Ceza Zamanaşımı ve İnfaz Zamanaşımı (TCK 68-71): Süreler, Başlangıç, Tebligat ve Yakalama ile Kesilme, Firar
14 Nisan 2026

Ceza Zamanaşımı ve İnfaz Zamanaşımı (TCK 68-71): Süreler, Başlangıç, Tebligat ve Yakalama ile Kesilme, Firar

Ceza hukukunda zamanaşımı iki ayrı kurumdur: dava zamanaşımı (TCK m.66-67) ve ceza zamanaşımı (TCK m.68-71). Günlük dilde ve adliye koridorlarında “infaz zamanaşımı” denilen kurum, Kanun’un “ceza zamanaşımı” adını verdiği kurumun kendisidir: kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmündeki cezanın, kanunda gösterilen süre geçtikten sonra artık infaz edilememesi. Dava zamanaşımı ise hüküm kesinleşmeden önce işler ve dolduğunda kamu davası düşer. Bu rehber iki kurumu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu hükümleri üzerinden fıkra fıkra ele alır, süre hesabını örneklerle gösterir ve zamanaşımı dolduğunda hangi mercie, nasıl başvurulacağını açıklar.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Kısa cevap

“Ceza zamanaşımı” ile “infaz zamanaşımı” aynı kurumdur. TCK m.68’de düzenlenir ve hükmün kesinleştiği ya da infazın kesintiye uğradığı günden işlemeye başlar. Süre; beş yıla kadar hapis ve adli para cezalarında on yıl, beş yıldan fazla hapiste yirmi yıl, yirmi yıl ve daha fazla hapiste yirmi dört yıl, müebbette otuz yıl, ağırlaştırılmış müebbette kırk yıldır.

Süre üç durumda kesilir: infaz için hükümlüye kanuna göre tebligat yapılması, hükümlünün infaz maksadıyla yakalanması ya da üst sınırı iki yıldan fazla hapis gerektiren kasıtlı yeni bir suç işlemesi (TCK m.71). Zamanaşımı re’sen uygulanır ve hükümlü bundan vazgeçemez (TCK m.72/2).

1) İki Kurum, Tek Ayrım Noktası: Hükmün Kesinleşmesi

Dava zamanaşımı ile ceza zamanaşımını ayıran ölçüt tektir: mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesi. Kesinleşmeden önceki evrede, yani soruşturma, kovuşturma, istinaf ve temyiz aşamalarında dava zamanaşımı işler. Hüküm kesinleştiği anda dava zamanaşımı gündemden çıkar ve yerini ceza zamanaşımına bırakır.

Sonuçlar da farklıdır. Dava zamanaşımı dolduğunda soruşturma evresinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir; kovuşturma evresinde ise mahkeme CMK m.223/8 uyarınca davanın düşmesine hükmeder (beraat, KYOK ve düşme farkı). Ceza zamanaşımı dolduğunda ise hüküm yerinde durur, fakat içerdiği ceza artık infaz edilemez. TCK m.68/1’in ifadesi tam olarak budur: “Bu maddede yazılı cezalar aşağıdaki sürelerin geçmesiyle infaz edilmez.”

İki kurumun ortak kuralları TCK m.72’dedir. Birinci fıkraya göre dava ve ceza zamanaşımı süreleri gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir; bir gün yirmi dört saat, bir ay otuz gündür ve yıl resmî takvime göre hesap edilir. İkinci fıkraya göre ise “Dava ve ceza zamanaşımı re’sen uygulanır ve bundan şüpheli, sanık ve hükümlü vazgeçemezler.” Zamanaşımı, tarafın ileri sürmesine bağlı bir savunma aracı değildir. Savcılık, mahkeme ve infaz mercileri talep olmasa da onu kendiliğinden gözetmek zorundadır. İstinaf veya temyiz incelemesi sürerken de dava zamanaşımı işlemeye devam eder ve üst derece mahkemesi de bu denetimi yapar. Buna rağmen zamanaşımının gözden kaçtığı dosyalarda konuyu hesabıyla birlikte yazılı olarak hatırlatmak savunmanın işidir.

2) TCK m.66: Dava Zamanaşımı Süreleri ve Hesap Kuralları

TCK m.66/1, kanunda başka türlü yazılmış hâller dışında kamu davasının şu sürelerin geçmesiyle düşeceğini öngörür:

  • (a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
  • (b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi beş yıl,
  • (c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,
  • (d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıl,
  • (e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl.

Maddenin diğer fıkraları hesabın nasıl yapılacağını belirler. Uygulamadaki hataların çoğu bu fıkraların atlanmasından doğar:

Hangi ceza esas alınır (m.66/4)? Süre, suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırına göre belirlenir. Mahkemenin somut olayda vereceği ceza değil, kanundaki üst sınır dikkate alınır. Seçimlik cezaları gerektiren suçlarda, yani hapis veya adli para cezasından birine hükmedilebilen suçlarda, zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.

Nitelikli hâller (m.66/3). Dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de süre belirlenirken göz önünde bulundurulur. Suç vasfının tartışmalı olduğu dosyalarda zamanaşımı hesabı, iddia edilen nitelikli hâl üzerinden ayrıca yapılmalıdır.

Çocuklar (m.66/2). Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup on beş yaşını doldurmamış olanlar hakkında bu sürelerin yarısının, on beş yaşını doldurmuş olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hakkında ise üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.

Yargılamanın yenilenmesi (m.66/5). Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hâllerde, mahkemenin bu husustaki talebi kabul ettiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar (yargılamanın yenilenmesi).

Yurt dışında işlenen ağır suçlar (m.66/7). TCK’nın İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı olup ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi hâlinde dava zamanaşımı uygulanmaz.

Sürenin başladığı an suçun yapısına göre değişir. TCK m.66/6 bunu beş ayrı kurala bağlamıştır:

Dava zamanaşımının başlangıç anı (TCK m.66/6)

Suçun yapısıSüre ne zaman başlarPratik anlamı
Tamamlanmış suçSuçun işlendiği günGenel kural
Teşebbüs hâlinde kalan suçSon hareketin yapıldığı günNetice gerçekleşmese de son icra hareketi esas alınır
Kesintisiz suçKesintinin gerçekleştiği günHukuka aykırı durum sürdükçe süre başlamaz
Zincirleme suçSon suçun işlendiği günTCK m.43 kapsamındaki fiillerde sonuncusu esas alınır
Çocuklara karşı üstsoy veya çocuk üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kişilerce işlenen suçÇocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günMağdur on sekiz yaşını bitirene kadar süre başlamaz

Beşinci satır bütün cinsel suçlar veya çocuklara karşı işlenen bütün suçlar için değil, yalnızca fail üstsoy ya da çocuk üzerinde hüküm ve nüfuzu olan bir kişi olduğunda uygulanır. Failin bu sıfatı taşımadığı dosyalarda başlangıç anı, suçun yapısına göre ilk dört satırdaki kurallardan biridir. Dördüncü satır için zincirleme suç rehberimize bakılabilir.

3) TCK m.67: Durma ve Kesilme — Sınır “İki Kat” Değil, “Yarısı Kadar”

Dava zamanaşımını iki ayrı olay etkiler. Durma hâlinde süre işlemez, engel kalkınca kaldığı yerden devam eder. Kesilme hâlinde ise süre sıfırlanır ve yeniden başlar.

Durma sebepleri (m.67/1). Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının izin veya karar alınmasına ya da başka bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı olduğu hâllerde, iznin veya kararın alınmasına ya da meselenin çözümüne kadar dava zamanaşımı durur. Aynı fıkraya göre, kanun gereğince hakkında kaçak olduğuna karar verilmiş suç faili bakımından da bu karar kaldırılıncaya kadar zamanaşımı durur. Kaçaklık kararının usulü CMK m.247 ve devamında düzenlenmiştir (kaçaklık ve teslim olma). Bunlara ek olarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dosyalarda denetim süresi boyunca dava zamanaşımı durur. CMK m.231’deki bu kural, 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen metinde de korunmuştur (HAGB rehberi).

Kesme sebepleri (m.67/2). Kanun kesme sebeplerini sınırlı olarak saymıştır. Bir suçla ilgili olarak aşağıdaki hâllerde dava zamanaşımı kesilir:

  1. şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,
  2. şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararı verilmesi,
  3. suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
  4. sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa mahkûmiyet kararı verilmesi.

Liste dışındaki işlemler süreyi kesmez. Kollukta alınan ifade, şikâyet dilekçesinin verilmesi, yakalama veya duruşma yapılması bu dört sebep arasında yer almaz. İfade bakımından kesme etkisini yalnızca savcı huzurunda alınan ifade doğurur. Mahkûmiyet kararı ise Kanun “verilmesi” ifadesini kullandığı için kesinleşmesi beklenmeden, verildiği tarihte süreyi keser.

Kesilmenin etkisi (m.67/3-4). Kesilme hâlinde süre yeniden işlemeye başlar. Birden fazla kesme sebebi varsa süre, son kesme sebebinin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işler. Ancak kesilmeler sınırsız değildir. m.67/4’e göre kesilme hâlinde zamanaşımı süresi, ilgili suç için Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar. Uygulamada buna “olağanüstü zamanaşımı” denir. Kesilme hâlinde sürenin “iki katına” çıktığı yönündeki yaygın anlatım bu hükme uymaz.

Olağan ve olağanüstü dava zamanaşımı (TCK m.66/1, m.67/4)

Suçun kanundaki cezasıOlağan süreKesilme hâlinde azami süre
Ağırlaştırılmış müebbet hapis30 yıl45 yıl
Müebbet hapis25 yıl37 yıl 6 ay
Yirmi yıl ve daha fazla hapis20 yıl30 yıl
Beş yıldan fazla, yirmi yıldan az hapis15 yıl22 yıl 6 ay
Beş yıla kadar hapis veya adli para cezası8 yıl12 yıl

Örnek. Kanunda öngörülen cezasının üst sınırı dört yıl hapis olan bir suç 1 Mart 2014’te işlenmiş olsun. Olağan dava zamanaşımı m.66/1-e uyarınca sekiz yıldır. Şüphelinin 2015’te savcı huzurunda ifadesi alınmış, 2016’da iddianame düzenlenmiş ve 2019’da ilk derece mahkemesi mahkûmiyet kararı vermişse süre her seferinde yeniden başlamıştır. Ancak kaç kesilme olursa olsun toplam süre, sekiz yıla bunun yarısı eklenerek bulunan on iki yılı aşamaz. Hüküm 1 Mart 2026’ya kadar kesinleşmemişse ve arada bir durma sebebi yoksa kamu davası düşer. Durma sebebi varsa, durmada geçen süre hesaba katılmaz. Aynı konuyu yargılaması yıllardır süren dosyalar açısından Ceza Davam Çok Uzadı, Zamanaşımına Uğrar mı? yazımızda da ele aldık.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

4) TCK m.68: Ceza (İnfaz) Zamanaşımı Fıkra Fıkra

Hüküm kesinleştiğinde dava zamanaşımı sona erer ve ceza zamanaşımı işlemeye başlar. TCK m.68/1’e göre cezalar şu sürelerin geçmesiyle infaz edilmez:

  • (a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında kırk yıl,
  • (b) Müebbet hapis cezalarında otuz yıl,
  • (c) Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmi dört yıl,
  • (d) Beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl,
  • (e) Beş yıla kadar hapis ve adli para cezalarında on yıl.

Esas alınan ceza. Dava zamanaşımından farklı olarak burada kanundaki üst sınır değil, hükümde belirlenen ceza dikkate alınır; m.68/1’in bentleri doğrudan “hapis cezalarında” ifadesini kullanır. Örneğin kanundaki üst sınırı on yıl olan bir suçtan iki yıl altı ay hapis cezası verilmişse, dava zamanaşımı on beş yıl iken ceza zamanaşımı on yıldır. Tam beş yıllık hapis cezası (e) bendine, beş yıl bir günlük hapis cezası ise (d) bendine girer.

Çocuklar (m.68/2). Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup on beş yaşını doldurmamış olanlar hakkında bu sürelerin yarısı, on beş yaşını doldurmuş olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hakkında üçte ikisi geçince ceza infaz edilmez.

Zamanaşımı uygulanmayan cezalar (m.68/3). TCK’nın İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı olup yurt dışında işlenmiş suçlar nedeniyle verilen ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarında ceza zamanaşımı uygulanmaz.

Birden fazla ceza türü içeren hükümler (m.68/4). Türleri başka başka cezaları içeren hükümler, en ağır ceza için öngörülen sürenin geçmesiyle infaz edilmez. Aynı hükümle hem hapis hem adli para cezası verilmişse iki ceza için ayrı ayrı süre hesaplanmaz; en ağır cezaya bağlanan süre esas alınır.

Başlangıç ve kalan ceza (m.68/5). Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar ve süre kalan ceza miktarı esas alınarak hesaplanır. Bu kural özellikle cezaevinden firar eden, izinden dönmeyen veya infazı başka bir nedenle yarıda kalan hükümlüler için belirleyicidir. Böyle bir durumda hesap toplam ceza üzerinden değil, kesinti gününde kalan ceza üzerinden yapılır. Firar ayrıca TCK m.292 kapsamında ayrı bir suç oluşturur (hükümlünün kaçması suçu).

Ceza zamanaşımı örnek hesapları (TCK m.68)

DurumEsas alınan cezaZamanaşımı ve başlangıç
1 yıl 8 ay hapis, infazına hiç başlanmamış1 yıl 8 ay (m.68/1-e)10 yıl, kesinleşme gününden
6 yıl 3 ay hapis, infazına hiç başlanmamış6 yıl 3 ay (m.68/1-d)20 yıl, kesinleşme gününden
7 yıl hapis, 3 yıl 6 ay infazdan sonra firarKalan 3 yıl 6 ay (m.68/1-e, m.68/5)10 yıl, firar gününden
22 yıl hapis22 yıl (m.68/1-c)24 yıl, kesinleşme gününden
Yalnız adli para cezasıAdli para cezası (m.68/1-e)10 yıl, kesinleşme gününden
Aynı hükümde 3 yıl hapis ve adli para cezasıEn ağır ceza olan hapis (m.68/4)10 yıl, kesinleşme gününden
Suç tarihinde 14 yaşında, 4 yıl hapis4 yıl (m.68/1-e, m.68/2)5 yıl (on yılın yarısı)

Üçüncü satır m.68/5’in pratik sonucunu gösterir. Yedi yıllık hapis cezası tek başına yirmi yıllık zamanaşımına tabiyken, cezanın bir kısmı infaz edildikten sonra kesinti doğduğunda kalan ceza beş yılın altına düştüğü için süre on yıla iner. Bu örnekte firar ayrıca suç oluşturduğundan, o suç için verilecek hüküm ve m.71/2’deki kesme sebebi de ayrıca değerlendirilmelidir. Son satırda ise m.68/2’deki indirim, m.68/1’e göre bulunan süreye uygulanır.

5) TCK m.71: Ceza Zamanaşımını Kesen Hâller

Ceza zamanaşımının kesilmesi, dava zamanaşımından tamamen farklı sebeplere bağlanmıştır. TCK m.71 iki fıkradan oluşur.

Birinci fıkra: tebligat ve yakalanma. “Mahkûmiyet hükmünün infazı için yetkili merci tarafından hükümlüye kanuna göre yapılan tebligat veya bu maksatla hükümlünün yakalanması ceza zamanaşımını keser.” Buradaki tebligat, uygulamada en sık 5275 sayılı Kanun m.19/1’de düzenlenen çağrı kâğıdı tebligatıdır. Aynı hükme göre hükümlü, çağrı kâğıdının tebliği üzerine on gün içinde gelmez, kaçar ya da kaçacağına dair şüphe uyandırırsa Cumhuriyet savcısı yakalama emri çıkarır. m.19/2’ye göre ise kasten işlenen suçlarda üç yıldan, taksirle işlenen suçlarda beş yıldan fazla hapis cezasının infazı için doğrudan yakalama emri çıkarılır (çağrı kâğıdı geldiğinde ilk 10 gün).

Madde metninden iki sonuç çıkar. Birincisi, tebligatın kanuna göre yapılmış olması gerekir. Tebligat Kanunu’na aykırı yapılmış bir tebligatın bu şartı karşılayıp karşılamadığı, özellikle muhatabın tebliğe ne zaman muttali olduğu dikkate alınarak (7201 sayılı Tebligat Kanunu m.32) dosya özelinde incelenmelidir (usulsüz tebligat ve kesinleşme). İkincisi, kesme etkisini doğuran şey yakalama emrinin çıkarılması değil, hükümlünün infaz maksadıyla fiilen yakalanmasıdır. Hakkında yıllardır yakalama emri bulunan ancak yakalanmamış bir hükümlü bakımından emrin varlığı tek başına süreyi kesmez (hakkımda infaz için yakalama var).

İkinci fıkra: yeni kasıtlı suç. “Bir suçtan dolayı mahkûm olan kimse üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlediği takdirde, ceza zamanaşımı kesilir.” Bu sebep üç koşula bağlıdır: yeni suç kasıtlı olmalıdır, yani taksirli suç kesme etkisi doğurmaz; kanundaki cezasının üst sınırı iki yıldan fazla hapis olmalıdır; ve ceza zamanaşımı işlerken işlenmiş olmalıdır. Hüküm “suç işlediği takdirde” dediğinden, yeni suçun gerçekten işlendiğinin nasıl sabit olacağı önemlidir. Anayasa m.38/4’teki masumiyet karinesi (“Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.”) karşısında, henüz soruşturma aşamasındaki bir isnat üzerinden kesme sonucuna varılıp varılamayacağı savunmanın mutlaka tartışması gereken bir noktadır.

Kesilmenin sonucu. Kesilen ceza zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımı için m.67/4’te öngörülen “sürenin en fazla yarısına kadar uzama” sınırı m.71’de yer almaz; Kanun ceza zamanaşımı bakımından böyle bir azami süre getirmemiştir. Bu nedenle kanuna uygun her tebligat veya infaz maksadıyla yakalanma süreyi baştan başlatır.

Yurt dışında bulunmak. m.67/1’deki “kaçak kararı” durma sebebi dava zamanaşımına özgüdür. m.68 ve m.71’de ceza zamanaşımı için benzer bir durma sebebi öngörülmemiştir. Yurt dışında yaşayan hükümlü bakımından süre, m.71’deki kesme sebeplerinden biri gerçekleşmedikçe işlemeye devam eder. Bu kişilerde asıl mesele, yurt dışı adreslere yapılan tebligatın kanuna uygun olup olmadığı ve iade veya yakalama işlemlerinin hangi tarihte gerçekleştiğidir.

6) Zamanaşımının İşlemediği Süre: 5275 m.16/A Kapsamında İnfazın Ertelenmesi

Ceza zamanaşımı kural olarak kesintisiz işler, ancak özel hükümlerle istisnalar getirilebilir. 5275 sayılı Kanun’a 7445 sayılı Kanunla eklenen m.16/A bunun açık bir örneğidir. Bu hükme göre toplam on yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan ya da adli para cezası infaz sürecinde hapse çevrilen kadın hükümlünün, engelliliği nedeniyle bakıma muhtaç olan veya ağır bir hastalığa maruz kalan on sekiz yaşını doldurmamış çocuğu bulunması ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağının değerlendirilmesi hâlinde, cezanın infazı Cumhuriyet başsavcılığınca bir yıla kadar ertelenebilir. Erteleme süresi her defasında altı ayı geçmemek üzere en çok dört kez uzatılabilir. Kanun bu hükümde açıkça şunu söyler: “Erteleme süresi içinde zamanaşımı işlemez.”

Bu durumda erteleme süresi zamanaşımı hesabına katılmaz. Hastalık, gebelik veya istek üzerine erteleme gibi diğer erteleme türlerinde zamanaşımının durumu ise ilgili hükmün kendi metnine göre ayrıca incelenmelidir. m.16/A’daki sonuç her erteleme türüne otomatik olarak uygulanmamalıdır (infazın ertelenmesi: 5275 m.16-17, adli para cezasının hapse çevrilmesi).

7) Ceza Zamanaşımı Dolunca Ne Olur, Ne Olmaz?

Ceza zamanaşımının dolması “her şeyin silindiği” anlamına gelmez. Sonuçlar beş ayrı başlıkta değerlendirilmelidir:

Hak yoksunlukları (TCK m.69). “Cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen hak yoksunluklarının süresi ceza zamanaşımı doluncaya kadar devam eder.” Bu nedenle TCK m.53’teki belli hakları kullanmaktan yoksunluk, infaz edilmeyen bir ceza bakımından da zamanaşımı dolana kadar sürer (TCK m.53 hak yoksunlukları).

Müsadere (TCK m.70). “Müsadereye ilişkin hüküm, kesinleşmeden itibaren yirmi yıl geçtikten sonra infaz edilmez.” Müsaderenin zamanaşımı cezanın zamanaşımından bağımsızdır. Asıl ceza için on yıllık süre dolsa da müsadere hükmü yirmi yıla kadar infaz edilebilir (eşya ve kazanç müsaderesi).

Adli sicil (5352 m.9/1-c). Adli sicildeki bilgiler, ceza zamanaşımının dolması hâlinde Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek arşiv kaydına alınır. Arşiv kaydı tamamen silinmiş bir kayıt değildir. Arşiv bilgilerinin hangi koşullarda ve ne zaman tamamen silineceği 5352 sayılı Kanun’un kendi kurallarına tabidir (adli sicil ve arşiv kaydının silinmesi).

Tekerrür (TCK m.58). m.58/1’e göre önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suç işlenmesi hâlinde tekerrür hükümleri uygulanır ve bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez. Bu nedenle cezanın zamanaşımı nedeniyle infaz edilememiş olması, kesinleşmiş mahkûmiyetin tekerrür bakımından değerlendirilmesini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. m.58/2’deki beş ve üç yıllık sürelerin hesabı ise somut dosyaya göre ayrıca yapılmalıdır (tekerrür ve infaza etkisi).

Tazminat. Ceza zamanaşımının dolması, mağdurun hukuk mahkemesindeki tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Haksız fiilden doğan tazminat istemi TBK m.72/1 uyarınca, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa bu daha uzun süre uygulanır.

8) Zamanaşımı Dolduysa Nereye, Nasıl Başvurulur? (5275 m.98 ve m.101)

Ceza zamanaşımı dolduğu hâlde infaz işlemi yapılıyorsa, örneğin yakalama emri hâlâ sürüyorsa, çağrı kâğıdı gönderilmişse veya hükümlü yakalanıp cezaevine gönderilmek isteniyorsa, izlenecek yol 5275 sayılı Kanun’da belirlenmiştir. 7242 sayılı Kanunla değişik m.98/1’e göre:

  • (a) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün TCK m.7 kapsamında değerlendirilmesi gerekirse hükmü veren mahkemeden,
  • (b) Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse infaz hâkimliğinden,

duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir. Ceza zamanaşımının dolduğu iddiası, cezanın yerine getirilip getirilemeyeceğine ilişkin olduğundan (b) bendi kapsamında infaz hâkimliğinin önüne gelir (infaz hâkimliği başvuru yolu).

Usule ilişkin üç kural bilinmelidir:

  1. Başvuru infazı kendiliğinden durdurmaz. m.98/2’ye göre başvurular cezanın infazını ertelemez; ancak infaz hâkimliği olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir. Bu nedenle dilekçede infazın durdurulması talebi ayrıca ve açıkça yazılmalıdır.
  2. Karar duruşmasız verilir. m.101/1’e göre bu kararlar duruşma yapılmaksızın verilir. Karardan önce Cumhuriyet savcısı ile hükümlüden görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir. Bu yüzden hesap, ilk dilekçede belgeleriyle eksiksiz ortaya konmalıdır.
  3. Karara karşı itiraz yolu açıktır. m.101/3’e göre bu madde uyarınca verilen kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir. İtiraz, CMK m.268 uyarınca iki haftalık süre içinde yapılır.

Talep, infazı yürüten Cumhuriyet başsavcılığına da yazılı olarak sunulabilir. Savcılık zamanaşımını kabul etmez ya da hesapta duraksama doğarsa, konu m.98/1-b uyarınca infaz hâkimliğinin kararına bağlanır. Dilekçeye en azından şunlar eklenmelidir: kesinleşme şerhli hüküm, müddetname, varsa firar veya kesinti tutanağı, dosyadaki tebligat ve yakalama evrakının tarihli dökümü. Dosyanızda zamanaşımı hesabı veya infaz hâkimliğine başvuru için Hukukçular Evi’ne 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

9) Zamanaşımı İşlemeyen Suçlar ve Özel Süreler

Bazı suçlarda zamanaşımı hiç işlemez. Bazılarında ise zamanaşımından önce dolan özel dava açma veya şikâyet süreleri vardır:

Özel zamanaşımı ve dava açma süresi hükümleri

HükümKuralNot
TCK m.76/4 (soykırım)Zamanaşımı işlemezHüküm genel ifade kullanır; dava ve ceza zamanaşımı ayrımı yapmaz
TCK m.77/4 (insanlığa karşı suçlar)Zamanaşımı işlemezAynı genel ifade
TCK m.66/7Dava zamanaşımı uygulanmazDördüncü Kısımdaki ağır suçların yurt dışında işlenmesi
TCK m.68/3Ceza zamanaşımı uygulanmazAynı suçlardan verilen ağır hapis cezaları
5187 s. Basın Kanunu m.26Günlük süreli yayınlar ve internet haber sitelerinde dört ay, diğer basılmış eserlerde altı ay içinde dava açılmalıdırMuhakeme şartıdır; TCK’daki dava zamanaşımı sürelerini aşamaz
TCK m.73/1-2Şikâyete bağlı suçlarda altı ay; hakarette her hâlde fiilden itibaren iki yılHakaret sınırı 7531 s. Kanunla eklendi; zamanaşımı süresini geçemez

Beşinci satırdaki basın süreleri teknik olarak zamanaşımı değil, bir muhakeme şartıdır. Süre içinde dava açılmazsa, TCK’daki dava zamanaşımı dolmamış olsa bile kamu davası açılamaz. Altıncı satırdaki şikâyet süresi de aynı mantıkla çalışır: m.73/2 bu sürenin, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlayacağını, ancak zamanaşımı süresini geçemeyeceğini açıkça belirtir (şikâyete bağlı suçlar ve şikâyet süresi).

10) Zamanaşımı Kontrol Listesi

  1. Kesinleşme tarihini belgeleyin. Kesinleşme şerhli hüküm, hangi zamanaşımının işlediğini belirler.
  2. Doğru cezayı tespit edin. Dava zamanaşımında kanundaki üst sınır (m.66/4), ceza zamanaşımında hükmolunan veya kalan ceza (m.68/1, m.68/5) esas alınır.
  3. Başlangıç anını belirleyin. Dava zamanaşımında m.66/6’daki beş kural, ceza zamanaşımında kesinleşme veya infazın kesintiye uğradığı gün esas alınır.
  4. Durma sürelerini ayıklayın. İzin veya bekletici mesele, kaçak kararı, HAGB denetim süresi ve 5275 m.16/A erteleme süresi hesaptan düşülür.
  5. Kesme olaylarını tarih sırasıyla listeleyin. Dava zamanaşımında yalnız m.67/2’deki dört işlem, ceza zamanaşımında ise m.71’deki tebligat, yakalanma ve yeni kasıtlı suç kesme etkisi doğurur.
  6. Üst sınırı kontrol edin. Dava zamanaşımında toplam süre, olağan sürenin bir buçuk katını aşamaz (m.67/4).
  7. Doğru merciye başvurun. Dava evresinde savcılık veya mahkemeye, infaz evresinde 5275 m.98/1-b uyarınca infaz hâkimliğine başvurun ve infazın durdurulmasını ayrıca talep edin.

Süre hesabının ön kontrolü için Dava ve Ceza Zamanaşımı Hesaplama Aracı‘nı kullanabilirsiniz. Aracın sonucu, dosyadaki kesme ve durma olaylarının belgeleriyle mutlaka doğrulanmalıdır.

İki Zamanaşımı: Hangisi Ne Zaman İşler?

Ceza hukukunda birbirine karıştırılan iki ayrı zamanaşımı vardır. Ayrımı yapan soru şudur: hüküm kesinleşti mi?

Dava zamanaşımı ile infaz zamanaşımının karşılaştırması

ÖlçütDava zamanaşımı (TCK 66)Ceza/infaz zamanaşımı (TCK 68)
Ne zaman işlerHüküm kesinleşmeden önceHüküm kesinleştikten sonra
Neyi engellerYargılamanın sürdürülmesiniCezanın infazını
SonuçKamu davası düşerCeza infaz edilmez
BaşlangıçSuçun işlendiği günHükmün kesinleştiği gün
İnfaz kesintiye uğrarsa—Kesinti gününden itibaren, kalan ceza esas
SürelerSuçun cezasına göreDaha uzun
KesmeBelirli işlemlerleTebligat, yakalanma veya yeni kasıtlı suç (m.71)
UygulamaResenResen
VazgeçmeMümkün değilMümkün değil

Altıncı satır bilinçli bir tercihtir: infaz zamanaşımı süreleri, aynı suç için öngörülen dava zamanaşımı sürelerinden belirgin biçimde uzundur. Bunun sebebi, mahkûmiyetin kesinleşmiş olmasıyla devletin cezalandırma yetkisinin somutlaşmış olmasıdır.

Beşinci satır ise firar veya infazın durması hâllerinde önem kazanır: infaz herhangi bir şekilde kesintiye uğramışsa süre kesinti gününden itibaren işler ve hesaplamada kalan ceza miktarı esas alınır — toplam ceza değil.

Süre Tabloları

Her iki zamanaşımı da cezanın ağırlığına göre kademelendirilmiştir.

Zamanaşımı süreleri (TCK m.66, m.68)

Cezanın ağırlığıDava zamanaşımıİnfaz zamanaşımı
Ağırlaştırılmış müebbet hapis30 yıl40 yıl
Müebbet hapis25 yıl30 yıl
20 yıl ve daha fazla hapis20 yıl24 yıl
5 yıldan fazla hapis15 yıl20 yıl
5 yıla kadar hapis ve adli para cezası8 yıl10 yıl
12-15 yaş arası çocuklarSürelerin yarısıSürelerin yarısı
15-18 yaş arası çocuklarSürelerin üçte ikisiSürelerin üçte ikisi
Müsadere—20 yıl
Kanunda sayılı bazı ağır suçlarUygulanmazUygulanmaz

Beşinci satır günlük hayatta en sık karşılaşılan gruptur: beş yıla kadar hapis ve adli para cezalarında dava zamanaşımı sekiz yıl, infaz zamanaşımı ise on yıldır. Altıncı ve yedinci satırlar ise çocuk failler için kısaltılmış süreleri gösterir. Dokuzuncu satır bir istisnadır; kanunda sayılan bazı ağır suçların yurt dışında işlenmesi hâlinde zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.

İnfaz Zamanaşımı Nasıl Kesilir?

İnfaz zamanaşımının kesilmesi, dava zamanaşımından farklı sebeplere bağlıdır.

İnfaz zamanaşımının kesilmesi (TCK m.71)

KonuKuralNot
Kesme sebebiHükümlüye kanuna göre yapılan tebligatİnfaz için yetkili merci
İkinci sebepHükümlünün yakalanmasıİnfaz maksadıyla
Kesme sonrasıSüre yeniden işler—
Hak yoksunluklarıCeza zamanaşımı doluncaya kadar sürerTCK m.69
Firar hâliAyrıca suç oluştururTCK m.292
Süre dolarsaCeza infaz edilmezMahkûmiyet ortadan kalkmaz
Adli sicilKayıt işlemiş durumdadırSilinme kendi kurallarına tabi
UygulamaResenVazgeçilemez
Yeni kasıtlı suçÜst sınırı iki yıldan fazla hapis gerektiren kasıtlı suç işlenmesiTCK m.71/2

Altıncı satır önemli bir ayrımı içerir: infaz zamanaşımının dolması cezanın infaz edilememesi sonucunu doğurur; mahkûmiyet hükmü ortadan kalkmaz. Yani kişi hükümlü sıfatını korur, yalnızca ceza çektirilemez ve adli sicil kaydının silinmesi kendi kurallarına göre işler. Dördüncü satır ise hak yoksunlukları bakımından belirleyicidir; mahkûmiyete bağlı hak yoksunlukları infaz zamanaşımı doluncaya kadar devam eder. Son satır ise m.71/2’deki üçüncü kesme sebebini gösterir: hükümlünün, üst sınırı iki yıldan fazla hapis gerektiren kasıtlı yeni bir suç işlemesi.

Süreci sonlandıran yollar rehberlerimiz: zamanaşımında durma ve kesilme · zamanaşımı hesaplama aracı · ön ödeme (TCK 75) · takipsizliğe itiraz · HAGB ve denetim süresi · yargılamanın yenilenmesi

Özetle: Hüküm Kesinleşti mi?

İki zamanaşımını ayıran tek soru budur. Dava zamanaşımı hüküm kesinleşmeden önce işler ve dolduğunda kamu davası düşer; infaz zamanaşımı ise hüküm kesinleştikten sonra işler ve dolduğunda ceza infaz edilemez.

İnfaz zamanaşımı süreleri aynı suç için öngörülen dava zamanaşımı sürelerinden belirgin biçimde uzundur. Günlük hayatta en sık karşılaşılan grupta — beş yıla kadar hapis ve adli para cezalarında — dava zamanaşımı sekiz yıl, infaz zamanaşımı on yıldır.

Başlangıç anları da farklıdır: dava zamanaşımı suçun işlendiği günden, infaz zamanaşımı ise hükmün kesinleştiği veya infazın kesintiye uğradığı günden işlemeye başlar. İnfaz kesintiye uğramışsa hesaplamada kalan ceza miktarı esas alınır.

İnfaz zamanaşımı TCK m.71’de sayılan üç sebeple kesilir: hükümlüye kanuna göre yapılan tebligat, infaz maksadıyla yakalanma ve üst sınırı iki yıldan fazla hapis gerektiren kasıtlı yeni bir suç. Sürenin dolması cezanın infaz edilememesi sonucunu doğurur; ancak mahkûmiyet hükmü ortadan kalkmaz ve mahkûmiyete bağlı hak yoksunlukları zamanaşımı doluncaya kadar devam eder.

Zamanaşımı ile Karışan Kavramlar

Süreye bağlı diğer kurumlar zamanaşımıyla karıştırılır; oysa etkileri farklıdır.

Zamanaşımı ile karışan süreler

KavramİçeriğiFark
Dava zamanaşımıYargılama süresi dolarDava düşer
İnfaz zamanaşımıCeza infaz edilemezMahkûmiyet ortadan kalkmaz
Şikâyet süresiÖğrenmeden itibaren 6 ayŞikâyete bağlı suçlarda
Hak düşürücü süreSüre geçince hak sona ererDurma ve kesilme yoktur
Müsadere zamanaşımıAyrı süre öngörülmüştürBağımsız
Adli sicil silinme süresiKayıt temizlenmesiZamanaşımı değildir
Tazminat zamanaşımıHukuk davası için ayrıCeza sürecinden bağımsız
Denetim süresi (HAGB)Kural olarak 5 yılDenetim süresince dava zamanaşımı durur (CMK m.231)

Üçüncü ve dördüncü satırlar en sık karıştırılan ikilidir: şikâyet süresi bir hak düşürücü süredir; zamanaşımı gibi durma ve kesilmeye tabi değildir. Altı aylık şikâyet süresi kaçırıldığında şikâyete bağlı suçlarda soruşturma yürütülemez — dava zamanaşımı henüz dolmamış olsa dahi. Yedinci satır ise mağdurlar için önemlidir; ceza davası zamanaşımına uğrasa dahi tazminat davası kendi süresine göre açılabilir.

Sık Sorulan Durumlar

Zamanaşımıyla ilgili en çok merak edilen hâller ve cevapları.

Zamanaşımında sık sorulanlar

SoruCevap
Dosyam çok uzadı, düşer miSüre ve kesme işlemleri hesaplanmalı
Yurt dışındayım, süre işler miKural olarak işler — kaçaklık hâli ayrı
Şikâyetimi geri çektim, zamanaşımı ne olurŞikâyete bağlı suçta dava düşer
Zamanaşımından vazgeçebilir miyimHayır — resen uygulanır
Hükümlüyüm ama ceza infaz edilmediİnfaz zamanaşımı süresi işler
Tebligat geldi, süre kesildi miİnfaz zamanaşımında evet
Adli sicilim silinir miAyrı kurallara tabidir
Tazminat davası açabilir miyimEvet — kendi süresine göre

Dördüncü satır kanunun açık hükmüdür: dava ve ceza zamanaşımı resen uygulanır; şüpheli, sanık ve hükümlü bundan vazgeçemez. Sekizinci satır ise mağdurlar için hatırlatmadır; ceza davası zamanaşımına uğrasa dahi hukuk mahkemesinde tazminat davası açma imkânı ayrıca değerlendirilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Ceza zamanaşımı ile infaz zamanaşımı aynı şey mi?

Evet. TCK m.68 bu kuruma “ceza zamanaşımı” adını verir; uygulamada ve günlük dilde “infaz zamanaşımı” denir. Kesinleşmiş hükümdeki cezanın, kanundaki süre geçtikten sonra infaz edilememesini ifade eder.

Dava zamanaşımı ile ceza zamanaşımı arasındaki fark nedir?

Ayrım noktası hükmün kesinleşmesidir. Dava zamanaşımı (TCK m.66) kesinleşmeden önce işler ve dolduğunda kamu davası düşer. Ceza zamanaşımı (TCK m.68) kesinleşmeden sonra işler ve dolduğunda ceza infaz edilemez; hüküm ise ortadan kalkmaz.

5 yıla kadar hapis gerektiren suçta dava zamanaşımı kaç yıldır?

TCK m.66/1-e uyarınca sekiz yıldır. Süre kesilmişse m.67/4 gereği en fazla yarısı kadar uzar; yani toplam süre on iki yılı geçemez.

Kesilme hâlinde dava zamanaşımı en fazla ne kadar uzar?

TCK m.67/4’e göre kesilme hâlinde süre, suç için Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısı kadar uzar. Sekiz yıllık süre en fazla on iki, on beş yıllık süre en fazla yirmi iki yıl altı ay olur. “İki kat” kuralı Kanunda yoktur.

Dava zamanaşımını hangi işlemler keser?

TCK m.67/2’deki dört işlem keser: savcı huzurunda ifade alınması veya sorgu, tutuklama kararı, iddianame düzenlenmesi ve mahkûmiyet kararı verilmesi. Kolluk ifadesi, şikâyet veya duruşma yapılması süreyi kesmez.

Ceza zamanaşımı nasıl hesaplanır?

Hükümde belirlenen ceza esas alınır: beş yıla kadar hapis ve adli para cezasında on yıl, beş yıldan fazla hapiste yirmi yıl, yirmi yıl ve üzeri hapiste yirmi dört yıl, müebbette otuz, ağırlaştırılmış müebbette kırk yıl (TCK m.68/1). Süre kesinleşme gününden, infaz kesintiye uğramışsa kesinti gününden ve kalan ceza üzerinden işler (m.68/5).

Ceza zamanaşımını hangi durumlar keser?

TCK m.71’e göre üç durum keser: infaz için yetkili merci tarafından hükümlüye kanuna göre yapılan tebligat, hükümlünün infaz maksadıyla yakalanması ve hükümlünün üst sınırı iki yıldan fazla hapis gerektiren kasıtlı yeni bir suç işlemesi.

Hakkımda yakalama emri var; ceza zamanaşımı yine de işler mi?

İşler. TCK m.71/1’de kesme etkisi yakalama emrinin çıkarılmasına değil, hükümlünün infaz maksadıyla fiilen yakalanmasına bağlanmıştır. Kanuna uygun bir tebligat yapılmışsa o tebligat da süreyi keser.

Cezaevinden firar edersem zamanaşımı nasıl hesaplanır?

TCK m.68/5 uyarınca süre, infazın kesintiye uğradığı günden ve kalan ceza miktarı esas alınarak işler. Firar ayrıca TCK m.292 kapsamında suç oluşturur ve bu suç m.71/2’deki kesme sebebi bakımından ayrıca değerlendirilir.

Yurt dışında yaşayan hükümlü için ceza zamanaşımı işler mi?

İşler. TCK m.67/1’deki kaçak kararı durma sebebi dava zamanaşımına özgüdür; ceza zamanaşımı için benzer bir durma sebebi öngörülmemiştir. Süre, m.71’deki kesme sebeplerinden biri gerçekleşmedikçe işlemeye devam eder.

Zamanaşımını mahkeme kendiliğinden uygular mı?

Evet. TCK m.72/2’ye göre dava ve ceza zamanaşımı re’sen uygulanır; şüpheli, sanık ve hükümlü bundan vazgeçemez. Yine de gözden kaçan dosyalarda hesabın yazılı olarak hatırlatılması yararlıdır.

Ceza zamanaşımı dolduysa nereye başvurmalıyım?

5275 sayılı Kanun m.98/1-b uyarınca cezanın yerine getirilip getirilemeyeceği konusunda infaz hâkimliğinden karar istenir. Başvuru infazı kendiliğinden durdurmadığından (m.98/2) durdurma talebi ayrıca yazılmalıdır. Karara karşı iki hafta içinde itiraz edilebilir (m.101/3, CMK m.268).

Zamanaşımı dolunca adli sicil kaydım silinir mi?

5352 sayılı Kanun m.9/1-c’ye göre ceza zamanaşımı dolunca adli sicildeki bilgiler silinerek arşiv kaydına alınır. Arşiv kaydı ayrı kurallara göre silinir; bu yüzden kaydın tamamen ortadan kalktığı sonucuna hemen varılmamalıdır.

Zamanaşımı dolunca hak yoksunlukları ve müsadere ne olur?

Hak yoksunlukları ceza zamanaşımı doluncaya kadar devam eder (TCK m.69). Müsadereye ilişkin hüküm ise asıl cezadan bağımsız olarak kesinleşmeden itibaren yirmi yıl geçince infaz edilemez (TCK m.70).

HAGB denetim süresinde zamanaşımı işler mi?

İşlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dosyalarda denetim süresi boyunca dava zamanaşımı durur (CMK m.231). Bu kural 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen metinde de korunmuştur.

Adli para cezasında ceza zamanaşımı kaç yıldır?

TCK m.68/1-e uyarınca adli para cezalarında ceza zamanaşımı on yıldır ve hükmün kesinleştiği günden işlemeye başlar.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman görüş esas alınmalıdır.

⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme

Hukukçular Evi — Ankara

📞 Hemen Ara💬 WhatsApp ile Yaz

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk