Hamilelik boşanma davasına engel değildir: gebelik sürecinde dava açılabilir ve sonuçlanabilir. Doğmamış çocuk için velayet doğumla gündeme gelir; anne, kendisi ve doğacak bebek için tedbir nafakası isteyebilir. Boşanmadan sonraki üç yüz gün içinde doğan çocuk, kanun gereği eski kocanın nüfusuna bağlanır.
⚖️ Güncel not: Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla TMK m.175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir; iptal, Resmî Gazete yayımından dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Geçiş döneminde mevcut nafaka kararları ve ödeme yükümlülüğü devam eder. Ayrıntı: AYM süresiz nafaka kararı (2026).
Gebelik sürecinde boşanma kararı mı aldınız?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.
Hamilelik Boşanmaya Engel mi?
Hayır. Türk hukukunda gebelik; ne dava açmaya ne yargılamanın yürümesine ne de boşanma kararı verilmesine engeldir. Anlaşmalı boşanmanın şartları oluşuyorsa gebelik sürecinde tek celsede boşanmak dahi mümkündür. Hâkim, hamileliği yalnızca fiilî bir durum olarak gözetir: tedbir nafakasının kapsamı, konutun kullanımı ve duruşma takvimi gibi konularda annenin durumu dikkate alınır. “Doğum beklenmeden boşanma olmaz” inanışı, uygulamada karşılığı olmayan bir şehir efsanesidir.
Doğmamış Çocuğun Velayeti: Karar Doğumla Verilir
Velayet, hukuken doğmuş çocuk üzerinde kurulur; bu yüzden mahkeme, ana rahmindeki bebek için velayet hükmü kurmaz. İki senaryo işler: (1) Dava doğumdan önce biterse, doğum sonrasında velayet ve kişisel ilişki, açılacak taleple veya tarafların anlaşmasıyla düzenlenir; yenidoğan döneminde velayetin anneye bırakılması, bebeğin bakım ihtiyacı nedeniyle yerleşik eğilimdir. (2) Dava doğuma kadar sürerse, hâkim doğumla birlikte velayeti hükümde düzenler. Anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanıyorsa; doğacak çocuğun velayeti, kişisel ilişki günleri ve nafakası için “doğumla yürürlüğe girecek” hükümler konması, doğum sonrası ikinci bir dava ihtiyacını ortadan kaldıran akıllı tekniktir.
Nafaka: Anne ve Bebek İçin Ne İstenebilir?
Dava süresince hamile eş, kendisi için tedbir nafakası isteyebilir; gebeliğin getirdiği sağlık giderleri ve çalışamama durumu, nafakanın takdirinde somut ağırlık taşır. Doğumla birlikte tablo genişler: bebek için iştirak nafakası (dava sürüyorsa tedbir niteliğinde çocuk nafakası) devreye girer; doğum masrafları ve bebek giderleri talep kalemlerine eklenir. Boşanma kesinleşmişse ve çocuk sonradan doğmuşsa, velayeti üstlenen anne iştirak nafakasını her zaman ayrı dava ile isteyebilir — çocuğun nafaka hakkı hiçbir feragat ve gecikmeyle kapanmaz.
Kritik Kural: 300 Gün ve Babalık Karinesi (TMK 285)
Gebelikte boşanmanın en çok bilinmeyen sonucu soybağındadır: evlilik içinde ana rahmine düşen çocuk gibi, evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuğun babası da (eski) kocadır. Yani boşanma kesinleştikten sonra doğan bebek, biyolojik gerçeklik ne olursa olsun, kanunen eski kocanın nüfusuna yazılır. Bebek eski eşten ise bu karine zaten doğru sonucu verir. Ama bebek başka bir ilişkiden ise ortaya “kâğıt üzerinde yanlış baba” sorunu çıkar ve bunun tek çözümü soybağının reddi davasıdır: eski koca, doğumu ve baba olmadığını öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde bu davayı açabilir; anne ve çocuk yönünden de dava hakları düzenlenmiştir. Gerçek baba, ret kararı kesinleşmeden çocuğu tanıyamaz — sıralama hukuken katıdır.
İddet (Bekleme) Süresinin Bebekle İlişkisi
Boşanan kadın kural olarak üç yüz gün geçmeden yeniden evlenemez; bu bekleme süresinin amacı tam da yukarıdaki karine karışıklığını önlemektir. İki çıkış kapısı vardır: doğum yapmak süreyi kendiliğinden sona erdirir; ayrıca kadının gebe olmadığının raporla anlaşılması hâlinde mahkeme kararıyla süre kaldırılır. Hamile boşanan kadın için pratik sonuç şudur: yeni evlilik planı, doğumla veya iddetin mahkemece kaldırılmasıyla önü açılan bir takvime bağlıdır ve bu takvim, doğacak çocuğun soybağı planlamasıyla birlikte kurulmalıdır.
Gebelikte Boşanmanın Pratik Yol Haritası
Adımlar sadeleştirilirse: (1) Dava dilekçesinde gebelik belirtilerek anne için tedbir nafakası ve gerekiyorsa konutun kullanımı istenir. (2) Anlaşmalı yolda, doğacak çocuk için “doğumla yürürlük” hükümleri protokole yazılır. (3) Doğum gerçekleşince nüfus kaydı, velayet-kişisel ilişki düzenlemesi ve iştirak nafakası tamamlanır. (4) Bebek eski eşten değilse, takvim soybağının reddi davasına göre kurulur; yeni evlilik ve tanıma işlemleri bu davanın kesinleşmesini bekler. Sağlık raporları, doğum belgeleri ve gider faturaları sürecin her aşamasında dosyanın taşıyıcı delilleridir.
Hamilelik Dava Açmaya Engel Değil
Uygulamada yaygın bir yanlış inanç vardır: “Doğum gerçekleşmeden boşanma olmaz.” Böyle bir kural yoktur.
Kadın hamileyken tek başına dava açabilir ve doğumu beklemesi gerekmez. Şiddet, aldatma, ekonomik ihmal veya ağır geçimsizlik gibi sebepler varsa mahkeme davayı normal biçimde yürütür ve evlilik birliği sürdürülemiyorsa boşanmaya karar verebilir.
Gebelik, davayı engellemez; yalnızca doğacak çocuğun haklarının ayrıca korunmasını gerektirir. Bu nedenle hâkim yalnızca eşlerin kusurunu değil, doğacak çocuğun geleceğini de gözetir.
Doğum Giderleri ve Geçim Giderleri — TMK m.304
Gebelik sürecinde ortaya çıkan masraflar, nafakadan ayrı bir başlık altında düzenlenmiştir ve çoğu dosyada hiç talep edilmediği için kaybedilir.
TMK m.304’e göre ana, babalık davası ile birlikte veya ayrı olarak baba veya mirasçılarından aşağıdaki giderlerin karşılanmasını isteyebilir: 1. Doğum giderleri, 2. Doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderleri, 3. Gebelik ve doğumun gerektirdiği diğer giderler.
Maddenin son cümlesi ise kapsamı genişletir: çocuk ölü doğmuş olsa bile hâkim, bu giderlerin karşılanmasına karar verebilir.
Üç kalemin ayrı ayrı sayılmış olması, dilekçede de ayrı ayrı istenmesini gerektirir. İkinci bentteki altışar haftalık dönem özellikle dikkat gerektirir: talep, doğumdan önceki altı hafta ile doğumdan sonraki altı haftayı kapsar. Üçüncü bent ise gebelik ve doğumun gerektirdiği diğer giderleri — kontroller, tetkikler, ilaç ve ulaşım gibi — kapsayacak biçimde açık uçlu bırakılmıştır.
Talep bakımından bir esneklik daha vardır: bu giderler babalık davası ile birlikte veya ayrı olarak istenebilir. Muhatap ise baba ya da mirasçılarıdır.
| Kalem | Kapsam |
|---|---|
| Doğum giderleri | Doğuma ilişkin masraflar |
| Geçim giderleri | Doğumdan önce ve sonra altışar hafta |
| Diğer giderler | Gebelik ve doğumun gerektirdiği giderler |
| Ölü doğum hâli | Hâkim yine karar verebilir |
| Muhatap | Baba veya mirasçıları |
Babalık Karinesinin İki Hâli — TMK m.285
Boşanma sürecinde doğan çocuğun kimin nüfusuna yazılacağı sorusunun cevabı, tek bir maddenin ilk fıkrasındadır.
TMK m.285’in birinci fıkrasına göre evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır.
Karine iki ayrı hâli kapsar. Birincisi, çocuğun evlilik devam ederken doğmasıdır; boşanma davası derdest olsa dahi evlilik hukuken sürdüğünden karine işler. İkincisi, evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğmasıdır; bu hâlde de baba, eski kocadır.
Maddenin ikinci fıkrası süre dolduktan sonrası için bir imkân tanır: bu süre geçtikten sonra doğan çocuğun kocaya bağlanması, ananın evlilik sırasında gebe kaldığının ispatıyla mümkündür. Üçüncü fıkra ise kocanın gaipliği hâlini düzenler: kocanın gaipliğine karar verilmesi hâlinde üçyüz günlük süre, ölüm tehlikesi veya son haber tarihinden işlemeye başlar.
Bu karinenin pratik sonucu şudur: boşanma kesinleştikten sonra doğan çocuk, üçyüz gün içindeyse kendiliğinden eski kocanın nüfusuna kaydedilir. Bunun aksini ileri sürmek ayrı bir davanın konusudur.
| Durum | Sonuç |
|---|---|
| Evlilik devam ederken doğum | Baba kocadır |
| Sona ermeden itibaren 300 gün içinde | Baba kocadır |
| 300 gün geçtikten sonra | Evlilik sırasında gebe kalındığının ispatıyla |
| Kocanın gaipliği | Süre, ölüm tehlikesi veya son haber tarihinden |
Karine Nasıl Çürütülür? TMK m.286-288
Biyolojik babanın başka bir kişi olduğu hâllerde izlenecek yol, nüfus müdürlüğüne başvuru değil soybağının reddi davasıdır.
TMK m.286’ya göre koca, soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilir. Bu dava ana ve çocuğa karşı açılır. Aynı madde çocuğa da hak tanır: çocuk da dava hakkına sahiptir. Bu dava ana ve kocaya karşı açılır.
İspat rejimi ise doğum anına göre ikiye ayrılır. TMK m.287 uyarınca çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüşse davacı, kocanın baba olmadığını ispat etmek zorundadır. Buna karşılık TMK m.288’e göre çocuk, evlenmeden başlayarak en az yüzseksen gün sonra ve evliliğin sona ermesinden başlayarak en fazla üçyüz gün içinde doğmuşsa evlilik içinde ana rahmine düştüğü kabul edilir.
Süre bakımından ise m.289 devrededir: koca, davayı doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkekle cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde açmalıdır. Gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir.
| Konu | Kural | Madde |
|---|---|---|
| Davacı | Koca veya çocuk | m.286 |
| Davalı | Ana ve çocuk / ana ve koca | m.286 |
| İspat yükü | Evlilik içinde ana rahmine düşmüşse davacıda | m.287 |
| Rahme düşme karinesi | Evlenmeden 180 gün sonra, sona ermeden 300 gün içinde | m.288 |
| Süre | Öğrenmeden 1 yıl; haklı sebepte 1 ay | m.289 |
Dava Süresince Geçici Önlemler — TMK m.169
Gebelik döneminde açılan bir boşanma davasında, karar beklenmeden alınabilecek önlemler vardır ve bunlar aynı dosyada istenir.
TMK m.169’a göre boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.
Hükmün iki özelliği bu dosyalarda belirleyicidir. Birincisi, önlemler re’sen alınır; talep şart değildir. İkincisi, sayım örnekleyicidir — “özellikle” ifadesi bunu gösterir; somut ihtiyaca göre başka önlemler de alınabilir.
Gebelik döneminde en sık gündeme gelen başlıklar barınma ve geçimdir. Talep, tedbir nafakası biçiminde ileri sürülür ve sağlık giderleri ile gebeliğin gerektirdiği ihtiyaçlar somut olarak gösterilmelidir. Doğum gerçekleştiğinde ise çocuk için ayrıca tedbir nafakası talep edilerek dosyanın güncellenmesi gerekir.
Bu önlemler geçicidir ve dava sonuna kadar geçerlidir; karar kesinleştiğinde yerlerini yoksulluk ve iştirak nafakası ile velâyet ve kişisel ilişki düzenlemesine bırakır.
| Önlem alanı | Gebelik döneminde karşılığı |
|---|---|
| Barınma | Konutun kullanımının düzenlenmesi |
| Geçim | Tedbir nafakası; sağlık giderleri |
| Malların yönetimi | Malvarlığına ilişkin önlemler |
| Çocuklar | Doğumdan sonra ayrıca talep edilmeli |
| Niteliği | Re’sen alınır; sayım örnekleyicidir |
Doğum Gerçekleştiğinde Velâyet — TMK m.336
Doğmamış çocuk için velâyet düzenlemesi yapılamaz; ancak doğum gerçekleştiğinde hangi kuralın işleyeceği baştan bilinebilir. Bunu gösteren hüküm TMK m.336’dır ve üç ayrı hâli düzenler.
Birinci fıkra: evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velâyeti birlikte kullanırlar. Boşanma davası derdest olsa dahi evlilik hukuken sürdüğünden, karar verilinceye kadar bu kural geçerlidir.
İkinci fıkra: ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim, velâyeti eşlerden birine verebilir. Yani boşanma kararı beklenmeden de velâyetin bir tarafa bırakılması mümkündür.
Üçüncü fıkra: velâyet, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir.
Bu üç fıkranın gebelik dosyalarındaki karşılığı şudur: dava sürerken doğan çocuk bakımından velâyet kural olarak birlikte kullanılmaya devam eder; hâkim isterse ikinci fıkraya dayanarak geçici bir düzenleme yapabilir; boşanma kararıyla birlikte ise üçüncü fıkra devreye girer. Bu nedenle doğum gerçekleştiğinde mahkemeye bildirim yapılması ve velâyet ile çocuk için tedbir nafakası taleplerinin dosyaya eklenmesi gerekir.
| Durum | Velâyet |
|---|---|
| Evlilik devam ederken | Ana ve baba birlikte |
| Ortak hayata son verilmiş / ayrılık | Hâkim eşlerden birine verebilir |
| Ana veya babadan birinin ölümü | Sağ kalana |
| Boşanma | Çocuk kendisine bırakılan tarafa |
| Doğum gerçekleşince | Mahkemeye bildirim ve talep ekleme |
Soybağının kurulma yollarının tamamı için çocuğun soybağı nasıl kurulur yazımıza, babalık davasının usulü için babalık davası ve DNA testi yazımıza, nafaka miktarının belirlenmesi için SED araştırması yazımıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Hamileyken boşanma davası açabilir miyim?
Açabilirsiniz. Hamilelik boşanma davasının açılmasını engellemez ve doğumu beklemeniz gerekmez. Şiddet, aldatma, ekonomik ihmal veya ağır geçimsizlik gibi sebepler varsa mahkeme davayı normal biçimde yürütür; gebelik yalnızca doğacak çocuğun haklarının ayrıca korunmasını gerektirir.
Doğmamış çocuğun velayetine karar verilebilir mi?
Doğrudan velayet hükmü kurulamaz. Velayet hakkı ancak çocuğun sağ ve tam doğumuyla anlam kazanır; velayet sorumluluğunun doğması için çocuğun tam ve sağ doğumla kişilik kazanması gerekir. Mahkeme, doğumun yakın olması ve tarafların talepleri çerçevesinde doğumdan sonra geçerli olmak üzere düzenleme yapabilir.
Boşandıktan sonra doğan çocuk kimin nüfusuna yazılır?
Boşanmanın kesinleşmesinden itibaren üç yüz gün içinde doğan çocuk, babalık karinesi gereği eski kocanın nüfusuna yazılır. Üç yüz gün geçtikten sonra doğan çocukta karine işlemez; soybağı tanıma veya babalık davasıyla kurulur.
Gerçek baba başka biriyse ne yapmalıyım?
Karine gereği doğrudan babalık davası açılamaz. Önce soybağının reddi davasıyla mevcut bağın kaldırılması gerekir; bu davada belirleyici delil moleküler genetik incelemedir. Bağ kaldırıldıktan sonra tanıma veya babalık davasıyla yeni soybağı kurulabilir.
Doğumdan sonra velayet kimde olur?
TMK m. 337 uyarınca ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir; çocuk babalık karinesi gereği eski kocanın nüfusuna geçse dahi velayet kendiliğinden annede kalır. Baba velayet istiyorsa ayrıca dava açmalıdır. Ananın küçük, kısıtlı veya ölmüş olması hâlinde hâkim çocuğun menfaatine göre vasi atar veya velayeti babaya verir.
Doğum masraflarını talep edebilir miyim?
Edebilirsiniz. Hamilelik sırasında açılan boşanma davalarında hâkim doğacak çocuk için iştirak nafakasına hükmedebilir; ayrıca anne için doğum masrafları ve bakım giderleri dikkate alınır. Kadın çalışmıyorsa yoksulluk nafakası talebi de güçlenir.
Anlaşmalı boşanma protokolünde velayeti yazabilir miyiz?
Doğmamış çocuk için kesin velayet düzenlemesi yapılamaz. Protokol bir niyet beyanı gibi değil, doğum sonrası döneme ilişkin pratik uygulanabilirliği olan bir çerçeve olarak kurulmalı; nafaka, bakım düzeni ve doğum giderleri gerçekçi biçimde planlanmalıdır.
Dava sürerken barışırsak ne olur?
Tarafların davranışları mahkemece değerlendirilir ve bazı davranışlar af olarak yorumlanabilir. Affeden tarafın dava hakkı bulunmadığı kabul edildiğinden, kusura dayalı talepler zayıflayabilir; bu nedenle dava devam ederken atılacak adımların hukuki sonuçları gözetilmelidir.
Doğmamış çocuk için velayet hükmü kurulamaz
Bu, en çok yanlış bilinen noktadır ve protokol hazırlarken kritik hâle gelir.
Velayet; çocuğun bakım, eğitim, temsil ve korunmasına ilişkin yetki ve yükümlülüklerin bütünüdür. Hukuken velayet hakkı ancak çocuğun sağ ve tam doğumuyla anlam kazanır. Henüz doğmamış çocuk üzerinde fiilen uygulanabilir bir velayet kararından söz etmek teknik olarak mümkün değildir; çünkü velayet sorumluluğunun doğması için çocuğun tam ve sağ doğumla kişilik kazanması gerekir.
Buna karşılık mahkeme, doğumun yakın olması ve tarafların talepleri çerçevesinde, doğumdan sonra geçerli olmak üzere düzenleme yapabilir.
Bu nedenle “doğmamış çocuk için kesin velayet yazalım, sorun kalmaz” yaklaşımı hatalıdır. Protokol bir niyet beyanı gibi değil; doğum sonrası döneme ilişkin pratik uygulanabilirliği olan bir çerçeve olarak kurulmalıdır.
Soybağı: Üç Farklı Tablo
Doğacak çocuğun soybağı, doğumun boşanma kararının kesinleşmesine göre ne zaman gerçekleştiğine bağlıdır.
| Doğum zamanı | Sonuç |
|---|---|
| Kesinleşmeden önce | Çocuk evlilik içinde doğmuş kabul edilir; soybağı kendiliğinden kurulur |
| Kesinleşmeyi izleyen 300 gün içinde | Çocuk evlilik içinde doğmuş gibi kabul edilir; babalık karinesi işler |
| 300 gün geçtikten sonra | Karine işlemez; soybağı tanıma veya babalık davasıyla kurulur |
Uygulamadaki en somut sonuç şudur: boşanmanın kesinleşmesinden itibaren üç yüz gün içinde doğan çocuk, eski kocanın nüfusuna yazılır.
Baba gerçekte başka biriyse, karine gereği doğrudan babalık davası açılamaz; önce soybağının reddi davasıyla mevcut bağın kaldırılması gerekir. Bu davada belirleyici delil moleküler genetik incelemedir.
Doğumdan Sonra Velayet Kimde Olur?
Boşanma kesinleştikten sonra doğan çocuk bakımından TMK m. 337 devreye girer: ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir.
Yani çocuk babalık karinesi gereği eski kocanın nüfusuna geçse dahi velayet kendiliğinden annede kalır. Baba velayet istiyorsa ayrıca dava açmalıdır.
Uygulamada yeni doğan bebeğin bakım ihtiyacı gözetilerek velayet çoğunlukla anneye bırakılır; bebeğin fiziksel ve psikolojik gelişimi bakımından anne bakımı önemli görülür. Annenin ağır ihmal içinde olması veya çocuğa bakamayacak durumda bulunması gibi istisnai hâllerde farklı karar verilebilir.
TMK m. 337’nin istisnaları da hatırlanmalıdır: ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velayet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre vasi atar veya velayeti babaya verir.
Nafaka ve Doğum Giderleri
Hamilelik döneminde açılan davalarda malî talepler ayrı bir önem taşır.
- İştirak nafakası: Hâkim, doğacak çocuk için iştirak nafakasına hükmedebilir. Doğumdan sonra daha önce hükmedilmemişse ayrıca talep edilebilir.
- Doğum masrafları ve bakım giderleri: Anne bakımından bu giderler dikkate alınır.
- Tedbir nafakası: Yargılama süresince hâkim, eşlerin barınması ve geçimine ilişkin geçici önlemleri re’sen alır; talep dilekçede açıkça yer almalıdır.
- Yoksulluk nafakası: Kadın çalışmıyorsa talep ihtimali güçlenir; bebek bakım sorumluluğu ekonomik bağımlılığı artırdığından bu husus değerlendirmede etkili olur.
Nafaka kural olarak dava tarihinden hüküm doğurduğundan taleplerin geciktirilmemesi gerekir.
Dikkat: Barışma Emaresi ve Af
Dava sürerken tarafların davranışları mahkemece değerlendirilir ve bazı davranışlar af olarak yorumlanabilir.
Bu, kusura dayalı taleplerde belirleyici olabilir: affeden tarafın dava hakkı bulunmadığı kabul edildiğinden, sürecin başındaki iddialar zayıflayabilir.
Bu nedenle dava devam ederken ilişkinin niteliğine ilişkin adımlar hukuki sonuçları gözetilerek atılmalıdır.
Anlaşmalı Boşanma Düşünüyorsanız
- Bir yıllık süre şartı: Anlaşmalı boşanmada evliliğin en az bir yıl sürmüş olması aranır; bu şart sağlanmadan anlaşmalı usulle karar verilmesi sorun doğurur.
- Velayet yazılamaz: Doğmamış çocuk için protokolde kesin velayet düzenlemesi yapılamaz.
- Doğum sonrasına çerçeve kurun: Protokolde nafaka, bakım düzeni, doğum giderleri ve doğumdan sonra velayet ile kişisel ilişkinin nasıl belirleneceğine ilişkin gerçekçi bir plan yer almalıdır.
- Hâkim müdahalesi: Protokol çocuğun yüksek menfaatine aykırı görülürse hâkim değişiklik ister; kabul edilmezse dava çekişmeliye döner.
Doğum Gerçekleştiğinde Yapılacaklar
- Doğumu mahkemeye bildirin. Dava devam ediyorsa doğum belgesi dosyaya sunulmalı ve velayet ile nafaka konusunda karar verilmesi talep edilmelidir.
- Nüfus kaydını kontrol edin. Çocuğun hangi haneye tescil edildiğini teyit edin.
- Soybağı sorunu varsa süreleri izleyin. Soybağının reddi davasında hak düşürücü süre işler.
- Nafaka talebini güncelleyin. Doğumla birlikte çocuğun giderleri doğduğundan iştirak nafakası talebi ileri sürülmelidir.
Sık Yapılan Hatalar
- Doğumu beklemek: Hamilelik dava açmaya engel değildir; beklemek tedbir nafakası ve koruma taleplerinde zaman kaybettirir.
- Protokolde doğmamış çocuğa velayet yazmak: Velayet ancak sağ ve tam doğumla anlam kazanır.
- Üç yüz günlük süreyi hesaplamamak: Kesinleşmeden sonra bu süre içinde doğan çocuk eski kocanın nüfusuna yazılır.
- Doğrudan babalık davası açmak: Karine varken önce soybağının reddi gerekir.
- Doğum giderlerini talep etmemek: Bu kalemler dilekçede açıkça istenmelidir.
- Tedbir taleplerini geciktirmek: Nafaka dava tarihinden hüküm doğurur.
İlgili Rehberler
- 📘 Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi
- Aile Hukukunda Süreler ve Zamanaşımı Tablosu (2026)
- Evlilik İçinde Doğum, Soybağı ve Babalık Karinesi — TMK m.282-286 Rehb
- Soybağının Reddi Davası — TMK m.286-289 Koca ve Çocuğun Dava Hakkı, 1
- Boşanmadan Sonra Kadın İçin Bekleme Süresi (İddet Müddeti) ve Kaldırıl
- İddet Müddetinin Kaldırılması Dilekçesi Örneği (2026) — TMK 132
🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
💔 Boşanma Davası
- Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? İstinaf ve Temyiz
- Ön İnceleme Duruşması: Taraflar Ne Yapmalı?
- Tensip Zaptı Nedir? İlk Duruşmaya Hazırlık
- Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Nasıl İspatlanır?
- Boşanma Davasında Islah: Talep ve Sebep Değişikliği
- Boşanma Davasından Vazgeçme: Feragat ve Sonuçları
💰 Nafaka
- Nafaka Hesaplama ve Artırım Aracı
- Tedbir Nafakası Geriye Dönük İstenebilir mi?
- Emekli Maaşına Nafaka İçin Haciz Konur mu?
- Nafaka Ödememe ve Tazyik Hapsi
- Yoksulluk Nafakası Alan Eş Yeniden Evlenirse
- İştirak Nafakası Çocuk 18 Yaşına Gelince Biter mi?
👶 Velayet ve Çocuk
- Bekar Biri Tek Başına Evlat Edinebilir mi?
- Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ve Velayet
- Velayeti Alan Ebeveyn Başka Şehre Taşınabilir mi?
- Geçici (Tedbiren) Velayet Nedir?
- Boşanmadan Sonra Çocuğun Nüfus Kaydı
- Koruyucu Aile ile Evlat Edinme Farkı
🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım
- Evlilikte Alınan Araba Boşanmada Paylaşılır mı?
- Aile Konutu Şerhi Tapuya Nasıl Konulur?
- Krediyle Alınan Ev Boşanmada Nasıl Paylaşılır?
- Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı
- Emekli İkramiyesi Mal Paylaşımına Girer mi?
- Ortak Kredi ve Banka Borçları Nasıl Paylaşılır?
🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)
- 6284 Kapsamında Koruma Kararı Nasıl Alınır?
- 6284 Koruma Kararına İtiraz: Süre ve Usul
- Koruma Kararının Süresi Dolmadan Uzatma
- 6284 Kapsamında Elektronik Kelepçe
- Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
- Uzaklaştırma Kararı İşyeri ve Okulu da Kapsar mı?
💍 Evlilik ve Statü
- Evlenme Yaşı Kaçtır? 16-17 Yaşında Evlilik
- Boşanmadan Sonra Kimlik, Pasaport ve Nüfus Kaydı
- Yurt Dışında Yapılan Evlilik Türkiye’de Geçerli mi?
- Evlilik Dışı Doğan Çocuk Nüfusa Nasıl Kaydedilir?
- Eşin Borcundan Diğer Eş Sorumlu mu?
- Yabancı Biriyle Evlilik: Gerekli Belgeler
📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Hamileyken boşanma davası açılabilir mi?
Evet; gebelik dava açmaya, yargılamaya ve boşanma kararı verilmesine engel değildir, anlaşmalı boşanma da mümkündür.
Doğmamış bebeğin velayeti kime verilir?
Velayet doğumla düzenlenir; mahkeme ana rahmindeki çocuk için velayet hükmü kurmaz, protokole doğumla yürürlüğe girecek hükümler konabilir.
Boşandıktan sonra doğan çocuk kimin nüfusuna yazılır?
TMK 285 gereği, evliliğin bitiminden itibaren üç yüz gün içinde doğan çocuğun babası eski kocadır; bebek başkasından ise soybağının reddi davası gerekir.
Hamile eş hangi nafakaları isteyebilir?
Dava süresince kendisi için tedbir nafakası; doğumla birlikte bebek için iştirak nafakası ile doğum ve bakım giderlerini isteyebilir.
Hamileyken boşanan kadın hemen evlenebilir mi?
Üç yüz günlük bekleme süresi vardır; doğum süreyi kendiliğinden bitirir, gebe olunmadığı raporla belgelenirse mahkeme süreyi kaldırır.
📚 İlgili Rehberler
- Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi: Boşanma, Nafaka, Velayet ve Mal Paylaşımı
- İddet Müddeti Nedir? 300 Günlük Bekleme Süresi ve Kaldırılması (TMK 132)
- Soybağının Reddi Davasında Süre: TMK 289 Hak Düşürücü Süreler
- Tedbir Nafakası: Dava Sürerken İstenen Geçici Nafaka
- Boşanmada Velayet Kime Verilir? Ortak Velayet Mümkün mü?
Tedbir nafakası, doğum sonrası velayet ve soybağı işlemleri için
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.


