Oturduğunuz evin satılması, kira sözleşmenizi sona erdirmez. Türk Borçlar Kanunu’nun 310 uncu maddesi açıktır: sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan herhangi bir sebeple el değiştirirse, yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur. Bu, kira hukukunun temel ilkelerinden biri olan “satım kirayı bozmaz” kuralının karşılığıdır — yeni malik sözleşmeyi kira bedeli, artış oranı ve süresiyle birlikte olduğu gibi devralır ve yeni bir sözleşme yapılmasına gerek yoktur. Yeni malikin kendi gereksinimi için tahliye isteyebilmesi ise ayrı ve sıkı süre şartlarına bağlı bir yoldur: bir aylık yazılı bildirim ve altı aylık bekleme. Toplam en az yedi ay — ve bu süre dava sürecine dâhil değildir.
Eviniz mi satıldı, tahliye ihtarnamesi mi geldi?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.
İlk Güvence: Satım Kirayı Bozmaz — TBK m.310
Kiracının en çok korktuğu senaryo, evin satılmasıyla sokakta kalmaktır. Kanun bu korkuyu baştan giderir.
“Sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan herhangi bir sebeple el değiştirirse, yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur.“
Bu hüküm, kira hukukunun klasik ilkesi olan satım kirayı bozmaz kuralının modern karşılığıdır. Doğurduğu sonuçlar şunlardır:
- Sözleşme aynen devam eder. Kira bedeli, artış oranı, süre ve diğer tüm şartlar olduğu gibi geçerliliğini korur.
- Yeni sözleşme yapılmasına gerek yoktur. Yeni malik ile kiracı arasında mevcut sözleşme hukuken ayaktadır.
- Devir yöntemi fark etmez. Kanun “herhangi bir sebeple el değiştirme” demektedir; satış, bağış, miras veya cebrî icra yoluyla devir arasında bu bakımdan fark yoktur.
- Sınırlı ayni haklar da kapsamdadır. Kanun’un 311 inci maddesi uyarınca, kiralanan üzerinde kiracılık hakkıyla bağdaşmayan sınırlı ayni hak kurulması hâlinde de aynı sonuç kıyasen geçerlidir.
“Yeni sözleşme imzalayın, yoksa çıkın” baskısı
Uygulamada en sık karşılaşılan girişim budur: yeni malik, kiracıya daha yüksek bedelli yeni bir sözleşme sunar ve imzalamazsa tahliye edileceğini söyler. Bu talep hukuki dayanaktan yoksundur. Kiracı, mevcut sözleşmesine dayanmaya devam edebilir; imzalamak zorunda değildir.
İmzalanan yeni bir sözleşme ise mevcut sözleşmenin şartlarını — özellikle kira başlangıç tarihini ve birikmiş kıdemi — sıfırlama riski taşır. Bu, on yıllık uzama süresi gibi kiracı lehine işleyen mekanizmaları etkileyebilir. Kira artışının yasal sınırları ayrı bir konudur: Kira Artış Oranı Hesaplama.
Yeni Malikin Tahliye Hakkı: TBK m.351
Satım kirayı bozmaz ilkesinin bir istisnası vardır ve bu istisna, yeni malike sözleşme süresinin bitmesini beklemeden tahliye isteme imkânı tanır. Ancak hak, sıkı şartlara bağlanmıştır.
Kimin gereksinimi sayılır?
Kanun kişileri sayarak belirler. Yeni malik, kiralananı şu kişiler için konut veya işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu bulunuyorsa tahliye isteyebilir:
- Kendisi,
- Eşi,
- Altsoyu — çocuk, torun,
- Üstsoyu — anne, baba, büyükanne, büyükbaba,
- Kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler.
Bu sayım sınırlıdır. Kardeş, yeğen, kayınvalide gibi bu listede yer almayan kişiler için gereksinim ileri sürülemez — meğerki kanun gereği bakma yükümlülüğü bulunsun. Kiracının savunmasında ilk kontrol edilecek noktalardan biri budur.
Gereksinimin niteliği: gerçek, samimi ve zorunlu
Kanun “kullanma zorunluluğu” ifadesini kullanır. Yargı uygulamasında bu, gereksinimin gerçek, samimi ve zorunlu olması biçiminde somutlaştırılır. Yani:
- Gereksinim fiilen mevcut olmalıdır — ileride doğması muhtemel bir ihtiyaç yeterli değildir.
- Süreklilik taşımalıdır — geçici bir ihtiyaç tahliyeyi haklı kılmaz.
- İspat yükü davacıdadır. Yeni malikin başka bir konutu bulunması, aynı binada boş dairesi olması veya taşınmazı satın aldıktan sonra fiilen kullanmaya yönelik hiçbir hazırlık yapmamış olması, samimiyet aleyhine değerlendirilir.
İşyeri gereksiniminde de aynı ölçüt geçerlidir: örneğin yeni mezun bir meslek mensubunun bürosunu açma ihtiyacı somut biçimde ortaya konulmalıdır.
İki Ayrı Yol: m.351/1 ve m.351/2
Bu, yazının en kritik bölümüdür ve uygulamada en çok karıştırılan noktadır. Yargıtay, Kanun’un 351 inci maddesinin iki farklı imkân sunduğunu vurgulamıştır.
Birinci yol: bir ay bildirim + altı ay bekleme (m.351/1)
Yeni malik, kiralananı edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, kira sözleşmesini altı ay sonra açacağı bir davayla sona erdirebilir.
Takvim şöyle işler:
- Gün 0: Tapuda devir — edinme tarihi.
- Gün 1-30: Kiracıya yazılı bildirim yapılmalıdır. Bu süre kaçırılırsa bu yol kapanır.
- Altı aylık bekleme.
- Ardından tahliye davası açılabilir.
Toplam en az yedi aydır ve bu süreye dava süreci dâhil değildir. Yani “evi aldım, bir ayda çıkarırım” beklentisi hukuken karşılıksızdır.
İkinci yol: sözleşme süresinin bitiminden itibaren bir ay (m.351/2)
Yeni malik dilerse gereksinim sebebiyle sözleşmeyi sona erdirme hakkını, sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı dava yoluyla da kullanabilir.
Bu yol, sözleşmenin süresi zaten yakında dolacaksa tercih edilir. İki yol arasındaki seçim, edinme tarihi ile sözleşme bitiş tarihi arasındaki mesafeye göre yapılır.
Uygulamadaki tartışma: bir aylık bildirim şartının ikinci yol bakımından da aranıp aranmayacağı sorunu yargıya taşınmıştır. Bir dosyada yerel mahkeme, taşınmazı satın alıp işyeri gereksinimi sebebiyle m.351/2 uyarınca tahliye talebinde bulunan davacının iktisap tarihinden itibaren bir ay içinde bildirimde bulunmadığı gerekçesiyle davayı dava şartı yokluğundan reddetmiştir. Yargıtay ise maddenin iki ayrı imkân sunduğunu vurgulamıştır. Bu nedenle hangi fıkraya dayanıldığı dava dilekçesinde açıkça belirtilmelidir.
Bir Aylık Bildirim: En Sık Kaçırılan Şart
Birinci yolda bildirimi kaçırmak, hakkı tümüyle düşürür. Bildirimin geçerli olması için:
- Yazılı olmalıdır. Telefon görüşmesi veya sözlü beyan yeterli değildir. Uygulamada noter ihtarnamesi tercih edilir.
- Bir aylık süre içinde kiracıya ulaşmalıdır. Yargıtay kararlarında, yazılı bildirimin kiracının hâkimiyet alanına bir ay içinde ulaşmış olması şartı aranmaktadır (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 17/10/2011, E.2011/6973, K.2011/10939). Yani bildirimin bir ay içinde gönderilmiş olması değil, ulaşmış olması aranır.
- İçeriği açık olmalıdır. Gereksinimin kim için ve ne amaçla doğduğu belirtilmelidir.
- Edinme tarihi doğru hesaplanmalıdır. Süre, tapudaki tescil tarihinden işler.
Kiracı açısından bu, savunmanın ilk kontrol noktasıdır: bildirim var mı, yazılı mı, süresinde bana ulaştı mı?
Kiracının Savunma Eksenleri
Tahliye davasıyla karşılaşan kiracı için başlıca savunma başlıkları şunlardır:
- Süre itirazı. Bir aylık bildirim yapılmamış veya süresinde ulaşmamışsa m.351/1 yolu kapanmıştır. Altı aylık bekleme dolmadan dava açılmışsa da erken dava söz konusudur.
- Sıfat itirazı. Gereksinim, kanunda sayılan kişiler dışında biri için ileri sürülüyorsa dayanaksızdır.
- Samimiyet itirazı. Davacının başka konutu veya işyeri bulunması, taşınmazı fiilen kullanmaya yönelik hiçbir hazırlık yapmamış olması, aynı dönemde başka taşınmaz kiralamış olması gibi olgular ileri sürülür.
- Gereksinimin ortadan kalkması. Yargılama sırasında ihtiyacın sona ermesi hâlinde dava reddedilir.
- Usul itirazları. Arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemiş olması, görevli veya yetkili mahkemenin yanlış seçilmesi.
Üç Yıllık Yeniden Kiralama Yasağı — TBK m.355
Kanun, gereksinim iddiasının kötüye kullanılmasını caydırmak için tahliyeden sonra da bir yasak öngörür.
Gereksinim sebebiyle tahliye edilen taşınmaz, haklı sebep olmaksızın üç yıl boyunca eski kiracısından başkasına kiralanamaz. Aksi hâlde tahliye ettiren, eski kiracısına tazminat ödemekle yükümlü olur.
Bu yasak yalnızca kiraya verenin kendi gereksinimine dayalı tahliyeleri değil, yeni malikin gereksinimine dayalı tahliyeleri de kapsar. Doktrinde m.355’teki gereksinim kavramının, kiraya verenin ve yakınlarının gereksinimi yanında m.351’de düzenlenen yeni malikin gereksinimini de içerdiğinin kabul edilmesi gerektiği savunulmaktadır.
Tahliyeden sonra satış: samimiyetsizlik karinesi
Taşınmazın satılması konusunda açık bir kanuni yasak bulunmamaktadır. Ancak tahliyenin hemen ardından taşınmazın satılması ve yeni alan kişinin evi tekrar kiraya vermesi, önceki tahliyenin samimiyetsiz olduğuna dair bir karine oluşturabilir ve eski kiracıya tazminat hakkı tanıyabilir.
Bu nedenle tahliye edilen kiracının, taşınmazın sonraki üç yıllık kaderini takip etmesi yerinde olur: tapu kaydı, ilan siteleri ve komşu beyanları bu takibin araçlarıdır.
Az Bilinen Hak: Kiracının Eski Malikten Tazminat Talebi
Bu, uygulamada neredeyse hiç kullanılmayan ama hukuken güçlü bir imkândır.
Kira sözleşmesi kurulduktan sonra kiralananı devralan yeni malik, Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca kanun gereği sözleşmenin tarafı olur. Yeni malik, Kanun’un 351 inci maddesinin birinci fıkrasına dayanarak tahliye davası açtığında sözleşmenin süresinin bitmesini beklemeksizin sözleşmeyi sona erdirebilir.
Bu durumda kiracı, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi sebebiyle uğradığı olumlu zararının tazminini eski malikten — yani önceki kiraya verenden — talep edebilir. Eski malikin bu sorumluluğu, Kanun’un 112 nci maddesi çerçevesinde sözleşmeye aykırılığa dayanır.
Mantığı şudur: kiraya veren, kiracıya belirli bir süre için kullanım taahhüdünde bulunmuştur. Taşınmazı satarak bu taahhüdün süresinden önce sona ermesine yol açmıştır. Kiracının bu yüzden uğradığı zarar — örneğin yeni konut arama masrafları, taşınma giderleri, daha yüksek bedelli kira ile eski bedel arasındaki fark — sözleşmeye aykırılık kapsamında değerlendirilebilir.
Talep, tahliye davasının davalısı olan yeni malike değil, eski malike yöneltilir. Bu ayrım dilekçede doğru kurulmalıdır.
Usul: Nereye, Nasıl?
- Arabuluculuk dava şartıdır. Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda — tahliye davaları dâhil — dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunludur. Yerine getirilmezse dava usulden reddedilir: Kira Davasında Dava Şartı Arabuluculuk.
- Görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Yetki ve görev ayrıntısı için: Kira ve Tahliye Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme.
- İhtarname noter kanalıyla gönderilmeli, tebliğ belgesi saklanmalıdır.
- Tahliye kararı icra yoluyla infaz edilir; kendiliğinden çıkarma yapılamaz.
Kiracı İçin Adım Adım
- Tapu kaydını kontrol edin. Devrin gerçekten yapılıp yapılmadığını ve tescil tarihini öğrenin — bir aylık süre buradan işler.
- Mevcut sözleşmenizi saklayın. Yeni malik sözleşmenin tarafı olduğundan, elinizdeki sözleşme geçerliliğini korur.
- Yeni sözleşme imzalamak için acele etmeyin. İmzalamak zorunda değilsiniz; imzalarsanız kıdeminiz sıfırlanabilir.
- Bildirim geldiyse tebliğ tarihini not edin ve zarfı saklayın.
- Süreleri hesaplayın — bildirim bir ay içinde ulaştı mı, altı aylık bekleme doldu mu?
- Samimiyet delillerini toplayın — davacının başka taşınmazları, ilan kayıtları, fiilî kullanım hazırlığının bulunup bulunmadığı.
- Kira ödemelerinizi aksatmayın. Ödememe, bağımsız ve çok daha hızlı bir tahliye sebebi doğurur.
- Tahliye gerçekleşirse üç yıllık yasağı takip edin.
Yeni Malik İçin Adım Adım
- Edinme tarihini sabitleyin — tapu tescil tarihi.
- Bir ay içinde noter ihtarnamesi gönderin ve tebliğ belgesini alın. Gönderim değil, ulaşma tarihi esastır.
- İhtarnamede gereksinimi somutlaştırın — kim için, ne amaçla.
- Altı aylık süreyi bekleyin.
- Gereksinim delillerini hazırlayın — konut durumu, aile yapısı, işyeri açma hazırlıkları.
- Arabuluculuğa başvurun, son tutanağı alın.
- Sulh hukuk mahkemesinde dava açın, dilekçede hangi fıkraya dayandığınızı açıkça yazın.
- Tahliyeden sonra üç yıl boyunca taşınmazı eski kiracıdan başkasına kiralamayın.
Sık Yapılan Hatalar
- Kiracının “ev satıldı, çıkmam gerekir” sanması. Sözleşme aynen devam eder.
- Baskı altında yeni sözleşme imzalamak. Kıdem ve şartlar sıfırlanabilir.
- Bir aylık bildirimin gönderilmesiyle yetinmek. Ulaşma tarihi esastır.
- Altı aylık süreyi beklemeden dava açmak.
- Hangi fıkraya dayanıldığını belirtmemek. m.351/1 ve m.351/2 farklı şartlara tabidir.
- Arabuluculuğu atlamak. Dava usulden reddedilir.
- Tahliye sonrası üç yıl içinde başkasına kiralamak. Tazminat sorumluluğu doğar.
- Eski malikten tazminat talebini hiç düşünmemek. Kiracı için gerçek bir imkândır.
Kontrol Listesi
- Devir tapuda tescil edildi mi? Tescil tarihi nedir?
- Yeni malik bir ay içinde yazılı bildirim yaptı mı? Bildirim bana ulaştı mı?
- Gereksinim, kanunda sayılan kişilerden biri için mi ileri sürülüyor?
- Gereksinim gerçek, samimi ve zorunlu mu? Aksini gösteren deliller var mı?
- Dava altı aylık süre dolduktan sonra mı açıldı?
- Dilekçede m.351/1 mi m.351/2 mi dayanak gösterilmiş?
- Arabuluculuk başvurusu yapıldı ve son tutanak eklendi mi?
- Dava sulh hukuk mahkemesinde mi açıldı?
- Tahliyeden sonra üç yıllık yeniden kiralama yasağı takip ediliyor mu?
- Kiracı olarak eski malikten tazminat talebi değerlendirildi mi?
Sık Sorulan Sorular
Oturduğum ev satıldı, hemen çıkmam gerekir mi?
Hayır. Türk Borçlar Kanunu’nun 310 uncu maddesi uyarınca sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan herhangi bir sebeple el değiştirirse yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur. Sözleşme kira bedeli, artış oranı ve süresiyle birlikte aynen devam eder.
Yeni malik beni hangi şartlarla tahliye edebilir?
Kanun’un 351 inci maddesi uyarınca kiralananı sonradan edinen kişi, onu kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut veya işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa tahliye isteyebilir.
Süreler nasıl işler?
Birinci yolda yeni malik, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, kira sözleşmesini altı ay sonra açacağı bir davayla sona erdirebilir. Bildirim ve bekleme süreleri toplamda en az yedi aydır ve bu süreye dava süreci dâhil değildir.
Bildirim yapılmazsa ne olur?
Bir aylık bildirim süresi kaçırılırsa bu yol kapanır. Yargıtay kararlarında yazılı bildirimin kiracının hâkimiyet alanına bir ay içinde ulaşmış olması şartı aranmaktadır; gönderim tarihi tek başına yeterli değildir.
Sözleşme süresi bitmişse yeni malik ne yapabilir?
Kanun’un 351 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kiralananı sonradan edinen kişi, gereksinim sebebiyle sözleşmeyi sona erdirme hakkını sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı dava yoluyla da kullanabilir.
Yeni malik beni çıkardıktan sonra evi kiraya verebilir mi?
Gereksinim sebebiyle tahliye edilen taşınmaz, haklı sebep olmaksızın üç yıl boyunca eski kiracısından başkasına kiralanamaz. Aksi hâlde tahliye ettiren, eski kiracısına tazminat ödemekle yükümlü olur.
Yeni malik yeni sözleşme imzalamamı isteyebilir mi?
Talep edebilir ancak kiracı imzalamak zorunda değildir. Mevcut sözleşme kanun gereği geçerliliğini korur; yeni sözleşme imzalanması mevcut şartların ve kira kıdeminin sıfırlanması riskini taşır.
Süresinden önce çıkmak zorunda kalırsam zararımı kimden isterim?
Yeni malikin Kanun’un 351 inci maddesinin birinci fıkrasına dayanarak sözleşmeyi süresinden önce sona erdirmesi hâlinde kiracı, bu sebeple uğradığı olumlu zararının tazminini eski malikten talep edebilir. Eski malikin sorumluluğu Kanun’un 112 nci maddesi çerçevesinde sözleşmeye aykırılığa dayanır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.
📚 İlgili Rehberler
- Yeni Malikin Gereksinimi Nedeniyle Tahliye Dava Dilekçesi (TBK m.351)
- Kira ve Tahliye Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme
- 📘 Ana Rehber: Kira Hukuku Rehberi
- Kira Davasında Dava Şartı Arabuluculuk (HUAK m.18/B)
- Sözleşmem Bitti Ama Oturuyorum: Kendiliğinden Uzama
- Kira Artış Oranı Hesaplama
- Eşyalı Kirada Demirbaş ve Depozito (TBK m.334-335-342)
- Taşınırken Abonelik Devri ve Güvence Bedeli
- Tapu İptal ve Tescil Davası: Yolsuz Tescil
Satım kirayı bozmaz — sözleşmeniz aynen devam eder, yeni sözleşme imzalamak zorunda değilsiniz.
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.


