Oturduğunuz evin satılması, kira sözleşmenizi sona erdirmez. Türk Borçlar Kanunu’nun 310 uncu maddesi açıktır: sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan herhangi bir sebeple el değiştirirse, yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur. Bu, kira hukukunun temel ilkelerinden biri olan “satım kirayı bozmaz” kuralının karşılığıdır — yeni malik sözleşmeyi kira bedeli, artış oranı ve süresiyle birlikte olduğu gibi devralır ve yeni bir sözleşme yapılmasına gerek yoktur. Yeni malikin kendi gereksinimi için tahliye isteyebilmesi ise ayrı ve sıkı süre şartlarına bağlı bir yoldur: bir aylık yazılı bildirim ve altı aylık bekleme. Toplam en az yedi ay — ve bu süre dava sürecine dâhil değildir.
Eviniz mi satıldı, tahliye ihtarnamesi mi geldi?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.
⚡ Net Cevap: Ev satılınca kira sözleşmesi bitmez; yeni malik sözleşmenin tarafı olur (TBK m.310). Yeni malik, kendisi veya kanunda sayılan yakınları için gerçek bir konut ya da işyeri gereksinimi varsa iki yoldan birini kullanabilir: edinmeden itibaren bir ay içinde yazılı bildirim yapıp altı ay sonra dava açmak ya da sözleşme süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde dava açmak (TBK m.351). Bu hükümler kiracı aleyhine değiştirilemez (m.354). Gereksinimle tahliye edilen ev üç yıl eski kiracıdan başkasına kiralanamaz; aksi hâlde en az bir yıllık kira bedeli tutarında tazminat doğar (m.355).
İlk Güvence: Satım Kirayı Bozmaz — TBK m.310
Kiracının en çok korktuğu senaryo, evin satılmasıyla sokakta kalmaktır. Kanun bu korkuyu baştan giderir.
“Sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan herhangi bir sebeple el değiştirirse, yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur.“
Bu hüküm, kira hukukunun klasik ilkesi olan satım kirayı bozmaz kuralının modern karşılığıdır. Doğurduğu sonuçlar şunlardır:
- Sözleşme aynen devam eder. Kira bedeli, artış oranı, süre ve diğer tüm şartlar olduğu gibi geçerliliğini korur.
- Yeni sözleşme yapılmasına gerek yoktur. Yeni malik ile kiracı arasında mevcut sözleşme hukuken ayaktadır.
- Devir yöntemi fark etmez. Kanun “herhangi bir sebeple el değiştirme” demektedir; satış, bağış, miras veya cebrî icra yoluyla devir arasında bu bakımdan fark yoktur.
- Sınırlı ayni haklar da kapsamdadır. Kanun’un 311 inci maddesi uyarınca, kiralanan üzerinde kiracılık hakkıyla bağdaşmayan sınırlı ayni hak kurulması hâlinde de aynı sonuç kıyasen geçerlidir.
“Yeni sözleşme imzalayın, yoksa çıkın” baskısı
Uygulamada en sık karşılaşılan girişim budur: yeni malik, kiracıya daha yüksek bedelli yeni bir sözleşme sunar ve imzalamazsa tahliye edileceğini söyler. Bu talep hukuki dayanaktan yoksundur. Kiracı, mevcut sözleşmesine dayanmaya devam edebilir; imzalamak zorunda değildir.
İmzalanan yeni bir sözleşme ise mevcut sözleşmenin şartlarını — özellikle kira başlangıç tarihini ve birikmiş kıdemi — sıfırlama riski taşır. Bu, on yıllık uzama süresi gibi kiracı lehine işleyen mekanizmaları etkileyebilir. Kira artışının yasal sınırları ayrı bir konudur: Kira Artış Oranı Hesaplama.
Satış Sürecinde Kiracının Diğer Hakları: Gösterim, Depozito, Kira Ödemesi
Satış öncesi gösterim. Kiracı, satış için zorunlu olduğu ölçüde kiraya verenin ve onun belirlediği kişilerin kiralananı gezip görmesine izin vermekle yükümlüdür; ancak kiraya veren bunu uygun bir süre önce bildirmek ve kiracının yararlarını gözetmek zorundadır ve kiracının indirim ile tazminat hakları saklıdır (TBK m.319/2-4). Ayrıntı için evimin alıcılara gösterilmesi yazımıza bakabilirsiniz.
Depozito. Konut ve çatılı işyeri kiralarında para olarak verilen güvence, kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere vadeli bir tasarruf hesabına yatırılır ve banka güvenceyi ancak iki tarafın rızasıyla veya kesinleşmiş icra takibi ya da mahkeme kararıyla geri verir (TBK m.342/2). Güvence bu şekilde bankadaysa satıştan etkilenmez; iadeye rıza verecek taraf artık yeni kiraya verendir. Depozito elden eski malike verilmişse iadenin kimden isteneceği uyuşmazlık konusu olabilir; bu yüzden satış sırasında depozitonun yeni malike devredildiğinin yazılı hâle getirilmesi her iki taraf için de önemlidir: depozitonun iadesi.
Kira kime ödenir? Devirden sonra kira alacağı yeni malike aittir; çünkü yeni malik sözleşmenin tarafı olmuştur (TBK m.310). Kiracının iki kez ödeme riskine girmemesi için yeni malikten tapu kaydını ve banka bilgisini yazılı olarak istemesi, eski malike ise devirden haberdar olduğunu ve sonraki kiraları yeni malike ödeyeceğini yazılı bildirmesi yerinde olur. Kiranın ödenmemesi gereksinimden bağımsız ve çok daha hızlı işleyen bir tahliye sebebidir.
Yeni Malikin Tahliye Hakkı: TBK m.351
Satım kirayı bozmaz ilkesinin bir istisnası vardır ve bu istisna, yeni malike sözleşme süresinin bitmesini beklemeden tahliye isteme imkânı tanır. Ancak hak, sıkı şartlara bağlanmıştır.
Kimin gereksinimi sayılır?
Kanun kişileri sayarak belirler. Yeni malik, kiralananı şu kişiler için konut veya işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu bulunuyorsa tahliye isteyebilir:
- Kendisi,
- Eşi,
- Altsoyu — çocuk, torun,
- Üstsoyu — anne, baba, büyükanne, büyükbaba,
- Kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler.
Bu sayım sınırlıdır. Kardeş, yeğen, kayınvalide gibi bu listede yer almayan kişiler için gereksinim ileri sürülemez — meğerki kanun gereği bakma yükümlülüğü bulunsun. Kiracının savunmasında ilk kontrol edilecek noktalardan biri budur.
Gereksinimin niteliği: gerçek, samimi ve zorunlu
Kanun “kullanma zorunluluğu” ifadesini kullanır. Yargı uygulamasında bu, gereksinimin gerçek, samimi ve zorunlu olması biçiminde somutlaştırılır. Yani:
- Gereksinim fiilen mevcut olmalıdır — ileride doğması muhtemel bir ihtiyaç yeterli değildir.
- Süreklilik taşımalıdır — geçici bir ihtiyaç tahliyeyi haklı kılmaz.
- İspat yükü davacıdadır. Yeni malikin başka bir konutu bulunması, aynı binada boş dairesi olması veya taşınmazı satın aldıktan sonra fiilen kullanmaya yönelik hiçbir hazırlık yapmamış olması, samimiyet aleyhine değerlendirilir.
İşyeri gereksiniminde de aynı ölçüt geçerlidir: örneğin yeni mezun bir meslek mensubunun bürosunu açma ihtiyacı somut biçimde ortaya konulmalıdır.
İki Ayrı Yol: m.351/1 ve m.351/2
Bu, yazının en kritik bölümüdür ve uygulamada en çok karıştırılan noktadır. Yargıtay, Kanun’un 351 inci maddesinin iki farklı imkân sunduğunu vurgulamıştır.
Birinci yol: bir ay bildirim + altı ay bekleme (m.351/1)
Yeni malik, kiralananı edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, kira sözleşmesini altı ay sonra açacağı bir davayla sona erdirebilir.
Takvim şöyle işler:
- Gün 0: Tapuda devir — edinme tarihi.
- Gün 1-30: Kiracıya yazılı bildirim yapılmalıdır. Bu süre kaçırılırsa bu yol kapanır.
- Altı aylık bekleme.
- Ardından tahliye davası açılabilir.
Toplam en az yedi aydır ve bu süreye dava süreci dâhil değildir. Yani “evi aldım, bir ayda çıkarırım” beklentisi hukuken karşılıksızdır.
İkinci yol: sözleşme süresinin bitiminden itibaren bir ay (m.351/2)
Yeni malik dilerse gereksinim sebebiyle sözleşmeyi sona erdirme hakkını, sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı dava yoluyla da kullanabilir.
Bu yol, sözleşmenin süresi zaten yakında dolacaksa tercih edilir. İki yol arasındaki seçim, edinme tarihi ile sözleşme bitiş tarihi arasındaki mesafeye göre yapılır.
Uygulamadaki tartışma: bir aylık bildirim şartının ikinci yol bakımından da aranıp aranmayacağı sorunu yargıya taşınmıştır. Bir dosyada yerel mahkeme, taşınmazı satın alıp işyeri gereksinimi sebebiyle m.351/2 uyarınca tahliye talebinde bulunan davacının iktisap tarihinden itibaren bir ay içinde bildirimde bulunmadığı gerekçesiyle davayı dava şartı yokluğundan reddetmiştir. Yargıtay ise maddenin iki ayrı imkân sunduğunu vurgulamıştır. Bu nedenle hangi fıkraya dayanıldığı dava dilekçesinde açıkça belirtilmelidir.
Kiraya Verenin Gereksinimi ile Yeni Malikin Gereksinimi Arasındaki Fark
Kanun gereksinim sebebiyle tahliyeyi iki ayrı maddede düzenler ve aradaki fark yeni malik lehinedir. Kiraya veren kendi gereksinimini ancak belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde fesih dönemine ve bildirim sürelerine uyularak belirlenecek tarihten itibaren bir ay içinde dava açarak ileri sürebilir (TBK m.350). Yeni malik ise buna ek olarak sözleşme süresinin bitmesini beklemeden, bir ay bildirim ve altı ay bekleme yoluyla sözleşmeyi sona erdirme imkânına sahiptir (TBK m.351/1).
| Konu | Kiraya verenin gereksinimi (m.350) | Yeni malikin gereksinimi (m.351) |
|---|---|---|
| Kimler için? | Kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu, bakmakla yükümlü olduğu kişiler | Aynı kişiler |
| Sözleşme süresi içinde tahliye | Mümkün değil; süre sonu beklenir | Bir ay içinde yazılı bildirim + altı ay sonra dava ile mümkün |
| Süre sonunda tahliye | Sürenin bitiminden itibaren bir ay içinde dava | Sürenin bitiminden itibaren bir ay içinde dava (m.351/2) |
| Dava süresinin uzatılması | Süre içinde yazılı bildirimle bir kira yılı uzar | Süre sonu yolunda aynı imkân |
| Tahliye sonrası yasak | Üç yıl eski kiracıdan başkasına kiralanamaz | Aynı yasak (m.355) |
| Kiracı aleyhine değişiklik | Yapılamaz | Yapılamaz (m.354) |
Dava açma süresinin uzatılması da önemli bir araçtır: kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır (TBK m.353). Sözleşme süresinin bitiminden itibaren bir aylık süreyi kaçırmak üzere olan yeni malik bu bildirimle hakkını bir sonraki kira yılının sonuna taşıyabilir.
Satış On Yıllık Süreyi Sıfırlamaz
Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmenin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzar ve kiraya veren sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez; ancak on yıllık uzama süresi sonunda, her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimle sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir (TBK m.347/1). Yeni malik mevcut sözleşmenin tarafı olduğundan bu on yıllık süre satışla sıfırlanmaz; ilk kira başlangıcından itibaren işlemeye devam eder. Kiracının baskı altında imzalayacağı yeni bir sözleşme ise bu süreyi yeniden başlatma riski taşır. Ayrıntı için sözleşmenin kendiliğinden uzaması yazımıza bakabilirsiniz.
Kira Sözleşmesi Tapuya Şerh Edilmişse
Taşınmaz kiralarında sözleşmeyle kiracının kiracılık hakkının tapu siciline şerhi kararlaştırılabilir (TBK m.312). Kira sözleşmesinden doğan haklar tapu kütüğüne şerh verildiğinde, o taşınmaz üzerinde sonradan hak kazananlara karşı da ileri sürülebilir (TMK m.1009). Bu nedenle şerh verilmiş bir kira sözleşmesinde yeni malikin, şerh süresi içinde m.351’deki erken tahliye imkânına dayanamayacağı kabul edilmektedir. Uzun süreli ve yatırım gerektiren kiralamalarda şerh, kiracının satışa karşı en güçlü güvencesidir: kira sözleşmemi tapuya şerh ettirebilir miyim.
Satış sonrasında yeni malik yalnızca gereksinim sebebine bağlı değildir; kiraya verenin sahip olduğu diğer tahliye sebepleri de, şartları yeni malik bakımından ayrıca gerçekleşmek kaydıyla ileri sürülebilir (TBK m.352): yazılı tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar ve kiracının aynı ilçe veya belde sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutunun bulunması. Bu sebeplerin her birinin kendi süresi ve şartları vardır.
Bir Aylık Bildirim: En Sık Kaçırılan Şart
Birinci yolda bildirimi kaçırmak, hakkı tümüyle düşürür. Bildirimin geçerli olması için:
- Yazılı olmalıdır. Telefon görüşmesi veya sözlü beyan yeterli değildir. Uygulamada noter ihtarnamesi tercih edilir.
- Bir aylık süre içinde kiracıya ulaşmalıdır. Yargıtay kararlarında, yazılı bildirimin kiracının hâkimiyet alanına bir ay içinde ulaşmış olması şartı aranmaktadır. Yani bildirimin bir ay içinde gönderilmiş olması değil, ulaşmış olması aranır.
- İçeriği açık olmalıdır. Gereksinimin kim için ve ne amaçla doğduğu belirtilmelidir.
- Edinme tarihi doğru hesaplanmalıdır. Süre, tapudaki tescil tarihinden işler.
Kiracı açısından bu, savunmanın ilk kontrol noktasıdır: bildirim var mı, yazılı mı, süresinde bana ulaştı mı?
Örnek takvim
| Olay | Örnek tarih | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Tapuda devir (edinme) | 1 Mart | Bir aylık bildirim süresi başlar | TBK m.351/1 |
| Yazılı bildirimin kiracıya ulaşması | En geç 31 Mart | Ulaşmazsa m.351/1 yolu kapanır | TBK m.351/1 |
| Altı aylık bekleme | Bildirimden itibaren | Bu süre dolmadan dava açılamaz | TBK m.351/1 |
| Arabulucuya başvuru | Bekleme süresi içinde veya sonrasında | Dava şartı; son tutanak dilekçeye eklenir | HUAK m.18/B-1-a |
| Tahliye davası | Altı ay dolduktan sonra | Sulh hukuk mahkemesi | TBK m.351/1; HMK m.4/1-a |
Altı aylık sürenin hangi tarihten başlayacağı tartışmalı olabileceğinden, yeni malik açısından en güvenli yol bekleme süresini bildirimin kiracıya ulaştığı tarihten itibaren hesaplamaktır. Dava bir gün bile erken açılırsa, gereksinim ne kadar gerçek olursa olsun dava bu yoldan reddedilebilir.
Kiracının Savunma Eksenleri
Tahliye davasıyla karşılaşan kiracı için başlıca savunma başlıkları şunlardır:
- Süre itirazı. Bir aylık bildirim yapılmamış veya süresinde ulaşmamışsa m.351/1 yolu kapanmıştır. Altı aylık bekleme dolmadan dava açılmışsa da erken dava söz konusudur.
- Sıfat itirazı. Gereksinim, kanunda sayılan kişiler dışında biri için ileri sürülüyorsa dayanaksızdır.
- Samimiyet itirazı. Davacının başka konutu veya işyeri bulunması, taşınmazı fiilen kullanmaya yönelik hiçbir hazırlık yapmamış olması, aynı dönemde başka taşınmaz kiralamış olması gibi olgular ileri sürülür.
- Gereksinimin ortadan kalkması. Yargılama sırasında ihtiyacın sona ermesi hâlinde dava reddedilir.
- Usul itirazları. Arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemiş olması, görevli veya yetkili mahkemenin yanlış seçilmesi.
Savunmaların hukuki dayanağı
| Savunma | Ne ispatlanır? | Dayanak |
|---|---|---|
| Bildirim yok veya süresinde ulaşmadı | Tebliğ tarihinin edinmeden itibaren bir ayı aştığı | TBK m.351/1 |
| Dava erken açıldı | Altı aylık sürenin dolmadığı | TBK m.351/1 |
| Gereksinim sahibi kanunda sayılmıyor | Kardeş, yeğen gibi sayılmayan bir kişi için talep | TBK m.351/1 |
| Gereksinim samimi değil | Başka konut, boş daire, kullanım hazırlığının yokluğu | TMK m.6; TBK m.351 |
| Sözleşme tapuya şerhli | Şerh kaydı ve süresi | TBK m.312; TMK m.1009 |
| Arabuluculuk yapılmadı | Son tutanağın dilekçeye eklenmediği | HUAK m.18/B-1-a |
| Aleyhe sözleşme kaydı | Satış veya kira sözleşmesine konulan erken çıkış kaydı | TBK m.354 |
Gereksinimin varlığını ispat yükü, hakkını buna dayandıran yeni malike aittir (TMK m.6). Kiracının görevi ise bu iddiayı zayıflatan somut olguları ortaya koymaktır: tapu kayıtlarından çıkan diğer taşınmazlar, ilan siteleri, davacının adres kayıtları ve taşınmazı satın aldıktan sonra kullanmaya yönelik hiçbir hazırlık yapılmamış olması.
Üç Yıllık Yeniden Kiralama Yasağı — TBK m.355
Kanun, gereksinim iddiasının kötüye kullanılmasını caydırmak için tahliyeden sonra da bir yasak öngörür.
Gereksinim sebebiyle tahliye edilen taşınmaz, haklı sebep olmaksızın üç yıl boyunca eski kiracısından başkasına kiralanamaz. Aksi hâlde tahliye ettiren, eski kiracısına tazminat ödemekle yükümlü olur.
Kanun metni “kiraya veren, gereksinim amacıyla kiralananın boşaltılmasını sağladığında” ifadesini kullanır (TBK m.355/1). Yeni malik m.310 uyarınca kiraya veren sıfatını kazandığından, m.351’e dayanarak yaptırdığı tahliyeler de bu yasağın kapsamındadır. Yasağa aykırılığın yaptırımı da kanunda bellidir: kiraya veren, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür (TBK m.355/4). Bu bir alt sınırdır; kiracı daha yüksek bir zararı ispatlarsa onu da isteyebilir.
Tahliyeden sonra satış: samimiyetsizlik karinesi
Taşınmazın satılması konusunda açık bir kanuni yasak bulunmamaktadır. Ancak tahliyenin hemen ardından taşınmazın satılması ve yeni alan kişinin evi tekrar kiraya vermesi, önceki tahliyenin samimiyetsiz olduğuna dair bir karine oluşturabilir ve eski kiracıya tazminat hakkı tanıyabilir.
Bu nedenle tahliye edilen kiracının, taşınmazın sonraki üç yıllık kaderini takip etmesi yerinde olur: tapu kaydı, ilan siteleri ve komşu beyanları bu takibin araçlarıdır.
Az Bilinen Hak: Kiracının Eski Malikten Tazminat Talebi
Bu, uygulamada neredeyse hiç kullanılmayan ama hukuken güçlü bir imkândır.
Kira sözleşmesi kurulduktan sonra kiralananı devralan yeni malik, Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca kanun gereği sözleşmenin tarafı olur. Yeni malik, Kanun’un 351 inci maddesinin birinci fıkrasına dayanarak tahliye davası açtığında sözleşmenin süresinin bitmesini beklemeksizin sözleşmeyi sona erdirebilir.
Bu durumda kiracı, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi sebebiyle uğradığı olumlu zararının tazminini eski malikten — yani önceki kiraya verenden — talep edebilir. Eski malikin bu sorumluluğu, Kanun’un 112 nci maddesi çerçevesinde sözleşmeye aykırılığa dayanır.
Mantığı şudur: kiraya veren, kiracıya belirli bir süre için kullanım taahhüdünde bulunmuştur. Taşınmazı satarak bu taahhüdün süresinden önce sona ermesine yol açmıştır. Kiracının bu yüzden uğradığı zarar — örneğin yeni konut arama masrafları, taşınma giderleri, daha yüksek bedelli kira ile eski bedel arasındaki fark — sözleşmeye aykırılık kapsamında değerlendirilebilir.
Talep, tahliye davasının davalısı olan yeni malike değil, eski malike yöneltilir. Bu ayrım dilekçede doğru kurulmalıdır.
Usul: Nereye, Nasıl?
Dava yoluyla kira sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin hükümler kiracı aleyhine değiştirilemez (TBK m.354). Satış sözleşmesine veya yeni kira sözleşmesine konulacak “kiracı, ev satılırsa üç ay içinde çıkar” gibi kayıtlar bu nedenle m.351’deki süre ve şartları ortadan kaldırmaz. Kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıklar değere bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde görülür (HMK m.4/1-a).
- Arabuluculuk dava şartıdır. Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda — tahliye davaları dâhil — dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunludur. Yerine getirilmezse dava usulden reddedilir: Kira Davasında Dava Şartı Arabuluculuk.
- Görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Yetki ve görev ayrıntısı için: Kira ve Tahliye Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme.
- İhtarname noter kanalıyla gönderilmeli, tebliğ belgesi saklanmalıdır.
- Tahliye kararı icra yoluyla infaz edilir; kendiliğinden çıkarma yapılamaz.
Kiracı İçin Adım Adım
- Tapu kaydını kontrol edin. Devrin gerçekten yapılıp yapılmadığını ve tescil tarihini öğrenin — bir aylık süre buradan işler.
- Mevcut sözleşmenizi saklayın. Yeni malik sözleşmenin tarafı olduğundan, elinizdeki sözleşme geçerliliğini korur.
- Yeni sözleşme imzalamak için acele etmeyin. İmzalamak zorunda değilsiniz; imzalarsanız kıdeminiz sıfırlanabilir.
- Bildirim geldiyse tebliğ tarihini not edin ve zarfı saklayın.
- Süreleri hesaplayın — bildirim bir ay içinde ulaştı mı, altı aylık bekleme doldu mu?
- Samimiyet delillerini toplayın — davacının başka taşınmazları, ilan kayıtları, fiilî kullanım hazırlığının bulunup bulunmadığı.
- Kira ödemelerinizi aksatmayın. Ödememe, bağımsız ve çok daha hızlı bir tahliye sebebi doğurur.
- Tahliye gerçekleşirse üç yıllık yasağı takip edin.
Yeni Malik İçin Adım Adım
- Edinme tarihini sabitleyin — tapu tescil tarihi.
- Bir ay içinde noter ihtarnamesi gönderin ve tebliğ belgesini alın. Gönderim değil, ulaşma tarihi esastır.
- İhtarnamede gereksinimi somutlaştırın — kim için, ne amaçla.
- Altı aylık süreyi bekleyin.
- Gereksinim delillerini hazırlayın — konut durumu, aile yapısı, işyeri açma hazırlıkları.
- Arabuluculuğa başvurun, son tutanağı alın.
- Sulh hukuk mahkemesinde dava açın, dilekçede hangi fıkraya dayandığınızı açıkça yazın.
- Tahliyeden sonra üç yıl boyunca taşınmazı eski kiracıdan başkasına kiralamayın.
Sık Yapılan Hatalar
- Kiracının “ev satıldı, çıkmam gerekir” sanması. Sözleşme aynen devam eder.
- Baskı altında yeni sözleşme imzalamak. Kıdem ve şartlar sıfırlanabilir.
- Bir aylık bildirimin gönderilmesiyle yetinmek. Ulaşma tarihi esastır.
- Altı aylık süreyi beklemeden dava açmak.
- Hangi fıkraya dayanıldığını belirtmemek. m.351/1 ve m.351/2 farklı şartlara tabidir.
- Arabuluculuğu atlamak. Dava usulden reddedilir.
- Tahliye sonrası üç yıl içinde başkasına kiralamak. Tazminat sorumluluğu doğar.
- Eski malikten tazminat talebini hiç düşünmemek. Kiracı için gerçek bir imkândır.
Kontrol Listesi
- Devir tapuda tescil edildi mi? Tescil tarihi nedir?
- Yeni malik bir ay içinde yazılı bildirim yaptı mı? Bildirim bana ulaştı mı?
- Gereksinim, kanunda sayılan kişilerden biri için mi ileri sürülüyor?
- Gereksinim gerçek, samimi ve zorunlu mu? Aksini gösteren deliller var mı?
- Dava altı aylık süre dolduktan sonra mı açıldı?
- Dilekçede m.351/1 mi m.351/2 mi dayanak gösterilmiş?
- Arabuluculuk başvurusu yapıldı ve son tutanak eklendi mi?
- Dava sulh hukuk mahkemesinde mi açıldı?
- Tahliyeden sonra üç yıllık yeniden kiralama yasağı takip ediliyor mu?
- Kiracı olarak eski malikten tazminat talebi değerlendirildi mi?
Yeni malikten gelen bildirimin süresinde ve geçerli olup olmadığını değerlendirmek, gereksinimin samimiyetine karşı savunma hazırlamak ya da yeni malik olarak bildirim ve dava takvimini doğru kurmak için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz. Dava dilekçesi için yeni malikin gereksinimi nedeniyle tahliye dava dilekçesi örneğimize bakabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Oturduğum ev satıldı, hemen çıkmam gerekir mi?
Hayır. Türk Borçlar Kanunu’nun 310 uncu maddesi uyarınca sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan herhangi bir sebeple el değiştirirse yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur. Sözleşme kira bedeli, artış oranı ve süresiyle birlikte aynen devam eder.
Yeni malik beni hangi şartlarla tahliye edebilir?
Kanun’un 351 inci maddesi uyarınca kiralananı sonradan edinen kişi, onu kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut veya işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa tahliye isteyebilir.
Süreler nasıl işler?
Birinci yolda yeni malik, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, kira sözleşmesini altı ay sonra açacağı bir davayla sona erdirebilir. Bildirim ve bekleme süreleri toplamda en az yedi aydır ve bu süreye dava süreci dâhil değildir.
Bildirim yapılmazsa ne olur?
Bir aylık bildirim süresi kaçırılırsa bu yol kapanır. Yargıtay kararlarında yazılı bildirimin kiracının hâkimiyet alanına bir ay içinde ulaşmış olması şartı aranmaktadır; gönderim tarihi tek başına yeterli değildir.
Sözleşme süresi bitmişse yeni malik ne yapabilir?
Kanun’un 351 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kiralananı sonradan edinen kişi, gereksinim sebebiyle sözleşmeyi sona erdirme hakkını sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı dava yoluyla da kullanabilir.
Yeni malik beni çıkardıktan sonra evi kiraya verebilir mi?
Gereksinim sebebiyle tahliye edilen taşınmaz, haklı sebep olmaksızın üç yıl boyunca eski kiracısından başkasına kiralanamaz. Aksi hâlde kiraya veren, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat öder (TBK m.355).
Yeni malik yeni sözleşme imzalamamı isteyebilir mi?
Talep edebilir ancak kiracı imzalamak zorunda değildir. Mevcut sözleşme kanun gereği geçerliliğini korur; yeni sözleşme imzalanması mevcut şartların ve kira kıdeminin sıfırlanması riskini taşır.
Süresinden önce çıkmak zorunda kalırsam zararımı kimden isterim?
Yeni malikin Kanun’un 351 inci maddesinin birinci fıkrasına dayanarak sözleşmeyi süresinden önce sona erdirmesi hâlinde kiracı, bu sebeple uğradığı olumlu zararının tazminini eski malikten talep edebilir. Eski malikin sorumluluğu Kanun’un 112 nci maddesi çerçevesinde sözleşmeye aykırılığa dayanır.
Ev satılınca on yıllık süre yeniden mi başlar?
Hayır. Yeni malik mevcut sözleşmenin tarafı olduğundan (TBK m.310) on yıllık uzama süresi ilk kira başlangıcından itibaren işlemeye devam eder (TBK m.347/1). Yeni bir sözleşme imzalanması ise bu süreyi yeniden başlatma riski taşır.
Kira sözleşmem tapuya şerhliyse yeni malik beni çıkarabilir mi?
Kiracılık hakkı tapuya şerh edilmişse (TBK m.312), şerhli hak taşınmaz üzerinde sonradan hak kazananlara karşı da ileri sürülebilir (TMK m.1009). Bu nedenle şerh süresi içinde yeni malikin m.351’deki erken tahliye imkânına dayanamayacağı kabul edilmektedir.
Satış sözleşmesine “kiracı üç ayda çıkar” yazılırsa geçerli mi?
Dava yoluyla kira sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin hükümler kiracı aleyhine değiştirilemez (TBK m.354). Bu tür kayıtlar m.351’deki bildirim ve altı aylık bekleme şartlarını ortadan kaldırmaz.
Yeni malik sözleşme bitiminde dava açma süresini kaçırırsa ne olur?
Kiraya veren, en geç dava açma süresi içinde dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse dava açma süresi bir kira yılı uzamış sayılır (TBK m.353). Bildirim yapılmamışsa o dönem için hak kaybedilir.
Üç yıllık yasağa aykırılıkta tazminat ne kadardır?
Kiraya veren, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür (TBK m.355/4). Daha yüksek zarar ispatlanırsa o da istenebilir.
Yeni malik gereksinim dışında başka sebeple tahliye isteyebilir mi?
Evet. Yeni malik kiraya veren sıfatını kazandığından yazılı tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar veya kiracının aynı ilçede oturmaya elverişli konutu gibi TBK m.352’deki sebeplere de, şartları kendisi bakımından gerçekleşmek kaydıyla dayanabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.
📚 İlgili Rehberler
- Yeni Malikin Gereksinimi Nedeniyle Tahliye Dava Dilekçesi (TBK m.351)
- Kira ve Tahliye Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme
- 📘 Ana Rehber: Kira Hukuku Rehberi
- Kira Davasında Dava Şartı Arabuluculuk (HUAK m.18/B)
- Sözleşmem Bitti Ama Oturuyorum: Kendiliğinden Uzama
- Kira Artış Oranı Hesaplama
- Eşyalı Kirada Demirbaş ve Depozito (TBK m.334-335-342)
- Taşınırken Abonelik Devri ve Güvence Bedeli
- Tapu İptal ve Tescil Davası: Yolsuz Tescil
Satım kirayı bozmaz — sözleşmeniz aynen devam eder, yeni sözleşme imzalamak zorunda değilsiniz.
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.


