Kaçakçılık Davasında Gümrük İdaresinin Katılması, Malen Sorumlu ve Şirketin Konumu 2026: 5607 m.18, CMK m.237-243, Müsadere Usulünde Üçüncü Kişi (m.256-259), TCK m.60 Güvenlik Tedbirleri ve Kabahatler Kanunu m.43/A
19 Eylül 2026

Kaçakçılık Davasında Gümrük İdaresinin Katılması, Malen Sorumlu ve Şirketin Konumu 2026: 5607 m.18, CMK m.237-243, Müsadere Usulünde Üçüncü Kişi (m.256-259), TCK m.60 Güvenlik Tedbirleri ve Kabahatler Kanunu m.43/A

Kaçakçılık davasında sanık ile savcılık yan yana iki taraftan ibaret değildir. 5607 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca mahkeme iddianamenin bir örneğini ilgili gümrük idaresine gönderir ve başvurusu üzerine idare davaya katılan olarak kabul edilir; böylece dosyada savcılığın yanında ikinci bir talep sahibi doğar. Buna karşılık, hakkında dava açılmadığı hâlde hükmün sonuçlarına katlanacak olan kişiler de vardır: aracı suçta kullanılan nakliye şirketi, eşyası el konulan tedarikçi, finansal kiralama veren kuruluş. Ceza Muhakemesi Kanununun 2. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi bu kişileri malen sorumlu olarak tanımlar ve 237. maddesi mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanların ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabileceğini düzenler. Müsadere bakımından ise 257. madde daha da güçlü bir imkân tanır: müsadere veya iade olunacak eşya üzerinde hakkı olan kimseler duruşmaya çağrılır ve bu kişiler sanığın sahip olduğu hakları kullanabilirler. Şirket cephesinde ayrıca iki yaptırım gündemdedir: 5607 m.4/3 ile TCK m.60 kapsamındaki tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri ve Kabahatler Kanununun 43/A maddesi uyarınca kaçakçılık ile aklama suçlarının tüzel kişi yararına işlenmesi hâlinde verilecek idari para cezası. Bu rehber, dosyada kimin hangi sıfatla yer aldığını, hangi hakları kullanabileceğini ve şirketin kendini nasıl savunacağını mevzuat maddeleri, süreler ve dilekçe örneğiyle anlatır.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Şirketiniz sanık değil ama dosyadan etkileniyor mu?

Aracı, eşyası veya alacağı dosyaya giren şirketler için davaya katılma ve malen sorumlu sıfatının kurulması; müsadere duruşmasında üçüncü kişi haklarının kullanılması; TCK m.60 güvenlik tedbirlerine ve Kabahatler Kanunu m.43/A idari para cezasına karşı savunma; katılan gümrük idaresinin taleplerinin karşılanması süreçlerinde Hukukçular Evi uzman kadrosuyla hukuki destek sağlıyoruz. Telefon: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Kısa cevap

Gümrük idaresi, 5607 m.18 uyarınca başvurusu üzerine kaçakçılık davasına katılan olarak kabul edilir ve katılan sıfatıyla Cumhuriyet savcısına bağlı olmaksızın kanun yollarına başvurabilir (CMK m.242/1). Hakkında dava açılmayan ancak hükmün sonuçlarına katlanacak kişi malen sorumludur (CMK m.2/1-i) ve hüküm verilinceye kadar davaya katılabilir (CMK m.237/1). Müsadere veya iade olunacak eşya üzerinde hakkı olan kişiler duruşmaya çağrılır ve sanığın haklarını kullanır (CMK m.257/2); çağrıya uymamaları hükmü engellemez. Şirket bakımından ayrıca TCK m.60’taki güvenlik tedbirleri ve Kabahatler Kanunu m.43/A’daki idari para cezası gündeme gelir; 43/A’ya göre cezaya karar vermeye, o suçtan yargılama yapmakla görevli mahkeme yetkilidir.

Hükmün kanun yoluna taşınması, kesinlik sınırları ve istinaf dilekçesi için kaçakçılık ve aklamada istinaf, temyiz ve bireysel başvuru rehberimize bakılabilir.

Kaçakçılık Davasında Kim Kimdir?

Dosyanın ilk gününde yapılacak en yararlı iş, tarafların ve ilgililerin sıfatlarını doğru belirlemektir. Sıfat, hangi hakların kullanılabileceğini, hangi kararların tebliğ edileceğini ve kanun yoluna kimin başvurabileceğini belirler. Yanlış sıfatla yapılan başvuru usulden reddedilir ve çoğu zaman süre kaçar.

Dosyadaki sıfatlar ve sonuçları

SıfatKim?DayanakTemel yetki
SanıkHakkında kamu davası açılan kişiCMK m.2/1-bSavunma hakları, kanun yolları
Katılan gümrük idaresiİddianame örneği gönderilen ve başvurusu üzerine kabul edilen idare5607 m.18Talepte bulunma, delil isteme, kanun yolu
Malen sorumluHükmün kesinleşmesinden sonra maddi ve mali sorumluluk taşıyarak sonuçlarından etkilenecek kişiCMK m.2/1-iDavaya katılma (m.237/1), katılınca kanun yolu
Müsadereye konu eşya üzerinde hak sahibiAraç maliki, malın sahibi, rehin veya mülkiyeti muhafaza hakkı sahibiCMK m.257/2Duruşmaya çağrılır; sanığın haklarını kullanır
Tüzel kişi (şirket)Suçun faaliyeti çerçevesinde veya yararına işlendiği ileri sürülen şirket5607 m.4/3; TCK m.60; Kabahatler K. m.43/AGüvenlik tedbiri ve idari para cezasına karşı savunma
Suçtan zarar görenFiilden doğrudan zarar gören gerçek veya tüzel kişiCMK m.237/1Katılma ve kanun yolu
TanıkBilgisine başvurulan kişiCMK m.43 vd.Çekinme hakları; taraf değildir

Müşteki, katılan ve müdahil kavramlarının genel farkları müşteki, katılan ve müdahil rehberinde, katılma usulünün mağdur cephesindeki işleyişi ise davaya müdahil olmak yazısında ele alınmıştır. Bu rehber, aynı kurumların kaçakçılık ve aklama dosyalarındaki özel görünümüne odaklanır. Dosyanın bütünündeki savunma yol haritası için kaçakçılık, aklama ve hayali ihracat dosyalarında ceza savunması yazısına bakılabilir.

Gümrük İdaresi Davaya Nasıl Katılır?

5607 m.18 şöyledir: bu Kanunda tanımlanan suçlar dolayısıyla açılan davalarda mahkeme, iddianamenin bir örneğini ilgili gümrük idaresine de gönderir; başvurusu üzerine, ilgili gümrük idaresi açılan davaya katılan olarak kabul edilir. Hüküm iki aşamalıdır: mahkemenin bildirim yükümlülüğü ve idarenin başvurusu. İdare başvurmadıkça kendiliğinden katılan sayılmaz; buna karşılık başvurduğunda mahkemenin ayrıca suçtan doğrudan zarar görüp görmediğini tartışmasına gerek kalmaz, çünkü özel hüküm bu tartışmayı ortadan kaldırır.

Genel kural olarak bir tüzel kişinin kamu davasına katılabilmesi için ya suçtan doğrudan zarar görmüş olması ya da belirli bir tüzel kişinin o suçlardan açılan davalara katılmasını özel olarak düzenleyen bir hükmün bulunması gerekir. 5607 m.18, gümrük idaresi bakımından bu ikinci yolu açan özel hükümdür. Bu nedenle savunmanın, idarenin katılma talebine “doğrudan zarar görmedi” gerekçesiyle itiraz etmesi sonuç vermez; itiraz edilecek nokta, katılan sıfatının kapsamı ve taleplerin dayanağıdır.

Katılmanın usulü (CMK m.237-243)

KonuKuralMadde
Kimler katılabilir?Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlarCMK m.237/1
Ne zamana kadar?İlk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında, hüküm verilinceye kadarCMK m.237/1
Kanun yolunda katılmaKanun yolu muhakemesinde katılma isteğinde bulunulamaz; ilk derecede ileri sürülüp reddedilen veya karara bağlanmayan istekler, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenirCMK m.237/2
Nasıl katılınır?Kamu davasının açılmasından sonra mahkemeye dilekçe verilmesi veya sözlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesiCMK m.238/1
Karar usulüCumhuriyet savcısının, sanık ve varsa müdafiinin dinlenmesinden sonra katılma isteminin uygun olup olmadığına karar verilirCMK m.238/3
Kanun yoluKatılan, Cumhuriyet savcısına bağlı olmaksızın kanun yollarına başvurabilirCMK m.242/1
Bozma sonrasıKarar katılanın başvurusu üzerine bozulursa Cumhuriyet savcısı işi yeniden takip ederCMK m.242/2
Gümrük idaresine bildirimMahkeme iddianamenin bir örneğini ilgili gümrük idaresine gönderir5607 m.18

Katılma talebi hakkında karar verilmemesi bozma sebebidir

CMK m.238/3, katılma istemi hakkında karar verilmesini zorunlu tutar. Uygulamada katılma talebinin duruşmada karara bağlanmaması, katılan sıfatının hükümde gösterilmemesi veya gerekçeli kararın katılana tebliğ edilmemesi sık rastlanan usul eksiklikleridir ve kanun yolu incelemesinde bozmaya yol açar. Bu nedenle sanık müdafii de duruşma tutanağında katılma kararının bulunup bulunmadığını takip etmeli; aksi hâlde lehe sonuçlanan bir hüküm, usul eksikliği nedeniyle bozularak yargılama uzayabilir.

Katılan İdarenin Talepleri Karşısında Savunma

Katılan gümrük idaresi, dosyada çoğunlukla üç başlıkta talepte bulunur: eşyanın ve taşıtın müsaderesi, gümrüklenmiş değerin tespiti ve kamu alacağının korunması. Bunlara vekâlet ücreti ve yargılama giderleri eklenir. Savunma, bu taleplerin her birini ayrı ayrı karşılamalıdır; savcılık mütalaasına verilen cevap, idarenin beyanlarını kendiliğinden karşılamaz.

Katılan idarenin tipik talepleri ve karşılığı

TalepDayanağıSavunmanın cevabı
Eşyanın müsaderesiTCK m.54; 5607 m.13Eşyanın suç konusu olup olmadığı; iyiniyetli üçüncü kişi savunması
Taşıtın müsaderesi5607 m.13/1 (a), (b), (c) bentleriÜç koşuldan hiçbirinin gerçekleşmediğinin gösterilmesi; yük oranı hesabı
Gümrüklenmiş değerin yüksek tespiti5607 m.2, m.15CIF veya FOB kıymetin ve vergilerin belgelerle denetimi; bilirkişi itirazı
Kaim değere hükmedilmesi5607 m.15Eşyanın ele geçirilmiş ve tasfiye edilmiş olması hâlinde çifte yaptırım tartışması
Kamu alacağının korunması4458 sayılı Kanun ve 6183 sayılı Kanun hükümleriCeza dosyası ile idari tahakkukun ayrı hatlar olduğunun ortaya konması
Vekâlet ücreti ve yargılama gideriCMK m.324-330Beraat hâlinde giderin Hazineye yükletilmesi; kısmi beraatte oran

Gümrük idaresinin aynı olaydan doğan ek tahakkuk ve idari para cezası işlemleri ceza dosyasından bağımsız yürür; itiraz, uzlaşma ve iptal davası yolları gümrük ve vergi davaları rehberinde, uzlaşma usulü ise gümrük uzlaşması yazısında ele alınmıştır. İki hattın birbirine değen noktası şudur: ceza dosyasında kabul edilen bir olgu, idari dosyada aleyhe delil olarak kullanılabilir. Bu nedenle beyanlar iki dosya birlikte düşünülerek kurulmalıdır.

Malen Sorumlu Kimdir?

CMK m.2/1-i, malen sorumluyu şöyle tanımlar: yargılama konusu işin hükme bağlanması ve bunun kesinleşmesinden sonra, maddi ve mali sorumluluk taşıyarak hükmün sonuçlarından etkilenecek veya bunlara katlanacak kişi. Tanım, dosyada sanık olmadığı hâlde hükmün yükünü taşıyacak kişileri kapsar. Kaçakçılık dosyalarında bu sıfat en çok şu kişilerde ortaya çıkar.

Kaçakçılık dosyasında malen sorumlu olabilecek kişiler

Kim?Neden etkilenir?Hangi karar onu bağlar?
Aracın maliki nakliye şirketiAraç suçta kullanıldığı iddiasıyla el konulmuş veya alıkonulmuşturMüsadere veya iade kararı
Finansal kiralama veren kuruluşMülkiyet kiralayanda kalmaktadırMüsadere kararı; TCK m.54/1 iyiniyet değerlendirmesi
Eşyanın maliki tedarikçi veya alıcıMalı el konulmuş ya da tasfiye edilmiştirMüsadere veya iade; tasfiye bedelinin akıbeti
Depo veya antrepo işletmecisiEşya kendi tesisinde bulunmuşturEşyaya ilişkin kararlar ve idari sorumluluk
Şirket tüzel kişiliğiGüvenlik tedbiri ve idari para cezası muhatabıdırTCK m.60; Kabahatler K. m.43/A kararı
Mülkiyeti muhafaza kaydıyla satanMülkiyet hâlâ kendisindedirMüsadere kararı

Malen sorumlu, CMK m.237/1 uyarınca hüküm verilinceye kadar davaya katılabilir. Katılma gerçekleştiğinde, katılanın bütün yetkilerini kullanır: delil ileri sürer, tanık dinletir, mütalaaya karşı beyanda bulunur ve m.242/1 uyarınca Cumhuriyet savcısına bağlı olmaksızın kanun yoluna başvurur. Katılma talebi reddedilir veya karara bağlanmazsa, bu husus kanun yolu başvurusunda açıkça belirtildiği takdirde kanun yolu merciince incelenir (m.237/2).

Sanık olmamak, sessiz kalmayı gerektirmez

Uygulamada en sık görülen hata, hakkında dava açılmayan şirketin “bizim dosyamız değil” diyerek süreci izlememesidir. Oysa müsadere kararı doğrudan o şirketin malvarlığına yöneliktir ve hüküm kesinleştiğinde sonuç geri alınamaz. Şirketin yapması gereken, kovuşturmanın başında malen sorumlu sıfatıyla katılma talebinde bulunmak, aynı dilekçeyle müsadereye konu eşya üzerindeki hakkını bildirmek ve duruşmalara çağrılmasını istemektir.

Müsadere Usulünde Üçüncü Kişinin Konumu

Ceza Muhakemesi Kanunu müsadere için ayrı bir usul öngörür ve bu usul, malvarlığı üzerinde hakkı olan kişilere doğrudan söz hakkı tanır. Kamu davası açılmış olup da iade edilmesi gereken eşya veya malvarlığı değerleri ile ilgili olarak esasla birlikte bir karar verilmemişse, mahkemece re’sen veya ilgililerin istemi üzerine bunların iadesine karar verilir (m.256/2). Müsadere kararları duruşmalı olarak verilir (m.257/1). Asıl güçlü hüküm ikinci fıkradadır: müsadere veya iade olunacak eşya veya diğer malvarlığı değerleri üzerinde hakkı olan kimseler de duruşmaya çağrılır ve bu kişiler, sanığın sahip olduğu hakları kullanabilirler. Çağrıya uymamaları işlemin ertelenmesine neden olmaz ve hükmün verilmesini engellemez (m.257/3).

Müsadere usulünde üçüncü kişi hakları

KonuKuralMadde
Duruşmalı kararMüsadereye ilişkin kararlar duruşmalı olarak verilirCMK m.257/1
DavetEşya üzerinde hakkı olan kimseler duruşmaya çağrılırCMK m.257/2
HaklarBu kişiler sanığın sahip olduğu hakları kullanabilirCMK m.257/2
GelmemeÇağrıya uymamak işlemi ertelemez, hükmü engellemezCMK m.257/3
Kanun yolum.256’ya göre verilecek hükümlere karşı Cumhuriyet savcısı, katılan ve m.257’de belirlenen kişiler için istinaf yolu açıktırCMK m.258
Suç konusu olmayan eşyaSadece müsadereye tabi eşyanın müsaderesine sulh ceza hâkimi duruşma yapılmaksızın karar verir; bu karara ilgililer itiraz edebilirCMK m.259
İyiniyet korumasıİyiniyetli üçüncü kişilere ait eşya müsadere edilemezTCK m.54/1
Kazançta sonradan iktisapKazanç müsaderesinde eşyayı sonradan iktisap edenin Türk Medeni Kanununun iyiniyetin korunmasına ilişkin hükümlerinden yararlanamıyor olması gerekirTCK m.55/3

Bu hükümlerin pratik anlamı şudur: müsadere aşaması, şirket için ayrı bir duruşmadır ve orada sanığın bütün usul haklarını kullanabilir. Tanık dinletebilir, bilirkişi raporuna itiraz edebilir, belge sunabilir, son sözü isteyebilir. Şirketin duruşmaya çağrılmadan müsadere kararı verilmesi ise başlı başına bir usul aykırılığıdır ve istinaf sebebidir. Taşıt müsaderesinin 5607 m.13’teki özel koşulları ve tasfiye rejimi için kaçak eşya ve taşıt müsaderesi rehberine, iyiniyetli üçüncü kişi savunmasının ölçütleri için aracım başkasının dosyasında yazısına bakılabilir.

Müsadere duruşmasına çağrılmadıysanız hüküm sizi bağlar

Malen sorumlu ve eşya üzerinde hak sahibi şirketler için katılma talebi, müsadere duruşmasında hak kullanımı, iade ve tasfiye bedeli talepleri ile istinaf başvurularında Hukukçular Evi uzman kadrosuyla yanınızdayız. Telefon: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Tüzel Kişi Hakkında Güvenlik Tedbirleri

Türk hukukunda tüzel kişilere ceza verilemez; TCK m.20/2 bunu açıkça düzenler. Buna karşılık tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirlerine hükmolunabilir. 5607 m.4/3, bu Kanunda tanımlanan suçların tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde veya yararına olarak işlenmesi hâlinde ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunacağını söyler. Aklama suçunda karşılığı TCK m.282’nin ilgili fıkrasıdır.

Tedbirlerin içeriği TCK m.60’ta düzenlenmiştir: bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı olarak faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin iştirakiyle ve bu iznin verdiği yetkinin kötüye kullanılması suretiyle tüzel kişi yararına işlenen kasıtlı suçlarda iznin iptaline karar verilir; müsadere hükümleri de tüzel kişiler hakkında uygulanabilir. Hâkim, bu tedbirlerin işlenen fiile göre daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı kanaatine varırsa hükmetmeyebilir. Ayrıntıları tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri (TCK m.60) rehberinde ele alınmıştır.

Kıymetli maden, rafineri, döviz bürosu, akaryakıt ve tütün gibi izne bağlı sektörlerde bu hükmün sonucu ağırdır: izin iptali, şirketin faaliyetini fiilen sona erdirir. Savunma bu noktada üç başlığa odaklanır: suçun tüzel kişi yararına işlendiğinin gösterilip gösterilmediği; iznin verdiği yetkinin kötüye kullanılıp kullanılmadığı; ölçülülük, yani tedbirin işlenen fiile göre daha ağır sonuç doğurup doğurmayacağı. Faaliyet izni rejimlerinin kendi mevzuatındaki iptal sebepleri ise ayrıca değerlendirilir; kıymetli maden aracı kuruluşu ve yetkili müessese ile altın rafinerisi kurmak rehberlerinde bu şartlar gösterilmiştir.

Şirkete İdari Para Cezası: Kabahatler Kanunu m.43/A

Güvenlik tedbirlerinden ayrı ve ondan bağımsız bir yaptırım daha vardır. Kabahatler Kanununun 43/A maddesi, daha ağır idari para cezasını gerektiren bir kabahat oluşturmadığı hâllerde, bir özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcisi ya da organ veya temsilci olmamakla birlikte bu tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen bir kişi tarafından maddede sayılan suçların tüzel kişi yararına işlenmesi hâlinde, ayrıca bu tüzel kişiye idari para cezası verilmesini öngörür.

Kabahatler Kanunu m.43/A kapsamındaki suçlar

BentSuçNot
a-1Dolandırıcılık (TCK m.157, 158)Nitelikli hâller dâhil
a-2İhaleye fesat karıştırma (TCK m.235)
a-3Edimin ifasına fesat karıştırma (TCK m.236)
a-4Rüşvet (TCK m.252)
a-5Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (TCK m.282)Aklama dosyalarında doğrudan uygulanır
bBankacılık Kanunu m.160’taki zimmet
cKaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan kaçakçılık suçlarıKaçakçılık dosyalarında doğrudan uygulanır
çPetrol Piyasası Kanunu ek m.5’teki suçAkaryakıt dosyaları
dTerörle Mücadele Kanunu m.8’deki terörün finansmanı

Maddenin kendi metnindeki tutarlar on bin Türk lirasından iki milyon Türk lirasına kadar olarak belirlenmiştir; Kabahatler Kanununun genel hükümleri uyarınca bu sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırıldığından, güncel tutar için ilgili yılın yeniden değerleme oranına bakılmalıdır. Kararı vermeye yetkili merci ise ikinci fıkrada gösterilmiştir: birinci fıkrada sayılan suçlardan dolayı yargılama yapmakla görevli mahkeme. Yani idari para cezası ayrı bir idari işlemle değil, ceza davasını gören mahkemece hükmedilir.

Üç ayrı yaptırım aynı dosyada karşınıza çıkabilir

Bir kaçakçılık dosyasında şirket bakımından üç ayrı sonuç doğabilir: müsadere (eşya ve taşıt), tüzel kişiye özgü güvenlik tedbirleri (TCK m.60; izin iptali ve müsadere) ve Kabahatler Kanunu m.43/A uyarınca idari para cezası. Bunlar birbirinin yerine geçmez; ayrı ayrı hükmedilebilir. Savunmanın her biri için ayrı gerekçe kurması gerekir: müsaderede eşyanın niteliği ve iyiniyet, güvenlik tedbirinde iznin kötüye kullanılması ve ölçülülük, idari para cezasında ise suçun tüzel kişi yararına işlenip işlenmediği.

Yöneticinin Kişisel Sorumluluğu ile Şirketin Sorumluluğu Ayrıdır

Şirket faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda cezanın muhatabı, fiili gerçekleştiren gerçek kişidir. Kimin fail sayılacağı, unvandan değil fiilî durumdan çıkar: karar alma yetkisini kullanan, talimatı veren, belgeyi imzalayan veya işlemi bizzat yapan kişi sorumludur. Ticaret sicilinde müdür görünmek tek başına cezai sorumluluk doğurmaz; buna karşılık resmî sıfatı olmayan fiilî yönetici sorumlu tutulabilir. Ayrıntılar şirket suçlarında kim ceza alır yazısındadır.

Örgüt isnadı bulunan dosyalarda tablo daha da ağırlaşır: TCK m.220/5, örgüt yöneticilerinin örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılacağını düzenler. Bu isnadın unsurları ve savunması kaçakçılık ve aklamada örgüt iddiası rehberinde; şirketin yönetimine kayyım atanması riski ise şirkete kayyım atanması (CMK m.133) yazısında ele alınmıştır.

Aynı olayda muhataplar ve yaptırımlar

MuhatapYaptırımDayanak
Fiili gerçekleştiren gerçek kişiHapis ve adli para cezası5607 m.3; TCK m.282
Yönetici veya talimat verenFail veya azmettiren olarak cezaTCK m.37, 38; TCK m.220/5
Tüzel kişiGüvenlik tedbirleri (izin iptali, müsadere)5607 m.4/3; TCK m.60
Tüzel kişiİdari para cezasıKabahatler K. m.43/A
Eşya ve taşıtMüsadere ve tasfiye5607 m.13, m.16; TCK m.54-55
Şirketin yönetimiKayyımCMK m.133
Şirket hesapları ve paylarEl koymaCMK m.128

Kaçakçılıkta Suçtan Zarar Gören Kimdir?

Kaçakçılık suçlarında korunan hukuki değer, devletin ekonomik düzeni ve vergi gelirleridir. Bu nedenle klasik anlamda bireysel bir mağdurdan söz edilmez; suçtan doğrudan zarar gören, kamudur. Katılma hakkı bakımından bu tespitin iki sonucu vardır. Birincisi, gümrük idaresinin katılabilmesi genel kurala değil, 5607 m.18’deki özel hükme dayanır. İkincisi, kendisini piyasa koşulları nedeniyle zarar görmüş sayan rakip firmaların katılma talepleri, doğrudan zarar şartını karşılamadığı için kabul edilmez.

Buna karşılık bazı hâllerde gerçek bir zarar gören ortaya çıkar. Markası taklit edilen hak sahibi, bandrolü taklit edilen kurum ya da kendi eşyası izinsiz kullanılan kişi, fiilden doğrudan zarar gördüğünü gösterebilirse katılan olabilir. Burada ölçüt, zararın fiille doğrudan bağlantılı olmasıdır; dolaylı ve yansıma zararlar katılma hakkı vermez. Doğrudan ve yansıma zarar ayrımı yansıma zarar ile doğrudan zarar yazısında ele alınmıştır.

Katılma talebi kimden gelir, nasıl değerlendirilir?

Talep sahibiDayanağıSonuç
Gümrük idaresi5607 m.18 özel hükmüBaşvurusu üzerine katılan olarak kabul edilir
Malen sorumlu şirketCMK m.2/1-i, m.237/1Katılabilir; katılınca katılanın bütün yetkilerini kullanır
Eşya üzerinde hak sahibiCMK m.257/2Duruşmaya çağrılır; sanığın haklarını kullanır
Marka veya hak sahibiCMK m.237/1 (doğrudan zarar)Doğrudan zarar ortaya konursa katılabilir
Rakip firmaDoğrudan zarar bulunmadığından kabul edilmez
Diğer kamu kurumlarıÖzel hüküm varsaÖzel hüküm yoksa doğrudan zarar aranır

Malen Sorumlu Şirketin Davaya Katılma ve Müsadereye İtiraz Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki örnek, aracı ve eşyası dosyaya giren, ancak hakkında dava açılmayan bir nakliye şirketi için hazırlanmıştır. Olgular her dosyada değişir; örnek, taleplerin hangi maddeye dayandırılarak sıralanacağını göstermek içindir.

… ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE
(Görevli ise: … AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA)

Dosya No: … / …
Talep Eden: … Nakliyat Ltd. Şti. (malen sorumlu; … plakalı aracın maliki)
Vekili: Av. …
Konu: Müvekkil şirketin malen sorumlu sıfatıyla kamu davasına kabulü, müsadereye konu araç üzerindeki hakkı nedeniyle duruşmalara çağrılması ve aracın müsaderesi isteminin reddi ile iadesine karar verilmesi istemidir.

AÇIKLAMALAR

1. CMK m.2/1-i ve m.237/1 yönünden. Müvekkil şirket hakkında kamu davası açılmamıştır; ancak dosyada müsaderesi istenen … plakalı araç müvekkile aittir ve verilecek hükmün mali sonuçlarına müvekkil katlanacaktır. Kanun, malen sorumlu olanların ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar kamu davasına katılabileceğini düzenlemektedir. Müvekkilin bu sıfatla davaya kabulünü talep ederiz.

2. CMK m.257/2 yönünden. Müsadere veya iade olunacak eşya üzerinde hakkı olan kimselerin duruşmaya çağrılması ve bu kişilerin sanığın sahip olduğu hakları kullanabilmesi kanunun açık hükmüdür. Müvekkil şirket bugüne kadar duruşmalara çağrılmamış, araç hakkındaki talepler kendisine bildirilmemiştir. Bundan sonraki celselere çağrılmasını ve müsadere yönünden söz hakkı tanınmasını talep ederiz.

3. TCK m.54/1 yönünden. Araç, müvekkil şirketin ticari faaliyeti kapsamında … tarihli taşıma sözleşmesi uyarınca kullanılmıştır (Ek-1). Sürücü …, şirket çalışanı olup yük kabulünde alınan beyan ve belgeler eklidir (Ek-2). Müvekkilin taşınan eşyanın niteliğine ilişkin bilgisi bulunmamaktadır; şirket kayıtlarında ve araç takip sistemi verilerinde olağan dışı bir güzergâh veya duraklama yoktur (Ek-3). İyiniyetli üçüncü kişilere ait eşyanın müsadere edilemeyeceği kanunun açık hükmüdür.

4. 5607 sayılı Kanun m.13/1 yönünden. Taşıtın müsaderesi için aranan koşulların hiçbiri gerçekleşmemiştir. Arama tutanağında özel olarak hazırlanmış gizli bir tertibattan söz edilmemektedir. Araçta taşınan toplam … ton yük içinde suça konu eşyanın miktarı … kilogram olup yükün ağırlıklı bölümünü oluşturmamaktadır (Ek-4). Eşya, ülkeye girişi veya çıkışı yasak ya da toplum veya çevre sağlığı bakımından zararlı maddelerden de değildir.

5. Şirketin faaliyeti yönünden. Müvekkil, … yılından bu yana nakliyat alanında faaliyet gösteren, … çalışanı bulunan ve … tutarında yıllık cirosu olan bir işletmedir (Ek-5). Suçun müvekkil yararına işlendiğine ilişkin dosyada hiçbir tespit bulunmadığından, tüzel kişiye özgü güvenlik tedbirlerinin ve idari para cezasının koşulları da oluşmamıştır.

6. Aracın durumu yönünden. Araç … tarihinden bu yana açık alanda bekletilmekte ve değer kaybetmektedir. Muhafazasına gerek kalmadığından iadesi gerekir; aksi hâlde bakım ve gözetim tedbirleri alınmak kaydıyla müvekkile teslimi mümkündür.

HUKUKİ SEBEPLER

Anayasa m.35; TCK m.54, 55, 60; 5607 sayılı Kanun m.4, 13, 16, 18; CMK m.2, 131, 237, 238, 242, 256, 257, 258; Kabahatler Kanunu m.43/A ve ilgili mevzuat.

DELİLLER

Dosya kapsamı; taşıma sözleşmesi (Ek-1); yük kabul belgeleri (Ek-2); araç takip sistemi kayıtları (Ek-3); tartı fişi ve irsaliyeler (Ek-4); ticaret sicili, SGK ve ciro belgeleri (Ek-5); araç ruhsatı ve kasko poliçesi; tanık beyanları; bilirkişi incelemesi.

SONUÇ VE İSTEM

Açıklanan nedenlerle; müvekkil şirketin malen sorumlu sıfatıyla kamu davasına kabulüne, müsadereye konu araç üzerindeki hakkı nedeniyle duruşmalara çağrılmasına, aracın müsaderesi isteminin reddi ile müvekkile iadesine, iade kararı verilinceye kadar aracın muhafazası için gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini saygıyla talep ederiz. … / … / 2026

Talep Eden Vekili
Av. …

İddianame Tebliğ Edildiğinde İlk Hafta

Şirket cephesinde ilk hafta

SıraYapılacak işNeden önemli?
1İddianamede şirketin hangi sıfatla anıldığını belirleyinSanık, malen sorumlu, eşya sahibi veya hiçbiri: haklar buna göre değişir
2Müsaderesi istenen değerlerin listesini çıkarınHer biri için ayrı savunma ve ayrı hak sahibi olabilir
3Malen sorumlu sıfatıyla katılma dilekçesini verinKatılma yalnızca ilk derecede ve hüküm verilinceye kadar mümkündür
4Müsadere duruşmasına çağrılma talebini aynı dilekçede yazınCMK m.257/2 hakkının kullanılabilmesi için
5Gümrük idaresinin katılma talebini ve beyanlarını takip edinKatılan idare ayrı talep sahibidir; beyanları ayrıca karşılanmalıdır
6TCK m.60 ve Kabahatler K. m.43/A yönünden savunma hazırlayınBu yaptırımlar ceza davasını gören mahkemece hükmedilir
7Paralel gümrük ve vergi dosyalarını tek dosyada toplayınİki hattaki beyanların çelişmemesi için
8Duruşma tutanaklarında katılma kararının yazılıp yazılmadığını kontrol edinKarara bağlanmayan talep, kanun yolunda açıkça belirtilmelidir

Yargılama Gideri, Vekâlet Ücreti ve Beraatin Sonuçları

Katılan idarenin dosyada bulunmasının parasal bir yüzü de vardır. Mahkûmiyet hâlinde yargılama giderleri sanığa yükletilir ve katılan kendisini vekille temsil ettirmişse lehine vekâlet ücretine hükmedilir. Beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararında ise giderler kural olarak Devlete yükletilir. Kısmi beraatte giderin hangi orana göre paylaştırılacağı ayrıca gösterilmelidir; uygulamada bu hesabın yapılmaması sık rastlanan bir eksikliktir.

Gider ve ücret rejimi

HükümYargılama gideriVekâlet ücreti
MahkûmiyetSanığa yükletilirKatılan kendisini vekille temsil ettirmişse lehine hükmedilir
BeraatKural olarak Devlete yükletilirSanık kendisini müdafi ile temsil ettirmişse lehine hükmedilir
Kısmi beraatOranlanarak paylaştırılırBeraat edilen suç bakımından sanık lehine, mahkûmiyet bakımından katılan lehine
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıDenetim süresi sonuna göre değerlendirilirKatılan lehine hükmedilebilir
Düşme veya kamu davasının düşmesiSomut duruma göreKural olarak hükmedilmez
Müsadere yönünden ayrı hükümMüsadereye ilişkin talep reddedilirse ilgili lehine sonuç doğarEşya üzerinde hakkı olan kişi vekille temsil edilmişse talep edilmelidir

Müsadere yönünden verilen karar, esas hükümden ayrı sonuç doğurabilir. Sanık mahkûm olsa bile üçüncü kişiye ait eşyanın müsaderesi reddedilebilir; bu durumda o kişi bakımından talep reddedilmiş sayılır ve vekâlet ücreti istenebilir. Bu nedenle üçüncü kişi şirketin dilekçesinde ücret ve gider talebinin de açıkça yazılması gerekir.

Ceza Hükmünün Şirketin Diğer Dosyalarına Etkisi

Kaçakçılık hükmü, ceza dosyasıyla sınırlı kalmaz. İzne ve yetki belgesine bağlı sektörlerde mahkûmiyet, ayrı bir idari süreci tetikler; vergi ve gümrük tarafında ise aynı olgular farklı usullerle yeniden değerlendirilir. Şirketin savunmasını yalnızca ceza dosyası üzerinden kurması, bu hatların sessizce aleyhe ilerlemesine yol açar.

Hükmün yayılan sonuçları

AlanOlası sonuçNot
Yetki belgesi ve faaliyet izniİznin iptali veya yenilenmemesiTCK m.60 ve sektör mevzuatındaki iptal sebepleri ayrı ayrı işler
Gümrük işlemleriOnaylanmış kişi statüsü ve kolaylaştırmaların kaybıİdari süreç ceza dosyasından bağımsızdır
Vergi tarafıSahte belge iddiasıyla özel esaslara alınma, KDV iadesinde teminatVergi dosyasındaki savunma ayrıca kurulur
Kamu ihaleleriİhalelere katılımda engel veya yasaklamaKesinleşmiş mahkûmiyetin sonuçları ihale mevzuatında düzenlenir
Bankacılık ilişkileriKredi ve limit kısıtları, hesap kapatmaUyum politikalarından doğar; ceza kararına bağlı değildir
Aklama isnadı varsaMASAK ve uyum yükümlülükleri bakımından ayrı denetimCeza sonucu beklenmeden yürür
Şirket yönetimiKayyım riski ve ortaklık paylarına el koymaCMK m.133 ve m.128

Vergi ayağındaki sahte belge iddiasının ceza dosyasıyla ilişkisi için VUK m.359 vergi kaçakçılığı, MASAK sürecinin işleyişi için MASAK soruşturması nasıl işler rehberlerine bakılabilir. Şirket hesaplarına el konulması hâlinde işletmenin ayakta tutulması, maaş ve vergi ödemelerinin yönetimi ve kısmi çözülme talebi şirket hesabı bloke edildi yazısında ele alınmıştır.

Bağlantılı Dosyalar, Birleştirme ve Bekletici Sorun

Aynı olaydan doğan kaçakçılık, sahtecilik, vergi ve aklama dosyaları çoğu zaman farklı mahkemelerde görülür. CMK m.8-10, bağlantılı davaların birleştirilmesine imkân tanır; birleştirilen davalarda bu davaları gören mahkemenin tabi olduğu yargılama usulü uygulanır ve işin esasına girdikten sonra ayrılan davalara aynı mahkemede devam olunur. Birleştirme talebi, tedbirlerin ve delillerin tek elden değerlendirilmesini sağladığı için şirket lehine sonuç verebilir.

Vergi suçlarında ise ayrı bir usul şartı vardır: dava açılabilmesi için vergi idaresinin mütalaası aranır ve vergi mahkemesindeki uyuşmazlığın sonucu ceza yargılamasında değerlendirilir. Bu ilişkinin nasıl kurulacağı vergi suçlarında mütalaa şartı rehberinde anlatılmıştır. Ceza mahkemesinin vergi dosyasının sonucunu beklemesi zorunlu değildir; ancak çelişkili hüküm riskini önlemek için bekletici sorun yapılması talep edilebilir.

Paralel hatlar ve yönetimi

HatMerciSavunmanın işi
Kaçakçılık ceza davasıHSK’ca belirlenen asliye ceza; şartları varsa ağır cezaUnsurlar, müsadere ve etkin pişmanlık
Gümrük ek tahakkuk ve idari para cezasıGümrük idaresi; itiraz ve vergi mahkemesiKıymet, tarife ve menşe tartışması; uzlaşma imkânı
Vergi tarhiyatı ve cezaVergi dairesi; vergi mahkemesiSahte belge iddiası, özel esaslar, iade süreci
Aklama soruşturmasıCumhuriyet başsavcılığı; MASAK raporuÖncül suç ve gizleme işleminin gösterilip gösterilmediği
Tüzel kişi yaptırımlarıCeza davasını gören mahkemeTCK m.60 ve Kabahatler K. m.43/A savunması
İdari izin ve lisansİlgili kurum; idare mahkemesiİptal sebeplerinin oluşup oluşmadığı; yürütmenin durdurulması

Sık Yapılan Hatalar

Hata ve doğrusu

HataSonucuDoğrusu
Hakkında dava açılmadığı için süreci izlememekMüsadere kararı kesinleşir, mal kaybedilirMalen sorumlu sıfatıyla katılma talebi kovuşturmanın başında verilir
Katılma talebini kanun yolu aşamasında yapmakTalep reddedilirKatılma yalnızca ilk derecede, hüküm verilinceye kadar mümkündür (CMK m.237)
Katılma reddedildiğinde konuyu kapatmakKanun yolunda inceleme yapılmazReddedilen veya karara bağlanmayan talep, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmelidir
Gümrük idaresinin beyanlarını savcılık mütalaasıyla birlikte geçiştirmekİdarenin talepleri cevapsız kalırKatılan idarenin her talebi ayrı ayrı karşılanır
Müsadere duruşmasına çağrılmadan hüküm kurulmasına ses çıkarmamakUsul aykırılığı hükme işlerCMK m.257/2 ihlali istinaf sebebi olarak ileri sürülür
Tüzel kişi yaptırımlarını tek başlık sanmakSavunma eksik kalırMüsadere, TCK m.60 tedbirleri ve m.43/A cezası ayrı ayrı savunulur
Şirket adına beyanı yetkisiz kişiye verdirmekBeyan hükümsüz kalır veya aleyhe kullanılırTemsil yetkisi imza sirküleri ve vekâletname ile belgelenir
Ceza ve idari dosyalarda çelişen beyan vermekBir dosyadaki kabul diğerinde aleyhe delil olurBeyanlar iki hat birlikte düşünülerek kurulur

Sıkça Sorulan Sorular

Gümrük idaresi kaçakçılık davasına katılan olabilir mi?

Evet. 5607 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca mahkeme iddianamenin bir örneğini ilgili gümrük idaresine gönderir ve başvurusu üzerine idare davaya katılan olarak kabul edilir. Bu özel hüküm sayesinde idarenin ayrıca suçtan doğrudan zarar gördüğünü ispat etmesi gerekmez.

Katılan gümrük idaresi hükmü tek başına istinafa götürebilir mi?

Evet. CMK m.242/1 uyarınca katılan, Cumhuriyet savcısına bağlı olmaksızın kanun yollarına başvurabilir. Savcılık istinafa gitmese bile katılan idarenin başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller. Karar katılanın başvurusu üzerine bozulursa Cumhuriyet savcısı işi yeniden takip eder.

Malen sorumlu ne demek?

CMK m.2/1-i’ye göre, yargılama konusu işin hükme bağlanması ve kesinleşmesinden sonra maddi ve mali sorumluluk taşıyarak hükmün sonuçlarından etkilenecek veya bunlara katlanacak kişidir. Kaçakçılık dosyalarında tipik örnekleri aracın maliki nakliye şirketi, finansal kiralama veren kuruluş ve eşyanın maliki tedarikçidir.

Hakkımda dava açılmadı ama malım müsadere ediliyor. Ne yapabilirim?

CMK m.237/1 uyarınca malen sorumlu sıfatıyla hüküm verilinceye kadar davaya katılabilirsiniz. Ayrıca CMK m.257/2 gereği müsadere veya iade olunacak eşya üzerinde hakkı olan kişiler duruşmaya çağrılır ve sanığın sahip olduğu hakları kullanabilir. Katılma ve duruşmaya çağrılma talebinizi aynı dilekçeyle bildirmeniz gerekir.

Müsadere kararı duruşmasız verilebilir mi?

Kural olarak hayır. CMK m.257/1, müsadereye ilişkin kararların duruşmalı olarak verileceğini düzenler. İstisna m.259’dadır: suç konusu olmayıp sadece müsadereye tabi bulunan eşyanın müsaderesine sulh ceza hâkimi duruşma yapılmaksızın karar verir; bu karara karşı ilgililer itiraz edebilir.

Müsadere kararına karşı hangi kanun yolu açıktır?

CMK m.258 uyarınca m.256’ya göre verilecek hükümlere karşı Cumhuriyet savcısı, katılan ve m.257’de belirlenen kişiler, yani eşya üzerinde hakkı olanlar için istinaf yolu açıktır. Süre, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır.

Şirkete ceza verilebilir mi?

TCK m.20/2 uyarınca tüzel kişilere ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak güvenlik tedbirlerine hükmolunabilir: 5607 m.4/3, kaçakçılık suçlarının tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde veya yararına işlenmesi hâlinde bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunacağını düzenler. Tedbirlerin içeriği TCK m.60’ta gösterilmiştir.

Kabahatler Kanunu m.43/A kaçakçılıkta uygulanır mı?

Evet. Madde, Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan kaçakçılık suçlarını ve TCK m.282’deki aklama suçunu açıkça sayar. Suçun tüzel kişinin organ veya temsilcisi ya da faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen bir kişi tarafından tüzel kişi yararına işlenmesi hâlinde, ayrıca tüzel kişiye idari para cezası verilir.

43/A’daki idari para cezasına kim karar verir?

Maddenin ikinci fıkrasına göre, birinci fıkrada sayılan suçlardan dolayı yargılama yapmakla görevli mahkeme yetkilidir. Yani ceza davasını gören mahkeme, aynı dosyada tüzel kişiye idari para cezası verebilir; ayrı bir idari işlem ve ayrı bir dava söz konusu değildir.

Güvenlik tedbiri ile idari para cezası birlikte uygulanabilir mi?

Evet, bunlar farklı hukuki temellere dayanır ve birbirinin yerine geçmez. TCK m.60 kapsamındaki izin iptali ve müsadere ile Kabahatler Kanunu m.43/A kapsamındaki idari para cezası aynı dosyada ayrı ayrı hükmedilebilir; her biri için ayrı savunma kurulmalıdır.

Finansal kiralamaya konu araç müsadere edilebilir mi?

Mülkiyet kiralayanda olduğundan kiralayan kuruluş malen sorumlu ve eşya üzerinde hak sahibi konumundadır; duruşmaya çağrılmalı ve sanığın haklarını kullanabilmelidir. TCK m.54/1 iyiniyetli üçüncü kişilere ait eşyanın müsaderesini engeller; kiralayanın aracın suçta kullanılacağını bilmediğinin ortaya konması gerekir.

Kazanç müsaderesinde malı sonradan satın alan korunur mu?

TCK m.55/3’e göre kazanç müsaderesi kapsamına giren eşyanın müsadere edilebilmesi için, eşyayı sonradan iktisap eden kişinin Türk Medeni Kanununun iyiniyetin korunmasına ilişkin hükümlerinden yararlanamıyor olması gerekir. Yani iyiniyetle kazanan üçüncü kişi korunur; iyiniyetin varlığı somut belgelerle ortaya konmalıdır.

Şirket adına kim beyanda bulunur?

Tüzel kişi adına beyan, temsil yetkisi bulunan organ veya vekil tarafından yapılır. Yetki, imza sirküleri ve usulüne uygun vekâletname ile belgelenmelidir. Yetkisiz kişinin beyanı şirketi bağlamaz; buna karşılık aynı beyan, beyanda bulunan kişi bakımından aleyhe delil olarak değerlendirilebilir.

Katılma talebim karara bağlanmazsa ne olur?

CMK m.238/3 katılma istemi hakkında karar verilmesini zorunlu tutar. Karara bağlanmayan veya reddedilen katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse kanun yolu merciince incelenip karara bağlanır (CMK m.237/2). Bu nedenle başvuru dilekçesinde bu husus mutlaka yazılmalıdır.

Dosyanız için değerlendirme

Katılma yalnızca ilk derecede ve hüküm verilinceye kadar mümkündür. İddianameyi ve dosyanızı birlikte inceleyelim. Telefon: 0554 648 37 15

İletişime Geçin

Bu içerik Ceza Hukuku alanındadır.

Ceza Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk