Kanserde tanı gecikmesi dosyalarının kendine özgü bir zorluğu vardır: hastalık zaten mevcuttu. Bu nedenle karşı taraf çoğu zaman şunu söyler — “hasta zaten kanserdi, biz hastalığı yaratmadık”. Oysa bu dosyalarda ileri sürülen zarar hastalığın kendisi değildir; gecikme nedeniyle ortaya çıkan evre farkı, ağırlaşan tedavi yükü ve azalan iyileşme şansıdır. Dosyanın doğru kurulması, zararın bu şekilde tanımlanmasına ve tarihlerin ortaya konmasına bağlıdır.
Bu rehber, malpraktis rehberleri serisinin bir parçasıdır — 50 rehber tek sayfada.
⚠️ Faizde mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026:
Faiz oranı. 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi yeniden yazılmıştır (RG 31.07.2026, S. 33326). Yasal faiz artık sabit bir rakam değil, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenidir. 30 Haziran’daki oran, önceki 31 Aralık oranından beş puan veya daha fazla farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde sekseni uygulanır. Faiz artık dönemsel hesaplanır: 31.07.2026 öncesi dönemde eski rejim, sonrasında yeni formül geçerlidir; tek oranla yıllara yayılan hesap tabloları yanlış sonuç verir.
Faiz başlangıcı. Aynı Kanun’la Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine eklenen fıkralar uyarınca, bedensel zarar ve ölüm nedeniyle açılan tazminat davalarında faiz, bilinen dönem bakımından olay tarihinden, bilinemeyen dönem bakımından karar tarihinden işletilir. Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödeme, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Geçiş bakımından belirleyici olan, haksız fiilin veya zarar doğuran olayın tarihidir. Ayrıntı: Yasal faiz değişti: reeskont endekslemesi
⚠️ Mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026: 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır (RG 31.07.2026, S. 33326). Bu tarihten sonra yeni bir belirsiz alacak davası açılamaz. Yerine, aynı Kanun’un 20. maddesiyle HMK m. 109’a eklenen dördüncü fıkra ile güçlendirilmiş kısmi dava getirilmiştir: alacağın yalnız bir kısmının dava edildiği hâllerde talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir ve zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. 31.07.2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davaları geçici m. 1 uyarınca eski hükme göre görülmeye devam eder. Ayrıntı: Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı? HMK 107 ve yargı paketi
Tanınız geç mi kondu? Kayıtlardaki tarihler konuşur.
Zarar Nasıl Tanımlanır?
| Zarar kalemi | İçeriği |
|---|---|
| Evre farkı | Erken evrede konulabilecek tanının ileri evrede konulması |
| Tedavi yükünün ağırlaşması | Daha geniş cerrahi, ek kemoterapi veya radyoterapi ihtiyacı |
| Organ veya işlev kaybı | Erken tanıda korunabilecek yapının kaybedilmesi |
| Sağkalım beklentisinin azalması | İyileşme ve yaşam süresi şansının düşmesi |
| Tedavi giderleri | Gecikme nedeniyle doğan ek giderler |
| Manevi zarar | Süreç boyunca yaşananlar |
📌 Erken evre ile ileri evre aynı hastalık değildir
Tıbben kabul edilen husus şudur: kötü huylu tümörlerde tedavinin başarısını belirleyen en önemli etkenlerden biri tümörün yaygınlığıdır. Daha az yayılmış, lokal saptanan tümörün tedavisi daha kolay ve başarılıdır; erken evrede tanı alan hastalarda sağkalım oranları ileri evrede tanı alanlara göre belirgin biçimde yüksektir.
Bunun hukuki karşılığı nettir: gecikme, hastayı daha kötü bir başlangıç noktasına taşımıştır. Talep bu fark üzerine kurulur.
Dört Tipik Kusur Başlığı
| Başlık | Somut görünüm |
|---|---|
| Belirtinin değerlendirilmemesi | Israrlı şikâyete rağmen ileri tetkik istenmemesi |
| Tetkikin istenmemesi | Klinik tablonun gerektirdiği görüntüleme veya biyopsinin yapılmaması |
| Sonucun takip edilmemesi | Tetkik yapılmış, patolojik sonuç çıkmış, kimse görmemiş |
| Yorum hatası | Rapordaki bulgunun gözden kaçırılması veya yanlış değerlendirilmesi |
Üçüncü satır bu dosyaların en somut ve en sık rastlanan kusurudur; ayrı bir başlıkta ele alınmayı hak eder.
Sonuç Takip Zinciri
⚠️ Tetkik yapıldı, sonuç çıktı, kimse bakmadı
Bu dosyalarda en çarpıcı tablo şudur: gerekli tetkik zamanında istenmiştir, sonuç da zamanında çıkmıştır — ancak sonucu kimse değerlendirmemiş ve hastaya bildirilmemiştir.
Bu hâlde kusur, tanı koymadaki güçlükten değil; bir zincirin kopmasından doğar. Zincirin halkaları şunlardır:
- Tetkiki kim istedi; hangi tarihte?
- Sonuç hangi tarih ve saatte sisteme girdi?
- Sonucu kim, ne zaman görüntüledi?
- Raporda ileri tetkik önerisi var mıydı?
- Hastaya bildirim yapıldı mı; nasıl belgelendi?
- Öneri üzerine ne yapıldı?
Bu altı sorunun cevabı sistem kayıtlarından çıkarılabilir. Özellikle üçüncü soru — raporun kim tarafından ne zaman açıldığı — neredeyse hiç sorulmaz.
Kayıt ve log taleplerinin nasıl kurulacağı için: hasta dosyası nasıl alınır? Delil toplama rehberi.
Tarama Yükümlülüğü
Belirli yaş ve risk gruplarında uygulanan tarama tetkikleri — meme, rahim ağzı ve kalın bağırsak taramaları gibi — erken tanının temel araçlarıdır. Bu dosyalarda sorulacaklar:
- Hasta, tarama programı kapsamında mıydı?
- Tarama önerildi mi; kayda geçti mi?
- Aile öyküsü veya risk faktörleri sorgulandı mı?
- Risk yüksekse tarama sıklaştırıldı mı?
- Yapılan taramanın sonucu değerlendirildi mi?
Aile öyküsünün sorgulanmamış olması, özellikle kalıtsal yatkınlık taşıyan tümörlerde ayrı bir kusur başlığıdır.
En Teknik Kısım: Nedensellik
Bu dosyaların kaderi nedensellik sorusunda belirlenir ve soru doğru kurulmazsa rapor işe yaramaz. Yanlış soru şudur: “gecikme var mıydı?” Doğru soru ise şudur:
⚖️ Bilirkişiye sorulacak asıl soru
Tanı, kusurun bulunmadığı bir süreçte hangi tarihte konulabilirdi; o tarihte hastalık hangi evrede olurdu; uygulanacak tedavi ve beklenen sonuç ne olurdu?
Bu soru üç aşamalıdır ve her aşaması ayrı ayrı cevaplanmalıdır:
1. Zamanında tanı tarihi — kusur olmasaydı ne zaman konulurdu?
2. O tarihteki evre — hastalık hangi aşamadaydı?
3. Fark — tedavi ve beklenen sonuç bakımından aradaki fark nedir?
Üçüncü aşama zararın ölçüsünü verir. “Gecikme vardı ama sonuç değişmezdi” değerlendirmesinde sorumluluk doğmayabileceğinden, bu üçlü yapı dosyanın omurgasıdır.
Nedensellik ilkesinin genel çerçevesi için: komplikasyon mu, malpraktis mi? Ayrım ve komplikasyon yönetimi.
Şans Kaybı Yaklaşımı
Bazı dosyalarda zamanında tanı hâlinde de iyileşmenin kesin olmadığı, ancak ihtimalin belirgin biçimde yüksek olacağı ortaya çıkar. Bu durumda talep, tam iyileşmenin kaybı üzerine değil; iyileşme ve sağkalım şansının azalması üzerine kurulur.
Bu yaklaşım özellikle ölümle sonuçlanan dosyalarda önem taşır: mirasçılar, ölümün kesin olarak önlenebileceğini ispatlamak zorunda değildir; zamanında tanı hâlinde sağkalım beklentisinin ne kadar yükseleceğinin ortaya konması talebi destekler.
Ölüm hâlindeki talepler için: ölümle sonuçlanan malpraktis: tazminat ve ceza yolu rehberi.
Dilekçe Örneği 1 — Tanı Sürecine İlişkin Kayıtların Celbi
[ … ] MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
(İdare Mahkemesi / Tüketici Mahkemesi)
DOSYA NO: 20…/…… E.
DAVACI VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
KONU: Tanı sürecine ilişkin kayıtların celbi talebimizdir.
AÇIKLAMALAR:
1. Müvekkil [ … ] tarihinden itibaren [şikâyet] nedeniyle davalı kuruma başvurmuş; [ … ] tarihinde [tanı ve evre] tanısı konulmuştur. İddialarımız, tanının daha erken konulabileceği yönündedir.
2. CELBİ İSTENEN KAYITLAR.
a) Başvuru ve muayeneler
i. Müvekkile ait tüm poliklinik başvuru kayıtları — ilk başvurudan tanıya kadar, tarihleriyle,
ii. Her başvuruya ait muayene notları ve şikâyet kayıtları,
iii. Aile öyküsü ve risk faktörlerine ilişkin sorgu kayıtları.
b) Tetkikler ve sonuç zinciri
iv. İstenen tüm tetkiklerin istem tarihleri ve isteyen hekim,
v. Sonuç tarihleri ve sonuçların içeriği,
vi. Görüntüleme raporları ve ham görüntüler,
vii. Patoloji raporları ve varsa preparatlar,
viii. Raporlarda yer alan ileri tetkik önerileri,
ix. Sonuçların sisteme giriş tarih ve saatleri,
x. Sonuçların hangi kullanıcı tarafından ve hangi tarihte görüntülendiğine ilişkin sistem kayıtları,
xi. Müvekkile sonuç bildirimi yapıldığına dair kayıt.
c) Sevk ve konsültasyon
xii. Konsültasyon istem ve cevapları,
xiii. İleri merkeze sevk kayıtları,
xiv. Onkoloji konseyi kararları ve tarihleri.
d) Tarama
xv. Müvekkilin tarama programı kapsamında olup olmadığı,
xvi. Tarama önerisi yapılıp yapılmadığı ve kayda geçip geçmediği.
3. Kayıtların tarih ve saat bilgileri okunabilir şekilde gönderilmesini; sistem log kayıtlarının ayrıca sorulmasını talep ederiz.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda sayılan kayıtların CELBİNE karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz. …/…/20…
Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad]
(imza)
Dilekçe Örneği 2 — Kusur Beyanı ve Nedensellik Soruları
[ … ] MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DOSYA NO: 20…/…… E.
DAVACI VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
KONU: Kusur iddialarımız ve bilirkişiye sorulmasını talep ettiğimiz hususlardır.
AÇIKLAMALAR:
1. ZAMAN ÇİZELGESİ.
— [Tarih] İlk başvuru; şikâyet: [ … ]
— [Tarih] İkinci başvuru; aynı şikâyet sürüyor
— [Tarih] [Tetkik] istendi
— [Tarih] Sonuç çıktı: [patolojik bulgu / ileri tetkik önerisi]
— [Tarih] – [Tarih] arası: SONUÇ ÜZERİNE HİÇBİR İŞLEM YAPILMAMIŞTIR
— [Tarih] Tanı konuldu — [evre]
— Toplam gecikme: [ … ] ay
2. KUSUR İDDİALARIMIZ. (Dosyaya uygun olanlar seçilir)
a) Belirti değerlendirilmemiştir. Müvekkil [ … ] kez aynı şikâyetle başvurmasına rağmen ileri tetkik istenmemiştir.
b) Gerekli tetkik istenmemiştir. Klinik tablo [görüntüleme / biyopsi] gerektirdiği hâlde istenmemiştir.
c) Sonuç takip edilmemiştir. [Tarih] tarihli raporda [bulgu / ileri tetkik önerisi] yer almasına rağmen bu sonuç üzerine hiçbir işlem yapılmamış ve müvekkile bildirim yapılmamıştır. Raporun kim tarafından ve ne zaman görüntülendiğine ilişkin sistem kayıtlarının incelenmesini talep ederiz.
d) Yorum hatası. Rapordaki [bulgu] gözden kaçırılmış veya yanlış değerlendirilmiştir.
e) Aile öyküsü sorgulanmamıştır. Müvekkilin [yakınlık derecesi] derecesinde aynı hastalık öyküsü bulunmasına rağmen risk değerlendirmesi yapılmamış, tarama sıklaştırılmamıştır.
3. ZARARIMIZ. İleri sürülen zarar hastalığın kendisi değil; gecikme nedeniyle evrenin ilerlemesi, tedavi yükünün ağırlaşması ve sağkalım beklentisinin azalmasıdır.
4. BİLİRKİŞİDEN SORULMASINI TALEP ETTİĞİMİZ HUSUSLAR.
i. Müvekkilin başvuru şikâyetleri, hangi tetkikleri gerektiriyordu; istenmiş midir?
ii. [Tarih] tarihli rapordaki bulgu ne anlama gelmektedir; ileri inceleme gerektirir miydi?
iii. Bu sonuç üzerine hangi işlemler yapılmalıydı; yapılmış mıdır?
iv. Tanı, kusur bulunmayan bir süreçte hangi tarihte konulabilirdi?
v. O tarihte hastalık hangi evrede olurdu?
vi. O evrede uygulanacak tedavi ne olurdu; fiilen uygulanan tedaviden farkı nedir?
vii. Erken evrede tanı hâlinde sağkalım ve iyileşme beklentisi ne olurdu?
viii. Gecikme ile mevcut durum arasında uygun nedensellik bağı var mıdır?
ix. Kusur kimlerde ve hangi oranlardadır?
x. Kurumsal düzeyde sonuç bildirim sistemi bakımından eksiklik var mıdır?
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıdaki hususların sevk yazısına AYNEN DERCİNE ve raporda AYRI AYRI CEVAPLANMASINA karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz. …/…/20…
Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad]
(imza)
Dilekçe Örneği 3 — Kurum Tarafında Savunma
[ … ] MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DOSYA NO: 20…/…… E.
DAVALI: [Hastane / İdare] — VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
KONU: Davaya cevaplarımızdır.
AÇIKLAMALAR:
1. SÜREÇ USULÜNE UYGUN YÜRÜTÜLMÜŞTÜR.
a) Davacının her başvurusunda muayene yapılmış ve bulgular kayda geçirilmiştir. (Ek-1)
b) Klinik tablonun gerektirdiği tetkikler zamanında istenmiştir. (Ek-2: istem tarihleri)
c) Sonuçlar değerlendirilmiş ve gereği yapılmıştır. (Ek-3)
d) Konsültasyon istenmiş ve ileri merkeze sevk gerçekleştirilmiştir. (Ek-4)
e) Davacıya sonuçlar bildirilmiş ve önerilen kontrollere gelmesi istenmiştir. (Ek-5)
2. HASTALIĞIN SEYRİ. Söz konusu tümör türünde belirtiler uzun süre ortaya çıkmayabilir veya birçok hastalıkta görülebilen genel nitelikte olabilir. Bu husus tıbben bilinen bir güçlüktür ve tek başına kusur oluşturmaz.
3. DAVACININ DAVRANIŞI. (Varsa) Davacı, önerilen kontrollere gelmemiş veya istenen tetkikleri yaptırmamıştır. (Ek-6: randevu ve devamsızlık kayıtları)
4. NEDENSELLİK. Sorumluluk için eksikliğin tespiti yeterli olmayıp, eksiklik ile zarar arasında uygun nedensellik bağı bulunmalıdır. Somut olayda, erken tanı hâlinde dahi tedavi yaklaşımının ve sonucun değişmeyeceği değerlendirilmektedir; bu husus bilirkişi incelemesiyle ortaya konmalıdır.
SONUÇ VE İSTEM: Davanın REDDİNE; aksi kanaatte kusur ve nedensellik oranları gözetilerek karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz. …/…/20…
Davalı Vekili
Av. [Ad Soyad]
(imza)
Kontrol Listesi
- İlk başvurudan tanıya kadar tüm başvuru tarihleri çıkarıldı mı?
- Aynı şikâyetle kaç kez başvurulduğu belirlendi mi?
- Tetkik istem ve sonuç tarihleri karşılaştırıldı mı?
- Raporlarda ileri tetkik önerisi var mı?
- Sonucun kim tarafından ne zaman görüntülendiği soruldu mu?
- Hastaya bildirim yapıldığına dair kayıt var mı?
- Aile öyküsü sorgusu kayıtlarda görünüyor mu?
- Tarama programı kapsamı değerlendirildi mi?
- Zarar evre farkı üzerinden tanımlandı mı?
- Bilirkişiye üç aşamalı nedensellik sorusu soruldu mu?
Sık Yapılan Altı Hata
- Zararı hastalık olarak tanımlamak. Zarar hastalık değil, gecikmenin yarattığı evre farkıdır.
- Sonuç takip zincirini sormamak. Raporun kim tarafından ne zaman açıldığı sistem kayıtlarından çıkar.
- Yalnızca gecikme var mı diye sormak. Asıl soru, kusursuz süreçte tanının hangi tarihte konulacağıdır.
- Evre karşılaştırması istememek. Zararın ölçüsü iki evre arasındaki farktan çıkar.
- Şans kaybını atlamak. Kesin iyileşme ispatlanamasa da sağkalım beklentisindeki düşüş talebi destekler.
- Aile öyküsünü gözden kaçırmak. Risk sorgulanmamışsa tarama sıklaştırılmamış demektir.
Sorumluluğun Hukuki Temeli: Vekâlet ve Özen Borcu
Tanı gecikmesi iddiasında sorumluluğun dayanağı, özel sağlık kuruluşlarında hekim ile hasta arasındaki ilişkinin niteliğinden doğar. Bu ilişki kural olarak vekâlet sözleşmesi olarak nitelendirilir ve hekimin borcu sonuç değil, özenli davranıştır.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Sözleşmenin niteliği | Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir | TBK m.502 |
| Sadakat ve özen | Vekil, üstlendiği iş ve hizmetleri vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür | TBK m.506/2 |
| Objektif ölçüt | Özen borcundan doğan sorumluluğun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır | TBK m.506/3 |
| Sonuç değil özen | Vekil, amaçlanan sonucun elde edilememesinden değil, bu sonuca ulaşmak için yaptığı çalışmaların özenle görülmemesinden sorumludur | |
| Borca aykırılık | Borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesi | TBK m.112 |
| Zamanaşımı | Sözleşmeye dayalı taleplerde kural olarak on yıllık genel zamanaşımı | TBK m.146 |
| Haksız fiil | Haksız fiile dayanıldığında iki ve on yıllık süreler işler | TBK m.72 |
Üçüncü satır, tanı gecikmesi dosyalarının ispat eksenini belirler: ölçüt, hekimin elinden gelenin en iyisini yapıp yapmadığı değil, benzer alanda iş üstlenen basiretli bir hekimin aynı koşullarda göstermesi gereken davranıştan uzaklaşıp uzaklaşmadığıdır. Bu nedenle bilirkişiye sorulacak soru ‘kusur var mı’ değil, ‘tıbbi standarda göre hangi tetkik hangi aşamada yapılmalıydı’ biçiminde kurulmalıdır.
İspat yükü, iki aşamalı olarak yerine getirilir. Yalnızca olumsuz sonucun gerçekleştiğini göstermek yeterli değildir; hem basiretli bir hekimin davranışından uzaklaşıldığı hem de bu uzaklaşmanın işlerin normal akışına göre sonucun doğmasında etkili olduğu ortaya konmalıdır. Tanı gecikmesi dosyalarında bu ikinci halka — nedensellik — çoğu zaman kaybedilen noktadır; dilekçe, her iki halkayı da ayrı ayrı kurmalıdır.
Kamu ve Özel Ayrımının Zamanaşımına Etkisi
Aynı tanı gecikmesi, hizmetin alındığı yere göre farklı süre rejimine tabidir.
| Ölçüt | Kamu hastanesi | Özel hastane |
|---|---|---|
| Hukuki temel | İdarenin hizmet kusuru | Vekâlet sözleşmesi ve/veya haksız fiil |
| Ön şart | İdareye yazılı başvuru zorunludur | Ön şart yoktur |
| Başvuru süresi | Eylemi öğrenmeden bir yıl, her hâlde eylem tarihinden beş yıl (2577 s.K. m.13) | — |
| Cevap | İstek reddedilirse tebliğden, altmış gün içinde cevap verilmezse sürenin bitiminden itibaren dava süresi işler | — |
| Görevli yargı | İdari yargı; tam yargı davası | Adli yargı |
| Zamanaşımı | İdari yargı süreleri | Sözleşmede on yıl, haksız fiilde iki ve on yıl |
| Hekime dava | Kamu görevlisine doğrudan dava kural olarak açılamaz | Hekim ve kuruluş birlikte hasım gösterilebilir |
Üçüncü satır, kanser dosyalarında özel bir sorun doğurur: tanı gecikmesinin sonuçları çoğu zaman yıllar sonra ortaya çıkar. Sürelerin, eylemin idariliğinin ve zararın öğrenildiği tarihten başlatılması gerektiği kabul edilmektedir; bu husus başvuru ve dava dilekçesinde ayrıca gerekçelendirilmelidir.
Yol seçimi için kamu mu özel mi, hangi mahkeme rehberimize bakabilirsiniz.
Aydınlatma ve Onam: Tanı Sürecindeki Yeri
Tanı gecikmesi dosyalarında tartışma yalnızca hangi tetkikin yapılmadığı üzerinde yürümez; hastanın hangi seçenekler hakkında bilgilendirildiği de ayrı bir kusur başlığıdır. Aydınlatma yükümlülüğü, tıbbi müdahalenin hukuka uygunluk şartlarından biridir.
| Konu | İçerik |
|---|---|
| Kapsam | Tanı, önerilen tetkik ve tedavi, alternatifler, yapılmaması hâlindeki riskler ve beklenen sonuç |
| Zamanlama | Hastanın karar verebilmesine yetecek süre önce yapılmalıdır |
| Biçim | Hastanın anlayabileceği dilde ve düzeyde olmalı; matbu formun imzalatılması tek başına yeterli sayılmaz |
| Belgeleme | Aydınlatmanın içeriği ve tarihi kayda geçirilmelidir |
| Takip önerisi | Kontrol ve ileri tetkik önerisinin yapıldığı ve hastaya bildirildiği dosyada görünmelidir |
| İspat yükü | Aydınlatmanın usulüne uygun yapıldığını ispat kural olarak sağlık tarafındadır |
| Sonuç | Aydınlatma eksikliği, teknik uygulama kusursuz olsa dahi sorumluluk doğurabilir |
Beşinci satır, tanı gecikmesi dosyalarında çoğu zaman belirleyici olur: hastaya ileri tetkik veya kontrol önerildiği hâlde hasta gelmemişse bu, tazminatın indirilmesi sebebi olabilir (TBK m.52). Buna karşılık öneri kayda geçirilmemişse, sağlık tarafı bu savunmayı ispat edemez.
Sonuç takip zinciri, kayıt üzerinden denetlenir. İstenen tetkikin sonucunun ne zaman çıktığı, kimin gördüğü, hastaya nasıl bildirildiği ve buna göre hangi adımın atıldığı; sistem log kayıtları, tetkik sonuç zaman damgaları ve poliklinik kayıtlarıyla ortaya konur. Bu kayıtlar hasta dosyasıyla birlikte istenmediğinde, zincirin nerede koptuğu ispatlanamaz.
Kayıtların temini için hasta dosyası ve delil toplama rehberimize bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kanser tanısı geç konduysa dava açabilir miyim?
Açabilirsiniz. Bu dosyalarda ileri sürülen zarar hastalığın kendisi değil; gecikme nedeniyle ortaya çıkan evre farkı, ağırlaşan tedavi yükü ve azalan iyileşme şansıdır.
Karşı taraf hasta zaten kanserdi derse?
Bu savunma zararın yanlış tanımlanmasına dayanır. Talep, hastalığın yaratılmış olması üzerine değil; erken evrede konulabilecek tanının ileri evrede konulmuş olması ve bunun sonuçları üzerine kurulur.
Evre farkı neden bu kadar önemli?
Kötü huylu tümörlerde tedavinin başarısını belirleyen en önemli etkenlerden biri tümörün yaygınlığıdır. Daha az yayılmış tümörün tedavisi daha kolay ve başarılıdır; erken evrede tanı alan hastalarda sağkalım oranları ileri evrede tanı alanlara göre belirgin biçimde yüksektir.
En sık rastlanan kusur nedir?
Tetkikin yapılmış, sonucun çıkmış olması ancak sonucun kimse tarafından değerlendirilmemesi ve hastaya bildirilmemesidir. Bu hâlde kusur tanı koymadaki güçlükten değil, bir zincirin kopmasından doğar.
Sonuç takip zincirinde neler sorulur?
Tetkiki kimin ve hangi tarihte istediği, sonucun hangi tarih ve saatte sisteme girdiği, sonucu kimin ne zaman görüntülediği, raporda ileri tetkik önerisi bulunup bulunmadığı, hastaya bildirim yapılıp yapılmadığı ve öneri üzerine ne yapıldığı sorulur.
Raporun kim tarafından açıldığı öğrenilebilir mi?
Elektronik kayıt sistemlerinde sonuçların hangi kullanıcı tarafından ve hangi tarihte görüntülendiğine ilişkin kayıtlar bulunur. Bu husus neredeyse hiç sorulmaz; oysa sonucun görülmediğini doğrudan ortaya koyabilir.
Tarama yaptırılmamış olması kusur mudur?
Hastanın tarama programı kapsamında olup olmadığı, taramanın önerilip önerilmediği ve bunun kayda geçip geçmediği, aile öyküsü ile risk faktörlerinin sorgulanıp sorgulanmadığı ve risk yüksekse taramanın sıklaştırılıp sıklaştırılmadığı ayrı ayrı değerlendirilir.
Bilirkişiye hangi soru sorulmalı?
Asıl soru üç aşamalıdır: tanı, kusur bulunmayan bir süreçte hangi tarihte konulabilirdi; o tarihte hastalık hangi evrede olurdu; tedavi ve beklenen sonuç bakımından aradaki fark nedir. Üçüncü aşama zararın ölçüsünü verir.
Sadece gecikme var mı diye sormak yeterli mi?
Yeterli değildir. Gecikmenin tespiti tek başına sonuç doğurmaz; kusursuz bir süreçte tanının hangi tarihte konulacağı ve o tarihteki evrenin ne olacağı ortaya konmalıdır.
Erken tanıda da iyileşme kesin değilse ne olur?
Bu hâlde talep, tam iyileşmenin kaybı üzerine değil; iyileşme ve sağkalım şansının azalması üzerine kurulur. Zamanında tanı hâlinde sağkalım beklentisinin ne kadar yükseleceğinin ortaya konması talebi destekler.
Ölümle sonuçlanmışsa mirasçılar ne yapmalı?
Ölümün kesin olarak önlenebileceğini ispatlamak zorunda değillerdir. Zamanında tanı hâlinde sağkalım beklentisindeki artış ortaya konarak destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talepleri kurulur.
Hangi belgeler toplanmalı?
İlk başvurudan tanıya kadar tüm poliklinik kayıtları ve muayene notları, tetkiklerin istem ve sonuç tarihleri, görüntüleme raporları ile ham görüntüler, patoloji raporları, raporlardaki ileri tetkik önerileri, sonuçların sisteme giriş ve görüntülenme kayıtları, konsültasyon ile sevk kayıtları ve tarama önerilerine ilişkin belgeler toplanmalıdır.
Tanınız geç mi kondu? Kayıtlardaki tarihler konuşur.
Deri lezyonlarında tanı gecikmesi ve patolojiye gönderilmeyen materyal için: melanom ve deri kanserinde tanı gecikmesi.
İlgili Rehberler
- Komplikasyon mu, malpraktis mi? Ayrım ve komplikasyon yönetimi
- Hasta dosyası nasıl alınır? Delil toplama rehberi
- Malpraktis davası: kamu mu özel mi, hangi mahkeme, hangi süre?
- Ölümle sonuçlanan malpraktis: tazminat ve ceza yolu rehberi
- Acil serviste malpraktis: triyaj, stabilizasyon ve sevk
- Malpraktiste Adli Tıp raporu ve itiraz rehberi
- Hekim zorunlu mesleki sorumluluk sigortası ve doğrudan dava
- Hastane enfeksiyonu ve organizasyon kusuru tazminat rehberi
- Aydınlatılmış onam: ispat yükü ve geçerlilik şartları
- Tüm dilekçe örnekleri
Dayanak Mevzuat
- 6098 sayılı TBK m. 49 — haksız fiil ve uygun illiyet bağı
- 6098 sayılı TBK m. 502 vd. — vekâlet sözleşmesi ve özen borcu
- 6098 sayılı TBK m. 53, 54, 56 — ölüm ve bedensel zararda tazminat kalemleri
- Hasta Hakları Yönetmeliği — bilgilendirme ve kayıtlara erişim
- Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi — teşhis yükümlülüğü ve özen
- Anayasa m. 125 — idarenin sorumluluğu
- 2577 sayılı İYUK m. 13 — tam yargı davası ve süreler
- 3359 sayılı Kanun Ek m. 18 — sağlık meslek mensuplarında soruşturma izni


