Kira sözleşmesini imzalayan eş, o konut aile konutu olarak kullanılıyorsa tek başına feshedemez. Türk Borçlar Kanunu’nun 349 uncu maddesi açıktır: “Aile konutu olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlarda kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça kira sözleşmesini feshedemez.” Bu, sözleşmenin tarafı olmayan eşe tanınmış güçlü bir korumadır. Dahası, kiracı olmayan eş kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı sıfatını kazanabilir; bu durumda kiraya veren, fesih bildirimini ve fesih ihtarına bağlı ödeme süresini kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmek zorunda kalır. Tek eşe yapılan bildirim geçersiz kalır.
Eşiniz kira sözleşmesini tek başına mı feshetmek istiyor, tebligat size gelmedi mi?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.
⚡ Net Cevap: Aile konutu olarak kiralanan taşınmazda kiracı eş, diğer eşin açık rızası olmadıkça kira sözleşmesini feshedemez; rıza alınamıyor veya haklı sebep olmaksızın verilmiyorsa hâkime başvurur (TBK m.349/1-2, TMK m.194/1-2). Kiracı olmayan eş kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı olur ve kira borcundan diğer eşle birlikte müteselsilen sorumlu hâle gelir (TMK m.194/4). Bu bildirimden sonra kiraya veren, fesih bildirimini ve temerrüt ihtarındaki ödeme süresini her iki eşe ayrı ayrı bildirmek zorundadır (TBK m.349/3). Fesih bildirimi her durumda yazılı olmalıdır (m.348). Boşanmada hâkim, kiracı olmayan eşin konutta kalmasına karar verebilir (TMK m.254).
Neden Özel Bir Hüküm Var?
Aile konutu, ailenin yaşam merkezidir ve bu niteliği onu sıradan bir taşınmazdan ayırır. Kiralık aile konutu için temel koruma aslında 2002’den beri Türk Medenî Kanunu’nda yer alır: eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez; aile konutu kira ile sağlanmışsa sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve diğer eşle müteselsilen sorumlu olur (TMK m.194/1, m.194/4).
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu bu korumayı kira hükümlerinin içine taşımış ve kiraya verene yönelik yeni bir yükümlülük eklemiştir. Kanun’un 349 uncu maddesi, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda ve 6570 sayılı Kanun’da yer verilmeyen, yeni bir maddedir ve Türk Medenî Kanunu’nun 194 üncü maddesinin birinci, ikinci ve son fıkralarındaki düzenlemeyle uyumlu olarak kaleme alınmıştır.
Mantık şudur: konut kiracı eşin adına kayıtlı olsa dahi, orada yaşayan diğer eş ve çocuklar bu kullanımın hukuki güvencesinden yararlanmalıdır. Aksi hâlde kiracı eş, tek bir imzayla ailenin barınma düzenini sona erdirebilirdi.
İki Kanun, Tek Koruma: TBK m.349 ve TMK m.194
| Konu | TMK m.194 | TBK m.349 |
|---|---|---|
| Fesih yasağı | Eş, diğerinin açık rızası olmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez (f.1) | Kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça sözleşmeyi feshedemez (f.1) |
| Rıza alınamazsa | Hâkimin müdahalesi istenir (f.2) | Hâkimden karar istenir (f.2) |
| Kiracı olmayan eşin katılımı | Kiralayana bildirimle sözleşmenin tarafı olur; müteselsil sorumluluk (f.4) | Katılım varsayılarak kiraya verenin yükümü düzenlenir |
| Kiraya verenin yükü | Düzenlenmemiştir | Fesih bildirimi ve ödeme süresi her iki eşe ayrı ayrı (f.3) |
| Malik eşte şerh | Tapu kütüğüne aile konutu şerhi istenebilir (f.3) | Kiralık konutta uygulanmaz |
Tablo, iki hükmün birbirini tamamladığını gösterir: TMK m.194 eşler arasındaki ilişkiyi ve kiracı olmayan eşin sözleşmeye girişini, TBK m.349 ise kiraya verenin bu durumdaki yükümlülüklerini düzenler. Kiracı olmayan eşin bildirimle sözleşmeye girmesinin önemli bir sonucu vardır: bu eş artık kira borcundan diğeriyle birlikte müteselsilen sorumludur (TMK m.194/4). Koruma ile borç birlikte gelir; kiraya veren, ödenmeyen kira için her iki eşe de başvurabilir.
Birinci Fıkra: Eşin Açık Rızası Olmadan Fesih Yok
“Aile konutu olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlarda kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça kira sözleşmesini feshedemez.”
Üç unsura dikkat edilmelidir:
- “Aile konutu olarak kullanılmak üzere kiralanan” — belirleyici olan fiilî kullanımdır. Sözleşmede “aile konutu” ibaresinin bulunması şart değildir.
- “Açık rıza” — zımnî veya varsayılan rıza yeterli değildir. Rızanın açık olması, ispat bakımından yazılı olmasını neredeyse zorunlu kılar.
- “Feshedemez” — yasak, feshe yöneliktir. Kiracı eşin tek başına yaptığı fesih bildirimi, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça sonuç doğurmaz.
Pratik sonuç: kiracı eş, evi terk edip kiraya verene “çıkıyorum” dese dahi, diğer eşin rızası yoksa sözleşme sona ermez. Bu, özellikle ayrılık ve boşanma süreçlerinde geride kalan eşi koruyan hayati bir hükümdür.
Rızasız fesih yapılmışsa ne olur?
Rıza koşulu, fesih bildiriminin geçerlilik koşulu olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle rızasız yapılan fesih, sözleşmeyi sona erdirmez; kira ilişkisi devam eder. Kiraya veren bu fesihe dayanarak tahliye talep ederse, diğer eş m.349’a dayanarak feshin geçersizliğini ileri sürebilir.
Bu, kiraya veren açısından da bir risktir: rızası bulunmayan bir fesih üzerine taşınmazı başkasına kiralayan kiraya veren, sonradan çift kiralama sorunuyla karşılaşabilir.
İkinci Fıkra: Rıza Alınamazsa Hâkime Başvuru
Kanun, kiracı eşi çaresiz bırakmaz. İkinci fıkra iki hâl öngörür:
“Bu rızanın alınması mümkün olmazsa veya eş haklı sebep olmaksızın rızasını vermekten kaçınırsa kiracı, hâkimden bu konuda bir karar vermesini isteyebilir.”
- Rızanın alınmasının mümkün olmaması — eşin ayırt etme gücünden yoksun olması, gaipliği, ulaşılamaması gibi hâller.
- Haklı sebep olmaksızın kaçınma — eşin rıza vermemesinin objektif bir dayanağının bulunmaması. Buradaki “haklı sebep” kaydı önemlidir: eşin barınma ihtiyacı, çocukların okul düzeni gibi gerekçeler haklı sebep oluşturabilir.
Hâkim kararının niteliği
Doktrinde bu konuda nüanslı bir kabul vardır: hâkim, yapacağı inceleme sonucunda eşin rızası yerine geçecek bir karar veremez; verilen karar ile kiracı eşe tek başına işlem yapma yetkisi tanındığı kabul edilmektedir.
Fark teknik görünse de sonucu belirler: hâkim “rıza verilmiş sayılır” demez; “kiracı eş bu işlemi tek başına yapabilir” der. Talep bu çerçevede kurulmalıdır.
Üçüncü Fıkra: Kiracı Olmayan Eşin Sözleşmeye Katılması
Maddenin en güçlü ve en az kullanılan imkânı burasıdır.
“Kiracı olmayan eşin, kiraya verene bildirimde bulunarak kira sözleşmesinin tarafı sıfatını kazanması hâlinde kiraya veren, fesih bildirimi ile fesih ihtarına bağlı bir ödeme süresini kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmek zorundadır.“
Bildirimin hukuki niteliği
Doktrinde kiracı olmayan eşin yapacağı bu bildirim, tek taraflı kurucu yenilik doğuran bir hakkın kullanımı olarak nitelendirilmektedir. Yani:
- Kiraya verenin kabulüne bağlı değildir. Bildirim ulaştığı anda sonuç doğurur.
- Sözleşme değişikliği gerektirmez. Yeni bir sözleşme imzalanmasına gerek yoktur.
- Sonuç: kiracı olmayan eş, aile konutuna ilişkin kira sözleşmesinin tarafı hâline gelir.
Bildirimin şartları
Kiracı olmayan eşin sözleşmeye katılabilmesi için üç unsurun birlikte bulunması gerekir:
- Aile konutunun varlığı — taşınmazın fiilen aile konutu olarak kullanılması.
- Bir kira sözleşmesinin varlığı — diğer eşin kiracı sıfatıyla taraf olduğu geçerli bir sözleşme.
- Kiraya verene bildirimde bulunulması.
Bildirim için Kanun’da özel bir şekil öngörülmemiş olsa da, ispat bakımından noter ihtarnamesi veya en azından tebliğ belgeli yazılı bildirim tercih edilmelidir. Bildirimde aile konutu niteliği ve sözleşmeye taraf olma iradesi açıkça belirtilmelidir.
Kiraya Veren İçin: Çifte Bildirim Yükümü
Kiracı olmayan eş sözleşmeye taraf olduktan sonra kiraya verenin yükümlülüğü ikiye katlanır. Kanun iki bildirim türünü ayrı ayrı sayar:
- Fesih bildirimi,
- Fesih ihtarına bağlı bir ödeme süresi — yani kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle verilen süre içeren ihtarlar.
Her ikisi de kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirilmek zorundadır. “Aynı adreste oturuyorlar, tek tebligat yeterli” yaklaşımı hukuken sonuç doğurmaz.
Eksik bildirimin sonucu ağırdır: yalnızca bir eşe yapılan fesih bildirimi veya ödeme ihtarı, usulüne uygun sayılmaz. Buna dayanılarak açılan tahliye davası veya başlatılan icra takibi, bu eksiklik nedeniyle sonuçsuz kalabilir. Kiraya veren açısından bu, dosyayı baştan kaybettiren bir hatadır.
Bu nedenle kiraya verenin, kendisine bu yönde bir bildirim ulaşıp ulaşmadığını kayıt altında tutması ve tebligat listesini buna göre güncellemesi gerekir.
Aile Konutu Niteliği Nasıl Belirlenir?
Kiralık taşınmazlarda aile konutu niteliği, tapuya konulan bir şerhle değil, fiilî durumla belirlenir. Değerlendirmede dikkate alınan başlıca olgular:
- Ailenin yaşam merkezi olması — eşlerin ve varsa çocukların düzenli olarak orada yaşaması.
- Nüfus ve adres kayıtları — adres beyanı güçlü bir karinedir.
- Abonelik kayıtları — elektrik, su, doğal gaz aboneliklerinin kimin adına ve hangi adreste olduğu.
- Okul, sağlık ve iş kayıtları — çocukların okul adresi, aile hekimi kaydı.
- Tanık beyanları — komşular ve apartman yönetimi.
Bir konutun aynı anda birden fazla aile konutu olamayacağı; yazlık, ikinci konut veya geçici olarak kullanılan yerlerin bu niteliği taşımayacağı kabul edilir. Malik eş bakımından aile konutu koruması ve şerh mekaniği ayrı bir konudur: Aile Konutu Şerhi ve Meskeniyet İddiası.
| Delil | Nereden alınır? | Neyi gösterir? |
|---|---|---|
| Yerleşim yeri ve adres kaydı | e-Devlet, nüfus müdürlüğü | Eşlerin ve çocukların ikameti |
| Abonelik kayıtları | Elektrik, su, doğal gaz şirketleri | Konutun fiilen kullanıldığı |
| Okul ve aile hekimi kaydı | Okul müdürlüğü, e-Nabız | Ailenin yaşam merkezi |
| Kira ödeme dekontları | Banka | Konutun kira ile sağlandığı ve kimin ödediği |
| Tanık beyanı | Komşular, yönetici | Birlikte yaşamanın sürekliliği |
Bu deliller hem kiracı olmayan eşin bildiriminde hem de rızasız fesih tartışmasında kullanılır; yazlık veya geçici kullanılan konutların aile konutu niteliği taşımadığı dikkate alınarak, konutun ailenin sürekli yaşam merkezi olduğu gösterilmelidir.
m.347 ve m.348 ile Birlikte Okumak
m.349, konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmenin bildirim yoluyla sona ermesini düzenleyen hükümler zincirinin son halkasıdır. Zincirin bütünü şöyledir:
- m.347 — süre ve uzama. Kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır. Kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Ancak on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir. Belirsiz süreli sözleşmelerde kiracı her zaman, kiraya veren ise kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona erdirebilir.
- m.348 — şekil. Konut ve çatılı işyeri kiralarında fesih bildiriminin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.
- m.349 — aile konutu. Yazılı şekle ek olarak, aile konutunda eşin açık rızası aranır.
Yani aile konutunda geçerli bir fesih için iki şart birlikte gerçekleşmelidir: yazılılık ve eşin açık rızası. Sözleşmenin kendiliğinden uzaması mekaniği için: Sözleşmenin Kendiliğinden Uzaması.
Boşanma Sürecinde Aile Konutu Kirası
Bu hüküm en çok boşanma ve ayrılık süreçlerinde işlev görür. Tipik senaryo şudur: kira sözleşmesi eşlerden birinin adınadır; ayrılık üzerine kiracı eş evden ayrılır ve sözleşmeyi feshetmek ister; diğer eş ve çocuklar konutta kalmaktadır.
Bu durumda:
- Kiracı eş tek başına feshedemez — diğer eşin açık rızası gerekir.
- Kiracı olmayan eş bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı olabilir ve böylece kendi adına kira ilişkisini sürdürebilir.
- Kiraya verenin bildirimleri her iki eşe yapılmalıdır.
Aile konutuna ilişkin düzenlemeler Türk Medenî Kanunu’nun 194 üncü ve 254 üncü maddeleriyle birlikte değerlendirilir; boşanma davası sırasında konutun kimin kullanımına bırakılacağına ilişkin tedbir kararları da bu çerçevede sonuç doğurur.
Ayrı yaşama ve boşanma kararında konut
| Aşama | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Ayrı yaşama hakkı doğduğunda | Hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine konut ve ev eşyasından yararlanmaya ilişkin önlemleri alır | TMK m.197 |
| Boşanma davası sürerken | Konutun kullanımına ilişkin geçici önlemler alınabilir; kiracı eşin tek başına feshi yine rızaya bağlıdır | TMK m.169, m.194 |
| Boşanma kararıyla | Eşler kirada oturuyorsa hâkim gerektiğinde kiracı sıfatı taşımayan eşin konutta kalmasına karar verebilir; kiralayanın haklarını güvenceye alan düzenlemeye re’sen hükmeder | TMK m.254 |
| Boşanma kesinleştikten sonra | Evlilik bittiğinden aile konutu koruması sona erer; kira ilişkisi sözleşmenin tarafları arasında devam eder | TMK m.194; TBK m.349 |
Tablonun son satırı uygulamada en çok gözden kaçan noktadır: TBK m.349 ve TMK m.194’deki koruma evlilik birliğine bağlıdır. Boşanma kesinleşince kiracı eş, artık diğerinin rızası aranmaksızın sözleşmeyi genel hükümlere göre feshedebilir; bu nedenle konutta kalmak isteyen eşin, boşanma sürecinde TMK m.194/4 bildirimiyle sözleşmeye taraf olması veya boşanma kararında TMK m.254 uyarınca konutta kalma hakkı istemesi gerekir. Boşanma sürecinin diğer boyutları için aile ve boşanma hukuku rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Üçüncü Kişiler Bu Hükme Dayanabilir mi?
Hayır. Yargı uygulamasında bu husus açıklığa kavuşmuştur.
Bir dosyada, kiracının eşi olmayan üçüncü bir kişi, taşınmazın aile konutu olduğunu ileri sürerek icra takibine ve tahliye işlemine karşı şikâyette bulunmuştur. Uyuşmazlık, kiracının eşi olmayan üçüncü kişinin aile konutu iddiasına dayanarak şikâyet hakkı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmıştır. Yargıtay, Kanun’un 349 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ile Türk Medenî Kanunu’nun 194 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına atıf yaparak, kiracı olmayan eşin kiraya verene bildirimde bulunması hâlinde kira sözleşmesinin tarafı sıfatını kazanabileceğini ve böylece kiraya verenin fesih bildirimini her iki eşe yapması gerektiğini vurgulamıştır.
Buradan çıkan sonuç nettir: koruma, eşe özgüdür. Birlikte yaşayan ancak evli olmayan kişiler, yetişkin çocuklar veya diğer aile bireyleri bu hükme dayanamaz.
Örnek Bildirim: Kiracı Olmayan Eşin Sözleşmeye Katılması
… NOTERLİĞİNE — Bildirimde bulunan: [Ad Soyad, T.C. Kimlik No, kiralananın adresi] — Muhatap (kiraya veren): [Ad Soyad, adres]
1. Eşim [Ad Soyad] ile …/…/20… tarihinde düzenlenen kira sözleşmesiyle kiraladığınız … adresindeki konut, eşim, çocuklarımız ve benim tarafımdan aile konutu olarak kullanılmaktadır. Yerleşim yeri kayıtlarımız ve çocuklarımızın okul kayıtları bu adrestedir.
2. TMK m.194/4 uyarınca bu bildirimle kira sözleşmesinin tarafı hâline geldiğimi bildiririm. Bundan sonra TBK m.349/3 uyarınca fesih bildirimlerinin ve temerrüt ihtarlarının eşime ve bana ayrı ayrı yapılması gerekmektedir. Tebligat adresim yukarıda gösterilmiştir.
3. Eşimin açık rızam olmaksızın yapacağı fesih bildirimlerinin TBK m.349/1 ve TMK m.194/1 uyarınca sonuç doğurmayacağını da ayrıca bildiririm. Ad Soyad, imza
Bildirim bir kabul beyanı gerektirmez; kiraya verene ulaştığı anda sonuç doğurur. Kiracı olmayan eş bu bildirimle birlikte kira borcundan diğer eşle müteselsilen sorumlu hâle geldiğinden, bildirimden sonra kira ödemelerinin düzenli yapılmasına ve ödeme dekontlarının saklanmasına özen göstermelidir. Kiraya verenin bu bildirimi aldıktan sonra yapacağı her ihtarı iki ayrı tebligatla göndermesi gerekir.
Çifte Bildirimde Süre Nasıl Hesaplanır?
| Bildirim türü | Kime yapılır? | Güvenli uygulama |
|---|---|---|
| Temerrüt ihtarı (TBK m.315) | Kiracıya ve bildirimde bulunmuş eşe ayrı ayrı | Otuz günlük süreyi son yapılan tebliğden hesaplamak |
| İki haklı ihtar (TBK m.352/2) | Her iki eşe ayrı ayrı | Her ihtarın her iki eşe tebliğini belgelemek |
| On yıl sonrası fesih bildirimi (TBK m.347) | Her iki eşe ayrı ayrı | Üç aylık süreyi her iki tebliğ için sağlamak |
| Kiracı eşin fesih bildirimi | Kiraya verene; diğer eşin açık ve yazılı rızasıyla | Rıza belgesini bildirime eklemek |
| İlamsız tahliye takibi (İİK m.269) | Ödeme emri her iki eşe | Her iki eşi takipte borçlu göstermek |
Kanun sürenin hangi tebliğden işleyeceğini ayrıca düzenlemez; bu nedenle kiraya veren açısından en güvenli yol, süreyi eşlere yapılan tebliğlerden sonuncusuna göre hesaplamak ve dava veya takip için bu sürenin dolmasını beklemektir. Kiraya verenin, kiracı olmayan eşin bildiriminden haberdar olduğu andan itibaren tebligat listesini güncellemesi, aksi hâlde tüm ihtar zincirini baştan kurmak zorunda kalması demektir. Temerrüt ihtarı usulü için kira ödenmemesi ihtarnamesi yazımıza bakabilirsiniz.
Kiracı Olmayan Eş İçin Adım Adım
- Aile konutu niteliğini belgeleyin — adres kaydı, abonelikler, çocukların okul kaydı.
- Kira sözleşmesinin bir örneğini edinin. Kiracı eş vermiyorsa kiraya verenden talep edilebilir.
- Kiraya verene yazılı bildirim gönderin — noter kanalıyla, sözleşmeye taraf olma iradesini açıkça belirterek.
- Tebliğ belgesini saklayın. Bildirimin ulaştığı tarih, taraf sıfatının kazanıldığı andır.
- Kiraya verene tebligat adresinizi bildirin — bundan sonra bildirimler size de ayrıca yapılmalıdır.
- Kira ödemelerini aksatmayın ve ödeme belgelerini kendi adınıza düzenletin.
- Kiracı eş fesih girişiminde bulunursa açık rızanız bulunmadığını yazılı olarak bildirin.
Tahliye Taahhüdü ve Aile Konutu
Kiracı eşin kiraya verene verdiği tahliye taahhüdü de, sonuçları bakımından sözleşmeyi sona erdiren bir işlem niteliği taşır. Aile konutunda kiracı eşin tek başına verdiği taahhüdün TMK m.194 ve TBK m.349 karşısında diğer eşin rızası olmadan geçerli olup olmayacağı uygulamada tartışılmış ve bu tür taahhütlerde diğer eşin rızasının aranması gerektiği yönünde görüşler ağırlık kazanmıştır. Kiraya veren açısından güvenli yol, aile konutunda alınan tahliye taahhüdünü her iki eşe birlikte imzalatmaktır; kiracı olmayan eş açısından ise kendi rızası olmadan verilmiş bir taahhüde dayanan takipte bu hususu itiraz ve şikâyet yoluyla ileri sürmek gerekir. Taahhüdün diğer şartları için tahliye taahhüdü rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Kiraya Veren İçin Adım Adım
- Konutun aile konutu olup olmadığını değerlendirin.
- Size ulaşan bildirimleri kayda alın — kiracı olmayan eşten bildirim geldiyse dosyaya işleyin.
- Tebligat listenizi güncelleyin. Bildirim gelmişse artık iki muhatap vardır.
- Fesih bildirimi ve ödeme ihtarını ayrı ayrı gönderin. Aynı adres olsa dahi ayrı tebligat yapın.
- Kiracı eşin tek başına fesih beyanına dayanmayın. Diğer eşin açık rızasını arayın.
- Rıza yazılı alınmalıdır — sözlü beyan ispat edilemez.
- Dava öncesi arabuluculuk şartını yerine getirin.
Sık Yapılan Hatalar
- Kiracı eşin tek başına fesih yapabileceğini sanmak. Açık rıza olmadan fesih sonuç doğurmaz.
- Rızayı sözlü almak. “Açık rıza” ispat edilebilir olmalıdır.
- Tek eşe tebligat yapmak. Bildirim gelmişse her iki eşe ayrı ayrı bildirim zorunludur.
- Kiracı olmayan eşin bildirim hakkını hiç kullanmaması. Bu, en güçlü koruma aracıdır.
- Bildirimi sözlü veya belgesiz yapmak. Taraf sıfatının kazanıldığı tarih ispatlanamaz.
- Aile konutu niteliğini belgelememek. İddia, delille desteklenmelidir.
- Üçüncü kişilerin bu hükme dayanabileceğini düşünmek. Koruma eşe özgüdür.
- Kira ödemelerini aksatmak. Aile konutu koruması, ödeme borcunu ortadan kaldırmaz.
Kontrol Listesi
- Taşınmaz fiilen aile konutu olarak kullanılıyor mu? Belgelendi mi?
- Fesih bildirimi yazılı mı? (m.348)
- Kiracı eşin feshi için diğer eşin açık rızası alındı mı?
- Rıza alınamıyorsa hâkime başvuru yolu değerlendirildi mi?
- Kiracı olmayan eş, kiraya verene bildirimde bulundu mu? Tebliğ belgesi var mı?
- Bildirim yapıldıysa kiraya veren, fesih bildirimi ve ödeme süresini her iki eşe ayrı ayrı bildirdi mi?
- Sözleşme süresi ve on beş günlük bildirim penceresi kontrol edildi mi? (m.347)
- On yıllık uzama süresi doldu mu? Doldu ise üç aylık bildirim şartı işliyor mu?
- Boşanma süreci varsa tedbir kararları ile uyum sağlandı mı?
- Dava düşünülüyorsa arabuluculuk başvurusu yapıldı mı?
🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
💔 Boşanma Davası
- Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? İstinaf ve Temyiz
- Ön İnceleme Duruşması: Taraflar Ne Yapmalı?
- Tensip Zaptı Nedir? İlk Duruşmaya Hazırlık
- Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Nasıl İspatlanır?
- Boşanma Davasında Islah: Talep ve Sebep Değişikliği
- Boşanma Davasından Vazgeçme: Feragat ve Sonuçları
💰 Nafaka
- Nafaka Hesaplama ve Artırım Aracı
- Tedbir Nafakası Geriye Dönük İstenebilir mi?
- Emekli Maaşına Nafaka İçin Haciz Konur mu?
- Nafaka Ödememe ve Tazyik Hapsi
- Yoksulluk Nafakası Alan Eş Yeniden Evlenirse
- İştirak Nafakası Çocuk 18 Yaşına Gelince Biter mi?
👶 Velayet ve Çocuk
- Bekar Biri Tek Başına Evlat Edinebilir mi?
- Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ve Velayet
- Velayeti Alan Ebeveyn Başka Şehre Taşınabilir mi?
- Geçici (Tedbiren) Velayet Nedir?
- Boşanmadan Sonra Çocuğun Nüfus Kaydı
- Koruyucu Aile ile Evlat Edinme Farkı
🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım
- Evlilikte Alınan Araba Boşanmada Paylaşılır mı?
- Aile Konutu Şerhi Tapuya Nasıl Konulur?
- Krediyle Alınan Ev Boşanmada Nasıl Paylaşılır?
- Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı
- Emekli İkramiyesi Mal Paylaşımına Girer mi?
- Ortak Kredi ve Banka Borçları Nasıl Paylaşılır?
🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)
- 6284 Kapsamında Koruma Kararı Nasıl Alınır?
- 6284 Koruma Kararına İtiraz: Süre ve Usul
- Koruma Kararının Süresi Dolmadan Uzatma
- 6284 Kapsamında Elektronik Kelepçe
- Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
- Uzaklaştırma Kararı İşyeri ve Okulu da Kapsar mı?
💍 Evlilik ve Statü
- Evlenme Yaşı Kaçtır? 16-17 Yaşında Evlilik
- Boşanmadan Sonra Kimlik, Pasaport ve Nüfus Kaydı
- Yurt Dışında Yapılan Evlilik Türkiye’de Geçerli mi?
- Evlilik Dışı Doğan Çocuk Nüfusa Nasıl Kaydedilir?
- Eşin Borcundan Diğer Eş Sorumlu mu?
- Yabancı Biriyle Evlilik: Gerekli Belgeler
📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Kiralık aile konutunda eş olarak sözleşmeye taraf olmak için bildirim hazırlamak, kiracı eşin rızasız feshine karşı itiraz etmek, boşanma sürecinde konutta kalma talebini kurmak ya da kiraya veren olarak çifte bildirim yükümünü doğru yerine getirmek için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Aile konutu olan kiralık evi eşim tek başına feshedebilir mi?
Hayır. Türk Borçlar Kanunu’nun 349 uncu maddesi uyarınca aile konutu olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlarda kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça kira sözleşmesini feshedemez.
Eşim rıza vermezse ne olur?
Rızanın alınması mümkün olmazsa veya eş haklı sebep olmaksızın rızasını vermekten kaçınırsa kiracı, hâkimden bu konuda bir karar vermesini isteyebilir. Doktrinde hâkimin eşin rızası yerine geçecek bir karar veremeyeceği, verilen kararla kiracı eşe tek başına işlem yapma yetkisi tanındığı kabul edilmektedir.
Sözleşmede adım yok, hakkım var mı?
Evet. Kanun’un 349 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kiracı olmayan eş, kiraya verene bildirimde bulunarak kira sözleşmesinin tarafı sıfatını kazanabilir. Bu bildirim doktrinde tek taraflı kurucu yenilik doğuran bir hakkın kullanımı olarak nitelendirilmektedir.
Bildirimden sonra kiraya verenin yükümlülüğü nedir?
Kiracı olmayan eşin bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı sıfatını kazanması hâlinde kiraya veren, fesih bildirimi ile fesih ihtarına bağlı bir ödeme süresini kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmek zorundadır.
Tek eşe yapılan tebligat geçerli olur mu?
Kiracı olmayan eş bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı hâline gelmişse, fesih bildirimi ve ödeme süresine ilişkin ihtarın her iki eşe ayrı ayrı yapılması gerekir. Tek eşe yapılan bildirim usulüne uygun sayılmaz.
Aile konutu niteliği nasıl ispatlanır?
Kiralık taşınmazlarda nitelik fiilî kullanımla belirlenir. Adres ve nüfus kayıtları, abonelik kayıtları, çocukların okul ve sağlık kayıtları ile tanık beyanları başlıca delillerdir.
Eşi olmayan biri bu korumadan yararlanabilir mi?
Hayır. Yargı uygulamasında koruma, kiracı olmayan eşe özgü kabul edilmektedir; kiracının eşi olmayan üçüncü kişilerin aile konutu iddiasına dayanarak hak ileri sürmesi mümkün görülmemektedir.
Fesih bildiriminin şekli nedir?
Konut ve çatılı işyeri kiralarında fesih bildiriminin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Aile konutunda ayrıca eşin açık rızası aranır; iki şart birlikte gerçekleşmelidir.
Sözleşmeye taraf olursam kira borcundan da sorumlu olur muyum?
Evet. Kiracı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve kira borcundan diğer eşle müteselsilen sorumlu olur (TMK m.194/4).
Boşandıktan sonra da bu koruma devam eder mi?
Hayır. Koruma evlilik birliğine bağlıdır. Konutta kalmak isteyen eş, boşanma kararında hâkimden konutta kalmasına karar verilmesini isteyebilir; eşler kirada oturuyorsa hâkim, kiracı sıfatı taşımayan eşin konutta kalmasına ve kiralayanın haklarını güvenceye alan düzenlemeye karar verebilir (TMK m.254).
Ayrı yaşıyoruz, konutta kim kalacak?
Ayrı yaşama hakkı doğduğunda hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine konut ve ev eşyasından yararlanmaya ilişkin önlemleri alır (TMK m.197). Bu süreçte de kiracı eş sözleşmeyi tek başına feshedemez.
Temerrüt ihtarı yalnız eşime gönderildi, geçerli mi?
Kiracı olmayan eş kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı olmuşsa, fesih bildirimi ve ödeme süresi içeren ihtarın her iki eşe ayrı ayrı yapılması zorunludur (TBK m.349/3). Tek eşe yapılan ihtar, diğer eş bakımından sonuç doğurmaz.
Aile konutunda eşimin verdiği tahliye taahhüdü beni bağlar mı?
Uygulamada, aile konutunda kiracı eşin tek başına verdiği tahliye taahhüdünün geçerliliği için diğer eşin rızasının aranması gerektiği görüşü ağırlıktadır (TMK m.194, TBK m.349). Bu husus takibe itiraz veya şikâyet yoluyla ileri sürülmelidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.
📚 İlgili Rehberler
- Kira ve Tahliye Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme
- 📘 Ana Rehber: Kira Hukuku Rehberi
- Sözleşmem Bitti Ama Oturuyorum: Kendiliğinden Uzama (TBK m.347)
- Aile Konutu Şerhi ve Meskeniyet İddiası
- Kira Davasında Dava Şartı Arabuluculuk (HUAK m.18/B)
- Evi Yeni Malik Satın Aldı: TBK m.310 ve m.351
- Aykırı Kullanım ve Komşulara Saygı (TBK m.316)
- Kiralananda Onarım ve Masraflar
Kiracı olmayan eş, kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı olabilir.
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.


