Enjeksiyon Hatası ve Siyatik Sinir Zedelenmesi: Malpraktis Rehberi (2026)
02 Eylül 2026

Enjeksiyon Hatası ve Siyatik Sinir Zedelenmesi: Malpraktis Rehberi (2026)

Bu dosyaların ayırt edici özelliği, zararın tek bir işlemden ve çoğu zaman birkaç saniye içinde doğmasıdır. Hasta kalçadan iğne olur, iğne yapıldığı anda bacağa vuran bir elektrik çarpması veya şiddetli yanma hisseder, ardından ayağını yukarı kaldıramadığını fark eder. Uygulamada buna düşük ayak denir: yürürken ayak parmakları yere takılır, hasta ayak bileğini kontrol edemez.

Bu rehber, malpraktis rehberleri serisinin bir parçasıdır — 57 rehber tek sayfada.

Bu alanın hukuki değerlendirmesinde iki husus öne çıkar. Birincisi, tıbbi kaynaklarda uygulama bölgesinin açıkça tarif edilmiş ve bu şekilde öğretiliyor olmasıdır — yani ölçülebilir bir standart vardır. İkincisi, medikolegal literatürde vurgulanan şu tespittir: bilirkişi raporlarında uygulamanın tıbbi standartlardan sapma göstermediği bildirilmiş olsa dahi, hastanın bilgilendirilip bilgilendirilmediği, yazılı onamının alınıp alınmadığı ve alternatif bir tedavi yönteminin bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmektedir.

Bu ikinci husus, dosyayı yalnızca teknik tartışmaya sıkışmaktan kurtarır ve bu rehberin omurgasını oluşturur.

⚠️ Faizde mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026:

Faiz oranı. 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi yeniden yazılmıştır (RG 31.07.2026, S. 33326). Yasal faiz artık sabit bir rakam değil, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenidir. 30 Haziran’daki oran, önceki 31 Aralık oranından beş puan veya daha fazla farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde sekseni uygulanır. Faiz artık dönemsel hesaplanır: 31.07.2026 öncesi dönemde eski rejim, sonrasında yeni formül geçerlidir; tek oranla yıllara yayılan hesap tabloları yanlış sonuç verir.

Faiz başlangıcı. Aynı Kanun’la Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine eklenen fıkralar uyarınca, bedensel zarar ve ölüm nedeniyle açılan tazminat davalarında faiz, bilinen dönem bakımından olay tarihinden, bilinemeyen dönem bakımından karar tarihinden işletilir. Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödeme, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Geçiş bakımından belirleyici olan, haksız fiilin veya zarar doğuran olayın tarihidir. Ayrıntı: Yasal faiz değişti: reeskont endekslemesi

⚠️ Mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026: 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır (RG 31.07.2026, S. 33326). Bu tarihten sonra yeni bir belirsiz alacak davası açılamaz. Yerine, aynı Kanun’un 20. maddesiyle HMK m. 109’a eklenen dördüncü fıkra ile güçlendirilmiş kısmi dava getirilmiştir: alacağın yalnız bir kısmının dava edildiği hâllerde talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir ve zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. 31.07.2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davaları geçici m. 1 uyarınca eski hükme göre görülmeye devam eder. Ayrıntı: Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı? HMK 107 ve yargı paketi

İğneden sonra ayağınızı kaldıramıyor musunuz? Erken müdahale belirleyici.

📞 0554 648 37 15
💬 WhatsApp

Birinci Eksen: Uygulama Bölgesi — Ölçülebilir Standart

Kas içi enjeksiyonda uygulama yeri rastgele seçilmez. Kaynaklarda en basit ve en sık kullanılan yöntem şöyle tarif edilir: kalça bölgesi dört kadrana ayrılır; üst kısımda alınacak referans noktası, kalça kemiğinin üst çıkıntılarından geçen hattır. Enjeksiyon, bu kadranlardan üst dışta kalanın merkezine yapılır.

Kusurun en somut biçimi, iğnenin bu bölge dışına — özellikle alt iç kadrana — uygulanmasıdır. Nedeni açıktır: siyatik sinir, vücudun en kalın siniridir ve kalça kaslarının arasından geçer. Kaynaklarda bu ilişki tek cümleyle özetlenir: enjeksiyon yerinin siyatik sinire yakınlığı, sinirde oluşacak hasarın derecesi konusunda tek ve en önemli belirleyicidir. En büyük zarar, doğrudan sinir üzerine enjeksiyon yapıldığında ortaya çıkar.

Standardın değiştiği nokta: kaynaklarda, en sık kullanılan kalça bölgesi uygulamasının yıllar içinde değiştiği ve günümüzde arka kalça (dorsogluteal) yerine yan kalça (ventrogluteal) bölgenin önerildiği belirtilmektedir. Bu, bilirkişi incelemesinde uygulama tarihinin önem kazandığı anlamına gelir; standardın hangi dönemde ne olduğu ayrıca sorulmalıdır.

Zarar Nasıl Oluşur? Üç Ayrı Mekanizma

Yaygın kanının aksine, zarar her zaman iğnenin sinire doğrudan batmasından doğmaz. Kaynaklarda üç mekanizma birlikte anılır ve bu ayrım savunmayı karşılamak bakımından önemlidir:

1. Doğrudan temas. İğnenin siniri fiziken zedelemesi.

2. Kimyasal etki. Enjekte edilen ilacın sinir çevresinde yarattığı tahriş edici etki. Bu nedenle hangi ilacın verildiği dosyada ayrıca incelenir; ilacın türü ve hacmi hasarın derecesini etkiler.

3. Hacimsel bası. İlacın sinir çevresinde biriktiği hacim nedeniyle oluşan basınç.

Buradan çıkan hukuki sonuç şudur: “iğne sinire batmadı” savunması tek başına sorumluluğu kaldırmaz, çünkü zarar ilacın sinir çevresine verilmesinden de doğabilir. Belirleyici olan yine uygulama yerinin sinire yakınlığıdır.

Risk Grupları: Aynı Teknik Herkeste Aynı Sonucu Vermez

Kaynaklarda özellikle zayıf hastalar, yaşlılar ve çocuklar vurgulanır; bu gruplarda siyatik sinir hasarı daha sık görülmektedir. Zayıf ve ince yapılı kişilerde kas dokusunun ince olması, iğnenin kas altındaki sinire ulaşma ihtimalini artırır.

Bu, dosyada iğne boyunun ve kalınlığının neden sorulduğunu açıklar. Standart uzunlukta bir iğne, zayıf bir hastada kas tabakasını geçebilir. Hukuki karşılığı şudur: uygulayıcının hastanın vücut yapısını gözeterek iğne seçmesi ve gerekirse bölge değiştirmesi beklenir.

İncelenen hususDosyada nereden çıkar
Uygulanan anatomik bölgeUygulama kaydı; iğne yeri izi; hasta beyanı; muayene bulgusu
İğne ucu ve boyuMalzeme kaydı, kurum stok bilgisi
Uygulanan ilaç ve hacmiİstem ve uygulama kaydı
Uygulamanın gerekliliğiMuayene notu, reçete, tedavi planı
Uygulayan kişi ve yetkisiPersonel kaydı, imza
Hastanın vücut yapısıKilo-boy kaydı; çocuk ise yaşı

İkinci Eksen: Enjeksiyon Gerekli miydi? — Endikasyon ve Alternatif

Bu, dosyanın en çok gözden kaçan ve en güçlü eksenidir. Medikolegal değerlendirmede sayılan hususlar arasında “uygulama gerekliliğinin bulunması” açıkça yer alır. Yani sorulacak soru yalnızca “iğne doğru yere mi yapıldı” değil, aynı zamanda “bu iğne hiç gerekli miydi” sorusudur.

Aynı etkiyi ağızdan alınan bir ilaçla sağlamak mümkünken kas içi uygulamaya gidilmişse, tablo değişir. Çünkü bu durumda hasta, kaçınılabilir bir riske gereksiz yere maruz bırakılmış olur.

Neden bu eksen belirleyici?

Medikolegal kaynaklarda dikkat çekici bir tespit yer alır: bilirkişi raporlarında uygulamanın tıbbi standartlardan sapma göstermediği bildirilmiş olsa dahi, yüksek yargı kararları ilk derece mahkemesinin lehe kararlarını bozabilmektedir. Bunun sebebi, hastanın bilgilendirilip bilgilendirilmediği, yazılı onamının alınıp alınmadığı ve alternatif bir tedavi yönteminin bulunup bulunmadığı hususlarının ayrıca incelenmesidir.

Bu, dosya kurgusu bakımından şu anlama gelir: teknik kusur ispatlanamasa bile aydınlatma eksikliği bağımsız bir sorumluluk kaynağıdır. Dosyayı yalnızca “iğne yanlış yere yapıldı” üzerine kurmak, en güçlü ikinci ekseni boşa harcamaktır.

Aydınlatmanın kapsamı ve ispat yükü için aydınlatılmış onam rehberine bakınız. İlacın seçimi ve uygulama biçimine ilişkin hatalar ayrıca ilaç uygulama ve reçete hataları kapsamındadır.

Üçüncü Eksen: Şikâyetin Ciddiye Alınması ve Erken Müdahale

Kaynaklarda çarpıcı bir gözlem yer alır: hastanın iğne anındaki tepkisi çoğu zaman “canın da çok tatlıymış, geçer şimdi” türü ifadelerle geçiştirilmekte, sonradan ortaya çıkan ağrı ve hareket kısıtlılığı ise uyuşmazlığa dönüşmektedir.

Bu geçiştirme, ayrı bir kusur başlığıdır. Çünkü zamanlama sonucu doğrudan etkiler. Kaynaklarda erken dönemde sinirin yaralandığı yere bakılması gerektiği, gecikilirse fizik tedavi ile ne kazanılabiliyorsa ona razı olunacağı, geç dönemde hasta hâlâ ayağını kaldıramıyorsa tendon aktarımı gibi girişimlere gidileceği belirtilmektedir. Ayrıca erken fark edilen olguların büyük çoğunluğunun tedaviye iyi yanıt verdiği ifade edilmektedir.

Nedensellikte iki ayrı halka: Birincisi zararın doğması — yanlış bölgeye uygulama. İkincisi zararın kalıcılaşması — şikâyetin ciddiye alınmaması ve yönlendirmenin geciktirilmesi. İkinci halka çoğu dosyada hiç kurulmaz; oysa kalıcı düşük ayak ile geçici sinir sersemlemesi arasındaki fark, çoğu zaman bu halkada doğar.

Zarar Kalemleri ve Maluliyet

Sinir hasarının bir bölümü geçicidir; kaynaklarda buna sinir sersemlemesi (nöropraksi) denildiği ve bu olgularda işlevlerin geri dönebileceği belirtilir. Bu nedenle maluliyet değerlendirmesi için iyileşmenin tamamlandığı dönemin beklenmesi gerekir; erken alınan rapor eksik sonuç verir.

Kalıcı düşük ayakta zarar kalemleri şunlardır: sürekli iş göremezlik, yürüme bozukluğuna bağlı yaşam kalitesi kaybı, ortez (ayak bileği desteği) ihtiyacı ve düzenli yenilenme masrafı, fizik tedavi masrafları, ileride yapılabilecek tendon aktarımı ameliyatı ve manevi tazminat. Hesap yöntemi için malpraktiste tazminat nasıl hesaplanır rehberine bakınız.

Ayrıca dikkat: enjeksiyon bölgesinde iltihaplanma ve doku ölümü gelişen olgular da bildirilmektedir. Aseptik olmayan uygulama söz konusuysa dosya ayrıca hastane enfeksiyonu ve organizasyon kusuru boyutuyla incelenir.

Bilirkişiye sorulacak çekirdek sorular

1. Kas içi enjeksiyon tıbben gerekli miydi; aynı etki ağızdan verilen bir ilaçla sağlanabilir miydi?
2. Uygulama hangi anatomik bölgeye yapılmıştır; bu bölge kaynaklarda tarif edilen bölge midir?
3. Uygulama tarihinde geçerli standart hangi bölgeyi öngörmekteydi?
4. Hastanın vücut yapısı (zayıflık / çocuk / ileri yaş) iğne seçimi veya bölge değişikliği gerektiriyor muydu?
5. Uygulanan ilacın türü ve hacmi sinir üzerinde tahriş edici etki doğurabilir mi?
6. Uygulayan kişi bu işlem için yetkili ve eğitimli midir?
7. İşlem öncesinde hasta bilgilendirilmiş, yazılı onamı alınmış mıdır?
8. Hastanın işlem sırasındaki şikâyeti kayda geçirilmiş ve değerlendirilmiş midir?
9. Şikâyet üzerine ne kadar sürede uzman değerlendirmesine yönlendirilmiştir; gecikme kalıcılığı etkilemiş midir?
10. Mevcut sinir hasarı kalıcı mıdır; maluliyet oranı nedir?

Dilekçe Örneği 1 — Kayıtların Celbi ve Delil Tespiti

… NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE
(Delil Tespiti Talebi)

TALEP EDEN:
KARŞI TARAF: … Sağlık Kuruluşu

KONU: Müvekkile … tarihinde uygulanan kas içi enjeksiyona ilişkin tüm kayıtların celbi ile mevcut nörolojik durumun tespiti talebidir.

AÇIKLAMALAR: Müvekkil … tarihinde saat …’da karşı taraf kuruluşunda kalça bölgesinden kas içi enjeksiyon uygulaması görmüştür. Uygulama sırasında bacağına vuran şiddetli ağrı ve elektrik çarpması hissi tarif etmiş, ardından sağ/sol ayağını yukarı kaldıramadığını fark etmiştir. Hâlihazırda düşük ayak tablosu devam etmektedir.

TALEBİMİZ:
a) Başvuru ve muayene kayıtları; enjeksiyonun hangi endikasyonla istendiği,
b) İlaç istem kaydı; uygulanan ilacın adı, dozu ve hacmi,
c) Uygulama kaydı; uygulama saati, uygulanan bölge ve uygulayan personel bilgisi,
d) Kullanılan iğne ve malzemeye ilişkin kayıtlar,
e) Uygulayan personelin görev, yetki ve eğitim belgeleri,
f) İşleme ilişkin bilgilendirme ve yazılı onam belgesi,
g) Müvekkilin uygulama sırasında ve sonrasında bildirdiği şikâyetlere ilişkin kayıtlar,
h) Sonrasındaki başvurular, nöroloji konsültasyonu ve EMG (sinir ileti) tetkiki sonuçları,
i) Bilgi sistemi log dökümü.

Ayrıca müvekkilin enjeksiyon bölgesindeki iğne izinin ve mevcut nörolojik tablosunun bilirkişi marifetiyle tespitini talep ederiz.

Tarih — Talep Eden Vekili

Dilekçe Örneği 2 — Kusur Beyanı ve Bilirkişiye Sorulacak Hususlar

… MAHKEMESİ’NE
(Beyan ve Bilirkişi İncelemesine İlişkin Talep)

1. Uygulama, kaynaklarda tarif edilen bölgeye yapılmamıştır. Tıbbi kaynaklarda kalça bölgesinin dört kadrana ayrılarak üst dış kadranın merkezine enjeksiyon yapılması öğretilmektedir. Müvekkildeki iğne izinin konumu ve gelişen sinir hasarının niteliği, uygulamanın bu bölge dışına yapıldığını göstermektedir.

2. “İğne sinire batmadı” savunması sonucu değiştirmez. Tıbbi kaynaklarda sinir hasarının yalnızca doğrudan temasla değil, ilacın sinir çevresindeki kimyasal etkisi ve hacimsel basısıyla da oluşabileceği belirtilmektedir. Belirleyici olan, uygulama yerinin sinire yakınlığıdır.

3. Enjeksiyonun gerekliliği tartışmalıdır. Müvekkile uygulanan … isimli ilacın ağızdan kullanılabilen formu bulunmaktadır. Kas içi uygulamanın tıbben zorunlu olup olmadığı, aksi hâlde müvekkilin kaçınılabilir bir riske maruz bırakıldığı hususu incelenmelidir.

4. Aydınlatma yükümlülüğü yerine getirilmemiştir. Dosyada işleme ilişkin yazılı bir bilgilendirme veya onam belgesi bulunmamaktadır. Bu husus, teknik uygulamanın standarda uygun bulunması hâlinde dahi bağımsız bir sorumluluk kaynağıdır.

5. Şikâyet ciddiye alınmamış, yönlendirme gecikmiştir. Müvekkil uygulama anında şikâyetini bildirmesine rağmen kayıt oluşturulmamış; nöroloji değerlendirmesine ancak … gün sonra ulaşabilmiştir. Tıbbi kaynaklarda erken fark edilen olguların tedaviye iyi yanıt verdiği, gecikildiğinde sonucun sınırlandığı belirtilmektedir.

BİLİRKİŞİDEN SORULMASINI TALEP ETTİĞİMİZ HUSUSLAR:
a) Enjeksiyon tıbben gerekli miydi; ağızdan alternatif var mıydı?
b) Uygulama bölgesi kaynaklarda tarif edilen bölge midir?
c) Hastanın vücut yapısı farklı bir iğne veya bölge gerektiriyor muydu?
d) Yazılı onam alınması gerekir miydi?
e) Şikâyetin bildirildiği andan uzman değerlendirmesine kadar geçen süre, hasarın kalıcılaşmasını etkilemiş midir?
f) Maluliyet oranı nedir; iyileşme tamamlanmış mıdır?
g) Kusur oranı nedir?

Tarih — Davacı Vekili

Dilekçe Örneği 3 — Karşı Taraf (Sağlık Kuruluşu) Savunması

… MAHKEMESİ’NE
(Cevap Dilekçesi)

1. Uygulama tekniğe uygun yapılmıştır. Enjeksiyon, … tarihinde eğitimli sağlık personeli tarafından kalça bölgesinin üst dış kadranına uygulanmış olup uygulama kaydı dosyada mevcuttur.

2. Sinir hasarı, tekniğe uygun uygulamada da gelişebilen bilinen bir komplikasyondur. Tıbbi kaynaklarda kas içi enjeksiyon için tamamen güvenli bir vücut bölgesi tarif etmenin olanaksız olduğu belirtilmektedir. Anatomik varyasyonlar ve hastanın vücut yapısı nedeniyle, doğru bölgeye yapılan uygulamada da sinir etkilenebilmektedir. Bu husus komplikasyon–malpraktis ayrımı çerçevesinde değerlendirilmelidir.

3. Enjeksiyon endikasyonu mevcuttur. Müvekkil kuruluşta … tanısıyla takip edilen hastaya, … gerekçesiyle kas içi uygulama tercih edilmiştir; bu tercih hastanın klinik durumuyla açıklanmaktadır.

4. Şikâyet üzerine yönlendirme yapılmıştır. Hastanın bildirdiği şikâyet üzerine … tarihinde nöroloji konsültasyonu istenmiş, EMG tetkiki planlanmış ve fizik tedavi programına yönlendirilmiştir.

5. Tablo geçici olabilir. Sinir hasarlarının bir bölümü sinir sersemlemesi niteliğinde olup işlevler zamanla geri dönebilmektedir. Bu nedenle maluliyet değerlendirmesi için iyileşme döneminin tamamlanması beklenmelidir.

Tarih — Davalı Vekili

Sık Yapılan Altı Hata

1. Dosyayı yalnızca teknik kusura dayandırmak. Teknik kusur ispatlanamayabilir. Onam ve alternatif tedavi ekseni, teknik uygulama standarda uygun bulunsa dahi bağımsız olarak işler.

2. Endikasyonu sorgulamamak. “Bu iğne gerekli miydi, ağızdan verilebilir miydi” sorusu, medikolegal değerlendirmenin sayılan unsurlarındandır ve çoğu dosyada hiç sorulmaz.

3. Maluliyet raporunu erken almak. Sinir hasarının bir bölümü geri dönebilir. İyileşme tamamlanmadan alınan rapor, gerçek zararı yansıtmaz. Rapora itiraz için Adli Tıp raporu ve itiraz rehberine bakınız.

4. İğne izini tespit ettirmemek. Uygulama bölgesinin somut delili çoğu zaman budur ve zamanla kaybolur. Erken delil tespiti önemlidir.

5. Uygulayanın yetkisini araştırmamak. İşlemi kimin yaptığı, eğitimli olup olmadığı ve gözetim altında bulunup bulunmadığı ayrı bir sorumluluk başlığıdır.

6. Gecikme halkasını kurmamak. Şikâyetin geçiştirilmesi ve yönlendirmenin ertelenmesi, zararın kalıcılaşmasında bağımsız bir nedensellik halkasıdır.

⚠️ Faizde mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026:

Faiz oranı. 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi yeniden yazılmıştır (RG 31.07.2026, S. 33326). Yasal faiz artık sabit bir rakam değil, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenidir. 30 Haziran’daki oran, önceki 31 Aralık oranından beş puan veya daha fazla farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde sekseni uygulanır. Faiz artık dönemsel hesaplanır: 31.07.2026 öncesi dönemde eski rejim, sonrasında yeni formül geçerlidir; tek oranla yıllara yayılan hesap tabloları yanlış sonuç verir.

Faiz başlangıcı. Aynı Kanun’la Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine eklenen fıkralar uyarınca, bedensel zarar ve ölüm nedeniyle açılan tazminat davalarında faiz, bilinen dönem bakımından olay tarihinden, bilinemeyen dönem bakımından karar tarihinden işletilir. Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödeme, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Geçiş bakımından belirleyici olan, haksız fiilin veya zarar doğuran olayın tarihidir. Ayrıntı: Yasal faiz değişti: reeskont endekslemesi

Kontrol Listesi

☐ Enjeksiyonun endikasyonu kayıtlı mı; ağızdan alternatif var mıydı?
Uygulanan bölge kayıtlarda yazılı mı?
İğne izi tespit ettirildi mi?
☐ Uygulanan ilaç, doz ve hacim kayıtlı mı?
☐ Kullanılan iğne boyu belirlenebiliyor mu?
☐ Uygulayan kişi kim; yetki ve eğitim belgesi var mı?
Yazılı onam alınmış mı?
☐ Uygulama anındaki şikâyet kayda geçmiş mi?
☐ Nöroloji konsültasyonu ve EMG ne zaman yapılmış?
☐ Şikâyet ile uzman değerlendirmesi arasındaki süre hesaplandı mı?
☐ İyileşme tamamlandı mı; maluliyet raporu zamanında mı alındı?
☐ Ortez, fizik tedavi ve ileri girişim masrafları belgelendi mi?

Sıkça Sorulan Sorular

Kalçadan iğne oldum, sonra ayağımı kaldıramıyorum. Bu malpraktis midir?

Bu tablo düşük ayak olarak adlandırılır ve kas içi enjeksiyona bağlı siyatik sinir zedelenmesinin tipik sonucudur. Tek başına kusur karinesi oluşturmaz; ancak tıbbi kaynaklarda uygulama bölgesi açıkça tarif edildiğinden ölçülebilir bir standart vardır. Dosyada önce uygulamanın hangi bölgeye yapıldığı, sonra enjeksiyonun gerekli olup olmadığı ve onam alınıp alınmadığı incelenir.

Enjeksiyon nereye yapılmalıdır?

Kaynaklarda en sık kullanılan yöntem, kalça bölgesinin dört kadrana ayrılması ve üst dış kadranın merkezine uygulama yapılmasıdır; üst sınır için kalça kemiğinin üst çıkıntılarından geçen hat referans alınır. Ayrıca günümüzde arka kalça yerine yan kalça bölgesinin önerildiği belirtilmektedir. Bu nedenle uygulama tarihi de önem taşır.

Hastane “iğne sinire batmadı” diyor. Bu savunma geçerli midir?

Tek başına yeterli değildir. Tıbbi kaynaklarda sinir hasarının üç mekanizmayla oluşabileceği belirtilir: iğnenin doğrudan teması, ilacın sinir çevresindeki kimyasal etkisi ve hacimsel bası. Yani ilacın sinire yakın bir yere verilmesi de zarar doğurabilir. Belirleyici olan, uygulama yerinin sinire yakınlığıdır.

Enjeksiyon doğru yere yapılmış olsa bile dava kazanılabilir mi?

Evet, bu önemli bir noktadır. Medikolegal kaynaklarda, bilirkişi raporunda uygulamanın standarda uygun bulunduğu hâllerde dahi yüksek yargı kararlarının lehe kararları bozabildiği belirtilmektedir. Sebebi, hastanın bilgilendirilip bilgilendirilmediği, yazılı onamının alınıp alınmadığı ve alternatif tedavi bulunup bulunmadığının ayrıca incelenmesidir.

“Bu iğne gerekli miydi” sorusu neden önemli?

Çünkü medikolegal değerlendirmede sayılan unsurlar arasında uygulama gerekliliğinin bulunması açıkça yer alır. Aynı etki ağızdan alınan bir ilaçla sağlanabilecekken kas içi uygulamaya gidilmişse, hasta kaçınılabilir bir riske gereksiz yere maruz bırakılmış olur. Bu, dosyanın en çok gözden kaçan ekseni olup çoğu zaman hiç sorulmaz.

Ben zayıfım / çocuğuma yapıldı. Bu değerlendirmeyi etkiler mi?

Evet. Kaynaklarda zayıf hastalar, yaşlılar ve çocuklarda siyatik sinir hasarının daha sık görüldüğü belirtilmektedir; ince kas dokusu nedeniyle iğne kas altındaki sinire ulaşabilir. Bu gruplarda uygulayıcıdan iğne boyunu ve bölgeyi hastanın yapısına göre seçmesi beklenir.

İğne yapıldığı anda bacağıma elektrik çarptı ama önemsemediler. Bunun önemi nedir?

Bu, ayrı bir kusur başlığıdır. Kaynaklarda hastanın bu anlık tepkisinin sıklıkla geçiştirildiği belirtilmektedir. Oysa zamanlama sonucu doğrudan etkiler: erken fark edilen olguların büyük çoğunluğu tedaviye iyi yanıt verirken, gecikildiğinde elde edilebilecek sonuç sınırlanır. Şikâyetin kayda geçirilip geçirilmediği dosyada aranmalıdır.

Ne kadar sürede uzman değerlendirmesine gitmeliydim?

Kaynaklarda erken dönemde sinirin yaralandığı yere bakılması gerektiği, gecikildiğinde fizik tedaviyle ne kazanılabiliyorsa ona razı olunacağı ve geç dönemde hasta hâlâ ayağını kaldıramıyorsa tendon aktarımı gibi girişimlerin gündeme geleceği belirtilmektedir. Dosyada şikâyet ile uzman değerlendirmesi arasındaki süre ölçülmelidir.

Sinir hasarım geçici mi kalıcı mı? Ne zaman rapor almalıyım?

Olguların bir bölümü sinir sersemlemesi (nöropraksi) niteliğinde olup işlevler zamanla geri dönebilir. Bu nedenle maluliyet raporunun iyileşme dönemi tamamlandıktan sonra alınması gerekir. Erken alınan rapor gerçek zararı yansıtmaz ve aleyhe sonuç doğurabilir.

Hangi zarar kalemlerini talep edebilirim?

Kalıcı düşük ayakta: sürekli iş göremezlik, yürüme bozukluğuna bağlı yaşam kalitesi kaybı, ortez (ayak bileği desteği) ihtiyacı ve düzenli yenilenme masrafı, fizik tedavi masrafları, ileride yapılabilecek tendon aktarımı ameliyatı ve manevi tazminat. Ayrıntı için tazminat hesabı rehberine bakınız.

Enjeksiyonu hemşire yaptı. Sorumluluk kimdedir?

Uygulayanın kim olduğu ve yetkili olup olmadığı incelenir; ancak sorumluluk çoğu zaman kurumda toplanır. Kamu kuruluşunda idari yargı yolu, özel kuruluşta adli yargı söz konusudur. Kurumun ödediği tazminatı personele yöneltmesi ayrı bir süreçtir; ayrıntı için hekime rücu davası rehberine bakınız.

Hangi kayıtlar bu dosyada en belirleyicidir?

Dört kayıt öne çıkar: enjeksiyonun endikasyonu (gerekli miydi), uygulanan bölge ve iğne izi, yazılı onam belgesi ve şikâyetin bildirildiği an ile uzman değerlendirmesi arasındaki süre. İğne izi zamanla kaybolduğundan erken delil tespiti önem taşır.

İğneden sonra ayağınızı kaldıramıyor musunuz? Erken müdahale belirleyici.

📞 0554 648 37 15
💬 WhatsApp

İlgili Rehberler

Dayanak Mevzuat

  • (‘2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 17’, ‘Herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı.’)
  • (‘6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49, 66, 112’, ‘Haksız fiil sorumluluğu, adam çalıştıranın sorumluluğu ve borcun gereği gibi ifa edilmemesi.’)
  • (‘6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 55’, “Bedensel zarar ve ölümde tazminatın belirlenmesi; 7589 sayılı Kanun’la eklenen faiz başlangıcı düzenlemesi.”)
  • (‘2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 13’, ‘Kamu sağlık kuruluşlarında idari başvuru ve tam yargı davası süreleri.’)
  • (“1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun”, ‘Tıbbi işlemlerin icrası ve yetki sınırları.’)
  • (‘6283 sayılı Hemşirelik Kanunu ve Hemşirelik Yönetmeliği’, ‘Hemşirelerin görev, yetki ve sorumlulukları ile tıbbi uygulamalardaki yeri.’)
  • (‘Hasta Hakları Yönetmeliği’, ‘Bilgilendirme, rıza ve tıbbi kayıtlara erişim hakları.’)
  • (‘Hasta ve Çalışan Güvenliğinin Sağlanmasına Dair Yönetmelik’, ‘İlaç ve uygulama güvenliği ile kurumun organizasyon yükümlülükleri.’)

Post by Av. Fatma Öztürk