Zamanaşımı hesabında en sık yapılan hata, tek bir tarihe bakmaktır. Oysa soruşturma veya kovuşturmada kesen bir işlem yapılmışsa iki ayrı tarih hesaplanır: son kesmeden itibaren olağan süre ve suç tarihinden itibaren azami süre. Hangisi önce dolarsa dava o gün düşer. Bu araç ikisini birlikte hesaplar.
Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?
Net Cevap: Dava zamanaşımı, suçun kanundaki cezasının üst sınırına göre 30, 25, 20, 15 veya 8 yıldır (TCK m.66/1, m.66/4); ceza zamanaşımı ise kesinleşen cezaya göre 40, 30, 24, 20 veya 10 yıldır (m.68/1). Savcı huzurunda ifade veya sorgu, tutuklama kararı, iddianame ve mahkûmiyet kararı dava zamanaşımını keser ve süre son kesmeden itibaren yeniden işler (m.67/2-3); ancak kesilmeler süreyi kanuni sürenin en fazla yarısı kadar uzatabilir (m.67/4). Bu yüzden hesapta iki tarih vardır: son kesmeden itibaren olağan dolum tarihi ve suç tarihinden itibaren azami dolum tarihi; hangisi önce gelirse o esas alınır. Durma hâllerinde (m.67/1, CMK m.171/4, m.231/8, m.253/19 ve m.253/21) geçen süre hesaba katılmaz; araç bu dönemleri hesaplamaz, elle eklenmelidir.
Zamanaşımı kamu düzenindendir, her aşamada ileri sürülebilir
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Dava ve Ceza Zamanaşımı Hesaplama (TCK m.66 · m.67 · m.68)
Aracın Hesap Mantığı: Hangi Alan Hangi Kanun Hükmüne Dayanır?
Araç, girdiğiniz bilgileri Türk Ceza Kanununun zamanaşımı hükümlerine göre tarihe dönüştürür. Aşağıdaki tablo, her alanın hangi hükme dayandığını ve aracın o hükmü nasıl uyguladığını gösterir. Sonucu yorumlarken bu eşleşmeyi bilmek, yanlış girişten doğan hatalı güveni önler.
| Alan | Kanuni dayanak | Aracın uygulaması |
|---|---|---|
| Zamanaşımı türü | TCK m.66 (dava), m.68 (ceza) | Hüküm kesinleşmemişse dava zamanaşımı, kesinleşmişse ceza zamanaşımı seçilir |
| Cezanın üst sınırı / hükmedilen ceza | TCK m.66/1 ve m.66/4; m.68/1 | Dava modunda suçun kanundaki cezasının üst sınırı, ceza modunda kesinleşen hapis süresi girilir; infaz kesintiye uğramışsa kalan ceza esas alınır (m.68/5) |
| Başlangıç tarihi | TCK m.66/6; m.68/5 | Dava modunda suç tarihi (teşebbüste son hareket, kesintisiz suçta kesinti, zincirleme suçta son suç), ceza modunda kesinleşme veya infazın kesintiye uğradığı gün |
| Fiil tarihindeki yaş | TCK m.66/2; m.68/2 | 12–15 yaş için sürenin yarısı, 15–18 yaş için üçte ikisi uygulanır |
| Son kesme tarihi | TCK m.67/2-3 | Olağan süre bu tarihten itibaren yeniden başlatılır |
| Azami süre (otomatik) | TCK m.67/4 | Olağan sürenin bir buçuk katı suç tarihine eklenir; iki tarihten erken olanı sonuç olarak gösterilir |
| Durma dönemleri (hesaba katılmaz) | TCK m.67/1; CMK m.171/4, m.231/8, m.253/19, m.253/21 | Durmada geçen gün sayısı sonuca elle eklenmelidir |
Gün, ay ve yıl hesabı: TCK m.72/1’e göre zamanaşımı sürelerinin hesabında gün yirmi dört saat, ay otuz gündür; yıl resmî takvime göre hesaplanır. Araç yılları ve ayları takvim üzerinden ekler. Tam yıl olan sürelerde iki yöntem aynı sonucu verir; ancak ay kesri içeren sürelerde (örneğin çocuklar için 5 yıl 4 ay ya da 22 yıl 6 aylık azami süre) takvim ayı ile otuz günlük ay arasında birkaç günlük fark doğabilir. Dolum tarihine yalnızca günler kalan dosyalarda hesabın gün bazında ayrıca yapılması gerekir.
Dava Zamanaşımı Süreleri (TCK m.66/1)
Dava zamanaşımı, hüküm kesinleşinceye kadar işleyen süredir; dolduğunda devletin kovuşturma yetkisi sona erer. Kanun beş kademe öngörür ve her kademeyi cezanın türüne ve üst sınırına bağlar:
| Bent | Kanundaki ölçüt | Süre | Araca girilecek değer |
|---|---|---|---|
| a | Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar | 30 yıl | “Ağırlaştırılmış müebbet hapis” seçilir |
| b | Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar | 25 yıl | “Müebbet hapis” seçilir |
| c | Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlar | 20 yıl | Üst sınırı 20 yıl veya daha fazla olan süreli hapis |
| d | Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlar | 15 yıl | Üst sınırı 5 yılı aşan, 20 yılın altında kalan süreli hapis |
| e | Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar | 8 yıl | Üst sınırı 5 yıl veya daha az olan hapis; yalnızca adli para cezası |
Kademeler arasındaki sınırlar hesabı doğrudan değiştirir. Üst sınırı tam beş yıl olan bir suç (e) bendine girer ve sekiz yıla tabidir; üst sınır beş yılı aştığı anda (d) bendi ve on beş yıl uygulanır. Üst sınırı tam yirmi yıl olan bir suç ise (c) bendine girer ve yirmi yıla tabidir.
Üst sınır nasıl okunur? (TCK m.66/4 ve m.66/3)
TCK m.66/4’e göre zamanaşımı süresinin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur. “İki yıldan beş yıla kadar hapis” diye düzenlenen bir suçta araca 5, “üç yıldan on yıla kadar hapis” diye düzenlenen bir suçta 10 girilir. Mahkemenin somut olayda verdiği veya vereceği ceza bu hesapta rol oynamaz.
Nitelikli hâller hesaba katılır. Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde, dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur (TCK m.66/3). İddianame suçun temel şeklinden düzenlenmiş olsa bile deliller nitelikli bir hâli gösteriyorsa araca nitelikli hâlin üst sınırı girilmelidir. Temel şekli beş yıla kadar hapis gerektiren bir suçta nitelikli hâlin üst sınırı beş yılı aşıyorsa süre sekiz yıldan on beş yıla çıkar.
Süre Ne Zaman Başlar? (TCK m.66/6)
Kural, suçun işlendiği gündür. Ancak suçun yapısına göre başlangıç değişir ve araca girilecek “suç tarihi” de buna göre belirlenir:
| Suç türü | Başlangıç (m.66/6) | Araca girilecek tarih |
|---|---|---|
| Tamamlanmış suç | Suçun işlendiği gün | Fiil tarihi |
| Teşebbüs aşamasında kalan suç | Son hareketin yapıldığı gün | Son icra hareketinin tarihi |
| Kesintisiz suç | Kesintinin gerçekleştiği gün | Kesintisiz hâlin sona erdiği tarih |
| Zincirleme suç | Son suçun işlendiği gün | Zincirin son halkasının tarihi |
| Çocuklara karşı üstsoy veya çocuk üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimselerce işlenen suç | Çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği gün | Mağdurun on sekizinci doğum günü |
Son satır, fiilin tarihine değil mağdurun yaşına bağlanan bir başlangıçtır: bu suçlarda süre, çocuk on sekiz yaşını bitirmeden işlemeye başlamaz. Böylece faile bağımlı durumdaki çocuğun kendi başına harekete geçebileceği yaşa gelmeden sürenin tükenmesi önlenir. Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hâllerde ise zamanaşımı, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar (TCK m.66/5).
Kesilme: Süre Yeniden Başlar Ama Sınırsız Uzamaz (TCK m.67/2-4)
TCK m.67/2’de sayılan dört işlem dava zamanaşımını keser:
- Şüpheli veya sanıklardan birinin Cumhuriyet savcısı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi (a)
- Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararı verilmesi (b)
- Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi (c)
- Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa mahkûmiyet kararı verilmesi (d)
Kesilme hâlinde zamanaşımı yeniden işlemeye başlar; birden fazla kesme nedeni varsa süre, son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işler (TCK m.67/3). Ancak kesilme süreyi sınırsız uzatamaz: kesilme hâlinde zamanaşımı süresi, ilgili suça ilişkin kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar (TCK m.67/4). Araca bu nedenle yalnızca son kesme tarihi girilir.
Hangi işlemler kesmez?
Kesme sebepleri kanunda tek tek sayılmıştır; sayılmayan işlemler, dosyada ne kadar önemli olursa olsun süreyi kesmez. Ayrımın anahtarı Ceza Muhakemesi Kanununun tanımlarıdır: ifade alma, şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından dinlenmesi; sorgu ise şüphelinin veya sanığın hâkim veya mahkeme tarafından dinlenmesidir (CMK m.2/1-g, h). TCK m.67/2-a ifadeyi yalnızca “Cumhuriyet savcısı huzurunda” alındığında kesme sebebi saydığından, kolluk ifadesi süreyi kesmez; hâkim veya mahkeme önündeki sorgu ise keser.
| İşlem | Kesme etkisi | Açıklama |
|---|---|---|
| Savcı huzurunda ifade; hâkim veya mahkeme önünde sorgu | Keser (m.67/2-a) | Şüpheli veya sanıklardan birinin dinlenmesi yeterlidir |
| Tutuklama kararı | Keser (m.67/2-b) | Yakalama ve adli kontrol kararları bu bentte sayılmamıştır |
| İddianame | Keser (m.67/2-c) | Kanun iddianamenin “düzenlenmesini” esas alır; kabul tarihi değil düzenlenme tarihi girilir |
| Mahkûmiyet kararı | Keser (m.67/2-d) | Sanıklardan bir kısmı hakkında verilmesi yeterlidir |
| Kolluk ifadesi | Kesmez | Savcı huzurunda alınmış bir ifade değildir |
| Şikâyet veya suç duyurusu | Kesmez | m.67/2’de sayılmamıştır |
| Yakalama, arama, elkoyma, adli kontrol kararları | Kesmez | m.67/2’de sayılmamıştır |
| Bilirkişi raporu, keşif, duruşmanın ertelenmesi | Kesmez | m.67/2’de sayılmamıştır |
| Beraat kararı | Kesmez | Kanun yalnızca mahkûmiyet kararını kesme sebebi sayar |
İki tarihten hangisinin önce dolduğu davanın kaderini belirler
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Olağan Süre ve Azami Süre: İki Tarih Nasıl Karşılaştırılır?
Kesilmenin kanuni sınırı iki ayrı tarih üretir. Birincisi, son kesme tarihinden itibaren kanuni sürenin yeniden işlemesiyle bulunan olağan dolum tarihidir (m.67/3). İkincisi, suç tarihinden itibaren kanuni sürenin bir buçuk katının dolduğu azami dolum tarihidir (m.67/4). Kanun kesilmenin etkisini sürenin yarısıyla sınırladığından, son kesmeden sonra işleyen süre azami tarihi aşamaz; bu yüzden iki tarihten erken gelen esas alınır.
Hangi tarihin önce geleceği kesmelerin zamanlamasına bağlıdır. Kesmeler sık ve geç yapılmışsa, yani son kesme suç tarihinden uzaksa, genellikle azami tarih önce gelir. Kesmeler seyrek ve erken yapılmışsa olağan tarih önce dolar. Aşağıdaki tablo, her kanuni süre için olağan ve azami süreleri; çocuklar bakımından da kısaltılmış süreleri gösterir:
| Kanuni süre | 18 yaş ve üzeri: olağan / azami | 15–18 yaş: olağan / azami | 12–15 yaş: olağan / azami |
|---|---|---|---|
| 30 yıl (a) | 30 yıl / 45 yıl | 20 yıl / 30 yıl | 15 yıl / 22 yıl 6 ay |
| 25 yıl (b) | 25 yıl / 37 yıl 6 ay | 16 yıl 8 ay / 25 yıl | 12 yıl 6 ay / 18 yıl 9 ay |
| 20 yıl (c) | 20 yıl / 30 yıl | 13 yıl 4 ay / 20 yıl | 10 yıl / 15 yıl |
| 15 yıl (d) | 15 yıl / 22 yıl 6 ay | 10 yıl / 15 yıl | 7 yıl 6 ay / 11 yıl 3 ay |
| 8 yıl (e) | 8 yıl / 12 yıl | 5 yıl 4 ay / 8 yıl | 4 yıl / 6 yıl |
Çocuklara ilişkin sütunlar, m.67/4’teki yarı oranının m.66/2 ile kısaltılmış süreye uygulanmasıyla hesaplanmıştır; araç da aynı yöntemi kullanır. Durma dönemleri bu tablodaki sürelere dahil değildir; durma varsa geçen süre hem olağan hem azami tarihe ayrıca eklenir.
Adım Adım Hesap: Beş Örnek Dosya
Aşağıdaki örneklerde tarihler varsayımsaldır ve yöntemi göstermek için seçilmiştir. Her örneği araca aynı bilgileri girerek kontrol edebilirsiniz; beşinci örnekteki durma süresini ise aracın sonucuna elle eklemeniz gerekir.
| Örnek | Veriler | Olağan dolum | Azami dolum | Sonuç |
|---|---|---|---|---|
| 1. Kesme yok | Üst sınır 3 yıl → 8 yıl (m.66/1-e); suç 14.03.2019; kesen işlem yok | 14.03.2027 | — | 14.03.2027 |
| 2. Sık kesme | Üst sınır 5 yıl → 8 yıl; suç 03.02.2019; savcı ifadesi 11.09.2019, iddianame 25.02.2020, mahkûmiyet 14.12.2023 | 14.12.2031 | 03.02.2031 | 03.02.2031 (azami önce) |
| 3. Seyrek kesme | Üst sınır 10 yıl → 15 yıl (m.66/1-d); suç 20.06.2012; son kesme (mahkûmiyet) 18.03.2015 | 18.03.2030 | 20.12.2034 | 18.03.2030 (olağan önce) |
| 4. Suça sürüklenen çocuk | Fiil tarihinde 16 yaş; üst sınır 5 yıl → 8 yılın üçte ikisi 5 yıl 4 ay (m.66/2); suç 09.10.2021; son kesme (mahkûmiyet) 22.11.2023 | 22.03.2029 | 09.10.2029 | 22.03.2029 |
| 5. Durma | Üst sınır 2 yıl → 8 yıl; suç 12.04.2021; savcı ifadesi 20.05.2021; uzlaştırma 01.06.2021–15.08.2021 (75 gün, CMK m.253/21) | 20.05.2029 + 75 gün = 03.08.2029 | 12.04.2033 + 75 gün = 26.06.2033 | 03.08.2029 |
Örnek 1 en basit durumdur: kesen işlem olmadığından yalnızca suç tarihinden itibaren kanuni süre işler ve azami süre hesabı gündeme gelmez. Şikâyetin veya kolluk ifadesinin bulunması bu sonucu değiştirmez, çünkü ikisi de kesme sebebi değildir.
Örnek 2, dosya ilk derece mahkemesinde uzun süre kaldığı için son kesmenin (mahkûmiyet kararı) suç tarihinden neredeyse beş yıl sonra geldiği durumdur. Son kesmeden itibaren sekiz yıl 14.12.2031’de dolacak olsa da suç tarihinden itibaren on iki yıllık azami süre 03.02.2031’de dolar. Dosya istinaf veya temyiz aşamasında beklerken bu tarihe ulaşılırsa dava düşer; yeni bir kesme bu sonucu değiştirmez.
Örnek 3 tersini gösterir: kesmeler suçtan kısa süre sonra yapılmış, ardından dosya kanun yolunda uzun süre beklemiştir. Son kesmeden itibaren on beş yıl, azami süreden (22 yıl 6 ay) önce dolar. Bu dosyada azami tarihe bakmak yanıltıcı olurdu.
Örnek 4’te belirleyici olan, fiil tarihindeki yaştır; yargılama sırasında failin on sekiz yaşını geçmiş olması oranı değiştirmez. Beş yıl dört aylık kısaltılmış süreye m.67/4 uygulandığında azami süre sekiz yıl olur.
Örnek 5’te uzlaştırma girişimi sırasında dava zamanaşımı işlemediğinden (CMK m.253/21), bu dönemde geçen 75 gün hem olağan hem azami tarihe eklenir. Araca suç tarihi ve kesme tarihi girildiğinde 20.05.2029 sonucu çıkar; gerçek dolum tarihi ise durma eklenerek 03.08.2029’dur.
Durma: Süre Donar, Sıfırlanmaz
Durma hâlinde süre geçici olarak işlemez; engel kalktığında kaldığı yerden devam eder, önceki süre korunur. Kesilmeden farkı budur: kesilmede önceki süre silinir, durmada yalnızca askıya alınır. TCK m.67/1’in metni şöyledir: “Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hallerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur.”
| Durma hâli | Dayanak | Süre ne zamana kadar işlemez? |
|---|---|---|
| Soruşturma veya kovuşturmanın izin veya karar alınmasına bağlı olması | TCK m.67/1 | İzin veya karar alınıncaya kadar |
| Başka bir mercide çözülmesi gereken mesele (bekletici mesele) | TCK m.67/1 | Meselenin çözümüne kadar |
| Fail hakkında kaçak kararı | TCK m.67/1 | Kaçak kararı kaldırılıncaya kadar |
| Kamu davasının açılmasının ertelenmesi | CMK m.171/4 | “Erteleme süresince zamanaşımı işlemez.” |
| Hükmün açıklanmasının geri bırakılması | CMK m.231/8 | “Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.” |
| Uzlaşma sonucu edimin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi üzerine verilen erteleme | CMK m.253/19 | “Erteleme süresince zamanaşımı işlemez.” |
| Uzlaştırma girişimi | CMK m.253/21 | İlk uzlaşma teklifinden, girişimin sonuçsuz kaldığı ve en geç uzlaştırmacının raporunu uzlaştırma bürosuna verdiği tarihe kadar; bu sürede kovuşturma koşulu olan dava süresi de işlemez |
Araç durma hâllerini hesaba katmaz. Dosyanızda bu hâllerden biri varsa, durmada geçen gün sayısını hem olağan hem azami dolum tarihine eklemeniz gerekir; durma süresince zamanaşımı işlemediğinden bu dönem iki hesapta da sayılmaz (Örnek 5). Erteleme ve denetim süreleri yıllarla ölçüldüğünden, bu dosyalarda gerçek dolum tarihi aracın gösterdiğinden yıllarca ileride olabilir.
Durma hâllerinin ayrıntıları için kamu davasının açılmasının ertelenmesi (CMK 171), HAGB nedir (CMK 231) ve uzlaştırma (CMK 253) yazılarımıza bakabilirsiniz.
Ceza Zamanaşımı (TCK m.68)
Hüküm kesinleştikten sonra devreye giren süredir: kesinleşen ceza belirli bir süre içinde infaz edilmezse artık infaz edilemez. Burada ölçü, kanundaki üst sınır değil hükümde verilen cezadır. Fiili işlediği sırada çocuk olanlar bakımından süreler kısalır (m.68/2):
| Kesinleşen ceza | 18 yaş ve üzeri | 15–18 yaş (üçte iki) | 12–15 yaş (yarı) |
|---|---|---|---|
| Ağırlaştırılmış müebbet hapis (a) | 40 yıl | 26 yıl 8 ay | 20 yıl |
| Müebbet hapis (b) | 30 yıl | 20 yıl | 15 yıl |
| Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis (c) | 24 yıl | 16 yıl | 12 yıl |
| Beş yıldan fazla hapis (d) | 20 yıl | 13 yıl 4 ay | 10 yıl |
| Beş yıla kadar hapis ve adli para cezası (e) | 10 yıl | 6 yıl 8 ay | 5 yıl |
Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar ve kalan ceza miktarı esas alınarak hesaplanır (TCK m.68/5). Türleri farklı cezaları içeren hükümlerde en ağır ceza için öngörülen süre esas alınır (m.68/4). Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı, yurt dışında işlenmiş suçlar dolayısıyla verilmiş ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarında ise zamanaşımı uygulanmaz (m.68/3).
Kalan ceza kuralı hesabı değiştirir. Altı yıl hapis cezası 10.02.2020’de kesinleşen ve hiç infaz edilmeyen bir hükümde süre (d) bendine göre yirmi yıldır ve 10.02.2040’ta dolar. Aynı hükümlü cezasının iki yılını çektikten sonra 10.02.2022’de firar ederse, infazın kesintiye uğradığı bu tarihten itibaren süre kalan dört yıllık ceza esas alınarak belirlenir; kalan ceza beş yılı aşmadığından (e) bendi uygulanır ve süre on yıl olarak 10.02.2032’de dolar. Araçta bu durumda başlangıç olarak kesinti tarihi, ceza olarak da kalan süre girilmelidir.
Ceza zamanaşımını kesen hâller (TCK m.71)
TCK m.71’in metni şöyledir: “(1) Mahkûmiyet hükmünün infazı için yetkili merci tarafından hükümlüye kanuna göre yapılan tebligat veya bu maksatla hükümlünün yakalanması ceza zamanaşımını keser. (2) Bir suçtan dolayı mahkûm olan kimse üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlediği takdirde, ceza zamanaşımı kesilir.” Kanun, dava zamanaşımındaki m.67/4 benzeri bir üst sınırı ceza zamanaşımı için öngörmemiştir. Araç ceza modunda kesme tarihi sormaz; dosyada m.71 kapsamında bir işlem varsa sonucun ayrıca kontrol edilmesi gerekir.
İki bağlantılı kural daha vardır: cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen hak yoksunluklarının süresi ceza zamanaşımı doluncaya kadar devam eder (TCK m.69); müsadereye ilişkin hükümler ise kesinleşmelerinden itibaren yirmi yıl geçtikten sonra infaz edilmez (TCK m.70). İnfaz aşamasındaki ayrıntılar için ceza (infaz) zamanaşımı yazımıza bakabilirsiniz.
Çocuklarda Süre Kısalır (TCK m.66/2, m.68/2)
Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup on beş yaşını doldurmamış olanlar hakkında sürelerin yarısı; on beş yaşını doldurmuş olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hakkında üçte ikisi uygulanır. Kural hem dava hem ceza zamanaşımında geçerlidir ve belirleyici olan yargılama veya infaz tarihindeki değil, fiil tarihindeki yaştır. Sekiz yıllık bir dava zamanaşımı süresi on iki–on beş yaş grubu için dört yıla, on beş–on sekiz yaş grubu için beş yıl dört aya iner (Tablo 5 ve Tablo 8).
Fiil tarihi yaş sınırına yakınsa, suç tarihinin ve failin doğum tarihinin kesin olarak belirlenmesi uygulanacak oranı doğrudan değiştirir. Araçta yaş alanı bu nedenle suç tarihindeki duruma göre seçilmelidir.
Zamanaşımı Dolunca Hangi Karar Verilir?
Dava ve ceza zamanaşımı re’sen uygulanır ve bundan şüpheli, sanık ve hükümlü vazgeçemez (TCK m.72/2). Verilecek karar, dosyanın bulunduğu aşamaya göre değişir:
| Aşama | Karar | Dayanak |
|---|---|---|
| Soruşturma evresi | Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar | CMK m.172/1 (kovuşturma olanağının bulunmaması) |
| Kovuşturma evresi | Davanın düşmesi | CMK m.223/8 |
| Kovuşturma evresi, beraat için yeterli durum varsa | Beraat | CMK m.223/9: derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde düşme kararı verilemez |
| Hüküm kesinleşmiş, ceza zamanaşımı dolmuş | Ceza infaz edilmez | TCK m.68/1 |
Düşme kararı, suçun işlenip işlenmediği hakkında bir tespit içermez; devletin kovuşturma yetkisinin süre nedeniyle sona erdiğini gösterir. Sanık zamanaşımından vazgeçerek esas hakkında karar verilmesini isteyemez (m.72/2); ancak dosyanın geldiği aşamada beraat için yeterli durum varsa mahkeme düşme yerine beraat kararı vermek zorundadır (CMK m.223/9). Bu nedenle beraat koşullarının oluştuğunu düşünen sanık, bunu zamanaşımı itirazıyla birlikte savunmasında açıkça ileri sürmelidir. Kararlar arasındaki farklar için beraat, takipsizlik ve düşme arasındaki fark yazımıza bakabilirsiniz.
Zamanaşımı kanun yolunda da gözetilir. İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı süreyi keser (m.67/2-d); ancak dosya istinaf veya temyiz incelemesinde beklerken süre yeniden işler. Bu nedenle kanun yolu incelemesi uzayan dosyalarda azami tarihin (m.67/4) dolup dolmadığı her aşamada yeniden hesaplanmalıdır.
Şikâyet Süresi ile Karıştırmayın (TCK m.73)
Zamanaşımı ile şikâyet süresi ayrı kurumlardır ve birlikte işler. Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz (TCK m.73/1). Bu süre, zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar (m.73/2). Fail yıllar sonra öğrenilse bile şikâyetin dava zamanaşımı dolmadan yapılması gerekir.
| Ölçüt | Şikâyet süresi | Dava zamanaşımı |
|---|---|---|
| Kapsam | Yalnızca şikâyete bağlı suçlar | Tüm suçlar |
| Başlangıç | Fiilin ve failin öğrenildiği gün (m.73/2) | Suçun işlendiği gün (m.66/6) |
| Süre | 6 ay (m.73/1) | 8–30 yıl (m.66/1) |
| Kesilme | Kanunda öngörülmemiştir | m.67/2’deki işlemlerle kesilir |
| Üst sınır | Zamanaşımı süresini geçemez (m.73/2) | Kesilmeyle en fazla yarısı kadar uzar (m.67/4) |
Şikâyete bağlı olmayan suçlarda savcılık re’sen soruşturma yapar; orada yalnızca zamanaşımı sınırlayıcıdır. Şikâyet süresini ayrıca hesaplamak için şikâyet süresi hesaplama aracımızı, şikâyete bağlı suçların listesi için şikâyete bağlı suçlar yazımızı kullanabilirsiniz.
Uygulamada En Sık Görülen Hatalar
Zamanaşımı hesabı basit görünür ama belirli noktalarda sistematik olarak yanlış yapılır.
Birincisi, hükmedilen cezaya bakmak. Dava zamanaşımında ölçü, kanunda yazan cezanın üst sınırıdır (m.66/4). Mahkeme iki yıl ceza vermiş olsa bile suçun kanuni üst sınırı on yılsa süre on beş yıldır. Bu hata, sonuç cezası düşük çıkan dosyalarda zamanaşımının erken dolduğu sanılmasına yol açar.
İkincisi, yalnızca son kesmeye bakmak. Son kesmeden itibaren olağan süre hesaplanır ama suç tarihinden itibaren azami süre de işlemeye devam eder. Uzun süren dosyalarda çoğu zaman azami süre önce dolar ve dava, son kesmeden itibaren süre dolmamış olsa bile düşer (Örnek 2).
Üçüncüsü, başlangıç tarihini her durumda suç günü saymak. Kesintisiz suçlarda kesinti gerçekleşene, zincirleme suçlarda son suç işlenene, çocuğa karşı üstsoy tarafından işlenen suçlarda çocuk on sekiz yaşını bitirene kadar süre başlamaz (m.66/6). Yanlış başlangıç yıllarca sapma yaratır.
Dördüncüsü, kolluk ifadesini kesme saymak. Kesme etkisi yalnızca Cumhuriyet savcısı huzurunda alınan ifadeye ve hâkim veya mahkeme önündeki sorguya tanınmıştır (m.67/2-a). Kollukta alınan ifadenin tarihi araca kesme tarihi olarak girilirse süre olduğundan uzun görünür.
Beşincisi, iddianamenin kabul tarihini esas almak. Kanun iddianamenin düzenlenmesini kesme sebebi saymıştır (m.67/2-c). Düzenlenme ile kabul arasında haftalar hatta aylar geçebildiğinden, kabul tarihinin girilmesi sonucu kaydırır.
Altıncısı, durmayı unutmak. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi, HAGB denetim süresi ve uzlaştırma girişimi gibi durma hâllerinde süre işlemez (Tablo 7). Bu dönemler hesaptan düşülmezse zamanaşımının dolduğu sanılır, oysa gerçek dolum tarihi çok daha ileridedir.
Zamanaşımı İşlemeyen Suçlar ve Özel Kanunlar
Zamanaşımı genel bir kurumdur ancak mutlak değildir. İki grup suçta süre hiç işlemez:
- Soykırım ve insanlığa karşı suçlar. Bu suçlar dolayısıyla zamanaşımı işlemez (TCK m.76/4, m.77/4).
- Yurt dışında işlenen bazı ağır suçlar. Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı, ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi hâlinde dava zamanaşımı uygulanmaz (m.66/7); bu suçlar dolayısıyla verilmiş aynı nitelikteki cezalarda ceza zamanaşımı da uygulanmaz (m.68/3).
Dördüncü Kısım millete ve devlete karşı suçları düzenler; kamu idaresine ve adliyeye karşı suçlardan devletin güvenliğine, anayasal düzene ve millî savunmaya karşı suçlara kadar geniş bir alanı kapsar. Kural, bu kısımdaki suçlardan yalnızca ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya on yıldan fazla hapis cezasını gerektirenler bakımından ve yurt dışında işlenmeleri şartıyla uygulanır.
Özel kanunlardaki dava açma süreleri. Genel süreler 5237 sayılı Türk Ceza Kanunundan gelir; ancak bazı kanunlar ayrıca bir dava açma süresi öngörür. Örneğin Basın Kanununa göre basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlarla ilgili ceza davalarının, bir muhakeme şartı olarak, günlük süreli yayınlar yönünden dört ay, diğer basılmış eserler yönünden altı ay içinde açılması zorunludur (5187 s.K. m.26/1). Bu süreler basılmış eserlerin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiği tarihten, teslim edilmemişse fiilin başsavcılık tarafından öğrenildiği tarihten başlar ve TCK’daki dava zamanaşımı sürelerini aşamaz (m.26/2). Araç bu tür özel süreleri hesaplamaz.
Araç yalnızca 5237 sayılı Kanunun sürelerini uygular. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 1 Haziran 2005’te yürürlüğe girmiştir. Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklıysa failin lehine olan kanun uygulanır (TCK m.7/2); bu tarihten önce işlenen fiillerde 765 sayılı eski Kanunun zamanaşımı hükümleri lehe kanun değerlendirmesiyle gündeme gelebilir. Ayrıntılar için lehe kanun uygulaması (TCK 7) yazımıza bakabilirsiniz.
Tazminat Hakkı Ayrı Bir Süreye Tabidir (TBK m.72)
Ceza davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesi, suçtan doğan tazminat talebini kendiliğinden ortadan kaldırmaz; bu talep Türk Borçlar Kanununun zamanaşımına tabidir. TBK m.72/1’e göre tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar; ancak tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa bu zamanaşımı uygulanır. Mağdur bu nedenle ceza dosyasının sonucunu beklerken hukuk davasının süresini ayrıca takip etmelidir; ayrıntılar için tazminat davalarında zamanaşımı yazımıza bakabilirsiniz.
Aracı Kullanırken: Başlangıç ve Kesilme Tarihlerini Toplayın
Sonucun doğruluğu girdiğiniz bilgilerin doğruluğuna bağlıdır. Aşağıdaki tablo, her bilginin hangi belgede bulunduğunu ve girerken nelere dikkat edilmesi gerektiğini gösterir.
| Girdi | Nerede bulunur | Dikkat |
|---|---|---|
| Suç tarihi | İddianame veya karar | Teşebbüs, kesintisiz ve zincirleme suçlarda başlangıç m.66/6’ya göre belirlenir |
| Suçun kanuni cezası | Suçun düzenlendiği kanun maddesi | Üst sınır girilir (m.66/4); delillerin gösterdiği nitelikli hâl gözetilir (m.66/3) |
| Kesen işlemler | Savcılık ifade tutanağı, sorgu tutanağı, tutuklama kararı, iddianame, gerekçeli karar | Yalnızca son kesme tarihi girilir (m.67/3); iddianamede düzenlenme tarihi esas alınır |
| Durma dönemleri | Erteleme, HAGB, uzlaştırma, bekletici mesele ve kaçak kararları | Araç hesaplamaz; gün sayısı iki tarihe de eklenir |
| Yaş | Nüfus kaydı ve suç tarihi | Fiil tarihindeki yaş esas alınır (m.66/2, m.68/2) |
| Kesinleşme veya infaz kesintisi | Kesinleşme şerhi, infaz kayıtları | Ceza modunda başlangıç tarihidir; infaz kesintiye uğramışsa kalan ceza girilir (m.68/5) |
Üçüncü satır hesabın en kritik unsurudur: kesen işlemler süreyi yeniden başlatır ancak kanuni sürenin yarısının eklenmesiyle bulunan azami süre suç tarihinden itibaren işlemeye devam eder ve bu üst sınır dolduğunda dava zamanaşımı gerçekleşir. Dördüncü satır ise durma ile kesilmenin farklı sonuçlar doğurduğunu hatırlatır.
Sonucu Nasıl Okumalısınız: Zamanaşımı Doldu mu?
Araç size bir tarih verir; asıl mesele bu tarihin ne anlama geldiği ve sonrasında ne yapılması gerektiğidir.
| Çıkan sonuç | Ne anlama gelir | Atılacak adım |
|---|---|---|
| Süre dolmuş görünüyor | Soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı, kovuşturmada düşme kararı gündeme gelir | Durma dönemlerini ekleyerek hesabı doğrulayın; zamanaşımını tarihleriyle birlikte dilekçeyle ileri sürün |
| Süre dolmak üzere | Yakında yeni bir kesme işlemi yapılabilir | Yeni bir kesmenin olağan tarihi değiştireceğini, azami tarihi değiştirmeyeceğini hesaba katın |
| Kesme tarihi girildi | İki tarih hesaplanır | Erken dolan tarih esas alınır (m.67/4) |
| Azami tarih önce doluyor | Yeni kesmeler sonucu değiştirmez | Durma yoksa azami tarih kesin sınırdır |
| Dosyada durma var | Gerçek dolum tarihi daha ileridedir | Durmada geçen günleri iki tarihe de ekleyin |
| Ceza zamanaşımı dolmuş görünüyor | Ceza infaz edilemez (m.68/1) | m.71 kapsamındaki tebligat, yakalama ve yeni suç kesmelerini kontrol edin |
Zamanaşımı re’sen uygulanır ve mahkeme kendiliğinden gözetmekle yükümlüdür (m.72/2); yine de gözden kaçma ihtimaline karşı tarihleriyle birlikte dilekçeyle ileri sürülmesi yerinde olur. Mağdurlar bakımından ise ceza davasının zamanaşımına uğraması, tazminat isteme hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz; bu hak TBK m.72’deki sürelere tabidir.
Aracın sınırı: Bu araç kanuni süreleri esas alarak bir ön hesap üretir; dosyanızdaki kesen ve durduran işlemlerin tamamını bilmez, özel kanunlardaki süreleri ve lehe kanun değerlendirmesini yapmaz. Somut dosyanızdaki sonucu mahkeme belirler; araç bir ön değerlendirme sunar, hukuki görüş yerine geçmez.
Konunun tam anlatımı için: Ceza Hukukunda Dava ve Ceza Zamanaşımı (TCK 66-72) rehberimizde tüm hükümler, suça göre süre tablosu için dava zamanaşımı süreleri yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Dava zamanaşımı süresi neye göre belirlenir?
Suçun kanunda yer alan cezasının üst sınırına göre belirlenir; hükmedilen ceza esas alınmaz (TCK m.66/4). Dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur (m.66/3). Süreler 30, 25, 20, 15 ve 8 yıldır (m.66/1).
İfade vermek zamanaşımını keser mi?
Cumhuriyet savcısı huzurunda alınan ifade ve hâkim veya mahkeme önündeki sorgu zamanaşımını keser (TCK m.67/2-a). Kollukta alınan ifade ise kesme sebebi değildir.
Kesme olursa zamanaşımı hiç dolmaz mı?
Dolar. Kesilme hâlinde zamanaşımı süresi, kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar (TCK m.67/4). Sekiz yıllık bir suçta, durma yoksa, suç tarihinden itibaren on iki yıl dolduğunda kaç kesme olursa olsun dava düşer.
Olağan süre ile azami süreden hangisi esas alınır?
Hangisi önce doluyorsa o esas alınır. Olağan süre son kesme tarihinden itibaren kanuni sürenin yeniden işlemesiyle (m.67/3), azami süre suç tarihinden itibaren kanuni sürenin bir buçuk katıyla (m.67/4) bulunur.
İddianamenin kabul tarihi mi, düzenlenme tarihi mi esas alınır?
Kanun iddianamenin düzenlenmesini kesme sebebi saymıştır (TCK m.67/2-c). Bu nedenle kesme tarihi olarak iddianamenin düzenlenme tarihi girilir.
HAGB kararından sonra zamanaşımı işler mi?
Hayır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur (CMK m.231/8). Denetim süresi araç tarafından hesaba katılmadığından sonuca elle eklenmelidir.
Uzlaştırma sürecinde zamanaşımı işler mi?
Hayır. İlk uzlaşma teklifinden, uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç uzlaştırmacının raporunu uzlaştırma bürosuna verdiği tarihe kadar dava zamanaşımı işlemez (CMK m.253/21).
Zamanaşımını mahkeme kendiliğinden dikkate alır mı?
Evet. Dava ve ceza zamanaşımı re’sen uygulanır ve bundan şüpheli, sanık ve hükümlü vazgeçemez (TCK m.72/2).
Çocukken işlenen suçta zamanaşımı nasıl hesaplanır?
Fiil tarihinde 12–15 yaş arasında olanlar için sürelerin yarısı, 15–18 yaş arasında olanlar için üçte ikisi uygulanır (TCK m.66/2, m.68/2). Belirleyici olan fiil tarihindeki yaştır.
Ceza zamanaşımı ne zaman başlar?
Hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar ve kalan ceza miktarı esas alınarak hesaplanır (TCK m.68/5).
Firar eden hükümlü için ceza zamanaşımı nasıl hesaplanır?
Süre, infazın kesintiye uğradığı günden itibaren kalan ceza esas alınarak belirlenir (TCK m.68/5). Hükümlünün infaz maksadıyla yakalanması veya infaz için kanuna göre tebligat yapılması ceza zamanaşımını keser (m.71/1).
Zamanaşımı dolunca beraat mı, düşme mi verilir?
Soruşturma evresinde kovuşturmaya yer olmadığına (CMK m.172/1), kovuşturma evresinde davanın düşmesine karar verilir (CMK m.223/8). Ancak derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde düşme kararı verilemez (CMK m.223/9).
Şikâyet süresi zamanaşımından uzun olabilir mi?
Hayır. Altı aylık şikâyet süresi, zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla fiilin ve failin öğrenildiği günden başlar (TCK m.73/1-2).
Araç ay hesabını nasıl yapıyor?
Araç yılları ve ayları takvim üzerinden ekler. TCK m.72/1’e göre ay otuz gün, yıl resmî takvime göre hesaplandığından, ay kesri içeren sürelerde birkaç günlük fark doğabilir; sınırda kalan dosyalarda gün hesabı ayrıca yapılmalıdır.
Girdiğim bilgiler kaydediliyor mu?
Hayır. Hesaplama tamamen tarayıcınızda yapılır; bilgileriniz sunucuya gönderilmez.
Bilgilendirme: Bu araç ve rehber genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özel kanunlarda farklı süreler bulunabilir; durma hâlleri hesaba katılmamıştır.
Ceza hukuku hesaplama araçları
- HAGB değerlendirme (CMK m.231)
- Erteleme ve seçenek yaptırım (TCK m.50, m.51)
- Ceza indirim zinciri hesaplama (TCK m.61/5)
- Adli para cezası hesaplama (TCK m.52)
- İnfaz süresi ve koşullu salıverilme hesaplama
- Tutukluluk süresi hesaplama (CMK m.102)
- Şikâyet süresi hesaplama (TCK m.73)
- Uzlaştırma ve ön ödeme değerlendirme (CMK m.253, TCK m.75)
- Adli sicil ve arşiv kaydı silinme (5352 s.K.)
Genel araçlar
📘 İlgili Rehberler
Dosyanızda kesme veya durma işlemi var mı?
Kesme ve durma tarihleri gerçek dolum tarihini tamamen değiştirir.
İlgili Rehberler
- 📚 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- ▸ MASAK Kimlik Tespiti Sınırı 370.000 TL Oldu (7 Ekim 2026): Elektronik Transfer ve Kripto Eşiği 30.000 TL, SMS ile Doğrulamada İmza Örneği, Finansal Olmayan Yükümlülerde Tek Rapor — Tedbirler Yönetmeliği m.5, 16, 24, 24/A ve 38
- ▸ Düğünde Takılan Altınlar Çalındı: Kim Sorumlu? 2026 — Hırsızlık Cezası (TCK 141-142), Düğün Salonu ve Organizasyon Firmasının Sorumluluğu (TBK 112, 116, 66), Sorumsuzluk Kaydı (TBK 115), Otel (TBK 576-577), Kayınvalide (TCK 167)
- ▸ Yolda Altın Buldum, Ne Yapmalıyım? 2026 — Bulduğu Altını Teslim Etmeyenin Cezası (TCK 160), Bulana Ödül (TMK 771), 5 Yılda Mülkiyet, Toprakta Bulunan Altın (Define, 2863) ve Altınını Kaybedenin Hakları
- ▸ Eşim Düğün Altınlarımı İzinsiz Bozdurdu: Suç mu? 2026 — TCK 167 Şahsi Cezasızlık, Ayrılık Kararı, Kayınvalide ve Akrabalar, Zorla Alma (Yağma) İstisnası, Ziynet Alacağı ve 6284 Koruması
Bu konuda hukuki destek almak için


