12 Ekim 2026

Kanser İlacını (Akıllı İlaç, İmmünoterapi) SGK Ödemiyor: İhtiyati Tedbir, Sağlık Kurulu Raporu ve İş Mahkemesinde Dava — HMK m.389–399 (2026)

Onkoloğunuz bir ilaç önerdi (çoğu zaman halk arasında “akıllı ilaç” denilen hedefe yönelik bir ilaç ya da bir immünoterapi ilacı); ancak ilaç Sosyal Güvenlik Kurumunun ödeme listesinde yok ya da sizin hastalığınız için ödeme kapsamında değil. Bir kürün bedeli yüz binlerce lirayı bulabiliyor ve tedavinin bir dava sonucunu bekleyecek zamanı yok. Bu durumda başvurulacak hukuki araç, davayla birlikte istenecek ihtiyati tedbirdir: mahkemenin, dava sonuçlanıncaya kadar ilacın bedelinin Kurumca karşılanmasına geçici olarak karar vermesi. Bu rehber; tedbir talebinin şartlarını, sağlık kurulu raporunun nasıl hazırlanması gerektiğini, teminat meselesini, tedbir kararından sonra kaçırılmaması gereken süreleri ve dava kaybedilirse tedbirle ödenen bedellerin akıbetini Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389–399. maddeleri üzerinden, adım adım anlatır.

Kısa cevap: İlacın SGK tarafından karşılanması için iş mahkemesinde açılacak davayla birlikte, gecikme sebebiyle ciddi bir zarar doğacağından endişe edilmesi hâlinde ihtiyati tedbir istenebilir (HMK m.389/1). Talep eden, davanın esası bakımından haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır (m.390/3); bu ispat, Yargıtay’ın ilaç bedeli davalarında aradığı ölçütlere cevap veren ayrıntılı bir sağlık kurulu raporu ve tıbbi belgelerle kurulur. Tedbir isteyen kural olarak teminat gösterir; talep resmî belgeye veya kesin delile dayanıyorsa ya da durum ve koşullar gerektiriyorsa mahkeme teminat almayabilir (m.392/1). Tedbir kararının bir hafta içinde uygulanması istenmezse karar kendiliğinden kalkar (m.393); dava açılmadan alınmışsa iki hafta içinde dava açılmalıdır (m.397/1). Talebin reddine karşı istinaf yoluna gidilebilir; bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir (m.391/3, m.362/1-f). Dava kaybedilirse tedbirle ödenen bedellerin geri istenmesi riski vardır; bu risk talepten önce değerlendirilmelidir.

Tedavi beklemeye gelmez: Tedbir talebini ve rapor dosyasını aynı gün hazırlayalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İçindekiler

Teşhisten Tedbir Kararına: Zaman Çizelgesi

Kanser ilacı dosyalarında en değerli kaynak zamandır. Aşağıdaki çizelge, ret yazısından tedbir kararının uygulanmasına kadar her adımın dayanağını ve süresini gösterir. Adımlar birbirini beklemeden, mümkün olduğunca paralel yürütülmelidir.

AdımNe yapılır?SüreDayanak
1. Ret veya ödeme yapılmadığının tespitiEczane veya hastane, ilacın SGK tarafından karşılanmadığını bildirir; mümkünse yazılı alınır—SUT ve eki listeler
2. Kuruma başvuruSGK il müdürlüğüne belgeli başvuru; ret gerekçesinin yazılı bildirilmesi istenirKurum 60 gün içinde cevap vermezse ret sayılır7036 m.4
3. Sağlık kurulu raporu ve tıbbi dosyaAyrıntılı kurul raporu, epikrizler, patoloji ve genetik testler, önceki tedavilerBaşvuruyla eş zamanlıSağlık Raporları Yönetmeliği; SUT
4. Dava ve tedbir talebiİş mahkemesinde dava; dilekçede ihtiyati tedbir talebiRet yazısı veya 60 günün dolmasıHMK m.389–390; 5510 m.101
5. Tedbir kararıGerekirse karşı taraf dinlenmeden kararMahkemenin takdiriHMK m.390/2, m.391
6. Teminat (varsa)Mahkemenin belirlediği teminatın yatırılmasıKarar sonrası hemenHMK m.392
7. Uygulama talebiKararın Kuruma bildirilerek uygulanmasının istenmesiKarardan itibaren 1 haftaHMK m.393
8. Kurumun itirazıKurum tedbire itiraz edebilir; itiraz uygulamayı kendiliğinden durdurmazTebliğ veya uygulamadan itibaren 1 haftaHMK m.394

İkinci adımdaki başvuru şartı hakkında not: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kuruma başvuru şartını tamamlanabilir dava şartı olarak nitelendirmiştir (15.09.2020, 2017/10-2695 E., 2020/587 K.); başvurusuz açılan davada mahkeme başvuru için kesin süre verir. Ancak tedbir talebinin bu aşamada nasıl değerlendirileceği mahkemenin takdirindedir. En güvenli yol, başvuruyu ilk gün yapmak ve ret yazısını almak için Kurumla yazılı iletişimi sürdürmektir. Başvurunun ayrıntıları ve dava şartı için SGK ilaç bedeli davası rehberimize bakabilirsiniz.

Akıllı İlaç ve İmmünoterapide İhtiyati Tedbir

Basında “akıllı ilaç” veya “immünoterapi” olarak anılan ilaçlar; kanser hücresindeki belirli bir hedefe yönelik çalışan ilaçlar ile bağışıklık sistemini kansere karşı harekete geçiren ilaçlardır. “Akıllı ilaç” bir kanun terimi değildir; tedbir şartları bu ilaçlar için de aynıdır. Mahkeme ilacın adına değil, gecikme sebebiyle ciddi bir zarar doğup doğmayacağına (HMK m.389/1) ve hastanın haklılığının Yargıtay’ın ilaç bedeli davalarında aradığı ölçütlerle yaklaşık olarak ispat edilip edilmediğine (m.390/3) bakar.

Basında “akıllı ilaç kararı” başlığıyla yer alan haberlerin bir kısmı, mahkemenin dava sürerken ilacın bedelinin Kurumca karşılanmasına hükmettiği tedbir kararlarıdır. Bu kararlar yol gösterir; ancak her dosya kendi sağlık kurulu raporu ve tıbbi belgeleriyle değerlendirilir. Tedbirin geçici olduğu ve dava kaybedilirse ödenen bedellerin akıbetinin ayrıca tartışılacağı da unutulmamalıdır; bu risk aşağıda ayrı başlıkta anlatılmıştır. Davanın esası ve Yargıtay’ın dört ölçütü için SGK ilaç bedeli ve akıllı ilaç davası rehberimize bakınız.

İhtiyati Tedbirin Şartları (HMK m.389–390)

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389. maddesinin birinci fıkrasına göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Kanser ilacı dosyalarında tedbir sebebi çoğu zaman bu fıkranın son kısmına, yani gecikme sebebiyle ciddi bir zarar doğması endişesine dayanır: tedavinin gecikmesi hastalığın ilerlemesine ve tedavi şansının azalmasına yol açabilir.

Tedbir, dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden istenebilir (m.390/1). Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mahkeme karşı tarafı dinlemeden tedbire karar verebilir (m.390/2). Talep eden, dilekçesinde dayandığı tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası bakımından haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır (m.390/3). Mahkeme, bir şeyin yapılması veya yapılmamasıyla ilgili her türlü tedbire karar verebilir (m.391/1); ilaç dosyalarında bu, bedelin dava süresince Kurumca karşılanması şeklinde kurulur.

ŞartKanser ilacı dosyasındaki karşılığıGösterilecek belge
Tedbir sebebi: gecikme sebebiyle ciddi zarar (m.389/1)Tedavinin gecikmesinin hastalığın ilerlemesine ve tedavi şansının kaybına yol açacağıHekimin ve kurulun aciliyete ilişkin açık değerlendirmesi; hastalığın seyri
Yaklaşık ispat (m.390/3)İlacın tıbben zorunlu, hayati önemde ve hastaya uygun olduğunun güçlü ihtimalle gösterilmesiAyrıntılı sağlık kurulu raporu, genetik test, önceki tedaviler, bilimsel veriler
Görevli ve yetkili mahkeme (m.390/1)Dava açıldıysa yalnız asıl davanın mahkemesiDava dilekçesi ve tevzi bilgisi
Tedbirin türü (m.390/3, m.391/1)İlacın dava süresince Kurumca karşılanmasıTalep sonucunda ilaç, doz ve tedavi planının belirtilmesi
Teminat (m.392)Kural olarak teminat; istisnaların gerekçesiResmî belgeler; hastanın ekonomik durumu

Tedbirin genel kuralları için ihtiyati tedbir (HMK m.389–397) rehberimize bakabilirsiniz.

Yaklaşık İspat Yargıtay Ölçütleriyle Nasıl Kurulur?

Yaklaşık ispat tam ispat değildir; hâkimde talebin haklı olduğuna dair güçlü bir ihtimal oluşturulması yeterlidir. Ancak ilaç bedeli davalarında esasın ölçütleri sıkılaştığı için yaklaşık ispatın içeriği de değişmiştir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 01.12.2025 tarihli kararlarında (2025/2028 E., 2025/16477 K. ve 2025/883 E., 2025/16497 K.) ilacın bedelinin yargı kararıyla ödettirilebilmesi için ilacın tıbben ve fennen zorunlu ve hayati öneme haiz olmasını, sürekli olarak etkin ve yararlı olmasını, tüm faz çalışmalarını tamamlamış ve tıbbi otoritelerce kabul görmüş bulunmasını ve Kurumun kabul edilebilir itiraz ve çekincelerinin bulunmamasını aramıştır. Tedbir talebi bu dört ölçütün her birine en azından ilk görünüşte cevap veren belgelerle desteklenmelidir.

Yargıtay ölçütüTedbir aşamasında yaklaşık ispat için
Tıbben ve fennen zorunlu, hayati öneme haizHastalığın evresini, önceki tedavilerin sonuçlarını ve ilacın neden vazgeçilmez olduğunu açıklayan kurul raporu
Sürekli olarak etkin ve yararlıİlacın bu hasta grubunda genel sağkalım veya progresyonsuz sağkalıma katkısını gösteren veriler; hastanın ilaca uygunluğu (biyobelirteç, genetik test)
Tüm faz çalışmalarını tamamlamış, kabul görmüşRuhsat ve yurt dışı onay bilgisi, tedavi kılavuzlarında yer aldığına dair belge; ancak ruhsatın tek başına yeterli olmadığı bilinciyle
Kurumun kabul edilebilir çekincesi yokKurumun ret gerekçesine raporda ve dilekçede doğrudan cevap
Uygulamadaki gerçek: Ekim 2025’te basına yansıyan haberlerde, bazı mahkemelerin kanser ilacı tedbir taleplerini Yargıtay’ın sıkılaşan ölçütleri gerekçesiyle reddettiği aktarılmıştır. Bu nedenle “ilaç hayati önemdedir” cümlesinden ibaret kısa bir hekim raporuyla yapılan tedbir taleplerinin kabul şansı düşüktür. Dosya, ilk günden itibaren esas davanın bilirkişi incelemesinde sorulacak sorulara cevap verecek biçimde kurulmalıdır. Esastaki ölçütlerin ve bilirkişi incelemesinin ayrıntısı için SGK ilaç bedeli davası ve Yargıtay ölçütleri rehberimize bakabilirsiniz.

Sağlık Kurulu Raporu: Hangi Rapor, Kimden, Ne Yazmalı?

Kanser ilacı dosyasında iki farklı rapor ihtiyacı vardır ve bunlar sık karıştırılır. Birincisi, ilacın ödenebilmesi için SUT’ta aranan rapordur: SUT, ödeme kapsamındaki ilaçlar için hangi uzmanlık dalından, hangi süreli ve ne tür bir rapor gerektiğini ilaç bazında belirler. Örneğin Aralık 2025 tarihli Valamor kararında, ilacın SUT’ta metastatik hastalık, tedavi sırası, onkoloji hekimi raporu ve en fazla altı ay süreli sağlık kurulu raporu gibi koşullara bağlandığı aktarılmıştır. İkincisi ise tedbir ve dava için gereken ayrıntılı, gerekçeli kurul raporudur: bu rapor ödeme listesindeki şartları değil, mahkemenin ve Yargıtay’ın sorularını cevaplamak üzere hazırlanır.

Sağlık raporlarının genel usulü, 19.05.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Raporları Yönetmeliğinde düzenlenmiştir. Yönetmeliğin 4. maddesine göre sağlık kurulu raporu, tek hekimin yetkisini aşan konularda üç veya daha fazla uzman hekim tarafından düzenlenen rapordur. Üç hekimli kurulda başhekimin görevlendireceği bir hekim kurula başkanlık eder ve raporu imzalayan her hekimin kişiyi ayrıca muayene etmesi gerekir (m.10). Özel sağlık kuruluşları, Bakanlıkça izin verilmedikçe durum bildirir sağlık kurulu raporu düzenleyemez (m.54/2). Rapora itiraz, raporun düzenlendiği veya kişinin ikamet ettiği yerin il sağlık müdürlüğüne yapılır (m.55/1). Bu nedenle raporun tercihen üniversite veya eğitim ve araştırma hastanesinden ve onkoloji uzmanlarının yer aldığı bir kuruldan alınması, hem SUT hem mahkeme bakımından güçlü bir zemin oluşturur.

Raporda bulunması gerekenNeden önemli?
Tanı, patoloji ve evreHayati önem ve tedavi zorunluluğunun temeli
Genetik test ve biyobelirteç sonuçları (örneğin PD-L1 düzeyi)İlacın hastaya özgü uygunluğu; bozma kararlarında açıkça aranıyor
Önceki tedaviler, süreleri ve yanıtlarSUT kapsamındaki tedavilerin denendiğinin ve yetersizliğinin gösterilmesi
Mevcut ödeme kapsamındaki seçeneklerin neden uygun olmadığıKurumun “alternatif tedavi var” itirazına cevap
Önerilen ilaç, doz, kür sayısı ve tedavi süresiTedbirin kapsamının belirlenmesi
Beklenen fayda: sağkalım ve hastalığın kontrolüne ilişkin bilimsel dayanakSürekli etkinlik ölçütü
Tedavinin palyatif mi küratif mi olduğuBozma kararlarında araştırılması istenen husus
Gecikmenin tıbbi sonuçlarıTedbir sebebi (HMK m.389/1)
Kurul üyelerinin uzmanlıkları, imzaları ve ayrı muayeneRaporun usule uygunluğu (Yönetmelik m.10)

İlaç kullanım raporunun süresi ve düzeltilmesi için ilaç kullanım raporu rehberimize bakabilirsiniz. İlaç ruhsatlı olduğu endikasyon dışında kullanılacaksa veya yurt dışından getirilecekse, bedelden önce Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun hasta bazında onayı gerekir; bunun için endikasyon dışı ve yurt dışından ilaç temini rehberimize bakabilirsiniz.

Mahkemelerin Tedbiri Reddetme Gerekçeleri ve Cevapları

Basına yansıyan bir dosyada (2023) Ankara’da bir iş mahkemesinin, uyuşmazlığın yargılama gerektirdiği ve davanın esasını çözen bir tedbir verilemeyeceği gerekçesiyle tedbir talebini art arda reddettiği, bölge adliye mahkemesinin de istinaf başvurusunu reddettiği ve dosyanın Anayasa Mahkemesine taşındığı aktarılmıştır. Buna karşılık 2022’de Manisa’da bir iş mahkemesinin 24 saat içinde tedbir kararı verdiği ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararı onadığı haberlere yansımıştır. Aynı tür talepler hakkında farklı sonuçlar çıkması, talebin içeriğinin ve delil dosyasının ne kadar belirleyici olduğunu gösterir.

Sık ret gerekçesiKarşılanma yolu
Tedbir davanın esasını çözerTedbir dava süresince geçici bir düzenlemedir; esas hakkındaki karar ve bedellerin akıbeti hükümle belirlenir (HMK m.397/2). Bazı kararlarda bedelin “ileride gerektiğinde sorumlusundan alınmak üzere” karşılanması formülü kullanılmıştır
Yaklaşık ispat sağlanmamıştırYargıtay’ın dört ölçütüne cevap veren ayrıntılı kurul raporu, genetik test ve bilimsel veriler
İlaç SUT kapsamında değildirListede olmama davanın konusudur; tedbir, tam da bu uyuşmazlık sonuçlanıncaya kadar ciddi zararı önlemek içindir
Alternatif tedavi vardırAlternatiflerin denendiği ve yetersiz kaldığı veya hastaya uygun olmadığı raporla gösterilmeli
Kuruma başvuru yapılmamıştırBaşvuru ve ret yazısı ya da 60 günün dolduğunu gösteren belge (7036 m.4)
Teminat gösterilmemiştirResmî belgeye dayanma ve durum ve koşullar gerekçesiyle teminatsız tedbir talebi (HMK m.392/1)
Yargı yolu veya görev sorunuHastanın sağlık hizmeti aldığı statünün baştan doğru belirlenmesi

Teminat (HMK m.392) ve Adli Yardım

İhtiyati tedbir isteyen, haksız çıkması hâlinde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Ancak talep resmî belgeye ya da başkaca kesin bir delile dayanıyorsa veya durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini göstermek suretiyle teminat alınmamasına karar verebilir (HMK m.392/1). Kanser ilacı dosyalarında tedbire konu bedel çok yüksek olabildiğinden, teminat hastanın tedbirden fiilen yararlanıp yararlanamayacağını belirleyen bir konudur. Teminat yatırılmadan tedbir kararı uygulanamaz.

Teminatsız tedbir talebinde ileri sürülecek başlıca gerekçeler şunlardır: talebin resmî sağlık kurulu raporuna ve kamu hastanesi kayıtlarına dayanması, karşı tarafın bir kamu kurumu olması ve hastanın ekonomik durumu. Adli yardım ise yargılama ve takip giderlerinden geçici muafiyet ile bu giderler için teminat göstermekten muafiyet sağlar (HMK m.335/1-a, b); ayrıca HMK m.392/1’in son cümlesine göre adli yardımdan yararlanan kimsenin ihtiyati tedbir için teminat göstermesi gerekmez. Bu nedenle ödeme gücü bulunmayan hasta bakımından adli yardım talebi teminat sorununu da çözer; adli yardım talebi ile, bu talebin reddi ihtimaline karşı teminatsız tedbir talebi dilekçede birlikte ve gerekçeli olarak yer almalıdır. Adli yardım talebi için adli yardım talebi dilekçesi sayfamıza bakabilirsiniz.

Tedbir Kararından Sonra: Süreler ve Uygulama

Tedbir kararını almak işin yarısıdır. Kanunun öngördüğü süreler kaçırılırsa karar kendiliğinden kalkar ve hasta yeniden başa döner.

KonuKuralDayanak
Uygulama talebiTedbir kararının uygulanması, verildiği tarihten itibaren bir hafta içinde istenmezse karar kendiliğinden kalkarHMK m.393
Dava açılmadan alınan tedbirUygulama talebinden itibaren iki hafta içinde esas dava açılmalı; aksi hâlde tedbir kalkarHMK m.397/1
Tedbirin süresiAksi belirtilmedikçe tedbirin etkisi nihai kararın kesinleşmesine kadar devam ederHMK m.397/2
Kurumun itirazıKarşı taraf, tedbirin uygulanmasından veya uygulama tutanağının tebliğinden itibaren bir hafta içinde itiraz edebilirHMK m.394
İtiraz üzerine verilen karara kanun yoluBaşvuru, tedbirin uygulanmasını durdurmazHMK m.394/5
Durumun değişmesiKoşullar değişirse tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması istenebilirHMK m.396

Uygulamada tedbir kararı, ilacın Kurumca karşılanması için Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilir ve gereğinin yapılması istenir. Kararın hangi ilacı, hangi dozu ve hangi tedavi dönemini kapsadığının açıkça yazılmış olması, eczanede ve hastanede uygulamada çıkabilecek tereddütleri önler. Tedavi planı değişirse (doz, kür sayısı veya ilaç kombinasyonu) tedbirin kapsamının güncellenmesi HMK m.396 kapsamında istenmelidir. Tedavinin seyri, yanıt değerlendirmeleri ve yan etkiler dava süresince düzenli olarak dosyaya sunulmalıdır; bu belgeler esas davadaki bilirkişi incelemesinde “sürekli etkinlik” ölçütünün delilini oluşturur.

Tedbir kararı çıktı mı? Bir haftalık uygulama süresini birlikte yönetelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Hasta yakını olarak neler yapabilirsiniz?

Hastanın tedaviyle uğraştığı dönemde dosyayı çoğu zaman aile yürütür. Aşağıdaki adımlar, hem tedbir talebinin hem de esas davanın sağlam kurulmasına doğrudan katkı sağlar:

  1. Belgeleri tek dosyada toplayın: Epikrizler, patoloji ve genetik test sonuçları, reçeteler, raporlar, SGK başvurusu ve ret yazısı, faturalar ve ödeme dekontları.
  2. Elektronik kayıtları alın: Raporların elektronik ortamda düzenlendiği e-Rapor kayıtlarını ve tetkik sonuçlarını indirip saklayın; mahkeme ve bilirkişi için tarih sıralı bir liste hazırlayın.
  3. Aciliyet değerlendirmesini yazılı isteyin: Tedaviyi yürüten hekimden, tedavinin gecikmesinin tıbbi sonuçlarını açıkça yazmasını rica edin; tedbir sebebi bu değerlendirmeye dayanır.
  4. Başvuru tarihini kayda geçirin: SGK’ya yapılan başvurunun tarihini ve evrak numarasını not edin; altmış günlük süre bu tarihten işler.
  5. Ödemeleri belgeleyin: İlacı kendi imkânınızla aldıysanız her ödemenin faturasını ve dekontunu saklayın; iade talebi bunlara dayanır.
  6. Tedbir kararını paylaşın: Karar çıktığında kararın bir örneğini hastane ve eczaneyle de paylaşın; uygulamadaki tereddütleri önler.
  7. Tedavinin seyrini dosyalayın: Her kür sonrası yanıt değerlendirmelerini ve kontrol sonuçlarını düzenli olarak saklayın; bu belgeler sürekli etkinlik ölçütünün delilidir.
  8. Vekâlet ve temsil işini erken çözün: Hastanın sağlık durumu kötüleşmeden avukata vekâlet verilmesi, sürelerin kaçırılmasını önler.

Dava Kaybedilirse Tedbirle Ödenen Bedeller

Bu, hastaların ve ailelerin en az sorduğu ama en çok sonuç doğuran sorudur. Tedbir geçici bir korumadır; esas dava reddedilirse tedbirle yapılan ödemelerin akıbeti gündeme gelir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 399. maddesi, haklı olduğu anlaşılmayan tedbir nedeniyle karşı tarafın uğradığı zararın tazminini düzenler. Bazı tedbir kararlarında da bu ihtimal açıkça yazılmaktadır: Uyuşmazlık Mahkemesinin 16.06.2025 tarihli, 2025/322 E., 2025/376 K. sayılı kararına konu dosyada Bursa’daki iş mahkemesinin 11.12.2024 tarihli ara kararıyla ilacın bedelinin “ileride gerektiğinde sorumlusundan alınmak üzere” Kurumca karşılanmasına hükmedildiği aktarılmıştır.

Esas davanın reddi, tedbirle ödenen bedellerin kendiliğinden ve tamamen hastadan geri alınacağı anlamına gelmez; ancak bu yönde bir talep riski bulunduğu da açıktır. Bu riskin büyüklüğü; davanın neden reddedildiğine, tedbir kararındaki ifadeye, Kurumun bu yöndeki talebine ve yargı kararlarına göre değişir. Hastanın tedavi sırasında vefatı hâlinde ise mirasçıların sorumluluğu genel miras hükümlerine tabidir; mirasçılar mirası üç aylık süre içinde reddedebilir (TMK m.605–606). Bu nedenle tedbir talebinden önce, davanın kazanılma ihtimali ile bu risk birlikte ve açıkça konuşulmalıdır. Mirasın reddi için mirasın reddi dilekçesi sayfamıza bakabilirsiniz.

Dürüst değerlendirme: Tedbirle ödenen ilaç bedellerinin dava kaybedildiğinde ne ölçüde geri istendiğine dair yerleşik ve kamuya açık bir Yargıtay içtihadı tespit edemedik. Bu nedenle bu konuda kesin bir cevap vermek yerine, riskin her dosyada ayrıca değerlendirilmesini öneriyoruz.

📘 Ayrıntılı rehber — SGK geri isterse yollar, süreler, savunmalar ve dilekçeler: SGK, Tedbirle Ödenen İlaç Parasını Geri İsterse Ne Olur?

Görev Sorunu Tedbiri de Etkiler

Tedbir, ancak esas hakkında görevli mahkemeden istenebilir. Bu nedenle yargı yolu hatası tedbiri de doğrudan etkiler. Kural olarak 5510 sayılı Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar iş mahkemesinde görülür (m.101). Ancak Anayasa Mahkemesi 2010/65 E., 2011/169 K. sayılı kararında, 5754 sayılı Kanundan önce Emekli Sandığı (5434) kapsamında olanlar hakkında Kurum işlemlerinin idari işlem niteliğini koruduğunu ve idari yargının görevli olduğunu belirtmiş; Uyuşmazlık Mahkemesi de 09.03.2026 tarihli, 2026/77 E., 2026/121 K. sayılı kararında bu kapsamdaki bir kanser ilacı uyuşmazlığında idari yargıyı görevli bulmuştur. İdari yargıda geçici koruma aracı ihtiyati tedbir değil, yürütmenin durdurulmasıdır (İYUK m.27).

Yukarıda anılan Bursa dosyası, görev tartışmasının tedbiri nasıl etkileyebildiğini gösterir: iş mahkemesinin verdiği tedbir kararı, bölge adliye mahkemesince uyuşmazlığın idari işlemden doğduğu ve yargı yolunun caiz olmadığı gerekçesiyle kaldırılmış; dosya idare mahkemesine ve oradan Uyuşmazlık Mahkemesine gitmiştir. Uyuşmazlık Mahkemesi başvuruyu usul şartları oluşmadığı için reddetmiş, hangi yargı yerinin görevli olduğuna karar vermemiştir. Bu nedenle hastanın hangi statüden sağlık hizmeti aldığı, dava ve tedbir talebinden önce kesin olarak belirlenmelidir. Görevli mahkeme için iş davalarında görevli mahkeme, TİTCK işlemlerine karşı yürütmenin durdurulması için TİTCK kararlarına karşı iptal davası rehberlerimize bakabilirsiniz.

Tedbir Reddedilirse: İstinaf ve Anayasa Mahkemesi

İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin karar gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir; başvurular öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır (HMK m.391/3). Kanun yolu bölge adliye mahkemesine istinaftır. Geçici hukuki korumalar hakkında verilen kararlar temyiz edilemez (HMK m.362/1-f); dolayısıyla tedbir konusunda son söz bölge adliye mahkemesinindir. Ret kararından sonra yeni belgelerle, örneğin güncel bir kurul raporu veya yeni bir genetik test sonucuyla, aynı mahkemeden yeniden tedbir istenmesi de mümkündür; değişen durum ve koşullar ayrıca gösterilmelidir.

Olağan yollar tükendiğinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun yaşamı veya maddi ve manevi bütünlüğü bakımından ciddi bir tehlike bulunduğu hâllerde tedbir kararı verebilir. Ancak bireysel başvuru olağanüstü bir yoldur; ilk derece ve istinaf aşamasındaki dosyanın güçlü kurulması her zaman daha etkilidir. İstinaf süreleri için istinaf ve temyiz süresi hesaplama aracı sayfamıza bakabilirsiniz.

Dava ve Tedbir Dilekçesi İskeleti

📘 Tam metin dilekçe örnekleri (dava, teminatsız tedbir, uygulama, itiraz, istinaf): Kanser İlacı İçin SGK’ya Dava ve İhtiyati Tedbir Dilekçesi Örneği

… İŞ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR — KARŞI TARAF DİNLENMEKSİZİN
DAVACI: … (T.C. Kimlik No: …)
VEKİLİ: Av. …
DAVALI: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı — … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü
KONU: … etken maddeli … ilacının bedelinin davalı Kurumca karşılanması ve dava sonuçlanıncaya kadar ilacın Kurumca karşılanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR
1- Davacı, … tarihinde … tanısı almış olup hastalığı … evrededir (Ek-1: epikriz ve patoloji raporu).
2- SUT kapsamındaki … ve … tedavileri uygulanmış, … tarihli değerlendirmelerde yetersiz kaldığı tespit edilmiştir (Ek-2).
3- … tarihli genetik test sonucuna göre … saptanmış olup önerilen ilaç bu bulguya uygundur (Ek-3).
4- … Hastanesi … sağlık kurulunun … tarihli raporunda ilacın davacı için tıbben zorunlu ve hayati önemde olduğu, tedavinin gecikmesinin … sonucunu doğuracağı belirtilmiştir (Ek-4).
5- Davacı … tarihinde Kuruma başvurmuş, talebi … tarihli yazıyla reddedilmiştir (Ek-5; 7036 m.4).
6- İlaç faz çalışmalarını tamamlamış ve uluslararası tedavi kılavuzlarında yer almaktadır; faz verilerinin TİTCK ve üretici temsilcisinden celbi talep edilmektedir.

İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ
Tedavinin gecikmesi telafisi imkânsız sonuçlar doğuracağından (HMK m.389/1) ve davanın esası bakımından haklılık ekli resmî belgelerle yaklaşık olarak ispat edildiğinden (HMK m.390/3), karşı taraf dinlenmeksizin (HMK m.390/2), dava sonuçlanıncaya kadar … ilacının … doz ve … tedavi planı çerçevesinde davalı Kurumca karşılanmasına; talebin resmî belgelere dayanması ve davacının durumu gözetilerek teminat alınmamasına (HMK m.392/1) karar verilmesini talep ederiz.

DELİLLER: Sağlık kurulu raporu, epikrizler, patoloji ve genetik test sonuçları, önceki tedavilere ilişkin kayıtlar, Kurum başvurusu ve ret yazısı, ilaç faturaları, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: İhtiyati tedbir talebimizin kabulüne; Kurum işleminin iptaline; ilacın tedavi süresince davalı Kurumca karşılanmasına; davacı tarafından ödenen bedellerin yasal faiziyle iadesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. Tarih — Davacı Vekili Av. …

Bu iskelet, her dosyanın kendi tıbbi verileriyle doldurulması gereken genel bir çerçevedir. Genel tedbir talebi örneği için ihtiyati tedbir talebi dilekçesi sayfamıza bakabilirsiniz.

Yapılmaması gerekenler

  • Kısa ve gerekçesiz bir hekim raporuyla tedbir istemek.
  • Genetik test, evre ve önceki tedavilere ilişkin belgeleri dilekçeye eklememek.
  • Hastanın sağlık hizmeti aldığı statüyü (Emekli Sandığı mı, 5510 kapsamı mı) kontrol etmeden mahkeme seçmek.
  • Tedbir kararından sonra bir haftalık uygulama süresini kaçırmak.
  • Dava açılmadan alınan tedbirde iki haftalık dava süresini kaçırmak.
  • Tedavi planı değiştiği hâlde tedbirin kapsamını güncellememek.
  • Dava kaybedilirse doğabilecek geri ödeme riskini hiç konuşmadan talepte bulunmak.

Sıkça Sorulan Sorular

SGK kanser ilacımı ödemiyor; dava sonuçlanana kadar ilacı nasıl alabilirim?

Davayla birlikte ihtiyati tedbir istenebilir. Gecikme sebebiyle ciddi bir zarar doğacağından endişe edilmesi hâlinde mahkeme, dava süresince ilacın Kurumca karşılanmasına geçici olarak karar verebilir (HMK m.389/1). Talep eden, davanın esası bakımından haklılığını yaklaşık olarak ispat etmelidir (m.390/3).

Tedbir talebi için hangi belgeler gerekir?

Ayrıntılı sağlık kurulu raporu, epikrizler, patoloji ve genetik test sonuçları, önceki tedavilere ilişkin kayıtlar, Kuruma başvuru ve ret yazısı ile ilacın bilimsel kabulünü gösteren belgeler. Belgeler Yargıtay’ın ilaç bedeli davalarında aradığı dört ölçüte cevap verecek şekilde düzenlenmelidir.

Sağlık kurulu raporu kaç hekimden oluşur?

19.05.2026 tarihli Sağlık Raporları Yönetmeliğinin 4. maddesine göre sağlık kurulu raporu üç veya daha fazla uzman hekim tarafından düzenlenir. Üç hekimli kurulda her hekimin kişiyi ayrıca muayene etmesi gerekir (m.10).

Özel hastaneden alınan rapor yeterli mi?

Özel sağlık kuruluşları Bakanlıkça izin verilmedikçe durum bildirir sağlık kurulu raporu düzenleyemez (Yönetmelik m.54/2). Ayrıca ilacın SUT’taki ödeme koşulu belirli bir rapor türü gerektirebilir. Bu nedenle tercihen üniversite veya eğitim ve araştırma hastanesinden alınan kurul raporu daha güçlüdür.

Tedbir için teminat yatırmak zorunda mıyım?

Kural olarak evet (HMK m.392/1). Ancak talep resmî belgeye veya başkaca kesin bir delile dayanıyorsa ya da durum ve koşullar gerektiriyorsa mahkeme gerekçesini göstererek teminat almayabilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin ise teminat göstermesi gerekmez (HMK m.392/1). Teminat yatırılmadan tedbir kararı uygulanamaz.

Adli yardım teminatı karşılar mı?

Evet. HMK m.392/1’e göre adli yardımdan yararlanan kimsenin ihtiyati tedbir için teminat göstermesi gerekmez. Adli yardım ayrıca yargılama ve takip giderlerinden geçici muafiyet sağlar (HMK m.335/1). Adli yardım talebinin reddi ihtimaline karşı teminatsız tedbir talebi de ayrıca gerekçelendirilmelidir.

Tedbir kararı çıktıktan sonra ne yapmalıyım?

Kararın verildiği tarihten itibaren bir hafta içinde uygulanmasını istemelisiniz; aksi hâlde karar kendiliğinden kalkar (HMK m.393). Dava açılmadan tedbir alındıysa uygulama talebinden itibaren iki hafta içinde esas dava açılmalıdır (m.397/1).

SGK tedbire itiraz ederse ilaç kesilir mi?

Kurum, tedbirin uygulanmasından veya uygulama tutanağının tebliğinden itibaren bir hafta içinde itiraz edebilir (HMK m.394). İtiraz üzerine verilen karara karşı kanun yoluna başvurulması tedbirin uygulanmasını durdurmaz (m.394/5).

Tedbir talebim reddedildi; ne yapabilirim?

Ret kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; başvuru öncelikle incelenir ve bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir (HMK m.391/3, m.362/1-f). Yeni bir kurul raporu veya genetik test gibi değişen koşullarla aynı mahkemeden yeniden tedbir istenmesi de mümkündür.

Mahkeme “tedbir davanın esasını çözer” diyerek reddetti; bu doğru mu?

Bu, uygulamada sık görülen bir ret gerekçesidir. Karşı argüman, tedbirin dava süresince geçici bir düzenleme olduğu ve esas hakkındaki karar ile bedellerin akıbetinin hükümle belirleneceğidir (HMK m.397/2). Bazı mahkemeler bedelin ileride gerektiğinde sorumlusundan alınmak üzere karşılanması formülüyle tedbir vermiştir.

Dava kaybedilirse tedbirle ödenen ilaç bedelini geri öder miyim?

Risk vardır. HMK m.399 haksız çıkan tedbir nedeniyle uğranılan zararın tazminini düzenler ve bazı tedbir kararlarında bedelin “ileride gerektiğinde sorumlusundan alınmak üzere” karşılandığı yazılmaktadır. Ancak bu konuda yerleşik ve kamuya açık bir Yargıtay içtihadı tespit edemedik; risk dosya bazında değerlendirilmelidir.

Hasta vefat ederse tedbirle ödenen bedeller mirasçılara mı geçer?

Mirasçıların sorumluluğu genel miras hükümlerine tabidir. Mirasçılar mirası, ölümü öğrenmelerinden itibaren üç ay içinde reddedebilir (TMK m.605–606). Bu konudaki karar, terekenin durumu ve devam eden dava birlikte değerlendirilerek verilmelidir.

Emekli Sandığı emeklisiyim; tedbiri nereden isteyeceğim?

5754 sayılı Kanundan önce Emekli Sandığı kapsamında olanlar bakımından idari yargı görevlidir (AYM, 2010/65 E., 2011/169 K.; Uyuşmazlık Mahkemesi, 2026/77 E., 2026/121 K.). İdari yargıda geçici koruma aracı yürütmenin durdurulmasıdır (İYUK m.27).

Kuruma başvurmadan tedbir isteyebilir miyim?

Dava açılmadan önce Kuruma başvuru zorunludur (7036 m.4); Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu şartı tamamlanabilir dava şartı saymıştır. Başvurusuz açılan davada tedbir talebinin nasıl değerlendirileceği mahkemenin takdirindedir; en güvenli yol başvuruyu ilk gün yapmaktır.

İlaç ruhsat dışı (endikasyon dışı) kullanılacaksa tedbir istenebilir mi?

İstenebilir; ancak önce Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun hasta bazında endikasyon dışı kullanım onayı gerekir. Onay, bedelin ödeneceği anlamına gelmez; tedbir talebinde onay belgesi yaklaşık ispatı destekleyen delillerden biridir.

Tedavi planım değişti; tedbir kararı yeni ilacı da kapsar mı?

Tedbir kararı yalnızca kararda gösterilen ilaç, doz ve tedavi planını kapsar. Koşullar değişirse tedbirin değiştirilmesi veya kapsamının güncellenmesi istenebilir (HMK m.396).

Anayasa Mahkemesine başvurabilir miyim?

Olağan kanun yolları tükendikten sonra bireysel başvuru yapılabilir. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun yaşamı veya maddi ve manevi bütünlüğü bakımından ciddi bir tehlike bulunduğu hâllerde tedbir kararı verebilir. Ancak bu olağanüstü bir yoldur; ilk derece aşamasındaki dosyanın güçlü kurulması önceliklidir.

Akıllı ilacımı SGK ödemiyor; ihtiyati tedbir isteyebilir miyim?

Evet. “Akıllı ilaç” bir kanun terimi değildir; hedefe yönelik kanser ilaçları ve immünoterapi ilaçları için de tedbir şartları aynıdır. Davayla birlikte, gecikme sebebiyle ciddi bir zarar doğacağından endişe edilmesi hâlinde ihtiyati tedbir istenebilir (HMK m.389/1); haklılık, Yargıtay’ın ilaç bedeli davalarında aradığı ölçütlere cevap veren sağlık kurulu raporu ve tıbbi belgelerle yaklaşık olarak ispat edilir (m.390/3).

Basında çıkan akıllı ilaç kararları benim dosyam için emsal olur mu?

Yol gösterir, ancak sonucu belirlemez. Tedbir ve dava kararları hastanın hastalığının türüne, evresine, önceki tedavilerine ve ilacın bilimsel verilerine göre verilir. Bu nedenle kendi dosyanızda sağlık kurulu raporunun Yargıtay’ın aradığı ölçütlere cevap verecek şekilde hazırlanması belirleyicidir.

İlgili Rehberler

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyada hastanın tıbbi verileri, sağlık hizmeti aldığı statü ve başvuru tarihindeki SUT hükümleri esas alınmalıdır. Son güncelleme: 12 Ekim 2026.

Post by Av. Fatma Öztürk