İhtiyaç Nedeniyle Tahliye
29 Ekim 2025

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye

Ev veya iş yeri sahibinin, taşınmazına kendisi ya da yakınları için gerçekten ihtiyaç duyması hâlinde kiracıyı çıkarabilmesi mümkündür; buna ihtiyaç (gereksinim) nedeniyle tahliye denir. Ancak bu yol katı şartlara ve kısa sürelere tabidir; usul hataları telafisi güç sonuçlar doğurur. Bu rehberde ihtiyaç nedeniyle tahliyenin şartlarını, sürelerini, yeni malikin durumunu ve 3 yıllık yeniden kiralama yasağını açıklıyoruz.

İhtiyaç nedeniyle tahliye mi düşünüyorsunuz ya da tahliye ihtarı mı aldınız?

Kira ve tahliye davalarında Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Nedir?

Konut ve çatılı iş yeri kiralarında kiraya veren, kiralananı kendisi veya kanunda sayılan yakınları için kullanma zorunluluğu doğduğunda kira sözleşmesini dava yoluyla sona erdirebilir (TBK m. 350). Bu, kiracının korunmasına yönelik genel rejime bir istisnadır ve bu nedenle dar yorumlanır. Önemli bir nokta: İhtiyaç nedeniyle tahliye, kiracının kira borcunu ödemesinden veya başka bir kusurundan bağımsızdır; kiracı düzenli kira ödese dahi, gerçek ihtiyaç varsa tahliye edilebilir. Tahliye ise kiraya verenin tek taraflı beyanıyla değil, ancak mahkeme kararıyla gerçekleşir.

Kimlerin İhtiyacı Tahliye Sebebidir?

TBK m. 350 uyarınca ihtiyaç şu kişilere ait olabilir: kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu (çocuk, torun), üstsoyu (anne, baba) veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler. Konut ihtiyacı yanında iş yeri ihtiyacı da bu kapsamdadır. Tüzel kişilerde (şirket), kiralananda yapılacak işin şirketin faaliyet konuları arasında yer alması aranır; ticareti genişletme gereksinimi de zorunlu ihtiyaç sayılabilir.

En Kritik Şart: Gerçek, Samimi ve Zorunlu İhtiyaç

Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre, ileri sürülen ihtiyacın mahkemece denetlenebilir biçimde gerçek, samimi ve zorunlu olması gerekir; ayrıca ihtiyaç devamlı olmalı ve yalnızca dava tarihinde değil yargılama boyunca da sürmelidir. Üç unsurun anlamı:

  • Gerçek: Somut ve nesnel olarak var olan bir ihtiyaç. “İleride belki yerleşirim” gibi henüz doğmamış, soyut veya gelecekteki bir ihtiyaç kabul edilmez.
  • Samimi: Yalnızca tahliye sağlama amaçlı olmayan içten bir ihtiyaç. Daha yüksek kira/gelir elde etmek, taşınmazı satmak için hazırlanmak ya da kanuni sınır üstü artış talebini kabul ettirmek amacıyla açılan davalar samimi bulunmaz ve reddedilir.
  • Zorunlu: Başka makul bir seçeneğin bulunmaması. Kiraya verenin aynı bölgede oturmaya/kullanmaya elverişli başka boş taşınmazı varsa samimiyet şüphesi doğar.

İspat yükü davacıdadır: Kiraya veren, ihtiyacın gerçek-samimi-zorunlu ve devamlı olduğunu her türlü delille (tanık, sağlık raporu, resmi yazışma vb.) kanıtlamalıdır. Örneğin kendisinin kirada oturması veya sağlık nedeniyle o konutu kullanma zorunluluğu güçlü gerekçelerdendir. Kiracı da ihtiyacın samimiyetsiz veya geçici olduğunu ispatlayabilir.

Süreler: Kiraya Verenin İhtiyacı (TBK m. 350)

Süreler sözleşmenin türüne göre değişir ve kaçırılması davanın reddine yol açar:

  • Belirli süreli sözleşmede: Sürenin bitiminden itibaren 1 ay içinde dava açılır. (Bitimden önce ihtarname çekilmesi zorunlu değildir; ancak uygulamada süreci güçlendirmek için önerilir.) Sözleşme her yenilendiğinde/uzadığında, o dönemin bitiminden itibaren yeniden 1 aylık süre işler.
  • Belirsiz süreli sözleşmede: Kiraya ilişkin genel hükümlere göre belirlenen fesih döneminin sonundan itibaren 1 ay içinde dava açılır.

Yeni Malikin İhtiyacı (TBK m. 351)

Kiralananı sonradan edinen (satın alan, miras yoluyla devralan) yeni malik, kendisi veya yakınlarının ihtiyacı için özel bir takvime tabidir:

  • Taşınmazı edindiği tarihten itibaren 1 ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, 6 ay sonra dava açabilir. (6 aylık süre, bildirim tarihinden değil iktisap tarihinden işler.) Bu 1 aylık ihtar süresi hak düşürücüdür; kaçırılırsa yeni malik bu haktan yararlanamaz.
  • Dilerse yeni malik, mevcut sözleşme süresinin bitiminden itibaren 1 ay içinde de dava açabilir.

Yeni malikin ihtiyacı da tıpkı TBK m. 350’deki gibi gerçek, samimi ve zorunlu olmalıdır. Taşınmazı yalnızca daha yüksek kira elde etmek için satın aldığı anlaşılırsa dava reddedilir. Devir sürecinin geneli için Taşınmaz Satışında Tapu Devri rehberimize bakabilirsiniz.

Zorunlu Arabuluculuk ve Yetkili Mahkeme

1 Eylül 2023’ten itibaren kira uyuşmazlıklarında (tahliye dâhil) dava şartı arabuluculuk zorunludur. Önce arabulucuya başvurulmalı; anlaşma sağlanamazsa son tutanaktan itibaren süresi içinde dava açılmalıdır. Görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir (HMK m.4); yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri ile sözleşmenin ifa yeri mahkemesidir ve uygulamada dava kiralananın bulunduğu yerde açılır (HMK m.6, m.10).

3 Yıllık Yeniden Kiralama Yasağı ve Tazminat (TBK m. 355)

İhtiyaç nedeniyle tahliyeden sonra, kiraya veren haklı bir sebep olmaksızın taşınmazı üç yıl geçmeden eski kiracısından başkasına kiralayamaz. Taşınmaz, tahliyeye dayanak yapılan ihtiyaç sahibi tarafından kullanılmalıdır. Bu yasağa aykırı davranılırsa (örneğin taşınmaz ihtiyaca tahsis edilmeyip başkasına kiralanırsa), kiraya veren eski kiracısına son kira yılında ödenmiş bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlü olur. Bu hüküm, ihtiyaç iddiasının kötüye kullanılmasına karşı güçlü bir yaptırımdır. Yeniden inşa ve imar nedeniyle tahliyede de üç yıllık yasak geçerlidir ve eski kiracının yenilenen taşınmazı yeni koşullarla kiralamada öncelik hakkı vardır.

Kimler İçin İstenebilir? Liste Sınırlıdır

TBK m.350 ihtiyaç sahiplerini sınırlı sayıda belirlemiştir. Uygulamada davaların bir kısmı, ihtiyaç sahibinin bu listede yer almaması nedeniyle daha esasa girilmeden reddedilir.

TBK m.350 kapsamındaki ihtiyaç sahipleri

İhtiyaç sahibiKapsamda mı?Açıklama
Kiraya verenin kendisiEvetEn sık dayanılan hâl
EşiEvetResmî evlilik aranır
Altsoyu (çocuk, torun)EvetÖrneğin evlenecek çocuk için konut
Üstsoyu (anne, baba)EvetGerçek bir konut/işyeri ihtiyacı bulunmalı
Kanun gereği bakmakla yükümlü olunan kişilerEvetBakım yükümlülüğünün hukuken var olduğu ispatlanmalı
KardeşKural olarak hayırListede yer almaz; ancak kanunen bakmakla yükümlü olunduğu ispatlanırsa değerlendirilebilir
Yeğen, kuzen, arkadaşHayırKapsam dışıdır
Kiraya verenin şirketi / ortağıHayırTüzel kişi ayrı bir kişiliktir; malikin ihtiyacı sayılmaz
En sık yanılgı: kardeş için tahliye

“Kardeşim oturacak” gerekçesiyle açılan davalar kural olarak reddedilir. Kardeş, kanunun saydığı kişiler arasında değildir. İstisna dar bir alandır: kardeşe karşı kanundan doğan bir bakım yükümlülüğünün bulunduğu somut olarak ortaya konabilirse değerlendirme değişebilir. Dava açmadan önce bu noktanın netleştirilmesi, boşa geçen bir yargılama süresini ve masrafı önler.

Süre Hesabı: Belirli ve Belirsiz Süreli Sözleşmede Fark

Dava açma süresi hak düşürücü niteliktedir ve kamu düzenine ilişkindir; mahkeme bu süreyi taraflar ileri sürmese dahi resen gözetir. Bu nedenle sürenin nereden başladığını doğru tespit etmek, davanın en kritik adımıdır.

İhtiyaç nedeniyle tahliyede dava açma süresi

Sözleşme türüSürenin başlangıcıDava açma süresi
Belirli süreliKira süresinin sona erdiği tarihBu tarihten başlayarak bir ay
Belirsiz süreliGenel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarih (TBK m.328 atfı)Belirlenen tarihten başlayarak bir ay

Belirsiz süreli sözleşmelerde hesap iki aşamalıdır: önce fesih dönemi ve bildirim süresine göre bir tarih belirlenir, ardından bu tarihten itibaren bir aylık dava süresi işler. Uygulamada hatanın çoğu, ilk aşamanın atlanıp doğrudan bir aylık süreye bakılmasından doğar.

Süreyi Kaçırdıysanız: TBK m.353 Dava Süresinin Uzaması

Bu hüküm uygulamada çok az bilinir ancak kaçırılan süreyi kurtarabilecek tek yoldur.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — Madde 353 (Dava süresinin uzaması)

Kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır.

Mekanizmanın işleyişi şudur: bir aylık dava süresi dolmak üzereyken dava açmaya hazır değilseniz, aynı süre içinde kiracıya ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açacağınızı yazılı olarak bildirirsiniz. Bu bildirim süresinde ulaşırsa, dava açma hakkınız bir kira yılı daha yaşar ve davayı izleyen kira yılının sonuna kadar açabilirsiniz.

İki noktaya dikkat edilmelidir. Birincisi, bildirimin kendisi de süresinde yapılmalıdır; süre dolduktan sonra çekilen ihtar hükümsüzdür. İkincisi, bildirimin kiracıya ulaştığının ispatı gerekir; bu nedenle noter ihtarnamesi güçlü biçimde önerilir.

Samimiyet Nasıl İspatlanır?

İhtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması gerektiği yerleşik içtihattır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 22.05.2019 tarihli, 2019/2702 E., 2019/4829 K. sayılı kararında; devamlılık göstermeyen geçici ihtiyacın tahliye nedeni yapılamayacağı, henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyacın da tahliye sebebi olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiştir.

Mahkeme bu değerlendirmeyi soyut beyanla değil, delillerle yapar. Uygulamada tanık dinlenmesi, keşif yapılması ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yoluna gidilir. Dava dosyasına konulması yararlı deliller:

  • Konut ihtiyacında: ihtiyaç sahibinin hâlihazırda nerede oturduğunu gösteren kira sözleşmesi, adres kayıt bilgisi, evlilik veya boşanma kararı, tayin/atama yazısı, sağlık raporu
  • İşyeri ihtiyacında: ticaret sicil kaydı, vergi levhası, mevcut işyerinin kira sözleşmesi veya tahliye edildiğine dair belge, faaliyet konusunun taşınmazla bağlantısını gösteren belgeler
  • Her hâlde: kiraya verenin adına kayıtlı diğer taşınmazların durumu
İhtiyaç yargılama boyunca sürmelidir

İhtiyacın yalnızca dava tarihinde değil, yargılama süresince de devam etmesi aranır. Dava sürerken ihtiyaç ortadan kalkarsa (örneğin ihtiyaç sahibi başka bir konut edinirse) tahliye kararı verilmesi beklenmez.

Dava Neden Reddedilir? En Sık Beş Sebep

  1. Dava süresinin kaçırılması. Hak düşürücü süre resen gözetilir; geç açılan dava esastan incelenmez.
  2. Başka uygun taşınmazın bulunması. Aynı ihtiyacı karşılayabilecek boş taşınmazı olan kiraya verenin iddiası samimi bulunmaz.
  3. İhtiyaç sahibinin kapsam dışı olması. Kardeş, yeğen gibi kişiler için açılan davalar kural olarak reddedilir.
  4. İhtiyacın geçici veya gelecekte doğacak olması. Belirsiz bir tarihte gerçekleşecek ihtiyaç yeterli görülmez.
  5. Arabuluculuk şartının yerine getirilmemesi. Dava esasa girilmeden usulden reddedilir.

Karardan Sonra: Tahliye Nasıl Gerçekleşir?

Tahliye kararı kendiliğinden taşınmazı boşaltmaz. Kiracı kararı kendiliğinden yerine getirmezse, lehine karar verilen taraf ilamlı icra yoluna başvurur. İcra dairesince kiracıya tahliye emri tebliğ edilir ve boşaltma için süre verilir; bu süre sonunda tahliye, gerekirse kolluk marifetiyle gerçekleştirilir.

Taşınmazdaki eşyanın durumu, tahliye sırasında ayrıca tutanağa bağlanır. Bu aşamanın işleyişi, hükmen teslim ve cebri tahliyeye ilişkin rehberimizde ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Tahliyeden Sonraki Üç Yıl: Yasağın İhlali Ne Doğurur?

İhtiyaç iddiasının gerçekten samimi olup olmadığı çoğu zaman tahliyeden sonra anlaşılır. Kiraya veren, haklı bir sebep olmaksızın taşınmazı üç yıl geçmeden eski kiracıdan başkasına kiraya veremez (TBK m.355).

Yasağa aykırı davranılması hâlinde eski kiracı, son kira yılında ödenen bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat isteyebilir. Yargıtay uygulamasında, tahliyeden kısa süre sonra taşınmazın daha yüksek bedelle üçüncü kişiye kiraya verilmesi, ihtiyacın baştan itibaren samimi olmadığının göstergesi sayılmıştır.

Kiracı iseniz: tahliyeden sonra takip edin

Tahliye edildikten sonra taşınmazın akıbetini izlemek hakkınızdır. İlan siteleri, kapı zili/isimlik değişikliği, abonelik kayıtları ve tanık beyanları yasağın ihlalini ortaya koymakta kullanılabilecek delillerdir. Tazminat talebi için sürenin işlemeye başlaması bakımından ihlali öğrendiğiniz tarihi belgelemeniz önemlidir.

Kiraya Veren Kimdir? Tüzel Kişi, Paydaş, İntifa Hakkı Sahibi ve Mirasçılar

Gereksinim nedeniyle tahliye davasını açma hakkı, malik sıfatına değil kiraya veren sıfatına bağlıdır. Kiraya veren, kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde dava açabilir (TBK m.350). Taşınmaz üzerinde intifa hakkı bulunan ve kiraya veren sıfatını taşıyan kişi kendi gereksinimi için dava açabilirken, çıplak mülkiyet sahibi kira sözleşmesinin tarafı olmadıkça bu davayı açamaz.

Kiraya verenin tüzel kişi olduğu hâllerde, eş, altsoy veya üstsoy kavramları uygulanamayacağından yalnızca tüzel kişinin kendi işyeri gereksinimi söz konusu olabilir; bu gereksinimin tüzel kişinin faaliyet konusu ve kiralananın niteliğiyle bağlantılı olması aranır. Kiralanan paylı mülkiyete tabiyse, kira sözleşmesinin feshi önemli yönetim işi sayıldığından paydaşlardan birinin kendi gereksinimi için dava açabilmesi için pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması veya diğer paydaşların davaya katılması gerekir (TMK m.691); elbirliği mülkiyetinde ise mirasçıların birlikte hareket etmesi veya miras ortaklığına temsilci atanması gerekir (TMK m.640). Mirasçılardan yalnızca birinin gereksinimi ileri sürülüyorsa, diğer mirasçıların bu davaya muvafakati ayrıca değerlendirilir.

Davayı açabilecek kiraya veren

Kiraya verenGereksinim sahibiŞart
Gerçek kişi malikKendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu, bakmakla yükümlü olduğu kişilerTBK m.350
İntifa hakkı sahibi kiraya verenKendisi ve TBK m.350’deki yakınlarıKiraya veren sıfatı
Çıplak malikKira sözleşmesinin tarafı değilse dava açamazTBK m.350
Tüzel kişiYalnızca kendi işyeri gereksinimiFaaliyet konusuyla bağlantı
Paylı mülkiyetPaydaşın gereksinimi; pay ve paydaş çoğunluğu veya katılımTMK m.691
Elbirliği mülkiyetiMirasçıların birlikte hareketi veya temsilciTMK m.640

Dava Açma Süresinin Takvimi: Örnekler, TBK m.353 ve Arabuluculuk

Gereksinim davasında süre hesabı hak düşürücü nitelikte olduğundan birkaç günlük hata davayı sonuçsuz bırakır. Varsayımsal olarak 1 Eylül 2025’te başlayan bir yıllık belirli süreli konut kira sözleşmesinde süre 1 Eylül 2026’da sona erer ve kiraya veren gereksinim davasını bu tarihten başlayarak bir ay içinde, en geç 1 Ekim 2026’da açmalıdır. Sözleşme kanuni olarak bir yıl daha uzamışsa, bir sonraki fırsat uzayan dönemin bittiği tarihten itibaren yeniden bir aydır. Belirsiz süreli sözleşmelerde ise önce kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemi belirlenir: taşınmaz kiralarında yerel âdette belirlenen kira dönemi sonu için, böyle bir âdet yoksa altı aylık kira dönemi sonu için üç aylık fesih bildirim süresine uyulması gerekir (TBK m.329); dava bu şekilde belirlenen tarihten itibaren bir ay içinde açılır.

Süre kaçırılmak üzereyse, kiraya verenin en geç dava açma süresi içinde dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmesi hâlinde dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır (TBK m.353); örneğin yukarıdaki örnekte 1 Ekim 2026’dan önce tebliğ edilen bir noter ihtarı, davanın bir sonraki kira yılının sonuna kadar açılmasına imkân verir. Kira uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olduğundan (HUAK m.18/B), arabuluculuk başvurusunun bir aylık süre içinde yapılması gerekir; arabulucuya başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede hak düşürücü süreler işlemez (HUAK m.18/A). Son tutanaktan sonra kalan süre içinde dava açılmazsa hak düşer.

Süre takvimi (varsayımsal)

DurumHesapSon gün
Belirli süreli sözleşme 01.09.2025 başlangıç, 1 yılBitim 01.09.2026 + 1 ay01.10.2026
Kanuni uzama sonrasıUzayan dönemin bitimi + 1 ay01.10.2027
TBK m.353 bildirimi 20.09.2026’da tebliğDava süresi 1 kira yılı uzarSonraki kira yılının sonu
Belirsiz süreli sözleşmeFesih dönemi ve 3 aylık bildirim süresine göre tarih + 1 ayTBK m.329, m.350
Yeni malik iktisap 15.03.2026Bildirim 15.04.2026’ya kadar; dava 15.09.2026’dan sonraTBK m.351
ArabuluculukBaşvurudan son tutanağa kadar süre işlemezHUAK m.18/A

Tipik Gereksinim Hâlleri: Evlenecek Çocuk, Kirada Oturan Malik, Meslek ve Ticaret

Yargı uygulamasında gereksinimin gerçek ve olgunlaşmış olup olmadığı, ileri sürülen olgunun türüne göre farklı belgelerle değerlendirilir. Kiraya verenin kendisinin başka bir yerde kirada oturması, gereksinimin en güçlü göstergelerinden biridir; bu durumda kiraya verenin oturduğu yerin kira sözleşmesi, ödeme kayıtları ve adres kayıt bilgisi dosyaya sunulur. Evlenecek çocuk için konut gereksiniminde evlenme hazırlığının somut olarak başlamış olması, örneğin nikâh başvurusu veya düğün tarihinin belli olması aranır; evlenmenin belirsiz bir gelecekte gerçekleşeceğinin ileri sürülmesi, henüz doğmamış bir gereksinim olarak değerlendirilir.

İşyeri gereksiniminde de aynı olgunlaşma ölçütü uygulanır. Kiraya verenin veya çocuğunun kiralananda bir meslek faaliyeti yürüteceği ileri sürülüyorsa, mesleğin icrası için gerekli diploma, ruhsat, oda veya baro kaydı gibi belgelerin bulunması ya da bu belgelerin alınmasının yakın olduğunun gösterilmesi gerekir. Mevcut işyerinin yetersizliği nedeniyle ticareti genişletme gereksinimi de işyeri gereksinimi olarak kabul edilebilir; bu durumda mevcut işyerinin büyüklüğü, faaliyet hacmi, çalışan sayısı ve kiralananın bu genişlemeye elverişliliği bilirkişi incelemesiyle ortaya konulur. Emeklilik sonrasında iş kurmak, tayin nedeniyle kiralananın bulunduğu şehre dönmek veya sağlık nedeniyle asansörlü ya da giriş katta bir konuta ihtiyaç duymak da, somut belgelerle desteklendiğinde gereksinim olarak değerlendirilir.

Gereksinim hâllerinde aranan belgeler

GereksinimOlgunlaşma ölçütüBelgeler
Kiraya veren kirada oturuyorMevcut kira ilişkisiKira sözleşmesi, dekontlar, adres kaydı
Evlenecek çocukEvlenme hazırlığının somut olarak başlamasıNikâh başvurusu, düğün tarihi
Meslek faaliyetiMesleğin icrası için gerekli belgelerDiploma, ruhsat, oda veya baro kaydı
Ticareti genişletmeMevcut işyerinin yetersizliğiTicaret sicili, çalışan sayısı, bilirkişi
Tayin veya emeklilikKiralananın bulunduğu yere dönüşAtama yazısı, emeklilik belgesi
Sağlık gereksinimiKiralananın özelliklerine zorunlu ihtiyaçSağlık kurulu raporu

Kiracının Savunmaları: Samimiyetsizlik, Başka Taşınmaz ve Artış Pazarlığı

Gereksinim davasında ispat yükü kiraya verendedir; ancak kiracının ileri süreceği somut olgular, mahkemenin samimiyet değerlendirmesini doğrudan etkiler. Kiracının en güçlü savunması, gereksinim sahibinin aynı ihtiyacı karşılayabilecek başka bir taşınmazının bulunduğudur: kiraya verenin veya gereksinim sahibinin aynı yerleşim yerinde boş ya da kısa sürede boşaltılabilecek elverişli bir taşınmazı varsa, dava konusu kiralanan bakımından zorunluluk unsuru gerçekleşmez. Bu savunma için tapu kayıtları mahkemeden istenebilir ve gereksinim sahibinin adına kayıtlı taşınmazların durumu keşifle incelenebilir.

Dava öncesinde kiraya verenin kanuni sınırı aşan bir kira artışı talep etmesi ve kiracının bunu kabul etmemesi üzerine gereksinim davası açılması, uygulamada davanın samimiyetini sorgulatan önemli bir olgudur; ihtarname ve yazışmaların dosyaya sunulması bu nedenle önem taşır. Taşınmazın satış ilanına çıkarılmış olması, gereksinim sahibinin başka bir şehirde sürekli işi veya eğitimi bulunması, kiralananın gereksinim sahibinin sağlık durumu veya aile büyüklüğü bakımından elverişsiz olması da kiracının ileri sürebileceği olgulardır. Bu olgular vakıa niteliğinde olduğundan tanıkla ispat edilebilir; kiracı ayrıca keşif ve bilirkişi incelemesi talep ederek kiralananın gereksinime uygun olup olmadığının belirlenmesini isteyebilir (HMK m.266, m.288).

Kiracının savunma olguları

OlguEtkisiDelil
Gereksinim sahibinin başka elverişli taşınmazıZorunluluk unsuru yokTapu kaydı, keşif
Kanuni sınırı aşan artış talebinin reddi sonrası davaSamimiyet şüphesiİhtarname, yazışmalar
Taşınmazın satış ilanıSatış hazırlığı; samimiyet şüphesiİlan kayıtları, tanık
Gereksinim sahibinin başka şehirde sürekli işiGerçeklik şüphesiSGK ve işyeri kayıtları
Kiralananın ihtiyaca elverişsizliğiZorunluluk yokKeşif, bilirkişi
İhtiyacın dava sırasında ortadan kalkmasıTahliye kararı verilmezAdres ve tapu kayıtları

Tahliye Kararının İcrası ve Kiracının Kanun Yolu

Gereksinim nedeniyle verilen tahliye kararı kira ilişkisine dayandığından taşınmazın aynına ilişkin bir karar niteliğinde değildir ve kesinleşmesi beklenmeden icraya konulabilir; kiracı kararı istinaf yoluyla bölge adliye mahkemesine taşırsa, teminat göstererek icranın geri bırakılmasını isteyebilir (İİK m.36). Tahliye ilamı icra dairesine verildiğinde kiracıya icra emri tebliğ edilir ve verilen süre içinde taşınmaz boşaltılmazsa zorla tahliye edilerek kiraya verene teslim edilir; taşınmazdaki eşya, kiracı tarafından alınmazsa masrafı kiracıya ait olmak üzere muhafaza altına alınır (İİK m.26).

Kanun yolu aşamasında gereksinimin ortadan kalktığının anlaşılması veya karar sonrasında taşınmazın başkasına kiralanması, hem kararın bozulması hem de TBK m.355 kapsamındaki tazminat talebi bakımından önem taşır. Tahliye kararı bozulduktan sonra taşınmazı boşaltmış olan kiracı, icranın iadesi kapsamında zilyetliğin iadesini ve uğradığı zararın giderilmesini isteyebilir (İİK m.40). Kiraya verenin, kararın icrasından sonra üç yıl geçmeden taşınmazı haklı bir sebep olmaksızın eski kiracısından başkasına kiraya vermesi hâlinde ise eski kiracı, son kira yılında ödenen bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat isteyebilir (TBK m.355).

Karar sonrası süreç

AşamaKuralDayanak
İcraya konulmaKesinleşme beklenmezİİK m.36
Kiracının istinafıTeminatla icranın geri bırakılmasıİİK m.36
İcra emri ve zorla tahliyeSüre sonunda icra memuru eliyleİİK m.26
Kararın bozulmasıİcranın iadesi; zilyetliğin iadesi ve zararİİK m.40
Üç yıllık yasakHaklı sebep yoksa eski kiracıdan başkasına kiralama yasağıTBK m.355
Yasağın ihlaliEn az bir yıllık kira bedeli tutarında tazminatTBK m.355

Gereksinim davası üç soruya dayanır: kiraya veren kim, gereksinim sahibi listede mi, süre bugün mü doluyor?

Davayı kiraya veren sıfatını taşıyan kişi açar; paylı mülkiyette çoğunluk, tüzel kişide faaliyet bağlantısı aranır. Belirli süreli sözleşmede süre bitiminden itibaren bir ay içinde arabuluculuk ve dava tamamlanmalı, süre kaçacaksa TBK m.353 bildirimiyle bir kira yılı kazanılmalıdır; kiracı başka taşınmaz ve artış pazarlığı gibi olgularla samimiyeti sorgulatabilir. Karar kesinleşmeden icra edilebilir, ancak üç yıllık yeniden kiralama yasağı ihlal edilirse tazminat doğar. Gereksinim nedeniyle tahliye davanız için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

Konuyla ilgili diğer rehberlerimiz: TBK m.350-352 metinleri ve yeni malik · paylı mülkiyette kiraya veren · kanuni artış sınırı · tahliye taahhüdü · tahliye ilamının icrası · fesih dönemleri ve TBK m.329

Sık Sorulan Sorular

Kiracım düzenli kira ödüyor, yine de ihtiyaç nedeniyle çıkarabilir miyim?

Evet. İhtiyaç nedeniyle tahliye, kiracının kusurundan bağımsızdır; kiracı düzenli ödese dahi, gerçek-samimi-zorunlu ihtiyaç ispatlanırsa mahkeme kararıyla tahliye mümkündür.

Kimlerin ihtiyacı için tahliye isteyebilirim?

Kendinizin, eşinizin, altsoyunuzun (çocuk/torun), üstsoyunuzun (anne/baba) veya kanunen bakmakla yükümlü olduğunuz kişilerin konut ya da iş yeri ihtiyacı için tahliye isteyebilirsiniz (TBK m. 350).

Tahliye davasını ne zaman açmalıyım?

Belirli süreli sözleşmede sürenin bitiminden, belirsiz süreli sözleşmede fesih döneminin sonundan itibaren 1 ay içinde. Yeni malikseniz, iktisaptan itibaren 1 ay içinde yazılı bildirim yapıp 6 ay sonra dava açabilirsiniz (TBK m. 351). Ayrıca zorunlu arabuluculuk tamamlanmalıdır.

İhtiyaç nedeniyle tahliye davası neden reddedilir?

İhtiyacın gerçek/samimi/zorunlu olmaması (ör. daha yüksek kira amacı, satış hazırlığı), soyut veya geçici olması, yargılama boyunca sürmemesi, sürelerin kaçırılması, ihtarın usulsüzlüğü veya zorunlu arabuluculuğun yapılmaması davanın reddine yol açar.

Tahliye sonrası taşınmazı başkasına kiralayabilir miyim?

Haklı sebep olmadıkça 3 yıl geçmeden eski kiracınızdan başkasına kiralayamazsınız (TBK m. 355). Aksi hâlde eski kiracı, son kira yılı bir yıllık bedelinden az olmamak üzere tazminat talep edebilir.

Ev sahibi ihtar çekince evi hemen boşaltmalı mıyım?

Tahliye ancak mahkeme kararıyla olur. Kiracı, ihtiyacın gerçekliğini denetletmek ve gerekirse TBK m. 355 tazminatını talep edebilmek için, mahkeme kararı olmadan tahliye etmemeyi tercih edebilir; zira Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre bu tazminat için tahliyenin yargı kararı veya icra yoluyla gerçekleşmiş olması aranır ve ihtarname üzerine kendiliğinden çıkan kiracının talebi reddedilir (Yargıtay 3. HD, E.2017/4632, K.2019/1687); bu uygulama doktrinde eleştirilmektedir. Her somut durum farklıdır; bir avukata danışmak yerinde olur.

Kaçırılan bir süre veya samimiyetsiz sayılan ihtiyaç, davayı baştan kaybettirir.

İhtiyaç nedeniyle tahliye sürecinde uzman avukatla çalışın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp
Post by Av. Fatma Öztürk