Melanom ve Deri Kanserinde Tanı Gecikmesi: Malpraktis Rehberi (2026)
02 Eylül 2026

Melanom ve Deri Kanserinde Tanı Gecikmesi: Malpraktis Rehberi (2026)

Bu dosyaların iki tipik senaryosu vardır ve ikisi de kaynaklarda doğrudan uyarı konusu yapılmıştır. Birincisi, şüpheli lezyonun uzun süre gözlemde bırakılmasıdır; kaynaklarda şüpheli bir beni uzun süre gözlemlemek yerine uzmana göstermenin önemli olduğu belirtilir. İkincisi ve dosyalarda daha ağır olanı, lezyonun patolojik incelemeye gönderilmeden yalnızca kozmetik amaçla alınmasıdır. Kaynaklardaki uyarı açıktır: şüpheli benlerde yalnızca yüzeysel kozmetik işlem yapmak doğru yaklaşım değildir; melanom şüphesi taşıyan alanlarda öncelik estetik değil, doğru tanıdır.

Bu rehber, malpraktis rehberleri serisinin bir parçasıdır — 50 rehber tek sayfada.

⚠️ Faizde mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026:

Faiz oranı. 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi yeniden yazılmıştır (RG 31.07.2026, S. 33326). Yasal faiz artık sabit bir rakam değil, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenidir. 30 Haziran’daki oran, önceki 31 Aralık oranından beş puan veya daha fazla farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde sekseni uygulanır. Faiz artık dönemsel hesaplanır: 31.07.2026 öncesi dönemde eski rejim, sonrasında yeni formül geçerlidir; tek oranla yıllara yayılan hesap tabloları yanlış sonuç verir.

Faiz başlangıcı. Aynı Kanun’la Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine eklenen fıkralar uyarınca, bedensel zarar ve ölüm nedeniyle açılan tazminat davalarında faiz, bilinen dönem bakımından olay tarihinden, bilinemeyen dönem bakımından karar tarihinden işletilir. Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödeme, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Geçiş bakımından belirleyici olan, haksız fiilin veya zarar doğuran olayın tarihidir. Ayrıntı: Yasal faiz değişti: reeskont endekslemesi

⚠️ Mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026: 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır (RG 31.07.2026, S. 33326). Bu tarihten sonra yeni bir belirsiz alacak davası açılamaz. Yerine, aynı Kanun’un 20. maddesiyle HMK m. 109’a eklenen dördüncü fıkra ile güçlendirilmiş kısmi dava getirilmiştir: alacağın yalnız bir kısmının dava edildiği hâllerde talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir ve zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. 31.07.2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davaları geçici m. 1 uyarınca eski hükme göre görülmeye devam eder. Ayrıntı: Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı? HMK 107 ve yargı paketi

Beniniz patolojiye gönderilmedi mi? Görüşelim.

📞 0554 648 37 15
💬 WhatsApp

Uyarı İşaretleri ve Sınırı

Şüpheli lezyonların değerlendirilmesinde yaygın kullanılan pratik yaklaşım, beş harfle anılan kuraldır:

Ölçütİçeriği
AsimetriLezyonun bir yarısı diğerine benzemez
SınırKenarlar düzensiz, girintili çıkıntılı veya net değil
RenkTek renk yerine birden çok tonun bir arada bulunması
ÇapBüyüme eğilimi olan veya belirgin hâle gelen lezyonlar
DeğişimBoyut, şekil, renk veya yüzeyde değişim — en önemli uyarı işaretlerinden biri

📌 Kural yol göstericidir; tek başına tanı koydurmaz

Kaynaklarda bu husus açıkça belirtilir: anılan kural yol göstericidir, ancak tek başına tanı koydurmaz; kurala uymayan bazı lezyonlar da sorunlu olabilir. Bu nedenle klinik değerlendirme esastır.

Bunun dosyadaki karşılığı iki yönlüdür:

• Lezyon bu ölçütlerden birini taşıyorsa, değerlendirilmemiş olması savunulamaz.
• Lezyon ölçütlere uymuyor diye şüphe dışlanamaz; klinik değerlendirme yapılmış olmalıdır.

Ayrıca kaynaklarda tanının yalnızca fotoğrafa bakılarak veya evde yapılan gözlemle konulamayacağı vurgulanır.

Tanı Yolu

Kaynaklarda süreç üç basamaklı tarif edilir: tanı dermatolojik muayeneyle başlar; lezyon klinik olarak değerlendirilir; gerekli görülen durumlarda dermoskopik inceleme yapılır ve şüphe varsa kesin tanı için biyopsi veya uygun eksizyon planlanır.

Biyopsi konusundaki ifade nettir: klinik olarak melanom şüphesi olan bir lezyon görüldüğünde, dar sınırlarla eksizyonel biyopsi yapılmalıdır. Eksizyonel biyopsi, şüpheli melanomlar için tercih edilen yöntemdir ve lezyonun tamamıyla birlikte çevresindeki küçük bir sağlıklı deri parçası çıkarılır.

Parça alınarak yapılan biyopsi ise ancak şüphenin çok düşük olduğu, lezyonun çıkarılamayacak kadar büyük olduğu veya eksizyonun uygulanabilir olmadığı olgular için kullanılmalıdır.

Yetersiz Yöntemler

⚠️ Yüzeysel yöntemler kalınlık ölçümüne elverişli değildir

Bu, dosyanın en güçlü teknik dayanağıdır. Kaynaklarda açıkça belirtilir:

Traşlama, makasla yüzeysel biyopsi veya kazıma gibi yöntemler, tanı ve tümör kalınlığının tespiti için yeterli doku sağlamazlar.

Bunun önemi büyüktür: tümör kalınlığı, sonraki cerrahi sınırların ve evrelemenin temelini oluşturur. Kaynaklarda eksizyonel biyopsi ve doku tanısından sonra, gerekirse kalınlığa göre uygun sınırlarla tekrar çıkarma yapılması öngörülür.

Ayrıca: biyopsi, tam doku tanısı veya evreleme için yetersiz ise tekrar biyopsi alınmalıdır.

Dosyada sorulacak: lezyon hangi yöntemle alındı ve bu yöntem kalınlık ölçümüne elverişli miydi?

En Ağır Senaryo: Patolojiye Gönderilmeyen Lezyon

Bu dosyaların en sık ve en ağır tablosu şudur: hasta bendeki değişiklikle başvurur ya da kozmetik amaçla başvurur; lezyon yakılarak veya kazınarak alınır ve patolojik incelemeye gönderilmez. Aylar veya yıllar sonra aynı bölgede ya da başka bir yerde tablo ortaya çıkar.

⚖️ Kaynaklardaki uyarı doğrudandır

Şüpheli benlerde yalnızca yüzeysel kozmetik işlem yapmak doğru yaklaşım değildir. Çünkü bazı lezyonlarda patolojik değerlendirme gerekir. Bu nedenle melanom şüphesi taşıyan alanlarda öncelik estetik değil, doğru tanıdır.

Bu tabloda dosyada sorulacaklar:

• İşlem öncesinde klinik değerlendirme yapılmış mı; kayıtlı mı?
Dermoskopik inceleme yapılmış mı?
• Lezyon patolojiye gönderilmiş mi?
• Gönderilmediyse gerekçesi nedir?
• Hastaya patolojik inceleme yapılmayacağı ve bunun sonuçları anlatılmış mı?
• İşlemi yapan kişinin unvanı nedir?

Son madde önemlidir: bu işlemlerin kimin tarafından ve hangi ortamda yapıldığı ayrı bir eksen açar.

Patoloji sürecinin kendisindeki kusurlar için: radyoloji ve patoloji rapor hataları.

Gözlemde Bırakma

İkinci senaryo, şüpheli lezyonun “takip edelim” denilerek uzun süre izlenmesidir. Kaynaklardaki yaklaşım açıktır: şüpheli bir beni uzun süre gözlemlemek yerine dermatoloji uzmanına göstermek önemlidir.

Bu tabloda dosyada çıkarılacak olan bir başvuru zinciridir:

  • Hasta ilk kez ne zaman başvurdu; şikâyeti neydi?
  • Her başvuruda ne yapıldı; muayene bulguları kayıtlı mı?
  • Kaç kez başvurdu ve aralarda ne kadar süre geçti?
  • Lezyondaki değişim kayda geçirilmiş mi?
  • Biyopsi hangi başvuruda yapıldı?
  • İlk başvuru ile biyopsi arasında kaç ay geçti?

Son satır, nedensellik değerlendirmesinin doğrudan girdisidir.

Risk Faktörleri Sorgulanmalı

Kaynaklarda risk faktörleri sayılmıştır: çok sayıda beni bulunanlar, açık tenli kişiler, çocukluk veya gençlik döneminde yoğun güneş maruziyeti bulunanlar, sık güneş yanığı geçirenler, ailesinde melanom öyküsü bulunanlar ve daha önce melanom veya başka bir deri kanseri geçirenler.

Son iki grup özellikle önemlidir: bu kişilerde şüphe eşiği daha düşük tutulmalı ve kontrol sıklığı buna göre belirlenmelidir. Kaynaklarda kontrol sıklığının kişinin risk faktörlerine göre değiştiği belirtilir.

Dosyada sorulacak: bu öykü sorgulanmış mı ve sonuca göre takip planlanmış mı?

Nedensellik: Evre Farkı

Bu dosyalarda nedensellik, silonun diğer tanı gecikmesi dosyalarıyla aynı yapıda kurulur — zarar hastalığın kendisi değil, evre farkıdır.

Kaynaklardaki karşılaştırma bu farkı gösterir: erken evrede yakalanan melanomların tedavisi çoğunlukla cerrahi olarak çıkarılması üzerine kuruludur; ileri evrelerde veya yayılım riski bulunan durumlarda ise ek değerlendirmeler ve farklı tedavi yaklaşımları gündeme gelir. Ayrıca erken dönemde fark edilen melanomun genellikle tedavi edilebilir olduğu belirtilir.

💡 Bilirkişiye üç aşamalı soru

1. Kusursuz bir süreçte tanı hangi tarihte konulabilirdi?

2. O tarihte hastalık hangi evredeydi ve tümör kalınlığı ne olurdu?

3. O evredeki tedavi ile bugünkü tablo arasındaki fark nedir?

Kalınlık ölçümünün yapılamadığı olgularda ek bir soru daha eklenir: uygun yöntemle alınsaydı kalınlık ölçülebilir miydi ve evreleme mümkün olur muydu?

Aynı yapının onkolojideki karşılığı için: kanserde tanı gecikmesi ve sonuç takip zinciri.

Sonraki Aşama: Yeniden Çıkarma ve Lenf Değerlendirmesi

Tanı konulduktan sonra da denetlenecek adımlar vardır. Kaynaklarda; doku tanısından sonra gerekirse kalınlığa göre uygun sınırlarla tekrar çıkarma yapılması ve melanomun kalın veya yüksek riskli özelliklere sahip olarak saptanması hâlinde ilk lenf bezinin değerlendirilebileceği belirtilir.

Bu nedenle dosyada, tanıdan sonraki cerrahi ve evreleme adımlarının zamanında ve uygun biçimde yapılıp yapılmadığı ayrıca sorulur.

Dilekçe Örneği 1 — Kayıtların ve Materyalin Celbi

[ … ] MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
(İdare Mahkemesi / Tüketici Mahkemesi)

DOSYA NO: 20…/…… E.

DAVACILAR VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]

KONU: Kayıtların ve materyalin celbi talebimizdir.

AÇIKLAMALAR:

1. [Müvekkil / müteveffa] …/…/20… tarihinden itibaren [bendeki değişiklik / lezyon] nedeniyle başvurmuş; tanı …/…/20… tarihinde konulmuştur.

2. CELBİ İSTENEN KAYITLAR.

a) Başvuru zinciri
i. Aynı lezyona ilişkin tüm başvuru kayıtları — ilk başvuru dâhil, tarihleriyle,
ii. Her başvurudaki muayene bulguları ve konulan değerlendirme,
iii. Lezyonun boyut, renk ve sınır özelliklerine ilişkin kayıtlar,
iv. Dermoskopik inceleme yapılıp yapılmadığı; yapıldıysa kayıtları ve görüntüleri,
v. Varsa lezyona ait fotoğraf kayıtları,
vi. Risk faktörlerinin sorgulandığına dair kayıt; aile öyküsü ve önceki deri kanseri öyküsü,
vii. Verilen takip önerisi ve kontrol randevuları.

b) İşlem
viii. Lezyonun alınmasına ilişkin işlem kaydı ve tarihi,
ix. Uygulanan yöntem; eksizyonel, parça alınarak, yakma veya kazıma,
x. İşlemi yapan kişinin adı ve unvanı,
xi. İşlemin yapıldığı yer ve kuruluşun niteliği,
xii. Onam belgesi; patolojik inceleme yapılıp yapılmayacağının belirtilip belirtilmediği görülecek şekilde.

c) Patoloji
xiii. Materyalin patolojiye gönderilip gönderilmediği,
xiv. Gönderildiyse gönderim ve rapor tarihleri,
xv. Patoloji raporunun tamamı; tümör kalınlığı ve cerrahi sınırlara ilişkin bölümler dâhil,
xvi. Preparat ve parafin blokların muhafazası,
xvii. Gönderilmediyse gerekçesine ilişkin kayıt.

d) Sonraki süreç
xviii. Tanı sonrası yapılan yeniden çıkarma işlemi ve tarihi,
xix. Lenf bezi değerlendirmesi yapılıp yapılmadığı,
xx. Evreleme çalışmaları ve sonuçları,
xxi. Uygulanan tedaviler ve güncel raporlar.

3. Patoloji preparatlarının ve blokların MUHAFAZASINA ivedilikle karar verilmesini; incelemenin bu materyal üzerinden yapılmasını talep ederiz.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda sayılan kayıt ve materyalin CELBİNE karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz. …/…/20…

Davacılar Vekili
Av. [Ad Soyad]
(imza)

Dilekçe Örneği 2 — Kusur Beyanı ve Bilirkişi Soruları

[ … ] MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO: 20…/…… E.

DAVACILAR VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]

KONU: Kusur iddialarımız ve bilirkişiye sorulmasını talep ettiğimiz hususlardır.

AÇIKLAMALAR:

1. BAŞVURU ZİNCİRİ.

[Tarih] Birinci başvuru; şikâyet: [ … ]; yapılan: [ … ]
— Dermoskopi: [yapıldı / kaydı yok]
[Tarih] İkinci başvuru; lezyonda değişim: [ … ]
[Tarih] Lezyon alındı — yöntem: [ … ]
— Patolojiye gönderim: [gönderildi / gönderilmedi]
[Tarih] Tanı
İlk başvurudan tanıya: [ … ] ay
— Tanı anındaki evre: [ … ]

2. KUSUR İDDİALARIMIZ. (Dosyaya uygun olanlar seçilir)

a) Patolojiye gönderilmemiştir. Kaynaklarda şüpheli benlerde yalnızca yüzeysel kozmetik işlem yapmanın doğru yaklaşım olmadığı, bazı lezyonlarda patolojik değerlendirmenin gerektiği ve melanom şüphesi taşıyan alanlarda önceliğin estetik değil doğru tanı olduğu belirtilmektedir. Somut olayda lezyon patolojik incelemeye gönderilmemiştir.

b) Yetersiz yöntem kullanılmıştır. Traşlama, makasla yüzeysel biyopsi veya kazıma gibi yöntemler, tanı ve tümör kalınlığının tespiti için yeterli doku sağlamazlar. Müvekkilin lezyonu bu yöntemlerden biriyle alınmış; bu nedenle kalınlık ölçümü ve evreleme yapılamamıştır.

c) Eksizyonel biyopsi yapılmamıştır. Klinik olarak melanom şüphesi bulunan bir lezyonda dar sınırlarla eksizyonel biyopsi yapılmalıdır; bu yöntem şüpheli melanomlar için tercih edilen yöntemdir.

d) Yetersiz biyopsi tekrarlanmamıştır. Biyopsi, tam doku tanısı veya evreleme için yetersiz ise tekrar biyopsi alınmalıdır; bu yapılmamıştır.

e) Uzun süre gözlemde bırakılmıştır. Şüpheli bir beni uzun süre gözlemlemek yerine uzmana göstermek gerekirken, müvekkil [ … ] ay boyunca takip önerisiyle izlenmiştir.

f) Değerlendirme yapılmamıştır. Lezyon [asimetri / düzensiz sınır / renk farklılığı / boyut artışı / değişim] özelliklerini taşımasına rağmen klinik değerlendirme kayda geçirilmemiştir. Kaynaklarda değişimin en önemli uyarı işaretlerinden biri olduğu belirtilir.

g) Kurala uymuyor gerekçesiyle dışlanmıştır. Anılan kural yol göstericidir, tek başına tanı koydurmaz ve kurala uymayan bazı lezyonlar da sorunlu olabilir; bu nedenle klinik değerlendirme esastır.

h) Risk faktörleri sorgulanmamıştır. Müvekkilde [aile öyküsü / önceki deri kanseri / çok sayıda ben] bulunmasına rağmen bu husus sorgulanmamış ve takip buna göre planlanmamıştır.

i) Aydınlatma eksiktir. Lezyonun patolojik incelemeye gönderilmeyeceği ve bunun sonuçları müvekkile anlatılmamıştır.

3. BİLİRKİŞİDEN SORULMASINI TALEP ETTİĞİMİZ HUSUSLAR.

i. İlk başvurudaki bulgular şüphe doğurur nitelikte miydi?
ii. Dermoskopik inceleme yapılması gerekir miydi?
iii. Lezyon hangi yöntemle alınmalıydı?
iv. Uygulanan yöntem tanı ve kalınlık ölçümüne elverişli midir?
v. Materyal patolojiye gönderilmeli miydi?
vi. Biyopsi yetersizse tekrarlanması gerekir miydi?
vii. Hasta bu süre boyunca gözlemde bırakılmalı mıydı?
viii. Kusursuz bir süreçte tanı hangi tarihte konulabilirdi?
ix. O tarihte hastalık hangi evredeydi; tümör kalınlığı ne olurdu?
x. O evredeki tedavi ile bugünkü tablo arasındaki fark nedir?
xi. Tanıdan sonraki yeniden çıkarma ve evreleme adımları uygun mudur?
xii. Kusur kimlerde ve hangi oranlardadır?

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıdaki hususların sevk yazısına AYNEN DERCİNE ve raporda AYRI AYRI CEVAPLANMASINA karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz. …/…/20…

Davacılar Vekili
Av. [Ad Soyad]
(imza)

Dilekçe Örneği 3 — Hekim ve Kurum Tarafında Savunma

[ … ] MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO: 20…/…… E.

DAVALI: [Hastane / Hekim] — VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]

KONU: Davaya cevaplarımızdır.

AÇIKLAMALAR:

1. DEĞERLENDİRME YAPILMIŞTIR. Davacı her başvurusunda muayene edilmiş; lezyonun özellikleri kayda geçirilmiştir. (Ek-1)

2. DERMOSKOPİK İNCELEME YAPILMIŞTIR. Lezyon dermoskopik olarak değerlendirilmiş ve bulgular kaydedilmiştir. (Ek-2: inceleme kayıtları ve görüntüler)

3. BULGULAR ŞÜPHE DOĞURMUYORDU. İlgili dönemde lezyon; asimetri, düzensiz sınır, renk farklılığı ve değişim yönünden [ … ] özellik göstermekteydi. Anılan kuralın tek başına tanı koydurmadığı ve klinik değerlendirmenin esas olduğu gözetilmelidir.

4. UYGUN YÖNTEM SEÇİLMİŞTİR. (Duruma göre) Şüphe bulunması üzerine eksizyonel biyopsi yapılmış ve materyal patolojik incelemeye gönderilmiştir. (Ek-3: işlem kaydı ve patoloji raporu)

5. TAKİP ÖNERİLMİŞTİR. Davacıya lezyondaki değişimlerde başvurması gerektiği anlatılmış ve kontrol randevusu verilmiştir. (Ek-4)

6. DAVACININ DAVRANIŞI. (Varsa) Davacı verilen kontrol randevularına gelmemiş; [ … ] ay sonra yeniden başvurmuştur. (Ek-5: randevu ve devamsızlık kayıtları)

7. NEDENSELLİK. Sorumluluk için eksikliğin tespiti yeterli olmayıp zararla arasında uygun nedensellik bağı bulunmalıdır. Somut olayda hastalığın seyri ve biyolojik davranışı gözetildiğinde, tanı tarihinin evreye etkisi bilirkişi incelemesiyle ortaya konmalıdır.

SONUÇ VE İSTEM: Davanın REDDİNE; aksi kanaatte kusur ve nedensellik oranları gözetilerek karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz. …/…/20…

Davalı Vekili
Av. [Ad Soyad]
(imza)

Kontrol Listesi

  • Aynı lezyona ait tüm başvurular istendi mi?
  • Her başvuruda muayene bulguları kayıtlı mı?
  • Dermoskopi yapılmış mı; görüntüleri var mı?
  • Lezyon hangi yöntemle alınmış?
  • Yöntem kalınlık ölçümüne elverişli miydi?
  • Materyal patolojiye gönderilmiş mi?
  • Patoloji raporunda tümör kalınlığı var mı?
  • Preparat ve bloklar muhafaza altına alındı mı?
  • Risk faktörleri sorgulanmış mı?
  • İlk başvuru ile tanı arasındaki süre hesaplandı mı?

Sık Yapılan Altı Hata

  1. Yalnızca son işleme bakmak. Kusur çoğu zaman ilk başvurudaki değerlendirmededir.
  2. Patolojiye gönderim sorusunu atlamak. Şüpheli bende öncelik estetik değil doğru tanıdır.
  3. Yöntemi sormamak. Yüzeysel yöntemler kalınlık ölçümüne elverişli değildir.
  4. Kurala uymuyordu savunmasını kabullenmek. Kural tek başına tanı koydurmaz; klinik değerlendirme esastır.
  5. Preparatları istememek. Materyal saklanıyorsa yeniden incelenebilir.
  6. Nedenselliği evre üzerinden kurmamak. Zarar hastalık değil, evre farkıdır.

Tanı Gecikmesinde Özen Borcunun Hukuki Zemini

Deri kanseri dosyalarında kusur, çoğu zaman lezyonun görülmemesinde değil; görüldüğü hâlde patolojik incelemeye gönderilmemesinde aranır. Hukuki ölçüt tek bir maddede toplanmıştır.

Uygulanacak hükümler
KonuKuralDayanak
SözleşmeHekim-hasta ilişkisi kural olarak vekâlet sözleşmesidirTBK m.502
Sadakat ve özenVekil, işi vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütürTBK m.506/2
Objektif ölçütBenzer alanda iş üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınırTBK m.506/3
Borca aykırılıkBorcun gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarar giderilirTBK m.112
Organizasyonİşletmenin çalışma düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğu ispat edilmedikçe sorumluluk sürerTBK m.66/3
İfa yardımcısıBorçlu, borcun ifasında yararlandığı kişilerin fiillerinden sorumludurTBK m.116
Kamu hastanesiHizmet kusuru; dava öncesi idareye başvuru zorunludur2577 s.K. m.13
Bedensel zararTedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasıTBK m.54

Beşinci ve altıncı satırlar, patolojiye gönderilmeyen ya da sonucu takip edilmeyen lezyon dosyalarında belirleyicidir: materyalin laboratuvara ulaşmaması, sonucun raporlanmaması veya rapora rağmen hastaya bildirilmemesi belirli bir kişinin hatasından çok iletim düzeninin kurulmamış olmasından doğar.

Evre farkı, nedenselliğin ölçüsüdür. Bu dosyalarda bilirkişiye sorulacak soru ‘tanı geç kondu mu’ değil; ‘ilk başvuru tarihindeki bulgular karşısında lezyon hangi evrede olurdu, tanı zamanında konsaydı tedavi ve beklenen sağkalım nasıl değişirdi’ biçiminde kurulmalıdır. Zamanında yapılan bir eksizyonla ileri evrede yapılan girişim arasındaki fark, hem kusuru hem zararı somutlaştırır.

Kayıt Zincirinden Çıkarılacak Deliller

Bu dosyalarda delil, tek bir muayene notunda değil, materyal ve sonuç zincirinde bulunur.

İstenecek kayıtlar
KayıtAlınacak bilgi
İlk başvuruLezyonun tarif edildiği tarih ve muayene bulguları
Görsel kayıtDermoskopi veya fotoğraf kaydının varlığı
KararTakip mi eksizyon mu kararının gerekçesi
Materyal gönderimiPatolojiye gönderim kaydı ve tarihi
Patoloji raporuRapor tarihi ve sonucun görüldüğü tarih
BildirimSonucun hastaya bildirildiği kayıt
KontrolÖnerilen kontrol takvimi ve gelinip gelinmediği
İleri girişimYeniden çıkarma ve lenf değerlendirmesinin zamanı

Beşinci ve altıncı satırların karşılaştırılması, dosyanın kaderini belirler: raporun düzenlendiği tarih ile hastaya bildirildiği tarih arasındaki fark, takip zincirinin nerede koptuğunu gösterir. Sistem günlükleri bu iki tarihi ayrı ayrı ortaya koyar.

Rapor hataları için radyoloji ve patoloji rapor hataları rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Şüpheli bende hangi yöntem uygulanmalıdır?

Kaynaklarda klinik olarak melanom şüphesi olan bir lezyon görüldüğünde dar sınırlarla eksizyonel biyopsi yapılması gerektiği belirtilir; bu yöntem şüpheli melanomlar için tercih edilen yöntemdir ve lezyonun tamamıyla birlikte çevresindeki küçük bir sağlıklı deri parçası çıkarılır.

Beni yaktırdım veya kazıttırdım, sorun olur mu?

Kaynaklarda traşlama, makasla yüzeysel biyopsi veya kazıma gibi yöntemlerin tanı ve tümör kalınlığının tespiti için yeterli doku sağlamadığı belirtilir. Tümör kalınlığı, cerrahi sınırların ve evrelemenin temelini oluşturduğundan bu önemli bir eksikliktir.

Alınan ben patolojiye gönderilmeli mi?

Kaynaklarda şüpheli benlerde yalnızca yüzeysel kozmetik işlem yapmanın doğru yaklaşım olmadığı, bazı lezyonlarda patolojik değerlendirmenin gerektiği ve melanom şüphesi taşıyan alanlarda önceliğin estetik değil doğru tanı olduğu belirtilir.

Uyarı işaretleri nelerdir?

Yaygın kullanılan pratik yaklaşımda asimetri, düzensiz sınır, birden çok renk tonunun bir arada bulunması, çap ve değişim değerlendirilir. Boyut, şekil, renk veya yüzey yapısındaki değişim en önemli uyarı işaretlerinden biri olarak sayılır.

Bu kural tek başına yeterli mi?

Değildir. Kaynaklarda kuralın yol gösterici olduğu ancak tek başına tanı koydurmadığı, kurala uymayan bazı lezyonların da sorunlu olabileceği ve bu nedenle klinik değerlendirmenin esas olduğu belirtilir.

Tanı fotoğrafla konulabilir mi?

Konulamaz. Kaynaklarda melanom tanısının yalnızca fotoğrafa bakılarak veya evde yapılan gözlemle konulamayacağı vurgulanır. Tanı süreci dermatolojik muayeneyle başlar, gerektiğinde dermoskopik inceleme yapılır ve şüphe varsa biyopsi planlanır.

Şüpheli ben takip edilebilir mi?

Kaynaklarda şüpheli bir beni uzun süre gözlemlemek yerine dermatoloji uzmanına göstermenin önemli olduğu belirtilir. Bu nedenle dosyada başvuru zinciri çıkarılır ve ilk başvuru ile biyopsi arasındaki süre hesaplanır.

Biyopsi yetersiz çıkarsa ne yapılır?

Kaynaklarda biyopsinin tam doku tanısı veya evreleme için yetersiz olması hâlinde tekrar biyopsi alınması gerektiği belirtilir.

Hangi kişilerde risk daha yüksektir?

Çok sayıda beni bulunanlar, açık tenli kişiler, çocukluk veya gençlik döneminde yoğun güneş maruziyeti bulunanlar, sık güneş yanığı geçirenler, ailesinde melanom öyküsü bulunanlar ile daha önce melanom veya başka bir deri kanseri geçirenler sayılır.

Nedensellik nasıl kurulur?

Zarar hastalığın kendisi değil evre farkıdır. Bilirkişiye üç aşamalı soru yöneltilir: kusursuz bir süreçte tanı hangi tarihte konulabilirdi, o tarihte hastalık hangi evredeydi ve o evredeki tedavi ile bugünkü tablo arasındaki fark nedir.

Erken tanı sonucu değiştirir mi?

Kaynaklarda erken evrede yakalanan melanomların tedavisinin çoğunlukla cerrahi olarak çıkarılması üzerine kurulu olduğu; ileri evrelerde ise ek değerlendirmeler ve farklı tedavi yaklaşımlarının gündeme geldiği belirtilir. Erken dönemde fark edilen melanomun genellikle tedavi edilebilir olduğu ifade edilir.

Tanıdan sonra ne yapılmalıdır?

Doku tanısından sonra gerekirse kalınlığa göre uygun sınırlarla tekrar çıkarma yapılması öngörülür. Melanomun kalın veya yüksek riskli özelliklere sahip olarak saptanması hâlinde ilk lenf bezinin değerlendirilmesi gündeme gelebilir.

Beniniz patolojiye gönderilmedi mi? Görüşelim.

📞 0554 648 37 15
💬 WhatsApp

İlgili Rehberler

Dayanak Mevzuat

  • 6098 sayılı TBK m. 502 vd. — vekâlet sözleşmesi ve özen borcu
  • 6098 sayılı TBK m. 49 — haksız fiil ve uygun illiyet bağı
  • 6098 sayılı TBK m. 53 — ölüm hâlinde destekten yoksun kalma
  • 6098 sayılı TBK m. 54, 56 — bedensel zararda tazminat kalemleri ve manevi tazminat
  • 6098 sayılı TBK m. 66 — adam çalıştıranın sorumluluğu
  • 1219 sayılı Kanun — tıbbi müdahaleye yetkili kişiler
  • Hasta Hakları Yönetmeliği — bilgilendirme, rıza ve kayıtlara erişim
  • 2577 sayılı İYUK m. 13 — kamu tarafında tam yargı davası ve süreler

Post by Av. Fatma Öztürk