6284 sayılı Kanun’un en çok tartışılan yönlerinden biri, koruma kararının yalnızca mağdurun beyanıyla ve delil aranmaksızın verilebilmesidir. Bu hızlı koruma sistemi hayati önem taşısa da, kötüye kullanım iddialarını da beraberinde getirir. Bu yazıda konuyu dengeli biçimde ele alıyoruz.
Neden Tek Taraflı Beyan Yeterlidir?
6284 sayılı Kanun’un temel amacı, şiddet mağdurunu gecikmeksizin korumaktır. Şiddet çoğu zaman tanıksız ve delilsiz gerçekleştiğinden, mağduru koruma altına almak için delil beklenmesi telafisi imkânsız zararlara yol açabilir. Bu nedenle kanun, koruyucu tedbir için delil aranmamasını ve kararın mağdurun beyanı esas alınarak hızla verilmesini öngörmüştür. Bu, mağdur güvenliğini önceleyen bilinçli bir tercihtir.
Suistimal Riski
Delil aranmaması, sistemin nadiren de olsa kötüye kullanılabileceği eleştirisini doğurur. Özellikle çekişmeli boşanma süreçlerinde, taraflardan birinin gerçek dışı şiddet iddiasıyla diğeri aleyhine tedbir kararı çıkartmaya çalıştığı durumlar gündeme gelebilir. Ancak bu olasılık, gerçek mağdurların korunmasız bırakılmasını haklı kılmaz. Hukuk düzeni, bu iki menfaati itiraz ve denetim mekanizmalarıyla dengelemeye çalışır.
Hakkında Karar Verilen Kişinin Hakları
Tedbir kararı tek taraflı verilse de, hakkında karar verilen kişi savunmasız değildir. Bu kişi, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edebilir. İtirazda iddiaların gerçek dışı veya kötü niyetli olduğunu somut delillerle ileri sürebilir. Ayrıca gerçek dışı beyanda bulunan kişi hakkında iftira suçu (TCK) kapsamında ayrıca suç duyurusunda bulunulması da mümkündür.
Anayasa Mahkemesi’nin Yaklaşımı
Anayasa Mahkemesi, 6284 sayılı Kanun’un amacının etkili ve gecikmeksizin koruma sağlamak olduğunu vurgulamaktadır. Bununla birlikte, itiraz başvurularının hiçbir inceleme ve araştırma yapılmaksızın gerekçesiz reddedilmesini kimi başvurularda hak ihlali olarak değerlendirmiştir. Bu yaklaşım, hızlı koruma ile adil yargılanma hakkı arasındaki dengeyi korumayı amaçlar. Dolayısıyla itiraz hakkının etkin biçimde kullanılması önemlidir.
Neden Tek Taraflı Beyanla Verilebilir?
Koruma kararlarında gecikmesinde sakınca bulunma esası geçerlidir. Şiddet veya şiddet tehlikesi hâlinde, delil ve belge aranmaksızın ve karşı taraf dinlenmeksizin karar verilebilir. Bunun gerekçesi açıktır: karşı tarafın dinlenmesini beklemek, korunması gereken kişiyi savunmasız bırakır.
Bu nedenle koruma kararı bir tedbir niteliğindedir; suç işlendiğinin tespiti veya mahkûmiyet anlamına gelmez. Karar verilmesi, hakkında karar verilen kişinin suçlu olduğunu göstermez.
Uygulanabilecek Tedbirler
- Şiddet tehdidi, hakaret ve aşağılama içeren söz ve davranışlarda bulunmama
- Müşterek konuttan uzaklaştırma ve konutun korunan kişiye tahsisi
- Korunan kişiye, bulunduğu yerlere ve yakınlarına yaklaşmama
- Çocuklarla kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde kurulması veya sınırlanması
- İletişim araçlarıyla rahatsız etmeme
- Silah teslimi
- Alkol veya uyuşturucu kullanmama, bağımlılık hâlinde tedaviye başvurma
İhlal Hâlinde: Zorlama Hapsi
Tedbir kararına aykırı davranılması hâlinde, fiil başka bir suç oluştursa dahi zorlama hapsi uygulanır. İlk ihlalde belirli gün sayısı, tekrarında bu süre artırılır. Zorlama hapsi ceza mahkûmiyeti değildir; adli sicile mahkûmiyet olarak işlenmez.
İhlalin belgelenmesi kritik önemdedir: mesaj ve arama kayıtları, kamera görüntüsü, tanık beyanı, kolluk tutanağı. Sözlü bildirimle yapılan ihlal iddiaları sonuç doğurmaz.
Karara İtiraz
Hakkında koruma kararı verilen kişi, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz üzerine dosya bir başka aile mahkemesine gönderilir ve karar bir hafta içinde kesin olarak verilir.
İtirazda ileri sürülebilecekler
- Şiddet veya şiddet tehlikesinin bulunmadığı
- Beyanın çelişkili olduğu ve somut olguya dayanmadığı
- Tedbirin ölçüsüz olduğu (süre veya kapsam bakımından)
- Çocuklarla ilişkinin tamamen kesilmesinin çocuğun menfaatine aykırı olduğu
- Karşı delillerin sunulması: mesajlar, tanık, kamera kaydı
İtiraz, tedbirin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle itiraz süresince karara uyulması zorunludur; uyulmaması zorlama hapsi doğurur.
Suistimal İddiası
Koruma kararının gerçeğe aykırı beyanla alındığı iddiası, itirazın en güçlü dayanağıdır ancak ispatı gerektirir. Kullanılabilecek unsurlar: beyanın tarihiyle çelişen mesaj kayıtları, aynı dönemde sürdürülen olağan iletişim, boşanma veya velayet uyuşmazlığıyla zamansal örtüşme, önceki başvuruların sonuçları.
Gerçeğe aykırı beyanla karar alındığının tespiti hâlinde ayrıca hukuki sorumluluk gündeme gelebilir. Buna karşılık şiddet mağdurunu başvurudan caydırıcı bir yaklaşımdan kaçınılması gerekir; iki menfaat arasındaki dengeyi mahkeme kurar.
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime GeçinTedbirin Süresi ve Uzatılması
Tedbir kararları belirli süre için verilir ve talep üzerine uzatılabilir, değiştirilebilir veya kaldırılabilir. Süre sonunda tehlikenin devam ettiği ileri sürülüyorsa uzatma talebinde bulunulmalıdır; talep edilmediğinde tedbir kendiliğinden sona erer.
Konut Tahsisi ve Eşyalar
Müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi hâlinde, uzaklaştırılan kişinin kişisel eşyalarını alması için kolluk eşliğinde giriş düzenlenebilir. Bu düzenlemenin talep edilmesi gerekir; aksi hâlde eşyaya erişim tartışma konusu olur ve karara aykırı davranış riski doğar.
İlgili Rehberler
- 📘 Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi
- Eş Boşanmak İstemiyorsa Tek Taraflı Boşanma Mümkün mü?
- 6284 Koruma Kararı Talebi Dilekçesi Örneği (2026) ve İhlal Bildirimi
- “Kendimi Güvende Hissetmiyorum” – Şiddet ve Koruma Kararı
- Aile İçinde Şiddet ve 6284 sayılı Kanun: Koruyucu Tedbir, Önleyici Ted
- 6284 Koruma Kararı Boşanma Davasında Kusur Kanıtı Olur mu?
Sıkça Sorulan Sorular
Koruma kararı sadece mağdurun beyanıyla mı verilir?
Evet. Koruyucu tedbir kararı, mağduru hızla korumak için tek taraflı beyan üzerine ve delil aranmaksızın verilebilir. Bu, mağdur güvenliğini önceleyen bilinçli bir tercihtir.
Koruma kararı kötüye kullanılabilir mi?
Nadiren, özellikle çekişmeli boşanmalarda gerçek dışı iddialarla suistimal gündeme gelebilir. Ancak bu olasılık gerçek mağdurların korunmasız kalmasını haklı kılmaz; denge itiraz yoluyla sağlanır.
Haksız yere koruma kararı verilen kişi ne yapabilir?
Kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde aile mahkemesine itiraz edebilir ve iddiaların gerçek dışı olduğunu delillerle ileri sürebilir. Ayrıca iftira suçundan suç duyurusunda bulunabilir.
AYM tek taraflı koruma kararlarını nasıl değerlendiriyor?
AYM, Kanun’un gecikmeksizin koruma amacını vurgular; ancak itirazların hiç inceleme yapılmadan gerekçesiz reddedilmesini kimi kararlarında hak ihlali saymıştır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun — mevzuat.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.
📚 İlgili Rehberler


