Trafik Kazası Sonrası Raporluyken İşten Çıkarılma 2026: İş Kanunu m.25/I-b Bekleme Süresi, m.18/3-f, Kalıcı Maluliyette İş Güvencesi, Makul Düzenleme ve Tazminata Etkisi
16 Eylül 2026

Trafik Kazası Sonrası Raporluyken İşten Çıkarılma 2026: İş Kanunu m.25/I-b Bekleme Süresi, m.18/3-f, Kalıcı Maluliyette İş Güvencesi, Makul Düzenleme ve Tazminata Etkisi

Trafik kazasında yaralanan bir çalışan için kazanın etkisi yalnızca hastane süreciyle sınırlı kalmaz. Haftalar, bazen aylar süren raporlu dönemde en çok duyulan kaygı işini kaybetme korkusudur: İşveren raporluyken işten çıkarabilir mi? Rapor ne kadar uzarsa iş sözleşmesi feshedilebilir? Kalıcı maluliyetle işe dönen bir çalışan eski işini yapamıyorsa ne olur? İşten çıkarılırsa kıdem tazminatı ödenir mi, işe iade davası açılabilir mi? Ve bu kayıplar kazaya sebep olan kişiden istenebilir mi?

Bu soruların cevabı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun sağlık sebepleriyle feshe ilişkin 25. maddesinde, bildirim sürelerini düzenleyen 17. maddesinde, geçerli sebep olmayan hâlleri sayan 18. maddesinde ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’un ayrımcılık yasağı ile makul düzenleme hükümlerinde yer alır. Bu rehberde raporlu dönemde iş sözleşmesinin durumunu, bekleme süresinin nasıl hesaplandığını, bu süre içinde ve sonrasında yapılan feshin sonuçlarını, kalıcı maluliyetle işe dönüşteki hakları, işçinin kendi feshini, süreleri ve işten çıkarılmanın trafik kazası tazminatına etkisini kanun metinleri üzerinden anlatıyoruz. Durumunuzu değerlendirmek için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • İş Kanunu m.25/I uyarınca işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hâllerinde işverenin bildirimsiz fesih hakkı, bu hâllerin işçinin kıdemine göre m.17’deki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar; bu süre kıdeme göre 8 ile 14 hafta arasındadır ve bu dönemde iş sözleşmesi askıda kaldığından ücret işlemez.
  • İş Kanunu m.18/3-f uyarınca hastalık veya kaza nedeniyle bu bekleme süresinde işe geçici devamsızlık fesih için geçerli bir sebep oluşturmaz; iş güvencesi kapsamındaki işçi, bu dönemde yapılan fesih nedeniyle işe iade talep edebilir.
  • Bekleme süresi dolduktan sonra yapılan fesih haklı fesih niteliğindedir; ancak bu fesih m.25/II’deki ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık hâllerinden olmadığından kıdem tazminatı ödenir ve işçi feshin sebebe uygun olmadığını ileri sürerek yargı yoluna başvurabilir.
  • Kalıcı maluliyetle işe dönen işçi bakımından 5378 sayılı Kanun engelliliğe dayalı ayrımcılığı yasaklar ve engellilerin çalıştığı işyerlerinde işverenlerin makul düzenleme yapmasını zorunlu kılar; İş Kanunu m.25/I-b ise işçinin hastalığının tedavi edilemeyecek nitelikte olduğunun ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanmasını ayrı bir fesih sebebi olarak düzenler.
  • Kaza nedeniyle işini kaybeden veya daha düşük gelirli bir işe geçmek zorunda kalan mağdur, bu kaybı kazaya sebep olanlardan kazanç kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılması kalemleri kapsamında isteyebilir; işverenle olan uyuşmazlık ise ayrı bir hukuki ilişkidir.

Raporlu dönemde iş sözleşmesinin durumu

Trafik kazası sonrasında sağlık raporu alan işçinin işe gelmemesi, raporun işverene bildirilmesi şartıyla haklı bir sebebe dayanır; bu nedenle İş Kanunu m.25/II-g’deki devamsızlık hükmü raporlu günler için uygulanamaz. Raporlu dönemde iş sözleşmesi sona ermez, askıda kalır. İş Kanunu m.25/I’in son cümlesi, işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemeyeceğini açıkça düzenler. Bu dönemdeki gelir kaybı kural olarak Sosyal Güvenlik Kurumu’nun geçici iş göremezlik ödeneğiyle kısmen karşılanır; bireysel iş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde işverenin rapor süresince ücret ödemesine ilişkin daha lehe bir hüküm varsa o hüküm uygulanır.

Kaza işe gidiş gelişte işverenin sağladığı taşıtla veya işçinin işverence görevlendirildiği bir iş sırasında olmuşsa iş kazası niteliği taşır; bu durumda sosyal güvenlik hakları ve işverenin sorumluluğu ayrıca doğar. Kaza işle ilgisiz, örneğin hafta sonu kendi aracıyla geçirilen bir kazaysa, işçinin raporu hastalık sigortası kapsamında değerlendirilir. Raporun bildirimi, süresi ve devamsızlıkla ilişkisi için raporluydum ama devamsızlık gerekçesiyle işten çıkarıldım, ödenek hakları için istirahat raporu ve geçici iş göremezlik ödeneği ve iş kazası niteliği için trafik kazası aynı zamanda iş kazası mı? yazılarımıza bakabilirsiniz.

Trafik kazası sonrası raporlu işçinin durumu

KonuKuralDayanak
İş sözleşmesiSona ermez, askıda kalırİş K. m.25/I
ÜcretAskı süresince kural olarak işlemez; sözleşmede lehe hüküm saklıİş K. m.25/I son cümle
DevamsızlıkBildirilen rapor süresi haklı sebebe dayanır; m.25/II-g uygulanmazİş K. m.25/II-g
Gelir desteğiŞartları varsa SGK geçici iş göremezlik ödeneği5510 s.K. m.18
Bekleme süresinde fesihGeçerli sebep oluşturmazİş K. m.18/3-f
Bekleme süresinden sonra fesihİşveren için haklı fesih hakkı doğar; kıdem tazminatı ödenirİş K. m.25/I; 1475 s.K. m.14
İş kazası niteliğiİşverence sağlanan taşıtla veya görev sırasında kaza5510 s.K. m.13

Bekleme süresi nasıl hesaplanır?

İş Kanunu m.25/I, (a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hâllerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkının, belirtilen hâllerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17. maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğacağını düzenler. İş Kanunu m.17’deki bildirim süreleri ise işi altı aydan az sürmüş işçi için iki hafta, altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş işçi için dört hafta, bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş işçi için altı hafta, üç yıldan fazla sürmüş işçi için sekiz haftadır. Bu iki hükmün birleşimiyle, trafik kazası sonrası raporlu işçinin korunduğu bekleme süresi ortaya çıkar.

Bekleme süresi kanundaki asgari korumadır; bireysel veya toplu iş sözleşmesiyle bildirim süreleri artırılmışsa bekleme süresi de buna göre uzar. Sürenin hesabında raporun kesintisiz olup olmadığı, arada işe dönülüp dönülmediği ve aynı kazaya bağlı raporların birbirini izleyip izlemediği dikkate alınır. Bu nedenle rapor tarihlerinin ve işverene bildirim belgelerinin eksiksiz saklanması gerekir.

Kıdeme göre bekleme süresi (İş K. m.17 ve m.25/I)

İşçinin kıdemim.17 bildirim süresiEklenecek süreToplam bekleme süresi
Altı aydan az2 hafta6 hafta8 hafta
Altı ay – bir buçuk yıl4 hafta6 hafta10 hafta
Bir buçuk yıl – üç yıl6 hafta6 hafta12 hafta
Üç yıldan fazla8 hafta6 hafta14 hafta

Bekleme süresi içinde işten çıkarılma

İş Kanunu m.18/3, fesih için geçerli sebep oluşturmayan hâlleri sayarken (f) bendinde “hastalık veya kaza nedeniyle 25 inci maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt bendinde öngörülen bekleme süresinde işe geçici devamsızlık” hâlini açıkça düzenler. Bu nedenle trafik kazası sonrası raporlu olan işçinin, bekleme süresi dolmadan sırf raporlu olduğu için işten çıkarılması hukuka uygun değildir. İşverenin bu dönemde “haklı fesih” veya “devamsızlık” gerekçesine dayanması, sonucu değiştirmez.

Bu feshin işçi bakımından sonuçları, işçinin iş güvencesi kapsamında olup olmamasına göre değişir. İş Kanunu m.18/1 uyarınca otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan ve belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçi iş güvencesi kapsamındadır; bu işçi feshin geçersizliğini ileri sürerek işe iade talep edebilir. Kapsam dışındaki işçi ise işe iade isteyemez; ancak haklı sebep bulunmadan yapılan fesih nedeniyle ihbar ve kıdem tazminatı gibi haklarını isteyebilir. İşe iade şartları ve hesaplama için işe iade süre, kapsam ve tazminat aracı yazımıza bakabilirsiniz.

Fesih zamanına göre işçinin hakları

DurumFeshin niteliğiKıdem tazminatıİhbar tazminatıİşe iade
Bekleme süresi içinde, iş güvencesi kapsamındaki işçiGeçerli sebep yok (m.18/3-f)Şartları varsa ödenirÖdenirİstenebilir (m.18, 20, 21)
Bekleme süresi içinde, iş güvencesi kapsamı dışındaki işçiHaklı sebep yokŞartları varsa ödenirÖdenirİstenemez
Bekleme süresi dolduktan sonra fesihHaklı fesih (m.25/I)Şartları varsa ödenirÖdenmezSebebe uygun olmadığı iddiasıyla yargı yolu (m.25 son fıkra)
Sağlık Kurulunca tedavi edilemeyecek hastalık ve çalışmada sakınca saptanmasıHaklı fesih (m.25/I-b)Şartları varsa ödenirÖdenmezSebebe uygun olmadığı iddiasıyla yargı yolu
Kaza işçinin kastı veya içkiye düşkünlüğü nedeniyle olmuşsa ve devamsızlık eşiği aşılmışsaHaklı fesih (m.25/I-a)Somut olaya göre değerlendirilirÖdenmezSebebe uygun olmadığı iddiasıyla yargı yolu

Trafik kazası sonrası raporluyken işten çıkarıldıysanız, bekleme süresinin hesabını ve işe iade ile tazminat haklarınızı süre geçmeden birlikte değerlendirelim.
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara. Telefon: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp✉️ İletişim

Bekleme süresi dolduktan sonra fesih ve kıdem tazminatı

Rapor süresi bekleme süresini aşarsa işverenin iş sözleşmesini bildirimsiz feshetme hakkı doğar. Bu fesih haklı fesih niteliğinde olduğundan işverenin ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü yoktur. Ancak kıdem tazminatı bakımından durum farklıdır: 1475 sayılı Kanun’un yürürlükte kalan 14. maddesi, iş sözleşmesinin işveren tarafından ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık hâlleri dışındaki sebeplerle feshedilmesi hâlinde kıdem tazminatı ödeneceğini öngörür. Sağlık sebepleriyle yapılan fesih ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık hâllerinden olmadığından, en az bir yıllık kıdemi bulunan işçiye kıdem tazminatı ödenir.

İş Kanunu m.25’in son fıkrası, işçinin feshin bu maddedeki sebeplere uygun olmadığı iddiasıyla 18, 20 ve 21. madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabileceğini düzenler. Bu nedenle bekleme süresinin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, raporların gerçekten aynı kazaya bağlı ve kesintisiz olup olmadığı, işverenin fesih hakkını makul süre içinde kullanıp kullanmadığı işe iade davasında denetlenebilir. Kaza işçinin kendi kastından veya içkiye düşkünlüğünden kaynaklanmışsa m.25/I-a’daki daha kısa devamsızlık eşikleri gündeme gelebilir; alkollü araç kullanımına bağlı kazaların bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilmeyeceği somut olaya göre tartışılır. Devamsızlığa dayalı fesih için devamsızlık nedeniyle fesih yazımıza bakabilirsiniz.

Kalıcı maluliyetle işe dönüş: makul düzenleme ve ayrımcılık yasağı

Trafik kazası sonrasında kalıcı maluliyetle işe dönen bir çalışan, eski işini aynı biçimde yapamayabilir. Bu durumda işverenin yükümlülükleri, İş Kanunu ile 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun birlikte değerlendirilerek belirlenir. İş Kanunu m.5, iş ilişkisinde engellilik dahil çeşitli sebeplere dayalı ayrım yapılamayacağını düzenler. 5378 sayılı Kanun ise engelliliğe dayalı doğrudan ve dolaylı her türlü ayrımcılığı yasaklar; m.14’te engellilerin çalıştığı işyerlerinde makul düzenlemelerin işverenler tarafından yapılmasını zorunlu tutar. Kanun’un tanımlar maddesi makul düzenlemeyi, engellilerin hak ve özgürlüklerden diğer bireylerle eşit şekilde yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirler olarak tanımlar.

Makul düzenleme; çalışma saatlerinin veya iş dağıtımının yeniden düzenlenmesini, işyerinde erişilebilirlik sağlanmasını, uygun ekipman temin edilmesini veya işçinin sağlık durumuna uygun başka bir göreve verilmesini kapsayabilir. Yargı uygulamasında işçinin yeterliliğinden kaynaklanan geçerli sebeple fesihte feshin son çare olması gerektiği ve işçinin başka bir işte çalıştırılma imkânının araştırılması gerektiği kabul edilmektedir. İş Kanunu m.30 da elli veya daha fazla işçi çalıştıran özel sektör işyerlerinde işçi sayısının yüzde üçü oranında engelli çalıştırma yükümlülüğü öngörür. Engellilik raporu ve buna bağlı haklar için trafik kazası sonrası engelli raporu ve haklar yazımıza bakabilirsiniz.

Kalıcı maluliyetle işe dönen işçinin dayanabileceği hükümler

Hükümİçerikİşçi için anlamı
İş K. m.5İş ilişkisinde engellilik dahil sebeplere dayalı ayrım yasağıEngellilik nedeniyle farklı muamele yapılamaz
5378 s.K. ayrımcılık yasağıEngelliliğe dayalı doğrudan ve dolaylı her türlü ayrımcılık yasakEngelliliğin tek başına fesih gerekçesi yapılması tartışmaya açıktır
5378 s.K. m.14Engellilerin çalıştığı işyerlerinde makul düzenleme işveren için zorunluUygun görev, saat, ekipman ve erişilebilirlik talep edilebilir
5378 s.K. m.3 (tanım)Ölçüsüz veya aşırı yük getirmeyen gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirlerİşverenin yükümlülüğünün sınırı ölçülülüktür
İş K. m.18/1Geçerli sebep: işçinin yeterliliği, davranışı veya işletme gerekleriFesih geçerli sebebe dayanmalı ve son çare olmalıdır
İş K. m.25/I-bTedavi edilemeyecek hastalık ve çalışmada sakıncanın Sağlık Kurulunca saptanmasıSakınca yoksa bu bent fesih için kullanılamaz
İş K. m.3050 ve üzeri işçi çalıştıran özel sektör işyerinde %3 engelli istihdamıEngelli işçinin istihdamı kanunen teşvik edilir

Sağlık Kurulunca saptanan “çalışmada sakınca” hâli

İş Kanunu m.25/I-b, işçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunu, bekleme süresinden bağımsız bir haklı fesih sebebi olarak düzenler. Bu hükmün uygulanması için iki şart birlikte aranır: hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olması ve işçinin o işyerinde çalışmasında sakınca bulunması. Her iki şartın da sağlık kurulu raporuyla saptanması gerekir; işyeri hekiminin tek başına görüşü veya işverenin kanaati yeterli değildir.

Trafik kazası sonrası kalıcı bir maluliyet, tek başına “tedavi edilemeyecek hastalık” ve “çalışmada sakınca” anlamına gelmez. Örneğin bir elinde kısmi işlev kaybı olan bir muhasebe çalışanı için işyerinde çalışmasında sakınca bulunmayabilir; aynı kayıp ağır iş makinesi kullanan bir operatör için farklı değerlendirilebilir. Bu nedenle sağlık kurulu raporunun işçinin fiilen yaptığı işi ve işyerindeki koşulları değerlendirip değerlendirmediği, makul düzenlemeyle çalışmanın mümkün olup olmadığı dikkatle incelenmelidir. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatındaki sağlık gözetimi kuralları çerçevesinde işe dönüşte yapılacak muayene de bu değerlendirmede önemli bir belgedir.

İşçinin kendisi iş sözleşmesini feshederse

Kalıcı maluliyet nedeniyle işçi eski işini yapmakta zorlanıyor ve işveren uygun bir düzenleme yapmıyorsa, işçi de iş sözleşmesini sona erdirmeyi düşünebilir. İş Kanunu m.24/I-a, iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılmasının işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olması hâlinde işçiye sözleşmeyi süresinin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshetme hakkı tanır. Bu hükme dayanan fesih işçi bakımından haklı fesih olduğundan, en az bir yıllık kıdemi bulunan işçi 1475 sayılı Kanun m.14 uyarınca kıdem tazminatına hak kazanır.

Bu yola başvurmadan önce işin sağlık için tehlikeli olduğunun hekim raporuyla belgelenmesi, tercihen işverene yazılı olarak uygun bir göreve verilme veya düzenleme talebinde bulunulması ve fesih bildiriminin yazılı ve gerekçeli yapılması önemlidir. Aksi hâlde fesih istifa olarak nitelendirilebilir ve kıdem tazminatı hakkı tartışmalı hâle gelebilir. Kalıcı maluliyet çalışma gücünde ağır bir kayba yol açmışsa, sosyal güvenlik mevzuatındaki malullük hakları da ayrıca değerlendirilmelidir; bunun için malullük aylığı ve engellilik nedeniyle emeklilik yazımıza bakabilirsiniz.

İşten çıkarılmanın trafik kazası tazminatına etkisi

İşverenle yaşanan uyuşmazlık ile kazaya sebep olan kişiye karşı açılacak tazminat davası birbirinden bağımsız iki hukuki ilişkidir. İşveren, iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden sorumludur; kazaya sebep olan sürücü, işleten ve trafik sigortacısı ise kazanın doğurduğu bedensel zarardan sorumludur. TBK m.54, bedensel zararda kazanç kaybını, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıpları ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları tazmin edilecek zararlar arasında sayar. Kaza nedeniyle işini kaybeden veya kalıcı maluliyet nedeniyle daha düşük gelirli bir işe geçmek zorunda kalan mağdurun bu kaybı, kazayla illiyet bağı kurulabildiği ölçüde kazaya sebep olanlardan istenebilir.

Örneğin kaza tarihinde 35 yaşında, aylık net 40.000 TL geliri belgelenen ve üç yıldan fazla kıdemi olan bir erkek işçinin karşı tarafın tam kusuruyla %12 kalıcı maluliyete uğradığını, beş ay raporlu kaldığını varsayalım. Bu işçinin iyileşme dönemindeki kazanç kaybı yaklaşık 200.000 TL’dir; bu dönemde SGK’dan alınan ödeneğin hesapta nasıl dikkate alınacağı ödeneğin rücu durumuna göre değerlendirilir. Kalıcı maluliyet tazminatı gerçek gelir üzerinden yaklaşık 2.033.089 TL, gelir belgelenemese asgari ücret üzerinden yaklaşık 1.603.807 TL olur. İşçi bekleme süresi dolduktan sonra işten çıkarılmış ve yeni işinde eskisinden düşük gelir elde ediyorsa, bu gelir farkı ekonomik geleceğin sarsılması kapsamında ayrıca ileri sürülmelidir. Bu kalemler için trafik kazasında geçici maluliyet, ekonomik geleceğin sarsılması ve meslek kaybı ve bedensel zararda gelir tespiti rehberlerimize bakabilirsiniz.

Kaza sonrası iş kaybında kimden ne istenir? (35 yaş, erkek, aylık net 40.000 TL, %12 maluliyet, varsayımsal)

TalepMuhatapDayanakÖrnek tutar veya not
İyileşme dönemi kazanç kaybı (5 ay)Kazaya sebep olan sürücü, işleten, trafik sigortasıTBK m.54Yaklaşık 200.000 TL; SGK ödeneğinin durumu ayrıca değerlendirilir
Kalıcı maluliyet tazminatıKazaya sebep olan sürücü, işleten, trafik sigortasıTBK m.54Yaklaşık 2.033.089 TL
İşten çıkarılma sonrası gelir farkıKazaya sebep olanlarTBK m.54 (ekonomik geleceğin sarsılması)Kazayla illiyet bağı ve gelir farkı belgelenmeli
Kıdem tazminatıİşveren1475 s.K. m.14En az bir yıllık kıdem şartıyla
İhbar tazminatıİşverenİş K. m.17Bekleme süresi içinde haksız fesihte
İşe iade tazminatı ve boşta geçen süre ücretiİşverenİş K. m.21İşe iade kararına rağmen işe başlatılmazsa
Geçici iş göremezlik ödeneğiSGK5510 s.K. m.18Şartları varsa rapor süresince

Kaza nedeniyle işinizi kaybettiyseniz, işverene karşı haklarınızı ve kazaya sebep olanlardan istenecek gelir kaybını birlikte ve eksiksiz planlayalım.
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara. Telefon: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp✉️ İletişim

Süreler ve usul

İşten çıkarılan işçinin başvuracağı yollar sıkı sürelere bağlıdır. İş güvencesi kapsamındaki işçi, İş Kanunu m.20 uyarınca fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorundadır; arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade taleplerinde arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. İş Kanunu m.21 uyarınca feshin geçersizliğine karar verilmesi hâlinde işveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmazsa, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ile dört aya kadar boşta geçen süre ücreti ödenir.

Kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları için İş Kanunu ek m.3’teki beş yıllık zamanaşımı süresi uygulanır. Kazaya sebep olanlara karşı tazminat talebinde ise KTK m.109’daki zamanaşımı süreleri geçerlidir ve dava açılmadan önce KTK m.97 uyarınca sigortacıya başvuru yapılmalıdır. İki ayrı sürecin sürelerinin birbirinden bağımsız işlediği unutulmamalıdır. Bu konular için tazminat davalarında zamanaşımı ve sigortaya başvuru yazılarımıza bakabilirsiniz.

İşten çıkarılan kaza mağdurunun süre takvimi

İşlemSüreDayanak
İşe iade için arabulucuya başvuruFesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ayİş K. m.20; 7036 s.K.
Arabuluculukta anlaşmazlık sonrası işe iade davasıSon tutanaktan itibaren 2 haftaİş K. m.20
İşe iade kararı sonrası işe başlatmaİşçinin başvurusundan itibaren işveren 1 ay içindeİş K. m.21
Kıdem ve diğer işçilik alacakları5 yıl zamanaşımıİş K. ek m.3
İşçilik alacağı davası öncesi arabuluculukDava şartı7036 s.K.
Kazaya sebep olanlara karşı tazminatKTK m.109’daki zamanaşımı süreleriKTK m.97, 109

Kamu görevlisi ve diğer çalışma biçimleri

Yukarıdaki kurallar İş Kanunu’na tabi işçiler için geçerlidir. Devlet memurları ve diğer kamu görevlileri bakımından hastalık izni, görevden ayrılma ve malullük kendi statü kanunlarına ve sosyal güvenlik mevzuatına göre değerlendirilir; görev sırasında geçirilen kazalarda vazife malullüğü hükümleri ayrıca gündeme gelir. Kendi hesabına çalışan esnaf, çiftçi ve serbest meslek sahipleri için iş güvencesi söz konusu olmadığından, kaza sonrası işin kaybı doğrudan kazanç kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılması olarak kazaya sebep olanlardan istenir. Bu gruplar için polis, asker ve kamu görevlisi trafik kazasında vazife malullüğü ve esnaf, çiftçi ve kayıt dışı çalışanın maluliyet tazminatı rehberlerimize bakabilirsiniz.

Raporlu dönem ve işe dönüş sürecinde başka konular da gündeme gelir. Geçici iş göremezlik ödeneğinin nasıl hesaplandığı için iş göremezlik ödeneği hesabı ve rapor parası, kazanın iş kazası olarak bildirilmesi için iş kazası bildirimi, tespiti ve haklar, iş kazası niteliğindeki kazada çalışma gücü kaybı için sürekli iş göremezlik geliri başvurusu, SGK ödemelerinin tazminattan mahsubu için oransal mahsup yazılarımıza bakabilirsiniz. Kalıcı maluliyet oranının belirlenmesi için maluliyet raporu nasıl alınır?, tazminatın hesabı için maluliyet tazminatı ne kadar? ve kaza sonrası ruhsal etkiler nedeniyle işe dönüşte zorlanan çalışanlar için trafik kazası sonrası psikolojik travma ve TSSB rehberlerimiz yol gösterir.

Sık yapılan hatalar

Kaza sonrası raporlu işçilerin hak kaybı çoğunlukla belgelerin saklanmaması ve sürelerin kaçırılmasından kaynaklanır.

Raporlu işçinin sık yaptığı hatalar

HataOlası sonucuDoğru yaklaşım
Raporu işverene zamanında ve belgeli bildirmemekDevamsızlık iddiasıyla haklı fesih tartışmasıRaporu yazılı ve ispatlanabilir biçimde iletmek
Bekleme süresini hesaplamadan fesih bildirimini kabullenmekİşe iade ve tazminat haklarının kaybıKıdem ve rapor tarihlerine göre süreyi hesaplamak
İşe iade için bir aylık arabuluculuk süresini kaçırmakİşe iade talebinin reddiFesih tebliğinden itibaren bir ay içinde başvurmak
İstifa dilekçesi imzalamakKıdem tazminatı hakkının tartışmalı hâle gelmesiSağlık gerekçesiyle haklı fesihte yazılı ve gerekçeli bildirim
Kalıcı maluliyette uygun görev talebinde bulunmamakMakul düzenleme yükümlülüğünün ileri sürülememesiİşverene yazılı düzenleme talebi iletmek
Sağlık kurulu raporunun işin niteliğini değerlendirip değerlendirmediğini incelememekm.25/I-b’ye dayalı feshin denetlenememesiRaporu işçinin fiilen yaptığı işle birlikte incelemek
İş kaybını trafik kazası tazminat dosyasına yansıtmamakEkonomik geleceğin sarsılması kaleminin kaybıFesih belgesi ve yeni gelir belgelerini tazminat dosyasına eklemek
İşverenden alınan kıdem tazminatının kazadan istenecek tazminatı karşıladığını sanmakKazaya sebep olanlara karşı talebin ileri sürülmemesiİki ilişkiyi ayrı ayrı takip etmek

Sıkça Sorulan Sorular

Trafik kazası sonrası raporluyken işten çıkarılabilir miyim?

Bekleme süresi içinde çıkarılamazsınız. İş Kanunu m.25/I uyarınca kaza hâlinde işverenin bildirimsiz fesih hakkı, m.17’deki bildirim sürelerinin altı hafta aşılmasından sonra doğar; m.18/3-f de bu süre içindeki geçici devamsızlığın geçerli fesih sebebi olmadığını düzenler.

Raporlu olduğum süre ne kadar uzarsa işten çıkarılabilirim?

Bekleme süresi kıdeme göre değişir: altı aydan az kıdemde 8 hafta, altı ay ile bir buçuk yıl arasında 10 hafta, bir buçuk ile üç yıl arasında 12 hafta, üç yıldan fazla kıdemde 14 haftadır. Sözleşmeyle bildirim süreleri artırılmışsa bekleme süresi de uzar.

Raporlu olduğum dönemde işveren maaş öder mi?

İş Kanunu m.25/I’in son cümlesine göre iş sözleşmesinin askıda kaldığı süreler için ücret işlemez. Şartları varsa SGK’dan geçici iş göremezlik ödeneği alınır; iş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde daha lehe bir hüküm varsa o uygulanır.

Bekleme süresi dolduktan sonra çıkarılırsam kıdem tazminatı alır mıyım?

Evet. Bu fesih haklı fesih olduğundan ihbar tazminatı ödenmez; ancak sağlık sebepli fesih ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık hâllerinden olmadığından, 1475 sayılı Kanun m.14 uyarınca en az bir yıllık kıdemi olan işçiye kıdem tazminatı ödenir.

Bekleme süresi içinde çıkarıldım, işe iade davası açabilir miyim?

Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde en az altı aylık kıdemle ve belirsiz süreli sözleşmeyle çalışıyorsanız iş güvencesi kapsamındasınız. Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmanız, anlaşma olmazsa iki hafta içinde işe iade davası açmanız gerekir.

Kalıcı maluliyetle işe döndüm, eski işimi yapamıyorum. İşveren beni çıkarabilir mi?

5378 sayılı Kanun engelliliğe dayalı ayrımcılığı yasaklar ve işverenlerin makul düzenleme yapmasını zorunlu kılar. Geçerli sebeple fesihte feshin son çare olması ve başka bir işte çalıştırma imkânının araştırılması gerekir. İşverene yazılı olarak uygun görev veya düzenleme talebinde bulunmanız önemlidir.

Makul düzenleme ne demektir?

5378 sayılı Kanun’un tanımına göre engellilerin hak ve özgürlüklerden diğer bireylerle eşit şekilde yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirlerdir. Çalışma saatlerinin düzenlenmesi, uygun ekipman veya başka bir göreve verilme bu kapsamda olabilir.

Sağlık kurulu ‘çalışmasında sakınca var’ dedi, işten çıkarılabilir miyim?

İş Kanunu m.25/I-b, hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğunun ve işyerinde çalışmada sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanmasını haklı fesih sebebi sayar. İki şart birlikte aranır ve raporun işçinin fiilen yaptığı işi değerlendirmesi gerekir; bu fesihte de kıdem tazminatı ödenir.

Kalıcı maluliyet nedeniyle işimi yapamıyorum, kendim ayrılırsam kıdem alır mıyım?

İş Kanunu m.24/I-a, işin yapılmasının işçinin sağlığı için tehlikeli olması hâlinde işçiye haklı fesih hakkı tanır; bu fesihte en az bir yıllık kıdem şartıyla kıdem tazminatı ödenir. Sağlık durumunun hekim raporuyla belgelenmesi ve fesih bildiriminin yazılı ve gerekçeli yapılması gerekir.

İşimi kaybettiğim için kazaya sebep olan kişiden tazminat isteyebilir miyim?

Evet. TBK m.54 kazanç kaybını ve ekonomik geleceğin sarsılmasını tazmin edilecek zararlar arasında sayar. Kaza nedeniyle işini kaybeden veya daha düşük gelirli bir işe geçen mağdur, kazayla illiyet bağı kurulabildiği ölçüde bu kaybı sürücü, işleten ve sigortacıdan isteyebilir.

İşverenden kıdem tazminatı aldım, kazadan tazminat hakkım biter mi?

Hayır. Kıdem tazminatı iş sözleşmesinden doğan bir haktır; kazaya sebep olanlardan istenecek bedensel zarar tazminatı ise ayrı bir hukuki ilişkiye dayanır. İki talep birbirinin yerine geçmez ve süreleri de ayrı ayrı işler.

Kaza hafta sonu kendi aracımla oldu, yine bekleme süresi uygulanır mı?

Evet. İş Kanunu m.25/I’deki bekleme süresi kazanın iş kazası olup olmamasına bakmaksızın kaza hâlleri için uygulanır. Kazanın işle bağlantılı olup olmaması, sosyal güvenlik ödeneği ve işverenin sorumluluğu bakımından fark yaratır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 4857 sayılı İş Kanunu (m.5, 17, 18, 20, 21, 24, 25, 30, ek m.3), 1475 sayılı İş Kanunu m.14, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun (m.3, m.14 ve ayrımcılık yasağı), 5510 sayılı Kanun (m.13, 18), 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.54 ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (m.97, 109) hükümlerine dayanır. Bireysel ve toplu iş sözleşmelerindeki lehe hükümler saklıdır; hesap örnekleri varsayımsaldır. Somut durumunuz için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk