Anlaşmalı Boşanma Protokolüne Uyulmazsa Ne Yapılır? Protokolün İcrası ve Yaptırımlar
24 Temmuz 2026

Anlaşmalı Boşanma Protokolüne Uyulmazsa Ne Yapılır? Protokolün İcrası ve Yaptırımlar

Anlaşmalı boşandınız; protokolde her şeyi kararlaştırdınız. Karar kesinleşti. Bir gün eski eş nafakayı ödemiyor, üstüne kayıtlı ev devredilmiyor ya da çocuk gösterilmiyor. Bu senaryoda “boşanma iptal olur mu” sorusuna cevap net: hayır, kesinleşmiş boşanma kararı geri alınmaz. Ama protokoldeki yükümlülükler için elinizde dört ayrı hukuki yol vardır ve her ihlal türüne uygun kanal farklıdır. Bu rehber, o kanalları ayırıyor: nafaka için ilamlı icra + tazyik hapsi, taşınmaz için tapu iptali ve tescil davası, çocuk teslimi için ADM ve disiplin hapsi, sistematik ihlalde velayet değişikliği. Protokolün genel çerçevesi için bu rehbere, cezai şart klozlarının rejimi için şu yazıya bakın.

⚖️ Temel ilke: Hâkim onayından geçip kesinleşmiş boşanma ilamının içindeki protokol hükümleri, artık ilam niteliğindedir; ilamlı icra takibine konu olabilir. Protokole uyulmaması boşanma kararını geçersiz kılmaz — sadece protokol yükümlülüklerinin zorla yerine getirilmesi yolunu açar.

Yol 1 — Nafaka ve Tazminat: İlamlı İcra + Tazyik Hapsi

Yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve boşanma tazminatı hükümlerinin ihlalinde ana araç ilamlı icra takibidir. Alacaklı taraf, kesinleşme şerhli boşanma ilamıyla icra dairesine başvurur ve icra emri gönderilir. Borçlu icra emrini aldığı andan itibaren yedi gün içinde borcu ödemelidir; aksi hâlde haciz aşamasına geçilir; maaş, banka hesabı, taşınmaz ve araç gibi mal varlığı üzerine haciz konulabilir.

Nafaka özelinde ise ikinci bir güçlü araç işletilir: tazyik hapsi. İİK m.344 uyarınca ödenmemiş nafaka için alacaklının şikâyeti üzerine icra ceza mahkemesi, borçlu hakkında üç aya kadar tazyik hapsi kararı verebilir. Amaç ceza değil ifadır: birikmiş nafaka ödenirse hapsin tatbikine son verilir; borçlu tahliye edilir. Bu yaptırım aynı zamanda ödemeye ciddi bir psikolojik baskı yaratır. Sürecin detayları için nafaka şikâyeti rehberimize, sistemin bütünsel çerçevesi için nafaka hukuku rehberimize bakın.

Yol 2 — Taşınmaz Devri: Tapu İptali ve Tescil Davası

Protokolde eşe devri kararlaştırılan bir konut, arsa veya işyeri devredilmiyorsa; boşanma ilamı tek başına tapu devrini gerçekleştirmez. Aile mahkemesinden alınan boşanma ilamı, malik eşe devir yükümlülüğü yükler; devrin fiilen yapılması için ilamda buna ilişkin “tescil hükmü” bulunmalıdır. Uygulamada aile mahkemeleri çoğu zaman protokolü onar ve “protokolün gereğinin yerine getirilmesine” karar verir; ancak tapu müdürlüğü, malik eşin rıza göstermediği durumda buna dayanarak devri işletmez.

Çözüm nettir: alacaklı taraf, aile mahkemesinde tapu iptali ve tescil davası açar. Bu davada boşanma ilamına dayanılır ve hâkim, devrin ilam gereği yapılmasına karar verir. Mahkeme kararı tapuya götürüldüğünde işlem malik rızası aranmaksızın gerçekleştirilir. Ayrıca dava sürecinde tapu kaydına ihtiyati tedbir konulması hayati önem taşır: aksi hâlde malik eş, dava boyunca konutu üçüncü kişilere devrederek işlemi zorlaştırabilir. Muvazaalı satış senaryoları için üçüncü kişinin iyi niyet iddiası ayrıca değerlendirilir.

Yol 3 — Çocuk Teslimi ve Kişisel İlişki: ADM ve Disiplin Hapsi

Protokolde belirlenen görüş günleri veya çocuk teslim düzeni uygulanmıyorsa, 2021’de yapılan reformla sistem tamamen yenilenmiştir. Kişisel ilişki kararının icrası artık icra daireleri aracılığıyla değil, Adalet Bakanlığı bünyesindeki Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü (ADM) aracılığıyla, ÇKK m.41/A vd. hükümlerine göre yürütülür.

1) ADM başvurusu. Kişisel ilişki kararınızla müdürlüğe başvurursunuz; süreç psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacı eşliğinde ve ücretsiz yürütülür. Müdürlük, yükümlü ebeveyne çocuğu belirlenen yer ve zamanda hazır etmesi için ihtar yollar.

2) Disiplin hapsi şikâyeti. İhtara rağmen teslim emrine uyulmadığında ÇKK m.41/F kapsamında, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine aile mahkemesince üç aya kadar disiplin hapsi kararı verilebilir. Bu yaptırım ertelenemez, seçenek yaptırıma çevrilemez ve adli sicile işlenmez; çocuk teslim edilirse dava bütün sonuçlarıyla düşer.

3) Kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi. Mevcut düzen çocuğun yaşına veya koşullara uymuyorsa, düzenin değiştirilmesi mahkemeden istenebilir.

Yol 4 — Sistematik İhlalde Velayetin Değiştirilmesi

Kişisel ilişki hakkının süreklilik kazanan biçimde engellenmesi, velayetin kötüye kullanılması olarak değerlendirilir. Bu durumda aile mahkemesinde velayetin değiştirilmesi davası açılabilir; ihlaller kusur olarak dosyaya girer ve velayet diğer ebeveyne geçebilir. Bu yol sabır gerektirir; ancak sistemli engelleme belgelenirse en etkili çaredir. Sürecin işleyişi için velayet değişikliği rehberimize, hangi hâllerde mümkün olduğu için bu yazıya bakın.

Muvazaa İddiası: Üçüncü Kişilerin Yolu

Bazen protokol, tarafların birbirini bağlamak için değil, alacaklı üçüncü kişilerden mal kaçırmak için düzenlenir. Bu durum muvazaalı boşanmadır ve zarar gören üçüncü kişi HMK m.376 kapsamında yargılamanın iadesine dayanarak protokoldeki tasarrufun iptalini isteyebilir. Muvazaa iddiası, boşanma kararının kendisini değil, protokoldeki mal devri kısmını ilgilendirir. Muvazaalı boşanmaların SGK ve icra tarafından tespit edilmesi hâlinde ayrıca cezai sorumluluk gündeme gelebilir.

Protokolden Sonra Ekonomik Durum Değişirse

Protokolde kararlaştırılan nafaka miktarı yıllar içinde tarafların ekonomik durumundaki değişiklikler nedeniyle uyarlanmayı gerektirebilir. Bu senaryoda protokol yeniden yazılmaz; TMK m.176 kapsamında nafaka artırım veya kaldırılması davası açılır. Nafakanın artırılması, azaltılması veya süresine ilişkin uyuşmazlıklar için nafaka rejimini bu rehberde ele aldık.

Karşı Cephe: Protokole Uymayan Taraf Olarak Savunma

Sizden ödeme veya devir istenirken karşınıza çıkabilecek savunmalar da vardır:

Ekonomik durum değişikliği. Nafaka yükümlüsü ödeme gücünü fiilen kaybettiyse, ödemeyi kesmek yerine derhal nafakanın kaldırılması veya azaltılması davası açmak; icra ve tazyik hapsi zincirini durdurabilir.

Karşılıklı borç ve mahsup. Protokolde karşı tarafın da bir ödemesi öngörülmüşse, mahsup ve takas iddiaları alacağın bir kısmını ortadan kaldırabilir.

Muvazaa ve iptal iddiası. Protokol tarafların gerçek iradesini yansıtmıyorsa, muvazaa iddiası dosyaya taşınabilir; ancak bu yol çok istisnaidir ve boşanma kararının kesinleşmesinden sonra HMK m.376 sınırları içinde değerlendirilir.

⚖️ Güncel not: Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla TMK m.175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir; iptal, Resmî Gazete yayımından dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Geçiş döneminde mevcut nafaka kararları ve ödeme yükümlülüğü devam eder. Ayrıntı: AYM süresiz nafaka kararı (2026).

Protokole uyulmuyorsa 4 farklı yol var — doğrusunu birlikte kuralım.
Hukukçular Evi Ankara — icra, tapu iptali ve velayet stratejisi için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Boşanma yolunuzu durumunuza göre planlayalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Protokolün Hukuki Niteliği: Neden İki Farklı Rejim Var?

Anlaşmalı boşanma protokolü, mahkemece onaylanıp hükme geçirildiğinde artık salt bir sözleşme değil, ilam niteliği kazanır. Ancak protokoldeki her madde aynı icra rejimine tabi değildir; talebin türüne göre farklı yollar işler.

Protokoldeki taahhütİhlal hâlinde yolYaptırım
Nafakaİlamlı icra takibi + şikâyetTahsil ve tazyik hapsi
Tazminatİlamlı icra takibiHaciz — tazyik hapsi yoktur
Taşınmaz devriİlam açıksa doğrudan tapu işlemi; değilse tapu iptali ve tescil davasıMülkiyetin nakli
Çocuk teslimi ve kişisel ilişkiAdalet Bakanlığı bünyesindeki müdürlüklere başvuruKademeli tedbirler; ısrarlı ihlalde disiplin hapsi

En sık yapılan hata: her ihlali icra takibiyle çözmeye çalışmak. Çocuk teslimi ve kişisel ilişkiye ilişkin ihlaller artık icra dairesi üzerinden yürütülmez; bu işler adalet müdürlükleri eliyle ve çocuğun menfaati gözetilerek yürütülür. Yanlış mercie yapılan başvuru zaman kaybettirir ve ihlalin sürmesine yol açar. Aynı şekilde tazminat alacağı için tazyik hapsi istenemez — bu yaptırım yalnızca nafaka alacağına özgüdür.

Bir başka teknik nokta ilamın infaza elverişli olmasıdır. Protokolde “davalı taşınmazı devredecektir” biçiminde genel bir ifade varsa ve taşınmaz ada-parsel bilgisiyle belirtilmemişse, ilam doğrudan tapuda işlem yapılmasına elverişli olmayabilir. Bu durumda ayrıca tapu iptali ve tescil davası açmak gerekir — protokol düzenlenirken bu risk baştan giderilmelidir.

Protokol Düzenlenirken Alınacak Dört Önlem

İhlal sonrası çözüm aramak yerine, protokolü baştan icraya elverişli biçimde kurmak çok daha etkilidir.

  1. Sayısallaştırın. Nafaka tutarı, ödeme günü, ödeme yöntemi ve hesap bilgisi açıkça yazılmalıdır. “Makul bir katkı sağlayacaktır” gibi ifadeler infaz edilemez.
  2. Taşınmazı tanımlayın. İl, ilçe, ada, parsel ve bağımsız bölüm numarası yazılmalı; devir için süre ve masrafların kime ait olduğu belirtilmelidir.
  3. Kişisel ilişkiyi takvimleştirin. Gün, saat, teslim ve iade yeri, dinî bayramlar, yarıyıl ve yaz tatili ayrı ayrı düzenlenmelidir. “Uygun zamanlarda görüşecektir” biçimindeki bir hüküm ihlali ispatlanamaz kılar.
  4. Endeksli artış koyun. Nafakanın her yıl belirli bir orana göre kendiliğinden artırılması kararlaştırılırsa, ileride yeniden dava açma zorunluluğu ortadan kalkar.

Şartlar Değişirse: Uyarlama Yolları

Protokol, sonsuza kadar değişmez bir metin değildir. Ekonomik ve sosyal koşullar değiştiğinde başvurulabilecek yollar vardır; ancak bunlar taahhüde uymamayı meşrulaştırmaz.

TalepDayanak ve şart
Nafakanın azaltılması veya kaldırılmasıTarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi
Nafakanın artırılmasıAynı hüküm; alacaklı tarafından açılır
Velayetin değiştirilmesiÇocuğun üstün yararının gerektirmesi; sistematik ihlal bu değerlendirmede dikkate alınabilir
Kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesiKoşulların değişmesi — çocuğun yaşı, okul düzeni, taşınma

Dava açmak ödeme yükümlülüğünü durdurmaz. Nafakanın azaltılması davası açılmış olması, karar verilene kadar mevcut nafakanın ödenmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Ödememe hâlinde takip ve şikâyet yolu işlemeye devam eder. Doğru sıra şudur: önce ödemeyi sürdürmek, aynı anda uyarlama davası açmak. Ekonomik güçlük iddiası, ödememenin değil azaltmanın gerekçesidir.

Karşı cephe bakımından da bir hatırlatma gerekir: protokole uymayan taraf olarak savunma kurulacaksa, ihlalin haklı bir sebebe dayandığı somut belgeyle gösterilmelidir — işten çıkarılma yazısı, sağlık raporu, gelir kaybını gösteren kayıtlar. Ayrıca kişisel ilişki ihlallerinde, çocuğun sağlık durumu veya okul programı gibi objektif engeller varsa bunların önceden karşı tarafa bildirilmiş ve kayıt altına alınmış olması gerekir.

Üçüncü kişiler bakımından da bir yol vardır: protokolle yapılan malvarlığı devirlerinin alacaklılardan mal kaçırma amacı taşıdığı ileri sürülüyorsa, muvazaa iddiasıyla tasarrufun iptali gündeme gelebilir. Bu, protokolün tarafları arasında değil, üçüncü kişilerle aralarındaki ilişkide sonuç doğurur.

Nafakanın artırılmasında dayanak maddeler ve endeksli artış talebi için nafaka artırımı rehberimize, aile hukuku dilekçelerinin ortak iskeleti ve doğru dilekçe türünün seçimi için örnek dilekçeler rehberimize bakabilirsiniz.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Protokolün Kaynağı: TMK m.166/3’ün Beş Cümlesi

Protokolün bağlayıcılığını tartışabilmek için önce onu doğuran hükmü tam olarak okumak gerekir. TMK m.166’nın üçüncü fıkrası beş cümleden oluşur ve her biri ayrı bir kural getirir.

Birinci cümle — şartlar: evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Buradaki “sayılır” ifadesi bir karinedir: ayrıca sarsılmanın ispatı aranmaz.

İkinci cümle — hâkimin denetimi: bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır.

İki şart da zorunludur. Bizzat dinlenme vekâletname ile aşılamaz; her iki eşin de duruşmada hazır bulunması gerekir. Uygun bulma ise hâkimin protokolü onaylamasıdır; protokol tek başına hüküm doğurmaz.

Üçüncü ve dördüncü cümleler — değişiklik yetkisi: hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Yani hâkim değişiklik önerebilir; ancak taraflar kabul etmezse boşanmaya hükmedilemez ve dosya çekişmeli hâle gelir.

Beşinci cümle — ispat rejiminin istisnası: bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz. TMK m.184’te yer alan ve çekişmeli boşanmada ikrarın hâkimi bağlamayacağını öngören kural, anlaşmalı boşanmada devre dışı kalır. Bu, protokolün neden bu kadar bağlayıcı olduğunu açıklayan hükümdür.

CümleKural
1Bir yıl + birlikte başvuru veya kabul → karine
2Bizzat dinlenme ve uygun bulma şart
3Hâkim değişiklik yapabilir
4Değişiklik kabul edilmezse hükmolunmaz
5İkrarın bağlamaması kuralı uygulanmaz

Protokol Ne Zaman İcra Edilebilir Hâle Gelir?

Protokole uyulmadığında hangi yolun açık olduğu, öncelikle protokolün hangi aşamada bulunduğuna bağlıdır.

Onaydan önce: taraflar arasında imzalanmış protokol, henüz mahkemece uygun bulunmadığından tek başına icra edilemez. Bu aşamada protokol yalnız tarafların iradesini gösteren bir belgedir.

Onaydan sonra: hâkim protokolü uygun bulup boşanmaya hükmettiğinde, protokolün içeriği hüküm fıkrasının parçası hâline gelir. Karar kesinleştiğinde ise ortaya ilâm çıkar.

Bu ayrımın pratik sonucu şudur: icra takibi protokole değil, protokolü içeren mahkeme ilâmına dayanılarak yapılır. Bu nedenle takip başlatılmadan önce kesinleşme şerhli karar örneği alınmalıdır.

Hangi kalem hangi yolla? Protokolün bütün kalemleri aynı biçimde icra edilmez. Para alacakları — nafaka, tazminat, ziynet bedeli — doğrudan ilamlı icraya konu olur. Taşınmaz devri taahhüdü ise tapu sicilinde kendiliğinden sonuç doğurmaz; devir yapılmazsa tapu iptali ve tescil davası açılması gerekir. Çocuk teslimi ve kişisel ilişki ise ayrı bir rejime, adlî destek ve mağdur hizmetleri sistemine tâbidir.

Kalemİzlenecek yol
Nafaka, tazminat, bedelİlamlı icra
Taşınmaz devriTapu iptali ve tescil davası
Çocuk teslimi, kişisel ilişkiAdlî destek sistemi
Takibin dayanağıProtokol değil, ilâm
Ön koşulKesinleşme şerhli karar örneği

İlamlı İcrada Borçlunun Dar Alanı — İİK m.33

Protokoldeki para alacakları için takip başlatıldığında, borçlunun karşı koyabileceği alan kanunla daraltılmıştır.

İlamlı icrada, ilamsız takipteki gibi icra dairesine itiraz ederek takibi durdurmak mümkün değildir. Borçlunun başvurabileceği yol icranın geri bırakılmasıdır ve bu talep icra mahkemesine yöneltilir.

İİK m.33 uyarınca borçlu, icra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde, borcun zamanaşımına uğradığı, imhal edildiği (süre verildiği) veya itfa edildiği (ödendiği) itirazında bulunabilir. Bu sebepler sınırlı sayıdadır; protokolün içeriğine ilişkin genel itirazlar bu yolda dinlenmez.

İspat rejimi katıdır. İtfa ve imhal iddiaları, kural olarak noterlikçe düzenlenmiş veya tasdik edilmiş belge ya da alacaklının ikrarı ile ispatlanır. “Elden ödedim” beyanı bu ölçütü karşılamaz; bu nedenle protokol kapsamındaki ödemeler banka üzerinden ve açıklamalı yapılmalıdır.

Nafakaya özgü ayrıcalık. Nafaka alacakları bakımından icra daha da güçlüdür: nafaka verilmesine ilişkin hükmün temyiz edilmesi ilâmın icrasını durdurmaz; teminat karşılığında dahi nafaka ilâmının icrasının durdurulmasına karar verilemez.

KonuKural
İcra dairesine itirazTakibi durdurmaz
Borçlunun yoluİcra mahkemesinde geri bırakma
SüreTebliğden yedi gün
Sebeplerİtfa, imhal, zamanaşımı — sınırlı
İspatNoter belgesi veya alacaklının ikrarı
Nafakada tehiri icraTeminatla dahi mümkün değil

Hangi Kalemler Sonradan Değiştirilebilir?

Protokol kesin hüküm etkisi taşısa da, bazı kalemleri değişen koşullara göre yeniden düzenlenebilir. Ayrım, kanunun hangi kaleme değişiklik imkânı tanıdığına göre yapılır.

Yoksulluk nafakası — TMK m.176/4: tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Aynı maddenin üçüncü fıkrası sona erme hâllerini de gösterir: irat, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürme hâllerinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır.

Çocuk nafakası — TMK m.331: durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır. Çocuğa ilişkin düzenlemeler tarafların anlaşmasıyla sabitlenemez; çocuğun üstün yararı her zaman yeniden değerlendirilebilir.

Velâyet ve kişisel ilişki: bunlar da kesin hüküm oluşturmaz; koşullar değişirse velâyetin değiştirilmesi veya kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi istenebilir.

Değiştirilemeyen kalemler: buna karşılık maddî ve manevî tazminat ile mal rejimine ilişkin düzenlemeler, kural olarak sonradan uyarlamaya konu edilmez. Bu kalemler protokolde dikkatle kararlaştırılmalıdır.

Görev ve yetki. Uyarlama ve icra kaynaklı uyuşmazlıklarda görevli mahkeme aile mahkemesidir. Nafaka davalarında yetki bakımından TMK m.177 kolaylık sağlar: boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında yetkili mahkeme nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir.

KalemSonradan değişir mi?Dayanak
Yoksulluk nafakasıEvetm.176/4
İştirak nafakasıEvetm.331
Velâyet, kişisel ilişkiEvet — kesin hüküm değil
TazminatKural olarak hayır
Mal rejimi düzenlemesiKural olarak hayır
Nafakada yetkiAlacaklının yerleşim yerim.177

Protokolde Atlanmaması Gereken Kanunî Kayıtlar

Sonradan yaşanan ihtilafların önemli bir bölümü, protokole yazılmayan kayıtlardan doğar. Kanun, bazı imkânları yalnız talep edilmesi hâlinde tanımıştır.

Endeksli artış — TMK m.176’nın son fıkrası: hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. Buradaki “istem hâlinde” kaydı belirleyicidir: hâkim bunu re’sen yapamaz. Aynı imkân iştirak nafakası için TMK m.330’da öngörülmüştür.

Protokolde artış klozu yoksa, her yıl için ayrı bir artırım davası açmak gerekir. Bu nedenle kloz, artışın hangi ölçüte bağlanacağı açıkça yazılarak protokole konulmalıdır.

Ödeme yönteminin belirlenmesi. İİK m.33 kapsamındaki itfa iddiaları kural olarak noterlikçe düzenlenmiş veya tasdik edilmiş belge ya da alacaklının ikrarı ile ispatlandığından, protokolde ödemenin banka hesabı üzerinden ve açıklamalı yapılacağı kararlaştırılmalıdır. Bu kayıt, ödeyen tarafı da korur.

Vade ve muacceliyet. Para alacaklarında ödeme tarihleri ile gecikme hâlinde uygulanacak sonuçlar belirtilmelidir; aksi hâlde takip tarihine ilişkin tartışma doğar.

Yazılmayan talep sonradan istenemez. Protokolde yer almayan fer’î talepler kendiliğinden saklı kalmaz. TMK m.178 uyarınca evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bu nedenle tazminat ve nafaka kalemlerinin protokolde ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.

KayıtGerekçesi
Endeksli artış klozuHâkim re’sen hükmedemez (m.176, m.330)
Banka üzerinden ödemeİİK m.33’teki katı ispat rejimi
Vade ve gecikme sonucuTakip tarihi tartışmasını önler
Fer’î taleplerin ayrı yazımıSonradan bir yıllık süre işler (m.178)

Sıkça Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanma protokolü ne zaman bağlayıcılık kazanır?

Protokol, tarafların iradesiyle imzalansa da asıl bağlayıcılığını hâkim onayı ve boşanma hükmünün kesinleşmesiyle kazanır. Kesinleşen boşanma ilamı içindeki protokol hükümleri artık ilam niteliğindedir; ilamlı icra takibine konu olur.

Nafaka veya tazminat ödenmezse ne yapabilirim?

Kesinleşmiş boşanma ilamına dayanarak nafaka ve tazminat hükümleri için ilamlı icra takibi başlatabilirsiniz. Nafaka ödenmediğinde ayrıca İİK m.344 uyarınca alacaklının şikâyetiyle borçlu hakkında üç aya kadar tazyik hapsi kararı istenebilir.

Protokolde devri kararlaştırılan taşınmaz devredilmiyorsa?

Boşanma ilamı tapu devrini doğrudan yerine getirmez; sadece devir yükümlülüğü doğurur. Malik eş tapuda devri yapmıyorsa alacaklı taraf, aile mahkemesinde tapu iptali ve tescil davası açar. Bu davada boşanma ilamı temel dayanaktır.

Çocuk gösterilmiyorsa hangi yola başvurulur?

Kişisel ilişki kararının uygulanması ÇKK m.41/A vd. kapsamında Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü aracılığıyla yürütülür. Teslim emrine uyulmadığında ÇKK m.41/F kapsamında üç aya kadar disiplin hapsi istenebilir; sistematik engelleme sürerse velayetin değiştirilmesi davası açılabilir.

Protokole aykırılık boşanma kararını geçersiz kılar mı?

Hayır. Kesinleşmiş boşanma kararı, protokole uyulmadı diye ortadan kalkmaz. Yaptırım yalnızca protokol yükümlülüklerinin ilamlı icra, tapu iptali ve tescil davası, tazyik/disiplin hapsi veya velayet değişikliği gibi yollarla yerine getirilmesidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığınız için mutlaka bir avukata danışınız.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk