Sigorta şirketinin bedeni zarar dosyalarında en çok kullandığı savunma zamanaşımıdır ve çoğu zaman yanlıştır. “Kaza üzerinden iki yıl geçmiş” cümlesi, kaza aynı zamanda suç oluşturuyorsa hiçbir şey ifade etmez: yaralanmalı kazada süre sekiz, ölümlü kazada on beş yıla çıkar. Bu rehber def’e nasıl cevap verileceğini, sürelerin nasıl hesaplanacağını ve iki hazır cevap dilekçesi örneğini içeriyor.
⚠️ Faizde mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026:
Faiz oranı. 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi yeniden yazılmıştır (RG 31.07.2026, S. 33326). Yasal faiz artık sabit bir rakam değil, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenidir. 30 Haziran’daki oran, önceki 31 Aralık oranından beş puan veya daha fazla farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde sekseni uygulanır. Faiz artık dönemsel hesaplanır: 31.07.2026 öncesi dönemde eski rejim, sonrasında yeni formül geçerlidir; tek oranla yıllara yayılan hesap tabloları yanlış sonuç verir.
Faiz başlangıcı. Aynı Kanun’la Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine eklenen fıkralar uyarınca, bedensel zarar ve ölüm nedeniyle açılan tazminat davalarında faiz, bilinen dönem bakımından olay tarihinden, bilinemeyen dönem bakımından karar tarihinden işletilir. Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödeme, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Geçiş bakımından belirleyici olan, haksız fiilin veya zarar doğuran olayın tarihidir. Ayrıntı: Yasal faiz değişti: reeskont endekslemesi
⚠️ Mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026: 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır (RG 31.07.2026, S. 33326). Bu tarihten sonra yeni bir belirsiz alacak davası açılamaz. Yerine, aynı Kanun’un 20. maddesiyle HMK m. 109’a eklenen dördüncü fıkra ile güçlendirilmiş kısmi dava getirilmiştir: alacağın yalnız bir kısmının dava edildiği hâllerde talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir ve zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. 31.07.2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davaları geçici m. 1 uyarınca eski hükme göre görülmeye devam eder. Ayrıntı: Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı? HMK 107 ve yargı paketi
Zamanaşımı savunmasıyla mı karşılaştınız? Ücretsiz değerlendirelim.
Kural: İki Yıl ve On Yıl
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Sigorta şirketinin savunması genellikle burada durur. Oysa maddenin ikinci fıkrası devam eder.
İstisna: Uzamış Ceza Zamanaşımı
Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, dava cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu daha uzun süre tazminat talepleri için de geçerlidir.
Trafik kazalarında bu istisna kural hâline gelir: yaralanma varsa taksirle yaralama, ölüm varsa taksirle öldürme suçu oluşur ve ceza kanunundaki dava zamanaşımı süreleri devreye girer.
| Kazanın sonucu | Oluşan suç | Uygulanacak süre |
|---|---|---|
| Yalnızca maddi hasar | — | 2 yıl (öğrenmeden), her hâlde 10 yıl |
| Yaralanma | Taksirle yaralama (TCK m. 89) | 8 yıl |
| Ölüm | Taksirle öldürme (TCK m. 85) | 15 yıl |
⚠️ Def’i çürüten üç nokta
- Ceza davası açılmış olması şart değildir. Uzamış zamanaşımının uygulanabilmesi için fiilin cezayı gerektiren bir eylem olması yeterlidir; failin hakkında soruşturma yapılmış veya ceza davası açılmış olması aranmaz. Takipsizlik kararı verilmiş olması da sonucu değiştirmez.
- Sorumlular arasında ayrım yoktur. Uzamış ceza zamanaşımı yalnızca sürücü için değil; işleten, sigortacı ve Güvence Hesabı bakımından da uygulanır. Kanun bu kişiler arasında ayrım yapmamıştır.
- Manevi tazminat da kapsamdadır. KTK m. 109’un lafzı maddi zarardan söz etse de, KTK m. 90’ın Türk Borçlar Kanunu’na yaptığı gönderme nedeniyle TBK m. 72 devreye girer ve ceza zamanaşımı süreleri manevi tazminat istekleri bakımından da uygulanır.
Zararın Bütünlüğü: Araç Hasarı da Uzar
Aynı kazada hem bedensel zarar hem araç veya eşya hasarı varsa, zararın bütünlüğü ilkesi gereği uzamış ceza zamanaşımı araç ve eşya hasarı talepleri bakımından da uygulanır. Yani kazada en küçük bir yaralanma dahi bulunuyorsa, aracınızdaki maddi hasar için de artık iki yıllık süre değil, sekiz yıllık süre işler.
Sigorta şirketleri bu ayrımı çoğu zaman gözden kaçırır ve maddi hasar talebine iki yıllık süreyi uygular. Cevap dilekçesinde kazadaki yaralanmanın belgelenmesi, bu savunmayı tek başına çürütür.
Süre Ne Zaman Başlar? En Çok Tartışılan Nokta
İki yıllık süre kaza tarihinden değil, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten başlar. Bedeni zarar dosyalarında bu ayrım belirleyicidir.
- Zararın öğrenilmesi, kalıcı durumun netleştiği andır. Tedavisi süren, ameliyat bekleyen bir mağdurun zararı henüz belirli değildir. Sürekli iş göremezlik oranının belirlendiği sağlık kurulu raporu tarihi bu bakımdan önem taşır.
- Sonradan ağırlaşma hâlinde, artan maluliyet bakımından zararın öğrenildiği an, buna ilişkin yeni rapor tarihidir.
- Sorumlunun öğrenilmesi, tahmini değil kesin belirlenmeyi gerektirir. Failde yanılma zamanaşımını işletmez. Kaçan sürücünün sonradan tespit edildiği dosyalarda bu husus ayrıca ileri sürülmelidir.
Zamanaşımının Kesilmesi: Bir Kişiye Karşı Kesilen, Diğerine de İşler
KTK m. 109 uyarınca, zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı ise tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.
Bunun pratik değeri büyüktür. Sürücüye karşı açılmış bir dava veya sigortacıya yapılmış bir yazılı başvuru, diğerine karşı da zamanaşımını kesmiş olur. Cevap dilekçesinde bu tür işlemlerin tarihleri belgeyle gösterilmelidir.
📌 Kesme sebebi olarak gösterilebilecekler
- Sigortacıya yapılan yazılı başvuru ve gönderi belgesi
- Sigortacının kısmi ödeme yapması (borcun ikrarı niteliğinde olabilir)
- Sürücü veya işletene karşı açılmış dava
- Sigorta Tahkim Komisyonu’na yapılan başvuru
- İcra takibi
Dilekçe Örneği 1 — Zamanaşımı Def’ine Cevap (Yaralanmalı Kaza)
[ … ] ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DOSYA NO: 20…/…… E.
DAVACI: [Ad Soyad] — VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
DAVALILAR: 1. [Sürücü] 2. [İşleten] 3. [Sigorta Şirketi A.Ş.]
KONU: Davalı [Sigorta Şirketi] vekilinin …/…/20… tarihli cevap dilekçesinde ileri sürdüğü zamanaşımı def’ine karşı beyanlarımızdır.
AÇIKLAMALAR:
1. DEF’İN ÖZETİ. Davalı vekili, kazanın …/…/20… tarihinde meydana geldiğini, davanın ise …/…/20… tarihinde açıldığını belirterek 2918 sayılı Kanun’un 109. maddesinin birinci fıkrasındaki iki yıllık sürenin dolduğunu ileri sürmüştür. Def’ yerinde değildir.
2. OLAY CEZAYI GEREKTİREN BİR FİİLDİR. Kaza sonucunda müvekkil yaralanmış olup, eylem taksirle yaralama suçunu (TCK m. 89) oluşturmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un 109. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, dava cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı öngörmüş bulunursa bu süre tazminat talepleri için de geçerlidir. Somut olayda uygulanacak süre sekiz yıldır ve kaza tarihinden itibaren dolmamıştır. (Ek-1: adli rapor, Ek-2: epikriz)
3. CEZA DAVASI AÇILMIŞ OLMASI ARANMAZ. Uzamış zamanaşımının uygulanabilmesi için fiilin cezayı gerektiren bir eylem olması yeterli olup, fail hakkında soruşturma yapılmış veya ceza davası açılmış olması gerekmez. (Dosyada takipsizlik kararı varsa:) Verilen takipsizlik kararı da bu sonucu değiştirmez.
4. DEF’ SİGORTACI BAKIMINDAN DA GEÇERSİZDİR. Uzamış ceza zamanaşımı, sürücü ile işleten arasında olduğu gibi sigortacı bakımından da ayrım gözetmeksizin uygulanır. Kanun, dayanışmalı sorumlu durumundaki kişiler arasında bir ayrım yapmamıştır.
5. SÜRE ZATEN GEÇ BAŞLAMIŞTIR. Kaldı ki iki yıllık süre kaza tarihinden değil, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten işler. Müvekkilin tedavi süreci …/…/20… tarihine kadar sürmüş, sürekli iş göremezlik oranı ancak …/…/20… tarihli sağlık kurulu raporuyla belirlenmiştir. Zararın öğrenildiği tarih bu rapor tarihidir. (Ek-3: sağlık kurulu raporu)
6. ZAMANAŞIMI KESİLMİŞTİR. Müvekkil …/…/20… tarihinde davalı sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunmuştur. 2918 sayılı Kanun uyarınca tazminat yükümlüsüne karşı kesilen zamanaşımı sigortacıya karşı da kesilmiş olur; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı da tazminat yükümlüsü bakımından kesilmiş sayılır. (Ek-4: başvuru ve gönderi belgesi) (Kısmi ödeme yapılmışsa:) Ayrıca davalı şirketçe …/…/20… tarihinde yapılan kısmi ödeme de borcun ikrarı niteliğindedir. (Ek-5: ödeme dekontu)
7. MANEVİ TAZMİNAT BAKIMINDAN. 109. maddenin lafzı maddi zarardan söz etse de, aynı Kanun’un 90. maddesinin Türk Borçlar Kanunu’na yaptığı gönderme nedeniyle TBK m. 72 uygulanır ve ceza zamanaşımı süreleri manevi tazminat istekleri bakımından da geçerlidir.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ZAMANAŞIMI DEF’İNİN REDDİNE ve yargılamaya devam olunarak davamızın kabulüne karar verilmesini saygılarımızla vekâleten talep ederiz. …/…/20…
Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad]
(imza)
Dilekçe Örneği 2 — Ölümlü Kazada Zamanaşımı Def’ine Cevap
[ … ] ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
(veya SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU BAŞKANLIĞI’NA)
DOSYA / BAŞVURU NO: 20…/……
DAVACILAR: 1. [Eş] 2. [Çocuk] 3. [Anne/Baba]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
KONU: Karşı tarafın zamanaşımı def’ine cevaplarımızdır.
AÇIKLAMALAR:
1. …/…/20… tarihli kazada müvekkillerin murisi hayatını kaybetmiştir. Eylem taksirle öldürme suçunu (TCK m. 85) oluşturmakta olup, uygulanacak zamanaşımı süresi on beş yıldır. Kaza tarihinden itibaren bu süre dolmamıştır. (Ek-1: ölüm belgesi, Ek-2: otopsi raporu)
2. Karşı taraf, ceza dosyasının [beraat / takipsizlik / düşme] ile sonuçlandığını ileri sürmektedir. Uzamış zamanaşımının uygulanması için fiilin cezayı gerektiren bir eylem olması yeterlidir; ceza yargılamasının sonucu bu bakımdan belirleyici değildir.
3. Zamanaşımı ayrıca …/…/20… tarihli sigortaya başvuru ile kesilmiştir; tazminat yükümlüsüne karşı kesilen zamanaşımı sigortacıya karşı da kesilmiş sayılır. (Ek-3: başvuru ve gönderi belgesi)
4. Manevi tazminat talebimiz bakımından da aynı süre geçerlidir; KTK m. 90’ın yollamasıyla TBK m. 72 uygulanır.
SONUÇ VE İSTEM: Zamanaşımı def’inin REDDİNE karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz. …/…/20…
Davacılar Vekili
Av. [Ad Soyad]
(imza)
Def’e Cevap Kontrol Listesi
- Kazada yaralanma veya ölüm var mı? (Varsa uzamış süre işler.)
- Adli rapor, epikriz veya ölüm belgesi dosyada mı?
- Ceza dosyası varsa numarası ve sonucu yazıldı mı? (Sonuç belirleyici değildir, ancak fiilin niteliğini gösterir.)
- Sağlık kurulu raporunun tarihi, zararın öğrenildiği an olarak ileri sürüldü mü?
- Sonradan ağırlaşma varsa yeni rapor tarihi gösterildi mi?
- Sigortaya başvuru, dava veya takip gibi kesme sebepleri tarihleriyle sıralandı mı?
- Kısmi ödeme yapılmışsa dekontu eklendi mi?
- Aynı kazada araç hasarı da varsa, zararın bütünlüğü ilkesi ileri sürüldü mü?
- Manevi tazminat bakımından KTK m. 90 yollaması ve TBK m. 72 yazıldı mı?
Sık Yapılan Beş Hata
- Def’i kabullenmek. “İki yıl geçmiş” savunması, kazada yaralanma veya ölüm varsa dayanaksızdır.
- Ceza dosyası yok diye vazgeçmek. Soruşturma yapılmamış olması uzamış süreyi engellemez.
- Rapor tarihini kullanmamak. Süre kaza tarihinden değil, zararın öğrenildiği tarihten işler.
- Kesme sebeplerini yazmamak. Sigortaya başvuru tarihi çoğu dosyada tek başına yeterlidir.
- Araç hasarını ayrı düşünmek. Aynı kazada yaralanma varsa hasar talebi de uzamış süreye tabidir.
Def’in Zamanı: Ne Zaman İleri Sürülebilir?
Zamanaşımı bir def’idir; hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz, karşı tarafça ileri sürülmesi gerekir. Bunun iki pratik sonucu vardır.
Birincisi, def’ cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir. Cevap dilekçesinde yer verilmeyen zamanaşımı def’i, sonradan savunmanın genişletilmesi yasağına takılır. Karşı taraf bu yasağı aşmak için ıslah yoluna başvurabilir; bu durumda ıslahın süresinde ve usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ayrıca denetlenmelidir.
İkincisi, karşı taraf def’i geç ileri sürmüşse bu husus öncelikle yazılmalıdır: esasa girmeden önce def’in usulen dinlenemeyeceği belirtilir, ardından ihtiyaten esasa ilişkin cevaplar sıralanır.
📌 Cevap dilekçenizin sıralaması
- Def’ süresinde ileri sürülmüş mü? (Değilse öncelikle bu yazılır.)
- Fiil cezayı gerektiriyor mu? (Uzamış süre.)
- Süre ne zaman başladı? (Zararın öğrenilmesi.)
- Zamanaşımı kesildi mi? (Başvuru, dava, ödeme, takip.)
- Manevi tazminat bakımından dayanak. (KTK m. 90 yollaması, TBK m. 72.)
Bu sıralama, en güçlü argümanı en başa koyar ve her biri bağımsız olarak def’i çürütecek nitelikte olduğundan, birinin kabul görmemesi diğerlerini etkilemez.
Tahkimde Zamanaşımı Def’i
Sigorta Tahkim Komisyonu’na taşınan dosyalarda da aynı savunma karşınıza çıkar ve aynı cevaplar geçerlidir. Ancak tahkimin kendine özgü bir yönü vardır: yargılama kural olarak evrak üzerinden yürüdüğünden, def’e cevap verirken dayanak belgelerin tamamının aynı anda sunulması gerekir. Duruşmada açıklama yapma imkânı sınırlıdır.
Bu nedenle tahkim dosyasında zamanaşımı def’ine cevap verirken adli rapor, sağlık kurulu raporu, sigortaya başvuru ve gönderi belgesi ile varsa ödeme dekontu tek bir dilekçe ekinde toplanmalıdır. Ayrıntı: bedeni zararda sigorta tahkim başvuru dilekçesi.
Def’ Kabul Edilirse: Kısmi Zamanaşımı İhtimali
Zamanaşımı tartışması her zaman “ya hep ya hiç” biçiminde sonuçlanmaz. Aynı dosyada birden çok talep kalemi varsa ve bunlar farklı sürelere tabi görülürse, bir kısmı bakımından def’ kabul edilirken diğerleri bakımından reddedilebilir.
Bu ihtimale karşı cevap dilekçesinde her kalem için ayrı dayanak göstermek yararlıdır: bedensel zarar kalemleri bakımından uzamış ceza zamanaşımı, araç hasarı bakımından zararın bütünlüğü ilkesi, manevi tazminat bakımından KTK m. 90 yollaması. Tek bir gerekçeye dayanan cevap, o gerekçe kabul görmediğinde dosyanın tamamını kaybettirir.
Sıkça Sorulan Sorular
Trafik kazası tazminatında zamanaşımı süresi ne kadar?
KTK m. 109/1 uyarınca zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl, her hâlde kaza gününden başlayarak on yıldır. Ancak kaza cezayı gerektiren bir fiil oluşturuyorsa ceza kanunundaki daha uzun süre uygulanır.
Yaralanmalı ve ölümlü kazada süre kaç yıl?
Yaralanma taksirle yaralama suçunu oluşturduğundan sekiz yıllık, ölüm ise taksirle öldürme suçunu oluşturduğundan on beş yıllık dava zamanaşımı süresi uygulanır. Yalnızca maddi hasarlı kazalarda ise iki yıllık süre geçerlidir.
Ceza davası açılmamışsa uzamış zamanaşımı uygulanır mı?
Uygulanır. Uzamış ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için fiilin cezayı gerektiren bir eylem olması yeterlidir; fail hakkında soruşturma yapılmış veya ceza davası açılmış olması aranmaz. Takipsizlik kararı verilmiş olması da sonucu değiştirmez.
Uzamış süre sigorta şirketine karşı da geçerli mi?
Evet. Kanun, dayanışmalı sorumlu durumundaki kişiler arasında ayrım yapmamıştır; uzamış ceza zamanaşımı sürücü, işleten, sigortacı ve Güvence Hesabı bakımından aynı şekilde uygulanır.
Manevi tazminatta da uzamış zamanaşımı uygulanır mı?
Uygulanır. KTK m. 109’un lafzı maddi zarardan söz etse de, aynı Kanun’un 90. maddesinin Türk Borçlar Kanunu’na yaptığı gönderme nedeniyle TBK m. 72 devreye girer ve ceza zamanaşımı süreleri manevi tazminat istekleri bakımından da geçerlidir.
İki yıllık süre kaza tarihinden mi başlar?
Hayır. Süre, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten başlar. Bedeni zarar dosyalarında zararın öğrenilmesi, kalıcı durumun netleştiği andır; sürekli iş göremezlik oranının belirlendiği sağlık kurulu raporunun tarihi bu bakımdan önem taşır.
Maluliyetim sonradan arttı, süre yeniden mi işler?
Sonradan ağırlaşan maluliyet bakımından zararın öğrenildiği an, artışa ilişkin yeni rapor tarihidir. Bu nedenle önceki bir davanın sonuçlanmış olması, sonradan ortaya çıkan artış bakımından talep hakkını tek başına ortadan kaldırmaz.
Kaçan sürücü sonradan bulundu, süre ne zaman başlar?
Sorumlunun öğrenilmesi tahmini değil kesin belirlenmeyi gerektirir; failde yanılma zamanaşımını işletmez. Kaçan sürücünün sonradan tespit edildiği dosyalarda sürenin bu tespit tarihinden işlediği ayrıca ileri sürülmelidir.
Zamanaşımı hangi işlemlerle kesilir?
Sigortacıya yapılan yazılı başvuru, sigortacının kısmi ödeme yapması, sürücü veya işletene karşı açılan dava, Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru ve icra takibi kesme sebebi olarak ileri sürülebilir. Bu işlemlerin tarihleri belgeyle gösterilmelidir.
Sürücüye karşı kesilen zamanaşımı sigortaya da işler mi?
Evet. KTK m. 109 uyarınca zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı da tazminat yükümlüsü bakımından kesilmiş sayılır.
Aynı kazada araç hasarım da var, ona da uzun süre uygulanır mı?
Zararın bütünlüğü ilkesi gereği, aynı kazada bedensel zarar bulunuyorsa uzamış ceza zamanaşımı araç ve eşya hasarı talepleri bakımından da uygulanır. Kazada en küçük bir yaralanma dahi varsa hasar talebi iki yıllık süreye tabi değildir.
Zamanaşımı def’i hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınır mı?
Zamanaşımı bir def’idir; karşı tarafça süresinde ileri sürülmesi gerekir. İleri sürüldüğünde ise cevap dilekçesiyle karşılanmalı, uzamış sürenin uygulanma sebebi ve kesme işlemleri belgeleriyle birlikte ortaya konmalıdır.
Zamanaşımı savunmasıyla mı karşılaştınız? Ücretsiz değerlendirelim.
İlgili Rehberler
- Eski trafik kazası için hâlâ tazminat davası açabilir miyim?
- Zorunlu trafik sigortasında zamanaşımı ve doğrudan dava hakkı
- Tazminat davalarında zamanaşımı
- Trafik kazası zamanaşımı hesaplayıcı
- İbranameye rağmen bakiye tazminat dava dilekçesi örneği
- Trafik kazasında manevi tazminat dava dilekçesi örneği
- Trafik kazasında sigortaya başvuru dilekçesi örneği (KTK m. 97)
- Taksirle öldürme ve yaralama: TCK m. 85 ve 89
- Trafik kazası maddi ve manevi tazminat dava dilekçesi örneği
- Trafik kazasından sonra hangi dilekçe, ne zaman?
Dayanak Mevzuat
- 2918 sayılı KTK m. 109 — zamanaşımı, uzamış ceza zamanaşımı ve zamanaşımının kesilmesi
- 2918 sayılı KTK m. 90 — Türk Borçlar Kanunu’na yollama
- 2918 sayılı KTK m. 85 — işletenin sorumluluğu
- 2918 sayılı KTK m. 97 — sigortacıya yazılı başvuru zorunluluğu
- 6098 sayılı TBK m. 72 — haksız fiilde zamanaşımı ve ceza zamanaşımının uygulanması
- 5237 sayılı TCK m. 85 — taksirle öldürme
- 5237 sayılı TCK m. 89 — taksirle yaralama
- 5237 sayılı TCK m. 66 — dava zamanaşımı süreleri


