İdarenin rücu hakkı, kamu görevlisinin görevi sırasındaki kusuru nedeniyle vatandaşa tazminat ödeyen idarenin, ödediği tutarı kusurlu görevliden geri istemesidir. Zarar gören görevliye değil idareye dava açar; idarenin görevliye rücu hakkı saklıdır (Anayasa m.40, 129/5; 657 s. K. m.13). Rücu için idarenin tazminatı fiilen ödemiş olması ve görevlinin kusurunun ispatlanması gerekir; görevli ancak kendi kusuru oranında sorumlu tutulur. Dava adli yargıda, asliye hukuk mahkemesinde açılır. Hâkimler, savcılar ve kamu sağlık meslek mensupları için kanunda daha dar şartlar ve bir yıllık özel süreler öngörülmüştür.
Bu rehber, idarenin ödediği tazminatı personelinden geri isteme yolunu iki taraf açısından anlatır: anayasal ve kanuni dayanak, rücunun şartları ve kusur oranı, hâkim, savcı, kayyım ve sağlık personeli için özel rücu rejimleri, rücu ile kamu zararı arasındaki fark, görevli mahkeme ve zamanaşımı, asıl davanın ihbarının etkisi, memurun savunma imkânları ve rücu davasına cevap dilekçesi örneği. Vatandaşın idareye karşı açacağı tazminat davası için idarenin hizmet kusuru ve kamu hastanesinde tıbbi hata ve tam yargı davası rehberlerimize bakabilirsiniz.
Kurumunuz ödediği tazminatı sizden mi istiyor?
Rücu talebinde süre, kusur oranı ve asıl davanın size ihbar edilip edilmediği sonucu doğrudan belirler. Dosyanızı birlikte inceleyelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
Rücu Hakkının Anayasal ve Kanuni Dayanağı
Anayasa, kişinin resmî görevliler tarafından yapılan haksız işlemler sonucu uğradığı zararın kanuna göre Devletçe tazmin edileceğini ve Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkının saklı olduğunu belirtir (Anayasa m.40/3). Aynı ilke kamu görevlileri bakımından ayrıca düzenlenmiştir: memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir (Anayasa m.129/5).
657 sayılı Kanunun 13. maddesi bu sistemi kanun düzeyinde kurar: kişiler kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açarlar; kurumun genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakkı saklıdır. Aynı madde, işkence ya da zalimane, gayri insani veya haysiyet kırıcı muamele suçları nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince verilen kararlar sonucunda Devletçe ödenen tazminatlar için de sorumlu personele rücu edileceğini öngörür (657 s. K. m.13/2).
Sistem iki aşamalıdır. İlk aşamada zarar gören vatandaş idareye karşı dava açar ve tazminatı idareden alır; görevli bu davada davalı değildir. İkinci aşamada, tazminatı ödeyen idare kusurlu görevliye karşı ayrı bir dava açar. Bu ikinci dava rücu davasıdır ve bu rehberin konusudur.
İki aşamalı sorumluluk sistemi
| Aşama | Davacı ve davalı | Yargı yeri | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Tazminat davası | Zarar gören vatandaş / idare | İdare mahkemesi (tam yargı davası); idareye önceden başvuru gerekebilir | İYUK m.2/1-b, 13 |
| Rücu davası | Tazminatı ödeyen idare / kusurlu görevli | Adli yargı, asliye hukuk mahkemesi | 657 s. K. m.13 (genel hükümler) |
| Görevle ilgisi olmayan kişisel eylem | Zarar gören / görevlinin kendisi | Adli yargı | TBK m.49 |
Son satırdaki ayrım önemlidir. Anayasa m.129/5 görevlinin “yetkilerini kullanırken” işlediği kusurları kapsar. Görevle hiçbir bağlantısı bulunmayan, örneğin mesai dışında ve kamu gücü kullanılmaksızın yapılan bir saldırıda görevli doğrudan kendisi sorumludur; burada rücu söz konusu olmaz, zarar gören doğrudan görevliye dava açar.
Rücunun Şartları
İdarenin tazminatı fiilen ödemiş olması
Bütün rücu hükümlerinde kanun “ödediği tazminat” ifadesini kullanır (Anayasa m.40/3; 657 s. K. m.13; HMK m.46/3; CMK m.141/4). Rücu hakkı ödemeyle doğar. Henüz ödenmemiş veya dava aşamasındaki bir tazminat için görevliye rücu davası açılamaz. Ödemenin bir mahkeme kararına mı, yoksa idarenin kendi takdiriyle yaptığı bir uzlaşmaya mı dayandığı da önemlidir; görevlinin kusuru ve tazminatın miktarı rücu davasında ayrıca değerlendirilir.
Görevlinin kusuru
İdare, vatandaşa karşı hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri nedeniyle tazminat ödemiş olabilir. Ancak görevliye dönebilmek için zararda görevlinin kişisel kusurunu göstermek zorundadır. 657 m.13 rücu hakkını “genel hükümlere” bağladığından, kusurlu ve hukuka aykırı fiil (TBK m.49) ile zararın ve kusurun ispatı (TBK m.50) kuralları uygulanır. İspat yükü, iddia edilen vakıadan kendi lehine hak çıkaran davacı idaresindedir (HMK m.190). Hizmetin yapısal aksaklığından, kadro ve ekipman eksikliğinden, mevzuat boşluğundan veya yönetim organizasyonundan doğan zararların faturası görevliye kesilemez. İspat yükünün genel kuralları için ispat yükü ve kusur karineleri rehberimize bakabilirsiniz.
İlliyet bağı
Görevlinin kusurlu davranışı ile idarenin ödediği tazminatın konusu olan zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. Zarar başka görevlilerin, idarenin kendi organizasyonunun veya üçüncü kişilerin davranışıyla birlikte doğmuşsa, her birinin katkısı ayrı ayrı değerlendirilir.
Kusur oranı ve indirim
Rücu bir ceza değil, kusur kadar iadedir. Hâkim tazminatın kapsamını belirlerken özellikle kusurun ağırlığını dikkate alır (TBK m.51). Zararın doğmasında veya artmasında idarenin kendi kusuru etkili olmuşsa, örneğin yetersiz personel, eğitim verilmemesi veya denetim eksikliği varsa tazminat indirilebilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan kişi, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim tazminatı ayrıca indirebilir (TBK m.52).
Kusur oranını etkileyen başlıca durumlar
| Durum | Rücu tutarına etkisi | İspat aracı |
|---|---|---|
| İdarenin organizasyon eksikliği (kadro, ekipman, eğitim) | İdarenin kendi payı düşülür | Kadro cetvelleri, nöbet listeleri, talep ve şikâyet yazıları |
| Birden fazla görevlinin katkısı, kurul kararı | Her görevli yalnızca kendi katkısı oranında sorumlu tutulur | Kurul tutanakları, imza zinciri, görev dağılım belgeleri |
| Amirin yazılı emri | Sorumluluk emri verene geçer; suç teşkil eden emirde geçmez | Yazılı emir ve itiraz yazısı (657 s. K. m.11) |
| Kusurun derecesi (kast, ağır ihmal, hafif ihmal) | Oran takdirinde ve hakkaniyet indiriminde belirleyicidir | İnceleme ve soruşturma raporları, bilirkişi raporu |
| Görevlinin ekonomik durumu | Hafif kusurda yoksulluğa düşme ihtimali indirim sebebidir | Maaş bordrosu, borç ve aile durumu belgeleri |
Rücu talebine karşı savunmanızı birlikte kuralım
Kusur oranı, yazılı emir ve organizasyon eksikliği belgeleri rücu tutarını doğrudan düşürebilir. Belgelerinizi birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
Hâkim, Savcı, Kayyım ve Sağlık Personeli İçin Özel Rücu Kuralları
Genel kural 657 m.13’teki rücudur. Bazı görevliler için ise kanun koyucu rücuyu daha dar şartlara ve kısa sürelere bağlamıştır. Bu görevlilere yöneltilen rücu taleplerinde önce özel hükmün şartlarının oluşup oluşmadığına bakılır.
Özel rücu rejimleri
| Görevli | Rücunun şartı | Süre veya karar mercii | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Hâkim (yargılama faaliyeti) | Kayırma, menfaat, açık ve kesin kanun hükmüne aykırılık, tutanakta olmayan sebebe dayanma, tutanağın tahrifi veya hakkın yerine getirilmesinden kaçınma | Devlet, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde rücu eder | HMK m.46 |
| Hâkim ve Cumhuriyet savcısı (koruma tedbirleri) | Görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanma | Bir yıl içinde | CMK m.141/4 |
| Soruşturmada atanan kayyım | Görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanma | Bir yıl içinde | CMK m.133/5 |
| İftira eden veya yalan tanıklık yapan kişi | Gözaltı veya tutuklamanın iftira ya da yalan tanıklığa dayanması | Devlet bu kişilere de rücu eder | CMK m.143/3 |
| Kamu kurumlarında ve Devlet üniversitelerinde sağlık meslek mensubu | Rücu edilip edilmeyeceğine ve miktarına, görevi kötüye kullanıp kullanmadığı ve kusur durumu gözetilerek Mesleki Sorumluluk Kurulu karar verir | Kurul bir yıl içinde karar verir; Devlet üniversitesi personeli için üniversite altı ay içinde nihai karar verir | 3359 s. K. ek m.18 |
| İşkence veya kötü muamele nedeniyle AİHM kararıyla ödenen tazminat | Genel hükümlere göre kusur | Genel süreler | 657 s. K. m.13/2 |
Sağlık meslek mensupları: Mesleki Sorumluluk Kurulu ve sigorta
3359 sayılı Kanunun ek 18. maddesi, kamu kurum ve kuruluşları ile Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim, diş hekimi ve diğer sağlık meslek mensuplarının muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamaları nedeniyle idarenin ödediği tazminatta rücu kararını idareden alıp Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Mesleki Sorumluluk Kuruluna vermiştir. Kurul, ilgilinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanıp kullanmadığını ve kusur durumunu gözeterek bir yıl içinde karar verir. 7496 sayılı Kanunla eklenen fıkraya göre idare, kesinleşen mahkeme kararında hüküm altına alınan tazminatı ödedikten sonra, zorunlu mesleki mali sorumluluk sigortası bulunan sağlık meslek mensubunun yerine geçer; vekâlet ücreti ve yargılama masrafları dahil tazminat, sağlık meslek mensubunun kusuru oranında ve sigorta teminatı dahilinde sigorta şirketinden talep edilir. Soruşturma iznine ilişkin Kurul kararlarına karşı ise Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir (ek m.18/1). Hekim açısından bu sürecin bütün aşamaları için hekim savunma rehberi, hastanın açacağı dava için malpraktis davası sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Rücu, Kamu Zararı ve İdareye Doğrudan Verilen Zarar
Uygulamada üç ayrı mekanizma sıkça birbirine karıştırılır. Görevliye yöneltilen talebin hangi mekanizmaya dayandığı, savunmanın kurulacağı zemini ve başvurulacak yolu belirler.
Üç mekanizmanın karşılaştırması
| Mekanizma | Konusu | Nasıl işler | Dayanak |
|---|---|---|---|
| İdareye doğrudan verilen zarar | Görevlinin kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliğiyle idarenin malına verilen zarar | Zarar rayiç bedel üzerinden ödettirilir; genel hükümler uygulanır. Fiil tarihinde en alt derecenin birinci kademesindeki memurun brüt aylığının yarısını geçmeyen zararlar, kabul edilirse disiplin amiri veya kurulu kararıyla ödenir | 657 s. K. m.12 |
| Üçüncü kişiye ödenen tazminatın rücusu | İdarenin vatandaşa ödediği tazminat | İdare görevliye karşı adli yargıda rücu davası açar | 657 s. K. m.13 |
| Kamu zararı | Mevzuata aykırı karar, işlem veya eylem sonucu kamu kaynağında artışa engel olunması veya eksilme (fazla ödeme, yersiz ödeme, rayiçten yüksek alım gibi) | Kontrol, denetim veya yargılama sonucu tespit edilen zarar, zararın oluştuğu tarihten itibaren faiziyle ilgililerden tahsil edilir; usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir | 5018 s. K. m.71 |
Örneğin bir ihalede mevzuata aykırı fazla ödeme yapılması kamu zararıdır ve 5018 m.71’e göre takip edilir. Bir belediye görevlisinin kapağı açık bıraktığı rögara düşen vatandaşa ödenen tazminat ise üçüncü kişiye ödenen tazminattır ve 657 m.13’teki rücuya konu olur. Görevliye gelen yazıda hangi hükme dayanıldığı ilk okumada kontrol edilmelidir.
Görevli Mahkeme, Usul ve Zamanaşımı
Görev ve yetki
657 m.13 rücu hakkını genel hükümlere bağladığından, idarenin memura karşı rücu davası adli yargıda, asliye hukuk mahkemesinde görülür. Burada uyuşmazlık artık bir idari işlemin denetimi değil, bir alacak ve tazminat ilişkisidir. Genel yetkili mahkeme, davalı görevlinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6). Yargılamanın aşamaları ve süresi için tazminat davası nasıl açılır ve ne kadar sürer rehberimize bakabilirsiniz.
İşçi statüsünde çalışan kamu personeli bakımından durum farklıdır. İş mahkemeleri, işçi ile işveren arasında iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlığına bakar (7036 s. K. m.5/1-a). Kanuna veya iş sözleşmesine dayanan işveren alacağı ve tazminatı davalarında arabulucuya başvurulmuş olması da dava şartıdır (7036 s. K. m.3/1). Bu nedenle kamu işçisine yöneltilen rücu talebinde görevli mahkeme ve dava şartı ayrıca değerlendirilmelidir.
Zamanaşımı
Türk Borçlar Kanunu rücu istemi için ayrı bir zamanaşımı hükmü öngörür: rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar (TBK m.73). İdarenin görevliye rücusunda hangi sürenin uygulanacağı somut olaya göre tartışılabilir; ancak bütün ihtimallerde ölçüt idarenin ödeme tarihidir. İdare iki yıllık süreyi esas alarak hareket etmeli, görevli ise süre geçmişse zamanaşımı def’ini cevap dilekçesinde ilk itiraz olarak ileri sürmelidir. Zamanaşımına ilişkin genel ilkeler için tazminat davalarında zamanaşımı rehberimize bakabilirsiniz.
Rücuda süreler
| Süre | Kime karşı | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| İki yıl / on yıl | Genel olarak kamu görevlisi | Tazminatın tamamının ödenmesi ve sorumlunun öğrenilmesi / ödeme | TBK m.73 |
| Bir yıl | Hâkim (yargılama faaliyeti) | Ödeme tarihi | HMK m.46/3 |
| Bir yıl | Hâkim ve savcı (koruma tedbirleri), kayyım | Ödeme | CMK m.141/4, 133/5 |
| Bir yıl (Kurul kararı) | Kamu sağlık meslek mensubu | Kurulun karar süresi | 3359 s. K. ek m.18 |
| Altı ay (nihai karar) | Devlet üniversitesindeki sağlık meslek mensubu | Kurul kararından sonra üniversitenin nihai kararı | 3359 s. K. ek m.18 |
Asıl davanın görevliye ihbarı
Asıl tazminat davasında idare, davayı kaybettiği takdirde görevliye rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı görevliye ihbar edebilir (HMK m.61). İdari yargıda da davanın ihbarı ve üçüncü kişilerin davaya katılması konusunda HMK hükümleri uygulanır (İYUK m.31). Dava kendisine ihbar edilen görevli, idare yanında davaya katılabilir (HMK m.63, 66).
İhbarın sonucu rücu davasında doğrudan hissedilir. Fer’i müdahilin, tarafla rücu ilişkisinde asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiası dinlenmez; ihbar edilen davada verilen hükmün etkisi bakımından da bu kural kıyasen uygulanır (HMK m.64, 69/2). Görevli ancak zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katıldığını, idarenin kendisinin iddia ve savunma imkânlarını kullanmasını engellediğini veya idarenin ağır kusuru nedeniyle bazı savunmaların kullanılamadığını ileri sürebilir. Asıl dava görevliye hiç ihbar edilmemişse, görevli rücu davasında idarenin asıl davayı hatalı yürüttüğünü ve tazminatın gereğinden fazla ödendiğini tartışabilir. Bu nedenle görevliye ihbar yazısı geldiğinde davaya katılıp katılmama kararı dikkatle verilmelidir.
Memurun Savunma İmkânları
- Kusursuzluk. Görevin mevzuata ve hizmetin gereklerine uygun yürütüldüğünü gösteren işlem dosyası, tutanaklar, yazışmalar ve olay günündeki koşullar savunmanın omurgasıdır. İspat yükü idarededir (HMK m.190).
- Yazılı emir. Memur, amirinden aldığı emri Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya yönetmeliğe aykırı görürse yerine getirmez ve aykırılığı emri verene bildirir; amir emrinde ısrar eder ve emrini yazıyla yenilerse memur emri yerine getirir, sorumluluk emri verene aittir (657 s. K. m.11; Anayasa m.137). Konusu suç teşkil eden emir hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren sorumluluktan kurtulamaz.
- Organizasyon eksikliği. Kadro yetersizliği, ekipman eksikliği, eğitim verilmemesi ve aşırı iş yükü belgelenirse, zararın doğmasında idarenin kendi payı bulunduğu gösterilir ve tazminat indirilir (TBK m.52/1).
- Kusur oranı. Birden fazla görevlinin veya bir kurulun katkısıyla doğan zararda görevli, yalnızca kendi kusuru oranında sorumlu tutulmalıdır. Toplu ve oranlandırılmamış rücu talepleri bilirkişi incelemesiyle ayrıştırılmalıdır.
- Zamanaşımı ve ödemenin dayanağı. İdarenin ödeme tarihi, ödemenin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanıp dayanmadığı ve ödenen tutarın kalemleri ilk aşamada istenmelidir.
- İhbarın yapılmamış olması. Asıl dava ihbar edilmemişse, asıl davadaki kusur ve tazminat tespitlerine itiraz edilebilir (HMK m.69/2 karşıt anlamı).
- Hakkaniyet indirimi. Hafif kusur ve tazminatın ödenmesi hâlinde yoksulluğa düşme ihtimali bulunuyorsa indirim istenir (TBK m.52/2).
- Özel rejim itirazı. Hâkim, savcı, kayyım veya sağlık meslek mensubu iseniz, özel hükümdeki şartların (görevi kötüye kullanma, Kurul kararı, bir yıllık süre) gerçekleşip gerçekleşmediği öncelikle denetlenmelidir.
Disiplin, ceza ve rücu dosyalarının ilişkisi
Aynı olay disiplin soruşturması, ceza soruşturması ve rücu davası doğurabilir. Bu dosyalar birbirinden bağımsızdır. Hukuk hâkimi, zarar verenin kusurunun olup olmadığı hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle ve ceza hâkiminin verdiği beraat kararıyla bağlı değildir; ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz (TBK m.74). Bu nedenle disiplin cezası almamış veya beraat etmiş olmak rücuyu kendiliğinden düşürmez; ancak ceza dosyasındaki bilirkişi raporları ve tespitler rücu davasında önemli bir delil değeri taşır. Memurlar hakkında görev suçlarından ceza soruşturması kural olarak 4483 sayılı Kanuna göre izne bağlıdır (Anayasa m.129/6). Her dosyada verilen ifade diğerinde de okunacağından savunmaların tutarlı yürütülmesi gerekir. Memurun disiplin ve ceza süreçlerine ilişkin örnek bir değerlendirme için memur, öğretmen ve polis hakkında soruşturma rehberimize bakabilirsiniz. Ceza dosyasının beklenmesi konusunda bekletici mesele rehberimize bakabilirsiniz.
İdare Açısından Rücu Dosyası
Rücu, kamu kaynağını korumaya yönelik bir mekanizmadır. Rücu şartları varken hareketsiz kalmak da, kusursuz personele gerekçesiz rücu etmek de idare için sorun yaratır. Sağlıklı bir rücu süreci için şu adımlar izlenmelidir:
- Tazminat davası açıldığında, kusuru bulunduğu düşünülen görevliye davayı ihbar edin (HMK m.61; İYUK m.31). Bu, sonraki rücu davasında asıl kararın tartışılmasını büyük ölçüde önler.
- Ödeme yapıldığı gün rücu değerlendirme dosyası açın; ödeme tarihini ve ödenen kalemleri (asıl alacak, faiz, yargılama gideri, vekâlet ücreti) ayrı ayrı kaydedin.
- Sorumlu görevlileri ve her birinin katkısını belirleyen bir inceleme yaptırın; toplu rücu taleplerinden kaçının.
- İdarenin kendi organizasyon payını dürüstçe hesaba katın; bu pay mahkemede zaten düşülecektir.
- Özel rejime tabi görevliler bakımından ilgili kanundaki şartları ve süreyi kontrol edin; sağlık personelinde dosyayı Mesleki Sorumluluk Kuruluna iletin.
- Süreyi ödeme tarihinden itibaren takip edin ve rücu davasını gecikmeden açın.
Sık Yapılan Hatalar
- Memur tarafında “devlet öder, biter” yanılgısı. Tazminatı idare öder; ancak kusur varsa rücu yoluyla görevliye döner.
- İhbar yazısını önemsememek. Asıl davaya katılmamak, rücu davasında asıl kararı tartışma imkânını ciddi biçimde daraltabilir.
- Yazılı emir istememek. Hukuka aykırı gördüğünüz bir emri sözlü olarak yerine getirmek, sorumluluğun emri verene geçmesini sağlayan güvenceyi kaybettirir.
- Kamu zararı yazısını rücu sanmak. 5018 m.71’e dayanan kamu zararı tebligatı ile 657 m.13’e dayanan rücu talebinin usulü farklıdır.
- Zamanaşımı def’ini geç ileri sürmek. Zamanaşımı hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz; cevap dilekçesinde açıkça ileri sürülmelidir.
- İdare tarafında ödeme tarihini kaydetmemek. Sürenin başlangıcı ödeme olduğundan, ödeme belgesi dosyada bulunmalıdır.
- Organizasyon eksikliğini belgelememek. Kadro ve ekipman eksikliğine ilişkin yazışmalar, olaydan önce yapılmışsa en güçlü savunma delilidir.
Rücu Davasına Cevap Dilekçesi Örneği (Davalı Memur)
Aşağıdaki örnek, bir belediyenin, yol çalışması sırasında yeterli uyarı levhası konulmadığı için yaralanan vatandaşa ödediği tazminatı, çalışmayı denetlemekle görevli fen memuruna rücu etmek üzere açtığı davaya karşı hazırlanmıştır. Olgular ve tarihler kendi dosyanıza göre değiştirilmelidir.
DOSYA NO
…/… Esas
DAVALI
Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …), adres
VEKİLİ
Av. … (adres)
DAVACI
… Belediye Başkanlığı
KONU
Davacı idarenin rücu davasına karşı cevaplarımızın sunulmasıdır.
AÇIKLAMALAR
1. Olay. Davacı idare, … tarihinde … caddesinde yapılan altyapı çalışması sırasında açılan çukura düşerek yaralanan …’in açtığı tam yargı davasında … İdare Mahkemesinin …/… Esas sayılı kararıyla ödemeye mahkûm edildiği … TL tazminatı, çalışmanın denetiminden sorumlu fen memuru olan müvekkilden rücuen istemektedir.
2. Zamanaşımı (TBK m.73). Davacı idare tazminatı … tarihinde ödemiş, müvekkilin görevini ve olaydaki konumunu ise ödeme tarihinden önce bilmektedir. Rücu istemi için kanunda öngörülen iki yıllık süre, dava tarihinden önce dolmuştur. Zamanaşımı def’inde bulunuyoruz.
3. Asıl davanın müvekkile ihbar edilmemesi (HMK m.61, 64, 69/2). Davacı idare, rücu edeceğini öngördüğü hâlde idare mahkemesindeki davayı müvekkile ihbar etmemiştir. Müvekkil o davada savunma yapma, çalışmanın yüklenici firma tarafından yürütüldüğünü ve uyarı levhalarının olaydan önce kaldırıldığını gösteren tutanakları sunma imkânından yoksun bırakılmıştır. Bu nedenle idare mahkemesi kararındaki tespitler müvekkil bakımından bağlayıcı değildir ve tazminatın dayanağı bu davada yeniden incelenmelidir.
4. Müvekkilin kusuru bulunmaması (657 sayılı Kanun m.13, TBK m.49-50, HMK m.190). Rücu hakkı genel hükümlere tabidir; davacı idare müvekkilin kişisel kusurunu ve bu kusurla zarar arasındaki illiyet bağını ispat etmek zorundadır. Müvekkil … tarihli denetim tutanağıyla çalışma alanındaki eksik levhaları tespit etmiş, aynı gün yükleniciye yazılı talimat vermiş ve durumu müdürlüğe bildirmiştir. Olay, yüklenicinin talimata uymaması sonucu meydana gelmiştir. İdarenin kendi yüklenicisinin kusuru müvekkile yüklenemez.
5. Amirin yazılı talimatı (657 sayılı Kanun m.11, Anayasa m.137). Müvekkil, eksikler giderilmeden çalışmanın sürdürülmemesi gerektiğini … tarihli yazısıyla bildirmiş; ancak birim amiri … tarihli yazısıyla çalışmanın programına göre devam etmesini istemiştir. Bu durumda emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir.
6. İdarenin organizasyon kusuru (TBK m.52/1). Müvekkil, aynı dönemde … ayrı şantiyenin denetimiyle tek başına görevlendirilmiş, ek personel talebine ilişkin … tarihli yazısı cevapsız bırakılmıştır. Zararın doğmasında idarenin kadro planlamasındaki eksikliğin payı bulunduğundan, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, tazminatın bu oranda indirilmesi gerekir.
7. Ceza ve disiplin dosyaları (TBK m.74). Olay nedeniyle müvekkil hakkında yürütülen disiplin soruşturmasında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, ceza soruşturmasında alınan bilirkişi raporunda kusurun yüklenici firmada olduğu tespit edilmiştir. Bu kararlar hukuk hâkimini bağlamasa da, raporda yer alan teknik tespitlerin delil olarak değerlendirilmesini talep ederiz.
8. Kusur oranı ve hakkaniyet indirimi (TBK m.51, 52/2). Her hâlükârda müvekkilin sorumluluğu, kusuru oranıyla sınırlıdır. Müvekkilin aylık gelirinin tek geçim kaynağı olduğu ve üç çocuğuna baktığı gözetildiğinde, hafif kusur kabul edilse dahi tazminatın hakkaniyet gereği ayrıca indirilmesi gerekir.
9. Faiz (TBK m.117). Davacı idare dava açılmadan önce müvekkile herhangi bir ihtarda bulunmamıştır. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, faiz ancak dava tarihinden itibaren istenebilir.
HUKUKİ SEBEPLER
Anayasa m.129, 137; 657 sayılı Kanun m.11, 13; TBK m.49-52, 73, 74, 117; HMK m.61-64, 69, 190 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER
… İdare Mahkemesinin …/… Esas sayılı dosyası, ödeme belgeleri, denetim tutanakları, yükleniciye verilen talimat yazıları, birim amirinin yazılı talimatı, ek personel talebine ilişkin yazışmalar, görevlendirme onayları, disiplin soruşturması dosyası, … Cumhuriyet Başsavcılığının … soruşturma dosyası ve bilirkişi raporu, tanık beyanları, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda açıklanan ve re’sen göz önünde tutulacak nedenlerle;
1. Zamanaşımı nedeniyle davanın reddine,
2. Bu talebimiz kabul görmezse, müvekkilin kusuru bulunmadığından davanın esastan reddine,
3. Aksi kanaat hâlinde, idarenin ve yüklenicinin kusur payları düşülerek ve hakkaniyet indirimi uygulanarak müvekkilin sorumluluğunun kusuru oranıyla sınırlandırılmasına,
4. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı idareye yükletilmesine
karar verilmesini vekâleten saygıyla arz ve talep ederiz.
Tarih
Davalı Vekili
Av. …
Sıkça Sorulan Sorular
İdarenin rücu hakkı nedir?
Kamu görevlisinin görevi sırasındaki kusuru nedeniyle vatandaşa tazminat ödeyen idarenin, ödediği tutarı kusurlu görevliden geri istemesidir. Zarar gören görevliye değil idareye dava açar; idarenin sorumlu görevliye rücu hakkı saklıdır (Anayasa m.40/3, 129/5; 657 s. K. m.13).
İdare ödediği her tazminatı memurdan alabilir mi?
Hayır. Rücu için idarenin tazminatı fiilen ödemiş olması, görevlinin kişisel kusurunun ve bu kusurla zarar arasındaki illiyet bağının ispatlanması gerekir. Hizmetin yapısal aksaklığından, kadro ve ekipman eksikliğinden doğan zararlar görevliye yüklenemez. Görevli yalnızca kendi kusuru oranında sorumlu tutulur.
Rücu davası hangi mahkemede açılır?
657 m.13 rücu hakkını genel hükümlere bağladığından dava adli yargıda, asliye hukuk mahkemesinde açılır. Genel yetkili mahkeme davalı görevlinin yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6). İşçi statüsündeki kamu personeli için iş mahkemesinin görevi ve arabuluculuk şartı ayrıca değerlendirilir (7036 s. K. m.3, 5).
Rücu davasında zamanaşımı ne kadar?
TBK m.73’e göre rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde ödemeden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Ölçüt idarenin ödeme tarihidir. Hâkimler için HMK m.46/3, hâkim, savcı ve kayyımlar için CMK m.141/4 ve 133/5 bir yıllık özel süreler öngörür.
Amirimin emriyle yaptığım işlemden sorumlu olur muyum?
Emri hukuka aykırı gördüyseniz bunu emri verene bildirmelisiniz. Amir emrinde ısrar eder ve emrini yazıyla yenilerse emri yerine getirirsiniz ve sorumluluk emri verene ait olur (657 s. K. m.11; Anayasa m.137). Konusu suç teşkil eden emir ise hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren sorumluluktan kurtulamaz.
Disiplin cezası almadım veya beraat ettim, rücu düşer mi?
Kendiliğinden düşmez. Hukuk hâkimi kusur konusunda ceza hâkiminin beraat kararıyla ve kusur değerlendirmesiyle bağlı değildir (TBK m.74). Ancak ceza ve disiplin dosyalarındaki bilirkişi raporları ve tespitler rücu davasında önemli delillerdir.
Asıl dava bana ihbar edilmedi, bunun önemi var mı?
Evet. Davaya ihbar edilen veya fer’i müdahil olarak katılan görevli, rücu davasında asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiğini kural olarak ileri süremez (HMK m.64, 69/2). İhbar yapılmamışsa, asıl davadaki kusur ve tazminat tespitlerine rücu davasında itiraz edebilirsiniz.
Kusur oranım neye göre belirlenir?
Bilirkişi incelemesiyle; görevin tanımı, olaydaki fiilî katkınız, diğer görevlilerin ve idarenin organizasyon payı, varsa yüklenici veya üçüncü kişilerin katkısı ayrı ayrı değerlendirilir. Hâkim tazminatın kapsamını kusurun ağırlığına göre belirler ve idarenin kendi kusuru varsa indirim yapar (TBK m.51, 52).
Doktora rücu nasıl yapılır?
Kamu kurumlarında ve Devlet üniversitelerinde görev yapan sağlık meslek mensupları için rücu edilip edilmeyeceğine ve miktarına, görevi kötüye kullanma ve kusur durumu gözetilerek Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Mesleki Sorumluluk Kurulu bir yıl içinde karar verir. Zorunlu mesleki mali sorumluluk sigortası bulunan sağlık meslek mensubu bakımından idare, kusur oranında ve teminat dahilinde sigorta şirketine başvurur (3359 s. K. ek m.18).
Hâkime veya savcıya rücu edilebilir mi?
Edilebilir; ancak şartları dardır. Hâkimin yargılama faaliyetinden doğan tazminatta HMK m.46’da sayılan ağır hâller aranır ve Devlet ödemeden itibaren bir yıl içinde rücu eder. Koruma tedbirleri nedeniyle ödenen tazminatta Devlet, görevinin gereklerine aykırı hareket ederek görevini kötüye kullanan hâkim ve savcılara bir yıl içinde rücu eder (CMK m.141/4).
Kamu zararı ile rücu aynı şey mi?
Hayır. Kamu zararı, mevzuata aykırı karar, işlem veya eylem sonucu kamu kaynağında eksilmedir ve 5018 m.71’e göre faiziyle tahsil edilir. Rücu ise idarenin üçüncü kişiye ödediği tazminatın kusurlu görevliden geri istenmesidir (657 s. K. m.13). İdarenin malına doğrudan verilen zarar ise 657 m.12’ye göre ayrıca ödettirilir.
Vatandaş doğrudan memura dava açabilir mi?
Görevle ilgili kusurlarda hayır; dava idareye karşı açılır (Anayasa m.129/5; 657 s. K. m.13). Görevle hiçbir bağlantısı bulunmayan kişisel eylemlerde ise görevli doğrudan sorumludur ve zarar gören ona genel hükümlere göre dava açabilir.
Rücu tutarına faiz ve vekâlet ücreti de dahil mi?
İdare, ödediği tazminatla birlikte faiz ve yargılama giderlerini de talep edebilir; ancak her kalemin görevlinin kusuruyla bağlantısı ve kusur oranı ayrıca değerlendirilir. Sağlık meslek mensupları için kanun, vekâlet ücreti ve yargılama masrafları dahil tazminatın kusur oranında sigortacıdan isteneceğini açıkça belirtir (3359 s. K. ek m.18).
Rücu davası açılmadan önce bana yazı gelir mi?
Kanunda genel bir ön bildirim zorunluluğu yoktur; ancak uygulamada idareler çoğu zaman önce ödeme talebi yazısı gönderir. Bu yazı geldiğinde dayanılan hükmün 657 m.12, m.13 veya 5018 m.71 olup olmadığını, ödeme tarihini ve tutarın kalemlerini öğrenmek ilk iş olmalıdır.
Mesleki sorumluluk sigortası rücuya karşı korur mu?
Poliçenin kapsamına ve limitine göre korur. Kamu sağlık meslek mensuplarında zorunlu mali sorumluluk sigortası, idarenin rücu talebini kusur oranında ve teminat dahilinde sigortacıya yöneltmesini sağlar. Diğer görevliler için ihtiyari sorumluluk sigortalarının kast dışı kusurları kapsayıp kapsamadığı poliçeden kontrol edilmelidir.
İlgili Rehberler
- Belediye ve idarenin hizmet kusuru nedeniyle tazminat
- Kamu hastanesinde tıbbi hata ve tam yargı davası
- Kamu hastanesine idari başvuru dilekçesi (İYUK m.13)
- Hekim savunma rehberi: soruşturma izni, tazminat ve rücu
- Müteselsil sorumluluk ve sorumlular arası rücu
- Adam çalıştıranın sorumluluğu
- Haksız fiil sorumluluğunun şartları (TBK m.49)
- Sigorta şirketinin rücu davası ve halefiyet
- İdare Hukuku Rehberi
- Tazminat Hukuku Rehberi
Bu içerik Tazminat ve Sorumluluk Hukuku alanındadır.
Tazminat ve Sorumluluk Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · İdare Hukuku Rehberi · Tüm hukuk dalları
Rücu dosyanızı süresinde ve doğru zeminde yürütelim
İster rücu talebiyle karşılaşan görevli, ister rücu davası açacak idare olun; süre, kusur oranı ve ihbar durumunu birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15


