25 Ekim 2026

Nafaka Borcu Sicile İşler mi? Memuriyete ve İşe Etkisi (İİK 344, 5352 m.5, 657 m.48 ve m.125, TCK 233)

Hayır. Nafaka borcu ve bu borç nedeniyle verilen tazyik hapsi adli sicile işlenmez. Adli Sicil Kanunu, disiplin veya tazyik hapsine ilişkin kararların adli sicile kaydedilmeyeceğini açıkça düzenler (5352 s.K. m.5/1-b); infaz yönetmeliği de bu kararların tekerrüre esas olmayacağını ve adli sicil kayıtlarına işlenmeyeceğini belirtir. Bu nedenle tazyik hapsi, 657 sayılı Kanunun 48. maddesindeki memur olma şartlarına engel değildir. Buna karşılık iki risk vardır: Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olan memur kınama cezası alabilir (657 s.K. m.125/B-k). Aile hukukundan doğan bakım yükümlülüğünü yerine getirmeme ayrıca TCK 233 kapsamında suç oluşturabilir ve bu suçtan kesinleşen mahkûmiyet adli sicile kaydedilir. Ücrete haciz gelmesi ise kanunda iş sözleşmesinin haklı fesih sebepleri arasında sayılmamıştır.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Güncel durum (25 Ekim 2026). Adli Sicil Kanununun 5. maddesi ile 657 sayılı Kanunun 48 ve 125. maddelerinde konuyu değiştiren yeni bir düzenleme tespit etmedik. 7593 sayılı Kanunla (RG 18.08.2026, 33344) TCK 233/1’deki ceza “üç aydan iki yıla kadar” hapis olarak artırılmıştır; bu tarihten önceki fiillere lehe olan önceki hüküm uygulanır (TCK m.7/2). İkincil kaynaklara göre 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun İİK 344’e dokunmamıştır. Ceza artışının ayrıntıları için aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçu yazımıza bakabilirsiniz.

Nafaka borcu kariyerinizi etkiliyor mu? Birlikte değerlendirelim

Disiplin soruşturması savunması, kınama cezasına itiraz, TCK 233 şikâyeti veya maaş haczi nedeniyle işten çıkarma: dosyanıza uygun yolu belirleyelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

İçindekiler

Kısa Cevaplar

Tablo: Nafaka borcunun sicile, memuriyete ve işe etkisi hakkında kısa cevaplar

SoruKısa cevapDayanak
Nafaka borcu sicile işler mi?Hayır; borç bir suç değildir5352 s.K. m.4
Tazyik hapsi sabıka kaydı oluşturur mu?Hayır5352 s.K. m.5/1-b
Tazyik hapsi tekerrüre esas olur mu?Hayırİnfaz Yönetmeliği m.145/4
Tazyik hapsi memur olmaya engel mi?Hayır657 s.K. m.48/A-5
Memur nafakayı ödemezse disiplin cezası alır mı?Kasten ödemezse kınama657 s.K. m.125/B-k
TCK 233 mahkûmiyeti sicile işler mi?Evet, kesinleşirse5352 s.K. m.4
TCK 233’te HAGB verilirse?Ayrı sisteme kaydedilir; yalnız yargı mercileri görür5352 s.K. m.6; CMK m.231
Bir yıl veya üzeri TCK 233 cezası?Memuriyete engel olabilir657 s.K. m.48/A-5
Maaşa haciz gelmesi işten çıkarma sebebi mi?Haklı fesih sebebi olarak sayılmamış4857 s.K. m.25
Kınama cezası sicilden silinir mi?Beş yıl sonra başvuruyla657 s.K. m.133 (ikincil kaynak)
Eşin borcu benim kaydımı etkiler mi?Hayır; yakının kaydı istenemez5352 s.K. m.10/2

Nafaka borcunun icra yoluyla tahsilini nafaka borcunu ödememe ve tazyik hapsi, yurt dışına çıkışa etkisini nafaka borcu yüzünden yurt dışına çıkış yasağı konur mu yazılarımızda ele aldık.

Adli Sicile Neler Kaydedilir? 5352 Sayılı Kanun m.4 ve m.5

Adli Sicil Kanunu, amacını kesinleşmiş ceza ve güvenlik tedbirlerine mahkûmiyete ilişkin bilgilerin toplanması ve saklanması olarak tanımlar (5352 s.K. m.1). Kanunun 4. maddesine göre Türk mahkemeleri tarafından verilmiş ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri adli sicile kaydedilir; hapis cezası, ertelenen hapis cezasının denetim süresi, adli para cezası ve hak yoksunluklarına ilişkin kararlar bu kapsamdadır.

Kanunun 5. maddesi ise bazı kararları bilinçli olarak sicilin dışında tutar: Türk mahkemeleri tarafından verilmiş olsa bile disiplin suçlarına ve sırf askerî suçlara ilişkin mahkûmiyet hükümleri, “Disiplin veya tazyik hapsine ilişkin kararlar” ve idari para cezasına ilişkin kararlar adli sicile kaydedilmez (5352 s.K. m.5/1). Nafaka borcunun kendisi bir mahkûmiyet olmadığı gibi, ödenmemesi hâlinde İİK 344 uyarınca verilen tazyik hapsi de bu açık hüküm nedeniyle sicile girmez.

Bir karışıklığa dikkat çekmek gerekir. Kanunun 4. maddesinde “adlî para cezasının tazyik hapsi suretiyle” infazından da söz edilir. Bu ibare, bir suçtan verilen adli para cezasının ödenmemesi hâlindeki infazla ilgilidir; nafaka nedeniyle İİK 344’e göre verilen tazyik hapsiyle karıştırılmamalıdır.

Tablo: Adli sicile kaydedilen ve kaydedilmeyen kararlar

KararSicile kayıtDayanak
Kesinleşmiş hapis cezası mahkûmiyetiKaydedilir5352 s.K. m.4/1-a
Kesinleşmiş adli para cezası mahkûmiyetiKaydedilir5352 s.K. m.4/1-c
Disiplin veya tazyik hapsi kararıKaydedilmez5352 s.K. m.5/1-b
İdari para cezasıKaydedilmez5352 s.K. m.5/1-c
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıAyrı sisteme; yalnız yargı mercilerine verilir5352 s.K. m.6
İcra takibi ve hacizSicile ilişkin bir kayıt değil5352 s.K. m.1, 4

Kişiler kendi adli sicil ve arşiv kayıtlarını güvenli kimlik doğrulama araçlarıyla sorgulayabilir; kamu kurumları da mevzuatın öngördüğü hâllerde sorgulama yapabilir (5352 s.K. m.13/2). Bir kişi hakkında karar verilirken kanunda açıkça belirtilmedikçe yakınının adli sicil ve arşiv kayıtları istenemez (5352 s.K. m.10/2).

Tazyik Hapsi Neden Sicile İşlemez? İİK 344 ve İnfaz Yönetmeliği

Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir; hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir (İİK m.344/1). Anayasa Mahkemesi bu yaptırımı incelerken “Kuralda düzenlenen tazyik hapsi, suç karşılığı uygulanan bir ceza değildir.” demiştir (AYM, 25.12.2014, E.2014/71, K.2014/200).

Bu nitelik infaz mevzuatına da yansımıştır. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğe göre “Disiplin hapsi ve tazyik hapsi kararları, tekerrüre esas olmaz, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz ve adli sicil kayıtlarına işlenmez.” (Yönetmelik m.145/4; RG 29.03.2020, 31083). Aynı Yönetmelik, tazyik hapsi kararlarının bu kararlara mahsus deftere kaydedileceğini ve kurumda ayrı kayıt tutulacağını düzenler (m.145/2-a, 145/3). Hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesine ilişkin hükümler de tazyik hapsine mahkûm olanlar hakkında uygulanmaz (m.43/6-c).

Tablo: Tazyik hapsi ile hapis cezası arasındaki fark

KonuTazyik hapsi (İİK 344)Hapis cezası
NiteliğiÖdemeye zorlama aracıSuç karşılığı ceza
Adli sicilİşlenmez (5352 m.5/1-b)İşlenir (5352 m.4)
TekerrürEsas olmaz (Yönetmelik m.145/4)Esas olabilir
Koşullu salıverilmeUygulanmazUygulanır
Ödemenin etkisiTahliye; dava ve yaptırım düşer (İİK m.344, 354)Cezayı kendiliğinden kaldırmaz
Memuriyete etkisiEngel değilŞartlarına göre engel olabilir (657 m.48)

Tazyik hapsinin şartlarını ve süreleri nafaka şikâyetinde 3 aylık süre yazımızda, birikmiş nafakanın durumunu birikmiş nafakada tazyik hapsi yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.

İcra Takibi Kaydı, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması

Nafaka için başlatılan icra takibi UYAP’ta bir icra dosyası olarak görünür; bu bir adli sicil kaydı değildir. Takibin tarafları dosyayı izleyebilir, işveren ise yalnızca kendisine gönderilen haciz yazısı kapsamında bilgi sahibi olur. İşverenin bu bilgiyi kesinti yapma amacı dışında kullanmaması gerekir.

Kamu görevine girişte ve bazı görevlere atanmada 7315 sayılı Kanun uyarınca güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılır. İkincil kaynaklara göre arşiv araştırması; adli sicil, aranma ve tahdit kayıtları, kesinleşmiş mahkeme kararları, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları ile hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların tespitini kapsar; kişi hakkında icra takibi bulunması ise tek başına olumsuz sonuç gerekçesi yapılmamalıdır. İcra ceza mahkemesinde görülen İİK 344 dosyasının bu araştırmada nasıl değerlendirileceğine ilişkin açık bir düzenleme bulunmamaktadır; böyle bir durumda tazyik hapsinin suç karşılığı ceza olmadığı ve adli sicile işlenmediği hatırlatılmalıdır.

Tablo: Nafaka borcunun hangi kayıtlarda görünebileceği

KayıtNafaka borcu görünür mü?Not
Adli sicil (sabıka) kaydıHayır5352 s.K. m.4, 5
Adli sicil arşiv kaydıHayır; sicile girmeyen karar arşive de geçmez5352 s.K. m.9
UYAP icra dosyasıEvet; takip dosyası olarakTarafların erişimine açık
İşveren haciz yazısıEvet; yalnız kesinti amacıylaİİK m.89
Arşiv araştırmasıİcra takibi tek başına sonuç doğurmamalı7315 s.K. (ikincil kaynak)
TCK 233 soruşturmasıSoruşturma ve kovuşturma kayıtlarındaCeza yargılaması kuralları

Olumsuz sonuçlanan bir güvenlik soruşturmasına karşı izlenecek yolu güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması iptal davası dilekçesi yazılarımızda anlattık.

TCK 233 Mahkûmiyeti, HAGB ve Adli Sicil

Nafaka için sicil riski icra hukukundan değil, ceza hukukundan doğar. Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi şikâyet üzerine cezalandırılır; 7593 sayılı Kanunla bu suçun cezası “üç aydan iki yıla kadar” hapis olarak artırılmıştır (TCK m.233/1; RG 18.08.2026). Bu suçtan verilen ve kesinleşen mahkûmiyet, diğer mahkûmiyetler gibi adli sicile kaydedilir (5352 s.K. m.4/1-a). İİK 344’teki tazyik hapsi ile TCK 233 arasındaki fark, sicil bakımından da belirleyicidir.

Mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verirse durum değişir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder (CMK m.231/5). Bu karar adli sicile değil, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet başsavcılığı tarafından istenmesi hâlinde verilmek üzere ayrı bir sisteme kaydedilir (5352 s.K. m.6/1). Denetim süresi yükümlülüklere uygun geçirilirse açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak düşme kararı verilir (CMK m.231/10).

Kasten işlenen bir suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak TCK 53’teki hak yoksunlukları da gündeme gelebilir. Bu sonuçların velayet ve kişisel ilişki üzerindeki etkisini sabıka kaydı velayeti etkiler mi yazımızda inceledik.

Tablo: TCK 233 dosyasının olası sonuçları ve sicile etkisi

SonuçAdli sicilDayanak
Kovuşturmaya yer olmadığı veya beraatKayıt yok5352 s.K. m.4
Şikâyetten vazgeçmeDava düşerTCK m.73
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıAyrı sistem; yalnız yargı mercileri5352 s.K. m.6; CMK m.231
Kesinleşmiş mahkûmiyetKaydedilir5352 s.K. m.4/1-a
Bir yıl veya daha fazla hapisMemuriyete engel olabilir657 s.K. m.48/A-5
18.08.2026 öncesi fiilLehe olan önceki hükümTCK m.7/2

Memuriyete Giriş: 657 Sayılı Kanun m.48/A-5

Devlet memurluğuna alınacaklarda aranan genel şartlardan biri, 657 sayılı Kanunun 48. maddesinin (A) bendinin 5 numaralı alt bendinde düzenlenmiştir. Buna göre aday, “Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile”, “kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile” devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene karşı suçlar ile “zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma” gibi sayılan suçlardan mahkûm olmamalıdır.

Bu hüküm karşısında tazyik hapsi memuriyete engel değildir; çünkü tazyik hapsi bir suçtan verilmiş hapis cezası değildir. Nafaka borcunun bulunması veya hakkında icra takibi yapılmış olması da 48. maddede sayılan şartlardan değildir. TCK 233 bakımından ise verilen cezanın süresi belirleyicidir: Bu suç maddede sayılan katalog suçlardan değildir; ancak kasten işlenen bir suç olduğundan bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet memuriyete engel olabilir. Devlet Personel Başkanlığının bir görüşüne göre katalog dışındaki bir suçtan bir yıldan az hapis cezası memuriyete engel değildir (ikincil kaynak).

48. maddedeki şartları taşımadıkları sonradan anlaşılanların veya bu şartları sonradan kaybedenlerin memurluğu sona erer (657 s.K. m.98/b). Bu nedenle görevdeki bir memur için de TCK 233 dosyasının sonucu önemlidir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ise hukuki sonuç doğurmadığından (CMK m.231/5) mahkûmiyet olarak değerlendirilmez.

Tablo: Nafaka ile bağlantılı durumların memuriyete girişe etkisi

DurumMemuriyete engel mi?Dayanak
Nafaka borcu bulunmasıHayır657 s.K. m.48
Hakkında nafaka icrası olmasıHayır657 s.K. m.48
Tazyik hapsi yatmış olmakHayır5352 s.K. m.5/1-b; AYM, K.2014/200
TCK 233’ten bir yıldan az hapisKural olarak hayır657 s.K. m.48/A-5 (DPB görüşü, ikincil)
TCK 233’ten bir yıl veya daha fazla hapisEngel olabilir657 s.K. m.48/A-5
TCK 233’te HAGBMahkûmiyet sayılmazCMK m.231/5

Görevdeki Memur Nafakayı Ödemezse: 657 m.125/B-k Kınama

Görevdeki memur bakımından asıl risk disiplin hukukundadır. 657 sayılı Kanunun 125. maddesinin (B) bendi kınama cezasını düzenler ve (k) alt bendinde şu fiili sayar: “Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak”. Nafaka ilamından doğan borç da bir borçtur; ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibi ve İİK 344 şikâyeti de yasal yoldur.

Ancak bu disiplin suçunun merkezinde “kasten” ödememe vardır. Ödeme gücü bulunduğu hâlde ödemeyen memur ile işsiz kalan eşini, hastalığını veya gelir kaybını gerekçe göstererek nafakanın azaltılması davası açmış memur aynı durumda değildir. Disiplin amiri, borcun neden ödenmediğini, memurun ödeme gücünü ve borcu kapatmaya yönelik girişimlerini araştırmalıdır. İkincil kaynaklara göre bir idare mahkemesi, icra takiplerinin kaynağının memuriyetten önceki borçlar olduğu bir dosyada, memuriyet öncesi fiilin disiplin hukuku bakımından cezalandırılamayacağını kabul etmiş ve ilişik kesme işlemini iptal etmiştir (Van 3. İdare Mahkemesi, 27.06.2019).

Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya hâlin, cezanın özlük dosyasından silinmesi için öngörülen süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır (657 s.K. m.125, son fıkralar; ikincil kaynak). Bu nedenle nafakayı tekrar tekrar ödemeyen memur kınamadan aylıktan kesmeye kadar uzanan bir yaptırımla karşılaşabilir. Aday memurlar bakımından adaylık sırasında aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alınması ilişik kesme sonucunu doğurabileceğinden risk daha yüksektir (ikincil kaynak).

Tablo: 657 m.125/B-k disiplin suçunun unsurları

UnsurNafaka bakımından anlamıSavunmada sorulacak soru
BorçNafaka ilamından doğan işleyen veya birikmiş borçBorç memuriyet sırasında mı doğdu?
Kasten ödememeÖdeme gücü varken ödememekÖdeme gücü var mıydı?
Yasal yollara başvurulmasıİcra takibi, haciz, İİK 344 şikâyetiTakip memuriyet döneminde mi?
NedensellikTakibin ödememeden kaynaklanmasıBorç sonradan ödendi mi?
TekerrürBir derece ağır cezaÖnceki ceza silinmiş mi?

Memur maaşına konulan nafaka haczinin sınırlarını memur eşle boşanma ve maaş haczi yazımızda anlattık.

Disiplin Süreci: Zamanaşımı, Savunma Hakkı ve İtiraz

Disiplin cezası verme yetkisi süreye bağlıdır. Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında fiilin öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanılmaması, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ceza verilmemesi hâlinde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar (657 s.K. m.127). Danıştay, son günün hafta sonuna veya resmî tatile denk gelmesi hâlinde sürenin ilk iş gününün mesai bitimine kadar uzadığını kabul etmiştir (ikincil kaynak, 2026 tarihli haber).

Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez ve savunma için verilecek süre yedi günden az olamaz (657 s.K. m.130). Disiplin amirlerince verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir; itiraz süresi kararın tebliğinden itibaren yedi gündür (657 s.K. m.135; ikincil kaynak). İtiraz sonucu verilen karara karşı ise idari yargı yoluna başvurulabilir; idari davalarda dava açma süresi kural olarak altmış gündür (İYUK m.7).

Tablo: Memur disiplin sürecinde süreler

İşlemSüreDayanak
Soruşturmaya başlamaÖğrenmeden itibaren bir ay657 s.K. m.127
Ceza vermeFiilden itibaren en geç iki yıl657 s.K. m.127
Savunma süresiYedi günden az olamaz657 s.K. m.130
Kınama cezasına itirazTebliğden itibaren yedi gün657 s.K. m.135 (ikincil kaynak)
İdari davaKural olarak altmış günİYUK m.7
Özlük dosyasından silinmeKınamada beş yıl sonra başvuru657 s.K. m.133 (ikincil kaynak)

Disiplin zamanaşımını hesaplamak için memur disiplin cezası zamanaşımı hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.

Özel Sektör Çalışanı: Maaş Haczi ve İşten Çıkarma

Nafaka borcu nedeniyle maaşa haciz konulması, işverenin haciz yazısına uyarak kesinti yapmasını gerektirir. Yargıtay, işleyen nafakanın tamamı üzerinden maaşa haciz konulmasında yasaya aykırılık bulunmadığını, birikmiş nafaka için ise İİK 83’teki genel kuralın uygulanacağını ve haczedilecek miktarın maaşın dörtte birinden az olamayacağını belirtmiştir (8. HD, 30.09.2014, E.2014/19264, K.2014/17556).

Ücrete haciz gelmesi, 4857 sayılı İş Kanununun 25. maddesinde işverene haklı nedenle derhal fesih imkânı veren hâller arasında sayılmamıştır. İş güvencesi kapsamındaki işçinin sözleşmesini feshetmek isteyen işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır (4857 s.K. m.18/1) ve feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükü işverene aittir (m.20/2). Maaşa nafaka haczi gelmesi tek başına bu niteliği taşıyan bir sebep olarak kanunda öngörülmemiştir.

Geçerli sebep olmadan işten çıkarılan işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak, anlaşma sağlanamazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açmak zorundadır (4857 s.K. m.20/1). Feshin geçersizliğine karar verilirse işveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmazsa en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarında tazminat ve dört aya kadar boşta geçen süre ücreti öder (m.21).

Tablo: Nafaka haczi ve iş ilişkisi

KonuKuralDayanak
İşverenin yükümlülüğüHaciz yazısına göre kesinti ve icra dosyasına ödemeİİK m.89
İşleyen nafaka için hacizAylık nafakanın tamamı üzerindenY8HD, E.2014/19264
Birikmiş nafaka için hacizGenel kural; dörtte birden az olamazİİK m.83
Haklı fesihMaaş haczi sayılmamış4857 s.K. m.25
Geçerli fesihSebep ve ispat işverende4857 s.K. m.18, 20/2
İşe iadeBir ay içinde arabuluculuk; sonra iki hafta içinde dava4857 s.K. m.20/1

Maaş haczinin oranlarını maaş ve ücret haczi ve haczedilemeyen mal ve haklar yazılarımızda ayrıntılı olarak anlattık.

Kayıtların Silinmesi: Adli Sicil, Arşiv ve Disiplin Sicili

Tazyik hapsi adli sicile hiç girmediğinden silinmesi için bir başvuru gerekmez. TCK 233’ten kesinleşmiş bir mahkûmiyet varsa farklı kurallar işler: Adli sicildeki bilgiler cezanın infazının tamamlanması, mahkûmiyeti bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikâyetten vazgeçme, ceza zamanaşımının dolması veya genel af hâlinde silinerek arşiv kaydına alınır (5352 s.K. m.9/1). Arşiv bilgileri ise kanunda sayılan özel hak yoksunlukları dışındaki mahkûmiyetlerde, kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle tamamen silinir (5352 s.K. m.12/1-c).

Memurun kınama cezası ise adli sicilde değil, özlük dosyasında yer alır. İkincil kaynaklara göre uyarma ve kınama cezaları uygulandıkları tarihten itibaren beş yıl, diğer cezalar on yıl geçtikten sonra memurun başvurusu ve bu süre içindeki davranışları dikkate alınarak özlük dosyasından silinebilir (657 s.K. m.133).

Tablo: Kayıt türlerine göre silinme

KayıtSilinmeDayanak
Tazyik hapsiSicile hiç işlenmez5352 s.K. m.5/1-b
TCK 233 mahkûmiyeti (adli sicil)İnfaz, vazgeçme, zamanaşımı veya af ile arşive5352 s.K. m.9
TCK 233 mahkûmiyeti (arşiv)Kural olarak beş yıl sonra tamamen5352 s.K. m.12/1-c
HAGB kaydıDenetim süresi iyi hâlle geçerse düşme kararıCMK m.231/10
Kınama cezasıBeş yıl sonra başvuruyla özlük dosyasından657 s.K. m.133 (ikincil kaynak)

Silinme sürelerini adli sicil silinme hesaplama aracımızla hesaplayabilir, başvuru için adli sicil ve arşiv kaydı silme dilekçesi örneğimizi kullanabilirsiniz.

Nafaka Borçlusu Kariyerini Korumak İçin Ne Yapmalı?

Nafaka borcunun sicil ve kariyer üzerindeki etkisini sınırlamanın yolu, borcu görmezden gelmek değil, hukuki araçları zamanında kullanmaktır. Gelir azaldıysa nafakanın değiştirilmesi istenmelidir: Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde irat biçimindeki nafakanın artırılması veya azaltılması istenebilir (TMK m.176/4); iştirak nafakasında da durumların değişmesi hâlinde hâkim nafakayı yeniden belirler veya kaldırır (TMK m.331). Bu dava açılmışsa tazyik hapsinin uygulanması dava sonuna bırakılabilir (İİK m.344/2).

Memur için ödeme gücünü ve borcu kapatma çabasını belgelemek, 125/B-k kapsamındaki “kasten” unsurunun tartışılmasında belirleyicidir. İcra dairesinde taksit taahhüdü verilebilir; ancak taahhüdün ihlali de ayrıca tazyik hapsine konu olabileceğinden (İİK m.340) gerçekçi bir ödeme planı yapılmalıdır. TCK 233 şikâyeti söz konusuysa, suç şikâyete bağlı olduğundan şikâyetten vazgeçme ve uzlaşma imkânları da değerlendirilmelidir.

Tablo: Borçlunun durumuna göre yapılabilecekler

DurumYapılabilecekDayanak
Gelir azaldıNafakanın azaltılması davasıTMK m.176/4, 331
Tazyik hapsi şikâyeti varUygulamanın dava sonuna bırakılmasını istemekİİK m.344/2
Ödeme güçlüğüGerçekçi taksit taahhüdüİİK m.340 riski
Disiplin soruşturmasıKast yokluğunu belgeleyen savunma657 s.K. m.125/B-k, 130
Kınama cezası verildiYedi gün içinde itiraz657 s.K. m.135
TCK 233 şikâyetiÖdeme ve şikâyetten vazgeçme görüşmesiTCK m.73, 233
Maaş haczi nedeniyle işten çıkarıldıArabuluculuk ve işe iade4857 s.K. m.20

Ödeme güçlüğündeki seçenekleri nafakayı ödeyemiyorum, taahhüt ihlalini icrada taksitle ödeme ve taahhüdü ihlal yazılarımızda topladık.

Dilekçe Örnekleri

Önemli not. Aşağıdaki dilekçeler basitleştirilmiş ve varsayımsal örneklerdir. Köşeli parantez içindeki bölümleri dosyanıza göre doldurmanız, ödeme dökümü, icra dosyası ve gelir belgelerini eklemeniz gerekir.

1. Memurun 657 m.125/B-k soruşturmasında savunma dilekçesi

[KURUM ADI] [SORUŞTURMACI / DİSİPLİN AMİRLİĞİ]NE SAVUNMA VEREN: [Ad soyad, unvan, sicil no] KONU: [Tarih] tarihli savunma istem yazısı üzerine 657 sayılı Kanunun 125/B-k maddesi kapsamındaki iddiaya karşı savunmamın sunulmasıdır. AÇIKLAMALAR 1. 657 sayılı Kanunun 125/B-k maddesi yönünden: Bu hükümde yaptırıma bağlanan fiil, borcun kasten ödenmeyerek hakkımda yasal yollara başvurulmasına neden olunmasıdır. [Tarih]ten itibaren maaşımın [tutar] TL’ye düşmesi ve [ek yükümlülükler] nedeniyle nafakanın bir kısmını ödeyememiş olmam, ödeme gücüm bulunduğu hâlde ödemekten kaçındığım anlamına gelmez. Ödemelerin önemli bölümünü düzenli olarak yaptığım ekteki dökümden açıkça görülmektedir. 2. TMK 176/4 ve İİK 344/2 maddeleri yönünden: Gelirimdeki azalma üzerine [mahkeme, esas no] sayılı dosyada nafakanın azaltılması davası açtım. Kanun koyucu bu durumda tazyik hapsinin dahi dava sonuna bırakılabileceğini kabul etmiştir; bu durum disiplin hukukunda da kast unsurunun bulunmadığını göstermektedir. 3. Borcun kapatılması yönünden: İcra dosyasındaki borç [tarih]te ödenmiş, dosya kapanmıştır [veya: taksit planına bağlanmıştır]. Soruşturmaya konu borcun bir kısmı memuriyetime başlamadan önce doğmuş olup memuriyet öncesi fiil disiplin cezasına konu edilemez. 4. 657 sayılı Kanunun 127. maddesi yönünden: İcra takibinin kuruma bildirildiği tarih [tarih] olup soruşturma [tarih]te başlatılmıştır. Bir aylık sürenin aşılıp aşılmadığının dikkate alınmasını talep ediyorum. EKLER: Ödeme dökümü; maaş bordroları; nafakanın azaltılması dava dilekçesi; icra dosyasının kapandığına dair yazı. SONUÇ VE İSTEM: Hakkımda disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesini saygıyla arz ederim. [Tarih] — [Ad soyad, imza]

2. Kınama cezasına itiraz dilekçesi (657 m.135)

[KURUM ADI] DİSİPLİN KURULU BAŞKANLIĞINA İTİRAZ EDEN: [Ad soyad, unvan, sicil no] İTİRAZ EDİLEN KARAR: [Disiplin amiri]nin [tarih] tarihli ve [sayı] sayılı kınama cezası kararı (tebliğ: [tarih]) KONU: 657 sayılı Kanunun 125/B-k maddesi uyarınca verilen kınama cezasının kaldırılması istemidir. AÇIKLAMALAR 1. 657 sayılı Kanunun 135. maddesi yönünden: Karar [tarih]te tebliğ edilmiş olup itirazım yedi günlük süre içindedir. 2. 657 sayılı Kanunun 125/B-k maddesi yönünden: Kararda nafaka borcunun ödenmediği belirtilmekle yetinilmiş, ödememenin kasten olup olmadığı araştırılmamıştır. Savunmamda sunduğum maaş bordroları ve ödeme dökümü, ödeme gücümün daraldığını ve buna rağmen ödemelerin büyük kısmını yaptığımı göstermektedir. Kast unsuru tartışılmadan ceza verilemez. 3. 657 sayılı Kanunun 130. maddesi yönünden: Savunmamda ileri sürdüğüm nafakanın azaltılması davası ve borcun kapatılması hususları kararda değerlendirilmemiştir. Savunmanın karşılanmamış olması kararı gerekçesiz bırakmaktadır. 4. Ölçülülük yönünden: Borç [tarih]te tamamen ödenmiş ve icra dosyası kapanmıştır; ceza verilmesini gerektiren bir durum kalmamıştır. EKLER: Ceza kararı ve tebliğ belgesi; savunma dilekçesi; ödeme dökümü; dava dilekçesi. SONUÇ VE İSTEM: Kınama cezasının kaldırılmasına karar verilmesini saygıyla arz ederim. [Tarih] — [Ad soyad, imza]

3. Maaşına nafaka haczi geldiği için işten çıkarılan işçinin işe iade dava dilekçesi (4857 m.18, 20, 21)

[ŞEHİR] NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE DAVACI: [Ad soyad, T.C. kimlik no, adres] VEKİLİ: [Avukat adı, adres] DAVALI: [İşveren unvanı, adres] KONU: Feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesi, işe başlatılmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin belirlenmesi istemidir. AÇIKLAMALAR 1. 4857 sayılı Kanunun 18. maddesi yönünden: Davacı [tarih]ten beri davalı işyerinde çalışmaktadır; işyerinde otuzdan fazla işçi çalışmakta olup davacı altı aydan fazla kıdeme sahiptir ve iş güvencesi kapsamındadır. 2. Fesih sebebi yönünden: Davalı, davacının iş sözleşmesini [tarih]te, ücretine [icra dairesi] tarafından nafaka nedeniyle haciz konulduğunu belirterek feshetmiştir. Ücrete haciz gelmesi, 4857 sayılı Kanunun 25. maddesinde sayılan haklı nedenlerden değildir; davacının yeterliliği, davranışı veya işin gerekleriyle ilgili bir sebep de değildir. Davalının, haciz yazılarının iş yükü yarattığını ileri sürmesi beklenebilir; ancak kesinti yapmak ve icra dairesine ödemek İİK 89 uyarınca işverene yüklenmiş kanuni bir yükümlülük olup işçinin iş güvencesini ortadan kaldıran bir sebep sayılamaz. 3. 4857 sayılı Kanunun 20/2. maddesi yönünden: Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükü davalı işverene aittir. 4. 4857 sayılı Kanunun 20/1. maddesi yönünden: Davacı süresi içinde arabulucuya başvurmuş, [tarih] tarihli son tutanakla anlaşma sağlanamamıştır. Dava son tutanaktan itibaren iki haftalık süre içinde açılmaktadır. DELİLLER: Fesih bildirimi; arabuluculuk son tutanağı; SGK hizmet dökümü; ücret bordroları; icra dairesi haciz yazısı; tanık beyanları. HUKUKİ NEDENLER: 4857 s.K. m.18, 20, 21, 25; 7036 s.K. m.3; İİK m.89 ve ilgili mevzuat. SONUÇ VE İSTEM: Feshin geçersizliğinin tespitine, davacının işe iadesine, işe başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminatın ve dört aya kadar boşta geçen süre ücreti ile diğer hakların belirlenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. [Tarih] — [Davacı vekili, imza]

Örnek Senaryolar

Uyarı. Aşağıdaki senaryolar basitleştirilmiş ve varsayımsaldır; gerçek kişilere ait değildir.

Senaryo 1: Memur hakkında nafaka icrası. Öğretmen olarak çalışan baba, iştirak nafakasını üç ay ödememiş; hakkında icra takibi başlatılmış ve kurumuna haciz yazısı gelmiştir. Kurum disiplin soruşturması açmıştır.

Senaryo 1: Değerlendirme

KonuSonuçDayanak
Disiplin riskiKasten ödememe ispatlanırsa kınama657 s.K. m.125/B-k
SavunmaÖdeme gücü, azaltma davası, ödeme657 s.K. m.130
Adli sicilEtkilenmez5352 s.K. m.5
Tekrar hâlindeBir derece ağır ceza657 s.K. m.125

Senaryo 2: Tazyik hapsi yatmış KPSS adayı. Aday, iki yıl önce nafaka borcu nedeniyle on beş gün tazyik hapsinde kalmış, borcu ödeyerek tahliye edilmiştir. Şimdi memur olarak atanmayı beklemektedir.

Senaryo 2: Değerlendirme

KonuSonuçDayanak
Adli sicil kaydıYok5352 s.K. m.5/1-b
Memur olma şartıEngel değil657 s.K. m.48/A-5
TekerrürEsas olmazYönetmelik m.145/4
Arşiv araştırmasıİcra kaydı tek başına olumsuz sonuç gerekçesi olmamalı7315 s.K. (ikincil kaynak)

Senaryo 3: Maaş haczi sonrası işten çıkarılan işçi. Özel sektörde çalışan borçlunun maaşına nafaka haczi gelmiş, işveren “sürekli haciz yazısı geliyor” diyerek sözleşmeyi feshetmiştir. İşyerinde elli işçi çalışmaktadır.

Senaryo 3: Değerlendirme

KonuSonuçDayanak
Haklı fesihMaaş haczi sayılmamış4857 s.K. m.25
Geçerli fesihİspat yükü işverende4857 s.K. m.18, 20/2
YolBir ay içinde arabuluculuk, sonra işe iade davası4857 s.K. m.20/1
Kesinti yükümlülüğüİşverendeİİK m.89

Adım Adım Yol Haritası

  1. Kaydınızı kontrol edin. Adli sicil kaydınızı e-Devlet üzerinden sorgulayın (5352 s.K. m.13/2).
  2. Borcun türünü ayırın. İşleyen ve birikmiş nafaka, tazyik hapsi ve TCK 233 farklıdır.
  3. Gelir değiştiyse dava açın. TMK 176/4 veya 331; İİK 344/2.
  4. Ödemeleri belgeleyin. Disiplin savunmasında kast unsuru için kritiktir.
  5. Savunma süresini kaçırmayın. En az yedi gün (657 s.K. m.130).
  6. Kınamaya yedi gün içinde itiraz edin. 657 s.K. m.135.
  7. TCK 233 şikâyetinde uzlaşma ve ödeme imkânını değerlendirin. Mahkûmiyet sicile işler.
  8. İşten çıkarıldıysanız bir ay içinde arabulucuya başvurun. 4857 s.K. m.20/1.

Sık Yapılan Hatalar

Tablo: Nafaka borcu ve sicil konusunda sık yapılan hatalar

HataSonuçDoğrusu
Tazyik hapsini sabıka sanmakGereksiz kariyer kaygısı5352 s.K. m.5/1-b
TCK 233 şikâyetini önemsememekMahkûmiyet sicile işlerSavunma, uzlaşma, ödeme
Memur olarak nafakayı kendiliğinden kesmekKınama riskiAzaltma davası
Savunmada kast unsurunu tartışmamakCeza kolaylaşırÖdeme gücünü belgelemek
Kınamaya itiraz süresini kaçırmakCeza kesinleşirYedi gün içinde itiraz
Maaş haczi nedeniyle fesihte beklemekArabuluculuk süresi kaçarBir ay içinde başvuru
Taksit taahhüdünü gerçekçi yapmamakİİK 340 riskiÖdenebilir plan

Sıkça Sorulan Sorular

Nafaka borcu adli sicile (sabıkaya) işler mi?

Hayır. Adli sicile kesinleşmiş ceza mahkûmiyetleri kaydedilir (5352 s.K. m.4); nafaka borcu bir mahkûmiyet değildir.

Nafaka nedeniyle tazyik hapsi yattım; sabıkam oldu mu?

Hayır. Disiplin veya tazyik hapsine ilişkin kararlar adli sicile kaydedilmez (5352 s.K. m.5/1-b; İnfaz Yönetmeliği m.145/4).

Tazyik hapsi tekerrüre esas olur mu?

Hayır. Disiplin hapsi ve tazyik hapsi kararları tekerrüre esas olmaz ve koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz (Yönetmelik m.145/4).

Tazyik hapsi memur olmaya engel mi?

Hayır. Tazyik hapsi bir suçtan verilen hapis cezası değildir (AYM, E.2014/71, K.2014/200); 657 s.K. m.48/A-5’teki engel kapsamına girmez.

Nafaka borcu olan memur olabilir mi?

Evet. Nafaka borcu veya hakkında icra takibi bulunması 657 sayılı Kanunun 48. maddesinde sayılan şartlardan değildir.

Nafakayı ödemeyen memura disiplin cezası verilir mi?

Borcunu kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olan memura kınama cezası verilebilir (657 s.K. m.125/B-k).

Ödeme gücüm yoksa yine kınama alır mıyım?

Kınama için ödememenin kasten olması gerekir. Gelir kaybı, azaltma davası ve yapılan ödemeler savunmada belgelenmelidir.

Kınama cezasına nasıl itiraz edilir?

Tebliğden itibaren yedi gün içinde disiplin kuruluna itiraz edilir (657 s.K. m.135); sonrasında idari yargı yolu açıktır.

TCK 233’ten ceza alırsam sicilime işler mi?

Evet. Kesinleşen mahkûmiyet adli sicile kaydedilir (5352 s.K. m.4). Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ise ayrı sisteme kaydedilir (m.6).

TCK 233 mahkûmiyeti memuriyete engel mi?

Kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet memuriyete engel olabilir (657 s.K. m.48/A-5).

TCK 233’ün cezası nedir?

7593 sayılı Kanunla 18.08.2026’dan itibaren şikâyet üzerine üç aydan iki yıla kadar hapis cezasıdır (TCK m.233/1); önceki fiillere lehe hüküm uygulanır.

Maaşıma haciz geldi diye işten çıkarılabilir miyim?

Ücrete haciz gelmesi 4857 sayılı Kanunun 25. maddesindeki haklı nedenlerden değildir; geçerli fesih için sebep ve ispat yükü işverendedir (m.18, 20/2).

İşten çıkarıldım, ne kadar sürem var?

Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmalısınız; anlaşma olmazsa iki hafta içinde dava açılır (4857 s.K. m.20/1).

Kınama cezası sicilimden silinir mi?

İkincil kaynaklara göre uyarma ve kınama cezaları beş yıl sonra başvuruyla özlük dosyasından silinebilir (657 s.K. m.133).

Eski eşimin nafaka borcu benim kaydımı etkiler mi?

Hayır. Kanunda açıkça belirtilmedikçe bir kişi hakkında karar verilirken yakınının adli sicil ve arşiv kayıtları istenemez (5352 s.K. m.10/2).

Adli sicil kaydımı nasıl kontrol ederim?

Gerçek kişiler kendi adli sicil ve arşiv kayıtlarını güvenli kimlik doğrulama araçlarıyla sorgulayabilir (5352 s.K. m.13/2).

Bu yazının kaynakları. 5352 s.K. m.1, 4, 5, 6, 9, 10, 12, 13; Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik m.43, 145 (RG 29.03.2020, 31083); İİK m.83, 89, 340, 344, 354; TCK m.7, 53, 73, 233; 7593 s.K. m.3 (RG 18.08.2026, 33344); CMK m.231; 657 s.K. m.48, 98, 125, 127, 130, 133, 135; 7315 s.K.; 4857 s.K. m.18, 20, 21, 25; İYUK m.7; TMK m.176, 331.

Kararlar: AYM, E.2014/71, K.2014/200 (RG 21.05.2015, 29362); Yargıtay 8. HD, E.2014/19264, K.2014/17556; Van 3. İdare Mahkemesi, 27.06.2019 (ikincil kaynak). 657 m.125 son fıkraları, 133 ve 135 ile Devlet Personel Başkanlığı görüşü ve 7315 sayılı Kanunun kapsamına ilişkin bilgiler ikincil kaynaklardan (kadimhukuk.com.tr, memurlar.net, birgun.net) aktarılmıştır; 5352 sayılı Kanun ve İnfaz Yönetmeliği metinleri Adalet Bakanlığı yayınlarından alınmıştır.

Sicilinizi ve kariyerinizi koruyarak nafaka sürecini yönetelim

Disiplin savunması, kınamaya itiraz, TCK 233 şikâyeti, nafakanın azaltılması veya işe iade davası için dosyanızı birlikte hazırlayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk