Maluliyet Raporu ve Zamanaşımı 2026: Rapor Beklerken Süre Kaçar mı? Zararın Öğrenilmesi, Uzamış Ceza Zamanaşımı, Kesme ve Durma Rehberi
15 Eylül 2026

Maluliyet Raporu ve Zamanaşımı 2026: Rapor Beklerken Süre Kaçar mı? Zararın Öğrenilmesi, Uzamış Ceza Zamanaşımı, Kesme ve Durma Rehberi

Trafik kazası tazminat dosyalarında en ağır hak kayıpları çoğu zaman yanlış bir hesaptan değil, kaçırılan bir süreden doğar. Kalıcı maluliyet oranının belirlenebilmesi için tedavinin tamamlanması, kılavuzun öngördüğü bekleme sürelerinin geçmesi, raporun alınması ve gerekirse itiraz sürecinin tamamlanması gerekir. Bu süreç bazen yıllar sürer. Mağdurların en sık sorduğu soru da şudur: maluliyet raporu beklerken zamanaşımı işler mi, rapor gecikirse hakkım kaybolur mu?

Bu rehberde maluliyet raporu ile zamanaşımı arasındaki ilişkiyi anlatıyoruz: bedensel zararda “zararın öğrenilmesi” kavramını ve rapor tarihinin önemini, KTK m.109 ile TBK m.72’deki iki ve on yıllık süreleri, yaralamalı kazalarda uzamış ceza zamanaşımını, rapora itirazın ve sigorta başvurusunun süreye etkisini, zamanaşımını kesen ve durduran işlemleri, maluliyet artışında yeni sürenin başlamasını ve örnek senaryoları. Serinin son yazısı olarak, sonunda tüm maluliyet rehberlerimizin listesini de bulabilirsiniz. Sürelerinizi birlikte hesaplamak için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • KTK m.109 uyarınca maddi tazminat talepleri, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde kazadan itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar; manevi tazminatta TBK m.72 aynı yapıda süreler öngörür.
  • Bedensel zararda zararın öğrenilmesi, zararın kalıcı durumunun ortaya çıktığı an olarak değerlendirilir; Yargıtay uygulamasında bu an çoğu zaman maluliyet durumunu kesinleştiren raporun tarihi, gelişen durumlarda ise gelişmenin sona erdiği tarih olarak kabul edilir.
  • Yaralamalı kazada fiil taksirle yaralama suçu oluşturduğundan KTK m.109/2 ve TCK m.66 uyarınca kazadan itibaren sekiz yıllık uzamış ceza zamanaşımı uygulanır; bunun için ceza davası açılmış olması gerekmez.
  • Maluliyet raporuna itiraz, kanunda zamanaşımını durduran veya kesen bir sebep olarak sayılmamıştır; rapor beklenirken dava açılması, arabuluculuk veya tahkim başvurusu gibi işlemlerle süre korunmalıdır.
  • Kısmi davada HMK m.109/4 uyarınca talep tahkikat sona erinceye kadar bir defaya mahsus artırılabilir ve artırılan kısım bakımından da zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır; bu imkân rapor netleşmeden dava açmayı güvenli kılar.

Neden maluliyet raporu ile zamanaşımı birlikte düşünülmeli?

Maluliyet raporu, kalıcı maluliyet tazminatının temel belgesidir; ancak raporun erken alınması oranın düşük çıkmasına, geç alınması ise sürelerin tükenmesine yol açabilir. Engellilik Değerlendirmesi Yönetmeliğinin kılavuzu, sonuçları kalıcı ve stabil hâle gelmemiş yaralanmalarda bekleme öngörür: alt ekstremitede devamlı rapor için son bir yıldır düzelme olmadığının tespiti, omurga yaralanmalarında son on iki ayda değişiklik olmaması, beyin hasarına bağlı ruhsal bozukluklarda bir yıl sonra kesin değerlendirme, denge bozukluklarında en az altı aylık takip gibi. Yönetmeliğin 9. maddesi de tıbbi tedavi ve rehabilitasyon süreci esnasında süreli, tamamlandıktan sonra sürekli veya süreli rapor verileceğini düzenler.

Bu tıbbi takvim, hukuki takvimden bağımsız işler. Rapor beklenirken zamanaşımı süreleri kendiliğinden durmaz; raporun alınmasından sonra yapılacak itiraz, sigorta başvurusu ve hesap süreçleri de zaman alır. Bu nedenle kazadan sonra ilk iş, dosyaya uygulanacak zamanaşımı süresinin ve bu sürenin en erken hangi tarihte dolabileceğinin belirlenmesidir. Raporun nasıl alınacağı ve bekleme süreleri için maluliyet raporu nasıl alınır? rehberimize bakabilirsiniz.

Maluliyet dosyasında işleyen başlıca süreler

SüreBaşlangıçDayanak
Maddi tazminatta kısa zamanaşımı: 2 yılZararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesiKTK m.109/1
Maddi tazminatta uzun zamanaşımı: 10 yılKaza tarihiKTK m.109/1
Uzamış ceza zamanaşımı: yaralamada 8 yıl, ölümde 15 yılKaza tarihiKTK m.109/2; TCK m.66
Manevi tazminatta 2 ve 10 yıl; suç varsa uzamış ceza zamanaşımıÖğrenme ve fiil tarihiTBK m.72
Kurul raporuna itiraz: 30 günRaporun teslimiYönetmelik m.12
Taksirle yaralamada şikâyet: 6 ayFiil ve failin öğrenilmesiTCK m.73; TCK m.89/5
Hakkaniyete aykırı anlaşmanın iptali: 2 yılAnlaşma tarihiKTK m.111
Tazminat hükmünün değiştirilmesi: 2 yılKararın kesinleşmesi (saklı tutulmuşsa)TBK m.75

Kanuni süreler: KTK m.109 ve TBK m.72

Karayolları Trafik Kanunu m.109’un birinci fıkrası, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıllık zamanaşımına bağlar. İkinci fıkra, tazminat cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa ve ceza kanunları daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, bu sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağını düzenler. Üçüncü fıkraya göre zamanaşımının tazminat yükümlüsüne karşı kesilmesi sigortacıya karşı da, sigortacıya karşı kesilmesi tazminat yükümlüsüne karşı da hüküm ifade eder.

Manevi tazminat talepleri ise KTK m.109’un değil, TBK m.72’nin kapsamındadır. TBK m.72 de tazminat isteminin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını, tazminatın ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuş olması hâlinde bu zamanaşımının uygulanacağını düzenler. Böylece yaralamalı trafik kazalarında maddi ve manevi tazminat talepleri, farklı maddelere dayansa da benzer süre yapısına tabidir.

Bedensel zararda “zararın öğrenilmesi” ve rapor tarihi

İki yıllık kısa zamanaşımının başlangıcı, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihtir. Eşyaya verilen zararda bu an genellikle kaza günüdür: araçtaki hasar ve sorumlu kişi o gün bellidir. Bedensel zararda ise durum farklıdır. Yaralanmanın geride kalıcı bir kayıp bırakıp bırakmayacağı ve bu kaybın boyutu, tedavi ve iyileşme süreci tamamlanmadan bilinemez.

Yargıtay uygulamasında bedensel zararlarda zararı öğrenmenin, zarar görenin zarar verici olayın sonuçlarını ve kesinleşen durumu değerlendirebilecek bilgiye sahip olduğu an olarak anlaşılması gerektiği kabul edilmekte ve bu an çoğu zaman maluliyet oranını belirleyen raporun düzenlendiği tarih olarak değerlendirilmektedir. Kontrol muayenelerinin sürdüğü, zararın gelişmeye devam ettiği durumlarda ise zamanaşımının gelişen durumun sona erdiği, yani kalıcı durumun kesinleştiği tarihten başlatıldığı görülmektedir.

Bununla birlikte iki önemli sınır unutulmamalıdır. Birincisi, zararın tutarının hesaplanmamış olması zamanaşımının başlamasına engel değildir; öğrenilmesi gereken, zararın varlığı ve niteliğidir. İkincisi, rapor almayı gereksiz yere geciktirmek, zararın öğrenilmediği savunmasını zayıflatabilir ve karşı taraf, zararın daha önceki bir tarihte öğrenildiğini ileri sürebilir. Bu nedenle en güvenli yaklaşım, sürelerin en erken başlayabileceği tarih esas alınarak planlama yapmaktır. Zamanaşımı def’ine karşı savunma için zamanaşımı def’ine cevap dilekçesi örneğine bakabilirsiniz.

Zararın öğrenilmesi bakımından olası başlangıç tarihleri

TarihKarşı tarafın olası iddiasıMağdur açısından değerlendirme
Kaza günüYaralanma o gün biliniyorduBedensel zararda kalıcı sonuç kaza günü bilinemez; yine de en erken tarih olarak hesaba katılmalı
Kesin adli rapor tarihiYaralanmanın ağırlığı o tarihte belliydiAdli rapor ceza hukukuna ilişkindir; kalıcı fonksiyon kaybını göstermez
İlk (süreli) kurul raporu tarihiMaluliyet o tarihte öğrenildiSüreli rapor gelişen durumu gösterir; kalıcı durum henüz kesinleşmemiş olabilir
Sürekli kurul raporu tarihiZarar kesin olarak öğrenildiYargıtay uygulamasında sıklıkla esas alınan tarih
İtiraz üzerine kesinleşen rapor tarihiİtiraz süreyi uzatmazKesinleşme tartışması somut dosyaya göre değerlendirilir; itiraz tek başına süreyi durdurmaz

Maluliyet raporunuz beklenirken zamanaşımı sürenizin en erken hangi tarihte dolabileceğini birlikte hesaplayalım.
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara. Telefon: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp✉️ İletişim

Uzamış ceza zamanaşımı: yaralamalı kazada sekiz yıl

Yaralamalı trafik kazalarında sürelerin hesabını çoğu zaman belirleyen, KTK m.109/2 ve TBK m.72’deki uzamış ceza zamanaşımıdır. Kusurlu sürücünün fiili taksirle yaralama suçunu (TCK m.89) oluşturur. 7571 sayılı Kanun’dan sonra TCK m.89/1’deki ceza dört aydan iki yıla kadar hapis olup nitelikli hâllerdeki artırımlarla birlikte de beş yılı aşmadığından, TCK m.66/1-e uyarınca bu suç için dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Ölümlü kazalarda taksirle öldürme suçu için bu süre on beş yıldır.

Uygulamada bu sürenin uygulanması için ceza davası açılmış, sanığın mahkûm olmuş olması gerekmez; fiilin suç niteliği taşıması yeterli görülür. Şikâyet yokluğu, uzlaşma, beraat veya düşme kararları uzamış sürenin uygulanmasını kendiliğinden engellemez. Uzamış sürenin işleten ve sigortacı bakımından da uygulandığı kabul edilmektedir. Bu kural, maluliyet raporu beklenen dosyalarda önemli bir güvence sağlar: kazadan itibaren sekiz yıl içinde, iki yıllık kısa sürenin geçip geçmediği tartışmasına girmeden talep ileri sürülebilir. Uzamış ceza zamanaşımının ayrıntıları için eski trafik kazası için hâlâ tazminat davası açabilir miyim? ve zorunlu trafik sigortasında zamanaşımı ve doğrudan dava hakkı yazılarımıza bakabilirsiniz.

Kazanın niteliğine göre uygulanacak süreler

Kazanın sonucuUygulanacak süreDayanak
Yalnızca maddi hasarÖğrenmeden 2 yıl, her hâlde kazadan 10 yılKTK m.109/1
YaralanmaKazadan itibaren 8 yıl (uzamış ceza zamanaşımı); ayrıca öğrenmeden 2 yıl ve kazadan 10 yıl kuralıKTK m.109/2; TCK m.66/1-e
ÖlümKazadan itibaren 15 yılKTK m.109/2; TCK m.66/1-d
Aynı kazada yaralanma ve araç hasarıMaddi hasar talebi bakımından da uzamış sürenin uygulanabileceği kabul edilmektedirKTK m.109/2
Manevi tazminatTBK m.72 uyarınca 2 ve 10 yıl; suç varsa uzamış ceza zamanaşımıTBK m.72

Maluliyet raporu geç alınırsa: iki kuralın birlikte uygulanması

Yaralamalı kazalarda iki kural birlikte düşünülmelidir. Uzamış ceza zamanaşımı, kazadan itibaren sekiz yıllık bir koruma sağlar. KTK m.109/1 ise zararın öğrenilmesinden itibaren iki yıllık, her hâlde kazadan itibaren on yıllık süreyi düzenler. Öğretide ve uygulamada, uzamış ceza zamanaşımının kısa süreden uzun olması hâlinde uygulanacağı kabul edilir; bu nedenle mağdur, kazadan itibaren sekiz yıl içinde talebini ileri sürebileceği gibi, kalıcı zarar sekiz yıllık süre içinde öğrenilememiş istisnai bir durumda öğrenmeden itibaren iki yıllık süreden, on yıllık üst sınır içinde yararlanma imkânını da tartışabilir. Ancak bu ikinci ihtimal karşı tarafın itirazına açık olduğundan, pratik bakımdan sekiz yıllık süre içinde hareket etmek en güvenli yoldur.

Aşağıdaki senaryolar, kaza tarihi 1 Eylül 2026 olan varsayımsal dosyalar üzerinden sürelerin nasıl değerlendirileceğini gösterir. Tarihler yalnızca örnektir; somut dosyada kesme ve durma sebepleri ile kararlardaki farklı yaklaşımlar ayrıca incelenmelidir.

Kaza tarihi 1 Eylül 2026 olan dosyalarda örnek senaryolar

SenaryoMaluliyet raporuDeğerlendirmeGüvenli son tarih (örnek)
Tibia kırığı, bir yıllık bekleme sonrası raporSürekli rapor Ekim 2027Kısa süre rapordan başlasa bile uzamış ceza zamanaşımı daha uzundurKazadan 8 yıl: 1 Eylül 2034
Kafa travması, ruhsal değerlendirme için geç raporSürekli rapor Mart 2029Rapordan itibaren 2 yıl Mart 2031; uzamış süre daha uzundur1 Eylül 2034
Yalnızca araç hasarı, yaralanma yokRapor gerekmezUzamış ceza zamanaşımı gündeme gelmezÖğrenmeden 2 yıl: kural olarak 1 Eylül 2028
Ölümlü kazaRapor gerekmezTaksirle öldürmede 15 yıl1 Eylül 2041
Rapor alındıktan sonra maluliyet oranının artmasıYeni rapor 2033Her artış yeni bir olgu; artan zarar için süre artışın kesinleşmesinden başlatılırArtış tarihine göre ayrıca hesaplanır

Maluliyet oranının sonradan artmasında Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre her artış ayrı bir olgu kabul edilir ve artan zarar bakımından zamanaşımı artışın kesinleştiği tarihten başlatılır; ayrıntılar için maluliyet oranı sonradan artarsa ne olur? rehberimize bakabilirsiniz. Tarih hesabı için trafik kazası zamanaşımı hesaplayıcımızı kullanabilirsiniz.

Rapora itiraz ve sigorta başvurusu zamanaşımını etkiler mi?

Maluliyet raporuna Yönetmeliğin 12. maddesi uyarınca teslimden itibaren otuz gün içinde il sağlık müdürlüğüne itiraz edilir; itiraz üzerine farklı bir hastaneden rapor alınır, sonuçlar farklıysa hakem hastaneye gidilir. Bu süreç aylar sürebilir. Ancak rapora itiraz, TBK m.153’te sayılan durma sebepleri veya TBK m.154’te sayılan kesme sebepleri arasında yer almaz. Bu nedenle itiraz süreci devam ederken zamanaşımı işlemeye devam eder; itiraz sonucunun beklenmesi, tek başına süreyi korumaz.

KTK m.97’deki sigortacıya yazılı başvuru da kanunda doğrudan bir kesme sebebi olarak düzenlenmemiştir. Bununla birlikte sigortacının talebi kabul ettiğini bildirmesi veya kısmi ödeme yapması, borcun ikrarı niteliğinde değerlendirilerek zamanaşımını kesebilir. Sigortacıya başvuru dava ve tahkim için ön şart olduğundan başvurunun gecikmeden yapılması, sonraki adımların süre içinde tamamlanabilmesi için de önemlidir. Rapora itiraz için trafik kazasında maluliyet raporuna itiraz, başvuru için trafik kazası tazminatı için sigortaya başvuru yazılarımıza bakabilirsiniz.

Zamanaşımını kesen ve durduran işlemler

Rapor beklenirken sürenin dolma riski varsa, zamanaşımını kesen veya durduran bir işlem yapılması gerekir. TBK m.154 uyarınca borçlunun borcu ikrar etmesi, özellikle faiz veya kısmi ödemede bulunması, rehin veya kefil vermesi ile alacaklının dava veya def’i yoluyla mahkemeye ya da hakeme başvurması, icra takibi yapması veya iflas masasına başvurması zamanaşımını keser; TBK m.156 uyarınca kesilmeyle birlikte yeni bir süre işlemeye başlar. Arabuluculuk bakımından Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.16, arabulucuya başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımının duracağını ve hak düşürücü sürelerin işlemeyeceğini düzenler.

KTK m.109/3’teki sirayet kuralı da süre yönetiminde önemlidir: kusurlu sürücü veya işletene karşı kesilen zamanaşımı sigortacıya karşı da, sigortacıya karşı kesilen zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı da kesilmiş olur. Maluliyet raporu henüz alınamadığı için sigortacıya eksiksiz başvuru yapılamayan dosyalarda, sürücü ve işletene karşı dava açılması veya arabuluculuğa başvurulması süreyi korumanın yollarından biridir.

Maluliyet raporu beklenirken süreyi koruyan işlemler

İşlemEtkisiDayanak
Tazminat davası açılmasıZamanaşımını keserTBK m.154
Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruHakeme başvuru olarak zamanaşımını keserTBK m.154
İcra takibiZamanaşımını keser; takip işlemleriyle yeniden işlerTBK m.154, m.156
Arabulucuya başvuruSon tutanağa kadar zamanaşımı dururHUAK m.16
Sigortacının kısmi ödemesi veya talebi kabulüBorç ikrarı olarak zamanaşımını kesebilirTBK m.154
Sürücü veya işletene karşı kesme işlemiSigortacıya karşı da kesilmiş sayılırKTK m.109/3
Rapora itirazZamanaşımını durdurmaz ve kesmezTBK m.153–154’te sayılmamıştır
Sigortacıya yazılı başvuruKanunda doğrudan kesme sebebi olarak sayılmamıştırKTK m.97; TBK m.154

Rapor netleşmeden dava açmak: kısmi dava ve talep artırımı

Maluliyet raporu beklenirken sürenin dolma riski varsa, en güvenli yol çoğu zaman davanın kısmi dava olarak açılmasıdır. 7589 sayılı Kanun’la HMK m.107’deki belirsiz alacak davası yürürlükten kaldırılmış ve HMK m.109’a eklenen dördüncü fıkrayla kısmi davada talebin, iddianın genişletilmesi yasağına bağlı olmaksızın tahkikat sona erinceye kadar bir defaya mahsus artırılabileceği, artırılan kısım bakımından da zamanaşımının dava tarihinde kesilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. 31 Temmuz 2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davaları ise geçiş hükmü uyarınca eski hükme göre görülmeye devam eder.

Bu düzenleme sayesinde mağdur, kalıcı maluliyet oranı henüz kesinleşmeden dava açabilir; dava içinde Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanesinden maluliyet incelemesi yaptırılır, oran ve hesap netleştikten sonra talep artırılır ve artırılan kısım dava tarihinde zamanaşımını kesmiş sayıldığı için zamanaşımı def’i riski büyük ölçüde ortadan kalkar. Tek artırım hakkının güncel rapor ve hesap kesinleştikten sonra kullanılması önemlidir. Talep artırımı için talep artırım dilekçesi örneğine, dava sürerken ekonomik ihtiyaçlar için geçici ödeme (TBK 76) rehberimize bakabilirsiniz.

Rapor netleşmeden dava açmanın avantajları ve dikkat edilecekler

KonuAvantajDikkat edilecek nokta
ZamanaşımıDava tarihi itibarıyla süre kesilirDavanın kısmi dava olarak kurulması
Maluliyet tespitiMahkeme Adli Tıp veya üniversite hastanesinden inceleme yaptırırKılavuzun bekleme süreleri dava içinde de gözetilir
Talep artırımıArtırılan kısım için zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılırTek hak; güncel rapor ve hesaptan sonra kullanılmalı
Sigortacıya karşı davaKTK m.109/3 sirayeti ile süre korunurKTK m.97 başvurusu ve TTK m.5/A arabuluculuk şartı
Maluliyetin sonradan artmasıHükümde TBK m.75 saklı tutma talep edilebilirTalebin dava sırasında ileri sürülmesi

Özel durumlar: çocuk, kısıtlı mağdur, ceza dosyası ve ibraname

Çocuk mağdurlarda kalıcı durum çoğu zaman büyümeyle birlikte netleşir ve ÇÖZGER değerlendirmeleri zaman alır. Zamanaşımı küçük mağdur için de işlediğinden, talebin yasal temsilci tarafından süre içinde ileri sürülmesi gerekir. Kaza sonrası kendi işlerini göremeyen yetişkin mağdur için ise vasi atanması süreci gecikmeden başlatılmalıdır; vasinin atanmasını beklemek, sürelerin korunması bakımından risk oluşturabilir. Bu konular için çocuk mağdurda trafik kazası tazminatı ve ağır maluliyette vasi atanması talebi dilekçesi örneği yazılarımıza bakabilirsiniz.

Ceza dosyası bakımından ise iki ayrı süre karıştırılmamalıdır. Taksirle yaralama kural olarak şikâyete bağlıdır ve TCK m.73 uyarınca şikâyet, fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır; bu süre kesin adli raporun veya maluliyet raporunun beklenmesiyle durmaz. Tazminat bakımından uzamış ceza zamanaşımı ise şikâyet yapılmamış olsa bile uygulanabilir. Sigortacıyla yapılan anlaşma ve imzalanan ibranameler bakımından KTK m.111’deki iki yıllık iptal süresi, anlaşma tarihinden itibaren ayrıca işler. Adli rapor ile maluliyet raporunun farkı için adli rapor ile maluliyet raporu farkı, ibraname için sigorta ibraname imzalattı: bakiye tazminat istenebilir mi? yazılarımıza bakabilirsiniz.

Zamanaşımı bir def’idir: davada nasıl ileri sürülür?

Zamanaşımı, süre dolduğunda hakkı kendiliğinden ortadan kaldırmaz; borcu dava yoluyla istenemez hâle getirir. TBK m.161 uyarınca hâkim zamanaşımını kendiliğinden göz önüne alamaz. Bu nedenle zamanaşımının davada dikkate alınabilmesi için davalı sürücü, işleten veya sigortacının bunu süresi içinde def’i olarak ileri sürmesi gerekir. Davalı zamanaşımı def’inde bulunmazsa, süre dolmuş olsa bile mahkeme bu nedenle davayı reddedemez.

Uygulamada davalılar maluliyet dosyalarında zamanaşımı def’ini çoğu zaman zararın kaza günü veya ilk rapor tarihinde öğrenildiği iddiasına dayandırır. Bu def’e karşı cevapta, uzamış ceza zamanaşımının uygulanması, zararın kalıcı durumunun hangi tarihte kesinleştiği, gelişen durumun ne zaman sona erdiği, varsa kesme ve durma sebepleri ile KTK m.109/3’teki sirayet kuralı belgeleriyle birlikte ortaya konmalıdır. Kaza tespit tutanağı, tedavi ve kontrol kayıtlarının tarihleri, süreli ve sürekli raporların tarihleri ve itiraz süreci belgeleri bu nedenle dikkatle saklanmalıdır.

Sık yapılan hatalar

Zamanaşımı nedeniyle kaybedilen dosyaların çoğunda ortak nokta, sürelerin raporun sonuçlanmasına bağlı olduğunun düşünülmesidir.

Maluliyet raporu ve zamanaşımı konusunda sık yapılan hatalar

HataOlası sonucuDoğru yaklaşım
Rapor alınana kadar zamanaşımının işlemediğini düşünmekSürenin dolmasıEn erken başlangıç tarihine göre planlama yapmak
Rapora itirazın süreyi durdurduğunu sanmakİtiraz sürerken sürenin dolmasıGerekirse dava, arabuluculuk veya tahkimle süreyi korumak
Uzamış ceza zamanaşımı için ceza davası gerektiğini düşünmekHâlâ açık olan hakkın kullanılmamasıFiilin suç niteliğinin yeterli olduğunu bilmek
Manevi tazminatta KTK m.109’u esas almakYanlış süre hesabıManevi tazminatta TBK m.72’yi uygulamak
Sigortacıya başvurunun süreyi kestiğini varsaymakBeklenmedik zamanaşımı def’iKesme sebeplerini TBK m.154’e göre değerlendirmek
Raporu gereksiz yere geciktirmekZararın daha önce öğrenildiği savunmasıKılavuzun bekleme sürelerine uyup gecikmeden rapor almak
Kısmi dava imkânını kullanmadan beklemekSüre riskiRapor netleşmeden kısmi dava açıp talebi sonra artırmak
Şikâyet süresini tazminat süresiyle karıştırmakCeza dosyasında hak kaybıAltı aylık şikâyet süresini ayrıca takip etmek

Kazanızın üzerinden zaman geçtiyse, hakkınızın hâlâ açık olup olmadığını ve en uygun yolu birlikte değerlendirelim.
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara. Telefon: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp✉️ İletişim

Maluliyet rehberleri serisi

Bu yazı, trafik kazasında maluliyet ve tazminat konusundaki yirmi rehberlik serimizin son halkasıdır. Dosyanızın hangi aşamasında olursanız olun, aşağıdaki rehberler ilgili konuyu kanun ve yönetmelik hükümleriyle ayrıntılı olarak ele alır.

Trafik kazasında maluliyet rehberleri

NoRehberKonu
1Trafik Kazasında Kalıcı Maluliyet TazminatıTemel rehber: dayanaklar, hesap, süreç
2Trafik Kazasında Geçici Maluliyetİyileşme dönemi kaybı
3Maluliyet Raporu Nasıl Alınır?Yetkili hastane, belgeler, bekleme süreleri
4Maluliyet Tazminatı Ne Kadar?Orana, yaşa ve gelire göre örnek hesaplar
5Maluliyet Oranı Sıfır Çıkarsa TazminatOran çıkmadığında istenebilecekler
6Kırıklarda Maluliyet OranıFemur, tibia, kalça, kol kırıkları
7Bel, Boyun Fıtığı ve Omurga YaralanmalarıOmurga tabloları
8Kafa Travması ve Beyin HasarıNörolojik ve bilişsel kayıplar
9Diz Bağı ve Menisküs YırtığıBağ gevşekliği ve menisektomi
10Uzuv Kaybı (Ampütasyon)Parmak, el, kol, ayak, bacak
11Yüzde Sabit İz TazminatıEstetik zarar ve TCK boyutu
12Görme ve İşitme KaybıGöz ve kulak hesapları
13Kalıcı Maluliyette Manevi TazminatMağdur ve yakınları
14Maluliyet Oranı Sonradan ArtarsaTBK 75 ve ek tazminat
15Trafik Sigortası Eksik Ödeme YaptıBakiye tazminat
16Emekli ve Yaşlı Mağdurun Tazminatı65 yaş üstü mağdurlar
17Trafik Kazası Sonrası Engelli Raporu ve HaklarVergi, araç, istihdam, SGK
18Adli Rapor ile Maluliyet Raporu FarkıCeza dosyası ve tazminat
19Geçici Ödeme (TBK 76)Dava sürerken ön ödeme
20Maluliyet Raporu ve Zamanaşımı (bu yazı)Süreler, kesme ve durma

Sıkça Sorulan Sorular

Maluliyet raporu beklerken zamanaşımı işler mi?

Evet. Rapor beklenmesi kanunda zamanaşımını durduran veya kesen bir sebep olarak sayılmamıştır. Bedensel zararda kısa sürenin başlangıcı zararın öğrenilmesine bağlı olsa da, en güvenli yaklaşım en erken başlangıç tarihine göre planlama yapmak ve gerekirse dava, arabuluculuk veya tahkimle süreyi korumaktır.

Trafik kazasında zamanaşımı ne zaman başlar?

KTK m.109’a göre maddi tazminatta iki yıllık süre zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden, on yıllık süre kaza tarihinden başlar. Yaralamalı kazalarda uzamış ceza zamanaşımı nedeniyle kazadan itibaren sekiz yıllık süre de uygulanır.

Zararın öğrenilmesi maluliyet raporu tarihi mi sayılır?

Yargıtay uygulamasında bedensel zararda zararı öğrenme, zarar görenin kesinleşen durumu değerlendirebilecek bilgiye sahip olduğu an olarak anlaşılmakta ve çoğu zaman maluliyet oranını belirleyen raporun tarihi esas alınmaktadır. Gelişen durumlarda süre, gelişmenin sona erdiği tarihten başlatılır.

Yaralamalı trafik kazasında tazminat için süre kaç yıl?

Fiil taksirle yaralama suçu oluşturduğundan KTK m.109/2 ve TCK m.66/1-e uyarınca kazadan itibaren sekiz yıllık uzamış ceza zamanaşımı uygulanır. Ölümlü kazalarda bu süre on beş yıldır.

Uzamış ceza zamanaşımı için ceza davası açılmış olması gerekir mi?

Hayır. Uygulamada fiilin suç niteliği taşıması yeterli görülür; ceza davasının açılmamış olması, şikâyet yokluğu, uzlaşma, beraat veya düşme kararları uzamış sürenin uygulanmasını kendiliğinden engellemez.

Maluliyet raporuna itiraz zamanaşımını durdurur mu?

Hayır. Rapora itiraz TBK m.153’teki durma veya m.154’teki kesme sebepleri arasında sayılmamıştır. İtiraz süreci devam ederken zamanaşımı işlemeye devam eder.

Sigortaya başvuru zamanaşımını keser mi?

KTK m.97’deki yazılı başvuru kanunda doğrudan kesme sebebi olarak düzenlenmemiştir. Sigortacının talebi kabul etmesi veya kısmi ödeme yapması borç ikrarı niteliğinde değerlendirilerek zamanaşımını kesebilir.

Zamanaşımını ne keser?

TBK m.154 uyarınca borcun ikrarı, kısmi veya faiz ödemesi, dava veya def’i yoluyla mahkemeye ya da hakeme başvuru, icra takibi ve iflas masasına başvuru zamanaşımını keser. Arabulucuya başvuru ise HUAK m.16 uyarınca son tutanağa kadar zamanaşımını durdurur.

Maluliyet raporu olmadan dava açabilir miyim?

Evet. Dava kısmi dava olarak açılabilir; maluliyet dava içinde Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanesi incelemesiyle belirlenir. HMK m.109/4 uyarınca talep tahkikat sona erinceye kadar bir defaya mahsus artırılabilir ve artırılan kısım için zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır.

Manevi tazminatta zamanaşımı süresi aynı mı?

Manevi tazminat KTK m.109’a değil TBK m.72’ye tabidir. TBK m.72 de öğrenmeden itibaren iki yıl, fiilden itibaren on yıl ve suç varsa daha uzun ceza zamanaşımı öngördüğünden yaralamalı kazalarda benzer sonuç doğar.

Maluliyetim yıllar sonra arttı, süre yeniden başlar mı?

Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında maluliyet oranındaki her artış ayrı bir olgu kabul edilir ve artan zarar bakımından zamanaşımı artışın kesinleştiği tarihten başlatılır. Artıştan önceki zarar bakımından ise süreler ilk olaya göre işlemeye devam eder.

Sürücüye açtığım dava sigortaya karşı süreyi korur mu?

Evet. KTK m.109/3 uyarınca zamanaşımının tazminat yükümlüsüne karşı kesilmesi sigortacıya karşı da, sigortacıya karşı kesilmesi tazminat yükümlüsüne karşı da hüküm ifade eder.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (m.97, 109, 111), 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m.72, 75, 153, 154, 156), 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m.66, 73, 89), 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m.109), 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (m.16), 7589 sayılı Kanun ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile Yargıtay uygulamasına dayanır. Örnek tarihler varsayımsaldır; somut dosyanızda sürelerin hesabı için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk