Motosiklet ve Motokurye Trafik Kuralları ve Cezaları 2026: Ehliyet Sınıfı, Kask, Şerit, Kaza Sorumluluğu
04 Eylül 2026

Motosiklet ve Motokurye Trafik Kuralları ve Cezaları 2026: Ehliyet Sınıfı, Kask, Şerit, Kaza Sorumluluğu

Motosiklet sürücüsü trafikte hem en hızlı hem en korunmasız taraftır; bu ikilik hukukta da karşılığını bulur. Kask ve koruyucu donanım zorunluluğu, şerit kullanımı, yolcu taşıma sınırları, ehliyet sınıfı ve motokuryelerin çalışma koşulları ayrı ayrı düzenlenmiştir; kaza hâlinde ise kask takmamak tazminatta indirime yol açar. Bu rehberde kuralları, cezaları ve kaza sonrası hakları anlatıyoruz. Ankara’da motosiklet kazası dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • Motosiklet ve motorlu bisiklet sürücüleri ile yolcuları için koruma başlığı (kask) kullanımı zorunludur; ihlali idari yaptırıma tabidir.
  • Ehliyet sınıfı motor hacmine ve güce göre değişir (A1, A2, A); sınıfına uygun olmayan motosikleti kullanmak ayrı bir ihlaldir.
  • Motosiklet de bir şeridi tam olarak kullanmak zorundadır; şeritler arasından ilerlemek ve emniyet şeridini kullanmak kural ihlalidir.
  • Akrobatik hareketler (tek teker, yatarak sürüş) ayrıca cezalandırılır ve ehliyete el konulmasına yol açabilir.
  • Kaza hâlinde kask takmamış sürücünün tazminatı, zararın artmasına katkısı oranında indirilir; bu indirime karşı beyan hakkı vardır.

⚠️ Mevzuat güncellemesi — 7574 sayılı Kanun (RG 27.02.2026):

Motorlu bisiklet ve motosikletlerin izinli gösteriler dışında tek teker üzerinde, sele üzerine yatarak veya ayağa kalkarak, kendi etrafında döndürülerek ya da benzeri akrobatik hareketlerle sürülmesi yasaklanmış; bu hükme uymayan sürücüye 46.000 TL idari para cezası, 60 gün sürücü belgesinin geri alınması ve 60 gün araç men’i öngörülmüştür. Koruma başlığı ve koruma gözlüğünü usulüne uygun takmayan sürücü ve yolculara 2.500 TL, bir yıl içinde ikinci ihlalde 5.000 TL, üç ve daha fazlasında her seferinde 10.000 TL ceza uygulanır. Bisiklet, elektrikli skuter, motorlu bisiklet ve motosiklet sürücülerinin yaya yollarında araç sürmesi, motosikletin devamlı iki elle sürülmemesi ve sürücü arkasında yeterli oturma yeri olmadan yolcu bindirilmesi 5.000 TL cezaya bağlanmıştır. Ayrıntı: 7574 sayılı Kanun ile değişen trafik cezaları.

Ehliyet sınıfları: A1, A2 ve A

Motosiklet ehliyetleri, aracın motor hacmi ve gücüne göre üç sınıfa ayrılır. A1 sınıfı küçük hacimli motosikletleri, A2 sınıfı orta güç grubunu, A sınıfı ise sınırsız güçteki motosikletleri kapsar. Sınıflar arasında geçiş, belirli bir kullanım süresi ve eğitim şartına bağlıdır. Uygulamada en sık karşılaşılan hata, A1 belgesiyle daha yüksek hacimli bir motosikletin kullanılmasıdır; bu, belgesizlik değildir ama sınıfa uygun olmayan araç kullanma ihlalidir ve ayrıca kaza hâlinde sigortacının rücu tartışmasını açar.

Hiç sürücü belgesi olmadan motosiklet kullanmak ise doğrudan Karayolları Trafik Kanunu’nun 36. maddesi kapsamındadır: belgesiz sürüşe 40.000 TL, belgesi geri alınmış veya iptal edilmişken sürüşe 200.000 TL ceza uygulanır; aracı kullandıran işletene de plaka üzerinden 40.000 TL kesilir. Bu tabloyu ehliyetsiz araç kullanma ve kullandırma cezası 2026 yazısında ayrıntılı verdik. Elektrikli scooter ve elektrikli bisikletler için ise ayrı bir düzen geçerlidir; bu araçların motosiklet sayılıp sayılmayacağı, motor gücü ve azami hızına göre belirlenir.

Kask ve koruyucu donanım

Koruma başlığı kullanımı, motosiklet ve motorlu bisiklet sürücüleri ile yolcuları için zorunludur. Zorunluluk yalnızca kaskın başta bulunmasını değil, standartlara uygun ve düzgün takılmış olmasını da kapsar; çenesi bağlanmamış ya da başa uygun olmayan kask, koruma işlevini yerine getirmediği gibi denetimde de ihlal sayılır. Kaskın yanında eldiven, korumalı mont, pantolon ve bot gibi donanımlar kanunen zorunlu olmasa da, kaza hâlinde yaralanmanın ağırlığını doğrudan etkilediği için hukuki sonuç doğurur.

Kaskın hukuki önemi kaza dosyasında ortaya çıkar. Kask takmayan sürücünün kafa travması nedeniyle uğradığı zararın bir bölümü, “zararın artmasına kendi davranışıyla katkı” kapsamında değerlendirilir ve tazminattan indirim yapılır. İndirimin kanuni dayanağı ikilidir: TBK m.52/1 uyarınca zarar gören, zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir; trafik kazasına özgü hüküm ise KTK m.86/2‘dir — sorumluluktan kurtulamayan işleten, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse hâkim durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. İspat yükü işletendedir; “kask yoktu” demek yetmez, kaskın o yaralanmayı önleyeceğinin de ortaya konulması gerekir. İndirim oranı, yaralanmanın kaskla önlenebilir olup olmadığına göre bilirkişi incelemesiyle belirlenir; bacak kırığı gibi kaskla ilgisiz yaralanmalarda indirim uygulanmaması gerekir. Bu indirime karşı nasıl beyanda bulunulacağını müterafik kusur indirimine karşı beyan dilekçesi örneği yazısında, konunun tazminat boyutunu ise yaya ve motosiklet kazasında tazminat rehberinde ele aldık.

Şerit kullanımı, sollama ve emniyet şeridi

Motosikletler de diğer araçlar gibi bir şeridi tam olarak kullanmak zorundadır. Şeritler arasından ilerlemek, iki aracın arasından sıyrılarak geçmek ve trafiğin yoğun olduğu anda emniyet şeridini kullanmak kural ihlalidir. Sürücülerin sık dile getirdiği “motosiklet dar, sığar” savunmasının hukuki karşılığı yoktur; şerit disiplini aracın genişliğine göre değil, trafik düzenine göre kurulmuştur.

DavranışHukuki durumKazadaki etkisi
Şeritler arasından ilerlemekŞerit ihlali; idari yaptırımŞerit değiştiren araçla çarpışmada motosiklete kusur verilir
Emniyet şeridinden geçmekİhlal; ağır yaptırım grubundaAsli kusur değerlendirmesi
Sağdan sollamaSollama kurallarına aykırıSağa dönen araçla çarpışmada kusur
İki motosikletin yan yana seyriŞerit kullanımına aykırıKusur paylaşımında dikkate alınır
Kapasitenin üstünde yolcuTaşıma sınırına aykırılıkAğır kusur; sigorta rücu riski
Akrobatik hareket (tek teker)Ayrıca cezalandırılırEhliyete el koyma; ağır kusur

Akrobatik sürüşün cezasını ve ehliyet sonuçlarını motosiklette akrobasi cezası 2026 yazısında ayrıntılı ele aldık. Egzoz ve teknik değişikliklere ilişkin yaptırımları ise abartı egzoz ve araç tadilatı cezası rehberinde inceledik.

Motosiklet kazasında kusur: tipik tablolar

Motosiklet kazalarında kusur değerlendirmesi, otomobil kazalarından farklı bir mantıkla yapılır; çünkü motosikletin görünürlüğü düşük, hız algısı yanıltıcı ve devrilme riski yüksektir. Bilirkişi raporlarında sık karşılaşılan tablolar şunlardır:

  • Sola dönen araç – karşıdan gelen motosiklet: Dönüş yapan sürücü, karşıdan gelen aracın hızını olduğundan yavaş algılar. Kural olarak dönüş yapan araç kusurludur; ancak motosikletin hız ihlali varsa kusur paylaşılır.
  • Şerit değiştiren araç – yanından geçen motosiklet: Şerit değiştiren aracın ayna ve kör nokta kontrolü yükümlülüğü vardır; motosiklet şeritler arasından ilerliyorsa kusur paylaşılır.
  • Kapı açma: Park hâlindeki aracın kapısının kontrolsüz açılması sonucu motosikletin çarpması; kapıyı açan kişiye asli kusur verilir.
  • Kavşakta geçiş önceliği ihlali: Öncelik kurallarına uymayan araç kusurludur; motosikletin hızı tali kusur doğurabilir.
  • Yol kusuru: Rögar kapağı, mıcır, yağ, çukur ve silik çizgiler motosiklette çok daha ağır sonuç doğurur; yolun bakımından sorumlu idareye kusur verilebilir.

Kusur oranının nasıl belirlendiğini asli kusur ve tali kusur yazısında anlattık; kendi olayınız için kusur oranı bulma aracını kullanabilirsiniz. Kaza tespit tutanağına katılmıyorsanız kaza tespit tutanağına itiraz rehberimize bakabilirsiniz.

Arkaya Alınan Yolcu: KTK m.87 ve Hatır Taşıması

Motosiklette arkaya alınan yolcu, kaza hâlinde sorumluluğun hukuki temelini değiştirebilir. Kural olarak işletenin sorumluluğu KTK m.85 uyarınca tehlike sorumluluğudur ve kusur aranmaz. Ancak KTK m.87/1 uyarınca yaralanan veya ölen kişi hatır için karşılıksız taşınmakta ise ya da motorlu araç yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin sorumluluğu genel hükümlere tabi olur. Bunun pratik sonucu, tehlike sorumluluğundan kusur sorumluluğuna geçilmesi ve zarar görenin karşı tarafın kusurunu ispatla yükümlü hâle gelmesidir.

Ücretsiz olarak arkaya alınan arkadaş veya akraba bu kapsamda değerlendirilebilir; buna karşılık ücret karşılığı taşıma, kurye teslimi veya ticari bir ilişki varsa hüküm uygulanmaz. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca zarar görenin beraberinde bulunan bagaj ve benzeri eşya dışında araçta taşınan eşyanın uğradığı zararlardan işletenin sorumluluğu da genel hükümlere tabidir; kuryenin taşıdığı yükün zararı bu çerçevede tartışılır.

Motokuryeler: çalışma statüsü ve sorumluluk

Motokuryelik, trafik hukukunun iş hukukuyla en çok kesiştiği alanlardan biridir. Kuryenin statüsü üç biçimde kurulabilir: şirkete bağlı işçi, kendi nam ve hesabına çalışan esnaf ya da platform üzerinden iş alan bağımsız çalışan. Statü, kaza hâlinde kimin sorumlu olacağını doğrudan belirler. İşçi statüsündeki kuryenin kazası aynı zamanda iş kazasıdır; işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğü devreye girer ve kurye hem SGK haklarından hem de işverene karşı tazminat talebinden yararlanabilir. Bu kesişimi trafik kazası aynı zamanda iş kazası mı yazısında, işverenin sorumluluğunu görev sırasındaki kazada işverenin sorumluluğu dilekçe örneğinde ele aldık.

İşverenin yükümlülükleri yalnızca sigorta primiyle sınırlı değildir. Kuryeye standartlara uygun kask ve koruyucu donanım sağlanması, aracın bakımlı tutulması, teslim sürelerinin trafik kurallarını ihlal etmeyi gerektirmeyecek biçimde planlanması ve olumsuz hava koşullarında ek tedbir alınması beklenir. Teslim süresi baskısıyla kural ihlaline zorlanan kuryenin kazasında, işverenin organizasyon kusuru gündeme gelir. Kuryenin kendi kusuru varsa tazminattan indirim yapılır; ancak işverenin talimatıyla hareket ettiği ispatlanırsa bu indirim sınırlanır.

Motokuryenin Kazası: İş Kazası, Sigortalılık Statüsü ve Maluliyet Tazminatı

5510 sayılı Kanun’un 13. maddesi iş kazasını, sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle veya kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan sigortalı ise yürütmekte olduğu iş nedeniyle, bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda veya işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olay olarak tanımlar. Teslimat yaparken, sipariş almak için yoldayken veya işverenin verdiği görev kapsamında seyir hâlindeyken kaza geçiren kuryenin kazası bu tanım kapsamında iş kazası niteliği taşıyabilir. İşçi statüsündeki kurye bakımından bu, SGK’nın iş kazası sigortasından sağladığı ödenek ve gelirlerin yanında işverene karşı iş kazası tazminatı talebini de gündeme getirir.

Kuryenin statüsü sözleşmenin adına göre değil, çalışma ilişkisinin gerçek içeriğine göre belirlenir. TBK m.393 hizmet sözleşmesini, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirsiz süreyle iş görmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlar. Çalışma saatlerinin ve bölgenin işverence belirlenmesi, talimat ve denetim altında çalışma, performans takibi ve iş organizasyonuna dahil olma gibi unsurlar bağımlılığın göstergeleridir. Kendi adına ve hesabına çalışan, vergi mükellefiyeti bulunan ve 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b kapsamında sigortalı olan esnaf kurye de iş kazası sigortası kapsamındadır; ancak bu durumda işverene karşı iş kazası tazminatı yerine, kazaya sebep olan üçüncü kişilere ve varsa hizmet aldığı şirketin kusuruna dayanılır. Fiilen işçi gibi çalıştırıldığı hâlde sigortasız bırakılan veya bağımsız çalışan gibi gösterilen kurye, 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesi uyarınca hizmet tespiti davası açabilir.

Kuryenin statüsüSigortalılıkKazada başvurulabilecek taraflarDikkat edilecek nokta
Şirkete bağlı işçi kurye5510 s.K. m.4/1-aKusurlu üçüncü kişi, işleten ve sigortacı; kusuru varsa işverenİş kazası bildirimi; işverene karşı iş mahkemesi
Kendi adına çalışan esnaf kurye5510 s.K. m.4/1-bKusurlu üçüncü kişi, işleten ve sigortacıİşverene karşı iş kazası tazminatı yok; hizmet alınan şirketin kusuru ayrıca incelenir
Platform aracılığıyla çalışan kuryeFiilî ilişkiye göre 4/1-a veya 4/1-bÜçüncü kişi tarafı; bağımlılık varsa platform veya aracı şirketSözleşmenin adı değil fiilî bağımlılık belirleyici
Sigortasız çalıştırılan kuryeHizmet tespiti ile belirlenirÜçüncü kişi tarafı ve işveren5510 s.K. m.86 uyarınca hizmet tespiti davası

İşverenin sorumluluğu yalnızca prim ödemekle sınırlı değildir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesi, işverene çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlama yükümlülüğü yükler; bu kapsamda kuryeye uygun kişisel koruyucu donanım ve eğitim sağlanması, aracın bakımının denetlenmesi ve teslim sürelerinin trafik kurallarını ihlal etmeyi gerektirmeyecek şekilde planlanması beklenir. İşverene karşı iş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat davalarında 7036 sayılı Kanun’un 3/3. maddesi uyarınca arabuluculuk dava şartı uygulanmaz. Kazaya karşı araç sebep olmuşsa kurye ayrıca o aracın zorunlu trafik sigortacısına KTK m.97 uyarınca başvurur; SGK’nın bağladığı gelirin tazminat hesabındaki yeri ise Kurumun rücu hakkına göre belirlenir.

Örneğin kaza tarihinde 24 yaşında, net asgari ücretle çalışan bir işçi kuryenin, teslimat sırasında kırmızı ışıkta geçen bir otomobilin tam kusuruyla %25 kalıcı maluliyete uğradığını varsayalım. Yerleşik yöntemle kalıcı maluliyet tazminatı yaklaşık 4.227.328 TL olur; bu talep otomobilin sigortacısı, işleteni ve sürücüsüne yöneltilir. Kaza iş kazası niteliğinde olduğundan SGK’nın bağladığı sürekli iş göremezlik gelirinin, Kurumun üçüncü kişilere rücu edebildiği kısmı tazminat hesabında dikkate alınır; işverenin kusuru varsa ayrıca işverene karşı talepte bulunulabilir. Bu konular için trafik kazası aynı zamanda iş kazası mı?, SGK rücu davası ve mağdurun tazminatı, arabuluculuk dava şartı mı?, maluliyet tazminatı ne kadar?, raporluyken işten çıkarılma ve meslek kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılması yazılarımıza bakabilirsiniz.

Kurye Üçüncü Kişiye Çarparsa: İşverenin ve Şirketin Sorumluluğu

Kuryenin teslimat sırasında bir yayaya veya başka bir araca çarptığı kazalarda, zarar gören için muhatapların doğru belirlenmesi önemlidir. Motosikletin işleteni KTK m.85 uyarınca kusur aranmaksızın sorumludur ve motosikletin zorunlu trafik sigortası bu sorumluluğu teminat altına alır. KTK m.85/1 uyarınca motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında işletilmesi hâlinde teşebbüs sahibi de işletenle birlikte müteselsilen sorumludur. Kurye işçi ise işveren ayrıca TBK m.66 uyarınca adam çalıştıran sıfatıyla, çalışanının işin yürütülmesi sırasında başkalarına verdiği zarardan, zararın doğmasını önlemek için durumun gerektirdiği özeni gösterdiğini ispat edemedikçe sorumludur.

Motosiklet şirkete aitse veya şirketçe uzun süreli kiralanmışsa işleten sıfatı şirkette olabilir; kuryenin kendi motosikleti ise kural olarak kurye işletendir. Kurye alkollü veya ehliyetsizse zarar görenin trafik sigortasından tazminat alma hakkı etkilenmez; sigortacı öder ve şartları varsa sigortalısına rücu eder. Birden fazla aracın karıştığı kazalarda müteselsil sorumluluk kuralları uygulanır. Bu konular için kiralık ve şirket araçlarında işleten sıfatı, alkollü veya ehliyetsiz sürücüde sigortanın ödemesi, zincirleme kazada müteselsil sorumluluk ve trafik kazasında kalıcı maluliyet tazminatı yazılarımıza bakabilirsiniz.

Kazayı yapan kuryeZarar görenin muhataplarıDayanak
İşçi kurye, şirket motosikletiŞirket (işleten ve işveren), kurye, motosikletin ZMSS’siKTK m.85, 91; TBK m.49, 66
İşçi kurye, kendi motosikletiKurye (işleten), işveren, motosikletin ZMSS’siKTK m.85; TBK m.66
Esnaf kurye, kendi motosikletiKurye (işleten), motosikletin ZMSS’si; şartları varsa teşebbüs sahibiKTK m.85/1, 91
Alkollü veya ehliyetsiz kuryeAynı taraflar; sigortacı öder, sonra rücu ederKTK m.95

Sigorta: zorunlu poliçe, kasko ve rücu

Motosikletler de zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındadır. Poliçesiz motosikletin karayolunda kullanılması hâlinde ceza kesilir ve araç trafikten men edilir; kazada mağdurun bedeni zararları Güvence Hesabı’ndan karşılanır ve ödenen tutar işletenden geri alınır. Bu mekanizmayı zorunlu trafik sigortası olmadan araç kullanma yazısında anlattık.

Rücu riski motosiklette daha sık gündeme gelir. Belgesiz veya sınıfına uygun olmayan belgeyle sürüş, alkollü sürüş, ehliyetin geri alınmış olması ve akrobatik hareketler gibi hâllerde sigorta şirketi mağdura ödeme yaptıktan sonra sürücüye rücu edebilir. Rücu takibiyle karşılaşan sürücünün başvurabileceği yolu sigorta rücu takibine itiraz ve menfi tespit dilekçesi örneğinde gösterdik. Kasko ise motosikletin kendi hasarını karşılar; poliçede kask kullanımı, sürücü sınıfı ve kullanım amacı gibi şartlar bulunabilir, bu şartlara aykırılık teminat dışılık tartışması doğurur.

Dava Açmadan Önce Sigortaya Başvuru: KTK m.97

Motosiklet kazasında tazminat talebinin önünde, çoğu sürücünün bilmediği bir dava şartı vardır. KTK m.97 uyarınca zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.

Hüküm 2016 yılında 6704 sayılı Kanunla değiştirilmiş ve başvuru bir zorunluluk hâline getirilmiştir. Uygulamada bu, özel bir dava şartıdır: başvuru yapılmadan açılan dava dava şartı eksikliğinden reddedilebilir. Başvurunun tarihi ve içeriği bu nedenle kayda geçirilmelidir — noter, iadeli taahhütlü posta veya KEP üzerinden yapılması ve zarar kalemlerinin miktarıyla birlikte belirtilmesi yerinde olur.

İki sınırı birlikte okumak gerekir. Birincisi, başvuru zorunluluğu poliçe limitleriyle sınırlı talepler içindir; limiti aşan kısım ile manevi tazminat için muhatap kusurlu sürücü ve işletendir. İkincisi, on beş günlük süre geçerli bir başvurunun yapılmasıyla işlemeye başlar; eksik belgeyle yapılan başvuru sürenin işlemesini tartışmalı hâle getirir.

AşamaKuralDayanak
Ön başvuruDava veya tahkimden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru zorunluKTK m.97
Cevap süresiBaşvuru tarihinden itibaren en geç 15 günKTK m.97
Cevap gelmez veya yetersizseDava açılabilir veya tahkime başvurulabilirKTK m.97; 5684 s.K.
KapsamZorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içindeki taleplerKTK m.97
Limit aşımı ve manevi tazminatKusurlu sürücü ve işletene yöneltilirGenel hükümler
Zarar görenin kusuruİşleten ispat ederse hâkim tazminatı indirebilirKTK m.86/2
ZamanaşımıÖğrenmeden 2 yıl, kaza gününden 10 yıl; suç varsa ceza zamanaşımıKTK m.109

Yol kusuru ve idareye karşı sorumluluk

Otomobilde küçük bir rahatsızlık yaratan yol kusuru, motosiklette doğrudan devrilme ve ağır yaralanma sebebidir. Rögar kapağının yol seviyesinden düşük ya da yüksek olması, asfalt yenilemesi sonrası oluşan seviye farkı, yola dökülen mıcır ve yağ, silinmiş çizgiler, kapatılmamış çukurlar ve uyarı levhası konulmamış çalışma alanları bu kapsamdadır. Bu hâllerde yolun bakımından sorumlu idare, hizmet kusuru esasına göre sorumlu tutulabilir; sorumlu kurum, yolun niteliğine göre belediye ya da Karayolları Genel Müdürlüğü olur. Şehir içi yollarda belediye, devlet ve il yollarında Karayolları muhataptır; sorumlunun doğru belirlenmesi davanın kaderini etkiler.

İdareye karşı açılacak dava, adli yargıda değil idari yargıda tam yargı davası olarak görülür ve öncesinde idareye başvuru şartı vardır. Süreler 2577 sayılı İYUK m.13‘te yazılıdır: idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerekir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi hâlinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren; istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde ise bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabilir. İdare mahkemelerinde dava açma süresi İYUK m.7 uyarınca altmış gündür. Bu takvim kaçırıldığında hak kaybı doğduğundan, kazanın hemen ardından olay yerinin fotoğraflanması, kusurun ölçülebilir biçimde belgelenmesi (çukurun derinliği, seviye farkı, uyarı levhasının yokluğu) ve tanık bilgilerinin alınması gerekir. Uygulamada idare, “yol standartlara uygundur” savunmasını yapar; bu savunmayı çürütecek olan somut fotoğraf ve ölçümlerdir. Sürücünün hızının yola uygun olup olmadığı da tartışılacağından, kusur çoğunlukla idare ile sürücü arasında paylaştırılır. Kusur oranının belirlenmesinde izlenecek yolu asli kusur ve tali kusur yazımızda ayrıntılı anlattık.

Kaza sonrası: tazminat kalemleri ve süreler

Yaralanan motosiklet sürücüsü tedavi giderlerini, çalışma gücü kaybından doğan kazanç kaybını, sürekli sakatlık tazminatını, bakıcı giderini ve manevi tazminatı isteyebilir. Motosiklet kazalarında sürekli sakatlık oranları ortalamanın üzerindedir; bu nedenle tedavi tamamlanmadan yapılan erken anlaşmalar mağdur aleyhine sonuç verir. Ölüm hâlinde yakınlar destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep eder.

Zamanaşımı iki ayrı hükümde aynı yönde düzenlenmiştir. KTK m.109 uyarınca motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar; dava cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı öngörmüşse bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. TBK m.72/1 de haksız fiil bakımından aynı iki yıl / on yıl ölçüsünü ve uzamış ceza zamanaşımı kuralını getirir. Eski tarihli kazalarda dava imkânını eski trafik kazası için hâlâ tazminat davası açabilir miyim yazısında ele aldık. Kaza sonrası hangi dilekçenin ne zaman verileceğini ise trafik kazasından sonra hangi dilekçe, ne zaman yol haritamızda topladık.

İkinci el motosiklet alırken hukuki kontrol

Motosiklet piyasasında el değiştirme sıklığı yüksektir ve alıcıların büyük bölümü aracı görerek, kayıt kontrolü yapmadan satın alır. Devirden önce mutlaka bakılması gereken dört kayıt vardır. Birincisi tescil kaydındaki şerhlerdir: haciz, rehin ve yakalama şerhi bulunan araç devredilemez ya da devredilse bile sonradan alıcının elinden çıkabilir. İkincisi hasar ve tramer kaydıdır; ağır hasar geçmişi hem güvenlik hem de değer bakımından belirleyicidir. Üçüncüsü aracın motor ve şasi numaralarının tescil belgesiyle uyumudur; uyumsuzluk çalıntı ya da tahrifat ihtimalini gösterir ve alıcıyı ceza soruşturmasının içine çekebilir. Dördüncüsü ödenmemiş trafik cezaları ve vergi borçlarıdır; bunlar araca değil kişiye bağlı olsa da, devir sırasında sorun çıkarır.

Devir mutlaka noterde yapılmalıdır. Yalnızca elden teslim ve adi yazılı sözleşmeyle alınan motosiklette mülkiyet geçmez; araç hukuken satıcının kalmaya devam eder. Bu durumda kesilen cezalar satıcıya gider, kazada işleten sıfatı tartışması doğar ve alıcı aracı satamaz hâle gelir. Gizli ayıp çıkması hâlinde ise alıcının seçimlik hakları vardır: onarım, bedel indirimi, ayıpsız misliyle değişim veya sözleşmeden dönme. Ticari satıcıdan alınan araçlarda tüketici hukuku hükümleri uygulanır ve başvuru yolu tüketici hakem heyeti ya da tüketici mahkemesidir; bireyler arası satışta ise genel hükümler geçerlidir ve ayıp ihbarının süresinde yapılması gerekir. Devri yapılmamış araçlarda izlenecek yolu haricen satın alınan aracın devri dilekçe örneğimizde gösterdik.

Ceza boyutu ve idari yaptırımlar

Motosiklet kazasında yaralanma varsa taksirle yaralama, ölüm varsa taksirle öldürme suçundan soruşturma yürütülür; kurallara aykırı sürüş bilinçli taksir tartışmasını açar ve cezayı ağırlaştırır. Taksirle yaralamanın kapsamını trafik kazasında yaralama yazısında anlattık.

İdari yaptırımlar bakımından ortak kurallar geçerlidir: trafik idari para cezaları tebliğden itibaren on beş gün içinde ödenirse dörtte bir indirim uygulanır, aynı süre içinde Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz edilebilir ve ödemek itiraz hakkını düşürmez. Ekonomik durumu elverişsiz olanlar için bir yıl içinde dört eşit taksit talep edilebilir. Hız ihlalinde kademeli ceza ve ehliyet geri alma uygulanır; kademeleri hız sınırı ihlali cezaları 2026 yazısında bulabilirsiniz. Tutarları trafik cezası hesaplama aracıyla hesaplayabilir, itiraz dilekçesinin şeklini trafik cezasına itiraz dilekçesi yazımızdan alabilirsiniz.

Motosiklet cezaları: hangi ihlal, hangi sonuç?

Motosiklet sürücülerinin en sık karşılaştığı yaptırımlar aşağıdaki tabloda toplanmıştır. Tutarlar ve ehliyet sonuçları, 7574 sayılı Kanun’la değişen Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine dayanır; sürücüye kesilen cezalarda tebliğden itibaren on beş gün içinde ödemede dörtte bir indirim uygulanır.

İhlalYaptırımEk sonuç
Sürücü belgesi olmadan motosiklet kullanma40.000 TLAracı kullandıran işletene 40.000 TL
Belgesi geri alınmış veya iptal edilmişken kullanma200.000 TLİşletene 40.000 TL; belge iadesi cezaların ödenmesine bağlı
Hız sınırını aşmaAşım miktarına göre 2.000-30.000 TLAğır aşımlarda 30-60-90 gün ehliyet geri alma
Zorunlu trafik sigortasız kullanmaİdari para cezasıPoliçe ibraz edilene kadar trafikten men
Ambulans ve itfaiyeye yol vermeme46.000 TL30 gün ehliyet geri alma ve 30 gün araç men’i
Akrobatik hareketler (tek teker, sele üzerinde yatma veya ayağa kalkma vb.)46.000 TL60 gün ehliyet geri alma ve 60 gün araç men’i; 5 yıl içinde ikinci geri almada belge iptali
Koruma başlığını (kask) usulüne uygun takmama (sürücü veya yolcu)2.500 TL; 1 yıl içinde ikinci ihlalde 5.000 TL, üç ve daha fazlasında 10.000 TLKaskla ilgili yaralanmalarda tazminatta indirim tartışması
Yaya yolunda motosiklet veya motorlu bisiklet sürme5.000 TLYayaya çarpmada ağır kusur göstergesi
Arkada yeterli oturma yeri yokken yolcu bindirme; iki elle sürmeme5.000 TLYolcunun müterafik kusur ve hatır taşıması tartışması
Abartı egzoz ve izinsiz tadilatİdari para cezasıEksiklik giderilene kadar trafikten men

Cezaya itiraz, tebliğden itibaren on beş gün içinde cezayı veren birimin bulunduğu yer Sulh Ceza Hâkimliğine yapılır; harç alınmaz ve ödemek itiraz hakkını düşürmez. Ehliyet geri alma ve araç men’i söz konusuysa aynı dilekçede yürütmenin durdurulması da istenmelidir. Tutanağın taşıması gereken unsurları trafik cezası tutanağında zorunlu unsurlar yazısında sıraladık.

Güvenli sürüş ve hukuki koruma: dashcam, aksiyon kamerası ve delil

Motosiklet kazalarında en büyük sorun, sürücünün kaza anında ağır yaralanması ve olay yerinde kendi lehine delil toplayamamasıdır. Bu boşluğu kapatan en pratik araç kask veya gövde üzerine takılan kameradır. Kayıt, çarpışma anındaki şerit konumunu, karşı aracın sinyal verip vermediğini ve hızları göstermesi bakımından bilirkişi incelemesinde belirleyici olur. Kaydın delil değeri, üzerinde oynama yapılmadığının gösterilebilmesine bağlıdır; bu nedenle ham dosya silinmemeli, mümkünse kaza sonrası ilk fırsatta yedeklenmeli ve kolluğa teslim edilmelidir.

Kamera kaydının hukuka uygunluğu bakımından ölçüt, kaydın kamuya açık alanda ve trafik güvenliği amacıyla yapılmasıdır; yol trafiğinin kaydedilmesi kural olarak sorun doğurmaz. Ancak kaydın internette yayımlanması ayrı bir konudur: kayıtta yer alan kişilerin yüzü ve plakalar tanınabilir durumdaysa, paylaşım kişisel verilerin işlenmesi ve özel hayatın gizliliği bakımından sorumluluk doğurabilir. Ayrıca kural ihlali içeren görüntülerin sosyal medyada paylaşılması, ihlale özendirme kapsamında ayrı bir idari yaptırıma konu olabilir. Delil olarak kullanılacak kaydı yayımlamak yerine doğrudan dosyaya sunmak, hem hukuki riski önler hem de kaydın güvenilirliğini korur.

Motosiklet hırsızlığı ve çalıntı araçla kaza

Motosikletler hırsızlığa en açık araç grubudur. Çalınma hâlinde ilk adım derhâl kolluğa şikâyet ve tutanak düzenletmektir; bu tutanak, hem kasko başvurusunun hem de çalıntı araçla işlenen ihlallerden sorumlu tutulmamanın temel belgesidir. Aracın çalındığı tarihten sonra kesilen trafik cezalarına, hırsızlık şikâyeti ve tutanakla itiraz edilir. Çalıntı motosikletle yapılan kazada işleten sıfatı tartışmalıdır: kural olarak aracı elinde bulunduran kişi işleten sayılır ve malikin sorumluluğu, aracın çalınmasında kendi kusurunun bulunup bulunmadığına göre değerlendirilir.

İkinci el motosiklet alırken kayıt kontrolü de aynı ölçüde önemlidir. Araç üzerinde haciz, rehin ya da yakalama şerhi bulunup bulunmadığı devirden önce sorgulanmalı; noter devri yapılmadan yalnızca sözleşmeyle teslim alınan motosikletlerde mülkiyet geçmediği için hem cezalar hem de kaza sorumluluğu eski malik üzerinde kalabilir. Devri yapılmamış araçlarda izlenecek yolu haricen satın alınan aracın devri dilekçe örneğinde anlattık.

Motosiklet sürücüleri için kontrol listesi

  1. Ehliyet sınıfınız motosikletin hacmine ve gücüne uygun mu?
  2. Kask standartlara uygun ve düzgün takılı mı? Yolcu için de kask zorunludur.
  3. Zorunlu trafik sigortanız geçerli mi? Poliçesizlik kazada tüm zararı size yükler.
  4. Şeritler arasından ilerlemeyin; kaza hâlinde kusur doğrudan size döner.
  5. Motokuryeyseniz kask ve donanımı işverenden yazılı olarak talep edin.
  6. Kaza hâlinde tedavi tamamlanmadan ibraname imzalamayın.
  7. Motosikletiniz çalınırsa derhâl şikâyet edin; sonraki cezalara itiraz belgeniz odur.
  8. Ceza gelirse on beş günlük süreyi not edin; indirimli ödeyip aynı süre içinde itiraz edebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Sigorta şirketine başvurmadan dava açabilir miyim?

Hayır. KTK m.97 uyarınca zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşu başvuru tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde yazılı cevap vermezse veya cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir ya da 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir.

Kask indirimini kim ispat eder?

KTK m.86/2 uyarınca sorumluluktan kurtulamayan işleten, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse hâkim durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. İspat yükü işletendedir ve yalnızca kaskın takılmamış olması yetmez; kaskın o yaralanmayı önleyip önlemeyeceği teknik olarak ortaya konulmalıdır.

Arkaya aldığım kişi ücretsizse sorumluluk değişir mi?

KTK m.87/1 uyarınca yaralanan veya ölen kişi hatır için karşılıksız taşınmaktaysa ya da araç ona hatır için karşılıksız verilmişse işletenin sorumluluğu genel hükümlere tabi olur. Bu, KTK m.85’teki tehlike sorumluluğundan çıkılması ve sorumluluğun kusur esasına dönmesi anlamına gelir.

Yol kusuru nedeniyle idareye ne kadar sürede başvurmalıyım?

İYUK m.13 uyarınca idari eylemlerden hakları ihlal edilenlerin, dava açmadan önce eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurmaları gerekir. İstek kısmen veya tamamen reddedilirse tebliği izleyen günden, altmış gün içinde cevap verilmezse bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılır.

Zarar görenin ağır kusuru işleteni tümüyle kurtarır mı?

Tek başına kurtarmaz. KTK m.86/1 iki koşulu birlikte arar: işletenin ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusursuz olması ile araçtaki bir bozukluğun kazayı etkilememiş olması, ayrıca kazanın mücbir sebepten ya da zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri gelmesi. Biri ispatlanamazsa tam kurtuluş olmaz; yalnızca m.86/2 uyarınca indirim gündeme gelir.

Motosiklette kask zorunlu mu?

Evet. Sürücü ve yolcu için koruma başlığı kullanımı zorunludur; standartlara uygun ve düzgün takılmış olması gerekir.

Kask takmazsam tazminatım düşer mi?

Kaza hâlinde kaskla önlenebilecek yaralanmalar bakımından zararın artmasına katkı nedeniyle indirim yapılır; kaskla ilgisiz yaralanmalarda indirim uygulanmamalıdır.

A1 ehliyetiyle büyük motosiklet kullanılabilir mi?

Hayır. Sınıfına uygun olmayan motosikleti kullanmak ayrı bir ihlaldir ve kaza hâlinde sigortacının rücu tartışmasını açar.

Motosiklet şeritler arasından geçebilir mi?

Hayır. Motosiklet de bir şeridi tam olarak kullanmak zorundadır; şeritler arasından ilerlemek ihlaldir ve kazada kusur doğurur.

Emniyet şeridini motosiklet kullanabilir mi?

Hayır. Emniyet şeridi acil durumlar için ayrılmıştır; kullanımı ağır yaptırım grubundadır.

Motosiklette kaç yolcu taşınabilir?

Aracın taşıma kapasitesi kadar; kapasitenin üstünde yolcu taşımak taşıma sınırına aykırılıktır ve kazada ağır kusur sebebidir.

Motokurye iş kazası geçirirse hakları neler?

İşçi statüsündeyse kaza iş kazasıdır; SGK haklarının yanında işverene karşı maddi ve manevi tazminat talep edilebilir.

İşveren kask ve koruyucu donanım vermek zorunda mı?

İş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğü kapsamında uygun donanımın sağlanması beklenir; sağlanmaması işverenin sorumluluğunu ağırlaştırır.

Sola dönen araca çarptım, kusur kimde?

Kural olarak dönüş yapan araç kusurludur; motosikletin hız ihlali varsa kusur paylaştırılır ve tazminat buna göre belirlenir.

Park hâlindeki aracın kapısı açıldı, sorumluluk kimde?

Kapıyı kontrolsüz açan kişiye asli kusur verilir; motosikletin hızı ve mesafesi tali kusur doğurabilir.

Motosikletim çalındı, sonraki cezalardan sorumlu muyum?

Hırsızlık şikâyeti ve tutanağıyla, çalınma tarihinden sonra kesilen cezalara itiraz edilir; sorumluluk kalkar.

Poliçesiz motosikletle kaza yaparsam ne olur?

Mağdurun bedeni zararı Güvence Hesabı’ndan ödenir ve ödenen tutar faiziyle sizden geri alınır; ayrıca ceza ve trafikten men uygulanır.

Yol kusuru nedeniyle düştüm, kime dava açarım?

Yolun bakımından sorumlu idareye (belediye veya Karayolları) idari yargıda tam yargı davası açılır; öncesinde idareye başvuru şartı vardır.

Kask kamerası kaydı delil olur mu?

Evet. Kamuya açık alanda trafik güvenliği amacıyla yapılan kayıt delil olarak kullanılabilir; ham dosya silinmemeli ve kolluğa teslim edilmelidir.

Noterde devri yapılmayan motosiklette sorumluluk kimde?

Mülkiyet geçmediğinden cezalar satıcıya gider ve kazada işleten sıfatı tartışması doğar; devir mutlaka noterde yapılmalıdır.

Motosiklet kazasında zamanaşımı ne kadar?

Zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıl; kaza suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımı uygulanır.

Teslimat yaparken kaza geçiren kuryenin kazası iş kazası mıdır?

5510 sayılı Kanun’un 13. maddesi, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle veya görevli olarak işyeri dışına gönderilme sırasında meydana gelen kazaları iş kazası sayar. Teslimat sırasında kaza geçiren işçi kuryenin kazası bu kapsamda iş kazası niteliği taşıyabilir; kendi adına çalışan 4/1-b sigortalısı kurye de yürüttüğü iş nedeniyle iş kazası sigortası kapsamındadır.

Platform üzerinden çalışan kurye işçi sayılır mı?

Statü sözleşmenin adına göre değil, çalışma ilişkisinin gerçek içeriğine göre belirlenir. TBK m.393’teki bağımlılık unsuru; çalışma saatlerinin ve bölgenin belirlenmesi, talimat ve denetim, performans takibi gibi göstergelerle değerlendirilir. Sigortasız çalıştırılan kurye 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesi uyarınca hizmet tespiti davası açabilir.

Kurye bir yayaya çarparsa kurye şirketi sorumlu olur mu?

Motosikletin işleteni KTK m.85 uyarınca sorumludur ve zorunlu trafik sigortası devrededir. Kurye işçi ise işveren TBK m.66 uyarınca adam çalıştıran sıfatıyla, gerekli özeni gösterdiğini ispat edemedikçe sorumludur; motosiklet bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında işletiliyorsa teşebbüs sahibi de KTK m.85/1 uyarınca müteselsilen sorumludur.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (7574 sayılı Kanun değişiklikleriyle), 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (m.4, 13, 21, 86), 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.4, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3, 6098 sayılı TBK (m.49, 55, 66, 393) ve ilgili mevzuata dayanır; Eylül 2026’da güncellenmiştir. Somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk