Nafaka alacaklarında “birikmiş nafaka” ile “işleyen nafaka” ayrımı, hem tahsil yöntemi hem de tazyik hapsi bakımından kritik önem taşır. Bu iki kavram karıştırıldığında hak kayıpları yaşanabilir. Bu yazıda aralarındaki farkı ve her birinin tabi olduğu kuralları açıklıyoruz.
Nafaka konusunda hakkınızı doğru hesaplatın
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Birikmiş (Geçmiş) Nafaka Nedir?
Birikmiş nafaka, vadesi gelmiş ancak ödenmemiş, geçmiş aylara ait nafaka borçlarının toplamıdır. Örneğin son bir yıldır ödenmeyen nafakaların toplamı birikmiş nafakayı oluşturur. Birikmiş nafaka, normal bir para alacağı gibi icra yoluyla tahsil edilir.
İşleyen (Cari) Nafaka Nedir?
İşleyen nafaka, her ay düzenli olarak vadesi gelen, güncel dönem nafakasıdır. Bu nafakanın ödenmemesi, tazyik hapsi yaptırımının konusunu oluşturur. Yani İcra Ceza Mahkemesi’ne yapılan şikayetle hapis tehdidi, kural olarak işleyen (cari) nafaka için geçerlidir.
Tazyik Hapsi Hangisinde Uygulanır?
Tazyik hapsi (3 aya kadar), kural olarak işleyen aylık nafakanın ödenmemesi durumunda uygulanır. Geçmişe ait birikmiş nafaka için doğrudan tazyik hapsi yoluna gidilmesi sınırlıdır; birikmiş nafaka esas olarak haciz ve diğer icra işlemleriyle tahsil edilir. Bu ayrım, şikayet ederken doğru talebi yapmak açısından önemlidir.
Birikmiş Nafakada Zamanaşımı
Nafaka bir mahkeme ilamına bağlanmış alacak olduğundan, uygulamada esas alınan zamanaşımı süresi on yıldır (TBK 156/2). Takip tarihinden geriye doğru on yıldan eski dönemlere ait taksitler zamanaşımı def’ine konu olur. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 126. maddesinde nafakanın beş yıllık süre içinde açıkça sayılmış olması, kaynaklarda hâlâ beş yıl yönünde ifadelere rastlanmasının sebebidir; yürürlükteki TBK 147’de nafaka ayrıca sayılmamıştır. Zamanaşımı def’i niteliğinde olup re’sen dikkate alınmadığından, birikmiş alacağı zamanında takibe koymak hak kaybını önler.
İki kalem, iki ayrı hukuki rejim
Nafaka alacağı tek bir yığın değildir. Aynı icra dosyasında yan yana duran iki farklı hukuki nitelik vardır ve bunları ayırmadan ne doğru talep kurulabilir ne de doğru savunma yapılabilir.
Cari (işleyen) nafaka
Her ay yeniden doğan, güncel dönem nafakasıdır. Aile hukukundan kaynaklanan ve öncelikli korumaya tabi bir alacaktır. Tazyik hapsi yaptırımının konusu budur.
Birikmiş (geçmiş) nafaka
Vadesi gelmiş ancak ödenmemiş, geçmiş aylara ait borçların toplamıdır. Yargıtay uygulamasında birikmiş nafaka alacakları “adi alacak” hükmünde kabul edilir. Yargıtay 16. Hukuk Dairesi’nin 19.09.2011 tarihli, 2011/1865 E. ve 2011/4409 K. ile 01.03.2010 tarihli, 2010/435 E. ve 2010/1603 K. sayılı kararlarında bu nitelendirme açıkça yapılmıştır.
Bu nitelendirmenin doğrudan sonuçları vardır: birikmiş nafaka, cari nafakanın sahip olduğu ayrıcalıklı konumdan yararlanmaz, haciz sıralamasında diğer alacaklarla birlikte değerlendirilir ve tazyik hapsinin dayanağını tek başına oluşturmaz.
Tazyik hapsi neden yalnızca cari nafakaya bağlı?
İİK 344’e göre nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Ancak bu yaptırım, geçmişteki borcu cezalandırmak için değil, işleyen nafakanın ödenmesini sağlamak için öngörülmüştür.
Yargıtay uygulamasında ilke şöyle ifade edilmiştir: birikmiş nafaka alacağı adi alacak hükmünde olup bu alacağa ilişkin ödememe İİK 344’te belirtilen suçu oluşturmaz; borçlu sanığın icra emrinin tebliğinden şikâyet tarihine kadarki sürede en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması gerekir.
Şikâyetin en sık reddedilme sebebi budur. Yalnızca geçmişe dönük birikmiş alacağa dayanan şikâyet reddedilir. Şikâyet dilekçesinde, icra emrinin tebliğinden sonra doğmuş ve ödenmemiş en az bir aylık cari nafakanın açıkça gösterilmesi gerekir.
Borçlu tarafın savunma imkânı
İİK 344’ün son cümlesi, borçlunun nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması hâlinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak tazyik hapsinin uygulanmasının bu davanın sonuna bırakılabileceğini öngörür. Bu bir takdir yetkisidir, otomatik durdurma değildir. Ayrıca hapsin infazına başlandıktan sonra dahi kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir.
Tahsilde ayrımın yarattığı somut farklar
Maaş ve emekli aylığı haczinde oran farkı
Nafaka alacakları, haczedilmezlik kurallarının istisnasıdır. 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesine göre gelir, aylık ve ödenekler, aynı Kanun’un 88. maddesine göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Yani emekli aylığı, nafaka alacağı için haczedilebilir.
Ancak burada da cari/birikmiş ayrımı devreye girer. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2014/19253 E. ve 2016/3557 K. sayılı kararında ortaya konan uygulamaya göre; birikmiş nafaka alacağı için maaştan dörtte bir oranında kesinti yapılabilirken, işleyecek nafakanın tamamı için kesinti yapılabilir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2015/11028 E. ve 2015/13315 K. sayılı kararı da birikmiş nafaka bakımından emekli aylığının dörtte birine kadar hacze işaret eder.
Takip talebindeki kritik ibare
Uygulamada en pahalıya mal olan hata burada yapılır: takip talebine “takip tarihinden itibaren işleyecek nafakaların da tahsili” ibaresi eklenmezse, aynı dosyadan yalnızca o ana kadar birikmiş tutar tahsil edilir. Sonraki aylar için ya dosyaya ek talep açmak ya da yeni takip başlatmak gerekir. Bu ibare, hem tahsilin sürekliliğini hem de tazyik hapsi şikâyetinin dayanağını korur.
Takip türü
Nihai kararda hükmedilen nafaka ilam niteliğindedir ve ilamlı takibe konu edilir; kesinleşme beklenmez. Buna karşılık ara kararla hükmedilen tedbir nafakası ilam niteliğinde olmadığından ilamsız (genel haciz) takip yolu izlenir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 11.10.2018 tarihli, 2018/13828 E. ve 2018/9636 K. sayılı kararında da tedbir nafakasına ilişkin ara kararın ilam olmadığı gibi İİK 38 anlamında ilam mahiyetini haiz belgelerden de sayılmadığı belirtilmiştir.
Zamanaşımı: birikmiş nafakada süre kaç yıl?
Bu konuda kaynaklarda farklı ifadelere rastlanır; bu nedenle ayrımı net kurmak gerekir.
Karışıklığın kaynağı
Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 126. maddesinde “nafaka” beş yıllık zamanaşımına tabi alacaklar arasında açıkça sayılmıştı. Yürürlükteki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 147. maddesinde ise nafaka ayrıca sayılmamış; birinci bentte “kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler” ifadesi kullanılmıştır. Eski düzenlemeden gelen alışkanlık, beş yıl yönündeki ifadelerin sürmesine yol açmaktadır.
Uygulamadaki hâkim kabul: on yıl
Nafaka bir mahkeme ilamına bağlanmış alacaktır. TBK 156/2 uyarınca alacağın bir ilamla belirlenmesi hâlinde yeni zamanaşımı süresi on yıldır. Uygulamada birikmiş nafaka alacakları bakımından esas alınan süre bu on yıllık süredir: takip tarihinden geriye doğru on yıldan eski dönemlere ait taksitler zamanaşımı def’ine konu olur.
Nafaka ilamı bakımından önemli bir istisna
İİK 39 uyarınca mahkeme ilamları ile ilam hükmündeki kararlar son işlem tarihinden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Nafaka ilamları bu kuralın istisnasıdır. Nafaka alacağı zaman geçtikçe yeniden doğduğundan, ilamın kendisi on yıl geçse bile geçerliliğini korur. Zamanaşımına uğrayan, ilam değil yalnızca on yıldan eski birikmiş taksitlerdir.
Zamanaşımı def’idir
Hâkim veya icra müdürü zamanaşımını kendiliğinden dikkate almaz; borçlunun ileri sürmesi gerekir. Bu, alacaklı bakımından bir rahatlama değil bir belirsizlik kaynağıdır: borçlu bunu ileri sürerse eski dönem kalıcı olarak kaybedilir. Faiziyle büyüyen alacakta on yılı aşan kısım bu şekilde silinebildiğinden, birikmiş nafaka fark edildiğinde takibi geciktirmemek gerekir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebildiğinden, somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve kanun metinlerini güncel hâliyle teyit etmeniz önerilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Birikmiş nafaka ile işleyen nafaka arasındaki fark nedir?
İşleyen (cari) nafaka her ay yeniden doğan güncel dönem borcudur ve tazyik hapsinin konusunu oluşturur. Birikmiş nafaka ise geçmiş aylara ait ödenmemiş borçların toplamıdır ve Yargıtay uygulamasında “adi alacak” hükmünde kabul edilir.
Birikmiş nafaka için hapis istenebilir mi?
Kural olarak hayır. Yargıtay uygulamasına göre birikmiş nafaka adi alacak hükmünde olup ödenmemesi İİK 344’teki suçu oluşturmaz; şikâyetin kabulü için icra emrinin tebliğinden sonra doğmuş en az bir aylık cari nafaka borcu bulunmalıdır.
Şikâyetim neden reddedildi?
En sık sebep, şikâyetin yalnızca geçmişe dönük birikmiş alacağa dayandırılmasıdır. Dilekçede, icra emrinin tebliğinden sonra doğmuş ve ödenmemiş en az bir aylık cari nafakanın açıkça gösterilmesi gerekir.
Emekli maaşına haciz konabilir mi?
Evet. 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesine göre gelir, aylık ve ödenekler nafaka borçları dışında haczedilemez; yani nafaka alacağı bu kuralın istisnasıdır ve emekli aylığı haczedilebilir.
Maaştan ne kadar kesinti yapılır?
Cari ve birikmiş ayrımına göre değişir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2014/19253 E., 2016/3557 K. sayılı kararında ortaya konan uygulamaya göre birikmiş nafaka için maaştan dörtte bir oranında kesinti yapılabilirken, işleyecek nafakanın tamamı için kesinti yapılabilir.
Takip talebinde nelere dikkat etmeliyim?
Talebe “takip tarihinden itibaren işleyecek nafakaların da tahsili” ibaresini mutlaka ekleyin. Aksi hâlde aynı dosyadan yalnızca o ana kadar birikmiş tutar tahsil edilir; sonraki aylar için ek talep veya yeni takip gerekir.
Birikmiş nafakada zamanaşımı kaç yıldır?
Uygulamada esas alınan süre on yıldır. Nafaka bir ilama bağlandığından TBK 156/2 uyarınca süre on yıl kabul edilir; takip tarihinden geriye doğru on yıldan eski taksitler zamanaşımı def’ine konu olur.
Nafaka ilamı on yıl geçince geçersiz mi olur?
Hayır. İİK 39’a göre ilamlar on yılda zamanaşımına uğrasa da nafaka ilamları bu kuralın istisnasıdır; nafaka alacağı zaman geçtikçe yeniden doğduğundan ilam geçerliliğini korur. Zamanaşımına uğrayan yalnızca on yıldan eski birikmiş taksitlerdir.
📚 İlgili Rehberler
- Nafaka Borcu Zamanaşımına Uğrar mı? Birikmiş Nafakada 10 Yıllık Süre
- Nafaka Şikâyetinde Süre ve Tazyik Hapsinin Düşmesi (İİK m.344-347)
- “Mahkeme Karar Verdi Ama Para Gelmiyor” – Nafaka TahsiliÖrnek vaka
- Maaşıma Haciz Geldi – İşveren Maaşımın Tamamını Kesebilir mi?
- Nafaka Hukuku Rehberi: Türleri, Hesaplama, Artırım ve İcraAna rehber
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime GeçinNafaka talebinizi veya itirazınızı birlikte kurgulayalım
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
İlgili Rehberler
- 📘 Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi
- Nafaka Borcu Zamanaşımına Uğrar mı? Birikmiş Nafakada 10 Yıllık Süre
- Toptan (Tek Seferlik) Nafaka Ödemesi Nedir? Avantajları ve Yargıtay Eğ
- Nafaka Ödememe ve Tazyik Hapsi: Birikmiş Nafakada Ne Olur?
- Yurt Dışındaki Eşten Nafaka Nasıl Tahsil Edilir?
- Eşim İşten Ayrılıp Nafaka Ödememek İçin Gelirim Yok Diyor
Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.
Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları


