Sigortalılığı sona eren kişinin önünde iki ayrı kapı vardır: emeklilik için prim ödemeye devam etmek isteyenler için isteğe bağlı sigorta, yalnızca sağlık güvencesi arayanlar için genel sağlık sigortası. İkisi farklı primler, farklı haklar ve farklı sonuçlar doğurur; birinin yerine diğerini seçmek yıllar sonra hak kaybı olarak geri döner. Bu rehber, iki kurumu 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleriyle karşılaştırır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.
Beş cümlede özet
- İsteğe bağlı sigorta, kişinin kendi isteği ve primini kendisi ödeyerek malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortasına tabi olmasıdır (5510 m.50).
- Primi ödenmeyen aylar sigortalılıktan sayılmaz; ödenmeyen sürelere ilişkin talep sonradan geriye dönük yapılamaz (m.52).
- Genel sağlık sigortası ise sağlık hizmetlerinden yararlanmayı sağlar; emeklilik gün sayısına katkı vermez (m.60).
- Gelir testi sonucuna göre kişinin primi devletçe karşılanabilir ya da kendisi tarafından ödenir (m.60, m.61).
- Sağlık hizmetinden yararlanmak için kural olarak son bir yıl içinde 30 gün prim ve belirli bir tutarın üzerinde borcun bulunmaması aranır (m.67).
İsteğe bağlı sigorta nedir? (5510 m.50)
5510 sayılı Kanun’un 50. maddesi isteğe bağlı sigortayı, kişilerin isteğe bağlı olarak prim ödemek suretiyle uzun vadeli sigorta kollarına ve genel sağlık sigortasına tabi olmalarını sağlayan sigorta olarak tanımlar. Uzun vadeli sigorta kolları malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarıdır; yani isteğe bağlı sigortalı olarak ödenen primler emeklilik gün sayısına ve aylık hesabına doğrudan yansır.
Aynı madde, isteğe bağlı sigortalı olabilmek için aranan şartları da sayar: Türkiye’de ikamet etmek, kanunda sayılan zorunlu sigortalılık kapsamında olmamak ya da ay içinde belirli günden az çalışmak, kendi sigortalılığı nedeniyle aylık bağlanmamış olmak ve yazılı talepte bulunmak. Yurt dışında yaşayan vatandaşlar bakımından ise ayrı bir düzenleme öngörülmüştür. Talep, Kuruma yazılı başvuruyla yapılır ve sigortalılık, başvurunun kayda geçtiği tarihi takip eden günden itibaren başlar.
Prim ödeme ve sigortalılığın sona ermesi (m.51-52)
İsteğe bağlı sigortada prim, sigortalının beyan edeceği prime esas kazanç üzerinden hesaplanır; kazanç, kanunda belirlenen alt ve üst sınır arasında serbestçe seçilir. Prim oranı, uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası primini birlikte kapsar; bu, isteğe bağlı sigortalının aynı anda hem emeklilik hem sağlık güvencesine sahip olması sonucunu doğurur.
Kanun’un 52. maddesi ödeme düzenini belirler ve uygulamada en çok hak kaybına yol açan kuralı içerir: ait olduğu aydan itibaren kanunda öngörülen süre içinde ödenmeyen primlere ilişkin süreler sigortalılık süresinden sayılmaz. Yani geçmişe dönük olarak “o ayları da ödeyeyim” demek mümkün değildir; ödenmeyen ay kaybedilir. Bu nedenle isteğe bağlı sigortalılık, ödemenin düzenli takip edilmesini gerektirir. Sigortalılık; talepte bulunulması, zorunlu sigortalılık kapsamına girilmesi ya da ölüm hâlinde sona erer.
| Konu | İsteğe bağlı sigorta | Genel sağlık sigortası |
|---|---|---|
| Dayanak | 5510 m.50-52 | 5510 m.60-68 |
| Kapsam | Malullük, yaşlılık, ölüm + genel sağlık sigortası | Yalnızca sağlık hizmetleri |
| Emeklilik gün sayısı | Sayılır | Sayılmaz |
| Prim matrahı | Sigortalının beyanı (alt-üst sınır arası) | Gelir testi sonucuna göre |
| Ödenmeyen ay | Sigortalılıktan sayılmaz | Borç birikir; sağlıktan yararlanma engellenir |
| Kimler için uygun | Emeklilik günü tamamlamak isteyenler | Yalnızca sağlık güvencesi arayanlar |
Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.
Genel sağlık sigortası kapsamı (m.60)
Kanun’un 60. maddesi, genel sağlık sigortalısı sayılanları bentler hâlinde sayar. Zorunlu sigortalılar, isteğe bağlı sigortalılar, aylık alanlar ve kanunda sayılan diğer gruplar bu kapsamdadır. Bunların dışında kalan ve Türkiye’de bir yıldan fazla ikamet eden kişiler ise, başka bir güvenceleri yoksa genel sağlık sigortalısı sayılır ve primi kendileri öder. Bu düzenleme, uygulamada “GSS borcu” olarak bilinen tabloyu doğurur: çalışmayan ve başka güvencesi olmayan kişiler adına her ay prim tahakkuk eder.
Bu kapsamdaki kişiler için belirleyici olan gelir testidir. Gelir testi, kişinin hane içindeki gelirinin asgari ücretin belirli oranlarına göre değerlendirilmesidir. Testin sonucuna göre prim ya devletçe karşılanır ya da kişinin kendisi tarafından ödenir; testin hiç yaptırılmaması hâlinde ise en yüksek basamaktan tahakkuk yapılır. Bu nedenle güvencesiz kalan kişinin ilk yapması gereken iş, süresi içinde gelir testi başvurusudur.
Bakmakla yükümlü olunan kişiler (m.3)
Herkesin ayrı bir sigortalılığa ihtiyacı yoktur: Kanun, sigortalının eşi, çocukları ve şartları taşıyan anne-babasını bakmakla yükümlü olunan kişi sayar ve bu kişiler sigortalının üzerinden sağlık hizmetlerinden yararlanır. Çocuklar bakımından yaş ve öğrenim şartları uygulanır; evli olmayan, çalışmayan ve kendi sigortalılığı bulunmayan çocuklar kanunda öngörülen yaşlara kadar bu kapsamdadır.
Uygulamada sık karşılaşılan sorun, bu kapsamdan çıkışın fark edilmemesidir: öğrenimin sona ermesi ya da yaş sınırının dolmasıyla kişi bakmakla yükümlü olunan kişi olmaktan çıkar, kendi adına genel sağlık sigortalısı sayılır ve tescil yapılır. Bilgisi olmayan kişi adına aylarca prim tahakkuk eder ve borç birikir. Bu nedenle öğrencilik statüsünün sona erdiği tarihte gelir testi başvurusu yapılması, sonradan doğacak borcu önler.
Sigortalılık sona erdiğinde sağlık yardımı ne kadar sürer?
İşten ayrılan kişinin sağlık güvencesi ayrılışla birlikte anında sona ermez. Kanun, zorunlu sigortalılığı sona erenler bakımından bir geçiş dönemi öngörür: sigortalılığın sona erdiği tarihten itibaren belirli bir süre boyunca, önceki dönemde yeterli prim günü bulunması şartıyla sağlık hizmetlerinden yararlanma devam eder. Bu süre, kişinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin tedavi ve ilaç ihtiyaçlarını kapsar. Ancak süre dolduğunda ve yeni bir güvence kurulmadığında, kişi kendiliğinden genel sağlık sigortalısı olarak tescil edilir ve adına prim tahakkuk etmeye başlar.
Bu geçiş dönemi, uygulamada en çok gözden kaçan noktadır. İşten ayrılan kişi sağlık hizmetinden sorunsuz yararlandığı için güvencesinin devam ettiğini düşünür; süre dolduktan sonra hastaneye gittiğinde ise hem hizmetten yararlanamadığını hem de aylardır borç biriktiğini öğrenir. Bu nedenle işten ayrılış tarihinden itibaren takvim tutulması ve süre dolmadan gelir testi başvurusunun yapılması gerekir. Yeni bir işe girilmesi ya da isteğe bağlı sigortalı olunması hâlinde ise tescil kendiliğinden sona erer; ancak arada kalan aylar için doğan borç ayrıca değerlendirilir.
Kısmi süreli çalışanlar ve eksik günler
Ay içinde otuz günden az çalışanlar bakımından özel bir düzen vardır. Kısmi süreli çalışan sigortalıların eksik günleri, sağlık hizmetinden yararlanma bakımından tamamlanmadığında sorun doğurur; kanun, bu kişilerin eksik günlerine ilişkin genel sağlık sigortası primini kendilerinin ödeyebilmesine imkân tanır. Böylece hem sağlık güvencesi kesintisiz sürer hem de otuz günlük prim şartı sağlanır. Eksik günlerin isteğe bağlı sigorta yoluyla tamamlanması ise ayrı bir imkândır ve emeklilik gün sayısına da katkı verir; kısmi süreli çalışan için bu ikisi arasındaki tercih, sağlık ihtiyacı ile emeklilik hedefine göre yapılır.
Uygulamada kısmi süreli çalışanların en sık karşılaştığı sorun, işveren tarafından eksik gün nedeninin hatalı kodlanmasıdır. Fiilen tam süreli çalışan bir işçinin eksik günle bildirilmesi, hem emeklilik gün sayısını hem sağlık güvencesini etkiler ve hizmet tespit davasının konusunu oluşturur. İşçinin elindeki puantaj kayıtları, banka ödemeleri ve tanık beyanları bu davada belirleyici olur. İşverenin bildirim yükümlülüklerini ve eksik gün bildiriminde uygulanan yaptırımları SGK idari para cezaları ve işverenin bildirim yükümlülükleri yazımızda ele aldık.
Sağlık hizmetinden yararlanma şartları (m.67)
Genel sağlık sigortalısı olmak, sağlık hizmetinden yararlanmak için tek başına yeterli değildir. Kanun’un 67. maddesi iki şart arar: sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu tarihten önceki son bir yıl içinde toplam otuz gün genel sağlık sigortası prim ödeme gün sayısının bulunması ve prim ile prime ilişkin borcunun olmaması. Kendi adına prim ödemekle yükümlü olanlar bakımından borç şartı özellikle önemlidir; borcu bulunan kişi, sigortalı görünse bile sağlık hizmetinden yararlanamaz.
Bu kuralın istisnaları vardır ve uygulamada hayati önem taşır. Acil hâller, iş kazası ve meslek hastalığı, bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklar, koruyucu sağlık hizmetleri, analık hâli ve on sekiz yaş altındaki çocuklar bakımından prim ve borç şartı aranmaz. Yani acil bir vakada hastane, prim borcunu gerekçe göstererek hizmeti reddedemez; acil hâlin sona ermesinden sonraki tedavi ise genel kurallara tabi olur. Acil hâlin tespiti bakımından çıkan uyuşmazlıklarda hastane kayıtları ve triyaj değerlendirmesi belirleyicidir.
Katılım payı, ilave ücret ve hasta hakları
Genel sağlık sigortalısı olmak, sağlık hizmetinin tamamının ücretsiz olacağı anlamına gelmez. Kanun, bazı hizmetler için katılım payı öngörür: muayene, ilaç ve bazı tıbbi malzemelerde belirlenen tutarlar sigortalıdan tahsil edilir. Katılım payının tutarı ve hangi hizmetlerde alınacağı ikincil düzenlemelerle belirlenir; bazı gruplar ve hizmetler bakımından ise katılım payı alınmaz. Bu, sağlık hizmetinin bedeli değil, hizmete katılım niteliğindedir ve hizmetin verilmemesi gerekçesi olamaz.
İkinci konu, özel sağlık kuruluşlarında talep edilen ilave ücrettir. Kurumla sözleşmeli özel sağlık kuruluşları, kanunda öngörülen sınırlar içinde ilave ücret talep edebilir; bu sınırın aşılması hâlinde fazla alınan tutarın iadesi istenebilir. Buna karşılık acil hâllerde, yoğun bakım ve kanunda sayılan bazı hizmetlerde ilave ücret alınamaz; alınmışsa iadesi gerekir. Uygulamada sık yaşanan sorun, acil olarak başvurulan bir vakada “acil değil” değerlendirmesiyle ücret talep edilmesidir; bu durumda hastane kayıtları, triyaj değerlendirmesi ve epikriz üzerinden itiraz edilir. Şikâyet yolu, hem Kuruma hem il sağlık müdürlüğüne açıktır; fazla ödenen tutar için ayrıca dava yoluna gidilebilir. Sağlık kuruluşlarına yönelik şikâyet ve denetim sürecini hastane ve sağlık kuruluşu şikâyeti yazımızda ele aldık.
Prim borcu, yapılandırma ve tahsil
Ödenmeyen genel sağlık sigortası primleri gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte birikir ve 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilir. Süreç, borcun tahakkukundan sonra ödeme emri tebliği ve ardından haciz aşamalarıyla ilerler. Zamanaşımı bakımından ise 5510 sayılı Kanun’daki özel hükümler ile 6183 sayılı Kanun’daki tahsil zamanaşımı birlikte değerlendirilir.
Borç birikmişse üç yol vardır. Birincisi, geriye dönük gelir testi başvurusudur: testin sonucu geçmişe etkili olarak uygulanabildiği hâllerde tahakkuk düzeltilir ve borç azalır ya da tamamen ortadan kalkar. İkincisi, yapılandırma imkânlarıdır; kanunla getirilen yapılandırmalarda gecikme zammı yerine daha düşük bir katsayı uygulanır. Üçüncüsü, borcun esasına ilişkin itirazdır: kişinin o dönemde bakmakla yükümlü olunan kişi olduğu ya da başka bir güvencesinin bulunduğu ispatlanırsa tescil ve tahakkuk iptal edilir. Prim borcunun takibini ve tahsil sürecini SGK prim borcu ve tahsil süreci yazımızda ayrıntılı ele aldık.
Kimin için hangisi uygun?
Karar, kişinin ihtiyacına göre değişir. Emeklilik için gün sayısı eksik olan ve yaş şartını bekleyen kişi için isteğe bağlı sigorta anlamlıdır: hem gün sayısı artar hem sağlık güvencesi sağlanır. Buna karşılık emeklilik için gün sayısı zaten dolmuş ve yalnızca yaş bekleyen kişi bakımından isteğe bağlı sigorta, emeklilik tarihini öne çekmez; bu durumda yalnızca sağlık güvencesi ihtiyacı varsa genel sağlık sigortası daha düşük maliyetli olabilir.
Üçüncü bir ihtimal, geçmişte borçlanılabilecek sürelerin bulunmasıdır. Askerlik, doğum ya da yurt dışı süreleri borçlanılarak gün sayısı tamamlanabiliyorsa, tek seferlik bir ödeme aylarca isteğe bağlı prim ödemekten daha avantajlı olabilir. Borçlanma türlerini, tutar hesabını ve emekliliğe etkisini hizmet borçlanması yazımızda karşılaştırmalı olarak verdik. Emeklilik yaş ve prim şartlarının kademelendirmesini ise SGK emeklilik yaşı ve sigortalılık süresi rehberimizde ele aldık.
Yabancılar ve yurt dışında yaşayanlar
Türkiye’de ikamet izniyle bulunan yabancılar bakımından genel sağlık sigortası, kanunda öngörülen şartlarla uygulanır; bir yıldan fazla ikamet eden ve başka bir ülkede sigortalılığı bulunmayan yabancılar talepleri hâlinde genel sağlık sigortalısı sayılabilir. İkamet izni başvurularında özel sağlık sigortası şartının aranması ise ayrı bir düzenlemedir. Yabancıların sağlık sigortası yükümlülüğünü yabancılarda sağlık sigortası yükümlülüğü yazımızda ele aldık.
Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları bakımından ise iki nokta önemlidir. Birincisi, yurt dışında sigortalı olarak çalışanlar için genel sağlık sigortası tescili yapılmaz; bu durumun belgelenmesi gerekir, aksi hâlde Türkiye’de adlarına prim tahakkuk edebilir. İkincisi, sosyal güvenlik sözleşmesi bulunan ülkelerde yaşayanlar bakımından sözleşme hükümleri uygulanır ve sağlık yardımları sözleşmeye göre karşılanabilir. Yurt dışında geçen sürelerin borçlanılması ise ayrı bir konudur ve 3201 sayılı Kanun’a tabidir.
İtiraz ve dava yolları
| Uyuşmazlık | İlk adım | Dava yolu |
|---|---|---|
| Genel sağlık sigortası tescilinin hatalı yapılması | Kuruma başvuru; güvence belgesi sunumu | İş Mahkemesi; tespit |
| Gelir testi sonucuna itiraz | Sosyal yardımlaşma vakfına itiraz | İş Mahkemesi |
| Prim borcunun bulunmadığı iddiası | Kuruma itiraz | Menfi tespit davası |
| İsteğe bağlı sigorta talebinin reddi | Kuruma itiraz | İş Mahkemesi |
| Ödenen primin sigortalılığa sayılmaması | Ödeme belgesiyle başvuru | Tespit davası |
| Sağlık hizmetinin borç gerekçesiyle reddi | Acil hâl ve istisnaların ileri sürülmesi | İş Mahkemesi; tazminat |
Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.
Sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında Kuruma başvuru dava şartıdır; bu aşama atlandığında dava usulden reddedilir. Kurumun idari para cezası uygulamalarına ilişkin ayrı itiraz düzenini SGK idari para cezaları yazımızda anlattık.
GSS tesciline itiraz dilekçesi örneği
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
…………… SOSYAL GÜVENLİK MERKEZİ MÜDÜRLÜĞÜNE
BAŞVURUCU: Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres
KONU: Adıma yapılan genel sağlık sigortası tescili ile tahakkuk eden prim borcuna itirazımdır.
AÇIKLAMALAR
1. Kurum kayıtlarında adıma ……/……/…… tarihinden itibaren genel sağlık sigortası tescili yapıldığı ve …… TL prim borcu tahakkuk ettiği anlaşılmıştır.
2. Oysa belirtilen dönemde …… (eşim/babam) …… üzerinden bakmakla yükümlü olunan kişi sıfatıyla sağlık güvencem bulunmaktadır / belirtilen dönemde …… işyerinde sigortalı olarak çalıştım. İlgili kayıtlar ektedir.
3. Bu durumda 5510 sayılı Kanun’un 60. maddesi uyarınca genel sağlık sigortalısı sayılmam ve adıma prim tahakkuk ettirilmesi mümkün değildir.
4. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla belirtmek gerekir ki, gelir testi başvurum ……/……/…… tarihinde yapılmış olup sonucun geçmişe etkili uygulanmasını talep ediyorum.
HUKUKİ SEBEPLER: 5510 sayılı Kanun m.3, 60, 61, 67, 87, 88 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Hizmet dökümü, sigortalılık kayıtları, öğrenci belgesi, gelir testi başvurusu ve sonucu, nüfus kayıt örneği.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle adıma yapılan genel sağlık sigortası tescilinin ve tahakkuk eden prim borcunun iptalini, aksi hâlde gelir testi sonucuna göre yeniden değerlendirilmesini saygıyla arz ve talep ederim. ……/……/2026
Başvurucu
Ad Soyad – İmza
Kontrol listesi
- Sigortalılığınız sona erdiyse sağlık yardımlarının devam ettiği geçiş süresini takip edin.
- Güvenceniz kalmadıysa gecikmeden gelir testi başvurusu yapın; test yaptırılmazsa en yüksek basamaktan tahakkuk yapılır.
- Öğrenciliği sona eren çocuklar için tescil riskini unutmayın; borç sessizce birikir.
- Emeklilik günü eksikse isteğe bağlı sigortayı; yalnızca sağlık gerekiyorsa GSS’yi değerlendirin.
- Borçlanılabilecek askerlik, doğum veya yurt dışı süreniz varsa önce maliyet karşılaştırması yapın.
- İsteğe bağlı primi süresinde ödeyin; ödenmeyen ay sigortalılıktan sayılmaz.
- Sağlık hizmetinde acil hâl ve diğer istisnaları bilin; borç gerekçesiyle acil hizmet reddedilemez.
- Hatalı tescil ve borçta önce Kuruma itiraz edin; dava şartıdır.
Sık sorulan sorular
İsteğe bağlı sigorta emeklilik gününe sayılır mı?
Evet. İsteğe bağlı sigorta uzun vadeli sigorta kollarını kapsar; ödenen primler emeklilik gün sayısına ve aylık hesabına yansır.
Genel sağlık sigortası emekliliğe katkı verir mi?
Hayır. GSS yalnızca sağlık hizmetlerinden yararlanmayı sağlar; prim gün sayısına eklenmez.
İsteğe bağlı sigortada primi ödemezsem ne olur?
Kanunda öngörülen süre içinde ödenmeyen primlere ilişkin süreler sigortalılıktan sayılmaz; geriye dönük ödeme ile kazanılamaz.
Prime esas kazancı ben mi belirlerim?
Evet. Kanunda belirlenen alt ve üst sınır arasında beyan edilir; seçilen kazanç hem prim tutarını hem aylık hesabını etkiler.
GSS primi ne kadar olur?
Gelir testi sonucuna göre belirlenir; test sonucuna göre prim devletçe karşılanabilir ya da kişi tarafından ödenir.
Gelir testi yaptırmazsam ne olur?
Tahakkuk en yüksek basamaktan yapılır; bu nedenle güvencesiz kalındığında ilk adım gelir testi başvurusudur.
Sağlık hizmetinden yararlanmak için kaç gün prim gerekir?
Kural olarak başvuru tarihinden önceki son bir yıl içinde toplam otuz gün ve prim borcunun bulunmaması.
Prim borcum varken acil serviste tedavi reddedilebilir mi?
Hayır. Acil hâller, iş kazası, bulaşıcı hastalık, koruyucu hizmetler, analık ve on sekiz yaş altı bakımından prim ve borç şartı aranmaz.
Öğrenciliğim bitti, sağlık güvencem ne olur?
Bakmakla yükümlü olunan kişi olmaktan çıkarsınız ve adınıza GSS tescili yapılır; gelir testi başvurusu yapılmazsa borç birikir.
Birikmiş GSS borcum var, ne yapabilirim?
Geriye dönük gelir testi, yapılandırma imkânları ve tescilin hatalı olduğu iddiasıyla itiraz yolları değerlendirilir.
Yurt dışında çalışıyorum, Türkiye’de GSS borcum çıkar mı?
Yurt dışı sigortalılığının belgelenmesi hâlinde tescil yapılmaz; belgelenmezse adınıza prim tahakkuk edebilir.
İsteğe bağlı sigorta mı borçlanma mı avantajlı?
Borçlanılabilecek süreniz varsa tek seferlik ödeme aylarca prim ödemekten avantajlı olabilir; karşılaştırmalı hesap yapılmalıdır.
Özel hastanede ilave ücret alınabilir mi?
Sözleşmeli kuruluşlar kanundaki sınırlar içinde ilave ücret talep edebilir; acil hâller ve kanunda sayılan bazı hizmetlerde ilave ücret alınamaz.
İşten ayrıldım, sağlık güvencem hemen biter mi?
Hayır. Kanun bir geçiş dönemi öngörür; süre dolduğunda ve yeni güvence kurulmadığında adınıza GSS tescili yapılır ve prim tahakkuk eder.
Kısmi süreli çalışıyorum, eksik günlerimi ödeyebilir miyim?
Evet. Eksik günlere ilişkin genel sağlık sigortası primi ödenebilir; isteğe bağlı sigorta yoluyla tamamlama ise emeklilik gününe de katkı verir.
Hatalı GSS tesciline nereye itiraz edilir?
Önce Kuruma; sonuç alınamazsa iş mahkemesinde tespit veya menfi tespit davası açılır. Kuruma başvuru dava şartıdır.
İlgili Rehberler
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.3, 50-52, 60, 61, 67, 87 ve 88 hükümlerine dayanır. Prim oran ve tutarları yıl içinde değişir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


