Kısa cevap: Hayır. Aile konutu niteliği taşıyan taşınmaz üzerinde, malik olmayan eşin açık rızası alınmadan ipotek kurulamaz. TMK m.194/1’in emredici koruması, banka kredileri ve üçüncü kişi borçlarına teminat olarak verilen ipotekler için de geçerlidir; rızasız kurulan ipotek, aile mahkemesinde açılacak davayla kaldırılabilir. Bu rehberde kuralı, Hukuk Genel Kurulu içtihadını ve izlenecek yolu anlatıyoruz.
Neden İpotek de Rızaya Bağlı?
İpotek, ödenmeyen borçta konutun icra yoluyla satışına giden kapıyı açar; yani ailenin barınma güvencesini doğrudan tehdit eden bir sınırlamadır. Kanun koyucu bu yüzden eşlerin hukuki işlem serbestisine aile konutu özelinde istisna getirmiş, malik eşin tek başına karar veremeyeceği bir alan yaratmıştır. Borcun kaynağı önemli değildir: malik eşin kendi kredisi, işletme borcu ya da bir üçüncü kişinin borcuna kefalet niteliğindeki teminat ipoteği — hepsi aynı rıza şartına tabidir.
“Açık Rıza” Ne Demek?
Rıza için kanunda özel bir şekil öngörülmemiştir; ancak Yargıtay, rızanın açık olmasını arar. Malik olmayan eşin işlemden yalnızca haberdar olması, sessiz kalması ya da genel nitelikte bir onayının bulunması yeterli değildir; rızanın ipotek işlemine özgü ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde verilmesi gerekir. Uygulamada bankaların, kredi dosyasında eşin ipoteğe muvafakatini ayrıca ve yazılı olarak almasının sebebi budur. Rıza hiç alınmamışsa işlem geçerlilik kazanamaz.
Tapuda Şerh Yoksa Banka Korunur mu? (HGK Çizgisi)
En çok tartışılan senaryo şudur: tapu kütüğünde “aile konutu” şerhi yoktur, banka da konutun aile konutu olduğunu bilmediğini ileri sürerek TMK m.1023’teki tapuya güven korumasına sığınır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu savunmayı ağırlıklı çizgisinde kabul etmemektedir: şerh açıklayıcıdır, kurucu değildir. HGK, 21.10.2015 tarihli kararında (E.2015/247, K.2015/2323) şerh bulunmasa dahi açık rıza alınmadan kurulan banka ipoteğinin geçersiz olduğunu ve kaldırılması gerektiğini benimsemiş; 2019/318 E., 2019/1238 K. sayılı kararında da şerhin yokluğunun rıza şartını ortadan kaldırmadığını yinelemiştir. İçtihat tarihinde iyi niyetli üçüncü kişinin korunması yönünde görüşler de dile getirilmiş, kimi daire kararlarında bu yönde sonuçlara ulaşılmıştır; ancak Genel Kurul çoğunluğunun vardığı sonuç, TMK m.194’ün aile birliğini koruyan emredici amacının önde tutulması yönündedir. Somut dosyanızda ipotek tarihi ve delil durumu bu değerlendirmeyi etkileyeceğinden süreç mutlaka avukatla yürütülmelidir.
Rızasız İpoteğin Akıbeti: İpoteğin Kaldırılması Davası
Açık rıza alınmadan kurulan ipotek, malik olmayan eşin rızası tamamlanmadıkça bağlayıcılık kazanmaz. Malik olmayan eş, ipotek alacaklısına karşı aile mahkemesinde ipoteğin kaldırılması davası açar; davada taşınmazın aile konutu olarak özgülendiği (birlikte oturma, adres kayıtları, tanık, fatura ve benzeri delillerle) ortaya konur ve açık rızanın bulunmadığı tespit edilir. Aynı davada konutun aile konutu olduğunun tespiti ile tapuya şerh konulması da talep edilebilir. Rızasız satış senaryosunun paralel rejimini tapu iptali rehberimizde inceledik.
Malik Olmayan Eş İçin Önleyici Adım: Şerh
Sorun çıkmadan korunmanın yolu, TMK m.194/3’ün tanıdığı imkânı kullanmaktır: malik olmayan eş, tek başına başvuruyla tapu kütüğüne aile konutu şerhi koydurabilir. Şerh, konut üzerinde işlem yapmak isteyen herkese durumu görünür kılar ve iyi niyet tartışmasını baştan kapatır. Şerhin nasıl konulacağını adım adım rehberimizde, başvuru metnini ise dilekçe örneğimizde bulabilirsiniz; kavramın kapsamı için aile konutu rehberimize bakabilirsiniz.
Borç Ödenirse veya Rıza Verilirse
Malik olmayan eş isterse işleme sonradan onay vererek ipoteği ayakta tutabilir; rıza tamamlanınca geçersizlik ortadan kalkar. Borcun tamamen ödenmesi hâlinde ise ipoteğin tapudan silinmesi gündeme gelir; bu sürecin işleyişini ipoteğin terkini rehberimizde, ödenmeyen borçta alacaklının izlediği takip yolunu da ipoteğin paraya çevrilmesi rehberimizde anlattık.
Evinize haberiniz olmadan ipotek mi konuldu?
Hukukçular Evi Ankara — ipoteğin kaldırılması ve şerh süreci için bize ulaşın.
Kural: Açık Rıza Şart
TMK m. 194/1 uyarınca eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. İpotek tesisi, konut üzerinde aynî bir hak kurulması olduğundan bu kapsamdadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.12.2017 tarihli, E. 2017/2-2934, K. 2017/1556 sayılı kararında ilke şöyle ifade edilmiştir:
“Aile konutu şerhi konulmuş olmasa da eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiil ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Sınırlandırma aile konutu şerhi konulduğu için değil, konutun aile konutu vasfı bulunduğu için getirilmiştir. Bu sebeple tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut aile konutu özelliğini taşır. Aile konutunun maliki olan eş aile konutundaki yaşantıyı güçlüğe sokacak biçimde tek başına aile konutunu bir aynî hakla sınırlandıramaz.”
Şerh Yoksa Banka Korunur mu?
Uygulamanın en tartışmalı noktası budur ve içtihatta iki eğilim görülür.
Rızaya Bağlı Olan Yalnız İpotek Değil: TMK m.194/1’in Üç İşlemi
İpotek tartışması, maddenin yalnız bir yüzüdür. TMK m.194’ün birinci fıkrası aslında üç ayrı işlemi diğer eşin açık rızasına bağlar: eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.
İpotek, üçüncü kalemin — hakları sınırlama — bir görünümüdür. Ancak aynı kalem içine intifa hakkı kurulması, oturma hakkı tanınması ve taşınmaz üzerinde başkaca sınırlı aynî hak tesisi de girer. İkinci kalem devirdir: satış, bağış veya trampa yoluyla mülkiyetin geçirilmesi rızaya bağlıdır. Birinci kalem ise mülkiyetle hiç ilgili değildir: kira sözleşmesinin feshi.
Kira feshine ilişkin kural özellikle dikkat çekicidir. Sözleşmeler hukukunun genel kuralı uyarınca sözleşmenin tarafı olmayan kişinin fesih konusunda bir hakkı bulunmaz; buna karşılık TMK m.194/1, kira sözleşmesinin tarafı olmayan eşin açık rızası bulunmadıkça sözleşmenin feshedilemeyeceğini öngörerek bu genel kurala istisna getirmiştir. Yani konut kiralıksa ve sözleşme yalnız bir eşin adına ise, o eş tek başına fesih bildiriminde bulunamaz.
| Rızaya bağlı işlem | Örnekler |
|---|---|
| Kira sözleşmesinin feshi | Kiracı eşin tek başına fesih bildirimi |
| Devir | Satış, bağış, trampa |
| Hakları sınırlama | İpotek, intifa, oturma hakkı, diğer sınırlı aynî haklar |
Bu nedenle koruma yalnız tapulu konutlar için değil, kirada oturan aileler için de işler.
Rıza Verilmezse Ne Olur? TMK m.194/2 ve Hâkimin Müdahalesi
Rıza şartı tek yönlü bir veto hakkı değildir. Kanun, rızanın haksız yere esirgenmesi ihtimalini de düşünmüş ve dengeleyici bir hüküm getirmiştir.
TMK m.194’ün ikinci fıkrasına göre rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir. Madde gerekçesinde bunun sebebi açıkça belirtilmiştir: diğer eşin, kanunun kendisine tanıdığı rıza verme yetkisini haklı sebep olmaksızın esirgemesi ve bu yolla hakkını kötüye kullanması mümkündür; bunun önlenmesi için rızaya muhtaç olan eşe hâkime başvurma yetkisi tanınmıştır.
Hükmün iki ayrı hâli kapsadığına dikkat edilmelidir. Birincisi rızanın sağlanamaması: eşe ulaşılamaması, ayırt etme gücünün bulunmaması gibi fiilî imkânsızlık hâlleri. İkincisi haklı sebep olmadan rıza verilmemesi: eşin ulaşılabilir olduğu ancak makul bir gerekçe göstermeksizin rıza vermediği hâller.
Bu yol, kredi kullanmak isteyen ancak eşinden rıza alamayan malik eş bakımından da işler. Dolayısıyla “eşim rıza vermiyor, hiçbir şey yapamıyorum” değerlendirmesi eksiktir; kanun bu tıkanıklığı çözmek için mahkeme yolunu açık tutmuştur.
| Durum | Sonuç |
|---|---|
| Rıza sağlanamıyor (ulaşılamama, ehliyetsizlik) | Hâkimin müdahalesi istenebilir |
| Haklı sebep olmadan rıza verilmiyor | Hâkimin müdahalesi istenebilir |
| Haklı sebeple rıza verilmiyor | Rıza şartı işlemeye devam eder |
| Hükmün amacı | Rıza yetkisinin kötüye kullanılmasını önlemek |
Şerhin Kapsamı ve Sınırları — TMK m.194/3
Şerh, korumayı üçüncü kişilere karşı görünür kılan araçtır; ancak kimin, hangi taşınmaz için isteyebileceği sınırlıdır.
Maddenin üçüncü fıkrasına göre aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir. Talep hakkı malik olmayan eşe aittir; malik eşin kendi taşınmazına şerh koydurması söz konusu değildir.
Üç sınır özellikle önemlidir. Birincisi, şerh imkânı yalnız eşlerden birinin adına kayıtlı taşınmazlar için geçerlidir; üçüncü kişilere ait taşınmazlar üzerine aile konutu şerhi konulamaz. İkincisi, şerh yalnız fiilen aile konutu olarak kullanılan taşınmaz üzerine konulur. Üçüncüsü, eşin birden fazla taşınmazı bulunması hâlinde tüm taşınmazlar üzerine şerh verilemez; koruma tek bir konuta özgüdür.
Şerhin hukukî niteliği — kurucu mu, açıklayıcı mı olduğu — öğretide tartışmalıdır ve Yargıtay kararlarında da tam bir yeknesaklık bulunmadığı belirtilmektedir. Tartışmanın özü, aile birliğinin korunması ile üçüncü kişilerin iyiniyetinin korunması arasındaki dengedir. Bu belirsizlik, şerhi önleyici bir tedbir olarak daha da değerli kılar: şerh varsa tartışma büyük ölçüde kapanır.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Talep hakkı | Malik olmayan eşe aittir |
| Nereden istenir | Tapu müdürlüğünden |
| Üçüncü kişiye ait taşınmaz | Şerh konulamaz |
| Birden fazla taşınmaz | Tümüne şerh verilemez |
| Hukukî niteliği | Öğretide tartışmalı; uygulamada yeknesak değil |
Kirada Oturuyorsanız: Bildirimle Sözleşmenin Tarafı Olmak — TMK m.194/4
Aile konutu koruması yalnız mülkiyetle sınırlı değildir. Kanun, kira ile sağlanan aile konutları için ayrı ve çok işlevsel bir imkân tanımıştır.
TMK m.194’ün dördüncü fıkrasına göre aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur.
Mekanizma tek taraflıdır: kiraya verenin onayı veya diğer eşin rızası aranmaz. Kiralayana yapılacak bildirim tek başına sonucu doğurur ve bildirimde bulunan eş sözleşmenin tarafı hâline gelir. Bunun pratik karşılığı büyüktür: tahliye ve fesih işlemleri artık ona da tebliğ edilmek zorundadır, kira ilişkisinden doğan haklarını doğrudan kullanabilir ve eşi evi terk etse dahi sözleşme ayakta kalır.
Madde bir bedel de öngörür: bildirimde bulunan eş, diğer eşle birlikte kira bedelinden müteselsilen sorumlu hâle gelir. Yani koruma, sorumlulukla birlikte gelir. Bildirimin ispat edilebilir biçimde — tercihen noter aracılığıyla — yapılması, sonradan doğacak tartışmaları önler.
| Konu | TMK m.194/4 bakımından |
|---|---|
| Kim yapar | Sözleşmenin tarafı olmayan eş |
| Kime yapılır | Kiralayana |
| Onay gerekir mi | Hayır; bildirim tek başına yeterlidir |
| Sonucu | Sözleşmenin tarafı hâline gelir |
| Bedeli | Kira bedelinden müteselsil sorumluluk |
Kira sözleşmesinin feshinin de m.194/1 uyarınca rızaya bağlı olduğu hatırlandığında, kirada oturan eş bakımından iki katmanlı bir koruma ortaya çıkar: fesih rızaya bağlıdır ve bildirimle sözleşmeye taraf olunabilir. Şerh sürecinin işleyişi için aile konutu şerhi değerlendirme aracımıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Eşimin rızası olmadan aile konutuna ipotek konulabilir mi?
Konulamaz. TMK m. 194/1 uyarınca eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz; ipotek tesisi konut üzerinde aynî hak kurulması olduğundan bu kapsamdadır.
Tapuda şerh yoksa koruma var mı?
Vardır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.12.2017 tarihli, E. 2017/2-2934, K. 2017/1556 sayılı kararında belirtildiği üzere sınırlandırma aile konutu şerhi konulduğu için değil, konutun aile konutu vasfı bulunduğu için getirilmiştir; şerh verilmese bile konut bu özelliğini taşır.
Banka iyiniyetli olduğunu ileri sürerse ne olur?
Ağırlıklı içtihada göre bu savunma sonucu değiştirmez. Hukuk Genel Kurulu’nun 21.10.2015 tarihli, E. 2015/2-247, K. 2015/2323 sayılı kararında, ipotek işlemi tesis eden bankanın basiretli bir iş adamı gibi hareket ettiği ve özen yükümlülüğüne uygun davrandığı söylenemeyeceğinden iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceği kabul edilmiştir. Bazı kararlarda ise şerh yoksa tapuya güven ilkesinin işleyeceği ve kötüniyetin ispat yükünün davacıda olduğu değerlendirilmiştir.
Bankanın bildiğini nasıl gösterebilirim?
Hukuk Genel Kurulu bir kararında bankanın ipotek tesisi için eşin rızasını alma yönünde girişimde bulunmuş olmasını, aile konutu niteliğini bilmediğinin söylenemeyeceğine dayanak yapmıştır. Ayrıca kredi başvurusunda konutun ikametgâh olarak gösterilmesi, ekspertiz raporunda oturulduğunun tespiti ve müşteri dosyasında medeni hâlin evli kayıtlı olması gibi olgular sunulabilir.
Hangi dava açılır ve kime karşı?
Taşınmazın aile konutu olduğunun tespiti ile ipoteğin kaldırılması talepleri birlikte, aile mahkemesinde ileri sürülür. Davalı olarak malik eş ve ipotek alacaklısı banka birlikte gösterilmelidir.
Bankayı sonradan davaya katmak yeterli mi?
Yeterli değildir. Hukuk Genel Kurulu, davaya sonradan katılan ferî müdahil bankanın taraf olmaması nedeniyle hükmün yalnız taraflar hakkında kurulacağını ve banka aleyhine hüküm ile gider yüklenmesinin doğru olmadığını belirtmiştir. Banka davalı sıfatıyla gösterilmelidir.
Kredi ödenmedi, konut satışa çıktı, ne yapabilirim?
İpoteğin kaldırılması davasını derhâl açıp satışın durdurulması için tedbir talep etmelisiniz. Satış gerçekleşmişse ihalenin feshi yoluna başvurulabilir; ayrıca rızası alınmadan kurulan ipoteğin yolsuz tescile sebep olduğu iddiasıyla tapu sicilinin düzeltilmesi istenebilir.
Bu riski baştan nasıl önlerim?
Aile konutu şerhi koydurarak. Şerh varsa üçüncü kişi iyiniyet iddia edemez. Şerh mahkeme kararı aranmaksızın doğrudan tapu müdürlüğünden istenir, malik eşin rızası aranmaz ve işlem harç ile masraftan muaftır. Ayrıca bankalar şerhli taşınmazlarda kredi sözleşmesine her iki eşin de imza atmasını talep eder.
Ağırlıklı çizgi: bankanın iyiniyeti korunmaz
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.10.2015 tarihli, E. 2015/2-247, K. 2015/2323 sayılı kararında; TMK m. 194/1’in eşin açık rızasını araması karşısında şerh bulunmaması ve bankanın iyiniyet savunmasının sonucu değiştirmeyeceği belirtilerek ipoteğin kaldırılmasına ilişkin direnme kararı onanmıştır.
Gerekçe özen yükümlülüğüne dayanır: kanunun iyiniyete hukuki sonuç bağladığı durumlarda asıl olan iyiniyetin varlığıdır; ancak durum gereklerine göre kendinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz. Bu çerçevede ipotek işlemi tesis eden bankanın basiretli bir iş adamı gibi hareket ettiği ve özen yükümlülüğüne uygun davrandığı söylenemeyeceğinden iyiniyet iddiası dinlenemez.
Karşı eğilim: Bazı kararlarda ise tapuda şerh bulunmaması hâlinde tapuya güven ilkesinin işleyeceği ve bankanın kötüniyetli olduğunu ispat yükünün davacıda bulunduğu değerlendirilmiştir.
Pratik yol: Ağırlıklı çizgi lehinizedir; ancak dosyanızı yalnızca bu çizgiye bırakmayın. Bankanın konutun aile konutu olduğunu bildiğini veya bilebilecek durumda olduğunu gösteren somut olguları toplayın.
Bankanın Bilgisini Gösteren Olgular
Hukuk Genel Kurulu’nun bir kararında, bankanın ipotek tesisi için eşin rızasını alma yönünde girişimde bulunmuş olması, taşınmazın aile konutu niteliğini bilmediğinin söylenemeyeceği sonucuna dayanak yapılmıştır.
Dosyaya yansıtılabilecek diğer olgular:
- Kredi başvurusunda konutun ikametgâh adresi olarak gösterilmesi
- Banka kayıtlarında adresin ev adresi olarak yer alması
- Ekspertiz raporunda konutun oturuluyor olduğunun tespiti
- Bankanın eşten muvafakat istemiş ama alamamış olması
- Müşteri dosyasında medeni hâlin evli olarak kayıtlı bulunması
- Aynı adrese gönderilen banka tebligatları
Dava: Tespit ve Kaldırma Birlikte
Açılacak dava, taşınmazın aile konutu olduğunun tespiti ile ipoteğin kaldırılması taleplerini birlikte içerir. Uygulamada mahkemeler kabul hâlinde ayrıca taşınmaza aile konutu şerhi konulmasına da karar vermektedir.
- Görevli mahkeme: Aile mahkemesi.
- Davacı: Konutun maliki olmayan eş.
- Davalılar: Malik eş ve ipotek alacaklısı banka.
Bankayı Davalı Göstermek Şart
Bu usul ayrıntısı sonucu doğrudan etkiler. Hukuk Genel Kurulu’nun anılan kararında; eşin rızası bulunmayan ipoteğin geçersiz olması nedeniyle kaldırma yerinde bulunmakla birlikte, davaya sonradan katılan ferî müdahil banka taraf olmadığından hükmün yalnız taraflar hakkında kurulacağı ve banka aleyhine hüküm ile gider yüklenmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir.
Pratik sonuç: banka ferî müdahil olarak değil, davalı sıfatıyla gösterilmelidir. Aksi hâlde kararın bankaya karşı ileri sürülmesinde sorun doğar.
Neyi İspatlamanız Gerekiyor?
- Konutun aile konutu olduğu: Eşlerin birlikte yaşadığı, hayatın merkezini oluşturan konut olması. İkametgâh kaydı, faturalar, muhtarlık belgesi, okul kayıtları, tanık beyanları.
- İpotek tarihinde bu vasfın bulunduğu: Zaman bakımından örtüşme önemlidir.
- Açık rızanızın alınmadığı: İmzanızın bulunmadığı; imza varsa sahtelik iddiası ayrıca ileri sürülür.
- Bankanın bilgisi: Yukarıda sayılan olgular; bu, ağırlıklı çizgi benimsenmese dahi sonucu güvenceye alır.
Kredi Ödenmiyorsa: Takip Başlamışsa
Uygulamada sorun genellikle kredi ödenmediğinde ve aile konutu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla cebrî takibe konu edildiğinde görünür hâle gelir.
Bu aşamada izlenebilecek yollar:
- İpoteğin kaldırılması davasını derhâl açmak ve satışın durdurulması için tedbir talep etmek
- Satış gerçekleşmişse ihalenin feshi yoluna başvurmak
- Rızası alınmadan kurulan ipoteğin yolsuz tescile sebep olduğu iddiasıyla tapu sicilinin düzeltilmesini istemek
Süreler kısa olduğundan takip evrakının tebliğ tarihleri titizlikle izlenmelidir.
En Kesin Çözüm: Şerh
Yukarıdaki tartışmaların tamamı, şerh bulunmadığı hâlde ortaya çıkar. Şerh varsa üçüncü kişi iyiniyet iddia edemez ve tartışma büyük ölçüde biter.
- Şerh, mahkeme kararı aranmaksızın doğrudan tapu müdürlüğünden istenir.
- Malik eşin rızası aranmaz; başvuru tek taraflı yapılabilir.
- İşlem harç ve masraftan muaftır.
- Gerekli belgeler: kimlik, evlilik cüzdanı veya nüfus kayıt örneği, konutun aile konutu olarak kullanıldığını gösteren ikametgâh belgesi ve tapu bilgileri.
Ayrıca bankalar şerhli taşınmazlarda kredi sözleşmesine her iki eşin de imza atmasını talep eder; bu da rızasız ipotek riskini baştan ortadan kaldırır.
Sık Yapılan Hatalar
- Şerh yoksa hakkım yok sanmak: Sınırlandırma şerh konulduğu için değil, konutun aile konutu vasfı bulunduğu için getirilmiştir.
- Bankayı davalı göstermemek: Ferî müdahil sıfatı yeterli değildir; hüküm yalnız taraflar hakkında kurulur.
- Yalnızca içtihada güvenmek: Bankanın bilgisini gösteren somut olgular ayrıca toplanmalıdır.
- Takip başlayınca beklemek: Satışın durdurulması için tedbir talep edilmeli, gerekirse ihalenin feshi yoluna gidilmelidir.
- Aile konutu vasfını belgelememek: İpotek tarihinde konutun bu vasfı taşıdığı ortaya konmalıdır.
- Şerhi ihmal etmek: Şerh ücretsizdir, tek taraflı istenebilir ve tartışmayı baştan bitirir.
İlgili Rehberler
- 📘 Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi
- Eşin Rızası Olmadan Satılan Aile Konutu: Tapu İptali ve Üçüncü Kişinin
- Aile Konutu Nedir, Hangi Ev Aile Konutu Sayılır? (TMK m.194)
- Aile Konutu Şerhi Tapuya Nasıl Konulur? Eşin İzni Olmadan Ev Satışını
- Aile Konutu Tapu İptali ve Tescil Dilekçesi Örneği (2026) — TMK 194
- Aile Hukukunda Güncel Durum (2026): Değişen 8 Kural ve Geçersiz Kalan
🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
💔 Boşanma Davası
- Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? İstinaf ve Temyiz
- Ön İnceleme Duruşması: Taraflar Ne Yapmalı?
- Tensip Zaptı Nedir? İlk Duruşmaya Hazırlık
- Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Nasıl İspatlanır?
- Boşanma Davasında Islah: Talep ve Sebep Değişikliği
- Boşanma Davasından Vazgeçme: Feragat ve Sonuçları
💰 Nafaka
- Nafaka Hesaplama ve Artırım Aracı
- Tedbir Nafakası Geriye Dönük İstenebilir mi?
- Emekli Maaşına Nafaka İçin Haciz Konur mu?
- Nafaka Ödememe ve Tazyik Hapsi
- Yoksulluk Nafakası Alan Eş Yeniden Evlenirse
- İştirak Nafakası Çocuk 18 Yaşına Gelince Biter mi?
👶 Velayet ve Çocuk
- Bekar Biri Tek Başına Evlat Edinebilir mi?
- Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ve Velayet
- Velayeti Alan Ebeveyn Başka Şehre Taşınabilir mi?
- Geçici (Tedbiren) Velayet Nedir?
- Boşanmadan Sonra Çocuğun Nüfus Kaydı
- Koruyucu Aile ile Evlat Edinme Farkı
🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım
- Evlilikte Alınan Araba Boşanmada Paylaşılır mı?
- Aile Konutu Şerhi Tapuya Nasıl Konulur?
- Krediyle Alınan Ev Boşanmada Nasıl Paylaşılır?
- Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı
- Emekli İkramiyesi Mal Paylaşımına Girer mi?
- Ortak Kredi ve Banka Borçları Nasıl Paylaşılır?
🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)
- 6284 Kapsamında Koruma Kararı Nasıl Alınır?
- 6284 Koruma Kararına İtiraz: Süre ve Usul
- Koruma Kararının Süresi Dolmadan Uzatma
- 6284 Kapsamında Elektronik Kelepçe
- Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
- Uzaklaştırma Kararı İşyeri ve Okulu da Kapsar mı?
💍 Evlilik ve Statü
- Evlenme Yaşı Kaçtır? 16-17 Yaşında Evlilik
- Boşanmadan Sonra Kimlik, Pasaport ve Nüfus Kaydı
- Yurt Dışında Yapılan Evlilik Türkiye’de Geçerli mi?
- Evlilik Dışı Doğan Çocuk Nüfusa Nasıl Kaydedilir?
- Eşin Borcundan Diğer Eş Sorumlu mu?
- Yabancı Biriyle Evlilik: Gerekli Belgeler
📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Eşimin haberi olmadan evimize ipotek konulmuş, ne yapabilirim?
Konut aile konutu niteliğindeyse ve açık rızanız alınmadıysa, aile mahkemesinde ipoteğin kaldırılması davası açabilirsiniz. Aynı davada taşınmazın aile konutu olduğunun tespiti ve tapuya aile konutu şerhi konulması da istenebilir.
Tapuda aile konutu şerhi yoksa banka ipoteği geçerli olur mu?
Hukuk Genel Kurulu’nun ağırlıklı çizgisine göre hayır: şerh açıklayıcı niteliktedir, kurucu değildir. Şerh bulunmasa dahi TMK m.194/1 uyarınca eşin açık rızası alınmadan kurulan ipotek geçersiz sayılmakta ve bankanın iyi niyet savunması çoğunlukça kabul edilmemektedir.
Eşin rızası nasıl verilmelidir, şekil şartı var mı?
Kanun rıza için özel bir şekil öngörmez; ancak Yargıtay rızanın açık olmasını arar. Genel, örtülü ya da sonradan varsayılan bir onay yeterli görülmez; uygulamada bankalar bu nedenle malik olmayan eşin işleme açık ve ipoteğe özgü muvafakatini yazılı olarak alır.
Eşim kendi şirket borcu için evi ipotek ettirebilir mi?
Konut aile konutuysa hayır. Borcun eşin kendi işine, kredisine veya üçüncü bir kişiye teminat olmasına bakılmaksızın, aile konutu üzerindeki ipotek diğer eşin açık rızasına bağlıdır; rızasız işlem ipoteğin kaldırılması davasına konu olur.
İpoteğin kaldırılması davası hangi mahkemede açılır?
TMK m.194’e dayanan ipoteğin kaldırılması davaları aile mahkemesinde görülür. Dava, ipotek alacaklısına (ör. banka) ve gerektiğinde malik eşe yöneltilir; konutun aile konutu olarak özgülendiğinin ispatı davanın temelini oluşturur.
📚 İlgili Rehberler
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığınız için mutlaka bir avukata danışınız.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.


