03 Kasım 2026

Verdiğim Çek Faktoringe Kırdırıldı, İş Yapılmadı: Keşideci Ne Yapabilir? 2026 — Teminat Çeki, Faktoring Şirketinin İyiniyeti, Kambiyo Takibine İtiraz ve Menfi Tespit (6361 m.9; TTK 687, 818; İİK 72, 168-170; TBK 188)

Verdiğiniz çek faktoring şirketine geçti diye savunmanız bitmez. Faktoring şirketi ancak mal veya hizmet satışından doğmuş ve fatura ile tevsik edilen alacakları ya da usulüne göre belgelenen, mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devralabilir (6361 sayılı Kanun m.9/2); Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu hükmü kamu düzenine ilişkin sayar ve mahkemenin kendiliğinden gözetmesini ister. Çek, işi yapmayan ya da malı teslim etmeyen firmanın size kestiği bir faturanın karşılığıysa, Yargıtay’ın bir kısım kararlarına göre o firmaya karşı ileri sürebileceğiniz “iş yapılmadı, mal teslim edilmedi” def’ilerini faktoring şirketine karşı da ileri sürebilirsiniz (TBK m.188). Çek başka ellerden geçerek ciro yoluyla geldiyse kural ağırlaşır: kişisel def’iler ancak faktoring şirketi çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmişse ileri sürülebilir (6361 m.9/3; TTK m.818 yollamasıyla m.687). Takip geldiyse ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde icra mahkemesine itiraz ve şikâyet değerlendirilmeli (İİK m.168-170); asıl mücadele ise arabulucuya başvurduktan sonra açılacak menfi tespit davasıyla yapılır (İİK m.72; TTK m.5/A).

Bu konuda hukuki destek almak ister misiniz? Uzman hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Bu rehber, mal veya hizmet karşılığı ya da teminat olarak çek veren bir şirketin, çeki alan firma işi yapmadığı halde çekin bir faktoring şirketine veya finansçıya devredilip icraya konulması karşısında neler yapabileceğini anlatır: çekte def’ilerin hangi kişiye karşı ileri sürülebileceği (TTK m.818, m.687), teminat çekinin anlamı ve ispatı, faktoring şirketinin fatura şartı ve iyiniyet tartışması (6361 m.9/2-3, Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik m.4, 5, 6, 8), Yargıtay’ın birbirinden ayrılan iki yaklaşımı, kambiyo takibine itiraz ve şikâyet, menfi tespit, istirdat, teminat çekinin iadesi, keşidecinin çek iptali yolunun kapalılığı, dava şartı arabuluculuk, karşılıksız çekin ceza boyutu, lisanssız finansçıya kırdırılan çeklerde tefecilik boyutu, delil tablosu, süreler, ilk beş günün kontrol listesi ve yol haritası.

Ticari hayatta çok sık görülen bir tablo var. Bir şirket, sipariş verdiği malın ya da yaptıracağı işin karşılığı olarak tedarikçisine ileri tarihli bir çek verir; bazen de çek doğrudan “teminat” olarak, işin düzgün yapılacağının güvencesi diye el değiştirir. Tedarikçi nakit sıkışıklığına girer, çeki vadesini beklemeden bir faktoring şirketine ya da piyasadaki bir finansçıya kırdırır. Sonra iş yapılmaz, mal gelmez, tedarikçiye ulaşılamaz. Vade geldiğinde çeki bankaya ibraz eden ve takibe koyan kişi, çeki verdiğiniz firma değil, onunla hiçbir ilişkiniz olmayan bir faktoring şirketidir.

Keşideci şirket bu noktada iki yanlış bilgiyle karşılaşır. Birincisi “çek ciro edildi, artık hiçbir şey yapamazsın” cümlesidir; bu, faktoring şirketleri bakımından eksik bir bilgidir, çünkü kanun faktoring şirketinin hangi alacakları devralabileceğini sınırlar ve Yargıtay bu sınırı ciddiye alır. İkincisi “mal gelmedi, çek bedelsiz, ödemem” rahatlığıdır; bu da tehlikelidir, çünkü kambiyo takibinde süreler beş gündür ve kişisel def’ileri hamile karşı ileri sürmenin şartları vardır. Doğru cevap, çekin faktoring şirketine hangi yoldan geldiğine, elinizdeki belgelere ve ilk günlerde atılacak adımlara bağlıdır.

Bu yazının açısı, çeki düzenleyen yani keşideci şirketin, faktoring şirketine geçmiş bir çeke karşı savunmasıdır. Finansçıdan borç alırken imzalanan fahiş bedelli senetlerin akıbeti Finansçıya veya Tefeciye Fahiş Senet İmzaladım rehberimizde, kambiyo takibinin genel işleyişi Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu yazımızda, karşılıksız çekin ceza boyutu ise Karşılıksız Çek ve Çek Kanunu yazımızda anlatılmıştır; burada bu konular yalnızca faktoring çekine özgü yönleriyle ele alınır.

Faktoringe Kırdırılan Çek Neden Size Geri Döner?

6361 sayılı Kanun m.38/1 bakımından faktoring, mal veya hizmet satışından doğmuş ve fatura ile tevsik edilen alacakların ya da belirli usullerle tevsik edilebilen, mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakların devralınması suretiyle faktoring şirketinin müşterisine tahsilat, hesap tutma, finansman veya garanti hizmeti sağladığı bir sözleşmedir. Tedarikçiniz size bir fatura keser, karşılığında sizden çek alır, sonra bu faturayı ve çeki faktoring şirketine devreder; faktoring şirketi de ona çek bedelinden iskonto düşülmüş bir tutarı peşin öder. Vade geldiğinde çek bedelini tahsil etmeye çalışacak olan artık faktoring şirketidir. Çek bir kambiyo senedi olduğundan, faktoring şirketi bedeli alamazsa doğrudan keşideci olarak sizi kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip eder.

Sorunun büyüklüğü rakamlarla da görülür. Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi verilerine göre 2026’nın ilk dokuz ayında karşılıksız kalan çeklerin tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 50 artarak 270 milyar liraya ulaşmıştır; Finansal Kurumlar Birliği verilerine göre aynı yılın ilk çeyreğinde faktoring işlem hacmi yüzde 52,4 artmıştır. Karşılıksız çekin ve faktoringin birlikte büyüdüğü bir ortamda, işi yapılmamış bir çekin faktoring şirketinin elinde keşideciye geri dönmesi istisnai bir durum değildir.

Rakamlarla çek ve faktoring (2026)

GöstergeDeğerKaynak
Karşılıksız çek adedi (Ocak-Eylül 2026)257.985 adet; geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15 artışTBB Risk Merkezi
Karşılıksız çek tutarı (Ocak-Eylül 2026)270 milyar TL; yüzde 50 artışTBB Risk Merkezi
Karşılıksız çek keşide eden kişi sayısı32.702; yüzde 20 artışTBB Risk Merkezi
Eylül 2026’da karşılıksız çeklerin ibraz edilen çeklere oranıTutar bazında yüzde 3,4; adet bazında yüzde 2,7TBB Risk Merkezi
Faktoring işlem hacmi (2026 ilk çeyrek)534,6 milyar TL; yıllık yüzde 52,4 artışFinansal Kurumlar Birliği
Faktoring alacakları (2026 ilk çeyrek)471 milyar TL; yıllık yüzde 51,4 artışFinansal Kurumlar Birliği

Faktoring şirketleri BDDK iznine tabi finansal kuruluşlardır; kuruluşları ve faaliyetleri 6361 sayılı Kanun ile buna dayanan yönetmeliklerle düzenlenir. Faktoring şirketinin hukuki rejimi Faktoring Şirketi: 6361 Sayılı Kanun, BDDK İzni ve MFKS sayfamızda, hangi alacakların faktoringe konu olabileceği ise Fon Alacağını Faktoring Şirketine Devretmek yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Bu iki yazıda alacağını devreden şirketin bakış açısı esas alınmıştır; aşağıda aynı kurallar, devredilen alacağın borçlusu olan keşideci şirketin gözünden okunacaktır.

Önce Konumunuzu Belirleyin: Çek Faktoring Şirketine Hangi Yoldan Geldi?

6361 m.9 ve TBK m.188 bakımından keşidecinin savunma gücü, çekin faktoring şirketine ulaşma yoluna göre değişir. Aynı çek, aynı “mal gelmedi” itirazı, bir dosyada faktoring şirketine karşı ileri sürülebilirken, başka bir dosyada ileri sürülemeyebilir. Bu yüzden ilk iş, takip dosyasındaki çekin arkasındaki ciro silsilesini ve faktoring şirketinin dayandığı faturayı görmektir. Takip dosyasının bir örneği icra dairesinden alınmalı, çekin ön ve arka yüzü dikkatle incelenmelidir.

Keşidecinin konumu ve faktoring şirketine karşı savunma

SenaryoUygulanabilecek kuralDef’i ileri sürmenin şartıÖne çıkan delil
Çeki doğrudan tedarikçiye verdiniz; tedarikçi sizin adınıza kestiği faturayla birlikte çeki faktoring şirketine devrettiFaktoring işleminin borçlusu sizsiniz; Yargıtay’ın bir kısım kararlarında alacağın devri hükümleri (TBK m.188) uygulanırBu kararlara göre faktoring şirketinin iyiniyetli olması sonucu değiştirmez; ancak bir kısım kararlarda bile bile zarar şartı aranmıştırMalın teslim edilmediğini veya işin yapılmadığını gösteren belgeler; faturaya itiraz kaydı
Çek bir teminat, avans veya hatır çekiydi; arkasında mal veya hizmet satışını gösteren bir fatura yokFaktoring şirketi faturayla tevsik edilemeyen alacağı devralamaz (6361 m.9/2); hüküm kamu düzenine ilişkindirFaktoring şirketi, alacağın faturalı bir mal veya hizmet satışından doğduğunu göstermelidirTeminat protokolü, sözleşme, “teminat” kaydı, faturanın hiç olmadığını veya çekle ilgisiz olduğunu gösteren kayıtlar
Faktoring şirketinin sunduğu fatura başka bir alıcıya kesilmiş ya da tutarı çekle uyuşmuyorYönetmelik m.8: ciro eden faturadaki alacaklı, keşideci veya önceki ciranta faturadaki borçlu olmalı; tutarlar uyumlu olmalıUyumsuzluk, faktoring şirketinin mevzuata uygun belgeyle devralmadığını gösterirFaturanın borçlu ve tutar bilgisi ile çekin keşideci ve tutar bilgisinin karşılaştırılması
Çek tedarikçiden sonra başka kişilere ciro edildi; faktoring şirketi çeki bu kişilerden birinden aldıCiro yoluyla devirde kişisel def’iler kural olarak ileri sürülemez (6361 m.9/3; TTK m.818 yollamasıyla m.687)Faktoring şirketinin çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiği ispatlanmalıdırFaktoring dosyasındaki eksiklikler, istihbarat yapılmaması, fatura ile ciro silsilesinin uyuşmaması
Çek lisanslı bir faktoring şirketine değil, piyasadaki bir finansçıya kırdırıldı6361 m.9’daki faktoringe özgü sınırlar doğrudan uygulanmaz; genel kural TTK m.818 yollamasıyla m.687’dirFinansçının bile bile borçlunun zararına hareket ettiği ispatlanmalıdır; tefecilik boyutu ayrıca değerlendirilirÇekin yüzünden çok düşük bedelle alındığı, finansçının lehtarla bağlantısı, ceza soruşturması belgeleri

Tablodan çıkan ilk ders şudur: keşideci için en elverişli durum, çekin arkasında hiç fatura olmaması ya da faturanın çekle uyuşmamasıdır; en zor durum ise çekin birkaç el değiştirdikten sonra faktoring şirketine ulaşmasıdır. Aradaki durumlarda sonuç, Yargıtay’ın hangi yaklaşımı benimsediğine ve sizin ne kadar belge sunabildiğinize bağlıdır. Bu yaklaşımlar aşağıda ayrı bir başlık altında incelenmiştir.

Çekte Def’iler: TTK m.818 Yollamasıyla m.687 Ne Diyor?

TTK m.687/1 bakımından poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri hamile karşı ileri süremez; meğerki hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Bu hüküm çek için TTK m.818/1-e’nin yollamasıyla uygulanır. Hükmün amacı, kambiyo senedinin el değiştirmesini güvenli hâle getirmektir: senedi devralan kişi, düzenleyen ile ilk alıcı arasındaki ilişkiyi araştırmak zorunda kalmadan senede güvenebilmelidir.

Kambiyo hukukunda def’iler iki gruba ayrılır. Senedin kendisini geçersiz kılan ya da senet metninden anlaşılan def’iler, örneğin imzanın sahte olması, çekte zorunlu bir unsurun bulunmaması veya zamanaşımı, herkese karşı ileri sürülebilir. Temel ilişkiden doğan kişisel def’iler ise kural olarak yalnızca o ilişkinin karşı tarafına ileri sürülebilir. “Mal teslim edilmedi”, “iş yapılmadı”, “çek teminat olarak verilmişti”, “sözleşme feshedildi” itirazlarının hepsi, keşideci ile çeki ilk alan lehtar arasındaki ilişkiden doğan kişisel def’ilerdir. Kural bu olduğu için, çek lehtardan çıkıp üçüncü bir kişiye geçtiğinde keşidecinin bu itirazları zayıflar.

İstisna, hamilin bile bile borçlunun zararına hareket etmesidir. Öğretide bu kavramın, def’inin varlığını bilmenin yanında, devir anında bunun farkında olarak hareket etme iradesini de gerektirdiği savunulur (Adıgüzel, TFM 2018). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bir poliçeye ilişkin eski tarihli kararında da, hamil itirazın varlığını ve devredenin poliçe üzerinde bu itirazı önleyecek bir tasarruf yapmaya yetkili olmadığını biliyorduysa borçlunun zararına hareket etmiş olacağı kabul edilmiştir (HGK, 25.12.1963, 1963/78 E., 1963/41 K., ikincil kaynaktan, aynı makalede aktarıldığı üzere). İspat yükü kişisel def’iyi ileri süren borçludadır; Yargıtay 19. Hukuk Dairesi bir çek uyuşmazlığında, kişisel def’i ileri süren keşidecinin hamilin çeki bile bile borçlunun zararına devraldığını, yani kötüniyetli olduğunu kanıtlaması gerektiğini vurgulamıştır (13.06.2016, 2016/2545 E., 2016/10534 K., ikincil kaynaktan, aynı makalede aktarıldığı üzere).

Faktoring şirketleri genellikle tam olarak bu kurala dayanır: “Çeki ciro yoluyla iktisap ettim, temel ilişkinin tarafı değilim, keşidecinin lehtara karşı itirazları bana karşı ileri sürülemez.” Bu savunma, çeki bir şahıs veya sıradan bir şirket devralmış olsaydı çoğu zaman yeterli olurdu. Ancak faktoring şirketi sıradan bir hamil değildir. Kanun ona yalnızca belirli nitelikteki alacakları devralma izni verir, devralırken uyacağı usulü yönetmelikle belirler ve Yargıtay bu sınırları kamu düzenine ilişkin sayar. Aşağıda görüleceği gibi, faktoring şirketinin TTK m.687’nin koruyucu şemsiyesine sığınabilmesi için önce kendi mevzuatının şartlarını yerine getirmiş olması gerekir.

Teminat Çeki Nedir, Nasıl İspatlanır?

HMK m.201 bakımından senede bağlı bir iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikteki hukuki işlemler tanıkla ispat edilemez. Teminat çeki iddiası tam olarak böyle bir iddiadır: çek üzerinde koşulsuz bir ödeme talimatı yazıyorken, keşideci bu çekin ancak belirli bir borç doğarsa kullanılacağını ileri sürer. Bu nedenle teminat iddiasının yazılı delille ispatlanması gerekir.

Kanunda “teminat çeki” adıyla ayrı bir çek türü yoktur. Çek bir ödeme aracıdır; “teminat çeki” ifadesi, uygulamada bir borcun ya da gelecekte doğabilecek bir yükümlülüğün güvencesi olarak verilen çeki anlatmak için kullanılır. Örneğin bir taşeronluk sözleşmesinde işin süresinde bitirileceğinin, bir bayilik sözleşmesinde ileride yapılacak alımların, bir avans ödemesinde avansın mahsubunun güvencesi olarak çek verilir. Taraflar arasında çekin ancak belirli bir koşul gerçekleşirse kullanılacağı kararlaştırılmıştır; koşul gerçekleşmeden çekin bankaya ibrazı veya takibe konulması bu anlaşmaya aykırıdır.

Teminat iddiasını kabul eden bir karar. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 11.12.2023 tarihli, E.2022/2359, K.2023/4165 sayılı kararına konu olayda, bir avans ödemesinin güvencesi olarak üç çek verilmişti. Daire; çeklerin keşidecisi ile lehtarının aynı zamanda sözleşmenin tarafları olduğunu, çeklerin üzerinde “teminat çekidir” ibaresinin bulunduğunu ve çeklerin tarihsiz verildiğini, ayrıca sözleşme ile taraflar arasındaki tutanağı birlikte değerlendirerek çekler ile sözleşme arasında bağ kurulduğunu ve çeklerin teminat için verildiğinin anlaşıldığını kabul etti; davalının çeklerin başka bir hukuki ilişkiye dayanılarak verildiği yönünde bir savunması da yoktu. Sonuçta keşidecinin çeklerden dolayı borçlu olmadığına ve çeklerin iadesine karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozuldu.

Bu karar teminat iddiasının ispatında nelerin işe yaradığını gösterir: tarafların imzaladığı sözleşmede çekin teminat olduğunun yazılması, çekin seri numarası ve tutarıyla birlikte bir teslim tutanağına geçirilmesi, çek üzerinde teminat amacını gösteren bir kaydın bulunması, karşı tarafın e-posta veya mesajlarında çekin teminat olduğunu kabul eden ifadeler. Karşı taraftan çıkmış ve iddiayı muhtemel gösteren bir belge varsa, bu belge delil başlangıcı sayılabilir ve tanık dinlenmesine kapı açabilir (HMK m.202). Mesaj ve e-postaların delil olarak sunulması WhatsApp Yazışması, E-posta ve Ses Kaydı Delil Olur mu? yazımızda anlatılmıştır.

Teminat çeki ve faktoring arasındaki gerilim. Teminat olarak verilen bir çek, tanımı gereği henüz doğmuş ve faturalanmış bir mal veya hizmet bedelini değil, ileride doğabilecek bir yükümlülüğü güvence altına alır. Akademik öğretide, hatır ve teminat senetlerinin 6361 m.9/2’deki şartı karşılamadığı ve faktoring şirketince devralınamayacağı görüşü savunulmaktadır (Akkanat, İHM 2025). Bu nedenle teminat çekinin faktoring şirketinin elinde bulunması, mevzuata aykırı bir devrin güçlü bir işareti olabilir; ancak Yönetmelik m.8, faturayla ilişkisiz ek teminat senetlerinin tahsilini yasaklamamış, sınırlı koşullara bağlamıştır.

Teminat iddiasının ispatı kambiyo hukukunun iki ayrı katmanında önem taşır. Lehtara karşı, yani çeki teminat olarak aldığınız firmaya karşı teminat iddiası doğrudan ileri sürülebilir; yeter ki yazılı delille ispatlansın. Faktoring şirketine karşı ise teminat iddiası iki işlev görür: birincisi, çekin arkasında bir mal veya hizmet satışı bulunmadığını gösterir ve 6361 m.9/2 tartışmasını açar; ikincisi, faktoring şirketinin bu durumu bildiğini veya bilmesi gerektiğini gösteren olgularla birleştiğinde bile bile zarar şartının ispatına katkı sağlar.

Faktoring Şirketi İyiniyetli Hamil mi? 6361 m.9/2 ve m.9/3

6361 sayılı Kanun m.9/2 bakımından faktoring şirketi, Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde, kambiyo senetlerine dayalı olsa bile bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı da fatura tutarını aşamaz. Hükümdeki “kambiyo senetlerine dayalı olsa bile” ifadesi, bir alacağın çek veya bonoya bağlanmış olmasının onu faktoringe uygun hâle getirmediğini açıkça gösterir.

Aynı maddenin üçüncü fıkrası ise faktoring şirketini korur: kambiyo senedi ciro yoluyla faktoring şirketine devredildiğinde, senetten dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerle arasındaki doğrudan ilişkiye dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Bu fıkranın metni TTK m.687/1 ile neredeyse aynıdır. Fıkra 13.12.2012’de yürürlüğe girmiştir; Anayasa Mahkemesi, 2011 yılında devredilen çeklere ilişkin bir davada bu kuralın uygulanamayacağını belirterek itiraz başvurusunu yetkisizlik nedeniyle reddetmiştir (AYM, E.2014/6, K.2014/22, 11.02.2014).

Hukuk Genel Kurulu: hüküm kamu düzenine ilişkindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.12.2022 tarihli, E.2020/(19)11-144, K.2022/1648 sayılı kararının gerekçesinde, faktoring şirketinin fatura ile belgelenemeyen alacakları devralamayacağı, bu hükmün amacının boş ve hileli kambiyo senetlerinin ciro yoluyla devralınmasını engellemek olduğu, hükmün kamu düzenine ilişkin olduğu ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınacağı vurgulanmıştır. Aynı gerekçeye göre kanun, mal satışı veya hizmetten doğmayan alacakların devralınmasını yasakladığı için faktoring işleminde kambiyo senedinin temel ilişkiden bağımsızlığı ortadan kalkar ve senet borçlusu, faktoring işleminden haberdar olduğu andan itibaren müşteriye karşı ileri sürebileceği şahsi def’ileri faktoring şirketine karşı da ileri sürebilir. Kararın somut uyuşmazlığı, faktoring şirketinin müşterisinin kefillerine karşı açtığı bir alacak davasıdır. Genel Kurul, müşteri şirketin daha önce faktoring şirketine karşı faturasızlık gerekçesiyle kazandığı menfi tespit kararının kefiller bakımından kesin delil oluşturmadığını belirterek davayı reddeden direnme kararını bozmuştur; yani somut sonuç faktoring şirketi lehinedir. İlke ise gerekçede yer aldığı için keşidecinin durumu bakımından yol göstericidir. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.

Daha eski bir Genel Kurul kararı: faturayı sunmak faktoring şirketinin yüküdür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 03.11.2010 tarihli, E.2010/19-488, K.2010/557 sayılı kararına konu olayda, bir yayıncılık şirketinin keşide ettiği çek birkaç ciroyla bir faktoring şirketine ulaşmıştı. Faktoring şirketi, çeki kendisine ciro eden kişiyle arasında bir faktoring ilişkisi bulunduğunu kanıtlayamadı; dayanak olarak sunduğu iki faturanın tutarları çek bedeliyle uyuşmuyordu ve fatura alıcılarının çekteki keşideci veya cirantalarla bir ilgisi görülmedi. Genel Kurul, o dönem yürürlükte olan yönetmeliğin fatura şartını düzenleyici ve amir bir hüküm olarak nitelendirdi, amacının boş veya hileli senetlerin devrini önlemek olduğunu belirtti, faktoring şirketinin temel borçlandırıcı ilişkiyi gösteren faturaları sunması ve yönetmelik şartlarını yerine getirdiğini kanıtlaması gerektiğini, bu yükü yerine getiremeyen şirketin çeki takibe yetkili olmadığını kabul ederek direnme kararını bozdu.

Bu iki karar, faktoring şirketinin “iyiniyetli hamil” savunmasının önüne bir ön soru koyar: faktoring şirketi çeki kendi mevzuatına uygun olarak mı devraldı? Akademik öğretide de, faturalı bir mal veya hizmet satışı olmaksızın kambiyo senedi devralan faktoring şirketinin meşru hamil sayılamayacağı, kişisel def’ilerin ileri sürülüp sürülemeyeceği sorusunun ancak bu ön soru çözüldükten sonra gündeme geleceği, 9. maddenin ikinci fıkrasının kamu düzenine ilişkin emredici bir hüküm olduğu ve mahkemece resen dikkate alınması gerektiği belirtilmekte; bu görüşe dayanak olarak Hukuk Genel Kurulu’nun 21.05.2019 tarihli, E.2017/900, K.2019/591 sayılı kararı gösterilmektedir (Akkanat, İHM 2025). Bu karara konu olayda, çalındığı ileri sürülen bir çek bir faktoring sözleşmesi uyarınca ciro yoluyla faktoring şirketine geçmiş; uyuşmazlık, çekteki alacağın faturayla belgelenmiş bir mal satışından doğup doğmadığı ve çekin o dönemki yönetmeliğe uygun biçimde temlik edilip edilmediği noktasında toplanmıştı.

Faktoring şirketinin “fatura sundum, şart yerine geldi” savunması da tek başına yeterli değildir. Aynı makalede aktarılan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararına göre faktoring işlemi bakımından mal veya hizmet satışının yalnızca fatura ile tevsik olunması yeterli olmayıp, faktoring şirketince faturaya konu mal veya hizmet satışının fiktif nitelikte olup olmadığının da araştırılması gerekir (02.03.2023, E.2022/1039, K.2023/1275). Bu yaklaşım, işi yapılmamış veya malı teslim edilmemiş bir faturaya dayanan devirlerde keşideci için en güçlü dayanaklardan biridir.

Yargıtay’ın İki Yaklaşımı: Alacağın Devri mi, Bile Bile Zarar mı?

TBK m.188 bakımından borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir. Faktoring özünde bir alacak devridir: tedarikçi, size karşı olan fatura alacağını faktoring şirketine devreder. Bu açıdan bakıldığında siz, devredilen alacağın borçlususunuz ve tedarikçiye karşı sahip olduğunuz “mal teslim edilmedi” savunmasını faktoring şirketine karşı da ileri sürebilmeniz gerekir. Öte yandan aynı alacak bir çeke de bağlanmıştır ve çek ciro yoluyla devredilmiştir; ciro yoluyla devirde 6361 m.9/3 ve TTK m.687 kişisel def’ileri sınırlar. Yargıtay kararları bu iki kural arasında tek yönlü bir çizgi izlememiştir.

Alacağın devri yaklaşımı. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 20.04.2016 tarihli, E.2015/17477, K.2016/6919 sayılı kararında, davacı avans olarak verdiği çekin faktoring şirketine temlik edildiğini ve çekin karşılığı olan malın teslim edilmediğini ileri sürmüştü. Faktoring şirketi çeki faturalar karşılığında devraldığını ve iyiniyetli olduğunu savundu. Daire, faktoring şirketi ile müşterinin borçluları arasındaki ilişkiye alacağın devri hükümlerinin uygulanacağını, borçlunun faktoring işlemini öğrendiğinde temlik eden müşteriye karşı ileri sürebileceği def’ileri faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceğini ve faktoring şirketinin iyiniyetli olmasının buna engel olmadığını belirterek, faktoring şirketi yönünden davayı reddeden kararı bozdu.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 14.12.2022 tarihli, E.2021/9110, K.2022/9036 sayılı kararı da aynı yöndedir. Olayda keşideci, çeki bir boya şirketine avans ve hatır çeki olarak verdiğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istemişti; çek bir faktoring şirketine ciro edilmişti. İlk derece mahkemesi davayı lehtar yönünden kabul, faktoring şirketi yönünden reddetti. Daire çoğunluğu, borçlunun faktoring işlemini öğrendiği sırada önceki alacaklısına karşı sahip olduğu def’ileri faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceğini, faktoring şirketinin iyi niyetli ya da kötü niyetli olmasının sonuca etkisi bulunmadığını, ayrıca faktoring şirketinin çeki mevzuata uygun belgeyle devralmadığını ve alacağı teyit için yeterli delil sunmadığını belirterek kararı bozdu. Karşı oy yazan üye ise 6361 m.9/3 uyarınca ciro yoluyla devralan faktoring şirketine şahsi def’ilerin ancak bile bile zarar hâlinde ileri sürülebileceğini ve bunun ispatlanmadığını savundu; bununla birlikte faktoring şirketinin çeki m.9/2 ile yönetmelik ve genelge hükümlerine uygun olarak iktisap ettiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle kararın faktoring şirketi yönünden de bozulması gerektiği görüşündeydi. Karşı oy, bozma sonucuna değil çoğunluğun gerekçesine katılmamıştır. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.

Bile bile zarar yaklaşımı. Aynı dönemde bu şartı arayan kararlar da vardır. Akademik bir incelemede aktarıldığına göre Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 07.04.2016 tarihli, 2015/13801 E., 2016/6060 K. sayılı kararına konu olayda davacı, faktoring işleminin tarafı olmayan, kambiyo senedinin keşidecisi sıfatıyla borçlu olan kişiydi; Daire, şahsi def’ilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülebilmesi için bile bile zarara hareketin kanıtlanması gerektiğini belirtmiş ve davacının bu konuda yeterli kanıt sunamadığını tespit etmiştir (Adıgüzel, TFM 2018).

İki yaklaşımı uzlaştıran ölçüt. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 24.05.2016 tarihli, 2015/18300 E., 2016/9294 K. sayılı kararı, iki kuralın alanını ayırır: 6361 m.9/3, faktoring işleminin tarafları olan borçlu, önceki alacaklı ve faktoring şirketi dışındaki ciro silsilesinde yer alan kambiyo borçlularına uygulanır; faktoring işleminin tarafları arasında ise alacağın devri hükümleri geçerlidir (ikincil kaynaktan: Adıgüzel, TFM 2018; Akkanat, İHM 2025). Bu ölçüt uygulandığında kanaatimizce, çeki doğrudan tedarikçinize verdiyseniz ve faktoring şirketine devredilen fatura sizin adınıza kesilmişse, siz faktoring işleminin borçlususunuz ve TBK m.188’e dayanabilirsiniz. Çek sizden sonra başka ellerden geçmiş ve faktoring şirketi onu sizin borçlu olmadığınız bir faturaya dayanarak almışsa, 9/3’teki bile bile zarar şartıyla karşılaşırsınız; ama bu durumda da Yönetmelik m.8’deki şartın, yani keşidecinin veya önceki cirantanın faturadaki borçlu olması şartının ihlali gündeme gelir. Bu ayrım her davada aynı biçimde uygulanmamaktadır; yukarıdaki 2016/6060 K. sayılı kararda olduğu gibi, keşideciden bile bile zarar ispatının istendiği kararlar da bulunduğundan delil hazırlığı her iki ihtimale göre yapılmalıdır.

Faktoring çeki: kararlardan çıkan dersler

KararOlaySonuçKeşideci için ders
YHGK, 01.12.2022, E.2020/(19)11-144, K.2022/1648Faktoring şirketinin müşterinin kefillerine karşı alacak davası; müşterinin faturasızlık gerekçesiyle kazandığı önceki menfi tespit kararının etkisiDavayı reddeden direnme kararı faktoring şirketi lehine bozuldu; önceki menfi tespit kararı kefiller bakımından kesin delil sayılmadı (oy çokluğu)6361 m.9/2 kamu düzenine ilişkindir ve resen gözetilir; borçlu, faktoringi öğrendiği andan itibaren müşteriye karşı def’ilerini faktoring şirketine de ileri sürebilir
YHGK, 03.11.2010, E.2010/19-488, K.2010/557Çek birkaç ciroyla faktoring şirketine ulaşmış; faturalar başka alıcılara kesilmiş, tutarlar uyumsuzDirenme kararı bozuldu; davanın kabulü gerektiği belirtildi (oy çokluğu)Faturayı ve mevzuata uygunluğu ispat yükü faktoring şirketindedir; uyumsuz fatura ile çek takibe konulamaz
Y.11.HD, 14.12.2022, E.2021/9110, K.2022/9036Avans veya hatır çeki olarak verilen çek faktoring şirketine ciro edilmişFaktoring şirketi yönünden ret kararı bozuldu (oy çokluğu)Faktoring şirketinin iyi veya kötü niyetli olması sonucu değiştirmez; belgesiz devir ve yetersiz teyit aleyhe değerlendirilir
Y.19.HD, 20.04.2016, E.2015/17477, K.2016/6919Avans çeki, mal teslim edilmemişFaktoring şirketi yönünden ret kararı bozulduTBK m.188 (eski BK m.167/1) uyarınca mal teslim edilmedi def’i faktoring şirketine karşı ileri sürülebilir
Y.19.HD, 24.05.2016, 2015/18300 E., 2016/9294 K.Faktoring işleminde 9/3’ün kapsamı (olay ayrıntısı kaynakta aktarılmamıştır)İkincil kaynaktan aktarılmıştır9/3, faktoring işleminin tarafları dışındaki ciro borçlularına uygulanır; taraflar arasında devir hükümleri geçerlidir
Y.19.HD, 07.04.2016, 2015/13801 E., 2016/6060 K.Faktoring işleminin tarafı olmayan keşidecinin faktoring şirketine karşı def’ileriİkincil kaynaktan aktarılmıştırBile bile zarar ispatlanamazsa def’iler ileri sürülemeyebilir; delil hazırlığı belirleyicidir
Y.11.HD, 02.03.2023, E.2022/1039, K.2023/1275Faktoringe konu faturanın gerçekliğiİkincil kaynaktan aktarılmıştırFatura tek başına yetmez; faktoring şirketi satışın fiktif olup olmadığını araştırmalıdır

Bu tablo, keşidecinin neden hem “alacağın devri” hem de “bile bile zarar” temeline birlikte dayanması gerektiğini gösterir. Dava dilekçesinde öncelikle 6361 m.9/2’ye aykırılık ve faktoring şirketinin ispat yükü, ardından TBK m.188 kapsamında temel ilişkiden doğan def’iler, son olarak da ihtiyaten 9/3 ve TTK m.687 kapsamında faktoring şirketinin bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini gösteren olgular ayrı ayrı açıklanmalıdır. Mahkeme hangi yaklaşımı benimserse benimsesin, savunmanın her katmanı için ayrı delil sunulmuş olur.

Faktoring Şirketinden Beklenen Özen: Yönetmelik m.4, 5, 6 ve 8

Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik (Resmî Gazete, 04.02.2015, 29257) bakımından faktoring şirketi, alacağı devralmadan önce belirli kontrolleri yapmakla yükümlüdür. Bu yükümlülükler öncelikle idari denetimin konusudur; ancak hukuk davasında, faktoring şirketinin “iyiniyetliydim, temel ilişkiyi bilemezdim” savunmasının ne kadar inandırıcı olduğunu ölçmenin de en somut aracıdır. Kanunun ve yönetmeliğin kendisinden araştırma beklediği bir kuruluşun, bu araştırmayı hiç yapmadan “bilmiyordum” demesi, sıradan bir hamilin aynı cümlesiyle aynı ağırlıkta değildir.

Yönetmelikteki özen yükümlülükleri ve keşideci için anlamı

HükümNe ister?Keşideci bakımından anlamı
Yönetmelik m.4Finansman yalnızca müşteriye, onun mal veya hizmet satışı karşılığında sağlanır; finansman ile faiz ve komisyon gibi gelirlerin toplamı fatura tutarını aşamazFatura tutarı ile çek tutarı arasındaki farklar ve faturasız finansman sorgulanmalıdır
Yönetmelik m.5Müşteriyi tanımak için istihbarat çalışması; yalnızca müşterinin beyanı veya sözlü teyidiyle işlem yapılmaz; fatura bilgilerinin kontrolü; gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi keşidecisine başvurularak borcun teyidiSize hiç ulaşılmamışsa veya teyit istenmemişse bu durum faktoring şirketinin özen eksikliği olarak ileri sürülebilir
Yönetmelik m.6Müşteriden imzalı alacak bildirim formu ve fatura bilgileri alınması, Merkezi Fatura Kaydı Sistemi’nde mükerrerlik kontrolü, fatura aslı imajlarının saklanmasıBu belgelerin davada faktoring şirketinden istenmesi, devrin hangi faturaya dayandığını ortaya çıkarır
Yönetmelik m.8Senedi kuruluşa ciro eden kişi faturada alacaklı görünen kişi, önceki ciranta veya keşideci faturadaki borçlu ile aynı kişi olmalı; fatura ve senet tutarları uyumlu olmalı; faturayla ilişkisiz ek teminat senetlerinin tahsili ayrı koşullara bağlıFatura sizin adınıza değilse veya tutar uyuşmuyorsa devir mevzuata aykırıdır
Yönetmelik m.9Doğacak alacakların devrinde işin tanımını, alacağın niteliğini ve azami limiti içeren sözleşme ve ticari ilişkiyi ispat eden belgeler; alacak doğduktan sonra faturanın dosyaya eklenmesiHenüz yapılmamış bir işin çeki “doğacak alacak” diye devralınmışsa, bu belgelerin varlığı ve işin gerçekten doğup doğmadığı sorgulanmalıdır

Yönetmeliğin 5. maddesindeki teyit yükümlülüğü, keşideci açısından iki yönlüdür. Faktoring şirketi size hiç ulaşmadan, yalnızca tedarikçinin beyanıyla işlem yapmışsa, bu durum özen eksikliği ve gerektiğinde bile bile zarar iddiasının bir olgusu olarak kullanılabilir. Buna karşılık faktoring şirketi size bir teyit yazısı göndermiş ve siz teslim almadığınız bir mal için “borç doğrudur” diye cevap vermişseniz, bu yazı faktoring şirketinin elinde iyiniyetini gösteren güçlü bir belgeye dönüşür. Bu yüzden faktoring şirketinden gelen her teyit talebi dikkatle okunmalı, mal veya hizmet henüz teslim edilmemişse bu durum cevapta açıkça yazılmalıdır.

Faktoring Şirketinin Başlıca Savunmaları ve Cevapları

TTK m.687 ve 6361 m.9/3 bakımından faktoring şirketlerinin bu davalarda ileri sürdüğü savunmalar büyük ölçüde benzerdir. Her birine karşı hangi cevabın verilebileceği aşağıda özetlenmiştir.

  • “Çeki ciro yoluyla aldım, kişisel def’iler bana karşı ileri sürülemez.” Bu savunma, faktoring şirketinin önce kendi mevzuatına uygun devraldığını göstermesine bağlıdır. Hukuk Genel Kurulu, fatura şartını kamu düzenine ilişkin saymış (YHGK, 2022/1648 K.) ve bu şartı yerine getirdiğini kanıtlayamayan faktoring şirketini çeki takibe yetkili görmemiştir (YHGK, 2010/557 K.). Çeki doğrudan tedarikçiye verdiyseniz, faktoring işleminin borçlusu olarak alacağın devri hükümlerine de dayanırsınız (TBK m.188; Y.19.HD, 2016/6919 K.; Y.11.HD, 2022/9036 K.).
  • “Fatura var, şart yerine gelmiştir.” Faturanın varlığı tek başına yeterli değildir; faturaya konu satışın fiktif olup olmadığı araştırılmalıdır (Y.11.HD, 2023/1275 K., ikincil kaynaktan). Faturanın sizin adınıza düzenlenip düzenlenmediği, tutarının çekle uyumu ve malın teslim edildiğine dair irsaliye veya tutanak bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.
  • “Keşideci faturaya itiraz etmedi, içeriğini kabul etmiştir.” Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK m.21/2). Bu nedenle teslim almadığınız bir malın faturasına süresinde itiraz etmeniz savunmanın ilk halkasıdır. İtiraz edilmemişse, malın teslim edilmediği irsaliye, tutanak ve yazışmalarla ayrıca ispatlanmalıdır.
  • “Keşideci faturayı defterine işledi ve vergi dairesine bildirdi.” Bu savunma ciddidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, faturaların davalı tarafından vergi dairesine verilen BA formunda bildirilmiş olmasını malların teslim edildiğinin kanıtı sayan bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır (16.04.2026, E.2025/5186, K.2026/2082). Teslim almadığınız bir malın faturası defter ve beyannamelere yansıtılmışsa, bunun neden yapıldığı belgelerle açıklanmalıdır.
  • “Keşideci borcu teyit etti.” Teyit yazısının içeriği, kim tarafından ve hangi tarihte imzalandığı incelenmelidir. Teyit, malın teslim edilmesinden önce ve teslimin gerçekleşeceği varsayımıyla verilmişse, bu bağlam yazışmalarla ortaya konmalıdır.

Bu savunmaların hepsine verilecek ortak cevap şudur: faktoring şirketi, temel ilişkiyi araştırmakla mevzuat gereği yükümlü tutulan, bunun için yönetmelikte belirli araçlar verilen profesyonel bir kuruluştur. Her tacir ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek zorundadır (TTK m.18/2); kanaatimizce bu özen faktoring şirketinden daha yüksek bir düzeyde beklenmelidir, çünkü onun işi tam olarak başkasının alacağının gerçek olup olmadığını değerlendirmektir.

Elinizdeki fatura, irsaliye ve yazışmaların hangi savunmayı desteklediğinden emin değilseniz, belgeleri bir arada değerlendirmek için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

Takip Geldiyse: Kambiyo Takibine İtiraz ve Şikâyet (İİK m.168-170)

İİK m.168 bakımından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan takipte ödeme emri, borcun on gün içinde ödenmesi gerektiğini; senet kambiyo senedi niteliğinde değilse beş gün içinde icra mahkemesine şikâyet edilmesi, imza borçluya ait değilse beş gün içinde icra mahkemesine açıkça bildirilmesi, borçlu olunmadığı, borcun ödendiği, mehil verildiği, alacağın zamanaşımına uğradığı veya yetki itirazı varsa bunların beş gün içinde sebepleriyle birlikte icra mahkemesine bildirilmesi gerektiğini ihtar eder. İcra mahkemesinden itirazın kabulüne dair bir karar çıkmadıkça cebri icraya devam olunur. Beş günlük süreler ödeme emrinin tebliğinden itibaren işler; tebliğ tarihi takip dosyasından mutlaka kontrol edilmelidir.

İİK m.169/a bakımından borca itiraz dar bir ispat çerçevesine bağlıdır: borcun hiç doğmadığı ya da ödendiği veya ertelendiği ancak resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatlanırsa itiraz kabul edilir. Hâkim, borçlunun dilekçesine eklediği belgelerden bu hususların varlığı kanaatine varırsa, esas hakkında karar verinceye kadar takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir. İtirazın esasa ilişkin sebeplerle kabulü hâlinde kötüniyetli veya ağır kusurlu alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir; takip geçici olarak durdurulmuş ve itiraz reddedilmişse, alacaklının talebiyle borçlu da benzer bir tazminata mahkûm edilebilir.

Faktoring çeki dosyalarında bu çerçevenin pratik sonucu şudur. Teminat iddiası, “mal teslim edilmedi” itirazı ve faktoring şirketinin bile bile zarara hareket ettiği iddiası, çoğu zaman icra mahkemesinin dar incelemesine sığmaz. Elinizde lehtarın imzaladığı bir teminat protokolü bulunsa bile, kanaatimizce bu belge takip alacaklısı faktoring şirketinden çıkmadığı için İİK m.169/a anlamında tek başına yeterli sayılmayabilir. Buna karşılık şu itiraz ve şikâyetler beş gün içinde icra mahkemesine götürülmelidir:

  • Çekte kanunun aradığı zorunlu unsurlardan biri eksikse, çek kambiyo senedi vasfını taşımıyorsa: şikâyet.
  • Çekteki imza şirket yetkilisine ait değilse: imzaya itiraz. İmza gerçekten yetkiliye aitse imzaya itiraz edilmemelidir; imzayı haksız yere inkâr eden borçlu para cezası ve tazminat riskiyle karşılaşır (İİK m.168, m.170).
  • Çek bedeli kısmen veya tamamen ödenmişse ve faktoring şirketinden alınmış bir ödeme belgesi varsa: borca itiraz.
  • Zamanaşımı varsa: borca itiraz. Çekte zamanaşımı süresi kısadır; hesap için Kambiyo Senedi Zamanaşımı Hesaplama Aracı kullanılabilir.
  • İcra dairesi yetkisizse: yetki itirazı.

Beş günlük sürenin ve itiraz türlerinin ayrıntısı Kambiyo Senedi Takibi Geldi: 5 Günde Nasıl İtiraz Edilir? ve Kambiyo Senetlerine Mahsus Takip yazılarımızda, örnek metin ise Kambiyo Senedine İtiraz Dilekçesi Örneği sayfamızda yer alır. İmza inkârının ispat yönü için Belgede Sahtelik İddiası ve İmza İnkârı yazımıza bakılabilir.

İtiraz, menfi tespitin yerine geçmez. Beş gün içinde icra mahkemesine başvurmak, savunmanın yalnızca bir parçasıdır. Faktoring şirketine karşı asıl tartışma, yani 6361 m.9/2’ye aykırılık, TBK m.188 kapsamındaki def’iler ve bile bile zarar, kural olarak genel mahkemede açılacak menfi tespit davasında yapılır. Bu nedenle itiraz dilekçesi hazırlanırken arabuluculuk başvurusu ve menfi tespit dava dilekçesi de aynı anda hazırlanmaya başlanmalıdır.

Menfi Tespit Davası (İİK m.72): Takipten Önce mi, Sonra mı?

İİK m.72/1 bakımından borçlu, icra takibinden önce veya sonra borçlu olmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Faktoring çeki dosyalarında bu dava, çoğu zaman hem lehtara (işi yapmayan tedarikçiye) hem de faktoring şirketine karşı birlikte açılır. Lehtara karşı istem, temel ilişkiden dolayı borç bulunmadığının tespitidir; faktoring şirketine karşı istem ise çekten dolayı ona borçlu olunmadığının tespitidir. İki davalı yönünden sonuç farklı çıkabilir; yukarıdaki 11. Hukuk Dairesi kararında olduğu gibi, ilk derece mahkemesi lehtar yönünden kabul, faktoring şirketi yönünden ret kararı verebilir. Bu nedenle her davalı için ayrı hukuki sebep ve ayrı delil gösterilmelidir.

Davanın zamanı sonucu doğrudan etkiler. Takipten önce açılan davada mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verebilir (İİK m.72/2). Takipten sonra açılan davada ise takip ihtiyati tedbirle durdurulamaz; borçlu yalnızca alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere teminat göstererek icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir (İİK m.72/3). Çekin vadesi yaklaşıyorsa ve faktoring şirketinin takibe geçeceği belliyse, davanın takipten önce açılması bu yüzden önemlidir.

Ancak çekte zaman çok dardır. Öğretide, keşidecinin menfi tespit davası ve ihtiyati tedbir yoluna başvurmasının çekin ibraz sürelerinin kısalığı ve tedbir için yaklaşık ispat gerekmesi nedeniyle her zaman gerçekçi bir koruma sağlamadığı vurgulanır (Bingöl, SÜHFD 2023). Bu nedenle vadesi gelmemiş bir çek için hazırlık, vade gününden haftalar önce başlamalıdır.

Davanın riskleri iki yönlüdür. Tedbir kararı alınmış ve dava alacaklı lehine sonuçlanmışsa, alacaklının icranın gecikmesinden doğan zararı teminattan alınır ve bu tazminat yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez (İİK m.72/4). Dava borçlu lehine sonuçlanır ve takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, borçlunun zararı alacaklıdan tahsil edilir; bu tazminat da takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olamaz (İİK m.72/5). Menfi tespit ve istirdat davaları, takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir (İİK m.72/8). Kambiyo senedinden doğan bu uyuşmazlıklar, TTK’da düzenlenen bir konudan doğduğu için ticari dava niteliğindedir ve asliye ticaret mahkemesinde görülür (TTK m.4/1, m.5/1).

Menfi tespit davasının genel işleyişi Menfi Tespit ve İstirdat Davası (İİK m.72) ve Menfi Tespit Davası ve İİK 72 Rehberi yazılarımızda, takibin durdurulması için tedbir talebi Menfi Tespit Davasında İhtiyati Tedbir yazımızda, örnek dilekçe ise Menfi Tespit Dava Dilekçesi Örneği sayfamızda anlatılmıştır. Faktoring çekine özgü olarak dilekçede şu talepler ayrıca yer almalıdır: faktoring şirketinin dosyasının, yani faktoring sözleşmesinin, alacak bildirim formunun, dayanak faturanın, Merkezi Fatura Kaydı Sistemi kaydının ve istihbarat çalışmasına ilişkin belgelerin celbi; dayanak faturanın vergi dairesi kayıtlarıyla karşılaştırılması; malın teslim edilmediğini gösteren belgelerin değerlendirilmesi.

Arabuluculuk: TTK m.5/A ve Çek İstirdadı Kararı

TTK m.5/A bakımından ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat talepleri ile itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Alacak ve tazminat talepleri bakımından bu kural 7155 sayılı Kanunla getirilmiş ve 01.01.2019’da yürürlüğe girmiştir; itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları ise 7445 sayılı Kanunla kapsama alınmış, bu genişleme 01.09.2023’te yürürlüğe girmiştir. Ticari uyuşmazlıklarda arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir (TTK m.5/A-2). Son tutanağın aslı veya onaylı örneği dava dilekçesine eklenmelidir; hiç başvurulmadan açılan dava usulden reddedilir (6325 sayılı Kanun m.18/A-2).

Çek istirdadı davası da kapsamdadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 25.12.2024 tarihli, E.2024/1595, K.2024/9423 sayılı kararına konu olayda davacı, mal alım satımı nedeniyle aldığı 1.000.000 TL bedelli bir çeki kargoyla göndermiş, çek alıcısına ulaşmamıştı. Çek iptali davasında ödeme yasağı kararı alınmasına rağmen davalı şirket çeki bankaya ibraz etti. Davacı, davalıyla ticari bir ilişkisi olmadığını belirterek TTK m.792/1 uyarınca çekin istirdadını ve kendisine iadesini, ayrıca davalıya borçlu olmadığının tespitini istedi. Dava 18.09.2023’te arabulucuya başvurulmadan açılmıştı; arabuluculuk başvurusu dava açıldıktan sonra, 21.09.2023’te yapılmış ve 28.09.2023’te tamamlanmıştı. İlk derece mahkemesi davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetti; Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, dava şartının resen gözetileceğini ve sonradan tamamlanabilir nitelikte olmadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetti; Yargıtay bu kararı oybirliğiyle onadı.

Bu karar keşideci için açık bir uyarıdır: çekin iadesi ve borçlu olunmadığının tespiti talepleri, 01.09.2023’ten sonra açılan davalarda arabuluculuk aşamasından geçmelidir; dava açıldıktan sonra arabulucuya gitmek eksikliği gidermez. Arabuluculuk sürecinin takip karşısında yarattığı riske karşı da bir koruma vardır: arabuluculuk bürosuna başvurulduktan sonra başvuran taraf aleyhine uyuşmazlık konusuyla ilgili icra takibi yapılırsa, başvuran taraf son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde İİK m.72 uyarınca menfi tespit davası açar ve talep ederse, takipten önce açılan davalara ilişkin İİK m.72/2 hükmü uygulanır (6325 m.18/A-16). Bu yüzden faktoring şirketinin takibe geçeceğinden endişe ediliyorsa, arabuluculuk başvurusu vade gelmeden yapılmalı ve dava dilekçesi süreç devam ederken hazırlanmalıdır. Ticari arabuluculuğun ayrıntısı Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk yazımızdadır.

Ödedikten Sonra: İstirdat Davası (İİK m.72/6-7)

İİK m.72/6 bakımından borçlu, menfi tespit davası sırasında tedbir kararı almamış ve borcu ödemek zorunda kalmışsa dava istirdat davası olarak devam eder. Takibe itiraz etmemiş veya itirazı kaldırılmış olduğu için borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek zorunda kalan kişi ise, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde genel hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geri verilmesini isteyebilir (İİK m.72/7). İstirdat davasında davacı, paranın ödenmesinin gerekli olmadığını ispatla yükümlüdür (İİK m.72/8).

Faktoring çeki dosyalarında bu yol özellikle şu durumda önem taşır: şirket, hesabındaki hacizler veya karşılıksız çek kaydının ticari itibarına vereceği zarar nedeniyle çek bedelini ödemek zorunda kalır, ama işin yapılmadığı ve faktoring devrinin mevzuata aykırı olduğu yönündeki itirazlarından vazgeçmez. Bu durumda ödeme yapılırken dekontta veya icra dairesine verilen dilekçede ödemenin cebri icra tehdidi altında ve ihtirazi kayıtla yapıldığının yazılması, sonraki istirdat davasında ödemenin niteliği bakımından yararlıdır. İstirdat davası da TTK m.5/A uyarınca arabuluculuğa tabidir.

Faktoring şirketine karşı istirdat davası başarısız olsa bile, işi yapmayan veya malı teslim etmeyen lehtara karşı talep hakkı ayrıca saklıdır. Çek bedeli faktoring şirketine ödenmişse, aynı bedel için mal veya hizmet alınmadığından lehtara karşı sözleşmeye aykırılık ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak talepte bulunulabilir. Lehtarın ödeme gücü çoğu zaman zayıf olsa da bu yol, alacağın kaydedilmesi ve ileride yapılabilecek tahsilat bakımından ihmal edilmemelidir.

Teminat Çekinin İadesi Davası

Teminat anlaşması bakımından teminat olarak verilen çekin, teminat konusu borç doğmadan veya sona erdikten sonra iadesi istenebilir. Çek hâlâ lehtarın elindeyse ve henüz bankaya ibraz edilmemişse, lehtara noter kanalıyla bir ihtarname gönderilerek çekin iadesi istenmeli, sözleşmenin feshi veya teminat konusu yükümlülüğün sona erdiği açıkça bildirilmelidir. Tacirler arasında sözleşmenin feshine veya sözleşmeden dönmeye ilişkin bildirimler noter, taahhütlü mektup, telgraf ya da kayıtlı elektronik posta ile yapılır (TTK m.18/3). İhtarname, sonraki davada lehtarın teminat iddiasına verdiği cevap bakımından da delil oluşturur.

Lehtar çeki iade etmez ve çek faktoring şirketine geçerse, iade talebi menfi tespit davasıyla birlikte ileri sürülür: lehtara karşı teminat koşulunun gerçekleşmediği, faktoring şirketine karşı ise yukarıda anlatılan dayanaklarla çekten dolayı borçlu olunmadığı ve çekin iadesi istenir. Yukarıdaki 6. Hukuk Dairesi kararında olduğu gibi, teminat amacının ispatlandığı hâllerde mahkemeler keşidecinin borçlu olmadığına ve çeklerin iadesine hükmedebilmektedir. Dava açılmadan önce veya dava ile birlikte, çekin başkasına devrinin ve bankaya ibrazının önlenmesi için ihtiyati tedbir talep edilebilir; tedbir için çoğu zaman teminat istenir ve teminatın tutarı mahkemenin takdirindedir.

Uygulamada çekin geri istenmesi talebinde TTK m.792 de gündeme gelir. Yukarıdaki 11. Hukuk Dairesi kararında görüldüğü gibi, TTK m.792/1’e dayanan çek istirdadı ve menfi tespit talebi birlikte ileri sürüldüğünde dava arabuluculuk kapsamında kabul edilmiştir. O davadaki davacı keşideci değil, çeki kargoda elinden çıkan hamildi; ancak arabuluculuk bakımından çıkan ders keşidecinin iade talebi için de geçerlidir. Teminat çekinin iadesi davası da konusu itibarıyla çekten dolayı borçlu olunmadığının tespitiyle iç içedir; kanaatimizce bu davada da arabulucuya önceden başvurulması, usulden ret riskini ortadan kaldırmanın en güvenli yoludur.

Çek İptali ve Zayi: Keşideci İçin Kısa Not

TTK m.818/1-s’nin yollamasıyla çeke de uygulanan TTK m.757 vd. bakımından, poliçe iradesi dışında elinden çıkan kişi, ödeme yerindeki veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden muhatabın ödemeden men edilmesini isteyebilir; iptal talebi ise kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişiden gelmelidir (TTK m.651/2). Mahkeme senedi ele geçirenin senedi getirmesi için ilanla süre verir; senet bu süre içinde getirilmezse iptaline karar verilir (TTK m.760, m.764/1). Öğretide ve uygulamaya ilişkin yazılarda, çeki tedavüle çıkarıp elinden çıkaran keşidecinin, çek üzerinde hak sahibi olmadığı için çek iptali davası açamayacağı kabul edilmektedir.

Faktoring çeki dosyalarında bu yolun keşideciye bir yararı genellikle yoktur: çek kaybolmamış, iradeyle tedarikçiye verilmiştir ve şu an kimin elinde olduğu bellidir. Uygulamaya ilişkin bir incelemede, keşidecilerin ödeme yasağı alabilmek için çekle ilgisi olmayan üçüncü bir kişi adına tedbir talepli iptal davası açtırmasının hileli bir yol olarak nitelendirildiği görülmektedir (Çarboğa, Hukuki Haber, 2020); bu yola başvurulmamalıdır. Keşidecinin yolu iptal değil; itiraz, menfi tespit, istirdat ve iade taleplerinden oluşur. Kambiyo senedinin gerçekten kaybolduğu durumlar için Kambiyo Senedinin Kaybı: Zayi ve İptal Davası yazımıza bakılabilir.

Çek Karşılıksız Kalırsa: Ceza Boyutu (5941 m.5-6)

5941 sayılı Çek Kanunu m.5/1 bakımından kanuni ibraz süresi içinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması nedeniyle “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine her bir çek için bin beş yüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur; bu ceza çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz. Mahkeme ayrıca çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verir. Hesap sahibi bir şirketse kimin sorumlu tutulacağı aynı maddede ayrıca düzenlenmiştir. Adli para cezası ödenmezse kamuya yararlı işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapse çevrilir.

Karşılıksız kalan çek bedelinin, kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte tamamen ödenmesi hâlinde, yargılama aşamasında davanın düşmesine, mahkûmiyet kesinleşmişse hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir (5941 m.6/1). Suçun ve kovuşturmanın koşulları, çekin kanuni ibraz süresinde ibrazı, karşılıksızdır işlemi ve hamilin şikâyetidir; temel ilişkideki uyuşmazlık bu unsurlar arasında yer almaz. Bu nedenle “çek bedelsizdi, mal gelmedi” düşüncesiyle çek hesabını boş bırakmak, hukuk davasındaki haklılığınızdan bağımsız olarak ceza ve sicil riskini doğurur. Hesabı boş bırakmak yerine, vade gelmeden menfi tespit davası ve tedbir yolunun değerlendirilmesi gerekir.

Karşılıksız çekin ceza boyutu, yargılama usulü ve şikâyet süreleri Karşılıksız Çek ve Çek Kanunu ve Karşılıksız Çek 2026: Hapis mi Para Cezası mı? yazılarımızda ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Çek Lisanssız Bir Finansçıya Kırdırıldıysa: Tefecilik Boyutu (TCK m.241)

TCK m.241 bakımından kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beş yüz günden beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır; suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ceza bir kat artırılır. Vadesi gelmemiş bir çekin iskontolu nakit karşılığında alınıp vadede tam tutarın tahsil edilmesi, yani çek kırdırma, işlemin ekonomik özü ödünç ise bu suçu oluşturabilir; mahkeme işlemin adına değil ekonomik gerçekliğine bakar. Lisanslı bir faktoring şirketinin mevzuata uygun işlemi ile izinsiz bir finansçının çek kırdırması arasındaki fark, Tefecilik Suçu ve Cezası (TCK 241) ve Ödünç Para Vermek Suç mu? yazılarımızda anlatılmıştır.

Keşideci bakımından tefecilik boyutunun önemi şuradadır: çeki kıran finansçı ödüncü keşideciye değil, çeki kendisine kırdıran lehtara vermiştir. Bu nedenle tefecilik suçunun doğrudan muhatabı çoğu zaman lehtardır, keşideci değil. Ancak finansçı hakkında yürütülen bir soruşturma, keşidecinin hukuk davası için çok değerli deliller üretebilir: finansçının çeki yüzünden çok düşük bir bedelle aldığı, lehtarla önceden bir bağlantısı bulunduğu, aynı lehtardan çok sayıda çek kırdığı, çeklerin bir mal veya hizmet karşılığı olmadığını bildiği. Bu olgular, finansçının çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin, yani TTK m.687’deki istisnanın ispatında kullanılabilir.

Lisanssız finansçıya kırdırılan çeklerde 6361 m.9/2’deki faktoringe özgü fatura şartı doğrudan uygulanmaz; finansçı faktoring şirketi değildir. Bu, finansçının daha güçlü olduğu anlamına gelmez: faktoring faaliyeti BDDK iznine bağlıdır; izni olmayan bir kişinin düzenli olarak ticari çek kırması hem bu faaliyetin niteliğini hem de tefecilik şüphesini sorgulatır. Senet ciro edildiğinde hamile karşı neyin ileri sürülebileceği ve hamilin kötüniyetini gösteren olgular Finansçıya veya Tefeciye Fahiş Senet İmzaladım rehberimizde ayrıca ele alınmıştır.

Delil Tablosu: Hangi Belge Neyi İspatlar?

HMK m.201 bakımından senede karşı iddiaların yazılı delille ispatı gerektiğinden, faktoring çeki davalarının sonucu büyük ölçüde belgelerle belirlenir. Aşağıdaki tablo, keşidecinin dosyasında bulunması gereken belgeleri ve her birinin hangi iddiayı desteklediğini gösterir.

Faktoring çeki davasında deliller

BelgeNeyi ispatlar?Dikkat edilecek nokta
Sipariş formu, sözleşme veya teklif yazısıÇekin hangi mal veya iş karşılığında verildiği; teslim tarihi ve şartlarıÇekin seri numarası ve tutarı sözleşmede veya ekinde geçiyorsa bağlantı güçlenir
Çek teslim tutanağı veya teminat protokolüÇekin teminat, avans veya hatır amacıyla verildiğiLehtarın imzası bulunmalı; aslı saklanmalı
Fatura ve faturaya itiraz kaydıFaturanın kime, hangi tutarla ve hangi mal için kesildiği; içeriğine süresinde itiraz edildiğiİtiraz sekiz gün içinde ve TTK m.18/3’teki yollardan biriyle yapılmalı; e-faturada ret yanıtı ayrıca kaydedilmeli
İrsaliye, teslim tutanağı veya bunların yokluğuMalın teslim edilmediği veya eksik teslim edildiğiİrsaliyedeki imzaların kime ait olduğu kontrol edilmeli; depo giriş kayıtları da sunulmalı
Ticari defterler, BA-BS bildirimleriFaturanın kayıtlara alınıp alınmadığıTeslim alınmayan malın faturası kaydedilmiş ve bildirilmişse açıklaması belgelenmeli; BA bildirimi teslim lehine delil sayılabilir
Lehtarla yazışmalar, e-postalar, mesajlarİşin yapılmadığı, teslimin geciktiği, çekin teminat olduğunun kabulüLehtardan çıkmış belgeler delil başlangıcı olabilir; gerekirse noter tespiti yaptırılmalı
Fesih veya iade ihtarnamesiSözleşmenin sona erdiği, çekin iadesinin istendiği tarihTaraflar tacirse TTK m.18/3’teki şekle uyulmalı
Faktoring şirketinin bildirimi ve teyit yazışmalarıDevrin ne zaman öğrenildiği; faktoring şirketinin size başvurup başvurmadığıTBK m.188 bakımından devrin öğrenildiği tarih önemlidir; verilen teyidin içeriği dikkatle değerlendirilmeli
Faktoring sözleşmesi, alacak bildirim formu, dayanak fatura, MFKS kaydıFaktoring şirketinin hangi faturaya dayanarak devraldığı; Yönetmelik m.5, 6 ve 8’e uyulup uyulmadığıBu belgeler faktoring şirketindedir; davada celbi istenmelidir
Takip dosyası, çekin ön ve arka yüz örneğiCiro silsilesi, çekin faktoring şirketine kimden geçtiği, ibraz tarihiİcra dairesinden onaylı örnek alınmalı; ciroların tarihleri not edilmeli
Ceza soruşturması belgeleriLehtarın veya finansçının çekleri bilerek kırdırdığı ya da devraldığıHukuk davası soruşturmanın sonucunu beklemeden açılmalı; dosya celbi istenebilir

Teslim almadığınız bir mal için düzenlenmiş faturaya itiraz etmek, sahte veya gerçeğe aykırı faturalara karşı alınacak önlemlerle de bağlantılıdır; e-faturada itirazın usulü Adıma Sahte Fatura Kesildi: e-Faturaya Sekiz Gün İçinde İtiraz yazımızda anlatılmıştır.

Süreler: Hangi Hak Ne Zaman Düşer?

Faktoring çeki dosyalarında süreler

İşlem veya hakSüreDayanak ve not
Faturanın içeriğine itirazFaturanın alındığı tarihten itibaren sekiz günTTK m.21/2; itiraz edilmezse içerik kabul edilmiş sayılır
Kambiyo takibinde şikâyet, borca ve imzaya itirazÖdeme emrinin tebliğinden itibaren beş günİİK m.168; icra mahkemesine yapılır
Borcun ödenmesiOn günİİK m.168; itiraz kabul edilmedikçe cebri icraya devam olunur
Menfi tespit davasıTakipten önce veya sonra; borç ödenene kadarİİK m.72; takipten önce açılırsa takibin durdurulması istenebilir
Arabuluculuk sürecinde başlayan takipSon tutanaktan itibaren iki hafta6325 m.18/A-16; bu sürede açılan davada İİK m.72/2 uygulanır
Ticari arabuluculuk süreciAltı hafta; zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatmaTTK m.5/A-2
İstirdat davasıÖdeme tarihinden itibaren bir yılİİK m.72/7
Karşılıksız çekte ödeme ile düşmeYargılama aşamasında veya hüküm kesinleştikten sonra5941 m.6/1; çek bedeli ticari temerrüt faiziyle birlikte tamamen ödenmeli

Bu tablodaki en sık kaçırılan süre, kambiyo takibindeki beş gündür. İkinci sırada, teslim almadığınız malın faturasına sekiz gün içinde itiraz edilmemesi gelir; bu süre çoğu zaman faktoring tartışması başlamadan, fatura ilk geldiğinde kaçırılır. Satın alma veya muhasebe birimine, teslim alınmayan mal için gelen her faturanın derhal bildirilmesi ve itirazın aynı gün yapılması talimatı verilmesi, ileride doğacak bir faktoring takibine karşı en ucuz önlemdir.

Takip Geldiği Gün: İlk Beş Gün Kontrol Listesi

İİK m.168’deki beş günlük süre, faktoring çeki dosyasının en kritik dönemidir. Aşağıdaki liste, ödeme emrinin tebliğinden sonraki beş gün içinde yapılması gerekenleri sırayla gösterir. Süre işlemeye başladıktan sonra faktoring şirketiyle yapılacak görüşmeler, itiraz ve şikâyet haklarını kullanmaya engel olmamalıdır.

İlk beş gün: gün gün yapılacaklar

GünYapılacak işAmaç
1. günTebliğ tarihini not edin; takip dosyasının ve çekin ön ve arka yüzünün örneğini icra dairesinden alınBeş günlük sürenin son gününü belirlemek; ciro silsilesini görmek
1. günÇekin hangi sipariş, sözleşme veya teminat anlaşması için verildiğini bulun; ilgili tüm belgeleri tek bir dosyada toplayınTemel ilişkiyi belgelemek
2. günFaktoring şirketinin dayandığı faturayı ve sizin kayıtlarınızdaki faturaları karşılaştırın: alıcı, tutar, tarih, mal cinsi6361 m.9/2 ve Yönetmelik m.8’e aykırılığı tespit etmek
2. günMalın teslim edilmediğini veya işin yapılmadığını gösteren yazışmaları, irsaliyelerin yokluğunu ve depo kayıtlarını çıkarınKişisel def’inin delillerini hazırlamak
3. günÇekte şekil eksikliği, imza veya temsil yetkisi sorunu, ödeme veya zamanaşımı olup olmadığını kontrol edinİcra mahkemesine götürülecek itiraz ve şikâyetleri belirlemek
3. günArabuluculuk bürosuna lehtar ve faktoring şirketi aleyhine başvuru için hazırlık yapınMenfi tespit davasının dava şartını yerine getirmek (TTK m.5/A)
4. günİcra mahkemesine itiraz ve şikâyet dilekçesini hazırlayın; gerekiyorsa takibin geçici durdurulmasını isteyinBeş günlük süreyi güvenceye almak (İİK m.168, m.169/a)
5. günDilekçeyi en geç son gün mesai saati içinde verin; arabuluculuk başvurusunu yapın ve menfi tespit dava dilekçesini hazırlamaya başlayınSüreyi kaçırmamak; asıl davaya geçmek

Bu süreçte iki hata sık görülür. Birincisi, faktoring şirketiyle “anlaşma” görüşmelerine girilip beş günlük sürenin kaçırılmasıdır. İkincisi, imza gerçekten şirket yetkilisine ait olduğu hâlde, yalnızca zaman kazanmak için imzaya itiraz edilmesidir. İlki savunma imkânını daraltır, ikincisi ise para cezası ve tazminat riski doğurur. Kambiyo takibinin genel ayrıntıları için Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu yazımıza bakılabilir.

Yol Haritası: Vadeden Önce, Takipten Sonra, Ödemeden Sonra

Keşideci şirket için adım adım yol haritası

AşamaYapılacaklarDayanak
1. Fatura geldiğindeTeslim alınmayan mal veya yapılmayan iş için gelen faturaya sekiz gün içinde itiraz edin; faturayı kayıtlara almayınTTK m.21/2, m.18/3
2. İş yapılmadığındaLehtara noter veya KEP ile ihtarname gönderin: temerrüt, fesih ve çekin iadesi talebiTTK m.18/3; teminat anlaşması
3. Devir öğrenildiğindeFaktoring şirketine yazılı bildirimde bulunun: malın teslim edilmediğini, çekin teminat veya avans olduğunu ve def’ilerinizi saklı tuttuğunuzu bildirin; teyit talebine bu doğrultuda cevap verinTBK m.188; Yönetmelik m.5
4. Vadeden önceArabuluculuk başvurusu yapın; son tutanaktan sonra menfi tespit davasını tedbir talebiyle açın; çek hesabının durumunu ve karşılıksız çek riskini değerlendirinTTK m.5/A; İİK m.72/2; 5941 m.5
5. Takip başladığındaBeş gün içinde icra mahkemesine itiraz ve şikâyet; arabuluculuk sürecinde takip başladıysa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde menfi tespit davasıİİK m.168-170; 6325 m.18/A-16
6. DavadaFaktoring şirketinin dosyasının celbini isteyin; 6361 m.9/2, TBK m.188 ve ihtiyaten TTK m.687 kapsamındaki dayanakları ayrı ayrı gösterin; lehtarı da davalı yapın6361 m.9/2-3; TBK m.188; TTK m.818, m.687
7. Ödeme zorunlu kalırsaİhtirazi kayıtla ödeyin; ödemeden itibaren bir yıl içinde, arabuluculuktan sonra istirdat davası açınİİK m.72/6-7; TTK m.5/A
8. Lehtara karşıFaktoring şirketine karşı sonuç ne olursa olsun, işi yapmayan lehtara karşı alacak ve tazminat haklarını ayrıca takip edinGenel hükümler

Yol haritasının üçüncü adımı çoğu zaman atlanır, oysa TBK m.188 bakımından en önemli adımlardan biridir. Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir. Devri öğrendiğiniz anda faktoring şirketine yazılı olarak malın teslim edilmediğini ve savunmalarınızı bildirmeniz, hem bu savunmaların o tarihte mevcut olduğunu belgeler hem de faktoring şirketinin sonradan “bilmiyordum” demesini zorlaştırır.

Takip dosyanızın hangi aşamada olduğuna ve elinizdeki belgelerin yeterli olup olmadığına göre hangi adımla başlanacağı değişir; bu değerlendirme için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Faktoring şirketine geçen çeki iş yapılmadığı hâlde ödemek zorunda mıyım?

Her zaman değil. Faktoring şirketi ancak mal veya hizmet satışından doğmuş ve faturayla tevsik edilen alacakları ya da usulüne göre belgelenen doğacak alacakları devralabilir (6361 m.9/2). Çek bir teminat veya avans çekiyse, ya da fatura teslim edilmeyen bir mal için kesilmişse, faktoring şirketine karşı borçlu olmadığınızın tespiti istenebilir. Ancak bu iddiaların belgelerle ispatlanması ve süreler içinde ileri sürülmesi gerekir.

Faktoring şirketi iyiniyetli hamil sayılır mı?

Kendiliğinden sayılmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu fatura şartını kamu düzenine ilişkin saymış ve faktoring şirketinin mevzuata uygun devraldığını ispatla yükümlü olduğunu kabul etmiştir. Yargıtay’ın bir kısım kararlarına göre faktoring işleminin borçlusu olan keşideci, faktoring şirketinin iyi veya kötü niyetli olmasına bakılmaksızın def’ilerini ileri sürebilir; bir kısım kararlarda ise ciro yoluyla devirde bile bile zarar şartı aranmıştır.

Teminat çeki nedir, kanunda böyle bir çek türü var mı?

Kanunda ayrı bir çek türü olarak düzenlenmemiştir. Uygulamada bir borcun ya da ileride doğabilecek bir yükümlülüğün güvencesi olarak verilen çeke teminat çeki denir. Taraflar çekin ancak belirli bir koşul gerçekleşirse kullanılacağını kararlaştırmıştır; bu anlaşma temel ilişkiden doğan kişisel bir def’i oluşturur.

Çekin teminat için verildiğini nasıl ispatlarım?

Senede karşı iddialar kural olarak yazılı delille ispatlanır (HMK m.201). Sözleşme, teminat protokolü, çek teslim tutanağı, çek üzerindeki teminat kaydı ve karşı tarafın yazışmaları en sık kullanılan delillerdir. Karşı taraftan çıkmış ve iddiayı muhtemel gösteren bir belge delil başlangıcı sayılabilir ve tanık dinlenmesine imkân verebilir (HMK m.202).

Faturası olmayan bir çek faktoring şirketine devredilebilir mi?

6361 m.9/2’ye göre faktoring şirketi, kambiyo senedine dayalı olsa bile mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacakları devralamaz veya tahsilini üstlenemez. Yönetmelik m.8 de senedi ciro eden kişinin faturadaki alacaklı, keşideci veya önceki cirantanın faturadaki borçlu olmasını ve tutarların uyumlu olmasını arar. Faturayla ilişkisiz ek teminat senetleri ise ancak aynı maddedeki sınırlı koşullarla tahsil edilebilir.

Teslim almadığım malın faturasına itiraz etmedim; savunmam kaybolur mu?

Faturayı alan kişi sekiz gün içinde itiraz etmezse içeriğini kabul etmiş sayılır (TTK m.21/2). Bu durum savunmayı zayıflatır, ancak malın teslim edilmediği irsaliye, tutanak, depo kayıtları ve yazışmalarla ayrıca ispatlanmaya çalışılabilir. Faturanın deftere işlenmesi ve BA formunda bildirilmesi ise teslim lehine delil olarak değerlendirilebilir.

Faktoring şirketinin kambiyo takibine itiraz süresi ne kadar?

Ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gündür; şikâyet, borca itiraz ve imzaya itiraz icra mahkemesine yapılır (İİK m.168). Borca itirazda borcun olmadığı veya ödendiği ancak resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispatlanabilir (İİK m.169/a).

İcra mahkemesinde “çek teminattı, iş yapılmadı” diyebilir miyim?

İcra mahkemesinin incelemesi dardır ve bu iddialar çoğu zaman resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispatlanamaz. Kanaatimizce lehtarın imzaladığı bir teminat protokolü, takip alacaklısı faktoring şirketinden çıkmadığı için tek başına yeterli sayılmayabilir. Bu nedenle bu iddialar genellikle menfi tespit davasında ileri sürülür.

Menfi tespit davası açarsam faktoring şirketinin takibi durur mu?

Dava takipten önce açılırsa mahkeme, alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere teminat karşılığında takibin durdurulmasına karar verebilir (İİK m.72/2). Takipten sonra açılan davada takip durdurulamaz; ancak teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi istenebilir (İİK m.72/3).

Faktoring çeki için menfi tespit davasında arabuluculuk zorunlu mu?

Evet. 01.09.2023’ten itibaren ticari davalardan menfi tespit ve istirdat davalarında arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m.5/A). Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, çek istirdadı ve menfi tespit istemli bir davanın arabulucuya başvurulmadan açılması nedeniyle usulden reddini onamıştır (E.2024/1595, K.2024/9423, 25.12.2024).

Çeki ödedim; parayı faktoring şirketinden geri alabilir miyim?

Borçlu olmadığınız bir parayı takip nedeniyle ödemek zorunda kaldıysanız, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde istirdat davası açabilirsiniz (İİK m.72/7). Menfi tespit davası sırasında ödeme yapıldıysa dava istirdat davası olarak devam eder (İİK m.72/6). İstirdat davası da arabuluculuğa tabidir.

Teminat çekimin iadesini nasıl isterim?

Çek hâlâ lehtardaysa noter veya KEP ile ihtarname gönderip iadesini isteyin. Çek faktoring şirketine geçtiyse, menfi tespit davasıyla birlikte çekin iadesi ve gerekiyorsa çekin devrinin ve ibrazının önlenmesi için ihtiyati tedbir talep edilir. Teminat amacının ispatlandığı hâllerde mahkemeler çeklerin iadesine hükmedebilmektedir.

Keşideci olarak çek iptali davası açabilir miyim?

Genellikle hayır. Çek iptali, iradesi dışında çeki kaybeden ve ziya anında çek üzerinde hak sahibi olan kişi içindir (TTK m.818 yollamasıyla m.757 vd., m.651/2). Çeki tedarikçisine iradesiyle veren keşidecinin yolu iptal değil; itiraz, menfi tespit, istirdat ve iade talepleridir.

Çek karşılıksız çıkarsa ceza alır mıyım?

Kanuni ibraz süresi içinde ibraz edilen çekin karşılıksız kalması hâlinde, hamilin şikâyeti üzerine her çek için bin beş yüz güne kadar adli para cezası ile çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı gündeme gelir (5941 m.5/1). Çek bedeli ticari temerrüt faiziyle birlikte tamamen ödenirse dava düşer veya hükmün sonuçları ortadan kalkar (5941 m.6/1). Temel ilişkideki uyuşmazlık suçun kanuni unsurları arasında yer almaz.

Çek lisanssız bir finansçıya kırdırıldıysa ne değişir?

6361 m.9/2’deki faktoringe özgü fatura şartı doğrudan uygulanmaz; genel kural olan TTK m.818 yollamasıyla m.687 uygulanır ve finansçının bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin ispatı gerekir. Çek kırdırmanın ekonomik özü ödünç ise tefecilik suçu (TCK m.241) gündeme gelebilir; bu konudaki soruşturma, hukuk davasında kullanılabilecek deliller üretebilir.

Faktoring şirketi borcu teyit etmek için bana yazı gönderirse ne yapmalıyım?

Yazıyı dikkatle okuyun ve mal veya hizmet teslim edilmediyse bunu cevabınızda açıkça belirtin. Teslim almadığınız bir mal için “borç doğrudur” cevabı, faktoring şirketinin elinde iyiniyetini gösteren bir belgeye dönüşebilir. Cevabınızı yazılı verin ve bir örneğini saklayın.

Faktoring şirketine karşı davayı kaybedersem işi yapmayan firmaya başvurabilir miyim?

Evet. Faktoring şirketine karşı sonuç ne olursa olsun, çeki aldığı hâlde işi yapmayan veya malı teslim etmeyen lehtara karşı sözleşmeye aykırılık ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep hakkınız saklıdır. Bu nedenle lehtarın da menfi tespit davasında davalı olarak gösterilmesi yararlıdır.

Faktoring çeki davası hangi mahkemede açılır?

Kambiyo senedinden doğan uyuşmazlıklar ticari dava niteliğindedir ve asliye ticaret mahkemesinde görülür (TTK m.4/1, m.5/1). Menfi tespit ve istirdat davaları, takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir (İİK m.72/8).

İlgili Rehberler

Aynı işlemi alacağını veya çekini kırdıran (devreden) şirketin gözünden okumak isterseniz: alacağını veya çek-senet portföyünü ucuza devreden şirketin hakları.

Kaynakça

Mevzuat (güncel metinler, 3 Kasım 2026 itibarıyla)

Kararlar

  • Yargıtay HGK, 01.12.2022, E.2020/(19)11-144, K.2022/1648
  • Yargıtay HGK, 21.05.2019, E.2017/900, K.2019/591 (akademik makaleden aktarılan ilke)
  • Yargıtay HGK, 03.11.2010, E.2010/19-488, K.2010/557
  • Yargıtay HGK, 25.12.1963, 1963/78 E., 1963/41 K. (akademik makaleden)
  • Yargıtay 11. HD, 16.04.2026, E.2025/5186, K.2026/2082
  • Yargıtay 11. HD, 25.12.2024, E.2024/1595, K.2024/9423
  • Yargıtay 11. HD, 02.03.2023, E.2022/1039, K.2023/1275 (akademik makaleden)
  • Yargıtay 11. HD, 14.12.2022, E.2021/9110, K.2022/9036
  • Yargıtay 6. HD, 11.12.2023, E.2022/2359, K.2023/4165
  • Yargıtay 19. HD, 13.06.2016, 2016/2545 E., 2016/10534 K. (akademik makaleden)
  • Yargıtay 19. HD, 24.05.2016, 2015/18300 E., 2016/9294 K. (akademik makaleden)
  • Yargıtay 19. HD, 20.04.2016, E.2015/17477, K.2016/6919
  • Yargıtay 19. HD, 07.04.2016, 2015/13801 E., 2016/6060 K. (akademik makaleden)
  • Anayasa Mahkemesi, 11.02.2014, E.2014/6, K.2014/22

Öğreti

  • Halil Akkanat, “Kambiyo Senetlerinden Doğan Alacakların Faktoring İşlemine Konu Edilmesi”, İstanbul Hukuk Mecmuası, 2025, C.83, S.4, s.1375-1396
  • Burak Adıgüzel, “Yargıtay Kararları Işığında Kambiyo Senetlerinde Bile Bile Borçlu Zararına Hareket”, TFM 2018, C.4, S.2
  • Muhammet Emin Bingöl, “Çekte Düzenleyen Tarafından Def’ilerin İleri Sürülmesi”, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2023, C.31, S.3, s.1243-1276
  • Mahmut Çarboğa, “Keşidecinin Çek İptali Davası Açamama Sorunsalı”, Hukuki Haber, 19.07.2020

Veriler

  • Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi, Eylül 2026 Çek Bilgileri (Alomaliye, 16.10.2026)
  • Finansal Kurumlar Birliği, 2026 ilk çeyrek faktoring verileri (Ekonomi Gazetesi, 03.06.2026)

Yazar: Av. Fatma Öztürk, Hukukçular Evi Ankara

Büro: Varlık Mahallesi Gaziosmanpaşa Caddesi No: 22, Yenimahalle/Ankara · Telefon: 0554 648 37 15

Son güncelleme: 3 Kasım 2026. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlıkta sonuç, çekin, faturanın, faktoring dosyasının ve delillerin incelenmesine bağlıdır.

Somut olayınıza özgü değerlendirme için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Post by Av. Fatma Öztürk