Boşanmada Mal Paylaşımı ve Katılma Alacağı
08 Mart 2026

Boşanmada Mal Paylaşımı ve Katılma Alacağı

Boşanmada mal paylaşımı, eşlerin yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimine göre yapılır. Bu rejimde kural olarak evlilik birliği içinde karşılığı verilerek edinilen mallar (edinilmiş mallar) tasfiye edilir ve her eş, diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağı hakkına sahip olur (TMK m. 236). Evlilik öncesi mallar ile miras ve bağış yoluyla edinilen kişisel mallar ise paylaşımın dışındadır (TMK m. 220). Bu rehberde mal paylaşımını, katılma alacağı ile değer artış payını hesaplama yöntemiyle birlikte açıklıyoruz.

⚖️ İlgili Araç: Mal Paylaşımı Hesaplama Aracı ile katılma alacağınızı yaklaşık olarak hesaplayabilirsiniz.

Mal paylaşımında hakkınızı mı arıyorsunuz?

Katılma alacağı ve değer artış payı hesabınızı, delil planınızla birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi, aile hukuku alanında uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Boşanmada mallar nasıl paylaşılır?

Türk hukukunda 1 Ocak 2002’den itibaren yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir (TMK m. 202). Bu tarihten önce evlenen ve süresi içinde başka bir rejim seçmeyen eşler bakımından da 1 Ocak 2002 itibarıyla bu rejim kendiliğinden uygulanır; öncesindeki dönem için ise mal ayrılığı rejimi geçerlidir. Boşanmayla birlikte mal rejimi sona erer ve mallar tasfiye edilir. Tasfiyede kural olarak evlilik birliği içinde edinilen mallar paylaşıma konu olur; her eş, diğerinin edinilmiş mallarının artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağına sahiptir. Önemle belirtmek gerekir ki mal paylaşımı, doğrudan malın mülkiyetini devretmez; kural olarak parasal bir alacak hakkı doğurur.

Edinilmiş mal nedir?

Edinilmiş mal, her eşin mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir (TMK m. 219). Başlıca edinilmiş mallar şunlardır: eşin çalışmasının karşılığı olan edinimler (maaş, ücret, ikramiye, kâr payı, serbest meslek geliri); sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumlarının yaptığı ödemeler (emekli maaşı, işsizlik ödeneği, kıdem tazminatı gibi); çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar; kişisel malların gelirleri (örneğin kişisel bir taşınmazın kira geliri) ve edinilmiş malların yerine geçen değerler. Kanuni bir karine olarak, aksi ispat edilmedikçe eşlerin sahip olduğu bütün mallar edinilmiş mal sayılır (TMK m. 222). Dolayısıyla bir malın kişisel mal olduğunu iddia eden eş, bunu ispatla yükümlüdür.

Kişisel mal nedir?

Kişisel mallar, tasfiyede paylaşım dışında tutulan mallardır (TMK m. 220). Bunlar; yalnızca bir eşin kişisel kullanımına yarayan eşyalar (giyim, kişisel bakım gibi), mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait olan mallar, evlilik içinde miras yoluyla veya karşılıksız kazanma (bağış, vasiyet) yoluyla edinilen mallar, manevi tazminat alacakları ve kişisel malların yerine geçen değerlerdir. Ancak dikkat edilmelidir: kişisel malların gelirleri, aksine bir sözleşme yoksa edinilmiş mal sayılır (TMK m. 221). Örneğin miras yoluyla kalan bir dairenin kendisi kişisel mal iken, o daireden elde edilen kira geliri edinilmiş mal olarak paylaşıma dahildir.

Katılma alacağı nedir ve nasıl hesaplanır?

Katılma alacağı, bir eşin, diğer eşin edinilmiş mallarının artık değerinin yarısı üzerinde sahip olduğu kanundan doğan parasal alacaktır (TMK m. 236/1). Bu hakkın doğması için alacaklı eşin çalışmış olması, gelirinin bulunması veya mala katkıda bulunmuş olması gerekmez; hak, doğrudan kanundan kaynaklanır. Hesaplamada önce her eşin edinilmiş mallarının toplam değeri bulunur; buna eklenecek değerler (TMK m. 229) ve denkleştirmeden (TMK m. 230) elde edilen miktarlar da katılır. Bu toplamdan o mallara ilişkin borçlar düşülür ve kalan tutar “artık değer” olarak adlandırılır (TMK m. 231). Artık değer sıfırdan az çıkarsa sıfır kabul edilir. Her eş, diğerinin artık değerinin yarısına hak kazanır; karşılıklı alacaklar takas edilir.

Basit bir örnekle: bir eşin edinilmiş mallarının tasfiye anındaki net (borçlar düşülmüş) değeri 800.000 TL, diğerininki 200.000 TL ise, aradaki artık değer farkı üzerinden hesap yapılır ve daha fazla artık değere sahip eş, diğerine bu farkın yarısı kadar katılma alacağı öder.

Değer artış payı nedir?

Değer artış payı, katılma alacağından farklı ve ayrı bir taleptir. Eşlerden biri, diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında o malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur (TMK m. 227). Uygulamada kadının ailesinden aldığı parayla eşin adına alınan taşınmaz ya da bir eşin kişisel malıyla diğerinin malına yaptığı iyileştirme tipik örneklerdir. Katkının esaslı olması ve para ya da parayla ölçülebilen bir değerle yapılmış olması gerekir. Değer artış payı da malın tasfiye tarihindeki sürüm değeri üzerinden hesaplanır; değer kaybı hâlinde ise katkının başlangıçtaki değeri esas alınır (TMK m. 227/1).

Malların değeri hangi tarihe göre belirlenir?

Katılma alacağı ve değer artış payı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (TMK m. 235). Yargıtay uygulamasında tasfiye tarihi, kural olarak karar tarihidir. Bu husus, özellikle taşınmazlarda büyük önem taşır: mal rejiminin sona erdiği tarihten karar tarihine kadar geçen sürede taşınmazın değerindeki artış, hesaba doğrudan yansır. Bu nedenle mal paylaşımı davalarında değer tespiti için çoğu zaman uzman bilirkişi incelemesi yaptırılır.

Katılma alacağı ayni bir hak mıdır?

Hayır. Katılma alacağı, alacaklı eşe malın mülkiyetini doğrudan kazandıran ayni bir hak değil; diğer eşe karşı ileri sürülebilen şahsi (parasal) bir alacak hakkıdır. Bu nedenle mahkeme kararı, kural olarak malın devrini değil, belirli bir para alacağını hükme bağlar. Katılma alacağı ve değer artış payı kural olarak para olarak ödenir; ancak durum ve koşullar haklı gösteriyorsa ayni ödemeye de karar verilebilir (TMK m. 239). Hükmedilen alacak, ilamlı icra takibine konu edilebilir.

Mal paylaşımı davası ne zaman ve nerede açılır?

Mal paylaşımı (mal rejiminin tasfiyesi), boşanma davasının bir parçası değildir. Talep boşanma davasında dile getirilse bile bu talep ayrılır ve kural olarak boşanmanın kesinleşmesinden sonra ayrı bir dava olarak görülür. Görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar. Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin dava belirli bir süre içinde açılmalıdır; hak kaybı yaşanmaması için bu sürenin kaçırılmaması ve dava tarihinin doğru belirlenmesi önemlidir.

Zina veya hayata kast hâlinde katılma alacağı ne olur?

Kural olarak katılma alacağı, eşlerin kusuruna bakılmaksızın doğar. Ancak boşanmanın zina veya hayata kast sebebine dayanması hâlinde hâkim, kusurlu eşin katılma alacağının (artık değerdeki pay oranının) hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya tümüyle kaldırılmasına karar verebilir (TMK m. 236/2). Bu takdir yetkisi yalnızca zina ve hayata kast sebepleriyle sınırlıdır; diğer boşanma sebeplerinde veya mal ayrılığı gibi başka rejimlerde uygulanmaz.

Aile konutu, krediyle alınan mallar ve şirket hisseleri

Aile konutu bakımından TMK m. 194 kapsamında özel koruma hükümleri uygulanır; eşlerden biri, diğerinin açık rızası olmadan aile konutuyla ilgili bazı işlemleri tek başına yapamaz. Krediyle alınan bir taşınmaz veya araçta, mal rejiminin geçerli olduğu dönemde yapılan geri ödemeler tasfiyede dikkate alınır; rejim sona erdikten sonraki taksitler ise o malın borcu kabul edilerek hesaplama buna göre yapılır. Şirket hisseleri veya ticari işletmeler kural olarak sahibinin kişisel malı sayılsa da, bunlardan elde edilen kâr payı, temettü ve gelirler edinilmiş mal olarak katılma alacağı kapsamında değerlendirilir.

Mal paylaşımında ispat nasıl yapılır?

Belirli bir malın bir eşe ait olduğunu iddia eden taraf, iddiasını ispatla yükümlüdür; hangi eşe ait olduğu ispatlanamayan mallar eşlerin paylı mülkiyetinde sayılır (TMK m. 222). Katkının veya malın niteliğinin ispatı; banka dekontları, havale ve EFT kayıtları, senetler, tapu kayıtları, kredi ödeme tabloları ile tanık beyanlarıyla sağlanabilir. Değer tespiti ve katkı oranının belirlenmesi için mahkeme çoğunlukla kuyumcu, gayrimenkul veya mali müşavir gibi uzman bilirkişilere başvurur. Bu nedenle delil planının baştan doğru kurulması, davanın sonucunu doğrudan etkiler.

Temsil sürecinde ne yapıyoruz?

Hukukçular Evi olarak; mal rejiminin tasfiyesi, katılma alacağı ve değer artış payı davalarında, malvarlığının tespitinden değerleme ve bilirkişi sürecine kadar tüm aşamalarda çözüm odaklı hukuki destek sunuyoruz. Edinilmiş ve kişisel malların doğru ayrılması, katkının ispatı ve dava tarihinin belirlenmesi; alacağın kapsamını doğrudan etkiler. Sürecin karmaşık hesaplamalar içermesi nedeniyle, dosyanın baştan uzman bir yaklaşımla kurgulanması büyük önem taşır.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Mal rejimi tasfiyesi talebinizi birlikte değerlendirelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Rejimin Kaynağı ve 1 Ocak 2002 Geçişi

Hangi mal rejiminin uygulanacağı, evliliğin tarihine göre değişir; bu ayrım yapılmadan hesap kurulamaz.

Yasal rejim — TMK m.202/1: eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır.

Seçimlik rejimler — m.202/2: eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edebilirler. Kanun; mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı olmak üzere üç seçimlik rejim öngörmüştür.

Sözleşmenin şekli — TMK m.203. Mal rejimi sözleşmesi, noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Ancak taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilirler. Sözleşmenin taraflarca ve gerektiğinde yasal temsilcilerince imzalanması zorunludur.

Geçiş kuralı — 4722 sayılı Kanun m.10. Türk Medenî Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihten önce evlenmiş olan eşler arasında, bu tarihe kadar tâbi oldukları mal rejimi devam eder. Eşler, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıl içinde başka bir mal rejimi seçmedikleri takdirde, bu tarihten geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar.

Pratik sonuç. 1 Ocak 2002 öncesinde evlenen çiftlerde; bu tarihe kadarki dönem için o dönemin rejimi, bu tarihten sonrası için ise edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Yani tek bir evlilikte iki dönem bulunabilir.

Dönem ayrımının hesaba etkisi. 2002 öncesi döneme ilişkin talepler uygulamada katkı payı alacağı olarak; 2002 sonrası döneme ilişkin talepler ise değer artış payı ve katılma alacağı olarak nitelendirilir.

Değerlendirme tarihleri de farklıdır. Katkı payı alacağında katkı sunulan malın dava tarihindeki rayiç değeri; değer artış payında ise karar tarihine en yakın rayiç değer esas alınır.

Dilekçede nitelendirme. Bu nedenle dilekçede evlilik tarihi açıkça yazılmalı ve talep, hangi döneme ilişkin olduğu belirtilerek nitelendirilmelidir.

KonuKural
Yasal rejimm.202 — edinilmiş mallara katılma
Sözleşme şekliNoterde veya evlenme başvurusunda
Geçiş4722 s.K. m.10
2002 öncesiKatkı payı; dava tarihi değeri
2002 sonrasıKatılma alacağı; karara yakın değer
DilekçedeDönem ayrımı gösterilmeli

Yönetim, Tasarruf ve Üçüncü Kişilere Karşı Sorumluluk

Rejim yürürlükteyken eşlerin malları üzerindeki yetkileri, tasfiyedeki paylaşımdan tamamen ayrıdır.

Yönetim ve tasarruf — TMK m.223/1: her eş, yasal sınırlar içerisinde kişisel malları ile edinilmiş mallarını yönetme, bunlardan yararlanma ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunma hakkına sahiptir.

Bu hüküm çok atlanır. Edinilmiş mal olması, diğer eşe o mal üzerinde mülkiyet hakkı vermez. Evlilik süresince her eş kendi malını yönetir ve üzerinde tasarruf eder.

Paylı mülkiyette sınır — m.223/2: aksine anlaşma olmadıkça, eşlerden biri diğerinin rızası olmadan paylı mülkiyet konusu maldaki payı üzerinde tasarrufta bulunamaz.

Üçüncü kişilere karşı — TMK m.224: bir eş, üçüncü kişilere karşı bütün malvarlığıyla sorumludur.

Sonucu. Eşin borcundan dolayı, kişisel malları da dâhil tüm malvarlığı alacaklılara karşı sorumludur. Mal rejimi, alacaklılara karşı bir koruma sağlamaz.

İki istisna vardır. Bu geniş tasarruf serbestisi, iki hükümle sınırlanır.

Birinci sınır — aile konutu (TMK m.194/1): eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.

İkinci sınır — tasarruf yetkisinin sınırlanması (TMK m.199). Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan malî bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüde hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine, belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak onun rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir; taşınmazlar bakımından tapu kütüğüne şerh verilmesi için re’sen bildirimde bulunur.

Devir gerçekleşmişse — TMK m.229. Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler, edinilmiş mallara değer olarak eklenir.

KonuKural
Yönetimm.223 — her eş kendi malını
Edinilmiş malDiğer eşe mülkiyet vermez
Paylı mülkiyetDiğerinin rızası gerekir
Alacaklılara karşım.224 — bütün malvarlığı
Sınır — 1m.194 aile konutu
Sınır — 2m.199 tasarruf sınırlaması

Denkleştirme: TMK m.230

Katılma alacağı hesaplanmadan önce yapılması gereken ve çoğu dosyada atlanan işlem budur.

Neyi çözer? Bir eşin kişisel malı ile edinilmiş malının karışması hâlinde, bu karışmayı ayırma işlemine denkleştirme denir.

Birinci fıkra: bir eşin kişisel mallara ilişkin borçları edinilmiş mallardan veya edinilmiş mallara ilişkin borçları kişisel mallarından ödenmiş ise, tasfiye sırasında denkleştirme istenebilir.

Somut örnek. Evlenmeden önce sahip olunan bir ev satılıp, bu para eşlerin birlikte aldığı yeni eve katılmışsa; satılan evin güncel değeri hesaplanarak o eşe verilir. Kalan bedel ise katılma alacağı olarak yarı yarıya paylaşılır.

İkinci fıkra — karine: her borç, ilişkin bulunduğu mal kesimini yükümlülük altına sokar. Hangi kesime ait olduğu anlaşılamayan borç, edinilmiş mallara ilişkin sayılır.

Karinenin niteliği. Madde gerekçesine göre bu son kural âdi nitelikte bir karine getirmekte; aksini iddia eden ispatla yükümlü olmaktadır. Yani borcun kişisel mala ilişkin olduğunu ileri süren taraf bunu ortaya koymalıdır.

Üçüncü fıkra — katkı hâli: bir mal kesiminden diğer kesimdeki malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunulmuşsa, değer artması veya azalması durumunda denkleştirme, katkı oranına ve malın tasfiye zamanındaki değerine veya mal daha önce elden çıkarılmışsa hakkaniyete göre yapılır.

Üç ölçüt birlikte işler: katkı oranı, malın tasfiye zamanındaki değeri ve mal elden çıkarılmışsa hakkaniyet.

Kaynağı. Madde, İsviçre Medenî Kanunu’nun 209. maddesini karşılamaktadır.

Denkleştirme ile değer artış payı karıştırılmamalı. m.230 aynı eşin kendi mal kesimleri arasındaki ilişkiyi düzenler. m.227 ise bir eşin diğer eşe ait mala yaptığı katkıyı konu alır.

KonuKural
İşleviKarışmayı ayırma
KapsamAynı eşin iki kesimi arasında
Borcun yeriİlişkin olduğu kesimi yükümler
BelirsizseEdinilmiş mal sayılır (âdi karine)
Katkıda ölçütOran + tasfiye zamanı değeri
m.227’den farkıO, diğer eşin malına katkıyı düzenler

Hesabın Sırası

Tasfiye tek bir işlem değil; birbirini izleyen aşamalardan oluşur ve sıra bozulursa sonuç yanlış çıkar.

Birinci aşama — kesimlerin ayrılması (TMK m.228). Eşlerin kişisel malları ile edinilmiş malları, mal rejiminin sona ermesi anındaki durumlarına göre ayrılır.

İkinci aşama — eklenecek değerler (TMK m.229). Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde rıza dışı yapılan karşılıksız kazandırmalar ve katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler, edinilmiş mallara değer olarak eklenir.

Üçüncü aşama — denkleştirme (TMK m.230). Kişisel mallar ile edinilmiş mallar arasındaki alacak-borç ilişkileri hesaba katılır.

Dördüncü aşama — artık değer (TMK m.231): artık değer, eklenmeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır. Değer eksilmesi göz önüne alınmaz.

Bu fıkra iki şeyi birlikte söyler. Artık değer hesabına eklenen ve denkleştirilen tutarlar da dâhildir; buna karşılık değer eksilmesi dikkate alınmaz.

Beşinci aşama — değerlendirme anı (TMK m.235). Mal rejiminin tasfiyesinde malların tasfiye anındaki değerleri esas alınır.

Altıncı aşama — paylaşım (TMK m.236/1): her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. Alacaklar takas edilir.

Bir sınır — m.236/2. Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.

Oranın sözleşmeyle değiştirilmesi — TMK m.237. Mal rejimi sözleşmesiyle artık değere katılma oranı başka biçimde kararlaştırılabilir; ancak bu düzenlemeler altsoyun saklı payını zedeleyemez.

Şirket hisselerinde. Şirket edinilmiş mal ise değerlemesi yapılıp bulunan değer hesaba katılır. Şirket kişisel mal ise, kâr payı kişisel malın geliri olduğundan m.219/2-4 uyarınca tasfiyede hesaba katılır.

AşamaMadde
1 — Kesimlerin ayrılmasım.228
2 — Eklenecek değerlerm.229
3 — Denkleştirmem.230
4 — Artık değerm.231 — eksilme dikkate alınmaz
5 — Değerlendirme anım.235 — tasfiye anı
6 — Paylaşımm.236 — yarısı; takas

Dava, Görev, Yetki ve Koruma

Talebin nasıl kurulacağı ve alacağın nasıl güvenceye alınacağı süreci tamamlar.

Ne zaman açılır? Mal rejiminin tasfiyesi davası boşanma sürerken açılabilir; ancak boşanma kararı kesinleşmeden tasfiye davasında hüküm kurulamaz. Mahkeme bu davayı bekletici mesele yapar.

Neden erken açılır? Erken açmanın iki faydası vardır: süreleri durdurmak ve ihtiyatî tedbir talep edebilmek.

Tedbir — HMK m.389/1. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddî bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâlinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyatî tedbir kararı verilebilir.

Önemli bir ayrım. Mal rejimi tasfiyesi davalarında ihtiyatî haciz değil, ihtiyatî tedbir talep edilir; iki kavram birbirinden farklıdır.

Yaklaşık ispat — HMK m.390. Talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır; tam ispat aranmaz.

Miktar belirlenemiyorsa — HMK m.107. Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği hâllerde davacı belirsiz alacak davası açabilir. Tasfiye hesabı bilirkişi incelemesine bağlı olduğundan bu yol sıkça kullanılır.

Sonradan artırma — HMK m.176. Tarafların her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir; ancak aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.

Görev. Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalar aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar ve kararında bu sıfatı belirtir. Görev kamu düzenindendir ve re’sen gözetilir.

Yetki. Boşanma davasıyla birlikte ileri sürülüyorsa TMK m.168; ayrı açılacaksa HMK m.6 uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

Zamanaşımı. Katılma alacağı, boşanmanın fer’îsi olmadığından TMK m.178‘deki bir yıllık süreye tâbi değildir; TMK m.5 yollamasıyla TBK m.146 uyarınca on yıllık genel zamanaşımı uygulanır.

Alacağın niteliği — TMK m.239. Katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir. Borçlu eşin ödeme güçlüğüne düşmesi hâlinde ödemelerin uygun bir süre ertelenmesi istenebilir; ertelenen tutar için faiz ödenir.

KonuKural
ZamanlamaErken açılabilir; bekletici mesele
Korumaİhtiyatî tedbir; haciz değil
İspatYaklaşık ispat (m.390)
MiktarHMK m.107 / ıslah
Görev / yetkiAile mahkemesi; m.168 / HMK m.6
ZamanaşımıOn yıl (TBK m.146)

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanmada mallar nasıl paylaşılır?

Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde, kural olarak evlilik birliği içinde edinilen mallar tasfiye edilir. Her eş, diğerinin edinilmiş mallarının artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağına sahiptir (TMK m. 236). Paylaşım doğrudan mülkiyet devri değil, parasal bir alacak doğurur.

Hangi mallar paylaşımın dışındadır?

Kişisel mallar paylaşım dışıdır (TMK m. 220): yalnızca kişisel kullanıma yarayan eşyalar, mal rejimi başlamadan önce sahip olunan mallar, miras veya bağış yoluyla edinilen mallar ve manevi tazminat alacakları. Ancak kişisel malların gelirleri, aksine sözleşme yoksa edinilmiş mal sayılır (TMK m. 221).

Katılma alacağı için çalışmak veya katkıda bulunmak şart mı?

Hayır. Katılma alacağı kanundan doğan bir haktır; talep eden eşin çalışmış olması, gelirinin bulunması veya mala katkıda bulunmuş olması gerekmez (TMK m. 236). Ev içindeki emek de dâhil, hiçbir maddi katkı ispatı aranmadan artık değerin yarısı talep edilebilir.

Değer artış payı ile katılma alacağı aynı şey mi?

Hayır, ikisi ayrı taleptir. Katılma alacağı, diğer eşin artık değerinin yarısıdır (TMK m. 236). Değer artış payı ise bir eşin diğerine ait malın edinilmesine veya iyileştirilmesine karşılıksız katkısı hâlinde, katkı oranında doğan alacaktır (TMK m. 227).

Malların değeri hangi tarihe göre hesaplanır?

Malların değeri, tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değeri üzerinden hesaplanır (TMK m. 235). Yargıtay uygulamasında tasfiye tarihi kural olarak karar tarihidir. Bu nedenle özellikle taşınmazlarda, dava süresince oluşan değer artışı hesaba yansır.

Ev veya araba eşimin üzerine kayıtlı; hak talep edebilir miyim?

Söz konusu mal evlilik içinde karşılığı verilerek edinilmişse edinilmiş mal sayılır ve artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağı talep edebilirsiniz. Ancak bu, malın mülkiyetini doğrudan kazandıran ayni bir hak değil; parasal bir alacak hakkıdır (TMK m. 239).

Mal paylaşımı boşanma davasıyla birlikte mi görülür?

Kural olarak hayır. Mal rejiminin tasfiyesi ayrı bir davadır ve genellikle boşanmanın kesinleşmesinden sonra sonuçlandırılır. Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Dava belirli bir süre içinde açılmalı; hak kaybı yaşanmaması için süre kaçırılmamalıdır.

📚 Boşanma ve Aile Hukuku Rehberi
Bu yazı; dava türleri, süreç adımları, nafaka, velayet, mal paylaşımı ve sık sorulan soruları tek sayfada toplayan rehberimizin bir parçasıdır. Rehberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz →
Post by Av. Fatma Öztürk