05 Eylül 2026

Memur Disiplin Cezası Zamanaşımı ve Süre Hesaplama Aracı — 657 s.K. m.127

Memur disiplin hukukunda süreler kamu düzenine ilişkindir ve yargı organlarınca kendiliğinden gözetilir. Soruşturma zamanaşımı kaçırılmışsa ceza salt bu nedenle hukuka aykırı hâle gelir. 657 sayılı Kanun iki ayrı zamanaşımı öngörür: fiilin öğrenilmesinden itibaren soruşturmaya başlama süresi ve fiilin işlenmesinden itibaren iki yıllık ceza verme süresi. 29 Ocak 2026’da yürürlüğe giren 7573 sayılı Kanun ikinci fıkrayı yeniden yazmış ve yargı iptali sonrası yeniden ceza tesisine “kalan süre / altı ay” kuralı getirmiştir. Aşağıdaki araç bu sürelerin tamamını hesaplar ve ihlal varsa gösterir.

Soruşturma zamanaşımı ihlali tek başına iptal sebebidir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Memur Disiplin Cezası Zamanaşımı ve Süre Hesaplama (657 s.K. m.127)


İki yıllık ceza verme zamanaşımı bu tarihten işler.

Soruşturma zamanaşımı bu tarihten işler.

Girilirse süre ihlali kontrol edilir.

İtiraz ve dava süreleri bu tarihten işler.

İtiraz edilmişse dava süresi bu tarihten işler.

7573 s.K. sonrası yeniden tesis süresi için.

Boş bırakılırsa bugünün tarihi kullanılır.

Not: Disiplin zamanaşımı süreleri kamu düzenine ilişkindir; soruşturmayı yürüten görevliler ve yargı organları tarafından kendiliğinden dikkate alınır.

İki Ayrı Zamanaşımı: Soruşturma ve Ceza Verme

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesi tek bir süre değil, birbirinden bağımsız iki zamanaşımı öngörür. Her ikisi de ayrı ayrı işler ve biri ihlal edilmişse diğerine uyulmuş olması sonucu kurtarmaz.

Zamanaşımı türüSüreBaşlangıçSonucu
Soruşturma zamanaşımı — hafif cezalar1 ayFiilin öğrenildiği tarihCeza verme yetkisi düşer
Soruşturma zamanaşımı — memurluktan çıkarma6 ayFiilin öğrenildiği tarihCeza verme yetkisi düşer
Ceza verme zamanaşımı2 yılFiilin işlendiği tarihCeza verme yetkisi düşer

Birinci satırdaki bir aylık süre uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarını kapsar. Bu sürede disiplin soruşturmasına başlanmamışsa ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Memurluktan çıkarma cezasında süre altı aya çıkar ve bu sürede disiplin kovuşturmasına başlanmış olması aranır. Cezanın ağırlığı, soruşturma için tanınan süreyi uzatır.

İki başlangıç noktası birbirinden farklıdır ve karıştırılmamalıdır: soruşturma zamanaşımı fiilin öğrenildiği tarihten, ceza verme zamanaşımı fiilin işlendiği tarihten işler. Uzun süre sonra öğrenilen bir fiilde iki yıllık süre çoktan dolmuş olabilir.

Bu süreler kamu düzenine ilişkindir. Soruşturma açmaya yetkili amirler, soruşturmayı yürüten görevliler ve yargı organları tarafından kendiliğinden dikkate alınmaları zorunludur. Danıştay, soruşturma zamanaşımı süresi geçirilerek verilmiş bir disiplin cezasının salt bu nedenle hukuka aykırı olacağını kabul etmektedir. Dosyanız için 0554 648 37 15 numarasından bilgi alabilirsiniz.

Kanunda öngörülen diğer sürelerin ihlali ise aynı sonucu doğurmaz. Örneğin karar süresinin aşılması, disiplin soruşturmasını ve cezasını zamanaşımına uğratmaz; yalnızca 127. maddedeki süreler bu ağır sonuca bağlanmıştır.

7573 Sayılı Kanun: 2026’da Değişen Kural

Ceza verme zamanaşımı bakımından 2025 ve 2026’da önemli bir gelişme yaşanmıştır. Anayasa Mahkemesi, 127. maddedeki iki yıllık ceza verme zamanaşımı hükmünü, yargı kararıyla iptal edilen disiplin cezalarının yeniden tesisinde belirsizlik yarattığı gerekçesiyle iptal etmiştir.

Boşluk, 29 Ocak 2026 tarihli ve 33152 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7573 sayılı Kanun ile doldurulmuştur. Kanunun 3. maddesiyle 657 sayılı Kanun’un 127. maddesinin ikinci fıkrası yeniden yazılmıştır.

Yeni düzenleme iki kural içerir. Birincisi eski kuralın korunmasıdır: fiilin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmezse ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

İkincisi yenidir ve iptal sonrası duruma ilişkindir: disiplin cezasının yargı kararıyla iptal edilmesi hâlinde, kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan zamanaşımı süresi içinde; zamanaşımı süresinin dolması veya altı aydan daha az süre kalması hâlinde en geç altı ay içinde karar gerekçesi dikkate alınarak yeniden disiplin cezası tesis edilebilir.

DurumYeniden tesis süresi
Kalan zamanaşımı altı aydan fazlaKalan süre içinde
Kalan zamanaşımı altı aydan azEn geç altı ay
Zamanaşımı dolmuşEn geç altı ay

Aracın ilgili alanına iptal kararının idareye ulaştığı tarih girildiğinde, bu üç ihtimalden hangisinin uygulandığı ve son gün gösterilir.

Disiplin Cezaları ve Verme Yetkisi

657 sayılı Kanun’un 125. maddesi disiplin cezalarını beş kademede düzenler. Her cezanın hem sebebi hem de verme yetkisi farklıdır.

CezaKim verirİtiraz mercii
UyarmaDisiplin amiriBir üst disiplin amiri
KınamaDisiplin amiriBir üst disiplin amiri
Aylıktan kesmeDisiplin amiriBir üst disiplin amiri
Kademe ilerlemesinin durdurulmasıDisiplin kurulu kararı sonrası atamaya yetkili amirİlgili disiplin kurulu
Devlet memurluğundan çıkarmaYüksek disiplin kuruluDoğrudan idari yargı

Dördüncü satırda, il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hâllerde cezayı valiler verir. Beşinci satırda ise ceza, amirlerin bu yoldaki isteği üzerine memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararıyla verilir.

Yetkisiz merci tarafından verilen ceza, sırf bu nedenle hukuka aykırıdır. Cezanın hangi merci tarafından verildiği, iptal davasında ilk incelenecek hususlardandır.

Savunma Hakkı: Yedi Günlük Asgari Süre

Disiplin hukukunun en temel güvencesi savunma hakkıdır. Kanun bu hakkı mutlak biçimde düzenlemiştir: memur hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez.

Savunma için tanınacak süre de kanunda belirlenmiştir: soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde savunma yapılmalıdır. Bu, bir asgari süredir; daha uzun süre verilebilir ancak daha kısa verilemez.

Savunma istem yazısında, hakkında disiplin soruşturması yürütülen fiilin ne olduğu açıkça belirtilmelidir. Soyut ifadelerle istenen savunma, savunma hakkının kullanılmasını engeller ve iptal sebebi oluşturur.

Verilen sürede savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. Ancak bu sonucun doğabilmesi için savunma isteminin usulüne uygun tebliğ edilmiş olması gerekir.

Savunma hakkının ihlali, cezanın esasına ilişkin değerlendirmeye girilmeden iptal sonucunu doğurur. Bu nedenle iptal davasında öncelikle savunma sürecinin usulüne uygunluğu incelenir.

İtiraz ve Dava Süreleri

Ceza tebliğ edildikten sonra memurun önünde iki yol vardır ve bunların süreleri farklıdır.

İtiraz, cezanın tebliğinden itibaren yedi gün içinde yapılır. Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı bir üst disiplin amirine, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı ilgili disiplin kuruluna başvurulur. İtiraz edilmeyen ceza kesinleşir.

İtiraz mercii, itiraz dilekçesiyle karar ve eklerinin kendisine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararını verir. İtirazın kabulü hâlinde disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tümüyle kaldırabilir.

İdari dava ise iptal davasıdır ve idare mahkemesinde açılır. Süre, İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca altmış gündür ve cezanın tebliğinden ya da itirazın reddinden itibaren işler.

Yetkili mahkeme, kural olarak memurun görev yaptığı yerdeki idare mahkemesidir. Dava süresi hesabı için idari dava süresi hesaplama aracımıza bakabilirsiniz.

Mahkeme işlemi hem usul hem esas yönünden denetler: savunma hakkı, zamanaşımı ve yetki usul yönünü; fiilin sübutu ve cezanın orantılılığı esas yönünü oluşturur.

Sicilden Silinme

Disiplin cezaları memurun sicilinde süresiz kalmaz. 657 sayılı Kanun’un 133. maddesi, belirli bir süre iyi hâl gösteren memurun cezaların silinmesini isteyebileceğini düzenler.

Süreler ceza türüne göre değişir: uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından beş yıl, diğer cezaların uygulanmasından on yıl sonra atamaya yetkili amire başvurularak silinme istenebilir.

Silinme kendiliğinden gerçekleşmez. Sürenin dolması tek başına yeterli değildir; memurun dilekçeyle başvurması ve bu süre içinde iyi hâl göstermiş olması aranır.

Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının silinmesinde ayrıca disiplin kurulunun mütalaası alınır. Uyarma ve kınamada ise amirin takdiri esastır.

Silinen cezalar, terfi ve atama işlemlerinde aleyhe kullanılamaz. Bu nedenle silinme başvurusu, memurun kariyeri bakımından önemli bir adımdır.

Devlet memurluğundan çıkarma cezası bakımından silinme söz konusu olmaz; bu ceza memuriyeti sona erdirdiğinden sicil kaydının silinmesi gündeme gelmez.

Aynı Fiilden Ceza Yargılaması ve Disiplin

Bir fiil hem suç hem disiplin ihlali oluşturabilir. Bu hâlde iki süreç birbirinden bağımsız yürür ve farklı sonuçlar doğurabilir.

Ceza yargılamasında beraat kararı verilmesi, disiplin cezasının kendiliğinden kalkması sonucunu doğurmaz. Disiplin hukuku ile ceza hukuku farklı amaçlara hizmet eder ve ispat standartları farklıdır.

Buna karşılık ceza mahkemesinin maddi olguya ilişkin kesin tespitleri idari yargıyı bağlar. Fiilin hiç işlenmediğinin ceza mahkemesince kesin olarak tespit edilmesi hâlinde, aynı fiile dayanan disiplin cezası ayakta kalamaz.

Ayrım şudur: ceza mahkemesinin fiilin sabit olmadığına ilişkin tespiti bağlayıcıdır; fiilin suç oluşturmadığına ilişkin hukuki nitelendirmesi ise disiplin değerlendirmesini bağlamaz. Suç oluşturmayan bir davranış pekâlâ disiplin ihlali olabilir.

Ceza soruşturması nedeniyle disiplin soruşturmasının bekletilmesi de zamanaşımını durdurmaz. Bu nedenle idarenin ceza davasının sonucunu beklemesi, süre kaybına ve ceza verme yetkisinin düşmesine yol açabilir.

Karar Süreleri: Amir ve Kurullar

Soruşturma tamamlandıktan sonra karar aşamasına geçilir ve bu aşamanın da kendi süreleri vardır. 657 sayılı Kanun’un 128. maddesi, cezayı verecek merciin niteliğine göre farklı süreler öngörür.

CezaKarar merciiSüre
Uyarma, kınama, aylıktan kesmeDisiplin amiriSoruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün
Kademe ilerlemesinin durdurulmasıDisiplin kuruluDosyanın kurula tevdiinden itibaren 30 gün
Devlet memurluğundan çıkarmaYüksek disiplin kuruluDosyanın alındığı tarihten itibaren 6 ay

Bu süreler zamanaşımı süresi değildir ve ihlalleri cezayı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kanunda öngörülen diğer sürelerin ihlali, 127. maddedeki zamanaşımı sonuçlarını doğurmaz.

Buna karşılık bu sürelerin aşılması, iki yıllık ceza verme zamanaşımının dolmasına yol açabilir. Yani doğrudan değil ama dolaylı olarak sonuca etki eder.

Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasında ayrıca bir ön aşama vardır: soruşturma dosyası, kararı verecek olan disiplin kuruluna belirli bir süre içinde tevdi edilir. Bu tevdi işlemi gecikirse kurul karar süresi de gecikir.

Aynı Fiilden İki Ceza Verilemez

Disiplin hukukunun temel ilkelerinden biri, aynı fiilden dolayı iki kez cezalandırılamama ilkesidir. Bir fiil hakkında verilmiş ve kesinleşmiş disiplin cezası varsa, aynı fiil nedeniyle yeniden ceza verilemez.

Bu ilkenin istisnası, cezanın yargı kararıyla iptal edilmesi hâlidir. İptal kararı, ilk cezayı hukuk âleminden kaldırdığından yeniden ceza tesisi mümkün olur; ancak bu, 7573 sayılı Kanun’la getirilen süre sınırları içinde yapılabilir.

Yeniden ceza tesisinde bir başka sınır daha vardır: yeni ceza, iptal kararının gerekçesi dikkate alınarak verilmelidir. Mahkemenin iptal gerekçesi savunma hakkının ihlaliyse, yeni cezadan önce usulüne uygun savunma alınması gerekir.

İptal gerekçesi cezanın ağırlığına ilişkinse, idare aynı ağırlıkta ceza veremez; gerekçeye uygun olarak daha hafif bir cezaya yönelmesi gerekir. Gerekçeye aykırı yeniden tesis, ikinci bir iptal sebebi oluşturur.

Bir fiilin birden çok disiplin ihlali oluşturması hâlinde ise en ağır ceza uygulanır; bu, iki ayrı ceza verilmesi anlamına gelmez.

Tekerrür ve Cezanın Ağırlaştırılması

Disiplin hukukunda da tekerrür kurumu vardır ve cezanın bir derece ağırlaştırılması sonucunu doğurabilir.

Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiilin, cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiiller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında da bir derece ağır ceza verilir.

Tekerrür değerlendirmesinde silinme süreleri belirleyicidir: uyarma ve kınamada beş yıl, diğer cezalarda on yıl. Bu süre dolduktan sonra işlenen fiil tekerrür sayılmaz.

Sicilden silinmiş cezalar da tekerrüre esas alınamaz. Bu, silinme başvurusunun yalnızca sicil temizliği bakımından değil, ileride verilebilecek cezaların ağırlığı bakımından da önem taşıdığını gösterir.

Geçmişteki çalışmaların olumlu olması hâlinde ise cezanın bir derece hafifletilmesi mümkündür. Bu takdir yetkisi, disiplin amiri veya kurul tarafından gerekçelendirilerek kullanılır.

Görevden Uzaklaştırma ile Karıştırılmamalı

Disiplin cezası ile görevden uzaklaştırma farklı kurumlardır ve sık karıştırılır. Görevden uzaklaştırma bir ceza değil, ihtiyati tedbir niteliğindedir.

Amacı, görevi başında kalmasında sakınca görülen memurun geçici olarak görevden uzaklaştırılmasıdır. Soruşturmanın sağlıklı yürütülmesine hizmet eder ve disiplin cezası verilmesinden bağımsızdır.

Görevden uzaklaştırma süresince memura aylığının belirli bir oranı ödenir. Soruşturma sonunda ceza verilmemesi veya hafif bir ceza verilmesi hâlinde, kesilen kısım geri ödenir.

Tedbirin sürekli gözden geçirilmesi gerekir; soruşturmanın gerektirdiği süreden uzun sürmesi hukuka aykırılık doğurur. Görevden uzaklaştırma işlemi de idari işlem niteliğinde olduğundan iptal davasına konu edilebilir.

Bu tedbirin uygulanmış olması, disiplin zamanaşımı sürelerini etkilemez. Süreler kendi başlangıç noktalarından işlemeye devam eder. Ankara ve çevresindeki dosyalarınız için Av. Fatma Öztürk’e 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Uygulamada Sık Yapılan Beş Hata

Disiplin dosyalarında memur aleyhine sonuç doğuran hataların çoğu, sürelerin ve usulün gözden kaçırılmasından kaynaklanır. Beş hata düzenli olarak tekrarlanır.

Birincisi iki zamanaşımını karıştırmaktır. Soruşturma zamanaşımı fiilin öğrenildiği, ceza verme zamanaşımı ise fiilin işlendiği tarihten işler. Uzun süre sonra öğrenilen bir fiilde soruşturma süresine uyulmuş olsa dahi iki yıllık süre dolmuş olabilir.

İkincisi öğrenme tarihini idarenin beyanına bırakmaktır. Soruşturma zamanaşımının başlangıcı, fiilin yetkili amirce öğrenildiği tarihtir. Dosyada bu tarihi gösteren yazışma, tutanak veya şikâyet dilekçesi bulunmalıdır; belirsiz bırakılan öğrenme tarihi memur aleyhine yorumlanmamalıdır.

Üçüncüsü savunma isteminin içeriğini denetlememektir. Savunma istem yazısında isnat edilen fiilin açıkça belirtilmesi gerekir. Soyut ifadelerle istenen savunma, savunma hakkının kullanılmasını engeller.

Dördüncüsü yedi günlük itiraz süresini kaçırmaktır. Bu süre kısadır ve kaçırıldığında ceza kesinleşir. Kesinleşme, altmış günlük dava hakkını ortadan kaldırmaz ancak idari denetim aşaması kaybedilir.

Beşincisi dava süresinin başlangıcını yanlış almaktır. İtiraz edilmişse altmış gün itirazın reddinden, edilmemişse tebliğden itibaren işler. İki tarihin karıştırılması süre kaybına yol açar.

İptal Davasında İncelenen Hususlar

İdare mahkemesi disiplin işlemini yalnızca esas yönünden değil, usul yönünden de denetler. Uygulamada iptal kararlarının önemli bir kısmı usul denetiminden çıkar.

Denetim başlığıİncelenen husus
YetkiCezayı veren merciin yetkili olup olmadığı
ŞekilSoruşturma raporunun ve kararın usulüne uygunluğu
SebepFiilin sabit olup olmadığı ve delil durumu
KonuFiilin hangi disiplin ihlaline karşılık geldiği
Maksatİşlemin kamu yararına yönelik olup olmadığı
Zamanaşımı127. maddedeki sürelere uyulup uyulmadığı
Savunma hakkıSavunmanın usulüne uygun alınıp alınmadığı
OrantılılıkCezanın fiilin ağırlığıyla uyumu

Altıncı ve yedinci satırlar, esasa girilmeden iptal sonucu doğurabilen başlıklardır. Zamanaşımı ihlali veya savunma hakkının ihlali tespit edildiğinde mahkeme, fiilin sabit olup olmadığını tartışmaya gerek görmeden işlemi iptal eder.

Sekizinci satırdaki orantılılık denetimi ise esasa ilişkindir. Fiil sabit olsa dahi, verilen cezanın fiilin ağırlığıyla orantısız olduğu sonucuna varılırsa işlem iptal edilir.

Dava dilekçesinde bu başlıkların tamamının ayrı ayrı ileri sürülmesi, mahkemenin her birini incelemesini sağlar. Yalnızca esasa ilişkin itiraz ileri sürüldüğünde, usul sakatlıkları gözden kaçabilir.

Özel Kanuna Tabi Personel

657 sayılı Kanun’daki süreler, genel rejime tabi devlet memurları için geçerlidir. Bazı personel grupları kendi disiplin mevzuatlarına tabidir ve süreler farklılaşabilir.

Emniyet teşkilatı personeli, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli, hâkim ve savcılar ile yükseköğretim personeli bakımından özel disiplin düzenlemeleri bulunur. Bu düzenlemelerdeki ceza türleri, süreler ve yetkili merciler 657 sayılı Kanun’dan ayrılabilir.

Sözleşmeli personel bakımından da farklı bir rejim söz konusudur. Sözleşme hükümleri ile ilgili mevzuat birlikte değerlendirilir.

Bu nedenle disiplin dosyasında ilk yapılacak iş, personelin hangi mevzuata tabi olduğunun belirlenmesidir. Yanlış mevzuata göre yapılan süre hesabı, hem savunma stratejisini hem de dava sürecini olumsuz etkiler.

Aracın hesapladığı süreler 657 sayılı Kanun’a tabi devlet memurları içindir. Özel kanuna tabi personelde kendi mevzuatındaki süreler esas alınmalıdır.

Mevzuat Çerçevesi

HükümNeyi düzenlerPratik sonucu
657 s.K. m.125Disiplin cezaları ve sebepleriBeş kademeli ceza sistemi
657 s.K. m.126Ceza vermeye yetkili amirlerYetkisiz merci iptal sebebi
657 s.K. m.127/1Soruşturma zamanaşımı1 ay ve 6 aylık süreler
657 s.K. m.127/2Ceza verme zamanaşımı2 yıl; iptal sonrası kalan süre / 6 ay
657 s.K. m.128Karar süresiAmir ve kurulların karar süreleri
657 s.K. m.129Yüksek disiplin kurullarının usulüSavunma alınmadan karar verilemez
657 s.K. m.130Savunma hakkıEn az yedi günlük süre
657 s.K. m.133Cezaların sicilden silinmesi5 yıl ve 10 yıl; başvuru şartı
657 s.K. m.135-136İtiraz ve sonucu7 gün itiraz, 30 gün karar
7573 s.K. m.3m.127/2 değişikliğiRG 29.01.2026/33152
2577 s.K. m.7İdari dava süresi60 gün

Aracın sınırı: Araç, girdiğiniz tarihlere göre soruşturma ve ceza verme zamanaşımı sürelerini hesaplar, girilen işlem tarihleriyle karşılaştırarak ihlal tespiti yapar ve itiraz, dava ile silinme sürelerini çıkarır. Fiilin hangi disiplin cezasını gerektirdiğini değerlendirmez; bu, 657 s.K. m.125’teki fiil tanımlarına göre yapılacak hukuki bir nitelendirmedir. Cezanın orantılılığı, savunma isteminin usulüne uygunluğu ve yetki denetimi de kapsam dışıdır. Özel kanunlara tabi personel (emniyet, askerî personel, öğretim elemanları gibi) hakkında kendi disiplin mevzuatları uygulanır ve süreler farklılaşabilir. Sürelerin hafta sonu ve resmî tatile denk gelmesi hâlindeki uzamalar hesaba katılmamıştır. Araç bir ön değerlendirme sunar, hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Sıkça Sorulan Sorular

Memur disiplin cezasında zamanaşımı kaç gündür?

İki ayrı süre vardır. Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında fiilin öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde soruşturmaya, memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde kovuşturmaya başlanmalıdır. Ayrıca fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ceza verilmelidir.

Zamanaşımı süresi geçmişse ne olur?

Disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Bu süreler kamu düzenine ilişkin olduğundan yargı organlarınca kendiliğinden dikkate alınır; süre geçirilerek verilen ceza salt bu nedenle hukuka aykırıdır.

2026’da disiplin zamanaşımında ne değişti?

29 Ocak 2026 tarihli ve 33152 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7573 sayılı Kanun ile 657 s.K. m.127/2 yeniden düzenlendi. İki yıllık üst süre korunurken, yargı kararıyla iptal sonrası yeniden ceza tesisine “kalan süre / en geç altı ay” kuralı getirildi.

Ceza iptal edilirse idare yeniden ceza verebilir mi?

Evet. Kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan zamanaşımı süresi içinde; süre dolmuşsa veya altı aydan az kalmışsa en geç altı ay içinde, karar gerekçesi dikkate alınarak yeniden ceza tesis edilebilir.

Savunma alınmadan ceza verilebilir mi?

Hayır. Memur hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Savunma için yedi günden az olmamak üzere süre tanınması zorunludur; bu sürenin verilmemesi başlı başına iptal sebebidir.

Disiplin cezasına nasıl itiraz edilir?

Cezanın tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilir. Uyarma, kınama ve aylıktan kesmede bir üst disiplin amirine, kademe ilerlemesinin durdurulmasında ilgili disiplin kuruluna başvurulur. İtiraz mercii otuz gün içinde karar verir.

İtiraz edilmezse ne olur?

Ceza kesinleşir. Bu, doğrudan idari yargıya başvurma imkânını ortadan kaldırmaz ancak altmış günlük dava süresi tebliğ tarihinden işlemeye devam eder.

İptal davası ne kadar sürede açılır?

İdare mahkemesinde altmış gün içinde açılır. Süre, cezanın tebliğinden veya itirazın reddinden itibaren işler. Yetkili mahkeme kural olarak memurun görev yaptığı yerdeki idare mahkemesidir.

Disiplin cezası sicilden silinir mi?

Uyarma ve kınama cezaları uygulanmasından beş yıl, diğer cezalar on yıl sonra silinebilir. Silinme kendiliğinden gerçekleşmez; memurun atamaya yetkili amire dilekçeyle başvurması gerekir (657 s.K. m.133).

Ceza davasından beraat edersem disiplin cezası kalkar mı?

Kendiliğinden kalkmaz. Disiplin hukuku ile ceza hukuku farklı amaçlara hizmet eder. Ancak ceza mahkemesinin fiilin hiç işlenmediğine ilişkin kesin tespiti idari yargıyı bağlar.

Ceza davası beklenirken disiplin zamanaşımı durur mu?

Hayır. Ceza soruşturması nedeniyle disiplin soruşturmasının bekletilmesi zamanaşımını durdurmaz; bu bekleme ceza verme yetkisinin düşmesine yol açabilir.

Girdiğim bilgiler kaydediliyor mu?

Hayır. Hesaplama tamamen tarayıcınızda yapılır; girdiğiniz tarihler sunucuya gönderilmez.

Bilgilendirme: Bu araç ve rehber genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özel kanunlara tabi personel hakkında kendi disiplin mevzuatları uygulanır ve süreler farklılaşabilir.

İtiraz süresi yedi gün, dava süresi altmış gün

Disiplin soruşturması ve iptal davası için Ankara’da Av. Fatma Öztürk: 0554 648 37 15

Randevu Talep Edin



Post by Av. Fatma Öztürk