Velayeti Kaldırılan Ebeveynin Nafaka Yükümlülüğü Devam Eder mi? (TMK 350)
23 Temmuz 2026

Velayeti Kaldırılan Ebeveynin Nafaka Yükümlülüğü Devam Eder mi? (TMK 350)

Velayetin kaldırılması hâlinde ana ve babanın, çocuklarının bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülükleri devam eder; velayet hakkının gitmesi, nafaka borcunu sona erdirmez. Ana-baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa bu giderler Devletçe karşılanır ve kişisel ilişki, çocuğun yararına aykırı değilse ayrıca düzenlenebilir.

Velayet davası sonrası nafaka tartışması mı doğdu?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Yanlış Denklemin Düzeltilmesi: Hak Gider, Borç Kalır

Velayeti kaldırılan ebeveynlerin bir kısmı, kararı adeta bir “istifa belgesi” gibi okur: “Madem çocuğum elimden alındı, nafaka da bitmiştir.” Kanun bu denklemi tek cümleyle yıkar — TMK m.350: “Velâyetin kaldırılması hâlinde ana ve babanın, çocuklarının bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülükleri devam eder.” Mantık yalındır: velayet bir hak ve yetkidir — kötüye kullanılınca alınabilir; bakım yükümlülüğü ise soybağından doğan bir borçtur — çocuk var oldukça yaşar. Mahkeme, ebeveynliğin direksiyonunu elinden alabilir; ama benzin parasını ödemekten kurtaramaz.

Kısa Hatırlatma: Velayet Hangi Hâllerde Kaldırılır?

Bağlamı kurmak için özetleyelim: velayet; ana-babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka yerde bulunması gibi sebeplerle görevini yerine getirememesi, çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması hâllerinde kaldırılır; şiddet, istismar ve çocuğun terki en ağır tablolar olarak bu kapıdan geçer. Kaldırma kararıyla çocuk; ya diğer ebeveynin velayetine ya da bir vasinin gözetimine, gerekiyorsa koruma tedbirleriyle bir kuruma yerleştirilir. Kaldırma, kural olarak mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsar; işte tam bu noktada mali soru doğar — çocuğun kasası kime bağlı kalır?

Yükümlülüğün Kapsamı: Bakım + Eğitim, Ergin Oluncaya (ve Ötesine) Kadar

Devam eden yükümlülük, iştirak nafakasının bilinen içeriğiyle örtüşür: barınma, beslenme, giyim, sağlık ve eğitim giderleri; çocuğun yaşına ve ihtiyaçlarına göre kurslar, okul masrafları ve tedaviler. Nafakayı talep edecek taraf, çocuğun fiilî bakımını üstlenen kişidir: velayet diğer ebeveyne verilmişse o; vasi atanmışsa vasi, çocuk adına nafaka davası açar ve tahsil edilen tutarlar çocuğun ihtiyaçlarına özgülenir. Süre yönünden kural değişmez: yükümlülük çocuk ergin oluncaya kadar sürer; erginlikten sonra eğitimi devam eden çocuk için yardım nafakası düzeni ayrıca işler. Miktar; tarafların malî güçleri ve çocuğun ihtiyaçlarına göre takdir edilir, ödenmeyen nafaka için icra ve tazyik hapsi mekanizmaları — velayeti kaldırılmış borçluya karşı da — aynen çalışır. Velayetin kaldırılmış olması, nafaka artırım davalarına karşı bir kalkan da değildir: çocuğun ihtiyacı büyüdükçe rakam güncellenir.

Çocuk Kurumdaysa: Devlet Öder, Ama Rücu Kapısı Açıktır

Kanunun ikinci cümlesi sosyal devleti çağırır: ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa bu giderler Devletçe karşılanır. Koruma altına alınıp kuruma veya koruyucu aile yanına yerleştirilen çocukların bakımı kamu bütçesinden yürür; ancak bu, ödeme gücü olan ebeveynin faturadan kurtulduğu anlamına gelmez — sosyal hizmet mevzuatı, bakım giderlerine gücü oranında katkı alınmasına ve gerektiğinde rücuya zemin tanır. Nafaka hükümlerinin saklı tutulması da aynı mantığın uzantısıdır: çocuğun kurumda olması, ebeveyn aleyhine nafaka takdirine engel değildir. Özet: devletin şefkati, ihmalkâr ama varlıklı ebeveynin sponsoru değildir.

Kişisel İlişki ve Geri Dönüş: Kapılar Tamamen Kapanmaz

İki tamamlayıcı not tabloyu dengeler. Kişisel ilişki: Velayetin kaldırılması, çocukla görüşmenin otomatik yasağı değildir; kaldırma sebebi çocuk için tehlike oluşturmuyorsa, ebeveyn-çocuk bağının sürmesi adına sınırlı ve denetimli kişisel ilişki düzenlenebilir — karar, her dosyada çocuğun üstün yararı süzgecinden geçer; istismar-şiddet dosyalarında ilişki tümden kısıtlanabilir. Velayetin geri verilmesi: Kaldırmayı gerektiren sebep ortadan kalkarsa, ebeveynin istemi üzerine hâkim velayeti geri verebilir; tedavi süreçleri, yaşam düzeninin oturması ve uzman raporları bu davanın yapı taşlarıdır. İki başlığın ortak mesajı şudur: kaldırma kararı bir mezar taşı değil, ağır bir uyarı levhasıdır — mali yükümlülük hiç durmadan işler; hak ise, hak edilirse geri gelir.

Kanun Doğrudan Cevap Veriyor: TMK m. 350

Bu sorunun cevabı yorum gerektirmez; kanunda açık hüküm vardır:

Velâyetin kaldırılması hâlinde ana ve babanın çocuklarının bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülükleri devam eder. Ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa bu giderler Devletçe karşılanır. Nafakaya ilişkin hükümler saklıdır.”

Yani velayetin kaldırılması bir kurtuluş değildir. Hak sona erer, yükümlülük sürer.

Neden Böyle? Yükümlülük Velayetten Bağımsız

TMK m. 327/1 uyarınca çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır.

Madde gerekçesinde bu husus açıkça vurgulanmıştır: ana ve babanın çocuklarına bakma, onu koruma ve eğitme ödevleri velayet hakkından bağımsızdır; velayet hakkı kendisinden alınmış olsa dahi bu ödevler devam eder. Gerekçe bunu bir tabii hukuk kuralının pozitif hukuk kuralı hâline getirilmesi olarak niteler.

Bakım borcunun kaynağı velayet değil soybağıdır. Boşanma, velayet kaybı veya velayetin kaldırılması bu bağı ortadan kaldırmadığından yükümlülük de sona ermez.

Davayı Kim Açar? TMK m.329

Velayet kaldırıldığında nafakanın devam ettiği anlaşıldıktan sonra sıradaki soru şudur: bu nafakayı kim, kimin adına isteyecek? Kanun bunu ayrı bir maddede, üç ayrı ihtimali sayarak düzenlemiştir.

TMK m.329’a göre küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir. Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçük için gereken hâllerde nafaka davası, atanacak kayyım veya vasi tarafından da açılabilir. Ayırt etme gücüne sahip olan küçük de nafaka davası açabilir.

Birinci fıkradaki ölçüt velayet değil, fiilen bakmaktır. Bu, bu yazının konusu bakımından belirleyicidir: velayet her iki ebeveynden de alınmış olsa dahi, çocuğa fiilen bakan kişi veya kurum nafaka talep edebilir. Velayetin kaldırılması ve çocuğa vasi atanması hâlinde ise dava hakkı vasiye geçer; vasi, çocuk adına ana ve babaya karşı nafaka davası açabilir.

Üçüncü fıkra ise doğrudan çocuğa yetki tanır: ayırt etme gücüne sahip küçük, davayı bizzat açabilir. Ergin olması beklenmez.

KimŞartı
Fiilen bakan ana veya babaVelayet değil, fiilî bakım aranır
Kayyım veya vasiAyırt etme gücü olmayan küçük için gereken hâllerde
Küçüğün kendisiAyırt etme gücüne sahip olması
Velayet kaldırılmışsaDava hakkı vasiye geçer

Talep Edilmese Bile Hükmedilebilir

İştirak nafakasının çocuğun hakkı olması, usul hukukunda da bir sonuç doğurur ve bu sonuç taleple bağlılık ilkesinden ayrılır.

TMK m.182’nin ikinci fıkrası ile Anayasa’nın 41. maddesinin ikinci fıkrası birlikte değerlendirildiğinde, hâkim herhangi bir talep olmasa dahi re’sen iştirak nafakasına hükmedebilir. Bu, olağan usul kuralının istisnasıdır: boşanma dosyasında iştirak nafakası hiç istenmemiş olsa bile mahkeme çocuğun yararı gereği bu konuda karar verebilir.

Bunun iki pratik yansıması vardır. Birincisi, “boşanırken istemedim, artık hakkım yok” değerlendirmesi doğru değildir. İkincisi, anlaşmalı boşanma protokolünde iştirak nafakası öngörülmemiş olması, çocuğun ileride nafaka talep etmesine engel oluşturmaz; çünkü hak çocuğa aittir ve ebeveyn bu haktan çocuk adına geçerli biçimde feragat edemez.

Yükümlülüğün kaynağı da bu sonucu destekler: TMK m.327’ye göre çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır. Bu yükümlülük velayetten değil, soybağından doğar; dolayısıyla velayetin kaldırılması onu ortadan kaldırmaz.

SoruCevap
Talep yoksa hükmedilir mi?Evet; hâkim re’sen hükmedebilir
Protokolde yer almamışsaSonradan talep edilebilir
Ebeveyn feragat edebilir mi?Çocuk adına geçerli feragat olmaz
Yükümlülüğün kaynağıVelayet değil, soybağı (m.327)

Gelecekteki Nafaka Güvence Altına Alınabilir

Velayeti kaldırılmış bir ebeveynin ödemeleri düzenli yapmaması sık karşılaşılan bir durumdur. Kanun bunu yalnız icra takibine bırakmamış, önleyici bir imkân da tanımıştır.

Buna göre nafaka borçlusu olan ana veya babanın nafaka yükümlülüklerini sürekli olarak ve ısrarla yerine getirmemesi ya da kaçma hazırlığı içinde bulundukları, mallarını gelişigüzel harcadıkları veya heba ettikleri kabul edilebiliyorsa hâkim, gelecekteki nafaka yükümlülüklerine ilişkin olarak uygun bir güvencenin sağlanmasına veya gerektiğinde diğer önlemlerin alınmasına karar verebilir.

Bu imkânın değeri, birikmiş alacağı tahsil etmek yerine gelecek dönemi güvenceye almasıdır. Talep edilirken üç unsurdan hangisinin gerçekleştiği somut olarak gösterilmelidir: ödemelerin süreklilik arz eden biçimde yapılmaması, yurt dışına çıkış veya adres gizleme gibi kaçma emareleri ya da malvarlığının hızla elden çıkarılması.

Uygulamada bu talep, malvarlığının korunmasına yönelik diğer araçlarla birlikte ileri sürüldüğünde daha etkili olur; tespit edilen taşınmaz ve araçlar dilekçede ayrıca gösterilmelidir.

ŞartNasıl gösterilir
Sürekli ve ısrarlı ödememeİcra dosyası, ödeme geçmişi
Kaçma hazırlığıAdres değişikliği, çıkış kayıtları
Malları gelişigüzel harcama veya heba etmeTapu ve trafik kayıtlarındaki devirler
SonuçGüvence veya diğer önlemler

Velayetin Kaldırılmasının Üç Ayrı Sonucu

Yukarıdaki hükümler birlikte okunduğunda, velayetin kaldırılmasının nafaka bakımından doğurduğu sonuçlar netleşir. Karıştırılan üç başlığı ayırmak gerekir.

Yükümlülük devam eder. TMK m.350 uyarınca velayetin kaldırılması, ana ve babanın çocuğun bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; hak gider, borç kalır.

Alacaklı ve muhatap değişir. Nafaka artık velayet sahibi eşe değil, çocuğa fiilen bakan kişiye veya atanmış vasiye ödenir. Dava hakkı da TMK m.329’daki sıraya göre belirlenir.

Miktar yeniden değerlendirilebilir. Çocuğun bakım koşulları değiştiğinden, TMK m.330’daki ölçütlere göre yapılan hesap da değişir; koşullar değişmişse TMK m.331 uyarınca miktarın yeniden belirlenmesi istenebilir.

BaşlıkVelayet kaldırılıncaDayanak
YükümlülükDevam ederm.350, m.327
Dava hakkıFiilen bakana veya vasiye geçerm.329
MiktarYeniden değerlendirilebilirm.330, m.331
GüvenceŞartları varsa istenebilirNafaka hükümleri

Dava Nerede Açılır? Görev ve Yetki

Velayetin kaldırılmasından sonra açılacak nafaka davasında görev ve yetki, boşanma dosyasının görüldüğü mahkemeye göre değil, ayrı kurallara göre belirlenir.

Görev bakımından dava aile mahkemesinde açılır; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar ve kararında bu sıfatı belirtir.

Yetki bakımından ise TMK m.177 uygulanır: boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Bu kural, nafaka alacaklısı bakımından önemli bir kolaylıktır; borçlunun bulunduğu şehre gitmek gerekmez.

Velayetin kaldırıldığı hâllerde bu kuralın uygulanmasında ölçüt, çocuğun yerleşim yeridir; çünkü nafaka alacaklısı çocuktur. Çocuk vasi yanında veya bir kurumda kalıyorsa, dava dilekçesinde yetkinin hangi olguya dayandırıldığı açıkça gösterilmelidir.

KonuKural
Görevli mahkemeAile mahkemesi; yoksa asliye hukuk (aile sıfatıyla)
Yetkili mahkemeNafaka alacaklısının yerleşim yeri (m.177)
Nafaka alacaklısı kimÇocuk; dava adına vasi veya fiilen bakan açar
DilekçedeYetkinin dayandığı olgu açıkça gösterilmeli

Miktarın belirlenme ölçütleri için SED araştırması yazımıza, velayetin kaldırılması sebepleri için velayetin kaldırılması yazımıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Velayeti kaldırılan ebeveyn nafaka ödemeye devam eder mi?

Eder. TMK m. 350 uyarınca velâyetin kaldırılması hâlinde ana ve babanın çocuklarının bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülükleri devam eder. Velayetin kaldırılması bir kurtuluş değildir; hak sona erer, yükümlülük sürer.

Bu yükümlülüğün dayanağı nedir?

TMK m. 327/1 uyarınca çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır. Madde gerekçesinde bu ödevlerin velayet hakkından bağımsız olduğu ve velayet kendisinden alınmış olsa dahi devam edeceği açıkça belirtilmiştir; yükümlülüğün kaynağı velayet değil soybağıdır.

Kimsenin ödeme gücü yoksa ne olur?

TMK m. 350’nin ikinci cümlesi uyarınca ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa bu giderler Devletçe karşılanır. Bu hâlde 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamındaki bakım tedbiri ve sosyal hizmet destekleri devreye girer.

Anlaşmalı boşanmada nafaka istemedim, sonra isteyebilir miyim?

İsteyebilirsiniz. Anlaşmalı boşanma davasında müşterek çocuk için nafaka istenmemiş olması, koşulların değişmesi ile çocuğun ihtiyacı ve üstün yararı gözetilerek daha sonra iştirak nafakası talep etmeye engel teşkil etmez. Protokolle toplu ödeme yapılmış olması da yükümlülüğü sona erdirmez, yalnızca miktarın tayininde dikkate alınır.

İştirak nafakasından feragat edilebilir mi?

İleriye dönük olarak edilemez. İştirak nafakası çocuğun hakkı olup kamu düzenine ilişkindir; hâkim talep bulunmasa dahi kendiliğinden hükmedebilir. Ayrıca bu konuda verilen karar kesin hüküm teşkil etmez ve taraflar her zaman dava açabilir.

Nafaka ne zaman sona erer?

TMK m. 328 uyarınca bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi sürüyorsa ana ve baba, kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitim sona erinceye kadar bakmakla yükümlüdür.

Çocuk 18 yaşını doldurdu, nafaka nasıl istenir?

Önceki iştirak nafakası çocuğun ergin olmasıyla kanun gereği kendiliğinden son bulur. Eğitimi süren ergin çocuk bakımından yükümlülük devam eder ancak bu artık yardım nafakası niteliğindedir ve çocuk tarafından kendi adına talep edilmelidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 17.09.2003 tarihli, E. 10282, K. 2003/11461 sayılı kararı bu yöndedir.

Nafakanın artırılması için ne gerekir?

TMK m. 331 uyarınca durumun değişmesi hâlinde hâkim istem üzerine miktarı yeniden belirler. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07.11.2019 tarihli, E. 2017/1024, K. 2019/1151 sayılı kararında, yükümlünün ekonomik gücünde boşanma sonrası bir değişiklik bulunmadığında artırım istenemeyeceği kabul edilmiştir.

Kimsenin ödeme gücü yoksa: Devlet karşılar

TMK m. 350’nin ikinci cümlesi genellikle gözden kaçar ama çocuk açısından hayati bir güvencedir: ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa bu giderler Devletçe karşılanır.
Yani çocuk, ebeveynlerinin ödeme gücü bulunmadığı için bakımsız bırakılamaz. Bu hâlde 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamındaki bakım tedbiri ve sosyal hizmet destekleri devreye girer.

Velayet Kaldırılınca Nafaka Kime Ödenir?

Velayet yalnızca bir ebeveynden kaldırılmışsa, nafaka diğer ebeveyne ödenir.

Velayet her iki ebeveynden de kaldırılmışsa çocuğa vasi atanır; bu hâlde bakım giderlerine katılma yükümlülüğü vasiye veya çocuğun bakımını üstlenen kuruma yönelik olarak yerine getirilir.

Hatırlatmak gerekir: velayet ana ve baba dışında kimseye verilemez; yakınlar ancak vasi olarak atanabilir.

İştirak Nafakası Çocuğun Hakkıdır

Bu nitelendirmenin çok somut sonuçları vardır:

  • Hâkim re’sen hükmedebilir. Ana babanın bakım yükümlülüğünün doğal sonucu olan iştirak nafakası çocuğun korunmasına yönelik olup kamu düzenine ilişkindir; hâkim talep bulunmasa dahi kendiliğinden iştirak nafakasına hükmedebilir.
  • İleriye dönük feragat geçersizdir. Taraflar bu haktan ileriye dönük olarak feragat edemez.
  • Kesin hüküm oluşturmaz. İştirak nafakasına ilişkin karar kesin hüküm teşkil etmez; nafaka her an doğup işleyen haklardan olduğundan taraflar her zaman dava açabilir.

Anlaşmalı Boşanmada Nafaka İstenmemişse

Uygulamada sık karşılaşılan bir durumdur ve cevabı nettir: anlaşmalı boşanma davasında müşterek çocuk için nafaka istenmemiş olması, koşulların değişmesi ile çocuğun ihtiyacı ve üstün yararı gözetilerek daha sonra iştirak nafakası talep etmeye engel teşkil etmez.

Dahası, protokolle çocuk için toplu bir ödeme yapılmış olması da babayı iştirak nafakası yükümlülüğünden kurtarmaz; bu husus yalnızca nafaka miktarının tayininde göz önüne alınabilir.

Yükümlülük Ne Zaman Sona Erer?

TMK m. 328 iki kademeli bir düzen kurar:

  • Kural: Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder.
  • İstisna: Çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür.

Erginlikten Sonra Nafakanın Adı Değişir

Bu teknik ayrım uygulamada dosya kaybettirir. Önceki iştirak nafakası, çocuğun ergin olmasıyla kanun gereği kendiliğinden son bulur.

Ergin olan çocuğun eğitimi sürüyorsa ana babanın bakım yükümlülüğü devam eder; ancak bu artık iştirak nafakası değil yardım nafakası niteliğindedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 17.09.2003 tarihli, E. 10282, K. 2003/11461 sayılı kararı bu yöndedir.

Pratik sonucu: ergin olan çocuk, nafakayı kendi adına ve yardım nafakası olarak talep etmelidir; velayet sahibi ebeveynin talebi bu aşamada yerinde olmaz.

Birikmiş Nafaka Ergin Olunca da İstenebilir

Çocuğun ergin olduğu tarihe kadar ödenmeyerek birikmiş nafaka alacağı bulunuyorsa, bu alacak çocuğun ergin olduğu tarihten sonra da velayet hakkı kendisine verilmiş olan eş tarafından takibe konu edilerek istenebilir.

Zira nafaka, velayet hakkı kendisine verilen eşe çocuğun bakım ve eğitimine harcaması için verilmiştir; bu nedenle onun tarafından istenmesinde usule aykırılık bulunmaz.

Miktar Değişebilir

TMK m. 331 uyarınca durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya kaldırır.

Ancak bir sınır vardır: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07.11.2019 tarihli, E. 2017/1024, K. 2019/1151 sayılı kararında, yükümlünün ekonomik gücünde boşanma sonrası bir değişiklik bulunmadığında iştirak nafakasının artırılmasının istenemeyeceği kabul edilmiştir.

Yani artırım için yalnızca “ihtiyaç arttı” demek yeterli değildir; yükümlünün durumundaki değişiklik de ortaya konmalıdır.

Çocuğun Kendi Malvarlığı Kullanılabilir mi?

Kural olarak hayır; bu istisnaî bir yoldur. TMK m. 327’nin ikinci fıkrası üç hâl sayar: ana ve babanın yoksul olması, çocuğun özel durumunun olağanüstü harcama gerektirmesi veya olağan dışı herhangi bir sebebin varlığı.

Yargıtay uygulamasında da çocuğun bakım ve eğitim giderlerinin öncelikle ana ve baba tarafından karşılanması gerektiği, çocuğun malvarlığına başvurmanın istisnaî olduğu ve hâkim iznine bağlı bulunduğu kabul edilmektedir.

Usul Notları

  • Görevli mahkeme: Aile mahkemesi.
  • Hüküm zamanı: Velayetin değiştirilmesi hâlinde iştirak nafakasına, kararın kesinleşme tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir.
  • Harç: İştirak nafakasının kaldırılması veya artırılması taleplerinde nafakanın yıllık bedeli üzerinden nispi peşin harç yatırılır; eksiklik tamamlattırılmadan esasa girilmesi bozma sebebidir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Velayet gidince yükümlülüğün bittiğini sanmak: TMK m. 350 açıktır; bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğü devam eder.
  • Protokolde nafaka istenmediği için hakkın düştüğünü düşünmek: Anlaşmalı boşanmada nafaka istenmemiş olması sonradan talebe engel değildir.
  • Toplu ödemeyi kurtuluş sanmak: Protokolle yapılan ödeme yükümlülüğü sona erdirmez, yalnızca miktarın tayininde dikkate alınır.
  • Erginlikten sonra iştirak nafakası istemek: Bu aşamada nafaka yardım nafakası niteliğindedir ve çocuk kendi adına talep etmelidir.
  • Birikmiş alacaktan vazgeçmek: Çocuk ergin olsa dahi birikmiş nafaka takibe konu edilebilir.
  • Artırım talebini yalnızca ihtiyaca dayandırmak: Yükümlünün ekonomik durumundaki değişiklik de gösterilmelidir.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Velayetim kaldırıldı, nafaka ödemeye devam edecek miyim?

Evet; TMK 350 gereği bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğü aynen sürer, velayetin kaldırılması nafaka borcunu sona erdirmez.

Nafakayı kim talep eder?

Çocuğun fiilî bakımını üstlenen taraf: velayet verilen diğer ebeveyn ya da atanan vasi, çocuk adına nafaka davasını açar ve tahsilatı çocuğa özgüler.

Çocuk devlet korumasındaysa ödeme biter mi?

Ödeme gücü olan ebeveynden bakım giderlerine katkı alınabilir; devletin karşılaması, yalnızca ana-baba ve çocuğun ödeme gücü yoksa devreye girer.

Velayeti kaldırılan ebeveyn çocuğunu görebilir mi?

Çocuğun yararına aykırı değilse sınırlı ve denetimli kişisel ilişki düzenlenebilir; tehlike oluşturan dosyalarda ilişki kısıtlanır.

Velayet geri alınabilir mi?

Kaldırma sebebi ortadan kalkarsa hâkim, istem üzerine velayeti geri verebilir; tedavi ve düzen değişikliği uzman raporlarıyla ispatlanmalıdır.

Velayet, iştirak nafakası ve koruma tedbiri dosyaları için
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk