Diyabetik Ayak Yarasında Tıbbi Hata ve Ampütasyon: Geç Sevk, Enfeksiyon, Damar Değerlendirmesi, Ampütasyon Seviyesi; Aile Hekimi ve Hastane Sorumluluğu, Protez ve Tazminat (2026)
08 Ekim 2026

Diyabetik Ayak Yarasında Tıbbi Hata ve Ampütasyon: Geç Sevk, Enfeksiyon, Damar Değerlendirmesi, Ampütasyon Seviyesi; Aile Hekimi ve Hastane Sorumluluğu, Protez ve Tazminat (2026)

Diyabetli hastada küçük bir ayak yarası, sinir hasarı nedeniyle hissedilmeden büyüyebilir; damar daralması iyileşmeyi engeller, enfeksiyon kemiğe ulaşabilir ve sonunda parmak, ayak ya da bacak kaybedilebilir. Ampütasyonun her zaman bir hekim hatası olmadığı açıktır; diyabetin kendisi bu sonucu doğurabilir. Hukuken sorulması gereken soru şudur: ayak düzenli muayene edildi mi, yara ve enfeksiyon zamanında ciddiye alındı mı, damar değerlendirmesi yapıldı mı, hasta gereken uzmana zamanında sevk edildi mi ve ampütasyon kararı ile seviyesi doğru seçildi mi? Aile hekimi kayıtlı kişilere hastalık gruplarına göre izlem ve tarama yapmak ve aile sağlığı merkezinde teşhis veya tedavisi yapılamayan hastaları sevk etmekle yükümlüdür. Uluslararası diyabetik ayak rehberi, risk grubuna göre yılda bir ile üç ayda bir arasında değişen muayene sıklıkları önerir; uygun tedaviye rağmen dört-altı haftada iyileşmeyen yarada damar görüntülemesi ve damar açma girişiminin değerlendirilmesini ister. Bu yazıda, diyabetik ayakta ve diğer tıbbi hatalarda uzuv kaybının hukuki sonuçlarını kanun, yönetmelik ve kararlar üzerinden anlatıyoruz.

Bu yazının konusu: Diyabetik ayak yarası ve enfeksiyonunda takip, tanı, sevk ve tedavi gecikmeleri ile ampütasyon kararından doğan sorumluluk; diyabet dışındaki tıbbi hatalara bağlı uzuv kayıpları; aile hekimi, uzman hekim ve hastanenin yükümlülükleri, illiyet bağı, onam, maluliyet oranı, protez ve diğer tazminat kalemleri, ceza boyutu ve süreler. Uzuv kaybında oranların ayrıntısı için uzuv kaybında maluliyet oranı yazımıza bakabilirsiniz. Bilgilendirme amaçlıdır.

Diyabetik ayak yarası nedeniyle parmak, ayak veya bacak kaybı mı yaşadınız?

Aile hekimi, poliklinik, acil servis ve ameliyat kayıtlarınızı tek bir zaman çizelgesinde birleştirelim; gecikmenin nerede yaşandığını ve sürelerinizi belirleyelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Kısa cevap

1. Ampütasyon tek başına hekim hatası değildir. Kusur; düzenli ayak muayenesinin yapılmamasında, yara ve enfeksiyonun hafife alınmasında, damar değerlendirmesinin ve sevkin gecikmesinde veya ampütasyon kararının ya da seviyesinin yanlış verilmesinde aranır.

2. Aile hekimi kayıtlı kişilere hastalık gruplarına göre izlem ve tarama yapmak, onları yılda en az bir kez değerlendirmek, kayıt tutmak ve aile sağlığı merkezinde teşhis veya tedavisi yapılamayan hastaları sevk etmekle yükümlüdür (Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği m.4/3).

3. Hekim teşhisi ilmi icaplara uygun koyar ve gereken tedaviyi uygular (Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi m.13/1); özel hastanede hekim ve hastane en hafif kusurlarından sorumludur, kamu hastanesinde dava idareye açılır (TBK m.506/3; Anayasa m.129/5).

4. Hastanın diyabetli olması sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz; bilirkişi, uzuv kaybının hastalığın doğal seyrinden mi yoksa gecikmeden mi kaynaklandığını ayrıca açıklamalıdır.

5. Maluliyet oranı ampütasyon seviyesine göre belirlenir; örneğin kılavuza göre diz altı orta ve distal kayıp kişide yüzde 40, transmetatarsal kayıp yüzde 25 engel oranı verir. Ömür boyu protez ve yenileme giderleri ayrıca istenebilir.

6. Uzuv kaybı taksirle yaralamada cezanın artırılması sebebi olabilir (TCK m.89/2-a, m.89/3-b); şikâyet süresi altı aydır ve soruşturma için Mesleki Sorumluluk Kurulunun izni gerekir.

Diyabetik Ayak Nedir, Ampütasyona Nasıl Gider?

Diyabetik ayak, diyabetin ayakta yol açtığı sorunların genel adıdır. Üç mekanizma birlikte çalışır: sinir hasarı (nöropati) nedeniyle hasta ayağındaki yarayı ya da basınç noktasını hissetmez; damar daralması (periferik arter hastalığı) nedeniyle doku yeterli kan alamaz ve yara iyileşmez; yükselen kan şekeri ise enfeksiyona karşı direnci azaltır. Bu üçlü, basit bir yaranın birkaç hafta içinde derin enfeksiyona, kemik iltihabına (osteomiyelit) ve doku ölümüne (gangren) dönüşmesine yol açabilir.

Konunun boyutu büyüktür. Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği öncülüğünde, ilgili uzmanlık dernekleri ile Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Diyabet Vakfı temsilcilerinin katılımıyla hazırlanan ve Klimik Dergisinde 2015 yılında yayımlanan Diyabetik Ayak Yarası ve İnfeksiyonunun Tanısı, Tedavisi ve Önlenmesi: Ulusal Uzlaşı Raporu’nda, Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de yılda yaklaşık 12.000 ampütasyon yapıldığı ve bunların önemli bir kısmının diyabete bağlı olduğu belirtilmiştir. Aynı raporda diyabetik ayak sorunları, eğitimle önlenebilen tek diyabet komplikasyonu olarak tanımlanmıştır. Bu tespit hukuken önemlidir: önlenebilir bir sonucun önlenmemesi, takip ve özen yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği sorusunu doğrudan gündeme getirir.

Tıbbi Standart: Risk Grubu, Muayene Sıklığı ve Acil Durumlar

Hekimin özen yükümlülüğü, tıp biliminin kabul ettiği standartlara göre ölçülür. Diyabetik ayakta bu standart, Uluslararası Diyabetik Ayak Çalışma Grubunun (IWGDF) 2023 tarihli rehberi ve yukarıda anılan ulusal uzlaşı raporu gibi kaynaklarla ortaya konmuştur. Bu belgeler kanun değildir; ancak bilirkişinin hekimin davranışını değerlendirirken başvurduğu ölçütlerdir. IWGDF rehberinin Türkçe çevirisi, ayak ülseri riskini dört gruba ayırır ve muayene sıklığını buna göre önerir.

IWGDF 2023 rehberine göre risk grubu ve önerilen muayene sıklığı

Risk grubuTanımÖnerilen muayene
0 (çok düşük)Koruyucu duyu kaybı ve periferik arter hastalığı yokYılda bir
1 (düşük)Koruyucu duyu kaybı veya periferik arter hastalığı var6-12 ayda bir
2 (orta)Duyu kaybı ve damar hastalığı birlikte ya da bunlardan biri ile ayakta şekil bozukluğu3-6 ayda bir
3 (yüksek)Duyu kaybı veya damar hastalığı ile birlikte ayak yarası öyküsü, ampütasyon veya son dönem böbrek hastalığı1-3 ayda bir

Rehber, bu sıklıkların uzman görüşüne dayandığını belirtir. Yarası olan hastada damar hastalığının nesnel yöntemlerle (ayak bileği-kol indeksi, parmak basıncı, doku oksijen ölçümü, Doppler) değerlendirilmesini; değerler çok düşükse acil görüntüleme ve damar açma girişiminin (revaskülarizasyon) düşünülmesini; uygun tedaviye rağmen dört-altı hafta içinde iyileşme yoksa, sonuçlar ne olursa olsun anjiyografi ve revaskülarizasyonun değerlendirilmesini önerir. Bacağı tehdit eden derin veya yaygın enfeksiyonda ölü dokunun temizlenmesi ve apse boşaltılması gibi cerrahi seçeneklerin acil olarak değerlendirilmesi ve geniş spektrumlu antibiyotiğe damardan başlanması gerekir.

Ulusal uzlaşı raporu da sistemik bulgularla seyreden ağır enfeksiyonu, ciddi damar hastalığı ile yaygın doku ölümü veya gangreni hastaneye yatış gerektiren durumlar arasında sayar; ayaktan tedaviyle iyileşmeyen orta derece enfeksiyonların ve evde bakımı yapılamayan hastaların da yatırılmasını önerir. Rapor, üçüncü basamak hastanelerde en az enfeksiyon hastalıkları, diyabetik ayak konusunda deneyimli cerrahi ve endokrinoloji ya da iç hastalıkları uzmanlarından oluşan bir “Diyabetik Ayak Kurulu” kurulmasını hedefler. Bu standartlar, dosyada sorulacak soruların çerçevesini çizer: Hasta hangi risk grubundaydı, buna uygun aralıklarla muayene edildi mi, yarası ortaya çıktığında damar durumu ölçüldü mü, iyileşmeyen yara için ne zaman ileri merkeze yönlendirildi?

Hukuki Çerçeve: Aile Hekimi, Uzman Hekim ve Hastane

1- Aile hekimi bakımından: 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun 2. maddesine göre aile hekimi, kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini yaş, cinsiyet ve hastalık ayrımı yapmaksızın her kişiye kapsamlı ve devamlı olarak sunmakla yükümlüdür. Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinin 4. maddesinin üçüncü fıkrası, aile hekimine kayıtlı kişilerin yaş, cinsiyet ve hastalık gruplarına yönelik izlem ve taramalarını yapma, aile sağlığı merkezi şartlarında teşhis veya tedavisi yapılamayan hastaları sevk etme, sağlık kayıtlarını tutma ve kendisine kayıtlı kişileri yılda en az bir defa değerlendirerek kayıtlarını güncelleme görevlerini verir. Yönetmelikte 09.04.2026 tarihli ve 33219 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle aile sağlığı merkezlerinde glikometri ve stripleri ile nabız oksimetresi bulundurulmasına ilişkin düzenleme de yapılmıştır. Sağlık Bakanlığının 2021’de tüm aile sağlığı merkezlerinde kullanıma açtığı Hastalık Yönetim Platformu, diyabet dahil kronik hastalıkların risk değerlendirmesi ve izleminin bu sistem üzerinden yapılmasını öngörür. Birinci basamaktaki kusurların genel çerçevesi için aile hekimliğinde kusur rehberimize bakabilirsiniz.

2- Uzman hekim ve hastane bakımından: Hekim, ilmi icaplara uygun olarak teşhis koyar ve gereken tedaviyi uygular (Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi m.13/1). Özel hastanede veya muayenehanede tedavi gören hasta bakımından vekâlet hükümleri uygulanır; özen ölçüsü benzer alanda iş üstlenen basiretli bir vekilin davranışıdır ve hekim en hafif kusurundan sorumludur (TBK m.502, m.506/3). Hastane, çalıştırdığı hekim, hemşire ve diğer personelin fiillerinden de sorumludur (TBK m.116). Diyabetik ayakta tedavi çoğu zaman birden fazla branşın elindedir: endokrinoloji, enfeksiyon hastalıkları, kalp ve damar cerrahisi, ortopedi, genel cerrahi ve plastik cerrahi. Konsültasyonun zamanında istenip istenmediği ve cevabın zamanında verilip verilmediği, organizasyon kusuru bakımından da önemlidir.

3- Kamu hastanesi bakımından: Aile sağlığı merkezi, devlet, şehir veya üniversite hastanesindeki hizmetten doğan zararlarda dava hekime değil idareye karşı açılır; idare ödediği tazminat için kusurlu görevliye rücu edebilir (Anayasa m.129/5). Ayrıntılar için kamu hastanesinde tıbbi hata rehberimize bakabilirsiniz.

Kusur Nerede Aranır? Tedavi Zincirinin Halkaları

Diyabetik ayak dosyalarında zarar çoğu zaman tek bir hatadan değil, aylara yayılan bir süreçten doğar. Bu nedenle dosya, ilk yara başvurusundan ampütasyona kadar her halka ayrı ayrı incelenerek kurulmalıdır.

Diyabetik ayakta tedavi zinciri ve tipik kusur iddiaları

AşamaBeklenenTipik kusur iddiasıBakılacak kayıt
Düzenli izlemRisk grubuna uygun ayak muayenesi, hastanın ayak bakımı konusunda eğitilmesiYıllarca ayak muayenesi yapılmamasıAile hekimi izlem kayıtları, reçete ve başvuru geçmişi
İlk yara başvurusuYaranın derinliğinin, enfeksiyon bulgularının ve nabızların değerlendirilmesiYaranın yalnızca pansuman ve ağız yoluyla antibiyotikle geçiştirilmesiMuayene notu, pansuman kayıtları
Damar değerlendirmesiNabız, ayak bileği-kol indeksi, gerekirse Doppler ve görüntülemeİyileşmeyen yarada damar durumunun hiç ölçülmemesiTetkik istemleri ve sonuçları
Sevk ve konsültasyonİyileşmeyen yarada ve ağır enfeksiyonda ileri merkeze veya ilgili branşa yönlendirmeHaftalarca aynı tedavinin sürdürülmesi; konsültasyonun geç istenmesiSevk formu, konsültasyon istem ve cevap saatleri
Enfeksiyon tedavisiYatış, damardan antibiyotik, kültür, cerrahi temizlikAğır enfeksiyonda yatırılmama; cerrahi müdahalenin gecikmesiAcil servis kaydı, kan tahlilleri, kültür sonuçları
Ampütasyon kararıSeviyenin enfeksiyon ve kan akımına göre seçilmesi; alternatiflerin değerlendirilmesiDamar açma seçeneği değerlendirilmeden yüksek seviyeden ampütasyon; yanlış tarafAmeliyat notu, konsey kararı, onam formu
Ameliyat sonrasıGüdük yarasının ve enfeksiyonun izlenmesi, rehabilitasyon ve protez planıGüdük enfeksiyonunun geç fark edilmesi; tekrar ameliyatServis gözlem kayıtları, epikriz

Tablodaki her halka için kayıtlar alınmalı ve aynı zaman çizelgesine yerleştirilmelidir. Yaranın ilk kez kayda geçtiği tarih, ilk damar değerlendirmesinin yapıldığı tarih, ilk sevk tarihi ve ampütasyon tarihi arasındaki aralıklar, bilirkişiye sorulacak soruların temelini oluşturur. Kayıtların eksik olduğu veya sonradan tamamlandığı şüphesi varsa tıbbi kayıtların sonradan değiştirilmesi yazımıza, acil serviste geçiştirilen başvurular için acil serviste malpraktis rehberimize, enfeksiyonun kana yayılması hâlinde sepsiste tanı ve tedavi gecikmesi rehberimize bakabilirsiniz.

İlliyet Bağı: “Diyabet Zaten Bu Sonucu Doğuracaktı” Savunması

Bu dosyalarda en sık karşılaşılan savunma, ampütasyonun hekimin davranışından değil, hastalığın doğal seyrinden kaynaklandığıdır. Bu savunma ciddiye alınmalıdır; çünkü tazminat yalnızca hekimin kusurlu davranışı ile uygun illiyet bağı bulunan zarar için istenebilir. Ancak hastanın diyabetli olması, yani bünyesel yatkınlığı, kusur değildir ve illiyet bağını kendiliğinden kesmez. Yapılması gereken, bilirkişiden şu soruların cevabını almaktır: Doğru ve zamanında yapılacak muayene, tetkik veya sevk hâlinde hangi tedavi uygulanabilirdi; bu tedavi büyük olasılıkla uzvu kurtarır ya da ampütasyonu daha alt bir seviyede sınırlar mıydı?

Türk hukukunda “şans kaybı” ayrı bir zarar kalemi olarak kanunda düzenlenmiş değildir; uygulamada illiyet bağı tıbbi bilirkişi raporunda doğru tanının konulabileceği tarih, o tarihte uygulanacak tedavi ve bu tedavinin sonuca etkisi değerlendirilerek kurulur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, geç teşhis iddiasıyla açılan bir davada raporların uyumlu olduğunu ve uygulanan hizmet ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını belirterek davanın reddini onamıştır (26.02.2025, 2024/2241 E., 2025/1185 K.). Aynı Daire başka bir kararında, hekimin en hafif kusurundan sorumlu olduğunu ve tereddüt doğuran durumlarda bu tereddüdü giderecek araştırmaların yapılması gerektiğini vurgulamıştır (01.07.2025, 2025/192 E., 2025/3719 K.). Ceza dosyalarında da illiyet belirleyicidir: basına yansıyan bir dosyada, iki ayak parmağı alınan diyabetli hastanın enfeksiyon nedeniyle ölümünde Adli Tıp kurulları hastanenin hizmet kusurunu tespit etmekle birlikte bu kusur ile ölüm arasında illiyet bağı bulunmadığını bildirmiş ve sanıklar beraat etmiştir (DHA, Haziran 2022). Bünyesel yatkınlığın tazminata etkisi için önceden var olan hastalıkta illiyet yazımıza, illiyetin genel ilkeleri için yanlış teşhis ve tanı gecikmesi rehberimize bakabilirsiniz.

Hastanın kendi davranışı da değerlendirilir. Kendisine yazılı olarak bildirilen kontrol tarihlerine gelmeyen, önerilen yatışı reddeden veya kan şekeri tedavisine uymayan hastanın kusuru tazminatı azaltabilir (TBK m.52/1). Hastanın yatışı veya ameliyatı reddetmesi hâlinde ise sonuçların kendisine anlatıldığını gösteren yazılı belge alınmış olmalıdır (Hasta Hakları Yönetmeliği m.25). Bu belge yoksa “hasta kabul etmedi” savunması ispatlanmış sayılmaz.

Ampütasyon Kararı, Onam ve Yanlış Taraf

Ampütasyon geri dönüşü olmayan bir ameliyattır. Hasta; ameliyatın neden gerektiği, hangi seviyeden yapılacağı, damar açma girişimi gibi alternatiflerin bulunup bulunmadığı, ameliyatın riskleri, protezle yürüme ihtimali ve tedavinin reddedilmesi hâlinde ortaya çıkabilecek sonuçlar hakkında bilgilendirilmelidir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.15) ve tıbbi müdahale için kural olarak rızası alınmalıdır (m.24). Hayatı tehdit eden yaygın enfeksiyonda kararın hızlı verilmesi gerekebilir; ancak bu durumda da acil durumun ve hastaya ya da yakınlarına yapılan açıklamanın kayda geçirilmesi beklenir. Aydınlatmanın ispat yükü hekim ve hastanededir (Yargıtay 3. HD 2025/531 E., 2026/1285 K.).

Onam eksikliği iddiasının zamanında ileri sürülmesi de önemlidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ayak başparmağındaki şekil bozukluğu (halluks valgus) için yapılan ameliyattan sonra ayakta kısalık ve yürüme güçlüğü gelişen hastanın davasında, raporlara göre sonucun tıbbi kusura bağlı olmayan bir komplikasyon olduğunu ve dava dilekçesinde onam alınmadığı yönünde bir iddia bulunmadığını belirterek davanın reddini onamıştır (22.04.2025, 2024/954 E., 2025/2346 K.). Daire bir başka kararında, onam eksikliğinin ilk kez istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceğini kabul etmiştir (22.11.2023, 2023/1906 E., 2023/3311 K.). Bu nedenle aydınlatma eksikliği iddiası dava dilekçesinde açıkça yazılmalıdır. Ayrıntılar için aydınlatılmış onam rehberimize bakabilirsiniz.

Ampütasyonda en ağır hata, sağlam olan uzvun alınmasıdır. Yanlış taraf cerrahisini önlemek için ameliyat öncesinde kimlik ve taraf doğrulaması, taraf işaretlemesi ve güvenli cerrahi kontrol listesinin farklı aşamalarda doldurulması gerekir. Bu konunun ayrıntıları için yanlış taraf cerrahisi rehberimize bakabilirsiniz.

Diyabet Dışında Uzuv Kaybına Yol Açan Tıbbi Hatalar

Uzuv kaybı yalnızca diyabetik ayakta görülmez. Malpraktis dosyalarında karşılaşılan diğer başlıca durumlar şunlardır:

  • Kompartman sendromu: Kırık veya sıkı alçı sonrasında kas bölmelerindeki basıncın artması; ağrı şikâyetlerinin geçiştirilmesi ve basıncı azaltan cerrahinin (fasyotomi) gecikmesi kas ve sinir kaybına, ağır durumlarda ampütasyona yol açabilir. Bkz. kompartman sendromu ve alçı rehberimiz.
  • Damar yaralanması: Anjiyografi, kateter veya ameliyat sırasında atardamarın zedelenmesi ve dolaşım bozukluğunun geç fark edilmesi.
  • Enjeksiyon ve ilaç sızması: Yanlış bölgeye veya yanlış teknikle yapılan enjeksiyonlar ya da damar dışına sızan ilaçlar doku ölümüne yol açabilir. Bkz. enjeksiyon hatası rehberimiz.
  • Ağır yumuşak doku ve protez enfeksiyonları: Hastane kaynaklı veya ameliyat sonrası enfeksiyonun geç tedavisi. Bkz. hastane enfeksiyonu rehberimiz ve diz ve kalça protezi rehberimiz.

Bu durumların hepsinde aynı ilke geçerlidir: dolaşım bozukluğu veya enfeksiyon belirtileri ne zaman ortaya çıktı, ne zaman fark edildi ve müdahale ne kadar sürede yapıldı?

Yargıtay, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi Kararlarından İlkeler

Diyabetik ayak ve ampütasyona özgü, künyesi doğrulanabilir yayımlanmış yüksek mahkeme kararı sayısı sınırlıdır. Aşağıdaki tabloda bu dosyalara da uygulanan ilkeleri içeren kararlar gösterilmiştir; her birinin hangi olaya ilişkin olduğu ayrıca belirtilmiştir.

Uzuv kaybı dosyalarında yol gösteren kararlar

KararOlayİlke
Yargıtay 3. HD, 22.04.2025, 2024/954 E., 2025/2346 K.Halluks valgus ameliyatı sonrası ayakta kısalık ve yürüme güçlüğüKomplikasyon; onam iddiası dava dilekçesinde yoksa değerlendirilmez; ret onandı
Yargıtay 3. HD, 22.11.2023, 2023/1906 E., 2023/3311 K.Çikolata kisti ameliyatı sonrası bağırsak delinmesi iddiasıOnam eksikliği ilk kez istinafta ileri sürülemez
Yargıtay 3. HD, 26.02.2025, 2024/2241 E., 2025/1185 K.Bebekte kalça çıkığının geç teşhisi iddiasıRaporlar uyumlu ve illiyet yoksa ret
Yargıtay 3. HD, 01.07.2025, 2025/192 E., 2025/3719 K.Genel ilke (başka bir branşta)En hafif kusurdan sorumluluk; tereddüdü giderecek araştırma
Yargıtay 3. HD, 09.03.2026, 2025/531 E., 2026/1285 K.Jinekolojik ameliyat; aydınlatma iddiasıAydınlatmanın ispat yükü doktor veya hastanededir
Yargıtay HGK, 28.02.2024, 2023/914 E., 2024/136 K.Trafik kazasında diz altı bacak kaybıİleride yenilenecek protez bedelleri tazminata dahil edilmelidir
AYM, Sadık Yılmaz ve diğerleri, B. No: 2020/24134, 30.10.2024Ameliyat sonrası ölüm; itirazlar karşılanmadan kararEk rapor alınmadan karar verilmesi yaşam hakkının usul boyutunu ihlal eder

Zarar ve Tazminat

Uzuv kaybında kalıcı maluliyet oranı, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin ekindeki kılavuzun alt ekstremite ampütasyonlarına ilişkin Tablo 3.30’una göre ampütasyon seviyesine bakılarak belirlenir. Diyabetik ayakta en sık görülen seviyeler ve kılavuzdaki kişinin engel oranları aşağıdadır:

Alt ekstremite ampütasyonlarında kişinin engel oranı (kılavuz Tablo 3.30, seçilmiş seviyeler)

Ampütasyon seviyesiKişinin engel oranı
Diz üstü – proksimal%50
Diz üstü – orta ve distal%48
Diz altı – proksimal%43
Diz altı – orta ve distal%40
Ayak bileği seviyesi (Syme)%38
Orta ayak (Chopart)%31
Transmetatarsal%25
Tüm ayak parmakları (MTF eklemden)%11
Ayak başparmağı (MTF eklemden)%6
Diğer küçük ayak parmakları (her biri, MTF eklemden)%1

Diyabetli hastada ampütasyondan önce de bazı kayıplar bulunabilir; örneğin daha önce bir parmak alınmış olabilir. Bu durumda raporun, tıbbi hataya bağlı ek kaybı önceki durumdan ayırarak göstermesi gerekir. Birden fazla kayıp, kılavuza göre Balthazard yöntemiyle birleştirilir. Ayrıntılar için uzuv kaybında maluliyet oranı yazımıza ve ayak bileği ve ayakta maluliyet oranı yazımıza bakabilirsiniz.

Uzuv kaybında istenebilecekler

TalepİçerikDayanak
Tedavi giderleriEk ameliyatlar, yatış, yara bakım ürünleri, fizik tedaviTBK m.54
Protez ve yenileme giderleriİlk protez, ömür boyu yenileme, bakım ve onarımTBK m.54; Yargıtay HGK 2023/914 E., 2024/136 K.
Ev ve araç uyarlamasıRampa, banyo düzenlemesi, araç adaptasyonuTBK m.54
Bakıcı gideriGünlük yaşamda yardıma ihtiyaç varsaTBK m.54
Kazanç kaybı ve kalıcı iş göremezlikKılavuza göre belirlenen oran üzerindenTBK m.54
Ekonomik geleceğin sarsılmasıAyakta çalışılan meslekten ayrılmaTBK m.54
Manevi tazminatUzvun kaybı, ek ameliyatlar, aydınlatma eksikliği; ağır bedensel zararda yakınlarTBK m.56

Protez giderleri bu dosyalarda önemli bir kalemdir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, trafik kazasında diz altından bacağını kaybeden yolcunun davasında, ileride yenilenecek protez bedellerinin tazminata dahil edilmemesini bozma sebebi saymıştır (28.02.2024, 2023/914 E., 2024/136 K.). Bu ilke, tıbbi hata sonucu uzuv kaybında da protezin ömür boyu yenilenme ihtiyacının hesaba katılması gerektiğini gösterir. Hastanın kendi kusuru varsa tazminattan indirim yapılabilir (TBK m.52/1). Yaşam boyu giderler için ağır maluliyette yaşam boyu giderler yazımıza, meslek kaybı için ekonomik geleceğin sarsılması yazımıza, hesap yöntemi için malpraktiste tazminat nasıl hesaplanır yazımıza, manevi tazminat için manevi tazminat rehberimize bakabilirsiniz. Engelli raporu ve bağlı haklar için engelli raporu yazımıza bakabilirsiniz.

Bilirkişi İncelemesi

Diyabetik ayak dosyasında heyette kalp ve damar cerrahisi, enfeksiyon hastalıkları ve endokrinoloji uzmanlarının yanında ampütasyonu yapan branşın (ortopedi, genel cerrahi veya plastik cerrahi) uzmanı bulunmalıdır; birinci basamaktaki takip tartışılıyorsa aile hekimliği uzmanı da yer almalıdır. Ölümle sonuçlanmayan dosyalarda Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulu, ölümle sonuçlananlarda 8. İhtisas Kurulu görüş verir; üniversitelerden oluşturulan heyetlerden de rapor alınabilir. Rapora tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (HMK m.281). Anayasa Mahkemesi, tarafların itirazlarını karşılayan ek rapor ya da yeni bir bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesini tıbbi ihmal davalarında usul ihlali saymıştır (Sadık Yılmaz ve diğerleri, B. No: 2020/24134).

Bilirkişiye sorulacak sorular dosyaya göre şekillendirilmelidir:

  • Hasta hangi risk grubundaydı; ayak muayenesi bu gruba uygun aralıklarla yapıldı mı?
  • Yara ilk kez ne zaman kayda geçti; derinlik, enfeksiyon ve nabız değerlendirmesi yapıldı mı?
  • Damar hastalığı nesnel yöntemlerle ne zaman değerlendirildi; damar açma girişimi düşünüldü mü?
  • İyileşmeyen yara için ileri merkeze veya ilgili branşa ne zaman sevk edildi; bu süre kabul edilebilir miydi?
  • Ağır enfeksiyonda yatış, damardan antibiyotik ve cerrahi temizlik zamanında yapıldı mı?
  • Ampütasyon kararı ve seviyesi tıbbi standarda uygun muydu; daha alt bir seviye mümkün müydü?
  • Zamanında müdahale hâlinde uzuv büyük olasılıkla kurtarılabilir veya kayıp daha alt seviyede sınırlanabilir miydi?
  • Kayıp ile hastanın önceki durumu nasıl ayrılır; hastanın tedaviye uyumu sonuca etkili oldu mu?

Rapora itiraz için Adli Tıp raporuna itiraz rehberimize, ilgili uzmanın bulunmadığı heyet raporu için ilgili uzman yoksa rapor geçerli mi yazımıza bakabilirsiniz.

Ceza Boyutu, Dava Yolu ve Süreler

1- Ceza boyutu bakımından: Özensiz tıbbi müdahale sonucunda yaralanma taksirle yaralama suçunu oluşturabilir (TCK m.89/1). Adli raporda yaralanma, bir organın işlevinin sürekli zayıflaması olarak nitelendirilirse ceza yarı oranında; bir organın işlevinin yitirilmesi olarak nitelendirilirse bir kat artırılır (TCK m.89/2-a, m.89/3-b). Uzuv kaybının hangi kapsamda değerlendirileceği adli rapora göre belirlenir. Taksirle yaralamanın soruşturulması kural olarak şikâyete bağlıdır ve şikâyet, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır (TCK m.89/5, m.73/1). Sağlık meslek mensupları hakkında soruşturma için Mesleki Sorumluluk Kurulunun izni gerekir (3359 s.K. ek m.18). Hasta ölürse taksirle öldürme suçu gündeme gelir (TCK m.85). Süreç için doktor hakkında suç duyurusu rehberimize bakabilirsiniz.

2- Dava yolu bakımından: Özel hastanede dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır (6502 s.K. m.73/A); anlaşma sağlanamazsa dava tüketici mahkemesinde açılır ve tüketici olarak açılan davada harç alınmaz (m.73/2). Aile sağlığı merkezi ve kamu hastanesinde zararın öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylemden itibaren beş yıl içinde idareye başvurulur; ret veya otuz gün içinde cevap verilmemesi üzerine altmış gün içinde idare mahkemesinde dava açılır (İYUK m.13). Hasta hem aile hekiminden hem kamu hastanesinden hem de özel hastaneden hizmet almışsa, her biri için yol ve süre ayrı ayrı belirlenmelidir. Ayrıntılar için arabuluculuk rehberimize ve hangi mahkeme rehberimize bakabilirsiniz.

Uzuv kaybı dosyasında süreler

İşlem veya talepSüreDayanak
Özel hastane ve hekime karşı sözleşmeye dayalı istemBeş yılTBK m.147/5
Haksız fiile dayalı istemZararın ve failin öğrenilmesinden iki yıl; her hâlde on yılTBK m.72/1
Fiil taksirle yaralama oluşturuyorsaCeza zamanaşımı sekiz yılTBK m.72/1; TCK m.66/1-e
Fiil taksirle öldürme oluşturuyorsaCeza zamanaşımı on beş yılTBK m.72/1; TCK m.66/1-d
Aile sağlığı merkezi veya kamu hastanesi için idareye başvuruÖğrenmeden bir yıl; her hâlde eylemden beş yılİYUK m.13
Taksirle yaralama şikâyetiFiilin ve failin öğrenilmesinden altı ayTCK m.73/1
Bilirkişi raporuna itirazTebliğden itibaren iki haftaHMK m.281

Diyabetik ayak dosyalarında zarar aylara yayıldığından öğrenme tarihi tartışmalı olabilir; güvenli yol, sürelerin en erken başlayabileceği tarihi, çoğu zaman ampütasyon tarihini esas almaktır. Sürelerin başlangıcı için malpraktiste zamanaşımı rehberimize, masraflar için malpraktis davasında harç ve gider rehberimize bakabilirsiniz.

Sık Savunmalar ve Cevapları

Hekim ve hastanelerin sık başvurduğu savunmalar

SavunmaDeğerlendirme
“Diyabet zaten bu sonucu doğuracaktı.”Bünyesel yatkınlık kusur değildir ve illiyeti kendiliğinden kesmez; zamanında müdahalenin sonucu değiştirip değiştirmeyeceği bilirkişiye sorulmalıdır.
“Hasta kan şekerini kontrol etmedi, kontrollere gelmedi.”Hastanın kusuru tazminattan indirim sebebi olabilir (TBK m.52/1); ancak kontrol tarihlerinin ve uyarıların hastaya bildirildiği kayıtlarla gösterilmelidir.
“Hasta yatışı veya ameliyatı reddetti.”Sonuçların anlatıldığını gösteren yazılı belge alınmış olmalıdır (Hasta Hakları Yönetmeliği m.25).
“Ampütasyon hayat kurtarmak için zorunluydu.”Zorunluluk o anki tabloya göre doğru olabilir; asıl soru, o noktaya gelinmesinin önlenip önlenemeyeceğidir.
“Seviye seçimi cerrahın takdiridir.”Takdir, enfeksiyon ve kan akımı bulgularına dayanmalı ve ameliyat notunda gerekçelendirilmelidir.
“Aile hekimi hastayı sevk etti, gerisi hastanenin işi.”Sevkin zamanında yapılıp yapılmadığı ve sevk sonrasında geri bildirimin değerlendirilip değerlendirilmediği ayrıca incelenir.

Adım Adım: Diyabetik Ayak Nedeniyle Uzuv Kaybı Yaşadıysanız

  1. Aile hekimi izlem kayıtlarını, reçete ve başvuru geçmişinizi isteyin; e-Nabız kayıtlarınızı indirin.
  2. Yaranın ilk kayda geçtiği muayeneden ampütasyona kadar tüm poliklinik, acil servis, pansuman ve konsültasyon kayıtlarını isteyin (Hasta Hakları Yönetmeliği m.16).
  3. Damar tetkiklerini, kültür ve kan tahlili sonuçlarını, ameliyat notunu, konsey kararını ve onam formlarını alın.
  4. Yaranın ve ayağın farklı tarihlerdeki fotoğraflarını saklayın.
  5. Hizmet aldığınız her kurum için yolu ayrı belirleyin: özel hastanede arabuluculuk ve tüketici mahkemesi, aile sağlığı merkezi ve kamu hastanesinde İYUK m.13 başvurusu.
  6. Aydınlatma eksikliği iddianızı dava dilekçesinde açıkça yazın.
  7. Ceza yolunu düşünüyorsanız altı aylık şikâyet süresini kaçırmayın.
  8. Protez, yenileme, ev ve araç uyarlaması giderlerini belgeleyerek isteyin.

Hasta dosyasının nasıl alınacağı için hasta dosyası ve delil toplama rehberimize bakabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

  • Yalnızca ampütasyonu yapan hastaneye odaklanıp aylara yayılan takip ve sevk sürecini incelememek.
  • Aile hekimi kayıtlarını ve e-Nabız geçmişini istememek.
  • Kamu kurumları için idareye başvuru süresini kaçırmak veya davayı hekime açmak.
  • Protezin ömür boyu yenilenme giderini talep etmemek.
  • Damar cerrahisi ve enfeksiyon uzmanı bulunmayan bir bilirkişi raporuna itiraz etmemek.
  • Aydınlatma eksikliğini dava sırasında değil, istinaf aşamasında ileri sürmek.

Hukukçular Evi Bu Süreçte Ne Yapar?

Hukukçular Evi Ankara, diyabetik ayak ve uzuv kaybı dosyalarında aile hekimi, poliklinik, acil servis, yatış ve ameliyat kayıtlarını tek bir zaman çizelgesinde birleştirir; yaranın ilk kayda geçtiği tarihten ampütasyona kadar her halkadaki gecikmeyi ortaya koyar. Hizmet alınan her kurum için doğru yolu ve süreyi belirler, damar cerrahisi, enfeksiyon hastalıkları ve ilgili cerrahi branş uzmanlarının bulunduğu bir heyetten rapor alınmasını talep eder; maluliyet, protez ve yaşam boyu gider taleplerini eksiksiz kurar. Tüm başlıklar için Malpraktis Rehberleri sayfamıza bakabilirsiniz.

Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; kusur, aydınlatma ve illiyet her dosyada tıbbi kayıtlar ve bilirkişi incelemesiyle ayrıca belirlenir. Tıbbi standartlara ilişkin açıklamalar, Klimik Dergisinde 2015 yılında yayımlanan ulusal uzlaşı raporu ile IWGDF 2023 rehberinin Türkçe çevirisine dayanır; bu belgeler mevzuat değildir. Diyabetli hastanın ölümüne ilişkin ceza dosyası basın haberindeki aktarıma dayanmaktadır. Anılan kararların bir kısmı diyabetik ayağa değil başka tıbbi olaylara ilişkindir; tabloda bu ayrıca belirtilmiştir. Tıbbi açıklamalar hukuki değerlendirmeyi anlaşılır kılmak içindir ve tıbbi görüş niteliği taşımaz. Yazı somut bir dosya hakkında hukuki görüş niteliği taşımaz. Son kontrol: Ekim 2026.

Sıkça Sorulan Sorular

Diyabet nedeniyle ayağım kesildi; doktora dava açabilir miyim?

Ampütasyon tek başına hekim hatası değildir. Ancak ayak düzenli muayene edilmediyse, yara ve enfeksiyon geçiştirildiyse, damar değerlendirmesi ve sevk geciktiyse veya ampütasyon kararı yanlış verildiyse tazminat istenebilir. Belirleyici olan, zamanında müdahalenin sonucu değiştirip değiştirmeyeceğidir.

Aile hekiminin diyabet hastasının ayağını kontrol etme yükümlülüğü var mı?

Aile hekimi kayıtlı kişilere hastalık gruplarına göre izlem ve tarama yapmak, onları yılda en az bir kez değerlendirmek ve aile sağlığı merkezinde teşhis veya tedavisi yapılamayan hastaları sevk etmekle yükümlüdür (Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği m.4/3). Uluslararası rehber, risk grubuna göre yılda bir ile üç ayda bir arasında ayak muayenesi önerir.

Ayak yaram haftalarca pansumanla tedavi edildi, sonra bacağım kesildi; bu kusur mu?

Olabilir. IWGDF rehberi, uygun tedaviye rağmen dört-altı haftada iyileşmeyen yarada anjiyografi ve damar açma girişiminin değerlendirilmesini önerir. Bu sürede damar değerlendirmesi yapılmadıysa ve sevk geciktiyse bilirkişiye ayrıca sorulmalıdır.

Doktor, diyabetin zaten bu sonucu doğuracağını söylüyor; ne yapabilirim?

Bünyesel yatkınlık kusur değildir ve illiyet bağını kendiliğinden kesmez. Bilirkişiye, zamanında muayene, tetkik ve sevk hâlinde uzvun büyük olasılıkla kurtarılıp kurtarılamayacağı veya kaybın daha alt seviyede sınırlanıp sınırlanamayacağı sorulmalıdır.

Kontrollere düzenli gitmediysem tazminat alamaz mıyım?

Alabilirsiniz; ancak kendi kusurunuz tazminattan indirim sebebi olabilir (TBK m.52/1). Hastane, kontrol tarihlerinin ve uyarıların size bildirildiğini kayıtlarla göstermelidir.

Ampütasyon için onam formu imzaladım; yine de dava açabilir miyim?

Açabilirsiniz. Onam formunun ampütasyonun gerekçesini, seviyesini, alternatiflerini ve risklerini somut olarak içermesi gerekir; aydınlatmanın ispat yükü hekim ve hastanededir (Yargıtay 3. HD 2025/531 E., 2026/1285 K.). Aydınlatma eksikliği iddiası dava dilekçesinde açıkça yazılmalıdır.

Daha alt seviyeden kesilebilecekken diz üstünden kesildiğini düşünüyorum; ne yapmalıyım?

Ameliyat notunu, damar tetkiklerini, konsey kararını ve onam formunu isteyin. Seviyenin enfeksiyon ve kan akımı bulgularına göre seçilip seçilmediği bilirkişiye sorulmalıdır; diz üstü ve diz altı kayıp arasında maluliyet oranı da farklıdır.

Yanlış bacağım kesildi; ne yapabilirim?

Bu, yanlış taraf cerrahisidir ve ağır bir kusur iddiasıdır. Güvenli cerrahi kontrol listesi, taraf işaretleme ve kimlik doğrulama kayıtları istenmeli; hem tazminat hem ceza yolu birlikte değerlendirilmelidir.

Bacak kaybında maluliyet oranı kaç olur?

Kılavuzun Tablo 3.30’una göre örneğin diz üstü proksimal kayıp kişide yüzde 50, diz altı proksimal kayıp yüzde 43, diz altı orta ve distal kayıp yüzde 40, transmetatarsal kayıp yüzde 25 engel oranı verir.

Protez parasını kimden isteyebilirim?

Sosyal güvenlik kurumunun karşılamadığı tıbben gerekli protez bedelleri ile ömür boyu yenileme ve bakım giderleri sorumlulardan istenebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ileride yenilenecek protez bedellerinin tazminata dahil edilmesi gerektiğini kabul etmiştir (2023/914 E., 2024/136 K.).

Ayakta çalışılan işimi kaybettim; bu ayrıca istenir mi?

Meslek değişikliği veya ağır iş yapamama ekonomik geleceğin sarsılması kalemi olarak TBK m.54 kapsamında istenebilir.

Aile sağlığı merkezindeki ihmal için kime başvururum?

Aile sağlığı merkezi kamu hizmeti sunduğundan dava idareye karşı açılır. Zararın öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylemden itibaren beş yıl içinde idareye başvurulmalıdır (İYUK m.13).

Hem devlet hastanesinde hem özel hastanede tedavi gördüm; davayı nereye açarım?

Her kurum için yol ayrı belirlenir: kamu kurumları için İYUK m.13 başvurusu ve idare mahkemesi, özel hastane için arabuluculuk ve tüketici mahkemesi. Kusurun hangi aşamada doğduğu her iki dosyada da bilirkişiye sorulmalıdır.

Doktor hakkında ceza davası açılır mı?

Taksirle yaralama suçu gündeme gelebilir; uzuv kaybının adli raporda organ işlevinin yitirilmesi veya sürekli zayıflaması olarak nitelendirilmesine göre ceza artırılır (TCK m.89/2-a, m.89/3-b). Şikâyet altı ay içinde yapılmalı ve soruşturma için Mesleki Sorumluluk Kurulunun izni gerekir.

Bilirkişi heyetinde hangi uzmanlar olmalı?

Kalp ve damar cerrahisi, enfeksiyon hastalıkları ve endokrinoloji uzmanlarının yanında ampütasyonu yapan branşın uzmanı bulunmalı; birinci basamak takip tartışılıyorsa aile hekimliği uzmanı da yer almalıdır.

Kompartman sendromu nedeniyle bacağımı kaybettim; bu yazı benim için de geçerli mi?

İlkeler aynıdır: belirtilerin ne zaman ortaya çıktığı, ne zaman fark edildiği ve basıncı azaltan cerrahinin ne kadar sürede yapıldığı incelenir. Ayrıntılar için kompartman sendromu ve alçı rehberimize bakabilirsiniz.

Uzuv kaybı dosyanız için hukuki destek

Takip, sevk ve ameliyat kayıtlarınızı birlikte inceleyelim; maluliyet, protez ve tazminat taleplerinizi doğru yolda ve süresinde ileri sürelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Tıbbi kayıtlarınızı birlikte inceleyelim, doğru adımı birlikte belirleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik Sağlık Hukuku ve Malpraktis alanındadır.

Malpraktis Rehberleri  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk