Adalet Bakanı Akın Gürlek 2 Kasım 2026’da, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının son kullanma tarihi geçmiş kanser ilaçlarının ambalaj ve kutuları değiştirilerek yurt içinde ve yurt dışında yeniden satışa sunulduğu iddiasıyla yürüttüğü soruşturmada İstanbul merkezli 11 ilde operasyon yapıldığını, 3’ü kamu görevlisi 24 şüpheliden 22’sinin gözaltına alındığını, şüpheli kişi ve şirketlerin toplam işlem hacminin yaklaşık 650 milyon lira olduğunu ve mal varlıklarına el konulduğunu açıkladı (son dakika haberimiz). Bu yazı, böyle bir dosyada adı geçen şirket yöneticisi ve çalışanı, eczacı ve ecza deposu, kamu görevlisi ile ilacı kullanmış hastanın hukuki durumunu ele alıyor: TCK m.186 ile m.187 arasındaki fark, “hayatı ve sağlığı tehlikeye sokma” unsurunun ispatı, dolandırıcılık, örgüt ve aklama isnatlarının hangi koşulda gündeme geldiği, CMK m.127 ve m.128 uyarınca el koyma, gözaltı ve tutuklama süreleri ile hastanın şikâyet, katılma ve tazminat hakları kanun metinleri üzerinden açıklanıyor. Yazı, açıklamada adı geçmeyen hiçbir kişi hakkında suç isnadı içermez; soruşturma evresindeki herkes masumiyet karinesinden yararlanır (Anayasa m.38/4).
Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?
Kısa cevap: Son kullanma tarihi geçmiş bir ilacın kutusu veya etiketi değiştirilerek satılması iddiası, Türk Ceza Kanunu’nda öncelikle iki maddeyle karşılanır: bozulmuş veya değiştirilmiş ilacı satan, tedarik eden ya da bulunduran kişiyi cezalandıran m.186 (1–5 yıl hapis ve 1.500 güne kadar adli para cezası) ve sağlığı tehlikeye sokacak biçimde ilaç üreten veya satan kişiyi cezalandıran m.187 (1–5 yıl hapis ve adli para cezası). İki maddede de fiilin kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde işlenmesi aranır; bu unsur bilirkişi raporuyla ispatlanır. Alıcıların aldatıldığı iddia ediliyorsa dolandırıcılık (m.157–158), birlikte hareket eden bir yapı varsa örgüt (m.220), elde edilen gelir gizlenmişse aklama (m.282) da gündeme gelebilir. Ceza sorumluluğu şahsidir; şirkette çalışmak veya şirket ortağı olmak tek başına suç değildir. Hastalar şikâyetçi olabilir, kovuşturmada davaya katılabilir ve tazminat isteyebilir.
İlaç soruşturmasında ifadeye mi çağrıldınız, malvarlığınıza mı el konuldu?
Bu dosyalarda ilk ifade, el koyma kararının dayanağı ve bilirkişi raporu sonucu belirler. Dosyadaki konumunuzu, isnat edilen maddeyi ve itiraz sürelerini birlikte değerlendirelim: Hukukçular Evi, 0554 648 37 15.
2 Kasım 2026 Açıklaması: Ne Açıklandı, Ne Açıklanmadı?
Adalet Bakanlığının resmî internet sitesinde 2 Kasım 2026’da yayımlanan açıklama, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü tek bir soruşturmaya ilişkindir. Açıklamaya göre başsavcılık, son kullanma tarihi geçmiş kanser ilaçlarının ambalaj ve kutularının değiştirilerek yurt içinde ve yurt dışında yeniden satışa sunulduğu iddialarını incelemiş; teknik takip, araştırma ve incelemeler sonucunda 3’ü kamu görevlisi olmak üzere 24 şüpheli ile soruşturmayla bağlantılı 4 şirket ve 5 iş yeri tespit edilmiştir. Mali incelemelerde şüpheli kişi ve şirketlerin toplam işlem hacminin yaklaşık 650 milyon lira olduğu ve para hareketlerinin beyan edilen ticari faaliyetlerle uyumsuzluk gösterdiği belirtilmiştir.
Bu bulgular üzerine İstanbul merkezli 11 ilde, 24 şüpheli ve 5 iş yerine yönelik eş zamanlı operasyon düzenlenmiş; 22 şüpheli gözaltına alınmış, 2 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürmektedir. Suçtan elde edildiği değerlendirilen taşınır ve taşınmaz mal varlıkları ile banka hesaplarına el konulmuştur.
Açıklamada yer alan ve yer almayan bilgiler
| Konu | Açıklamada | Hukuki önemi |
|---|---|---|
| Yürüten makam | Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı | İfade çağrıları, el koyma talepleri ve itirazların muhatabı bu başsavcılık ve ilgili sulh ceza hâkimliğidir |
| Şüpheli sayısı | 24 (3’ü kamu görevlisi); 22 gözaltı, 2 aranıyor | Toplu suç niteliği gözaltı süresinin uzatılmasında dikkate alınabilir (CMK m.91/3) |
| Şirket ve iş yeri | 4 şirket, 5 iş yeri | Tüzel kişiler cezalandırılamaz; güvenlik tedbirleri saklıdır (TCK m.20/2, 60) |
| İşlem hacmi | Yaklaşık 650 milyon lira | Hesaplardan geçen paraların toplamıdır; suç geliri veya zarar miktarı değildir |
| El koyma | Taşınır, taşınmaz ve banka hesapları | Dayanak CMK m.127 veya m.128 olabilir; m.128 için katalog suç ve rapor şartı vardır |
| İsnat edilen suçlar | Belirtilmedi | Aşağıdaki maddeler bu tür dosyalarda gündeme gelen hükümlerdir, bu dosyadaki isnat değildir |
| İlaçların adı, miktarı, iller | Belirtilmedi | Hastaların hangi ürünlerden etkilenebileceği ancak resmî duyurularla netleşir |
| Tutuklama / adli kontrol | Henüz bilgi yok | Gözaltı süresi sonunda şüpheliler serbest bırakılır veya hâkim önüne çıkarılır |
Açıklamanın dili “iddia”, “tespit” ve “değerlendirilen” ifadeleriyle kurulmuştur. Bu, dosyanın henüz soruşturma evresinde olduğunu ve mahkemece verilmiş bir karar bulunmadığını gösterir. Aşağıdaki bölümlerde anlatılan suç tanımları, bu tür olaylarda uygulanabilecek hükümlerin genel çerçevesidir; hangi şüpheli için hangi maddenin uygulanacağı, ancak delillerin değerlendirilmesiyle belirlenir.
Hangi Suç? TCK m.186 ile m.187 Arasındaki Fark
Türk Ceza Kanunu, ilaçla ilgili tehlikeli fiilleri “Genel Tehlike Yaratan Suçlar” arasında, birbirine yakın iki maddede düzenler. 186. maddenin başlığı “Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti”, 187. maddenin başlığı “Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma”dır. Son kullanma tarihi geçmiş ilacın yeni kutuya konulması veya etiketinin değiştirilmesi iddiasında iki madde de tartışılır.
TCK m.186 ve m.187: madde madde
| Madde | Konu | Kişi bakımından anlamı |
|---|---|---|
| m.186/1 | Hayatı ve sağlığı tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş, değiştirilmiş ilaçları satmak, tedarik etmek, bulundurmak | Satış zincirindeki herkesi kapsayabilir; “bulundurma” da seçimlik harekettir. Ceza 1–5 yıl hapis ve 1.500 güne kadar adli para cezası |
| m.186/2 | Resmî izne dayalı meslek ve sanatın icrası kapsamında işlenme | Eczacı, ecza deposu yetkilisi gibi izinli meslek mensuplarında ceza üçte bir artırılır |
| m.187/1 | Hayatı ve sağlığı tehlikeye sokacak biçimde ilaç üretmek veya satmak | Seçimlik hareketler “üretme” ve “satma” ile sınırlıdır; ceza 1–5 yıl hapis ve adli para cezası (gün sayısı için TCK m.52’deki genel sınırlar) |
| m.187/2 | Tabip, eczacı veya resmî izinli meslek kapsamında işlenme | Ceza üçte bir artırılır |
Değerlendirmemize göre ayrımın kilit noktası ilacın kendisinde bir değişiklik bulunup bulunmadığıdır. m.186, var olan bir ilacın “bozulmuş” veya “değiştirilmiş” olmasını; m.187 ise sağlığı tehlikeye sokacak biçimde ilaç “üretilmesini” veya “satılmasını” esas alır. Son kullanma tarihi geçmiş ilacın etken maddesinin bozulduğu, etkinliğini kaybettiği veya içeriğinin değiştiği bilirkişi incelemesiyle ortaya konulursa m.186 tartışması öne çıkar. Ambalaj ve kutunun değiştirilmesi, ilacın kendisini değil sunuluşunu değiştirdiği için tek başına “değiştirilmiş ilaç” sayılır mı, uygulamada tartışmalıdır; savunma ile iddia makamının en çok ayrıştığı noktalardan biri budur.
Her iki maddenin ortak unsuru tehlikedir. Kanun, fiilin kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde gerçekleşmesini arar. Bu ifade, ilacın sadece tarihinin geçmiş olmasını değil, bu durumun hasta bakımından gerçek bir risk oluşturmasını gerektirir. Kanser ilaçlarında etkinliğin azalmasının tedavinin başarısını doğrudan etkileyebileceği dikkate alındığında, bu unsurun ispatında onkoloji ve farmakoloji alanında uzman bilirkişi raporu belirleyici olacaktır.
“Hayatı ve Sağlığı Tehlikeye Sokma” Unsuru: Bilirkişi ve İspat
Son kullanma tarihi geçmiş ilaç dosyalarında soruşturmanın en teknik aşaması, el konulan ürünlerin incelenmesidir. Bu aşamada genellikle şu sorular cevaplanmaya çalışılır: Ürünlerin gerçek son kullanma tarihi nedir ve hangi kayıtlarla belirlenmiştir? Kutu, prospektüs ve etiket üzerindeki bilgiler orijinal üretici bilgileriyle örtüşüyor mu? İlacın etken maddesi analiz edildiğinde beklenen miktarda ve etkinlikte mi? Saklama koşulları (ısı, ışık, nem) nasıldı? Bu ürünler hastaya ulaştı mı, ulaştıysa hangi kanalla?
Ceza sorumluluğu bakımından ikinci kritik nokta kasttır. m.186 ve m.187 kasten işlenebilen suçlardır; kişinin ilacın tarihinin geçmiş veya değiştirilmiş olduğunu bilerek satması, tedarik etmesi veya bulundurması gerekir. Örneğin faturalı ve kayıtlı olarak bir depodan ilaç alan, kutudaki tarihin doğru olduğuna güvenen bir eczacı ile kutuları bizzat değiştiren kişi aynı konumda değildir. Bu nedenle soruşturmada her şüpheli için “ne biliyordu, ne zaman öğrendi, hangi işlemi yaptı” sorularının ayrı ayrı cevaplanması gerekir.
İspatta öne çıkan belgeler:
- Alış ve satış faturaları, irsaliyeler ve sevk kayıtları
- Ürünlerin seri, parti ve son kullanma tarihi kayıtları ile karekod bilgileri
- Depo giriş-çıkış ve stok kayıtları, imha tutanakları
- Şirket içi yazışmalar, talimatlar ve görev tanımları
- Laboratuvar analiz raporları ve bilirkişi incelemesi
- Banka hesap hareketleri ve mali inceleme raporları
Bilirkişi raporuna karşı itiraz ve ek rapor talepleri, soruşturma evresinde de dosyaya sunulabilir. Şüphelinin kendisini aklayacak somut delillerin toplanmasını isteme hakkı vardır (CMK m.147/1-f). TİTCK’nin teknik değerlendirmelerine karşı idari yollar ve bilirkişi incelemesinin işleyişi için TİTCK Rehberimize bakılabilir.
Dolandırıcılık İsnadı: Alıcıyı Aldatma ve TCK m.158/1-h
Son kullanma tarihi geçmiş ilacın yeni bir tarihle satılması, alıcıyı ürünün niteliği konusunda yanıltmak anlamına gelebilir. TCK m.157 dolandırıcılığı “hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlama” olarak tanımlar ve 1–5 yıl hapis ile 5.000 güne kadar adli para cezası öngörür. Suçun tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında işlenmesi m.158/1-h’deki nitelikli hâldir ve 3–10 yıl hapis ile 5.000 güne kadar adli para cezasını gerektirir.
Dolandırıcılığın üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde bir kat artırılır (m.158/3). Kalabalık şüpheli sayısı olan dosyalarda bu fıkra da tartışılır; ancak “birlikte işleme” için her failin aynı dolandırıcılık fiiline iştirak ettiğinin gösterilmesi gerekir.
Değerlendirmemize göre bu dosyalarda en önemli hukuki tartışma, ilaç satışının hem m.186–187’yi hem de dolandırıcılığı oluşturup oluşturmadığı, oluşturuyorsa TCK m.44’teki fikri içtima kuralının uygulanıp uygulanmayacağıdır. m.44’e göre işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır. Satış fiilinin tek fiil mi, birden fazla fiil mi sayılacağı; ilacı satın alan kişinin (örneğin ecza deposu, eczane veya yurt dışındaki alıcı) gerçekten aldatılıp aldatılmadığı ve zararın kime ait olduğu, sonuç cezayı doğrudan etkiler. Nitelikli dolandırıcılıkta yargısal yaklaşımlar için nitelikli dolandırıcılık kararları yazımıza bakılabilir.
Bu tür dosyalarda gündeme gelen suç tiplerinin karşılaştırması
| Suç | Korunan değer | Kilit unsur | Ceza aralığı |
|---|---|---|---|
| TCK m.186 | Kamu sağlığı | İlacın bozulmuş veya değiştirilmiş olması ve tehlike | 1–5 yıl hapis, 1.500 güne kadar adli para; meslek kapsamında +1/3 |
| TCK m.187 | Kamu sağlığı | Sağlığı tehlikeye sokacak biçimde üretim veya satış | 1–5 yıl hapis ve adli para; tabip, eczacı veya izinli meslekte +1/3 |
| TCK m.157 | Malvarlığı | Hileli davranış, aldatma, zarar ve yarar | 1–5 yıl hapis, 5.000 güne kadar adli para |
| TCK m.158/1-h | Malvarlığı ve ticari güven | Tacir/şirket yöneticisinin ticari faaliyeti sırasında | 3–10 yıl hapis, 5.000 güne kadar adli para |
| TCK m.220/1–2 | Kamu düzeni | En az üç kişi, hiyerarşi, süreklilik ve amaç suçlara elverişlilik | Kurma/yönetme 5–10 yıl; üyelik 2–5 yıl hapis |
| TCK m.282/1 | Adliye ve ekonomik düzen | Öncül suçtan kaynaklanan değeri gizleme veya yurt dışına çıkarma | 3–7 yıl hapis, 20.000 güne kadar adli para |
Örgüt ve Aklama İsnadı: m.220 ve m.282 Ne Zaman Gündeme Gelir?
Bakan Gürlek’in açıklamasında “suç yapılanması” ifadesi geçse de açıklamada örgüt suçu isnadı açıkça belirtilmemiştir. TCK m.220’ye göre örgüt, kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan ve yapısı, üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli bir yapılanmadır; örgütün varlığı için üye sayısının en az üç olması gerekir. Örgüt kuran veya yöneten 5–10 yıl, üye olan 2–5 yıl hapis cezası alır; örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan ayrıca ceza verilir (m.220/4).
Ortak bir ticari faaliyette birden fazla kişinin yer alması tek başına örgüt anlamına gelmez. Değerlendirmemize göre bu dosyalarda örgüt nitelendirmesinin ileri sürülebilmesi için kişiler arasında hiyerarşik bir bağ, süreklilik ve suç işleme amacıyla bir araya gelme iradesinin somut delillerle gösterilmesi gerekir. Şirket organizasyonu ile suç örgütü arasındaki fark, savunmanın en önemli konularından biridir. Örgüt dosyalarında tutuklama ve adli kontrol tartışması için suç örgütü soruşturmasında tutuklama yazımıza bakılabilir.
Açıklamada para hareketlerinin “beyan edilen ticari faaliyetlerle uyumsuz” olduğu belirtilmesi, aklama (TCK m.282) incelemesinin de yapılabileceğine işaret eder. Aklama suçu için, alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir öncül suçtan kaynaklanan malvarlığı değerinin yurt dışına çıkarılması veya gayrimeşru kaynağının gizlenmesi amacıyla çeşitli işlemlere tabi tutulması gerekir. m.186, m.187 ve m.157’nin alt sınırı bir yıldır; bu nedenle öncül suç şartı bakımından bu suçlar aklamaya konu olabilecek niteliktedir. Ancak aklama ayrı bir fiil ister: paranın sadece hesaba girmesi değil, kaynağını gizlemeye yönelik ayrı işlemlerin varlığı aranır. Aklama suçu kamu görevlisi tarafından veya meslek icrası sırasında işlenirse hapis cezası yarı oranında artırılır (m.282/3). MASAK incelemeleri ve aklama isnadı için MASAK Rehberimize bakılabilir.
Kimleri Etkiliyor? Gruplara Göre Sorumluluk
Ceza hukukunun temel ilkesi, sorumluluğun şahsi olmasıdır: “Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz” (TCK m.20/1). Bu ilke, kalabalık şüpheli listelerinin olduğu ilaç soruşturmalarında her kişinin konumunun ayrı değerlendirilmesini zorunlu kılar.
Dosyada adı geçebilecek gruplar ve hukuki konumları
| Grup | Olası konum | Belirleyici soru | İlk yapılacak |
|---|---|---|---|
| Şirket kurucusu, ortağı, yöneticisi | Şüpheli olabilir; m.158/1-h’deki “tacir veya şirket yöneticisi” niteliği tartışılır | Kutu değiştirme ve satış kararlarına katıldı mı, bilgisi var mıydı? | Görev dağılımını ve karar süreçlerini gösteren belgeleri derlemek |
| Depo, paketleme veya satış çalışanı | Şüpheli veya tanık | Talimatla mı hareket etti, işin niteliğini biliyor muydu? | İfade öncesi avukatla görüşmek; talimat ve yazışmaları saklamak |
| Eczacı ve ecza deposu | Alıcı, aracı veya şüpheli olabilir; m.186/2 ve m.187/2 artırımı | Ürünü kayıtlı kanaldan mı aldı, tarih değişikliğini fark edebilir miydi? | Fatura, karekod ve stok kayıtlarını eksiksiz hazırlamak |
| Kamu görevlisi | Açıklamada 3 kamu görevlisi şüpheli olduğu belirtildi | Görevle bağlantılı bir fiil var mı, hangi işlem? | Görev tanımı ve işlem kayıtlarının dosyaya sunulması |
| Şirket (tüzel kişi) | Ceza verilmez; güvenlik tedbirleri | Suç tüzel kişi yararına ve izin yetkisi kötüye kullanılarak mı işlendi? | El koyma kapsamını ve faaliyetin sürdürülebilirliğini değerlendirmek |
| Hasta ve yakınları | Suçtan zarar gören | Etkilenen üründen kullandı mı, zarar gördü mü? | Kutu, reçete, fatura ve tedavi kayıtlarını saklamak; hekime danışmak |
| Malvarlığına el konulan üçüncü kişi | İyiniyetli üçüncü kişi | Malvarlığı gerçekten kendisine mi ait, suçla bağlantısı var mı? | Mülkiyet belgeleriyle hâkimden karar istemek (CMK m.127/4) |
Kamu Görevlisi Şüpheliler: Görev Bağlantısı ve Hak Yoksunluğu
Açıklamada şüphelilerden 3’ünün kamu görevlisi olduğu belirtilmiş, ancak hangi kurumda görev yaptıkları ve kendilerine hangi fiilin yüklendiği açıklanmamıştır. Bu nedenle görevle ilgili özel bir suç isnadından söz etmek mümkün değildir. Kamu görevlisi şüpheliler bakımından iki genel sonuca dikkat çekmek gerekir.
Birincisi, aklama suçunun kamu görevlisi tarafından işlenmesi hâlinde hapis cezası yarı oranında artırılır (TCK m.282/3). İkincisi, kasten işlenen bir suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak kişi, kamu görevinin üstlenilmesinden ve kamu kurumunun veya meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı kendi sorumluluğu altında icra etmekten yoksun bırakılır (TCK m.53/1-a, e). Bu sonuç ancak kesinleşmiş mahkûmiyetle doğar; soruşturma evresinde görevle ilgili tedbirler, kişinin tabi olduğu personel mevzuatına göre ayrıca değerlendirilir.
Kamu görevlisi şüphelilerde ifade öncesinde, görev tanımı, yetki sınırları ve dosyadaki işlemle bağlantının belgelerle ortaya konulması önemlidir. Kamu görevinin yürütülmesi sırasında öğrenilen bir bilgi ile suça iştirak arasındaki fark, somut delillerle tartışılmalıdır.
Eczacı, depo yetkilisi ya da şirket çalışanı olarak dosyada adınız mı geçiyor?
Kayıtlı kanaldan alım, bilgi düzeyi ve görev tanımı bu dosyalarda savunmanın temelidir. Belgelerinizi ifade öncesinde birlikte gözden geçirelim: Hukukçular Evi, 0554 648 37 15.
Şirketler ve Tüzel Kişi: Güvenlik Tedbirleri ve Müsadere
Açıklamada soruşturmayla bağlantılı 4 şirket tespit edildiği belirtilmiştir. Türk hukukunda tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz; ancak suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır (TCK m.20/2). Bu tedbirlerin başlıcaları TCK m.60’ta düzenlenmiştir: Bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı olarak faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin iştirakiyle ve bu iznin verdiği yetkinin kötüye kullanılması suretiyle tüzel kişi yararına işlenen kasıtlı suçlardan mahkûmiyet hâlinde iznin iptaline karar verilir. Müsadere hükümleri de yararına işlenen suçlarda tüzel kişiler hakkında uygulanır. Ancak m.60/4’e göre bu hükümler kanunun ayrıca belirttiği hâllerde uygulanır; dolandırıcılık suçunda m.169, aklama suçunda m.282/5 bu yönde açık hüküm içerir. m.186 ve m.187 için ise Kanun’da tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirine ilişkin ayrı bir hüküm bulunmamaktadır; bu fark, şirket hakkında hangi isnada dayanılarak tedbir istenebileceğini belirler. Hâkim, tedbirin işlenen fiile göre daha ağır sonuçlar doğurabileceği durumlarda tedbire hükmetmeyebilir (m.60/3).
Müsadere iki türlüdür. Eşya müsaderesi (TCK m.54), kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan, suçun işlenmesine tahsis edilen veya suçtan meydana gelen eşyayı kapsar; iyiniyetli üçüncü kişilere ait eşya müsadere edilmez. Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya ise her hâlde müsadere edilir (m.54/4). Kazanç müsaderesi (TCK m.55) ise suçtan elde edilen maddi menfaatler ile bunların dönüştürülmesiyle ortaya çıkan ekonomik kazançları kapsar; ancak bunun için maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi gerekir. Bu son şart, zarar gören hastalar ve alıcılar bakımından önemlidir: Mağdura iade imkânı varsa, kazanç önce mağdura döner.
Güvensiz ürün nedeniyle şirket yöneticilerinin taksirli sorumluluğu ayrı bir konudur; bu konuda güvensiz ürün nedeniyle yaralanma ve ölümde ceza sorumluluğu yazımıza, ilaç firmalarında uyum programları için TİTCK denetimine hazırlık yazımıza bakılabilir.
El Koyma: CMK m.127 ile m.128 Ayrımı, Rapor Şartı ve İtiraz
Açıklamaya göre suçtan elde edildiği değerlendirilen taşınır ve taşınmaz mal varlıkları ile banka hesaplarına el konulmuştur. El koyma bir koruma tedbiridir; mülkiyeti devletin geçirmez, mahkûmiyet hükmüyle verilecek müsadere kararına kadar malvarlığını korumaya yöneliktir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nda iki ayrı el koyma rejimi vardır ve hangisine dayanıldığı, itirazın içeriğini belirler.
CMK m.127 ve m.128 uyarınca el koyma
| Konu | CMK m.127 (eşya) | CMK m.128 (taşınmaz, hesap, hak ve alacak) |
|---|---|---|
| Kapsam | Delil olarak yararlı görülen veya müsadereye tabi eşya (ilaç kutuları, etiketler, belgeler, cihazlar) | Taşınmazlar, araçlar, banka hesapları, hak ve alacaklar, kıymetli evrak, şirket payları, kiralık kasa ve diğer malvarlığı değerleri |
| Karar mercii | Hâkim; gecikmesinde sakınca varsa savcı, ona ulaşılamazsa kolluk amiri | Sulh ceza hâkimi veya mahkeme |
| Onay süresi | Hâkim kararı olmadan yapılan el koyma 24 saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim 48 saat içinde karar vermezse kendiliğinden kalkar | Hâkim kararıyla yapılır |
| Suç şartı | Her suçta mümkündür | Yalnızca m.128/2’de sayılan suçlar: dolandırıcılık (m.157–158), örgüt kurma (m.220/3) gibi. TCK m.186 ve m.187 listede yoktur |
| Delil standardı | Genel koşullar | Suçun işlendiğine ve değerin bu suçtan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe |
| Rapor | Aranmaz | İlgisine göre BDDK, SPK, MASAK, Hazine veya KGK’dan suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınır; en geç üç ayda hazırlanır, özel sebeplerle iki ay uzatılabilir |
| İcra şekli | Fiilen alıkoyma ve tutanak | Taşınmazda tapu kütüğüne, araçta sicile şerh; hesapta bankaya derhâl bildirim |
| Karşı yol | Zilyet her zaman hâkimden karar isteyebilir (m.127/4) | Karara itiraz: öğrenmeden itibaren iki hafta (m.268/1) |
Değerlendirmemize göre bu dosyada taşınmaz ve banka hesaplarına el konulabilmesi için kararın, CMK m.128/2’deki listede yer alan bir suç şüphesine — özellikle dolandırıcılık veya örgüt kurma şüphesine — dayanması gerekir. Yalnızca TCK m.186 veya m.187 şüphesiyle taşınmaza veya banka hesabına m.128 kapsamında el konulamaz. Bu nedenle el koyma kararının gerekçesinde hangi suça dayanıldığı, somut delillerin neler olduğu ve rapor şartının nasıl karşılandığı itirazda ilk incelenecek konulardır. Açıklamadaki 650 milyon liralık işlem hacminin tamamının “suçtan elde edilen değer” sayılamayacağı da itirazda öne çıkarılabilecek bir noktadır: m.128 suçtan elde edilen değere el konulmasını öngörür, kişinin bütün ticari cirosuna değil.
El koyma kararına itirazın işleyişi, kısmi serbest bırakma talebi ve haksız el koyma nedeniyle tazminat (CMK m.141/1-j) için CMK m.128 el koymaya itiraz yazımıza, bloke ve el koyma kararlarına ilişkin yüksek mahkeme yaklaşımları için MASAK el koyma ve hesap blokesi kararları yazımıza bakılabilir.
Gözaltı, Tutuklama ve Adli Kontrol: Süreler ve Katalog Dışı Suç
Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren 24 saati geçemez (CMK m.91/1). Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün süreyle uzatılmasına yazılı emir verebilir (m.91/3). Gözaltı ve uzatma emrine karşı yakalanan kişi, müdafii, kanuni temsilcisi, eşi veya birinci ya da ikinci derece kan hısımı sulh ceza hâkimine başvurabilir; hâkim incelemeyi evrak üzerinde yapar ve 24 saat dolmadan karar verir (m.91/5).
Tutuklama için kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeni (kaçma şüphesi veya delilleri karartma şüphesi) bulunmalıdır; işin önemi, beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması hâlinde tutuklama kararı verilemez (CMK m.100/1–2). CMK m.100/3, belirli suçlarda kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeninin var sayılabileceğini öngörür. TCK m.186, m.187 ve m.157–158 bu katalogda yer almaz. Örgüt kurma suçu ise ikinci, yedinci ve sekizinci fıkralar hariç katalogdadır. Bu nedenle bu dosyalarda örgüt isnadı yoksa tutuklama nedeninin somut olgularla gösterilmesi gerekir. Anayasa Mahkemesinin katalog dışı suçta tutuklamaya ilişkin ihlal kararı için haberimize bakılabilir.
Tutuklama kararında kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedenlerinin varlığı, tedbirin ölçülülüğü ve adli kontrolün yetersiz kalacağı somut olgularla gerekçelendirilmelidir (CMK m.101/2). Adli kontrol, tutuklamanın daha hafif alternatifidir; yurt dışına çıkış yasağı, belirli yerlere düzenli başvurma, güvence yatırma veya mağdurun haklarını güvence altına almak üzere teminat gösterme gibi yükümlülükleri içerebilir (CMK m.109/3).
Süreler ve son günler (varsayımsal tarihlerle)
| İşlem | Süre | Varsayımsal örnek | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Gözaltı (temel) | 24 saat | 2 Kasım 2026 saat 06.00’da yakalanan kişi için 3 Kasım 06.00 (yol süresi hariç) | CMK m.91/1 |
| Gözaltı uzatma (toplu suç) | Her defasında 1 gün, toplam 3 gün | Üç uzatmayla en geç 6 Kasım 2026 06.00 | CMK m.91/3 |
| Gözaltına itiraz | Gözaltı süresince; hâkim 24 saat içinde karar verir | Uzatma emri tebliğ edilir edilmez başvurulabilir | CMK m.91/5 |
| Tutuklamaya / el koymaya itiraz | Öğrenmeden itibaren 2 hafta | 5 Kasım 2026 Perşembe öğrenilen karar için 19 Kasım 2026 Perşembe mesai bitimi | CMK m.268/1, m.39/2 |
| Savcı emriyle eşyaya el koymanın onayı | 24 saat içinde hâkime sunulur, 48 saatte karar | Karar verilmezse el koyma kendiliğinden kalkar | CMK m.127/3 |
| m.128 raporu | En geç 3 ay, özel sebeple +2 ay | Rapor süresi aşılırsa bu durum itiraz gerekçesi olarak ileri sürülebilir | CMK m.128/1 |
| Haksız koruma tedbiri tazminatı | Kesinleşmenin tebliğinden itibaren 3 ay, her hâlde kesinleşmeden itibaren 1 yıl | Kovuşturmaya yer olmadığı kararı kesinleştikten sonra işler | CMK m.141, 142/1 |
Hafta olarak belirlenen sürelerde süre, başladığı günün son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer; son gün tatile rastlarsa süre tatilin ertesi günü biter (CMK m.39/2, 39/4). Yukarıdaki tarihler varsayımsaldır; kesin süre, kararın kişiye tebliğ edildiği veya kişinin kararı öğrendiği güne göre hesaplanır. Benzer bir dosyada tutuklama ve adli kontrol tartışmasının işleyişi için kaçakçılık operasyonu sonrası tutuklama yazımıza bakılabilir.
Şüpheli ve Yakınlarının Hakları
İfade alınırken şüpheliye yüklenen suç anlatılır; müdafi seçme hakkı olduğu ve müdafiin ifadede hazır bulunabileceği bildirilir; yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanuni hakkı olduğu söylenir; şüpheden kurtulmak için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği hatırlatılır (CMK m.147/1-b, c, e, f). Yakalanan kişinin yakınlarından istediğine yakalandığı derhâl bildirilir (m.147/1-d); gözaltı veya süre uzatımı Cumhuriyet savcısının emriyle bir yakına gecikmeksizin haber verilir (m.95/1).
Müdafi soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve belge örneği alabilir. Bu yetki, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse savcının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir; ancak kısıtlama yalnızca CMK m.153/2’de sayılan suçlara ilişkin soruşturmalarda verilebilir. Bu listede örgüt kurma (m.220) vardır, TCK m.186, m.187 ve dolandırıcılık yoktur. Kısıtlama kararı olsa bile şüphelinin ifade tutanağı, bilirkişi raporları ve şüphelinin hazır bulunmaya yetkili olduğu işlemlere ilişkin tutanaklar müdafiden gizlenemez (m.153/3). Susma hakkı ve ifadenin stratejik önemi için ifade verme ve susma hakkı rehberimize bakılabilir.
Hastaların ve Yakınlarının Hakları: Şikâyet, Katılma ve Tazminat
Kanser tedavisi gören bir hasta veya yakını için ilk öncelik sağlıktır: İlacın güvenliğinden şüphe eden hasta tedaviyi kendi başına bırakmamalı, hekimine danışmalıdır. Hukuki bakımdan ise suçtan zarar gören kişinin soruşturma ve kovuşturma evresinde kanunla tanınmış hakları vardır.
Soruşturma evresinde mağdur ve şikâyetçi; delillerin toplanmasını isteme, soruşturmanın gizlilik ve amacını bozmamak koşuluyla savcıdan belge örneği isteme, CMK m.153’e uygun olarak vekili aracılığıyla soruşturma belgelerini ve el konulan eşyayı inceletme ve kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz etme haklarına sahiptir (CMK m.234/1-a). Kovuşturma evresinde duruşmadan haberdar edilme, kamu davasına katılma, tanıkların davetini isteme ve davaya katılmış olma koşuluyla karara karşı kanun yollarına başvurma hakları vardır (m.234/1-b). Suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilir (m.237/1). Dosya inceleme hakkının ayrıntıları için suçtan zarar görenin dosya inceleme hakkı yazımıza, şikâyet dilekçesinin içeriği için şikâyet dilekçesi örneğimize bakılabilir.
Tazminat bakımından, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.49). Bedensel bütünlüğün zedelenmesi hâlinde hâkim uygun bir miktar manevi tazminata, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde yakınlar lehine de manevi tazminata hükmedebilir (TBK m.56). Tazminat istemi zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde fiilden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar; ancak tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü bir fiilden doğmuşsa o süre uygulanır (TBK m.72/1).
Hasta ve yakınları için yollar
| Yol | Ne sağlar? | Süre / koşul | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Şikâyet / suç duyurusu | Zarar gören olarak dosyaya girme, delil sunma | Bu suçlar re’sen kovuşturulur; şikâyet süresine bağlı değildir | CMK m.234/1-a |
| Davaya katılma | Duruşmalara katılma, delil ve tanık talebi, kanun yoluna başvuru | İlk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar | CMK m.237/1 |
| Maddi ve manevi tazminat | Tedavi giderleri, kazanç kaybı, manevi zarar | 2 yıl / 10 yıl; ceza zamanaşımı daha uzunsa o süre | TBK m.49, 56, 72 |
| Kazancın mağdura iadesi | Mağdura iade edilebilecek değer müsadere edilmez | Kazanç müsaderesinin şartı mağdura iade edilememesidir | TCK m.55/1 |
| El koymadan haberdar olma | El koyma işlemi mağdura bildirilir | Gecikmeksizin | CMK m.127/5 |
Tıbbi süreçteki uyuşmazlıklar ile ilaç güvenliğine ilişkin idari şikâyet yolları ayrı konulardır. Tedavi sürecindeki kusur iddiaları için Malpraktis Rehberleri, TİTCK’ye şikâyet için TİTCK’ye şikâyet yazımıza, kanser ilacına erişim ve SGK uyuşmazlıkları için Kanser İlacı ve Akıllı İlaç Davaları Rehberine bakılabilir.
Varsayımsal Örnekler
Aşağıdaki örnekler varsayımsaldır; 2 Kasım 2026’da açıklanan soruşturmadaki kişileri veya olayları anlatmaz. Amaç, aynı olay örgüsünde farklı konumdaki kişilerin hukuki durumunun nasıl ayrışabileceğini göstermektir.
Varsayımsal örnek 1 — Depo çalışanı: A, bir ilaç dağıtım şirketinin deposunda paketleme işçisidir. Amirinin talimatıyla bazı kutuları yeni kutulara aktarmıştır. A’nın savunmasında belirleyici olan, kutulardaki tarihlerin geçmiş olduğunu bilip bilmediği ve işin niteliğini anlayıp anlamadığıdır. Talimatın yazılı veya sözlü olması, A’nın eğitim düzeyi, işin rutin bir depo işlemi gibi sunulup sunulmadığı değerlendirilir. A’nın bildiği ispatlanamazsa kast unsuru oluşmaz; bildiği ispatlanırsa m.186 veya m.187’ye iştirak tartışılır.
Varsayımsal örnek 2 — Eczacı: B eczacısı, kayıtlı bir ecza deposundan faturalı olarak kanser ilacı almış ve reçeteye karşılık hastaya satmıştır. Daha sonra ürünün tarihinin değiştirilmiş olduğu ortaya çıkar. B’nin ürünü olağan kanaldan, olağan fiyatla ve tam kayıtla almış olması, değişikliği fark etmesinin beklenip beklenemeyeceği sorusuyla birlikte değerlendirilir. Fiyatın piyasanın belirgin biçimde altında olması, ürünün kayıt dışı kanaldan gelmesi veya kutularda gözle görülür tutarsızlıklar bulunması ise aleyhe değerlendirilebilecek olgulardır. B’nin konumu, fatura, karekod ve stok kayıtlarıyla belgelenmelidir.
Varsayımsal örnek 3 — Şirket ortağı: C, şirketin yüzde 20 hissesine sahip ancak yönetimde görev almayan bir ortaktır. Şirketin banka hesaplarına ve C’nin şahsi taşınmazına el konulmuştur. C bakımından iki ayrı soru vardır: Ceza sorumluluğu (C’nin fiile katılımı var mı?) ve el koymanın kapsamı (C’nin taşınmazı suçtan elde edilmiş mi?). Şirket ortaklığı tek başına sorumluluk doğurmaz (TCK m.20/1); el koyma için de değerin suçtan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe aranır (CMK m.128/1). C, taşınmazın edinim tarihini ve kaynağını belgeleyerek el koymaya itiraz edebilir.
Varsayımsal örnek 4 — Hasta yakını: D’nin annesi kanser tedavisi görmektedir ve haberi okuduktan sonra annesinin kullandığı ilaçtan endişe eder. D, kutuları ve reçeteleri saklar, annesinin hekimine danışır ve ürünün seri numarasını eczaneden sorar. Ürünün soruşturmaya konu partiden olduğu anlaşılırsa D’nin annesi Cumhuriyet başsavcılığına başvurarak suçtan zarar gören sıfatıyla dosyaya girebilir; kovuşturma başlarsa davaya katılabilir ve sağlık durumundaki etkiler tıbbi raporlarla ortaya konulursa tazminat isteyebilir.
Ne Yapmalı? Adım Adım
Şüpheli veya ifadeye çağrılan kişi için:
- İfade vermeden önce müdafi ile görüşün; susma hakkınızı bilin (CMK m.147/1-c, e).
- Yüklenen suçun hangi madde olduğunu (m.186, m.187, m.158, m.220, m.282) ifade tutanağına yazdırın; isnat belirsizse açıklama isteyin.
- Görev tanımınızı, talimatları, faturaları ve yazışmaları müdafiinize teslim edin; delil yok etme şüphesi doğuracak davranışlardan kaçının.
- Lehinize delillerin toplanmasını isteyin: kayıtlı alım belgeleri, tanıklar, laboratuvar analizi (CMK m.147/1-f).
- Tutuklama veya el koyma kararını öğrendiğiniz günden itibaren iki haftalık itiraz süresini takvime işleyin (CMK m.268/1).
Malvarlığına el konulan kişi veya şirket için:
- El koyma kararının ve tutanağının örneğini isteyin; kararın CMK m.127’ye mi m.128’e mi dayandığını belirleyin.
- m.128 kararıysa dayanılan suçun m.128/2 listesinde olup olmadığını ve rapor şartının karşılanıp karşılanmadığını kontrol edin.
- El konulan değerlerin edinim tarihini ve kaynağını gösteren belgeleri (tapu, kredi, satış sözleşmesi, banka dökümü) hazırlayın.
- Şirket faaliyetinin sürmesi için zorunlu ödemeler (maaş, vergi, SGK) varsa kısmi serbest bırakma talebini gerekçelendirin.
Hasta ve yakınları için:
- Tedaviyi kendi başınıza bırakmayın; hekiminize danışın.
- İlaç kutularını, prospektüsleri, reçeteleri, fatura veya fişleri atmayın.
- Ürünün seri ve parti bilgilerini kaydedin; resmî kurumların duyurularını takip edin.
- Zarar gördüğünüzü düşünüyorsanız Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunun.
- Tedavi kayıtlarınızı ve masraflarınızı belgeleyin; tazminat süreleri için hukuki destek alın.
Sık Yapılan Hatalar
- Kolluk ifadesinde müdafisiz ayrıntılı açıklama yapmak: İlk ifade dosyanın temel belgesidir; sonradan yapılan açıklamalar bu ifadeyle karşılaştırılır.
- İşlem hacmini suç geliri sanmak: 650 milyon liralık işlem hacmi hesaplardan geçen paraların toplamıdır. Savunmada ve itirazda, olağan ticari faaliyetten kaynaklanan kısmın ayrıştırılması gerekir.
- El koyma kararına iki hafta içinde itiraz etmemek: Süre geçtikten sonra da CMK m.127/4 uyarınca karar istenebilir; ancak süresinde itiraz daha güçlü bir yoldur.
- Şirket kayıtlarını değiştirmek veya silmek: Bu davranış delil karartma şüphesi doğurur ve tutuklama nedeni olarak değerlendirilebilir (CMK m.100/2-b).
- Bütün şüphelileri aynı savunmayla temsil etmek: Şüphelilerin menfaatleri çatışabilir; depo çalışanı ile şirket yöneticisinin konumu farklıdır.
- Hastanın ilacı atması: Kutu ve parti bilgisi olmadan hastanın zararla ürün arasındaki bağlantıyı kurması zorlaşır.
- Sosyal medyada isim vermek: Soruşturmadaki kişileri suçlu gibi gösteren paylaşımlar masumiyet karinesini ihlal eder ve paylaşan hakkında hukuki sorumluluk doğurabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Son kullanma tarihi geçmiş ilacı satmak hangi suçtur?
Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş veya değiştirilmiş ilacı satmak, tedarik etmek veya bulundurmak TCK m.186’da; sağlığı tehlikeye sokacak biçimde ilaç üretmek veya satmak TCK m.187’de düzenlenmiştir. Her ikisinde de ceza 1–5 yıl hapis ve adli para cezasıdır. Alıcı aldatılmışsa dolandırıcılık da tartışılır.
TCK m.186 ile m.187 arasındaki fark nedir?
m.186, var olan bir ilacın bozulmuş veya değiştirilmiş olmasını ve bunun satılmasını, tedarik edilmesini veya bulundurulmasını; m.187 ise sağlığı tehlikeye sokacak biçimde ilaç üretilmesini veya satılmasını esas alır. m.186’da adli para cezası 1.500 günle sınırlıdır; m.187’de eczacı ve tabip açıkça artırım nedeni olarak sayılmıştır.
Eczacı da sorumlu tutulabilir mi?
Ceza sorumluluğu şahsidir ve kast gerektirir. Ürünü kayıtlı kanaldan alan ve değişikliği bilmeyen eczacının durumu, değişikliği bilerek satan kişiden farklıdır. Bilerek işlenmesi hâlinde resmî izinli meslek kapsamında işlendiği için ceza üçte bir artırılır (TCK m.186/2, 187/2).
Şirket çalışanı olmak tek başına suç mu?
Hayır. Kimse başkasının fiilinden sorumlu tutulamaz (TCK m.20/1). Çalışanın fiile bilerek katıldığının somut delillerle gösterilmesi gerekir; talimatla yapılan ve niteliği bilinmeyen işler kast unsurunu tek başına oluşturmaz.
650 milyon liralık işlem hacminin tamamına el konulabilir mi?
CMK m.128, suçtan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunan değerlere el konulmasını öngörür. İşlem hacmi hesaplardan geçen paraların toplamıdır; tamamının suçtan elde edildiği kendiliğinden kabul edilemez. Ayrıca m.128 kapsamında el koyma yalnızca listede sayılan suçlarda (dolandırıcılık, örgüt gibi) mümkündür.
El koyma kararına nasıl itiraz edilir?
Sulh ceza hâkimliği kararına, kararı öğrenme tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie dilekçeyle itiraz edilir (CMK m.268/1). Zilyetliğindeki eşyaya el konulan kişi ayrıca her zaman hâkimden karar isteyebilir (CMK m.127/4).
Gözaltı süresi en fazla ne kadar olabilir?
Kural olarak 24 saattir. Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı, her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün süreyle uzatma emri verebilir; böylece gözaltı en fazla dört güne ulaşabilir (CMK m.91/1, 91/3). Yol süresi ayrıca en fazla 12 saattir.
Bu suçlar katalog suç mu, tutuklama kolaylaşır mı?
TCK m.186, m.187 ve dolandırıcılık, CMK m.100/3’teki katalogda yer almaz. Bu nedenle tutuklama için kaçma veya delil karartma şüphesinin somut olgularla gösterilmesi gerekir. Örgüt kurma suçu (ikinci, yedinci ve sekizinci fıkralar hariç) katalogdadır.
Kamu görevlisi şüphelilerin durumu nedir?
Açıklamada 3 kamu görevlisinin şüpheli olduğu belirtildi; kurumları ve isnat edilen fiiller açıklanmadı. Kasten işlenen bir suçtan hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde kamu görevinden yoksunluk kanuni sonuçtur (TCK m.53/1-a); bu sonuç ancak kesinleşmiş mahkûmiyetle doğar.
Hasta olarak şikâyetçi olabilir miyim?
Evet. Suçtan zarar gören olarak Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir, delillerin toplanmasını isteyebilir ve kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar kamu davasına katılabilirsiniz (CMK m.234, 237). Ürünün soruşturmaya konu partiden olduğunu gösteren belgeler önemlidir.
Hasta tazminat isteyebilir mi, süresi ne kadar?
Zarar gören, haksız fiil hükümlerine göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir (TBK m.49, 56). Süre, zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıldır; fiil ceza kanununda daha uzun zamanaşımına tabi bir suçsa o süre uygulanır (TBK m.72/1).
Şirket kapatılır mı, faaliyet izni iptal edilir mi?
Tüzel kişilere ceza verilmez; ancak kanunda öngörülen hâllerde, mahkûmiyet üzerine faaliyet izninin iptali ve müsadere gibi güvenlik tedbirleri uygulanabilir (TCK m.20/2, 60). Dolandırıcılıkta m.169, aklamada m.282/5 bu tedbirlere açıkça atıf yapar; m.186 ve m.187’de böyle bir özel hüküm yoktur.
Hukukçular Evi Bu Dosyalarda Ne Yapar
İlaç ve kamu sağlığına ilişkin ceza soruşturmalarında Hukukçular Evi, gözaltı aşamasından itibaren şüpheli müdafiliği yapar; ifade öncesi görüşme, ifade ve sorgu sırasında hazır bulunma, gözaltı süresinin uzatılmasına ve tutuklama kararlarına itiraz, adli kontrol yükümlülüklerinin kaldırılması veya hafifletilmesi talepleri bu kapsamdadır. El koyma kararlarının dayanağının ve rapor şartının incelenmesi, el konulan malvarlığı için itiraz ve kısmi serbest bırakma talepleri, bilirkişi raporlarına karşı teknik itirazların hazırlanması da yürütülen işler arasındadır. Suçtan zarar gören hastalar ve yakınları için şikâyet başvurusu, dosyaya delil sunulması, kamu davasına katılma ve tazminat süreçleri ayrıca planlanır. Her dosyanın sonucu kendi delillerine bağlıdır; sonuç vaadinde bulunulmaz.
Dosyanızı birlikte değerlendirelim
Gözaltı, ifade, el koyma, bilirkişi raporu veya şikâyet aşamasında hangi adımın öncelikli olduğunu belirlemek için Hukukçular Evi’ni arayabilirsiniz: 0554 648 37 15.
📚 İlgili Rehberler
- 🗂️ Ceza Hukuku Rehberi (Tüm Rehberler)Soruşturma, kovuşturma, tutuklama ve sanık haklarına ilişkin rehberlerin tamamı
- Kanser İlaçlarına 11 İlde Operasyon: 22 Gözaltı (Son Dakika)
- İnternetten Aldığım İlaç Sahte Çıktı: Şikâyet ve Tazminat
- Yurt Dışına İlaç Kaçırma Suçlaması: Eczacı ve Depo Çalışanının Savunması
- TİTCK Geri Çekme Duyurusu: Elimdeki İlaç Toplatıldı, Haklarım
- TİTCK Rehberi: Kurum Kararlarına Karşı Yollar
- SGK’nın Ödemediği Kanser İlacı: Mahkeme Kararları
- Dolandırıcılıkta Param Geri Gelir mi? Bloke, El Koyma ve Tazminat
- Beraat Sonrası Tutuklulukta Geçen Süre İçin Tazminat
- 16 İlde Organize Suç Örgütü Operasyonu (30 Ekim 2026)
- Hukuk Gündemi Son Durum
Bu içerik Ceza Hukuku alanındadır.
Ceza Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları
Mevzuat ve kaynaklar: Adalet Bakanlığının 02/11/2026 tarihli “Bakan Gürlek: Hastalarımızın Hayatını Tehlikeye Atanlara Müsamaha Göstermeyeceğiz” başlıklı açıklaması; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.20, 44, 52, 53, 54, 55, 60, 157, 158, 169, 186, 187, 220, 282; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.39, 91, 95, 100, 101, 109, 127, 128, 141, 142, 147, 153, 234, 237, 268; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.49, 56, 72; Anayasa m.38/4. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosya için hukuki danışmanlık yerine geçmez.
İlgili Rehberler
- 📚 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- ▸ Sahte Faturada İspat Yükü 2026: VUK 3/B’de Gerçek Mahiyet, İdarenin Somut Tespit Yükümlülüğü, Satıcı Raporunda Gerçek Kabul Edilen Faturalar, Mükellefin Delilleri, Gerçeğe En Yakın Matrah, İYUK 20 ve Danıştay Kararlarıyla Dilekçe Örnekleri
- ▸ Nitelikli Dolandırıcılık Yargıtay Kararları (2026): TCK m.158, 7571 ile Asliye Cezaya Geçiş, 7589 ile Gelen 158/4 İndirimi, Hile, Bilişim ve Banka, Hesap Kullandırma, Etkin Pişmanlık ve Tutuklama Üzerine 18 Karar
- ▸ HAGB Yargıtay Kararları (2026): CMK m.231, 7589 Sayılı Kanun, Anayasa Mahkemesi İptalleri, Zararın Giderilmesi, Denetim Süresi ve Tazminata Etkisi Üzerine 15 Karar
- ▸ Yasa Dışı Bahis Sitesi Sponsorluğu 2026: Kulüp ve Şirket Yöneticisinin Sorumluluğu (7258 m.5/1-ç), Sponsorluk Bedelinin Müsaderesi (TCK 55, 60/2), Bilerek Kabul ve Aklama (TCK 282/2, Kabahatler K. 43/A), Spor Kulübünün MASAK Yükümlülüğü (5549 m.2/1-d, 3), Görevin Kendiliğinden Sona Ermesi (7405 m.5/4), Reklam Kurulu, Erişim Engeli ve Savunma Dilekçesi
Bu konuda hukuki destek almak için


