27 Ekim 2026

Evliliğin İlk Yıllarındaki Olaylar Boşanmada Dikkate Alınır mı? (TMK 161/3, 162/3, 166; HMK 141)

Evliliğin ilk yıllarında yaşanan olaylar boşanma davasında kendiliğinden geçersiz olmaz; ancak üç engelle karşılaşabilir. Birincisi af ve hoşgörüdür: Zina ile hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranışta affeden eşin dava hakkı yoktur (TMK m.161/3, 162/3). Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayanan genel sebepte kanunda süre ve af hükmü bulunmasa da Yargıtay, affedilen veya hoşgörüyle karşılanan vakıaların kusur olarak yüklenemeyeceğini kabul eder; olaydan sonra evliliğin bir süre daha sürdürülmesi bu yönde değerlendirilebilir (Y2HD E.2024/8627, K.2025/5360). İkincisi sürelerdir: Zina ve TMK m.162 sebeplerinde dava hakkı öğrenmeden itibaren altı ay ve her hâlde olaydan itibaren beş yıl geçmekle düşer. Üçüncüsü kesin hükümdür: Daha önce açılan bir boşanma davası esastan reddedilip kesinleşmişse, o dava tarihine kadarki dönem için yapılan kusur belirlemesi tarafları bağlar (YHGK 02.11.2022, E.2020/2-96, K.2022/1435). Dava açıldıktan sonra yaşanan olaylar ise görülmekte olan davada kusur olarak yüklenemez, ancak yeni bir davaya konu olabilir (Y2HD 22.06.2015, E.2014/28212, K.2015/13216). Evlenmeden önceki olaylar kusur belirlemesinde ölçü alınamaz; bunlar ancak koşulları varsa evliliğin iptali davasına konu olabilir (TMK m.149-152). Eski olaylar, yer ve zaman belirtilerek somutlaştırılmalı ve dava dilekçesinde zamanında ileri sürülmelidir (HMK m.119, 141, 194).

Güncel durum (27 Ekim 2026). TMK m.161, 162 ve 166/1-2 hükümlerinde son dönemde bir değişiklik yapılmamıştır. TMK m.166/4’teki üç yıllık bekleme süresi Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş (E.2023/116, K.2024/56) ve 7532 sayılı Kanunun 13. maddesiyle bir yıl olarak yeniden düzenlenmiştir (RG 27.11.2024, sayı 32735). 31.07.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanunla HMK’da yapılan ve Hukukçular Evi’nin 7589 sayılı Kanun rehberinde sayılan değişiklikler arasında iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı (HMK m.141) ile ıslah (HMK m.176-177) yer almamaktadır; aynı Kanunla HMK m.147’ye duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç ayı aşamayacağına ilişkin bir fıkra eklenmiştir.

“Evliliğin ilk yıllarındaki olaylar” ifadesiyle genel bir ilke koyan, tam metni tarafımızca doğrulanmış bir Yargıtay kararına ulaşılamamıştır. Bu yazıdaki ilkeler; af ve hoşgörü, hak düşürücü süreler, kesin hüküm ve dava tarihinden sonraki olaylar hakkındaki kararlardan çıkarılmıştır. Kararların bir kısmı hukukihaber.net, karamercanhukuk.com ve kazanci.com.tr’de yayımlanan metinlerden, bir kısmı ise açıkça belirtildiği yerlerde ikincil kaynaklardan aktarılmıştır. Bu yazı, yayımlandığı tarihte yürürlükte olan metinlere göre hazırlanmıştır.

Yıllar önceki olaylar davanızda işe yarar mı? Birlikte bakalım

Hangi olayın affedilmiş sayılabileceğini, hangi sürenin dolduğunu ve dava dilekçesinde olayların nasıl sıralanacağını dosyanıza göre değerlendirelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

İçindekiler

Kısa Cevaplar

Boşanma davası açmaya karar veren pek çok kişi, evliliğin ilk aylarında veya ilk yıllarında yaşadığı bir hakareti, bir tokadı, bir aldatmayı ya da ailelerin müdahalesini dava dilekçesine yazmak ister. Bu olaylar bazen gerçekten evliliği sarsan ilk kırılmalardır; bazen de aradan geçen yıllar ve birlikte sürdürülen hayat nedeniyle hukuken “kapanmış” sayılır. Aşağıdaki tablo, sık sorulan soruların kısa cevaplarını kanun maddeleri ve kararlarla birlikte özetler.

Tablo: Eski olaylar ve boşanma davası hakkında kısa cevaplar

SoruKısa cevapDayanak
Genel sebepte (TMK 166/1) eski olaylar için süre var mı?Kanunda süre yoktur; ancak af ve hoşgörü engeli vardırTMK m.166/1; Y2HD K.2025/5360
Olaydan sonra yıllarca birlikte yaşadık; olay yine kusur sayılır mı?Çoğu zaman hoşgörüyle karşılanmış sayılabilir; somut olaya göre değişirY2HD K.2025/5360; ikincil kaynakta Y2HD K.2024/1869
Zinayı yıllar önce öğrendim; zina davası açabilir miyim?Öğrenmeden itibaren altı ay geçtiyse zina sebebiyle dava hakkı düşerTMK m.161/2
Zina olayının üzerinden beş yıl geçtiÖğrenme tarihi ne olursa olsun zina sebebine dayanılamazTMK m.161/2
Eski şiddet olayına TMK 162 ile dayanabilir miyim?Öğrenmeden altı ay, olaydan beş yıl içinde; affedilmemişseTMK m.162/2-3
Süre geçtiyse olay tamamen değersiz mi?Genel sebep kapsamında ileri sürülmesi tartışmalıdır; dilekçede genel sebebe de dayanılmalıdırY2HD K.2014/20613 ve karşı oy
Önceki boşanma davam reddedildi; eski olaylara dayanabilir miyim?Kural olarak hayır; o döneme ilişkin kusur belirlemesi bağlayıcıdırYHGK K.2022/1435; HMK m.303
Önceki davada hiçbir vakıaya dayanmamıştımBu ret kararı maddi anlamda kesin hüküm oluşturmayabilirY2HD K.2025/238
Dava açıldıktan sonra yeni olay olduGörülmekte olan davada kusur olarak yüklenemez; yeni dava açılabilirY2HD K.2015/13216; K.2018/11592
Eşim evlenmeden önce bana yalan söylemişEvlilik öncesi olaylar kusur ölçüsü değildir; koşulları varsa iptal davasıYHGK K.2022/1435; TMK m.150, 152
Eski olayı nasıl ispat ederim?Yer ve zaman unsuru taşıyan görgü tanığı, belge, kayıtHMK m.194; Y2HD K.2025/9939
Dilekçeme yazmadığım eski olayı sonra ekleyebilir miyim?Dilekçeler aşamasından sonra ancak ıslah veya açık muvafakatleHMK m.141, 176-177

Kanun Ne Diyor? Süreli ve Süresiz Boşanma Sebepleri

Eski bir olayın boşanma davasında kullanılıp kullanılamayacağı, önce o olayın hangi boşanma sebebine dayandırıldığına bağlıdır. Türk Medeni Kanunu özel boşanma sebeplerinden zina (m.161) ile hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (m.162) için hem hak düşürücü süre hem de af hükmü öngörür: Dava hakkı, davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde olayın üzerinden beş yıl geçmekle düşer; affeden tarafın ise dava hakkı yoktur (TMK m.161/2-3, 162/2-3). Küçük düşürücü suç ve haysiyetsiz hayat sürme sebebine dayanan eş ise kanunun ifadesiyle her zaman dava açabilir (TMK m.163).

Uygulamada en sık başvurulan genel sebep olan evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında (TMK m.166/1) kanun herhangi bir süre veya af hükmü koymamıştır. Bu nedenle evliliğin ilk yıllarındaki bir olay, genel sebebe dayanan davada kural olarak ileri sürülebilir. Ancak Yargıtay, affedilen ya da en azından hoşgörüyle karşılanan vakıaların taraflara kusur olarak yüklenemeyeceğini yerleşik biçimde kabul eder. Aşağıdaki tablo, sebeplere göre süre ve af kurallarını özetler.

Tablo: Boşanma sebeplerine göre süre ve af kuralları

Boşanma sebebiSüreAf ve eski olaylar
Zina (TMK m.161)Öğrenmeden itibaren 6 ay; her hâlde eylemden itibaren 5 yılAffeden tarafın dava hakkı yoktur (m.161/3)
Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK m.162)Öğrenmeden itibaren 6 ay; her hâlde sebebin doğumundan itibaren 5 yılAffeden tarafın dava hakkı yoktur (m.162/3)
Küçük düşürücü suç, haysiyetsiz hayat (TMK m.163)Her zaman dava açılabilirKanunda ayrı af hükmü yoktur; birlikte yaşamanın beklenemeyeceği ispatlanmalıdır
Terk (TMK m.164)Ayrılık en az 6 ay sürmeli; ihtar 4. ay dolmadan istenemez; ihtardan sonra 2 ayİhtar isteyen eş, ikincil kaynakta aktarılan kararlara göre ihtardan önceki olayları hoşgörüyle karşılamış sayılır
Akıl hastalığı (TMK m.165)Kanunda süre yokturResmî sağlık kurulu raporu gerekir
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m.166/1)Kanunda süre yokturAffedilen veya hoşgörüyle karşılanan vakıalar kusur olarak yüklenemez (Yargıtay)
Anlaşmalı boşanma (TMK m.166/3)Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıKusur araştırılmaz; protokol hâkimce denetlenir
Fiili ayrılık (TMK m.166/4)Önceki davanın reddinin kesinleşmesinden itibaren 1 yılBoşanma için kusur aranmaz; tazminat ve nafaka için kusur önemlidir

Bu tablodan çıkan sonuç şudur: Evliliğin ilk yıllarındaki bir olay, özel sebep olarak çoğu zaman süre engeline takılır; genel sebep olarak ise süre engeli yoktur, ama af ve hoşgörü değerlendirmesinden geçmesi gerekir. Genel sebebin unsurlarını evlilik birliğinin temelinden sarsılması, zinanın unsurlarını zina sebebiyle boşanma, hayata kast ve onur kırıcı davranışı TMK 162 rehberimizde ayrıntılı olarak anlattık.

Yıllarca Evliliğe Devam Etmek: Af ve Hoşgörü

Eski olayların önündeki en büyük engel, olaydan sonra evliliğin sürdürülmüş olmasıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2024/8627, K.2025/5360 sayılı kararında kadına yüklenen bazı tehdit ve aşağılama iddialarını, bunlardan sonra evliliğin bir süre daha devam etmesi nedeniyle affedilmiş ya da hoşgörüyle karşılanmış saymış; kararda “affedilen ya da hoş görü ile karşılanan vakıalarının taraflara kusur olarak yüklenilmeyeceği” ifadesine yer verilmiştir (hukukihaber.net’te yayımlanan metne göre). Aynı yönde, 5 Ocak 2026 tarihli bir DHA haberine konu Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararında da olaylardan sonra evlilik birliğinin bir süre daha devam etmesinin bu davranışların affedildiği veya hoş görüldüğü anlamına geldiği belirtilmiştir; haberde esas ve karar numarası yer almamaktadır.

İkincil kaynakta aktarıldığına göre Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/10094, K.2024/1869 sayılı kararında, şiddet olaylarının üzerinden geçen süre ve evliliğin devam etmesi nedeniyle bu eski olayları af kapsamında değerlendirmiştir. Bu kararlar, evliliğin ilk yıllarında yaşanan ve sonrasında yıllarca birlikte yaşanmaya devam edilen olayların, genel sebebe dayanan davada tek başına kusur dayanağı yapılmasının zor olduğunu gösterir. Affın kanıtlanmasında birlikte tatile gitmek, ortak konuta dönmek, cinsel birlikteliği sürdürmek ve olaydan sonra yeni bir çocuk sahibi olmak gibi fiili davranışlar öne çıkar.

Tablo: Af veya hoşgörü sayılan davranışlar (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi)

DavranışDeğerlendirmeKaynak
Olaydan sonra evliliğin bir süre daha devam etmesiÖnceki tehdit ve aşağılama vakıaları kusur sayılmamıştırE.2024/8627, K.2025/5360 (yayımlanan metin)
Uzun süre geçmesi ve evliliğin devam etmesiEski şiddet olayları af kapsamında görülmüştürE.2022/10094, K.2024/1869 (ikincil kaynak)
Şiddetten sonra davadan feragat, birlikte yaşama, ikinci çocukOlay af kapsamında kalmıştırE.2021/4869, K.2021/7503 (ikincil kaynak)
Cinsel birlikteliğin yeniden kurulmasıÖnceki olaylar affedilmiş sayılmıştırE.2016/13130, K.2018/3287 (ikincil kaynak)
Meslek ve evlilik geçmişi hakkında yalanlara rağmen evliliğe devamAf kapsamında sayılmıştırE.2019/7740, K.2019/12025 (ikincil kaynak)
Ortak konuta dönme ihtarı göndermeİhtardan önceki kusurlar affedilmiş sayılmıştırE.2020/1543, K.2020/2776 (ikincil kaynak)
Dava sırasında yeniden bir araya gelip evliliği sürdürmeDava öncesi karşılıklı kusurlar affedilmiş sayılmıştırE.2017/198, K.2018/11592 (yayımlanan metin)

Buna karşılık her yakınlaşma af değildir. Hukuk Genel Kurulu, af için barışmış olmayı, af iradesini göstermeyi, hoşgörüyle karşılamayı ve olaylara rağmen birliği sürdürmeyi aramış; ortak hayat yeniden kurulmadan verilen feragatin tek başına af sayılamayacağını kabul etmiştir (YHGK 08.11.2022, E.2020/2-260, K.2022/1453). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de davadan sonra tarafların bir arada yaşamasının evliliğin devam ettirildiği anlamına gelmeyeceğini ve af savunmasının davalı tarafından ileri sürülmemiş olduğunu belirterek davanın reddini bozmuştur (Y2HD 19.02.2025, E.2024/4759, K.2025/1705).

Tablo: Af veya hoşgörü sayılmayan durumlar

DurumDeğerlendirmeKaynak
Ortak hayat kurulmadan davadan feragatFeragat tek başına af değildirYHGK E.2020/2-260, K.2022/1453
Davadan sonra aynı evde yaşamakTek başına evliliğin devamı sayılmamıştırY2HD E.2024/4759, K.2025/1705
Ceza davasında şikâyetten vazgeçmeBoşanma davasındaki olayların affı anlamına gelmezY2HD E.2014/11269, K.2014/22421 (ikincil kaynak)
“Yeni bir başlangıç yapalım” sözüİyi niyetli girişimdir, af değildirY2HD E.2014/13829, K.2014/24317 (ikincil kaynak)
Kabul edilmeyen barışma girişimiAf sayılmamıştırY2HD E.2024/1079, K.2024/1423 (ikincil kaynak)
Eve dönüp aynı odada kalmamakBarışma görüşmesi niteliğinde görülmüştürY2HD E.2021/3053, K.2021/4436 (ikincil kaynak)
Çocuklar için bir gece aynı evde kalmakAf iradesi göstermezY2HD 11.10.2017, E.2016/13152, K.2017/10906 (ikincil kaynak)

Aftan sonra aynı davranış tekrarlanırsa ne olur? Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, af olgusunun etkisinin taraflar arasında yaşanan son olaydan önceki vakıalarda sonuç doğurduğunu belirtmiş; karşı oy yazan üyeler ise şiddetin barışmadan sonra tekrarlanması hâlinde affın önceki şiddeti ortadan kaldırmayacağını savunmuştur (YHGK 04.03.2020, K.2020/243; hukukihaber.net’te esas numarası E.2017/2426 olarak gösterilmiştir). Bizim değerlendirmemize göre aftan sonraki yeni olay her hâlde kusur olarak ileri sürülebilir; affedilmiş eski olayın ise kusur olarak yeniden canlanmayacağı, ancak yeni olayın evlilik üzerindeki etkisini anlatmak için arka plan bilgisi olarak dosyada yer alabileceği savunulabilir. Bu konuda genel ilke koyan, doğrulanmış bir karara ulaşılamamıştır. Affın ölçütlerini boşanmada affetme yazımızda, barışmanın koruma kararına etkisini uzaklaştırma kararı varken barıştık yazımızda anlattık.

Altı Ay ve Beş Yıl: Özel Sebeplerde Süreler

Zina ile hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranışta iki ayrı süre birlikte işler. Öznel süre, davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrendiği tarihten başlayan altı aydır; nesnel süre ise öğrenme tarihine bakılmaksızın olayın üzerinden geçen beş yıldır. Hangisi önce dolarsa dava hakkı düşer (TMK m.161/2, 162/2). Bu süreler hak düşürücü niteliktedir; bu nedenle evliliğin ilk yıllarında yaşanan ve beş yılı aşmış bir olay, sonradan öğrenilmiş olsa bile özel sebep olarak ileri sürülemez.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yalnızca zina sebebine dayanan ve davacının zinayı öğrendiği 15.09.2009 tarihinden altı ay sonra, 01.04.2010’da açılan davada boşanma kararını bozmuş ve davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini belirtmiştir (Y2HD 23.10.2014, E.2014/19822, K.2014/20613). Aynı kararda karşı oy yazan üye, özel sebeple boşanma isteyenin, o sebeple açıkça çatışmadığı sürece genel sebeple de boşanmayı istemiş sayılacağını, davacı eşini affetmediği sürece süre geçmiş olsa bile evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanmaya karar verilebileceğini savunmuştur. Çoğunluk görüşü ile karşı oy arasındaki bu fark, davayı açarken özel sebebin yanında genel sebebe de açıkça dayanmanın önemini gösterir.

Tablo: Özel sebeplerde süre örnekleri (basitleştirilmiş, varsayımsal)

Olay tarihiÖğrenme tarihiDava tarihiSonuç (özel sebep yönünden)
Mart 2018Mart 2018Ekim 2026Altı ay da beş yıl da geçmiştir; dava hakkı düşmüştür
Mart 2022Haziran 2026Ekim 2026Öğrenmeden itibaren altı ay dolmamış, olaydan itibaren beş yıl geçmemiştir; süre içindedir
Mart 2020Haziran 2026Ekim 2026Öğrenme yeni olsa da olaydan itibaren beş yıl geçmiştir; dava hakkı düşmüştür
Ocak 2026Ocak 2026Ekim 2026Öğrenmeden itibaren altı ay geçmiştir; dava hakkı düşmüştür
Devam eden ilişki, son eylem Ağustos 2026Eylül 2026Ekim 2026Son eylem bakımından süre içindedir (bizim değerlendirmemiz)

Öğrenme tarihi tartışmalıysa süre itirazında bulunan taraf bunu ispatlamalıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, zina olayının erkek tarafından hangi tarihte öğrenildiğinin ispatlanamadığı ve dosyadan tespit edilemediği bir davada, davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesini doğru bulmamış; af olgusunun da ispatlanamadığını belirtmiştir (Y2HD 05.07.2022, E.2022/4815, K.2022/6778). Davayı özel sebep ve genel sebep olarak kademeli kurmak için terditli dava imkânından yararlanılabilir (HMK m.111). Sürelerin hesaplanmasını zina davasında hak düşürücü süreler ve boşanma sebeplerinde süre hesaplama yazılarımızda örneklerle anlattık.

Önceki Dava Reddedildiyse: Kesin Hüküm

Eşlerden biri daha önce boşanma davası açmış ve bu dava esastan reddedilip kesinleşmişse, ilk dava tarihine kadar yaşanan olaylar yeni davada serbestçe yeniden tartışılamaz. Şekli anlamda kesinleşmiş bir hüküm, tarafları, dava sebebi ve konusu aynı olan davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturur (HMK m.303). Hukuk Genel Kurulu, 1994’te evlenen eşlerden kadının açtığı ilk boşanma davasının erkeğin kusuru ispatlanamadığı için reddedilip 16.04.2009’da kesinleştiği, daha sonra erkeğin fiili ayrılık sebebiyle dava açtığı bir dosyada, ret kararındaki kusur belirlemesinin tarafları “açılan dava tarihi itibariyle” bağladığını kabul etmiştir. Kurul, aynı döneme ilişkin yeniden kusur belirlemesi yapılarak kadın lehine tazminat ve nafakaya hükmedilmesini hatalı bulmuştur (YHGK 02.11.2022, E.2020/2-96, K.2022/1435; kazanci.com.tr’de yayımlanan metne göre).

Bu kuralın sınırları da vardır. Önceki davada davacı hiçbir vakıaya ve delile dayanmamış ve dava bu nedenle reddedilmişse, Yargıtay bu kararın yeni davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturmadığını kabul etmiştir (Y2HD 15.01.2025, E.2024/3175, K.2025/238). Önceki dava boşanma değil de tedbir nafakası davasıysa, Yargıtay o dava öncesinde yaşanan ancak ileri sürülmeyen olaylara dayanarak boşanma davası açılmasına engel bir kanuni düzenleme bulunmadığını belirtmiştir (Y2HD 21.06.2023, E.2022/9897, K.2023/3506).

Tablo: Önceki davanın sonucuna göre eski olayların durumu

Önceki dava ve sonucuEski olaylara yeni davada dayanılabilir mi?Dayanak
Boşanma davası esastan reddedildi ve kesinleştiO dava tarihine kadarki kusur belirlemesi bağlayıcıdırHMK m.303; YHGK K.2022/1435
Hiçbir vakıaya dayanılmadan reddedildiMaddi anlamda kesin hüküm oluşmayabilir; vakıalar incelenmelidirY2HD K.2025/238
Tedbir nafakası davası açılmıştıİleri sürülmeyen olaylara dayanmak engellenmezY2HD K.2023/3506
Feragatle sona erdi, ortak hayat yeniden kurulduFeragat öncesi olaylar af kapsamında değerlendirilebilirY2HD E.2021/7985, K.2021/7346 (ikincil kaynak)
Feragatle sona erdi, ortak hayat kurulmadıFeragat tek başına af değildir; devam eden eylemler değerlendirilirYHGK K.2022/1453
Önceki süreç yalnızca koruma kararıydı (6284)Boşanma davası olmadığından bu yönden kesin hüküm sorunu doğmaz (bizim değerlendirmemiz)HMK m.303; 6284 s.K. m.5, 8
Ret kesinleşti, bir yıl geçti, ortak hayat kurulmadıKusur aranmadan boşanma; tazminat için kusur ayrıca önemlidirTMK m.166/4; YHGK K.2022/1435

Feragat bakımından iki farklı bakış dikkat çekmektedir. Av. Ziya Celep’in hukukihaber.net’teki yazısında aktarıldığına göre Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma davasından feragati önceki kusurlu davranışların affedildiği veya hoşgörüyle karşılandığı ve yeniden birlikte yaşama isteğinin açıklandığı bir irade beyanı olarak değerlendirmiştir (Y2HD 19.10.2021, E.2021/7985, K.2021/7346). Hukuk Genel Kurulu ise feragatin ardından eşler arasında barışma gerçekleşip ortak hayat yeniden kurulmadığı bir dosyada feragati af saymamıştır (YHGK K.2022/1453). Bize göre iki karar, feragatten sonra ortak hayatın yeniden kurulup kurulmadığı ölçütünde birleşmektedir. Fiili ayrılık sebebiyle yeniden dava açma imkânını reddedilen boşanma davası sonrası fiili ayrılık, reddin diğer sonuçlarını boşanma davası hangi hâllerde reddedilir, feragatin şeklini boşanma davasından feragat dilekçesi yazılarımızda anlattık.

Dava Açıldıktan Sonraki Olaylar

Zaman meselesinin bir de öbür ucu vardır: Dava açıldıktan sonra yaşanan olaylar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, “Her dava açıldığı tarihteki şartlara tabidir.” ilkesinden hareketle davadan sonra oluşan vakıaların görülmekte olan boşanma davasında hükme esas alınamayacağını, ancak eşlerin sadakat yükümlülüğü dava açılmakla ortadan kalkmadığından dava tarihinden sonraki sadakatsizliğin yeni bir davaya konu olabileceğini belirtmiştir (Y2HD 22.06.2015, E.2014/28212, K.2015/13216). Daire, dava açıldıktan sonra gerçekleşen bir sadakatsizliği ıslah yoluyla davaya eklemeyi de kabul etmemiş ve dava tarihinden sonra meydana gelen olayların eldeki boşanma davasında taraflara kusur olarak yüklenemeyeceğini vurgulamıştır (Y2HD 22.10.2018, E.2017/198, K.2018/11592).

Bu konuda Daire içinde farklı görüş de bulunmaktadır. karamercanhukuk.com’da aktarılan sonraki bazı kararlarda karşı oy yazan üye, dava açıldıktan sonra doğan vakıaların ıslahla davaya dahil edilmesine yasal bir engel bulunmadığını savunmuştur; kararlar ise çoğunluk görüşü doğrultusunda verilmiştir. Daha yeni bir kararda da tehdit vakıasının dava tarihinden sonra gerçekleştiği belirtilerek bu vakıa kusur değerlendirmesine alınmamıştır (Y2HD E.2025/5069, K.2025/11564; kararın tarihi hukukihaber.net’teki metinde 10.12.2025 ve 22.12.2025 olarak iki farklı biçimde görünmektedir).

Tablo: Dava tarihine göre olayların değerlendirilmesi

Olayın zamanıGörülmekte olan davadaki etkisiDayanak
Dava tarihinden önce, affedilmemişKusur olarak ileri sürülebilirTMK m.166/1
Dava tarihinden önce, affedilmiş veya hoşgörülmüşKusur olarak yüklenemezY2HD K.2025/5360
Dava tarihinden sonraHükme esas alınamazY2HD K.2015/13216
Dava tarihinden sonra, ıslahla eklenmek istenenÇoğunluk görüşüne göre ıslahla da eklenemez; karşı görüş vardırY2HD K.2018/11592
Dava sırasında barışma ve birlikte yaşamaDava öncesi olaylar affedilmiş sayılabilir; tazminat reddedilebilirYHGK K.2020/243; Y2HD K.2018/11592
Davadan sonra yalnızca aynı evde kalmaTek başına evliliğin devamı sayılmayabilirY2HD K.2025/1705
Dava sırasında sadakatsizlikYeni dava veya karşı dava konusu olabilirY2HD K.2015/13216; YHGK K.2022/1453

Hukuk Genel Kurulu, dava açıldıktan sonra barışıp bir süre birlikte yaşayan eşler bakımından dava tarihinden önceki olayların affedildiğini, bu nedenle bu olaylar sebebiyle maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceğini kabul etmiş; dava tarihinden sonraki olayların ayrı bir boşanma davasına konu olabileceğini belirtmiştir (YHGK 04.03.2020, K.2020/243). Davalı tarafın dava sırasında doğan yeni olaylara dayanması için karşı dava açması ve davaların birleştirilmesini istemesi gündeme gelir. Dava sürerken sadakat yükümlülüğünü boşanma davası sürerken sadakat yükümlülüğü, karşı davanın şeklini karşı dava dilekçesi örneği yazılarımızda anlattık.

Evlenmeden Önceki Olaylar

“Evliliğin ilk yılları” sorusu çoğu zaman evlilikten önceki döneme de uzanır: Nişanlılıkta yaşanan kavgalar, evlenmeden önce gizlenen bir borç, önceki bir evlilik veya bir hastalık gibi. Boşanmada kusur, evlilik birliği içindeki davranışlara göre belirlenir. Hukuk Genel Kurulu bunu açıkça ifade etmiştir: “Hâkim, evlenmeden önce olan ya da boşanmaya sebep olmayan olayları kusur belirlemesinde ölçü olarak dikkate alamaz.” (YHGK 02.11.2022, E.2020/2-96, K.2022/1435).

Evlenmeden önceki bir aldatma veya yanılma ise başka bir yolun, evliliğin iptalinin konusu olabilir. Eşinde bulunmayan önemli bir nitelik hakkında yanılarak evlenen eş (TMK m.149), namus ve onuru hakkında aldatılarak evlenmeye razı olan veya kendisinin ya da altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalık kendisinden gizlenen eş (TMK m.150) iptal davası açabilir. Bu davada da hak düşürücü süre vardır: Dava hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m.152). Dolayısıyla evliliğin ilk yıllarında öğrenilen bir aldatma için de zaman kritik önemdedir.

Tablo: Evlenmeden önceki olaylar için hukuki yol

Evlilik öncesi olayBoşanma davasındaBaşka yol
Nişanlılıkta yaşanan tartışma ve hakaretlerKusur ölçüsü alınamazNişanın bozulmasına ilişkin talepler TMK m.118-123’e tabidir
Kişisel nitelikler hakkında yanılmaKusur ölçüsü alınamazİptal davası (TMK m.149/2); 6 ay ve 5 yıl (m.152)
Namus ve onur hakkında aldatmaKusur ölçüsü alınamazİptal davası (TMK m.150/1); 6 ay ve 5 yıl (m.152)
Ağır hastalığın gizlenmesiKusur ölçüsü alınamazİptal davası (TMK m.150/2); 6 ay ve 5 yıl (m.152)
Gizlenen gerçeği evlilik içinde de saklamaya devam etmekEvlilik içindeki davranış olarak değerlendirilebilir (bizim değerlendirmemiz)TMK m.185 sadakat ve güven yükümlülüğü
Yalanlar öğrenildikten sonra evliliğe devamİkincil kaynakta aktarılan karara göre af kapsamında sayılabilirY2HD E.2019/7740, K.2019/12025 (ikincil kaynak)

Evlilik öncesi bir olayın evlilik içinde de sürmesi durumu değiştirebilir. Örneğin evlenmeden önce başlayan bir ilişkinin evlilik içinde de devam etmesi, artık evlilik içi bir sadakatsizliktir ve kendi süreleriyle değerlendirilir. Evlenmeden önce gizlenen bir gerçeği öğrenen eşin seçeneklerini eşimin evlilikten önce önemli bir gerçeği gizlediğini öğrendim, iptal davasının şeklini evliliğin iptali dava dilekçesi örneği yazılarımızda anlattık.

Evliliğin İlk Yılında Boşanma

Evliliğin ilk yılı, eski olaylar sorusundan bağımsız olarak usul bakımından da özel bir dönemdir. Anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir (TMK m.166/3). Bu nedenle evliliğin ilk yılı içinde eşler boşanma konusunda anlaşsalar bile, anlaşmalı boşanma yolu kapalıdır; boşanma ancak genel sebebe veya özel sebeplere dayanan çekişmeli bir davayla istenebilir. Bu dönemde yaşanan olaylar ise hem çok yenidir hem de genellikle af ve hoşgörü tartışmasına yol açacak kadar uzun bir birlikte yaşama süresi geçmemiştir.

Tablo: Evliliğin ilk yılında ve ilk yıllarında seçenekler

DurumSeçenekDayanak
Evlilik bir yıldan kısa, eşler anlaştıAnlaşmalı boşanma yapılamaz; çekişmeli dava açılırTMK m.166/3
Evlilik bir yıldan kısa, ciddi şiddet varTMK m.162 ve 166/1’e kademeli dayanma; koruma tedbirleriTMK m.162, 166; 6284 s.K.
Evlilik bir yılı doldurdu, eşler anlaştıAnlaşmalı boşanma; protokol hâkimce denetlenirTMK m.166/3
İlk yıllarda olay oldu, sonra yıllarca birlikte yaşandıAf ve hoşgörü değerlendirmesi; yeni olaylar öne çıkarılmalıY2HD K.2025/5360
İlk yıllardaki olay sonradan öğrenildiÖğrenmeden 6 ay, olaydan 5 yıl sınırıTMK m.161/2, 162/2
Kısa evlilik sonrası tazminat ve nafakaKusur ve somut koşullara göre değerlendirilirTMK m.174, 175

Kısa süren evliliklerde nafaka, tazminat, ziynet ve düğün masrafları gibi soruları birkaç aylık evlilikten sonra boşanma yazımızda, tek seferlik bir şiddet olayının boşanma sebebi olup olmadığını eşim bir kez tokat attı yazımızda ele aldık.

Eski Olaylar Nasıl İspatlanır?

Yıllar önce yaşanmış bir olayı ispatlamak, dünkü bir olayı ispatlamaktan zordur. Tanıklar ayrıntıları unutur, mesajlar silinir, kayıtların saklama süreleri dolar. Boşanma davasında hâkim, olayların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz; delilleri serbestçe takdir eder ve tarafların ikrarı hâkimi bağlamaz (TMK m.184/1, 3, 4). Taraflar dayandıkları vakıaları ispata elverişli biçimde somutlaştırmalı ve her delilin hangi vakıanın delili olduğunu göstermelidir (HMK m.194).

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tanık beyanlarının soyut nitelikte olup yer ve zaman unsuru içermediği gerekçesiyle bazı iddiaları kusur olarak kabul etmemiştir (Y2HD 19.11.2025, E.2025/3437, K.2025/9939; hukukihaber.net’te yayımlanan metne göre). Aynı dönemdeki bir başka kararda ise tarafların dayanmadığı vakıaların kusur olarak yüklenmesinin mümkün olmadığı vurgulanmıştır (Y2HD E.2024/8627, K.2025/5360). Bu iki ilke, eski olaylar için şu anlama gelir: Olay hangi yıl, hangi ay, nerede ve kimlerin önünde yaşandıysa dilekçede öyle yazılmalı, tanık da olayı bizzat görüp görmediğini ve yaklaşık tarihini anlatabilmelidir.

Tablo: Eski olaylar için delil türleri

DelilEski olay bakımından değeriDikkat edilecek nokta
Görgü tanığıYer ve zaman belirtiyorsa güçlüdürDuyuma dayalı ve soyut beyan yetmez (Y2HD K.2025/9939)
Hastane ve adli muayene kayıtlarıTarihli olduğu için güçlüdürMüzekkereyle istenir; saklama süreleri sınırlı olabilir
Karakol, savcılık ve koruma kararı kayıtlarıOlayın tarihini ve varlığını gösterirBeraat bağlamaz; kesinleşmiş mahkûmiyetteki maddi olgu bağlar (TBK m.74; YHGK K.2021/973)
Eski mesajlar ve e-postalarTarih bilgisi taşırHukuka uygun elde edilmiş olmalıdır (HMK m.189/2)
Sosyal medya paylaşımlarıTarihlidir; aynı zamanda affı da gösterebilirBirlikte tatil fotoğrafları karşı tarafın af savunmasını destekleyebilir
Banka ve harcama kayıtlarıEkonomik şiddet veya gizli harcamalar içinMüzekkereyle istenebilir
Delil tespitiKaybolma tehlikesi olan delil içinHMK m.400 vd.; dava öncesinde de istenebilir

Eski olaylarda delil stratejisi iki yönlüdür. Olayı ispatlayan delil, karşı tarafın elinde affı ispatlayan delile dönüşebilir: Olaydan bir ay sonra çekilmiş mutlu bir tatil fotoğrafı, eski şiddet iddiasını zayıflatabilir. Bu nedenle delil listesi hazırlanırken olay ile sonraki barışma dönemleri birlikte düşünülmelidir. İspat yükünü boşanma davasında ispat yükü ve tanık beyanının değeri, tanık listesinin hazırlanmasını tanık ve delil listesi örneği, kayıtların getirtilmesini HTS, otel, kamera ve banka kayıtları ve müzekkere talep dilekçesi yazılarımızda anlattık.

Dava Dilekçesinde Zaman Çizelgesi ve Genişletme Yasağı

Eski olaylara dayanacak kişi için en önemli belge dava dilekçesidir. Dava dilekçesinde davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri ve her vakıanın hangi delille ispat edileceği gösterilmelidir (HMK m.119/1-e, f). Dilekçeler karşılıklı verildikten sonra iddia veya savunma genişletilemez ya da değiştirilemez; bunun istisnaları karşı tarafın açık muvafakati ve ıslahtır (HMK m.141). Islah tahkikat sona erinceye kadar yapılabilir ve aynı davada taraflardan her biri ancak bir kez ıslah yapabilir (HMK m.176-177).

Uygulamada en sağlıklı yöntem, olayları tarih sırasına göre bir zaman çizelgesi hâlinde yazmak ve her olaydan sonra ne olduğunu da dürüstçe belirtmektir. Barışma dönemlerini gizlemek çoğu zaman işe yaramaz; karşı taraf bunları af savunmasıyla dosyaya getirir ve dilekçenin inandırıcılığı zarar görür. Bunun yerine barışmadan sonra yaşanan yeni olayların öne çıkarılması, eski olayların ise affedilmiş sayılsalar bile evliliğin seyrini anlatmak için kısa tutulması daha doğru bir stratejidir (bizim değerlendirmemiz).

Tablo: Dilekçede zaman çizelgesi örneği (basitleştirilmiş, varsayımsal)

TarihOlayDelilSonrasında ne oldu?
2017 yazıDüğünden üç ay sonra ailenin evde ağır hakaretleriTanık A (olayı bizzat gördü)Eşler birlikte yaşamaya devam etti
2019 MartBir kez fiziksel şiddet; acil servis kaydıHastane kaydı, tanık BKadın baba evine gitti, iki hafta sonra döndü
2023 EylülEşin gece eve gelmemesi, yalan söylemesiMesajlar, tanık CTartışmalar sürdü, ayrı odalarda yaşandı
2026 MayısTehdit içerikli mesajlar ve evden kovmaMesaj dökümü, 155 kaydı, tanık DKadın ortak konutu terk etti; dava açıldı

Bu örnekte 2017 ve 2019 olayları, sonrasında evliliğin sürdürülmesi nedeniyle büyük ihtimalle affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış sayılacaktır; 2019 olayı TMK m.162 yönünden ayrıca beş yıllık süreye de takılmıştır. 2023 ve 2026 olayları ise davanın ağırlık merkezini oluşturur. Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçelerinin iddiayı genişletme bakımından önemini replik ve düplik dilekçesi yazımızda, karşı tarafın gerçeğe aykırı beyanlarına karşı stratejiyi karşı taraf yalan söylüyor yazımızda anlattık.

Tazminat, Nafaka ve Velayete Etkisi

Eski bir olayın kusur olarak kabul edilip edilmemesi, çoğu zaman boşanma kararından çok mali sonuçları etkiler. Maddi tazminat, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafa; manevi tazminat, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafa verilir (TMK m.174). Yoksulluk nafakası isteyenin kusurunun daha ağır olmaması gerekir (TMK m.175). Bu nedenle affedilmiş eski bir olay, kusur dengesini ve dolayısıyla tazminat ve nafaka sonucunu değiştirebilir.

Tablo: Eski olayların mali sonuçlara ve velayete etkisi

KonuEski olayın etkisiDayanak
Maddi ve manevi tazminatAffedilen olaylar sebebiyle tazminata hükmedilemezTMK m.174; YHGK K.2020/243
Feragatten sonra devam eden sadakatsizlikAf sayılmadığında tazminata dayanak olabilirYHGK K.2022/1453
Önceki davada belirlenen kusurAynı dönem için tazminat ve nafakada bağlayıcıdırYHGK K.2022/1435
Yoksulluk nafakasıKusur dengesi değişirse nafaka hakkı da değişebilirTMK m.175
Boşanmadan sonra açılacak tazminat davasıKesinleşmeden itibaren bir yıllık zamanaşımıTMK m.178
VelayetÖlçü çocuğun üstün yararıdır; eski şiddet olayları risk değerlendirmesinde önem taşıyabilir (bizim değerlendirmemiz)TMK m.182
Koruma tedbirleriBoşanma davasından bağımsızdır; delil veya belge aranmaksızın verilebilir6284 s.K. m.5, 8

Velayet bakımından bir uyarı yapmak gerekir: Affedilmiş bir olayın eşe kusur olarak yüklenememesi, o olayın çocuğun güvenliği bakımından tamamen önemsiz olduğu anlamına gelmeyebilir. Velayette kusur değil çocuğun üstün yararı esas alındığından, eski şiddet olaylarının uzman raporları ve sosyal inceleme ile birlikte değerlendirilebileceği savunulabilir; bu konuda doğrudan bir karar tarafımızca doğrulanmamıştır. Tazminatın koşullarını boşanmada maddi ve manevi tazminat, nafakanın türlerini nafaka hukuku rehberi, ceza davasının boşanmaya etkisini boşanma davasında bekletici mesele yazılarımızda anlattık.

Örnek Zaman Çizelgeleri ve Senaryolar

Aşağıdaki senaryolar gerçek dosyalar değil, kuralların zaman içinde nasıl işlediğini göstermek için hazırlanmış basitleştirilmiş ve varsayımsal örneklerdir. Her dosyada sonuç, delillere, tanıkların anlatımına ve hâkimin takdirine göre değişebilir.

Tablo: Eski olay senaryoları

SenaryoOlası değerlendirmeDayanak
Evliliğin ikinci yılında koca bir kez tokat attı; eşler sonra yedi yıl birlikte yaşadı, iki çocukları oldu. Kadın 2026’da yalnızca bu olaya dayanarak dava açtı.TMK m.162 yönünden beş yıllık süre geçmiştir; genel sebepte olay büyük ihtimalle hoşgörüyle karşılanmış sayılır. Yeni olay yoksa dava zayıftır.TMK m.162/2; Y2HD K.2025/5360
Aynı dosyada son iki yılda hakaret ve tehdit mesajları da var.Dava son olaylara dayanır; eski olay evliliğin seyrini anlatan arka plan olarak kalır.TMK m.166/1; bizim değerlendirmemiz
Kadın, kocasının evliliğin ilk yılındaki bir ilişkisini 2026 Haziran’da öğrendi; ilişki 2018’de bitmişti.Zina sebebiyle dava hakkı eylemden itibaren beş yıl geçtiği için düşmüştür; genel sebep yönünden af olup olmadığı tartışılır.TMK m.161/2; Y2HD K.2014/20613 ve karşı oy
Koca 2020’de dava açtı; dava kusur ispatlanamadığı için reddedilip 2021’de kesinleşti. 2026’da 2019 olaylarına dayanarak yeniden dava açtı.2019 olayları için önceki davanın kusur belirlemesi bağlayıcıdır; yeni dava ret sonrası olaylara veya TMK 166/4’e dayanmalıdır.HMK m.303; YHGK K.2022/1435; TMK m.166/4
Kadın dava açtıktan sonra eşi başka biriyle yaşamaya başladı; kadın bunu ıslahla davaya eklemek istiyor.Çoğunluk görüşüne göre dava sonrası olay bu davada kusur olarak yüklenemez; yeni dava açılabilir.Y2HD K.2015/13216; K.2018/11592

Tablo: Diğer senaryolar

SenaryoOlası değerlendirmeDayanak
Eşler dava sırasında barıştı, üç ay birlikte yaşadı, sonra yeniden ayrıldı.Dava öncesi olaylar affedilmiş sayılabilir; bu olaylara dayalı tazminat reddedilebilir.YHGK K.2020/243
Dava açıldıktan sonra eşler yalnızca ekonomik zorunluluk nedeniyle aynı evde, ayrı odalarda kaldı.Tek başına evliliğin devamı veya af sayılmayabilir.Y2HD K.2025/1705
Kadın şiddet nedeniyle açtığı davadan feragat etti, ama eşler bir daha birlikte yaşamadı.Feragat tek başına af değildir; feragat sonrası devam eden davranışlar değerlendirilir.YHGK K.2022/1453
Koca, evlenmeden önce önceki evliliğini ve çocuğunu gizlemişti; kadın bunu evliliğin üçüncü yılında öğrendi.Boşanmada evlilik öncesi olay kusur ölçüsü değildir; koşulları varsa iptal davası öğrenmeden itibaren altı ay içinde açılmalıdır.YHGK K.2022/1435; TMK m.150, 152
Tanık, eşlerin ilk yıllarındaki kavgaları “komşulardan duydum” diye anlattı.Duyuma dayalı, yer ve zaman içermeyen beyan kusur ispatına yetmeyebilir.HMK m.194; Y2HD K.2025/9939

Bu senaryolar, eski olayların tek başına bir boşanma davasını taşımakta çoğu zaman yetersiz kaldığını, ancak doğru sıralandığında ve yeni olaylarla desteklendiğinde davanın arka planını güçlendirebileceğini göstermektedir. Davalı tarafın daha ağır kusurlu davacıya karşı itiraz imkânını davacı daha ağır kusurluysa boşanma davasına itiraz yazımızda anlattık.

Adım Adım Yol Haritası

  1. Olayları tarih sırasına koyun. Evlilikten bugüne kadar yaşananları yıl, ay, yer ve tanık bilgisiyle bir kâğıda yazın.
  2. Her olaydan sonra ne olduğunu not edin. Barışma, birlikte tatil, ortak konuta dönüş, yeni çocuk gibi dönemleri saklamayın; af değerlendirmesi buna göre yapılacaktır.
  3. Özel sebeplerde süreleri hesaplayın. Zina ve TMK m.162 için öğrenmeden altı ay, olaydan beş yıl sınırını kontrol edin (TMK m.161/2, 162/2).
  4. Önceki davaları gözden geçirin. Daha önce açılmış bir boşanma, tedbir nafakası veya feragatle biten dava varsa karar ve kesinleşme tarihini öğrenin (HMK m.303).
  5. Yeni olayları öne çıkarın. Davanın ağırlık merkezi, son barışmadan sonraki ve dava tarihinden önceki olaylar olmalıdır.
  6. Delilleri erken toplayın. Hastane, karakol ve yazışma kayıtlarını müzekkere veya delil tespiti yoluyla zamanında güvenceye alın (HMK m.400).
  7. Dilekçede kademeli dayanın. Özel sebebin yanında genel sebebe de açıkça dayanın; vakıaları sıra numarasıyla yazın (HMK m.111, 119).
  8. Dava sırasındaki olayları ayrı izleyin. Dava açıldıktan sonra yaşanan olaylar için yeni dava veya karşı dava seçeneğini değerlendirin.

Sık Yapılan Hatalar

  1. Davayı yalnızca yıllar önceki bir olaya dayandırmak. Olaydan sonra evlilik sürdürüldüyse olay hoşgörüyle karşılanmış sayılabilir.
  2. Barışma dönemlerini dilekçede gizlemek. Karşı taraf bunları af savunmasıyla ortaya koyar; dilekçenin inandırıcılığı zedelenir.
  3. Zina veya şiddet olayında süreyi kaçırmak. Öğrenmeden itibaren altı ay geçtiyse özel sebebe dayanılamaz.
  4. Yalnızca özel sebebe dayanmak. Süre geçmişse dava tümüyle reddedilebilir; genel sebebe de açıkça dayanılmalıdır.
  5. Reddedilen önceki davanın olaylarını yeniden ileri sürmek. O döneme ilişkin kusur belirlemesi kesin hükümle bağlayıcıdır.
  6. Dava sırasında yaşanan olayı aynı davaya eklemeye çalışmak. Yargıtay çoğunluğu bunu ıslahla bile kabul etmemektedir.
  7. Tanığa “o yıllarda kavga ederlerdi” demesini yeterli görmek. Yer ve zaman içermeyen soyut beyanlar kusur ispatına yetmeyebilir.
  8. Evlilik öncesi aldatmayı boşanma kusuru sanmak. Bu olaylar ancak koşulları varsa altı ay ve beş yıllık süreler içinde iptal davasına konu olabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Evliliğin ilk yıllarındaki olaylar boşanma davasında dikkate alınır mı?

Genel sebebe dayanan davada kanunda süre yoktur; bu olaylar ileri sürülebilir. Ancak olaydan sonra evlilik sürdürüldüyse Yargıtay bu vakıaları çoğu zaman affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış sayar ve kusur olarak yüklemez (TMK m.166/1; Y2HD E.2024/8627, K.2025/5360).

Olaydan sonra yıllarca birlikte yaşamak af sayılır mı?

Somut olaya göre değişir. Olaydan sonra evliliğin bir süre daha devam etmesi af veya hoşgörü olarak değerlendirilebilmektedir. Buna karşılık yalnızca aynı evde kalmak veya kabul görmeyen bir barışma girişimi tek başına af sayılmayabilir (Y2HD K.2025/1705; YHGK K.2022/1453).

Zinayı yıllar sonra öğrendim; zina sebebiyle dava açabilir miyim?

Öğrenmeden itibaren altı ay içinde dava açabilirsiniz; ancak zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmişse öğrenme tarihi ne olursa olsun dava hakkı düşer (TMK m.161/2).

Süresi geçmiş bir zina veya şiddet olayına genel sebep olarak dayanabilir miyim?

Bu konu tartışmalıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi yalnızca zina sebebine dayanan davayı süre nedeniyle reddetmiş, karşı oy ise genel sebeple boşanmaya karar verilebileceğini savunmuştur (Y2HD E.2014/19822, K.2014/20613). Bu nedenle dilekçede genel sebebe de açıkça dayanmak gerekir.

Affettiğim bir olay için daha sonra dava açabilir miyim?

Zina ve TMK m.162 sebeplerinde affeden tarafın dava hakkı yoktur (TMK m.161/3, 162/3). Genel sebepte de affedilen veya hoşgörüyle karşılanan vakıalar kusur olarak yüklenemez. Aftan sonra yaşanan yeni olaylar ise ayrıca ileri sürülebilir.

Aftan sonra aynı davranış tekrarlanırsa eski olay yeniden canlanır mı?

Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu affın etkisinin son olaydan önceki vakıalarda sonuç doğurduğunu belirtmiş, karşı oy ise şiddetin tekrarlanması hâlinde affın önceki şiddeti ortadan kaldırmayacağını savunmuştur (YHGK 04.03.2020, K.2020/243). Yeni olay her hâlde ileri sürülebilir.

Daha önce açtığım boşanma davası reddedildi; eski olaylara yeniden dayanabilir miyim?

Kural olarak hayır. Esastan reddedilip kesinleşen davadaki kusur belirlemesi, o dava tarihine kadarki dönem için tarafları bağlar (HMK m.303; YHGK 02.11.2022, E.2020/2-96, K.2022/1435). Yeni dava ret kararından sonraki olaylara veya TMK m.166/4’e dayanmalıdır.

Önceki davada hiçbir olaya dayanmamıştım; yine de kesin hüküm engeli var mı?

Yargıtay, davacının hiçbir vakıa ve delile dayanmadığı için reddedilen önceki davanın yeni davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturmadığını kabul etmiştir (Y2HD 15.01.2025, E.2024/3175, K.2025/238).

Önceki boşanma davamdan feragat ettim; eski olaylar affedilmiş mi sayılır?

Feragatten sonra ortak hayat yeniden kurulduysa önceki olaylar af kapsamında değerlendirilebilir. Hukuk Genel Kurulu ise ortak hayat kurulmadan verilen feragati tek başına af saymamıştır (YHGK 08.11.2022, E.2020/2-260, K.2022/1453).

Dava açıldıktan sonra yaşanan olaylar davaya eklenebilir mi?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi çoğunluğuna göre dava tarihinden sonraki olaylar görülmekte olan davada, ıslahla bile, kusur olarak yüklenemez; bu olaylar yeni bir davaya konu olabilir (Y2HD K.2015/13216; K.2018/11592). Dairede karşı görüşte üyeler de bulunmaktadır.

Dava sırasında eşimle barıştık, sonra yine ayrıldık; ne olur?

Dava öncesi olaylar affedilmiş sayılabilir ve bu olaylara dayalı tazminat reddedilebilir (YHGK 04.03.2020, K.2020/243). Barışmadan sonraki olaylar için yeni dava açılması gerekebilir.

Evlenmeden önceki olaylar boşanmada kusur sayılır mı?

Hayır. Hukuk Genel Kuruluna göre hâkim, evlenmeden önce olan olayları kusur belirlemesinde ölçü olarak dikkate alamaz (YHGK K.2022/1435). Evlenmeden önceki aldatma veya yanılma ise koşulları varsa iptal davasına konu olabilir (TMK m.149, 150).

Evlenmeden önce aldatıldığımı yıllar sonra öğrendim; iptal davası açabilir miyim?

İptal davası hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m.152). Beş yılı aşan evliliklerde bu yol kapanır.

Evliliğin ilk yılında anlaşmalı boşanabilir miyiz?

Hayır. Anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir (TMK m.166/3). İlk yıl içinde ancak çekişmeli boşanma davası açılabilir.

Yıllar önceki bir olayı tanıkla nasıl ispat ederim?

Tanığın olayı bizzat görmesi, yerini ve yaklaşık zamanını anlatabilmesi gerekir. Yargıtay, soyut ve yer ile zaman unsuru içermeyen tanık beyanlarını kusur ispatına yeterli görmemiştir (HMK m.194; Y2HD 19.11.2025, E.2025/3437, K.2025/9939).

Dilekçeme yazmadığım eski bir olayı sonradan ekleyebilir miyim?

Dilekçeler karşılıklı verildikten sonra iddia genişletilemez; istisnası karşı tarafın açık muvafakati ve ıslahtır (HMK m.141). Islah tahkikat sona erinceye kadar ve her taraf için bir kez yapılabilir (HMK m.176-177).

Bu yazının kaynakları. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.118-123, 149, 150, 152, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 174, 175, 178, 182, 184, 185; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.25, 111, 119, 141, 147, 176, 177, 189, 194, 303, 400; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.74; 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m.5, 8; 7532 sayılı Kanun m.13 (RG 27.11.2024, sayı 32735); 7589 sayılı Kanun (RG 31.07.2026, sayı 33326); Anayasa Mahkemesinin E.2023/116, K.2024/56 sayılı kararı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.11.2022 tarihli, E.2020/2-96, K.2022/1435 (kazanci.com.tr); 08.11.2022 tarihli, E.2020/2-260, K.2022/1453 (karamercanhukuk.com); 04.03.2020 tarihli, K.2020/243 (hukukihaber.net, esas numarası E.2017/2426 olarak gösterilmiştir) ve 07.07.2021 tarihli, E.2017/4-1332, K.2021/973 sayılı kararları; Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 22.06.2015 tarihli, E.2014/28212, K.2015/13216; 23.10.2014 tarihli, E.2014/19822, K.2014/20613; 05.07.2022 tarihli, E.2022/4815, K.2022/6778; 22.10.2018 tarihli, E.2017/198, K.2018/11592; 21.06.2023 tarihli, E.2022/9897, K.2023/3506; 15.01.2025 tarihli, E.2024/3175, K.2025/238; 19.02.2025 tarihli, E.2024/4759, K.2025/1705; 19.11.2025 tarihli, E.2025/3437, K.2025/9939; E.2024/8627, K.2025/5360 ve E.2025/5069, K.2025/11564 sayılı kararları (hukukihaber.net ve karamercanhukuk.com’da yayımlanan metinlere göre); ikincil kaynaklarda aktarılan Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E.2022/10094, K.2024/1869; E.2021/4869, K.2021/7503; E.2016/13130, K.2018/3287; E.2019/7740, K.2019/12025; E.2020/1543, K.2020/2776; E.2014/11269, K.2014/22421; E.2014/13829, K.2014/24317; E.2024/1079, K.2024/1423; E.2021/3053, K.2021/4436 (Av. Arb. Abdullah Oğuzhan Çimen ve Mustafa Emre Polat, hukukihaber.net, 23.07.2024); 19.10.2021 tarihli, E.2021/7985, K.2021/7346 (Av. Ziya Celep, hukukihaber.net, 06.04.2026) ve 11.10.2017 tarihli, E.2016/13152, K.2017/10906 (or.av.tr) sayılı kararları; DHA, 05.01.2026 (haberde esas ve karar numarası yer almamaktadır); av-saimincekas.com kanun metinleri; Hukukçular Evi, 12. Yargı Paketi 7589 sayılı Kanun rehberi.

📚 İlgili Rehberler

Eski olayları doğru sıralayalım, yeni olayları öne çıkaralım

Af, süre ve kesin hüküm risklerini dosyanıza göre değerlendirip dava dilekçenizi zaman çizelgesiyle birlikte hazırlayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp
Post by Av. Fatma Öztürk