Birinci basamak dosyalarının ayırt edici özelliği, kusurun bir işlemde değil, bir yönlendirmenin yapılmamasında aranmasıdır. Aile hekimi ameliyat yapmaz, girişimde bulunmaz; onun asli işlevi hastayı izlemek, riskli olanı ayırt etmek ve gerektiğinde uzmanına yöneltmektir. Kusur da çoğunlukla tam burada doğar.
Bu rehber, malpraktis rehberleri serisinin bir parçasıdır — 62 rehber tek sayfada.
Tipik senaryo şudur: hasta aynı şikâyetle üç, dört, beş kez başvurur; her seferinde ağrı kesici veya basit bir tedavi verilir, ileri tetkik istenmez, sevk yapılmaz. Aylar sonra ileri evrede bir tanı konulur.
Bu dosyaların hukuki avantajı, birinci basamağın kayıt ve izlem düzeninin yazılı olmasıdır. Aile hekimliği uygulamasında kayıtlı kişilerin izlemleri belirli aralıklarla ve belirli içeriklerle yapılır; riskli durum saptandığında uzmanı bulunan bir sağlık kuruluşuna sevk öngörülmüştür. Bu, dosyada bir çizelge kurulabilmesi demektir.
⚠️ Faizde mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026:
Faiz oranı. 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi yeniden yazılmıştır (RG 31.07.2026, S. 33326). Yasal faiz artık sabit bir rakam değil, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenidir. 30 Haziran’daki oran, önceki 31 Aralık oranından beş puan veya daha fazla farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde sekseni uygulanır. Faiz artık dönemsel hesaplanır: 31.07.2026 öncesi dönemde eski rejim, sonrasında yeni formül geçerlidir; tek oranla yıllara yayılan hesap tabloları yanlış sonuç verir.
Faiz başlangıcı. Aynı Kanun’la Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine eklenen fıkralar uyarınca, bedensel zarar ve ölüm nedeniyle açılan tazminat davalarında faiz, bilinen dönem bakımından olay tarihinden, bilinemeyen dönem bakımından karar tarihinden işletilir. Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödeme, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Geçiş bakımından belirleyici olan, haksız fiilin veya zarar doğuran olayın tarihidir. Ayrıntı: Yasal faiz değişti: reeskont endekslemesi
⚠️ Mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026: 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır (RG 31.07.2026, S. 33326). Bu tarihten sonra yeni bir belirsiz alacak davası açılamaz. Yerine, aynı Kanun’un 20. maddesiyle HMK m. 109’a eklenen dördüncü fıkra ile güçlendirilmiş kısmi dava getirilmiştir: alacağın yalnız bir kısmının dava edildiği hâllerde talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir ve zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. 31.07.2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davaları geçici m. 1 uyarınca eski hükme göre görülmeye devam eder. Ayrıntı: Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı? HMK 107 ve yargı paketi
Tekrar tekrar gidip sevk edilmediniz mi? İzlem kayıtları belirleyici.
Merkez Kusur: Sevk Edilmemesi
Birinci basamak hekiminden beklenen, her hastalığa tanı koyması değildir. Beklenen, kendi imkânlarını aşan tabloyu tanıması ve yönlendirmesidir. Bu nedenle dosyada sorulacak soru “neden tanı koymadı” değil, “neden yönlendirmedi” olmalıdır.
Bu ayrım kritiktir. “Tanı koymalıydı” iddiası tıbbi tartışmaya açıktır ve karşı taraf birinci basamağın imkânlarının sınırlı olduğunu haklı olarak öne sürer. Buna karşılık “imkânları sınırlıysa neden sevk etmedi” iddiası, o savunmayı kendi aleyhine çevirir.
İddianın doğru kurulması
Zayıf: “Aile hekimi kanseri fark etmeliydi.”
Güçlü: “Hasta aynı şikâyetle … kez başvurmuş, şikâyetler geçmemiş, buna rağmen ileri tetkik istenmemiş ve uzmana yönlendirilmemiştir. Birinci basamağın imkânları bu tabloyu aydınlatmaya elverişli değilse, yapılması gereken sevkti.”
İkinci iddia, başvuru sayısı ve tarihleriyle ispatlanır — ki bunlar sistemde kayıtlıdır.
Tekrarlayan Başvuru: Dosyanın Omurgası
Bu dosyalarda en güçlü delil, başvuru sıklığıdır. Aynı şikâyetle tekrarlanan başvurular, tabloyu “geçici bir rahatsızlık” olmaktan çıkarır ve araştırma yükümlülüğünü doğurur.
Dosyada kurulacak çizelge şudur: her başvurunun tarihi, kaydedilen şikâyet, konulan ön tanı, verilen tedavi, istenen tetkik ve yapılan yönlendirme. Bu tablo tamamlandığında iki şey görünür hâle gelir: şikâyetin sürdüğü ve yaklaşımın değişmediği.
Yaklaşımın değişmemesi, kusur değerlendirmesinin çekirdeğidir. Bir tedaviye yanıt alınamadığında tanının yeniden gözden geçirilmesi beklenir; aynı tedavinin tekrarlanması bu beklentinin karşılanmadığını gösterir.
| Kayıtta aranan | Dosyadaki anlamı |
|---|---|
| Aynı şikâyetle başvuru sayısı | Araştırma yükümlülüğünün doğduğu eşik |
| Ön tanının değişip değişmediği | Yeniden değerlendirme yapılmış mı? |
| İstenen tetkikler | Araştırma yapılmış mı, yoksa yalnızca tedavi mi verilmiş? |
| Sevk kaydı | Yönlendirme yapılmış mı; yapılmışsa hangi tarihte? |
| Muayene bulgusu yazılmış mı | Boş veya tek satırlık kayıt, muayenenin niteliğini tartışmaya açar |
İkinci Eksen: Sonuç Takip Zinciri
Aile hekimliğinde istenen tetkiklerin sonuçları ayrı bir zincir oluşturur ve bu zincirin kırıldığı yer sık sık dava konusu olur. Bir tetkikin istenmesi tek başına yeterli değildir: sonucun görülmesi, değerlendirilmesi ve hastaya bildirilmesi aynı yükümlülüğün parçalarıdır.
Buradaki en sık senaryo, anlamlı bir sonucun sistemde beklemesi ve kimsenin görmemesidir. Hasta “bir şey söylenmedi, demek ki normal” varsayımıyla beklerken zaman kaybedilir.
Dosyada sorulacaklar: tetkik hangi tarihte istendi, sonuç hangi tarihte sisteme düştü, sonuç kim tarafından ne zaman görüntülendi, hastaya bildirim yapıldı mı? Bu mantığın ayrıntısı için kanserde tanı gecikmesi ve sonuç takip zinciri rehberine, laboratuvar tarafındaki yükümlülükler için laboratuvar hataları rehberine bakınız.
Üçüncü Eksen: Atlanan İzlemler
Birinci basamağın en ölçülebilir yükümlülükleri, düzenli izlemlerdir. Bunlar belirli dönemlerde ve belirli içeriklerle yapılır; yapılmamaları kayıttan doğrudan görülür.
Gebe izlemi. Sağlık Bakanlığı Doğum Öncesi Bakım Yönetim Rehberi’ne göre en az dört nitelikli izlem öngörülmüştür ve her izlemin kendi haftası ile içeriği vardır. Riskli durum saptandığında uzmanı bulunan kuruluşa sevk gerekir. Ayrıntı için gebelik takibi ve tarama testlerinin atlanması rehberine bakınız.
Bebek ve çocuk izlemi. Büyüme ve gelişme takibi, işitme ve görme yönünden değerlendirme, aşılama. Yenidoğan döneminde sarılık takibinin atlanması ayrı bir başlıktır; bkz. yenidoğan sarılığı ve kernikterus.
Lohusa izlemi. Doğum sonrası dönemde yapılan izlemler; kanama ve enfeksiyon belirtilerinin sorgulanması. Bkz. doğum sonrası kanama ve anne ölümü.
Kronik hastalık takibi. Düzenli kontrol, tetkiklerin tekrarlanması ve gerektiğinde uzmana yönlendirme.
Kritik uygulama notu: birinci basamak kayıtları, hastane kayıtlarından ayrı sistemlerde tutulabilir. Yalnızca hastane dosyası istendiğinde bu izlemler görünmez ve çizelge eksik kalır. Bu nedenle aile sağlığı merkezi kayıtları ve kamu sağlık sistemi izlem formları ayrıca talep edilmelidir. Kişinin kendi elektronik sağlık kaydı dökümü de başlangıç için yararlıdır.
Dördüncü Eksen: Acil Tabloyu Tanıma ve Yönlendirme
Birinci basamağa, acil müdahale gerektiren tablolarla da başvurulur. Burada beklenen, tedavi etmek değil tanımak ve derhâl yönlendirmektir. Zaman penceresi dar olan tablolarda bu yönlendirmenin gecikmesi doğrudan zarara dönüşür.
Sitedeki ilgili rehberler bu tabloları ayrıntılı işler: inme, kalp krizi, apandisit, çocukta menenjit. Bu tablolarda birinci basamak kaydı, zaman çizelgesinin ilk satırını oluşturduğu için ayrıca değerlidir: belirtilerin ne zaman başladığı çoğu kez ilk olarak burada yazılmıştır.
Beşinci Eksen: Uygulanan İşlemler ve Yetki
Birinci basamakta da işlem yapılır: enjeksiyon, pansuman, aşılama, küçük müdahaleler. Bu işlemlerden doğan zararlar, hastanede doğanlarla aynı ölçütlere tabidir. Kas içi enjeksiyona bağlı sinir zedelenmesi için enjeksiyon hatası ve siyatik sinir zedelenmesi, ilaç ve reçete hataları için ilaç uygulama ve reçete hataları, alerjik tepki yönetimi için anafilaksi ve ilaç alerjisi yönetimi rehberlerine bakınız.
Bu işlemler bakımından ayrıca sorulur: uygulamayı kim yaptı, yetkili miydi, acil bir tepki geliştiğinde birimde müdahale imkânı var mıydı ve yönlendirme ne kadar sürede yapıldı?
Sorumluluk Kimde? Statü Sorunu
Bu dosyalarda husumetin doğru yöneltilmesi ayrı bir dikkat gerektirir, çünkü aile hekimliği kendine özgü bir istihdam yapısına sahiptir ve hekimin statüsü ile hizmetin kamusal niteliği, izlenecek yargı yolunu etkileyebilir.
Bu nedenle dosyaya başlarken hekimin çalışma statüsüne ve hizmetin sunulduğu birimin niteliğine ilişkin belgeler istenmeli, yargı yolu buna göre belirlenmelidir. Yol ayrımının genel çerçevesi için malpraktis davası: kamu mu özel mi, ön şartlar için malpraktiste arabuluculuk ve dava şartı rehberlerine bakınız. Yanlış yolda geçirilen süre, doğru yoldaki hak düşürücü süreyi tüketebileceğinden bu belirleme en başta yapılmalıdır.
Bilirkişiye sorulacak çekirdek sorular
1. Hasta aynı şikâyetle kaç kez başvurmuştur; başvurular arasında yaklaşım değişmiş midir?
2. Kaydedilen şikâyet ve bulgular, ileri tetkik veya sevki gerektiriyor muydu?
3. Sevk yapılmamışsa bu tercih birinci basamak standardına uygun mudur?
4. İstenen tetkiklerin sonuçları görülmüş, değerlendirilmiş ve hastaya bildirilmiş midir?
5. Öngörülen izlemler (gebe / bebek–çocuk / lohusa / kronik hastalık) zamanında ve içeriğine uygun yapılmış mıdır?
6. Muayene bulguları kayda geçirilmiş midir; kayıtlar değerlendirmeye elverişli midir?
7. Acil yönlendirme gerektiren bir tablo var mıydı; yönlendirme ne kadar sürede yapılmıştır?
8. Zamanında sevk hâlinde sonuç değişir miydi; hastanın maruz kaldığı fark nedir?
Dilekçe Örneği 1 — Kayıtların Celbi
… MAHKEMESİ’NE / … İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE
(Kayıt Talebi)
TALEP EDEN: …
KONU: Müvekkilin … Aile Sağlığı Merkezinde kayıtlı olduğu döneme ilişkin tüm başvuru, izlem ve sevk kayıtlarının celbi talebidir.
TALEBİMİZ:
a) Müvekkilin kayıtlı olduğu aile hekimi ve birim bilgisi ile kayıt dönemi,
b) İlgili dönemdeki tüm başvuruların tarihleri, kaydedilen şikâyetler ve muayene notları,
c) Her başvuruda konulan ön tanı ve verilen tedavi,
d) İstenen tüm tetkikler, istem tarihleri ve sonuç raporları,
e) Tetkik sonuçlarının sisteme düşme ve görüntülenme kayıtları,
f) Sonuçların hastaya bildirildiğine ilişkin kayıtlar,
g) Sevk kayıtları; sevk yapılmışsa tarihi ve sevk edilen birim,
h) Gebe / bebek–çocuk / lohusa izlem formlarının tamamı,
i) Uygulanan enjeksiyon, aşı ve pansuman kayıtları ile uygulayan personel bilgisi,
j) Reçete kayıtları,
k) Görevli hekimin çalışma statüsüne ilişkin belgeler,
l) Bilgi sistemi log dökümü.
Tarih — Talep Eden Vekili
Dilekçe Örneği 2 — Kusur Beyanı ve Bilirkişiye Sorulacak Hususlar
… MAHKEMESİ’NE
(Beyan ve Bilirkişi İncelemesine İlişkin Talep)
1. İddiamız tanı konulmamasına ilişkin değildir. Davalı taraf, birinci basamağın imkânlarının sınırlı olduğunu ve tanının bu düzeyde konulamayacağını belirtmektedir. Bu açıklama, iddiamızı çürütmek yerine desteklemektedir: imkânlar bu tabloyu aydınlatmaya elverişli değilse, yapılması gereken sevkti.
2. Hasta aynı şikâyetle … kez başvurmuştur. … tarihleri arasında yapılan başvurularda kaydedilen şikâyet değişmemiş, verilen tedavi de değişmemiştir. Bir tedaviye yanıt alınamadığında tanının yeniden gözden geçirilmesi beklenir.
3. İleri tetkik istenmemiş, sevk yapılmamıştır. Kayıtlarda … tarihine kadar hiçbir sevk kaydı bulunmamaktadır.
4. (Varsa) Tetkik sonucu takip edilmemiştir. … tarihinde istenen tetkikin sonucu … tarihinde sisteme düşmüş, ancak görüntülendiğine veya hastaya bildirildiğine dair kayıt bulunmamaktadır.
5. (Varsa) Öngörülen izlemler yapılmamıştır. … izlemi öngörülen dönemde gerçekleştirilmemiştir.
6. Muayene kayıtları değerlendirmeye elverişli değildir. Başvurulara ilişkin kayıtlarda muayene bulgusu yer almamakta, yalnızca tedavi yazılmaktadır.
BİLİRKİŞİDEN SORULMASINI TALEP ETTİĞİMİZ HUSUSLAR:
a) Kaydedilen şikâyetler ileri tetkik veya sevki gerektiriyor muydu?
b) Tekrarlayan başvurular araştırma yükümlülüğü doğurur mu?
c) Tetkik sonucunun takibi ve bildirimi zorunlu muydu?
d) Öngörülen izlemler yapılmış mıdır?
e) Zamanında sevk hâlinde sonuç değişir miydi; hastanın maruz kaldığı fark nedir?
f) Kusur oranı nedir?
Tarih — Davacı Vekili
Dilekçe Örneği 3 — Karşı Taraf (Hekim/İdare) Savunması
… MAHKEMESİ’NE
(Cevap Dilekçesi)
1. Başvurularda gerekli değerlendirme yapılmıştır. Hastanın … tarihli başvurularında muayenesi yapılmış, bulgular kaydedilmiş, … tetkikleri istenmiş ve uygun tedavi düzenlenmiştir.
2. Başvuru anındaki tablo sevki gerektirmemekteydi. Kaydedilen şikâyet ve bulgular, o tarihlerde birinci basamakta yönetilebilir nitelikteydi. Değerlendirme, sonradan konulan tanı ışığında değil, başvuru anındaki verilere göre yapılmalıdır.
3. Hasta önerilen kontrollere gelmemiştir. … tarihinde kontrol önerilmiş, hasta … tarihine kadar başvurmamıştır. Ayrıca istenen tetkiklerden bir kısmını yaptırmamıştır.
4. Sevk yapılmıştır. … tarihinde … uzmanlık dalına sevk düzenlenmiş olup kayıtları dosyada mevcuttur.
5. Husumet yönünden. Hizmetin niteliği ve görevli hekimin çalışma statüsü gözetildiğinde, davanın yöneltileceği taraf ve görevli yargı yolu bakımından değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Tarih — Davalı Vekili
Sık Yapılan Altı Hata
1. Yalnızca hastane kayıtlarını istemek. Birinci basamak kayıtları ayrı sistemlerde tutulabilir; aile sağlığı merkezi kayıtları ve izlem formları ayrıca talep edilmelidir.
2. İddiayı “tanı koymalıydı” üzerine kurmak. Doğru eksen sevk yükümlülüğüdür; karşı tarafın “imkânlarımız sınırlı” savunması bu eksende aleyhine döner.
3. Başvuru çizelgesi çıkarmamak. Bu dosyalarda en güçlü delil, aynı şikâyetle tekrarlanan başvuruların tarihleridir.
4. Sonuç görüntülenme kaydını sormamak. Sonucun sisteme düşmesi ile görüntülenmesi farklı şeylerdir; zincirin kırıldığı yer buradan çıkar.
5. Yargı yolunu baştan belirlememek. Hekimin statüsü ve hizmetin niteliği yolu etkileyebilir; yanlış yolda geçen süre hak kaybına yol açar.
6. Acil tablolarda ilk satırı atlamak. Belirtilerin başlangıç zamanı çoğu kez ilk olarak birinci basamak kaydında yazılıdır; zaman çizelgesi buradan başlar.
⚠️ Faizde mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026:
Faiz oranı. 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi yeniden yazılmıştır (RG 31.07.2026, S. 33326). Yasal faiz artık sabit bir rakam değil, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenidir. 30 Haziran’daki oran, önceki 31 Aralık oranından beş puan veya daha fazla farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde sekseni uygulanır. Faiz artık dönemsel hesaplanır: 31.07.2026 öncesi dönemde eski rejim, sonrasında yeni formül geçerlidir; tek oranla yıllara yayılan hesap tabloları yanlış sonuç verir.
Faiz başlangıcı. Aynı Kanun’la Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine eklenen fıkralar uyarınca, bedensel zarar ve ölüm nedeniyle açılan tazminat davalarında faiz, bilinen dönem bakımından olay tarihinden, bilinemeyen dönem bakımından karar tarihinden işletilir. Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödeme, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Geçiş bakımından belirleyici olan, haksız fiilin veya zarar doğuran olayın tarihidir. Ayrıntı: Yasal faiz değişti: reeskont endekslemesi
Kontrol Listesi
☐ Aile sağlığı merkezi kayıtları ayrıca istendi mi?
☐ Aynı şikâyetle kaç başvuru var; tarihleri çıkarıldı mı?
☐ Her başvuruda ön tanı ve tedavi değişmiş mi?
☐ Muayene bulgusu kayıtlarda yazılı mı?
☐ Sevk kaydı var mı; varsa hangi tarihte?
☐ İstenen tetkikler ve sonuç tarihleri alındı mı?
☐ Sonuçların görüntülenme ve bildirim kaydı var mı?
☐ İzlem formları (gebe / bebek–çocuk / lohusa) tam mı?
☐ Uygulanan enjeksiyon, aşı ve işlemler kayıtlı mı; uygulayan kim?
☐ Hekimin çalışma statüsü belirlendi mi?
☐ Yargı yolu ve süreler en başta hesaplandı mı?
☐ Sonraki tanı ve tedavi kayıtları (hastane) ile karşılaştırma yapıldı mı?
Sıkça Sorulan Sorular
Aile hekimime defalarca gittim, sevk etmedi ve hastalığım ilerledi. Dava açabilir miyim?
Bu, birinci basamak dosyalarının en tipik senaryosudur. İddianın doğru kurulması önemlidir: iddia “tanı koymalıydı” değil, “imkânları bu tabloyu aydınlatmaya elverişli değilse neden sevk etmedi” olmalıdır. En güçlü delil, aynı şikâyetle tekrarlanan başvuruların tarihleridir; bunlar sistemde kayıtlıdır.
Birinci basamaktan her hastalığın teşhisi beklenebilir mi?
Hayır ve bu dosyada kabul edilmelidir. Birinci basamak hekiminden beklenen her hastalığa tanı koyması değil, kendi imkânlarını aşan tabloyu tanıması ve yönlendirmesidir. Bu nedenle değerlendirme, tanının konulup konulmadığına değil, yönlendirmenin yapılıp yapılmadığına odaklanır.
Kaç kez başvurmuş olmam gerekir?
Sabit bir sayı yoktur; değerlendirme somut tabloya göre yapılır. Ancak aynı şikâyetle tekrarlanan başvurular, tabloyu geçici bir rahatsızlık olmaktan çıkarır ve araştırma yükümlülüğü doğurur. Burada belirleyici olan, başvurular arasında yaklaşımın değişip değişmediğidir: bir tedaviye yanıt alınamadığında tanının yeniden gözden geçirilmesi beklenir.
Aile hekimliği kayıtlarını nasıl alabilirim?
Bu kayıtlar hastane kayıtlarından ayrı sistemlerde tutulabilir; yalnızca hastane dosyası istendiğinde görünmezler. Aile sağlığı merkezi kayıtları ve kamu sağlık sistemi izlem formları ayrıca talep edilmelidir. Kişinin kendi elektronik sağlık kaydı dökümü de başlangıç için yararlıdır.
Tetkik istendi ama sonucu bana hiç söylenmedi. Bu kusur mudur?
Evet, bu ayrı bir başlıktır. Bir tetkikin istenmesi tek başına yeterli değildir; sonucun görülmesi, değerlendirilmesi ve hastaya bildirilmesi aynı yükümlülüğün parçalarıdır. Dosyada sonucun sisteme düşme tarihi ile görüntülenme kaydı ayrı ayrı sorulmalıdır; zincirin kırıldığı yer buradan çıkar.
Gebelik takibim eksik yapıldı. Bu ayrı bir dava konusu mudur?
Gebe izlemi birinci basamağın en ölçülebilir yükümlülüklerindendir. Doğum Öncesi Bakım Yönetim Rehberi’ne göre en az dört nitelikli izlem öngörülmüş olup her izlemin kendi haftası ve içeriği vardır. Ayrıntı için gebelik takibi ve tarama testlerinin atlanması rehberine bakınız.
Aile hekimi acil bir durumu fark etmedi. Sorumluluk doğar mı?
Birinci basamağa acil müdahale gerektiren tablolarla da başvurulur. Burada beklenen tedavi etmek değil, tanımak ve derhâl yönlendirmektir. Zaman penceresi dar olan tablolarda (inme, kalp krizi, apandisit, çocukta menenjit gibi) yönlendirmenin gecikmesi doğrudan zarara dönüşür ve ayrı bir değerlendirme başlığıdır.
Aile sağlığı merkezinde yapılan iğneden zarar gördüm. Değerlendirme farklı mı?
Hayır, aynı ölçütlere tabidir. Uygulama bölgesi, endikasyon, onam ve şikâyetin ciddiye alınması yönünden aynı sorular sorulur. Ayrıntı için enjeksiyon hatası ve siyatik sinir zedelenmesi rehberine bakınız. Ayrıca uygulamayı kimin yaptığı ve birimde müdahale imkânı bulunup bulunmadığı sorulur.
Kayıtlarda muayene bulgusu yazmıyor, sadece verilen ilaç var. Bunun önemi nedir?
Bu önemli bir eksikliktir. Muayene bulgusunun kayda geçirilmemesi, muayenenin niteliğini ve kapsamını tartışmaya açar; ayrıca sonradan yapılacak değerlendirmeyi imkânsız hâle getirir. Bilirkişiye sorulacak sorulardan biri, kayıtların değerlendirmeye elverişli olup olmadığıdır.
Davayı kime ve hangi mahkemede açmalıyım?
Aile hekimliği kendine özgü bir istihdam yapısına sahiptir; hekimin çalışma statüsü ve hizmetin sunulduğu birimin niteliği izlenecek yargı yolunu etkileyebilir. Bu nedenle dosyaya başlarken bu belgeler istenmeli ve yol buna göre belirlenmelidir. Yanlış yolda geçirilen süre, doğru yoldaki hak düşürücü süreyi tüketebilir.
Dava öncesi arabuluculuk gerekir mi?
Bu, belirlenecek yargı yoluna bağlıdır. Özel sağlık kuruluşlarına karşı tüketici mahkemesinde açılacak davalarda arabuluculuk dava şartıdır; idari yargıda ise arabuluculuk uygulanmaz, yerine idareye yazılı başvuru şartı vardır. Ayrıntı için malpraktiste arabuluculuk ve dava şartı rehberine bakınız.
Karşı taraf “kontrole gelmediniz” diyor. Bu beni sorumlu kılar mı?
Bu, müterafik kusur tartışması açar ancak tek başına sorumluluğu kaldırmaz. Değerlendirilecek hususlar şunlardır: kontrol önerisi kayıtlarda yazılı mı, hangi tarihe verilmiş, hastaya neden geleceği ve gelmemesinin sonuçları anlatılmış mı? Ayrıca daha önceki başvurularda sevk yapılmamışsa, sonraki gelmeme bu eksikliği ortadan kaldırmaz.
Tekrar tekrar gidip sevk edilmediniz mi? İzlem kayıtları belirleyici.
İlgili Rehberler
- Malpraktis Davası: Kamu mu Özel mi, Hangi Mahkeme, Hangi Süre?
- Hasta Dosyası Nasıl Alınır? Delil Toplama Rehberi
- Malpraktiste Arabuluculuk: Dava Şartı ve Tutanak
- Kanserde Tanı Gecikmesi ve Sonuç Takip Zinciri
- Gebelik Takibi ve Tarama Testlerinin Atlanması
- Yenidoğan Sarılığı ve Kernikterus
- Enjeksiyon Hatası ve Siyatik Sinir Zedelenmesi
- Laboratuvar Hataları: Numune Karışması ve Yanlış Sonuç
- Acil Serviste Malpraktis: Triyaj, Stabilizasyon ve Sevk
- Malpraktiste Tazminat Nasıl Hesaplanır?
Dayanak Mevzuat
- (‘2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 17, 56’, ‘Yaşama ve sağlığın korunması hakkı ile devletin sağlık hizmetlerini düzenleme görevi.’)
- (‘6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49, 66, 112’, ‘Haksız fiil sorumluluğu, adam çalıştıranın sorumluluğu ve borcun gereği gibi ifa edilmemesi.’)
- (‘6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 55’, “Bedensel zarar ve ölümde tazminatın belirlenmesi; 7589 sayılı Kanun’la eklenen faiz başlangıcı düzenlemesi.”)
- (‘2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 13’, ‘Tam yargı davasında idareye ön başvuru ve dava süreleri.’)
- (‘5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’, ‘Aile hekimliği uygulamasının esasları ve hekimlerin görevlendirilmesi.’)
- (‘Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği’, ‘Kayıtlı kişilerin izlemi, kayıt tutma, sevk ve hizmetin sürekliliği yükümlülükleri.’)
- (‘Sağlık Bakanlığı Doğum Öncesi Bakım Yönetim Rehberi’, ‘Gebe izlem sayısı, izlem haftaları, içerik ve sevk ölçütleri.’)
- (‘Hasta Hakları Yönetmeliği’, ‘Bilgilendirme, tıbbi kayıtlara erişim ve tetkik sonuçlarının bildirimi.’)


