Bedensel zararın en zor yanlarından biri, sonuçlarının zamanla değişebilmesidir. Kırık iyi kaynamış görünürken yıllar içinde eklemde kireçlenme gelişebilir, menisküsü alınan dizde protez gerekebilir, kafa travmasından aylar sonra nöbetler başlayabilir, çocuk mağdurdaki iz büyüdükçe belirginleşebilir. Tazminat alınmış, sigorta ödemesi yapılmış ya da dava sonuçlanmış olsa bile maluliyet oranı artmış olabilir. Bu durumda akla gelen soru şudur: artan zarar için yeniden tazminat istenebilir mi?
Bu rehberde maluliyet oranının sonradan artması hâlinde izlenebilecek yolları; dava sürerken talep artırımını, TBK m.75’teki hükmün değiştirilmesi hakkının saklı tutulmasını, hüküm kesinleştikten sonra açılabilecek ek tazminat davasını, sigortacıyla yapılan anlaşma ve ibranamenin etkisini, yeni maluliyet raporu alınmasındaki kısıtlamaları, oransal mahsup kuralını ve zamanaşımının ne zaman başladığını anlatıyoruz. Dosyanızı birlikte değerlendirmek için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.
Beş cümlede özet
- TBK m.75 uyarınca bedensel zararın kapsamı karar sırasında tam olarak belirlenemiyorsa hâkim, kararın kesinleşmesinden başlayarak iki yıl içinde tazminat hükmünü değiştirme yetkisini saklı tutabilir; bu talebin dava sırasında ileri sürülmesi gerekir.
- Dava sürerken oran artarsa, 7589 sayılı Kanun sonrası kısmi davada HMK m.109/4 uyarınca talep tahkikat sona erinceye kadar bir defaya mahsus artırılabilir.
- Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında sürekli iş göremezlik oranındaki her artış yeni bir olgu kabul edilir; önceki davada hak saklı tutulmamış olsa bile artan zarar için yeni dava açılmasına kesin hüküm engel sayılmaz.
- Artan zarar bakımından zamanaşımı, uygulamada artışın kesinleştiği ve öğrenildiği tarih esas alınarak değerlendirilir; yine de süreler dikkatle takip edilmelidir.
- Yönetmeliğin 11. maddesi durum değişikliğinde süre aranmaksızın yeniden değerlendirme imkânı tanır; ancak m.12/6’ya göre kazaya bağlı ve engel oranının değişmeyeceği hakem hastane kararıyla kesinleşen sürekli raporlarda yeni başvuru kabul edilmez.
Maluliyet oranı neden sonradan artar?
Maluliyet oranı, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin kılavuzuna göre kalıcı ve stabil hâle gelmiş fonksiyon kaybı üzerinden belirlenir. Kılavuz bu nedenle bekleme süreleri öngörür: alt ekstremitede devamlı rapor için son bir yıldır düzelme olmadığının tespitini, omurgada son on iki ayda değişiklik olmamasını, beyin hasarına bağlı ruhsal bozukluklarda bir yıl sonra kontrolü, denge bozukluklarında en az altı aylık takibi, ameliyatla değişmesi beklenen görme kayıplarında iki yıl süreli raporu ister. Ancak bu sürelere uyulsa bile tıbbın öngöremediği gelişmeler yaşanabilir.
Trafik kazası dosyalarında oranın sonradan arttığı tipik durumlar şunlardır: eklem içi kırıklardan sonra gelişen kireçlenme ve protez ihtiyacı, menisküs alınmasından sonra dizde ilerleyen dejenerasyon, kafa travmasından sonra ortaya çıkan epilepsi veya bilişsel kayıp, omurga yaralanmasından sonra komşu segmentlerde gelişen bozukluklar, sinir hasarının ilerlemesi, çocuk mağdurlarda büyümeyle birlikte ortaya çıkan uzunluk farkı veya şekil bozukluğu ve kaza sonrası psikolojik sorunların kalıcı hâle gelmesi. Yaralanma türüne göre oranların nasıl belirlendiğini kırıklarda, diz yaralanmalarında ve kafa travmasında maluliyet oranı rehberlerimizde anlattık.
Maluliyet oranının artabileceği durum ve aşamaya göre izlenecek yol
| Aşama | Durum | Başvurulacak yol | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Sigorta başvurusundan önce | Tedavi sürüyor, oran henüz stabil değil | Stabil hâl beklenir; süreli rapor ve süre takibi | Yönetmelik m.11; kılavuz bekleme süreleri |
| Sigorta ödemesinden sonra, dava yok | Sigortacı eski orana göre ödedi, oran arttı | Artan zarar için yeniden başvuru veya dava; anlaşmanın hakkaniyete aykırılığı | TBK m.55 (oransal mahsup); KTK m.111 |
| Dava sürerken | Bilirkişi raporundan sonra oran arttı | Yeni rapor istemi ve talep artırımı | HMK m.109/4; HMK m.281 |
| Hüküm verilirken | Sonuçlar tam belirlenemiyor | Hükmün değiştirilmesi hakkının saklı tutulması | TBK m.75 |
| Hüküm kesinleştikten sonra, saklı tutma var | İki yıl içinde oran arttı | Aynı hüküm için değiştirme talebi | TBK m.75 |
| Hüküm kesinleştikten sonra, saklı tutma yok | Öngörülemeyen yeni artış | Artan zarar için ek tazminat davası | Yargıtay’ın yerleşik uygulaması |
Dava sürerken oran artarsa: yeni rapor ve talep artırımı
Tazminat davaları çoğu zaman birkaç yıl sürer ve bu sürede mağdurun durumu değişebilir. Dava sırasında alınan bilirkişi veya Adli Tıp raporundan sonra oranın arttığını gösteren yeni tıbbi bulgular ortaya çıkarsa, bu bulgular gecikmeden mahkemeye sunulmalı ve güncel duruma göre yeni maluliyet raporu alınması istenmelidir. Bilirkişi raporuna tebliğden itibaren iki hafta içinde HMK m.281 uyarınca itiraz edilir; rapordan sonra ortaya çıkan gelişmeler ise ayrıca beyan edilerek ek rapor talep edilir.
7589 sayılı Kanun’la HMK m.107’deki belirsiz alacak davası yürürlükten kaldırılmış ve HMK m.109’a dördüncü fıkra eklenmiştir. Buna göre kısmi davada talep, tahkikat sona erinceye kadar bir defaya mahsus artırılabilir ve artırılan kısım için de zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır. Bu tek artırım hakkı, oranın dava sırasında değişebileceği dosyalarda stratejik önem taşır: artırımın, güncel maluliyet raporu ve buna dayanan aktüerya hesabı kesinleştikten sonra yapılması gerekir. Erken yapılan bir artırımdan sonra oran yeniden artarsa, aynı davada ikinci bir artırım yapılamaz.
Talep artırımının nasıl yapılacağı için talep artırım dilekçesi örneği (HMK 109/4) yazımıza, maluliyet raporuna itiraz ve Adli Tıp’a sevk talebi için maluliyet raporuna itiraz dilekçesi örneğine, hesap raporuna itiraz için aktüerya bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi örneğine bakabilirsiniz.
TBK m.75: hükmün değiştirilmesi hakkının saklı tutulması
Türk Borçlar Kanunu m.75, bedensel zararın ileride değişebileceği durumlar için özel bir koruma sağlar: bedensel zararın kapsamı, karar verme sırasında tam olarak belirlenemiyorsa hâkim, kararın kesinleşmesinden başlayarak iki yıl içinde tazminat hükmünü değiştirme yetkisini saklı tutabilir. Kanunun gerekçesinde, eski Borçlar Kanunu’ndaki “hükmün tefhimi tarihinden itibaren” ifadesinin “kararın kesinleşmesinden başlayarak” şeklinde değiştirildiği ve böylece iki yıllık sürenin hükmün kesinleşmesine kadar geçecek süre içinde sona ermesi tehlikesinin ortadan kaldırıldığı açıklanmıştır.
Bu hakkın kullanılabilmesi için hâkimin kararında değiştirme yetkisini açıkça saklı tutmuş olması gerekir. Bu nedenle, yaralanmanın ileride ilerleyebileceğini gösteren tıbbi bulgular varsa, davacı tarafından dava sırasında TBK m.75 uyarınca hükmün değiştirilmesi hakkının saklı tutulması açıkça talep edilmeli ve bu talep hekim görüşleri, bilirkişi raporundaki ilerleme ihtimaline ilişkin tespitler gibi delillerle desteklenmelidir.
Saklı tutma kararı verilmişse, kararın kesinleşmesinden itibaren iki yıl içinde oranın arttığını gösteren yeni tıbbi durumla birlikte mahkemeye başvurularak tazminat hükmünün değiştirilmesi istenebilir. Madde metni değiştirmenin yönünü sınırlamaz; bu nedenle saklı tutma kararı verilen dosyalarda iki yıllık sürenin takibi, hem artış iddiası hem de karşı tarafın olası talepleri bakımından önemlidir. Dava sürerken mağdurun ekonomik ihtiyacını karşılamaya yönelik geçici ödeme imkânı ise TBK m.76’da düzenlenmiştir; ayrıntılar için geçici ödeme (TBK 76) rehberimize bakabilirsiniz.
TBK m.75’in uygulanma şartları
| Şart | Açıklama | Uygulamadaki önemi |
|---|---|---|
| Bedensel zarar | Hüküm yalnızca bedensel zararlar için öngörülmüştür | Maluliyet, bakım ihtiyacı, tedavi giderleri gibi kalemler |
| Kapsamın karar sırasında tam belirlenememesi | İlerleme veya değişme ihtimali bulunmalı | Hekim görüşü ve bilirkişi raporuyla desteklenmeli |
| Hâkimin yetkiyi kararda saklı tutması | Saklı tutma kararda açıkça yer almalı | Davacı tarafından dava sırasında açıkça talep edilmeli |
| İki yıllık süre | Kararın kesinleşmesinden başlar | Kesinleşme tarihi not edilmeli, süre takip edilmeli |
| Değişikliğin tıbbi olarak gösterilmesi | Yeni rapor veya bilirkişi incelemesi | Oranın arttığı ve kazayla bağlantısı ispatlanmalı |
Tazminat davanızda ileride artabilecek zararlar için gerekli saklı tutma taleplerini ve delilleri birlikte hazırlayalım.
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara. Telefon: 0554 648 37 15
Hüküm kesinleştikten sonra oran artarsa: ek tazminat davası
TBK m.75 kapsamında saklı tutma kararı verilmemiş veya iki yıllık süre geçmiş olsa bile artan zarar için yol tamamen kapanmış değildir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında sürekli iş göremezlik (maluliyet) oranındaki her artış ayrı ve yeni bir olgu olarak kabul edilir. Bu yaklaşıma göre zarar görenin önceki davada ileride doğabilecek gelişmeleri saklı tutmamış olması, sonradan ortaya çıkan gelişmelere dayanarak yeni bir davayla artan zararını istemesini engelleyen bir kesin hüküm oluşturmaz. Bu ilke özellikle iş kazası ve haksız fiilden doğan bedensel zarar davalarında uzun süredir uygulanmaktadır.
Ek tazminat davasında konu, önceki davada hükme bağlanan oranı aşan artıştır. Mahkeme, artışın gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediğini, artışın kazayla illiyet bağı içinde olup olmadığını ve önceki hükümde değerlendirilmiş bir zarar olup olmadığını inceler. Önceki davada zaten öngörülerek hesaba katılmış bir gelişme için yeniden tazminat istenemeyeceğinden, önceki dosyadaki bilirkişi raporlarının ve hükmün gerekçesinin dikkatle incelenmesi gerekir.
Artışın kazayla bağlantısı, ek tazminat davasının en tartışmalı konusudur. Aradan geçen sürede yaşa bağlı değişiklikler, yeni bir yaralanma veya kazayla ilgisiz bir hastalık da oranı etkileyebilir. Yönetmeliğin 9. maddesi kaza ve yaralanmaya bağlı durum bildirir raporda kişinin var olan kronik hastalıklarına ilişkin fonksiyon kayıplarının belirtilmeyeceğini düzenler. Bu nedenle kazadan sonraki tedavi ve kontrol kayıtlarının kesintisiz saklanması, artışın kazanın doğal sonucu olduğunu göstermek bakımından belirleyicidir. Artış kazadan değil tedavi sürecindeki bir hatadan kaynaklanıyorsa sorumlular ve izlenecek yollar için trafik kazası sonrası tıbbi hata ile artan maluliyet rehberimize bakabilirsiniz.
Sigortacıyla anlaşma veya ibraname imzalandıktan sonra oran artarsa
Kalıcı maluliyet dosyalarının önemli bir kısmı dava açılmadan, sigorta şirketinin yaptığı ödemeyle sonuçlanır. Sigortacı ödemeyi o tarihteki rapora göre hesaplar ve çoğu zaman ödeme karşılığında ibraname imzalatır. Ödemenin baştan eksik olduğu durumlar için trafik sigortası eksik ödeme yaptı rehberimize bakabilirsiniz. Oran sonradan artarsa iki konu gündeme gelir: yapılan ödemenin artan zarar hesabında nasıl dikkate alınacağı ve imzalanan belgenin artan zarar talebini engelleyip engellemediği.
Birinci konu, 7589 sayılı Kanun’la TBK m.55’e eklenen oransal mahsup kuralıyla düzenlenmiştir: 31 Temmuz 2026 ve sonrasında gerçekleşen olaylarda, tazminattan önce yapılan ödeme, ödeme tarihindeki tazminata oranı esas alınarak düşülür. Bu kural, erken yapılan düşük bir ödemenin, yıllar sonra artan ve güncellenen tazminattan nominal tutarıyla düşülerek mağdurun aleyhine sonuç doğurmasını önlemeye yöneliktir. Kuralın ayrıntıları için tazminat hesabında oransal mahsup değişikliği yazımıza bakabilirsiniz.
İkinci konu bakımından KTK m.111 önemli bir güvence sağlar: tazminat miktarına ilişkin olarak zarar görenle yapılan anlaşmalar veya sulh sözleşmeleri, sağlanan menfaatlerle karşılaştırıldığında hakkaniyete aykırı olduğu açıkça belli ise, yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilir. Ayrıca ibranamenin, ödenen tutarın alındığını gösteren bir makbuz niteliğinde mi yoksa tüm haklardan feragat niteliğinde mi olduğu, içeriğine ve ödenen tutarın gerçek zarara oranına göre değerlendirilir. İmzalanmış bir ibranamenin artan zarar talebine etkisi somut belgenin içeriğine göre incelenmelidir; bunun için sigorta ibraname imzalattı, bakiye tazminat istenebilir mi? yazımıza bakabilirsiniz.
Sigorta ödemesinden sonra oran artışı: dikkat edilecekler
| Konu | Dayanak | Pratik sonuç |
|---|---|---|
| Önceki ödemenin mahsubu | TBK m.55 (7589 s.K. ile; 31.07.2026 ve sonrası olaylar) | Ödeme, ödeme tarihindeki tazminata oranıyla düşülür |
| Hakkaniyete aykırı anlaşmalar | KTK m.111 | Anlaşma tarihinden itibaren iki yıl içinde iptal istenebilir |
| İbranamenin niteliği | Belgenin içeriği ve ödenen tutarın gerçek zarara oranı | Makbuz niteliğindeki belge artan zarar talebini engellemeyebilir |
| Yeni başvuru | KTK m.97 | Artan zarar için sigortacıya yeniden yazılı başvuru yapılır |
| Teminat limiti | Poliçe tarihindeki kişi başı limit | Önceki ödemeyle birlikte limit aşılıyorsa bakiye sürücü ve işletenden istenir |
Yeni maluliyet raporu nasıl alınır? Yönetmelikteki kısıtlamalar
Oranın arttığının ispatı için yeni bir sağlık kurulu raporu gerekir. Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinin dördüncü fıkrası, yeni bir engel durumunun ortaya çıkması veya mevcut engellilik durumunda bir değişiklik meydana gelmesi hâlinde, bireyin talebi ve ilgili branş hekiminin sağlık kuruluna sevki uygun görmesi üzerine süre aranmaksızın engellilik durumunun yeniden değerlendirileceğini ve yeni rapor düzenleneceğini öngörür. Aynı maddeye göre engel durumunun tedavi veya rehabilitasyonla azalma ihtimali olan ve bulguların tam görülemediği hâllerde süreli, sabit kalması veya artması söz konusu olan durumlarda sürekli rapor düzenlenir.
Bu genel imkânın önemli iki sınırı vardır. 2019 tarihli Yönetmeliğin 12. maddesinin beşinci fıkrasına göre hakem hastane kararıyla veya süresinde itiraz edilmeyerek kesinleşen rapor hakkında aynı gereksinim alanıyla ilgili yeni rapor başvurusu en erken altı ay sonra kabul edilir. Altıncı fıkra ise terör, kaza ve yaralanma nedeniyle verilen, ilaç tedavisi, cerrahi tedavi ve/veya rehabilitasyon ile engel oranının değişmeyeceği hakem hastane kararıyla kesinleşen sürekli ibareli raporlar için yeni rapor başvurusunun kabul edilmeyeceğini düzenler. Rapora itiraz usulü ise 19 Mayıs 2026 tarihli Sağlık Raporları Yönetmeliği’nin 60. ve 63. maddelerine tabidir: kişisel itiraz raporun e-Devlet sistemine aktarılmasından itibaren otuz gün içinde yapılır, raporlar çelişir ve yeniden itiraz edilirse bölge hakem hastanesine gidilir ve bu kararı kesindir. Aynı Yönetmeliğin 70. maddesi uyarınca diğer yönetmeliklerdeki aykırı hükümler yerine bu kurallar uygulanır. Bu sınırlamalar 2019 tarihli engellilik yönetmeliğinde yer almaya devam etmekle birlikte, itiraz zinciri 2026’da bölge hakem hastanesine kadar uzatıldığından hangi aşamada kesinleşen raporlara uygulanacağı il sağlık müdürlüğünden teyit edilmelidir.
Bu kısıtlamalar idari rapor süreciyle ilgilidir. Görülmekte olan veya yeni açılan bir tazminat davasında mahkeme, artış iddiasını değerlendirmek için Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanesinden bilirkişi incelemesi yaptırabilir; mahkemeler raporlarla bağlı değildir ve çelişkili raporlar arasındaki farkı giderir. Hakem hastane yoluna gitmeden önce bu kısıtlamanın dosyaya etkisinin değerlendirilmesi önem taşır. Rapor süreçleri için maluliyet raporu nasıl alınır?, itiraz yolları için trafik kazasında maluliyet raporuna itiraz ve raporların bağlayıcılığı için maluliyet oranının tespiti ve bağlayıcılığı yazılarımıza bakabilirsiniz.
Yeni rapor başvurusu bakımından Yönetmelik hükümleri
| Hüküm | Düzenleme | Artış iddiasına etkisi |
|---|---|---|
| m.11/2 | Azalma ihtimali olan ve bulguların tam görülemediği hâllerde süreli rapor | Süre sonunda güncel durum yeniden değerlendirilir |
| m.11/3 | Engel durumunun sabit kalması veya artması söz konusuysa sürekli rapor | Artış ihtimali sürekli raporu engellemez |
| m.11/4 | Yeni engel veya durum değişikliğinde talep ve branş hekimi sevkiyle süre aranmaksızın yeniden değerlendirme | Artış hâlinde yeni rapor alınabilir |
| SRY m.60, m.63 | Kişisel itiraz raporun e-Devlet’e aktarılmasından itibaren otuz gün içinde il sağlık müdürlüğüne; çelişkide bölge hakem hastanesi kararı kesin | Yeni rapora da süresinde itiraz edilmeli |
| m.12/5 | Hakem hastane kararıyla veya itiraz edilmeyerek kesinleşen raporda aynı alanda yeni başvuru en erken altı ay sonra | Bekleme süresi |
| m.12/6 | Kazaya bağlı ve engel oranının değişmeyeceği hakem hastane kararıyla kesinleşen sürekli raporda yeni başvuru kabul edilmez | İdari yol kapanır; mahkeme bilirkişi incelemesi yolu önem kazanır |
Artan zararda zamanaşımı ne zaman başlar?
KTK m.109 maddi zararlar için, TBK m.72 ise manevi tazminat dahil haksız fiil talepleri için zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıllık, her hâlde kaza veya fiil tarihinden başlayarak on yıllık zamanaşımı öngörür; fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa o süre uygulanır. Bedensel zararda “zararın öğrenilmesi” kavramı ise eşyaya verilen zarardan farklı yorumlanır.
Yargıtay uygulamasında bedensel zararlarda zararı öğrenme tarihi olarak, zarar görenin zarar verici olayın sonuçlarını ve kesinleşen durumu değerlendirebilecek bilgiye sahip olduğu an, çoğu zaman da maluliyet oranını belirleyen raporun tarihi esas alınır. Gelişen durum gösteren zararlarda zamanaşımının, gelişmenin sona erdiği ve zararın tam olarak belirlendiği tarihten başlatılması da Yargıtay kararlarında kabul edilmektedir. Maluliyet oranındaki her artışın ayrı bir olgu sayıldığı yaklaşımla birlikte, artan zarar bakımından zamanaşımının artışın kesinleştiği tarihten başlatılması uygulamada yerleşmiştir.
Bununla birlikte artıştan önceki zarar bakımından sürelerin ilk olaya göre işlemeye devam ettiği ve mutlak sürelerin uygulanmasının tartışma yaratabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle oranın arttığını gösteren ilk tıbbi bulgudan itibaren gecikmeden hareket edilmesi en güvenli yoldur. Süre hesabı için trafik kazası zamanaşımı hesaplayıcımızı kullanabilir, trafik sigortasına karşı sürelerin özellikleri için zorunlu trafik sigortasında zamanaşımı ve doğrudan dava hakkı ile eski trafik kazası için hâlâ tazminat davası açabilir miyim? yazılarımıza bakabilirsiniz.
Oran artışı tazminatı ne kadar değiştirir?
Maluliyet oranındaki artış, kalıcı maluliyet tazminatını doğrudan etkiler. Aşağıdaki tablo, kaza tarihinde 35 yaşında, 2026 net asgari ücretiyle (aylık 28.075,50 TL) çalışan ve kazada hiç kusuru bulunmayan bir erkek mağdur için, TRH-2010 yaşam tablosu ve yargı uygulamasındaki yerleşik yöntemle hesaplanan kalıcı maluliyet tazminatının oran artışıyla nasıl değiştiğini gösterir. Gerçek dosyada hesap, artışın gerçekleştiği tarih, o tarihteki yaş ve gelir ile önceki ödemelerin oransal mahsubu dikkate alınarak yapılır. Hesap yönteminin ayrıntıları için maluliyet tazminatı ne kadar? rehberimize bakabilirsiniz.
Oran artışının kalıcı maluliyet tazminatına etkisi (35 yaş, erkek, asgari ücret, karşı taraf %100 kusurlu)
| Oran değişimi | İlk orana göre tazminat | Yeni orana göre tazminat | Fark |
|---|---|---|---|
| %8 → %15 | 1.069.205 TL | 2.004.759 TL | 935.554 TL |
| %10 → %18 | 1.336.506 TL | 2.405.711 TL | 1.069.205 TL |
| %13 → %25 | 1.737.458 TL | 3.341.265 TL | 1.603.807 TL |
| %19 → %38 | 2.539.362 TL | 5.078.723 TL | 2.539.362 TL |
Oran artışı yalnızca kalıcı maluliyet tazminatını değil, bakıcı gideri, protez ve cihaz giderleri, ev ve araç tadilatı gibi kalemleri de etkileyebilir; ağır maluliyete dönüşen durumlarda manevi tazminatın yeniden değerlendirilmesi de gündeme gelebilir. Bu kalemler için ağır maluliyette yaşam boyu giderler, trafik kazasında bakıcı gideri ve kalıcı maluliyette manevi tazminat yazılarımıza bakabilirsiniz. Trafik sigortasının kişi başı limiti önceki ödemeyle birlikte aşılıyorsa izlenecek yol trafik sigortası limiti yetmedi: aşan tazminat kimden alınır? yazımızda anlatılıyor.
Çocuk mağdurlar ve özel durumlar
Çocukluk çağında yaşanan yaralanmalarda büyüme süreci oranı değiştirebilir: kırık sonrası büyüme plağı hasarı bacak uzunluk farkına, yüzdeki iz büyümeyle belirginleşmeye, kafa travması okul çağında öğrenme güçlüğüne yol açabilir. 18 yaşından küçüklerde kurul raporu ÇÖZGER sistemine göre düzenlenir; Yönetmeliğin 11. maddesinin altıncı fıkrası ise ÇÖZGER raporları 18 yaşın doldurulmasıyla geçersiz hâle gelenlerin üç ay içinde yeniden başvurmasını düzenler. Çocuk mağdurların dosyalarında TBK m.75 uyarınca saklı tutma talebi ve büyüme sürecinin tıbbi takibi bu nedenle ayrı önem taşır; ayrıntılar için çocuk mağdurda trafik kazası tazminatı yazımıza bakabilirsiniz.
Kaza sonrası gelişen psikolojik sorunlar da zamanla kalıcı hâle gelebilir. Kılavuz, geçici fonksiyon kaybına neden olan ruhsal hastalıkların bir yıl sonra değerlendirilip kesin karara varılacağını belirtir; bu nedenle erken dönemde oran verilmeyen psikolojik sonuçlar, sonradan kalıcı maluliyet oranı olarak ortaya çıkabilir. Bu konuda trafik kazası sonrası psikolojik travma tazminatı yazımızı okuyabilirsiniz. Kaza aynı zamanda iş kazasıysa SGK’nın sürekli iş göremezlik geliri de oranın artmasıyla yeniden değerlendirilebilir; bunun için sürekli iş göremezlik geliri başvurusu ve itiraz dilekçesi örneğine bakabilirsiniz.
Artan zarar talebinde toplanması gereken deliller
Oran artışına dayanan her talepte temel ispat konusu aynıdır: artış gerçekleşmiş midir ve kazanın sonucu mudur? Aşağıdaki belgeler bu iki sorunun cevabını oluşturur.
Oran artışı talebi için delil listesi
| Belge | Neyi gösterir |
|---|---|
| Önceki maluliyet raporu ve dava dosyası (bilirkişi raporları, hüküm) | Önceki oranın hangi bulgulara dayandığı ve neyin hesaba katıldığı |
| Kazadan bu yana kesintisiz tedavi ve kontrol kayıtları | Durumun kazayla bağlantılı olarak ilerlediği |
| Yeni görüntüleme ve ölçüm sonuçları (MR, röntgen, EMG, odyometri vb.) | Fonksiyon kaybındaki objektif artış |
| Yeni ameliyat notları ve epikrizler | Protez, revizyon gibi yeni müdahaleler |
| Uzman hekim görüşü | Artışın kazanın doğal sonucu olduğu, başka nedene bağlı olmadığı |
| Yeni sağlık kurulu raporu veya bilirkişi raporu | Güncel maluliyet oranı |
| Sigorta ödeme belgeleri, ibraname ve anlaşma metinleri | Önceki ödemenin tutarı, tarihi ve belgenin niteliği |
| Güncel gelir ve iş durumu belgeleri | Artışın çalışma hayatına etkisi ve güncel hesap verileri |
Bilimsel görüş sunmak için uzman görüşü sunulması dilekçesi örneğine bakabilirsiniz. Kazanın illiyet bağına ilişkin savunmalara karşı delillerin nasıl kurulacağını omurga yaralanmaları ve diz bağı ve menisküs yırtığı rehberlerimizde ayrıntılı olarak anlattık.
Sık yapılan hatalar
Oran artışı dosyalarında hak kayıpları çoğunlukla, ilk süreçte ileride doğabilecek gelişmelerin hiç düşünülmemesinden kaynaklanır.
Maluliyet artışı dosyalarında sık yapılan hatalar
| Hata | Olası sonucu | Doğru yaklaşım |
|---|---|---|
| İlerleme riski olan yaralanmada TBK m.75 talebinde bulunmamak | Aynı hüküm üzerinden değiştirme yolunun kapanması | Dava sırasında saklı tutma talebini delillerle ileri sürmek |
| Kısmi davadaki tek artırım hakkını erken kullanmak | Sonraki oran artışı için aynı davada artırım yapılamaması | Artırımı güncel rapor ve hesap kesinleştikten sonra yapmak |
| Stabil hâl beklenmeden kalıcı rapor almak | Oranın düşük belirlenmesi | Kılavuzun bekleme sürelerine uymak |
| İbranameyi içeriğini incelemeden imzalamak | Artan zarar talebinde tartışma | Belgenin niteliğini ve ödenen tutarın gerçek zarara oranını değerlendirmek |
| İtiraz zincirini sonuçlarını düşünmeden sonuna kadar götürmek | m.12/6 uyarınca idari yolda yeni başvurunun kapanması | Dava ve bilirkişi yolunu birlikte değerlendirmek |
| Kazadan sonraki kontrol kayıtlarını saklamamak | Artışın kazayla bağlantısının ispatlanamaması | Tüm tedavi ve kontrol kayıtlarını kesintisiz saklamak |
| Artışı fark ettikten sonra uzun süre beklemek | Zamanaşımı tartışması | İlk tıbbi bulgudan itibaren gecikmeden hareket etmek |
Maluliyet oranınız arttıysa, önceki anlaşma veya karara rağmen ek tazminat imkânını birlikte değerlendirelim.
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara. Telefon: 0554 648 37 15
Sıkça Sorulan Sorular
Maluliyet oranı sonradan artarsa yeniden tazminat alınabilir mi?
Evet, şartları varsa. Dava sürerken HMK m.109/4 ile talep artırılabilir; hükümde TBK m.75 uyarınca değiştirme hakkı saklı tutulmuşsa kesinleşmeden itibaren iki yıl içinde hükmün değiştirilmesi istenebilir. Yargıtay uygulamasında saklı tutma yoksa bile oran artışı yeni bir olgu sayılır ve artan zarar için ek dava açılabilir.
TBK 75 hükmün değiştirilmesi ne demektir?
TBK m.75 uyarınca bedensel zararın kapsamı karar verme sırasında tam olarak belirlenemiyorsa hâkim, kararın kesinleşmesinden başlayarak iki yıl içinde tazminat hükmünü değiştirme yetkisini saklı tutabilir. Bu yetkinin kararda açıkça saklı tutulmuş olması gerekir.
TBK 75’teki iki yıllık süre ne zaman başlar?
Kanun metnine göre süre kararın kesinleşmesinden başlar. Kanun gerekçesinde, eski düzenlemedeki hükmün tefhimi ifadesinin bu şekilde değiştirildiği ve sürenin kesinleşmeden önce dolması tehlikesinin ortadan kaldırıldığı açıklanmıştır.
Önceki davada hak saklı tutulmadıysa artan zarar için dava açabilir miyim?
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre sürekli iş göremezlik oranındaki her artış ayrı bir olgudur; önceki davada hakkın saklı tutulmamış olması artan zarar için yeni dava açılmasını engelleyen bir kesin hüküm sayılmaz. Ancak artışın kazayla bağlantısı ve önceki hükümde hesaba katılmamış olduğu ispatlanmalıdır.
Dava sürerken maluliyetim arttı, ne yapmalıyım?
Yeni tıbbi bulguları mahkemeye sunup güncel maluliyet raporu alınmasını istemelisiniz. Kısmi davada talep, HMK m.109/4 uyarınca tahkikat sona erinceye kadar bir defaya mahsus artırılabileceğinden artırımın güncel rapor ve hesap kesinleştikten sonra yapılması önemlidir.
Sigortadan tazminat aldım ve ibraname imzaladım, oran arttı; ne olur?
İbranamenin niteliği içeriğine ve ödenen tutarın gerçek zarara oranına göre değerlendirilir. KTK m.111 uyarınca hakkaniyete aykırı olduğu açıkça belli olan anlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilir. Artan zarar için sigortacıya yeniden başvuru yapılabilir.
Önceki sigorta ödemesi yeni tazminattan nasıl düşülür?
7589 sayılı Kanun’la TBK m.55’e eklenen kurala göre 31 Temmuz 2026 ve sonrasında gerçekleşen olaylarda tazminattan önce yapılan ödeme, ödeme tarihindeki tazminata oranı esas alınarak düşülür; nominal tutar doğrudan düşülmez.
Kaza raporum kesinleşti, oranım arttı; yeni rapor alabilir miyim?
Yönetmeliğin 11. maddesi durum değişikliğinde talep ve branş hekimi sevkiyle süre aranmaksızın yeniden değerlendirme öngörür. Ancak m.12/5’e göre kesinleşen raporda aynı alanda yeni başvuru en erken altı ay sonra kabul edilir; m.12/6’ya göre kazaya bağlı ve engel oranının değişmeyeceği hakem hastane kararıyla kesinleşen sürekli raporlarda yeni başvuru kabul edilmez.
Hakem hastane kararı kesinse mahkemede yeni oran tespit ettirebilir miyim?
Yönetmelikteki kısıtlama idari rapor süreciyle ilgilidir. Tazminat davasında mahkeme artış iddiasını Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanesinden bilirkişi incelemesiyle değerlendirebilir; mahkemeler raporlarla bağlı değildir.
Artan maluliyet için zamanaşımı ne zaman başlar?
Yargıtay uygulamasında bedensel zararda zararı öğrenme tarihi olarak kesinleşen durumu gösteren rapor tarihi esas alınır ve her artış ayrı bir olgu sayıldığından artan zarar bakımından süre artışın kesinleştiği tarihten başlatılır. Yine de sürelerin tartışmalı olabileceği göz önünde tutularak gecikmeden hareket edilmelidir.
Maluliyet oranımın artacağını baştan nasıl anlarım?
Eklem içi kırık, menisküs alınması, sinir hasarı, kafa travması ve çocukluk çağı yaralanmaları gibi durumlarda ilerleme riski yüksektir. Bu dosyalarda hekimden ilerleme ihtimaline ilişkin görüş alınması ve dava sırasında TBK m.75 uyarınca saklı tutma talebinde bulunulması önerilir.
Oran artarsa manevi tazminat da yeniden istenebilir mi?
Artış ağır sonuçlar doğuruyorsa, özellikle önceki süreçte öngörülemeyen yeni bir durum ortaya çıkmışsa manevi tazminatın da değerlendirilmesi gündeme gelebilir. Bu konuda önceki hükmün kapsamı ve manevi tazminatın bölünmezliğine ilişkin yargı uygulaması birlikte incelenmelidir.
📘 İlgili Rehberler
- Tazminat Hukuku Rehberi (Ana Rehber)
- Trafik Kazasında Kalıcı Maluliyet Tazminatı 2026
- Maluliyet Tazminatı Ne Kadar? 2026 Örnek Hesap Tabloları
- Sigorta İbraname İmzalattı, Bakiye Tazminat İstenebilir mi?
- Talep Artırım Dilekçesi Örneği (HMK 109/4)
- Tazminat Hesabında Oransal Mahsup Değişikliği
- Trafik Kazasında Maluliyet Raporuna İtiraz
- Kalıcı Maluliyette Manevi Tazminat
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m.55, 72, 75), 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (m.97, 109, 111), 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m.109, 281), 7589 sayılı Kanun ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (m.9, 11, 12) hükümleri ile Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına dayanır. TL karşılıkları varsayımsal hesaplardır; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


