Velayet ancak ergin kişi tarafından kullanılabilir: ana küçükse hâkim, çocuğun menfaatine göre bir vasi atar veya velayeti ergin babaya verir. Küçük anne bebeğinin fiilî bakımını sürdürür; hukuki temsil ise vaside kalır. Anne ergin olduğunda, velayetin kendisine verilmesini mahkemeden isteyebilir.
Reşit olmayan bir annenin bebeğiyle ilgili hukuki belirsizlik mi var?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.
İki Çocuk, Bir Hukuki Düğüm
On altı yaşındaki bir genç kız anne olduğunda ortada, hukukun gözünde iki çocuk vardır: kucağındaki bebek ve kendisi. Bebeğin bakımına, aşısına, nüfus işlemine, ameliyat onayına kim imza atacak? Anne — ki kendi adına bile tek başına sözleşme yapamayan bir küçüktür — bebeğini hukuken temsil edebilir mi? Bu düğümün cevabı Medeni Kanun’un az bilinen ama hayati maddesindedir: TMK m.337. Madde; evlilik dışı doğumda velayetin anaya ait olduğunu söyledikten sonra kritik istisnayı ekler: ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velâyet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre, vasi atar veya velâyeti babaya verir.
Temel İlke: Velayet, Ergin İşi
Velayet; çocuğun bakımı, eğitimi ve temsili konusunda ana-babaya tanınan geniş bir yetki-sorumluluk paketidir ve bu paketi taşımak, tam fiil ehliyeti ister — velayeti kullanacak kişinin kendisinin ergin ve kısıtlı olmaması gerekir; TMK m.337/2’nin ananın küçük veya kısıtlı olmasını ayrı birer sebep olarak sayması bundandır. Küçük anne bu eşiği aşamadığından, doğumla birlikte bebeği üzerinde velayeti fiilen kullanamaz; bebek “velisiz” kalamayacağı için sistem otomatik devreye girer: görevi sırasında bu durumu öğrenen nüfus memurları, idari makamlar, noterler ve mahkemeler durumu gecikmeden vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür (TMK m.404/2) ve hâkim, çocuk için karar verir. İki seçenek vardır ve pusula tektir — çocuğun üstün yararı: (1) Vasi atanması: Bebeğe, hukuki işlemlerini yürütecek bir vasi atanır; haklı sebepler engel olmadıkça eş ve hısımlar öncelikle değerlendirildiğinden (TMK m.414) bu kişi bebeğin anneannesi veya dedesi gibi bir yakın olabilir. (2) Velayetin babaya verilmesi: Baba ergin ise ve çocukla soybağı kurulmuşsa (tanıma veya babalık hükmüyle), hâkim velayeti babaya verebilir; babanın yaşam düzeni, bebeğe fiilen bakabilme kapasitesi ve anneyle ilişkisi bu takdirin verileridir. Not düşülmeli: her iki senaryoda da bebeğin fiilî bakımı — emzirme, büyütme, günlük hayat — küçük annede kalabilir; devredilen şey sevgi değil, imza yetkisidir.
Evlilik Denklemi: Nikâh Erginleştirir, Düğümü Çözer
Tablonun bir istisnası evliliktir: evlenme, kişiyi ergin kılar (TMK m.11). On yedi yaşını doldurup yasal izinle (olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple on altı yaşında hâkim kararıyla; TMK m.124) evlenen genç anne, nikâhla birlikte ergin statüsüne geçer — ve çocuğun babasıyla evlenmişse çocuk kendiliğinden evlilik içinde doğmuş çocuk hükümlerine tâbi olur (TMK m.292); velayeti eşiyle birlikte bizzat kullanır (TMK m.336/1) ve vasi düğümü hiç doğmaz. Bu kural, uygulamadaki tabloyu ikiye böler: resmî nikâhlı genç annelerde sorun yoktur; sorun, evlilik dışı ya da yalnızca dinî törenle kurulmuş birlikteliklerde doğan bebeklerde yaşanır — ki bu ikinci küme, ayrıca resmî nikâhsız birlikteliğin ve küçüklerle kurulan beraberliklerin kendi hukuki-cezai sorunlarını da taşır. Dinî nikâhla kurulan birlikteliklerin hukuki sonuçları için dinî nikâhla birlikte yaşama yazımıza bakabilirsiniz. Bir sınır daha netleştirilmelidir: mahkeme kararıyla ergin kılınma (kazai rüşt), on beş yaşını dolduran küçüğün kendi isteği ve velisinin rızasıyla mümkündür (TMK m.12); bu yolun “velayet için” işletilmesi de her dosyada kendi menfaat denetiminden geçer — kestirme değil, istisnadır.
Anne 18’ini Doldurunca: Velayeti Geri Almak
Vasi ataması bir mahkûmiyet değil, geçici bir köprüdür. Anne ergin olduğunda — on sekizini doldurduğunda ya da evlenerek ergin kıldığında — engel ortadan kalkar ve anne, velayetin kendisine verilmesini mahkemeden isteyebilir; talep, çocuğun üstün yararı ölçüsünde değerlendirilir; vesayetin kaldırılması ise vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinin işidir. Dava pratiği sadedir: erginliğin belgelenmesi, annenin bebeğine fiilen baktığının ortaya konması (sağlık-aşı kayıtları, tanıklar, sosyal inceleme) ve vasinin görüşü. Aynı köprü baba cephesinde de çalışır: velayet babaya verilmişken koşullar değişirse, ergin anne velayetin değiştirilmesini talep edebilir — pusula yine çocuğun üstün yararıdır. Kapanış notu koruma boyutunadır: on sekiz yaş altı gebelik ve annelik; sağlık ve sosyal hizmet sisteminin bildirim mekanizmalarını da harekete geçiren (5395 s.K. m.6), çocuk koruma mevzuatının radarındaki bir alandır — hukuki süreçler, bu destek şemsiyesiyle birlikte ve genç annenin örselenmemesi önceliğiyle yürütülmelidir. Doğru kurgulanan dosyada bu düğüm, anne ergin olduğunda mahkeme kararıyla çözülebilen geçici bir parantezdir; ihmal edilen dosyada ise bebeğin nüfusundan okul kaydına her işlemin tıkandığı kronik bir soruna dönüşür.
Küçük Annenin Kendi Hukuki Durumu: TMK m.11, m.12, m.16 ve m.335
Konunun anahtarı, küçük annenin kendisinin de hukuken bir çocuk olmasıdır. Ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velâyeti altındadır (TMK m.335/1). Dolayısıyla evlilik dışında anne olan on altı yaşındaki bir genç kız, bir yandan kendi ana ve babasının velâyeti altında bulunurken diğer yandan bebeğinin anasıdır.
Erginlik — TMK m.11. Erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar; evlenme de kişiyi ergin kılar. Ergin kılınma — TMK m.12. On beş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir; bu bir çekişmesiz yargı işidir (HMK m.382/2-a-1). Küçük anne bakımından buradaki “veli”, kendi ana ve babasıdır.
Ayırt etme gücü — TMK m.16. Ayırt etme gücüne sahip küçükler, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremez; karşılıksız kazanmalarda ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada ise bu rıza aranmaz. Bu ayrım, küçük annenin hangi işlemleri tek başına yapabileceğini belirlerken önem taşır.
Çocuk koruma bakımından — 5395 s.K. m.3. Çocuk Koruma Kanunu, daha erken yaşta ergin olsa bile on sekiz yaşını doldurmamış kişiyi çocuk sayar. Bu nedenle evlenerek ergin olan on yedi yaşındaki bir anne de kanunun koruma ve destek tedbirlerinin kapsamında kalır.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kendi durumu | Ana ve babasının velâyeti altında | TMK m.335/1 |
| Erginlik | On sekiz yaşın doldurulması | TMK m.11 |
| Evlenme | Kişiyi ergin kılar | TMK m.11 |
| Ergin kılınma | On beş yaş, kendi isteği, velinin rızası, mahkeme kararı | TMK m.12, HMK m.382/2-a-1 |
| Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar | Yasal temsilcinin rızası aranmaz | TMK m.16 |
| Çocuk koruma | Ergin olsa bile on sekiz yaş altı çocuk sayılır | 5395 s.K. m.3/1-a |
Doğrudan Uygulanan Hüküm: TMK m. 337
Bu durumu düzenleyen özel bir hüküm vardır ve cevabı doğrudan verir:
“Ana ve baba evli değilse velâyet anaya aittir. Ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velâyet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre, vasi atar veya velâyeti babaya verir.”
Maddenin yapısı iki aşamalıdır:
- Kural: Evlilik dışı doğan çocuğun velayeti anaya aittir.
- İstisna: Ana küçükse — yani on sekiz yaşını doldurmamış ve evlenme ya da mahkeme kararıyla ergin olmamışsa (TMK m.11, m.12) — hâkim vasi atar veya velayeti babaya verir.
Sebebi cezalandırıcı değil, yapısaldır: küçük anne de kendisi velayet altındadır (TMK m.335/1) ve velayet, çocuk adına hukuki işlem yapabilmeyi gerektirir. Ayırt etme gücüne sahip olmakla birlikte ergin olmayan kişi, yasal temsilcisinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremez (TMK m.16); bu nedenle çocuğu adına bu yetkiyi tam olarak kullanamaz.
Maddenin İki Fıkrası ve Hâkimin İki Seçeneği — TMK m.337
Konunun tamamı tek bir maddede toplanmıştır ve maddenin iki fıkrası birbirinden farklı işlev görür. Metin şöyledir: ana ve baba evli değilse velâyet anaya aittir. Ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velâyet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre, vasi atar veya velâyeti babaya verir.
Birinci fıkra kuraldır: evlilik dışı doğan çocuğun velâyeti kendiliğinden anaya aittir. Bunun için mahkeme kararına, başvuruya ya da herhangi bir işleme gerek yoktur; velâyet doğumla birlikte doğar.
İkinci fıkra istisnadır ve dört hâli sayar: ananın küçük olması, kısıtlı olması, ölmüş olması ya da velâyetin kendisinden alınmış olması. Bu hâllerden biri varsa hâkim iki seçenekten birini kullanır: vasi atar veya velâyeti babaya verir.
Burada gözden kaçan üç nokta vardır. Birincisi, ikinci fıkra hâkime bir seçim tanır; velâyetin babaya geçmesi kendiliğinden gerçekleşen bir sonuç değildir. İkincisi, seçimin tek ölçütü çocuğun menfaatidir. Üçüncüsü, bu seçim ancak hâkim kararıyla yapılır; durumu öğrenen nüfus memurları, idari makamlar, noterler ve mahkemeler vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür (TMK m.404/2).
| Durum | Sonuç |
|---|---|
| Ana ve baba evli değil, ana ergin | Velâyet kendiliğinden anaya |
| Ana küçük | Hâkim: vasi atar veya velâyeti babaya verir |
| Ana kısıtlı | Aynı iki seçenek |
| Ana ölmüş veya velâyeti alınmış | Aynı iki seçenek |
| Ölçüt | Yalnız çocuğun menfaati |
Boşluk Kalmaz: TMK m.335 ve m.404
“Anne velâyeti kullanamıyorsa çocuk hukuken sahipsiz mi kalır” sorusunun cevabı hayırdır. Kanun, küçüğün her hâlde bir koruma altında olmasını sağlayacak biçimde kurgulanmıştır.
TMK m.335 kuralı koyar: ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velâyeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velâyet ana ve babadan alınamaz. TMK m.404 ise boşluğu kapatır: velâyet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır.
İki hüküm birlikte okunduğunda tablo şudur: bir küçük ya velâyet altındadır ya da vesayet altındadır; üçüncü bir ihtimal yoktur. Ananın küçük olması hâlinde çocuk velâyet altına giremiyorsa, doğrudan vesayet rejimi devreye girer ve kendisine vasi atanır.
Buradaki ayrımın pratik önemi büyüktür: vesayet, çocuğun anasından koparılması anlamına gelmez. Vasi, çocuğun yasal temsilcisi olarak hukukî işlemleri yürütür; çocuğun fiilen kimin yanında kalacağı ve anasıyla ilişkisinin nasıl süreceği ayrı bir değerlendirmenin konusudur. Vasi atanmasında, haklı sebepler engel olmadıkça eş ve hısımlar öncelikle değerlendirilir; yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler de göz önünde tutulur (TMK m.414).
| Konu | Velâyet | Vesayet |
|---|---|---|
| Kaynağı | Kanundan; doğumla | Mahkeme kararıyla |
| Kullanan | Ana ve baba | Vasi |
| Ne zaman devreye girer | Kural | Velâyet altında bulunmayan küçük için |
| Üçüncü ihtimal | Yoktur; küçük mutlaka birinin altındadır | |
Babaya Velâyet Verilebilmesinin Ön Şartı: Soybağı
TMK m.337’nin ikinci fıkrası hâkime velâyeti babaya verme imkânı tanır; ancak bu imkânın kullanılabilmesi için önce baba ile çocuk arasında soybağının kurulmuş olması gerekir. Evlilik dışı doğumlarda bu bağ kendiliğinden doğmaz.
Ana ile evlenme dışında soybağı iki yolla kurulur: baba tarafından yapılacak tanıma (TMK m.295) ya da mahkemece verilecek babalık hükmü (TMK m.282/2, m.301). Bu adım tamamlanmadan velâyet babaya verilemez (Yargıtay 2. HD, E.2016/25573, K.2017/3130).
Aynı sıra kişisel ilişki bakımından da geçerlidir. Ana ve babadan her biri, velâyeti altında bulunmayan çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir (TMK m.323); ancak baba bu hakkı soybağı kurulduktan sonra kullanabilir. Taraflar anlaşamazsa düzenleme mahkemeden istenir. Ayrıntılar için kişisel ilişki (TMK m.323) yazımıza bakabilirsiniz.
Dolayısıyla baba bakımından sıra nettir: önce soybağının kurulması, ardından velâyet veya kişisel ilişki talebi. Dilekçede bu iki aşamanın karıştırılması, talebin ön koşul yokluğundan reddine yol açabilir.
| Aşama | İşlem |
|---|---|
| 1 | Soybağının kurulması: tanıma (m.295) veya babalık hükmü |
| 2 | Velâyet talebi (m.337/2) veya kişisel ilişki talebi |
| Kişisel ilişki | İsteme hakkı (TMK m.323); anlaşma yoksa mahkeme düzenler |
| Soybağı kurulmadan | Velâyet babaya verilemez (Yargıtay 2. HD, E.2016/25573, K.2017/3130) |
Babalık Davası, Süreler ve Ananın Talepleri: TMK m.301-304
Baba çocuğu tanımıyor ve ana ile evlenmiyorsa soybağı ancak mahkeme kararıyla kurulur. Bu dava, velâyetin babaya verilebilmesi ve çocuğun babadan nafaka isteyebilmesi bakımından da ön koşuldur.
Kim açar, kime karşı — m.301. Çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilir. Dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır. Dava Cumhuriyet savcısına ve Hazineye ihbar edilir; ana tarafından açılmışsa kayyıma, kayyım tarafından açılmışsa anaya da ihbar edilir.
Süreler — m.303. Dava çocuğun doğumundan önce veya sonra açılabilir. Ananın dava hakkı doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Çocuğun başka bir erkekle soybağı varsa bir yıllık süre bu ilişkinin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar; gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa dava, sebebin ortadan kalkmasından itibaren bir ay içinde açılabilir. Çocuk bakımından öngörülen süreye ilişkin fıkra Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir (AYM, 27.10.2011, E.2010/71, K.2011/143). Madde ananın küçük olmasına özgü ayrı bir süre öngörmediğinden, bir yıllık sürenin kaçırılmaması için davanın erken açılması önemlidir.
Ananın mali talepleri — m.304. Ana, babalık davasıyla birlikte veya ayrı olarak babadan, baba ölmüşse mirasçılarından doğum giderlerini, doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderlerini ve gebelik ile doğumun gerektirdiği diğer giderleri isteyebilir. Çocuk ölü doğmuş olsa bile hâkim bu giderlere hükmedebilir; üçüncü kişilerin veya sosyal güvenlik kuruluşlarının anaya yaptığı ödemeler hakkaniyete uygun ölçüde indirilir.
Çocuğun nafakası — m.329. Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir; gerektiğinde bu dava kayyım veya vasi tarafından da açılabilir. Babadan nafaka istenebilmesi için baba ile çocuk arasında soybağının kurulmuş olması gerekir.
Menfaat çatışması. Yasal temsilci ile küçüğün menfaatleri bir işte çatışıyorsa vesayet makamı temsil kayyımı atar (TMK m.426, 2. bent). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, velâyetin babaya verilmesine ilişkin bir dosyada soybağı kurulmadan velâyetin babaya verilemeyeceğini belirtirken ana ile çocuk arasındaki menfaat çatışması için kayyım atanmamasını da bozma sebepleri arasında saymıştır (Yargıtay 2. HD, E.2016/25573, K.2017/3130).
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Davacı | Ana ve çocuk | TMK m.301 |
| Davalı | Baba; ölmüşse mirasçıları | TMK m.301 |
| İhbar | Savcı ve Hazine; duruma göre kayyım veya ana | TMK m.301 |
| Ananın süresi | Doğumdan itibaren bir yıl | TMK m.303 |
| Haklı gecikme | Sebebin kalkmasından itibaren bir ay | TMK m.303 |
| Ananın giderleri | Doğum, altışar haftalık geçim ve gebelik giderleri | TMK m.304 |
| Çocuk nafakası | Fiilen bakan ana veya baba; gerektiğinde kayyım veya vasi | TMK m.329 |
| Menfaat çatışması | Temsil kayyımı atanır | TMK m.426 |
Dava süreci için babalık davası rehberimize, dilekçe hazırlığı için babalık davası dilekçesi örneğine bakabilirsiniz.
Ana Ergin Olunca: Velâyet Talebi ve Vesayetin Kaldırılması
Ananın küçük olması geçici bir durumdur. Ana erginliğe ulaştığında m.337/2’deki istisna sebebi ortadan kalkar; ancak kanun, ananın sonradan ergin olmasının velâyete etkisini ayrıca düzenlememiştir. Bu nedenle çocuğun hukuki durumunun mahkeme kararıyla netleştirilmesi güvenli yoldur.
Değişen koşullar ilkesi. Durumun değişmesi hâlinde çocuğun korunmasına ilişkin önlemler yeni koşullara uydurulur (TMK m.351/1). Boşanma bağlamında aynı düşünce TMK m.183’te yer alır: ana veya babanın evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, re’sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır.
Hangi dava önce görülür? Vesayet altındaki bir çocuğun velâyetinin ana veya babaya verilmesi istendiğinde iki ayrı merci devreye girer: velâyet talebi aile mahkemesinde, vesayetin kaldırılması ise vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinde görülür. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin daha önceki bazı kararlarında, vesayet kaldırılmadan velâyet davasının incelenemeyeceği ve vesayetin kaldırılması talebinin ayrılarak sulh hukuk mahkemesine gönderilmesi gerektiği belirtilmişti (E.2016/16808, K.2016/15677; E.2015/17798, K.2015/18848).
2025 kararı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 01.07.2025 tarihli kararında, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi daireleri arasındaki görüş ayrılığını gidererek çocuğun üstün yararı gereği asıl olanın velâyet düzenlemesi olduğunu kabul etti: velâyet davası önce sonuçlandırılmalı, vesayetin kaldırılması dosyası bu sonucu beklemelidir (Yargıtay 2. HD, E.2025/2183, K.2025/6791). Gerekçe, vesayetin önce kaldırılması hâlinde çocuğun dava süresince yasal temsilcisiz kalacağıdır. Karar, annesi vefat eden ve kendisine vasi atanan bir çocuğun velâyetini babanın istemesine ilişkindir; vesayet altındaki çocuk için velâyet istenen diğer durumlarda da yol göstericidir.
Ölçüt. Ana ve baba, çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alır ve uygular (TMK m.339/1). Aile mahkemelerinde psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı görev yapar (4787 s.K. m.5); bu uzmanların raporu, annenin bakım kapasitesinin değerlendirilmesinde önemli bir delildir. Bu nedenle talep, yalnız “artık 18 yaşındayım” beyanına değil, bakım kapasitesini gösteren somut verilere dayandırılmalıdır.
| Adım | Merci | Dayanak |
|---|---|---|
| Velâyet talebi | Aile mahkemesi | TMK m.337, 4787 s.K. m.4/1-a |
| Vesayetin kaldırılması | Sulh hukuk mahkemesi (vesayet makamı) | TMK m.397/2, HMK m.382/2-b-19 |
| Sıralama | Önce velâyet davası; vesayet dosyası bekler | Yargıtay 2. HD, E.2025/2183, K.2025/6791 |
| Ölçüt | Çocuğun menfaati | TMK m.339/1 |
| Uzman raporu | Psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı | 4787 s.K. m.5 |
Ebeveynin vefatı hâlinde velâyetin ne olacağı için ebeveyn vefatında velâyet yazımıza bakabilirsiniz.
Vasi Nasıl Atanır? Merci ve Usul
TMK m.337/2 uyarınca vasi atanmasına karar verilmesi hâlinde, süreç aile mahkemesinde değil vesayet düzeninin kendi mercilerinde yürür. Bu ayrımın bilinmemesi başvuruların yanlış mahkemeye yapılmasına yol açar.
Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesidir; denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesidir (TMK m.397/2). Aile mahkemeleri Türk Medeni Kanunu İkinci Kitabından doğan dava ve işlere bakar; ancak vesayeti düzenleyen Üçüncü Kısım bu görevin dışında tutulmuştur (4787 s.K. m.4/1-a). Vesayet işleri çekişmesiz yargı işidir (HMK m.382/2-b-19) ve bu işlerde aksine bir hüküm bulunmadıkça re’sen araştırma ilkesi geçerlidir (HMK m.385/2); mahkeme tarafların sunduklarıyla bağlı kalmaz, çocuğun durumunu kendiliğinden araştırır.
Vasinin seçimi — TMK m.414. Haklı sebepler engel olmadıkça vesayet makamı, vasilik koşullarına sahip olmaları kaydıyla öncelikle vesayet altına alınacak kişinin eşini ve hısımlarını bu göreve atar; atamada yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler göz önünde tutulur. Bebeğin anneannesi veya dedesi gibi yakınların vasi olarak öne çıkmasının dayanağı budur.
Vasinin yetkisi sınırlıdır — TMK m.462. Vasi, vesayet makamının denetimi altında çalışır. Taşınmaz üzerindeki işlemler, dava açma, sulh ve tahkim, çocuğun bir eğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirilmesi ve yerleşim yerinin değiştirilmesi gibi işlemler için vesayet makamının izni gerekir.
Bu tablo, ananın konumu bakımından da önemlidir: vasi atanmış olsa dahi ana, çocuğun yüksek yararına ilişkin talepleri mahkemeye taşıyabilir ve koşullar değiştiğinde vesayetin sona erdirilerek velâyetin yeniden düzenlenmesini isteyebilir.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Vesayet makamı | Sulh hukuk mahkemesi |
| Denetim makamı | Asliye hukuk mahkemesi |
| İnceleme ilkesi | Re’sen araştırma (HMK m.385/2) |
| Vasi seçimi | Eş ve hısımlara öncelik (TMK m.414) |
| Vasinin işlemleri | Dava açma, yerleşim yeri değişikliği vb. için izin (TMK m.462) |
Soybağının kurulma yolları için çocuğun soybağı nasıl kurulur yazımıza, velâyetin sonradan değiştirilmesi için velayetin değiştirilmesi yazımıza bakabilirsiniz.
Velayet otomatik olarak babaya geçmez
Maddedeki iki seçenek arasında hâkimin takdir yetkisi vardır ve ölçüt tektir: çocuğun menfaati.
Hâkim ya vasi atar ya da velayeti babaya verir. Babaya verilmesi kendiliğinden gerçekleşen bir sonuç değildir; babanın durumu da çocuğun yararı bakımından değerlendirilir.
Baba ile çocuk arasında soybağı kurulmamışsa velayet babaya verilemez (Yargıtay 2. HD, E.2016/25573, K.2017/3130); babanın da küçük olması veya çocukla ilgilenmemesi de hâkimin vasi atanması yönünde takdir kullanmasına yol açabilir.
Vasi Kim Olabilir? Velayet ile Vesayet Farkı
Bu ayrım, ailelerin en çok yanıldığı noktadır.
Kanun velâyeti yalnız ana ve babaya tanır (TMK m.335/1). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de anlaşmalı boşanmada iki çocuğun velâyetinin dedeye verilmesini kanun yararına bozarken, velâyet hakkının münhasıran anne ve babaya tanınmış bir hak olduğunu ve evlat edinme hâli dışında anne ve baba dışındaki birine verilemeyeceğini vurgulamıştır (23.06.2021, E.2021/3898, K.2021/5281).
Bunun pratik sonucu şudur:
- Anneanne, babaanne, hala, teyze veya dede — akrabalık derecesi ne kadar yakın olursa olsun — velayet alamaz.
- Bu kişiler ancak vasi olarak atanabilir.
- Velayet altında bulunmayan küçükler vesayet altına alınır (TMK m.404/1).
Vasi atamasında kanun, haklı sebepler engel olmadıkça eş ve hısımlara öncelik tanır (TMK m.414); bu nedenle vasi küçük annenin kendi ailesinden biri olabilir. Ancak bu kendiliğinden olmaz, sulh hukuk mahkemesinin kararı gerekir ve mahkeme çocuğun yararını gözetir.
Anne ile Çocuk Arasındaki Bağ Kopmaz
Bu, kaygıların çoğunu gideren noktadır. Velayetin küçük anneye verilmemesi, anne ile çocuk arasındaki soybağını ortadan kaldırmaz. Ana ile çocuk arasındaki soybağı doğumla kurulmuştur ve varlığını sürdürür (TMK m.282/1).
Bunun sonuçları:
- Çocuk annenin mirasçısıdır; anne de çocuğun mirasçısıdır (TMK m.495, m.496).
- Anne çocuğun nüfus kaydında ana olarak yer alır.
- Velâyeti kendisinde olmayan ana, çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir (TMK m.323); çocuğun fiilen anneyle birlikte, vasinin gözetiminde yaşamaya devam etmesi de mümkündür.
- Vasi, çocuk adına hukuki işlemleri yürütür; bu bir temsil görevidir, anneliğin yerini almaz.
Anne Ergin Olunca Ne Olur?
Durum kalıcı değildir. Küçük annenin ergin olmasıyla velayet engeli ortadan kalkar ve velayetin kendisine verilmesi talep edilebilir.
Erginlik üç yoldan kazanılır:
- On sekiz yaşın doldurulması — kural (TMK m.11)
- Evlenme — evlenen kişi ergin olur (TMK m.11)
- Mahkeme kararıyla ergin kılınma — kazai rüşt (TMK m.12)
Ergin olan anne, aile mahkemesine başvurarak velayetin kendisine verilmesini isteyebilir; vesayetin kaldırılması vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinin işidir ve Yargıtay’ın 2025 tarihli kararına göre bu dosya velayet davasının sonucunu bekler (Yargıtay 2. HD, E.2025/2183, K.2025/6791). Mahkeme yine çocuğun üstün yararını değerlendirir; annenin bakım kapasitesi, yaşam koşulları ve çocukla mevcut ilişkisi incelenir ve sosyal inceleme raporu alınır.
Ergin Kılınma Bir Çözüm mü?
Mahkeme kararıyla ergin kılınma, koşulları oluştuğunda velayet engelini kaldırabilir. Kanuni şartları, küçüğün on beş yaşını doldurmuş olması, kendi isteği ve velisinin rızasıdır (TMK m.12); iş çekişmesiz yargı yoluyla görülür (HMK m.382/2-a-1). Bu yol yalnızca velayet almak amacıyla kurgulanacak bir işlem değildir; mahkeme küçüğün yararını ayrıca değerlendirir.
Bu nedenle ergin kılınma talebi, çocuğun ve annenin gerçek ihtiyaçları çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Baba Yönünden
Evlilik dışı doğan çocukla baba arasında soybağı kendiliğinden kurulmaz. Baba velayet talep edebilmek için önce soybağını kurmalıdır:
- Tanıma — nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvuru ya da resmî senet veya vasiyetnamedeki beyanla (TMK m.295)
- Babalık davası — ana veya çocuk tarafından açılır (TMK m.301); ananın dava hakkı doğumdan itibaren bir yıl geçmekle düşer (TMK m.303)
- Ana ile evlenme — bu hâlde çocuk kendiliğinden evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tabi olur (TMK m.292)
Soybağı kurulmadan velayet babaya verilemez (Yargıtay 2. HD, E.2016/25573, K.2017/3130); soybağı kurulduktan sonra dahi velayet otomatik geçmez, hâkim çocuğun menfaatine göre karar verir (TMK m.337/2).
Gözden Kaçmaması Gereken Boyut
Küçük yaşta gebelik, yalnızca bir velayet meselesi değildir. Çocuğun yaşı ve olayın koşullarına göre ceza hukuku bakımından ayrıca değerlendirme gerekebilir ve resmî makamların bilgisi dâhilinde yürütülen bir süreç doğabilir; korunma ihtiyacı olan çocuğa ilişkin bildirim yükümlülüğü 5395 sayılı Kanun’un 6. maddesinde düzenlenmiştir.
Ayrıca küçük anne bakımından şu destekler gündeme gelir:
- Sosyal hizmet desteği — Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü aracılığıyla; çocuk hâkiminin koruyucu ve destekleyici tedbirleri (5395 s.K. m.5)
- Koruyucu tedbirler — baskı veya şiddet varsa 6284 sayılı Kanun kapsamında barınma, geçici koruma ve maddi yardım (6284 s.K. m.3/1)
- Eğitime devam — küçük annenin öğrenimini sürdürebilmesi için yapılabilecek düzenlemeler
- Sağlık takibi — anne ve çocuk için
Baskı veya şiddet söz konusuysa koruma talebi, velayet sürecinden önce gelir.
Çocuk Koruma Kanunu: Küçük Anne ve Bebeği İçin Destek Tedbirleri
Küçük yaşta annelikte iki çocuk birlikte korunur: anne ve bebek. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, korunma ihtiyacı olan çocuğu; gelişimi veya kişisel güvenliği tehlikede olan, ihmal ya da istismar edilen ya da suç mağduru olan çocuk olarak tanımlar (m.3/1-a).
Koruyucu ve destekleyici tedbirler — m.5. Bu tedbirler, çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını amaçlar ve beş başlıkta toplanır: danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma. Barınma tedbiri, barınma yeri olmayan çocuklu kişilere veya hayatı tehlikede olan hamile kadınlara uygun barınma yeri sağlanmasını da kapsar.
Kararı kim verir — m.7. Koruyucu ve destekleyici tedbir kararını çocuk hâkimi verir. Karar; çocuğun ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kişinin, ilgili kurumun ya da Cumhuriyet savcısının istemi üzerine verilebileceği gibi hâkim tarafından re’sen de verilebilir.
Bildirim yükümlülüğü — m.6. Adlî ve idarî merciler, kolluk görevlileri, sağlık ve eğitim kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları, korunma ihtiyacı olan çocuğu kanunda belirtilen kuruma bildirmekle yükümlüdür; çocuk ve bakımından sorumlu kişiler de doğrudan başvurabilir. Kanundaki “Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu”nun görevleri bugün Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı teşkilatınca yürütülmektedir.
Şiddet veya baskı varsa — 6284 s.K. m.3. Mülki amir; korunan kişi ve varsa çocukları için uygun barınma yeri sağlanması, geçici maddi yardım, psikolojik, mesleki, hukuki ve sosyal rehberlik, hayati tehlike hâlinde geçici koruma ve çalışma hayatına katılımı desteklemek için kreş imkânı sağlanması tedbirlerine karar verebilir.
| Tedbir | İçerik | Dayanak |
|---|---|---|
| Danışmanlık | Bakımdan sorumlu kişilere ve çocuğa yol gösterme | 5395 s.K. m.5/1 |
| Eğitim | Eğitim kurumuna devam, kurs veya işyerine yerleştirme | 5395 s.K. m.5/1 |
| Bakım | Bakım sorumlusu görevini yapamazsa kurum veya koruyucu aile | 5395 s.K. m.5/1 |
| Sağlık | Tıbbi bakım ve rehabilitasyon | 5395 s.K. m.5/1 |
| Barınma | Çocuklu kişiler ve hayatı tehlikede hamile kadınlar | 5395 s.K. m.5/1 |
| Karar mercii | Çocuk hâkimi; istem üzerine veya re’sen | 5395 s.K. m.7 |
| Şiddet hâlinde | Barınma, maddi yardım, rehberlik, geçici koruma, kreş | 6284 s.K. m.3/1 |
Tedbirlerin ayrıntısı için Çocuk Koruma Kanunu ve 6284 koruma tedbirleri yazılarımıza bakabilirsiniz.
Süreç Nasıl İşler?
- Doğum: Ana ile çocuk arasındaki soybağı doğumla kurulur (TMK m.282/1).
- Velayet değerlendirmesi: Ana küçük olduğundan TMK m. 337 devreye girer; durumu öğrenen nüfus memurları, idari makamlar, noterler ve mahkemeler vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür (TMK m.404/2).
- Vasi atanması: Sulh hukuk mahkemesi, çocuğun menfaatine göre vasi atar; haklı sebepler engel olmadıkça eş ve hısımlar öncelikle değerlendirilir (TMK m.414).
- Ya da velayetin babaya verilmesi: Soybağı kurulmuşsa ve çocuğun yararına uygunsa aile mahkemesi bu yönde karar verebilir.
- Sosyal inceleme: Aile mahkemesindeki uzmanlardan (psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı; 4787 s.K. m.5) rapor alınır; çocuğun yaşam koşulları ve ilişkileri incelenir.
- Ergin olunca: Anne velayetin kendisine verilmesini aile mahkemesinden talep edebilir; vesayetin kaldırılması dosyası bu davanın sonucunu bekler (Yargıtay 2. HD, E.2025/2183, K.2025/6791).
Sık Yapılan Hatalar
- Velayetin anneanneye verileceğini sanmak: Velayet münhasıran anne ve babaya tanınmıştır; yakınlar ancak vasi olabilir.
- Velayetin otomatik babaya geçtiğini düşünmek: Hâkim çocuğun menfaatine göre ya vasi atar ya velayeti babaya verir; seçim takdiridir.
- Soybağının da kalktığını sanmak: Ana ile çocuk arasındaki soybağı doğumla kurulur ve etkilenmez; mirasçılık ve kişisel ilişki sürer.
- Durumu kalıcı sanmak: Anne ergin olduğunda velayetin kendisine verilmesini talep edebilir.
- Baba için tanıma adımını atlamak: Evlilik dışı doğan çocukla soybağı kendiliğinden kurulmaz.
- Destek mekanizmalarını kullanmamak: Sosyal hizmet desteği, eğitim düzenlemeleri ve gerekiyorsa 6284 koruması talep edilmelidir.
İlgili Rehberler
- 📘 Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi
- Evlilik Dışı Doğan Çocuk Nüfusa Nasıl Kaydedilir? (Anne ve Baba Tescil
- Tanıma Nedir? Evlilik Dışı Çocuğu Tanıma İşlemi (TMK 295)
- Ergin Kılınma (Kazai Rüşt): 15 Yaşındaki Küçük Mahkeme Kararıyla Nasıl
- “Durum Değişti, Velayeti Ben İstiyorum” – Velayetin Değiştirilmesi
- Velayeti Kaldırılan Ebeveynin Nafaka Yükümlülüğü Devam Eder mi? (TMK 3
🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
💔 Boşanma Davası
- Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? İstinaf ve Temyiz
- Ön İnceleme Duruşması: Taraflar Ne Yapmalı?
- Tensip Zaptı Nedir? İlk Duruşmaya Hazırlık
- Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Nasıl İspatlanır?
- Boşanma Davasında Islah: Talep ve Sebep Değişikliği
- Boşanma Davasından Vazgeçme: Feragat ve Sonuçları
💰 Nafaka
- Nafaka Hesaplama ve Artırım Aracı
- Tedbir Nafakası Geriye Dönük İstenebilir mi?
- Emekli Maaşına Nafaka İçin Haciz Konur mu?
- Nafaka Ödememe ve Tazyik Hapsi
- Yoksulluk Nafakası Alan Eş Yeniden Evlenirse
- İştirak Nafakası Çocuk 18 Yaşına Gelince Biter mi?
👶 Velayet ve Çocuk
- Bekar Biri Tek Başına Evlat Edinebilir mi?
- Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ve Velayet
- Velayeti Alan Ebeveyn Başka Şehre Taşınabilir mi?
- Geçici (Tedbiren) Velayet Nedir?
- Boşanmadan Sonra Çocuğun Nüfus Kaydı
- Koruyucu Aile ile Evlat Edinme Farkı
🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım
- Evlilikte Alınan Araba Boşanmada Paylaşılır mı?
- Aile Konutu Şerhi Tapuya Nasıl Konulur?
- Krediyle Alınan Ev Boşanmada Nasıl Paylaşılır?
- Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı
- Emekli İkramiyesi Mal Paylaşımına Girer mi?
- Ortak Kredi ve Banka Borçları Nasıl Paylaşılır?
🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)
- 6284 Kapsamında Koruma Kararı Nasıl Alınır?
- 6284 Koruma Kararına İtiraz: Süre ve Usul
- Koruma Kararının Süresi Dolmadan Uzatma
- 6284 Kapsamında Elektronik Kelepçe
- Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
- Uzaklaştırma Kararı İşyeri ve Okulu da Kapsar mı?
💍 Evlilik ve Statü
- Evlenme Yaşı Kaçtır? 16-17 Yaşında Evlilik
- Boşanmadan Sonra Kimlik, Pasaport ve Nüfus Kaydı
- Yurt Dışında Yapılan Evlilik Türkiye’de Geçerli mi?
- Evlilik Dışı Doğan Çocuk Nüfusa Nasıl Kaydedilir?
- Eşin Borcundan Diğer Eş Sorumlu mu?
- Yabancı Biriyle Evlilik: Gerekli Belgeler
📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Küçük Yaşta Annelik: Mevzuat Haritası
Aşağıdaki tablo, küçük yaşta annelikte velâyet, vesayet, soybağı ve koruma tedbirleri bakımından uygulanan hükümleri tek yerde toplar.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Evlilik dışı doğumda velâyet | Anaya aittir | TMK m.337/1 |
| Ana küçükse | Hâkim vasi atar veya velâyeti babaya verir | TMK m.337/2 |
| Küçük annenin kendisi | Ana ve babasının velâyeti altında | TMK m.335/1 |
| Erginlik | On sekiz yaş veya evlenme; on beş yaştan itibaren ergin kılınma | TMK m.11, m.12 |
| Velâyetsiz küçük | Vesayet altına alınır; bildirim yükümlülüğü | TMK m.404 |
| Vesayet daireleri | Sulh hukuk (vesayet), asliye hukuk (denetim) | TMK m.397 |
| Vasi seçimi | Eş ve hısımlara öncelik | TMK m.414 |
| Vasinin izinli işlemleri | Dava açma, yerleşim yeri değişikliği vb. | TMK m.462 |
| Ana ile soybağı | Doğumla kurulur | TMK m.282/1 |
| Baba ile soybağı | Evlenme, tanıma veya hâkim hükmü | TMK m.282/2, m.292, m.295, m.301 |
| Babalık davası süresi | Ana için doğumdan itibaren bir yıl | TMK m.303 |
| Ananın giderleri | Doğum ve altışar haftalık geçim giderleri | TMK m.304 |
| Kişisel ilişki | Velâyeti olmayan ebeveynin isteme hakkı | TMK m.323 |
| Velâyet ve vesayet sırası | Önce velâyet davası | Yargıtay 2. HD, E.2025/2183, K.2025/6791 |
| Çocuk koruma | Danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık, barınma | 5395 s.K. m.5-7 |
| Şiddet hâlinde | Barınma, maddi yardım, geçici koruma, kreş | 6284 s.K. m.3 |
Babaya velayet yolu: Annenin küçük, kısıtlı veya ölmüş olması dışında babanın velayet alabileceği hâller için Evlilik Dışı Doğan Çocuğun Velayeti Babaya Verilebilir mi? yazımıza bakın.
Sıkça Sorulan Sorular
Küçük yaşta anne olan kişi çocuğunun velayetini alabilir mi?
TMK m. 337 uyarınca ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir; ancak ana küçükse hâkim, çocuğun menfaatine göre vasi atar veya velayeti babaya verir. Bunun sebebi cezalandırma değil, küçük annenin kendisinin de velayet altında bulunması ve çocuk adına hukuki işlem yapma yetkisini tam kullanamamasıdır.
Velayet otomatik olarak babaya mı geçer?
Geçmez. Kanun hâkime iki seçenek sunar: vasi atamak veya velayeti babaya vermek (TMK m.337/2). Ölçüt çocuğun menfaatidir. Baba ile çocuk arasında tanıma veya hâkim hükmüyle soybağı kurulmamışsa velayet babaya verilemez (Yargıtay 2. HD, E.2016/25573, K.2017/3130); babanın da küçük olması veya çocukla ilgilenmemesi de hâkimin vasi atanması yönünde takdir kullanmasına yol açabilir.
Anneanne çocuğun velayetini alabilir mi?
Alamaz. Velayet yalnız ana ve babaya tanınmıştır (TMK m.335/1); Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de velayetin evlat edinme hâli dışında anne ve baba dışındaki birine verilemeyeceğini vurgulamıştır (23.06.2021, E.2021/3898, K.2021/5281). Yakınlar ancak sulh hukuk mahkemesi kararıyla vasi olarak atanabilir; bu atamada eş ve hısımlara öncelik tanınır (TMK m.414).
Velayet verilmezse anne ile çocuğun bağı kopar mı?
Kopmaz. Ana ile çocuk arasındaki soybağı doğumla kurulur (TMK m.282/1) ve velayet kararından etkilenmez. Çocuk annenin mirasçısıdır, anne nüfus kaydında ana olarak yer alır ve velayeti kendisinde olmayan ana, çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteyebilir (TMK m.323). Vasi yalnızca temsil görevi üstlenir.
Anne ergin olunca velayeti alabilir mi?
Talep edebilir. Erginlik on sekiz yaşın doldurulması veya evlenmeyle (TMK m.11) ya da mahkeme kararıyla ergin kılınmayla (TMK m.12) kazanılır. Velayet talebi aile mahkemesinde, vesayetin kaldırılması sulh hukuk mahkemesinde görülür; Yargıtay’a göre önce velayet davası sonuçlandırılır ve vesayet dosyası bu sonucu bekler (Yargıtay 2. HD, E.2025/2183, K.2025/6791). Mahkeme çocuğun üstün yararını değerlendirir ve uzman raporu alır.
Baba velayet isteyebilmek için ne yapmalı?
Önce soybağını kurmalıdır. Evlilik dışı doğan çocukla baba arasında soybağı ana ile evlenme, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur (TMK m.282/2). Soybağı kurulduktan sonra dahi velayet otomatik geçmez; hâkim çocuğun menfaatine göre karar verir (TMK m.337/2).
Hangi mahkemeye başvurulur?
Vasi atanması ve vesayetin kaldırılması, vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinin işidir (TMK m.397/2). Velayete ilişkin talepler aile mahkemesinde, bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesinde görülür; vesayet işleri aile mahkemesinin görevi dışında tutulmuştur (4787 s.K. m.4/1-a).
Hangi destekler alınabilir?
Çocuk hâkimi, istem üzerine veya re’sen danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma tedbirlerine karar verebilir (5395 s.K. m.5, m.7). Baskı veya şiddet varsa mülki amirden 6284 sayılı Kanun m.3 kapsamında barınma yeri, geçici maddi yardım, rehberlik, geçici koruma ve kreş desteği istenebilir; bu talep velayet sürecinden önce gelir.
Vasi kim olur, bebek anneden alınır mı?
Vasiyi sulh hukuk mahkemesi atar; haklı sebepler engel olmadıkça eş ve hısımlar öncelikle değerlendirilir (TMK m.414), bu nedenle anneanne veya dede gibi bir yakın vasi olabilir. Vasi atanması bebeğin anneden alınması anlamına gelmez; bebeğin fiilî bakımı küçük annede kalabilir, devredilen hukuki temsil yetkisidir.
Evlenen genç anne velayeti kullanabilir mi?
Evet; evlenme kişiyi ergin kılar (TMK m.11). Anne çocuğun babasıyla evlenmişse çocuk evlilik içinde doğmuş çocuk hükümlerine tâbi olur (TMK m.292) ve velayet eşlerce birlikte kullanılır (TMK m.336/1); vasi ihtiyacı doğmaz.
Küçük anne babalık davası açabilir mi, bunun bir süresi var mı?
Babalık davasını ana ve çocuk açabilir; dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır (TMK m.301). Ananın dava hakkı doğumdan itibaren bir yıl geçmekle düşer; gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa dava, sebebin ortadan kalkmasından itibaren bir ay içinde açılabilir (TMK m.303). Ayırt etme gücüne sahip küçükler kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanırken yasal temsilcinin rızasına ihtiyaç duymaz (TMK m.16); somut durumda davanın nasıl açılacağı bir avukatla netleştirilmelidir.
Küçük anne doğum giderlerini babadan isteyebilir mi?
Evet. Ana, babalık davasıyla birlikte veya ayrı olarak babadan, baba ölmüşse mirasçılarından doğum giderlerini, doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderlerini ve gebelik ile doğumun gerektirdiği diğer giderleri isteyebilir (TMK m.304).
Bebeğe kim adına nafaka istenir?
Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir; gerektiğinde dava kayyım veya vasi tarafından da açılabilir (TMK m.329). Babadan nafaka istenebilmesi için baba ile çocuk arasında soybağının kurulmuş olması gerekir.
Vesayet sürerken velayet davası açılabilir mi?
Açılabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 01.07.2025 tarihli kararında, çocuğun üstün yararı gereği velayet davasının önce sonuçlandırılması ve vesayetin kaldırılması dosyasının bu sonucu beklemesi gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, E.2025/2183, K.2025/6791). Böylece çocuk dava süresince yasal temsilcisiz kalmaz.
Vasi bebek adına her işlemi tek başına yapabilir mi?
Hayır. Taşınmaz üzerindeki işlemler, dava açma, sulh ve tahkim, çocuğun bir eğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirilmesi ve yerleşim yerinin değiştirilmesi gibi işlemler için vesayet makamının izni gerekir (TMK m.462).
On yedi yaşında evlenen anne çocuk koruma tedbirlerinden yararlanabilir mi?
Evet. Evlenme kişiyi ergin kılsa da (TMK m.11), Çocuk Koruma Kanunu daha erken yaşta ergin olsa bile on sekiz yaşını doldurmamış kişiyi çocuk sayar (5395 s.K. m.3/1-a). Bu nedenle danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma tedbirleri gündeme gelebilir (5395 s.K. m.5).
📚 İlgili Rehberler
Vasi atanması, velayet başvuruları ve soybağı işlemleri için
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.


