Yaya Hakları ve Yaya Kazasında Sorumluluk 2026: Geçiş Önceliği, Kusur Paylaşımı, Tazminat ve Ceza
04 Eylül 2026

Yaya Hakları ve Yaya Kazasında Sorumluluk 2026: Geçiş Önceliği, Kusur Paylaşımı, Tazminat ve Ceza

Yaya geçidinde yayaya yol vermemek 2026’da sadece bir nezaket ihlali değil, ağır bir trafik ihlalidir; buna karşılık yayanın da uyması gereken kurallar vardır ve bunlara aykırılık kaza hâlinde tazminatının indirilmesine yol açar. Bu rehberde yayanın haklarını, sürücünün yükümlülüklerini, yaya kazasında kusurun nasıl paylaştırıldığını ve tazminat ile ceza sürecini anlatıyoruz. Ankara’da yaya kazası dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • Yaya geçidinde geçiş önceliği yayanındır; sürücü yavaşlamak, gerekirse durmak zorundadır.
  • Okul geçidi, görevli işareti ve ışıklı düzenlemelerde yayanın önceliği daha da güçlüdür; bu noktalarda sürücünün öngörü yükümlülüğü artar.
  • Yaya da kurallara tabidir: geçit varsa geçidi kullanmak, kırmızı ışıkta geçmemek, taşıt yolunda yürümemek zorundadır.
  • Kazada kusur, sürücünün dikkat ve hız yükümlülüğü ile yayanın kural ihlali karşılaştırılarak paylaştırılır; yayanın kusuru tazminatta indirim sebebidir.
  • Yaya kazasında sürücü hakkında taksirle yaralama veya öldürme suçundan soruşturma yürütülür; tazminat davası ise sürücü, işleten ve sigortaya karşı açılır.

Yayanın hakları: geçiş önceliği nerede başlar?

Karayolları Trafik Kanunu, yayaları trafiğin en korunmasız unsuru sayar ve onlara belirli noktalarda mutlak geçiş önceliği tanır. Bu öncelik, yaya geçidi çizgilerinin bulunduğu noktalarda, ışıklı kavşaklarda yaya ışığı yeşilken, okul geçitlerinde ve görevlinin işaretiyle geçiş verildiği hâllerde doğar. Öncelik, sürücüye iki ayrı yükümlülük yükler: yaklaşırken hızını azaltmak ve geçitte yaya varsa durmak.

Uygulamada tartışma çoğu zaman “yaya geçide adım atmıştı mı” sorusunda düğümlenir. Kural, yayanın geçide girmiş olması hâlinde sürücünün durmak zorunda olduğudur; geçidin kenarında bekleyen ve geçme niyetini gösteren yaya bakımından da sürücüden yavaşlaması ve geçişe imkân tanıması beklenir. Kavşaklarda sağa ya da sola dönen sürücü, döneceği yoldaki yaya geçidinden geçen yayalara yol vermek zorundadır; dönüş sırasında yayaya çarpma, en sık rastlanan kusur tablolarından biridir. Kavşak düzenlerinin nasıl işlediğini kavşak türleri nelerdir yazısında anlattık.

Yayanın yükümlülükleri

Hak ile yükümlülük birlikte yürür. Kanun, yayalara da açık kurallar getirir ve bu kurallara aykırılık idari yaptırım doğurur; daha önemlisi, kaza hâlinde yayanın tazminatının indirilmesine yol açar.

Yayanın yükümlülüğüAykırılığın tipik hâliKazadaki etkisi
Yaya yolu ve kaldırımı kullanmakKaldırım varken taşıt yolunda yürümekTali kusur; indirim sebebi
Yakında geçit varsa geçidi kullanmakGeçit yakınken yolun ortasından geçmekKusur oranını belirgin biçimde artırır
Yaya ışığına uymakKırmızı yanarken geçide girmekAsli kusur olarak değerlendirilebilir
Ani ve öngörülemez hareket etmemekPark hâlindeki araçların arasından fırlamakSürücünün fren mesafesi tartışılır
Otoyola girmemekOtoyolda yürümek veya karşıya geçmekAğır kusur; tazminatta yüksek indirim
Görünürlüğü sağlamakGece, aydınlatmasız yolda koyu kıyafetle yürümekKusur paylaşımında dikkate alınır

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Bu tablo, yayanın kural ihlalinin sürücüyü otomatik olarak kurtardığı anlamına gelmez. Sürücünün, yolun ve trafiğin durumuna göre hızını ayarlama ve öngörülü davranma yükümlülüğü devam eder; özellikle çocuk, yaşlı ve engelli yayaların bulunduğu bölgelerde bu yükümlülük ağırlaşır. Bilirkişi raporlarında sık kullanılan ölçüt, sürücünün olayı görebileceği mesafe ile fren mesafesinin karşılaştırılmasıdır.

Çocuk, yaşlı ve engelli yayalar

Kanun, çocukların, yaşlıların ve engellilerin bulunduğu yerlerde sürücüye özel dikkat yükler. Çocukların ani hareket edebileceği kabul edilen bir gerçektir; okul çevresi, park ve oyun alanı yakınında hızın buna göre ayarlanması beklenir. Bu nedenle okul çevresinde meydana gelen kazalarda, çocuğun geçit dışından koşarak yola girmesi hâlinde bile sürücüye çoğunlukla kusur verilir; kusursuzluk savunması ancak sürücünün öngörülemeyecek bir durumla karşılaştığını ispatlamasıyla mümkündür.

Çocuğun yaşının küçüklüğü, kusur değerlendirmesini de etkiler. Ayırt etme gücü bulunmayan küçük yaştaki çocuğa kusur atfedilmesi hukuken tartışmalıdır; bu hâllerde gözetim yükümlülüğü bulunan veli ya da öğretmenin ihmali gündeme gelir. Çocuğun okul veya kreş ortamında zarar görmesi hâlinde kurumun sorumluluğunu çocuğum okulda veya kreşte yaralandı yazısında, okul servisiyle ilgili kuralları ise okul servisi kuralları ve cezaları rehberinde ele aldık.

Sürücünün yükümlülükleri ve ihlalin sonuçları

Yaya güvenliğine ilişkin sürücü yükümlülükleri dört başlıkta toplanır: yaya geçidinde önceliği vermek, yerleşim yeri içinde hızını yaya trafiğine göre ayarlamak, dönüşlerde yaya geçidini kontrol etmek ve yaya yolunu işgal etmemek. Yaya yolunun ve kaldırımın araçla işgali, hem trafik ihlali hem de belediye zabıtasının yaptırım alanına giren bir eylemdir; kaldırıma park eden aracın yayayı taşıt yoluna inmeye zorlaması, sonrasında yaşanan kazada araç sahibinin kusurunu doğurabilir. Zabıta işlemlerine karşı hangi yolların açık olduğunu zabıta işlemleri: işgal cezası ve itiraz yazısında anlattık.

Yayaya yol vermeme ihlali, idari para cezasının yanında ceza puanı da doğurur; bir yıl içinde 100 puana ulaşan sürücünün belgesi geri alınır. Puan tablosunu trafik ceza puanı rehberinde verdik. Yerleşim yeri içinde hız sınırının aşılması hâlinde ayrıca kademeli hız cezası uygulanır; kademeleri hız sınırı ihlali cezaları 2026 yazısında bulabilirsiniz.

Yaya kazasında kusur nasıl belirlenir?

Yaya kazalarında kusur, tek bir kurala değil, olayın bütününe bakılarak belirlenir. Kolluk tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ilk değerlendirmedir; ancak bağlayıcı değildir. Ceza soruşturmasında ve tazminat davasında kusur, bilirkişi incelemesiyle yeniden belirlenir. İnceleme şu unsurlara dayanır:

  • Çarpma noktası: Yaya geçidi üzerinde mi, geçidin kaç metre uzağında mı?
  • Sürücünün hızı: Fren izleri, araç hasarı ve varsa takip sistemi kayıtlarından hesaplanır.
  • Görüş mesafesi: Sürücünün yayayı ne zaman görebileceği; park hâlindeki araçlar, ağaç, direk gibi engeller.
  • Yayanın hareketi: Yürüyerek mi koşarak mı, ışığa uygun mu, geçitten mi geçmiş?
  • Aydınlatma ve hava durumu: Gece, yağmur, sis gibi koşullarda hız yükümlülüğü ağırlaşır.
  • Yol kusuru: Yaya geçidi çizgilerinin silik olması, aydınlatmanın yetersizliği ya da geçidin uygun konumlandırılmaması hâlinde yolun bakımından sorumlu idareye de kusur verilebilir.

Kusur oranı tazminatın doğrudan belirleyicisidir: yayanın kusuru oranında tazminattan indirim yapılır. Bu indirime karşı nasıl beyanda bulunulacağını müterafik kusur indirimine karşı beyan dilekçesi örneği yazısında, kusur oranının hesabını ise asli kusur ve tali kusur rehberinde ele aldık. Kendi olayınız için kusur oranı bulma aracını kullanabilirsiniz.

Yaya kazasında tazminat: kimler, neyi isteyebilir?

Yaralanan yaya, tedavi giderlerini, çalışma gücü kaybından doğan kazanç kaybını, sürekli sakatlık hâlinde iş göremezlik tazminatını, bakıcı giderini ve manevi tazminatı isteyebilir. Ölüm hâlinde ise ölenin desteğinden yoksun kalan eş, çocuklar ve şartları varsa anne-baba destekten yoksun kalma tazminatı; yakınlar ayrıca manevi tazminat talep eder. Cenaze ve defin giderleri de tazminat kalemleri arasındadır.

Muhatap üç halkadır: kusurlu sürücü, aracın işleteni ve zorunlu trafik sigortası. Zorunlu sigorta bedeni zararları poliçe limitleri içinde karşılar; manevi tazminat poliçe kapsamı dışındadır ve doğrudan sorumlulardan istenir. Aracın poliçesi yoksa bedeni zararlar Güvence Hesabı’ndan karşılanır ve ödenen tutar işletenden geri alınır; bu mekanizmayı zorunlu trafik sigortası olmadan araç kullanma yazısında anlattık. Yaya ve motosiklet kazalarında müterafik kusur indiriminin nasıl karşılandığını yaya ve motosiklet kazasında tazminat yazısında inceledik.

Zamanaşımı bakımından kural, zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıldır. Kaza aynı zamanda suç oluşturuyorsa ve o suç için ceza kanununda daha uzun bir dava zamanaşımı öngörülmüşse, tazminat talebinde de bu uzun süre uygulanır. Eski tarihli kazalarda dava imkânını eski trafik kazası için hâlâ tazminat davası açabilir miyim yazısında ele aldık.

Ceza boyutu: taksirle yaralama ve öldürme

Yayaya çarpan sürücü hakkında, yaralanma hâlinde taksirle yaralama, ölüm hâlinde taksirle öldürme suçundan soruşturma yürütülür. Taksirle yaralamanın basit hâli şikâyete bağlıdır; bilinçli taksir hâlinde ve nitelikli sonuçlarda ise savcılık resen soruşturur. Alkollü araç kullanma, aşırı hız, kırmızı ışık ihlali gibi durumlar bilinçli taksir değerlendirmesini güçlendirir ve cezayı artırır. Taksirle yaralama suçunun kapsamını ve cezalarını trafik kazasında yaralama: taksirle yaralama suçu yazısında ayrıntılı anlattık.

Ceza davası ile tazminat davası birbirinden bağımsız yürür; ancak ceza dosyasındaki kusur tespiti, hukuk davasında güçlü bir delildir. Şikâyetten vazgeçmek, şikâyete bağlı suçlarda ceza davasını düşürür ama tazminat hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz; buna karşılık imzalanan ibraname veya sulh anlaşması tazminat talebini sınırlayabilir. Bu nedenle kaza sonrası imzalanan belgelerin içeriği dikkatle okunmalıdır. Kaza sonrası hangi dilekçenin ne zaman verileceğini trafik kazasından sonra hangi dilekçe, ne zaman yol haritamızda topladık.

Yaya kazasında ceza tutarları ve idari yaptırımlar

Yaya güvenliğine ilişkin ihlaller iki grupta cezalandırılır: sürücüye yönelik ihlaller ve yayanın kendi kural ihlalleri. Sürücü tarafında en sık uygulanan yaptırımlar, yaya geçidinde geçiş hakkını vermemek, yaya yolunu ve kaldırımı işgal edecek şekilde park etmek, okul geçidinde görevlinin işaretine uymamak ve yerleşim yeri içinde hız sınırını aşmaktır. Bunların her biri ayrı bir tutanağa konu olur; aynı olayda birden fazla ihlal tespit edilirse tutanaklar da birden fazla olur. Yaya tarafında ise taşıt yolunda yürümek, geçit varken başka yerden karşıya geçmek ve otoyola girmek gibi ihlaller için daha düşük tutarlı idari para cezaları öngörülmüştür; uygulamada bu cezalar nadiren kesilse de, kaza hâlinde aynı kural ihlali kusur değerlendirmesinde doğrudan etkili olur.

Trafik idari para cezalarında ortak kurallar geçerlidir: tebliğden itibaren on beş gün içinde ödemede dörtte bir indirim uygulanır, aynı süre içinde Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz edilebilir ve ödemek itiraz hakkını düşürmez. Ekonomik durumu elverişsiz olanlar için Kabahatler Kanunu uyarınca bir yıl içinde dört eşit taksit talep edilebilir. Ödenmeyen cezalar gecikme zammıyla takip edilir ve süreç sonunda banka hesabına e-haciz uygulanabilir. Ceza tutarlarını ve indirimli hâllerini trafik cezası hesaplama aracıyla görebilir, itiraz dilekçesinin şeklini trafik cezasına itiraz dilekçesi yazımızdan alabilirsiniz.

Yaya kazasında bilirkişi raporuna itiraz

Kusur oranını fiilen belirleyen belge bilirkişi raporudur; bu nedenle rapora karşı beyan hakkının kullanılması dosyanın en kritik aşamasıdır. Rapor tebliğ edildikten sonra taraflara itiraz için süre verilir ve bu süre içinde sunulmayan itirazlar sonradan dinlenmeyebilir. İtirazın işe yaraması için rapordaki teknik varsayımların somut olarak çürütülmesi gerekir. Uygulamada en verimli itiraz noktaları şunlardır: çarpma noktasının yanlış belirlenmesi, sürücünün hızının fren izlerine göre eksik hesaplanması, görüş mesafesinin olay yerindeki engeller dikkate alınmadan geniş varsayılması, gece görüş koşullarının ve aydınlatmanın hesaba katılmaması ve yaya geçidine olan mesafenin hatalı ölçülmesi.

İtiraz dilekçesinde yalnızca “rapora katılmıyoruz” demek yeterli değildir; hangi verinin hangi belgeyle çeliştiği gösterilmelidir. Olay yeri fotoğrafları, kamera kayıtları, tanık beyanları ve varsa özel bilirkişi görüşü bu aşamada sunulur. Ek rapor ya da yeni bilirkişi heyetinden rapor alınması talep edilebilir; mahkeme, çelişkinin giderilmesi gerektiğini görürse bu talebi kabul eder. Müterafik kusur indirimine karşı nasıl beyanda bulunulacağını ve hangi argümanların kullanılacağını müterafik kusur indirimine karşı beyan dilekçesi örneğimizde ayrıntılı gösterdik. Kusur oranının bir puanlık değişimi bile yüksek tutarlı dosyalarda önemli fark yarattığından, bu aşamada acele edilmemelidir.

Sigorta şirketiyle görüşme ve erken teklif tuzağı

Yaya kazalarında sigorta şirketleri çoğu zaman dosya kapanmadan, tedavi henüz sürerken bir ödeme teklifiyle gelir. Bu teklif hızlı ve pratik görünür; ancak iki riski vardır. Birincisi, tedavi tamamlanmadan sürekli sakatlık oranı belirlenemez; erken imzalanan ibraname, sonradan ortaya çıkan kalıcı zararların talebini engelleyebilir. İkincisi, teklif genellikle yalnızca zorunlu sigorta kapsamındaki kalemleri içerir; manevi tazminat ve poliçe limitini aşan zararlar bu hesabın dışındadır. Bu nedenle imzalanacak belgenin “ibra” mı yoksa “kısmi ödeme makbuzu” mu olduğu dikkatle okunmalıdır.

Sigortaya başvururken sunulacak belgeler dosyanın hızını belirler: kaza tespit tutanağı, hastane ve tedavi evrakı, epikriz, fatura ve reçeteler, gelir durumunu gösteren belgeler ve varsa maluliyet raporu. Şirket sekiz iş günü içinde ödeme yapmakla yükümlüdür; eksik ödeme veya ret hâlinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir ya da doğrudan dava açılabilir. Tahkim yolu daha hızlıdır ve masrafı düşüktür; ancak parasal sınırlar ve karar kesinliği bakımından farklı kuralları vardır. Poliçesiz araçlarda ise başvuru Güvence Hesabı’na yapılır ve süreç benzer belgelerle yürür.

Kaza anında yapılması gerekenler

AdımYaya ve yakınları içinSürücü için
İlk dakikalar112’yi arayın; yaralıyı zorunlu olmadıkça hareket ettirmeyinOlay yerinden ayrılmayın; yardım çağırın
Olay yeriAraç konumu, fren izi ve geçit çizgilerini fotoğraflayınAracı, kolluk gelene kadar mümkünse hareket ettirmeyin
Tanıklarİsim ve telefon alın; tanık ifadesi kusuru değiştirirAynı şekilde tanık bilgisi alın
Kamera kayıtlarıÇevredeki iş yeri ve belediye kameralarını tespit edin; kayıt süresi kısadırAraç kamerası kaydını silmeyin
Sağlık raporuHastaneye başvurun; rapor, yaralanma derecesini belirlerAlkol ve uyuşturucu testine itiraz süreci farklıdır
Sonraki günlerSigortaya ve gerekirse Güvence Hesabı’na başvurunSigorta şirketinize ihbarda bulunun

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Kamera kayıtlarının saklama süresi çoğu sistemde kısadır; olaydan sonraki ilk günlerde kaydın istenmesi hayati önemdedir. Kayıt talebi savcılık ya da mahkeme aracılığıyla yapılabilir. Kaza tespit tutanağına katılmıyorsanız itiraz yolunu kaza tespit tutanağına itiraz yazısında anlattık.

Çarpıp kaçan sürücü ve faili bulunamayan yaya kazası

Yaya kazalarının bir bölümünde sürücü olay yerinden ayrılır. Bu durumda iki süreç aynı anda yürür. Birincisi cezaidir: kazadan sonra yaralıya yardım etmeden olay yerini terk etmek, taksirle yaralama suçunun yanında yardım yükümlülüğünün ihlaline ilişkin sorumluluğu da gündeme getirir ve failin bulunması hâlinde cezayı ağırlaştırır. İkincisi tazminata ilişkindir: aracın plakası tespit edilebiliyorsa zorunlu trafik sigortası devreye girer; plaka tespit edilemiyorsa mağdurun bedeni zararları Güvence Hesabı’ndan karşılanır. Aracın hiç bulunamadığı hâllerde maddi hasar kural olarak kapsam dışında kalır, ancak bedensel zararlar için başvuru yolu açıktır.

Failin bulunması büyük ölçüde ilk günlerdeki delil toplamaya bağlıdır. Çevredeki iş yeri kameraları, kent güvenlik yönetim sistemi kayıtları, plakayı gören tanıklar ve araç parçaları belirleyicidir. Kamera kayıtlarının saklama süresi çoğu sistemde birkaç haftadır; bu nedenle şikâyet dilekçesinde kayıtların derhâl temini açıkça talep edilmelidir. Aracın parçası olay yerinde kalmışsa, marka ve model tespiti için muhafaza altına alınması istenmelidir. Güvence Hesabı’na başvuruda kolluk tutanağı, hastane evrakı ve failin bulunamadığına ilişkin belgeler istenir; başvuru için öngörülen süreler kaçırılmamalıdır.

Yol kusuru: idarenin sorumluluğu

Yaya kazalarında sorumluluk her zaman sürücü ile yaya arasında paylaşılmaz. Yaya geçidi çizgilerinin silinmiş olması, geçidin aydınlatılmaması, yaya butonlu ışığın çalışmaması, kaldırımın kullanılamaz hâlde olması ya da inşaat nedeniyle yayanın taşıt yoluna zorlanması hâllerinde yolun bakımından sorumlu idare de kusurlu bulunabilir. Bu durumda idareye karşı tam yargı davası açılır ve kusur, sürücü ile idare arasında paylaştırılır. İdareye başvuru süreleri ve dava usulü, adli yargıdakinden farklıdır; bu nedenle yaya kazası dosyalarında yol kusuru ihtimali baştan değerlendirilmelidir.

Yaya kazası sonrası kontrol listesi

  1. Sağlık raporunu alın; yaralanma derecesi hem ceza hem tazminat için belirleyicidir.
  2. Olay yeri fotoğraflarını, özellikle geçit çizgilerini ve araç konumunu saklayın.
  3. Tanık bilgilerini toplayın; kusur çoğu zaman tanık beyanıyla değişir.
  4. Çevredeki kameraların kaydını ilk günlerde talep edin.
  5. Aracın sigortasını plaka üzerinden sorgulayın; poliçesizse Güvence Hesabı yolu açıktır.
  6. Kaza tespit tutanağına katılmıyorsanız itiraz edin ve bilirkişi incelemesi isteyin.
  7. Yol kusuru ihtimali varsa idareye başvuru süresini kaçırmayın.
  8. İmzalayacağınız ibraname veya sulh belgesini önce hukuken değerlendirin.

Sık sorulan sorular

Yaya geçidinde önceliğin kimde olduğu nasıl belirlenir?

Yaya geçidinde geçiş önceliği yayanındır; sürücü yaklaşırken yavaşlamak, geçitte yaya varsa durmak zorundadır.

Yaya kırmızı ışıkta geçerse sürücü kusursuz sayılır mı?

Hayır. Yayanın ihlali kusur oranını değiştirir, ancak sürücünün hızını ayarlama ve öngörülü davranma yükümlülüğü devam eder; kusur paylaştırılır.

Yayanın kusuru tazminatı ne kadar düşürür?

Kusur oranı kadar indirim yapılır. Oran, çarpma noktası, hız, görüş mesafesi ve yayanın hareketine göre bilirkişi incelemesiyle belirlenir.

Çocuğa çarpan sürücü her zaman kusurlu mudur?

Çocukların bulunduğu bölgelerde sürücünün öngörü yükümlülüğü ağırdır; çoğunlukla kusur verilir. Kusursuzluk, öngörülemez bir durumun ispatına bağlıdır.

Kaldırıma park eden araç kazadan sorumlu olur mu?

Yayanın taşıt yoluna inmek zorunda kalmasına yol açan işgal, sonraki kazada araç sahibinin kusurunu doğurabilir ve ayrıca zabıta yaptırımına konudur.

Yaya kazasında hangi tazminatlar istenebilir?

Tedavi giderleri, kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve manevi tazminat; ölüm hâlinde destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze giderleri.

Aracın sigortası yoksa yaya tazminatını kimden alır?

Bedeni zararlar zorunlu sigorta limitleri içinde Güvence Hesabı’ndan karşılanır; ödenen tutar işletenden geri alınır.

Yaya kazasında zamanaşımı ne kadar?

Kural olarak zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıl; kaza suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımı uygulanabilir.

Şikâyetten vazgeçersem tazminat hakkım biter mi?

Hayır. Şikâyetten vazgeçme şikâyete bağlı suçlarda ceza davasını düşürür; tazminat hakkı ayrıdır. Ancak imzalanan ibraname talebi sınırlayabilir.

Yaya geçidi silikse kim sorumlu?

Yolun bakımından sorumlu idare kusurlu bulunabilir; bu hâlde idareye karşı tam yargı davası açılır ve kusur paylaştırılır.

Kaza tespit tutanağı kusuru kesin olarak belirler mi?

Hayır. Tutanak ilk değerlendirmedir; kusur, ceza ve hukuk dosyasında bilirkişi incelemesiyle yeniden belirlenir.

Yaya kazasında kamera kaydı nasıl temin edilir?

Kayıtların saklama süresi kısadır; ilk günlerde savcılık veya mahkeme aracılığıyla talep edilmelidir.

Çarpıp kaçan sürücü bulunamazsa yaya ne yapabilir?

Plaka tespit edilemiyorsa bedeni zararlar Güvence Hesabı’ndan karşılanır; kamera kayıtlarının ilk günlerde talep edilmesi failin bulunması için belirleyicidir.

Sigortanın erken ödeme teklifini kabul etmeli miyim?

Tedavi tamamlanmadan sürekli sakatlık oranı belirlenemez; imzalanan belgenin ibraname mi kısmi ödeme makbuzu mu olduğu dikkatle okunmalıdır.

Bilirkişi raporundaki kusur oranına itiraz edebilir miyim?

Evet. Rapor tebliğinden sonra verilen süre içinde, hangi verinin hangi belgeyle çeliştiği gösterilerek itiraz edilir; ek rapor veya yeni heyet talep edilebilir.

Yayaya yol vermemek ceza puanına işler mi?

Evet. Ceza puanı yönetmelik ekindeki tabloya göre işlenir; bir yılda 100 puana ulaşan sürücünün belgesi geri alınır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili mevzuata dayanır. Somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk