Anlaşmalı Boşanma Protokolüne Uyulmazsa Ne Yapılır? Protokolün İcrası ve Yaptırımlar
24 Temmuz 2026

Anlaşmalı Boşanma Protokolüne Uyulmazsa Ne Yapılır? Protokolün İcrası ve Yaptırımlar

Anlaşmalı boşandınız; protokolde her şeyi kararlaştırdınız. Karar kesinleşti. Bir gün eski eş nafakayı ödemiyor, üstüne kayıtlı ev devredilmiyor ya da çocuk gösterilmiyor. Bu senaryoda “boşanma iptal olur mu” sorusuna cevap net: hayır, kesinleşmiş boşanma kararı geri alınmaz. Ama protokoldeki yükümlülükler için elinizde dört ayrı hukuki yol vardır ve her ihlal türüne uygun kanal farklıdır. Bu rehber, o kanalları ayırıyor: nafaka için ilamlı icra + tazyik hapsi, taşınmaz için tapu iptali ve tescil davası, çocuk teslimi için ADM ve disiplin hapsi, sistematik ihlalde velayet değişikliği. Protokolün genel çerçevesi için bu rehbere, cezai şart klozlarının rejimi için şu yazıya bakın.

⚖️ Temel ilke: Hâkim onayından geçip kesinleşmiş boşanma ilamının içindeki protokol hükümleri, artık ilam niteliğindedir; ilamlı icra takibine konu olabilir. Protokole uyulmaması boşanma kararını geçersiz kılmaz — sadece protokol yükümlülüklerinin zorla yerine getirilmesi yolunu açar.

Yol 1 — Nafaka ve Tazminat: İlamlı İcra + Tazyik Hapsi

Yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve boşanma tazminatı hükümlerinin ihlalinde ana araç ilamlı icra takibidir. Alacaklı taraf, kesinleşme şerhli boşanma ilamıyla icra dairesine başvurur ve icra emri gönderilir. Borçlu icra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde borcu ödemelidir (İİK m.32); aksi hâlde haciz aşamasına geçilir; maaş, banka hesabı, taşınmaz ve araç gibi mal varlığı üzerine haciz konulabilir.

Nafaka özelinde ise ikinci bir güçlü araç işletilir: tazyik hapsi. İİK m.344 uyarınca ödenmemiş nafaka için alacaklının şikâyeti üzerine icra ceza mahkemesi, borçlu hakkında üç aya kadar tazyik hapsi kararı verebilir. Amaç ceza değil ifadır: birikmiş nafaka ödenirse hapsin tatbikine son verilir; borçlu tahliye edilir. Bu yaptırım aynı zamanda ödemeye ciddi bir psikolojik baskı yaratır. Sürecin detayları için nafaka şikâyeti rehberimize, sistemin bütünsel çerçevesi için nafaka hukuku rehberimize bakın.

Yol 2 — Taşınmaz Devri: Tapu İptali ve Tescil Davası

Protokolde eşe devri kararlaştırılan bir konut, arsa veya işyeri devredilmiyorsa; boşanma ilamı tek başına tapu devrini gerçekleştirmez. Aile mahkemesinden alınan boşanma ilamı, malik eşe devir yükümlülüğü yükler; devrin fiilen yapılması için ilamda buna ilişkin “tescil hükmü” bulunmalıdır. Uygulamada aile mahkemeleri çoğu zaman protokolü onar ve “protokolün gereğinin yerine getirilmesine” karar verir; ancak tapu müdürlüğü, malik eşin rıza göstermediği durumda buna dayanarak devri işletmez.

Çözüm nettir: alacaklı taraf, aile mahkemesinde tapu iptali ve tescil davası açar. Bu dava, tescile yanaşmayan malike karşı mülkiyetin kendisine verilmesini mahkemeden isteme hakkının (TMK m.716) protokol bağlamındaki görünümüdür; boşanma ilamı ve onaylanan protokol temel dayanaktır. Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemeyeceğinden (HMK m.367/2), tescil kararın kesinleşmesinden sonra yapılır ve tapu müdürlüğü işlemi malik rızası aranmaksızın gerçekleştirir. Ayrıca dava sürecinde tapu kaydına ihtiyati tedbir konulması (HMK m.389) hayati önem taşır: aksi hâlde malik eş, dava boyunca konutu üçüncü kişilere devrederek işlemi zorlaştırabilir. Muvazaalı satış senaryoları için üçüncü kişinin iyi niyet iddiası ayrıca değerlendirilir.

Yol 3 — Çocuk Teslimi ve Kişisel İlişki: ADM ve Disiplin Hapsi

Protokolde belirlenen görüş günleri veya çocuk teslim düzeni uygulanmıyorsa, 2021’de yapılan reformla sistem tamamen yenilenmiştir. Kişisel ilişki kararının icrası artık icra daireleri aracılığıyla değil, Adalet Bakanlığı bünyesindeki Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü (ADM) aracılığıyla, ÇKK m.41/A vd. hükümlerine göre yürütülür.

1) ADM başvurusu. Kişisel ilişki kararınızla müdürlüğe başvurursunuz; süreç psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacı eşliğinde ve ücretsiz yürütülür. Müdürlük, yükümlü ebeveyne çocuğu belirlenen yer ve zamanda hazır etmesi için ihtar yollar.

2) Disiplin hapsi şikâyeti. Teslim emrine aykırı hareket edilmesi veya emrin gereğinin yerine getirilmesinin engellenmesi hâlinde, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine aile mahkemesi disiplin hapsine hükmeder. Yaptırımın üst sınırı kararın türüne göre değişir: çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair kararlarda üç günden on güne kadar, çocuk teslimine dair kararlarda üç aya kadar disiplin hapsi öngörülmüştür (ÇKK m.41/F). Fiil ayrıca suç oluştursa dahi bu yaptırım uygulanır. Disiplin hapsi bir ceza değil, kararın yerine getirilmesini sağlamaya yönelik bir araçtır; şikâyetten vazgeçilmesi veya çocuğun teslim edilmesi hâlinde dava bütün sonuçlarıyla düşer.

3) Kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi. Mevcut düzen çocuğun yaşına veya koşullara uymuyorsa, düzenin değiştirilmesi mahkemeden istenebilir.

Yol 4 — Sistematik İhlalde Velayetin Değiştirilmesi

Kişisel ilişki düzenlemesine sistemli biçimde uyulmaması, velayetin değiştirilmesi için kanunda açıkça öngörülmüş bir sebeptir: velayet kendisine bırakılan ana veya baba kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir ve bu husus kişisel ilişki kararında taraflara ihtar edilir (TMK m.324/3). Durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine veya re’sen gerekli önlemleri alır (TMK m.183). Bu durumda aile mahkemesinde velayetin değiştirilmesi davası açılabilir; müdürlük tutanakları ve disiplin hapsi kararları ihlalin sürekliliğini gösteren başlıca delillerdir. Velayet değişikliği bir ceza değildir; ölçüt her zaman çocuğun üstün yararıdır. Bu yol sabır gerektirir; ancak sistemli engelleme belgelenirse en etkili çaredir. Sürecin işleyişi için velayet değişikliği rehberimize, hangi hâllerde mümkün olduğu için bu yazıya bakın.

Muvazaa İddiası: Üçüncü Kişilerin Yolu

Bazen protokol, tarafların birbirini bağlamak için değil, eşlerden birinin alacaklılarından mal kaçırmak için düzenlenir. Bu durumda zarar gören alacaklının önünde iki ayrı yol vardır. Birincisi hükmün iptalidir: davanın taraflarından birinin alacaklıları, borçluları ile karşı tarafın aralarında anlaşarak kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilir (HMK m.376). Bu talep yargılamanın iadesi hükümlerine tabidir ve hilenin farkına varıldığı tarihten itibaren üç ay, her hâlde hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıl içinde ileri sürülmelidir (HMK m.377).

İkincisi tasarrufun iptali davasıdır: elinde kesin veya geçici aciz belgesi bulunan alacaklı, borçlunun protokolle yaptığı mal devrinin iptalini İİK m.277 vd. uyarınca isteyebilir. 25.12.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7571 sayılı Kanunla değişen İİK m.278 uyarınca aciz belgesinin veya aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği ya da iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir; gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğu ispatlanmadıkça, son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile eşler arasındaki tasarruflar da bağışlama sayılır (İİK m.278/2-a); iptal hakkı tasarruf tarihinden itibaren beş yıl geçmekle düşer (İİK m.284). İptal kararı boşanmayı ortadan kaldırmaz; alacaklıya, devredilen mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını alma imkânı verir (İİK m.283). Muvazaa iddiası bu nedenle boşanma kararının kendisini değil, protokoldeki mal devri kısmını hedef alır. Şartlar ve süreler için tasarrufun iptali davası rehberimize bakabilirsiniz.

Alacaklının iki yolu: hükmün iptali ve tasarrufun iptali
ÖlçütHükmün iptali (HMK m.376)Tasarrufun iptali (İİK m.277 vd.)
Kim ister?Taraflardan birinin alacaklılarıElinde kesin veya geçici aciz belgesi bulunan alacaklı
ŞartTarafların aralarında anlaşarak alacaklıya karşı hile yapmasıBorçlunun İİK m.278-280 kapsamındaki tasarrufu
SüreHilenin öğrenilmesinden üç ay, her hâlde kesinleşmeden on yıl (HMK m.377)Tasarruf tarihinden itibaren beş yıl (İİK m.284)
SonuçHükmün iptali ve yargılamanın iadesi kurallarına göre yeniden incelemeDevredilen mal üzerinde alacaklıya cebri icra imkânı (İİK m.283)

Protokolden Sonra Ekonomik Durum Değişirse

Protokolde kararlaştırılan nafaka miktarı yıllar içinde tarafların ekonomik durumundaki değişiklikler nedeniyle uyarlanmayı gerektirebilir. Bu senaryoda protokol yeniden yazılmaz; yoksulluk nafakası için TMK m.176/4, iştirak nafakası için TMK m.331 kapsamında nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması davası açılır. Nafakanın artırılması, azaltılması veya süresine ilişkin uyuşmazlıklar için nafaka rejimini bu rehberde ele aldık.

Karşı Cephe: Protokole Uymayan Taraf Olarak Savunma

Sizden ödeme veya devir istenirken karşınıza çıkabilecek savunmalar da vardır:

Ekonomik durum değişikliği. Nafaka yükümlüsü ödeme gücünü fiilen kaybettiyse, ödemeyi kesmek yerine derhal nafakanın kaldırılması veya azaltılması davası açmak; icra ve tazyik hapsi zincirini durdurabilir.

Karşılıklı borç ve mahsup. Protokolde karşı tarafın da bir ödemesi öngörülmüşse, mahsup ve takas iddiaları alacağın bir kısmını ortadan kaldırabilir.

İrade sakatlığı ve iptal iddiası. Protokolün hata, hile veya korkutma altında imzalandığı iddiası, karar kesinleşmeden önce kanun yoluna başvurularak ileri sürülmelidir. Kesinleşmeden sonra taraflardan biri için hükmü ortadan kaldırmanın yolu, yalnızca HMK m.375’te sınırlı olarak sayılan sebeplere dayanan yargılamanın iadesidir. HMK m.376’daki hükmün iptali yolu ise tarafların değil, aleyhlerine hile yapılan alacaklıların yoludur. İcra takibinde borçlu yalnız İİK m.33’teki itfa, imhal ve zamanaşımı itirazlarını ileri sürebilir; protokolün içeriğine yönelik itirazlar bu aşamada dinlenmez.

⚖️ Güncel Gelişme — Yoksulluk Nafakasında Değişim

Anayasa Mahkemesi’nin TMK m.175/1’de yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal eden kararı (E.2025/156, K.2026/131, karar tarihi 4 Haziran 2026) 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. İptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar TMK m.175 eski hâliyle uygulanır: mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez ve ödeme yükümlülüğü devam eder. İptal edilen, yoksulluk nafakası kurumu değil nafakanın süresiz olma niteliğidir; iştirak (çocuk) nafakası bu karardan etkilenmez. Ayrıntı için AYM süresiz nafaka kararı: ne değişti ve geçiş döneminde strateji rehberlerimize bakabilirsiniz.

Protokole uyulmuyorsa 4 farklı yol var — doğrusunu birlikte kuralım.
Hukukçular Evi Ankara — icra, tapu iptali ve velayet stratejisi için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Boşanma yolunuzu durumunuza göre planlayalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Protokolün Hukuki Niteliği: Neden İki Farklı Rejim Var?

Anlaşmalı boşanma protokolü, mahkemece onaylanıp hükme geçirildiğinde artık salt bir sözleşme değil, ilam niteliği kazanır. Ancak protokoldeki her madde aynı icra rejimine tabi değildir; talebin türüne göre farklı yollar işler.

Protokoldeki taahhüdün türüne göre icra yolu
Protokoldeki taahhütİhlal hâlinde yolYaptırım
Nafakaİlamlı icra takibi + şikâyetTahsil ve tazyik hapsi
Tazminatİlamlı icra takibiHaciz — tazyik hapsi yoktur
Taşınmaz devriİlam açıksa doğrudan tapu işlemi; değilse tapu iptali ve tescil davasıMülkiyetin nakli
Çocuk teslimi ve kişisel ilişkiAdalet Bakanlığı bünyesindeki müdürlüklere başvuruTeslim emrine aykırılıkta şikâyet üzerine disiplin hapsi (ÇKK m.41/F)

En sık yapılan hata: her ihlali icra takibiyle çözmeye çalışmak. Çocuk teslimi ve kişisel ilişkiye ilişkin ihlaller artık icra dairesi üzerinden yürütülmez; bu işler adalet müdürlükleri eliyle ve çocuğun menfaati gözetilerek yürütülür. Yanlış mercie yapılan başvuru zaman kaybettirir ve ihlalin sürmesine yol açar. Aynı şekilde tazminat alacağı için tazyik hapsi istenemez — bu yaptırım yalnızca nafaka alacağına özgüdür.

Bir başka teknik nokta ilamın infaza elverişli olmasıdır. Protokolde “davalı taşınmazı devredecektir” biçiminde genel bir ifade varsa ve taşınmaz ada-parsel bilgisiyle belirtilmemişse, ilam doğrudan tapuda işlem yapılmasına elverişli olmayabilir. Bu durumda ayrıca tapu iptali ve tescil davası açmak gerekir — protokol düzenlenirken bu risk baştan giderilmelidir.

Protokol Düzenlenirken Alınacak Dört Önlem

İhlal sonrası çözüm aramak yerine, protokolü baştan icraya elverişli biçimde kurmak çok daha etkilidir.

  1. Sayısallaştırın. Nafaka tutarı, ödeme günü, ödeme yöntemi ve hesap bilgisi açıkça yazılmalıdır. “Makul bir katkı sağlayacaktır” gibi ifadeler infaz edilemez.
  2. Taşınmazı tanımlayın. İl, ilçe, ada, parsel ve bağımsız bölüm numarası yazılmalı; devir için süre ve masrafların kime ait olduğu belirtilmelidir.
  3. Kişisel ilişkiyi takvimleştirin. Gün, saat, teslim ve iade yeri, dinî bayramlar, yarıyıl ve yaz tatili ayrı ayrı düzenlenmelidir. “Uygun zamanlarda görüşecektir” biçimindeki bir hüküm ihlali ispatlanamaz kılar.
  4. Endeksli artış koyun. Nafakanın her yıl belirli bir orana göre kendiliğinden artırılması kararlaştırılırsa, ileride yeniden dava açma zorunluluğu ortadan kalkar.

Şartlar Değişirse: Uyarlama Yolları

Protokol, sonsuza kadar değişmez bir metin değildir. Ekonomik ve sosyal koşullar değiştiğinde başvurulabilecek yollar vardır; ancak bunlar taahhüde uymamayı meşrulaştırmaz.

Şartlar değişirse başvurulabilecek uyarlama yolları
TalepDayanak ve şart
Nafakanın azaltılması veya kaldırılmasıTarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi
Nafakanın artırılmasıAynı hüküm; alacaklı tarafından açılır
Velayetin değiştirilmesiÇocuğun üstün yararının gerektirmesi; sistematik ihlal bu değerlendirmede dikkate alınabilir
Kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesiKoşulların değişmesi — çocuğun yaşı, okul düzeni, taşınma

Dava açmak ödeme yükümlülüğünü durdurmaz. Nafakanın azaltılması davası açılmış olması, karar verilene kadar mevcut nafakanın ödenmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Ödememe hâlinde takip ve şikâyet yolu işlemeye devam eder. Doğru sıra şudur: önce ödemeyi sürdürmek, aynı anda uyarlama davası açmak. Ekonomik güçlük iddiası, ödememenin değil azaltmanın gerekçesidir.

Karşı cephe bakımından da bir hatırlatma gerekir: protokole uymayan taraf olarak savunma kurulacaksa, ihlalin haklı bir sebebe dayandığı somut belgeyle gösterilmelidir — işten çıkarılma yazısı, sağlık raporu, gelir kaybını gösteren kayıtlar. Ayrıca kişisel ilişki ihlallerinde, çocuğun sağlık durumu veya okul programı gibi objektif engeller varsa bunların önceden karşı tarafa bildirilmiş ve kayıt altına alınmış olması gerekir.

Üçüncü kişiler bakımından da bir yol vardır: protokolle yapılan malvarlığı devirlerinin alacaklılardan mal kaçırma amacı taşıdığı ileri sürülüyorsa, muvazaa iddiasıyla tasarrufun iptali gündeme gelebilir. Bu, protokolün tarafları arasında değil, üçüncü kişilerle aralarındaki ilişkide sonuç doğurur.

Nafakanın artırılmasında dayanak maddeler ve endeksli artış talebi için nafaka artırımı rehberimize, aile hukuku dilekçelerinin ortak iskeleti ve doğru dilekçe türünün seçimi için örnek dilekçeler rehberimize bakabilirsiniz.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Protokolün Kaynağı: TMK m.166/3’ün Beş Cümlesi

Protokolün bağlayıcılığını tartışabilmek için önce onu doğuran hükmü tam olarak okumak gerekir. TMK m.166’nın üçüncü fıkrası beş cümleden oluşur ve her biri ayrı bir kural getirir.

Birinci cümle — şartlar: evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Buradaki “sayılır” ifadesi bir karinedir: ayrıca sarsılmanın ispatı aranmaz.

İkinci cümle — hâkimin denetimi: bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır.

İki şart da zorunludur. Bizzat dinlenme vekâletname ile aşılamaz; her iki eşin de duruşmada hazır bulunması gerekir. Uygun bulma ise hâkimin protokolü onaylamasıdır; protokol tek başına hüküm doğurmaz.

Üçüncü ve dördüncü cümleler — değişiklik yetkisi: hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Yani hâkim değişiklik önerebilir; ancak taraflar kabul etmezse boşanmaya hükmedilemez ve dosya çekişmeli hâle gelir.

Beşinci cümle — ispat rejiminin istisnası: bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz. TMK m.184’te yer alan ve çekişmeli boşanmada ikrarın hâkimi bağlamayacağını öngören kural, anlaşmalı boşanmada devre dışı kalır. Bu, protokolün neden bu kadar bağlayıcı olduğunu açıklayan hükümdür.

TMK m.166/3: beş cümle, beş kural
CümleKural
1Bir yıl + birlikte başvuru veya kabul → karine
2Bizzat dinlenme ve uygun bulma şart
3Hâkim değişiklik yapabilir
4Değişiklik kabul edilmezse hükmolunmaz
5İkrarın bağlamaması kuralı uygulanmaz

Protokol Ne Zaman İcra Edilebilir Hâle Gelir?

Protokole uyulmadığında hangi yolun açık olduğu, öncelikle protokolün hangi aşamada bulunduğuna bağlıdır.

Onaydan önce: taraflar arasında imzalanmış protokol, henüz mahkemece uygun bulunmadığından tek başına icra edilemez. Bu aşamada protokol yalnız tarafların iradesini gösteren bir belgedir.

Onaydan sonra: hâkim protokolü uygun bulup boşanmaya hükmettiğinde, protokolün içeriği hüküm fıkrasının parçası hâline gelir. Karar kesinleştiğinde ise ortaya ilâm çıkar.

Bu ayrımın pratik sonucu şudur: icra takibi protokole değil, protokolü içeren mahkeme ilâmına dayanılarak yapılır. Bu nedenle takip başlatılmadan önce kesinleşme şerhli karar örneği alınmalıdır.

Hangi kalem hangi yolla? Protokolün bütün kalemleri aynı biçimde icra edilmez. Para alacakları — nafaka, tazminat, ziynet bedeli — doğrudan ilamlı icraya konu olur. Taşınmaz devri taahhüdü ise tapu sicilinde kendiliğinden sonuç doğurmaz; devir yapılmazsa tapu iptali ve tescil davası açılması gerekir. Çocuk teslimi ve kişisel ilişki ise ayrı bir rejime, adlî destek ve mağdur hizmetleri sistemine tâbidir.

Protokol kalemlerine göre izlenecek yol
Kalemİzlenecek yol
Nafaka, tazminat, bedelİlamlı icra
Taşınmaz devriTapu iptali ve tescil davası
Çocuk teslimi, kişisel ilişkiAdlî destek sistemi
Takibin dayanağıProtokol değil, ilâm
Ön koşulKesinleşme şerhli karar örneği

İlamlı İcrada Borçlunun Dar Alanı — İİK m.33

Protokoldeki para alacakları için takip başlatıldığında, borçlunun karşı koyabileceği alan kanunla daraltılmıştır.

İlamlı icrada, ilamsız takipteki gibi icra dairesine itiraz ederek takibi durdurmak mümkün değildir. Borçlunun başvurabileceği yol icranın geri bırakılmasıdır ve bu talep icra mahkemesine yöneltilir.

İİK m.33 uyarınca borçlu, icra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde, borcun zamanaşımına uğradığı, imhal edildiği (süre verildiği) veya itfa edildiği (ödendiği) itirazında bulunabilir. Bu sebepler sınırlı sayıdadır; protokolün içeriğine ilişkin genel itirazlar bu yolda dinlenmez.

İspat rejimi katıdır. İtfa ve imhal iddiaları, kural olarak noterlikçe düzenlenmiş veya tasdik edilmiş belge ya da alacaklının ikrarı ile ispatlanır. “Elden ödedim” beyanı bu ölçütü karşılamaz; bu nedenle protokol kapsamındaki ödemeler banka üzerinden ve açıklamalı yapılmalıdır.

Nafakaya özgü ayrıcalık. Nafaka alacakları bakımından icra daha da güçlüdür: nafaka verilmesine ilişkin hükmün temyiz edilmesi ilâmın icrasını durdurmaz; teminat karşılığında dahi nafaka ilâmının icrasının durdurulmasına karar verilemez (HMK m.367/1).

İlamlı icrada borçlunun sınırlı savunma alanı (İİK m.33)
KonuKural
İcra dairesine itirazTakibi durdurmaz
Borçlunun yoluİcra mahkemesinde geri bırakma
SüreTebliğden yedi gün
Sebeplerİtfa, imhal, zamanaşımı — sınırlı
İspatNoter belgesi veya alacaklının ikrarı
Nafakada tehiri icraTeminatla dahi mümkün değil

Hangi Kalemler Sonradan Değiştirilebilir?

Protokol kesin hüküm etkisi taşısa da, bazı kalemleri değişen koşullara göre yeniden düzenlenebilir. Ayrım, kanunun hangi kaleme değişiklik imkânı tanıdığına göre yapılır.

Yoksulluk nafakası — TMK m.176/4: tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Aynı maddenin üçüncü fıkrası sona erme hâllerini de gösterir: irat, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürme hâllerinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır.

Çocuk nafakası — TMK m.331: durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır. Çocuğa ilişkin düzenlemeler tarafların anlaşmasıyla sabitlenemez; çocuğun üstün yararı her zaman yeniden değerlendirilebilir.

Velâyet ve kişisel ilişki: bunlar da kesin hüküm oluşturmaz; koşullar değişirse velâyetin değiştirilmesi veya kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi istenebilir.

Değiştirilemeyen kalemler: buna karşılık toplu ödenmesine karar verilen maddî ve manevî tazminat ile mal rejimine ilişkin düzenlemeler, kural olarak sonradan uyarlamaya konu edilmez. Maddî tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilmişse, TMK m.176/4 bu irat için de artırma veya azaltma imkânı tanır. Bu kalemler protokolde dikkatle kararlaştırılmalıdır.

Görev ve yetki. Uyarlama ve icra kaynaklı uyuşmazlıklarda görevli mahkeme aile mahkemesidir. Nafaka davalarında yetki bakımından TMK m.177 kolaylık sağlar: boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında yetkili mahkeme nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir.

Sonradan değiştirilebilen ve değiştirilemeyen kalemler
KalemSonradan değişir mi?Dayanak
Yoksulluk nafakasıEvetm.176/4
İştirak nafakasıEvetm.331
Velâyet, kişisel ilişkiEvet — kesin hüküm değil—
TazminatKural olarak hayır; irat biçimindeki maddî tazminat hariçm.176/4
Mal rejimi düzenlemesiKural olarak hayır—
Nafakada yetkiAlacaklının yerleşim yerim.177

Protokolde Atlanmaması Gereken Kanunî Kayıtlar

Sonradan yaşanan ihtilafların önemli bir bölümü, protokole yazılmayan kayıtlardan doğar. Kanun, bazı imkânları yalnız talep edilmesi hâlinde tanımıştır.

Endeksli artış — TMK m.176’nın son fıkrası: hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. Buradaki “istem hâlinde” kaydı belirleyicidir: hâkim bunu re’sen yapamaz. Aynı imkân iştirak nafakası için TMK m.330’da öngörülmüştür.

Protokolde artış klozu yoksa, her yıl için ayrı bir artırım davası açmak gerekir. Bu nedenle kloz, artışın hangi ölçüte bağlanacağı açıkça yazılarak protokole konulmalıdır.

Ödeme yönteminin belirlenmesi. İİK m.33 kapsamındaki itfa iddiaları kural olarak noterlikçe düzenlenmiş veya tasdik edilmiş belge ya da alacaklının ikrarı ile ispatlandığından, protokolde ödemenin banka hesabı üzerinden ve açıklamalı yapılacağı kararlaştırılmalıdır. Bu kayıt, ödeyen tarafı da korur.

Vade ve muacceliyet. Para alacaklarında ödeme tarihleri ile gecikme hâlinde uygulanacak sonuçlar belirtilmelidir; aksi hâlde takip tarihine ilişkin tartışma doğar.

Yazılmayan talep sonradan istenemez. Protokolde yer almayan fer’î talepler kendiliğinden saklı kalmaz. TMK m.178 uyarınca evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bu nedenle tazminat ve nafaka kalemlerinin protokolde ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.

Protokolde bulunması gereken kanunî kayıtlar
KayıtGerekçesi
Endeksli artış klozuHâkim re’sen hükmedemez (m.176, m.330)
Banka üzerinden ödemeİİK m.33’teki katı ispat rejimi
Vade ve gecikme sonucuTakip tarihi tartışmasını önler
Fer’î taleplerin ayrı yazımıSonradan bir yıllık süre işler (m.178)

İhlal Türüne Göre Merci ve Kanuni Dayanak

Protokol ihlallerinde en sık kayıp, doğru yolun geç seçilmesinden doğar. Para alacakları, taşınmaz devri, taşınır teslimi ve çocukla ilgili hükümler farklı kanunlara ve farklı mercilere bağlanmıştır. Aşağıdaki tablo, her ihlal türü için başvurulacak merciyi ve kanuni dayanağı bir arada gösterir.

Protokol ihlalinde merci ve dayanak
İhlalMerciDayanakDikkat edilecek nokta
Nafaka ödenmiyorİcra dairesi; tazyik hapsi için icra ceza mahkemesiİİK m.32, m.344Tazyik hapsi üç aya kadardır; nafaka ödenirse borçlu tahliye edilir
Maddî veya manevî tazminat ödenmiyorİcra dairesiİİK m.32Tazyik hapsi istenemez; alacak haciz yoluyla tahsil edilir
Ziynet veya eşya teslim edilmiyorİcra dairesiİİK m.24Mal bulunamazsa değeri üzerinden tahsil yoluna gidilir
Taşınmaz devredilmiyorAile mahkemesi (tapu iptali ve tescil)TMK m.716; HMK m.367/2Dava açılırken tapuya ihtiyati tedbir istenmelidir (HMK m.389)
Çocuk teslim edilmiyorAdli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğü; şikâyet için aile mahkemesiÇKK m.41/A, m.41/FBir ay içinde şikâyet; üç aya kadar disiplin hapsi
Kişisel ilişkiye uyulmuyorAynı müdürlük; şikâyet için aile mahkemesiÇKK m.41/F; TMK m.324/3Üç günden on güne kadar disiplin hapsi; sürerse velayet değişikliği
Alacaklıdan mal kaçırmaHükmün iptali için kararı veren mahkeme; tasarrufun iptali için asliye hukuk mahkemesiHMK m.376; İİK m.277Süreler farklıdır: üç ay ve on yıl ile beş yıl

Tabloda görüldüğü gibi tazyik hapsi yalnız nafaka alacağına, disiplin hapsi ise yalnız çocukla ilgili kararlara özgüdür. Tazminat veya ziynet alacağı için hapis yaptırımı istenemez; bu alacaklar haciz yoluyla tahsil edilir. Protokolde iadesi kararlaştırılan ziynetler için ilamlı takip, taşınır teslimine ilişkin kurallara göre yürütülür; ziynet iadesinin protokolde yer almadığı durumlarda ise ayrı bir dava gerekir. Bu dava için ziynet alacağı davası dilekçesi sayfamıza bakabilirsiniz.

Kesinleşme Şartı: Hangi Hüküm Ne Zaman İcra Edilir?

Protokoldeki hükümlerin hepsi aynı anda icraya konulamaz. Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m.367/2). Boşanma hükmü ve ona bağlı tazminat, taşınmaz devri gibi sonuçlar bu nedenle kararın kesinleşmesiyle icra edilebilir hâle gelir; yoksulluk ve iştirak nafakası da uygulamada boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren işler. Buna karşılık nafaka kararlarında temyiz icrayı durdurmaz ve icranın geri bırakılmasına karar verilemez (HMK m.367/1). Dava sürerken verilen tedbir nafakası (TMK m.169) bu nedenle boşanma hükmü kesinleşinceye kadar ödenmeye devam eder ve icra yoluyla tahsil edilebilir.

Kesinleşme anı istinaf süresine bağlıdır. İstinaf süresi kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m.345); bu süre içinde başvurulmazsa karar kesinleşir. Anlaşmalı boşanmada taraflar çoğu zaman hüküm açıklandıktan sonra kanun yoluna başvurmaktan feragat eder; bu durumda karar, sürenin dolması beklenmeden kesinleşir. Kesinleşmesi gereken bir ilam kesinleşme şerhi olmadan takibe konulursa icra müdürü takip talebini reddeder. Bu yüzden takipten önce kararın kesinleşme şerhli onaylı örneği aile mahkemesinden alınmalıdır.

Protokol kalemlerinin icra edilebilir hâle geldiği an
KalemNe zaman icra edilir?Dayanak
Tedbir nafakasıDava sürerken; kanun yolu icrayı durdurmazTMK m.169; HMK m.367/1
Yoksulluk ve iştirak nafakasıBoşanma hükmünün kesinleşmesinden itibarenTMK m.175, m.182
Maddî ve manevî tazminatBoşanma hükmünün kesinleşmesinden sonraTMK m.174; HMK m.367/2
Taşınmaz devriTescil kararının kesinleşmesinden sonraTMK m.716; HMK m.367/2
Çocuk teslimi ve kişisel ilişkiİlam veya tedbir kararıylaÇKK m.41/A, m.41/F

Tapu İptali ve Tescil Davasında Talep Sonucu

Protokolde devri kararlaştırılan taşınmaz için açılacak davada dilekçe; boşanma kararını veren mahkeme, esas ve karar numarası, kesinleşme tarihi ve protokolün ilgili maddesi gösterilerek kurulmalıdır. Taşınmaz il, ilçe, mahalle, ada, parsel ve bağımsız bölüm numarasıyla tanımlanmalı; güncel tapu kaydı ile boşanma ilamının kesinleşme şerhli örneği dilekçeye eklenmelidir. Dava süresince devrin önlenmesi için ihtiyati tedbir talebi dava dilekçesiyle birlikte ileri sürülür; tedbir kararının tapuya şerh edilmesiyle malikin taşınmazı üçüncü kişilere devretmesi fiilen engellenir (HMK m.389 vd.). Protokol devir masraflarını taraflardan birine yüklemişse bu da dilekçede belirtilmelidir.

NETİCE-İ TALEP: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Dava sonuçlanıncaya kadar … ili, … ilçesi, … mahallesi, … ada, … parsel, … bağımsız bölüm numaralı taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulmasına,

2. … Aile Mahkemesinin …/… Esas, …/… Karar sayılı ve … tarihinde kesinleşen kararıyla onaylanan protokolün … maddesi uyarınca anılan taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline,

3. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederim.

Tapuda izlenecek adımlar ve masrafların paylaşımı için protokoldeki tapu devri yapılmazsa ne olur rehberimize, kesinleşmiş karara karşı olağanüstü yol için yargılamanın iadesi rehberimize bakabilirsiniz.

Protokole uyulmayan dosyanızda doğru yolu ve süreleri birlikte belirlemek için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Mahkeme kararıyla mal paylaşımı: Katılma alacağı ilamının icrası, haciz ve tahsil yolları için Katılma Alacağı Kararını İcraya Koymak: Kesinleşme, İcra Emri, Tehir-i İcra ve Tahsil yazımıza bakın.

Sıkça Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanma protokolü ne zaman bağlayıcılık kazanır?

Protokol, tarafların iradesiyle imzalansa da asıl bağlayıcılığını hâkim onayı ve boşanma hükmünün kesinleşmesiyle kazanır. Kesinleşen boşanma ilamı içindeki protokol hükümleri artık ilam niteliğindedir; ilamlı icra takibine konu olur.

Nafaka veya tazminat ödenmezse ne yapabilirim?

Kesinleşmiş boşanma ilamına dayanarak nafaka ve tazminat hükümleri için ilamlı icra takibi başlatabilirsiniz. Nafaka ödenmediğinde ayrıca İİK m.344 uyarınca alacaklının şikâyetiyle borçlu hakkında üç aya kadar tazyik hapsi kararı istenebilir.

Protokolde devri kararlaştırılan taşınmaz devredilmiyorsa?

Boşanma ilamı tapu devrini doğrudan yerine getirmez; sadece devir yükümlülüğü doğurur. Malik eş tapuda devri yapmıyorsa alacaklı taraf, aile mahkemesinde tapu iptali ve tescil davası açar. Bu davada boşanma ilamı temel dayanaktır.

Çocuk gösterilmiyorsa hangi yola başvurulur?

Kişisel ilişki kararının uygulanması ÇKK m.41/A vd. kapsamında Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü aracılığıyla yürütülür. Teslim emrine uyulmazsa bir ay içinde aile mahkemesine şikâyette bulunulabilir; kişisel ilişki kararına aykırılıkta üç günden on güne, çocuk teslimine ilişkin karara aykırılıkta üç aya kadar disiplin hapsi öngörülür (ÇKK m.41/F). Kişisel ilişki düzenlemesine sistemli olarak uyulmazsa TMK m.324/3 uyarınca velayetin değiştirilmesi istenebilir.

Protokole aykırılık boşanma kararını geçersiz kılar mı?

Hayır. Kesinleşmiş boşanma kararı, protokole uyulmadı diye ortadan kalkmaz. Yaptırım yalnızca protokol yükümlülüklerinin ilamlı icra, tapu iptali ve tescil davası, tazyik/disiplin hapsi veya velayet değişikliği gibi yollarla yerine getirilmesidir.

Kişisel ilişki kararına uyulmazsa disiplin hapsi ne kadar olur?

Teslim emrine aykırı hareket eden veya emrin yerine getirilmesini engelleyen kişi hakkında, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine aile mahkemesince kişisel ilişki kararlarında üç günden on güne kadar, çocuk teslimine ilişkin kararlarda üç aya kadar disiplin hapsine hükmolunur (ÇKK m.41/F). Şikâyetten vazgeçilmesi veya çocuğun teslim edilmesi hâlinde dava düşer.

Boşanma kararı kesinleşmeden protokoldeki tazminat icraya konulabilir mi?

Hayır. Aile hukukuna ve taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m.367/2); protokoldeki tazminat ve taşınmaz devri ancak kesinleşmeden sonra icra edilebilir. Dava sürerken verilen tedbir nafakası ise farklıdır; nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez (HMK m.367/1).

Eski eşimin alacaklısı protokoldeki mal devrini iptal ettirebilir mi?

İki yol vardır. Taraflar aralarında anlaşarak alacaklıya karşı hile yapmışsa alacaklı hükmün iptalini isteyebilir (HMK m.376); bu talep hilenin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeden itibaren on yıl içinde yapılır (HMK m.377). Elinde aciz belgesi bulunan alacaklı ise tasarruf tarihinden itibaren beş yıl içinde tasarrufun iptali davası açabilir (İİK m.277, m.284). Uygulamada her iki yolda da hedef boşanmanın kendisi değil, alacaklıyı zarara uğratan mal devridir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığınız için mutlaka bir avukata danışınız.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk