Eşin Gelirini ve Mal Varlığını Öğrenme: Evlilikte ve Davada Yasal Yollar
23 Temmuz 2026

Eşin Gelirini ve Mal Varlığını Öğrenme: Evlilikte ve Davada Yasal Yollar

Evlilik içinde eş, diğerinin banka hesabını doğrudan sorgulayamaz; bankacılık sırrı buna engeldir. Gerçek güç dava aşamasındadır: nafaka, boşanma ve mal rejimi dosyalarında mahkeme; banka, tapu, SGK, vergi ve ticaret sicili müzekkereleriyle eşin tüm malî fotoğrafını çeker. Eşin telefonunu ve şifrelerini karıştırmak ise ceza riskidir.

Eşiniz kazancını sır gibi mi saklıyor?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Evliliğin Kara Kutusu: “Ne Kazandığını Bilmiyorum”

Danışma odalarının en sık cümlelerinden biridir: “Kaç para kazandığını, nerede hesabı olduğunu, üzerine ne kayıtlı bilmiyorum.” Ekonomik şeffaflık, evlilik birliğinin dayanışma ruhunun doğal gereğidir; ama gerçek hayatta gelirini gizleyen, mallarını akrabalara kaydeden, “sana ne” diyen eş profili yaygındır. Bu yazının derdi iki soruya dürüst cevap vermektir: evlilik sürerken bilgiye ulaşmanın meşru sınırı nedir; ve dava kapısı açıldığında hangi araçlar, o kara kutuyu nasıl açar?

Evlilik İçinde Gerçekçi Tablo: Doğrudan Sorgu Yok, Dolaylı Basınç Var

Önce beklenti yönetimi: evli olmak, eşin bankasına gidip hesap dökümü isteme hakkı vermez — bankacılık sırrı, vekâletsiz eşe de kapalıdır (5411 s. Bankacılık Kanunu m.73); e-Devlet üzerinden başkasının tapu-SGK kaydı da sorgulanamaz. Meşru basınç araçları dolaylıdır: (1) Eşler, evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında katılmakla yükümlüdür; katkısını gizleyen-esirgeyen eşe karşı, hâkimin birliğe müdahalesi (TMK 195-196) istenebilir — hâkim, katkı miktarını belirlerken tarafların gelirini resen araştırır; yani “gelirini öğrenme”nin evlilik içindeki en kestirme meşru yolu, katkı-tedbir nafakası başvurusudur. (2) Mal kaçırma emaresi varsa TMK 199 tasarruf sınırlaması başvurusu; bu dosyada da mahkeme, korunacak malları belirlemek için malvarlığını araştırır. (3) Ve tabii en insani yol: malî şeffaflığın, evlilik terapisi-arabuluculuk zemininde açıkça konuşulması — hukuk, konuşamayanların B planıdır.

Dava Aşaması: Devletin Sorgu Ekranları Açılır

Boşanma, nafaka veya mal rejimi tasfiyesi davası açıldığında güç dengesi kökten değişir: artık soran siz değil, mahkemedir — ve mahkemeye kapalı kasa yoktur. Standart araştırma seti: SGK (çalışma, maaş, işveren kayıtları), bankalar (hesap-mevduat-kredi kartı hareketleri; belirli bankalar veya genel sorgu), tapu (Türkiye genelinde taşınmazlar; dava öncesi devirler dâhil), trafik tescil (araçlar), vergi dairesi (mükellefiyet, beyannameler), ticaret sicili (şirket ortaklıkları-yöneticilikleri), gerektiğinde PTT-katılım bankaları, BES ve kira gelirlerine dair kayıtlar. Bu sorguların çoğu UYAP entegrasyonlarıyla hızlı döner; kolluk eliyle yürüyen SED araştırması da yaşam standardı fotoğrafını ekler. Kritik avukatlık tekniği taleptedir: “gelirinin araştırılmasını isteriz” genel cümlesi yerine; kurum kurum, dönem dönem somut müzekkere listesi sunulmalı, kayıt dışı gelir şüphesinde kart ekstresi + harcama düzeyi karşılaştırması özellikle istenmelidir — harcama, beyan edilmeyen gelirin en dürüst tanığıdır. Yurt dışı varlıklarda ise istinabe mekanizması devrededir; ayrıntısı yurt dışı mallar rehberimizdedir.

Kırmızı Çizgi: Şifre Karıştırmak Delil Değil, Suç Üretir

Bilgi açlığının en tehlikeli kestirmesi, eşin telefonuna-bilgisayarına “bakıvermek”tir: internet bankacılığına şifresiyle girmek, e-Devlet hesabını karıştırmak, telefonuna casus yazılım kurmak, yazışmalarını kopyalamak. Bu yolların üç bedeli vardır: (1) Ceza riski — bilişim sistemine hukuka aykırı girme (TCK m.243), kişisel verileri ele geçirme (TCK m.136) ve haberleşmenin gizliliğini ihlâl (TCK m.132) suçlamaları; boşanma davasındaki “haklı eş”, bir anda ceza dosyasının şüphelisi olur. (2) Delil değersizliği — hukuka aykırı elde edilen kayıtlar, hükme esas alınamaz (HMK m.189/2); yani risk alınıp toplanan “kanıt”, çoğu kez çöpe gider. (3) Kusur bumerangı — özel alan ihlâli, boşanma dosyasında aleyhe kusur olarak da okunabilir. İstisna dar yorumlanır: ortak kullanılan, şifresiz aile cihazındaki tesadüfi karşılaşmalar farklı değerlendirilebilir; ama planlı gözetleme her zaman risklidir. Altın kural: bilgiyi siz toplamayın, mahkemeye toplatın — müzekkere, hem hukuka uygun hem itiraz edilemez delil üretir. Eşin ekonomisini merak etmek meşrudur; onu öğrenmenin tek güvenli anahtarı ise dilekçedir.

Önce Gerçeği Bilin: Genel Bir Bilgi Verme Zorunluluğu Yok

Beklenti çoğu zaman şudur: “Eşim malvarlığını bana bildirmek zorunda.” Türk hukukunda böyle genel bir yükümlülük bulunmamaktadır.

Öğretide de vurgulandığı üzere, diğer eşi veya üçüncü kişileri malvarlığı hakkında bilgi vermeye yükümlü kılan genel bir hüküm hukukumuzda yer almadığından, eşlerin malvarlıklarının var olup olmadığının belirlenmesinde ispat yükü genel hükümlere göre belirlenir. HMK m. 190 uyarınca ispat yükü, iddiasından kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

Bu nedenle “öğrenme” işi, doğrudan talep etmekle değil, doğru araçları doğru zamanda kullanmakla olur.

Evlilik Sürerken: Dolaylı Ama Etkili Bir Kaldıraç

Kanun, bilgi vermekten kaçınmayı yaptırımsız bırakmaz. TMK m. 206 uyarınca haklı bir sebebin varlığı hâlinde hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine mal ayrılığına geçilmesine karar verebilir.

Maddede sayılan haklı sebepler arasında şu hâl açıkça yer alır: diğer eşin, istemde bulunan eşe malvarlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması.

Yani doğrudan “bilgi ver” davası açılamasa da, bilgi vermekten kaçınma mal rejiminin değiştirilmesi talebine dayanak oluşturur. Bu, karşı tarafı şeffaflığa yönelten önemli bir kaldıraçtır.

Aynı maddede sayılan diğer haklı sebepler de dosyayı güçlendirebilir: diğer eşe ait malvarlığının borca batık olması, ortaklıktaki payının haczedilmiş olması, istemde bulunanın veya ortaklığın menfaatlerinin tehlikeye düşürülmüş olması ve tasarruf için gereken rızanın haklı sebep olmaksızın esirgenmesi ile diğer eşin sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun olması (TMK m.206/2). Bu son hâlde ayırt etme gücünden yoksun eşin yasal temsilcisi de mal ayrılığına karar verilmesini isteyebilir (TMK m.206/3).

Evlilik İçinde Tek Doğrudan Araç: Envanter — TMK m.216

Evlilik sürerken eşin malvarlığını öğrenmek bakımından kanunun tanıdığı doğrudan bir imkân vardır; ancak bu imkân “bana hesabını ver” demek değildir. TMK m.216’nın birinci fıkrası şunu düzenler: eşlerden her biri, diğerinden her zaman mallarının envanterinin resmî senetle düzenlenmesini isteyebilir.

Madde gerekçesine göre buradaki resmî senet noter tarafından düzenlenir. Hükmün amacı da açıktır: mal rejiminin tasfiyesinde malların hangi eşe ait olduğu noktasında çıkabilecek uyuşmazlıklar bakımından ispat kolaylığı sağlamak.

Envanterin işlevi bu yüzden sınırlı ama gerçektir. Envanter, eşin gelirini veya banka bakiyesini ortaya çıkarmaz; belirli bir andaki mal mevcudunu resmî bir belgeye bağlar. Bunun tasfiyedeki değeri büyüktür: hangi malın hangi tarihte kimde bulunduğu tartışmasız hâle gelir ve sonradan “bu mal evlilikten önce bendeydi” savunmasının denetlenmesini mümkün kılar.

Envanter talebi her zaman ileri sürülebilir; boşanma davası açılmış olması veya mal rejiminin sona ermesi gerekmez. Bu nedenle malvarlığı konusunda şüphe doğduğu anda başvurulabilecek ilk araçtır.

TMK m.216: envanter
KonuTMK m.216 bakımından
Kim isteyebilirEşlerden her biri
Ne zamanHer zaman; dava şartı yok
KonusuMalların envanteri
ŞekliResmî senet — noterde düzenlenir
AmacıTasfiyede aidiyet uyuşmazlıklarında ispat kolaylığı
KapsamadığıGelir, banka bakiyesi, borç dökümü

Genel Bir Bilgi Verme Yükümlülüğü Neden Yok?

Bu sorunun cevabı karşılaştırmalı hukukta yatar ve okuyucunun beklentisini doğru kurar. İsviçre Medeni Kanunu’nda (m.170) eşlerin birbirine karşı genel bir bilgi verme yükümlülüğü ayrı bir maddede düzenlenmiştir. Türk hukukuna bu hükmün karşılığı alınmamış; yalnız TMK m.216’daki envanter imkânı benimsenmiştir.

Bunun iki pratik sonucu vardır. Birincisi, eşten doğrudan “gelirini ve borçlarını bildir” talebinde bulunmanın kanunî bir dayanağı yoktur. İkincisi ve daha önemlisi, eşler bu hakkı üçüncü kişilere karşı ileri süremezler. Yani bir eş, diğerinin çalıştığı kuruma başvurarak maaş miktarının kendisine bildirilmesini isteyemez; aynı şekilde bankadan eşinin mevduatı hakkında bilgi talep edemez. Bu bilgiler ancak mahkeme kanalıyla istenebilir.

Bu tablo, evlilik içindeki kaldıracın neden dolaylı olduğunu da açıklar. Bilgi vermekten kaçınma tek başına yaptırıma bağlanmamış; ancak TMK m.206 kapsamında haklı sebep olarak sayılmıştır. Maddeye göre diğer eşin, istemde bulunan eşe malvarlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması, hâkim kararıyla mal ayrılığına geçilmesini isteme sebebidir. Yetkili mahkeme ise TMK m.207 uyarınca eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir.

Eşten ve üçüncü kişilerden bilgi istenebilir mi?
TalepMümkün mü?Dayanak
Eşten mal envanteri istemeEvetTMK m.216
Eşten genel gelir-borç dökümü istemeKanunî dayanağı yok—
İşverenden maaş bilgisi istemeHayırÜçüncü kişiye karşı ileri sürülemez
Bankadan mevduat bilgisi istemeHayırAncak mahkeme kanalıyla
Bilgi vermekten kaçınma hâlindeMal ayrılığı talebiTMK m.206/2-4, m.207

Karineler Kimin Lehine? TMK m.222

Bilgiye erişimin sınırlı olması, ispat yükünün tamamen bilgi isteyen eşin üzerinde olduğu anlamına gelmez. Kanun bu dengesizliği üç kademeli bir karine sistemiyle gidermiştir ve bu sistem TMK m.222’dedir.

Maddenin birinci fıkrası genel kuralı koyar: belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İkinci fıkra ilk karineyi getirir: eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar, onların paylı mülkiyetinde sayılır. Üçüncü fıkra ise tasfiyede belirleyici olandır: bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir.

Üçüncü fıkranın pratik ağırlığı büyüktür. Karşı taraf “bu mal kişisel malımdır” veya “evlilikten önce edinilmişti” diyorsa, bunu ispat etmek ona düşer. Yani malvarlığına ilişkin belge ve kayıtlara erişimi olan eş, aynı zamanda ispat yükü altındadır. Bu, bilgiye erişimi sınırlı olan eşin dosyadaki konumunu ciddi biçimde güçlendirir.

Buna karşılık karinelerin işleyebilmesi için malın varlığının ortaya konması gerekir; karine, mevcudiyeti değil niteliği belirler. Bu nedenle müzekkere talepleri malın varlığını ortaya çıkarmaya, karineler ise onun edinilmiş mal sayılmasına hizmet eder; ikisi birlikte kullanılmalıdır.

TMK m.222: aidiyet karineleri
FıkraKuralKimin lehine
m.222/1Aidiyeti iddia eden ispatla yükümlüGenel kural
m.222/2Aidiyeti ispat edilemeyen mallar paylı mülkiyette sayılırBilgiye erişimi sınırlı eş
m.222/3Bütün mallar aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş malKatılma alacağı talep eden eş
Karinenin sınırıMalın varlığı ayrıca ortaya konmalı—

Bu nedenle dilekçede iki talep birlikte kurulmalıdır: malvarlığının tespitine yönelik müzekkere talepleri ve tespit edilen mallar bakımından TMK m.222/3 karinesine dayanma. Mal ayrılığına geçiş yolunun işleyişi için mal ayrılığı rejimi yazımıza, tasfiyenin bütünü için mal rejimi tasfiyesi davası yazımıza bakabilirsiniz.

Bilgi Boşluğunun Kaynağı: Ayrı Yönetim ve Ayrı Sorumluluk — TMK m.223-224

Kanunun neden genel bir bilgi verme yükümlülüğü öngörmediği, mal rejiminin kendi mantığından anlaşılır. Edinilmiş mallara katılma rejimi, malvarlıklarını birleştirmez; yalnızca tasfiye anında bir alacak ilişkisi kurar.

TMK m.223 bunu açıkça söyler: her eş, yasal sınırlar içerisinde kişisel malları ile edinilmiş mallarını yönetme, bunlardan yararlanma ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunma hakkına sahiptir. Aynı maddenin ikinci fıkrası tek istisnayı getirir: aksine anlaşma olmadıkça, eşlerden biri diğerinin rızası olmadan paylı mülkiyet konusu maldaki payı üzerinde tasarrufta bulunamaz.

TMK m.224 ise sorumluluk tarafını düzenler: eşlerden her biri kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur. Yani evlilik, bir eşin borcundan diğerini sorumlu kılmaz ve alacaklı, borçlu olmayan eşin mallarını haczedemez.

Bu iki madde birlikte okunduğunda tablo netleşir: eşler evlilik süresince ayrı yöneten ve ayrı sorumlu olan iki malvarlığına sahiptir. Genel bir bilgi verme yükümlülüğünün bulunmaması, bu ayrı yönetim ilkesinin doğal sonucudur. Bilgiye erişim ihtiyacı ise tasfiye anında doğar; kanun da araçları o aşamaya yoğunlaştırmıştır.

Evlilik sürerken ve tasfiyede yönetim, tasarruf ve borç
KonuEvlilik sürerkenTasfiyede
YönetimHer eş kendi malını yönetir (m.223)Malvarlıkları ayrılır ve hesaplanır
TasarrufSerbest; paylı mülkiyette rıza gerekirEklenecek değerler denetlenir
BorçHerkes kendi borcundan sorumlu (m.224)Borçlar hesaba katılır
BilgiGenel yükümlülük yok; envanter mümkünMüzekkere ve karineler devrede

Pratik sonuç şudur: evlilik sürerken yapılabilecek en değerli iş, sonradan ispat sorununu küçültmektir — envanter düzenletmek, kendi belgelerini saklamak ve ortak alınan malların kayıtlarını korumak. Bu adımlar, tasfiye aşamasında müzekkere ve karinelerin üzerine oturacağı zemini oluşturur.

Envanter: erken yapılırsa doğruluk karinesi sağlar

Evlilik devam ederken kullanılabilecek bir başka araç, malvarlığı envanterinin resmî senetle düzenlenmesidir.
Bu düzenlemenin değeri zamanlamasındadır: envanter, malların getirilmesinden başlayarak bir yıl içinde yapılmışsa, aksi ispatlanmadıkça doğru olduğu kabul edilir.
Yani erken düzenlenen envanter, sonraki tasfiyede ispat yükünü tersine çevirir. Bir yıl geçtikten sonra yapılan envanter de mümkündür; ancak bu doğruluk karinesinden yararlanamaz.
Envanter talebi mal rejimi devam ettiği sürece her zaman ileri sürülebilir (TMK m.216/1); bir yıllık süre ise yalnız doğruluk karinesinin koşuludur (TMK m.216/2).

Dava Aşaması: Asıl Güçlü Araç Müzekkere

Boşanma veya tasfiye davası açıldığında tablo değişir. Artık bilgiyi siz değil mahkeme ister ve kurumlar yanıt vermek zorundadır.

Dilekçede tek tek talep edilmesi gereken müzekkereler:

  • SGK — hizmet dökümü, prim kayıtları, çalıştığı işyerleri
  • Vergi dairesi — mükellefiyet kaydı ve beyannameler
  • Tapu müdürlüğü — üzerine kayıtlı taşınmazlar ve son dönem devirleri
  • Trafik tescil — araç kayıtları
  • Bankalar — hesap hareketleri, kredi ve kredi kartı kayıtları, kiralık kasa
  • Ticaret sicili — şirket ortaklıkları ve pay durumu
  • MERSİS ve ilgili odalar — ticari faaliyet kayıtları
  • SED araştırması — kolluk aracılığıyla sosyal ve ekonomik durum tespiti

Talepler kurum adı belirtilerek yazılmalıdır. “Malvarlığı araştırılsın” gibi genel ifadeler müzekkerelerin yazılmasını zorlaştırır.

SED Tek Başına Yetmez

Mahkemenin yaptırdığı sosyal ve ekonomik durum araştırması kolluk tarafından yapılan kısa ve beyan ağırlıklı bir tespittir. Gerçek geliri gizlemek isteyen kişi bu raporda düşük gelirli görünebilir.

Bu nedenle SED, yukarıdaki kurumsal kayıtlarla birlikte değerlendirilmelidir. En güçlü itiraz zemini ise beyan ile yaşam standardı arasındaki uyumsuzluktur.

Karineler Lehinize İşleyebilir

İspat yükü sizde olsa da kanun bazı karinelerle yardımcı olur:

  • Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse iddiasını ispatla yükümlüdür.
  • Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır.
  • Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir.

Son karine belirleyicidir: malın kişisel mal olduğunu ileri süren taraf bunu belgelemek zorundadır. Yani her şeyi tek tek ispatlamak zorunda değilsiniz.

Mal Kaçırıldıysa: Üçüncü Kişiye Karşı Dava

Malvarlığı üçüncü kişilere devredilmişse yol kapanmaz. Tasfiye sırasında borçlu eşin malvarlığı veya terekesi katılma alacağını karşılamıyorsa, alacaklı eş veya mirasçıları, tasfiyede hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları, bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarla sınırlı olarak isteyebilir (TMK m.241/1).

Süreler kritiktir: Bu dava hakkı, alacaklı eş veya mirasçılarının haklarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m.241/2). Yetki kuralları dışında mirastaki tenkis davasına ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır (TMK m.241/3).

Buradaki “öğrenme tarihi”, katılma alacağının tahsil edilemediğinin öğrenildiği tarihi ifade eder; beş yıllık hak düşürücü süre ise rejim sona erdiğinde başlar.

Ayrıca devam eden tehlike varsa tasarruf yetkisinin sınırlanması ve aile konutu şerhi yolları zamanında işletilmelidir.

Kırmızı çizgi: kendi başınıza bilgi toplamayın

Merak edilen bilgiye ulaşmanın yasak yolları vardır ve bunlar hem delili değersizleştirir hem sizi sanık konumuna düşürür:
• Eşin banka veya e-devlet şifresini kullanarak hesabına girmek
• Telefonuna casus yazılım yüklemek veya uzaktan izlemek
• E-posta ve mesajlarına izinsiz erişmek
• Belgelerini izinsiz kopyalayıp üçüncü kişilerle paylaşmak

Bu eylemler kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi ve haberleşmenin gizliliğini ihlal gibi suçları gündeme getirir. Ayrıca bu yolla elde edilen kayıtlar hukuka aykırı delil olarak değerlendirilir ve hükme esas alınmaz.
Doğru yol, aynı bilgiyi mahkeme müzekkeresiyle ve hukuka uygun biçimde getirtmektir.

Hukuka Uygun Olarak Sizde Olanlar

  • Size gelen belgeler: Ortak adrese gelen fatura, ekstre ve tebligatlar
  • Tarafı olduğunuz yazışmalar: Size gönderilen mesaj ve e-postalar
  • Ortak hesap kayıtları: Adınıza da açık olan hesapların dökümü
  • Kendi vergi ve SGK kayıtlarınız
  • Aleni kayıtlar: Ticaret sicili gazetesi, resmî ilanlar
  • Tapu bilgisi: İlgisini inandırıcı kılarak tapu müdürlüğüne yapılan başvurular (TMK m.1020)

Zamanlama Kritik

  • Ayrılık öncesi: Ortak hesaplara ve belgelere erişiminiz varken düzenli kayıt tutun; bu erişim ayrılıktan sonra kapanır.
  • Dava açarken: Müzekkere taleplerini dava dilekçesinde ileri sürün; sonradan sunulan taleplerde gecikme doğar.
  • Tedbir: Mal kaçırma şüphesi varsa tasarruf yetkisinin sınırlanmasını erken talep edin.
  • Süreleri izleyin: Üçüncü kişilere karşı dava hakkı öğrenmeden bir yıl, her hâlde rejimin sona ermesinden beş yıl geçmekle düşer.

Sık Yapılan Hatalar

  • “Bana bildirmek zorunda” sanmak: Genel bir bilgi verme yükümlülüğü bulunmamaktadır; ispat yükü genel hükümlere göre belirlenir.
  • TMK 206 kaldıracını kullanmamak: Bilgi vermekten kaçınma, mal ayrılığına geçiş için haklı sebep olarak sayılmıştır.
  • Müzekkere taleplerini genel yazmak: Kurum adı ve istenen belge tek tek belirtilmelidir.
  • SED’e tek başına güvenmek: Rapor beyan ağırlıklıdır; kurumsal kayıtlarla desteklenmelidir.
  • Şifre veya casus yazılım kullanmak: Delil değersizleşir ve ceza sorumluluğu doğar.
  • Süreleri kaçırmak: Üçüncü kişilere karşı dava hakkı bir yıl ve beş yıllık hak düşürücü sürelere tabidir.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Karşı Taraf Belge Saklarsa: HMK m.220

Dava açıldıktan sonra kurumlardan gelen kayıtlar çoğu zaman yeterlidir; ancak maaş bordrosu, prim ve ikramiye belgeleri, şirket içi yazışmalar veya kira sözleşmeleri gibi bazı belgeler yalnızca karşı tarafın elinde bulunur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu bu durum için bir yaptırım öngörür. İbrazı istenen belgenin ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna kanaat getiren mahkeme, karşı taraf belgenin elinde olduğunu ikrar ederse, talep üzerine susarsa ya da belgenin varlığı resmî bir kayıttan anlaşılırsa, belgenin ibrazı için kesin süre verir (HMK m.220/1). Belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına ve özenle aradığı hâlde bulamadığına ilişkin yemin teklif edilir (HMK m.220/2).

Kesin süre içinde belge ibraz edilmez, kabul edilebilir bir mazeret de gösterilmez ya da yemin edilmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK m.220/3). Bu yaptırım, gelirini gizleyen eşe karşı en etkili usul araçlarından biridir. Bunun için dilekçede belgenin ne olduğu, hangi vakıayı ispatlayacağı ve neden karşı tarafta bulunduğu somut olarak yazılmalı; örneğin “davalının … tarihleri arasındaki maaş bordroları ile prim ödemelerini gösteren belgelerin ibrazı” gibi belirli bir talep kurulmalıdır.

Belgenin karşı tarafta olması (HMK m.220)
AşamaKuralFıkra
İbraz kararıBelge ispat için zorunluysa ve varlığı ikrar, sükût veya resmî kayıtla anlaşılıyorsa kesin süre verilirm.220/1
İnkârBelgenin elinde olmadığını söyleyen tarafa yemin teklif edilirm.220/2
İbraz etmemeDiğer tarafın belgenin içeriğine ilişkin beyanı kabul edilebilirm.220/3

Bankacılık Sırrı ve Hukuka Uygun Delil Sınırı

Bankalar, müşterilerine ait sır niteliğindeki bilgileri kanunen yetkili kılınmış merciler dışında açıklayamaz (5411 s. Bankacılık Kanunu m.73). Evlilik bu sırrı kaldırmaz; mahkeme ise yetkili merci olduğundan banka kayıtları müzekkereyle dosyaya getirtilebilir. Delil toplama sınırı da kanunla çizilmiştir: hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m.189/2). Bu nedenle eşin şifresiyle elde edilen hesap dökümü hem delil olarak kullanılamaz hem de ayrı bir ceza soruşturmasına konu olabilir.

Bilgi toplarken suç oluşturabilecek eylemler
EylemGündeme gelen suçDayanak
Eşin şifresiyle internet bankacılığına veya e-Devlet hesabına girmekBilişim sistemine girmeTCK m.243
Telefon veya bilgisayardan kişisel verileri kopyalamakVerileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirmeTCK m.136
Yazışmalara gizlice erişmekHaberleşmenin gizliliğini ihlalTCK m.132
Casus yazılımla konuşma veya görüntü kaydetmekÖzel hayatın gizliliğini ihlalTCK m.134

Bilgi Vermeyen Eşe Karşı Mal Ayrılığı Talebi

Evlilik sürerken bilgi vermekten kaçınmanın kanuni karşılığı mal ayrılığıdır. Haklı bir sebep varsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verebilir; diğer eşin istemde bulunan eşe malvarlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması haklı sebep sayılan hâllerdendir (TMK m.206/1, m.206/2-4). Dava, eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir (TMK m.207). Mahkeme mal ayrılığına geçilmesine karar verirse mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m.225/2); bu tarih, sonraki tasfiyede malların ve değerlerin belirlenmesinde esas alınacak andır. Katılma alacağı ise ayrıca istenir.

NETİCE-İ TALEP: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davalının, davacıya malvarlığı, geliri ve borçları hakkında bilgi vermekten kaçınması nedeniyle TMK m.206/2-4 uyarınca taraflar arasındaki edinilmiş mallara katılma rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine,

2. Davalının malvarlığının tespiti için SGK, vergi dairesi, tapu, trafik tescil, banka ve ticaret sicili kayıtlarının getirtilmesine, davalının elinde bulunan gelir belgelerinin HMK m.220 uyarınca ibrazına,

3. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederim.

Dava açılmadan önce mal kaçırma riskine karşı eklenecek değerler (TMK m.229) ve hukuka aykırı deliller rehberlerimize de bakabilirsiniz.

Eşinizin gelir ve malvarlığının hukuka uygun yollarla tespiti için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Evliyken eşimin banka hesabını sorgulayabilir miyim?

Hayır; bankacılık sırrı nedeniyle vekâletsiz eş dahi döküm alamaz. Meşru yol, katkı-nafaka veya TMK 199 başvurusuyla mahkemenin araştırma yapmasını sağlamaktır.

Dava açınca eşimin malları nasıl ortaya çıkar?

Mahkeme; SGK, banka, tapu, araç, vergi ve ticaret sicili müzekkereleriyle tüm malî fotoğrafı çeker, SED araştırması yaşam standardını ekler.

Kayıt dışı kazanan eşi nasıl ispatlarım?

Kart ekstreleri ve harcama düzeyiyle beyan karşılaştırması, hesap hareketlerindeki düzenli girişler, meslek odası emsal kazançları ve tanıklarla; talepler kurum kurum somut yazılmalıdır.

Eşimin telefonundan aldığım ekran görüntüleri delil olur mu?

Şifre kırarak-gizlice elde edilen kayıtlar hukuka aykırı delildir, hükme esas alınamaz; üstelik bilişim ve özel hayat suçlamalarıyla ceza riski doğurur.

Dava öncesi mallarını kaçırırsa ne olur?

Dava öncesi devirler tapu sorgularında görünür; katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler tasfiye hesabına eklenir (TMK m.229), ayrıca ihtiyati tedbir ve TMK 199 koruması istenir.

Eşim malvarlığını bana bildirmek zorunda mı?

Genel bir bilgi verme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Diğer eşi veya üçüncü kişileri malvarlığı hakkında bilgi vermeye yükümlü kılan genel bir hüküm hukukumuzda yer almadığından, ispat yükü genel hükümlere göre belirlenir; HMK m. 190 uyarınca iddiasından kendi lehine hak çıkaran taraf ispatla yükümlüdür.

Bilgi vermekten kaçınmanın bir yaptırımı var mı?

Vardır. TMK m. 206 uyarınca diğer eşin, istemde bulunan eşe malvarlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması, hâkim kararıyla mal ayrılığına geçilmesi için haklı sebep olarak sayılmıştır.

Envanter düzenlemenin faydası nedir?

Malvarlığı envanterinin resmî senetle düzenlenmesi ispat kolaylığı sağlar. Envanter, malların getirilmesinden başlayarak bir yıl içinde yapılmışsa aksi ispatlanmadıkça doğru olduğu kabul edilir. Envanter talebi mal rejimi devam ettiği sürece her zaman ileri sürülebilir (TMK m.216).

Dava açtığımda hangi kayıtlar istenebilir?

SGK hizmet dökümü ve prim kayıtları, vergi beyannameleri, tapu kayıtları, trafik tescil bilgileri, banka hesap hareketleri ile kredi kayıtları, ticaret sicili kayıtları ve kolluk aracılığıyla yapılan SED araştırması talep edilebilir. Talepler kurum adı belirtilerek tek tek yazılmalıdır.

İspat yükü tamamen bende mi?

Tamamen değil. Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse iddiasını ispatla yükümlüdür; ait olduğu ispat edilemeyen mallar paylı mülkiyette sayılır. Ayrıca bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir; kişisel mal iddiasında bulunan taraf bunu belgelemek zorundadır.

Eşimin şifresiyle hesabına bakabilir miyim?

Bakmamalısınız. Eşin banka veya e-devlet şifresini kullanmak, telefonuna casus yazılım yüklemek ve izinsiz e-posta erişimi suç oluşturabilir; bu yolla elde edilen kayıtlar hukuka aykırı delil sayılır ve hükme esas alınmaz. Aynı bilgi mahkeme müzekkeresiyle hukuka uygun biçimde getirtilebilir.

Mallar üçüncü kişilere devredildiyse ne yapabilirim?

Tasfiye sırasında borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamıyorsa, alacaklı eş veya mirasçıları hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarla sınırlı olarak isteyebilir.

Bu davanın süresi nedir?

Dava hakkı, alacaklı eş veya mirasçılarının haklarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Öğrenme tarihi, katılma alacağının tahsil edilemediğinin öğrenildiği tarihtir.

Eşim maaş bordrosunu mahkemeye vermezse ne olur?

Mahkeme belgenin ispat için zorunlu olduğuna kanaat getirirse ibrazı için kesin süre verir; belgenin elinde olmadığını söyleyen tarafa yemin teklif edilir. Süresinde ibraz edilmez ve kabul edilebilir bir mazeret gösterilmezse mahkeme, belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK m.220).

Bilgi vermeyen eşe karşı mal ayrılığı davası nerede açılır?

Eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılır (TMK m.207). Bilgi vermekten kaçınma haklı sebep sayılır (TMK m.206/2-4); mal ayrılığına karar verilirse mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m.225/2).

Eşimin tapu kaydını kendim öğrenebilir miyim?

Tapu sicili herkese açıktır ve ilgisini inandırıcı kılan kişi, kütüğün ilgili sayfasının gösterilmesini veya örneğinin verilmesini isteyebilir (TMK m.1020). Eşin Türkiye genelindeki taşınmazlarının toplu olarak sorgulanması ise dava sırasında mahkeme müzekkeresiyle yapılır.

Mal varlığı araştırması, müzekkere talepleri ve SED itirazları için
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk