Yatırım Yoluyla Vatandaşlığın İptaline Karşı Danıştay’da İptal ve Yürütmeyi Durdurma Dava Dilekçesi Örneği 2026 — 5901 m.31-33, Yönetmelik m.57-58, İYUK m.27 ve m.38 (Word ve PDF)
02 Kasım 2026

Yatırım Yoluyla Vatandaşlığın İptaline Karşı Danıştay’da İptal ve Yürütmeyi Durdurma Dava Dilekçesi Örneği 2026 — 5901 m.31-33, Yönetmelik m.57-58, İYUK m.27 ve m.38 (Word ve PDF)

Yatırım yoluyla kazanılan Türk vatandaşlığı Cumhurbaşkanı kararıyla verilir ve 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 31. maddesine göre iptal yetkisi kararı veren makama aittir. Bu yüzden yatırımcının vatandaşlığının iptaline karşı dava, Danıştay’da ilk derece mahkemesi olarak açılır (2575 sayılı Kanun m.24/1-a) ve yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gün içinde verilmelidir (İYUK m.7). Bu sayfadaki dilekçe örneği, 2026’da İçişleri Bakanlığının açıkladığı ve uygunluk belgesinin iptaline dayanan vatandaşlık iptalleri için hazırlanmıştır. Dilekçe; iptalin kanuni şartı olan “ilgilinin yalan beyanı veya gizlemesi” unsurunun bulunmadığını, yatırımın gerçekten yapıldığını, değer tespitinin denetlenmesi gerektiğini, aile üyelerinin durumunu, Anayasa’nın 66. maddesindeki güvenceyi ve yürütmenin durdurulması şartlarını ayrı hususlar hâlinde, her birini dayandığı maddeyle birlikte ortaya koyar. Uygunluk belgesi davasıyla bağlantı için İYUK m.38’e dayanan seçenekli bir husus, 40. madde geri almaları için de ayrı hususlar vardır. Dilekçenin Word ve PDF hâlini sayfadan indirebilirsiniz.

Vatandaşlık iptal kararınızın 60 günlük süresi işliyor mu?

Kararınızı ve bildirim tarihinizi bize iletin; dilekçeyi dosyanıza göre uyarlayalım, yürütmenin durdurulması talebini somut belgelerle destekleyelim ve uygunluk belgesi davasıyla bağlantıyı kuralım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp
Kapsam notu. Dilekçe örneği 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 12, 29, 30, 31, 32, 33 ve 40. maddelerine; Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 20, 57 ve 58. maddelerine; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2, 3, 4, 7, 20, 27, 31 ve 38. maddelerine; 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 24. maddesine; Anayasa’nın 2, 66 ve 125. maddelerine, HMK’nın 73, 74 ve 76. maddelerine ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 2024/2 sayılı Genelgesine dayanır. Madde metinleri yayın tarihinde mevzuat.gov.tr üzerinden kontrol edilmiştir. Örnek, uygunluk belgesinin iptaline dayanan bir 31. madde iptali için yazılmıştır; 40. maddeye göre yapılan geri almalar için ayrı hususlar aşağıda verilmiştir. Dilekçe her dosyada somut olaya göre uyarlanmalıdır.

Bu Dilekçe Hangi Durumda Kullanılır?

Yatırımcının karşısına üç ayrı işlem çıkabilir ve her biri için dilekçenin muhatabı farklıdır. Bu sayfadaki örnek, vatandaşlık kazanma kararının Cumhurbaşkanı kararıyla 31. madde uyarınca iptal edildiği durum içindir.

İşleme göre doğru dilekçe ve yargı mercii

Size bildirilen işlemDilekçenin muhatabıDavalıDayanak
Vatandaşlık kararının 31. madde uyarınca iptali (Cumhurbaşkanı kararı)Danıştay Başkanlığı (bu örnek)Cumhurbaşkanlığı ve İçişleri Bakanlığı5901 m.31; 2575 m.24/1-a
Vatandaşlık kararının 40. madde uyarınca geri alınmasıİşlemi yapan makama göre Danıştay veya idare mahkemesiİşlemi yapan idare5901 m.40; İYUK m.32
Uygunluk belgesinin (TYTB) iptaliKural olarak işlemi yapan merciin bulunduğu yer idare mahkemesiBelgeyi iptal eden idareYönetmelik m.20; İYUK m.32, m.34
Vatandaşlık başvurusunun reddiİdare mahkemesiİçişleri Bakanlığı5901 m.12/2; İYUK m.32

Uygunluk belgesinin iptaline karşı dava için uygunluk belgesi iptali rehberimize, başvurunun reddine karşı dava için vatandaşlık reddine iptal dava dilekçesi örneğimize bakabilirsiniz. Bütün sürecin genel haritası yatırım yoluyla vatandaşlık iptali rehberimizde yer almaktadır.

Dilekçeyi Doldurmadan Önce Yedi Kontrol

  1. Kararın türü. Size bildirilen işlem Cumhurbaşkanı kararı mı? Dilekçe Danıştay’a ancak bu durumda yöneltilir.
  2. Dayanak madde. Kararda 31. madde mi, 40. madde mi yazıyor? 40. maddede ilk dört husus yerine m.40 hususları kullanılır.
  3. Bildirim tarihi. 60 günlük süre yazılı bildirimi izleyen günden başlar (İYUK m.7). Dilekçede bu tarih gösterilmelidir (İYUK m.3/2-c).
  4. Davacılar. Kararda adı geçen bütün aile üyeleri davacı olarak yazılmalı; ergin olmayan çocuklar velileri tarafından temsil edilmelidir.
  5. Sonradan doğan çocuk. Yatırımcı vatandaşlığı kazandıktan sonra doğan bir çocuk kararda sayılmışsa, dördüncü hususun köşeli parantezli paragrafı kullanılır (Yönetmelik m.58/2).
  6. Tasfiye ibaresi. Kararda malların tasfiyesi istenmişse yedinci hususun köşeli parantezli cümlesi kullanılır (5901 m.33).
  7. Bağlantılı dava. Uygunluk belgesinin iptaline karşı idare mahkemesinde dava açıldıysa altıncı husus ve sonuç kısmındaki ikinci istem kullanılır; açılmadıysa bu kısımlar silinir.

Dava Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki metin, uygunluk belgesinin iptaline dayanan bir vatandaşlık iptali için hazırlanmıştır. Köşeli parantez içindeki alanlar dosyanıza göre doldurulmalı, köşeli parantezli seçenekli paragraflar ise yalnızca dosyanıza uyuyorsa kullanılmalıdır.

DANIŞTAY BAŞKANLIĞINA

YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMLİDİR

DAVACILAR : 1. [Ad SOYAD], [uyruğu], pasaport no: [….], iptalden önceki T.C. kimlik no: [….], adres: [….]

2. [Eşin Ad SOYAD], [uyruğu], pasaport no: [….], iptalden önceki T.C. kimlik no: [….], adres: [….]

3. [Çocuğun Ad SOYAD], ergin olmayan çocuk; anne ve babası tarafından velayeten temsil edilmektedir, iptalden önceki T.C. kimlik no: [….]

VEKİLİ : Av. [Ad SOYAD], [Baro ve sicil no], [adres], [UYAP/KEP adresi]

DAVALILAR : 1. Cumhurbaşkanlığı – ANKARA

2. İçişleri Bakanlığı (Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü) – ANKARA

DAVA KONUSU : Davacıların Türk vatandaşlığını kazanma kararlarının 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 31. maddesi uyarınca iptaline ilişkin [tarih] tarihli ve [sayı] sayılı Cumhurbaşkanı Kararının davacılara ilişkin kısmının öncelikle yürütmesinin durdurulması ve iptali istemidir.

BİLDİRİM TARİHİ : [gg.aa.yyyy] (yazılı bildirim tarihi)

AÇIKLAMALAR

1. Müvekkil [Ad SOYAD], [ülke] vatandaşıdır. [Tarih] tarihinde [il/ilçe, ada/parsel, bağımsız bölüm] numaralı taşınmazı satın almıştır. Tapu kaydına, Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 20. maddesi kapsamında taşınmazın üç yıl satılmayacağına ilişkin taahhüt işlenmiştir. Satış bedeli yurt dışından banka transferiyle ödenmiş, döviz bir bankaya satılmış ve banka tarafından döviz alım belgesi düzenlenmiştir (Ek-3, Ek-4).

2. İşlem için gereken değerleme raporu, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün Web-Tapu sistemi üzerinden talep edilmiş ve TADEBİS sistemine kayıtlı yetkili değerleme kuruluşu tarafından düzenlenmiştir. Müvekkilin raporun hazırlanmasında, değerin belirlenmesinde veya değerleme kuruluşunun seçiminde hiçbir rolü olmamıştır. [İl] Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğü, satış bedelini, değerleme raporundaki değeri ve bedel transferlerini ayrı ayrı inceleyerek [tarih] tarihinde Taşınmaz Yatırımı Tespit Belgesini düzenlemiştir (Ek-5).

3. Bu belgeye dayanılarak yapılan başvuruda güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması tamamlanmış; müvekkil, eşi ve ergin olmayan çocuğu [tarih] tarihli ve [sayı] sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla Türk vatandaşlığını kazanmıştır. [Müvekkillerin [Ad] isimli çocuğu, müvekkil Türk vatandaşlığını kazandıktan sonra, [tarih] tarihinde doğmuştur.]

4. Müvekkillere [tarih] tarihinde bildirilen yazıyla, Türk vatandaşlığını kazanma kararlarının 5901 sayılı Kanun’un 31. maddesi uyarınca iptal edildiği bildirilmiştir (Ek-1). Yazıda iptale gerekçe olarak taşınmaz yatırımı tespit belgesinin iptal edildiği belirtilmiş; müvekkilin hangi beyanının gerçeğe aykırı olduğu veya vatandaşlığa esas hangi önemli hususu gizlediği gösterilmemiştir. İptal işleminden önce müvekkilden herhangi bir açıklama da istenmemiştir. [Tespit belgesinin iptaline ilişkin işlem müvekkile ayrıca bildirilmemiştir. / Tespit belgesinin iptaline karşı [….] İdare Mahkemesinin E.[….] sayılı dosyasında dava açılmıştır.]

5. Dava konusu işlem, aşağıda ayrı ayrı açıkladığımız nedenlerle hukuka açıkça aykırıdır.

1. 5901 sayılı Kanun m.31 ve Yönetmelik m.57: Müvekkilin yalan beyanı veya önemli bir hususu gizlemesi bulunmamaktadır

5901 sayılı Kanun’un 31. maddesine göre Türk vatandaşlığını kazanma kararı, ancak ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda vuku bulmuşsa kararı veren makam tarafından iptal edilir. Yönetmelik’in 57. maddesinin ikinci fıkrası, bu hususların öğrenilmesi hâlinde Bakanlıkça araştırma ve soruşturma yapılmasını, iptal kararının ise gizlemenin veya yalan beyanın soruşturma sonucunda kanıtlanması hâlinde verilmesini öngörmektedir.

Kanun, iptali başkasının kusuruna veya idarenin sonradan değiştirdiği bir değerlendirmeye değil, vatandaşlığı kazanan kişinin kendi beyanına bağlamıştır. Değerleme raporu müvekkilin beyanı değildir. Rapor, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün kendi sistemi üzerinden talep edilmiş ve bu sisteme kayıtlı yetkili bir kuruluş tarafından düzenlenmiştir. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 2024/2 sayılı Genelgesi de rapordaki yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilerden doğan sorumluluğun raporu düzenleyen değerleme kuruluşuna ve imzası bulunan personeline ait olduğunu açıkça belirtmektedir.

Resmi senede yazılan ve bilgi ve belgelerin yanlış veya yanıltıcı olduğunun tespiti hâlinde 31. madde kapsamında işlem yapılacağını bildiren taahhüt cümlesi de sonucu değiştirmez. Bu cümle, Kanun’un aradığı şartı genişletmemekte; yalnızca 31. maddenin uygulanabileceğini hatırlatmaktadır. 31. madde ise hâlâ ilgilinin kendi yalan beyanını veya gizlemesini aramaktadır.

Dava konusu işlemde müvekkilin hangi beyanının yalan olduğu, hangi hususu gizlediği ve bunun hangi soruşturmayla kanıtlandığı gösterilmemiştir. İptalin kanuni şartı gerçekleşmediğinden işlem sebep unsuru yönünden hukuka aykırıdır.

2. Yönetmelik m.20/2-b ve m.20/10: Yatırım gerçekten ve eksiksiz yapılmıştır

Yönetmelik’in 20. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, en az 400.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarındaki taşınmazın tapu kayıtlarına üç yıl satılmaması şerhi konularak satın alınmasını aramaktadır. Aynı maddenin onuncu fıkrasına göre döviz tutarı işlem öncesinde Türkiye’de faaliyet gösteren bir bankaya ve bu bankaca Merkez Bankasına satılır.

Müvekkil satış bedelini eksiksiz ödemiş, ödeme yurt dışından banka kanalıyla yapılmış, döviz bankaya satılmış ve döviz alım belgesi düzenlenmiştir (Ek-3, Ek-4). Satıcıya ödenen bedelin hiçbir kısmı müvekkile geri dönmemiştir. Satış bedeli, değerleme raporundaki değer ve bedel transferleri, edinim tarihinde Yönetmelik’in aradığı tutarı ayrı ayrı karşılamış; Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğü bu tespiti yaparak belgeyi düzenlemiştir. İdarenin sonradan farklı bir değer belirlemesi, müvekkilin gerçekte yaptığı yatırımı ortadan kaldırmaz.

3. İYUK m.2/1-a, m.20 ve m.31: İptalin dayanağı olan değer tespiti denetlenmelidir

Taşınmaz yatırımı tespit belgesinin iptali, müvekkile bildirilmeyen bir değerlendirmeye dayanmaktadır. İptalin dayanağı bir kontrol değerleme raporu veya yeni bir değerleme ise, bu raporun yöntemi, kullanılan emsaller ve en önemlisi değerin edinim tarihine göre belirlenip belirlenmediği denetlenmelidir. Taşınmazın edinim tarihinden yıllar sonra yapılan bir değerlemenin, piyasa koşullarındaki değişimi ayıklamadan edinim tarihine taşınması mümkün değildir.

İdari yargıda mahkeme, davaya ilişkin her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar ve lüzum gördüğü evrakı taraflardan ve ilgili yerlerden isteyebilir (İYUK m.20/1). Bu nedenle müvekkile ilişkin idari dosyanın, iptale dayanak yapılan değerleme ve kontrol raporlarıyla, varsa soruşturma evrakıyla birlikte davalı idarelerden istenmesini; taşınmazın edinim tarihindeki piyasa değerinin bağımsız bir bilirkişi incelemesiyle belirlenmesini talep ediyoruz (İYUK m.31).

4. 5901 sayılı Kanun m.32 ve Yönetmelik m.58: Aile üyeleri bakımından işlem ayrıca hukuka aykırıdır

5901 sayılı Kanun’un 32. maddesine göre iptal kararı, ilgili kişiye bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanan eş ve çocuklar hakkında da uygulanır. Müvekkil hakkındaki iptal kararı hukuka aykırı olduğundan, ona bağlı olarak eşi ve ergin olmayan çocuğu hakkında uygulanan kısmı da aynı sebeple hukuka aykırıdır.

[Yönetmelik’in 58. maddesinin ikinci fıkrasına göre iptal kararı, Türk vatandaşlığını kazanan kişinin vatandaşlığı kazandıktan sonra doğan çocuğuna tesir etmez. Müvekkillerin [Ad] isimli çocuğu, müvekkil vatandaşlığı kazandıktan sonra doğmuş olmasına rağmen dava konusu işlemin kapsamına alınmıştır. İşlemin bu kısmı, Yönetmelik’in açık hükmüne aykırıdır.]

Ayrıca Yönetmelik’in 58. maddesinin birinci fıkrasına göre iptal kararı karar tarihinden itibaren geçerlidir ve vatandaşlığın kazanıldığı tarih ile iptal tarihi arasında Türk vatandaşı olarak yapılmış işlemler hakkında uygulanmaz.

5. Anayasa m.2 ve m.66: Vatandaşlık ancak kanunda belirtilen hâllerde kaybedilir

Anayasa’nın 66. maddesine göre vatandaşlık kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hâllerde kaybedilir; vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz. Vatandaşlığın kaybına yol açan hükümlerin, kanunda yazılı şartlar aşılarak uygulanması bu güvenceyle bağdaşmaz.

Müvekkil, idarenin kendi sistemi üzerinden yürüyen bir süreçte, idarenin kendi tespitine dayanarak vatandaşlık kazanmış ve yıllardır bu statüye güvenerek ailesiyle birlikte hayatını Türkiye’de kurmuştur. Hukuk devletinin gereği olan hukuki güvenlik ilkesi (Anayasa m.2), müvekkilin kusuruna dayanmayan bir sebeple bu statünün yıllar sonra ortadan kaldırılmasıyla bağdaşmaz.

6. İYUK m.38: Bağlantılı dava

[Taşınmaz yatırımı tespit belgesinin iptaline karşı [….] İdare Mahkemesinin E.[….] sayılı dosyasında açılan dava ile bu dava aynı maddi olaydan doğmaktadır ve birinde verilecek hüküm diğerini doğrudan etkileyecektir. İYUK’un 38. maddesine göre aynı maddi veya hukuki sebepten doğan ya da biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyecek nitelikte olan davalar bağlantılı davalardır ve bağlantılı davalardan birinin Danıştayda bulunması hâlinde dava dosyası Danıştaya gönderilir. Bağlantı kararı verilerek o dosyanın Danıştaya gönderilmesini talep ediyoruz.]

7. İYUK m.27/2 ve Anayasa m.125: Yürütmenin durdurulması şartları gerçekleşmiştir

Yukarıda açıklandığı üzere işlem, iptalin kanuni şartı gerçekleşmeden tesis edildiğinden açıkça hukuka aykırıdır. İşlemin uygulanmasıyla müvekkiller yabancı statüsüne düşmüş, Türk kimlik kartları ve pasaportları kullanılamaz hâle gelmiştir. Bu durum; ailenin Türkiye’de kalışını, çocukların eğitimini, banka ve resmî kurum işlemlerini ve müvekkilin Türkiye’deki ticari faaliyetini doğrudan etkilemektedir. [İptal kararında malların tasfiyesine de yer verilmiştir; 5901 sayılı Kanun’un 33. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye dava sonuna kalacak olsa da, müvekkilin taşınmazı üzerindeki belirsizlik telafisi güç bir zarar doğurmaktadır.] Bu zararlar dava sonunda verilecek bir iptal kararıyla giderilemeyecek niteliktedir.

İdari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartları birlikte gerçekleştiğinden (Anayasa m.125; İYUK m.27/2), dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulması gerekmektedir. Müvekkillerin durumu ve uyuşmazlığın niteliği gözetilerek teminat aranmaması gerektiği kanaatindeyiz (İYUK m.27/6).

HUKUKİ SEBEPLER

Anayasa m.2, 66, 125; 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.12, 31, 32, 33; Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.20, 57, 58; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.2, 3, 7, 20, 27, 31, 38; 2575 sayılı Danıştay Kanunu m.24 ve ilgili mevzuat.

DELİLLER

Dava konusu karar ve bildirim belgesi; resmi senet ve tapu kaydı; değerleme raporu; döviz alım belgesi ve banka dekontları; Taşınmaz Yatırımı Tespit Belgesi; vatandaşlık kararı; nüfus kayıtları; davalı idarelerden istenecek idari dosya, değerleme ve kontrol raporları ile soruşturma evrakı; bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda açıklanan ve Danıştayca kendiliğinden gözetilecek nedenlerle;

1. Dava konusu işlemin davacılara ilişkin kısmının, durumun gerekleri gözetilerek teminat aranmaksızın yürütmesinin durdurulmasına,

2. [Taşınmaz yatırımı tespit belgesinin iptaline karşı [….] İdare Mahkemesinin E.[….] sayılı dosyasındaki davanın bu davayla bağlantılı olduğuna ve dosyanın Danıştaya gönderilmesine,]

3. Davacılara ilişkin idari dosyanın, iptale dayanak yapılan değerleme ve kontrol raporları ve soruşturma evrakıyla birlikte davalı idarelerden istenmesine ve bilirkişi incelemesi yapılmasına,

4. Dava konusu işlemin davacılara ilişkin kısmının iptaline,

5. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idarelere yükletilmesine

karar verilmesini vekâleten saygıyla arz ve talep ederiz.

[Tarih]

Davacılar Vekili

Av. [Ad SOYAD]

EKLER

Ek-1: Dava konusu karar ve bildirim belgesi

Ek-2: Vekâletname

Ek-3: Resmi senet, tapu kaydı ve değerleme raporu

Ek-4: Döviz alım belgesi ve banka dekontları

Ek-5: Taşınmaz Yatırımı Tespit Belgesi ve vatandaşlık kararı

Ek-6: Nüfus kayıtları ve çocukların doğum belgeleri

Ek-7: Türkiye’deki eğitim, iş ve gelir bağlantılarını gösteren belgeler

Dilekçeyi indirin

Aynı metnin doldurulmaya hazır hâlini Word veya PDF olarak indirebilirsiniz. Word dosyasında köşeli parantezli alanları doldurup dosyanıza uymayan hususları ve köşeli parantez içindeki seçenekli paragrafları silmeniz yeterlidir.

Word (.docx) indirPDF indir

Dilekçenin İç Mantığı: Hangi Husus Neyi Karşılar?

İdarenin savunmada ileri sürebileceği noktalar ayrı bir bölümde değil, ilgili husus içinde karşılanmıştır. Tablo, hangi paragrafın hangi noktaya cevap verdiğini gösterir.

Hususların dayanağı ve karşıladığı noktalar

HususDayanakİdarenin ileri sürebileceği noktaDilekçede karşılandığı yer
1. Yalan beyan veya gizleme yok5901 m.31; Yönetmelik m.57/2Resmi senetteki taahhüt cümlesi; değerin yanlış olmasıTaahhüt cümlesinin 31. maddenin şartını genişletmediği; raporun yatırımcının beyanı olmadığı; TKGM 2024/2 Genelgesindeki sorumluluk hükmü
2. Yatırım gerçektirYönetmelik m.20/2-b, m.20/10Bedelin bir kısmının geri döndüğü veya değerin eşiğin altında olduğuDöviz alım belgesi, dekontlar ve üç değerin edinim tarihinde eşiği ayrı ayrı karşılaması
3. Değer tespiti denetlenmeliİYUK m.2/1-a, m.20/1, m.31Kontrol raporunun bağlayıcı olduğuRaporun yönteminin ve edinim tarihine göre yapılıp yapılmadığının denetlenmesi; bilirkişi talebi
4. Aile üyeleri5901 m.32; Yönetmelik m.58İptalin bütün aileye uygulanacağıBağlılık kuralı ve sonradan doğan çocuğa ilişkin istisna
5. Anayasal güvenceAnayasa m.2, m.66Vatandaşlık kazanımında idarenin geniş takdir yetkisiKaybın ancak kanunda belirtilen hâllerde mümkün olması; hukuki güvenlik
6. Bağlantılı davaİYUK m.38Belge iptalinin ayrı bir işlem olduğuİki davanın aynı olaydan doğması ve birinin sonucunun diğerini etkilemesi
7. Yürütmenin durdurulmasıAnayasa m.125; İYUK m.27/2, m.27/6Telafisi güç zararın bulunmadığıSomut zarar kalemleri ve teminat aranmaması talebi

Hususlar Dosyaya Göre Nasıl Uyarlanır?

Dilekçedeki yedi husus, uygunluk belgesine dayanan tipik bir 31. madde iptali için sıralanmıştır. Dosyanın özelliğine göre bazı hususlar öne çıkar, bazıları kısalır.

Dosya tipine göre öne çıkan hususlar

Dosya tipiÖne çıkan hususEklenmesi gereken belge
Değerleme raporunun sonradan eşiğin altında bulunması1, 2 ve 3. hususlar; bilirkişi talebiDeğerleme raporu, döviz alım belgesi, dekontlar; varsa bağımsız ön değerleme
Bedelin bir kısmının geri verildiği iddiası (muvazaa)2. husus; ödemenin gerçekliğiBütün banka hareketleri, satıcıyla yazışmalar
Sonradan doğan çocuğun karara dahil edilmesi4. husus, köşeli parantezli paragrafDoğum belgesi ve nüfus kaydı
Kararda malların tasfiyesinin istenmesi7. husus, tasfiye cümlesiTapu kaydı ve karardaki tasfiye ibaresi
Uygunluk belgesi davasının idare mahkemesinde görülmesi6. husus ve ikinci istemİdare mahkemesi dosyasının esas numarası ve dava dilekçesi
Millî güvenlik gerekçesiyle geri alma (m.40)Aşağıdaki m.40 hususları ilk dört husus yerine kullanılır; beşinci ve yedinci hususlar aynen kalırGüvenlik soruşturmasına ilişkin bilgi edinme yazışmaları, aile üyelerinin kayıtları

Millî Güvenlik Gerekçesiyle Geri Almada (m.40) Kullanılacak Hususlar

İçişleri Bakanlığının açıkladığı işlemlerin bir kısmı iptal değil, geri almadır: Bakanlık, millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından sakınca bildirilen 263 yatırımcı ve aileleriyle birlikte 743 kişinin vatandaşlık kararını geri almıştır. Bu dosyalarda dayanak 5901 sayılı Kanun’un 31. maddesi değil 40. maddesidir ve yukarıdaki dilekçenin ilk dört hususu dosyaya uymaz. Geri alma kararı da Cumhurbaşkanı kararı şeklinde verilmişse dava yine Danıştay’da açılır (2575 m.24/1-a). Aşağıdaki metin, dilekçenin dava konusu kısmı ile birinci ila dördüncü hususlarının yerine konulmak üzere hazırlanmıştır. Anayasa’ya ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin beşinci ve yedinci hususlar aynen kalır; bağlantılı davaya ilişkin altıncı husus, ortada bir tapu davası yoksa çıkarılır.

DAVA KONUSU : Davacıların Türk vatandaşlığını kazanma kararlarının 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 40. maddesi uyarınca geri alınmasına ilişkin [tarih] tarihli ve [sayı] sayılı işlemin davacılara ilişkin kısmının öncelikle yürütmesinin durdurulması ve iptali istemidir.

1. 5901 sayılı Kanun m.40: Geri almanın şartı, hukuki şartın karar anında bulunmadığının sonradan anlaşılmasıdır

5901 sayılı Kanun’un 40. maddesine göre Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin kararlar, hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer olarak verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde geri alınır. Hüküm, kararın verildiği andaki durumu esas alır. Dava konusu işlemde, müvekkilin vatandaşlık kararının verildiği [tarih] tarihinde millî güvenlik veya kamu düzeni bakımından engel teşkil eden hangi hâlinin bulunduğu gösterilmemiştir.

Kararın verilmesinden sonra ortaya çıktığı ileri sürülen bir hâl, geri almanın konusu olamaz. Kanun, vatandaşlık kazanıldıktan sonraki eylemleri 29. maddede sınırlı olarak saymış ve bunları ayrı şartlara bağlı, eş ve çocuklara tesir etmeyen kaybettirme kurumuna bırakmıştır (5901 m.29, m.30/2). Sonradan ortaya çıkan bir hâlin geri alma yoluyla değerlendirilmesi, bu ayrımı ortadan kaldırır.

2. İYUK m.20/3: Gizli tutulan bilgiye dayanan savunmaya göre karar verilemez

Müvekkil hakkında millî güvenlik veya kamu düzeni bakımından hangi bilginin bulunduğu kendisine bildirilmemiştir. Danıştay, davaya ilişkin her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar ve lüzum gördüğü evrakın gönderilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilir (İYUK m.20/1). İstenen bilgi ve belgeler Devletin güvenliğine veya yüksek menfaatlerine ilişkin ise Cumhurbaşkanı, ilgili Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakan gerekçesini bildirerek bunları vermeyebilir; ancak verilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak ileri sürülen savunmaya göre karar verilemez (İYUK m.20/3).

Bu nedenle işlemin dayanağı olan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması belgelerinin davalı idarelerden istenmesini talep ediyoruz. İdarenin dayandığı hâlin somut, denetlenebilir ve müvekkilin kendisine ilişkin olması gerekir; genel ve soyut bir değerlendirme işlemin sebep unsurunu oluşturamaz.

3. 5901 sayılı Kanun m.12/1 ve m.32: Eş ve çocuklar bakımından şart her kişi için ayrı aranır

5901 sayılı Kanun’un 12. maddesinin birinci fıkrası, millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil eden bir hâlin bulunmamasını vatandaşlık kazanacak her yabancı için ayrı bir şart olarak öngörmektedir. Kanun, iptal kararının ilgiliye bağlı olarak vatandaşlık kazanan eş ve çocuklara da uygulanacağını 32. maddede iptal için ayrıca düzenlemiş; 40. maddedeki geri alma için böyle bir hüküm getirmemiştir.

Müvekkilin eşi ve çocukları hakkında millî güvenlik veya kamu düzeni bakımından herhangi bir hâl ileri sürülmemiştir. Buna rağmen onların vatandaşlık kararlarının da geri alınması, Kanun’da açık dayanağı bulunmayan bir genişletmedir ve işlemin bu kısmı ayrıca hukuka aykırıdır.

[Sonuç ve istem kısmında ikinci bent çıkarılır; üçüncü bentte “değerleme ve kontrol raporları” yerine “güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması belgeleri” yazılır; diğer bentler aynen kalır. Hususlar yeniden numaralandırılır.]

Rakamlar geri almanın aile üyelerine de uygulandığını gösterdiğinden üçüncü husus özellikle önemlidir. Gerekçenin nasıl öğrenileceği için vatandaşlık kararında gerekçe yok rehberimize, güvenlik soruşturmasında hangi kayıtların sorun yarattığı için güvenlik soruşturması rehberimize bakabilirsiniz.

Yürütmenin Durdurulması Talebi Nasıl Güçlendirilir?

Danıştay’da dava açılması işlemin uygulanmasını durdurmaz (İYUK m.27/1). Yürütmenin durdurulması için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir; karar gerekçeli olmalı ve zararların neler olduğu gösterilmelidir (Anayasa m.125; İYUK m.27/2). Bu yüzden yedinci husus genel cümlelerle değil, belgelerle desteklenmelidir.

Telafisi güç zararı gösteren belgeler

ZararBelge
Çocukların eğitiminin kesintiye uğramasıOkul kayıt belgeleri, öğrenci belgesi
Türkiye’deki ticari faaliyetin durmasıŞirket kayıtları, ortaklık belgeleri, vergi levhası, sözleşmeler
Gelirin ve banka işlemlerinin aksamasıBanka yazışmaları, hesap hareketleri
Sağlık hizmetlerine erişimin etkilenmesiTedavi kayıtları, sağlık raporları
Kalış ve seyahat belirsizliğiPasaport, ikamet başvurusu veya ret yazısı, seyahat zorunluluğunu gösteren belgeler
Taşınmaz üzerindeki belirsizlikKararın tasfiye ibaresi, tapu kaydı

Bağlantılı Dava: Uygunluk Belgesi Davasıyla Birlikte Görülmesi

Vatandaşlık iptali çoğu zaman uygunluk belgesinin iptaline dayanır. Belgenin iptaline karşı dava kural olarak idare mahkemesinde, vatandaşlık iptaline karşı dava ise Danıştay’da açılır. İki davanın ayrı yerlerde ve birbirinden habersiz yürümesi, çelişkili sonuçlar doğurabilir.

İYUK’un 38. maddesine göre aynı maddi veya hukuki sebepten doğan ya da biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyecek nitelikte olan davalar bağlantılı davalardır. Bağlantının varlığına taraflardan birinin isteği üzerine veya doğrudan mahkemece karar verilir ve bağlantılı davalardan biri Danıştay’da bulunuyorsa dava dosyası Danıştay’a gönderilir. Dilekçedeki altıncı husus ve sonuç kısmındaki ikinci istem bu imkânı kullanmak içindir. Aynı talebin idare mahkemesindeki dosyada da ileri sürülmesi yerinde olur.

Dilekçe Nereye ve Nasıl Verilir?

İdari davalar Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır (İYUK m.3/1). Dilekçede tarafların ve vekillerin ad, soyad ve adresleri ile gerçek kişilerin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, davanın konusu, sebepleri ve dayandığı deliller ve dava konusu işlemin yazılı bildirim tarihi gösterilir (İYUK m.3/2). Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dilekçeye eklenir; dilekçe ve ekleri karşı taraf sayısından bir fazla olmalıdır (İYUK m.3/3).

Dilekçeler yabancı memleketlerde Türk konsolosluklarına da verilebilir (İYUK m.4); uygulamada dava çoğunlukla avukat tarafından elektronik ortamda açılır. Vatandaşlığı iptal edilen davacıların Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaraları iptal sonrasında kullanılamayabileceğinden, dilekçede pasaport numarası ile iptalden önceki kimlik numarasının birlikte gösterilmesi karışıklığı önler.

Yurt Dışındaki Yatırımcı İçin Vekâletname ve Ekler

Yurt dışındaki yatırımcı için en uzun süren hazırlık çoğu zaman vekâletnamedir. 60 günlük süre onu beklemez; vekâletname kararın bildirildiği ilk günlerde hazırlatılmalıdır. Yurt dışında yaşayan yatırımcılar için konsolosluk, apostil ve tebligat konuları yurt dışından dava takibi rehberimizde ayrıca anlatılmıştır.

İdari yargıda tarafların vekillerine ilişkin hususlarda Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır (İYUK m.31/1). Davaya vekâlet, davanın takibi için gereken bütün işlemleri kapsar (HMK m.73). Ancak açıkça yetki verilmemişse vekil; sulh olamaz, başkasını tevkil edemez, davadan veya kanun yollarından feragat edemez, yargılamanın iadesi yoluna gidemez ve hangileri hakkında yetki verildiği açıklanmadıkça kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamaz ve takip edemez (HMK m.74). Avukat, noterce düzenlenen veya onaylanan vekâletnamenin aslını ya da kendisinin onayladığı örneğini dosyaya koyar (HMK m.76). Vatandaşlık statüsü kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak niteliği taşıyabileceğinden, vekâletnamede vatandaşlığın iptali ve geri alınmasına ilişkin işlemlere karşı dava açma ve takip yetkisinin açıkça yazılması ihtiyatlı bir yoldur.

Yurt dışındaki yatırımcı için vekâletname ve ek hazırlığı

KonuNe yapılmalı?Dikkat edilecek nokta
Vekâletnamenin düzenlenmesiTürk konsolosluğunda veya bulunulan ülkenin noterinde düzenletilirYabancı noterde düzenlenenlerde apostil veya konsolosluk onayı ve Türkçe tercüme gerekir
Vekâletnamedeki yetkilerİdari yargıda dava açma ve takip; vatandaşlığın iptali ve geri alınmasına ilişkin işlemlere karşı dava açma yetkisi açıkça yazılırSulh, tevkil, feragat ve yargılamanın iadesi için özel yetki gerekir (HMK m.74)
Ergin olmayan çocuklarÇocuk adına dava için kanuni temsilcilerin vekâlet vermesiVelayet sahibi ebeveynlerin her ikisinin imzası ihtiyatlı olur

Dilekçe eklerinin temini

EkNereden temin edilir?Not
Dava konusu karar ve bildirim belgesiSize yapılan tebligat veya elektronik bildirimBildirim tarihi süre hesabının başlangıcıdır
Resmi senet ve tapu kaydıTapu müdürlüğü veya Web TapuTaahhüt belirtmesi ve şerhler görünür olmalıdır
Değerleme raporuRaporu düzenleyen değerleme kuruluşu ve tapu müdürlüğündeki işlem dosyasıYalnız işleme esas alınan raporlar dikkate alınır; kontrol raporu idareden istenir
Döviz alım belgesiDövizi alan bankaTaşınmaz numarası ve işlemin Türk vatandaşlığı kazanılması amacıyla yapıldığı belgede yazılı olmalıdır
Banka dekontlarıGönderen ve alan bankalarDekontta taşınmaz bilgisi veya döviz alım belgesine atıf bulunmalıdır
Taşınmaz Yatırımı Tespit BelgesiTapu ve Kadastro bölge müdürlüğü yazısıBelgenin tarihi ve sayısı dilekçede gösterilir
Vatandaşlık kararı ve nüfus kayıtlarıVatandaşlık başvuru dosyası, nüfus kayıtlarıİptalden sonra erişim güçleşebilir; örnekler saklanmalıdır

Dava Açıldıktan Sonra: Yürütmenin Durdurulmasına İtiraz ve Temyiz

Danıştay dava dairesinin yürütmenin durdurulması istemi hakkında verdiği karara karşı, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde ve bir defaya mahsus olmak üzere İdari Dava Daireleri Kuruluna itiraz edilebilir; itiraz üzerine verilen karar kesindir (İYUK m.27/7). Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması istenemez (İYUK m.27/10). Bu yüzden ilk talep, zarar belgeleriyle eksiksiz hazırlanmalıdır. Yürütmenin durdurulması kararları kural olarak teminat karşılığında verilir; ancak durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir (İYUK m.27/6). Örnek dilekçede bu nedenle teminat aranmaması da istenmiştir. İstem reddedilirse kullanılacak itiraz dilekçesi yürütmeyi durdurma reddine itiraz dilekçesi örneğimizde Word ve PDF olarak yer almaktadır.

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde Danıştay’da temyiz yoluna başvurulabilir (İYUK m.46/1). Vatandaşlık davalarında kanun yollarının ayrıntısı için istinaf ve temyiz rehberimize bakabilirsiniz.

Dava sürecindeki süreler

AşamaSüreDayanak
Dava açmaYazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 günİYUK m.7
Yürütmenin durdurulması kararına itirazTebliği izleyen günden itibaren 7 gün, bir defaya mahsusİYUK m.27/7
Nihai karara karşı temyizTebliğden itibaren 30 günİYUK m.46/1

Sık Yapılan Hatalar

  • Cumhurbaşkanı kararına karşı idare mahkemesinde dava açmak. Cumhurbaşkanı kararlarına karşı davalar Danıştay’da ilk derece olarak görülür (2575 m.24/1-a).
  • Yalnızca yatırımcı adına dava açmak. Eş ve çocukların vatandaşlığı da iptal edilmişse onlar da davacı olarak gösterilmelidir.
  • Yürütmenin durdurulması talebini belgesiz bırakmak. Telafisi güç zarar somut belgelerle gösterilmezse talep reddedilebilir.
  • Uygunluk belgesi iptalini ayrıca dava konusu yapmamak. Belge iptali ayrı bir işlemdir; ona karşı ayrı dava açılmazsa vatandaşlık davasının dayanağı zayıflar.
  • Taahhüt cümlesini sessiz geçmek. İdare bu cümleyi savunmada kullanacaktır; 31. maddenin şartını değiştirmediği baştan açıklanmalıdır.
  • Geri alma kararına 31. madde hususlarıyla itiraz etmek. 40. maddeye dayanan kararda yukarıdaki m.40 hususları kullanılmalıdır.
  • Seçenekli paragrafları silmeden vermek. Köşeli parantezli paragraflar dosyaya uymuyorsa çıkarılmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Yatırım yoluyla vatandaşlığın iptaline karşı dava nerede açılır?

Yatırım yoluyla vatandaşlık Cumhurbaşkanı kararıyla kazanıldığından iptal de bu makamca yapılır ve Cumhurbaşkanı kararlarına karşı iptal davaları Danıştay’da ilk derece olarak görülür (5901 m.12, m.31; 2575 m.24/1-a).

Dava açma süresi ne kadar?

Yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gün (İYUK m.7).

Davalı olarak kimler gösterilir?

Örnekte Cumhurbaşkanlığı ve İçişleri Bakanlığı (Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü) gösterilmiştir. Davalı yanlış gösterilirse dilekçe gerçek hasma tebliğ edilir (İYUK m.15/1-c); yine de doğru hasım baştan yazılmalıdır.

Eşim ve çocuklarım ayrı dava açmalı mı?

Aynı karar ve aynı hukuki sebep söz konusu olduğundan ortak dilekçe kullanılabilir; bunun için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan olayın ve hukuki sebebin aynı olması gerekir (İYUK m.5/2).

Dilekçede hangi deliller gösterilmeli?

Dava konusu karar ve bildirim belgesi, resmi senet, değerleme raporu, döviz alım belgesi, banka dekontları, Taşınmaz Yatırımı Tespit Belgesi, vatandaşlık kararı ve nüfus kayıtları. Davalı idarelerden idari dosyanın ve iptale dayanak raporların istenmesi de talep edilir.

Yürütmenin durdurulması kararı verilirse ne olur?

Dava sonuçlanıncaya kadar iptal işlemi uygulanmaz. Bunun için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve telafisi güç veya imkânsız zarar doğurması şartları birlikte aranır (İYUK m.27/2).

Uygunluk belgesi davası ile vatandaşlık davası birleştirilebilir mi?

İki dava aynı olaydan doğuyor ve birinin sonucu diğerini etkiliyorsa bağlantılıdır. Bağlantılı davalardan biri Danıştay’da bulunuyorsa dosya Danıştay’a gönderilir (İYUK m.38/3).

Millî güvenlik gerekçesiyle geri almada bu dilekçe kullanılabilir mi?

İlk dört husus yerine sayfadaki m.40 hususları kullanılmalıdır. Bu dosyalarda savunma, şartın karar anında bulunup bulunmadığına, İYUK m.20/3’e göre gizli bilgiye dayanan savunmanın sınırına ve eş ile çocuklar bakımından şartın ayrı aranmasına odaklanır.

Geri alma kararında eşim ve çocuklarım da etkilendi, ne yapmalıyım?

Onlar da davacı olarak gösterilmelidir. Kanun, bağlı eş ve çocuklara uygulanmayı 32. maddede yalnız iptal için öngörmüştür; aile üyeleri hakkında ayrı bir sakınca ileri sürülmemişse bu husus dilekçede ayrıca işlenir.

Vekâletnamede hangi yetkiler bulunmalı?

İdari yargıda dava açma ve takip yetkisi yanında vatandaşlığın iptali ve geri alınmasına ilişkin işlemlere karşı dava açma yetkisinin açıkça yazılması ihtiyatlıdır. Sulh, tevkil, feragat ve yargılamanın iadesi için özel yetki gerekir (HMK m.74; İYUK m.31).

Avukat olmadan dava açabilir miyim?

Kişi davasını kendisi de açabilir. Ancak süre, davalı, yargı mercii ve yürütmenin durdurulması gibi usul konularındaki bir hata telafisi zor sonuçlar doğurabilir.

Resmi senetteki taahhüt cümlesi davayı kaybettirir mi?

Taahhüt cümlesi, bilgi ve belgelerin yanlış veya yanıltıcı olduğunun tespiti hâlinde 31. madde kapsamında işlem yapılacağını bildirir. 31. madde ise ilgilinin kendi yalan beyanını veya gizlemesini arar; cümle bu şartı genişletmez.

İlgili Rehberler

Dilekçenizi dosyanıza göre birlikte hazırlayalım

Danıştay’daki iptal ve yürütmeyi durdurma davası, uygunluk belgesi davası, aile üyelerinin durumu ve taşınmazların korunması için dosyanızı birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp
Post by Av. Fatma Öztürk