Evlat Edinmede Gizlilik (Sır) İlkesi: Çocuğa Söylenmeli mi?
28 Haziran 2026

Evlat Edinmede Gizlilik (Sır) İlkesi: Çocuğa Söylenmeli mi?

Evlat edinme sürecinde ve sonrasında gizlilik, hem aileyi hem de çocuğu koruyan önemli bir ilkedir. Peki bu gizlilik mutlak mıdır, çocuğun gerçek kökenini öğrenme hakkı var mıdır? Bu yazıda evlat edinmede gizlilik ilkesini açıklıyoruz.

Evlat Edinmede Gizlilik İlkesi

Türk hukukunda evlat edinmeye ilişkin bilgiler ve kayıtlar gizlidir. Evlat edinme sürecine ilişkin bilgiler, ilgili tarafların (özellikle evlat edinen ve evlat edinilenin) rızası olmadan açıklanamaz. Bu gizlilik, ailenin mahremiyetini ve çocuğun sağlıklı bir aile ortamında yetişmesini korumayı amaçlar.

Gizliliğin Kapsamı

Evlat edinme kararı ve buna ilişkin nüfus kayıtları, herkesin erişimine açık değildir. Çocuğun biyolojik ailesi ile evlat edinen aile arasındaki bağ, kural olarak gizli tutulur. Bu, hem biyolojik aileyi hem de evlat edinen aileyi olası rahatsızlıklardan korur. Resmî kayıtlarda evlatlık ilişkisi yer alsa da bu bilgiye erişim sınırlıdır.

Çocuğun Kökenini Öğrenme Hakkı

Gizlilik ilkesi mutlak değildir. Evlat edinilen kişinin, kendi kökenini (biyolojik ailesini) öğrenme hakkı bulunmaktadır. Bu hak, kişinin kimlik gelişimi ve psikolojik bütünlüğü açısından önemlidir. Özellikle ergin olan evlatlık, kendi soybağı ve biyolojik kökeni hakkında bilgi edinmek isteyebilir. Bu hak, uluslararası çocuk hakları belgelerinde de tanınmaktadır.

Çocuğa Söylenmeli mi?

Çocuğa evlatlık olduğunun söylenip söylenmeyeceği, hukuki bir zorunluluktan çok ailevi ve psikolojik bir karardır. Uzmanlar, çoğunlukla çocuğun bunu uygun bir zamanda ve yaşına uygun bir şekilde öğrenmesinin, sağlıklı kimlik gelişimi için yararlı olduğunu belirtir. Ancak bu, ailenin çocuğun yararını gözeterek vereceği bir karardır. Hukuk, çocuğun kökenini öğrenme hakkını korur ancak ailelere bunu açıklama zorunluluğu getirmez.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Bilgilerin Korunması

Evlat edinmeye ilişkin bilgiler izinsiz açıklayan veya kötüye kullanan kişiler hakkında hukuki sorumluluk doğabilir. Gizlilik ilkesi, hem idari kayıtlarda hem de süreçte yer alan kişiler bakımından geçerlidir. Bu, evlat edinme kurumuna duyulan güveni korur.

Gizlilik Kime Karşı? Kanun Metni Cevabı Veriyor

TMK m. 314’ün son fıkrası açıktır: “Evlât edinme ile ilgili kayıtlar, belgeler ve bilgiler mahkeme kararı olmadıkça veya evlâtlık istemedikçe hiçbir şekilde açıklanamaz.”

Bu cümledeki iki istisna, ilkenin yönünü belirler:

  • Evlatlık isterse açıklanır. Yani gizlilik, evlatlığın kendisine karşı kurulmuş bir duvar değildir.
  • Mahkeme kararıyla açıklanır. Hukuki bir menfaatin varlığı hâlinde yargı denetimiyle bilgiye erişilebilir.

Dolayısıyla gizlilik, evlat edinme ilişkisinin taraflar dışındaki üçüncü kişilere karşı korunmasını amaçlar. Komşu, işveren, okul çevresi ya da uzak akraba bu bilgiye erişemez; evlatlığın kendisi ise erişebilir.

Kayıt Bağı Bilinçli Olarak Korunur

Uygulamada birçok aile, evlat edinmeyle birlikte geçmişin tümüyle silindiğini düşünür. Kanun bunun tersini öngörür.

TMK m. 314 uyarınca evlatlığın naklen geldiği aile kütüğü ile evlat edinenin aile kütüğü arasında her türlü bağ kurulur ve evlatlıkla ilgili kesinleşmiş mahkeme kararı her iki nüfus kütüğüne işlenir.

Bu düzenlemenin amacı kanunda gösterilmiştir: evlatlığın miras ve başka haklarının zedelenmemesi ile aile bağlarının devam etmesi. Yani kayıt bağı bir eksiklik değil, evlatlığın hakkını koruyan bilinçli bir tercihtir.

Sıkça Sorulan Sorular

Evlat edinmede gizlilik ilkesi nedir?

TMK m. 314 uyarınca evlât edinme ile ilgili kayıtlar, belgeler ve bilgiler mahkeme kararı olmadıkça veya evlâtlık istemedikçe hiçbir şekilde açıklanamaz. Bu düzenleme, evlat edinme ilişkisinin taraflar dışındaki üçüncü kişilere karşı korunmasını amaçlar.

Gizlilik çocuğa karşı da geçerli mi?

Hayır. Kanun metnindeki ‘evlâtlık istemedikçe’ ifadesi, evlatlığın kendisini istisna tutar. Yani gizlilik evlatlığa karşı kurulmuş bir engel değildir; evlatlık istediğinde kayıtlara erişebilir.

Evlat edinme kaydı nüfusta görünür mü?

Evlatlığın naklen geldiği aile kütüğü ile evlat edinenin aile kütüğü arasında her türlü bağ kurulur ve evlatlıkla ilgili kesinleşmiş mahkeme kararı her iki nüfus kütüğüne işlenir. Bunun amacı evlatlığın miras ve başka haklarının zedelenmemesi ile aile bağlarının devam etmesidir.

Öz aileyle bağ tamamen kopar mı?

Kopmaz. Evlat edinme, evlatlığın kendi ailesiyle arasındaki soybağı ilişkisini ortadan kaldırmaz; evlatlık evlat edinenin mirasçısı olurken öz ailesine karşı kan bağına dayalı hakları da devam eder.

Öz anne veya baba çocukla görüşebilir mi?

Koşulların varlığı ve küçüğün üstün yararı hâlinde öz aile ile kişisel ilişki hâkim kararıyla yeniden tesis edilebilir. Uygulamada, çocuğun öz annesini zaten bildiği ve ilişkinin koparılmasının olumsuz etki doğuracağı tespit edilen bir dosyada, artık kayıtların gizliliğinden söz edilemeyeceği belirtilerek kişisel ilişki kurulması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Biyolojik aile bizi bulabilir mi?

Evlat edinme dosya bilgileri Bakanlık tarafından gizlilik ilkesine uygun arşivlenir ve evlat edinen ailenin iletişim bilgileri biyolojik ebeveyne verilmez. Ancak kurum, biyolojik ebeveynin günün birinde ortaya çıkarak çocuğunu arayabileceğini ailelere açıkça bildirmektedir.

Çocuğa evlatlık olduğu söylenmeli mi?

Hukuken anlatma zorunluluğu yoktur; ancak bilginin sonsuza kadar saklı kalmasını sağlayacak bir mekanizma da bulunmamaktadır. Kayıt bağı korunur, karar her iki kütüğe işlenir ve evlatlık istediğinde bilgiye erişebilir. Bu nedenle bilginin çocuğun yaşına uygun bir dille ve erken paylaşılması önerilir.

Evlat edinilen çocuğun adı ve soyadı ne olur?

Evlatlık küçükse evlat edinenin soyadını alır ve evlat edinen isterse çocuğa yeni bir ad verebilir. Ergin evlatlık, evlat edinilme sırasında dilerse evlat edinenin soyadını alabilir. Eşler tarafından birlikte evlat edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin adları yazılır.

Öz aileyle soybağı sona ermez

Evlat edinme, evlatlığın kendi ailesiyle arasındaki soybağı ilişkisini ortadan kaldırmaz. Evlatlık, evlat edinenin mirasçısı olur; buna karşılık öz ailesine karşı kan bağına dayalı hakları da devam eder.
Bunun somut bir sonucu vardır: koşulların varlığı ve küçüğün üstün yararı hâlinde öz aile ile kişisel ilişki hâkim kararıyla yeniden tesis edilebilir. Evlat edinme, öz aileyle her türlü teması hukuken imkânsız kılmaz.

Yargıtay’dan Dikkat Çekici Bir Değerlendirme

Uygulamada gizlilik ilkesinin sınırını gösteren bir yaklaşım vardır. Öz annenin, evlatlık verilen çocukla kişisel ilişki kurulması talebine ilişkin bir dosyada, uzman raporunda çocuğun gerçek annesini bildiği, annesiyle ilişkisinin koparılmasının küçük üzerinde olumsuz etki doğuracağı ve kişisel ilişkinin gelişimine katkı sağlayacağı belirtilmiştir.

Bu tespit üzerine, davacının çocuğunun evlat edinildiğini bilmesi ve küçüğün de annesini tanıması karşısında, davacı bakımından artık evlatlıkla ilgili kayıtların gizliliğinden söz edilemeyeceği ve uygun sürelerle kişisel ilişki tesisi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Buradan çıkan ilke şudur: gizlilik, bilgiyi zaten bilen kişi bakımından işlevini yitirir. Sır, korunacak bir şey kalmadığında kişisel ilişkinin önünde engel oluşturmaz.

Kurum Uygulaması: Neler Paylaşılır, Neler Paylaşılmaz?

  • Evlat edinmeye ilişkin dosya bilgileri Bakanlık tarafından gizlilik ilkesine uygun olarak arşivlenir.
  • Evlat edinen ailenin iletişim bilgileri biyolojik ebeveyne verilmez.
  • Buna karşılık kurum, biyolojik ebeveynin bir gün ortaya çıkma ihtimalini ailelere açıkça bildirir: evlat edinilen her çocuğun biyolojik ebeveyni günün birinde çocuğunu arayabilir.
  • Ayrıca rıza kararından vazgeçme riski, süreç tamamlanana kadar her zaman bulunmaktadır.

Bir yanlış beklentiyi de düzeltmek gerekir: uygulamada aileler çoğunlukla “kimsesiz” çocukları tercih etmekte, bunun sebebi olarak ailenin bir gün ortaya çıkması korkusunu göstermektedir. Ancak terk veya buluntu olarak nitelendirilen çocuklar bakımından dahi “kimsesi olmama” hukuken mümkün değildir; bu ifade yalnızca aileye ilişkin bir bilginin bulunmadığı anlamına gelir.

Çocuğa Söylenmeli mi?

Bu sorunun hukuki cevabı ile psikolojik cevabı aynı yönü gösterir.

Hukuki tablo: Kayıt bağı korunmakta, karar her iki kütüğe işlenmekte ve evlatlık istediğinde bilgiye erişebilmektedir. Yani bilginin sonsuza kadar saklı kalmasını sağlayacak bir hukuki mekanizma yoktur. Çocuk ergin olduğunda kendi kaydını inceleyebilir.

Pratik tablo: Bilginin üçüncü bir kişiden, tesadüfen ya da bir belge üzerinden öğrenilmesi ihtimali her zaman vardır. Bu yolla öğrenme, güven ilişkisini doğrudan zedeler.

Bu nedenle uzmanlar, bilginin çocuğun yaşına uygun bir dille ve erken yaşta paylaşılmasını önerir. Anlatmanın hukuki bir zorunluluğu bulunmamakla birlikte, gizli tutmanın da hukuken güvence altına alınmış bir yolu yoktur.

  • Tek seferlik bir “itiraf” yerine, yaşla birlikte derinleşen sürekli bir anlatı tercih edilir.
  • Öz aileye ilişkin bilgiler değersizleştirilmeden, çocuğun kökenine saygı gösterilerek aktarılır.
  • Sürecin planlanmasında kurumun sosyal hizmet uzmanından destek alınabilir.

Evlatlığın Bilgiye Erişimi Nasıl İşler?

  • Evlatlığın kendi talebi: Kanun, evlatlık istediğinde kayıtların açıklanmasına imkân tanır. Bu, ayrı bir dava açılmasını gerektirmeyebilir; nüfus kayıtları üzerinden erişim mümkün olabilir.
  • Mahkeme kararı yolu: Talebin idarece karşılanmaması hâlinde mahkemeden karar istenebilir.
  • Üçüncü kişiler: Evlatlık dışındaki kişiler bakımından kural gizliliktir; hukuki menfaat ortaya konmadıkça bilgi verilmez.

Diğer Sonuçlar: Ad, Soyad ve Nüfus Kaydı

  • Evlatlık küçükse evlat edinenin soyadını alır; evlat edinen isterse çocuğa yeni bir ad verebilir.
  • Ergin evlatlık, evlat edinilme sırasında dilerse evlat edinenin soyadını alabilir.
  • Eşler tarafından birlikte evlat edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin adları yazılır.
  • Evlatlık, evlat edinenin mirasçısı olur; öz ailesine karşı mirasçılığı da sürer.

Sık Yapılan Hatalar

  • Gizliliği çocuğa karşı sanmak: Kanun “evlatlık istemedikçe” diyerek evlatlığın kendisini istisna tutar; gizlilik üçüncü kişilere karşıdır.
  • Kayıt bağının silindiğini düşünmek: İki aile kütüğü arasında her türlü bağ kurulur ve karar her iki kütüğe işlenir.
  • Öz aileyle soybağının bittiğini sanmak: Evlat edinme, evlatlığın kendi ailesiyle soybağını ortadan kaldırmaz.
  • Kişisel ilişkinin imkânsız olduğunu düşünmek: Çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa öz aileyle kişisel ilişki hâkim kararıyla kurulabilir.
  • “Kimsesiz çocuk” beklentisi: Terk veya buluntu nitelendirmesi, aileye ilişkin bilgi bulunmadığı anlamına gelir; kimsesizlik anlamına gelmez.
  • Anlatmayı süresiz ertelemek: Bilginin gizli kalmasını sağlayacak hukuki bir mekanizma yoktur; tesadüfen öğrenme güveni zedeler.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Gizliliğin Kanunî Dayanağı: TMK m.314’ün Son Fıkrası

Evlat edinmede gizlilik bir uygulama tercihi değildir; kanun bunu açık bir cümleyle düzenlemiştir.

TMK m.314’ün son fıkrası: evlât edinme ile ilgili kayıtlar, belgeler ve bilgiler mahkeme kararı olmadıkça veya evlâtlık istemedikçe hiçbir şekilde açıklanamaz.

Üç kavram birlikte korunur. Hüküm yalnız “kayıtlar” demez; kayıtlar, belgeler ve bilgiler ifadesiyle korumayı geniş tutar. Dosya içeriği, mahkeme evrakı ve kurum kayıtları bu kapsamdadır.

“Hiçbir şekilde” ifadesi. Yasak mutlak biçimde kurulmuştur. Açıklamanın yazılı, sözlü ya da elektronik olması fark etmez.

Yalnız iki istisna vardır. Koruma iki hâlde kalkar: mahkeme kararı bulunması ya da evlâtlığın istemesi.

İkinci istisna belirleyicidir. Gizliliği kaldırma yetkisi, evlat edenlere ya da biyolojik aileye değil evlâtlığın kendisine tanınmıştır. Yani gizlilik, evlâtlığı korumak için vardır ve onun iradesiyle aşılabilir. “Çocuğa karşı da gizlidir” değerlendirmesi bu yönüyle yanlıştır.

Kimlere karşı işler? Yasak, kaydı bilen veya erişebilen herkesi bağlar: kurum görevlileri, nüfus personeli, mahkeme çalışanları ve bilgiye herhangi bir şekilde ulaşmış üçüncü kişiler.

İhlalin sonucu. Bu bilgileri hukuka aykırı biçimde açıklayan kişi bakımından kişilik haklarının korunmasına ilişkin genel hükümler devreye girer; ayrıca kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat ve görevle bağlantılı sır saklama yükümlülükleri bakımından ayrı bir sorumluluk doğabilir.

KonuKural
KorunanlarKayıtlar, belgeler ve bilgiler
Yasağın kapsamı“Hiçbir şekilde”
1. istisnaMahkeme kararı
2. istisnaEvlâtlığın istemesi
Kime karşıBilgiye erişen herkes
Yetkinin sahibiEvlâtlığın kendisi

Nüfus Kaydı Kuralı 2024’te Değişti

Bu konuda internetteki birçok kaynak yürürlükten kalkmış metni aktarmaktadır. Hüküm, önce iptal edilmiş, sonra yeniden düzenlenmiştir.

Eski hâl. Fıkra şöyleydi: eşler tarafından birlikte evlât edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına ana ve baba adı olarak evlât edinen eşlerin adları yazılır. Görüldüğü gibi kural yalnız birlikte evlât edinme hâlini kapsıyordu.

İptal. Anayasa Mahkemesi bu fıkrayı 26/7/2023 tarihli ve E.2023/3, K.2023/139 sayılı kararıyla iptal etmiştir.

Yeni hâl — 7531 sayılı Kanun. 7/11/2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle fıkra yeniden düzenlenmiştir: ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına, birlikte evlât edinmede ana ve baba adı olarak evlât edinen eşlerin adları; tek başına evlât edinmede ise ana veya baba adı olarak evlât edinenin adı yazılır. Evlât edinilen diğer kişiler hakkında, talepleri halinde bu hüküm uygulanır.

İki yenilik. Birincisi: kural artık tek başına evlât edinmeyi de kapsıyor; bu hâlde ana veya baba adı olarak evlât edinenin adı yazılıyor. İkincisi: son cümle bir kapı açıyor — evlât edinilen diğer kişiler hakkında, yani ayırt etme gücüne sahip küçükler ve erginler bakımından, talepleri hâlinde aynı hüküm uygulanabiliyor.

Karar gerekmez. Bu fıkra amir hüküm niteliğindedir; nüfus kaydına yazım için mahkemenin ayrıca karar vermesine gerek yoktur. Evlat edinme kararının sonucu olarak nüfus müdürlüğü bu işlemi yapar.

 Eski fıkraGüncel fıkra
KapsamYalnız birlikte evlât edinmeBirlikte ve tek başına
Tek başına edinmedeDüzenleme yokEdinenin adı yazılır
Diğer kişiler—Talepleri hâlinde
İptal kararıAYM 26/7/2023, E.2023/3, K.2023/139
Yeni düzenleme7531 s.K. m.12 — 7/11/2024

Kayıt Bağı Bilinçli Olarak Korunur: m.314/5

Gizlilik ile kayıt bağı arasında bir çelişki yoktur; kanun ikisini birlikte düzenlemiştir.

TMK m.314/5: evlâtlığın, miras ve başka haklarının zedelenmemesi, aile bağlarının devam etmesi için evlâtlığın naklen geldiği aile kütüğü ile evlât edinenin aile kütüğü arasında her türlü bağ kurulur. Ayrıca evlâtlıkla ilgili kesinleşmiş mahkeme kararı her iki nüfus kütüğüne işlenir.

Amacı maddede yazılıdır. Bağın kurulma sebebi iki başlıkta gösterilmiştir: evlâtlığın miras ve başka haklarının zedelenmemesi ve aile bağlarının devam etmesi.

Neden gerekli? Çünkü evlat edinme, biyolojik aileyle olan bütün bağları koparmaz. Evlâtlığın kendi ana ve babasına karşı mirasçılık hakları devam eder; ayrıca evlenme engelleri bakımından da bağ korunur. Bu hakların işleyebilmesi, kütükler arasındaki bağın varlığına dayanır.

“Her türlü bağ” ve “her iki kütük”. Hüküm iki yönlü bir kayıt düzeni kurar: bağ her türlü olacak biçimde kurulur ve kesinleşmiş karar her iki nüfus kütüğüne işlenir.

Gizlilikle ilişkisi. Bu bağın varlığı, bilginin herkese açık olduğu anlamına gelmez. Kayıt sistemde tutulur; ancak son fıkradaki yasak nedeniyle açıklanamaz. Yani kayıt vardır ama kapalıdır.

Pratik sonuç. Evlâtlık ergin olduğunda ve isterse, bu bağ sayesinde kendi kökenine ilişkin kayda ulaşabilir. Sistemin bilinçli tasarımı budur: bilgi silinmez, korunur ve yalnız hak sahibine açılır.

KonuKural
Kurulan bağİki aile kütüğü arasında her türlü bağ
Amaç — 1Miras ve diğer haklar
Amaç — 2Aile bağlarının devamı
KararHer iki kütüğe işlenir
Gizlilikle ilişkisiKayıt var ama kapalı
ErişimEvlâtlık isterse açılır

Kökenini Öğrenme Hakkının Dayanağı

Evlâtlığa tanınan bu erişim yetkisi yalnız Türk Medenî Kanunu’ndan doğmaz; milletlerarası bir dayanağı da vardır.

Anayasa m.90. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme de bu nitelikte olduğundan hükümleri doğrudan uygulanır.

Sözleşmenin 7. maddesi. Çocuğun doğumdan hemen sonra nüfus kütüğüne kaydedilmesi, doğduğu andan itibaren bir isim hakkına ve bir vatandaşlık kazanma hakkına sahip olması ile — mümkün olduğu ölçüde — ana babasını bilme ve onlar tarafından bakılma hakkı güvence altına alınmıştır.

Sözleşmenin 8. maddesi. Taraf devletler, çocuğun kimliğini koruma hakkına saygı göstermeyi ve bu konuda yasadışı müdahalelerde bulunmamayı üstlenmişlerdir. Kimliğin unsurları arasında vatandaşlık, isim ve aile bağları sayılmıştır.

İki hak birlikte okunur. Bu maddeler, TMK m.314’teki düzenlemenin arka planını açıklar: kayıt bağı korunur (m.314/5) ve bilgi evlâtlığın isteği üzerine açılır (m.314 son fıkra). Yani gizlilik, kökeni öğrenme hakkını ortadan kaldırmaz; onu hak sahibinin iradesine bağlar.

Dinlenilme hakkı. Aynı Sözleşmenin 12. maddesi, görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun kendisini ilgilendiren her konuda görüşlerini serbestçe ifade etme hakkını güvence altına alır ve bu görüşlere yaşı ve olgunluk derecesine uygun olarak ağırlık verilmesini öngörür. Evlat edinme dosyalarında da bu ilke gözetilir.

Rıza kuralıyla bağlantısı. TMK m.308 uyarınca ayırt etme gücüne sahip olan küçüğün rızası olmadıkça evlat edinilemez. Bu kural, çocuğun kendi statüsü hakkında söz sahibi olmasının kanunî karşılığıdır.

Dayanakİçeriği
Anayasa m.90Sözleşme kanun hükmünde
BM ÇHS m.7Kayıt, isim, ana babasını bilme
BM ÇHS m.8Kimliğini koruma; aile bağları
BM ÇHS m.12Görüşlerini ifade etme
TMK m.308Ayırt etme gücü olan küçüğün rızası
SonuçGizlilik hakkı kaldırmaz, iradeye bağlar

Diğer Sonuçlar: Haklar, Miras, Ad ve Soyad

Gizlilik kuralı, m.314’ün yalnız son fıkrasıdır. Maddenin diğer fıkraları evlat edinmenin asıl sonuçlarını düzenler.

Birinci fıkra — hak ve yükümlülükler: ana ve babaya ait olan haklar ve yükümlülükler evlât edinene geçer. Bunun başında velâyet gelir. Yargı uygulamasında, evlat edinme ile bu hakların evlat edinene geçtiği; bu sebeple velâyetin biyolojik anneye verilmesi talebinin ancak evlâtlık ilişkisinin kaldırılması hâlinde incelenebileceği kabul edilmektedir.

İkinci fıkra — mirasçılık: evlâtlık, evlât edinenin mirasçısı olur. Bu sıfat, kan bağına dayanan mirasçılıkla aynı niteliktedir. Buna karşılık evlât edinen, evlâtlığın mirasçısı olmaz.

Üçüncü fıkra — ad ve soyad: evlâtlık küçük ise evlât edinenin soyadını alır. Evlât edinen isterse çocuğa yeni bir ad verebilir. Ergin olan evlâtlık, evlât edinilme sırasında dilerse evlât edinenin soyadını alabilir.

Üç ayrı kural vardır: küçükte soyadı kendiliğinden değişir; ad değişikliği evlât edinenin tercihine bağlıdır; ergin evlâtlıkta soyadı ise evlâtlığın dilemesine bağlıdır ve evlât edinilme sırasında kullanılması gereken bir haktır.

Kurum uygulaması. Küçüklerin evlat edinilmesinde aracılık faaliyetlerine ilişkin mevzuat, kurum işlemlerinin çerçevesini çizer. Bu düzenlemede, ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına ilişkin usul de gösterilmiştir.

Görev. Evlat edinmeye ve evlâtlık ilişkisine dair davalar aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar ve kararında bu sıfatı belirtir.

FıkraSonuç
314/1Haklar ve yükümlülükler — velâyet geçer
314/2Evlâtlık mirasçı olur
314/3 — küçükSoyadı kendiliğinden değişir
314/3 — adEvlât edinenin tercihi
314/3 — erginEvlâtlık dilerse; edinilme sırasında
Görevli mahkemeAile mahkemesi

Sıkça Sorulan Sorular

Evlat edinme bilgileri gizli mi?

Evet. Evlat edinmeye ilişkin bilgiler ve kayıtlar gizlidir; ilgililerin rızası olmadan açıklanamaz. Bu, ailenin mahremiyetini ve çocuğun yararını korur.

Evlatlık çocuk öz ailesini öğrenebilir mi?

Evet. Gizlilik mutlak değildir. Evlat edinilen kişinin, özellikle ergin olunca kendi kökenini (biyolojik ailesini) öğrenme hakkı bulunur. Bu, kimlik gelişimi açısından önemli bir haktır.

Çocuğa evlatlık olduğunu söylemek zorunda mıyım?

Hukuki bir zorunluluk değildir; ailevi ve psikolojik bir karardır. Uzmanlar genellikle çocuğun uygun zamanda öğrenmesini önerir, ancak bu ailenin çocuğun yararını gözeterek vereceği bir karardır.

Evlat edinme bilgisini açıklayan sorumlu olur mu?

Evlat edinme bilgilerini izinsiz açıklayan veya kötüye kullanan kişiler hakkında hukuki sorumluluk doğabilir. Gizlilik ilkesi süreçteki herkes için geçerlidir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, işlem yapmadan önce bir avukata danışmanız ve güncel mevzuat ile uzman hukuki görüşü esas almanız önerilir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk