Evliliğin iptali (butlan) davası, hukuki bir eksiklik veya sakatlık nedeniyle evlilik akdinin geriye dönük olarak geçersiz kılınmasına yönelik özel bir dava türüdür. Boşanmadan farklı olarak, evliliğin geçerli biçimde kurulmadığı iddiasına dayanır ve Türk Medeni Kanunu (TMK) hükümleri çerçevesinde Aile Mahkemesinde açılır. Bu yazıda evliliğin iptali davasının hukuki dayanağı, mutlak ve nispi butlan sebepleri, dava açma hakkı ve süreleri, boşanma ile arasındaki farklar, iptal sonuçları ve pratik uygulama esasları ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.
10 Saniyede Hukuk · Aile ve Boşanma Hukuku
Evliliğin iptali (butlan) ne demek?
Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.
1) Evliliğin İptalinin Hukuki Niteliği
Evliliğin iptali, TMK m.145 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş özel bir kurumdur. Bu kurumun temel amacı, kanuna aykırı biçimde kurulmuş evliliklerin hukuki geçerliliğinin sona erdirilmesidir. İptal, evlilik akdinin doğuşundaki hukuki bir eksikliğe veya sakatlığa dayanır. Bu bakımdan boşanmadan önemli ölçüde farklıdır; boşanma, geçerli biçimde kurulmuş bir evliliğin sonlandırılmasıdır. İptalde ise evlilik esasen hiç geçerli olmamış gibi değerlendirilir.
Türk hukuku iki tür butlan öngörür: mutlak butlan ve nispi butlan. Mutlak butlan (TMK m.145 vd.), evliliğin temel şartlarına aykırılık durumunda ortaya çıkar ve kamu düzenini ilgilendiren nitelikte bir sebeptir. Bu sebeplerle açılan davada dava açma hakkı geniş bir kişi çevresine tanınmıştır. Nispi butlan (TMK m.148 vd.) ise iradenin sakatlığı, temsilcinin izninin bulunmaması gibi daha bireysel nitelikli sebeplere dayanır ve dava açma hakkı daha sınırlıdır. İki butlan türü farklı hukuki sonuçlar doğurur; bu ayrımın somut olayda doğru yapılması dava sonucunu doğrudan etkiler.
2) Mutlak Butlan Sebepleri — TMK m.145
Mutlak butlan sebepleri TMK m.145 hükmünde ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Bu düzenleme uyarınca aşağıdaki durumlarda evlilik mutlak butlan ile batıldır: (i) eşlerden biri evlenirken evli bulunuyorsa (çok eşlilik yasağı ihlali), (ii) eşlerden biri evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunuyorsa, (iii) eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunuyorsa, (iv) eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlık varsa.
Bu sebepler kamu düzenini ilgilendirir ve toplumun temel değerlerini korur. Örneğin çok eşlilik yasağı, Türk aile hukukunun temel ilkelerinden biridir ve TCK m.230 kapsamında suç oluşturur. Yakın akrabalık ilişkisinde evlenmenin yasaklanması ise hem hukuki hem sosyal nedenlere dayanır. Ayırt etme gücünden yoksun kişilerin evlenmesi ise iradenin sağlıklı biçimde beyan edilmemesi durumudur ve evliliğin geçerlilik şartına aykırılık oluşturur. Bu sebeplerin varlığı halinde dava herhangi bir zaman diliminde açılabilir; hak düşürücü süre yoktur ve eşlerin ölümünden sonra bile mirasçılar veya ilgililer tarafından açılabilir.
3) Nispi Butlan Sebepleri — TMK m.148-153
Nispi butlan sebepleri bireysel iradenin sakatlığı, temsilcinin izninin bulunmaması gibi daha bireysel nitelikli sebeplerdir. TMK m.148 uyarınca “evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olan eş” evliliğin iptalini isteyebilir. TMK m.149 hükmü yanılma nedeniyle iptal talebini düzenler; eşlerden birinin yanlış anlaması veya yanlış bilgilendirilmesi durumunda iptal talep edilebilir. TMK m.150 aldatma nedeniyle iptal talebini içerir; eşlerden biri diğerinin gerçeği bilerek gizlemesi veya yanıltıcı bilgi vermesi nedeniyle evlenmişse iptal isteyebilir.
TMK m.151 korkutma nedeniyle iptal talebini düzenler; korkutma altında evlenen kişi iptal talep edebilir. Ayrıca küçüklerin veya kısıtlıların yasal temsilcisinin izni olmadan evlenmesi durumunda temsilci nispi butlan sebebine dayanarak iptal isteyebilir. Nispi butlan sebepleri için TMK m.152 hükmüne göre dava açma süresi kısıtlıdır; kural olarak iptal sebebinin öğrenilmesinden veya korkunun etkisinin ortadan kalkmasından itibaren altı ay ve her hâlde beş yıl içinde dava açılmalıdır. Bu süreler hak düşürücü niteliktedir ve süresinde açılmayan dava reddedilir.
4) Boşanma ile Farkları
Evliliğin iptali ve boşanma arasında önemli farklar vardır. Boşanma, geçerli biçimde kurulmuş bir evliliğin sonlandırılmasıdır ve TMK m.161 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş özel sebeplere (zina, hayata kast, terk vb.) veya genel sebebe (evlilik birliğinin temelinden sarsılması, TMK m.166) dayanır. İptal ise evlilik akdinin doğuşundaki bir eksikliğe veya sakatlığa dayanır; evlilik esasen geçerli değildir iddiası taşır.
Hukuki sonuçları da farklıdır. Boşanma ileriye etkilidir; boşanma kararına kadar olan evlilik dönemi geçerli sayılır. İptal ise kural olarak geriye etkilidir; evlilik hiç kurulmamış gibi değerlendirilir. Ancak TMK m.156 hükmü, iyi niyetli eş bakımından iptal kararına özel bir sonuç bağlar; iyi niyetli eş kararın verildiği ana kadar geçerli evlilikten kaynaklanan haklarını korur. Nafaka, tazminat, mal rejimi tasfiyesi gibi konularda iptal davasında da boşanmadaki hükümler kısmen uygulanır ancak sonuçlar somut olaya göre değişiklik gösterir. İptal, damgalayıcı olabileceği için taraflar bazen boşanma yolunu tercih edebilir; ancak sebep gerçekten iptal ise iptal davası daha uygun sonuç doğurabilir.
5) Dava Açma Hakkı ve Süreleri
Mutlak butlan davasında dava açma hakkı geniştir. TMK m.146 hükmü uyarınca “batıl bir evliliğin butlanının Cumhuriyet savcısı tarafından resmen dava edileceği gibi, ilgisi olan herkes tarafından da butlan davası açılabilir.” Bu düzenleme, kamu düzenini ilgilendiren mutlak butlan sebeplerinin ciddi biçimde ele alındığını gösterir. Cumhuriyet Savcısı re’sen dava açabilir; eşler ve ilgili üçüncü kişiler de dava açabilir. Bu kapsamda ilgili sayılan kişiler; mirasçılar, alacaklılar, önceki evlilikten gelen çocuklar gibi somut bir menfaate sahip kişilerdir.
Nispi butlan davasında dava açma hakkı daha sınırlıdır. Dava, kural olarak iptal sebebinin ilgilisi olan eş tarafından açılır. Yanılma, aldatma veya korkutma durumlarında bu iddiaları taşıyan eş dava açar. Küçüklerin veya kısıtlıların evliliği durumunda ise yasal temsilci dava açma hakkına sahiptir. Süreler bakımından da farklılık vardır. Mutlak butlan davasında zamanaşımı ve hak düşürücü süre yoktur; dava herhangi bir zaman açılabilir. Nispi butlan davasında ise TMK m.152 uyarınca sebebin öğrenilmesinden veya korkunun etkisinin ortadan kalkmasından itibaren altı ay ve her hâlde beş yıl içinde dava açılmalıdır.
6) Yargılama Süreci ve İspat
Evliliğin iptali davası Aile Mahkemesinde açılır. Yetkili mahkeme kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesidir; her iki eşin de aynı yerde ikametgahı varsa aynı yer mahkemesi yetkilidir. Dava dilekçesinde iptal sebebi somut biçimde belirtilmeli ve destekleyici deliller sunulmalıdır. Örneğin çok eşlilik iddiasında önceki nüfus kayıtları, mahkeme kararları, ayırt etme gücünden yoksunluk iddiasında sağlık raporları, aldatma iddiasında yanıltıcı beyanları gösteren belgeler sunulur.
İspat yükü davacıya aittir. Davacı, iptal sebebinin somut biçimde gerçekleştiğini ispat etmelidir. Deliller HMK’nın genel usulüne göre değerlendirilir; tanık, belge, bilirkişi raporu, sağlık raporu gibi tüm deliller kullanılabilir. Örneğin ayırt etme gücünden yoksunluk iddiasında ATK raporu veya devlet hastanesi raporu belirleyici olabilir. Yargılama süresi somut olayın karmaşıklığına göre değişir; genellikle 1-2 yıl arasında sürer. Dava süresince tedbir kararları verilebilir; örneğin eşlerin fiilen ayrı yaşaması durumunda geçici nafaka veya velayet düzenlemesi mümkündür.
7) İptal Kararının Sonuçları
Evliliğin iptali kararı verildiğinde çeşitli hukuki sonuçlar doğar. Öncelikle evlilik hukuki olarak sona erer; ancak sonlanma zamanı ve etkisi butlan türüne göre değişir. Mutlak butlan durumunda evlilik geriye etkili olarak batıl sayılır; sanki hiç kurulmamış gibi değerlendirilir. Nispi butlan durumunda ise evlilik iptal kararına kadar geçerli sayılır ve karardan sonra sona erer. Bu ayrım, mal rejimi tasfiyesi, nafaka ve diğer haklar bakımından önemlidir.
TMK m.156 hükmü, iyi niyetli eş için özel bir koruma öngörür. Bu düzenleme uyarınca iyi niyetli eş; iptal kararının verildiği ana kadar geçerli evlilikten kaynaklanan haklarını korur. Ayrıca TMK m.158 uyarınca iyi niyetli eş, iptal edilen evlilik sırasında evlilik yoluyla kazandığı kişisel statüyü de korur (soyadı, vatandaşlık gibi). Nafaka bakımından da iptal sonrası düzenlemeler boşanma benzeri uygulanır; TMK m.176 hükümleri iptal davalarında da geçerlidir. Çocuklarla ilgili velayet ve nafaka düzenlemeleri de yapılır. İptal edilen evlilikten doğan çocuklar, evlilikten doğan çocuk statüsündedir (TMK m.157); yani mirasçılık ve nafaka hakları etkilenmez. Bu düzenlemeler, iptal kararının çocuklar için olumsuz sonuç doğurmasını önler.
İlgili Rehberler
🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
💔 Boşanma Davası
- Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? İstinaf ve Temyiz
- Ön İnceleme Duruşması: Taraflar Ne Yapmalı?
- Tensip Zaptı Nedir? İlk Duruşmaya Hazırlık
- Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Nasıl İspatlanır?
- Boşanma Davasında Islah: Talep ve Sebep Değişikliği
- Boşanma Davasından Vazgeçme: Feragat ve Sonuçları
💰 Nafaka
- Nafaka Hesaplama ve Artırım Aracı
- Tedbir Nafakası Geriye Dönük İstenebilir mi?
- Emekli Maaşına Nafaka İçin Haciz Konur mu?
- Nafaka Ödememe ve Tazyik Hapsi
- Yoksulluk Nafakası Alan Eş Yeniden Evlenirse
- İştirak Nafakası Çocuk 18 Yaşına Gelince Biter mi?
👶 Velayet ve Çocuk
- Bekar Biri Tek Başına Evlat Edinebilir mi?
- Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ve Velayet
- Velayeti Alan Ebeveyn Başka Şehre Taşınabilir mi?
- Geçici (Tedbiren) Velayet Nedir?
- Boşanmadan Sonra Çocuğun Nüfus Kaydı
- Koruyucu Aile ile Evlat Edinme Farkı
🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım
- Evlilikte Alınan Araba Boşanmada Paylaşılır mı?
- Aile Konutu Şerhi Tapuya Nasıl Konulur?
- Krediyle Alınan Ev Boşanmada Nasıl Paylaşılır?
- Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı
- Emekli İkramiyesi Mal Paylaşımına Girer mi?
- Ortak Kredi ve Banka Borçları Nasıl Paylaşılır?
🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)
- 6284 Kapsamında Koruma Kararı Nasıl Alınır?
- 6284 Koruma Kararına İtiraz: Süre ve Usul
- Koruma Kararının Süresi Dolmadan Uzatma
- 6284 Kapsamında Elektronik Kelepçe
- Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
- Uzaklaştırma Kararı İşyeri ve Okulu da Kapsar mı?
💍 Evlilik ve Statü
- Evlenme Yaşı Kaçtır? 16-17 Yaşında Evlilik
- Boşanmadan Sonra Kimlik, Pasaport ve Nüfus Kaydı
- Yurt Dışında Yapılan Evlilik Türkiye’de Geçerli mi?
- Evlilik Dışı Doğan Çocuk Nüfusa Nasıl Kaydedilir?
- Eşin Borcundan Diğer Eş Sorumlu mu?
- Yabancı Biriyle Evlilik: Gerekli Belgeler
📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Butlan Sebeplerinin Kaynağı: Ehliyet ve Engeller
Butlan sebeplerini anlamak için önce, kanunun evlenme için hangi şartları aradığına bakmak gerekir.
Yaş — TMK m.124: erkek veya kadın onyedi yaşını doldurmadıkça evlenemez. Ancak hâkim, olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple onaltı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasi dinlenir.
Ayırt etme gücü — TMK m.125: ayırt etme gücüne sahip olmayanlar evlenemez.
İzin — TMK m.126 ve m.127. Küçük, yasal temsilcisinin izni olmadıkça evlenemez. Aynı şekilde kısıtlı da yasal temsilcisinin izni olmadıkça evlenemez.
Hısımlık engeli — TMK m.129. Şu kimseler arasında evlenme yasaktır: üstsoy ile altsoy arasında; kardeşler arasında; amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında; kayın hısımlığı meydana getirmiş olan evlilik sona ermiş olsa bile, eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında; ve evlât edinen ile evlâtlığın veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında.
Gaiplik — TMK m.131: gaipliğine karar verilen kişinin eşi, mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez.
Bekleme süresi — TMK m.132. Evlilik sona ermişse, kadın evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün geçmedikçe evlenemez. Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hâlinde mahkeme bu süreyi kaldırır.
Önemli ayrım. Bu şartların her ihlâli butlan sebebi değildir. Örneğin bekleme süresine uyulmaması evliliği geçersiz kılmaz; buna karşılık m.129‘daki hısımlık engeli mutlak butlan sebebidir.
| Madde | Şart |
|---|---|
| m.124 | Onyedi yaş; istisnaen onaltı |
| m.125 | Ayırt etme gücü |
| m.126-127 | Küçük ve kısıtlıda izin |
| m.129 | Hısımlık engeli |
| m.131 | Gaiplikte fesih kararı |
| m.132 | Bekleme süresi — butlan sebebi değil |
Mutlak Butlanda Dava Hakkı: m.146-147
Mutlak butlanın en ayırt edici yönü, davayı kimin açabileceğidir.
TMK m.146: mutlak butlan davası, Cumhuriyet savcısı tarafından re’sen açılır. Bu dava, ilgisi olan herkes tarafından da açılabilir.
İki ayrı yol. Dava hem savcı tarafından re’sen hem de ilgisi olan herkes tarafından açılabilir. Bu, mutlak butlanın kamu düzenine ilişkin olmasının sonucudur.
Süre yoktur. Kanun, mutlak butlan sebeplerinin bulunması hâlinde dava açılabilmesi için herhangi bir hak düşürücü süre öngörmemiştir. Evliliğin her aşamasında dava açılabilir.
Üç sınırlama — TMK m.147. Madde, bu geniş dava hakkına üç sınır getirir.
Birinci sınır — sona ermiş evlilik: sona ermiş bir evliliğin mutlak butlanı Cumhuriyet savcısı tarafından re’sen dava edilemez; fakat her ilgili, mutlak butlanın karar altına alınmasını isteyebilir.
Yani savcının yetkisi daralır. Evlilik ölüm ya da boşanma ile sona ermişse savcı re’sen dava açamaz; ancak ilgililerin dava hakkı devam eder.
İkinci sınır — mutlak butlanın nispi butlana dönüşmesi: ayırt etme gücünün sonradan kazanılması veya akıl hastalığının iyileşmiş olması durumlarında mutlak butlan davasını yalnız ayırt etme gücünü sonradan kazanan veya akıl hastalığı iyileşen eş açabilir.
Bu hâlde savcının ve ilgililerin dava hakkı ortadan kalkar. Doktrinde buna “mutlak butlanın nispi butlana dönüşmesi” denir.
Üçüncü sınır — iyiniyet koruması: evliyken yeniden evlenen bir kimsenin önceki evliliği mutlak butlan kararı verilmeden önce sona ermişse ve ikinci evlenmede diğer eş iyiniyetli ise, bu evlenmenin butlanına karar verilemez.
İstisnaî bir hükümdür. Madde gerekçesine göre bu düzenleme, çifte evlilik engelinin kalkmasıyla birlikte iyiniyetli ikinci eşin evliliğinin korunmasını sağlar. Bu hâlde dava hakkı tamamen ortadan kalkar.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Kural | Savcı re’sen; ilgisi olan herkes |
| Süre | Yoktur |
| Sınır — 1 | Sona ermişse savcı açamaz |
| Sınır — 2 | İyileşmede yalnız o eş |
| Sınır — 3 | İyiniyetli ikinci eş korunur |
| Sonucu | Dava hakkı tamamen kalkar |
Nispi Butlan: Sebepler ve Süreler
İkinci grup sebeplerde dava hakkı çok daha dar bir çevreye tanınmıştır.
Sebepler — TMK m.148-151. Nispi butlan sebepleri; ayırt etme gücünden geçici yoksunluk (m.148), yanılma (m.149), aldatma (m.150) ve korkutma (m.151) hâlleridir.
Yanılma hâlleri — m.149. Eşin evlenmeyi hiç istememesi yahut evlendiği kişiyle evlenmeyi düşünmemekle birlikte yanılarak bu evlenmeye razı olması; ya da eşinde bulunmaması onunla birlikte yaşamayı kendisi için çekilmez bir duruma sokacak derecede önemli bir nitelikte yanılarak evlenmiş olması.
Aldatma hâlleri — m.150. Eşinin namus ve onuru hakkında doğrudan doğruya onun tarafından veya onun bilgisi altında başkası tarafından aldatılarak evlenmeye razı olunması; ya da davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalığın kendisinden gizlenmesi.
Dava hakkı dardır. Nispi butlan davasını yalnız ilgili eş ve yasal temsilcinin rızasının aranmadığı hâllerde yasal temsilci açabilir. Mutlak butlandan farklı olarak diğer ilgililerin ve mirasçıların dava hakkı yoktur.
Süre — TMK m.152: iptal davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.
Çifte süre. Sübjektif süre öğrenmeden ya da korkunun etkisinin kalkmasından itibaren altı ay; objektif süre ise evlenmeden itibaren beş yıldır.
Niteliği. Bu süreler hak düşürücü niteliktedir ve mahkemece re’sen gözetilir; ayrıca ileri sürülmesi gerekmez.
| Mutlak butlan | Nispi butlan | |
|---|---|---|
| Sebepler | m.145 | m.148-151 |
| Savcı | Re’sen açar | Açamaz |
| İlgililer | Açabilir | Açamaz |
| Davacı | Herkes | İlgili eş / yasal temsilci |
| Süre | Yok | Altı ay / beş yıl |
| Niteliği | Hak düşürücü; re’sen gözetilir | |
Mirasçıların Durumu: m.159 ve İçtihattaki Ayrım
Ölüm hâlinde dava açılıp açılamayacağı, uygulamada en çok tartışılan noktadır.
TMK m.159: evlenmenin butlanını dava etme hakkı mirasçılara geçmez. Ancak, mirasçılar açılmış olan davayı sürdürebilirler.
İlk bakışta kapalı görünür. Metin, mirasçıların yeni dava açamayacağını; yalnız açılmış davayı sürdürebileceğini söyler.
Ancak kritik bir ayrım vardır. Yargıtay uygulamasında; m.159‘daki bu hüküm, mutlak butlanla sakat bir evlenmenin iptalinde “ilgililer” yönünden uygulanmaz.
Gerekçesi. Mutlak butlanla batıl bir evlenmenin iptalini istemekte ölen eşin mirasçılarının doğrudan menfaati bulunmaktadır. Bu nedenle mirasçılar, m.146 ve m.147 anlamında “ilgili” sıfatına ve doğrudan dava hakkına sahiptirler.
Dayanağı ne? Mirasçılar davayı, ölen eşin dava hakkına değil, doğrudan kendi dava haklarına dayanarak açarlar. Bu nedenle m.159 ile m.146-147 arasında çelişki bulunmaz; m.159 nispi butlana ilişkindir.
Sonuç. Ölen kişinin mirasçısı, sona ermiş bir evliliğin mutlak butlanını dava edebilir. Buna karşılık nispi butlan sebeplerine dayalı yeni bir dava açamaz.
Taraf teşkili. Yargıtay kararlarında; sona ermiş evliliğin mutlak butlanına ilişkin davanın, sağ iseler her iki eşe, ölmüşlerse mirasçılarına yöneltilmesi gerektiği ve eksik hasımla esasa girilemeyeceği belirtilmektedir.
İyiniyetsizliğin bedeli. m.159‘un devamı uyarınca, dava sonucunda evlenme sırasında iyiniyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan eş, yasal mirasçı olamayacağı gibi, daha önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan hakları da kaybeder.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Metin | Dava hakkı mirasçılara geçmez |
| Ama | Açılmış davayı sürdürebilirler |
| İçtihat | m.159 nispi butlana ilişkindir |
| Mutlak butlanda | Mirasçı “ilgili” sıfatıyla açabilir |
| Taraf teşkili | Her iki eşe veya mirasçılarına |
| İyiniyetsiz eş | Mirasçı olamaz |
Kararın Sonuçları, Görev ve Yetki
İptal kararı geçmişe değil, ileriye etkili sonuç doğurur; bu, boşanmadan farkının anlaşıldığı noktadır.
Temel kural — TMK m.156: batıl bir evlilik ancak hâkimin kararıyla sona erer. Mutlak butlan hâlinde bile evlenme, hâkimin kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur.
Bu hüküm belirleyicidir. “Yok hükmünde” bir evlilikten söz edilemez. Karar verilene kadar evlilik; mal rejimi, soybağı, miras ve nafaka bakımından tüm sonuçlarını doğurur.
Çocuklar — TMK m.157. Mahkemece butlanına karar verilen bir evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyiniyetli olmasalar bile evlilik içinde doğmuş sayılırlar. Çocuklar ile ana ve baba arasındaki ilişkilere boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.
İyiniyetli eşin korunması — TMK m.158/1: evlenmenin butlanına karar verilirse, evlenirken iyiniyetli bulunan eş bu evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durumunu korur.
Malî sonuçlar — m.158/2: eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.
Yani atıf sistemi işler. İptal kararının malî sonuçları bakımından TMK m.174 (tazminat), m.175 (yoksulluk nafakası), m.176 (ödeme biçimi) ve m.202 vd. (mal rejimi) hükümleri uygulanır.
Mal rejiminin sona ermesi — TMK m.225/2. Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine karar verilmesi hâlinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.
Görev ve yetki — TMK m.160: evlenmenin butlanı davasında, yetki ve yargılama usulü bakımından boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.
Somut karşılığı. Dava aile mahkemesinde görülür; yetki bakımından TMK m.168 uygulanır: eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi.
İspat rejimi — TMK m.184. Boşanmaya ilişkin usul hükümleri uygulandığından; hâkim olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz, yemin öneremez ve tarafların ikrarı hâkimi bağlamaz.
Yargılama usulü. Dava basit yargılama usulüne tâbidir; HMK m.318 uyarınca taraflar delillerini dilekçeleriyle birlikte sunmak zorundadır.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Sona erme | m.156 — hâkim kararıyla |
| Karara kadar | Tüm sonuçlarını doğurur |
| Çocuklar | m.157 — evlilik içinde doğmuş sayılır |
| İyiniyetli eş | m.158 — kişisel durumunu korur |
| Malî sonuçlar | Boşanma hükümleri |
| Görev / yetki | m.160 → aile mahkemesi, m.168 |
Sıkça Sorulan Sorular
Evliliğin iptali ile boşanma arasındaki fark nedir?
Evliliğin iptali (butlan), evlilik akdinin doğuşundaki hukuki bir eksikliğe veya sakatlığa dayanır; evlilik esasen geçerli olmamıştır iddiası taşır. Boşanma ise geçerli biçimde kurulmuş bir evliliğin sonlandırılmasıdır. İptal geriye etkilidir; boşanma ileriye etkilidir.
Mutlak butlan sebepleri nelerdir?
TMK m.145 uyarınca evli olarak yeniden evlenme (çok eşlilik), sürekli ayırt etme gücünden yoksunluk, evlenmeye engel akıl hastalığı ve yakın akrabalık ilişkisi mutlak butlan sebepleridir. Bu sebepler kamu düzenini ilgilendirir ve dava herhangi bir zaman açılabilir.
Nispi butlan sebepleri nelerdir?
TMK m.148-151 uyarınca geçici ayırt etme gücünden yoksunluk, yanılma, aldatma ve korkutma nispi butlan sebepleridir. Ayrıca küçüklerin veya kısıtlıların yasal temsilci izni olmadan evlenmesi de nispi butlan sebebidir. Süreler kısıtlıdır: altı ay ve her hâlde beş yıl.
İptal davasını kim açabilir?
Mutlak butlan davasında Cumhuriyet Savcısı re’sen açabilir; ilgisi olan herkes (eşler, mirasçılar, alacaklılar vb.) de dava açabilir (TMK m.146). Nispi butlan davasında ise iptal sebebinin ilgilisi olan eş veya küçüklerin/kısıtlıların yasal temsilcisi dava açar.
İptal davası için süre var mı?
Mutlak butlan davasında süre yoktur; herhangi bir zaman açılabilir. Nispi butlan davasında ise TMK m.152 uyarınca iptal sebebinin öğrenilmesinden veya korkunun etkisinin ortadan kalkmasından itibaren altı ay ve her hâlde beş yıl içinde dava açılmalıdır.
İptal sonucu çocukların durumu ne olur?
TMK m.157 uyarınca iptal edilen evlilikten doğan çocuklar, evlilikten doğan çocuk statüsündedir. Mirasçılık, nafaka hakları etkilenmez. Velayet ve nafaka düzenlemeleri iptal davası sonrası yapılır; çocuğun üstün yararı çerçevesinde karar verilir.
İyi niyetli eş korunur mu?
Evet. TMK m.156 uyarınca iyi niyetli eş, iptal kararının verildiği ana kadar geçerli evlilikten kaynaklanan haklarını korur. TMK m.158 uyarınca kazandığı kişisel statüyü (soyadı, vatandaşlık) de korur. Nafaka bakımından boşanma benzeri düzenlemeler uygulanır.
⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme İçin Bize Ulaşın
Ankara’da Uzman Avukat — Av. Fatma Öztürk
📞 Hemen Ara 💬 WhatsApp ile Yaz⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — mevzuat.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.


