar düzeltme dilekçesi vermek, Anayasa Mahkemesine başvuru süresini kaçırmaya yol açabilir.

Temyiz: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin kanunda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay’da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir (İYUK m.46/1). Danıştay dava dairesinin ilk derece olarak verdiği kararlarda kararın konusu bakımından ayrıca bir sınırlama yoktur; vatandaşlık iptali davasında verilen nihai karar bu nedenle temyize açıktır. İdari Dava Daireleri Kurulu, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceler (2575 sayılı Kanun m.38/1-b).

Temyiz dilekçesinin usulü

KuralİçerikDayanak
HitapDanıştay Başkanlığına hitaben yazılırİYUK m.48/1
ŞekilDava dilekçesine ilişkin 3. madde esaslarına göre düzenlenir; eksiklik varsa on beş gün içinde tamamlatılır, tamamlanmazsa temyiz isteminde bulunulmamış sayılırİYUK m.48/2
Verileceği yerKararı veren Danıştay’a veya 4. maddede belirtilen mercilere verilir; karşı tarafa tebliğ edilirİYUK m.48/3
CevapKarşı taraf tebliğden itibaren otuz gün içinde cevap verebilir; cevap dilekçesinde temyiz isteminde de bulunabilirİYUK m.48/3
Harç ve giderlerEksikse yedi günlük süre verilir; tamamlanmazsa temyiz edilmemiş sayılırİYUK m.48/6
Süre aşımıSüre geçtikten sonra yapılan temyiz reddedilir; bu karara karşı yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilirİYUK m.48/6
HâkimTemyize konu kararı veren ya da karara katılan hâkim temyiz incelemesinde görev alamazİYUK m.49/5

Bozma sebepleri ve vatandaşlık iptali dosyasındaki karşılıkları

Temyiz incelemesi sonunda Danıştay kararı hukuka uygun bulursa onar; gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa gerekçesini değiştirerek onar. Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması hâllerinde ise kararı bozar (İYUK m.49/1-2). Temyiz dilekçesi bu üç sebep etrafında kurulmalıdır.

Bozma sebepleri ve dosyadaki karşılıkları

Bozma sebebiVatandaşlık iptali dosyasında örnek
Hukuka aykırı karar verilmesi (m.49/2-b)Yalan beyan veya önemli hususları gizleme unsurunun gösterilmeden 5901 m.31’e göre iptalin hukuka uygun bulunması; şartın sonradan kaybı gibi Kanunda sayılmayan bir sebebe dayanılması
Hukuka aykırı karar verilmesi (m.49/2-b)Yönetmelik m.57’nin aradığı araştırma ve soruşturma yapılmadan veya gizlemenin kanıtlanmadan alınan iptal kararının onaylanması
Usul hatası (m.49/2-c)Tespit belgesine veya kontrol değerleme raporuna ilişkin idari dosyanın getirtilmemesi, bilirkişi talebinin gerekçesiz reddedilmesi
Usul hatası (m.49/2-c)Bağlantılı dava talebinin (İYUK m.38) karşılanmadan karar verilmesi
Usul hatası (m.49/2-c)Davacının esaslı iddialarının kararda karşılanmaması

Bozma kararı üzerine ilgili merci dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir (İYUK m.50/2). Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde, 50. maddenin ısrara ilişkin hükümleri dışındaki hükümleri kıyasen uygulanır (m.49/4). Bozma kararına uyularak verilen kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır (m.50/4).

Temyiz dilekçesinin iskeleti

Temyiz dilekçesi, dava dilekçesindeki anlatımı tekrar etmek yerine ilk derece kararının nerede hataya düştüğünü göstermelidir. Uygulamada sağlıklı bir dilekçe şu sırayla kurulur:

  1. Başlık. Danıştay Başkanlığına; varsa “yürütmenin durdurulması istemlidir” ibaresi.
  2. Taraflar ve karar. Temyiz eden, vekili, karşı taraf; temyiz edilen kararın dairesi, esas ve karar numarası, tebliğ tarihi.
  3. Kısa özet. İptal işleminin ve ilk derece kararının iki üç cümlelik özeti.
  4. Temyiz sebepleri. Her biri dayandığı kanun maddesiyle başlayan ayrı hususlar: 5901 m.31 ve Yönetmelik m.57 bakımından hukuka aykırılık; İYUK m.20 ve m.31 bakımından usul eksikliği; İYUK m.38 bakımından bağlantılı dava; Anayasa m.20 ve AİHS m.8 bakımından ölçülülük.
  5. Yürütmenin durdurulması. İYUK m.52/1 ve m.27/2 koşullarının ayrı ayrı gösterilmesi; zarar belgeleri.
  6. Sonuç ve istem. Yürütmenin durdurulması, kararın bozulması, yargılama giderleri.
Aile üyelerini unutmayın. İptal kararı yatırımcıya bağlı olarak vatandaşlık kazanan eş ve çocuklara da uygulanır (5901 m.32). Bireysel başvuru, hakkı doğrudan etkilenen kişiler tarafından yapılabildiğinden (6216 m.46/1), eş ve çocukların da davada ve başvuruda ayrıca yer alıp almayacağı baştan değerlendirilmelidir.

Temyiz Sırasında Yürütmenin Durdurulması

Temyiz yoluna başvurulmuş olması kararların yürütülmesini durdurmaz. Ancak kararın teminat karşılığında yürütülmesinin durdurulmasına temyiz istemini incelemeye yetkili Danıştay dava dairesi veya kurulu karar verebilir; davanın reddine ilişkin kararlara karşı temyiz yoluna başvurulması hâlinde, dava konusu işlem hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi 27. maddede öngörülen koşulların varlığına bağlıdır (İYUK m.52/1). İptal davalarında teminat istenmeyebilir (m.52/2). Temyiz incelemesi sırasında yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar kesindir (m.52/4). Kararın bozulması ise kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurur (m.52/5).

Usul bakımından da bir kolaylık vardır: yürütmenin durdurulması isteği bulunan temyiz dilekçeleri karşı tarafa tebliğ edilmeden dosya ile birlikte gönderilir; Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda bu gönderme, görevli daire tarafından konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna yapılır (İYUK m.48/5). Bu nedenle yürütmenin durdurulması istemi, temyiz dilekçesinin başında ve ayrı bir başlıkla açıkça yazılmalıdır.

Temyizde yürütmenin durdurulması istemini güçlendiren unsurlar

UnsurBelgeNeden önemli?
İkamet ve sınır dışı riskiİkamet durumu, varsa sınır dışı işlemine ilişkin belgelerTelafisi güç zarar
AileEş ve çocukların vatandaşlık ve okul belgeleriİptal eş ve çocuklara da uygulanır (5901 m.32)
İş ve gelirŞirket, çalışma ve vergi kayıtlarıTürkiye’deki yaşamın kesintiye uğraması
Mal tasfiyesiTapu kayıtları ve iptal kararındaki tasfiye ibaresiDava açılmışsa tasfiye dava sonuna bırakılır (5901 m.33/2)
Açık hukuka aykırılıkTemyiz dilekçesindeki bozma sebepleriİYUK m.27/2 koşulu

İlk derece aşamasında yürütmenin durdurulması istemi reddedilmişse buna karşı yapılan itiraz için itiraz dilekçesi örneğimize; iptalden sonra Türkiye’de kalış ve sınır dışı riski için ikamet rehberimize bakabilirsiniz.

Temyiz Dilekçesinde Nelere Odaklanmalı?

  1. Kanuni unsur. İptal kararı ve ilk derece kararı, 5901 m.31’in aradığı yalan beyan veya önemli hususları gizleme unsurunu somut olarak gösteriyor mu? Gösterilmiyorsa bu eksiklik hukuka aykırılık olarak ileri sürülür.
  2. Soruşturma ve ispat. Yönetmelik m.57 iptali araştırma ve soruşturma sonucunda gizlemenin veya yalan beyanın kanıtlanmasına bağlar. Kanıtlanmanın nasıl yapıldığı sorgulanmalıdır.
  3. Tespit belgesi ve değer. İptal tespit belgesinin iptaline dayanıyorsa değerin hangi tarihe göre belirlendiği, bilirkişi incelemesi yapılıp yapılmadığı ve bağlantılı davanın durumu tartışılır.
  4. Usul güvenceleri. İdari dosyanın getirtilmemesi, esaslı iddiaların karşılanmaması ve gerekçe eksikliği usul hatası olarak gösterilir.
  5. Temel haklar. Anayasa’nın 20. maddesi ve Sözleşme’nin 8. maddesi kapsamındaki iddialar, ileride bireysel başvuruda dayanılacaksa temyiz dilekçesinde de açıkça yazılmalıdır.
  6. Yürütmenin durdurulması. Ayrı başlıkla ve zararı gösteren belgelerle istenir.
Neden temel hak iddiaları temyizde de yazılmalı? Bireysel başvuru, ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmiş olmasını arar (6216 m.45/2). Anayasa Mahkemesine taşınacak iddiaların özünün temyiz aşamasında da ileri sürülmüş olması, bu şart bakımından güvenli olan yoldur.

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru

Anayasa’nın 148. maddesine göre herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. 6216 sayılı Kanun bu hakkı ayrıntılı olarak düzenler: ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının önceden tüketilmiş olması gerekir (m.45/2). Yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamaz (m.45/3).

Bireysel başvurunun şartları

ŞartİçerikDayanak
Ortak koruma alanıHem Anayasada hem de Sözleşme ve Türkiye’nin taraf olduğu protokollerde güvence altına alınmış bir hak6216 m.45/1
Yolların tüketilmesiİdari ve yargısal başvuru yollarının tamamı tüketilmiş olmalı6216 m.45/2
Kişisel ve güncel etkilenmeHakkı doğrudan etkilenen kişi başvurabilir6216 m.46/1
YabancılarYalnızca Türk vatandaşlarına tanınan haklarla ilgili olarak yabancılar başvuru yapamaz6216 m.46/3
SüreYolların tüketildiği tarihten itibaren otuz gün; haklı mazeret hâlinde mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün6216 m.47/5
DilekçeKimlik ve adres bilgileri, ihlal edilen hak ve dayanılan Anayasa hükümleri, ihlal gerekçeleri, tüketme aşamaları ve tarihleri, varsa zarar; deliller, karar örnekleri ve harç belgesi eklenir6216 m.47/3
VekâletnameAvukatla temsil hâlinde sunulur6216 m.47/4
EksiklikOn beş günü geçmemek üzere süre verilir; tamamlanmazsa başvuru reddedilir6216 m.47/6

Başvuru doğrudan ya da mahkemeler veya yurt dışı temsilcilikler vasıtasıyla yapılabilir ve harca tabidir (6216 m.47/1-2). Yurt dışında yaşayan başvurucu için yurt dışı temsilcilikler aracılığıyla başvuru imkânı önemlidir; ancak otuz günlük süre bu durumda da aynen işler.

Kabul edilebilirlik ve esas inceleme

Kabul edilebilirlik incelemesi komisyonlarca yapılır; Mahkeme, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular ile açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir; kabul edilemezlik kararları kesindir (6216 m.48). Bir mahkeme kararına karşı yapılan başvurularda inceleme, bir temel hakkın ihlal edilip edilmediği ve bu ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi ile sınırlıdır; kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz (m.49/6). Anayasa Mahkemesi bu nedenle bir üst derece mahkemesi değildir; başvuru, kararın yanlışlığına değil, temel hak ihlaline odaklanmalıdır.

İhlal kararı verilirse ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir; ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa yeniden yargılama yapılmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamada hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir (6216 m.50/1-2).

Bireysel başvuru incelemesinde derece mahkemelerinin kararları ve gerekçeleri belirleyicidir. Bu yüzden Danıştay’a sunulan dilekçelerde iptalin sonuçları ve ölçülülüğü üzerine kurulan iddiaların kararda karşılanıp karşılanmadığı, Anayasa Mahkemesindeki değerlendirmenin de zeminini oluşturur. Anayasa Mahkemesinin güncel kararları için bireysel başvuru kararları derlememize bakabilirsiniz.

Tedbir

Bölümler, esas inceleme aşamasında başvurucunun temel haklarının korunması için zorunlu gördükleri tedbirlere re’sen veya talep üzerine karar verebilir; tedbire karar verilmesi hâlinde esas hakkındaki kararın en geç altı ay içinde verilmesi gerekir (6216 m.49/5). Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 73. maddesi ise tedbiri, başvurucunun yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike bulunduğunun anlaşılmasına bağlar. Vatandaşlık iptali dosyalarında bu eşik çoğu zaman karşılanmaz; tedbir istenecekse somut ve ağır bir tehlikenin belgelenmesi gerekir.

Hangi Hakka Dayanılmalı? Vatandaşlık İptali ve Özel Hayata Saygı

Bireysel başvuruda “vatandaşlık hakkı” tek başına dayanılacak hak değildir. İptalden sonra başvurucu yabancı konumundadır ve 6216 sayılı Kanun yabancıların yalnızca Türk vatandaşlarına tanınan haklarla ilgili olarak başvuru yapamayacağını öngörür (m.46/3). Buna karşılık Anayasa’nın 20. maddesi herkesin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğunu düzenler ve bu hak Sözleşme’nin 8. maddesiyle ortak koruma alanındadır. İptal dosyalarında başvurunun ağırlık merkezi bu nedenle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkıdır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de vatandaşlık uyuşmazlıklarını 8. madde üzerinden inceler. Mahkemenin vatandaşlık içtihadı özetine göre belirli bir vatandaşlığı edinme veya koruma hakkı Sözleşme’nin 6. maddesi anlamında bir medeni hak değildir (Alpeyeva ve Dzhalagoniya – Rusya, § 129). Bu nedenle adil yargılanma hakkına dayanan şikâyetler konu bakımından tartışmalı olabilir; esas şikâyetin 8. madde ve Anayasa’nın 20. maddesi üzerinden kurulması gerekir.

Usmanov testi: sonuçlar ve keyfîlik

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Aralık 2020 tarihli Usmanov – Rusya kararında vatandaşlığın iptali için iki aşamalı bir yöntem benimsemiştir. Önce iptalin başvurucu üzerindeki sonuçlarına bakılır ve 8. maddeye müdahale bulunup bulunmadığı belirlenir; ardından tedbirin keyfî olup olmadığı incelenir. Keyfîlik değerlendirmesinde tedbirin hukuka uygun olup olmadığına, karara mahkemeler önünde itiraz imkânı dâhil gerekli usul güvencelerinin bulunup bulunmadığına ve makamların özenli ve süratli hareket edip etmediğine bakılır. Mahkeme vatandaşlığın iptalinin kendiliğinden Sözleşme’ye aykırı olmadığını da vurgular.

Usmanov davasında başvurucunun vatandaşlığı, yaklaşık on yıl önceki başvurusunda kardeşlerine ilişkin bilgiyi vermediği gerekçesiyle iptal edilmiş ve Mahkeme 8. maddenin ihlal edildiğine karar vermiştir. Mahkemenin içtihat özetine göre yanlış veya eksik bilgi nedeniyle vatandaşlığın iptal edilebildiği sistemlerde, hangi bilginin iptal sonucunu doğuracağının kanunda belirlenmesi ve gerekçeli bir karar verilmesi gerekir; makamlar aşırı şekilci bir karardan kaçınmak için diğer ilgili etkenleri de tartmalıdır. Buna karşılık Ramadan – Malta kararında, muvazaalı bir evliliğin iptali üzerine geri alınan vatandaşlık bakımından ihlal bulunmamıştır.

Usmanov ölçütlerinin yatırımcı dosyasına uygulanması

ÖlçütYatırımcı dosyasında sorulacak soru
Sonuçlar (müdahale)İptal başvurucunun ikametini, ailesini, işini, çocuklarının eğitimini ve malvarlığını nasıl etkiledi?
Hukuka uygunlukİptal, Kanunda sayılan bir sebebe (5901 m.31) mi, yoksa idari düzenlemedeki bir hükme mi dayanıyor?
ÖngörülebilirlikHangi davranışın veya hangi bilginin iptal sonucunu doğuracağı önceden açıkça belirlenmiş miydi?
Usul güvenceleriAraştırma ve soruşturma yapıldı mı, savunma alındı mı, karar gerekçeli mi, mahkeme denetimi etkili oldu mu?
Özen ve süratİdare kazanma kararından ne kadar sonra harekete geçti; aradaki sürede başvurucu Türkiye’de nasıl bir hayat kurdu?
Kusur ve ölçülülükDeğerin belirlenmesinde başvurucunun bir kusuru var mı; aynı sonuca daha hafif bir tedbirle ulaşılabilir miydi?

Anayasa Mahkemesi de vatandaşlıkla ilgili bazı başvuruları özel hayata saygı hakkı kapsamında incelemiştir. Mahkemenin Birinci Bölümü, 3 Mart 2022 tarihli A.S. (B. No: 2018/31431) kararında, iyi ahlak sahibi olma şartını sağlamadığı gerekçesiyle vatandaşlığa alınma talebi reddedilen başvurucu bakımından Anayasa’nın 20. maddesindeki özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Basına yansıyan bir başka kararda ise Mahkeme, vatandaşlığa alınma talebinin iptal edilmesinin başvurucunun Türkiye’deki sosyal yaşamına ve aile hayatına bir etkisi bulunmadığını belirterek başvuruyu kabul edilemez bulmuştur. Bu iki karar birlikte okunduğunda, başvuruda iptalin somut sonuçlarının belgelenmesinin belirleyici olduğu görülür.

Başvuruda sonuçları nasıl belgelersiniz?

Hem Anayasa Mahkemesinin hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yaklaşımında ilk soru, iptalin başvurucunun hayatında neyi değiştirdiğidir. Bu nedenle başvuru dilekçesine şu belgeler eklenmelidir: Türkiye’de yaşanan sürenin ve ikametin kanıtları; eşin ve çocukların nüfus, okul ve sağlık kayıtları; iş, şirket ve vergi kayıtları; taşınmaz ve diğer malvarlığı kayıtları; iptalden sonra yaşanan somut sonuçlar (ikamet izni başvurusu, sınır dışı işlemi, banka veya işyeri yazışmaları). Başvuruda yalnız hukuki argümanlar değil, bu belgelerle desteklenen somut bir hayat hikâyesi anlatılmalıdır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bakımından tüketilmesi gereken bir iç hukuk yoludur. 15 No’lu Protokol ile 1 Şubat 2022’den itibaren Strazburg’a başvuru süresi, nihai iç hukuk kararından itibaren altı aydan dört aya indirilmiştir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesinin kararı tebliğ edildiği gün dört aylık süre de takvime yazılmalıdır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla hükmün Sözleşme’nin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin tespit edilmesi, idari yargıda yargılamanın yenilenmesi sebebidir; bu sebebe dayanan istem, kararın kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılır (İYUK m.53/1-ı, m.53/3). Dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon sonucunda verilen düşme kararı da aynı sonucu doğurur.

Yargılamanın Yenilenmesi: Kesinleşmiş Karardan Sonra Kalan Kapı

Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında kanunda sayılan sebeplerle yargılamanın yenilenmesi istenebilir ve istem esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır (İYUK m.53/1-2). Süre, AİHM kararı dışındaki sebeplerde kural olarak altmış gündür ve dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlar (m.53/3).

Vatandaşlık iptali dosyalarında gündeme gelebilecek yenileme sebepleri

SebepDosyadaki olası karşılığıSüre
Zorlayıcı sebeplerle elde edilemeyen bir belgenin karardan sonra ele geçirilmesi (m.53/1-a)Ceza soruşturmasında ortaya çıkan ve daha önce erişilemeyen bir kayıt60 gün
Karara esas alınan belgenin sahteliğine hükmedilmesi (m.53/1-b)Karara dayanak yapılan bir raporun veya belgenin sahteliğinin mahkemece tespiti60 gün
Karara esas alınan ilamın bozularak ortadan kalkması (m.53/1-c)Karara dayanak yapılan bir mahkeme kararının kaldırılması60 gün
Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanının mahkeme kararıyla belirlenmesi (m.53/1-d)Davada alınan bilirkişi raporunun kasten gerçeğe aykırı olduğunun tespiti60 gün
AİHM ihlal kararı veya düşme kararı (m.53/1-ı)Strazburg’dan alınan kararKesinleşmeden itibaren 1 yıl

Tespit belgesinin iptaline karşı idare mahkemesindeki dava kazanıldığında bu sonucun Danıştay’daki vatandaşlık davasına nasıl yansıyacağı, iki dava birlikte yürütülmezse tartışmalı hâle gelir. Belge davasının sonucu yenileme sebeplerinden birine her zaman tam olarak oturmayabilir. Bu yüzden iki davanın baştan bağlantılı olarak yürütülmesi (İYUK m.38) en güvenli yoldur; bunun için TYTB iptali dava dilekçesi örneğimize bakabilirsiniz.

İptalin Dayanağı Bir Düzenleyici İşlemse

Bazı dosyalarda iptal, Kanundan çok bir idari düzenlemeye dayanır; örneğin finansal yatırım yollarında şartların sonradan kaybı hâlinde iptal öngören usul ve esaslar. Düzenleyici işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamaz (6216 m.45/3). İlanı gereken düzenleyici işlemlerde ise bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilir ve düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması ona dayalı işlemin iptaline engel olmaz (İYUK m.7/4). Bu nedenle düzenlemenin hukuka aykırılığı, uygulama işlemine karşı açılan Danıştay davasında ve temyizde ileri sürülmelidir. Konunun ayrıntısı finansal yatırım yoluyla vatandaşlığın iptali rehberimizde yer almaktadır.

Uygulanacak bir kanun hükmünün Anayasa’ya aykırı olduğu düşünülüyorsa, davaya bakan mahkemeden Anayasa Mahkemesine başvurması istenebilir; mahkeme iddiayı ciddi görmezse bu iddia temyiz merciince esas hükümle birlikte karara bağlanır (Anayasa m.152). Bu yol bireysel başvurudan farklıdır ve yalnız kanun ile Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümleri için kullanılabilir.

Süre Takvimi

Danıştay kararından sonra bütün süreler

OlaySüreDayanak
Danıştay dava dairesi kararının tebliğiTemyiz için 30 günİYUK m.46/1
Temyiz dilekçesinde şekil eksikliği bildirimiTamamlamak için 15 günİYUK m.48/2
Harç ve gider eksikliği bildirimiTamamlamak için 7 günİYUK m.48/6
Karşı tarafın temyiz dilekçesinin tebliğiCevap için 30 günİYUK m.48/3
İDDK kararının tebliği (yolların tüketilmesi)Bireysel başvuru için 30 gün6216 m.47/5
Anayasa Mahkemesinin eksiklik bildirimiEn fazla 15 gün6216 m.47/6
Anayasa Mahkemesi kararı (nihai iç hukuk kararı)AİHM için 4 ayAİHS m.35/1
AİHM ihlal kararının kesinleşmesiYargılamanın yenilenmesi için 1 yılİYUK m.53/3
Diğer yenileme sebeplerinin öğrenilmesiKural olarak 60 günİYUK m.53/3

Süreler tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar; tatil günleri sürelere dâhildir, ancak sürenin son günü tatile rastlarsa süre izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar (İYUK m.8/1-2).

Sık Yapılan Hatalar

  • Temyiz yerine karar düzeltme istemek. Karar düzeltme yolu 2014’ten beri yoktur.
  • Temyiz dilekçesinde yürütmenin durdurulmasını istememek. Temyiz kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz.
  • Temel hak iddialarını ilk kez Anayasa Mahkemesinde ileri sürmek. Bu iddialar temyiz aşamasında da yazılmalıdır.
  • Bireysel başvuruyu “vatandaşlık hakkı” üzerine kurmak. Ağırlık merkezi özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı olmalıdır.
  • Sonuçları belgelememek. İptalin ikamet, aile, iş ve eğitim üzerindeki etkisi gösterilmezse başvuru kabul edilemez bulunabilir.
  • Anayasa Mahkemesini temyiz mercii gibi görmek. Mahkeme kanun yolunda gözetilmesi gereken hususları incelemez.
  • Strazburg süresini eski altı ay kuralına göre hesaplamak. Süre dört aydır.

Sıkça Sorulan Sorular

Danıştay vatandaşlık iptali davamı reddetti, ne yapabilirim?

Kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edebilirsiniz (İYUK m.46/1). Danıştay dava dairesinin ilk derece kararlarını İdari Dava Daireleri Kurulu temyizen inceler (2575 sayılı Kanun m.38/1-b).

Temyiz dilekçesi kime hitaben yazılır ve nereye verilir?

Danıştay Başkanlığına hitaben yazılır ve kararı veren Danıştay’a veya 4. maddede belirtilen mercilere verilir (İYUK m.48/1, 48/3).

Temyiz edince vatandaşlığım geri gelir mi?

Hayır. Temyiz kararın yürütülmesini durdurmaz. Temyiz merciinden yürütmenin durdurulmasını istemeniz gerekir; davanın reddine ilişkin kararlarda bu, İYUK m.27’deki koşulların varlığına bağlıdır (İYUK m.52/1).

Temyizde yürütmenin durdurulması reddedilirse itiraz edebilir miyim?

Hayır. Temyiz incelemesi sırasında yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar kesindir (İYUK m.52/4).

Danıştay hangi sebeplerle kararı bozar?

Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması (İYUK m.49/2).

Karar düzeltme isteyebilir miyim?

Hayır. İYUK’un karar düzeltmeyi düzenleyen 54. maddesi 2014’te yürürlükten kaldırılmıştır.

Anayasa Mahkemesine ne zaman başvurabilirim?

Kanun yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde; haklı bir mazeret varsa mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde (6216 m.47/5).

Vatandaşlığım iptal edildiği için artık yabancıyım; bireysel başvuru yapabilir miyim?

Evet. Yabancılar yalnızca Türk vatandaşlarına tanınan haklarla ilgili olarak başvuru yapamaz (6216 m.46/3). Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı herkese tanınmıştır (Anayasa m.20); başvuru bu hak üzerine kurulmalıdır.

Anayasa Mahkemesi vatandaşlığımı geri verebilir mi?

Mahkeme idari işlem niteliğinde karar veremez. İhlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa yeniden yargılama yapılmak üzere dosyayı ilgili mahkemeye gönderir (6216 m.50/1-2).

Anayasa Mahkemesinden tedbir isteyebilir miyim?

İsteyebilirsiniz; ancak İçtüzük m.73 tedbiri başvurucunun yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlikeye bağlar. Vatandaşlık iptali dosyalarında bu eşik çoğu zaman karşılanmaz.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine ne zaman başvurabilirim?

Nihai iç hukuk kararından, yani kural olarak Anayasa Mahkemesinin kararından itibaren dört ay içinde (AİHS m.35/1; 15 No’lu Protokol, 1 Şubat 2022’den itibaren).

AİHM vatandaşlık iptalini nasıl değerlendiriyor?

Usmanov – Rusya (2020) kararında önce iptalin başvurucu üzerindeki sonuçlarına, sonra keyfî olup olmadığına bakmıştır. Keyfîlikte hukuka uygunluk, usul güvenceleri ve makamların özenli ve süratli hareket edip etmediği değerlendirilir.

Karar kesinleştikten sonra yeni delil bulursam ne olur?

Zorlayıcı sebeplerle elde edilemeyen bir belge karardan sonra ele geçirilmişse yargılamanın yenilenmesi istenebilir (İYUK m.53/1-a). Süre kural olarak altmış gündür ve sebebin öğrenilmesini izleyen günden başlar (m.53/3).

İlgili Rehberler

Temyiz, Anayasa Mahkemesi ve Strazburg takvimini birlikte kuralım

Danıştay kararını inceleyip temyiz dilekçesini, yürütmenin durdurulması istemini ve bireysel başvuruda dayanılacak hak ihlali iddialarını tek bir strateji içinde hazırlayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp
Post by Av. Fatma Öztürk