Malpraktis davalarında en çok kazandıran başlık, çoğu zaman tıbbi hatanın kendisi değildir. Tıbbi müdahale niteliği gereği vücut bütünlüğüne dokunur; onu hukuka uygun kılan şey hekimin iyi niyeti değil, hastanın bilgilendirilmiş rızasıdır. Bunun iki yönlü sonucu vardır: usulüne uygun onam, ağır bir komplikasyonda hekimi korur; belgelenememiş onam ise teknik olarak kusursuz bir müdahalede dahi tazminat sebebi olur. Bu rehber onamın şartlarını, ispat yükünü ve sık kaçırılan bir usul tuzağını içerir.
Bu rehber, malpraktis rehberleri serisinin bir parçasıdır — 50 rehber tek sayfada.
⚠️ Faizde mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026:
Faiz oranı. 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi yeniden yazılmıştır (RG 31.07.2026, S. 33326). Yasal faiz artık sabit bir rakam değil, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenidir. 30 Haziran’daki oran, önceki 31 Aralık oranından beş puan veya daha fazla farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde sekseni uygulanır. Faiz artık dönemsel hesaplanır: 31.07.2026 öncesi dönemde eski rejim, sonrasında yeni formül geçerlidir; tek oranla yıllara yayılan hesap tabloları yanlış sonuç verir.
Faiz başlangıcı. Aynı Kanun’la Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine eklenen fıkralar uyarınca, bedensel zarar ve ölüm nedeniyle açılan tazminat davalarında faiz, bilinen dönem bakımından olay tarihinden, bilinemeyen dönem bakımından karar tarihinden işletilir. Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödeme, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Geçiş bakımından belirleyici olan, haksız fiilin veya zarar doğuran olayın tarihidir. Ayrıntı: Yasal faiz değişti: reeskont endekslemesi
⚠️ Mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026: 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır (RG 31.07.2026, S. 33326). Bu tarihten sonra yeni bir belirsiz alacak davası açılamaz. Yerine, aynı Kanun’un 20. maddesiyle HMK m. 109’a eklenen dördüncü fıkra ile güçlendirilmiş kısmi dava getirilmiştir: alacağın yalnız bir kısmının dava edildiği hâllerde talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir ve zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. 31.07.2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davaları geçici m. 1 uyarınca eski hükme göre görülmeye devam eder. Ayrıntı: Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı? HMK 107 ve yargı paketi
Onam formunuz gerçekten geçerli mi? Ücretsiz inceleyelim.
Temel Kural: İspat Yükü Hekimdedir
⚖️ Hasta iddia eder, hekim ispatlar
Yerleşik uygulamada aydınlatmanın yapıldığını ispat yükü hekim ve sağlık kuruluşundadır. Hasta aydınlatılmadığını ileri sürdüğünde, aydınlatmanın yapıldığını ve geçerli bir onamın alındığını gösterme yükü karşı tarafa geçer.
Bu, malpraktis dosyalarında hastanın elindeki en güçlü konumdur: hastanın “bana anlatılmadı” demesi yeterlidir; anlatıldığını belgelemek hekimin işidir.
Not: bu dağılım hukuk davası bakımındandır. Ceza yargılamasında ispat rejimi farklı işler.
En Kritik Sonuç: Kusursuz Müdahalede Bile Sorumluluk
Aydınlatma yükümlülüğü yerine getirilmemişse geçerli bir rıza da yok demektir. Rıza bulunmayınca müdahale hukuka aykırı hâle gelir — ve bu, müdahalenin teknik olarak kusursuz yapılmış olmasından bağımsızdır.
📌 Sadece manevi değil, maddi tazminat da
Yargı uygulamasında bu husus açıkça vurgulanmıştır: aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olması yapılan müdahaleyi hukuka aykırı hâle getirdiğinden, sorumluluk manevi tazminatla sınırlı kalmaz; maddi tazminatı da kapsar.
Bu nedenle onam eksikliği, “yanında ileri sürülecek ek bir iddia” değil; çoğu dosyada asıl dayanaktır.
Komplikasyon Savunmasıyla İlişkisi
Malpraktis dosyalarında karşı tarafın ilk savunması genellikle şudur: “Bu bir komplikasyondur, kusur değildir.” Onam, bu savunmanın kaderini belirler.
| Durum | Sonuç |
|---|---|
| Onam usulüne uygun ve komplikasyon anlatılmış | Gerçekleşen komplikasyon kural olarak sorumluluk doğurmaz |
| Onam belgelenememiş | Komplikasyon gerçekleşse dahi müdahale hukuka uygun sayılmaz; sorumluluk doğar |
| Onam var ama o riski içermiyor | Hasta o riski üstlenmemiştir; savunma bu yönüyle geçersiz kalır |
Yargı kararlarında bu ilişki net biçimde kurulmuştur: ortaya çıkan hasarın komplikasyon olması aydınlatma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; hastanın komplikasyonlar hakkında bilgilendirilmesi zaten aydınlatma yükümlülüğünün bir gereğidir.
Yani komplikasyon savunması, ancak o komplikasyonun önceden anlatıldığı belgelenirse kalkan görevi görür.
Geçerli Onamın Şartları
| Şart | İçeriği |
|---|---|
| Müdahaleye özgü | Genel bir rıza değil; yapılacak işleme ilişkin bilgilendirme |
| Kapsam | Tanı, önerilen yöntem, alternatifler, olası riskler ve tedavi edilmemesi hâlindeki sonuçlar |
| Anlaşılırlık | Hastanın anlayabileceği dil ve düzeyde |
| Zamanlama | Makul süre önce; hastaya düşünme fırsatı verecek şekilde |
| Özgür irade | Baskı altında veya bilinç durumu elverişsizken alınmamış olması |
| Ehliyet | Hastanın veya kanuni temsilcisinin rıza ehliyetini haiz olması |
⏳ Ameliyat kapısında imzalatılan onam
Zamanlama şartı, uygulamada en sık ihlal edilen unsurdur. Onam formu çoğu zaman ameliyat sabahı, hasta sedyedeyken veya premedikasyon sonrasında imzalatılır.
Oysa hastanın formu müdahaleden makul süre önce alarak düşünme fırsatı bulması gerekir; planlı müdahalelerde bu süre için bir gün öncesi önerilmektedir.
Bu nedenle dosyada onam formunun tarihi ve saati ile müdahalenin saati mutlaka karşılaştırılmalıdır. Aradaki fark dakikalarla ölçülüyorsa, bu tek başına güçlü bir itiraz sebebidir.
Matbu Form Neden Yetmez?
Hastanın bir belgeyi imzalamış olması, aydınlatmanın içerik olarak yapıldığını göstermez. Yargı uygulamasında, “muvafakatname” başlığıyla sunulan ve gerekli aydınlatmayı içermeyen belgelerin yalnızca rıza mahiyetinde olduğu; bunun aydınlatılmış onam yerine geçmediği belirtilmiştir.
Aranan şey, standart formun ötesinde hastaya özgü bilgilendirmenin yapıldığının ortaya konmasıdır. Bu nedenle onam formu şu sorularla denetlenmelidir:
- Form, yapılan müdahaleye mi ait, yoksa genel bir metin mi?
- Gerçekleşen riski açıkça içeriyor mu?
- Alternatif yöntemler ve tedavi edilmemesi hâlindeki sonuçlar yazılı mı?
- Boş bırakılmış bölümler veya sonradan doldurulmuş alanlar var mı?
- Formu kim vermiş; müdahaleyi yapan hekimin imzası var mı?
- Formun tarihi ve saati müdahaleye ne kadar yakın?
- Hasta okuma yazma biliyor mu; bilmiyorsa nasıl bir usul izlenmiş?
Yanlış Aydınlatma da Aydınlatma Sayılmaz
Hekimin aydınlatmada yanlış bilgi vermesi, bu yanlışlık kendi yanılgısından kaynaklansa dahi sorumluluk doğurur. Örneğin hastalığın yanlış teşhis edilmesi ve yanlış hastalık üzerinden bilgilendirme yapılması hâlinde, aydınlatma yapılmamış sayılır.
Aynı şekilde, müdahalenin gerçekte taşıdığı riskten daha basit gösterilmesi de aydınlatma yükümlülüğünün ihlalidir; belirleyici olan, muhtemel ve hayati tehlike taşıyan sonuçların hastaya aktarılmış olmasıdır.
Kaçırılmaması Gereken Usul Tuzağı
⚠️ Onam iddiası dava dilekçesinde ileri sürülmelidir
Bu, pratikte en pahalı hatalardan biridir. Onam eksikliği iddiası dava dilekçesinde ileri sürülmelidir; sonradan eklenmesi iddianın genişletilmesi yasağına takılabilir.
Uygulamada sık görülen tablo şudur: dava yalnızca tıbbi kusur iddiasıyla açılır; bilirkişi raporu “kusur yoktur, komplikasyondur” der; bunun üzerine onam eksikliği ileri sürülmek istenir — ancak artık geçtir.
Bu nedenle dava dilekçesinde tıbbi kusur ve onam eksikliği birlikte ve ayrı başlıklar altında ileri sürülmelidir. Onam iddiası, kusur bulunamasa dahi ayakta kalan bağımsız bir dayanaktır.
İstisnalar
Aydınlatılmış onam kuralının sınırlı istisnaları vardır:
- Acil durumlar — müdahalenin gecikmesi hayati tehlike doğuracaksa
- Tedavisi kanunla zorunlu kılınan hâller — toplum sağlığını tehdit eden hastalıklarda
- Hastanın bilmeme iradesi — hastanın bilgilendirilmeyi açıkça istememesi
Bu istisnalar dar yorumlanır ve varlığını ileri süren taraf ispatla yükümlüdür. Örneğin “acildi” savunmasında, müdahalenin gerçekten gecikmeye tahammülü olmadığı dosyadaki kayıtlarla gösterilmelidir.
Hasta rıza vermiş olsa dahi bunu dilediği zaman geri alabilir; onam bir kez alınmakla kalıcı hâle gelmez.
Dilekçe Örneği 1 — Onam Denetimine İlişkin Beyan
Dava dilekçesine ek olarak veya dilekçede ayrı başlık altında kullanılabilir.
[ … ] MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
(İdare Mahkemesi / Tüketici Mahkemesi)
DOSYA NO: 20…/…… E.
DAVACI VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
KONU: Aydınlatılmış onama ilişkin beyan ve taleplerimizdir.
AÇIKLAMALAR:
1. İSPAT YÜKÜ KARŞI TARAFTADIR. Müvekkile müdahale öncesinde usulüne uygun aydınlatma yapılmamış ve geçerli bir onam alınmamıştır. Yerleşik uygulamaya göre aydınlatmanın yapıldığını ispat yükü hekim ve sağlık kuruluşundadır.
2. MÜDAHALE HUKUKA AYKIRIDIR. Aydınlatma yükümlülüğü yerine getirilmediğinde geçerli bir rızadan söz edilemez; rıza bulunmayınca müdahale, teknik olarak kusursuz yapılmış olsa dahi hukuka aykırı hâle gelir. Bu hâlde sorumluluk manevi tazminatla sınırlı kalmaz, maddi tazminatı da kapsar.
3. DOSYADAKİ BELGENİN DENETİMİ. Karşı tarafça sunulan belge bakımından aşağıdaki hususların incelenmesini talep ederiz:
a) Belge, yapılan müdahaleye özgü mü, yoksa genel nitelikte matbu bir metin mi?
b) Belge yalnızca rıza mahiyetinde olup gerekli aydınlatmayı içermiyor mu?
c) Gerçekleşen risk belgede açıkça yer alıyor mu?
d) Alternatif yöntemler ve tedavi edilmemesi hâlindeki sonuçlar belirtilmiş mi?
e) Belgenin tarihi ve saati ile müdahalenin saati arasındaki fark nedir; müvekkile düşünme fırsatı tanınmış mı?
f) Belge, müdahaleyi gerçekleştiren hekim tarafından mı verilmiş; imzası var mı?
g) Belgede boş bırakılmış veya sonradan doldurulmuş alanlar bulunuyor mu?
h) Müvekkilin belgeyi anlayabilecek durumda olup olmadığı — premedikasyon uygulanmış mı?
4. KOMPLİKASYON SAVUNMASINA KARŞI. Karşı tarafça sonucun komplikasyon olduğu ileri sürülmektedir. Ancak ortaya çıkan hasarın komplikasyon olması aydınlatma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; hastanın komplikasyonlar hakkında bilgilendirilmesi zaten bu yükümlülüğün gereğidir. Gerçekleşen risk müvekkile anlatılmadığından, o riski üstlendiğinden söz edilemez.
5. BİLİRKİŞİDEN SORULMASINI TALEP ETTİĞİMİZ HUSUSLAR.
i. Yapılan müdahalenin tıbben öngörülebilir riskleri nelerdir?
ii. Bu riskler dosyadaki belgede yer almakta mıdır?
iii. Belge, tıbbi standartlara göre yeterli bir aydınlatma içermekte midir?
iv. Müdahalenin alternatifleri var mıydı; varsa belgede belirtilmiş midir?
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda sayılan hususların AYRI AYRI incelenmesine ve bilirkişi raporunda CEVAPLANMASINA karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz. …/…/20…
Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad]
(imza)
Dilekçe Örneği 2 — Onam Belgelerinin Celbi
Onam tartışması, dosyaya eksiksiz belge girmeden yürütülemez.
[ … ] MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DOSYA NO: 20…/…… E.
DAVACI VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
KONU: Belge celbi talebimizdir.
AÇIKLAMALAR:
1. Aydınlatılmış onama ilişkin iddiamızın değerlendirilebilmesi için müvekkile ait kayıtların eksiksiz olarak dosyaya girmesi gerekmektedir.
2. CELBİ İSTENEN BELGELER. [Hastane / idare]‘den aşağıdaki belgelerin ASILLARININ VEYA ONAYLI ÖRNEKLERİNİN celbini talep ederiz:
a) Müdahaleye ilişkin onam ve muvafakat belgelerinin tamamı — arka yüzleri dâhil,
b) Anestezi onam formu ve anestezi değerlendirme kayıtları,
c) Ameliyat notu ve ameliyathane kayıtları,
d) Hemşire gözlem notları — özellikle müdahale öncesi saatlere ait olanlar,
e) Premedikasyon ve ilaç uygulama kayıtları ile saatleri,
f) Konsültasyon kayıtları,
g) Yatış ve taburcu kayıtları ile saat bilgileri,
h) Hastanenin onam alma prosedürüne ilişkin iç düzenlemeleri,
i) Aynı müdahale için hastanede kullanılan standart form örneği.
3. Belgelerin, tarih ve saat bilgileri okunabilir şekilde ve eksiksiz gönderilmesini; kısmen gönderilmesi hâlinde eksik belgelerin ayrıca istenmesini talep ederiz.
4. (Elektronik kayıt varsa) Onam kaydının elektronik sistemde hangi tarih ve saatte oluşturulduğuna ve sonradan değiştirilip değiştirilmediğine ilişkin sistem kayıtlarının sorulmasını talep ederiz.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda sayılan belgelerin CELBİNE karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz. …/…/20…
Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad]
(imza)
Dilekçe Örneği 3 — Hekim ve Hastane Tarafında Savunma
İspat yükü kendisinde olan taraf, aydınlatmayı belgelerle ortaya koymalıdır.
[ … ] MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DOSYA NO: 20…/…… E.
DAVALI: [Hastane / Hekim] — VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
KONU: Aydınlatılmış onama ilişkin beyanlarımızdır.
AÇIKLAMALAR:
1. AYDINLATMA USULÜNE UYGUN YAPILMIŞTIR.
a) Davacıya, planlanan müdahaleye özgü bilgilendirme yapılmış ve onam alınmıştır. (Ek-1: onam belgesi)
b) Belgede tanı, önerilen yöntem, alternatifler, olası riskler ve tedavi edilmemesi hâlindeki sonuçlar yer almaktadır.
c) Dava konusu edilen [risk], belgede açıkça belirtilmiştir. (Ek-1’in [ … ] bölümü)
d) Onam, müdahaleden [ … ] saat/gün önce alınmış olup davacıya düşünme fırsatı tanınmıştır. (Ek-2: yatış ve saat kayıtları)
e) Bilgilendirme, müdahaleyi gerçekleştiren hekim tarafından bizzat yapılmıştır. (Ek-3: hekim notları)
f) Görüşmede [refakatçi ad soyad] hazır bulunmuştur. (Ek-4: tanık listesi)
2. SONUÇ KOMPLİKASYONDUR. Ortaya çıkan tablo, aynı müdahalede tıbben bilinen ve öngörülebilir bir komplikasyondur; her türlü özen gösterilmesine rağmen gerçekleşebilen bu sonuç kusur oluşturmaz. Söz konusu risk davacıya önceden anlatılmış ve onam kapsamına alınmıştır.
3. TIBBİ STANDARTLARA UYGUNLUK. Tanı, endikasyon, uygulama ve takip aşamalarının tıp kurallarına uygunluğunun bilirkişi incelemesiyle tespitini talep ederiz.
SONUÇ VE İSTEM: Davanın REDDİNE; yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz. …/…/20…
Davalı Vekili
Av. [Ad Soyad]
(imza)
Hasta Tarafında Kontrol Listesi
- Onam eksikliği dava dilekçesinde ayrı başlık altında ileri sürüldü mü?
- Onam belgelerinin asılları veya onaylı örnekleri istendi mi?
- Belgenin tarihi ve saati müdahale saatiyle karşılaştırıldı mı?
- Belge, gerçekleşen riski açıkça içeriyor mu?
- Belge müdahaleye özgü mü, matbu genel metin mi?
- Alternatifler ve tedavi edilmeme sonuçları yazılı mı?
- Boş veya sonradan doldurulmuş alan var mı?
- Premedikasyon saati ile onam saati çakışıyor mu?
- Formu veren hekim, müdahaleyi yapan hekim mi?
- Bilirkişiye onam sorusu ayrıca soruldu mu?
Sık Yapılan Altı Hata
- Onam iddiasını sonraya bırakmak. Dava dilekçesinde ileri sürülmezse iddianın genişletilmesi yasağına takılabilir.
- İmzalı formu peşinen kabullenmek. İmza, aydınlatmanın içerik olarak yapıldığını göstermez.
- Saat karşılaştırması yapmamak. Ameliyat kapısında imzalatılan onam, düşünme fırsatı tanımamış demektir.
- Yalnızca onam formunu istemek. Anestezi formu, hemşire notları ve premedikasyon saatleri de gereklidir.
- Komplikasyon savunmasını kesin sanmak. Komplikasyon, ancak önceden anlatıldığı belgelenirse kalkan olur.
- Bilirkişiye onam sorusu sormamak. Riskin belgede yer alıp almadığı teknik olarak da değerlendirilmelidir.
Onamın Dayandığı Hükümler
Aydınlatılmış onam, tek bir maddeye değil birbirini tamamlayan düzenlemelere dayanır. Bu zincir bilindiğinde, dilekçedeki hukuki sebep bölümü de eksiksiz kurulur.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Rıza şartı | Tıbbi müdahale, kural olarak hastanın rızasına bağlıdır | 1219 s.K. m.70 |
| Kişilik hakkı | Kişilik hakkı hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan, korunma talebinde bulunabilir; rıza hukuka uygunluk sebebidir | TMK m.24-25 |
| Özen borcu | Vekil, işi vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütür | TBK m.506/2 |
| Objektif ölçüt | Benzer alanda iş üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır | TBK m.506/3 |
| Borca aykırılık | Borcun gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarar giderilir | TBK m.112 |
| Sağlık verisi | Sağlığa ilişkin veriler özel nitelikli kişisel veridir; işlenmesi kanunda sayılan şartlara tabidir | 6698 s.K. m.6 |
| Tazminat | Bedensel zararda kalemler ve manevi tazminat | TBK m.54, 56 |
| Uluslararası çerçeve | Biyoloji ve Tıbbın Uygulanması Bakımından İnsan Hakları ve İnsan Haysiyetinin Korunması Sözleşmesi, 5013 sayılı Kanun’la onaylanmıştır |
İkinci satır, onamın neden bu kadar belirleyici olduğunu açıklar: tıbbi müdahale kişilik hakkına yönelen bir müdahaledir ve hukuka uygunluğunu geçerli rızadan alır. Rıza geçerli değilse, müdahale teknik olarak kusursuz yapılmış olsa dahi hukuka aykırı hâle gelir.
Onam, imza değil süreçtir. Geçerli bir onamdan söz edilebilmesi için; hastanın karar verebilecek durumda olması, aydınlatmanın anlayabileceği dilde ve yeterli ayrıntıda yapılması, karar için makul bir süre tanınması ve müdahalenin kapsamının açıkça belirtilmesi gerekir. Ameliyat sabahı imzalatılan matbu form, bu unsurların hiçbirini tek başına ispatlamaz. İspat yükü kural olarak sağlık tarafında olduğundan, eksiklik doğrudan onun aleyhine sonuç doğurur.
Onamın Kapsamını Aşan Müdahale
Onam alınmış olsa dahi, yapılan işlem onamın kapsamı dışına çıkmışsa ayrı bir tartışma doğar.
| Durum | Değerlendirme |
|---|---|
| Ek işlem | Onamda yer almayan ikinci bir işlemin aynı seansta yapılması |
| Yöntem değişikliği | Anlatılandan farklı bir tekniğin uygulanması |
| Hekim değişikliği | Onamda belirtilen hekimden başkasının müdahaleyi yapması |
| Zorunluluk hâli | Yaşamsal tehlike nedeniyle rıza alınamayan hâller ayrıca değerlendirilir |
| Genişletilmiş onam | Genel ifadelerle sınırsız yetki veren metinler geçerli sayılmaz |
| Küçük ve kısıtlı | Rıza ehliyeti ve yasal temsil ayrıca değerlendirilir |
| Reddetme hakkı | Hastanın müdahaleyi reddetme hakkı ve bunun sonuçlarının anlatılması |
Üçüncü satır, özel sağlık kuruluşlarında sıkça gündeme gelir: hastanın belirli bir hekim tercihiyle işleme rıza gösterdiği hâllerde, müdahalenin başka bir hekim tarafından yapılması onamın kapsamı dışına çıkmak olarak değerlendirilebilir. Bu iddia, teknik kusur tartışmasından bağımsız olarak ileri sürülmelidir.
Komplikasyon savunmasıyla ilişkisi için komplikasyon mu malpraktis mi rehberimize bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Aydınlatılmış onam nedir?
Hekimin hastayı tanı, önerilen tedavi yöntemi, alternatifler, olası riskler ve tedavi edilmemesi hâlinde ortaya çıkabilecek sonuçlar hakkında bilgilendirmesi ve hastanın bu bilgi üzerine özgür iradesiyle rıza göstermesidir. Tıbbi müdahaleyi hukuka uygun kılan şey bu rızadır.
Aydınlatmanın yapıldığını kim ispatlar?
Yerleşik uygulamada ispat yükü hekim ve sağlık kuruluşundadır. Hasta aydınlatılmadığını ileri sürdüğünde, aydınlatmanın yapıldığını ve geçerli onamın alındığını göstermek karşı tarafa düşer. Bu dağılım hukuk davası bakımındandır; ceza yargılamasında rejim farklı işler.
Onam alınmamışsa ameliyat başarılı olsa da tazminat çıkar mı?
Çıkabilir. Aydınlatma yükümlülüğü yerine getirilmediğinde geçerli bir rızadan söz edilemez; rıza bulunmayınca müdahale, teknik olarak kusursuz yapılmış olsa dahi hukuka aykırı hâle gelir. Bu hâlde sorumluluk manevi tazminatla sınırlı kalmaz, maddi tazminatı da kapsar.
Karşı taraf ‘komplikasyon’ diyor, ne yapmalıyım?
Ortaya çıkan hasarın komplikasyon olması aydınlatma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; hastanın komplikasyonlar hakkında bilgilendirilmesi zaten bu yükümlülüğün gereğidir. Komplikasyon savunması ancak o riskin önceden anlatıldığı belgelenirse kalkan görevi görür.
İmzaladığım form yeterli sayılır mı?
Tek başına yeterli değildir. Yalnızca rıza mahiyetinde olup gerekli aydınlatmayı içermeyen belgeler aydınlatılmış onam yerine geçmez. Aranan şey, standart formun ötesinde hastaya özgü bilgilendirmenin yapıldığının ortaya konmasıdır.
Onam ne zaman alınmalı?
Hastanın formu müdahaleden makul süre önce alarak düşünme fırsatı bulması gerekir; planlı müdahalelerde bir gün öncesi önerilmektedir. Bu nedenle onam formunun tarihi ve saati ile müdahalenin saati mutlaka karşılaştırılmalıdır.
Ameliyat sabahı imzalattılar, bu sorun mu?
Güçlü bir itiraz sebebidir. Onam ile müdahale arasındaki fark dakikalarla ölçülüyorsa veya premedikasyon sonrasında imzalatılmışsa, hastaya düşünme fırsatı tanınmadığı ve özgür iradenin bulunmadığı ileri sürülebilir.
Formda benim riskim yazmıyorsa ne olur?
Gerçekleşen risk belgede yer almıyorsa, hastanın o riski üstlendiğinden söz edilemez. Bu hâlde komplikasyon savunması o yönüyle geçersiz kalır ve sorumluluk gündeme gelir.
Hekim yanlış bilgi vermişse ne olur?
Hekimin aydınlatmada yanlış bilgi vermesi, bu yanlışlık kendi yanılgısından kaynaklansa dahi sorumluluk doğurur. Örneğin hastalığın yanlış teşhis edilip yanlış hastalık üzerinden bilgilendirme yapılması hâlinde aydınlatma yapılmamış sayılır.
Onam iddiasını ne zaman ileri sürmeliyim?
Dava dilekçesinde. Onam eksikliği iddiasının sonradan eklenmesi iddianın genişletilmesi yasağına takılabilir. Bu nedenle tıbbi kusur ve onam eksikliği birlikte ve ayrı başlıklar altında ileri sürülmelidir; onam iddiası kusur bulunamasa dahi ayakta kalan bağımsız bir dayanaktır.
Onam kuralının istisnası var mı?
Acil durumlar, tedavisi kanunla zorunlu kılınan hâller ve hastanın bilgilendirilmeyi açıkça istememesi sınırlı istisnalardır. Bu istisnalar dar yorumlanır ve varlığını ileri süren taraf ispatla yükümlüdür.
Verdiğim onamı geri alabilir miyim?
Alabilirsiniz. Hasta verdiği onamı dilediği zaman geri alabilir; onam bir kez alınmakla kalıcı hâle gelmez.
Onam formunuz gerçekten geçerli mi? Ücretsiz inceleyelim.
Uzaktan sunulan hizmetlerde aydınlatmanın kendine özgü şartları için: uzaktan sağlık hizmeti ve online muayenede sorumluluk.
İlgili Rehberler
- Malpraktis davası: kamu mu özel mi, hangi mahkeme, hangi süre?
- Malpraktis tazminat dava dilekçesi örneği
- Hasta hakları ve aydınlatılmış onam
- Kişilik hakkına saldırı ve manevi tazminat (TMK m. 24-25)
- Haksız fiilde maddi ve manevi tazminatın esasları
- Uzman görüşü sunulması dilekçesi örneği (HMK m. 293)
- Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi örneği (HMK m. 281)
- Bilirkişinin reddi talebi dilekçesi örneği (HMK m. 272)
- Maluliyet oranı hesaplama
- Tüm dilekçe örnekleri
Dayanak Mevzuat
- Hasta Hakları Yönetmeliği — bilgilendirme, rıza ve rızanın geri alınması
- 1219 sayılı Kanun m. 70 — tıbbi müdahalede hastanın rızası
- Biyotıp Sözleşmesi m. 5 — serbest ve bilgilendirilmiş rıza
- 6098 sayılı TBK m. 502 vd. — vekâlet sözleşmesi ve vekilin özen borcu
- 4721 sayılı TMK m. 24, 25 — kişilik hakkının korunması
- 6098 sayılı TBK m. 56, 58 — manevi tazminat
- 6100 sayılı HMK m. 141 — iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı
- Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi — hekimin bilgilendirme yükümlülüğü


