12 Ekim 2026

SGK İlaç Bedeli ve Akıllı İlaç Davası: Geri Ödeme Listesinde Olmayan İlaç İçin Dava ve Yargıtay Ölçütleri — 5510 m.63, m.72, m.101 ve 7036 m.4 (2026)

Hekiminiz bir ilaç yazdı (çoğu zaman halk arasında “akıllı ilaç” denilen hedefe yönelik bir kanser ilacı ya da bir immünoterapi ilacı), eczane “SGK ödemiyor” dedi ya da Sosyal Güvenlik Kurumu ilacın Sağlık Uygulama Tebliğinin (SUT) ödeme listesinde bulunmadığı gerekçesiyle başvurunuzu reddetti. Bu durumda ilacın bedelini yargı yoluyla istemek mümkündür; ancak bu davaların kazanılma ölçütleri son yıllarda belirgin biçimde değişmiştir. Yargıtay artık yalnızca hekim raporuna dayanarak ödeme kararı verilmesini kabul etmemekte; ilacın hayati önemini, sürekli etkinliğini ve bilimsel olarak kabul görmüşlüğünü ayrıntılı bir bilirkişi incelemesiyle aramaktadır. Bu rehber, geri ödeme listesinde olmayan ilaç için SGK’ya karşı açılacak davayı; dayanak kanun hükümlerini, görevli mahkemeyi, dava öncesi başvuru şartını ve Yargıtay’ın 2025–2026 kararlarındaki ölçütleri madde numaralarıyla açıklar.

Kısa cevap: Genel sağlık sigortası kapsamında finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri arasında ilaç da sayılır (5510 m.63/1-f); hangi ilacın hangi koşulla ödeneceğini ise Kurum, SUT ve eki listelerle belirler. Listede olmayan bir ilacın bedeli dava yoluyla istenebilir; ancak Yargıtay 10. Hukuk Dairesi bu davalarda ilacın tıbben ve fennen zorunlu ve hayati öneme haiz olmasını, kısa süreli değil sürekli olarak etkin ve yararlı olmasını, tüm faz çalışmalarını tamamlamış ve tıbbi otoritelerce kabul görmüş bulunmasını ve Kurumun kabul edilebilir itiraz ve çekincelerinin bulunmamasını birlikte aramaktadır. Dava kural olarak iş mahkemesinde açılır (5510 m.101); 5754 sayılı Kanundan önce Emekli Sandığı (5434) kapsamında olanlarda ise idari yargı görevlidir. Dava açmadan önce Kuruma başvurmak zorunludur; Kurum altmış gün içinde cevap vermezse talep reddedilmiş sayılır (7036 m.4).

İlacınızın bedeli SGK tarafından reddedildi mi? Başvuru ve dava dosyasını birlikte kuralım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İçindekiler

İçtihat Nereye Gidiyor? 2015’ten 2026’ya

Geri ödeme listesinde olmayan ilaç ve tedavi giderlerine ilişkin Yargıtay içtihadı tek tip değildir; zaman içinde belirgin bir değişim geçirmiştir. Davayı açmadan önce bu değişimi bilmek, hangi delillerin toplanması gerektiğini doğrudan belirler.

Eski çizgi: Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2014/25789 E., 2015/3636 K. sayılı kararında SUT’un, Kanunda tanınan tedavi hakkını ortadan kaldıramayacağı kabul edilmiş; Hukuk Genel Kurulunun 2015/3898 E., 2019/693 K. sayılı kararında da Kurumun SUT’u düzenleme yetkisinin sağlıklı yaşam hakkı ve sosyal devlet ilkesiyle sınırlı olduğu belirtilmiştir. Bu dönemde bilirkişi raporuyla tıbbi gerekliliğin tespit edildiği dosyalarda bedelin Kurumca karşılanmasına karar verilebilmiştir.

Yeni çizgi: Hukuk Genel Kurulunun 2023 tarihli kararlarıyla (örneğin 2022/1216 E., 2023/1113 K.; 2022/1137 E., 2023/1112 K.; 2023/968 E., 2023/1147 K.) inceleme belirgin biçimde ayrıntılı hâle gelmiştir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2024/14741 E., 2025/2148 K. sayılı kararında yargı kararıyla ilaç ödemesinin, Kurumun kabul edilebilir itiraz ve çekincelerinin bulunmaması hâlinde mümkün olduğu vurgulanmıştır.

TarihKararKonuSonuç ve ölçüt
2015Y. 10. HD, 2014/25789 E., 2015/3636 K.SUT dışı tedaviSUT, Kanundaki tedavi hakkını ortadan kaldıramaz
2019YHGK, 2015/3898 E., 2019/693 K.İşitme cihazıSUT yetkisi, sağlıklı yaşam hakkı ve sosyal devlet ilkesiyle sınırlı
2023YHGK, 2022/1216 E., 2023/1113 K. ve aynı yöndeki kararlarKanser ilaçlarıAyrıntılı tıbbi onkoloji bilirkişi incelemesi aranır
2025Y. 10. HD, 2024/14741 E., 2025/2148 K.İlaç bedeliKurumun kabul edilebilir itiraz ve çekincesinin bulunmaması
Haber: Ağustos 2025Y. 10. HD (künyesi haberde yok)Nivolumab; Konya 4. İş MahkemesiBozma: ruhsat tek başına yeterli değil; hekim kanaati yanında bilimsel kanıt
01.12.2025Y. 10. HD, 2025/2028 E., 2025/16477 K.Ribosiklib (Valamor); Giresun İş MahkemesiBozma: eksik inceleme; dört ölçüt ve ayrıntılı bilirkişi kurulu
01.12.2025Y. 10. HD, 2025/883 E., 2025/16497 K.Avelumab (Bavencio)Bozma: ruhsat veya yabancı otorite onayı tek başına yeterli değil
13.04.2026 (haberden)Y. 10. HD (künyesi haberde yok)Pembrolizumab, tiroid kanseri; İstanbul 42. İş MahkemesiOnama: bozma sonrası alınan raporla hayati önem ve sağkalım katkısı ortaya konmuş

Tablonun son satırı önemlidir: aynı dosyada Yargıtay 2024’te eksik inceleme gerekçesiyle bozma kararı vermiş, bozma sonrası alınan ayrıntılı raporla mahkeme yeniden kabul kararı vermiş ve Yargıtay bu kez kararı onamıştır. Basına yansıyan bilgilere göre raporda hastanın 2020–2025 arasında tedaviye devam ettiği ve ilaç sayesinde sağkalımının uzadığı tespit edilmiştir. Bu, yeni ölçütlerle de davanın kazanılabileceğini; ancak bunun ancak ölçütleri karşılayan bir delil dosyasıyla mümkün olduğunu gösterir. Not: 2015–2025 arasındaki karar künyeleri Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Aynur Demirli’nin Aralık 2025 tarihli makalesinden, Aralık 2025 kararları yayımlanmış karar metinlerinden, künyesi verilmeyen kararlar ise haberlerden aktarılmıştır.

Hukuki Dayanak: 5510 m.63, m.64, m.72 ve SUT

İlaç bedeli davasının çerçevesini 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu çizer. Kanunun 63. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, genel sağlık sigortalısının finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri arasında ilacı sayar; ikinci fıkra ise bu hizmetlerin türlerini, miktarlarını ve ödeme koşullarını, ilgili bakanlıkların görüşünü alarak belirleme yetkisini Kuruma verir. 64. madde Kurumca finansmanı sağlanmayacak hizmetleri, örneğin estetik amaçlı uygulamaları ve Sağlık Bakanlığınca izin verilmeyen hizmetleri sayar. 72. maddeye göre ödenecek bedelleri Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu belirler; Komisyon bu belirlemede hayati önem, kanıta dayalı tıp ve maliyet etkililik gibi ölçütleri gözetir. Katılım payı 68. maddede, katılım payı alınmayacak hâller ise 69. maddede düzenlenmiştir; kronik hastalıklar ve hayati önem taşıyan hizmetler bu istisnalar arasındadır.

Bu yetkiye dayanılarak çıkarılan Sağlık Uygulama Tebliği ve eki listeler, bedeli ödenecek ilaçları ve ödeme koşullarını ilaç ve endikasyon bazında belirler. Bir ilacın Türkiye’de ruhsatlı olması, kendiliğinden SUT kapsamında olduğu anlamına gelmez; aynı ilaç bir hastalıkta ödeme kapsamında, başka bir hastalıkta kapsam dışında olabilir. Nitekim Aralık 2025 tarihli Valamor kararında ilacın SUT’ta belirli koşullarla (metastatik hastalık, tedavi sırası, onkoloji hekimi raporu ve süreli sağlık kurulu raporu gibi) ödeme kapsamına alındığı aktarılmıştır. İlaçların listeye alınma ve fiyatlandırma süreci için ilaç fiyatlandırması ve geri ödeme, fayda esaslı özel ödeme modelleri için alternatif geri ödeme rehberlerimize bakabilirsiniz.

Anayasal çerçevede ise üç hüküm birlikte okunur: herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir (Anayasa m.60); Devlet herkesin hayatını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamakla yükümlüdür (m.56); ancak Devlet sosyal ve ekonomik alandaki görevlerini ekonomik istikrarın korunmasını gözeterek, mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir (m.65). Yargıtay’ın son kararlarında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Nitecki/Polonya ve Pentiacova/Moldova kararlarına atıfla sosyal devlet ilkesinin sınırlı kamu kaynaklarıyla dengelenmesi gerektiği vurgulanmıştır.

HükümİçerikDavadaki rolü
5510 m.63/1-fİlaç, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerindendirTalebin kanuni dayanağı
5510 m.63/2Türler, miktarlar ve ödeme koşullarını Kurum belirlerKurumun SUT yetkisi; mahkemenin bu yetkiyi ortadan kaldıramayacağı vurgusu
5510 m.64Finansmanı sağlanmayacak hizmetlerKurum savunmasında kapsam dışılık
5510 m.68–69Katılım payı ve alınmayacak hâllerHükümde katılım payının değerlendirilmesi
5510 m.72Bedelleri Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu belirler; hayati önem, kanıta dayalı tıp, maliyet etkililikYargıtay ölçütlerinin kanuni arka planı
5510 m.101Aksine hüküm yoksa uyuşmazlıklar iş mahkemesinde görülürGörevli mahkeme
7036 m.4Dava öncesi Kuruma başvuru; 60 günde cevap yoksa ret sayılırDava şartı
Anayasa m.56, m.60, m.65Sağlık, sosyal güvenlik, mali kaynakların yeterliliğiHak ile kaynak sınırı arasındaki denge

Yargıtay’ın Dört Ölçütü

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 01.12.2025 tarihli, 2025/2028 E., 2025/16477 K. sayılı kararında ve aynı yöndeki kararlarında, yargı yoluyla bir ilacın bedelinin Kuruma ödettirilebilmesi için aşağıdaki koşulların birlikte gerçekleşmesi aranmıştır. Bu koşullardan biri eksikse, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi kabul kararı vermiş olsa bile karar bozulabilmektedir.

ÖlçütNe aranır?Nasıl ispatlanır?
1. Tıbben ve fennen zorunlu, hayati öneme haizİlacın hastanın hayatı veya hastalığın seyri bakımından vazgeçilmez olmasıHastalığın türü, evresi ve önceki tedavilerin sonuçlarını gösteren ayrıntılı sağlık kurulu ve bilirkişi raporu
2. Sürekli olarak etkin ve yararlıKısa süreli değil, kalıcı fayda; genel sağkalım ve progresyonsuz sağkalıma anlamlı katkıFaz çalışmalarının sonuçları, hastanın ilaca yanıtı ve takip verileri
3. Tüm faz çalışmalarını tamamlamış, tıbbi otoritelerce kabul görmüşBilimsel olarak yerleşik bir tedavi olması; tedavi kılavuzlarında yer almasıTİTCK ve üretici temsilcisinden celbedilecek faz verileri; uluslararası tedavi kılavuzları
4. Kurumun kabul edilebilir itiraz ve çekincesinin bulunmamasıKurumun ileri sürdüğü bilimsel veya mevzuat itirazlarının karşılanmış olmasıKurum itirazlarına bilirkişi raporunda tek tek cevap verilmesi

Bu ölçütlerin arkasındaki mantık, Aralık 2025 kararlarında açıkça ifade edilmiştir: idarenin SUT’a ilaç ekleme yetkisi mahkeme kararıyla ortadan kaldırılamaz; mahkeme ancak bu ölçütleri karşılayan istisnai durumlarda bireysel olarak ödemeye hükmedebilir. Ağustos 2025’te haberlere yansıyan nivolumab kararında da ruhsatlı olmanın tek başına ödeme yükümlülüğü doğurmadığı, hekim kanaatinin tek başına yeterli olmadığı ve kısa süreli fayda veya yaşam kalitesindeki artışın her ilacın ödenmesini gerektirmediği belirtilmiştir.

Uygulamadaki anlamı: Yalnızca tedaviyi yürüten hekimin “ilaç hayati önemdedir” raporuyla açılan davaların bozulma riski yüksektir. Dava dosyası, en baştan Yargıtay’ın dört ölçütüne cevap verecek şekilde kurulmalıdır: hastalığın evresi, önceki tedaviler ve sonuçları, biyobelirteç veya genetik test sonuçları, ilacın faz verileri ve mevcut SUT kapsamındaki tedavilerin hasta bakımından yetersizliği.

“Akıllı İlaç” ve İmmünoterapi Davalarında Ölçüt Değişir mi?

📘 İmmünoterapi ilaçlarının SUT’taki ödeme koşulları (PD-L1, rapor, kür sınırı): İmmünoterapi İlaçlarında SGK’nın Ödeme Şartları 2026

“Akıllı ilaç” bir kanun terimi değildir. Basında ve hastalar arasında bu ifade; kanser hücresindeki belirli bir hedefe yönelik çalışan ilaçlar ile bağışıklık sistemini kansere karşı harekete geçiren immünoterapi ilaçları için kullanılır. Ne 5510 sayılı Kanun ne de SUT ilaçları bu ada göre ayırır. Bu nedenle davada ilacın nasıl anıldığı değil, hastanın kendi durumunda yukarıdaki dört ölçütün birlikte gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılır. Basında “Yargıtay’dan akıllı ilaç kararı” başlığıyla yer alan kararlar da hayati önem, tıbbi zorunluluk ve sürekli etkinlik ölçütlerini öne çıkarmaktadır.

Akıllı ilaç ve immünoterapi dosyalarında uygulamada üç durumla karşılaşılır:

  • İlaç SUT’ta hiç yer almaz. Önce Kuruma başvurulur (7036 m.4); ret veya altmış gün içinde cevap verilmemesi üzerine kural olarak iş mahkemesinde dava açılır (5510 m.101).
  • İlaç SUT’ta vardır, ancak hastanın hastalığı veya tedavi basamağı için ödeme kapsamında değildir. Bir ilacın listede bulunması her endikasyonda ödeneceği anlamına gelmez; yol yine Kuruma başvuru ve davadır.
  • İlaç Türkiye’de ruhsatlı değildir veya onaylı endikasyonu dışında kullanılacaktır. Bu durumda bedelden önce Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun hasta bazında vereceği onay gerekir; ayrıntılar için endikasyon dışı ve yurt dışından ilaç temini rehberimize bakınız.

Tedavi dava sonucunu bekleyemeyecek kadar acilse, davayla birlikte ihtiyati tedbir istenir; şartları, sağlık kurulu raporu ve süreler için kanser ilacını SGK ödemiyor: ihtiyati tedbir rehberimize bakınız. Yukarıda değinilen ve Ağustos 2025’te haberlere yansıyan nivolumab kararı bir immünoterapi ilacına ilişkindir; ilacın ruhsatlı olmasının ve hekim kanaatinin tek başına yeterli görülmediğini göstermesi bakımından bu dosyalarda dikkate alınmalıdır.

Bilirkişi İncelemesi: Yargıtay Neyin Araştırılmasını İstiyor?

Aralık 2025 tarihli bozma kararlarında yeniden yapılacak incelemenin içeriği ayrıntılı biçimde gösterilmiştir. Bu liste, ilk derece mahkemesinde bilirkişi incelemesi talep edilirken ve bilirkişiye sorulacak sorular belirlenirken doğrudan kullanılabilir.

Bozmada istenen incelemeDavacının hazırlaması gereken
İlacın SUT kapsamında olup olmadığı ve SUT’a alınma tarihiBaşvuru tarihindeki ve güncel SUT durumu; ilacın başka endikasyonlarda ödeme kapsamında olup olmadığı
Faz çalışmalarının ve hasta grubu verilerinin TİTCK ve üretici temsilcisinden celbiCelp talebi; ilacın ruhsat ve yurt dışı onay bilgileri
Hastada genetik test veya biyobelirteç incelemesi yapılıp yapılmadığıPatoloji ve genetik test sonuçları (örneğin PD-L1 düzeyi)
Kanser türü, evresi ve önceki tedavilerEpikrizler, patoloji raporları, tedavi geçmişi ve yanıtlar
Tedavinin palyatif mi küratif mi olduğu, fayda süresi ve yan etkilerTedaviyi yürüten hekimin ve onkoloji konseyinin değerlendirmesi
Mevcut ödeme kapsamındaki tedavilerin yetersizliğiKullanılan ve sonuç vermeyen tedavilerin belgelenmesi
Tıbbi onkoloji anabilim dalından en az üç kişilik bilirkişi kurulu raporuÜniversite hastanesinden heyet raporu talebi; bilirkişiye sorulacak soruların listesi

Bilirkişi raporu, mahkemenin hükmünü kuracağı ana delildir. Raporun yukarıdaki soruların her birine gerekçeli cevap vermemesi hâlinde, ek rapor veya yeni bir heyetten rapor alınması istenmelidir. Üniversite bilirkişi heyeti talebinin nasıl kurulacağı ve rapora itiraz için üniversite bilirkişi heyeti talebi ve rapora itiraz rehberimize bakabilirsiniz.

Fiyat ile geri ödeme ayrı süreçlerdir: İlacın Türkiye’deki azami fiyatı Sağlık Bakanlığınca 11031 sayılı Karara göre belirlenir; fiyatı onaylanan ilacın SGK listesine girmesi ayrı bir başvurudur. Firmanın fiyat kararına karşı yolu (idare mahkemesi veya Danıştay), hastanın SGK’ya karşı bedel davasından farklıdır. Fiyat tarafı için 2026 ilaç fiyatlandırma kararı rehberimize bakabilirsiniz.
Önce TİTCK onayı: Endikasyon dışı kullanılan ilaçlarda SUT 4.1.4(4) uyarınca Sağlık Bakanlığı onayı aranır. Onay reddedilmişse, bedel uyuşmazlığından ayrı olarak ret işlemine karşı Ankara İdare Mahkemesinde altmış gün içinde iptal davası açılması ve yürütmenin durdurulması istenmesi gündeme gelir (İYUK m.7, 27, 32/1). Ayrıntı için endikasyon dışı ilaç onayı reddedildiğinde acil dava rehberimize bakabilirsiniz.

Hangi Mahkeme? İş Mahkemesi, İdare Mahkemesi, Danıştay

Kural: iş mahkemesi. 5510 sayılı Kanunun 101. maddesine göre bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde, Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür. Çalışanlar (4/a), bağımsız çalışanlar (4/b), bunların bakmakla yükümlü olduğu kişiler ve 5754 sayılı Kanundan sonra kamu görevine başlayanlar bakımından ilaç bedeli davası iş mahkemesinde, iş mahkemesi bulunmayan yerlerde iş mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde açılır. İş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır (7036 m.7). Görev ve yetki kuralları için iş davalarında görevli ve yetkili mahkeme rehberimize bakabilirsiniz.

İstisna: Emekli Sandığı (5434) kapsamındakiler. Anayasa Mahkemesi, 5510 m.101’e yönelik itirazı reddettiği 22.12.2011 tarihli, 2010/65 E., 2011/169 K. sayılı kararında (RG 25.01.2012); 5754 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçi olanlar, emekliler, dul ve yetimler hakkında Kurumun işlemlerinin idari işlem niteliğini koruduğunu ve bu uyuşmazlıklarda idari yargının görevli olmaya devam ettiğini belirtmiştir. Uyuşmazlık Mahkemesi de 09.03.2026 tarihli, 2026/77 E., 2026/121 K. sayılı kararında, Emekli Sandığı kapsamındaki eşinden dolayı sağlık yardımından yararlanan hastanın pembrolizumab bedeline ilişkin uyuşmazlıkta idari yargıyı görevli bulmuştur. Bu nedenle davayı açmadan önce hastanın hangi statüden sağlık hizmeti aldığı mutlaka belirlenmelidir; yanlış yargı yerinde açılan dava aylar kaybettirebilir.

TİTCK işlemleri: idare mahkemesi. İlacın endikasyon dışı kullanımına veya yurt dışından temin edilmesine izin verilmemesi, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun idari işlemidir; bu işleme karşı tebliğden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılır (İYUK m.2, m.7). Kullanım izni ile bedelin ödenmesi ayrı işlemlerdir. Danıştay 10. Dairesinin 20.03.2024 tarihli, 2024/1171 E., 2024/1000 K. sayılı kararına konu dosyada, endikasyon dışı kullanımı TİTCK tarafından uygun bulunan ilaçlardan birinin SGK tarafından geri ödeme listesinde olmadığı bildirilmiş; Daire dava konusu işlemlerin açıkça gösterilmesi gerektiğinden dilekçeyi yenilenmek üzere reddetmiştir. Kurum kararlarına karşı iptal davası için TİTCK kararlarına karşı iptal davası rehberimize bakabilirsiniz.

SUT’un kendisi: Danıştay. SUT, ülke çapında uygulanan düzenleyici bir işlemdir; bir hükmünün genel olarak iptali isteniyorsa ilk derece mahkemesi olarak Danıştay görevlidir. Bireysel ilaç bedeli davası ile SUT hükmüne karşı iptal davası farklı amaçlara hizmet eder: birincisi hastanın kendi tedavisinin bedelini, ikincisi düzenlemenin herkes için değişmesini hedefler.

UyuşmazlıkMuhatapGörevli yargıÖn şart ve süre
İlaç bedelinin ödenmemesi (4/a, 4/b, 5754 sonrası 4/c ve bakmakla yükümlü olunanlar)SGKİş mahkemesi (5510 m.101)Kuruma başvuru; 60 gün cevapsızlık ret sayılır (7036 m.4)
İlaç bedelinin ödenmemesi (5754 öncesi 5434 iştirakçileri, emekliler, dul ve yetimler)SGKİdare mahkemesiİYUK m.7: 60 gün; İYUK m.10–11 başvuru yolları
Endikasyon dışı kullanım veya yurt dışı ilaç izninin reddiTİTCKİdare mahkemesiTebliğden itibaren 60 gün (İYUK m.7)
SUT hükmünün genel olarak iptaliSGKDanıştay (ilk derece)Düzenleyici işleme karşı 60 gün veya uygulama işlemiyle birlikte (İYUK m.7/4)
Kendi aldığınız ilacın bedeli: İlacı yurt dışından kendisi getiren hastanın bedel talebinde Bakanlık onayı, ilacın TEB tarafından protokolde öngörülen süreler içinde temin edilemediğini gösteren belge, ilaç kutusu ve menşe ülkeyi gösteren fatura aranmaktadır. Ret veya kısmi ödemeye karşı da dava açmadan önce Kuruma başvurulmalıdır. Ayrıntı için yurt dışından getirilen ilacın bedeli rehberimize bakabilirsiniz.

Dava Öncesi Kuruma Başvuru (7036 m.4)

İş mahkemesinde açılacak ilaç bedeli davasından önce Kuruma başvurulması zorunludur. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 4. maddesine göre sosyal güvenlik mevzuatından doğan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmalar nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunludur. Kurum altmış gün içinde cevap vermezse talep reddedilmiş sayılır; Kuruma karşı dava açılabilmesi için talebin reddedilmiş veya reddedilmiş sayılmış olması gerekir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15.09.2020 tarihli, 2017/10-2695 E., 2020/587 K. sayılı kararında bu şartı tamamlanabilir dava şartı olarak nitelendirmiştir: Kuruma başvurulmadan dava açılmışsa mahkeme davayı hemen usulden reddetmemeli, davacıya başvuruyu yapması ve Kurumun ret işlemini belgelemesi için kesin süre vermelidir (HMK m.115/2). Süresinde eksiklik giderilmezse dava usulden reddedilir. Bu karar oy çokluğuyla verilmiştir; bu nedenle en güvenli yol, dava açmadan önce başvuruyu yapmak ve ret yazısını veya altmış günlük sürenin dolduğunu belgelemektir.

Başvuru dilekçesinde ilacın adı ve etken maddesi, hastalık ve evresi, reçete ve rapor bilgileri, ilacın neden zorunlu olduğu, ödenmiş bedeller varsa faturaları ve talebin açık sonucu (ilacın tedavi süresince Kurumca karşılanması ve ödenen bedellerin iadesi) yer almalıdır. Ret hâlinde ret gerekçesinin hangi mevzuat hükmüne dayandığının yazılı olarak bildirilmesi istenmelidir; bu gerekçe davada Kurumun “kabul edilebilir itiraz ve çekince” olarak ileri süreceği noktaları önceden gösterir.

Dava Dilekçesi ve Talepler

İlaç bedeli davasında talepler genellikle üç kalemden oluşur. Aralık 2025 tarihli Valamor kararına konu dosyada da talep, Kurum işleminin iptali ve tedavi süresince ilaç bedelinin Kurumca karşılanması şeklinde kurulmuştur.

  1. Kurumun ret işleminin hukuka aykırılığının tespiti ve iptali.
  2. Tedavi süresince ilaç bedelinin Kurumca karşılanması: Hastalığın seyrine göre tedavinin süresi ve dozu bilirkişi raporunda belirtilmelidir.
  3. Hasta tarafından ödenmiş bedellerin iadesi: Fatura ve ödeme belgeleriyle; faizin başlangıcı somut dosyada başvuru ve temerrüt tarihine göre belirlenir.

İhtiyati tedbir: Tedavinin dava sonuçlanana kadar beklemeye tahammülü yoksa, ilacın dava süresince Kurumca karşılanması için ihtiyati tedbir istenebilir. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle ciddi bir zarar doğacağından endişe edilmesi hâlinde tedbir kararı verilebilir (HMK m.389/1); talep eden, davanın esası bakımından haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır (HMK m.390/3). Yargıtay’ın yeni ölçütleri tedbir aşamasını da etkiler: tedbir talebinin de dört ölçüte cevap veren belgelerle desteklenmesi gerekir. Tedbirin genel kuralları için ihtiyati tedbir (HMK m.389–397), talep örneği için ihtiyati tedbir talebi dilekçesi sayfalarımıza bakabilirsiniz. Kanser ilaçlarında tedbir talebinin adım adım nasıl hazırlanacağı, teminat ve tedbir sonrası süreler için kanser ilacında ihtiyati tedbir rehberimize bakabilirsiniz.

Kanun yolu: İş mahkemesi kararlarına karşı istinaf, bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı ise kesinlik sınırını aşan dosyalarda temyiz yoluna gidilebilir. Aralık 2025 kararlarının ikisi de ilk derece ve istinaf aşamasında kabul edilen davaların Yargıtay’da bozulmasıyla sonuçlanmıştır; bu nedenle istinaf aşamasında kazanılmış bir dosyanın da temyizde dört ölçüt yönünden yeniden inceleneceği hesaba katılmalıdır. Süre ve kesinlik sınırları için istinaf ve temyiz süresi hesaplama aracı sayfamıza bakabilirsiniz.

Listeden çıkarılan ilaç: Daha önce listede olan ilaç genellikle ruhsatlı ve faz çalışmalarını tamamlamış olduğundan Yargıtayın üçüncü ölçütü bakımından hastanın lehinedir. Kurum ise çoğu zaman listede kalan eşdeğer veya alternatif ilaçları gösterir; bu ilaçların hasta için neden uygun olmadığı somut tıbbi belgelerle gösterilmelidir. Ayrıntı için geri ödeme listesinden çıkarılan ilaç ve hastanın hakları rehberimize bakabilirsiniz.

Tedbir talebi ve bilirkişi soruları davanın kaderini belirler: Dosyanızı birlikte hazırlayalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Belge ve Delil Dosyası

BelgeHangi ölçüte hizmet eder?Not
Sağlık kurulu raporu ve ilaç kullanım raporuZorunluluk ve hayati önemTercihen üçüncü basamak sağlık kuruluşundan
Epikrizler, patoloji raporları, görüntüleme sonuçlarıHastalığın türü ve evresiTarih sırasıyla dosyalanmalı
Genetik test ve biyobelirteç sonuçlarıHastaya özgü uygunlukBozma kararlarında açıkça aranıyor
Önceki tedaviler ve sonuçlarıMevcut tedavilerin yetersizliğiSUT kapsamındaki tedavilerin denendiğinin gösterilmesi
Onkoloji konseyi kararıTıbbi zorunlulukTek hekim kanaatinin ötesinde kurul değerlendirmesi
Ruhsat bilgisi ve yurt dışı onaylarıBilimsel kabulTek başına yeterli değil; destekleyici delil
Faz çalışmaları ve tedavi kılavuzlarıSürekli etkinlik ve bilimsel kabulTİTCK ve üreticiden celp talep edilebilir
TİTCK endikasyon dışı kullanım onayı (varsa)Mevzuat uygunluğuOnay, bedelin ödeneceği anlamına gelmez
Tedaviye yanıt ve takip verileriSürekli etkinlikDava süresince güncellenmeli
SGK başvuru dilekçesi ve ret yazısıDava şartı (7036 m.4)Ret yoksa 60 günün dolduğunu gösteren belge
Faturalar ve ödeme belgeleriİade talebiÖdenen her tutar ayrı ayrı

İlaç kullanım raporlarının süresi, düzeltilmesi ve reçeteye yansıması için ilaç kullanım raporu rehberimize; SGK’nın genel olarak ödemediği sağlık giderlerinde kapsam ve itiraz yolu için SGK sağlık giderini ödemiyorsa rehberimize bakabilirsiniz.

Kurumun Sık İleri Sürdüğü İtirazlar

Yargıtay’ın dördüncü ölçütü, Kurumun “kabul edilebilir itiraz ve çekincelerinin bulunmamasıdır”. Bu nedenle Kurumun cevap dilekçesindeki her itirazın, bilirkişi raporunda ve davacı beyanlarında ayrı ayrı karşılanması gerekir.

Kurum itirazıKarşılanma yolu
İlaç SUT kapsamında değildirListede olmama davanın konusudur; dört ölçütün karşılandığı bilirkişi raporuyla gösterilmelidir
İlaç bu hastalık için ruhsatlı değildirTİTCK endikasyon dışı kullanım onayı ve bilimsel veriler; onay ile bedelin ayrı olduğu bilinciyle
Fayda kısa sürelidir veya yalnızca yaşam kalitesini artırırGenel sağkalım ve progresyonsuz sağkalıma katkıyı gösteren veriler; hastanın tedaviye yanıtı
SUT kapsamında alternatif tedavi vardırAlternatiflerin denendiği ve yetersiz kaldığı, ya da hastaya uygun olmadığının belgelenmesi
Hasta, SUT’taki ödeme koşullarını taşımamaktadırKoşulların neden karşılanamadığının ve buna rağmen tedavinin zorunlu olduğunun tıbbi gerekçesi
Firma geri ödeme başvurusu yapmamıştır veya başvurusunu geri çekmiştirHastanın bireysel tedavi zorunluluğu; bu itirazın somut dosyada “kabul edilebilir” olup olmadığı mahkemece değerlendirilir
Kamu kaynakları sınırlıdırÖlçütlerin karşılandığı istisnai ve bireysel durumun ortaya konması

Kurumun firma başvurusuna ilişkin itirazı uygulamada sık görülür. Örneğin Anayasa Mahkemesindeki bir bireysel başvuru dosyasında (B. No: 2021/2260) Bakanlık görüşünde, ilacın ödeme listesinde bulunmadığı ve ruhsat sahibi firmanın geri ödeme talebini geri çektiği belirtilmiştir; başvurucunun vefatı ve mirasçıların süresinde başvuruyu sürdürme iradesi bildirmemesi üzerine başvuru 23.02.2022 tarihinde düşürülmüştür. Nisan 2026’da onanan pembrolizumab dosyasında da SGK yetkililerinin, ilacın o hastalık için ruhsatlandırılmadığını ve firmanın Kuruma başvurmadığını belirttiği basına yansımıştır.

Nadir hastalık ilaçlarında ölçütler: Yargıtayın “tüm faz çalışmalarını tamamlamış ve tıbbi otoritelerce kabul görmüş olma” ölçütü, koşullu veya hızlandırılmış onay almış nadir hastalık ilaçlarında özel bir güçlük yaratır. Örneğin Avrupa Komisyonu DMD ilacı atalurenin koşullu ruhsatını 28.03.2025’te yenilememiştir; bu tür gelişmeler dosyada ayrıca karşılanmalıdır. Ayrıntı için nadir hastalık ilaçları (SMA, DMD, ALS) rehberimize bakabilirsiniz.

Endikasyon Dışı ve Yurt Dışı İlaç: Önce İzin, Sonra Bedel

İlaç Türkiye’de ruhsatlı olup onaylı endikasyonu dışında kullanılacaksa veya Türkiye’de bulunmuyorsa, bedel sorunundan önce bir izin sorunu vardır. Endikasyon dışı kullanım ve yurt dışından ilaç temini, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun hasta bazında vereceği onaya bağlıdır; başvuru hekim veya sağlık kuruluşu aracılığıyla yapılır ve hastanın yazılı rızası aranır. Bu iznin alınmış olması bedelin SGK tarafından ödeneceği anlamına gelmez; izin ve geri ödeme ayrı işlemlerdir. İzin süreci için endikasyon dışı ve yurt dışından ilaç temini, yurt dışı ilaç tedarik rejimi için yurt dışından ilaç temini rehberlerimize bakabilirsiniz.

Yurt dışından temin edilen ilaçlar bakımından Nisan 2026’da yayımlanan bir Cumhurbaşkanı Kararıyla SGK’nın yurt dışı ilaç alımlarına ilişkin usul ve esasların belirlendiği; şahsi tedavi için yurt dışından temin edilen ürünlerin genel sağlık sigortalılarına tedavilerini aksatmayacak şekilde ulaştırılmasının esas alındığı basına yansımıştır. Somut dosyada ilacın SGK eliyle mi, başka bir kanaldan mı temin edildiği ve bedelin hangi kısmının hastaya yüklendiği ayrıca incelenmelidir.

Hasta Vefat Ederse Dava Ne Olur?

Ağır hastalıklarda bu soru ne yazık ki sık karşılaşılan bir sorudur. Davacının dava sırasında vefatı hâlinde malvarlığına ilişkin talepler bakımından dava kendiliğinden düşmez; taraflardan birinin ölümü hâlinde davanın mirasçılarla sürdürülmesine ilişkin usul HMK m.55’te düzenlenmiştir. Hastanın ödediği ilaç bedellerinin iadesi talebi malvarlığına ilişkin bir alacak olduğundan mirasçılarca sürdürülebilir; tedavinin geleceğe yönelik olarak karşılanması talebi ise konusuz kalabilir. Uyuşmazlık Mahkemesinin 2026/77 E. sayılı kararına konu dosya da bir murisin ilaç bedeline ilişkin uyuşmazlıktır.

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda ise farklı bir süre kuralı işler: 2021/2260 numaralı başvuruda Mahkeme, başvurucunun ölümünden sonra mirasçıların makul süre olarak kabul edilen dört ay içinde başvuruyu sürdürmek istediklerini bildirmemeleri üzerine başvurunun düşmesine karar vermiştir. Bu nedenle yakınını kaybeden ailenin, devam eden dava ve başvurular bakımından süreleri zaman kaybetmeden değerlendirmesi gerekir.

Süreç Adım Adım ve Dilekçe İskeleti

  1. Statüyü belirleyin: Hasta hangi kapsamda sağlık hizmeti alıyor? 4/a, 4/b, 5754 sonrası 4/c ve bakmakla yükümlü olunanlarda iş mahkemesi; 5754 öncesi Emekli Sandığı kapsamındakilerde idari yargı.
  2. İzin gerekip gerekmediğini belirleyin: İlaç endikasyon dışı mı, yurt dışından mı? Gerekiyorsa önce TİTCK onayı.
  3. Kuruma başvurun: Başvuru dilekçesini belgeleriyle verin; ret yazısını veya altmış günlük sürenin dolmasını bekleyin (7036 m.4).
  4. Delil dosyasını dört ölçüte göre kurun: Evre, önceki tedaviler, genetik test, faz verileri, alternatiflerin yetersizliği.
  5. Davayı açın ve gerekiyorsa ihtiyati tedbir isteyin: HMK m.389 ve m.390/3 kapsamında yaklaşık ispatı sağlayacak belgelerle.
  6. Bilirkişi sorularını belirleyin: Tıbbi onkoloji anabilim dalından en az üç kişilik heyet; bozma kararlarındaki inceleme listesi.
  7. Kurum itirazlarını tek tek karşılayın: Dördüncü ölçüt bakımından.
  8. Kanun yolu aşamasını hesaba katın: Kabul kararı, Yargıtay’da dört ölçüt yönünden yeniden incelenebilir.

… İŞ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

DAVACI: … (T.C. Kimlik No: …)
VEKİLİ: Av. …
DAVALI: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı — … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü
KONU: … etken maddeli … ilacının bedelinin tedavi süresince davalı Kurumca karşılanması, ödenen bedellerin iadesi ve ihtiyati tedbir talebidir.

AÇIKLAMALAR
1- Davacı … hastalığı nedeniyle tedavi görmektedir; hastalığın evresi ve önceki tedaviler ekli epikriz ve raporlarda gösterilmiştir.
2- SUT kapsamındaki tedaviler uygulanmış, ancak ekli raporlarda görüldüğü üzere yetersiz kalmıştır.
3- … tarihli sağlık kurulu raporu ve onkoloji konseyi kararıyla … ilacının davacı için tıbben zorunlu ve hayati önemde olduğu tespit edilmiştir; genetik test sonuçları ilacın davacının hastalığına uygunluğunu göstermektedir.
4- İlaç faz çalışmalarını tamamlamış, uluslararası tedavi kılavuzlarında yer almaktadır; faz verilerinin TİTCK ve üretici temsilcisinden celbi talep edilmektedir.
5- Davacı … tarihinde Kuruma başvurmuş, talebi … tarihli yazıyla reddedilmiştir (7036 m.4).
6- 5510 sayılı Kanun m.63/1-f ve Anayasa m.56 ve m.60 uyarınca talebin kabulü gerekir.

DELİLLER: Sağlık kurulu raporu, ilaç kullanım raporu, epikrizler, patoloji ve genetik test sonuçları, konsey kararı, Kurum başvurusu ve ret yazısı, faturalar, tıbbi onkoloji anabilim dalından en az üç kişilik bilirkişi kurulu incelemesi ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Kurum işleminin iptaline; … ilacının tedavi süresince davalı Kurumca karşılanmasına; davacı tarafından ödenen … TL’nin yasal faiziyle iadesine; dava sonuçlanıncaya kadar ilacın Kurumca karşılanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. Tarih — Davacı Vekili Av. …

Bu iskelet her dosyanın kendi tıbbi verileriyle doldurulması gereken genel bir çerçevedir. Emekli Sandığı kapsamındaki hastalarda dava idare mahkemesinde ve İdari Yargılama Usulü Kanununa göre açılır; dilekçenin muhatabı, talepleri ve süreleri buna göre değişir.

Yapılmaması gerekenler

  • Kuruma başvurmadan ve ret yazısı olmadan doğrudan dava açmak.
  • Hastanın sağlık hizmeti aldığı statüyü kontrol etmeden mahkeme seçmek.
  • Yalnızca tedaviyi yürüten hekimin kısa raporuyla dava açmak.
  • Genetik test, evre ve önceki tedavilere ilişkin belgeleri dosyaya koymamak.
  • TİTCK kullanım iznini, SGK’nın bedeli ödeyeceği anlamına gelmek sanmak.
  • Bilirkişi raporuna, dört ölçüte cevap vermediği hâlde itiraz etmemek.
  • Hastanın vefatı hâlinde devam eden dava ve başvurular bakımından süreleri kaçırmak.

Sıkça Sorulan Sorular

Geri ödeme listesinde olmayan ilacın bedeli dava yoluyla alınabilir mi?

Evet, mümkündür. Ancak Yargıtay 10. Hukuk Dairesi ilacın tıbben ve fennen zorunlu ve hayati öneme haiz olmasını, sürekli olarak etkin ve yararlı olmasını, tüm faz çalışmalarını tamamlamış ve tıbbi otoritelerce kabul görmüş olmasını ve Kurumun kabul edilebilir itiraz ve çekincesinin bulunmamasını birlikte aramaktadır.

İlaç bedeli davası hangi mahkemede açılır?

Kural olarak iş mahkemesinde açılır (5510 m.101); iş mahkemesi olmayan yerlerde iş mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi görevlidir. 5754 sayılı Kanundan önce Emekli Sandığı kapsamında olanlar, emekliler, dul ve yetimler bakımından ise idari yargı görevlidir (AYM, 2010/65 E., 2011/169 K.; Uyuşmazlık Mahkemesi, 2026/77 E., 2026/121 K.).

Dava açmadan önce SGK’ya başvurmak zorunlu mu?

Evet. 7036 sayılı Kanunun 4. maddesine göre dava açılmadan önce Kuruma başvurulması zorunludur; Kurum altmış gün içinde cevap vermezse talep reddedilmiş sayılır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu şartı tamamlanabilir dava şartı saymıştır; başvurusuz açılan davada mahkeme başvuru için kesin süre verir.

Hekim raporu dava kazanmak için yeterli mi?

Tek başına yeterli değildir. Yargıtay son kararlarında hekim kanaatinin yanında bilimsel kanıt aranması gerektiğini ve tıbbi onkoloji anabilim dalından en az üç kişilik bilirkişi kurulu raporu alınmasını istemiştir.

İlacın Türkiye’de ruhsatlı veya yurt dışında onaylı olması yeterli mi?

Hayır. Aralık 2025 tarihli kararlarda ruhsatın veya yabancı otorite onayının tek başına Kurumun ödeme yükümlülüğünü doğurmadığı belirtilmiştir. Bu bilgiler, diğer ölçütleri destekleyen delillerdir.

Yargıtay bilirkişi incelemesinde neyin araştırılmasını istiyor?

İlacın SUT kapsamı ve alınma tarihi, faz çalışmaları ve hasta grubu verileri, genetik test yapılıp yapılmadığı, kanserin türü, evresi ve önceki tedaviler, tedavinin palyatif mi küratif mi olduğu, fayda süresi ve yan etkiler ile mevcut tedavilerin yetersizliği.

İlaç bir hastalıkta listede, benim hastalığımda değil; ne yapabilirim?

Bu durumda ilaç sizin endikasyonunuz bakımından SUT kapsamı dışındadır. Önce endikasyon dışı kullanım için TİTCK onayı gerekip gerekmediği değerlendirilmeli, ardından bedel için Kuruma başvurulmalı ve ret hâlinde dört ölçüte göre kurulmuş bir dosyayla dava açılmalıdır.

TİTCK endikasyon dışı onay verdi; SGK bedeli ödemek zorunda mı?

Kendiliğinden hayır. Kullanım izni ile bedelin ödenmesi ayrı işlemlerdir. Onay, mevzuata uygunluk ve bilimsel gerekçe bakımından önemli bir delildir; bedel için ayrıca Kuruma başvurulması ve gerekirse dava açılması gerekir.

TİTCK onay vermezse nereye dava açılır?

TİTCK’nın endikasyon dışı kullanım veya yurt dışı ilaç iznini reddetmesi idari işlemdir; tebliğden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılır (İYUK m.2, m.7) ve koşulları varsa yürütmenin durdurulması istenir.

Dava sürerken ilacı SGK’ya ödetebilir miyim?

İhtiyati tedbir istenebilir. Gecikme nedeniyle ciddi bir zarar doğacağından endişe edilmesi ve davanın esası bakımından haklılığın yaklaşık olarak ispatı gerekir (HMK m.389/1, m.390/3). Tedbir talebinin de Yargıtay’ın ölçütlerine cevap veren belgelerle desteklenmesi önemlidir.

Kendi cebimden ödediğim ilaç bedellerini geri alabilir miyim?

Davada ödenen bedellerin iadesi de istenebilir. Her ödeme fatura ve ödeme belgesiyle gösterilmeli; faizin başlangıcı somut dosyada başvuru ve temerrüt tarihine göre belirlenir.

İstinafta kazandım; dava bitti mi?

Kesinlik sınırını aşan dosyalarda Kurum temyiz yoluna gidebilir. Aralık 2025 tarihli iki kararda da ilk derece ve istinaf aşamasında kabul edilen davalar Yargıtay’da eksik inceleme gerekçesiyle bozulmuştur.

Yargıtay hiç hasta lehine karar veriyor mu?

Evet. Basına yansıyan bilgilere göre Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 13 Nisan 2026’da, tiroid kanseri hastası için pembrolizumab bedelinin Kurumca karşılanmasına ilişkin kararı, bozma sonrası alınan ve hayati önemi ortaya koyan raporla onamıştır.

SGK firmanın geri ödeme başvurusu yapmadığını söylüyor; bu davayı engeller mi?

Bu husus Kurumun sık ileri sürdüğü bir itirazdır. Yargıtay’ın dördüncü ölçütü gereği, Kurumun itirazının somut dosyada kabul edilebilir olup olmadığı mahkemece değerlendirilir; hastanın bireysel tedavi zorunluluğu bilirkişi raporuyla ortaya konmalıdır.

Hasta dava sırasında vefat ederse ne olur?

Malvarlığına ilişkin talepler bakımından dava kendiliğinden düşmez; davanın mirasçılarla sürdürülmesine ilişkin usul HMK m.55’te düzenlenmiştir. Ödenen ilaç bedellerinin iadesi talebi mirasçılarca sürdürülebilir; geleceğe yönelik tedavi talebi ise konusuz kalabilir.

Emekli Sandığı emeklisiyim; dava nerede açılır?

5754 sayılı Kanundan önce 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçi olanlar, emekliler, dul ve yetimler hakkında Kurum işlemleri idari işlem niteliğini koruduğundan idari yargı görevlidir. Uyuşmazlık Mahkemesi 09.03.2026 tarihli kararında bu kapsamda pembrolizumab bedeline ilişkin uyuşmazlıkta idari yargıyı görevli bulmuştur.

SUT hükmünün kendisine dava açılabilir mi?

Evet. SUT ülke çapında uygulanan düzenleyici bir işlem olduğundan genel iptal talebi Danıştayda ilk derece olarak incelenir. Bu dava herkes için düzenlemenin değişmesini hedefler; hastanın kendi tedavisinin bedeli için ise bireysel ilaç bedeli davası açılır.

Akıllı ilaç davası nedir, normal ilaç bedeli davasından farkı var mı?

Farkı yoktur. “Akıllı ilaç” bir kanun terimi değil; hedefe yönelik kanser ilaçları ve immünoterapi ilaçları için kullanılan bir ifadedir. Dava yine Kuruma başvurudan (7036 m.4) sonra kural olarak iş mahkemesinde açılır (5510 m.101) ve Yargıtay’ın dört ölçütüne göre değerlendirilir.

İmmünoterapi ilacının bedeli SGK’dan dava yoluyla istenebilir mi?

Evet, immünoterapi ilaçları için de aynı yol izlenir. Ancak ilacın ruhsatlı olması veya hekimin önermesi tek başına yeterli değildir; Ağustos 2025’te haberlere yansıyan ve bir immünoterapi ilacı olan nivolumaba ilişkin kararda da bu yön vurgulanmıştır. Hayati önem, sürekli etkinlik ve bilimsel kabul ayrıntılı sağlık kurulu ve bilirkişi raporlarıyla gösterilmelidir.

İlgili Rehberler

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyada başvuru tarihindeki SUT ve mevzuat hükümleri ile hastanın tıbbi verileri esas alınmalıdır. Son güncelleme: 12 Ekim 2026.

Post by Av. Fatma Öztürk