İş Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme (7036 Sayılı Kanun)
25 Temmuz 2026

İş Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme (7036 Sayılı Kanun)

İş davalarında görevli mahkeme İş Mahkemeleridir; yetkili mahkeme ise davalının yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer mahkemesidir (7036 sayılı Kanun). İşçilik alacağı, tazminat ve işe iade davalarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak bir dava şartıdır. Bu rehberde iş davalarında görevli/yetkili mahkemeyi, zorunlu arabuluculuğu ve süreleri yalın bir dille açıklıyoruz.

Bir iş uyuşmazlığında doğru mahkemeyi ve süreci mi arıyorsunuz?

İşçilik alacağı, işe iade veya tazminat süreciniz için durumunuzu değerlendirelim. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Görevli mahkeme: İş Mahkemeleri

İşçi ile işveren arasında çıkan uyuşmazlıklarda hangi mahkemenin yetkili olduğu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile belirlenmiştir. Kanunun 5. maddesine göre iş davalarında görevli mahkeme İş Mahkemeleridir. İş mahkemesi; iş hukukundan kaynaklanan alacak, tazminat ve tespit gibi davalara bakan, özel mahkeme niteliğinde bir ilk derece mahkemesidir.

İş mahkemeleri; 4857 sayılı İş Kanunu veya hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren/işveren vekilleri arasında iş ilişkisinden doğan her türlü hukuk uyuşmazlığına bakar. Ayrıca (belirli istisnalar dışında) SGK veya İŞKUR’un taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik uyuşmazlıkları da iş mahkemesinin görev alanındadır. İş mahkemesinin bulunmadığı yerlerde, İş Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Görevsiz bir hukuk mahkemesinde dava açılırsa görevsizlik kararı verilir.

Yetkili mahkeme: Hangi yer?

Görevden sonra ikinci soru, davanın hangi yerde açılacağıdır. 7036 sayılı Kanun m.6’ya göre iş mahkemelerinde açılacak davalarda yetkili mahkeme:

  • Davalının yerleşim yeri: Davalı gerçek veya tüzel kişinin (genellikle işverenin) davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi.
  • İşin/işlemin yapıldığı yer: İşin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi.

Davalı birden fazlaysa, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Örneğin alt-üst işveren ilişkisinde hem alt işverenin hem üst işverenin yerleşim yeri yetkilidir; işçi bunlardan herhangi birinin bulunduğu yerde dava açabilir. İş kazasından doğan tazminat davalarında ise kazanın/zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Önemli bir kural: bu hükümlere aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir.

Dava açmadan önce: Zorunlu arabuluculuk

İş uyuşmazlıklarında mahkemeye gitmeden önce atlanmaması gereken kritik bir adım vardır. 7036 sayılı Kanun m.3’e göre, kanuna veya bireysel/toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması bir dava şartıdır.

Bunun pratik sonucu nettir: arabulucuya gitmeden doğrudan açılan dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. Bu kapsamda kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti gibi pek çok işçilik alacağı davasında önce arabuluculuk süreci işletilmelidir. Arabuluculuk zorunluluğu yalnızca işçi alacakları için değil, işverenin işçiye karşı açacağı alacak/tazminat davaları için de geçerlidir.

Arabuluculuk son tutanağı şart

Arabuluculuk süreci tamamlandığında, davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya onaylı örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme bunu kendiliğinden inceler. Tutanak eklenmemişse, davacıya bir haftalık kesin süre verilir; bu süre içinde tutanak sunulmazsa dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.

Çok önemli bir uyarı: dava açıldıktan sonra arabuluculuğa gidip eksikliği gidermek mümkün değildir. Bu nedenle dava öncesinde arabuluculuk son tutanağının mutlaka alınması gerekir.

Arabuluculuk zorunlu olmayan davalar

Her iş davası arabuluculuk kapsamında değildir. İşçilik alacakları, tazminatlar ve işe iade talepleri için arabuluculuk zorunlu olmakla birlikte; iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlara ilişkin tespit, itiraz ve rücu davaları arabuluculuk zorunluluğu dışındadır. Bu tür davalar doğrudan iş mahkemesinde açılabilir.

İşe iade davasında süreler

İşe iade davası, sıkı sürelere tabidir. İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminin tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir.

Hem 1 aylık başvuru süresi hem de 2 haftalık dava açma süresi hak düşürücüdür; kaçırılırsa işçi işe iade talep etme hakkını kaybeder. Bu nedenle fesihten sonra hızlı hareket etmek ve süreleri yakından takip etmek hayati önem taşır.

İşçilik alacaklarında zamanaşımı

İş alacaklarında zamanaşımı süreleri de düzenlenmiştir. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, eşit işlem ilkesine aykırılıktan doğan tazminat ve yıllık izin ücreti alacakları daha önce 10 yıllık zamanaşımına tabiyken, yapılan değişiklikle bu alacaklarda zamanaşımı 5 yıla indirilmiştir. Süre kaybını ve hak kaybını önlemek için, fesih veya uyuşmazlık sonrasında bir an önce uzman bir iş hukuku avukatına danışmak yerinde olur.

Arabuluculuk Başvurusunda Taraf ve Kapsam Hataları

Son tutanak dava şartı olduğundan, başvurudaki bir eksiklik davanın usulden reddine yol açar.

HataSonucu
Eksik tarafAsıl işveren veya devralan şirket başvuruya dâhil edilmemişse, o taraf yönünden dava şartı eksiktir
Yanlış tüzel kişiUnvan veya vergi numarası hatası; başvuru geçersiz sayılabilir
Kapsam dışı kalemBaşvuruda yer almayan alacak için dava açılamaz
Yetkisiz arabulucuYetkiye itiraz edilirse süreç ve tutanak tartışmalı hâle gelir
Süre aşımıİşe iade talebinde son tutanaktan sonraki dava süresi kaçırılırsa hak düşer

Birinci satır alt işveren dosyalarında hayati önemdedir. Alt işveren yanında çalışan bir işçi, hem alt işveren hem asıl işveren aleyhine talepte bulunacaksa, arabuluculuk başvurusunda her ikisi de karşı taraf olarak gösterilmelidir. Yalnızca alt işverene karşı yapılan başvurunun ardından asıl işveren aleyhine açılan dava, o taraf yönünden dava şartı yokluğundan reddedilir. Aynı durum işyeri devrinde devreden ve devralan için de geçerlidir.

Zamanaşımı Takvimi: Kalem Kalem

İşçilik alacaklarında tek bir süre yoktur; her kalem kendi rejimine tabidir.

AlacakBaşlangıç
Kıdem ve ihbar tazminatıFesih tarihi
Yıllık izin ücretiFesih tarihi — iş ilişkisi sürerken istenemez
Fazla mesai, hafta tatiliHer ayın alacağı için ayrı ayrı işler
Ücret alacağıMuaccel olduğu tarih
Hizmet tespitiKendi rejimi; kamu düzenine ilişkindir

Üçüncü satır en çok hak kaybettiren kalemdir. Fazla mesai ve tatil alacaklarında zamanaşımı, fesihten değil her bir alacağın doğduğu tarihten işler. Uzun süre çalışıp geç dava açan işçilerde, eski dönem alacakları zamanaşımına uğrar ve yalnızca son dönem talep edilebilir. Bu nedenle çalışırken biriken alacaklar için, iş ilişkisi sürerken de zamanaşımını kesen adımlar — ihtarname veya kısmi dava — değerlendirilmelidir.

Yetki İtirazı ve Dava Stratejisi

Yetkili mahkeme seçimi, davacının elindeki bir tercihtir; ancak sınırları vardır.

  1. Davalının yerleşim yeri. Genel yetki kuralı.
  2. İşin yapıldığı yer. İşçinin fiilen çalıştığı yer mahkemesi de yetkilidir.
  3. Birden çok davalı. Davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde dava açılabilir.
  4. Yetki sözleşmesi. İş sözleşmesine konulan yetki kayıtları, işçi aleyhine sonuç doğuracak biçimde uygulanmaz.
  5. İtiraz zamanı. Yetki itirazı ilk itiraz niteliğindedir; süresinde ileri sürülmezse yetki kesinleşir.

Beşinci madde işveren tarafında sıkça kaçırılır. Yetkisiz bir mahkemede açılan davada, itirazın cevap dilekçesiyle ve süresinde yapılması gerekir. Süre geçtikten sonra ileri sürülen itiraz dinlenmez ve dava o yerde görülmeye devam eder. Bu nedenle dava tebliğ edildiğinde ilk yapılacak iş, yetkinin ve görevin kontrol edilmesidir.

Görev bakımından ise sınır nettir: iş mahkemeleri, iş sözleşmesinden ve sosyal güvenlik mevzuatından doğan uyuşmazlıklara bakar. Buna karşılık şirket ortaklığından, vekâlet ilişkisinden veya ticari sözleşmelerden doğan talepler farklı mahkemelerin görev alanına girer. Şirket yöneticisi konumundaki kişilerin talepleri, ilişkinin niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Fesih ve tazminat hesabı için kıdem ve ihbar tazminatı rehberimize, işe iade davasındaki on iş günü kuralı için işe iade rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

İş davaları hangi mahkemede açılır?

İşçi ile işveren arasındaki uyuşmazlıklarda görevli mahkeme İş Mahkemeleridir (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.5). İş mahkemesi, iş hukukundan kaynaklanan alacak, tazminat ve tespit davalarına bakan özel bir mahkemedir. İş mahkemesinin bulunmadığı yerlerde, İş Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. İş mahkemesi dışında başka bir hukuk mahkemesinde açılan dava için görevsizlik kararı verilir.

İş davasını nerede (hangi şehirde) açabilirim?

7036 sayılı Kanun m.6’ya göre yetkili mahkeme, davalının (genellikle işverenin) davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir. Davalı birden fazlaysa bunlardan birinin yerleşim yeri de yetkilidir. Yani işçi, işverenin merkezinde veya fiilen çalıştığı yerde dava açabilir; alt-üst işveren ilişkisinde her ikisinin de yerleşim yeri yetkilidir.

İş davası açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Evet. 7036 sayılı Kanun m.3’e göre, kanuna veya iş sözleşmesine dayanan işçi/işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması bir dava şartıdır. Arabulucuya gitmeden doğrudan açılan dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. Bu nedenle iş uyuşmazlıklarında sürecin ilk adımı arabuluculuktur.

Arabuluculuğa başvurmadan dava açarsam ne olur?

Mahkeme, arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesine eklenip eklenmediğini kendiliğinden inceler. Eklenmemişse, davacıya bir haftalık kesin süre verilir; bu süre içinde tutanak sunulmazsa dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Dava açıldıktan sonra arabuluculuğa gidip eksikliği gidermek mümkün değildir; bu nedenle dava öncesinde arabuluculuk son tutanağının mutlaka alınması gerekir.

Her iş davası için arabuluculuk zorunlu mudur?

Hayır. İşçilik alacakları, tazminatlar ve işe iade talepleri için arabuluculuk zorunludur. Ancak iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi/manevi tazminat davaları ile bunlara ilişkin tespit, itiraz ve rücu davaları arabuluculuk zorunluluğu dışındadır. Bu tür davalar doğrudan iş mahkemesinde açılabilir.

İşe iade davasında süreler nasıl işler?

İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminin tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Hem 1 aylık hem de 2 haftalık süreler hak düşürücüdür; kaçırılırsa işe iade hakkı kaybedilir.

İşçilik alacaklarında zamanaşımı kaç yıldır?

Yapılan değişiklikle iş alacaklarında zamanaşımında yeknesaklık sağlanmıştır. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, eşit işlem ilkesine aykırılık tazminatı ve yıllık izin ücreti alacakları daha önce 10 yıllık zamanaşımına tabiyken, bu süre 5 yıla indirilmiştir. Yetki sözleşmeleri konusunda ise dikkat: 7036’ya aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir.

İş davanız için doğru adımı birlikte atalım

Görevli/yetkili mahkeme, arabuluculuk ve süreçleriniz için uzman bir iş hukuku avukatıyla görüşün. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku alanındadır.

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk